SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tülomsaş

Porsuk Haber Ajansı - Tülomsaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tülomsaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kazım Kurt’tan AK Parti’ye:"Eskişehir'in Hakkını Savunamıyorlar" Haber

Kazım Kurt’tan AK Parti’ye:"Eskişehir'in Hakkını Savunamıyorlar"

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir siyasetinde gündem yaratacak açıklamalarda bulundu. AK Parti’nin Ankara’da lobisi olmadığını savunan Kurt, yerel yönetimlerin merkezi iktidar tarafından dışlandığını belirterek, "Eskişehir'in hakkını savunamıyorlar" dedi. ​Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, basın mensuplarıyla bir araya gelerek kentin siyasi ve ekonomik gündemine dair eleştirilerde bulundu. Sağlık-Sen Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal’ın düzenlediği basın toplantısında söylediği "AK Parti’nin Ankara’da lobisi yok" çıkışına destek veren Kurt; PTT Başmüdürlüğü, TÜLOMSAŞ ve TÜRASAŞ üzerinden somut örnekler vererek Eskişehir’in güç kaybettiğini vurguladı. ​"Doğruları Mezarda mı Söyleyecekler?" ​Başkan Kazım Kurt, AK Parti içinden gelen eleştirilerin kıymetli olduğunu söyledi. Kurt, "Hasan Hüseyin Köksal işin içinde olduğu için kulislerin nasıl döndüğünü, başka şehirlerin hizmetleri nasıl kaptığını daha iyi görüyor. Eskişehir’in lobisi olmadığı gibi, AK Parti’nin de Ankara’da bir ağırlığı yok. Kendi yöneticileri bile gelişmeleri gazetelerden öğreniyor," ifadelerini kullandı. ​"TÜRASAŞ’ta Lojman Operasyonu Yapılıyor" ​Eskişehir’in kamu kurumlarındaki yetkisinin azaldığını belirten Kurt, TÜRASAŞ hakkında çarpıcı bir iddiada bulundu. Bütçe ve yetkinin başka şehirlere kaydığını söyleyen Kurt, şu iddiaları dile getirdi: ​"TÜRASAŞ’ta çok ciddi bir lojman operasyonu yapılıyor. Yıllardır orada hak ederek oturanlar çıkarılıyor, yerlerine liyakatsiz AK Parti kadroları yerleştiriliyor. Bunların tamamı lobisizlikten kaynaklanan kayıplardır." ​"Yerel Yönetimler Ciddiye Alınmıyor" ​Eskişehir’de birlik ve beraberlik sağlanamamasının nedenini merkezi iktidarın tavrına bağlayan Başkan Kurt, belediyelerin stratejik süreçlerden dışlandığını savunarak şu ifadeleri kullandı; "Eskişehir sempozyumunda 450 bin nüfuslu Odunpazarı Belediyesi yok. Sanayi Odası var ama biz yokuz. Turizmle ilgili kararlar alınıyor, turizmin merkezi Odunpazarı ama belediye dahil edilmiyor. Bu şartlarda uzlaşma olmaz." dedi. ​"CHP’nin Oyu 350 Bine Çıkabilir" ​Saha gözlemlerini de paylaşan Kazım Kurt, ekonomik kriz ve yaşam sıkıntısının seçmen tercihini değiştirdiğini iddia etti. Bir sonraki seçimler için iddialı bir rakam veren Kurt, "Pazarda, kahvede, tarlada kimse yönetimden memnun değil. Geçmişte 300 bin bandında olan oyumuzun 350 bine çıkabileceğini net bir şekilde görüyorum. Mücadelemiz sürecek," diyerek sözlerini noktaladı.

TÜRASAŞ’da Lojman Krizi! Haber

TÜRASAŞ’da Lojman Krizi!

Türkiye’nin en köklü raylı sistemler şirketlerinden TÜLOMSAŞ’ı kapatıp, Ankara’da kurulan Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi AŞ. TÜRASAŞ’a bağlı bölgesel bir fabrika konumuna indirgeyen iktidar şimdi de çalışanların lojmanlarına göz dikti. Kurumda yıllardır çalışan personele ‘lojmanları boşaltın’ yazısı gönderilirken, hazırlanan yeni yönerge ile lojmanların kuruma vekaleten atanan iktidar yanlısı yöneticilere verileceği ileri sürüldü. TÜRASAŞ’ın yeni yayınlanan lojman yönetmeliğine yönelik iddiaları TBMM gündemine taşıyan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Türkiye’nin raylı sistemler alanında en köklü kurumu TÜLOMSAŞ’ımızı yok eden, kendi kadrolarına yer açmak için TÜRASAŞ’ı kuran AKP iktidarı şimdi de çalışanların lojmanlarına çöküyor. Hukuka aykırı bir yönergeyle o kuruma emeğini vermiş personeli lojmanından çıkarıyorlar. Bu yapılan devlet geleneğine de barınma hakkına da sığmaz! Bu hukuksuz yönerge derhal iptal edilmelidir” dedi. “ÜST HUKUK NORMLARINA AYKIRI” Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii A.Ş. (TÜRASAŞ) bünyesinde yayımlanan Kamu Konutları Yönergesi, kurumda infiale yol açtı. 23 Ekim 2025 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme ile Eskişehir Bölge Müdürlüğü’nde görev tahsisli konutlarda oturan şefler ve idari personel ‘kadro dışı’ bırakılarak lojmanları boşaltmaya zorlanıyor. Kurumun yönergesiyle çok sayıda asil personelin görev tahsisli konut hakkı elinden alınmaya çalışılırken, bu boşaltılan lojmanların kimlere verileceği tartışmalara neden oldu. Kurum çalışanları, lojmanlardan çıkarılan asil personelin yerine, belirli görevleri ‘vekaleten’ yürüten ve yönetime yakın olduğu iddia edilen kişilerin yerleştirileceğini ileri sürdü. 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve ilgili Yönetmeliğin 8. Maddesine göre konutlar ancak ‘kadro ve görev unvanlarına’ tahsis edilebiliyor. TÜRASAŞ yönetimi ise yayınladığı yönerge ile ‘birim bazlı’ yeni listeler oluşturarak, vekaleten yöneticilik görevi yapan isimlere lojman tahsisi yapmayı planlıyor. Lojmanların bu yönerge ile ‘vekil’ isimlerle doldurulmasının, üst hukuk normu olan Kamu Konutları Yönetmeliği ve Kamu Konutları Kanun’una aykırılık teşkil ettiği, Sayıştay ve Danıştay kararlarıyla çeliştiği belirtiliyor. “YA ŞİMDİ ÇIK YA DA İKİ AY SONRA ÇIKARACAĞIZ” TÜRASAŞ yönetimi Eskişehir’deki 146 lojmanda kalan personele 30 Nisan 2026 tarihine kadar lojmanlarını boşaltma ya da yeniden başvuru yaparak yeni yönergeye göre sıraya girme şartı getirdi. Lojmanda kalan ve yeniden sıraya girmeye zorlanan personel, konut tahsisi yapılmazsa 2 ay içinde lojmanını boşaltmak zorunda kalacak. ANKARA’DAKİ GENEL MÜDÜRE ESKİŞEHİR’DE 2 LOJMAN Yayınlanan Yönergenin ek cetvelinde TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğü yerleşkesinde 146 adet lojman bulunduğu; bu lojmanların 126 adeti görev tahsisli, 10 adeti ise sıra tahsisli olacak şekilde dağıtımı yapılması dikkat çekti. Ankara’daki TÜRASAŞ Genel Müdürlüğü için Eskişehir’de 2 lojman tahsis edilmesi de soru işaretlerine neden oldu. Yine yönergede, ihtiyaç halinde ilgili makamlarından izin alınarak lojman kiralanması için de düzenleme yapılması dikkat çekti. “MECLİS’TE SORU ÖNERGESİ VERDİ” CHP Milletvekili Utku Çakırözer, TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğü’ndeki lojman krizine ilişkin TBMM’de Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması talebiyle soru önergesi verdi. Çakırözer, “Eskişehir bu ülkenin demiryolu hafızasıdır. Bu şehir sadece bir üretim merkezi değil, aynı zamanda yılların birikimini taşıyan emekçilerin evidir. Önce Türkiye’nin en köklü sanayi kuruluşlarından TÜLOMSAŞ’ımızı yok ettiler, bölgesel bir fabrika konumuna indirgediler. Şimdi de hukuka aykırı bir yönergeyle o kuruma emeğini vermiş personeli lojmanından çıkarıyorlar. Üstelik bunu yaparken açık mevzuat hükümlerini yok sayıyor. Kamu konutları açıkça ‘unvana göre tahsis edilir’ derken, o kurumun yükünü çeken insanların yerlerine hangi kriterlere göre kimlerin yerleştirileceği belirsizdir. Bu hukuksuz düzenleme derhal geri çekilmelidir. Mevzuata aykırı yapılması planlanan tüm lojman tahsisleri derhal iptal edilmelidir. Ve mağdur edilen personelin hakları iade edilmelidir” çağrısı yaptı. “ÇIKARDIKLARINIZIN KAÇINA YENİDEN LOJMAN VERDİNİZ” Çakırözer, önergesinde şu sorulara yanıt istedi: “TÜRASAŞ’ın iller itibariyle kaç lojmanı vardır? Yeni yönerge sonrası kaç çalışan lojmanından çıkarıldı? Görev tahsisli konut hakkını kaybederek sıra tahsisli sisteme yönlendirilen personel sayısı kaçtır? Bu personelden kaçına konutlarını boşaltmaları yönünde tebligat yapıldı? Kaçı lojmanını boşaltmak zorunda kaldı? Kaçına yeniden lojman tahsisi yapıldı? Yeni yönerge sonrasında vekaleten görev yapan kaç personele lojman tahsis yapıldı? TÜRASAŞ tarafından yayımlanan Kamu Konutları Yönergesi hazırlanırken Kamu Konutları Kanunu ve Yönetmeliği hükümleri hangi ölçüde dikkate alınmıştır? TÜRASAŞ’ta vekaleten yöneticilik yapan kaç çalışan vardır? Bu kişilerin vekil statüleri kaç yıldır sürmekte ve daha ne kadar sürecekdir? Görev tahsisli konutların, mevzuatta öngörüldüğü üzere kadro ve unvan esasına göre değil de birim ve şeflik bazında belirlenmesinin hukuki dayanağı nedir? Bu uygulama Sayıştay ve Danıştay kararlarıyla çelişki yaratmıyor mu? Görev tahsisli konutların yeniden dağıtımında bu konutlar hangi unvan ve pozisyonlarda görev yapan personele tahsis edilecektir? Bu süreçte hak kayıpları yaşanmamasına ilişkin Bakanlığınızca hangi önlemler alınmaktadır? Mevzuata aykırı tahsislerin tespiti halinde bu işlemlerin iptal edilmesi ve mağduriyetlerin giderilmesi yönünde bir çalışma yapılacak mıdır?”

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan: "Sağlık Alanı Rant Sahası Değildir!" Haber

İYİ Parti İl Başkanı Ulucan: "Sağlık Alanı Rant Sahası Değildir!"

​İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, 24 Nisan tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Yunusemre Devlet Hastanesi İki Eylül Polikliniği (Hava Hastanesi) yerleşkesinin özelleştirme kapsamına alınmasına sert tepki gösterdi. Ulucan, kamu mallarının satış listesine konulmasını "yönetim değil, savrulma" olarak nitelendirdi. ​"Hava Hastanesi Eskişehir'in Hafızasıdır" ​Yaptığı basın açıklamasında Eskişehir’in sağlık hafızasında önemli bir yer tutan Hava Hastanesi yerleşkesinin özelleştirme kapsamına alınmasının şehirde büyük bir kaygı yarattığını belirten Serdar Ulucan, şu ifadeleri kullandı: ​"Bir şehrin hafızasını, bir milletin alın teriyle kurduğu değerleri ve vatandaşın ortak malını kalem kalem satış listesine yazmak; yönetim değil, savrulmadır. Dünün hükümetleri fabrikalar, demiryolları, hastaneler kurarken; bugün maalesef 'patron çıldırdı' misali elde kalan son kamu değerlerimiz özelleştirme adı altında birilerine peşkeş çekiliyor." ​Sağlık Hizmeti mi, Rant Hesabı mı? ​Hastanelerin ve kamu arazilerinin "yatırımcı broşürlerinde pazarlanan alanlara" dönüştürülmesini eleştiren Ulucan, randevu sorunlarına ve sağlık sistemindeki yoğunluğa dikkat çekti. Ulucan, "Vatandaş randevu bulamazken, yapılması gereken sağlık kapasitesini artırmaktır. Fakat görüyoruz ki iktidarın önceliği sağlık hizmeti değil, arsa değeri olmuştur" dedi. ​Sıradaki Hedef TÜLOMSAŞ mı? ​Eskişehir Devlet Hastanesi arazisiyle başlayan sürecin Hava Hastanesi ile devam ettiğini hatırlatan İYİ Parti İl Başkanı, gelecekte diğer kamu arazilerinin de tehlikede olduğunu savundu: ​TÜLOMSAŞ lojmanları ve atölyeleri, ​Kırmızıtoprak mahallesindeki DSİ arazileri, ​SGK binası gibi kıymetli alanların da benzer bir akıbete uğrayabileceği uyarısında bulundu. ​"Eskişehir Sahipsiz Değildir" ​İYİ Parti olarak bu kararların karşısında duracaklarını vurgulayan Serdar Ulucan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Eskişehir’in değerleri masa başında alınan kararlarla elden çıkarılamaz. Üretemediğiniz için satıyor, yönetemediğiniz için devrediyorsunuz. Ancak Eskişehir sahipsiz değildir; bu şehir değerlerine sahip çıkacaktır. Hava Hastanesi’ni rant projelerine teslim etmeyeceğiz."

CHP'li Süllü:"Anadolu’nun Çukurova’sı Madene Kurban Ediliyor" Haber

CHP'li Süllü:"Anadolu’nun Çukurova’sı Madene Kurban Ediliyor"

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, iktidarın Eskişehir'e yönelik politikaları ve madencilik faaliyetlerini sert sözlerle eleştirdi. Süllü, hem şehrin idari ve ekonomik olarak zayıflatıldığını hem de doğasının tehdit altında olduğunu dile getirdi. “Vekili olduğum Eskişehir, 27 yıldır Cumhuriyet Halk Partili belediyelerimizin başarılı projeleriyle Avrupa kenti olarak adlandırılan, örnek alınan bir şehirdir” diyen Süllü, “İktidarın Eskişehir’e yönelik tüm projeleri ise taşıma, yok sayma ve yok etme üzerinedir” ifadelerini kullandı. KURUMLAR ESKİŞEHİR’DEN KOPARILIYOR Kamu kurumlarının şehirden koparıldığını belirten Süllü, “Eskişehir, idari yargıda Bursa Bölge İdare Mahkemesi’ne bağlandı. TÜLOMSAŞ, TÜRASAŞ’a bağlı bölge müdürlüğüne indirildi. Vakıflar ve Karayolları başka illere bağlandı” diye konuştu. Süllü, “Açıköğretim Fakültesi gelirlerinin yüzde 80’i YÖK’e aktarılıyor. Havalimanının iç hat uçuşları kaldırıldı, PTT Başmüdürlüğü kapatılmak üzere” dedi. YATIRIMLAR TAMAMLANMIYOR Sağlık ve ulaşım yatırımlarındaki eksiklere dikkat çeken Süllü, “Yıkılan Devlet Hastanesi’nin arsası özelleştirme kapsamına alındı” dedi. Yol projelerinin yıllardır tamamlanmadığını ifade eden Süllü, “Alpu Yolu 8 yıldır bitirilemedi, Seyitgazi-Kırka yolu sürüncemede, Mihallıççık yolunun projesi dahi yok” diye konuştu. Sarıcakaya–Mihalgazi yolunun ise madencilik projesi için hızlandırıldığını söyledi. “ANADOLU’NUN ÇUKUROVASI TEHDİT ALTINDA” Süllü, madencilik faaliyetlerinin çevresel etkilerine dikkat çekerek, “Sakarya Nehri’ne yakın, mikroklima özelliğiyle dört mevsim üretim yapılan eşsiz bölge yok edilmek isteniyor” dedi. Mihalgazi’nin ülkenin sebze ihtiyacının yüzde 18’ini karşıladığını belirten Süllü, “Proje sahasında 28 endemik bitki, 61 omurgalı ve 128 kuş türü ile 1. derece arkeolojik sit alanı bulunuyor” ifadelerini kullandı. “TARIMSAL ÜRETİM TEHLİKEDE” Madencilik yöntemlerine ilişkin uyarılarda bulunan Süllü, “2450 futbol sahası büyüklüğündeki alanda ormanlar, su kaynakları ve yaban hayatı yok edilecek” dedi. Açık ocak ve siyanürlü liç yöntemine dikkat çeken Süllü, “Sızıntı halinde ekosistem zarar görecek, tarımsal üretim ve gıda güvenliği tehlikeye girecek” diye konuştu. Patlayıcı kullanımının da ciddi güvenlik riski oluşturacağını belirtti. “20 NİSAN’DA KEŞİF VAR, ORADA OLACAĞIZ” Bölgedeki direnişe değinen Süllü, “Yöre halkı, belediyeler ve meslek örgütleri bu projeye karşı dava açtı. 20 Nisan’da bilirkişi keşfi yapılacak. Biz de orada olacağız ve direneceğiz” dedi. Projeye ilişkin endişelerini dile getiren Süllü, “Karşımızda Cengiz Holding olunca kaygılıyız” dedi. İliç’te yaşanan maden faciasını hatırlatan Süllü, “SSR Mining’in hisselerini Cengiz Holding’e devretmesiyle madenin açılacağı ifade ediliyor” diye konuştu. EMEKÇİLER ANKARA YOLLARINA DÜŞTÜ Süllü, “Vahşi madenciliğin arkasında iktidarın şirketleri kayıran politikası var. Şirketler doğayı ve emekçileri yok sayıyor” dedi. Mihallıççık’taki işçi mağduriyetlerine dikkat çeken Süllü, “Emekçiler Ankara yollarına düştü, ancak şirketler ihale almaya devam ediyor” ifadelerini kullandı. Süllü, “Talan sadece Eskişehir’e özgü değil. Bu bir kader değil. Sorumlu, doğayı, emeği ve insanı yok sayan anlayıştır. Biz de buna karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.