SON DAKİKA
Hava Durumu

#Trakya

Porsuk Haber Ajansı - Trakya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trakya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hayvancılıkta Tarihi Başarı: Gökçeada ve Trakya "Şap Hastalığından Ari" İlan Edildi Haber

Hayvancılıkta Tarihi Başarı: Gökçeada ve Trakya "Şap Hastalığından Ari" İlan Edildi

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın çalışmalarıyla Gökçeada ve Trakya’nın "Şap Hastalığından Ari Bölge" ilan edilmesi, Türkiye hayvancılığı ve toplum sağlığı açısından dönüm noktası oldu. Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB), bu gelişmeyi "Tek Sağlık" yaklaşımının en somut başarısı olarak nitelendirdi. ​Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH) nezdinde yürütülen uzun soluklu çalışmalar sonuç verdi. Türkiye’nin hayvancılık haritasında stratejik öneme sahip Gökçeada ve Trakya bölgesi, resmen şap hastalığından ari bölge statüsü kazandı. Bu gelişme, hem hayvansal üretimde verimliliği artıracak hem de uluslararası ticarette Türkiye’nin elini güçlendirecek. ​"Başarının Mimarı Veteriner Hekimlerin Bilimsel Gücüdür" ​Konuya ilişkin bir basın açıklaması yayınlayan TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, bu başarının arkasında yatan profesyonel disipline dikkat çekti. Eroğlu, "Hastalıktan ari bölge statüsü; etkin sürveyans sistemlerinin, düzenli laboratuvar analizlerinin ve koruyucu veteriner hekimlik uygulamalarının uluslararası düzeyde tescil edilmesidir. Bu başarı, veteriner hekimlerimizin bilgi ve deneyimiyle hayata geçirilmiştir," dedi. ​"Tek Sağlık" Yaklaşımı Neden Önemli? ​TVHB tarafından yapılan açıklamada, hayvan sağlığının insan sağlığından ve gıda güvenliğinden ayrı düşünülemeyeceği vurgulandı. "Tek Sağlık" (One Health) yaklaşımının sahadaki en başarılı uygulamalarından biri olarak görülen "ari bölge" statüsünün toplum sağlığına katkıları şu şekilde sıralandı: ​Ekonomik Kayıpları Önler: Hastalıkların yayılması engellenerek üreticinin emeği korunur. ​Gıda Güvenliğini Artırır: Sağlıklı hayvanlardan elde edilen ürünlerle güvenilir gıda arzı sağlanır. ​Zoonotik Riskleri Azaltır: Hayvandan insana geçebilen hastalıkların önü kesilir. ​İhracatı Geliştirir: Uluslararası standartlara uygunluk, hayvancılık ihracatının önünü açar. ​"Statüyü Korumak, Kazanmaktan Daha Önemli" ​Ari bölge statüsünün kalıcı olmadığını ve sürekli bir denetim gerektirdiğini belirten Ali Eroğlu, yetkililere şu kritik uyarıları yaptı: ​"Bu statünün korunabilmesi için; etkin sürveyans programlarının devamı, erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve en önemlisi yeterli sayıda veteriner hekim istihdamının sağlanması hayati önem taşımaktadır. Mücadelede ortaya çıkabilecek en küçük zafiyet, yılların emeğini boşa çıkarabilir." ​Teşekkür ve Kararlılık Mesajı ​TVHB, bu sürecin başarıyla tamamlanmasında emeği geçen Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerine, taşra teşkilatlarında görevli veteriner hekimlere, laboratuvar personeline ve tüm yetiştiricilere teşekkür etti. Birlik, hayvan sağlığının korunması ve toplum sağlığının geliştirilmesi adına bilimsel katkı sunmaya devam edeceğini kamuoyuna duyurdu.

Hayvan Hastalıklarıyla Mücadele Stratejileri Belirlendi Haber

Hayvan Hastalıklarıyla Mücadele Stratejileri Belirlendi

Eskişehir, bölge hayvancılığının geleceğine yön veren kritik bir toplantıya ev sahipliği yaptı. "Hayvan Hastalıkları ile Mücadele Değerlendirme Toplantısı"nda, aşılama başarılarından stratejik üretim merkezlerine kadar birçok hayati konu masaya yatırıldı. ​Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen “Hayvan Hastalıkları ile Mücadele Değerlendirme Toplantısı”, 04-06 Mayıs 2026 tarihlerinde Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Üç gün süren programda, Türkiye’nin hayvancılık politikaları ve bölgesel mücadele stratejileri detaylandırıldı. ​Bölge Müdürleri ve Uzmanlar Eskişehir’de Buluştu ​Hayvan Sağlığı ve Karantina Daire Başkanı Hüseyin Eş ve Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil’in başkanlık ettiği toplantıya; Bursa, Kütahya, Bilecik, Afyonkarahisar ve Eskişehir illerinin Şube Müdürleri ile çok sayıda veteriner hekim katıldı. Toplantıda, komşu iller arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi hedeflendi. ​"Eskişehir, Türkiye’nin Yumurta ve Atçılık Merkezi" ​Toplantının açılışında konuşan İl Müdürü Yüksel Çil, Eskişehir’in tarımsal ekonomideki gücüne vurgu yaptı. Çil, Eskişehir’in damızlık yumurtacı tavuk üretiminde Türkiye ihtiyacının yaklaşık yarısını karşıladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: ​"Kentimiz, sadece büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığıyla değil, aynı zamanda atçılık faaliyetlerinde de Türkiye'nin önde gelen merkezlerinden biridir. Bu potansiyelin korunması ve hayvancılığın sürdürülebilirliği için etkin bir hayvan sağlığı yönetimi hayati önem taşıyor." ​2026 Yılı Aşılama Hedefleri Aşıldı ​2026 yılı saha çalışmalarına dair verileri paylaşan Yüksel Çil, şap hastalığına karşı yürütülen aşılama faaliyetlerinde belirlenen hedeflerin üzerine çıkıldığını müjdeledi. Ayrıca koyun-keçi vebası ve brusella aşılamalarında da yüksek başarı oranlarına ulaşıldığını kaydeden Çil, sahada görev yapan veteriner hekimlerin özverisine dikkat çekti. ​Ulusal Mücadele ve Sat-1 Şap Virüsü ile Başarı ​Hayvan Sağlığı ve Karantina Daire Başkanı Hüseyin Eş ise bakanlığın yürüttüğü ulusal projeler hakkında teknik bilgiler verdi. Özellikle son dönemde gündemde olan Sat-1 Şap Hastalığına karşı yürütülen yoğun çalışmaların meyvelerini verdiğini belirten Eş; ihbarı mecburi hastalıklarla mücadelede izlenen güncel yol haritalarını katılımcılarla paylaştı. ​Zirvenin Gündeminde Neler Vardı? ​Üç gün boyunca devam eden oturumlarda; Hastalıkların yayılma hızının kontrolü. ​Hayvan hareketleri kontrolü, kaçak ve kontrolsüz sevklerin engellenmesi. Şaptan ari bölge olan Trakya’nın korunması. Tüberküloz ve bruselloz ile mücadele süreçleri ele alındı. ​Bölgesel İş Birliği Vurgusu ​Toplantının kapanış konuşmasını yapan Şube Müdürü Dr. Reşat Tazegül, hayvan sağlığını korumanın yolunun "bölgesel koordinasyon"dan geçtiğini belirtti. Tazegül, bu tür toplantıların sahadaki uygulamaları standart hale getirdiğini ve bilgi paylaşımını artırdığını ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti.

Pirinç İthalatı Ekim Ayında 13 Kat Arttı Haber

Pirinç İthalatı Ekim Ayında 13 Kat Arttı

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, çeltik üreticilerinin ürünlerini satamaz hale geldiği bir dönemde pirinç ithalatının Ekim ayında 13 kat artmasına sert tepki gösterdi. Ün, yanlış ithalat ve fiyat politikalarının üreticiyi çıkmaza sürüklediğini vurguladı. Türkiye’nin çeltik üretiminde başı çeken ili Edirne’de, fiyatların aşırı düşmesi nedeniyle üreticilerin büyük mağduriyet yaşadığını belirten Ün, son yıllarda çiftçinin üst üste darbeler aldığını söyledi. Kuraklık, zararlılar ve artan maliyetlerle mücadele eden üreticinin bu kez piyasa fiyatlarıyla vurulduğunu ifade eden Ün, şunları kaydetti: “Çeltik üreticisi ürününü ya elinde tutmak zorunda kaldı ya da zararına satıyor. Oysa çeltik üretiminin desteklenmesi gerekirken, uygulanan fiyat politikaları üretimi sürdürülemez hale getiriyor. Türkiye yılda ortalama 1 milyon ton çeltik üretiyor. Bu politikalarla ne üretimi koruyabiliriz ne de üretici bulabiliriz. Toprak Mahsulleri Ofisi bir an önce devreye girmelidir.” Son yıllarda pirinç ithalatında olağanüstü bir artış yaşandığına dikkat çeken Ün, fiyatlardaki düşüşün temel nedeninin ithalat olduğunu söyledi. Verilerle durumu ortaya koyan Ün, “Geçen yıl Ekim ayında 1.707 ton olan pirinç ithalatı, bu yıl aynı ayda 13 kat artarak 22 bin 569 tona çıktı. Ocak–Ekim döneminde ise ithalat yüzde 70 artışla 126 bin tonu aştı. Hasat döneminde ithalata izin verilmemesi gerekirken, Tarım ve Orman Bakanlığı üreticiyi koruyacak hiçbir adım atmıyor. Tam tersine, çiftçinin ürünü değer kaybederken ithalatın önü açılıyor” dedi. AKP iktidarının tarımda üretim yerine ithalatı tercih ettiğini vurgulayan Ün, Edirne ve Trakya çiftçisinin bu anlayıştan doğrudan etkilendiğini belirtti. Ün, “Edirne için üç temel ürün var: Ayçiçeği, buğday ve çeltik. Ayçiçeği ve Buğday ithalatında da dünyada birinci sırada yer alıyor. Çeltikte ise ithalatta 12’inci sıradayız. Bölge çiftçisi ne üretirse üretsin, ithalat sopasıyla karşı karşıya kalıyor. Bu koşullarda çiftçi nasıl ayakta kalsın?” diye konuştu. Sulama altyapısındaki eksikliklerin giderilmediğini, kuraklıkla mücadelede yeterli adım atılmadığını belirten Ün, “Kuraklık var, ithalat var, fiyat yok. Çiftçi ne yapsın? Çözüm bellidir: TMO etkin şekilde devreye girmeli, taban fiyat üreticiyi koruyacak düzeyde açıklanmalı, hasat döneminde ithalat durdurulmalıdır. Yapılacaksa bir iş önce Edirneli üreticinin elindeki çeltiği alsınlar” ifadelerini kullandı. Trakya’da çiftçilerin tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşadığını söyleyen Ün, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu düzen ilk seçimlerde değişecek. Bölgenin ürettiği ürünler, aynı zamanda ithalat konusu olmaktan çıkarılacak. Kimse Edirne ve Trakya çiftçisini ithalatla dizayn edemeyecek. Önceliğimiz su, üretim ve alın terinin karşılığı olacak. Çiftçimizi hiçbir zaman ithalata ezdirmeyeceğiz. Güzel günleri hep birlikte, üreterek ve çalışarak inşa edeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.