SON DAKİKA
Hava Durumu

#Toryum

Porsuk Haber Ajansı - Toryum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toryum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Beylikova NTE ve Toryum Rezervi Masaya Yatırıldı Haber

Beylikova NTE ve Toryum Rezervi Masaya Yatırıldı

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi ve TMMOB Maden Mühendisleri Odası Eskişehir İl Temsilciliği tarafından düzenlenen panelde, Beylikova’da ki Nadir Toprak Elementleri ve bölgede bulunan dünyanın en büyük ikinci toryum sahasının potansiyeli ile Türkiye’nin yüksek teknolojisine yapacağı katkılar masaya yatırıldı. Türkiye’nin teknolojik ve enerji bağımsızlığı için kritik öneme sahip olan Nadir Toprak Elementleri (NTE) ve Toryum potansiyeli düzenlenen panelde ele alındı. Sektör temsilcileri, akademisyenler, mühendisler ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleşen panelde; Beylikova sahasının sadece bir maden sahası değil, Türkiye’nin "milli teknoloji hamlesi" olduğu ifade edildi. Özdilek Kültür Merkezi’nde yapılan panelin açılış konuşmasını yapan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Başkanı Merve Edizkan Cihan şu ifadeleri kullandı; "Bugün burada yalnızca bir maden sahasını konuşmak için değil; Türkiye’nin teknoloji, enerji, sanayi ve stratejik bağımsızlığı açısından son derece önemli bir konuyu değerlendirmek üzere bir araya geldik. Nadir toprak elementleri artık yalnızca madencilik sektörünün değil; savunma sanayiinden yenilenebilir enerjiye, elektrikli araç teknolojilerinden yüksek teknoloji üretimine kadar birçok alanın temel ham maddesi hâline gelmiştir. Dünyada yeni ekonomik ve teknolojik dengeler kurulurken bu kaynaklara sahip ülkelerin önemi her geçen gün daha çok artmaktadır. Eskişehir Beylikova sahası da bu anlamda ülkemizin en dikkat çekici stratejik kaynak alanlarından biridir. İçerdiği nadir toprak elementleri ve toryum potansiyeliyle yalnızca ekonomik değil; bilimsel, teknolojik ve jeopolitik açıdan da büyük bir değere sahiptir. Ancak hepimizin çok iyi bildiği gibi doğal kaynakların gerçek değeri; onları bilimsel yöntemlerle, doğru planlamayla, çevresel duyarlılıkla ve mühendislik aklıyla değerlendirebildiğimiz ölçüde ortaya çıkar. Bugün artık sadece madeni çıkarmanın yeterli olmadığı bir dönemdeyiz. Özellikle ülkemizin ekonomik koşullarını düşündüğümüzde sahip olduğumuz stratejik kaynakları ham madde olarak ihraç eden değil; işleyen, teknolojiye dönüştüren ve yüksek katma değerli son ürün hâline getirebilen bir anlayışa ihtiyacımız var. Çünkü gerçek kazanç, yalnızca yer altındaki cevheri çıkartmakla değil; o cevheri bilgiyle, teknolojiyle ve sanayiyle buluşturarak ülke ekonomisine yüksek katma değer olarak geri kazandırabilmekten oluşur. Nadir toprak elementleri gibi stratejik minerallerin geleceği; cevher zenginleştirmeden ileri teknoloji üretimine, araştırma geliştirmeden sanayi entegrasyonuna kadar bütüncül bir bakış açısını zorunlu kılmaktadır. Eğer bizler bu kaynakları yalnızca ham madde olarak ihraç edersek asıl ekonomik değeri başka ülkeler yaratmış olacaktır. Oysa hedefimiz, bu kaynaklardan elde edilen teknolojiyi, üretimi ve nihai ürünü de ülkemizde geliştirebilmektir. Tam da bu nedenle bugün burada jeoloji ve maden mühendisliğinin birlikte ürettiği bilimsel bakış açısını konuşacağız. Çünkü madencilik yalnızca yer altındaki cevheri çıkarmak değil; kaynak yönetimi, teknoloji geliştirme, çevre koruma, sürdürülebilirlik ve kamu yararını birlikte değerlendirme sorumluluğudur. Jeoloji mühendisleri olarak bizler; ülkemizin doğal kaynaklarının bilim ve teknik rehberliğinde değerlendirilmesini, plansız ve kısa vadeli değil, gelecek nesilleri gözeten sürdürülebilir bir anlayışla yönetilmesini savunuyoruz. Beylikova sahası gibi stratejik alanların da ancak nitelikli mühendislik hizmetleri, bilimsel araştırmalar ve güçlü teknolojik altyapıyla ülkemize gerçek anlamda katkı sağlayabileceğine inanıyoruz." dedi. TMMOB Maden Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Temsilcisi Gamze Yaş yaptığı açılış konuşmasında; "Nadir Toprak Elementleri korozyona karşı dirençli ileri teknoloji malzeme üretiminde çok farklı sektörlerde kullanımları nedeniyle stratejik elementler olarak değerlendirilmektedir. Türkiye açısından baktığımızda ise bu konu daha çok büyük bir anlam taşımaktadır. Ülkemiz ve özellikle Eskişehir'in sahip olduğu jeolojik potansiyel ile önemli bir avantaja sahiptir. Ancak burada asıl mesele yalnızca rezerv bulmak değil, asıl mesele bu kaynakları bilimsel yöntemlerle araştırmak, çevresel sürdürülebilirliği gözeterek işlemek ve yüksek katma değerli ürünlere dönüştürebilmektir. ​Bu nedenle bugün burada yalnızca bir maden grubunu değil, aslında geleceğin teknolojisini, enerji dönüşümünü, ülkelerin stratejik bağımsızlığını konuşmak için bir aradayız. Ayrıca bu mineralleri bilimsel irdeleyerek jeolojik oluşumu, yapısı, yataklanması gibi jeolojik konularla beraber madencilik açısından rezervi, üretim yöntemi, zenginleştirme prosesi gibi konuları kıymetli hocalarımız ile ele alacağız." dedi. Panelde konuşan projenin eski yürütücüsü Jeoloji Yüksek Mühendisi İsrafil Kayabalı, Beylikova sahasındaki 30,4 milyon tonluk kompleks cevher rezervinin detaylarını paylaştı. Kayabalı, "Hedefimiz hammadde satmak değil, yüksek teknoloji üreten ülke olmaktır" dedi. ​Eskişehir’in maden zenginliği ve Beylikova bölgesindeki Nadir Toprak Elementleri (NTE) rezervleri, düzenlenen teknik bir sunumla masaya yatırıldı. MTA bünyesinde projenin başkanlığını yürütmüş olan Jeoloji Yüksek Mühendisi İsrafil Kayabalı, sahadaki rezerv miktarından ekonomik değerine, çevresel etkilerden stratejik önemine kadar kritik açıklamalarda bulundu. ​30,4 Milyon Tonluk Dev Rezerv Kayabalı’nın paylaştığı verilere göre, Beylikova sahasında yapılan çalışmalar sonucunda toplam 30,4 milyon ton (görünür+muhtemel) kompleks cevher rezervi tespit edildi. Bu rezervin mineral içeriği; Florit: 11.381.760 ton (%37,44 tenör), ​Barit: 9.436.160 ton (%31,04 tenör), NTE (Basnazit+Monazit): 1.015.360 ton (%3,34 tenör), Yantaş (Gang) Mineralleri: 8.566.720 ton olarak belirtildi. ​​Yüksek Teknoloji İçin "Nadir" Fırsat ​Sunumda, Nadir Toprak Elementlerinin cep telefonlarından elektrikli otomobillere, savunma sanayiinden uzay teknolojilerine kadar geniş bir alanda kullanıldığı vurgulandı. 1 ton orijinal cevherden elde edilen dağılımda; Seryum (16 kg), Lantan (12 kg), Neodmiyum (4 kg) ve Praseodmiyum gibi yüksek piyasa değerine sahip elementlerin bulunduğu ifade edildi. Özellikle Neodmiyum ve Praseodmiyumun kg fiyatının 100-110 dolar bandında olması, sahanın ekonomik potansiyelini gözler önüne seriyor. ​"Maden Çalışmaları Fay Hatlarını Tetiklemez" Son dönemde kamuoyunda oluşan endişelere yanıt veren Kayabalı, madencilik faaliyetlerinin depremle ilişkisi olmadığını belirterek şunları söyledi: "Uzmanlık alanım deprem mühendisliği olmasa da şunu net söyleyebilirim; maden çalışmaları fay hatlarını tetiklemez. Beylikova'daki maden, 25 milyon yıl önceki volkanizmaya bağlı oluşmuş, ölü bir fay üzerindedir. Aktif bir fay varsa o zaten kendi enerjisini boşaltır, maden işletmesiyle kırılmaz."dedi. ​Florit ve Barit İthalatına Çözüm Türkiye’nin yıllık 130 bin ton civarındaki florit ihtiyacının tamamını ithal ettiğine dikkat çeken Kayabalı, barit ihracatının ise ekonomiye 25-60 milyon dolar katkı sağladığını belirtti. Beylikova sahasının işletilmesiyle, florit ithalatı için harcanan milyonlarca doların yurt içinde kalması hedefleniyor. ​"Vahşi Madencilik Değil, Yüksek Teknoloji" ​İsrafil Kayabalı, yaptığı sunumda; "Madeni çıkarmak kolaydır; asıl olan onu işleyip uç ürün haline getirmektir. Hammadde satan değil, teknoloji üreten ülke olmalıyız. Florit ve barit konsantrelerinin radyoaktif kirliliği nedeniyle ticari ürün olarak değerlendirilmesi teknik bir hassasiyetle ele alınmalıdır. Basında yer alan "694 milyon ton" gibi rakamların resmi bir karşılığı yoktur; 30,4 milyon tonluk rezerv, bilimsel verilerle sabittir. Konu, günlük siyasete malzeme yapılmadan teknik gerekliliklere uygun olarak yönetilmelidir. ​Kayabalı, madenciliğin Türkiye ekonomisine katkısının şu an %2,5 seviyelerinde olduğunu ve Beylikova gibi stratejik sahaların bilimsel yöntemlerle ekonomiye kazandırılmasının bir zorunluluk olduğunu ifade ederek sözlerini tamamladı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muammer Kaya, Beylikova’daki Nadir Toprak Elementleri (NTE) ve Toryum sahasının Türkiye'yi nükleer enerji liginde üst sıralara taşıyacağını belirtti. Kaya, "Dünyanın en büyük 2. toryum rezervine sahip ülkelerinden biri olarak bu treni kaçırmamalıyız" dedi. ​Panelde konuşan Prof. Dr. Muammer Kaya, Eskişehir Beylikova’daki cevherin sadece bir maden değil, Türkiye’nin "yeşil enerji" geleceği olduğunu vurguladı. Kaya, toryumun uranyuma göre daha güvenli, çevreci ve barışçıl bir nükleer yakıt olduğunu ifade etti. ​Dünyada Toryum Rezervi: Türkiye Stratejik Konumda Prof. Dr. Kaya’nın sunduğu verilere göre, Türkiye toryum kaynağı açısından dünyada 12. sırada yer alırken, rezerv miktarı bazında (IAEA ve World Nuclear Association verilerine göre) 374 bin ton ile dünyanın en önemli oyuncularından biri konumundadır. Beylikova sahası yaklaşık 380 bin ton görünür Toryum rezerviyle nükleer enerji için devasa bir potansiyel sunmaktadır. ​"Toryumlu Otomobiller ve Kombiler Gelecek" Toryumun sadece dev santrallerde değil, günlük yaşamda da devrim yaratabileceğini belirten Kaya, şu öngörülerde bulundu: "Gelecekte evlerimizde toryumlu kombiler veya toryumlu otomobiller görebiliriz. Toryum, uranyuma nazaran çok daha barışçıl bir enerji kaynağıdır. Bizim bu kaynağı zenginleştirip yakıt formuna dönüştürecek teknolojiyi (know-how) acilen geliştirmemiz gerekiyor." ​Siyanür Tartışmalarına Bilimsel Yanıt: "Aramada Değil, Üretimde Kullanılır" ​Kamuoyundaki yanlış algılara da değinen Prof. Dr. Kaya, siyanürün maden arama veya sondaj aşamasında kesinlikle kullanılmadığını hatırlattı: "Siyanür sadece üretim aşamasında, 'liç' dediğimiz işlemde kullanılır. Eğer bu işlem kapalı tanklarda veya doğru mühendislikle düz arazide 'yığın liçi' şeklinde yapılırsa çevreye zarar vermez. İliç'teki kaza, eğimli arazide yapılan yüksek yığından kaynaklanan bir mühendislik hatasıdır. Modern yöntemler ve doğru işletmecilikle madencilik, uçak yolculuğu kadar güvenlidir." ​Beylikova NTE Pilot ve Endüstriyel Tesis Tasarımı ​Beylikova'daki tesisleşme süreci ; 2020 yılında Eti Maden tarafından kurulmuş ve Nisan 2023'te sürekli üretim testlerine başlanmıştır. Kırma-öğütme, manyetik ayırma ve liç süreçleriyle %85 oranında NTE konsantresi elde etmek. Yılda 72.000 ton Barit ve 70.000 ton Florit üretimi planlanmaktadır. ​Enerji Bağımsızlığı İçin Milli Yakıt ​Türkiye'nin enerji ihtiyacının %74'ünü ithal ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Muammer Kaya, "Enerji üretim, üretim ise kalkınma demektir. Kendi 'kokar yakıtımız' olan toryumu ekonomiye kazandırmak, milli bir görevdir" diyerek sözlerini tamamladı. Panelin moderatörü Jeoloji Yüksek Mühendisi Hüseyin Sendir ise şu ifadeleri kullandı; "21. yüzyılın çok önemli konularından biri olan nadir toprak elementleri üzerine, Eskişehir özelinde özellikle yaklaşımda bulunacağız. Nadir toprak elementleri, savunma sanayisinden pil yapımına kadar birçok alanda teknolojik ürün olarak kullanılıyor. Artık özellikle toryumda yeşil enerji alanında çok büyük kullanım alanına sahip bir mineralimiz, elementimiz ve onun bileşimlerinden mineralimiz var ve kullanılıyor. Önemli olan madenlerimizi çıkarabilmek ama ortak yolu bulup hani doğayı da koruyup, halkla iç içe olup bir şekilde madenleri çıkarmak önemlidir. Çevreyi kirletmeden ama bu değerimiz bizim de, onları da işleyip uç ürün olarak elde edip satış noktasında rekabet etmemiz gerekiyor, bu kaçınılmaz bir şeydir. O yüzden değerlendirme yönünde çabalarımız sürüyor diye düşünüyorum." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.