SON DAKİKA
Hava Durumu

#Toplumsal Hafıza

Porsuk Haber Ajansı - Toplumsal Hafıza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Hafıza haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

18'inci Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu Sona Erdi Haber

18'inci Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu Sona Erdi

Tepebaşı Belediyesi tarafından bu yıl 18’incisi düzenlenen Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu, görkemli bir kapanış töreniyle sona erdi. 2-6 Eylül tarihleri arasında sanat, bilim, kültür ve kent yaşamını aynı zeminde buluşturan sempozyum, 25 yıllık birikimini bu yıl “Atatürk ve Çocuklar” temalı kolektif eserle taçlandırdı. Yerli ve yabancı sanatçılar ile öğrencilerin günler süren yoğun emeğiyle şekillenen eser, tamamlanmasının ardından Eskişehir’e kazandırılacak. Tepebaşı Belediyesi Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda gerçekleştirilen kapanış töreninde Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç ile Prof. Bilgehan Uzuner birlikte sahneye çıktı. Başkan Ataç, 2001 yılında başlayan sempozyum yolculuğunun bugün Eskişehir’in en önemli kültür ve sanat geleneklerinden biri haline geldiğini anlatırken, Prof. Uzuner de “Atatürk ve Çocuklar” temalı kolektif eserin oluşum süreci ve sanatçıların çalışmalarına ilişkin bilgiler verdi. Başkan Ataç; “Bu, 25 yıllık bir emeğin sonucu” Sempozyumun ortaya çıkışından bugüne büyük bir emek ve kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Başkan Ataç, şu ifadeleri kullandı: “Gerçekten son derece dikkatli ve titiz çalışmalarla bugünlere geldik. Bu çalışmalar zamana ihtiyaç duyuyor, kolay değil. 2001 yılından beri bu sempozyumu düzenliyoruz ve sevgili Bilgehan ile birlikte bu yolculuğu sürdürüyoruz. Bugün geriye baktığımızda 25 yıllık büyük bir emekten söz ediyoruz. Bu geleneğin daha uzun yıllar devam etmesini diliyorum.” Sempozyumun doğduğu fikrin Eskişehir’in ve özellikle Tepebaşı’nın üretim kültüründen beslendiğini kaydeden Başkan Ataç, pişmiş toprağın kent için yalnızca bir sanat malzemesi değil, aynı zamanda önemli bir endüstriyel ve toplumsal miras olduğunu belirtti. Ataç, “Pişmiş toprak ekibi olarak bir araya geldiğimizde Tepebaşı’nda bir heykel sempozyumu yapmayı düşündük. 2001 yılında ilk kiremit Tepebaşı’nda yapıldı. Kentimizde var olan bu güçlü malzemeyi ve üretim geleneğini dikkate almasaydık belki de bu kadar başarılı olamazdık. Çünkü Tepebaşı’nın tuğla ve kiremit sanayisinde çok köklü bir geçmişi var” dedi. Sanat, bilim ve sektör aynı zeminde buluştu Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun kuruluşundan itibaren üç temel ayak üzerine inşa edildiğini ifade eden Başkan Ataç; sanat, bilim ve sektörün bir araya gelmesinin organizasyonu benzerlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri olduğunu söyledi. Prof. Dr. İlber Ortaylı anısına gerçekleştirildi Sempozyumun zaman içerisinde aynı zamanda bir vefa projesine dönüştüğünü belirten Ataç, geçmiş yıllarda önemli toplumsal hafıza eserlerinin de Eskişehir’e kazandırıldığını hatırlattı. Başkan Ataç, bu seneki sempozyumu ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı anısına gerçekleştirildiğini hatırlatarak üretilen eserlerin kapalı alanlarda kalmadığının altını çizdi. Başkan Ataç, “Bütün amacımız burada ortaya çıkan emeğin şehirde kalmasını sağlamak. Sanatçılarımızın eserlerini Eskişehir halkının günlük yaşamının içine taşıyoruz. Eskişehirliler de bu eserlere sahip çıkıyor. Çünkü bu sempozyum seçkinlerin değil, Eskişehir halkının sempozyumudur” diye konuştu. Atatürk ve çocuklar aynı eserde buluştu Bu yıl ortaya çıkarılan kolektif eserin özel bir anlam taşıdığını belirten Ataç, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara ve onların geleceğine verdiği öneme dikkat çekti. Başkan Ataç, “Atatürk’ün çocuklara ne kadar düşkün olduğunu, onların eğitimini ve geleceğini ne kadar önemsediğini hepimiz biliyoruz. Bu anlayışı sanatla buluşturarak kentimize kazandırmak bizim için son derece önemli ve anlamlı oldu” dedi. Sempozyum boyunca sanatçılar, öğrenciler ve çocukların ortak emeğiyle şekillenen eserde Atatürk ve çocuklar teması işlendi. Çocuklar tarafından günler boyunca hazırlanan pişmiş toprak çiçekler de eserin önemli unsurlarından birini oluşturdu. Uzuner: “Çok güzel bir anıt eseri Eskişehir’e kazandıracağız” Prof. Bilgehan Uzuner de Başkan Ataç ile yaklaşık 25 yıllık bir çalışma geçmişine sahip olduklarını belirterek, üniversitelerde üretilen bilgi ve sanatın kent yaşamıyla buluşmasının önemine dikkat çekti. Uzuner, “Başkanımla beraber 25 yıllık ciddi bir geçmişimiz var. Onun sıcak kişiliği ve vizyonuyla bugünlere geldik. Üniversitelerin sahip olduğu birikimler kente kazandırılmazsa üniversitelerin verimliliği de sınırlı kalır. Biz bu düşünceyle Sayın Başkanımızla yola çıktık ve yıllar içerisinde çok nitelikli işler ortaya çıktı” dedi. Kolektif eserin oluşum sürecine ilişkin de bilgi veren Uzuner, sanatçılar ve öğrencilerin büyük bir özveriyle çalıştığını ifade ederek, “Öğrencilerimiz çok güzel çalışıyor. Sanatçılarımız gece gündüz emek veriyor. Çocuklarımız günlerdir çiçek yapıyor. Bütün bu emeğin sonunda çok güzel bir anıt eseri Eskişehir’e kazandırmış olacağız” diye konuştu. Uzuner, çocukların hazırladığı pişmiş toprak çiçeklerden oluşan ilk örneği de Başkan Ataç’a armağan etti. Toplam 8 sanatçı Eskişehir toprağına şekil verdi 18’inci Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’na Türkiye’den Ayşegül Veryeri, Ercan Dural, Tuba Önder, Nilgün Salur, Özgür Yıldız ve Ümit Gürsoy, Japonya’dan Mariko Okubo ile Fransa’da yaşayan Çinli sanatçı Yin Chang katıldı. Beş gün boyunca Eskişehir toprağına kendi sanat anlayışları doğrultusunda şekil veren sanatçılar, özgün eserler ortaya çıkarırken teknik bilgi ve deneyimlerini de birbirleriyle ve öğrencilerle paylaştı. Başkan Ataç da sempozyum süresince sanatçıların çalışmalarını yakından takip ederek üretim süreçleri hakkında bilgi aldı. Sanatın emekçilerine teşekkür Kapanış töreninde sempozyumun gerçekleşmesine katkı sunan Sempozyum Yürütme Kurulu ve Danışma Kurulu üyeleri, sanatçılar ve sponsorlar ile Yeni Parti İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen’e plaket takdim edildi. Sempozyum süresince sanatçıların çalışmalarına destek veren öğrenci asistanlarına ve “Atatürk ve Çocuklar” temalı kolektif eserin oluşumuna katkı sağlayan çocuklara da katılım belgeleri verildi. Yoğun katılım oldu Kapanış törenine Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Yeni Parti Parti Meclis Üyesi ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Yeni Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Yeni Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan, Eskişehir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kahya ve Eskişehir Ticaret Borsası temsilcileri, Endel Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Özaydemir, Müpasan Yönetim Kurulu Başkanı Hulusi Buyan, ERİAD Yönetim Kurulu Başkanı Rüştü Şentuna, Atayurt Kids Anaokulu ve Kreş kurucularından Baturay Özkan, Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi Başkanı Canan Adlım, Espark, VEGA AVM ve ECAN AVM yetkilileri, ana sponsorlar ve sempozyuma destek olan toplamda 35 kurum ve kuruluşun temsilcileri ve kolektif esere katkı sağlayan çocuklar katıldı.

Anadolu Üniversitesi'nden "Eskişehir Belleği" Projeleri İçin Davet Haber

Anadolu Üniversitesi'nden "Eskişehir Belleği" Projeleri İçin Davet

Anadolu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Koordinasyon Birimi tarafından, Eskişehir’in tarihsel, kültürel, toplumsal ve ekonomik mirasının bilimsel yöntemlerle kayıt altına alınmasını hedefleyen “Eskişehir Belleği” Çağrılı Araştırma Projesi başvuruları başladı. Üniversitenin bilimsel birikimini kentin hafızasıyla buluşturmayı amaçlayan çağrı kapsamında, Eskişehir’e ilişkin özgün araştırmaların desteklenmesi ve elde edilen bilimsel verilerin gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Bilimin ışığında bir kent hafızası Anadolu Üniversitesi kurulduğu günden bu yana sadece öğrencilerini değil içinde büyüdüğü şehri de geleceğe taşıma gayesini sürdürüyor. Eskişehir plakasından ötürü anlam taşıyan 2026 yılı boyunca 222 bilimsel çalışmanın çağrılı projeye başvuru yapması ve desteklenmesi öngörülüyor. Bu bağlamda makaleler, sempozyumlar, sözlü tarih çalışmaları, dijital arşiv projeleri ve kitaplar aracılığıyla Eskişehir’in hak ettiği bilimsel envanterin çıkarılması hedefleniyor. Proje kapsamında, çok geniş bir yelpazede araştırmalar yürütecek olan Anadolu Üniversitesi’nin güçlü akademik kadrosu ve genç araştırmacıları, adeta bir hafıza işçisi gibi çalışarak Eskişehir’in DNA’sını kâğıda dökmeyi ve dijital dünyaya aktarmayı hedefliyor. Eskişehir, sahip olduğu köklü tarihi, kültürel çeşitliliği, sanayi geçmişi, spor kültürü, sanat ortamı ve toplumsal yapısıyla Türkiye'nin en özgün kentlerinden biri olarak öne çıkıyor. Anadolu Üniversitesi tarafından başlatılan bu çağrı Eskişehir’in hafızasını bilimsel araştırmalar yoluyla sistematik biçimde belgeleyerek kalıcı bir bilgi birikimine dönüştürmeyi amaçlıyor. Çağrı kapsamında desteklenecek araştırmaların yalnızca akademik yayınlarla sınırlı kalmaması aynı zamanda Eskişehir'in kültürel mirasına katkı sağlayacak dijital içerikler üretmesi de hedefleniyor. Böylece araştırmalar sonucunda ortaya çıkacak bilgi, belge, görsel materyal ve sözlü tarih kayıtlarının “Eskişehir Şehir Belleği Dijital Platformu” aracılığıyla erişilebilir hale getirilmesi ve “Eskişehir Kent Belleği Müzesi” koleksiyonlarının geliştirilmesine katkı sunması planlanıyor. Eskişehir'in çok katmanlı belleği bilimsel çalışmalarla kayıt altına alınacak "Eskişehir Belleği" çağrısı, kentin farklı yönlerini ele alan disiplinlerarası araştırmaları desteklemeyi amaçlıyor. Bu kapsamda araştırmacılar; Eskişehir'in iktisat tarihi, spor tarihi, sanat tarihi, etnik grupların göç tarihi ve kültürü ile turizmin toplumsal ve kültürel belleğine ilişkin proje önerileri hazırlayabilecek. Projelerde yalnızca yazılı kaynaklardan yararlanılması değil arşiv belgeleri, yerel gazete koleksiyonları, fotoğraf ve görsel materyaller, kurum kayıtları, saha araştırmaları ve sözlü tarih görüşmelerinin bir arada değerlendirilmesi bekleniyor. Böylece Eskişehir'in geçmişine ilişkin bilgi birikiminin bilimsel yöntemlerle belgelenmesi ve dijital ortamda korunması hedefleniyor. Kent ekonomisinden emek tarihine uzanan araştırmalar desteklenecek Çağrının ilk araştırma alanını oluşturan iktisat tarihi başlığında, Eskişehir'in sanayileşme süreci, demiryolu kültürü, işçi hareketleri, zanaat gelenekleri, madencilik faaliyetleri, tarımsal üretim ve ticaret hayatına ilişkin çalışmalar desteklenecek. Anadolu–Bağdat Demiryolu'nun kent üzerindeki etkisinden TÜRASAŞ'a uzanan demiryolu sanayi geleneğine, Şeker Fabrikası'nın Cumhuriyet dönemi sanayileşmesindeki rolünden lületaşı üretimine kadar pek çok konu bilimsel araştırmalarla yeniden ele alınabilecek. Bunun yanı sıra Organize Sanayi Bölgesi'nin gelişimi, girişimcilik ekosistemi, yerel markaların oluşumu, esnaf kültürü ve kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerin ekonomik geçmişi gibi başlıklar da araştırmaların önemli çalışma alanları arasında yer alıyor. Sanat, spor ve kültürel yaşamın izleri gelecek kuşaklara aktarılacak Çağrı kapsamında Eskişehir'in sanat tarihi de geniş bir perspektifle ele alınacak. Frig uygarlığından günümüze uzanan mimari miras, Odunpazarı evleri, lületaşı ve cam sanatı, müzeler, tiyatro, müzik, sinema ve üniversitenin sanat yaşamına katkıları bilimsel araştırmaların konusu olacak. Spor tarihi başlığında ise Eskişehirspor'un kent kimliğindeki yeri, taraftar kültürü, fabrika spor kulüpleri, amatör spor hareketleri, üniversite sporları, havacılık sporları ve Eskişehir'den yetişen milli sporcuların başarı öykülerinin belgelenmesi amaçlanıyor. Kentin spor kültürünü oluşturan mekânlar, kulüpler ve toplumsal hafıza unsurlarının kayıt altına alınmasıyla spor tarihine önemli katkılar sunulması hedefleniyor. Göçlerle şekillenen toplumsal hafıza araştırılacak Eskişehir'in tarih boyunca farklı coğrafyalardan aldığı göçlerle oluşan zengin toplumsal yapısı da çağrının önemli araştırma alanlarından birini oluşturuyor. Kırım Tatarları başta olmak üzere Çerkes, Abhaz, Gürcü, Boşnak, Arnavut, Pomak ve diğer toplulukların göç süreçleri, kültürel mirasları, gündelik yaşam pratikleri ve kent yaşamına katkıları bilimsel yöntemlerle incelenecek. Sözlü tarih çalışmalarıyla ilk kuşak göç tanıklarının anlatılarının kayıt altına alınması, aile arşivleri ve kültürel miras unsurlarının belgelenmesi sayesinde Eskişehir'in çok kültürlü yapısının gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor. Turizm ve kent belleği dijital içeriklerle zenginleşecek Çağrının bir diğer önemli başlığını ise Eskişehir'in turizm ve gastronomi belleği oluşturuyor. Frig Vadisi'nden Odunpazarı'na, Sivrihisar'dan Seyitgazi'ne uzanan kültürel mirasın yanı sıra kentin mutfak kültürü, yöresel ürünleri, turizm rotaları, ziyaretçi deneyimleri ve kültürel anlatılar bilimsel araştırmalarla kayıt altına alınacak. Bu kapsamda hazırlanacak projelerin yalnızca akademik bilgi üretmesi değil aynı zamanda dijital veri tabanları, envanterler, kültür rotaları ve uygulamaya dönük içeriklerle Eskişehir Şehir Belleği Dijital Platformu'nun zenginleşmesine katkı sağlaması bekleniyor. Böylece bilimsel araştırmaların toplumla buluşması ve kent belleğinin dijital ortamda sürdürülebilir biçimde korunması hedefleniyor. Disiplinlerarası araştırmalar teşvik edilecek Çağrı, tarih, sosyoloji, sanat tarihi, arkeoloji, mimarlık, iktisat, işletme, spor bilimleri, turizm, gastronomi, halkbilim, iletişim ve ilgili diğer alanlardan araştırmacıların disiplinlerarası ekipler oluşturarak ortak çalışmalar yürütmesini teşvik ediyor. Farklı disiplinlerin bilgi ve yöntemlerini bir araya getirecek projeler sayesinde Eskişehir'in tarihsel ve kültürel mirasının çok yönlü biçimde incelenmesi ve bilimsel literatüre özgün katkılar sunulması amaçlanıyor. Son başvuru 31 Aralık 2026 Anadolu Üniversitesi tarafından yürütülen bu çağrıyla birlikte, kentin geçmişini belgeleyen çalışmaların yalnızca akademik yayınlara dönüşmesi değil; aynı zamanda Eskişehir'in kültürel mirasının korunmasına, dijital kent belleğinin güçlendirilmesine ve geleceğe aktarılmasına katkı sağlayacak kalıcı bilimsel kaynaklara dönüşmesi hedefleniyor. 21 Temmuz Salı günü başlayan "Eskişehir Belleği" çağrısı kapsamında proje başvuruları 31 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek. Desteklenecek projeler ek süreler dâhil en fazla 18 ayda tamamlanacak, proje bütçesi ise ek bütçe talepleri dâhil en fazla 750 bin TL olacak. Projelerden elde edilen bilimsel çıktıların, proje bitiminden itibaren iki yıl içinde uluslararası indekslerde taranan nitelikli akademik yayınlara dönüştürülmesi bekleniyor. Proje başvurusu ile ilgili ayrıntılı bilgiye bapkoordinasyon.anadolu.edu.tr adresinden ulaşılabilir. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber)

"Rast" Sergisi, Kent Müzeleri Kompleksinde Açıldı Haber

"Rast" Sergisi, Kent Müzeleri Kompleksinde Açıldı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, sanat yönetmeni ve akademisyen Uğurcan Çorbacı’nın portre ve moda illüstrasyonlarından oluşan “Rast” sergisi, Kent Müzeleri Kompleksi Geçici Sergi Salonu’nda açıldı. Sanatseverleri bir araya getiren serginin açılışına, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal ile çok sayıda davetli katıldı. Açılışta konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal, katılımcıları selamlayarak Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin selamlarını iletti. Ünal, genç sanatçıların üretimlerinin artmasının memnuniyet verici olduğunu belirterek, “Genç sanatçıların bu tür sergilerde yer alması bizleri mutlu ediyor. Sanat ve sanatçı yaş ortalamasının gençlere doğru inmesi bizim için çok kıymetli. Büyükşehir Belediyesi olarak genç sanatçıları desteklemeye devam ediyoruz.” dedi. Serginin içeriğine de değinen Ünal, sanatçının çalışmalarında geçmişte iz bırakan isimleri kendine özgü bir anlatımla ele aldığını belirterek, “Sanatçının kendine has üslubuyla farklı bir sergi ortaya koyduğunu görüyoruz. Bu anlamda kendisini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.” ifadelerini kullandı. Serginin sahibi sanat yönetmeni ve akademisyen Uğurcan Çorbacı ise “Rast” kavramının doğru zamanda, doğru yerde gerçekleşen karşılaşmalardan ilham aldığını belirterek, portrenin dramatik derinliği ile moda illüstrasyonunun zarafetini bir araya getirdiğini ifade etti. Çorbacı, dijital üretimin dışına çıkarak mürekkebin daha özgür ve geri dönüşü olmayan doğasıyla çalışmanın kendisi için yeni bir ifade alanı oluşturduğunu dile getirdi. Sergide yer alan tüm eserlerin elde üretildiğine dikkat çeken Çorbacı, farklı teknikleri bir araya getirerek çok katmanlı bir anlatım dili oluşturduğunu belirtti. Çorbacı, çalışmalarında izleyiciye farklı deneyimler sunmayı amaçladığını ifade etti. Konuşmasında destek veren kurum ve kişilere teşekkür eden Çorbacı, serginin hayata geçirilmesinde Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye, Büyükşehir Belediyesi’ne ve emeği geçenlere teşekkür etti. Toplumsal hafıza ile bireysel anlatımı bir araya getiren sergide, sanatçının portre ve moda illüstrasyonlarından oluşan çalışmaları yer alıyor. Tanıdık yüzlerin ardındaki hikâyeleri görünür kılan eserler, izleyiciye farklı bir bakış açısı sunuyor. Sergi, portre ve moda illüstrasyonu alanında özgün bir seçki sunarken, sanatseverlerden ilgi gördü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.