Alpu Ovası’nı Korumak, Eskişehir’in Geleceğini Korumaktır
Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Danıştay 10. Dairesi’nin Alpu
Ovası’na yapılması planlanan kömürlü termik santral projesine ilişkin verdiği bozma
kararını değerlendirdi. Başkan Ataç, “Alpu Ovası’nı korumak, Eskişehir’in
geleceğini korumaktır” dedi.
Başkan Ataç, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: Danıştay 10.
Dairesi’nin kararıyla Alpu Ovası’na kömürlü termik santral dayatmasının hukuki zemini
bir kez daha çökmüştür. Bu karar yalnızca bir dava sonucu değil; Eskişehir’in toprağına,
suyuna, havasına ve yaşam hakkına dair açık bir ilke beyanıdır. Danıştay’ın altını
çizdiği gerçek nettir: Alpu Ovası, Büyük Ova Koruma Alanıdır. Bu statü, tarım
arazilerinin bütünlüğünü ve toprağın tarımsal kimliğini korumayı kamunun ortak
sorumluluğu haline getiren bağlayıcı bir güvencedir. Hiçbir siyasi hesap, hiçbir kısa
vadeli çıkar, hiçbir “olur” yazısı bu gerçeğin üzerine örtü çekemez. Kararda açıkça
vurgulanan riskler hepimizin hayatına dokunmaktadır. Kömürlü termik santral; hava, su
ve toprak kirliliği demektir. Bu kirlilik; tarımsal üretimin zayıflaması, verim gücünün
düşmesi, gıda güvenliğinin tehlikeye girmesi ve halk sağlığının riske atılması anlamına
gelir. Bugün bu ovada kaybedeceğimiz her şey, yarın soframızdan eksilecek ekmek;
çocuklarımızın soluduğu havadan çalınacak sağlıktır. Kararın en kritik yönlerinden biri
de, projenin ilerletilmesi adına üstün bir kamu yararı bulunmadığının tescillenmiş
olmasıdır. Kamu yararı; toprağı geri dönülmez biçimde kirleten, suyu riske atan, havayı
zehirleyen bir yaklaşımla kurulamaz. Kamu yararı yaşamı korumakla başlar; insanı,
emeği ve üretimi yaşatmakla anlam kazanır. İklim krizi çağında tarım alanlarını
korumak yalnızca çevre politikası değildir; ekonomik güvenlik, halk sağlığı ve
toplumsal adalet meselesidir. Alpu Ovası’nı korumak; Eskişehir’in tarımsal üretimini,
kırsal yaşamını, istihdamını ve geleceğe dair umudunu korumaktır. Bu kararın;
Eskişehir’in Alpagut–Atalan ve Bozdağ bölgesinde gündeme gelen altın madeni arayışı
gibi, doğayı ve yaşam alanlarımızı tehdit edebilecek tüm girişimlerde de hukukun,
bilimin ve kamu yararının esas alınması adına emsal olmasını diliyorum. Bu
mücadelede emeği geçen yurttaşlarımıza, meslek odalarına, sivil toplum kuruluşlarına,
bilim insanlarına ve toprağına sahip çıkan üreticilerimize teşekkür ediyorum. Hukukun
işaret ettiği bu doğrultunun gereği yapılmalı; Alpu Ovası üzerinde tarımsal varlığımızı
ve yaşam hakkımızı tehdit eden her türlü girişimden kesin olarak vazgeçilmelidir. Alpu
Ovası’nı korumak, Eskişehir’in geleceğini korumaktır.''