SON DAKİKA
Hava Durumu

#Toplu Sözleşme

Porsuk Haber Ajansı - Toplu Sözleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplu Sözleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇAĞDAŞ Sen’den Belediye-İş’e: "İşçilerimiz Baskıdan Değil, İhmalden Kaçıyor" Haber

ÇAĞDAŞ Sen’den Belediye-İş’e: "İşçilerimiz Baskıdan Değil, İhmalden Kaçıyor"

Belediye-İş Sendikası’nın iddialarına yanıt veren ÇAĞDAŞ Sen Eskişehir İl Temsilciliği, işçilerin kendi özgür iradeleriyle iki hafta gibi kısa bir sürede yüzde 70’in üzerinde üyelikle değişim başlattığını belirterek, asıl rahatsızlığın "gerçek sendikacılığın" gelmesinden kaynaklandığını vurguladı. ​Belediye-İş Sendikası Eskişehir Şubesi’nin Odunpazarı Belediyesi’ndeki örgütlenme sürecine yönelik suçlamalarına, ÇAĞDAŞ Sen cephesinden yazılı bir açıklamayla yanıt geldi. Deniz Kalkan tarafından yapılan açıklamada, belediye yönetimlerinin herhangi bir baskı veya müdahalesinin söz konusu olmadığı belirtilerek, iddiaların gerçeği yansıtmadığı ifade edildi. ​"Örgütlenme Başarısı İki Haftada Gerçekleşti" ​Genel Başkan Bayram Özkan’ın Eskişehir buluşmasında vurguladığı gibi ÇAĞDAŞ Sen’in anayasal haklarını kullanarak bölgede faaliyetlerine başladığını belirten Kalkan açıklamasında, şu ifadelere yer verdi; ​"Çağdaş Sen, Eskişehir'deki örgütlenme faaliyetlerine Odunpazarı Belediyesi'nde başlamıştır ve şu an belediye işçilerinin yüzde 70'inden fazlası sendikamıza üye olmayı tercih etmişlerdir. Bu örgütlenme başarısı sadece iki haftada gerçekleşmiştir. Bu hızlı tercih bile, Belediye İş'in işçileri ne kadar ihmal ettiğinin somut göstergesidir." ​"Nepotizmden ve İşverenin Ağzına Bakan Sendikacılıktan Bıktık" ​İşçilerin sendikal alandaki mevcut düzenden duyduğu rahatsızlıklara dikkat çekilen açıklamada, nepotizm (akraba-eş-dost kayırmacılığı) vurgusu yapıldı. İşçilerin mevcut yapıların ihmalkârlığından ve pasif tutumundan yılınıldığı ifade edilerek şu görüşler paylaşıldı: İşçilerimiz, Genel Merkezi'nden şubelerine kadar nepotizmden bıkmıştır. İşçimiz, işverenin iki dudağına bakan sendikacılık faaliyetlerinden yılmıştır. Biz, ÇAĞDAŞ Sen olarak işverenin ağzına bakan değil, dişe diş toplu sözleşme görüşmeleri yapan bir anlayışla hareket edeceğiz. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın, kısa sürede Türkiye genelinde toplu sözleşme yetkisini alıp daha güçlü bir sendikacılık için işçilerimizle yola koyulacağız. ​"Karın Ağrılarının Nedeni Gerçek Sendikacıların Gelmesidir" ​Belediye-İş yöneticilerinin açıklamalarının arkasında bir telaş ve kaybetme korkusu yattığını savunan ÇAĞDAŞ Sen temsilcisi Kalkan;"Belediye İş yöneticilerinin karın ağrıları, telaşları ve sürekli olarak işçilerimizi baskı yapmak suretiyle taciz etmelerinin nedeni de 'gerçek sendikacıların' geliyor olmasıdır! Çünkü gerçek sendikacılar geldiğinde, işçilerimizi sömürerek koltuklarını koruyan bu zatların yüzüne kimse bakmayacaktır" dedi. ​Açıklama, işçilerin değişimden yana olduğu ve ÇAĞDAŞ Sen çatısı altında refah ve adil bir sendikal düzenin kurulacağı mesajıyla tamamlandı.

Belediye-İş Şube Başkanı Azak: "İşçinin Sendikal Hakkına Baskı Yapılıyor" Haber

Belediye-İş Şube Başkanı Azak: "İşçinin Sendikal Hakkına Baskı Yapılıyor"

Belediye-İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Kemal Azak, Odunpazarı Belediyesi’nde çalışan emekçilerin anayasal sendika seçme haklarına yönelik baskı ve tehditlerle başka bir sendikaya yönlendirilmek istendiğini belirterek duruma tepki gösterdi. ​Odunpazarı Belediyesi’nde örgütlü bulunan Belediye-İş Sendikası Eskişehir Şubesi, belediye çalışanlarının sendikal haklarına müdahale edildiği gerekçesiyle basın açıklaması düzenledi. Şube Başkanı Kemal Azak, belediye yöneticileri, amirler ve müdürler eliyle üyelerinin sendika değiştirmeye zorlandığını ifade ederek, süreçte Belediye Başkanı Kazım Kurt’un adının geçmesinin son derece vahim olduğunu vurguladı. ​"Hukukçu Bir Başkanın Bunu Bilmesi Gerekir" ​Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un yalnızca bir belediye başkanı olmadığını, aynı zamanda hukukçu kimliğiyle tanındığını ve SODEMSEN Genel Başkan Vekilliği görevini yürüttüğünü hatırlatan Kemal Azak, şu ifadeleri kullandı: ​"Çalışanların sendikal tercihine baskı yapılmasının Anayasa’ya, yasalara ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu Sayın Kurt’un herkesten iyi bilmesi gerekmektedir. Üyelerimizin özgür iradelerinin yok sayılarak sendikamızdan istifa ettirilmek istenmesi; yalnızca Belediye-İş Sendikası’na değil, sendikal demokrasiye ve iş barışına yapılmış açık bir saldırıdır." ​"Gerçek Dışı Rakamlarla Kamuoyu Yanıltılıyor" ​Üyelerin zorla yönlendirilmeye çalışıldığı sendikanın kamuoyuna açıkladığı üye sayıları ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın resmi istatistiklerinin uyuşmadığını belirten Azak, gerçeği yansıtmayan verilerle kamuoyunun yanıltılmaya çalışıldığını söyledi. Bu durumun ne sendikal ahlakla ne de toplumsal sorumlulukla bağdaşmadığını dile getiren Azak, toplu sözleşme yetkisi dahi olmayan bu yapıların yarattığı mağduriyetin faturasını Odunpazarı emekçileri ile ailelerinin ödeyeceğini kaydetti. ​Belediye-İş’ten Net Çağrı: "Baskıdan Vazgeçin" ​Açıklamasında Odunpazarı Belediyesi yönetimine açık ve net çağrılarda bulunan Kemal Azak, şu maddelerin altını çizdi: ​Yoldan Dönün: Yol yakınken bu yanlıştan derhal dönülmelidir. ​Elinizi Çekin: İşçinin emeğinden ve alın terinden eller çekilmelidir. ​Haklara Saygı Gösterin: Çalışanların anayasal sendika seçme hakkına saygı duyulmalıdır. ​Zorbalığa Son: Baskı, tehdit ve zorbalıktan derhal vazgeçilmelidir. ​Hukukun Üstünlüğü: Hiç kimse bulunduğu makamın gücüne güvenerek hukukun üstünde hareket etmemelidir. ​"Kimse İşçinin İradesini Baskıyla Teslim Alamaz" ​Başkan Kazım Kurt’a seslenerek belediye başkanlığı görevinin gereğinin yerine getirilmesini isteyen Kemal Azak, “Çalışanların anayasal haklarına saygı gösterin. Baskıyla değil hukukla, tehditle değil demokrasiyle hareket eden bir yönetim anlayışını Odunpazarı Belediyesi’nde hâkim kılın” dedi. ​Odunpazarı Belediyesi emekçilerinin bilinçli ve örgütlü olduğunu belirten Azak, üyelerinin iradesini kimsenin baskıyla teslim alamayacağını vurgulayarak, Belediye-İş Sendikası olarak her koşulda hukukun, demokrasinin ve üyelerinin yanında olmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Odunpazarı Belediyesi Emekçilerinin %64'ü Çağdaş Sen'e Katıldı! Haber

Odunpazarı Belediyesi Emekçilerinin %64'ü Çağdaş Sen'e Katıldı!

Kuruluşunun üzerinden henüz 10 gün geçen Çağdaş Sen, Türkiye genelinde başlattığı örgütlenme hamlesiyle büyük bir yankı uyandırdı. İlk basın toplantısını Eskişehir'de düzenleyen Genel Başkan Bayram Özkan, belediye işçilerinin yaşadığı kronik sorunlara dikkat çekerek önemli müjdeler ve eylem planlarını paylaştı. ​"İlkler Eskişehir'den Başladı: Odunpazarı'nda %64'lük Rekor Katılım" ​Çağdaş Sen Genel Başkanı Bayram Özkan ve genel merkez yöneticilerinin katılımıyla Eskişehir'de gerçekleştirilen basın toplantısında, sendikanın kısa sürede elde ettiği büyük başarı kamuoyuna duyuruldu. 14 Temmuz 2026 tarihinde kurulan Çağdaş Sen, Türkiye sendikacılık tarihinde bir ilke imza atarak Odunpazarı Belediyesi emekçilerinin %64 oranındaki çoğunluğuyla bünyesine katılmasıyla gücünü kanıtladı. ​Genel Başkan Bayram Özkan açıklamasında, bu süreçte objektif ve tarafsız bir tutum sergileyen Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt'a ve örgütlenmede öncülük eden Deniz Kalkan ile ekibine teşekkür etti. Kuruluşundan bu yana geçen 10 günlük kısa zaman zarfında üye sayısı 4.000'li rakamları aşan sendika, 25 Ocak 2027 tarihinde açıklanacak resmi istatistiklerde 15.000 ve üzeri üye hedefliyor. ​Çağdaş Sen Yönetim Kadrosu Kimlerden Oluşuyor? ​Türkiye'nin 16 ilinde aktif örgütlenme çalışmalarını sürdüren Çağdaş Sen’in basın toplantısına Genel Başkan: Bayram Özkan, ​Genel Başkan Yardımcısı: Davut Ayna, Genel Başkan Yardımcısı: Veysel Aydemir ve Odunpazarı Belediyesi Deniz Kalkan ve Belediye çalışanları katılım sağladı. ​​Meclis'e Sunulacak İki Kritik Dosya: Kadro ve Maaş Güvencesi ​Türkiye genelinde 1 milyonun üzerinde belediye emekçisi bulunduğunu, ancak bunlardan 400.000'e yakın çalışanının asgari ücrete mahkum edildiğini belirten Özkan, pazartesi günü Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına ve ilgili komisyonlara iki ayrı dilekçe sunacaklarını açıkladı: ​Belediye Şirket İşçilerine Amasız, Fakatsız Kadro: 696 sayılı KHK ile taşerondan belediye şirketlerine geçirilen işçilerin devlet ikramiyesinden mahrum bırakıldığı ve banka kredisi çekerken dahi dezavantajlı konumda tutulduğu vurgulanarak, şirket işçilerine ayrım yapılmaksızın kadro talep edildi. ​Maaşların İller Bankası Payı ile Güvence Altına Alınması: Özellikle İzmir başta olmak üzere ülkenin pek çok yerinde belediye işçilerinin maaşlarını gecikmeli aldığı veya hiç alamadığı hatırlatılarak; tıpkı devlet memurlarında olduğu gibi belediye maaşlarının da İller Bankası payından doğrudan kesilerek işçilerin hesaplarına güvenceyle yatırılması için yasal düzenleme istendi. ​"Kıdem Tazminatı ve Vergide Adalet Vurgusu" ​Toplantıda ekonomik krizin çalışanlar üzerindeki yıkıcı etkilerine de değinen Bayram Özkan, şu başlıkların altını çizdi: ​Kıdem Tazminatındaki Erime: Geçmişte 20 yıllık bir işçi kıdem tazminatıyla ev veya araba alabilirken, bugün gelinen noktada bırakın evi, bir otomobil dahi alınamayacak ekonomik tabloya dikkat çekildi ve kıdem tazminatının erimesine karşı duracaklarını belirtti. ​Vergide Adalet: Çalışanların ocak ayında aldığı maaş ile aralık ayındaki maaşının artan kesintiler nedeniyle eridiğini belirten Özkan, emekçinin vergi kesintisinin %10'u geçmemesi gerektiğini savundu. ​"Holdingleşen Sendikacılığa Karşı İş Yeri Komiteleri" ​Sendikaların birer holding gibi yönetildiği düzene karşı olduklarını ifade eden Özkan, Çağdaş Sen'in temel ilkelerini şöyle sıraladı: ​İki Dönem Sınırı: Genel başkanlık görevi en fazla iki dönem (8 yıl) ile sınırlandırıldı. ​Siyasi Bağımsızlık: Sendika, hiçbir yasal veya yasadışı yapının arka bahçesi olmayacak; yalnızca emekçinin haklarını savunacak. ​Ortak Akıl ve İş Yeri Komiteleri: Toplu sözleşmelerde kararlar genel merkezin veya başkanların iki dudağı arasında değil; işçilerin özgür iradesiyle seçeceği iş yeri, toplu sözleşme ve eylem komiteleri aracılığıyla alınacak. ​Ankara'da Konukevi ve Refakatçi Hizmeti: Ankara'ya gelen üyelerin barınma sorunları için otel anlaşmaları yapıldığı ve hastaneye gidecek üyelere özel refakatçi ekiplerin tahsis edildiği açıklandı. ​İlk Şube Odunpazarı'nda Açılıyor ​Basın toplantısının sonunda müjde veren Genel Başkan Bayram Özkan, Çağdaş Sen'in Türkiye'deki ilk şubesinin Odunpazarı'nda kurulacağını duyurdu. Bir ay içerisinde faaliyete geçecek olan şube binasında emekçilerin gazete okuyup çay içebileceği, sorunlarının doğrudan temsilciler aracılığıyla çözüme kavuşturulacağı sosyal bir alan yaratılacağı ifade edildi.

Memur-Sen İl Temsilcisi Akar: "%13,52 Yetersiz, Seyyanen Zam Şart" Haber

Memur-Sen İl Temsilcisi Akar: "%13,52 Yetersiz, Seyyanen Zam Şart"

Memur-Sen Eskişehir İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar, kamu görevlileri ve emeklileri için 2026 yılı Temmuz ayında uygulanan %13,52’lik maaş artışını değerlendirdi. Mevcut artışın beklentileri karşılamadığını belirten Akar, acil çözüm çağrısında bulundu. ​Kamu görevlileri ve emeklilerin maaşlarına Temmuz ayında yansıtılan %13,52’lik artış oranına ilişkin sert eleştirilerde bulunan Memur Sen Eskişehir İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar, ekonomik koşulların memuru zorladığını ifade etti. ​“%13,52’lik Artış Kayıpları Telafi Etmiyor” ​Açıklamasında, Hakem Heyeti tarafından belirlenen %13,52’lik zammın yetersiz olduğunun altını çizen İbrahim Akar, şu ifadeleri kullandı: ​“2026 yılı ikinci altı ayı için memur ve memur emeklileri adına belirlenen %13,52 oranındaki ücret artışı, güncel enflasyon ve yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kalmıştır. Bu artış, çalışanların geçmişten bugüne gelen kayıplarını telafi etmekten uzaktır ve hiçbir şekilde sadra şifa olmamıştır.” ​Tazminat Düzenlemelerine Eleştiri ​İl ve ilçe milli eğitim müdürleri, şube müdürleri ile müdür yardımcılarına yönelik yapılan tazminat düzenlemelerini de eleştiren Akar, hiyerarşik denge vurgusu yaptı. Yapılan 50 ve 25 puanlık tazminat artışlarının beklentilerin altında kaldığını belirten Akar, bu rakamların en azından Öğretmenlik Meslek Kanunu çerçevesinde verilen başöğretmen tazminatı seviyesinde olması gerektiğini savundu. ​“Vergi Dilimi Sabitlenmeli ve 3600 Ek Gösterge Çözülmeli” ​Eğitim Bir Sen olarak memurların üzerindeki vergi yüküne dikkat çeken Şube Başkanı Akar, çözüm önerilerini şu başlıklarla sıraladı: ​Sabit gelirli memurların yıl içerisindeki maaş erimelerini engellemek adına vergi diliminin %15’te sabitlenmesi gerektiğini vurguladı. ​Toplu Sözleşme masasında karara bağlanan, birinci derecedeki memurlara 3600 ek gösterge verilmesi konusunun daha fazla bekletilmeden hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. ​“Seyyanen Artış Bir Zorunluluktur” ​Açıklamasının sonunda kamu görevlilerinin alım gücünün korunması gerektiğini hatırlatan İbrahim Akar, “Memur ve memur emeklilerimiz için acilen seyyanen bir artış yapılması artık bir zorunluluk haline gelmiştir” diyerek hükümete çağrısını yineledi.

Kaynak Faize, Sabır Emekliye! Haber

Kaynak Faize, Sabır Emekliye!

CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanı ve Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, TÜİK’in açıkladığı Şubat ayı enflasyon verilerine ilişkin bir açıklama yaptı. Taşcıer yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "TÜİK’in açıkladığı Şubat ayı verileriyle birlikte iki aylık enflasyon oranı yüzde 7,94’e ulaştı. Resmî tabloda rakamlar teknik bir veri olarak sunuluyor olabilir. Ancak hayatın gerçek muhasebesi istatistik bültenlerinde değil; pazarda, faturada, mutfakta tutuluyor. Ekonomi yönetiminin söylemlerine bakıldığında her şey kontrol altında görünmektedir. Oysa sahadaki tablo bunun tam tersini göstermektedir. 2026’nın ilk altı ayı için memura verilen yüzde 11’lik toplu sözleşme zammının yaklaşık yüzde 8’i iki ayda erimiştir. Memur emeklisine yapılan yüzde 18,60 oranındaki artışın neredeyse yarısı daha yılın başında enflasyon karşısında aşınmıştır. SSK ve Bağ-Kur emeklilerine verilen yüzde 12,11’lik artışın ise üçte ikisi şimdiden buharlaşmıştır. Bugün temel sorun yalnızca zam oranlarının yetersizliği değildir. Asıl sorun, yapılan artışların kalıcı bir refah sağlamaması; kısa süreli bir pansumana dönüşmesidir. Maaş artışları birkaç ay içinde etkisini kaybetmekte, gelir artışı ile fiyat artışı arasındaki makas her geçen gün daha da açılmaktadır. Sabit gelirli yurttaşlarımız her sabah aynı maaşla uyanmakta; ancak her akşam daha düşük alım gücüyle günü tamamlamaktadır. Çünkü maaşlar nominal olarak artarken, hayatın maliyeti reel olarak çok daha hızlı yükselmektedir. Çarşı ve pazar TÜİK verilerine göre fiyat belirlememektedir. Elektrik, doğalgaz ve kira faturaları istatistik hesaplamalarına göre düşmemektedir. “Enflasyon farkı” adı verilen uygulama ise, fiyat artışları gerçekleştikten sonra yapılan gecikmeli bir telafi mekanizmasıdır. Bu yaklaşım, yangın çıktıktan sonra hortum aramaya benzemektedir. Sosyal devlet anlayışı, vatandaşının gelirini enflasyon karşısında koruyabilme kapasitesiyle ölçülür. Eğer maaş artışları iki ay içinde eriyorsa, ortada yapısal bir sorun vardır. Bugün bütçeden faize saniyede 176 bin lira kaynak ayırabilen bir yönetim anlayışının, konu emekli ve memur olduğunda “imkânlar sınırlı” söylemine sığınması tercih meselesidir. Bu bir kaynak yokluğu değil, öncelik meselesidir. Fedakârlık sürekli aynı kesimlerden beklenemez. Enflasyonun maliyeti sürekli sabit gelirli kesimlere yüklenemez. Bu düzen ekonomik açıdan da sosyal açıdan da sürdürülebilir değildir. Ekonomide güven, adaletle başlar. Gelir dağılımında adalet sağlanmadan, fiyat istikrarı kalıcı hale gelmeden ve bütçe öncelikleri toplumsal ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmeden gerçek bir istikrar mümkün değildir. Milletle birlikte, milletin emrinde; gelir adaletini önceleyen, emeği koruyan ve vatandaşını enflasyona ezdirmeyen bir ekonomik düzeni hep birlikte kuracağız."

Karasu: ''Bu Ülkede Emekliler Diri Diri Tabuta Konulmuştur'' Haber

Karasu: ''Bu Ülkede Emekliler Diri Diri Tabuta Konulmuştur''

CHP Esenler İlçe Başkanlığı tarafından “Yoksulluk Kader Olamaz” paneli düzenlendi ve panelde sözü doğrudan emekliler aldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu, iktidarın emeklileri bilinçli şekilde yoksulluğa mahkûm ettiğini belirterek, “Bu ülkede emekliler diri diri tabuta konulmuştur. Bir kişi değişecek, her şey değişecek” dedi. CHP İşçi, Memur Sendikaları ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, “Yoksulluk Kader Olamaz” panelinde yaptığı konuşmada emeklilerin içinde bulunduğu ekonomik tabloya sert sözlerle tepki gösterdi. Karasu, iktidarın emeklileri bilinçli şekilde yoksulluğa mahkûm ettiğini belirterek, “Bu ülkede emekliler diri diri tabuta konulmuştur” dedi. CHP Esenler İlçe Başkanlığı tarafından hafta sonunda “Yoksulluk Kader Olamaz” paneli düzenlendi ve panelde sözü doğrudan emekliler aldı. Emekli vatandaşlar, yaşadıkları geçim sıkıntılarını anlatırken bu ülkede geçimin ne anlama geldiğini, hayatın nasıl daraldığını, ay sonunu getirmenin nasıl bir mücadeleye dönüştüğünü kendi yaşamlarından örneklerle anlattı. Panelin açılış konuşmasını yapan CHP Esenler İlçe Başkanı Kemal Şahin, yoksulluğun nasıl sistematik biçimde kalıcı hale getirildiğini Esenler’de emeklilerin ve dar gelirli yurttaşların yaşadığı ekonomik çöküşü, sahadan örneklerle ortaya koyan kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştirdi. Ardından DİSK Dev Emekli-Sen Genel Başkanı Cengiz Yavuz söz aldı. Yavuz, emeklilerin yaşam ve geçim koşullarını, örgütlenme hakkının önündeki fiili ve yapısal engelleri ve emeklilerin Türkiye’de neden söz sahibi olamadığını anlattı. CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi Ozan Bingöl ise veriler ve rakamlarla yoksulluğun nasıl bilinçli tercihlerle derinleştirildiğini, bütçenin emekliye değil, yandaşa aktarıldığını ve bu düzenin emeklileri nasıl her geçen gün daha kırılgan hale getirdiğini ortaya koydu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu ise konuşmasına Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere Silivri’de tutulan belediye başkanlarına ve belediye başkanları ile bürokratlara salondan selam göndererek başladı. Emeklilerin, asgari ücretlilerin ve ezilen tüm kesimlerin konuşulduğu bir dönemde olduklarını vurgulayan Karasu, AKP’nin 2002 yılında iktidara gelirken verdiği “yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele” sözlerini hatırlattı ve 24 yılın sonunda gelinen noktanın ağır bir tablo ortaya koyduğunu ifade etti. Karasu, geçmişte emekli olan yurttaşların emekli tazminatlarıyla ev ve araba alabildiğini, bugün ise yeni emekli olanların mutfak eşyası dahi alamaz hale geldiğini söyledi. 5 EMEKLİ MAAŞI YOKSULLUK SINIRI ETMİYOR Türkiye’de emeklilerin büyük bölümünün açlık sınırının altında yaşadığını vurgulayan Karasu, Türkiye’de 17 milyon emeklinin ortalama maaşının 23 bin 500 lira olduğunu, açlık sınırının ise 30 bin lirayı aştığını belirtti. Cumhuriyet tarihinde ilk kez memur emeklilerinin de açlık sınırının altında maaş aldığını söyleyen Karasu, “Bugün beş emekli bir araya gelse yoksulluk sınırını aşamıyor” ifadelerini kullandı. Vergide, paylaşımda ve dağıtımda adalet kalmadığını dile getiren Karasu, bütçe görüşmelerinde emekli, işçi, kadın, genç ve asgari ücretlilerin yok sayıldığını hatırlattı. İktidarın betona ve demire yatırım yaptığını vurgulayan, ama Türkiye’de çocukların protein alamadığını, milyonlarca çocuğun et yiyemediğini, annelerin beslenme çantasına bir kuru ekmeği dahi zor koyduğunu vurguladı. GARİBAN AKP’NİN KENDİSİDİR! TBMM’de 15 gün boyunca emekliler için mücadele verdiklerini belirten Karasu, iktidarın bu çağrılara kulak tıkadığını ifade etti. Yaklaşık 5 milyon emekliye bin lira zam yapıldığını hatırlatan Karasu, “Bin lirayla pazara gitseniz file dolmuyor, kasaptan bir kilo et alamıyorsunuz. Kendi çocuklarına harçlık olarak bile vermeyecekleri parayı emekliye zam diye sundular” dedi. AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in emekliler için yaptığı “garibanlar” ifadesi kullandığını da hatırlatan Karasu, “Garibanlar bize oy veriyor diyerek, emeklilerden bahsediyor. Siz hiç merak etmeyin. Emekli bu ülkede kimsesiz değildir. Emekli bu ülkede gariban değildir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanından tüm üyelerine kadar emeklilerin ve emekçinin yanındadır. Gariban olan Adalet ve Kalkınma Partisi'nin söylemleridir, AKP’nin kendisidir” diye konuştu. HEP BİRLİKTE MÜCADELE EDECEĞİZ “AKP sadece yoksulluğu yaratan bir iktidar olmadı. AKP, aynı zamanda bu süre içinde yoksulluğu yönetti. Emekliyi yoksullaştırdılar, sonra o yoksulluğu iktidarlarının sigortası haline getirdiler ‘Bize mecbursunuz. Başka çıkış yolu yok’ dediler!” dedi. Emeklilere “Siz AKP’nin yarattığı bu sefalete mecbur musunuz?” diye soran ve salondan “Hayır” yanıtını alan Karasu, “O zaman, ayağa kalkacaksınız! O zaman meydanlarda, sokaklarda, alanlarda, kürsülerde hakkınızı alana kadar hep beraber mücadele edeceğiz” diye konuştu. CHP’NİN ÇÖZÜMÜ HAZIR CHP’nin emeklilere yönelik çözüm önerilerinin hazır olduğunu belirten Karasu, en düşük emekli aylığının en az bir asgari ücret düzeyine çıkarılması, intibak yasasının çıkarılması, bayram ikramiyelerinin bir asgari ücret olması, sağlıkta katkı paylarının kaldırılması ve emeklilere sendika ve toplu sözleşme hakkı tanınması önerilerini sıraladı. Emeklilerin ve emekçilerin, AKP’nin yarattığı bu kara düzene mecbur olmadığını vurgulayan Karasu, “Sandık gelecek. Bir kişi değişecek, her şey değişecek. Bu ülkenin kaynakları 86 milyona yeter; yeter ki adaletli paylaşalım” dedi.

Başkan Kurt’tan Sendikalara Birlik Çağrısı Haber

Başkan Kurt’tan Sendikalara Birlik Çağrısı

Odunpazarı Belediyesi ile yetkili sendika Tüm Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM BEL-SEN) arasında Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi (SDS) imzalandı. İmza töreninde konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Sözleşmemiz hayırlı olsun. Biz, emekten yana bir anlayışla bu işi desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Odunpazarı Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen imza törenine Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, TÜM BEL-SEN Eskişehir Şube Başkanı Gerçek Bilyaz İzgü ve iş yeri temsilcileri ile çok sayıda belediye çalışanları katıldı. Sözleşme, Odunpazarı Belediyesi’nde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memur ve sözleşmeli statüde görev yapan personelleri kapsıyor. Gerçekleştirilen imza töreninde Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve TÜM BEL-SEN Eskişehir Şube Başkanı Gerçek Bilyaz İzgü birer konuşma yaptı. SENDİKAL MÜCADELE DAHA GÜÇLÜ VE DİRENÇLİ OLMALI Türkiye’de sosyal denge tazminatı üzerine kurulu bir toplu sözleşme düzeninin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından kabul edilmediğini vurgulayan Başkan Kurt, gelinen noktada ne yazık ki tablonun bu yönde şekillendiğini ifade etti. CHP’nin tüm çalışanların grevli ve toplu iş sözleşmeli sendikal haklarını savunan bir parti olduğunun altını çizen Kurt, bu doğrultuda gerçek bir sendikal düzenleme için sendikalara destek çağrısında bulundu. Mevcut memur sendikalarının ne mesleki ne de sınıfsal anlamda yeterli bir mücadele ortaya koyamadığına dikkat çeken Başkan Kurt, sendikal mücadelenin artık daha güçlü ve dirençli bir yapıya kavuşması gerektiğini vurguladı. Başkan Kurt, aksi takdirde mevcut hükümet ve yönetim anlayışıyla Türkiye’nin iyi bir noktaya taşınamayacağının bir kez daha açıkça görüldüğünü dile getirdi. Tüm muhalif güçlerin ve sendikaların ortak hareket etmesinin zorunluluk haline geldiğini belirten Başkan Kurt, mevcut iktidarın bir an önce sandık yoluyla değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Bu süreçte özellikle sendikaların katkı ve desteğinin büyük önem taşıdığını ifade eden Kurt, “Umarım bu birliktelik sağlanır. Sözleşmemiz hayırlı olsun. Biz emekten yana bir anlayışla bu süreci desteklemeye devam edeceğiz” dedi. İKİ YIL SONRA TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNİ YENİDEN İMZALADIK İki yıl sonra yeniden Toplu İş Sözleşmesi imzalandığını belirten Gerçek Bilyaz İzgü, Türkiye genelinde belediyelere gönderilen bazı genelgeler nedeniyle sosyal haklara ilişkin kimi düzenlemeler yapmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Sürecin tüm zorluklara rağmen Başkanın desteğiyle yüzde 120 oranı üzerinden sürdürüldüğünü vurgulayan İzgü, “Türkiye’de ilk toplu iş sözleşmesini imzalayan sendika olarak, yasalardan önce haklar gelir diyerek verdiğimiz mücadele sonucunda bugün bu toplu iş sözleşmelerini imzalar duruma geldik. Türkiye genelinde de yasallaşmasını sağladık. Bu sendikamız adına çok kıymetlidir. Türkiye’de alanımızda kurulan ilk sendika Tüm Bel- Sen olarak Odunpazarı’nda da yetkiyi bize verdiğiniz ve bizi desteklediği için bütün memur arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum” dedi.

Türkiye'de Emek Örgütsüz, İşçi Savunmasız Haber

Türkiye'de Emek Örgütsüz, İşçi Savunmasız

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın açıkladığı sendikalaşma verilerinin Türkiye’de emeğin nasıl sistemli biçimde değersizleştirildiğini ortaya koyduğunu belirtti ve “Bu tablo bir başarı değil, açık bir utanç tablosudur” dedi. CHP İşçi, Memur Sendikalarından ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Karasu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın açıkladığı sendikalaşma verilerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Türkiye’de yaklaşık 17 milyon kayıtlı işçi çalışmasına rağmen sendikalı işçi sayısının yalnızca 2,4 milyon civarında olduğunu hatırlatan Karasu, “Çalışanların sadece yüzde 14,4’ü sendikalı. Kayıt dışılık da hesaba katıldığında bu oran yüzde 12’ye düşüyor. Bu, emeğin bilinçli biçimde örgütsüz bırakıldığının göstergesidir” ifadelerini kullandı. “ÖZEL SEKTÖRDE SENDİKALAŞMA NEREDEYSE BİTİRİLMİŞTİR” Sendikalı işçilerin büyük bölümünün kamuda ve belediyelerde çalıştığına dikkat çeken Karasu, “Kamuda örgütlülük yüzde 75’i aşarken, özel sektörde sendikalaşma oranı yüzde 7’ye kadar düşmüştür. Milyonlarca işçi patronların insafına terk edilmiştir. İş güvencesi zayıf, toplu sözleşme fiilen yok, örgütlenme ise sistematik baskı altındadır” dedi. Bu tablonun tesadüf olmadığını vurgulayan Karasu, “İşkolu barajları, kilitlenen yetki süreçleri, sendikal nedenle işten çıkarmaların cezasız bırakılması ve yargının caydırıcılığını yitirmesi; AKP’nin yıllardır uyguladığı bilinçli bir sendikasızlaştırma politikasının sonucudur” değerlendirmesinde bulundu. “BAKAN KENDİ VERİLERİNİ İNKÂR EDİYOR” Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın tabloyu “tozpembe” göstermeye çalıştığını söyleyen Karasu, “Bakanlığın kendi yayımladığı veriler, iktidarın anlattığı masalı çürütmektedir. Türkiye’nin dört bir yanında sendikalı olmak istediği için işten atılan, baskı gören binlerce işçi vardır” dedi. Karasu, “Bugün Türkiye’nin dört bir yanında, sendikalı olmak istediği için işten çıkarılan, örgütlenmeye çalıştığı için baskı gören, hak aradığı için yalnız bırakılan binlerce işçi vardır. Buna rağmen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, her açıklamasında çalışma hayatını tozpembenin de ötesinde bir tabloyla anlatmakta; emeğin yaşadığı gerçekliği inkâr etmektedir. Oysa bakanlığın kendi yayımladığı veriler, bu anlatının gerçekle bağını kopardığını açıkça göstermektedir” dedi. “METAL İŞKOLU GERÇEĞİ GÖSTERİYOR” Metal sektöründe yürüyen toplu sözleşme süreçlerine dikkat çeken Karasu, “Sendikal örgütlülüğün olduğu alanlarda ücretler ve çalışma koşulları daha ileri bir noktadadır. Eğer bu haklar metal işkolunda da olmasaydı tablo çok daha ağır olurdu. Bugün iki dudak arasına sıkıştırılmış bir çalışma hayatı dayatılmaktadır” ifadelerini kullandı. “ÖRGÜTLENMENİN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİ KALDIRACAĞIZ” CHP olarak güvencesiz düzeni reddettiklerini belirten Karasu, açıklamasında CHP’nin iktidar hedeflerini şöyle sıraladı: “İktidarımızda örgütlenme özgürlüğünün önündeki tüm engelleri kaldıracağız. Toplu ve bireysel iş hukukunu emek lehine yeniden kuracağız. Aynı işkolunda çalışan tüm işçilerin toplu sözleşmeden yararlanabildiği adil bir çalışma hayatı inşa edeceğiz. Bu ülkenin emeği sahipsiz değildir. Bu ülkenin işçisi güvencesizliğe mahkûm edilemez. AKP iktidarının yarattığı bu utanç tablosuna karşı, emeğin onurunu, örgütlü gücünü ve güvenceli geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz.”

İktidar Sefalet, Yoksulluk, Güvencesizlik Teklif Etmiştir Haber

İktidar Sefalet, Yoksulluk, Güvencesizlik Teklif Etmiştir

KESK - Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Eskişehir İl Temsilciliği tarafından devam etmekte olan 8. Kamu Toplu Sözleşme görüşmeleri ile ilgili bir basın toplantısı düzenlendi. KESK Eskişehir Şubeler Platformu adına açıklamayı yapan ESM Eskişehir İl Temsilcisi Gökhan Soysal şu ifadelere yer verdi; ''Değerli Basın emekçileri, Kamu İşveren Heyeti yani mevcut iktidar 2026-2027 yıllarını kapsayan, “Kamu Görevlilerinin Geneline İlişkin” teklifini nihayet açıkladı. Kamu İşveren Heyeti başkanı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından açıklanan teklife göre kamu emekçilerinin ve kamu emekçisi emeklilerinin maaşlarında: 2026 İlk altı ay yüzde 10, ikinci altı ay yüzde 6, 2027 ilk altı ay yüzde 4, İkinci altı ay yüzde 4 teklif edilmiştir. İktidar 4 milyon kamu emekçisine, 2,5 milyon emekliye, aileleri ile 25 milyonluk devasa bir kitleye bir artış değil sefalet, yoksulluk, güvencesizlik teklif etmiştir. Belli ki bir kez daha ölümü gösterip sıtmaya razı etmek istiyorlar. Ve belli ki geride bıraktığımız 7 dönemde olduğu gibi iktidarın senaryosunu yazdığı oyunda başrolde oynayan konfederasyon önce itiraz edecek, bir ihtimal taban tepkisini bloke etmek için geçen dönemde olduğu gibi noter vazifesi gören hakem heyetine gidecek ve hakem heyeti eliyle iktidarın teklifi büyük oranda kabul edilecek. Böylece hem iktidar hem yandaş konfederasyon tepkileri minimalize ederek iki yıl daha kamu emekçileri ve emeklilerini açlık ve sefalete mahkûm edecekler. Bu masadan bizler lehinde bir şey çıkmayacağını öngörmek için kâhin olmaya gerek yok. Sadece son iki dönemde yaşananlar dahi nasıl bir sonla karşılaşacağımızı görmek için yeterlidir. Bakmayın siz yandaşın 2026 yılı için %88, 2027 yılı için %46 zam istediğine, sonuçta hangi teklifin altına imza atacaklar ya da hakem eliyle hangi artışa razı olacaklar ona bakın. 2012 yılından bugüne; 7 dönem boyunca kamu emekçilerinin genelinin temel talepleri olan Ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması, gelir vergisi adaletsizliğinin giderilmesi, ek gösterge adaletsizliğinin giderilmesi, 3600 ek göstergenin 1. Derecedeki tüm kamu emekçilerine verilmesi, mesai ücretlerinin, harcırahların artırılması, angarya çalışmaya son verilmesi, kamuda işe almada ve görevde yükselmede mülakatın kaldırılması, kira, kreş, giyim, ulaşım, yemek yardımları başlıklarında hemen hemen hiçbir adım atılmadı. Dolayısıyla iktidarın bugün yaptığı teklifin sürecin sonunda en fazla bir iki puanlık artışla aynen kabul edileceği bizim açımızdan nettir. Kamu İşvereni heyeti bu teklifiyle kamu emekçileri ile ve mevcut aylıkları yoksulluk sınırının dörtte birine denk gelen emeklilerle dalga geçmeye devam edeceğini ilan etmiştir. Dolayısıyla hiç kimsenin bu teklife bir değer yükleme çabasına girmeye, “maaş artışlarının üzerine bir, iki puan ilave edilirse çözülür” yaklaşımı sergilemeye, kamu emekçilerinden gizli kapalı kapılar ardında pazarlıklar yürütmeye, kamu emekçilerinin temel hiçbir sorununu çözmeyen teklifleri kabul etmeye hakkı yoktur. Çalışma Bakanı aklımızla alay edercesine “müzakerelerimizin tüm tarafları memnun edecek şekilde uzlaşmayla sonuçlanacağını ümit ediyorum” diyor. 7 dönemdir yaptıkları uzlaşmanın sonuçları ortada iken yeni bir uzlaşmanın daha fazla sefalet ve yoksulluk olacağı çok açıktır. Bu teklifle uzlaşma değil ancak ve ancak mücadele edilir. Masadaki konfederasyon ve sendikalar, eğer kamu emekçilerinin, emeklilerin ortak hak ve çıkarlarını savunmak istiyorsanız yapacağınız şey bellidir. Yıllardır kamu emekçilerinin en temel sorunları olan; İnsanca yaşamaya yetecek ücret,Güvenceli istihdam,İlave seyyanen ödenek tutarının çalışanların taban aylığına, mevcut emeklilerin aylıklarına yansıtılması,Gelir vergisi adaletsizliğinin, ek gösterge adaletsizliğinin giderilmesi,Mülakatın kaldırılması Başlıklarını görmeyen, milyonlarca kamu emekçisi ve emeklisi ile dalga geçen tekliflerin altına imza koymayın. Aksi takdirde hepimiz kaybetmeye devam edeceğiz. Sizler ise tarihe büyük büyük laflar edip bu kayıpların altına imza koyanlar olarak geçeceksiniz. Biz KESK olarak her zaman olduğu gibi bugün de kamu emekçilerinin, emeklilerin ortak hak ve çıkarlarını savunmak için üzerimize düşen görev ve sorumluluğun gereğini yerine getirmeye hazırız. Bunun için yetkinin asıl sahipleri olan sendikalı, sendikasız tüm kamu emekçilerini; İnsanca Yaşamaya Yetecek Bir Ücret, Güvenceli İstihdam- Güvenli Gelecek, Demokratik- Adil Bir Çalışma Yaşamı, Halktan Yana Bir Kamu Hizmeti ve tüm taleplerin hayat bulması için Gerçek Bir Toplu Pazarlık Hakkı için birlikte mücadele etmeye, yeni bir satış sözleşmesine izin vermemek için seslerini yükseltmeye çağırıyoruz.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.