SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tmsf

Porsuk Haber Ajansı - Tmsf haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tmsf haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’li Çakırözer: “Seçim Zamanı İşçilere Söz Verenler Şimdi Nerede?” Haber

CHP’li Çakırözer: “Seçim Zamanı İşçilere Söz Verenler Şimdi Nerede?”

Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinde SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen ücret ve tazminatları için Bağımsız Maden İş Sendikası öncülüğünde Ankara’ya yürüyüş başlattı. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, yürüyüşün 5’inci gününde Ayaş’ta işçileri ziyaret ederek, dayanışma gösterdi. Çakırözer, “Seçim zamanı dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Bakanı geldi işçilere sözler verdi! Yıllar geçti emekçiler aylardır maaşını alamıyor, tazminat hakları ödenmedi. Çalışan işçilere rızaları dışında ücretsiz izin dayatıldı! Sendikal mücadeleye öncülük ettikleri için işçiler işten çıkarıldı! Hakları için Eskişehir’den Ankara’ya yürüyüş başlatan maden emekçilerimize selam olsun! Madenciler haklarını alana kadar dayanışmayla yanlarındayız!” dedi. İşçiler, “İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız!” sloganlarıyla haklarını almak için direnişi sürdüreceklerini vurguladı. ESKİŞEHİR’DEN ANKARA’YA YÜRÜYORLAR Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde Yıldızlar SSS Holdinge bağlı Doruk Madencilikte çalışan yaklaşık 150 işçi, sendikaları Bağımsız Maden-İş ile eylemlerine devam ediyor. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Doruk Madencilik işçilerinin haklarını almak için Ankara’ya başlattıkları yürüyüşe destek verdi. Direnişin beşinci gününde Ayaş’ta işçilerin yürüyüşüne destek veren CHP’li Çakırözer, “Eskişehir Mihalıççık’tan Beypazarı’na, Beypazarı’ndan Ayaş’a, oradan başkent Ankara’ya yürüyen maden işçilerimize bizden selam olsun. Bağımsız Maden-İş Sendikası başkanı, yöneticileri, üyeleri, arkadaşlarımız haklarını aramak için kilometrelerce, günlerdir yürüyorlar. Bugün dayanışma için onlarla yürüyoruz. Bu mesele, yılan hikayesine dönen bir mesele ama özünde işçinin hakkını gasp etme meselesi. Çok haklı bir şekilde bu sendika, yüzlerce işçinin yıllardır gasp edilen hakkını aramak için yollara düştü” dedi. “SÖZ VERENLER ŞİMDİ NEREDE?” 2023 yılındaki seçim döneminde dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın santrale gelip sözler verdiğini hatırlatan Çakırözer, şunları söyledi: “Bu şirket TMSF’deydi. Şimdiki şirkete devredilirken ‘Merak etmeyin, işçilerin hiçbir hakkı kalmayacak’ denildi. ‘Mağdur edilmeyeceksiniz’ denildi. Bunlar kayıtlarda var. Ama aradan geçen sürede işçiler mağdur olmaya devam ettiler. Ödenmeyen maaşlar, alınmayan tazminatlar, haksız işten çıkarılan işçiler! Şimdi haklarını almak için kilometrelerce yürüyorlar. Biz de yanlarındayız. Ankara’ya geldiklerinde de yanlarında olacağız. Ama asıl onlara söz veren, ‘Merak etmeyin hakkınız yenmeyecek, mağdur olmayacaksınız’ diyenler bakalım ne yapacaklar? Yani bu şirket TMSF’den devredilirken tanıdıklara, bu işçinin hakkını hukukunu yok sayanlar bakalım şimdi ne yapacak?” “İŞÇİLER HAKLARINI ALANA DEK YANLARINDAYIZ” “Biz sonuna kadar arkadaşlarımızın yanındayız. İşçimizin alın terinin karşılığı olan, gasp edilen haklarının bir an önce onlara iadesi için, sendikal haklarını da özgür bir şekilde sonuna kadar kullanabilmeleri için yanlarında olmaya devam edeceğiz. Herkesi Bağımsız Maden İş Sendikasının tarihi yürüyüşüne destek vermeye, Doruk Madencilik emekçileriyle dayanışmaya çağırıyoruz.” “BURAYI SADECE 150 İŞÇİ SANMAYIN” Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, “5 gündür yollardayız. Bu yürüyüş bizim ekmek kavgamız, dayanışma kavgamız. 140 işçi kanunsuzca ücretsiz izinde. 5 aydır bu işçiler maaşını alamamış. 7 arkadaşımız usulsüzce işten atıldı. Bu işçi emekli olmuş, geriye dönük özlük haklarını alamamış. Bu işçiler nereye gitsin, ne yapsın? Bu kavga büyük kavga, bu kavga Türkiye’nin geleceği için. Burayı sadece 150 işçi sanmayın. Bu kavga 150 bin madencinin, bu Türkiye’deki işçi sınıfının mücadelesi. Sözler verildi tutulmadı. Biz bu işçilerin kıdem, ihbar, geriye dönük özlük haklarını almadan geriye dönmeyeceğiz” dedi. “TMSF’Yİ, BAKANLIKLARI, TBMM’Yİ SORUMLU OLARAK GÖRÜYORUZ” “Biz TMSF, KİAŞ, Enerji Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı ile TBMM’yi sorumlu olarak görüyoruz” diyen Bağımsız Maden İş Sendikası örgütlenme uzmanı Başaran Aksu da “O sorumluluğun altını çizmek için adım adım yürüyerek Ankara’ya varmayı düşünüyoruz. Memleketin dört bir yanındaki işçiler, emekçiler, çiftçiler açısından durum bu aslında. Bu sürdürülebilir bir şey değil. Emekçiler hakkını alana dek mücadelemizi sürdüreceğiz” çağrısını yaptı. “AYLARDIR MAAŞ YOK, NASIL GEÇİNİYORUZ DİYE KİMSE SORMADI” Şirket TMSF’den devredilirken kendilerine sözler verildiğini söyleyen, maden işçisi Kamil Tanrıseven, “15 yıldır Doruk Madencilik’te çalışıyorum. İçeride üç aylık maaşım var. 3 aydır kimse bu insanlar nasıl geçiniyor, bu ev nasıl dönüyor diye kimse sormadık. Herkes söz verdi gitti. Söz verenleri buraya bekliyoruz” dedi. “SADAKA DEĞİL, HAKKIMIZI İSTİYORUZ” 2012’den bu yana madende çalışan Murat Keskin, “5 gündür direnişteyiz. 6 aylık maaşım içeride. Herkesin farklı farklı mağduriyeti var. Kimisi çocuğunun okul masrafını ödeyemiyor, kimisi kirasını veremiyor. Bize verilen sözlerin tutulmasını bekliyoruz. Tazminatlarımız, içerideki maaşlarımız, sendikal haklarımız… Biz sadaka istemiyoruz, biz sadece çalıştığımızın, hak ettiğimizin karşılığını istiyoruz” diye konuştu.

CHP'li Süllü Mihalıççık’ta Madencilik İşçilerinin Sorunlarını Dinledi Haber

CHP'li Süllü Mihalıççık’ta Madencilik İşçilerinin Sorunlarını Dinledi

CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Mihalıççık ilçesinde faaliyet gösteren Doruk Madencilik emekçileri ve sendika temsilcileri ile görüşerek yaşadıkları mağduriyetleri Meclis gündemine taşıdı. Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’ndan (TMSF) Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik Şirketi’ne tüm işçi alacaklarıyla devredilen Yunus Emre Termik Santrali ve kömür madeninde emekçilerin yaşadığı sorunlarının yıllardır hâlâ çözülemeyişine sert tepki gösteren Süllü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM’ye soru önergeleri sundu. Emekçinin Alın Teri Gasp Ediliyor! Jale Nur Süllü, 2008 yılında Naksan Holding’e bağlı Adularya Enerji tarafından işletmeye açılan linyit madeni ve termik santralin 2016 yılında FETÖ soruşturmaları kapsamında kayyım atanarak 2022’ye dek TMSF döneminde emekçilerin haklarında yaşanan sorunların rödavans sözleşmesi ile Doruk Madencilik’e devredildikten sonra artarak sürdüğünü söyledi. İşçilerin yaşadığı mağduriyetler hakkında Bağımsız Maden-İş Sendikası yetkilileri ve Mihallıççık’ta yaşayan Doruk Madencilik çalışanlarından bilgi alan Süllü, emekçilerin yaşadığı hak kayıplarına dikkat çekti. İşçiler yaşadıkları mağduriyeti özetlerken, “Emekli olanlar emeklilik ikramiyelerini, işten ayrılanlar kıdem tazminatlarını alamıyor. Maaşlar aylarca ödenmiyor. Maaşlar düşürüldü, sigorta primleri eksik yatırıldı,” diyerek tepki gösteriyor. Haklarını talep ettikleri için işten çıkarıldıklarını ve ücretsiz izne zorlandıklarını; içeride 2-3 maaşlarının tutulduğunu ifade ediyorlar. Ayrıca plakasız servislerle taşınma, hijyenik olmayan ortamlarda yemek hizmeti, eksik ekipmanla zorlu çalışma koşullardan da yakınan işçiler, borç batağı içinde çok zor durumda olduklarını anlatıyorlar. Adalete başvuranların sonuç elde edemediğini, muhatap bulamadıklarını, hak kazananların ise şirket devirleri ile alacaklarını tahsil edemediğinden şikâyet ediyorlar.” Siyasi Şov Boş Çıktı Süllü, kendisine aktarılanlar sonrasında “Anlaşılan o ki, çalışanların devir öncesi tüm haklarını alacağı yönünde verilen sözler tutulmadığı gibi, işçi eylemlerini sonlandırmak için şirket yetkililerinin vaatleri yerine gelmemiş; iktidar mensuplarının şovları da boş çıkmış. Üstelik, bu mağduriyetler sadece Yunus Emre Termik Santralinde değil, firmanın ülkemizin çeşitli yerlerinde ihaleyle devir aldıkları tüm işletmelerde yaşanıyormuş. Anlatılanlardan anlaşıldığı üzere, şirket iktidar gücünü arkasına almış; çalışanın emeğini gasp etmeyi kendinde hak görüyor” dedi. İktidara Çağrı: Bakanlık Sorumluluk, İşçiler Haklarını Almalı Emekçinin alın terinin gasp edilemeyeceğini ve çaresiz bırakılamayacağını söyleyen Süllü, yaşanan mağduriyetin sorumlusunun işverene göz yuman kamu idareleri olduğuna dikkat çekerek “İşçiye ödenmeyen maaş, ihmal edilen denetim emek sömürüsü ve hukuksuzluğun simgesidir” vurgusu yaptı. TBMM’ye sunduğu soru önergelerinde Süllü, ödenmeyen ücretler ve tazminatlarla ilgili şikâyet sayısının, yapılan denetimlerin ve sorumluların tespit edilmesini talep etti. “Kamunun sessizliği işçilerin sorunlarını büyütüyor. Bu hukuksuzluğa göz yummak mümkün değil” diyerek mağduriyetlerin giderilmesi iktidara da çağrıda bulunan Süllü, “Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesi, yalnızca Mihalıççık’ı değil; Türkiye genelindeki on binlerce işçiyi ilgilendiriyor. Bu gasp son bulmalı, Bakanlıklar sorumluluğu; işçiler haklarını almalıdır” dedi.

Türkiye’nin En Büyük Medya Patronu TMSF Oldu! Haber

Türkiye’nin En Büyük Medya Patronu TMSF Oldu!

TBMM’de medya kuruluşlarına kayyum operasyonlarına ilişkin konuşan CHP’nin gazeteci kökenli milletvekillerinden Utku Çakırözer, “Türkiye’nin en büyük medya patronu iktidar, TMSF olmuş durumda! Hukuksuz kayyumlarla amacınız Türkiye’de basın özgürlüğünü, çok sesliliği ve halkın gerçekleri öğrenme hakkını engellemek! Basın kuruluşlarına kayyum atayarak hem halkın haber alma hakkını hem kanalları yok ediyor hem de gazetecileri işsiz bırakıyorsunuz!” dedi. Çakırözer, kayyum atamalarına son verilmesi ve TELE 1 televizyonun çalışanlarına, izleyicilerine teslim edilmesi çağırısı yaptı. “HUKUKSUZCA TELEVİZYON KANALLARINA ÇÖKME OPERASYONU” CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer Tele 1 TV’ye kayyum atanmasının ardından Türkiye’de basın kuruluşlarına kayyum operasyonlarını Meclis gündemine taşıdı. TBMM’de konuşan Çakırözer, TELE 1 televizyonu başta olmak kanalara kayyum atamalarının halkın haber alma hakkını, basın kuruluşlarını yok ettiğini ve gazetecileri işsiz bıraktığını söyleyerek, kayyum uygulamalarından vazgeçilmesi çağrısı yaptı. “Bugün iktidar resmen televizyon kanallarına çökmüş durumda” diyen Çakırözer, “Çökmüş diyorum çünkü tamamen hukuksuzluk var ortada. 15,5 milyon kişinin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nu özgür bırakmamak için yeni bir casusluk davası oluşturdunuz! Tele1 Genel yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ve Necati Özkan'ı da bu dosyaya eklediniz! Ne İmamoğlu’na ne Özkan’a ne de meslektaşımız Merdan Yanardağ’a bu çamur yapışmaz” diye konuştu. “ELİNİZİ VİCDANINIZA KOYUN DA DÜŞÜNÜN!” Ortada mahkeme kararı dahi yokken, Merdan Yanardağ gözaltındayken kanala kayyum atandığına dikkat çeken Çakırözer, “Siz ne yaptığınızın farkında mısınız? Ortada mahkeme kararı yok, bırakın kararı Merdan Yanardağ hakim karşısına dahi çıkmamış. Daha gözaltında iken kalkıp, milyonların izlediği Tele 1’e kayyum atadınız! Merdan Yanardağ kanalın sahibi değil! İşte CNN’de ya da Sabah’ta ya da Yenişafak’ta genel yayın yönetmeni ya da başyazar hakkında bir soruşturma var diye el konmaya kalksa ne dersiniz? Elinizi vicdanınıza koyun bir düşünün yapılan hukuk dışı bir yöntemle televizyon kanalına çökmektir! Benzer biçimde Flash TV’yi Halk TV almasın diye el koydunuz. Ama sonunda hem değerinin altına sattınız hem de 150 basın emekçisini işsiz bıraktınız” dedi. “TMSF EN BÜYÜK MEDYA PATRONU OLDU!” “Türkiye’nin en büyük medya patronu bu iktidar, TMSF olmuş durumda” diyen Çakırözer şöyle konuştu: “Habertürk, Show TV, HT spor, Bloomberg HT medya kuruluşlarına kayyum atadınız. Madem yeni patronları hakkında aylardır yıllardır süren soruşturma vardı niye koskoca medya grubunu sattırdınız o zaman! Ciner Holding’den Can Holding’e satış sırasında bu devletin Masak’ı bu devletin istihbaratı yok muydu? Niye bile bile aldırdınız ve sonra da el koydunuz! Adam hakim karşısında ‘Devlet büyüklerinin yönlendirmesiyle aldım. Yönetimi onların yönlendirmesi ve onayıyla kurdum’ dediğinde niye çıkıp bir şey söyleyemiyorsunuz?” “HEM YOK EDİYORSUNUZ HEM İŞSİZ BIRAKIYORSUNUZ!” Medya kuruluşlarına yapılan operasyonların amacının Türkiye’de basın özgürlüğünü, çok sesliliği ve halkın gerçekleri öğrenme hakkını engellemek olduğunu belirten Çakırözer, medya kuruluşlarına kayyum uygulamalarının hem halkın haber alma hakkını hem de yayın kuruluşlarını yok ettiğini ve yüzlerce gazeteciyi işsiz, güvencesiz bıraktığını söyledi. “HABERİ, GERÇEKLERİ KARARTIYORSUNUZ!” Çakırözer TBMM Genel Kurulu’nda ekim ayında ifade ve basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlalleri de sıralayarak, şöyle konuştu: “Türkiye’de gazeteciler ya öldürülerek ya da zindana konarak susturuluyor! İşte ranta, talana karşı cesurca kalemiyle belgeseliyle mücadele veren Hakan Tosun. İstanbul’un ortasında darp edilerek öldürüldü. Ailesi bizler hala soruyoruz? Kim neden öldürdü? Milyonların izlediği gazeteci Fatih Altaylı 135 gündür hukuksuzca tutuklu! Yarattığınız baskı nedeniyle derin bir sessizliğe gömülmüş durumda! Furkan Karabay, Perihan Erkılınç tutkuyla, heyecanla görevini yapan gencecik gazeteciler mesleklerini yaptıkları için aylardır zindandalar. Ekim ayında 60 gazeteci haberi için hakim karşısındaydı. Her ay böyle! T24 muhabiri Asuman Aranca, üç ödüllü haberi nedeniyle hapis cezası aldı. Haberin haberini yapan Birgün Gazetesi yöneticileri cezalandırıldı. Gazeteciler saldırı, tehdit ve engellememelere rağmen habercilik mücadelesi veriyor ! Amaç ne? Bu topluma haberin, gerçeklerin ulaşmasını engellemek! Gazeteciler, basın kuruluşları gerçekleri haber yapıp, iftiraları hakikatle çürüttükleri için 19 Mart darbecilerinin hedefindeler! Buradan bir kez daha hatırlatmak isterim ki: Herkesin bildiği Merdan Yanardağ’dan, Necati Özkan’dan ve milyonların teveccühünü kazanmış Ekrem İmamoğlu’ndan casus çıkmaz! Casus arayanlar: Önce dönüp aynaya baksınlar!”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.