SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tmo

Porsuk Haber Ajansı - Tmo haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tmo haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çiftçi Bu Yıl Arpa ve Buğday Değil, Zarar Hasat Ediyor! Haber

Çiftçi Bu Yıl Arpa ve Buğday Değil, Zarar Hasat Ediyor!

Eskişehirli Genç Rençberler Sözcüsü Burak Kuşan, TMO tarafından açıklanan hububat alım fiyatlarına sert tepki göstererek, artan maliyetler karşısında çiftçinin cezalandırıldığını belirtti. Kuşan, "Çiftçi sadaka değil, emeğinin gerçek değerini istiyor" dedi. Eskişehir’de bir araya gelen genç çiftçiler, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan arpa ve buğday alım fiyatlarına karşı kitlesel bir basın açıklaması düzenledi. Eskişehirli Genç Rençberler adına konuşan Sözcü Burak Kuşan, tarımdaki yüksek maliyet artışları ile açıklanan düşük fiyatlar arasındaki uçuruma dikkat çekerek, izlenen politikaların üreticiyi iflasın eşiğine getirdiğini savundu. İşte Eskişehirli üreticilerin tarım politikalarına ve hububat fiyatlarına yönelik çarpıcı itirazları: "Enflasyon Yüzde 32, Ürüne Verilen Artış Yüzde 16" Konuşmasında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri ile piyasa gerçekleri arasındaki çelişkiyi vurgulayan Burak Kuşan, maliyetlerin altında ezildiklerini ifade etti. Yıllık enflasyonun resmi rakamlarla bile yüzde 32 seviyesinde olduğunu hatırlatan Kuşan, şu verileri paylaştı: "TMO tarafından açıklanan alım fiyatlarında arpaya yaklaşık yüzde 16, buğdaya ise yaklaşık yüzde 22 oranında artış verilmiştir. Buna karşın çiftçinin kullandığı gübre, mazot, tohum, ilaç, işçilik ve enerji maliyetleri geçen yıla göre yüzde 50’nin üzerinde artmıştır. Maliyeti yüzde 50 artan çiftçi, ürününe verilen yüzde 16-22’lik artışla nasıl ayakta kalacaktır?" "Yüksek Rekolte Çiftçinin Suçu Değil, Başarısıdır" Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan yapılan "yağışlar iyi gitti, rekolte yüksek, fiyatlar bu yüzden böyle belirlendi" yönündeki açıklamalara da değinen Kuşan, desteklemelerin artırılacağı vaadinin sahada karşılığı olmadığını söyledi. "Çiftçi destek adı altında verilen kaynaklarla ayakta kalmak istemiyor. Çiftçi sadaka istemiyor" diyen Kuşan, yüksek rekoltenin bir ceza gerekçesi yapılamayacağını belirterek, "Eğer yüksek rekolte gerekçe gösterilerek fiyatlar baskılanacaksa, çiftçiye verilen mesaj şudur: ‘Üret ama kazanma.’ Biz bu anlayışı kabul etmiyoruz. Çünkü yüksek rekolte çiftçinin suçu değil, başarısıdır. Üretimin fazla olması çiftçinin cezalandırılmasının değil, ödüllendirilmesinin gerekçesi olmalıdır" ifadelerini kullandı. TMO Açıklamasından Sonra Borsada Fiyatlar Çakıldı Fiyat politikasının piyasayı regüle etmek yerine serbest piyasayı da aşağı çektiğini iddia eden Genç Rençberler Sözcüsü, Eskişehir Ticaret Borsası'ndaki güncel durumu şu rakamlarla özetledi: TMO Öncesi Dönem: Buğday 16 TL, arpa 14 TL seviyelerindeydi. TMO Sonrası Dönem: Eskişehir Ticaret Borsasında buğday 13,5 TL’ye, arpa ise 11 TL seviyelerine kadar geriledi. Yaşanan bu düşüşün ardından "Bu fiyatlar kimin lehine çalışmaktadır?" sorusunu yönelten Kuşan, mevcut tablonun üreticiyi değil, sadece sanayiciyi koruduğu yönünde güçlü bir algı yarattığını savundu. Sanayicinin kazanmasına karşı olmadıklarını ancak zincirin ilk halkası olan çiftçi zarar ederken tarımın sürdürülebilir olamayacağını hatırlattı. Hedef Kamu Çalışanları Değil, Fiyat Politikaları Gerçekleştirilen eylemin yereldeki TMO çalışanlarına yönelik olmadığının altını özenle çizen Kuşan, Eskişehir TMO Başmüdürlüğü personeline ve yöneticilerine üretici odaklı, özverili ve çözümcü yaklaşımlarından dolayı teşekkür etti. Tepkilerinin doğrudan sisteme ve politikalara olduğunu belirterek sözlerini şöyle noktaladı: "Bizim itirazımız sahada görev yapan kamu çalışanlarına değil, çiftçinin beklentilerini karşılamayan fiyat politikalarınadır. Çiftçi artık ayakta kalmakta zorlanıyor, üretirken kazanamıyor ve geleceğini göremiyor. Yetkililere sesleniyoruz: Çiftçinin sesini duyun, maliyetleri görün. Çiftçi bu yıl arpa ve buğday değil, zarar hasat ediyor."

İl Başkanı Ölce’den TMO Tarafından Açıklanan Fiyatlara Tepki Haber

İl Başkanı Ölce’den TMO Tarafından Açıklanan Fiyatlara Tepki

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan buğday ve arpa alım fiyatlarını eleştirdi. Çiftçinin maliyetler altında ezildiğini belirten Ölce, "Açıklanan rakamlar üreticiyi hüsrana uğrattı, üreticinin içi kan ağlıyor" dedi. ​Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, yaptığı yazılı açıklamada ton başına buğday için 16 bin 500 lira, arpa için ise 12 bin 750 lira olarak belirlenen fiyatların, artan girdi maliyetlerini karşılamaktan uzak olduğunu vurguladı. Ölce yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan buğday ve arpa alım fiyatları, çiftçinin beklentilerini karşılamaktan çok uzak kalmıştır. Ton başına 16 bin 500 lira buğday, 12 bin 750 lira arpa fiyatı açıklanmıştır. Desteklerle birlikte rakamların yükseldiği ifade edilse de üreticinin içi kan ağlıyor. Çiftçi bu sene 85-86 liraya kadar çıkan mazotla üretim yaptı. Gübre fiyatları geçen senenin çok çok üstünde. Tohum, ilaç, işçilik maliyetleri ortada dayanılmaz boyutlara ulaştı. Buna rağmen çiftçiye verilen fiyat, alın terinin karşılığı değil. Açıklanan 16 lira 50 kuruşluk fiyat, üreticiyi koruyan değil, üreticiyi hüsrana sürükleyen bir fiyattır. Buğdayın kilogram fiyatı en az 23-24 lira seviyesinde olmalıydı. Herkes biliyor. Çiftçi para kazanamıyor. Kazanan gübre bayisi, kazanan akaryakıt şirketleri, kazanan aracılar ve tüccarlar. Kaybeden ise toprağa emek veren çiftçi. Türkiye'nin dört bir yanında ekilmeyen tarlalar artmakta. İnsanlar maliyetleri karşılayamadıkları için üretimden çekilmekte. Bu tablo sadece çiftçinin değil, ülkenin gıda güvenliğinin de tehlikeye girdiğini göstermekte. Mustafa Kemal Atatürk, "Üreten köylü milletin efendisidir" demişti. Ülkemizde tarımda faaliyet gösteren insan sayısı her geçen yıl azalıyor. Tarımda çalışanların yaş ortalaması 60 yaşına ulamış durumda. Bu durum gençlerin tarıma ilgi göstermediğini gösteriyor. Gençler de 'tarımda para yok' deyip konuyu kapatıyorlar. Dönelim konumuza. Bu yıl yağışların iyi gitmesi nedeniyle üreticiler umutlanmıştı. Ancak açıklanan fiyatlar o umudu tuzla buz etti. Çiftçi ürününe değil, borcuna çalışır hale getirildi. Borcu olmayan çiftçi yok. Dünyanın gelişmiş ülkeleri üreticisini desteklerken, Türkiye'de üretici kaderine terk edilmekte. Anahtar Parti olarak bu duruma çok tepkiliyiz. Acilen tarımsal üretimi artıracak projeler hayata geçirilmelidir. Bir diğer önemli sorun ise yeraltı suyu uygulamaları. Edindiğimiz bilgilere göre Eskişehir'de kuyulara su saati zorunluluğu getirildi. Ancak üreticilerden alınan ücretlere rağmen kartların halen teslim edilmediği ifade edilmektedir. Mahsul su beklemekte. Önümüzdeki günlerde sorun çözülmezse ürünler kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Biz kaçak ve kontrolsüz su kullanımına karşıyız. Ancak üreticiyi mağdur eden, tarımı sekteye uğratan uygulamalara da karşıyız. Çiftçinin üretim yapabilmesi her zaman ön planda tutulmalıdır. Bugün ülkemizde siyasetin gündeminde mutlak butlan tartışmaları var. Anadolu'da ise çiftçinin gördüğü fiyatlar mutlak noksandır. Çiftçi siyaset değil, adil fiyat istiyor. Çiftçi ayrıcalık değil, emeğinin karşılığını istemekte. Anahtar Parti olarak üreticimizin yanında olmaya, bu adaletsizliğin karşısında durmaya devam edeceğiz. Çünkü çiftçi ayakta kalırsa Türkiye ayakta kalır."

CHP'li Çakırözer: "Üreten Çiftçi Olmazsa Türkiye Olmaz!" Haber

CHP'li Çakırözer: "Üreten Çiftçi Olmazsa Türkiye Olmaz!"

TBMM’de Toprak Koruma Kanunu ile ilgili kanun teklifi görüşmelerinde konuşan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TMO’nun açıkladığı hububat alım fiyatlarına tepki göstererek, “Geçen yıla göre yüzde 15, yüzde 20 artış ne demektir? Çiftçimize ihanet demektir. Mazot yüzde 50, gübre yüzde 70, elektrik yüzde 100 artmış. Üreten çiftçi olmazsa üreten Türkiye olamaz! Buğdaya kilo başına en az 20-22 lira verilmelidir” dedi. Çakırözer, kanundaki düzenlemeler ile pancar çiftçisine yeni cezaların getirilmesini de eleştirerek, “ ‘Sözleşme yapmadan şeker pancarı ekenlere para cezası uygulanacak’ diyorsunuz. Ekimi, üretimi teşvik etmeniz gerekirken toprağa tohum atan, çiftçiye ceza kesmeyi kanun diye önümüze getiriyorsunuz! Ayıptır, ayıp!” diye konuştu. “ÇİFTÇİ BU FİYATLA TOPRAĞINI NASIL EKECEK?” TBMM’de görüşülen “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” tartışmalara neden oldu. Kanun görüşmelerinde söz alan muhalefet milletvekilleri Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) açıkladığı hububat alım fiyatlarından şeker pancarı üreticilerine yönelik cezalara tepki gösterirken, AKP’nin tarım politikalarını eleştirdi. AKP’nin üretici, çiftçi yerine ithalatı desteklediğini belirten CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TMO'nun buğday için kilogram başına 16,5 lira, arpa için ise 12,75 lira fiyat açıklamasını çiftçileri mağdur ettiğini söyledi. Çakırözer, “Geçen yıla göre yüzde 15, yüzde 20 artış ne demektir? Çiftçimize ihanet demektir. Mazot yüzde 50, gübre yüzde 70, elektrik yüzde 100 artmış. Çiftçi bu fiyatlarla nasıl eksin, nasıl üretsin? Ürettiği 1 kilo buğdayı satıp 1 ekmek alamıyor. Bu insafsızlık değil de nedir?" dedi. “BUĞDAYA EN AZ 22 LİRA AÇIKLAYIN” TMO'nun ödemeleri 45 gün sonra yapacağını açıklamasına da tepki gösteren Çakırözer, borç ve faiz yükü altındaki üreticinin bu süreyi bekleyecek gücü olmadığını söyledi. Çakırözer, “Borç ve faiz yükü altındaki üretici kırk beş gün nasıl bekleyecek? Mazotçu, gübreci bekliyor mu? Banka faizi bekliyor mu? Hayır. O zaman ne yapıyor çiftçi? Direkt tüccara ucuza satmak zorunda kalıyor, emeğinin karşılığını ne yazık ki alamıyor. Üreten çiftçi olmazsa üreten Türkiye olamaz. Çiftçimiz de biz de bu alım fiyatlarını kabul etmiyoruz. Buğdaya kilo başına en az 20-22 lira verilmelidir” diye konuştu. “ÇİFTÇİYE DESTEK DEĞİL CEZA VAR!” Kanunda yapılan düzenleme ile pancar üreticilerine yeni cezalar getirildiğine dikkat çeken Çakırözer, şeker pancar üreticisinin şirketlerin inisiyatifine bırakıldığını söyledi. Çakırözer şunları söyledi: “Bu kanunda da işte aynı, çiftçiyi yok sayan zihniyet var. Mazot, gübre, sulama, elektrik, banka faizi dertlerinin hiçbirine bir çare, bir destek yok! Varsa, yoksa ceza var. İşte, pancar üreticileriyle ilgili maddeler: Çiftçi fabrikalarla sözleşmeye zorlanıyor. Kaderi tamamen sözleşme yapacağı şirketin iki dudağı arasına bırakılıyor. Bu kanuna göre bu şirketler iç piyasadan alım yapmazsa, çiftçiyle sözleşme imzalamazsa ne olacak, burada bunun yanıtı yok. Daha da acısı, ‘Sözleşme yapmadan şeker pancarı ekenlere para cezası uygulanacak’ diyorsunuz. Siz ekimi, üretimi teşvik etmeniz gerekirken toprağa tohum atan, çiftçiye ceza kesmeyi kanun diye önümüze getiriyorsunuz, ayıptır, ayıp! Pancar çiftçisi gururumuzdur. Türkiye üretimde dünya 5'incisidir ama AKP'nin yanlış politikaları nedeniyle şeker ithal eder hale gelmiş durumdayız. Şimdi, bu cezalarla üreticiyi küstürdüğünüzde bu tablo daha da vahim hale gelecek.” “GİRDİ MALİYETLERİNİ DÜŞÜRÜN” “Pancar çiftçisinin bu Meclisten beklediği şirketlerin sopası olan düzenlemeler değildir” diyen Çakırözer, çiftçilerin Meclis’ten beklentilerini sıralayarak, “Girdi maliyetlerinin düşürülmesi, çiftçiye alım garantisi verilmesi, alım fiyatının önceden açıklanması, polar ölçümlerinden kaynaklı mağduriyetlerin giderilmesi en temel beklentilerdir. Eli nasırlı çiftçimiz sizden yaptırımlar, cezalar değil, hakkı olan tarımsal destekleri ve adil bir alım fiyatını istemektedir ama siz bu akıl dışı politikalarınızla çiftçiyi daha da küstürüyor, üretimden koparıyorsunuz” dedi. “SUÇU VATANDAŞA ATARAK GERÇEKLERİ GİZLEYEMEZSİNİZ!” Çakırözer, kanun teklifindeki hobi bahçeleri ile ilgili düzenlemelere de dikkat çekerek, “Binlerce insan sizleri, bizleri aramakta. Siz bir karış toprağında nefes almaya, üretim yapmaya çalışan vatandaş ile tarım arazisini parsel parsel parçalayıp 20 tane, 30 tane, 40 tane ev yapan, havuzlu villa dikenleri aynı kefeye koymaktasınız. Koca koca tarım alanlarını talan edenlere ses çıkarmayacaksınız, sonra geleceksiniz, tüm suçu dişinden tırnağından artırdığıyla üretim yapan vatandaşa, hobi bahçelerine yıkıp gerçek sorumluluğunuzu gizleyeceksiniz” dedi. “ÜRETENLE TARIM ARAZİLERİNİ PARSELLEYEN RANTÇILARI AYIRIN” Hobi bahçeleri ile ilgili düzenlemede, “Öncelikle yapılması gereken, bu alanların ne amaçla kullanıldığının gerçekçi tespitidir! Bir karış bahçesinde nefes alan gerçek bahçe dostu, toprak dostu, tarım dostu ile tarım arazilerini parselleyip satan rantçıları birbirinden ayırmaktır!” diyen Çakırözer şunları söyledi: “Valiliklerin, mülki idarelerin verdiği izin belgeleriyle yasal yollardan elektrik, su bağlatmış vatandaşı bugün belediyelerle karşı karşıya getirmek istiyorsunuz, yaptırım diye belediyelerin kaynaklarını çökmek istiyorsunuz. Elinizde kanun da yetki de vardı, altı yıldır bu çarpıklığa niye göz yumdunuz, neden denetlemediniz? Burada yapılması gereken vatandaş ile belediyeyi, vatandaş ile su idaresini, elektrik idaresini, doğal gaz idaresini çatıştırmak değildir. Öncelikle yapılması gereken, bu alanların ne amaçla kullanıldığının gerçekçi tespitidir, bir karış bahçesinde nefes alan gerçek bahçe dostu, toprak dostu, tarım dostu ile tarım arazilerini parselleyip satan rantçıları birbirinden ayırmaktır. Bu yapılmadan atılacak her adım daha büyük adaletsizliklere yol açacaktır.”

TMO 2026 Hububat Fiyatlarına İYİ Parti’den Sert Tepki Haber

TMO 2026 Hububat Fiyatlarına İYİ Parti’den Sert Tepki

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 2 Haziran 2026 tarihinde açıklanan hububat alım fiyatları, Eskişehir’de üreticiler arasında büyük bir hayal kırıklığına yol açtı. İYİ Parti Eskişehir Teşkilatı, maliyetlerin altında kalan fiyatlara tepki göstererek, çiftçinin üretimden kopmaya zorlandığını savundu. ​2026 yılı hasat dönemi için açıklanan buğdayda 16,5 TL, arpada ise 12,75 TL olan taban fiyatlar, girdi maliyetlerindeki fahiş artışlar karşısında üreticiyi korumaktan uzak kaldı. İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer ve İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan yaptıkları açıklamalarla tarım sektörünün içinde bulunduğu kritik tabloya dikkat çekti. ​Girdi Maliyetleri Katlandı, Çiftçi Zarara Sürüklendi ​Son bir yıl içerisinde tarımsal üretimde kullanılan kalemlerdeki fiyat artışları rekor seviyelere ulaştı. Mazot fiyatı 47 TL'den 67,50 TL'ye, tohum fiyatı 18,5 TL'den 30 TL'ye çıktı. Gübre maliyetleri de benzer şekilde artış göstererek üre gübresinin tonu 18.500 TL’den 32.500 TL’ye yükseldi. Tarımsal sulamada kullanılan elektriğin kilovatsaati ise 3,8 TL'den 4,4 TL'ye çıkarıldı. ​Bu tabloyu değerlendiren İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, açıklanan fiyatların çiftçinin emeğini karşılamadığını belirterek şunları söyledi: "Gerçekten dağ fare doğurdu. Yüksek rekolte bekleyen, geçmiş yılların zararını kapatmak isteyen çiftçimizin umutları bu fiyatlarla suya düşmüştür. Ortaya çıkan net sonuç zarardır. Çiftçimize adeta 'Artık üretme, bırak!' denilmektedir." ​Tarımda "Üreten Nüfus" Tehlikesi ​İYİ Parti yetkilileri, sadece fiyatların değil, sektörün demografik yapısının da alarm verdiğine dikkat çekti. TZOB verilerine göre, 2000'li yılların başında 7,1 milyon olan tarım sektörü nüfusunun 5,1 milyona gerilediğini vurgulayan Gürol Yer, çiftçilerin yaş ortalamasının 58,1 olduğunu ve üreticilerin %34'ünün 65 yaş ve üzerinde olduğunu hatırlattı. Bu durumun, Türkiye'nin gelecekte ciddi bir "üreten nüfus eksikliği" sorunuyla karşılaşacağının habercisi olduğu belirtildi. ​"Çiftçi Üretmezse Sofralar Boşalır" ​İYİ Parti TBMM Grubu'nun, üreticinin mağduriyetini gidermek amacıyla buğdayda kilogram başına en az 3,5 TL, arpada ise en az 2,5 TL fark ödemesi yapılması yönünde verdiği kanun teklifinin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildiğini hatırlatan İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, iktidarın tarım politikalarını eleştirdi. ​Ulucan, "Çiftçinin nefes almasını sağlayacak bu teklifin reddedilmesi, iktidarın üreticinin gerçek sorunlarına sırtını döndüğünün en açık göstergesidir. Söz konusu olan çiftçinin alın teri, emeği ve geçimi olduğunda iktidarın tercihi yine üreticiden yana olmamıştır. Unutulmamalıdır ki çiftçi üretmezse sofralar boşalır, üretici kazanmazsa ülke kaybeder. Biz, Türk çiftçisinin hakkını savunmaya ve iktidarın görmezden geldiği sorunları dile getirmeye kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. ​İYİ Parti teşkilatları, 2025 yılından kalan destekleme ödemelerinin yapılması ve 2026 için açıklanan 45 günlük ürün teslim bedeli ödeme süresinin kısaltılması için yetkililere çağrıda bulunarak, "Türk çiftçisi yalnız değildir" mesajı verdi.

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar'dan TMO Hububat Alım Fiyatlarına Tepki Haber

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar'dan TMO Hububat Alım Fiyatlarına Tepki

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatlarını yaptığı yazılı basın açıklamasıyla değerlendirdi. Başkan Bayraktar yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 2026 yılı hububat müdahale alım fiyatları açıklandı. Açıklanan fiyatlara göre, 2025 yılında prim hariç ton başına 13 bin 500 lira olarak belirlenen kırmızı/beyaz sert ekmeklik buğday ile makarnalık buğday alım fiyatı, 2026 yılında yüzde 22,22 oranında artırılarak ton başına 16 bin 500 liraya yükseltildi. Arpa alım fiyatı ise 2025 yılında prim hariç ton başına 11 bin lira iken, 2026 yılında yüzde 15,9 oranında artırılarak ton başına 12 bin 750 lira olarak açıklandı. Ancak açıklanan alım fiyatlarındaki artış oranları, 2026 yılı Nisan ayında yüzde 32,37 olarak gerçekleşen enflasyon oranının altında kaldı. Bu durum, üreticilerimizin artan girdi maliyetleri karşısında gelir kaybı yaşayacağını ortaya koyuyor. Ayrıca Birliğimize ve Ziraat Odalarımıza iletilen taleplerde de açıklanan fiyatın çiftçilerimizin beklentisini karşılamadığı görülüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği kapsamında üreticilere toplam dekara 979 lira 60 kuruş destek ödemesi yapılacağı belirtildi. Ortalama verim dikkate alındığında bu desteklerin ton başına yaklaşık 3 bin 14 lira olarak hesaplandığı görülüyor. 2026 yılında destek kalemleri şu şekilde belirlendi: Temel destek dekar başına 403 lira Planlı üretim desteği dekar başına 403 lira Sertifikalı tohum kullanım desteği dekar başına 173 lira 60 kuruş Bununla birlikte, tarla bitkilerinde verim kaybını önlemek amacıyla sertifikalı tohumun en az üç yılda bir yenilenmesi tavsiye ediliyor. Dolayısıyla her üretici her yıl sertifikalı tohum kullanmıyor ve sertifikalı tohum desteğinden düzenli olarak yararlanmıyor. Buğday ve arpa üreticisinin aldığı destek dekar başına temel ve planlı üretim desteği 806 liradır. Bu nedenle, açıklanan toplam destek tutarının tüm üreticiler açısından fiilen elde edilebilen bir gelir unsuru olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Üretimin sürdürülebilirliği, çiftçilerimizinn gelir güvencesinin sağlanması ve ülkemizin gıda arz güvenliğinin korunabilmesi için müdahale alım fiyatlarının üretim maliyetleri, enflasyon oranları ve çiftçilerimizin makul gelir beklentileri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi, kilogram başına 3 lira prim desteğinin verilmesi büyük önem taşıyor. Bu talebimizi de Tarım ve Orman Bakanlığına ilettik. Ayrıca, ürün bedellerinin 45 gün içerisinde ödeneceğinin açıklanması kabul edilebilir bir uygulama değildir. Çiftçilerimizin mazot, gübre, ilaç, tohum, işçilik ve kredi borçları hasatla birlikte kapıya dayanırken, üreticilerimizden parasını 45 gün beklemesi isteniyor ve üreticilerimiz emeğinin karşılığını zamanında alamıyor. Bu nedenle ürün bedelinin en az yüzde 50’si teslimat anında, kalan kısmı ise en geç 15 gün içerisinde üreticilerimizin hesabına yatırılmalıdır. Aksi halde yüksek enflasyon koşullarında 45 günlük bekleme süresi, açıklanan alım fiyatlarının reel değerini önemli ölçüde aşındıracak ve üreticilerimizin gelir kaybını daha da artıracaktır. Çiftçilerimiz sadece düşük fiyatla değil, geç ödeme nedeniyle de mağdur edilmemelidir.”

1 Kilo Buğdaydan 8 Simit Çıkıyor! Haber

1 Kilo Buğdaydan 8 Simit Çıkıyor!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, buğday ve arpa hasadının başladığı bölgelerde üreticinin büyük bir belirsizlik içinde olduğunu belirterek, Toprak Mahsulleri Ofisi'ni (TMO) acilen alım fiyatlarını açıklamaya davet etti. Buğday Üreticisinin Gözü Kulağı TMO’da CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2026 yılı tarımsal üretim verileri ve hasat süreciyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Yağışların bu yıl rekolteye olumlu yansıdığını ifade eden Gürer, Çukurova başta olmak üzere pek çok bölgede hasat dönemine girilmesine rağmen fiyatların hala netleşmemesini sert bir dille eleştirdi. "Piyasa Tüccarın İnsafına Bırakılmamalı" Üreticinin yüksek girdi maliyetleri altında ezildiğini vurgulayan Gürer, TMO’nun devreye girmemesi durumunda çiftçinin zarar edeceğine dikkat çekti: "Piyasa tüccara bırakıldığında düşük alım fiyatları oluşuyor. Çiftçi ürününü değerinde satamazsa bir sonraki yıl üretimden uzaklaşır. TMO, maliyet artı makul kâr payı ile fiyatı bir an önce açıklamalıdır." 2026 Buğday Maliyeti Ne Kadar? Fiyat Beklentisi 24 TL! Gürer, artan enflasyon ve girdi maliyetleri doğrultusunda yaptıkları hesaplamaları paylaştı. Çiftçinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi için taban fiyatın 24 TL’nin üzerinde olması gerektiğini savundu. Sulu Tarım Maliyeti: 20 TL / kg Kuru Tarım Maliyeti: 21 TL ve üzeri / kg Önerilen Alım Fiyatı: En az 24 TL / kg Türkiye’nin Buğday Üretimi Neden Geriliyor? Türkiye’nin geçmiş yıllardaki üretim verilerini bugünkü tabloyla kıyaslayan Gürer, çarpıcı rakamlar sundu. 2002 yılında 19,5 milyon ton olan buğday üretiminin, 2025 yılında 17,9 milyon tona gerilediğini belirtti. Tarım Arazilerindeki Kayıp Korkutuyor 2002 ile 2024 yılları arasında yaklaşık 2,8 milyon hektar tarım arazisinin devre dışı kaldığını söyleyen Gürer, "Bu alanlarda üretim devam etseydi, bugün ithalata ihtiyaç duymadan kendi buğdayımızı ihraç ediyor olurduk" dedi. "1 Kilo Buğdaydan 8 Simit Çıkıyor" Çiftçinin emeği ile nihai ürün arasındaki adaletsizliğe dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, simit örneğiyle konuyu özetledi: "Bugün 1 kilo buğdaydan 8 simit üretiliyor. Simidin içinde un, işçilik, kira her şey var ama o buğday için çiftçinin tam bir yıllık emeği var. Çiftçinin emeğini korumazsak gıda güvenliğimizi sağlayamayız." İthalat Bağımlılığına Son Verilmeli Türkiye’nin yıllık buğday ihtiyacının 22 milyon ton olduğunu belirten Gürer, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında her yıl 6 ila 10 milyon ton buğday ithal edildiğini hatırlattı. Üretici desteklenirse Rusya ve Ukrayna buğdayına muhtaç kalınmayacağının altını çizdi.

Çiftçiden Ucuza Alındı, İthal Ürün Pahalıya Satıldı Haber

Çiftçiden Ucuza Alındı, İthal Ürün Pahalıya Satıldı

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 350 bin ton ithal mısırı 12 bin 200 TL/ton fiyatla satışa sunmasını, hem ithalat verileri hem de önceki alım fiyatları üzerinden değerlendirdi. “İTHALAT UCUZA, SATIŞ PAHALI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılı ithalat verilerini belirterek, “2026 yılında 513 bin 595 ton mısır ithal edilmiş ve bunun karşılığında 121 milyon 760 bin 961 dolar ödenmiş. Bu da ton başına yaklaşık 237 dolar, yani 10 bin 185 TL demektir. Siz bu ürünü getirip 12 bin 200 TL’ye satıyorsunuz. Arada yaklaşık 2 bin TL fark var. Çiftçi değil kurum kazanmanın peşinde ,” dedi. “2025’TE MİLYARLARCA DOLARLIK İTHALAT” CHP’li Ömer Fethi Gürer, ithalata dayalı politikanın sürekliliğine dikkat çekerek 2025 verilerini de paylaştı. Gürer, “2025 yılında 5 milyon 70 bin ton mısır ithal edilmiş, bunun için 1 milyar 256 milyon dolar ödenmiş. Ton başına fiyat yaklaşık 248 dolar, yani 9 bin 596 TL. Türkiye her yıl milyarlarca doları ithalata harcıyor” ifadelerini kullandı. “ÇİFTÇİDEN DÜŞÜK FİYATA AL, İTHALİ DAHA PAHALIYA SAT” Ömer Fethi Gürer, en çarpıcı çelişkinin ise TMO’nun alım ve satış fiyatları arasında olduğunu belirterek, “2025 yılında TMO, yerli üreticiden mısırı 11 bin 300 TL/ton fiyatla aldı. Bugün ithal ettiği mısırı 12 bin 200 TL’ye satıyor. Yani çiftçinin ürününü daha düşük fiyata alırken, ithal ürünü daha yüksek fiyata piyasaya veriyor.,” diye konuştu. “350 BİN TONLUK SATIŞ İTHALAT ZİNCİRİNİN DEVAMI” TMO’nun 350 bin tonluk satış kararının yapısal sorunun bir parçası olduğunu belirten Gürer, “Piyasayı düzenlemek adına yapılan bu satış, aslında üretim planlamasının yapılmadığının itirafıdır. Yerli üretim desteklenmediği için çözüm ithalatta aranıyor. TÜİK verilerine göre Ülkemizde mısır üretimi ise 2023 yılına göre 2024 yılında %10,0 oranında azalarak 8,1 milyon ton oldu. 2024 yılına göre de 2025 yılında mısır üretimi ise %4,9 oranında artarak 8,5 milyon ton oldu. Ülkemizin Mısır ürünü ihtiyacı 10 milyon ton civarında olduğu ifade ediliyor. Bu açık giderilebilir. İktidar bu açığı gidermek yerine ithalat yapıyor. Yurt içi fiyatın altında fiyatla mısır getirip yurt içi verdiği fiyat üzerinde fiyatla satış yaparak kar etmeye çalışıyor. Kamu kar için değil piyasayı dengelemek ve destek için var” dedi “PEŞİN ÖDEME ŞARTI” Peşin ödeme zorunluluğunu da eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Besici ve sanayici zaten yüksek maliyetler altında eziliyor. Ahır giderleri, elektrik, yem ve finansman maliyetleri ortada. Buna rağmen ‘peşin öde’ demek desteklemek değil” ifadelerini kullandı. “DENETİM DEĞİL, POLİTİKA YANLIŞ” TMO’nun “fiili tüketim” ve sıkı denetim uygulamalarına da değinen Ömer Fethi Gürer, “Sorun denetim eksikliği değil, yanlış tarım politikalarıdır. Siz üretimi artıracak adımlar atmazsanız, ithalat bağımlılığı büyümeye devam eder.” dedi. “ÇÖZÜM: ÇİFTÇİYİ DESTEKLE, İTHALATI AZALT” Gürer açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye’nin toprağı da var, çiftçisi de var. Yapılması gereken ithalat kapılarını açmak değil, üreticiyi desteklemektir. Alım fiyatları maliyetin üzerinde belirlenmeli, girdi maliyetleri düşürülmeli ve planlı üretime geçilmelidir. Aksi halde bu tablo değişmez; kazanan ithalatçı, kaybeden çiftçi olur.”

2026 Eskişehir Yılı Kapsamında 5 Milyon 26 Fidan! Haber

2026 Eskişehir Yılı Kapsamında 5 Milyon 26 Fidan!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Eskişehir’de gerçekleştirdiği ziyaretler kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Sakaryabaşı’ndaki rehabilitasyon çalışmalarını inceleyen Yumaklı, 2026 Eskişehir Yılı kapsamında şehre 5 milyon 26 fidan dikileceğini müjdeledi. ​Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir dizi temas ve iftar programına katılmak üzere geldiği Eskişehir’de, şehrin tarımsal ve su altyapısına yönelik yatırımları yerinde inceledi. Programına Sakarya Nehri’nin doğuş noktası olan Çifteler ilçesindeki Sakaryabaşı bölgesinden başlayan Bakan Yumaklı, burada tamamlanan rehabilitasyon projesi hakkında bilgi aldı. ​"Sakaryabaşı'nı Eski Haline Getirdik" ​Sakaryabaşı’ndaki su akışının geçmişte yerel yönetimin izinsiz müdahaleleri nedeniyle kesildiğini belirten Bakan Yumaklı, DSİ’nin yoğun çalışmalarıyla nehrin çıkış noktasının tekrar canlandırıldığını ifade etti. Yumaklı, konuya ilişkin şu sert uyarıda bulundu: ​"Belediyenin bu sit alanında izin almadan ve mühendislik kurallarını gözetmeden yaptığı işlemler nedeniyle burası kurumuştu. Gerekli hukuki süreçler yürüyecek. Diliyorum ki bir daha böyle bir ihmal yaşanmaz." ​Yatırım Sağanağı: 34 Milyar Liralık Kaynak ​Bakan Yumaklı, suyun stratejik önemine vurgu yaparak Eskişehir özelindeki yatırım rakamlarını paylaştı: ​Son 23 Yılda: Eskişehir’e 34 milyar TL su ve sulama yatırımı yapıldı, 172 tesis hizmete açıldı. ​2026 Eskişehir Yılı Hedefi: Eskişehir yılına özel olarak, 2026 yılında 5 milyon 26 fidan toprakla buluşturulacak. ​Tamamlanacak Projeler: 2 milyar TL maliyetli İlyaspaşa Sulaması bu yıl, Karacaşehir Regülatörü ve Alpagut Göleti ise önümüzdeki yıl tamamlanacak. ​TMO’nun Yeni Hizmet Binası Açıldı ​Bakanlığın taşra teşkilatındaki gücüne değinen Yumaklı, Eskişehir Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Başmüdürlüğü’nün yeni hizmet binasının açılışını gerçekleştirdi. TMO’nun her zaman "çiftçi dostu" olduğunu hatırlatan Bakan, "Bu binalar sadece memurlarımız için değil, asıl sahibi olan üreticilerimiz ve çiftçilerimiz için var," dedi. ​Siyasi Temaslar ve İftar Programı ​Açılış töreninin ardından Eskişehir Valiliği’ni ziyaret eden Bakan Yumaklı, daha sonra AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı binasında partililerle bir araya geldi. Günün sonunda düzenlenen iftar programına katılan Yumaklı, Eskişehirli vatandaşlarla orucunu açarak programını sonlandırdı.

Buğday Alım Fiyatı Enflasyon Dikkate Alınarak Açıklanmalıdır Haber

Buğday Alım Fiyatı Enflasyon Dikkate Alınarak Açıklanmalıdır

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonu üyesi Ömer Fethi Gürer, KİT TMO raporlarının görüşüldüğü toplantıda konuştu. Düşük alım fiyatlarına dikkat çekerek bu yıl alım fiyatlarının çiftçi refahını sağlayacak bir düzeyde olmasını istedi. TMO İTHALATÇI DEĞİL, ÇİFTÇİMİZİN YANINDA OLMALIDIR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer: “Geçtiğimiz yıl ürün alım fiyatında enflasyonun altında bir fiyat açıklandı. TMO, buğdayda bir yıl öncesine göre yüzde 12, arpada ise yüzde 3 artış sağladı. Enflasyon ve girdi maliyetleri dikkate alınmadan düşük bir alım fiyatı belirlendi. 2025 yılı içinde, mayıs ayında Çukurova'da büyük bir ihtimalle iklimin yarattığı olumsuzluklara rağmen hasat başlayacak. Yine düşük bir alım fiyatı, hububat üreticileri için büyük bir darbe olur. Geçtiğimiz yıl TÜİK verilerine göre 3,5 milyon ton hububat kaybımız var. Bu nedenle alım fiyatının bu yıl doğru bir rakam olarak açıklanıp çiftçi refahını sağlayacak şekilde belirlenmesi büyük önem taşıyor” dedi. Gürer, ithalat-ihracat olgusunun sürekli konu edildiğini belirtti ve şöyle devam etti: “DİR kapsamında yapılanlar anlatılıyor. İthal ürün alınıp işlenip yurt dışına ihraç ediliyor. DİR kapsamında ithal edilen ürünü niye bizim üreticimiz üretmiyor? Un ve makarna olarak işlenip yurt dışına gidenin hammaddesini bizim üreticimiz üretsin. Yurt dışından almayıp çiftçimizi desteklemiş oluruz. Türkiye'nin iklim dokusunun, çiftçisinin, üreticisinin bu konuda yeterliliği olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. TMO ÜRETİCİ ATAĞINA GİTMELİ CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TMO Genel Müdürü’ne dönerek şunları söyledi: “Toprak Mahsulleri alım yaparken gidip ürün almıyor, sen oraya götürürsen alım yapıyor; ödemede problemler çıkıyor, süre uzuyor. Öyle olunca tüccar, gidip alım yaptığında avantajlı duruma geçiyor ve daha düşük fiyat veriyor. Artık Türkiye, içinde bulunduğu iklim krizi de dikkate alınarak yeniden taban fiyat ve gerçekçi desteklemelere dönmek zorunda. Aksi takdirde, gıdada arz sorunumuz ortaya çıkar. Bugün 'Paramız var, gidip alıyoruz' dersiniz, ama yarın o ürünü de bulamazsınız” dedi. SORUNLAR VAR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ürün depolama sorunlarına da değindi. Gürer: “Lisanslı depoculuk 42 ilde var, tüm Türkiye'de yok şu anda. Lisanslı depoculuk olmadığı için her yerde bununla ilgili düzenleme gerçekleşmiyor ve ürünler açık alanda depolanıyor. 2006 yılında Toprak Mahsulleri Ofisi kendi depolarını önemli ölçüde sattı, işlevini değiştirdi. Ancak yine de Toprak Mahsulleri Ofisi’nin varlığı çiftçi için bir avantaj. Neden? Üç tane kurum kaldı: Et ve Süt Kurumu, Toprak Mahsulleri Ofisi ve Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü. Diğerlerinin hepsi özelleştirildi. Toprak Mahsulleri Ofisi de çiftçinin kara gün dostu olmaktan ithalatçı bir yapıya sürüklendi. Depo olaylarında da kendi depolarını sattıktan sonra -hatta o konuda açıklama yapmıştım, Sayın Genel Müdür Bey de açıklama yaptı- kiralanan yerin sattıkları fiyata denk geldiğini söyledim. Rakamı açıklamadılar ama öyle olduğunu biliyorum. Bu bağlamda Toprak Mahsulleri Ofisi’ne önemli görev düştüğünü varsayıyorum. Ayrıca bazı ürünlerin alınıp yurt dışına satışıyla ilgili de çalışmalar yürütülüyor. Biliyorsunuz, 2024 yılı sonunda en çok iade gelen ürünlerden biri aflatoksinden dolayı incirdi. Bu yurt dışı iadelerle ilgili burada bir bilgiye rastlamadım. Söylemek istediğim şu: TMO önemlidir, değerlidir, kıymetlidir; ama içeriği boşaltılmış bir TMO’nun ne çiftçiye ne de ülkeye faydası olur. Kurumda çok değerli arkadaşlar çalışıyor, onlara itirazımız yok. Ancak politikayı TMO'nun belirlediği düşüncesinde değilim. Çünkü maliyetin altında bir alım fiyatı -taban fiyatı kalktığı için- belirleniyor. Önümüzdeki süreçte çiftçimizi koruyan bir anlayışın TMO tarafından sahiplenilmesini diliyorum. Ancak bildiğiniz gibi sistem olarak bir kişinin yetkili olduğu bir düzende yaşıyoruz. Bu konuda sizin de eliniz kolunuz bağlı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek olduğu sürece sıkı para politikası gereği, 'Enflasyonu düşüreceğim' diyerek çiftçiye verilmesi gereken desteklerin ve alım fiyatlarının uygulamaya konulmayacağını düşünüyorum” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.