SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tıp Fakültesi

Porsuk Haber Ajansı - Tıp Fakültesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tıp Fakültesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESOGÜ 2025 Yılı Ödülleri Sahiplerini Buldu Haber

ESOGÜ 2025 Yılı Ödülleri Sahiplerini Buldu

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) 2025 Yılı Ödülleri ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen takdim töreni ile sahiplerini buldu. Tören ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Prof. Dr. Kürşat Bora Çarman ve Prof. Dr. Hakan Demiral ile diğer üniversite yöneticileri ve akademisyenlerin katılımlarıyla gerçekleştirildi. ESOGÜ Ödülleri her yıl, ESOGÜ öğretim elemanları ile öğrencilerine; akademik çalışmalarında göstermiş oldukları başarı ve performansın değerlendirilmesi, çalışmalarının teşvik edilmesi ve desteklenmesi amacıyla, idari personele ise üniversiteye sağlamış oldukları katkılardan dolayı veriliyor. 2025 yılı akademik performans ödülleri, genç bilim insanı ödülleri, bilimsel araştırma projesi ödülleri, eğitim ödülleri ile yılın doktora tezi, yılın uzmanlık tezi, yılın yüksek lisans tezi ödülleri ve idari personel ödülleri kapsamında düzenlenen ESOGÜ 2025 Yılı Ödülleri takdim töreni, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak’ın açılış konuşması ile başladı. Konuşmanın ardından ödüllerin takdimine geçildi. Rektör Prof. Dr. Kamil Çolak’ın sahiplerine takdim ettiği ESOGÜ 2025 Yılı Ödülleri kapsamında Sağlık ve Yaşam Bilimleri Alanı Akademik Performans Ödüllerine Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Selcan Demir, Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Elif Bilgir ve Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Meltem Dinleyici layık bulundu. Fen ve Mühendislik Alanı Akademik Performans Ödüllerine Fen Fakültesi Kimya Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Recep Yüksel, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Uçak Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Selim Gürgen ve Fen Fakültesi Kimya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Arif Kıvrak layık bulundu. Sosyal ve Beşeri Bilimler Alanı Akademik Performans Ödüllerine Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Funda Ergüleç, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Acaroğlu ve Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Barış Demirci layık bulundu. Törende ayrıca Genç Bilim İnsanı Ödülleri, Bilimsel Araştırma Projesi Ödülleri, Eğitim Ödülleri, Yılın Doktora Tezi, Yılın Tıpta Uzmanlık Tezi, Yılın Yüksek Lisans Tezi Ödülleri ve İdari Personel Ödülleri de sahiplerini buldu.

ESOGÜ'de Uğraş Tedavisi El Sanatları Sergisi Açıldı Haber

ESOGÜ'de Uğraş Tedavisi El Sanatları Sergisi Açıldı

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları servisinde “Uğraş Tedavisi” uygulanan hastaların hazırladıkları el işi ürünler açılan sergiyle satışa çıkarıldı. Etkinlik Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Harun Olcay Sonkurt ve Hastane Başmüdürü Ayşe Kırcı ile hastane personeli, hastalar ve hasta yakınlarının katılımlarıyla gerçekleşti. Serviste uzun süreli tedavi alan hastaların, iç dünyalarından daha kolay uzaklaşabilmeleri için uygulanan yöntem ile ortaya çıkan birbirinden güzel ürünlerin sergilendiği sergiden elde edilen gelir ile hastaların tedavisinde kullanılmak üzere tekrar ürün alınarak, bunlar hastaların eğitiminde ve ürün üretmelerinde kullanılıyor. Hastaların topluma kazandırılması amacıyla uygulanan tedavi hakkında konuşan Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Servisi Sorumlu Hemşiresi Ayşe Ayvazcık, "Uğraş Tedavisi ile amacımız hastaların kendi iç dünyalarından çıkarak farklı konu ve olaylara yönlenmelerini sağlamaktır. Servisimizde, hemşirelerin kontrolü altında Halk Eğitim Merkezi'nden gelen el sanatları öğretmeni Reyhan Seren öğreticiliğinde hastalara 'Uğraş Tedavisi' uyguluyoruz. Böylece hastalarımızı el becerisini ve işlevselliklerini artırarak yeniden topluma kazandırmayı amaçlıyoruz" dedi.

ESOGÜ'de Beyin Farkındalığı Haftası Etkinlikleri Düzenlendi Haber

ESOGÜ'de Beyin Farkındalığı Haftası Etkinlikleri Düzenlendi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde her yıl mart ayında dünya ile eş zamanlı olarak kutlanan Beyin Farkındalığı Haftası etkinlikleri bu yıl da başarıyla düzenlendi. Beyin Farkındalığı Haftası 2026 etkinlikleri; Tıp Fakültesi emekli öğretim üyesi ve 1999 yılında bu etkinlikleri ESOGÜ’de başlatan Prof. Dr. Ferhan Esen’in yanı sıra ESOGÜ Hastanesi Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız ve Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Zehra Uysal Kocabaş koordinasyonunda gerçekleştirildi. ESOGÜ’de Beyin Farkındalığı Haftası 2026 kapsamında, toplumun farklı kesimlerine ulaşmayı hedefleyen bilimsel ve sosyal faaliyetler gerçekleştirildi. Bu kapsamda Eskişehir'in Sivrihisar ilçesine bağlı Kaymaz İlkokulu ve Ortaokulu ziyaret edilerek öğrencilerle bir araya gelindi ve çocuklara beynin temel işlevleri, beyin sağlığının korunması ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları hakkında bilgilendirici sunumlar yapıldı. Prof. Dr. Ferhan Esen, Prof. Dr. Pınar Yıldız ve Dr. Öğr. Üyesi Zehra Uysal Kocabaş ile birlikte Tıp Fakültesi Dönem 4 öğrencilerinin katıldığı bu ziyaret ile erken yaşta farkındalık oluşturulması hedeflendi. 25 Mart 2026 Çarşamba günü ESOGÜ’de düzenlenen sempozyum ise Prof. Dr. Kubilay Uzuner ve Prof. Dr. Ferhan Esen'in oturum başkanlığında gerçekleştirildi. Sempozyumda Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalından emekli Prof. Dr. Hilmi Uysal'ın ''Homonkulus: Beynimizde Duysal Temsilin Kökeni Üzerine Bir Çalışma'' başlıklı sunumu büyük ilgi ve heyecanla izlendi. Bilimsel içeriğiyle aydınlatıcı ve zengin bir paylaşım olan sempozyuma Tıp Fakültesi akademisyen ve öğrencileri ile lise öğrencileri ve halktan da katılım gerçekleşti. Beynin işlevleri, beyin sağlığının korunması ve nörobilim alanındaki gelişmeler hakkında toplumda farkındalık oluşturmayı amaçlayan bu uluslararası kampanya, ilk olarak 1996 yılında ABD’de başlatılmış, 1998 yılından itibaren uluslararası bir boyut kazanmıştır. Günümüzde ise Dana Foundation koordinatörlüğünde yürütülmektedir.

ESOGÜ Öğretim Üyesinden Antibiyotik Direnci Uyarısı Haber

ESOGÜ Öğretim Üyesinden Antibiyotik Direnci Uyarısı

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Elif Doyuk Kartal ‘Dünya Antimikrobiyal Direnç Farkındalık Haftası’ dolayısıyla bilgilendirici bir açıklamada bulundu. Prof. Dr. Elif Doyuk Kartal’ın açıklaması şöyle: “Antibiyotik direnci, enfeksiyon hastalıklarının yönetimini doğrudan etkileyen ve modern tıpta ciddi klinik sonuçlara yol açan bir olgu olarak, 2025 yılında önemli bir küresel tehdit düzeyine ulaşmıştır. Raporda bu durum ‘sessiz pandemi’ olarak tanımlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2050’ye kadar dirençli enfeksiyonlara bağlı ölümlerde ciddi artış olabileceğini öngörüyor. DSÖ’nün son raporları, özellikle geniş spektrumlu antibiyotiklere karşı direnç düzeylerinin dünya genelinde %15-40 oranında yükseldiğine işaret etmektedir. Bazı bölgelerde kritik patojenlerde direnç oranı %70’e kadar çıkmaktadır. Rapora göre, her 6 bakteriyel enfeksiyondan biri antibiyotiklere karşı dirençli durumdadır. Takip edilen enfeksiyonların %24’ü birinci basamak antibiyotiklere yanıt vermemektedir. Bu direnç artışı, sadece sağlık açısından değil ekonomik ve toplumsal açıdan da büyük risk taşıyor: Ameliyat, kanser kemoterapisi, yoğun bakım yatışı kaynaklı gelişen enfeksiyonlarda tedavi seçeneklerini ciddi şekilde sınırlamakta, tedavi süreçlerini uzatmakta ve ölüm oranlarını artırmaktadır. Gram-negatif bakterilerde görülen hızlı direnç artışı, yeni ilaç seçenekleri henüz yeterli düzeyde olmadığı için ciddi bir tıkanma yaratmaktadır. Yanlış ve gereksiz antibiyotik kullanımı halen direncin başlıca sebeplerinden biri olarak ön plana çıkar. Reçetesiz antibiyotik kullanımı, tedavinin erken kesilmesi, yanlış doz veya uygunsuz antibiyotik seçimi bakteriler üzerinde seçici bir baskı oluşturarak dirençli suşların hızla çoğalmasına yol açmaktadır. Antibiyotik direnci, yalnızca tıbbi bir problem değil; insan, hayvan ve çevre sağlığını kapsayan karmaşık bir küresel sorun olarak değerlendirilmelidir. 2025 verileri, önlem alınmadığı takdirde dirençli enfeksiyonların gelecek yıllarda çok daha büyük bir yük oluşturacağını göstermektedir. Dirençle mücadelede sadece ilaç geliştirmek yeterli değildir; elimizdeki antibiyotikleri uzun süre kullanmamamızı sağlayacak akılcı antibiyotik kullanım politikaları, bakteriyel enfeksiyon tanısını hızlı koyacak testlerin yaygınlaştırılması, toplumsal farkındalık, hem toplum hem de hastanelerde enfeksiyonlardan korunma yollarının geliştirilmesi, antimikrobiyal direncin küresel izlemi ve tabii günümüz koşullarında yenilikçi tanı tedavi yaklaşımlarının desteklenmesi en önemli başlıklardır.”

ESOGÜ Hastanesi’nde Organ Bağışı Standı Kuruldu Haber

ESOGÜ Hastanesi’nde Organ Bağışı Standı Kuruldu

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde 3-9 Kasım “Organ Bağışı Haftası” dolayısıyla, ESOGÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Transplantasyon Ünitesi tarafından bilgilendirme standı kuruldu. Etkinliğe Hastane Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız, Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Murat Ulaş, Prof. Dr. Mehmet Kılıç, Doç. Dr. Akile Zengin, Dr. Öğr. Üyesi Arda Şakir Yılmaz, Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Selim Angın, Uzm. Dr. Ahmet Ümit Cebeci, Hastane Başmüdürü Ayşe Kırcı, Hastane Halkla İlişkiler Sorumlusu Esin Gökalp ve organ nakil koordinatörleri Tarık Uca ile Elif Hiçyılmaz katılarak hastanede yapılan nakiller hakkında bilgi verdiler. Stantta broşür dağıtımının yanı sıra hastalar ve hasta yakınlarına organ bağışı hakkında bilgilendirme yapıldı. Aynı zamanda, organ bağışı yapmak isteyen vatandaşların form doldurmaları sağlandı. Yapılan açıklamada ESOGÜ Hastanesi’nde 2017 yılından bu yana karaciğer ve böbrek nakillerinin gerçekleştiğine dikkat çekilerek, hastaların şifa ile taburcu edildiği ve kontrollerinin düzenli olarak yapıldığı belirtildi. Açıklamada ayrıca organ bağışı konusunda toplumsal bilinçlenmenin önemine dikkat çekilirken, her geçen gün daha fazla bağış beklendiği ve bir organın bir hayat olduğu ifade edildi.

ESOGÜ'den Spina Bifida Farkındalık Günü Açıklaması Haber

ESOGÜ'den Spina Bifida Farkındalık Günü Açıklaması

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı’ndan Öğr. Gör. Dr. Dilşad Dereli 25 Ekim “Dünya Spina Bifida Farkındalık Günü” dolayısıyla bilgilendirici bir açıklamada bulundu. Öğr. Gör. Dr. Dilşad Dereli’nin açıklaması şöyle: “Spina Bifida, anne karnındaki bebeğin omuriliğinin gelişiminin erken dönemlerinde tam olarak kapanmaması sonucu ortaya çıkan, doğuştan bir durumdur. Omurilik, beynimizden kaslarımıza emirler gönderen ve hissetmemizi sağlayan sinirleri içerir. Spina Bifida'da bu sinirler etkilendiği için, çocuklarda yürüme güçlükleri, his kaybı ve en önemlisi idrar kesesi (mesane) ve bağırsak kontrolünde sorunlar görülebilir. Spina Bifida Çocuk Ürolojisi Açısından önemlidir çünkü Spina Bifida'lı çocukların büyük bir kısmında, omurilikteki sinir hasarı nedeniyle mesane (idrar kesesi) düzgün çalışamaz. Buna ‘nörojenik mesane’ diyoruz. Bu durum şunlara yol açabilir: 1. İdrar Kaçırma. Mesane idrarı tutmakta zorlanabilir veya tam boşalamadığı için taşma şeklinde kaçaklar olabilir. 2. Sık İdrar Yolu Enfeksiyonları (İYE). Mesanede kalan idrar, bakterilerin üremesi için uygun bir ortam oluşturur. 3. Böbrek Hasarı Riski. Mesanenin yüksek basınçla çalışması veya idrarın böbreklere geri kaçması (reflü) zamanla böbreklere zarar verebilir. Bu, uzun vadede en ciddi problemdir ve böbrek yetmezliğine kadar gidebilir. Unutmayın, böbreklerimizin sağlığı yaşam kalitemiz ve ömrümüz için hayati öneme sahiptir! Ne Yapmalıyız? Spina Bifida tanısı alan her çocuğun, doğumdan itibaren bir çocuk ürolojisi uzmanı tarafından düzenli olarak takip edilmesi çok önemlidir. Erken teşhis ve doğru yönetimle, yukarıda bahsedilen sorunların çoğu önlenebilir veya kontrol altına alınabilir. Temel Yaklaşımlar: 1.Düzenli Kontroller: Çocuğunuzun mesane ve böbrek sağlığını takip etmek için düzenli ultrason, idrar testleri ve gerektiğinde özel testler (ürodinami gibi) yapılmalıdır. 2.Temiz Aralıklı Kateterizasyon (TAK): Birçok Spina Bifida'lı çocukta, mesaneyi düzenli aralıklarla (genellikle günde 4-6 kez) ince bir boru (kateter) yardımıyla tamamen boşaltmak gerekir. Bu yöntem idrar kaçırmayı azaltır, enfeksiyon riskini düşürür ve böbrekleri korur. Ailelere ve çocuklara bu işlem kolayca öğretilebilir. 3.İlaç Tedavileri: Mesanenin aşırı aktif olduğu durumlarda, mesane basıncını düşüren ve kapasitesini artıran ilaçlar kullanılabilir. 4.Bağırsak Yönetimi: Bağırsak sorunları da mesane kontrolünü etkileyebilir. Düzenli bağırsak alışkanlıkları oluşturmak için diyet, ilaçlar veya özel yöntemler uygulanabilir. 5.Cerrahi Seçenekler: Nadiren, diğer yöntemlerle kontrol altına alınamayan durumlarda, mesaneyi büyütme veya idrarı dışarı atmak için yeni bir yol oluşturma gibi cerrahi müdahaleler gerekebilir. Ailelere Çağrımız: 1.Bilgi Edinin: Spina Bifida hakkında doğru ve güncel bilgilere ulaşın. Doktorunuzdan ve güvenilir kaynaklardan bilgi almaktan çekinmeyin. 2.Takibi Aksatmayın: Çocuğunuzun ürolojik kontrollerini düzenli olarak yaptırın. 3.Eğitim ve Destek: Temiz aralıklı kateterizasyon gibi yöntemleri öğrenmekten çekinmeyin. Bu, çocuğunuzun bağımsızlığını ve yaşam kalitesini artıracaktır. 25 Ekim Dünya Spina Bifida Farkındalık Günü'nde, bu konuda bilgi sahibi olmanın ve çocuklarımıza en iyi bakımı sağlamanın önemini bir kez daha vurguluyoruz. Unutmayalım ki bilgi güçtür ve erken müdahale çocuklarımızın geleceğini şekillendirir. Sağlıklı günler dileriz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.