SON DAKİKA
Hava Durumu

#Teknoloji

Porsuk Haber Ajansı - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Türkiye'de Yapay Zekâ Ekosistem Yönetimi" Konuşuldu Haber

"Türkiye'de Yapay Zekâ Ekosistem Yönetimi" Konuşuldu

Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi” teknoloji dünyasının en büyük dönüşüm dalgası olan yapay zekâyı kapsamlı bir organizasyonla mercek altına aldı. Zirve kapsamında gerçekleştirilen açılış törenin ardından günün ilk oturumunda "Türkiye'de Yapay Zekâ Ekosistem Yönetimi" konuşuldu. Türkiye Cumhuriyeti önceki dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde siber güvenlik, ekonomik dönüşüm, regülasyonlar ve toplumsal adaptasyon gibi kritik başlıklar enine boyuna tartışıldı. “Yapay zekâ klasik bir teknoloji değil, güçlü bir dönüşüm dalgasıdır” Panelin açılış konuşmasını yapan TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez, yapay zekânın ekonomiden güvenliğe, hukuktan toplumsal yaşama kadar her alanı yeniden şekillendirme kabiliyetine sahip olduğunu vurguladı. Dönmez, “Bu teknoloji, tahmin edilen projeksiyonlardan çok daha hızlı gelişiyor. Bizim görevimiz, bu dönüşümü insanlığın faydasına olacak şekilde yönetmek ve istikamet vermektir.” dedi. Kamu verisinde koordinasyon ve siber güvenlik Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı’ndan Dr. Osman Gazi Güçlütürk kamudaki parçalı yapının verimliliği düşürdüğünü belirterek kurumlar arası koordinasyonun önemine dikkat çekti. Siber güvenliğin artık günlük hayatın her anına indiğini ifade eden Güçlütürk, "Yapay zekâ odaklı güvenlik riskleri artık herkesi kapsıyor. Siber Güvenlik Başkanlığı olarak, kamunun kullanacağı yapay zekâ araçlarının güvenilirliğini ve veri yönetim stratejilerini en temelden ele alıyoruz." şeklinde konuştu. Türkiye’nin girişimcilik ivmesi artıyor Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Oğuzhan Arslan ise panelde Türkiye'deki girişim ekosisteminin potansiyeline vurgu yaparak yapay zekâ odaklı girişim sayısının son bir yılda yaklaşık 400’den 800’e çıkarak iki katına ulaştığını belirtti. Arslan yapay zekânın ancak hiper ölçekli bulut platformları sayesinde sürdürülebilir ve güvenli bir şekilde ölçeklenebileceğini ifade ederken risk temelli bir veri stratejisinin Türkiye’yi bölgesel bir merkez haline getirebileceğini söyledi. İstihdamda dönüşüm: Rutin işlerden yaratıcı süreçlere İş dünyasının yapay zekâya bakışını değerlendiren PwC Türkiye Başkanı Cenk Ulu da teknolojinin 2030 yılına kadar dünya ekonomisine yüzde 15 oranında ek büyüme sağlayacağını öngördüklerini paylaştı. Gençlerin istihdam konusundaki endişelerine de değinen Ulu, "Şirketler artık giriş seviyesindeki elemanları sadece iş yapsın diye değil, geleceğin uzmanları olarak yetiştirmek üzere alıyor. Rutin işleri teknoloji devralırken, yeni ve daha yaratıcı iş alanları doğuyor. Gençlerimizin bu imkanlarla kendilerini donatmaları şart." dedi. “Doğru soruyu soranlar kazanacak” NTV Tekno Hayat programı yapımcısı Ahmet Can ise yapay zekâya adaptasyonun iletişim boyutunu ele aldı. Teknolojinin çok hızlı bir şekilde gündelik hayata entegre olduğunu belirten Can “Yapay zekâya ödev yaptırmak veya rutin işleri devretmek yerine ‘Yapay zekâ ile bu işi daha iyi nasıl yaparım?' sorusunu sormalıyız. Tarih boyunca doğru soruyu soranlar kazandı, yapay zekâ çağında da bu kural değişmeyecek.” ifadelerini kullandı. Zirve, katılımcıların salon girişindeki QR kodlar üzerinden ilettiği soruların panelistler tarafından yanıtlandığı interaktif bir soru-cevap bölümüyle sona erdi. “Türkiye'de Yapay Zekâ Ekosistem Yönetimi” başlıklı panel sonunda Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından Türkiye Cumhuriyeti önceki dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ve panelistlere teşekkür belgesi takdim edildi. Kaynak: AnaHaber

"Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi" Başladı Haber

"Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi" Başladı

Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen ve disiplinler arası etkileşimi güçlendirmeyi ve yapay zekâ ekosistemini ortak bir zeminde buluşturmayı hedefleyen “Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi” açılış töreni ile başladı. Zirvenin açılışına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Eskişehir Milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu, Eskişehir Cumhuriyet Savcısı Üzeyir Karakülah, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan, şehir protokolünden isimler ve çok sayıda kişi katıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “Ülkemiz teknolojiyi dışarıdan izleyen değil, bizzat yöneten, tam bağımsız bir kapasiteye ulaşmayı hedefliyor” Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Uluslararası Yapay Zekâ Zirvesi'nin açılışında zirvenin Türkiye'nin yapay zekâ ekosisteminde bilimsel birikimi ekonomik değere dönüştüren stratejik bir dönüm noktası olarak öne çıktığının altını çizdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz çevrim içi olarak yaptığı konuşmasında yapay zekâyı yalnızca teknik bir araç değil, toplumsal refahın ve stratejik özerkliğin temel bir bileşeni olarak tanımlandığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Bu vizyon; ülkemizin teknolojiyi dışarıdan izleyen değil, bizzat geliştiren, yöneten ve küresel ölçekte rekabet gücüne dönüştürebilen tam bağımsız bir kapasiteye ulaşmasını hedeflemektedir. Bu doğrultuda, 2021-2025 Ulusal Yapay Zekâ Strateji Belgesi ile sağlanan kurumsal olgunlaşma ve iş birliği kültürünün üzerine eğitimden yüksek başarımlı hesaplama altyapılarına, güvenli veri ekosistemlerinden operasyonel verimliliğe kadar uzanan bütüncül ve sürdürülebilir bir yeni dönem inşa edilmektedir.” Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz konuşmasının devamında “Önümüzdeki aylarda açıklanacak olan güncel eylem planı; etken, egemen ve yeşil yapay zekâ gibi ileri teknolojilere odaklanırken, teknolojinin demokratik, etik ve hukuksal boyutlarını insan odaklı bir perspektifle yönetme kararlılığını sürdürmektedir. Meclisteki ilgili araştırma raporları ve akademik paydaşların katkılarıyla güçlendirilen bu yol haritası, hem Türkiye’nin küresel rekabet konumunu sağlamlaştırmayı hem de akademik dünyayı bu köklü dönüşümün en önemli motivasyon ve uygulama merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçlamaktadır.” ifadelerini kullandı. Eskişehir Valisi Dr. Yılmaz: “İlim ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir" Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz zirvenin açılışında yaptığı konuşmasında yapay zekânın doğru kullanımına vurgu yaparak, "Yapay zekâ, insanoğlunun akıl cevherini bir aynaya yansıtma çabasıdır. Yunus Emre’nin dediği gibi; 'İlim ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir.' Yapay zekâ bize dış dünyayı bilmeyi, tahmin etmeyi ve yönetmeyi sağlamaktadır. Ancak asıl mesele, bu teknolojiyi geliştirirken kendimizi, yani insani değerlerimizi de koruyabilmektir. Teknolojinin, vicdanın ve etik değerlerin önüne geçmemesi temel kırmızı çizgimiz olmalıdır. Şunu çok iyi biliyoruz ki yapay zekâ ve inovasyon konuşulacaksa bunun en doğru adresi hiç şüphesiz Eskişehir’dir. Çünkü Eskişehir bir ilkler şehridir. Dün sanayi devrimine Devrim otomobiliyle selam duran bu şehir, bugün dijital devrime de yapay zekâ ile öncülük etmektedir. Dünya, teknoloji kavramının yeniden tanımlandığı bir dönemden geçmektedir. Artık veriye hükmeden, geleceğe de hükmetmektedir. Eskişehir olarak bizler; havacılıktan raylı sistemlere, yazılımdan yaratıcı endüstrilere kadar geniş bir yelpazede stratejik gelişimimizi yapay zekâ entegrasyonunun üzerine kuruyoruz. Tam bağımsızlık, sadece sınırlarımızı korumakla değil; dijital sınırlarımızı ve verimizi korumakla da mümkün olacaktır. Milli Teknoloji Hamlesi rehberliğinde kendi algoritmalarımızı yazmak ve siber güvenliğimizi yerli yazılımlarla tahkim etmek mecburiyetindeyiz. Yapay zekâ, siber savunma kalkanlarımızın en keskin kılıcı olacaktır. Gelecek gençlerdedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 'İstikbal göklerdedir' vizyonu, bugün dijital semalarda, kod satırlarında ve derin öğrenme modellerinde hayat buluyor. Türkiye Yüzyılı’nda en büyük yatırımımız gençliğedir. Gençlerimizi sadece teknolojiyi tüketen değil, o teknolojinin etik ve felsefi temellerini atan bireyler olarak yetiştiriyoruz.” dedi. TBMM Yapay Zekâ Araştırmaları Komisyonu Başkanı Dönmez: “En kritik meselemiz veri egemenliği” Türkiye Cumhuriyeti önceki dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ise "Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi’nde, yapay zekânın sadece teknik bir yenilik değil, bilişsel yetenekleri ikame eden tarihsel bir kırılma olduğunu vurguladı. Dönmez konuşmasının devamında: “Elektriğin keşfi kas gücümüzü nasıl makinelere devrettiyse, yapay zekâ da bugün düşünme yeteneklerimizi taklit eder hale geldi. TBMM olarak bu sürece seyirci kalmıyoruz. Dünyadaki liberal, regülasyon odaklı ve devlet kontrollü modelleri analiz ederek, inovasyonu engellemeyecek esnek bir yol haritası üzerinde çalışıyoruz. Eğitim, sağlık, hukuk ve tarım gibi güçlü olduğumuz beş tematik alana odaklanarak, milli teknoloji hamlesi tecrübemizi yapay zekâya aktarmayı hedefliyoruz. Burada en kritik meselemiz veri egemenliğidir. Verisini koruyamayan ülkelerin bağımsızlığını koruyamayacağını biliyoruz; bu yüzden verilerimizi yerli altyapılarımızda işleyip katma değere dönüştürmeliyiz. Ayrıca Eskişehir’in kültürel miraslarını, yapay zekâ destekli dijital müzelerle geleceğe taşıyacak projeleri destekliyoruz. Gençlerimizi bu dönüşümün sadece tüketicisi değil, mimarı olarak görüyor; zirvemizin ülkemiz için ufuk açıcı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı. Rektör Adıgüzel: “Gençlerimize, geleceği ellerinde şekillendirecekleri nitelikli dijital araçlar sunmak bizim en büyük görevimizdir” Yapay zekânın çağımızın en dönüştürücü ve stratejik akımlarından birisi olduğuna dikkat çeken Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel zirvenin açılışında şunları aktardı: “Tüm alanlarda işlerimizi kolaylaştıran yapay zekâ, diğer taraftan ciddi bir tehdidi de içinde barındırmaktadır. Akademik kurumlara düşen görev, sektörün evrildiği yönde proaktif çalışmalar yaparak eğitim kalitesini yükseltmektir. Anadolu Üniversitesi olarak yapay zekâ konusunda ülkemizde eğitim alanında liderlik yapmak gibi temel bir hedefimiz var. Bu kapsamda, çok kısa bir süre sonra 'Yapay Zekâ Araştırma Merkezi'ni kuracağımızı sizlerle paylaşmak istiyorum. Üniversitemizin en güçlü olduğu Açıköğretim Sistemi üzerinden yapay zekâ alanında yeni adımlar atmaya karar verdik. Herkes için erişilebilir akademik yapay zekâ eğitimi vermek üzere, iki yeni programı bu yıl hayata geçiriyoruz. Bunlardan birincisi 'Yapay Zekâ Destekli Kodlama', ikincisi ise 'Veri Görselleştirme ve Bilgi Yönetimi' programıdır. Bu programlar, sektörün ihtiyaçlarını karşılayabilecek ve ara eleman yetiştirmeye katkı sağlayacak nitelikte olacaktır. Yapay zekânın Açıköğretim üzerinden verilmesi, ülkemizin yetişmiş insan gücü ihtiyacına önemli bir karşılık verecektir. Bu adımlarla amacımız sadece bilgi üretmek değil, bilgiyi inşa edecek bir gelecek vizyonunu ortaya koymaktır. Bilgiyi dijitalleşme ile buluşturarak, ülkemizin teknolojik bağımsızlığına ve dijital dönüşümüne hizmet ediyoruz. Gençlerimize, geleceği ellerinde şekillendirecekleri nitelikli dijital araçlar sunmak bizim en büyük görevimizdir. Eğitimdeki liderlik hedefimize, teknolojik altyapımız ve uzman kadromuzla kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz. Zirvenin, şehrimiz ve ülkemiz için ufuk açıcı yeni iş birliklerine vesile olmasını yürekten temenni ediyorum.” ESOGÜ Rektörü Çolak: "Yarını kodlayanlar Eskişehir'de buluşuyor" Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak ise "Bilginin teknolojiyle, teorinin pratikle buluştuğu bu kıymetli zirvede, yapay zekânın dünyayı dönüştüren o büyük gücünü, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi olarak yürüttüğümüz akademik ve sektörel çalışmalarla birleştirmekten büyük bir kıvanç ve gurur duyuyorum. Üniversitemizde, özellikle sağlık alanında dijitalleşmeye odaklanıyor; yapay zekâ destekli uygulamalarımızla diş hekimliği başta olmak üzere birçok dalda kayda değer ilerlemeler kaydediyoruz. Aynı zamanda endüstri ve ulaştırma sektörleriyle kurduğumuz iş birlikleri sayesinde, Avrupa Birliği stratejileriyle uyumlu, uluslararası ölçekte AR-GE projeleri yürütüyoruz. Gururla ifade etmek isterim ki, Akıllı Fabrika ve Robotik Laboratuvarımız, 2021 yılında Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına dahil edilen Türkiye’nin ilk üniversite birimi olma unvanına sahiptir. Bizim temel gayemiz, yapay zekâyı sadece geliştirmek değil, onu etik değerler ışığında güvenli bir şekilde toplumla buluşturmaktır. Bu vizyon doğrultusunda son dönemde yapay zekâ üzerine 500'ü aşkın yayın, çok sayıda yüksek lisans ve doktora tezi, ayrıca TÜBİTAK ve AB destekli pek çok proje hayata geçirdik. Eğitimden mühendisliğe, sağlıktan sosyal bilimlere kadar çok geniş bir perspektifte; etik, güvenilirlik ve veri odaklı yaklaşımlarla ülkemizin dijital geleceğini inşa ediyoruz. Bu zirvenin, yapay zekânın sunduğu sınırsız fırsatları tartışacağımız ve somut çıktılarla geleceğe yön vereceğimiz çok verimli bir platform olacağına yürekten inanıyorum." şeklinde konuştu. ESTÜ Rektörü Özcan: "Bu zirveyi özel kılan en önemli unsur, üç üniversitemizin sergilediği güçlü ortak iradedir" Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan yapay zekâyı yöneten akıl olarak insan zekâsının önemine vurgu yaparak şunları söyledi: “Bugün sadece bir teknolojiyi değil, medeniyetimizin yeni evresini ve akıllı yarınları tasarlamak için buradayız. Bu zirveyi özel kılan en önemli unsur, üç üniversitemizin sergilediği güçlü ortak iradedir; bu birliktelik şehrimizin entelektüel sermayesinin en somut göstergesidir. Eskişehir Teknik Üniversitesi olarak yapay zekâyı sadece teorik değil, yaşayan bir ekosistem olarak görüyoruz. Eğitimden AR-GE’ye, mühendislikten uygulamaya kadar her aşamada, sektörün ihtiyaç duyduğu yetkin uzmanları yetiştirerek bu dönüşüme öncülük ediyoruz. Kurumsal olarak, yapay zekânın her evresinde aktif bir paydaşız. Yapay zekâ bize devasa verileri işleme gücü sunsa da bu gücü yöneten temel unsur insan zekâsı ve vicdanıdır. Bizler burada algoritmaların soğuk dünyası ile insan yaratıcılığını ve etiğini buluşturacağız. Eskişehir'i uluslararası bir teknoloji köprüsü haline getiren bu zirve, Milli Teknoloji Hamlemizin hedeflerine giden yolda atılmış güçlü bir adımdır. Zirvenin yeni iş birliklerine ve ufuk açıcı projelere vesile olmasını diler, hepinizi saygıyla selamlarım.” AÖF Dekanı Bozkurt: "Yapay zekâ bir beka meselesidir" Yarını kodlayanlar Eskişehir'de buluşuyor sloganıyla düzenlenen “Anadolu Üniversitesi Yapay Zekâ Zirvesi” açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aras Bozkurt şu sözleri kullandı: “Günümüzde teknolojik bağımsızlık, tam bağımsızlığın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu bakış açısıyla, altını çizerek ifade etmek isterim ki: Yapay zekâ bir beka meselesidir. Bu mesele sadece bir teknolojiyi kullanma meselesi değildir; bu ekonomik, stratejik, toplumsal varlığımızı geleceğe taşıma mücadelesidir. Bugün dünyamız, yapay zekâ ile çok derin ve çok hızlı bir dönüşümün eşiğinde durmaktadır. Bu dönüşümde seyirci kalmak ise kesinlikle bir seçenek değildir. Bizler bu kritik dönemeçte üzerimize düşen sorumluluğun tam anlamıyla farkındayız. İşte bugün bir araya geldiğimiz 'Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi', bu farkındalığın somut adımlara dönüştüğünün ve ortak bir vizyon çerçevesinde birleştiğimizin en büyük kanıtıdır. Sevgili gençler, tüm bu çabalarımızın asıl odağı sizlersiniz. Geleceği ellerinde şekillendirecek olan siz gençlerimize ilham vermek, yolunuzu açmak ve bu büyük dönüşümde sizlere rehberlik etmek en büyük gayemizdir.” Açılış konuşmalarının ardından “Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi” Türkiye Cumhuriyeti önceki dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Türkiye’de Yapay Zekâ Ekosistem Yönetimi” başlıklı panel ile devam etti. Zirve iki gün boyunca alanında önemli isimlerin yer aldığı paneller ve davetli konuşmaların sunumlar ile Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde devam edecek.

Yapay Zekâda Yarış Veriyle Kazanılacak Haber

Yapay Zekâda Yarış Veriyle Kazanılacak

Anadolu Üniversitesi, 20-21 Nisan tarihlerinde yükseköğretim ve teknoloji dünyasını bir araya getirecek önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi”, disiplinler arası etkileşimi güçlendirmeyi ve yapay zekâ ekosistemini ortak bir zeminde buluşturmayı hedefliyor. Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü’nde gerçekleştirilecek zirvede; yapay zekâ alanındaki güncel gelişmeler, akademik çalışmalar ve uygulama örnekleri farklı paydaşların katılımıyla ele alınacak. Zirve, Eskişehir’i bilim ve teknoloji odağında güçlü bir buluşma noktası haline getirmeyi amaçlarken; akademi, kamu ve özel sektör temsilcilerini aynı platformda bir araya getirecek. Zirve öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı, önceki dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki vizyonuna, komisyon çalışmalarına ve Eskişehir’in potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Türkiye yapay zekâda önemli bir ivme yakaladı” Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki gelişimini değerlendiren Dönmez, son yıllarda dikkat çekici bir ilerleme kaydedildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki gelişimini son yıllarda önemli bir ivme kazanmış bir süreç olarak değerlendiriyorum. Hem kamu tarafında geliştirilen stratejik belgeler hem de özel sektör ve üniversitelerde yürütülen çalışmalar, bu alanda daha sistematik ve bütüncül bir yaklaşımın oluştuğunu göstermektedir. Özellikle insan kaynağının geliştirilmesi, araştırma merkezlerinin sayısındaki artış ve girişimcilik ekosisteminin güçlenmesi, bu vizyonun somut göstergeleri arasında yer almaktadır.” Yapay zekânın yalnızca teknolojik bir dönüşüm alanı olmadığını vurgulayan Dönmez, küresel rekabet açısından stratejik bir başlık olduğuna dikkat çekti: “Yapay zekâ, yalnızca teknolojik bir dönüşüm alanı değil; aynı zamanda ekonomik rekabet gücünü, kamu hizmetlerinin etkinliğini ve toplumsal dönüşümü doğrudan etkileyen stratejik bir başlıktır. Türkiye’nin bu alanda ortaya koyduğu vizyonu, sadece takip eden değil, belirli alanlarda yön belirleyen ve değer üreten bir konuma ulaşma hedefi üzerinden okumak gerekir.” “Veri altyapısı ve insan kaynağı kritik önemde” Küresel rekabette Türkiye’nin avantajlarına da değinen Dönmez, bu avantajların sürdürülebilirliği için atılması gereken adımlara işaret etti: “Küresel rekabet açısından bakıldığında, güçlü olduğumuz sektörlerde yapay zekâ uygulamalarını hızla entegre edebilme kapasitemiz önemli bir avantajdır. Ancak bu avantajı sürdürülebilir kılmak için veri altyapısının güçlendirilmesi, nitelikli insan kaynağının artırılması ve Ar-Ge yatırımlarının uzun vadeli bir perspektifle desteklenmesi gerekmektedir.” Komisyonun öncelikleri: Altyapı, eğitim ve etik çerçeve TBMM bünyesinde yürütülen Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu çalışmalarına ilişkin bilgi veren Dönmez, komisyonun çok boyutlu bir çerçevede çalıştığını belirtti: “Komisyon olarak Türkiye’nin bu alandaki mevcut durumunu bütüncül şekilde değerlendirmek, ihtiyaçları tespit etmek ve geleceğe dönük politika önerileri geliştirmek amacıyla çalışmalar yürüttük. Bu süreçte yapay zekâ altyapısı ve veri ekosistemi, insan kaynağı, etik ve hukuk ile kamu uygulamaları öne çıkan temel başlıklar oldu.” Dönmez, özellikle veri güvenliği ve etik konularına dikkat çekerek şunları söyledi: “Yapay zekânın getirdiği fırsatların yanı sıra risklerin de bulunduğu açık. Veri güvenliği, mahremiyet, algoritmik şeffaflık ve deepfake gibi alanlarda düzenleyici bir çerçevenin oluşturulması büyük önem taşıyor.” “Zirveler politika üretim süreçlerini besliyor” Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi gibi organizasyonların önemine değinen Dönmez, bu tür etkinliklerin çok paydaşlı yapısıyla öne çıktığını ifade etti: “Bu tür organizasyonları, yürüttüğümüz çalışmaların sahaya yansımasını görmemiz ve geliştirilen politika önerilerinin farklı paydaşlar nezdinde nasıl karşılık bulduğunu test etmemiz açısından son derece kıymetli platformlar olarak değerlendiriyoruz. Bu etkinlikler, yalnızca akademik sunumların yapıldığı toplantılar değil; üniversiteleri, kamu kurumlarını, özel sektörü ve öğrencileri aynı zeminde buluşturan etkileşim alanlarıdır. Bu yönüyle politika üretim süreçlerinin daha açık ve dinamik hale gelmesine katkı sağlar.” “Üç üniversitenin ortaklığı önemli bir güç” Zirvenin üç üniversitenin iş birliğiyle düzenlenmesine de dikkat çeken Dönmez, bu birlikteliğin önemli bir kazanım olduğunu vurguladı: “Eskişehir’in üç güçlü yükseköğretim kurumunun aynı hedef doğrultusunda bir araya gelmesi hem akademik iş birliği kültürünü hem de bilgi üretiminde ortak akıl anlayışını güçlendirmektedir. Bu tür etkinlikler, komisyon çalışmalarında ortaya konan yaklaşımın sahadaki karşılığını görmemize de imkân tanıyor.” “Eskişehir belirli alanlara odaklanmalı” Eskişehir’in yapay zekâ alanında merkez olma potansiyeline de değinen Dönmez, odaklanma vurgusu yaptı: “Eskişehir’in yapay zekâ alanında güçlü bir merkez haline gelebilmesi için en kritik nokta, kaynakları çok geniş alanlara yaymak yerine belirli stratejik alanlara odaklanmaktır. Doğru olan, belirli alanlarda derinleşmek ve bu alanlarda uzmanlaşarak bir marka değeri oluşturmaktır.” Şehrin potansiyeline işaret eden Dönmez, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özellikle havacılık, raylı sistemler ve akıllı üretim gibi alanlar, Eskişehir’in mevcut sanayi ve akademik altyapısıyla örtüşmektedir. Üniversitelerin bu alanlarda ihtisaslaşması ve devletin hedefli teşvikler sunması önemli bir kaldıraç etkisi oluşturacaktır. Bunun yanında üretilen bilginin ticarileştirilmesi, girişimcilik ekosisteminin desteklenmesi ve nitelikli insan kaynağının artırılması da sürecin vazgeçilmez unsurlarıdır.” Zirve hakkında detaylı bilgi eskisehiryzzirvesi.org adresinde Zirve hakkında detaylı bilgi eskisehiryzzirvesi.org adresinde 20-21 Nisan tarihlerinde Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirilecek olan zirve; kamu temsilcileri, teknoloji liderleri, akademisyenler ve öğrencileri bir araya getirecek. Program kapsamında üç ana panel, uluslararası sunumlar ve katılımcılar arasında etkileşimi artırmaya yönelik networking alanları yer alacak. Detaylı bilgiye ise eskisehiryzzirvesi.org adresinden ulaşılabilecek.

İthalatı Bitirecek "Yerli ve Milli" Ürün İçin İmzalar Atıldı! Haber

İthalatı Bitirecek "Yerli ve Milli" Ürün İçin İmzalar Atıldı!

Eskişehir Rumeli Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ERİAD), üniversite-sanayi iş birliğinde tarihi bir adıma imza attı. Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi akademisyenleri tarafından geliştirilen stratejik bir ürünün patent haklarını devralan ERİAD, Türkiye’de üretimi olmayan bu yenilikçi ürünü ticarileştirerek ülke ekonomisine kazandıracak. ​Geri Dönüştürülmüş Camdan Mucize Ürün ​Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi'nin kıymetli hocalarının uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda geliştirilen ürün, çevreci ve yüksek performanslı özellikleriyle dikkat çekiyor. Geri dönüştürülmüş camlardan üretilen bu teknolojik ürün; ​Yüksek yanmazlık özelliği, Mükemmel su, ses ve ısı izolasyonu, ​Antibakteriyel yapı, Kimyasallara karşı üstün dayanıklılık gibi kritik avantajlar sunuyor. ​Dört Stratejik Sektörde Devrim Yaratacak ​Türkiye’de halihazırda üretimi bulunmayan ve büyük oranda ithal edilen bu ürünün, yerli imkanlarla üretilmesiyle birlikte dışa bağımlılığın azalması hedefleniyor. Ürünün temel kullanım alanları ise şöyle: ​Beyaz Eşya Sanayisi: Yüksek yalıtım gerektiren parçalarda. ​İnşaat Sektörü: Binalarda üst düzey ısı, ses ve su yalıtımı uygulamalarında. ​Kimyasal Tesisler: Yüksek izolasyon gerektiren endüstriyel üretim alanlarında. ​Teknik Uygulamalar: Dayanıklılık ve izolasyonun kritik olduğu her türlü endüstriyel sahada. ​ERİAD: "Üretim Gücümüzü Artırmaya Kararlıyız" ​İmza töreninin ardından açıklama yapan ERİAD yönetimi, akademinin bilgi birikimini sanayinin üretim gücüyle birleştirmekten duydukları gururu dile getirdi. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: ​"Türkiye’de üretimi olmayan ve ithal edilen bu stratejik ürünü yerli ve milli imkanlarla üretmek için çalışmalarımıza hızla başlıyoruz. Katma değer üreten, ithalatı azaltan ve akademiyi sanayi ile buluşturan her projede öncü rol üstlenmeye devam edeceğiz." ​Bu iş birliğinin, Eskişehir’in inovasyon kapasitesini artırması ve Türkiye’nin teknoloji ihraç eden bir konuma gelmesine katkı sağlaması bekleniyor.

Yapay Zeka Zirvesi Türkiye'nin Hedeflerine Somut Katkı Sağlayacak Haber

Yapay Zeka Zirvesi Türkiye'nin Hedeflerine Somut Katkı Sağlayacak

TBMM Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dönmez, Eskişehir’in üç köklü yükseköğretim kurumu olan Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde, 20-21 Nisan tarihlerinde Anadolu Üniversitesi bünyesinde düzenlenecek Uluslararası Eskişehir Yapay Zekâ Zirvesi’nin hazırlık ve değerlendirme sürecinin kapsamlı şekilde ele alındığını belirtti. Eskişehir’in bilim ve teknoloji alanındaki konumuna dikkat çeken Dönmez, “Eskişehir; genç, dinamik ve üretken yapısıyla her zaman bilimin, teknolojinin ve yeniliğin merkezi olmuştur. Bu zirve, şehrimizin akademik birikimini ve vizyoner yaklaşımını uluslararası düzeyde görünür kılacak önemli bir adımdır.” ifadelerini kullandı. Yapay zekâ alanında düzenlenen organizasyonun önemine vurgu yapan Dönmez, zirvenin Eskişehir’in sadece bir öğrenci şehri değil, aynı zamanda bir teknoloji ve fikir üretim merkezi olduğunu bir kez daha ortaya koyacağını ifade etti. Organizasyonda öncü rol üstlenmekten memnuniyet duyduğunu belirten Dönmez, akademi, kamu ve özel sektörün aynı platformda buluşmasının Türkiye’nin yapay zekâ hedeflerine somut katkılar sağlayacağını kaydetti. Dönmez, Eskişehir’den yükselen bu sinerjinin geleceğin Türkiye’si için yol gösterici olacağına inandığını da sözlerine ekledi.

Eskişehir Sanayisinde Teknoloji Devrimi: Türkiye’nin En Gelişmiş 3. Şehri Oldu! Haber

Eskişehir Sanayisinde Teknoloji Devrimi: Türkiye’nin En Gelişmiş 3. Şehri Oldu!

Ankara Sanayi Odası (ASO) tarafından yayımlanan İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi sonuçları, Eskişehir’in sanayi ve teknoloji alanındaki yükselişini tescilledi. İstanbul ve Ankara’nın ardından Türkiye genelinde üçüncü sıraya yerleşen Eskişehir, yüksek katma değerli üretim kapasitesiyle dikkat çekiyor. ​Üretimden Teknoloji Üssüne Dönüşüm ​Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, sonuçlara dair yaptığı değerlendirmede şehrin gelişim yolculuğuna vurgu yaptı. Eskişehir’in artık sadece bir üretim merkezi değil, aynı zamanda bir teknoloji geliştirme merkezi haline geldiğini belirten Kesikbaş, bu başarının arkasında büyük bir emek ve stratejik planlama olduğunu ifade etti. ​Başkan Kesikbaş, “Bu başarı; sabahın erken saatinde fabrikasının kapısını açan sanayicimizin, tezgah başında alın teri döken çalışanımızın, mühendisimizin ve gençlerimizin başarısıdır. Eskişehir, emeğin ve aklın birleştiği bir şehirdir” diyerek sanayi camiasına teşekkürlerini iletti. ​İhracatın Yüzde 30’u Yüksek Teknolojiden ​Eskişehir sanayisinin gücü rakamlara da yansımış durumda. Bugün şehirde 1.800’den fazla üretici firma faaliyet gösterirken, sanayi cirosu 10 milyar dolar, ihracat ise 4,8 milyar dolar seviyelerine ulaştı. Özellikle Türkiye’de dış ticaret fazlası veren nadir illerden biri olan Eskişehir, ekonomik istikrarın kalesi konumunda. ​Şehrin teknolojik gücünü kanıtlayan en büyük veri ise ihracat kompozisyonunda saklı. Eskişehir’in toplam ihracatının yüzde 30’u orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerden oluşuyor. ​Stratejik Üretimde Eskişehir İmzası ​Eskişehir, özellikle kritik sektörlerdeki yerli üretim kabiliyetiyle Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltıyor. Şehirde üretilen bazı stratejik teknolojiler şunlar: ​Havacılık: Uçak, helikopter ve İHA (İnsansız Hava Aracı) motorları. ​Ulaşım ve Lojistik: Yüksek performanslı lokomotif ve kamyon motorları. ​Denizcilik: Gemi motoru teknolojileri. ​İstihdamın Can Damarı Sanayi ​Eskişehir’de sanayi, sadece ekonomik bir veri değil, aynı zamanda toplumsal refahın temel kaynağı. 100 bini aşkın vatandaşın geçimini doğrudan sanayiden sağladığı şehirde, neredeyse her üç aileden biri üretim ekosisteminin içinde yer alıyor. ​Eskişehir Sanayi Odası, bu başarıyı bir son değil, yeni bir başlangıç olarak görüyor. Hedef; Eskişehir’i sadece Türkiye’nin değil, bölgenin en önemli teknoloji ve inovasyon merkezlerinden biri haline getirmek.

Sahada Görev Yapan Polis Hangi Durumda Ne Yapabileceğini Bilemiyor Haber

Sahada Görev Yapan Polis Hangi Durumda Ne Yapabileceğini Bilemiyor

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşu ve Polis Haftası dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında polislerin ve emniyet mensuplarının sorunları dile getirildi. İl binasında düzenlenen basın toplantısında konuşan Anahtar Parti Eskişehir Kurumsal İlişkiler Başkanı Ali Baştürk şu ifadeleri kullandı; “Polisimizin ciddi ve büyüyen sorunları var. Sorunları görmezden gelen, geçiştiren anlayış bu yükün daha da ağırlaşmasına neden olmakta. Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, yani PVSK, 1934 yılında yürürlüğe girmişti. Üzerinden 92 yıl geçti. Evet zaman içinde belki bazı değişiklikler yapıldı. Ama gerçek şu ki bu kanun bugünün Türkiye’si için yeterli değil. Suç yapısı değişti. Teknoloji değişti. Toplum değişti. Tehditler değişti. Ama polisimizin eline verilen yetki ve sorumluluk çerçevesi hala geride kalmış bir mantıkla uygulanıyor. Bu sorun acilen çözülmeli. Sahada görev yapan bir polis, hangi durumda ne yapabileceğini net olarak bilemiyor. Çünkü Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu arasında ciddi uyumsuzluklar var. Bu ne demek. Bu polisin her adımda risk alması demek. Bir adım atsa sorun, atmasa sorun. Müdahale etse başka sıkıntı, etmezse başka sıkıntı. Bu sistem polisi yalnız bırakıyor. Polis hata yapmıyor, sistem polisi hataya zorluyor. Bir diğer yakıcı sıkıntı çalışma şartları meselesi. Polislerimiz günlerce dinlenmeden çalışıyor. Gece, gündüz, bayram, tatil fark etmiyor. Sürekli görev, sürekli stres, sürekli baskı. Bu şartlar altında kim sağlıklı kalabilir. Kim doğru karar verebilir. Yorgun, uykusuz, baskı altında çalışan bir insanın hata yapması kaçınılmazdır. Ama kimse dönüp “Bu insan neden bu halde?” diye sormuyor. Maaş meselesi de ortada. Polislerimiz canını ortaya koyuyor. Ailesinden uzak kalıyor. Hayatını riske atıyor. Ama aldığı maaş, taşıdığı yükün karşılığı değil. Bu adaletsizlik. Bu açık bir haksızlıktır. Aynı risk seviyesinde olmayan birçok meslek grubunun çok daha iyi şartlara sahip olması, polislerimizin motivasyonunu kırmakta. Tayin sistemi zaten ayrı bir sorun. İnsanlar yıllarca ailesinden ayrı kalıyor. Çocuklarını göremiyor. Düzen kuramıyor. Sürekli belirsizlik içinde yaşıyor. Bu bir meslek düzeni değil, bu bizce bir sabır sınavıdır. Ve en ağır tablo… Artık konuşmaktan kaçınılan ama herkesin bildiği gerçek. Polislerimiz hayatına son veriyor. 2025 yılında 82 emniyet mensubu canına kıydı. 2026 yılının daha Nisan ayındayız ve 23 polisimiz hayatına son verdi. Bu ne demek biliyor musunuz. Neredeyse her beş günde bir bu ülkenin bir evladı sessizce hayattan kopuyor. Bu tesadüf olarak yorumlanamaz. Maalesef bu acı tabloyu bile ciddiye almayan bir yaklaşım var. “Ailevi sorun”, “kişisel mesele”, “kumar borcu varmış” denilerek geçiştiriliyor. Bu kadar büyük bir sorunu bu kadar basit açıklamalarla örtmeye çalışmak, gerçeği inkâr etmektir. Bu sorumluluktan kaçmaktır. Bu vicdani bir iflastır. Anahtar Parti olarak çok net bir şekilde söylüyoruz. Çözüm belli ve geciktirilemez. PVSK derhal güncellenmeli. CMK ile tam uyum sağlanmalı. Polisin görev ve yetki sınırları açık, net ve tartışmasız hale getirilmeli. Çalışma saatleri insani seviyeye çekilmeli. Fazla mesai sistemi kurulmalı ve yasal güvence altına alınmalı. İnsan gibi çalışmak, insan gibi dinlenmek herkesin hakkı. Maaş ve özlük haklarında adalet sağlanmalıdır. Polislerimizin emeği, riski ve sorumluluğu görmezden gelinemez. İntihar vakaları yüzeysel açıklamalarla geçiştirilmemeli. Bu mesele tüm boyutlarıyla, uzmanlar tarafından, ciddiyetle araştırılmalı. Gerekli tüm önlemler vakit kaybetmeden alınmalı. Ayrıca bir önerimiz de var; Her yıl 10 Nisan Polis Günü’nde, toplumun huzur ve güvenliği için fedakârca görev yapan emniyet mensuplarına, emeklerinin karşılığı ve motivasyonlarının artırılması amacıyla en az bir maaş tutarında ikramiye verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Anahtar Parti olarak biz sahadaki gerçeklerin farkındayız. Polislerimizin bize olan ilgisini, güvenini de biliyoruz. Çünkü biz onların ne yaşadığını görüyoruz ve gündeme getirmeye çalışıyoruz. Polisimizin yanındayız. Sorunları hiçbir zaman görmezden gelmeyeceğiz. Susmayacağız. Geri adım atmayacağız. Bu meselelerin sonuna kadar takipçisi olacağız. Çünkü güçlü bir toplum, ancak huzurlu, güçlü ve adaletli şartlarda çalışan bir emniyet teşkilatıyla mümkündür.”

2026 Eskişehir Yılı'nda Ekonomi Zirvesi Haber

2026 Eskişehir Yılı'nda Ekonomi Zirvesi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, “2026 Eskişehir Yılı” etkinlikleri kapsamında kentin ekonomik geleceğine yön verecek önemli bir organizasyona imza attı. Nasıl Bir Ekonomi (NBE) gazetesi iş birliğiyle düzenlenen “Ekonomi 26 Paneli”, iş dünyasının önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi. Haller Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen panelde; üretim, sanayi, ticaret ve yatırım vizyonu gibi Eskişehir’in bugününü ve yarınını şekillendirecek kritik başlıklar ele alındı. Etkinlik, iş dünyası ile yerel yönetimi aynı platformda buluşturarak dikkat çekti. Panelin açılış konuşmalarını Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ile NBE Eskişehir Temsilcisi Ali Baş yaptı. Programın moderatörlüğünü ise NBE Genel Koordinatörü Vahap Munyar üstlendi. Panele konuşmacı olarak; Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Başkanı Nadir Küpeli, Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Başkanı Metin Güler ve NBE Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ katıldı. Açılışta konuşan Başkan Ünlüce, “2026 Eskişehir Yılı”nın yalnızca kültür ve sanat projeleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak, ekonomik katkının da öncelikli hedefler arasında yer aldığını belirtti. Ünlüce, bu doğrultuda Eskişehir Ticaret Odası başta olmak üzere çeşitli kurumlarla iş birliği içinde düzenlenen “26 indirim günleri” ile şehir ekonomisine canlılık kazandırmayı amaçladıklarını ifade etti. Ünlüce, “Bu kadar kıymetli konuklarla bir araya gelerek hem Eskişehir’i hem ülkemizi hem de küresel ekonomiyi konuşma fırsatı bulduk. Bu, şehrimiz için çok özel bir gün.” dedi. Daha sonra konuşan NBE Eskişehir Temsilcisi Ali Baş, “Biz, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımızın bu konudaki düşüncelerinden ilham alarak böyle bir çalışma gerçekleştirmek istedik. Elbette şehirdeki önemli kurumlar, özellikle sanayi odası gibi yapılar tarafından çeşitli paneller düzenleniyor; ancak bu etkinlikler çoğunlukla kendi üyelerine yönelik oluyor. Biz ise bu bakış açısını şehrin geneline yaymayı amaçladık. Eskişehir’de yaşayan insanların şehre nasıl baktığını, ne düşündüğünü ve nasıl bir gelecek hayal ettiğini doğrudan kendilerinden dinlemek istedik. Kısacası, Eskişehir’de Eskişehirlilerle bir araya gelmeyi hedefledik. Bu düşünceyle böyle bir panel düzenledik. Katılım gösterdiğiniz ve bizleri yalnız bırakmadığınız için hepinize içtenlikle teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından NBE Genel Koordinatörü Vahap Munyar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde konuşan ETO Başkanı Metin Güler, iş dünyasının üç temel sorunla karşı karşıya olduğunu belirterek enflasyon, yüksek finansman maliyetleri ve çalışma barışındaki bozulmaya dikkat çekti. Güler, 2026’nın ilk çeyreğinde enflasyonun yüzde 10’un üzerine çıktığını hatırlatarak, yılsonu hedeflerinin gerçekçi görünmediğini ifade etti. Kredi faizlerinin yüzde 48-49 seviyelerine ulaştığını vurgulayan Güler, bu durumun işletmeler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu söyledi. Artan maliyetler nedeniyle hem işverenin hem de çalışanların memnuniyetsiz olduğunu dile getiren Güler, “Bir yandan bizler birim başına maliyetlerimizi hesapladığımız zaman maalesef o çalışanımızın mutlu olduğu rakamlara ulaşamıyoruz. Bir yandan da çalışanlarımızın aldığı maaşlarla mutlu olma şansı maalesef şu an itibarıyla oluşmuyor. Bu şu demek, aslında mutsuz bir tablo çıktı ortaya. Mutsuz insandan ne kadar verim alabilirsiniz psikolojik olarak? Asıl hikâye burada bu. Şimdi ben zaman zaman düşünüyorum, acaba çalışanlarımız adına asgari ücrette tekrar bir revize olabilir mi? Ama artık bunu şu anda iş insanlarının üzerine yükleyerek de bunu yönetme şansınız kalmadı çünkü bizler de şu anda duvara toslatmış durumdayız. Bu anlamda maliyet açısından söylüyorum, rekabet gücümüzü kaybettik.” dedi. Panelistlerden ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş da Eskişehir’in köklü sanayi geçmişine dikkat çekerek kentin tarihsel olarak üretim ve teknolojiyle geliştiğini vurguladı. Kesikbaş, 1970’li yıllarda hazırlanan sanayici bildirgesindeki sorunların büyük bölümünün bugün de geçerliliğini koruduğunu belirterek özellikle enflasyon, tarım politikaları, finansmana erişim ve planlama eksikliklerinin hâlâ çözülemediğini ifade etti. Sanayicilerin son yıllarda üretimde önemli çaba gösterdiğini ancak artan maliyetler ve sektörel dengesizlikler nedeniyle zorlandığını dile getiren Kesikbaş, plansız yatırımların ve kaynak israfının da ekonomik verimliliği düşürdüğünü söyledi. Konuşmasında genç nüfusun şehirde tutulmasının önemine de değinen Kesikbaş, “Artık teknoloji ve bilgi çağındayız. İşte burada o ikiz dönüşüm dediğimiz dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm, bununla birlikte verimlilik, toplumsal dönüşüm, zihniyet dönüşümü, zihniyet açısından farklı bir bakış açısıyla yeni üretim teknikleri geliştirmek, bizim şehrimizin çocuklarına gerçekten iş bulabiliyor olmak, hatta üniversiteye eğitime gelmiş çocuklarımızı şehrimizde tutabiliyor olmak için hem yaratıcı endüstriler kısmında hem üretim kısmında hem teknolojik fabrikalar kısmında hem de yazılım kısmında gerçekten planlı yeni çalışmalar, yeni vizyon projeleri ortaya koymamız gerekiyor.” diye konuştu. EOSB Başkanı Nadir Küpeli, yaptığı konuşmada üretimin Türkiye’nin geleceği açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Üretmeden büyümenin ve güçlenmenin mümkün olmadığını ifade eden Küpeli, mevcut ekonomik koşullarda üretimi önceleyen bir yaklaşımın zorunluluk haline geldiğini belirtti. Kaynakların sınırlı, maliyetlerin yüksek ve teknolojik dönüşümün hızla devam ettiğine dikkat çeken Küpeli, bu süreçte üreticinin desteklenmesinin kritik olduğunu dile getirdi. Üretimin yalnızca gerçekleştirilmesinin yeterli olmadığını, asıl hedefin verimli, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli üretim olması gerektiğini kaydeden Küpeli, birçok sektörde teorik kapasite ile fiili üretim arasında ciddi farklar bulunduğunu söyledi. Makinaların tam kapasite çalışabilecek durumda olmasına rağmen ekonomik şartlar nedeniyle üretimin çoğu zaman yüzde 70–80 seviyelerinde kaldığını belirten Küpeli, bunun maliyetleri artırarak rekabet gücünü zayıflattığını ifade etti. Mevcut ekonomik ortamda yeni yatırımların ve teknolojik yenilenmenin zorlaştığını da dile getiren Küpeli, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılara ve artan risklere dikkat çekti. Bu nedenle üreticinin doğru teşvikler ve uzun vadeli politikalarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Küpeli, konuşmasının sonunda üretimin kalkınmanın temel unsuru olduğunu belirterek, “Üretim yoksa kalkınma olmaz. Üretici güçlenmezse ekonomi ayakta kalamaz. Kapasite kullanılmazsa potansiyel gerçeğe dönüşemez.” ifadelerini kullandı. NBE Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ da, kentin üretim gücünün yanı sıra yaşam kalitesi ve dinamizmiyle de öne çıktığını belirtti. Eskişehir’in her yönüyle dikkat çeken bir şehir olduğunu ifade eden Güldağ, kente yalnızca üretim açısından bakılmaması gerektiğini vurgulayarak, aynı zamanda yaşayan, dinamik ve güçlü bir kent profili çizdiğini söyledi. Güldağ, üretim ile yaşam kalitesinin bir arada bulunmasının Eskişehir’i özel kıldığını dile getirdi. Kentin sahip olduğu altyapının önemli avantajlar sunduğunu kaydeden Güldağ, bundan sonraki sürecin izlenecek politikalar ve küresel gelişmelerin doğru analiz edilmesine bağlı olduğunu ifade etti. Güldağ, küresel ölçekte yaşanan belirsizlikler ve rekabet ortamında dengeli ve akılcı adımlar atılması gerektiğine dikkat çekti. Eskişehir’in güçlü potansiyeline işaret eden Güldağ, “Doğru politikalarla bu kentin, Türkiye’nin yeni gelişim rotasında öncü şehirlerden biri olabileceğine inanıyorum. Bugün dünyada çok hızlı bir değişim ve ciddi bir belirsizlik ortamı yaşanıyor. Ancak tam da bu süreçte, Eskişehir’in öne çıkabilecek kentlerden biri olduğunu düşünüyorum. Bunun için de şehrin uluslararası bağlantılarını her alanda güçlendirmemiz gerektiğine inanıyorum. Eğer bu yönde doğru adımları atabilirsek, Eskişehir’in geleceğinin çok daha parlak olacağını rahatlıkla söyleyebilirim.” dedi. Konuşmaların ardından Başkan Ayşe Ünlüce, Kesikbaş, Küpeli, Güler ve Güldağ’a değerli katkılarından dolayı teşekkür plaketi takdim etti.

Başkan Kurt Odunpazarı’nın 2026 Vizyonunu Açıkladı Haber

Başkan Kurt Odunpazarı’nın 2026 Vizyonunu Açıkladı

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, "Hesap Veriyoruz" toplantısında 2026 yılında tamamlanacak vizyon projelerini duyurdu. Alzheimer merkezinden otomobil yarış pistine, yeni hizmet binasından güneş enerji santrallerine kadar pek çok yatırım Odunpazarı halkıyla buluşmaya hazırlanıyor. ​Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 2024-2029 dönemi vizyon projeleri kapsamında 2026 yılında hayata geçecek dev yatırımları basın mensuplarıyla paylaştı. Şeffaflık ve tasarruf ilkeleriyle hazırlanan projeler; sosyal hizmet, çevre, teknoloji ve spor alanlarında Eskişehir’e değer katmayı hedefliyor. ​Sağlık ve Sosyal Hizmette Yeni Dönem: Alzheimer Merkezi ​Odunpazarı’nın en anlamlı projelerinden biri olan Dr. Nurten-Lütfü Yüksel Alzheimer Merkezi'nde sona gelindi. ​Kapasite: 104 kişilik konaklama alanı ve 36 oda. ​Donatı: 4 bin 136 metrekarelik alanda 3 katlı bina ve 12 adet etkinlik alanı. Başkan Kurt, inşaatın bitmek üzere olduğunu ve merkezin kısa sürede hizmete açılacağını müjdeledi. ​Odunpazarı’na Kasa Çıkışsız Yeni Hizmet Binası ​Belediye kaynaklarını koruyan bir modelle inşa edilecek olan Yeni Hizmet Binası, kat karşılığı inşaat modeliyle yapılacak. ​Sıfır Maliyet: Yap-İşlet-Devret olmayan bu sistemde belediye kasasından para çıkmayacak. ​Gelecek Vizyonu: Binanın önümüzdeki 50 yılın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde planlandığı belirtildi. ​Enerji ve Çevrede Sürdürülebilirlik: GES 2. Etap ​Yenilenebilir enerji yatırımlarına hız veren belediye, Güneş Enerji Santrali’nin 2. Etabı için ihale sürecini tamamladı. ​Kapasite Artışı: 598 kW gücündeki yeni yatırımla enerji maliyetleri düşürülecek. ​Dünya Bankası Desteği: PUMREP projesi kapsamında finanse edilen proje ile belediye kendi enerjisini üretmeye devam edecek. ​Öne Çıkan Diğer Vizyon Projeleri ​1. Osmangazi Mahallesi Cazibe Merkezi ​Bodrum katında organik pazar, üst katlarda ise kafeler ve sosyal alanların bulunacağı merkez; Osmangazi, Sümer, Kırmızıtoprak ve Vişnelik mahallelerine hizmet verecek. ​2. Otomobil Yarışları Pisti ​Kıravdan Mahallesi’nde TOSFED iş birliğiyle yapılacak pist, uluslararası yarışlara ev sahipliği yaparak kente turist ve katma değer çekecek. ​3. Geri Kazanım ve Sıfır Atık ​1000 metrekarelik alanda kurulacak Toplama Ayırma ve Tehlikesiz Geri Kazanım Tesisi ile plastik atıklar hammaddeye dönüştürülerek belediye hizmetlerinde kullanılacak. ​4. Öğrencilere Destek: Çamaşırhane ve Mola Evi ​Yıldıztepe Erdal İnönü Halk Merkezi’nde açılacak olan merkezde üniversite öğrencileri ücretsiz çamaşır yıkayabilecek ve ders çalışabilecek. ​Çocuklar İçin "Örnek Köy" ve Yeni Kreşler ​Başkan Kurt, tasarruf genelgesine rağmen kreş yatırımlarından vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Hayırsever desteğiyle Gündoğdu Mahallesi’ne yeni bir kreş kazandırılırken, Yukarıçağlan’da kurulacak Örnek Köy ile 6-15 yaş arası çocuklar doğayla iç içe tarım eğitimi alacak. ​Tarımsal Kalkınma: Mısır Kurutma ve Biyogaz Tesisi ​Günlük 1.000 ton kurutma kapasitesine sahip olacak bu dev tesis; yem fabrikası ve biyogaz üretim alanı ile çiftçilere doğrudan destek sağlayacak. ​2026 Festival Takvimi Belli Oldu ​Odunpazarı, 2026 yılında da sanatın merkezi olmaya devam edecek: ​3D Gençlik Festivali: 15-17 Mayıs ​Ahşap Heykel Festivali: 12-19 Haziran ​Seramik Çalıştayı: 19-23 Ağustos ​Cam Festivali: 19-23 Eylül ​Lületaşı Festivali: 14-18 Ekim

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.