SON DAKİKA
Hava Durumu

#Teknoloji

Porsuk Haber Ajansı - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESO Başkanı Kesikbaş: ''İmalat Sanayi Güçlü Olursa Türkiye Güçlü Olur'' Haber

ESO Başkanı Kesikbaş: ''İmalat Sanayi Güçlü Olursa Türkiye Güçlü Olur''

Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programın Türkiye ekonomisine öngörülebilirlik kazandırması bakımından önemli olduğunu belirten Kesikbaş; kalıcı dezenflasyon, sürdürülebilir büyüme, istihdam artışı ve cari açığın azaltılmasına yönelik hedefleri desteklediklerini ifade etti. Kesikbaş açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “İmalat sanayisi güçlü olduğunda Türkiye’nin ekonomik direnci ve dünyadaki sözünün ağırlığı da artar. Bu nedenle dış kaynaklı haksız rekabete karşı üreticimizin korunmasını, ticaret politikası araçlarının zamanında ve etkili biçimde kullanılmasını, sanayinin üzerindeki girdi maliyetlerinin azaltılmasını son derece önemsiyoruz. Reel sektörle istişarenin dönemsel temasların ötesine taşınarak kurumsal ve sürekli bir yapıya kavuşturulması da alınan kararların sahadaki karşılığını güçlendirecektir. OVP’de bu başlıklara yer verilmesini, üretim ekonomisinin geleceği açısından kıymetli buluyor ve uygulama sonuçlarını yakından takip ediyoruz.” “OVP’NİN UYGULAMA SÜREÇLERİNİN MERKEZİNDE SANAYİ VE ÜRETİM YER ALMALI” Açıklamasında imalatın öneminin altını çizen Kesikbaş, “Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşabilmesi için OVP’nin merkezine sanayi ve üretim güçlü biçimde yerleştirilmelidir. Dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz. Ancak bu sürecin ekonomik ve toplumsal maliyeti üreticinin omuzlarına bırakılmamalıdır. Enflasyonla mücadele edilirken sanayimizin yatırım kabiliyeti, sermaye yapısı ve uluslararası rekabet gücü korunmalıdır. Sanayicilerimizin önünü görebileceği, kuralları belirgin ve güven veren bir ekonomik iklime ihtiyacımız var. Üreten, yatırım yapan ve ihracat gerçekleştiren firmalara uzun vadeli, uygun maliyetli ve erişilebilir finansman sağlanmalıdır. İhracatçılar ve yatırımcılar seçici teşviklerle desteklenmeli; KOBİ’lerin işletme sermayesine erişimi kolaylaştırılmalıdır. Teknolojik, yeşil ve dijital dönüşümü hızlandıracak araçlar da sanayi politikasının temel unsurları hâline getirilmelidir. OVP’nin başarısı, hedeflerin disiplinli ve üretimi gözeten bir kamu maliyesiyle desteklenmesine bağlıdır. Yönetilen ve yönlendirilen fiyatların enflasyon hedefleriyle uyumlu biçimde denetlenmesi, maliyet etkilerinin yakından izlenmesi ve kamu politikalarında kararlılığın korunması, programa duyulan güveni güçlendirecektir.” “ESKİŞEHİR SANAYİSİ (2027 – 2029) OVP’DEN NE BEKLİYOR?” 1. Kural Temelli ve Öngörülebilir Ekonomi 2. Üretimi Koruyan ve Destekleyen Dezenflasyon Politikası 3. Uzun Vadeli ve Uygun Maliyetli Sanayi Dönüşüm Finansmanı 4. İhracatçıya Rekabetçi Kur ve Seçici Teşvik 5. Verimli ve Düşük Karbonlu Üretim 6. Bilgiyi Teknolojiye, Yeteneği Üretime Dönüştüren Sanayi Ekosistemi 7. Yapay Zekâ ve İleri Teknoloji Odaklı Sanayi Dönüşümü 8. Erişilebilir Sanayi Alanları ve Stratejik Üretim Bölgeleri 9. Demiryolu, Liman ve Lojistik Altyapı Seferberliği 10. Takvimlendirilmiş, Ölçülebilir ve Sahada Etkin OVP Uygulaması

Küpeli: “Büyük Zafer’in Mirasını Üretim Ve Güçlü Bir Türkiye Hedefiyle Geleceğe Taşıyoruz” Haber

Küpeli: “Büyük Zafer’in Mirasını Üretim Ve Güçlü Bir Türkiye Hedefiyle Geleceğe Taşıyoruz”

30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımlayan Eskişehir OSB Başkanı Nadir Küpeli, Büyük Zafer’in mirasını üretim ve güçlü bir Türkiye hedefiyle geleceğe taşıdıklarını vurguladı. Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Başkan Küpeli mesajında şu ifadelere yer verdi: “30 Ağustos Zaferi, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük yolundaki sarsılmaz iradesinin, birlik ve beraberliğinin en güçlü simgelerinden biridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kazanılan Büyük Zafer, milletimizin hiçbir koşulda bağımsızlığından vazgeçmeyeceğini tüm dünyaya göstermiştir. 30 Ağustos’un üzerinden 104 yıl geçmesine rağmen, bu büyük zaferin taşıdığı anlam ve sorumluluk bugün de bizlere ışık tutmaktadır. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, ülkemizi daha güçlü, daha üretken ve daha rekabetçi bir geleceğe taşımak hepimizin ortak görevidir. Bizler sanayiciler olarak, Büyük Zafer’in bizlere kazandırdığı bağımsızlık ruhunu; üretim, istihdam, teknoloji, ihracat ve yenilikçilik alanlarında ortaya koyduğumuz çalışmalarla geleceğe taşımaya devam ediyoruz. Güçlü bir Türkiye’nin ancak güçlü bir üretim altyapısıyla mümkün olduğuna inanıyor, ülkemizin sanayi ve teknoloji kapasitesini daha ileriye taşımak için var gücümüzle çalışıyoruz. Eskişehir sanayisi olarak da şehrimizin üretim gücünü artırmak, gençlerimize daha fazla istihdam ve nitelikli iş imkânı oluşturmak, yüksek katma değerli üretimi ve ihracatı geliştirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Hedefimiz; Cumhuriyetimizin kazanımlarını koruyarak, ülkemizi geleceğin dünyasında söz sahibi, güçlü ve rekabetçi bir sanayi ülkesi haline getirmektir. Bu anlamlı günde, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanımızın bağımsızlığı uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık ve esenlik diliyor; milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Aynı gurur ve coşkuyla, Eskişehir’imizin 2 Eylül 1922 tarihinde düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü de kutluyor; şehrimizin bağımsızlığı için mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Eskişehir’imizin Kurtuluş Günü’nün birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızı daha da güçlendirmesini diliyor, tüm hemşehrilerime sağlık, huzur ve esenlik temenni ediyorum.”

Sanayicilerin Finansmana Erişimi ve Yeşil Dönüşüm Değerlendirildi Haber

Sanayicilerin Finansmana Erişimi ve Yeşil Dönüşüm Değerlendirildi

Akbank Kurumsal ve Yatırım Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Yunus Emre Özben, Ticari Satış Yönetimi Müdürü Mehmet Erener ve Eskişehir OSB Şube Müdürü Cengiz Koç, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli’yi ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette, Eskişehir sanayisinin gelişimi, sanayicilerin finansmana erişimi, yeşil dönüşüm süreci ve sürdürülebilir yatırımların finansmanı başta olmak üzere sanayi ve finans sektörünü yakından ilgilendiren konular değerlendirildi. Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, ziyarette yaptığı değerlendirmede, sanayicilerin üretim ve yatırım gücünün korunması açısından finansmana erişimin büyük önem taşıdığını belirtti. Başkan Nadir Küpeli, Türkiye ekonomisinin üretim, ihracat ve istihdam gücünün sanayi kuruluşları tarafından taşındığını belirterek, sanayicilerin önünü görebilmesi ve yeni yatırımlara yönelebilmesi için finansman koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini söyledi. “Sanayicimizin finansmana erişimini kolaylaştırmalıyız” Küpeli, “Sanayicilerimizin üretimlerini sürdürmeleri, kapasitelerini artırmaları, yeni yatırımlar gerçekleştirmeleri ve ihracat pazarlarında daha güçlü bir konuma gelmeleri için finansmana erişim büyük önem taşıyor. Özellikle yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun yatırımların desteklenmesi, ülkemizin rekabet gücünü artıracaktır. Bankalarımızla sanayicilerimiz arasında güçlü bir iş birliği ortamının oluşmasını önemsiyoruz” dedi. Sanayide yaşanan dönüşümün yalnızca üretim teknolojileriyle sınırlı olmadığını ifade eden Küpeli, yeşil dönüşümün de işletmeler açısından artık stratejik bir zorunluluk haline geldiğini belirtti. Küpeli, “Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon düzenlemeleriyle birlikte ihracat yapan firmalarımız açısından yeşil dönüşüm her geçen gün daha önemli hale geliyor. Sanayi kuruluşlarımızın enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, karbon emisyonlarının azaltılması ve çevre dostu üretim teknolojilerine yönelik yatırımlar yapması gerekiyor. Bu yatırımların gerçekleştirilebilmesi için uzun vadeli ve uygun maliyetli finansman imkanlarının artırılması büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. Eskişehir OSB olarak sanayicilerin yeşil dönüşüm sürecine uyum sağlamaları amacıyla çeşitli çalışmalar yürüttüklerini aktaran Küpeli, finans kuruluşlarıyla yapılacak iş birliklerinin bu süreci daha da hızlandıracağına dikkat çekti. “Sanayinin dönüşümünü finansman imkanlarıyla desteklemek istiyoruz” Akbank Kurumsal ve Yatırım Bankacılığından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Yunus Emre Özben ise Eskişehir’in güçlü sanayi altyapısı, üretim kapasitesi ve ihracat potansiyeliyle Türkiye ekonomisinin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirtti. Özben, Akbank olarak reel sektörün ihtiyaçlarını yakından takip ettiklerini ifade ederek, “Sanayicilerimizin yatırım, işletme sermayesi ve ihracat finansmanı başta olmak üzere farklı alanlardaki ihtiyaçlarını karşılayacak çözümler geliştirmeye önem veriyoruz. Eskişehir OSB, güçlü sanayi ekosistemi ve sahip olduğu üretim kapasitesiyle bizim için önemli bir merkez. Buradaki firmalarımızla daha yakın temas halinde olarak onların ihtiyaçlarını doğru anlamayı ve finansman çözümlerimizi bu ihtiyaçlara göre şekillendirmeyi hedefliyoruz” dedi. Yeşil dönüşümün sanayinin geleceği açısından kritik bir başlık olduğuna vurgu yapan Özben, firmaların sürdürülebilir yatırımlarının finansmanının önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağını belirtti. Özben, “Sanayimizin yeşil dönüşüm sürecini desteklemek, Türkiye’nin ihracat rekabetçiliğini ve sürdürülebilir büyümesini güçlendirmek açısından büyük önem taşıyor. Firmalarımızın enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir üretim yatırımlarına finansman sağlayarak bu dönüşüme katkı sunmak istiyoruz. Bu noktada Eskişehir OSB ile güçlü bir iletişim içerisinde olmayı ve sanayicilerimizin ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeyi önemsiyoruz” diye konuştu.

Genç MÜSİAD Eskişehir'den İleri Teknoloji ve Savunma Sanayii Temasları Haber

Genç MÜSİAD Eskişehir'den İleri Teknoloji ve Savunma Sanayii Temasları

Genç MÜSİAD Eskişehir heyeti, AEROMIND programı kapsamında Ankara'da TÜBİTAK ULAKBİM, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), ASFAT ve Eti Maden gibi kritik kurumlara üst düzey ziyaretler gerçekleştirdi. Genç MÜSİAD Eskişehir, kentin güçlü sanayi ve mühendislik altyapısını ulusal teknoloji ekosistemiyle buluşturmak amacıyla başkente çıkarma yaptı. AEROMIND programı çerçevesinde düzenlenen Ankara ziyaretinde heyet; dijital araştırma altyapılarından savunma sanayii tedarik zincirine, Ar-Ge süreçlerinden stratejik maden teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede üst düzey temaslarda bulundu. Ankara Temaslarında Öne Çıkan Başlıklar Genç MÜSİAD Eskişehir heyetinin Ankara programı kapsamında gerçekleştirdiği kritik görüşmeler şu şekilde sıralandı: TÜBİTAK ULAKBİM: Ziyaretin ilk durağında Hayrettin Bucak ile bir araya gelinerek dijital araştırma altyapıları, yüksek başarımlı hesaplama imkânları ve TRUBA sistemi üzerinden genç teknoloji girişimcilerinin araştırma altyapılarına erişimi ele alındı. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB): SSB bünyesinde iki ayrı görüşme yapıldı. Sanayileşme Daire Başkanlığından Ahmet Tolga Sayın ile Eskişehir sanayisinin savunma sanayii tedarik zincirine entegrasyonu, YETEN ve EYDEP gibi yetkinlik mekanizmaları istişare edildi. Ar-Ge ve Teknoloji Yönetimi Daire Başkanlığından Zübeyde Arslanoğlu ile de Ar-Ge süreçleri ve üniversite-sanayi-kamu iş birliği mekanizmaları görüşüldü. ASFAT: Prof. Dr. Mustafa İlbaş ile askeri fabrika ve üretim altyapıları ile Eskişehir'in üretim kapasitesinin savunma tedarik ekosistemindeki potansiyeli değerlendirildi. Eti Maden İşletmeleri: Abdurrahman Çeliker ile maden teknolojileri ve kritik madenlerin katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik fırsatlar masaya yatırıldı. İsmail Hakkı Satır: "Amacımız Eskişehir'e Bilgi ve Yeni Bağlantılar Taşımak" Ankara ziyaretine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Genç MÜSİAD Eskişehir Şube Başkanı İsmail Hakkı Satır, görüşmelerin hedefini şu sözlerle ifade etti: "Ankara'da gerçekleştirdiğimiz bu temaslar, Eskişehir'in sanayi ve mühendislik altyapısını ülkemizin savunma sanayii ve ileri teknoloji ekosistemiyle daha yakından buluşturmayı amaçlıyor. Amacımız, Eskişehir'e bilgi, erişim ve yeni bağlantılar taşımak." Genç MÜSİAD Eskişehir, Ankara'da ele alınan başlıkların AEROMIND programı kapsamında somut bir çalışma zeminine dönüştürülmesi için hazırlıkların sürdürüldüğünü ve gelişmelerin önümüzdeki dönemde kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu.

AK Parti İl Başkanı Albayrak: "Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır" Haber

AK Parti İl Başkanı Albayrak: "Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır"

AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından AK Parti'nin kuruluşunun 25. yıl dönümü dolayısıyla Dede Korkut Parkı'nda bir program düzenlendi. AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, partinin çeyrek asırlık siyasi yolculuğunu değerlendirerek Eskişehirlileri 25. yıl coşkusunu paylaşmaya davet etti. ​Dede Korkut Parkı’nda Coşkulu Kutlama ​AK Parti’nin 25. Kuruluş Yıl Dönümleri kapsamında Dede Korkut Parkı'nda düzenlenen programda konuşan İl Başkanı Gürhan Albayrak şu ifadelere yer verdi; "Bundan tam 25 yıl önce, 14 Ağustos 2001’de, bir millet hareketi olan AK Parti, “Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” diyerek Türkiye’nin yarınlarına açılan yeni bir yolun ilk adımını attı. Siyasi istikrarsızlığın, ekonomik krizlerin, vesayetin ve yasakların ülkemizin üzerine ağır bir gölge gibi çöktüğü bir dönemde kurulan AK Parti, yalnızca yeni bir siyasi parti değil, aziz milletimizin değişim iradesinin, demokrasi talebinin ve güçlü Türkiye idealinin adı oldu. Milletimiz, kuruluşundan yalnızca 15 ay sonra AK Parti’yi tek başına iktidara taşıyarak ülkemizin kaderini değiştirecek büyük yürüyüşün önünü açtı. 3 Kasım 2002’den itibaren Türkiye, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tarihinin en kapsamlı kalkınma, demokratikleşme ve atılım dönemlerinden birine girdi. AK Parti olarak 25 yıldır yalnızca iktidarda bulunmadık. Milletimizin emanetini taşıdık, ülkemizin yükünü omuzladık, Türkiye’yi her alanda büyütmenin ve güçlendirmenin mücadelesini verdik. Bu yolculuk boyunca kapatma davalarından 27 Nisan e-muhtırasına, Gezi olaylarından 17-25 Aralık kumpasına, terör saldırılarından 15 Temmuz hain darbe girişimine kadar demokrasimizi, millî iradeyi ve Türkiye’nin istiklalini hedef alan sayısız saldırıyla karşılaştık. Küresel ekonomik krizlerle, salgınlarla, savaşlarla ve asrın felaketi olarak nitelendirdiğimiz 6 Şubat depremlerinin yol açtığı büyük yıkımla mücadele ettik. Her defasında milletimize güvendik. Milletimizle omuz omuza verdik. Önümüze çıkarılan engeller karşısında geri adım atmadık, Türkiye’nin istikametinin değiştirilmesine müsaade etmedik. Terörsüz Türkiye idealimiz doğrultusunda devletimizin kararlı iradesi, kahraman güvenlik güçlerimizin fedakâr mücadelesi ve milletimizin sarsılmaz birlik ve beraberliği sayesinde ülkemizi 40 yıldır canımızdan, kaynağımızdan ve geleceğimizden çalan terör belasından kurtardık. Bu tarihî kazanımı, şehitlerimizin aziz hatırasına ve gazilerimizin fedakârlığına sahip çıkarak birlik, kardeşlik ve huzur içinde geleceğe taşıyacağız. Vesayetin siyaset üzerindeki gölgesini kaldırdık, millî iradeyi devlet yönetiminin gerçek merkezi hâline getirdik. Demokrasimizin standartlarını yükselttik, temel hak ve özgürlüklerin alanını genişlettik. İnancı, düşüncesi, kökeni veya hayat tarzı nedeniyle vatandaşlarımızın ötekileştirildiği dönemlere son verdik. Başörtülü kadınlarımızın eğitim ve çalışma hayatından dışlanmasına neden olan yasakları ortadan kaldırdık. Gençlerimizin geleceğinin önüne konulan katsayı adaletsizliğini giderdik. Devlet ile millet arasındaki mesafeyi kapattık. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan hiç kimsenin bu ülkenin misafiri, kiracısı veya üvey evladı olmadığını gösterdik. Milletimizin on yıllardır yüreğinde taşıdığı büyük bir hasreti sona erdirdik. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin zincirlerini kırarak 86 yılın ardından yeniden ibadete açılmasını sağladık. Böylece yalnızca tarihî bir emanete sahip çıkmadık, Türkiye’nin kendi değerleri ve kararları üzerinde söz sahibi, bağımsız ve egemen bir ülke olduğunu bütün dünyaya ilan ettik. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” anlayışıyla sosyal devletin imkânlarını toplumun bütün kesimleriyle buluşturduk. Sağlıkta gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşümle hastaneleri, şehir hastanelerini ve modern sağlık merkezlerini milletimizin hizmetine sunduk. Eğitimde dersliklerden üniversitelere, yurtlardan teknoloji altyapısına kadar büyük bir seferberlik başlattık. 81 ilimizin tamamını üniversiteyle buluşturduk. TOKİ eliyle milyonlarca vatandaşımızı güvenli ve modern konutlara kavuşturduk. Yaşlılarımızdan engelli vatandaşlarımıza, ihtiyaç sahibi ailelerimizden şehit yakınları ve gazilerimize kadar toplumun her kesimini kuşatan sosyal destek mekanizmaları kurduk. 6 Şubat depremlerinin ardından şehirlerimizi yalnızca yeniden inşa etmekle kalmadık, daha dirençli ve daha güvenli bir geleceğin temellerini attık. Türkiye’yi ulaşım ve altyapıda çağ atlattık. Bölünmüş yollarla şehirlerimizi birbirine bağladık, yüksek hızlı tren ağlarını ülkemizin dört bir yanına ulaştırdık. Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü, İstanbul Havalimanı ve daha nice eserle milletimizin yıllarca hayalini kurduğu projeleri gerçeğe dönüştürdük. Türkiye’yi teknoloji üreten, tasarlayan ve geliştiren bir ülke hâline getirdik. Yarım asrı aşan yerli otomobil hayalimizi Togg ile gerçeğe dönüştürdük. Kendi otomobilini, insansız hava araçlarını, savaş gemilerini, helikopterlerini ve uçaklarını üretebilen güçlü bir Türkiye inşa ettik. İHA’larımız, SİHA’larımız, Bayraktar TB2, Akıncı, Anka, Kızılelma, HÜRJET, KAAN, ATAK, Gökbey, TCG Anadolu ve ALTAY tankı gibi yerli ve millî projelerimizle savunma sanayiinde Türkiye’nin adını dünyanın önde gelen ülkeleri arasına yazdırdık. Bir dönem savunma ihtiyaçları için başkalarının kapısında bekletilen Türkiye’yi, bugün kendi ihtiyaçlarını karşılayan ve dost ülkelerin güvenliğine katkı sağlayan bir konuma ulaştırdık. Cumhuriyet tarihimizin ilk astronotunu uzaya gönderdik. İlk yerli ve millî haberleşme uydumuz Türksat 6A’yı uzayla buluşturduk. Millî Uzay Programı’mızla Türkiye’nin iddiasını gökyüzünün ötesine taşıdık. Karadeniz’de keşfettiğimiz doğal gazı milletimizin hizmetine sunduk. Gabar’daki petrol üretimiyle yer altı kaynaklarımızı ekonomimize kazandırdık. Akkuyu Nükleer Güç Santrali, yenilenebilir enerji yatırımları ve yeni keşiflerle enerjide tam bağımsız Türkiye hedefimize kararlılıkla ilerledik. 2002 yılında 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımızı 270 milyar doların üzerine taşıdık. Üreten, ihraç eden, istihdam sağlayan ve küresel rekabette söz sahibi olan bir Türkiye ekonomisinin temellerini attık. Sanayicimizin, esnafımızın, çiftçimizin ve girişimcimizin önünü açtık. Türkiye’nin gücünü ve imkânlarını belirli merkezlerle sınırlı bırakmadık, yatırımı ve kalkınmayı 81 ilimize yaydık. Dış politikada kendi kararlarını kendisi alan, sahada ve masada güçlü, bölgesindeki gelişmelere yön veren bir Türkiye inşa ettik. Ülkemizi yalnızca kendi vatandaşlarının değil, gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin ve dünyanın dört bir yanındaki mazlumların da umudu hâline getirdik. Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğiyle uluslararası meselelerde görüşü aranan, sözü dinlenen ve attığı adımlar yakından takip edilen bir ülke konumuna ulaştı. Bugün AK Parti, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının açıkladığı resmî verilere göre 11 milyon 709 bin 913 üyesiyle Türkiye’nin açık ara en büyük siyasi partisidir. Bu sayı, milletimizin hareketimize duyduğu güvenin, teşkilatlarımızın fedakâr çalışmasının ve Türkiye sevdamızın en somut göstergelerinden biridir. Ancak bizim için her üyemiz yalnızca bir rakam değil, aynı ideale inanmış bir yol ve dava arkadaşıdır. AK Parti’nin asıl gücü binalardan, makamlardan veya unvanlardan değil, milletimizle kurduğu sarsılmaz gönül bağından gelmektedir. 25 yıllık hikâyemizde elde ettiğimiz bütün başarıların gerçek sahibi aziz milletimizdir. Sandıklara sahip çıkan teşkilat mensuplarımızdan mahalle mahalle, sokak sokak çalışan kadın ve gençlik kollarımıza, kuruluşumuzdan bugüne kadar farklı kademelerde sorumluluk üstlenen bütün yol arkadaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Bu kutlu davaya ömrünü adamış ve bugün aramızda bulunmayan kardeşlerimizi rahmetle, minnetle ve dualarla yâd ediyoruz. Çeyrek asırlık birikimimizi geçmişin hatırası olarak değil, geleceğin güçlü temeli olarak görüyoruz. Önümüzde şimdi daha büyük hedefler, daha büyük sorumluluklar ve Türkiye Yüzyılı idealimiz bulunmaktadır. Terörsüz Türkiye kazanımını kalıcı hâle getiren, sivil ve özgürlükçü anayasasıyla demokrasisini güçlendirmiş, yüksek teknolojide öncü, ekonomide daha güçlü, enerjide ve savunmada tam bağımsız bir Türkiye için çalışmayı sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı milletimizle birlikte inşa edeceğiz. 25. kuruluş yıl dönümümüzün coşkusunu 81 ilimizde düzenleyeceğimiz çeşitli programlarla yaşayacağız. Kutlamalarımızı, 14 Ağustos 2026 Cuma günü Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle Başkent Millet Bahçesi’nde gerçekleştireceğimiz büyük ve coşkulu buluşmayla taçlandıracağız. Aziz milletimizi, 25 yıllık eser, hizmet ve mücadele yolculuğumuzun gururunu paylaşmaya, Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüzde saflarımızı daha da sıklaştırmaya davet ediyoruz. İlk günkü aşkla, ilk günkü heyecanla ve aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Milletimizle çeyrek asır, Türkiye geleceğe hazır."

Küçüğüyle Büyüğüyle Tüm Firmalarımızın Kazanacağı Bir Ekosistem Kurma Zamanı Haber

Küçüğüyle Büyüğüyle Tüm Firmalarımızın Kazanacağı Bir Ekosistem Kurma Zamanı

Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, Kütahya ekonomisinin büyümesi için belirli sektörlerle ya da belirli kümelenmelerle sınırlı kalmayan, tüm firmaların ve KOBİ'lerin güçlendiği kapsayıcı bir kalkınma yaklaşımının önemine dikkat çekti. Bu yaklaşımın en somut adımlarından birinin, Türkiye'nin başarılarıyla dünyada dikkat çeken yerli ve milli savunma sanayi ekosistemine entegrasyon olduğunu belirten Esin Güral Argat, bu konuda üst düzey istişareler gerçekleştirdiklerini ve çalışmaların devam ettiğini söyledi. Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, Kütahya ekonomisinin büyümesi için sektörel çeşitlendirmenin kritik önemde olduğunu vurguladı. Kütahya ihracatının ve üretiminin yüzde 75'inden fazlasını seramik, çimento, cam gibi taş ve toprağa dayalı sanayinin oluşturduğunu hatırlatan Esin Güral Argat, büyümenin ancak yeni sektörlerin kazanılması ve her ölçekten işletmenin bu büyümeye ortak edilmesiyle mümkün olacağını söyledi. "Balık tutmayı öğrenmemiz gerek" Kütahya'nın kalkınmasının dar bir çerçeveye sıkıştırılamayacağını vurgulayan Esin Güral Argat, şunları ifade etti: "Kütahya'nın ekonomisi büyümek zorunda. Ama bu büyüme, tek bir sektörün ya da tek bir kümelenmenin sırtında yükselemez, birkaç büyük firmanın başarısıyla da sınırlı kalamaz. Bu şehrin gücü bugüne kadar birkaç dala yaslandı. Bundan sonrası, o gücü hem derinleştirmeyi hem de çeşitlendirmeyi gerektiriyor. KUTSO olarak bizim hedefimiz, dar bir çerçeveye sıkışmadan, küçüğüyle büyüğüyle şehrimizin ekonomisine katkı sunan tüm paydaş firmalarımızın hep birlikte kazanacağı bir ekosistem kurmak. Balık yemek güzeldir ama bundan sonra hep beraber balık tutmayı öğrenmemiz gerek. Yani firmalarımıza tek tek destek ulaştırmanın ötesinde, her ölçekten işletmemizin kendi kabiliyetiyle üreteceği, rekabet edeceği ve büyüyeceği bir yapıyı hep birlikte inşa etmemiz önem taşıyor. Kütahya’mızın kalkınmasını daha çok sektörün bulunduğu, daha çok ayağı olan, tek bir dala bağlı kalmayan, daha çok paydaşla, güçlü ve dayanıklı bir ekosistemle ileri taşıyabiliriz." "Savunma sanayi ekosistemine dahil olmalıyız" KUTSO olarak Kütahya'nın potansiyelini gerçeğe dönüştürmek için yeni sektörlerde atılım yapılması gerektiğini belirten Esin Güral Argat, bunun en başında da Türkiye'nin başarılarıyla dünyada dikkat çeken yerli ve milli savunma sanayi ekosistemine entegrasyonun geldiğini söyledi. Esin Güral Argat, "Kütahyamız; Bursa, Eskişehir, Balıkesir ve Manisa gibi sanayileşmiş merkezlerin tam kesişiminde yer alıyor. Zafer Havalimanı'mız var; karayolu ve demiryolu projeleriyle lojistik entegrasyonumuz hızla gelişiyor. Bunun yanında makine imalatı, döküm, metal işleme, otomotiv yan sanayi, kimya, maden ve refrakter alanlarında onlarca yıllık bir üretim birikimimiz var. Dünya ve Türkiye ölçeğinde kritik öneme sahip bor, linyit, manyezit kaynakları bakımından zengin bir altyapıya sahibiz. Savunma sanayinin ihtiyaç duyduğu kabiliyetlerin önemli bir kısmı bu şehirde hâlihazırda mevcut. Mesele sıfırdan bir sanayi kurmak değil; var olan kabiliyeti doğru yere bağlamak. Eskişehir'e kadar gelmiş olan bir sanayinin bütün bu avantajlara sahip olmamıza rağmen Kütahya’ya gelmemesi için hiçbir neden yok" dedi. "KOBİ'lerimiz için önemli bir fırsat penceresi açılıyor" Savunma sanayinde artan bütçelerin yalnızca büyük ana yüklenicilere değil, KOBİ'lere ve yeni teknoloji girişimlerine de yayılması yönünde uluslararası ölçekte güçlü bir eğilim bulunduğunu belirten Esin Güral Argat, "NATO bünyesinde son dönemde tedarik süreçlerini her ölçekteki firmaya açacak, KOBİ'lerin ve geleneksel savunma sanayi dışında kalan yenilikçi işletmelerin sisteme girişini kolaylaştırmayı hedefleyen önemli adımlar atılıyor. Ankara'nın yerli tedarik zincirini güçlendiren yaklaşımı, Savunma Sanayii Başkanlığımızın yatırım, nitelikli istihdam ve kapasite geliştirmeye yönelik destekleriyle birlikte düşünüldüğünde, Kütahya'daki yetkin KOBİ'lerimiz açısından önemli bir fırsat penceresi açılıyor. Bizim görevimiz firmalarımızı gerekli kalite, sertifikasyon ve üretim standartlarına hazırlayarak bu büyüyen bütçelerden ve tedarik zincirlerinden pay almalarını sağlamak" diye konuştu. Üst düzey temaslar gerçekleştirildi Son dönemde savunma sanayinin şehre kazandırılması için üst düzey temaslarda bulunduklarını da belirten Esin Güral Argat şu ifadeleri kullandı: "Savunma sanayinin şehrimize kazandırılması ve Kütahya'nın üretim gücünün bu stratejik sektöre entegre edilmesi konusunda konuyu doğrudan Sayın Cumhurbaşkanımızla istişare etme fırsatı bulduk. Ardından, geçtiğimiz haftalarda Savunma Sanayii Başkanımızı da bizzat ziyaret ederek bu hedef doğrultusunda kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk. Görüşmelerimizde Kütahya'nın güçlü sanayi altyapısını, nitelikli insan kaynağını, lojistik avantajlarını ve üretim kabiliyetini ayrıntılı şekilde aktardık. Şehrimizin savunma sanayine katkı sağlayabilecek önemli bir üretim merkezi olabileceğine ilişkin değerlendirmelerimizi paylaştık. KUTSO olarak bu süreci yalnızca görüşmelerle sınırlı bırakmıyor; ilgili kurum ve kuruluşlarla temaslarımızı sürdürerek, Kütahya'nın savunma sanayi ekosisteminde daha güçlü bir yer edinmesi için önümüzdeki dönemde çalışmalarımızı artırarak devam ettiriyoruz.” "Kazanan tüm Kütahya olacak" “Kütahya'yı teknolojiyle üreten bir şehir yapma çabasındayız” diyen Esin Güral Argat sözlerini şöyle noktaladı: “KUTSO olarak ihracatımız içinde orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payını artırma vizyonuyla hareket ediyoruz. Savunma sanayi bu hedefin tam merkezinde yer alıyor. Bu sektör bugün yalnızca bir savunma meselesi değil; mühendislik kabiliyeti, ileri malzeme, yazılım ve nitelikli iş gücü demek. Bir şehir bu tedarik zincirine girdiğinde sadece yeni işler almıyor; kalite standardı, sertifikasyon disiplini ve teknoloji seviyesi de yükseliyor. Katma değeri yüksek, nitelikli istihdam üreten ve gencimizi şehirde tutan bir alandan söz ediyoruz. Biz Kütahya için asıl kazancın burada olduğunu düşünüyoruz. Bu yolculukta kazanan tek bir sektör ya da tek bir firma değil, tüm Kütahya olacak. Bölgesel kalkınma odaklı projeler üretmeye, tüm paydaşlarımızla istişareler yürütmeye ve firmalarımızın bu potansiyeli gerçeğe dönüştürmelerine destek olmaya devam edeceğiz.”

Yazılımdan Tasarıma Gelecek DİGEM'de Haber

Yazılımdan Tasarıma Gelecek DİGEM'de

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı), Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) iş birliğiyle ve AB Finansmanı ile hayata geçirilen Dijital Gençlik Merkezi (DİGEM), gençleri geleceğin meslekleriyle buluşturmaya devam ediyor. 2025 yılından bu yana hizmet veren DİGEM, özellikle ne eğitimde ne de istihdamda yer alan gençleri odağına alarak dijital beceriler kazandırmayı ve onları teknoloji üreten bireyler haline getirmeyi hedefliyor. YAZILIMDAN YAPAY ZEKÂYA ÜCRETSİZ EĞİTİM İMKÂNI Merkez bünyesinde sunulan eğitim olanakları ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Eğitimci ve Yazılım Mühendisi Yusuf Kenan Uğur, DİGEM'deki süreçleri şöyle aktardı: "Merkezimizde robotik kodlama, yapay zekâ, oyun ve web geliştirme gibi yazılım alanlarının yanı sıra dijital pazarlama gibi farklı branşlarda da eğitimler veriyoruz. Eğitim modüllerimiz 15 ile 25 saat arasında değişiyor ve yaklaşık 1 ay sürüyor. Bugüne kadar 30 farklı ders verdik. Piyasa koşullarında yüksek meblağlarla sunulan bu eğitimleri belediyemiz bünyesinde tamamen ücretsiz olarak gençlere sunuyoruz. Başvuru yapmak isteyenler @ebbgenclik Instagram hesabını takip edebilir ve ebbgenclik.com adresi üzerinden başvurularını gerçekleştirebilirler." GENÇLERDEN DİGEM'E TAM NOT Merkezde eğitim alan gençler, DİGEM’in hem mesleki hem de sosyal gelişimlerine büyük katkı sunduğunu ifade ederek, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye bu imkânları tanıdığı için teşekkür ettiler. Yaklaşık 6 aydır DİGEM’de eğitim aldığını belirten bir kursiyer, yapay zekâya olan ilgisi sayesinde başvurduğu merkezde ciddi bir birikim kazandığını ve şu anda arkadaşlarıyla birlikte "Eskişehir AI" projesi üzerinde çalıştıklarını dile getirdi. DİGEM'in sağladığı imkânlarla yeni projelere imza attıklarını söyleyen genç yazılımcılar, eğitimlerin tamamen ücretsiz olmasının büyük bir fırsat sunduğunu, kursların yanı sıra keyifli bir sosyalleşme ortamı edindiklerini vurguladılar.

MHP İl Başkan Yardımcısı Nebioğlu’ndan Eskişehir Sanayisi İçin "Ortak Akıl" Çağrısı Haber

MHP İl Başkan Yardımcısı Nebioğlu’ndan Eskişehir Sanayisi İçin "Ortak Akıl" Çağrısı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Oğuzhan Nebioğlu, Eskişehir’in sanayi ve endüstri vizyonuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Nebioğlu, şehrin üretim ve mühendislik potansiyelini artırmak adına tüm paydaşlarla ortak akıl çerçevesinde çalışmaya hazır olduklarını vurguladı. Eskişehir’in köklü üretim kültürü, güçlü sanayi altyapısı, nitelikli iş gücü ve mühendislik birikimiyle Türkiye’nin en stratejik sanayi merkezlerinden biri olduğunu belirten MHP Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Oğuzhan Nebioğlu, bu potansiyelin geliştirilmesinin şehrin tüm dinamiklerinin ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti. "MHP Olarak Elimizi Taşın Altına Koymaya Hazırız" MHP Eskişehir İl Başkanlığı olarak kentin sanayi ve endüstriyel gelişimine katkı sunmayı asli bir görev kabullendiklerini belirten Nebioğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Üretimin, mühendisliğin, teknolojinin ve Ar-Ge çalışmalarının desteklenmesi adına üzerimize düşen sorumluluğu almaya ve elimizi taşın altına koymaya hazırız. Üniversitelerimiz, sanayi kuruluşlarımız, meslek odalarımız, organize sanayi bölgelerimiz ve kamu kurumlarımızla birlikte oluşturulacak ortak akıl; Eskişehir’in geleceğine yön verecek en önemli güç olacaktır." Sanayide Dijital Dönüşüm ve Nitelikli İstihdam Vurgusu Sanayide dönüşümün ve katma değerli üretimin önemine dikkat çeken Nebioğlu; dijital dönüşüm, enerji verimliliği, yerli üretim, yüksek katma değerli imalat, mesleki eğitim ve nitelikli istihdam alanlarında geliştirilecek projelerin Eskişehir’in ekonomik gücünü ve uluslararası rekabet kabiliyetini artıracağını kaydetti. "Amacımız Eleştirmek Değil, Çözüm Üretmek" Siyaset anlayışlarının yapıcı ve çözüm odaklı olduğunu vurgulayan MHP İl Başkan Yardımcısı Oğuzhan Nebioğlu, konuşmasını şöyle tamamladı: "Amacımız eleştirmek değil; çözüm üretmek, fikir geliştirmek ve ortak çalışmalarla Eskişehir’in sanayi vizyonuna katkı sunmaktır. Çünkü inanıyoruz ki güçlü sanayi, güçlü ekonomi; güçlü ekonomi ise güçlü Türkiye’nin temelidir. Bu anlayışla MHP Eskişehir İl Başkanlığı olarak mühendislik aklını, bilimsel yaklaşımı ve ortak istişare kültürünü esas alan her çalışmanın destekçisi olmaya devam edeceğiz. Eskişehir’in üreten, geliştiren ve teknoloji üreten şehir kimliğini daha ileri taşımak için tüm paydaşlarımızla birlikte çalışmaya hazırız."

Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması 2026 Başvuruları Başladı Haber

Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması 2026 Başvuruları Başladı

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından düzenlenen Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması için son başvuru tarihi 3 Ağustos 2026. Toplam 5 Milyon TL nakdi ödülün dağıtılacağı yarışmada dereceye giren girişimcilere ULUTEK Kuluçka Merkezi ve İTÜ Çekirdek iş birliğiyle dev fırsatlar sunuluyor. Otomotiv sektörüne yönelik yenilikçi fikir ve projelerin desteklenmesi amacıyla 2012 yılından bu yana aralıksız sürdürülen Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması, 2026 yılında da teknoloji ve mobilite odaklı girişimcileri bir araya getiriyor. OİB öncülüğünde hayata geçirilen ve İTÜ Çekirdek’in yürütücülüğünü üstlendiği dev organizasyonda, ULUTEK Teknopark da girişim yönlendiren destekçi paydaş kurumlar arasında yer alıyor. Otomotiv Girişimcilerine ULUTEK’ten Tam Destek Yarışma süresince ve sonrasında başarılı olan projeler, yalnızca nakdi ödüllerle kalmayıp sektörde ölçeklenmelerini sağlayacak kapsamlı bir destek paketine erişim hakkı kazanacak. ULUTEK Teknopark ve Bursa Uludağ TTO iş birliğiyle girişimcilere sunulacak başlıca imkânlar şunlar: ULUTEK Kuluçka Merkezi’nde Yer Alma: Girişimciler için modern altyapı ve çalışma alanları. Eğitim ve Mentörlük: Sektör liderleri ve akademisyenlerden birebir rehberlik. Sanayi İş Birliği: Otomotiv devleri ve tedarikçilerle doğrudan iletişim ve ticari ortaklık fırsatları. Üniversite Destekleri: Bursa Uludağ Üniversitesi’nin akademik imkânlarından ve Ar-Ge altyapısından faydalanma imkânı. Toplam 5 Milyon TL Nakdi Ödül Dağıtılacak Otomotiv sektörünün geleceğini şekillendirecek yazılım, donanım, mobilite veya sürdürülebilirlik odaklı fikri olan tüm girişimciler ve girişimci adayları yarışmaya ücretsiz olarak başvuru yapabiliyor. OİB tarafından sağlanan toplam 5 Milyon TL nakdi ödül, dereceye giren projelerin pazara giriş süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor. Başvuru İçin Son Gün: 3 Ağustos 2026

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.