SON DAKİKA
Hava Durumu

#Teknik Destek

Porsuk Haber Ajansı - Teknik Destek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknik Destek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Pestisit Kullanım Oranları Dünya Ortalamasının Birkaç Katına Ulaştı! Haber

Pestisit Kullanım Oranları Dünya Ortalamasının Birkaç Katına Ulaştı!

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, yılbaşından 17.07.2026 tarihleri arasında Avrupa Birliği Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi verilerini değerlendirerek, Türkiye kaynaklı gıda ürünlerine ilişkin alarm bildirimlerinin endişe verici boyutlara ulaştığını söyledi. Gürer, Avrupa Birliği ülkelerince Türkiye menşeli ürünler hakkında yapılan 270 bildirimin 197'sinin sınırdan geri çevrilme, 195'inin ise "ciddi risk" kapsamında değerlendirilmesinin tarım ve gıda denetim sistemindeki sorunları açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. 270 BİLDİRİMİN 197'Sİ SINIRDAN GERİ ÇEVRİLDİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Avrupa Birliği'nin resmi kayıtlarına göre Türkiye hakkında yapılan 270 bildirimin büyük bölümünün ürünlerin daha sınır kapılarında reddedilmesiyle sonuçlandığını belirterek, "Türkiye'den Avrupa'ya gönderilen ürünlerle ilgili 270 bildirim yapılmış. Bunların 197'si sınır reddi, 13'ü alarm bildirimi, 49'u bilgilendirme, 11'i ise takip amaçlı bildirim niteliğinde. İhraç edilen ürünlerin yaklaşık dörtte üçünün Avrupa Birliği sınırlarında geri çevrilmesi, üreticinin değil; denetim mekanizmasının ve yanlış tarım politikalarının sorgulanması gerektiğini gösteriyor," dedi. 195 BİLDİRİM CİDDİ RİSK OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ CHP’li Ömer Fethi Gürer, bildirilen ürünlerin büyük bölümünün insan sağlığını tehdit eden riskler taşıdığına dikkat çekerek, "270 bildirimin 195'i doğrudan ciddi risk kapsamında değerlendirilmiş. Ayrıca 38 bildirim de potansiyel ciddi risk taşıyor. Yani toplam bildirimin yaklaşık yüzde 86'sı yüksek risk grubunda yer alıyor. Bu tablo, ihracat öncesi denetimlerin yeterince etkin yapılmadığını ortaya koyuyor," Diye konuştu. ÜRETİM MERKEZLERİNDE PESTİSİT KULLANIMI DÜNYA ORTALAMASININ KAT KAT ÜZERİNDE CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye'de pestisit kullanımının özellikle yoğun üretim yapılan bölgelerde dünya ortalamasının çok üzerine çıktığını belirterek, "Dünya genelinde hektar başına pestisit kullanımı yaklaşık 2,6 kilogram düzeyindedir. Türkiye ortalaması 2,1-2,3 kilogram arasında görünse de bu rakam gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Çünkü üretimin yoğun olduğu ilk 10 ilde kullanım 6,7 kilograma, Konya hariç tutulduğunda ise 9 üretim ilinde hektar başına 9,5 kilograma kadar çıkıyor. Soframıza gelen sebze ve meyvenin yetiştiği illerde pestisit kullanım oranları dünya ortalamasının birkaç katına ulaşmış durumda," dedi. "EN BÜYÜK SORUN MİKOTOKSİNLER" Verilerine göre bildirimlerin önemli bölümünün mikotoksinlerden kaynaklandığını belirten Gürer, özellikle kurutulmuş meyve, baharat ve sert kabuklu ürünlerde görülen aflatoksin ve ochratoksin sorununa dikkat çekti. Gürer, "En fazla bildirim nedeni Ochratoksin A oldu. Bunun yanında aflatoksin B1 ve toplam aflatoksin nedeniyle de çok sayıda ürün Avrupa kapılarından geri döndü. Mikotoksinler uygun olmayan depolama, kurutma ve üretim koşullarında oluşuyor. Bu nedenle yalnızca üretim değil, hasat sonrası süreçlerin de etkin şekilde denetlenmesi gerekiyor," şeklinde konuştu. PESTİSİT KALINTILARI İHRACATI ZORLUYOR Ömer Fethi Gürer, pestisit kalıntılarının da Türkiye'nin ihracatında önemli bir sorun olmaya devam ettiğini belirterek, "Acetamiprid, Formetanate, Indoxacarb, Prochloraz, Imazalil, Fosthiazate gibi birçok pestisit nedeniyle Avrupa Birliği tarafından bildirim yapılmış. Çiftçi bilinçlendirilmeden, etkin denetim yapılmadan ve kalıntı analizleri yaygınlaştırılmadan bu sorunların çözülmesi mümkün değildir," dedi. EN FAZLA BİLDİRİMİ BULGARİSTAN, ALMANYA VE FRANSA YAPTI Gürer, "Türkiye kaynaklı bildirimlerin en büyük bölümünü Bulgaristan, Almanya ve Fransa gerçekleştirmiştir. Bulgaristan 65, Almanya 61, Fransa ise 53 bildirim yapmıştır. Bu üç ülke tek başına toplam bildirimlerin yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor. Bu durum Türkiye'nin Avrupa pazarındaki güvenilirliğini de olumsuz etkiliyor," diye konuştu. SORUN ÇİFTÇİDE DEĞİL, PLANSIZ YÖNETİMDE CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'nin tarımsal ihracatta itibarını koruyabilmesi için üretim ve denetim süreçlerinin yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, "Üretici artan maliyetlerle mücadele ediyor. Gübre pahalı, ilaç pahalı, mazot pahalı. Tarım danışmanlığı yetersiz, denetimler eksik. Çiftçi yalnız bırakılırken ihracatta yaşanan her olumsuzluğun faturası üreticiye kesiliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ihracata gidecek ürünlerde kalıntı analizlerini artırmalı, üreticiye eğitim ve teknik destek sağlamalı, pestisit kullanımını sıkı biçimde denetlemeli, depolama ve işleme süreçlerinde uluslararası standartları eksiksiz uygulamalıdır. Avrupa kapılarından geri dönen her ürün yalnızca ekonomik kayıp değil, aynı zamanda Türkiye'nin tarımsal itibarı açısından da ciddi bir uyarıdır," dedi.

Eskişehir'de Soğan Hasadı Tüm Hızıyla Sürüyor Haber

Eskişehir'de Soğan Hasadı Tüm Hızıyla Sürüyor

Eskişehir, soğan üretimindeki güçlü konumunu 2026 sezonunda da sürdürüyor. Tepebaşı ilçesinde gerçekleştirilen hasat programında üreticilerle bir araya gelen İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, sektörün mevcut durumunu ve gelecek süreçteki çözüm önerilerini değerlendirdi. ​Eskişehir genelinde 2026 yılı erkenci çeşit kuru soğan hasadı büyük bir hareketlilikle devam ediyor. Tarım kenti Eskişehir, Türkiye'nin kuru soğan üretimindeki stratejik önemini bu sezon da tescilliyor. ​Tepebaşı Beyazaltın Mahallesi'nde Hasat Mesaisi ​Hasat çalışmaları kapsamında Tepebaşı ilçesine bağlı Beyazaltın Mahallesi'nde özel bir program düzenlendi. Gerçekleştirilen saha buluşmasına, ​İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel ÇİL, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Nizamettin ÇETİNER, ​Bölgede soğan ekimi yapan çok sayıda çiftçi katıldı. ​Program boyunca üreticilerle birebir görüşen il müdürlüğü yetkilileri, kuru soğanın hem Eskişehir hem de ülke genelindeki mevcut piyasa ve üretim durumunu masaya yatırdı. İlimizin sahip olduğu yüksek üretim potansiyeli göz önünde bulundurularak, önümüzdeki dönemde izlenecek stratejiler ve çözüm önerileri üzerine istişarelerde bulunuldu. ​İl Müdürü Yüksel ÇİL: "Bilinçli Üretimin Karşılığını Alıyoruz" ​Hasat sahasını yerinde inceleyen ve tarlaları gezen İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel ÇİL, elde edilen rekolte sonuçlarından duydukları memnuniyeti dile getirdi. ​Tarlalarda bilinçli ve modern tarım teknikleriyle üretim yapan çiftçileri tebrik eden ÇİL, bakanlık ve il müdürlüğü olarak üreticinin her zaman yanında olduklarını vurguladı. ÇİL açıklamasında, "İlk ekiliş aşamasından son hasada kadar çiftçilerimize her türlü teknik destek konusunda yardımcı olmaya devam edeceğiz," ifadelerini kullandı. ​Eskişehir Tarımı İçin Soğanın Önemi ​Türkiye'nin önemli tarım üslerinden biri olan Eskişehir, uygun iklim koşulları ve toprak yapısı sayesinde kuru soğan üretiminde yüksek verim elde ediyor. Uzmanlar, bilinçli tarım uygulamaları ve artan teknik destekler sayesinde il genelindeki rekolte ve ürün kalitesinin her geçen yıl daha da yükseldiğine dikkat çekiyor. Hasat döneminin sezon boyunca üreticiler için bereketli geçmesi bekleniyor.

Dalından Tezgâha Uzanan Emek Tepebaşı'nda Hayat Buluyor Haber

Dalından Tezgâha Uzanan Emek Tepebaşı'nda Hayat Buluyor

Tepebaşı Belediyesi'nin kadın üreticilere sunduğu destekle kendi emeğini kazanca dönüştüren üreticiler, bahçelerinde yetiştirdikleri doğal ürünleri Kadın Üretici Ürün Satış Noktaları aracılığıyla vatandaşlarla buluşturmayı sürdürüyor. Sazova Mahallesi'nde üretim yapan Hatice Benlikaş da yıllardır büyük bir emekle yetiştirdiği sebze, meyve ve bitkileri Tepebaşı Belediyesi tarafından oluşturulan satış noktalarında tüketicilerle buluşturuyor. Üretimin her aşamasıyla yakından ilgilenen Benlikaş, bahçesinde yetişen ürünlerin dalından koparılarak aynı gün satışa sunulduğunu belirtiyor. Yaz mevsimiyle birlikte bahçesinde kabak, salatalık, fasulye, bakla, bezelye, fesleğen, reyhan ve havuç yetiştiren Benlikaş, ürün çeşitliliğini her geçen yıl artırdıklarını ifade ederek, "Bahçemde dalından koparıyorum, pazara getiriyorum. Ben ne yiyorsam müşterilerim de onu yiyor. Bu nedenle ürünlerimizi gönül rahatlığıyla vatandaşlarımıza sunuyoruz." dedi. Bahçesinde yalnızca sebze değil, faydalı bitkiler de yetiştiren Benlikaş, çiçek açan ıhlamurların hasadına başladıklarını belirterek, "Ihlamur çiçek açınca hemen toplanmalı. Gününde toplanmazsa çiçek kapanıyor ve tadı acılaşıyor. Şifası da çiçeğinde. Topladıktan sonra kurutup vatandaşlarımıza sunacağız." ifadelerini kullandı. Çileklerin çiçek açmaya başladığını, kırmızı patates ve havuçların da gelişimini sürdürdüğünü anlatan Benlikaş, "Ürünlerimizle çocuklarımız gibi ilgileniyoruz. Kademeli üretim yaptığımız için sezon boyunca taze ürün çıkarabiliyoruz. Yıllardır bizi tercih eden müşterilerimiz var." diye konuştu. 2019 yılından bu yana Tepebaşı Belediyesi Kadın Üretici Ürün Satış Noktalarında yer aldığını belirten Benlikaş, belediyenin sağladığı desteğin üretimlerini büyütmelerinde önemli rol oynadığını söyledi. "Sekizinci senemize giriyoruz. Pazarlar ekonomimize büyük katkı sağladı. Kadınların da her işi başarabileceğini gösterdi. Ürün yelpazemizi genişlettik. Yardıma ihtiyaç duyduğumuzda Tepebaşı Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü'nün kapısını çalıyoruz. Eğitim alıyoruz, ürünlerde hastalık olduğunda çözüm buluyorlar. Her zaman yanımızdalar." dedi. “Kadının yüzü gülerse çocuğun da yüzü güler, ailenin yüzü güler, toplumun yüzü güler” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç da kadınların üretim hayatında daha güçlü yer almasının toplumsal kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olduğunu belirterek, "Üreten kadın güçlü kadındır. Kadınlarımızın kendi emeklerinin karşılığını alabilmeleri, ekonomik yaşamın içinde daha fazla yer alabilmeleri için Kadın Üretici Ürün Satış Noktalarımızla destek vermeyi sürdürüyoruz. Kadının yüzü gülerse çocuğun da yüzü güler, ailenin yüzü güler, toplumun yüzü güler. Biz de kadınlarımızın üretmeye devam etmesi ve emeklerinin değer bulması için her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz." dedi. Aracısız satış modeli Başkan Ataç, aracısız satış modelinin kadın üreticiler için büyük bir avantaj sağladığını vurgulayarak, “Kadınlarımız kendi bahçelerinde, kendi emekleriyle ürettikleri ürünleri doğrudan vatandaşlarımızla buluşturuyor. Bu hem üreticimizin kazancını artırıyor hem de vatandaşımızın sağlıklı ve güvenilir ürüne ulaşmasını sağlıyor. Biz aracıları azaltan, emeği görünür kılan bir sistem kurduk. Çünkü emek yerinde değer bulmalı” ifadelerini kullandı. Kadın üreticilere her zaman destek olmaya devam edeceklerini belirten Ataç, “Tepebaşı Belediyesi olarak sadece üretim alanı açmıyoruz, aynı zamanda eğitim veriyor, teknik destek sağlıyor ve üretimin sürdürülebilir olması için yanlarında duruyoruz. Kadınlarımızın ayakta durması, ekonomik özgürlüğünü kazanması bizim için çok kıymetli. Kadınların yüzü gülerse bu şehrin yüzü güler, herkesin yüzü güler” diye konuştu. Kadın üreticilerin ekonomik hayata katılımını destekleyen Tepebaşı Belediyesi'nin Kadın Üretici Ürün Satış Noktaları; her salı Uluönder Mahallesi'nde Yunus Emre Devlet Hastanesi karşısında, her perşembe Hoşnudiye Mahallesi'nde Tepebaşı Belediyesi Özdilek Sanat Merkezi avlusunda, her cumartesi ise Batıkent Mahallesi'nde Tepebaşı Belediyesi Hasan Ali Yücel Belde Evi bahçesinde vatandaşlara hizmet vermeyi sürdürüyor. Burada kadın üreticiler, kendi bahçelerinde yetiştirdikleri doğal ve taze ürünleri doğrudan tüketicilerle buluşturuyor.

ELKO Başkanı Murat Arnik: ''Lokantalarda Yeni Menü Dönemi Başladı'' Haber

ELKO Başkanı Murat Arnik: ''Lokantalarda Yeni Menü Dönemi Başladı''

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygulamaya alınan Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu ile birlikte, toplu tüketim işletmelerinde tüketiciyi bilgilendirmeye yönelik yeni bir dönem başladı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, düzenlemenin sadece menü değişikliği olmadığını, gıda güvenliği, tüketici hakları, şeffaf ticaret ve kayıtlı üretim anlayışını güçlendiren önemli bir dönüşüm olduğunu belirtti. Arnik; ''1 Temmuz itibarıyla başlayan yeni menü bilgilendirme uygulamasında üyelerimizi yalnız bırakmayacağız. Kalori hesaplamasından alerjen bildirimine kadar tüm teknik süreçlerde Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası olarak esnafımızın yanında olacağız.'' MURAT ARNİK: ''TÜKETİCİ ARTIK NE YEDİĞİNİ BİLECEK'' Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, yeni uygulamanın tüketicinin bilgi alma hakkını güçlendirdiğini belirterek şunları söyledi; ''Vatandaşımız artık yalnızca sipariş verdiği yemeğin fiyatını değil; içeriğini, kullanılan etin türünü, alerjen bileşenleri ve enerji değerini de öğrenebilecek. Özellikle çölyak hastaları, gıda alerjisi bulunan bireyler, diyabet hastaları ve özel beslenme programı uygulayan vatandaşlarımız açısından bu uygulama önemli bir halk sağlığı adımıdır.'' 1 TEMMUZ'DA SÜREÇ BAŞLADI, GEÇİŞ KADEMELİ OLARAK DEVAM EDECEK Murat Arnik, kamuoyunda oluşan bilgi kirliliğine dikkat çekerek, uygulamanın bütün işletmeler için aynı tarihte başlamadığını vurguladı. Bakanlığın belirlediği takvime göre; Ulusal zincir restoranlar için uygulama 1 Temmuz 2026 tarihinde başladı. Aynı ilde üç ve üzeri şubesi bulunan işletmeler için uyum süreci 31 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek. Diğer toplu tüketim işletmeleri ise içerik ve alerjen bildirimlerini 31 Aralık 2026, enerji (kalori) bildirimlerini ise 31 Aralık 2027 tarihine kadar tamamlayacak. MENÜLERDE ARTIK BU BİLGİLER YER ALACAK Yeni uygulamayla birlikte menülerde veya tüketicinin kolayca ulaşabileceği dijital sistemlerde; Ürünün adı, Ürünün temel bileşenleri, Kullanılan etin türü, Alerjen bildirimleri, Üründe alkol veya domuz kaynaklı bileşen bulunup bulunmadığı, Porsiyon başına enerji (kalori) bilgisi yer alacak. Bilgilendirme; basılı menü, dijital ekran, QR menü veya benzeri yöntemlerle tüketiciye sunulabilecek. MURAT ARNİK: ''BU DÜZENLEME DÜRÜST ESNAFI KORUYACAK'' Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, düzenlemenin kurallara uygun çalışan işletmeler açısından önemli bir kazanım olduğunu ifade etti.''Bugün hijyen kurallarına uyan, vergisini ödeyen, ruhsatlı çalışan ve denetimlerden başarıyla geçen işletmelerimiz zaten büyük bir özveriyle hizmet veriyor. Yeni uygulama, bu işletmelerimizin şeffaflığını ve güvenilirliğini daha da artıracaktır.'' KAYIT DIŞI ÜRETİMLE MÜCADELE, HALK SAĞLIĞININ DA KORUNMASIDIR Murat Arnik, yeni uygulamanın başarıya ulaşabilmesi için denetimlerin yalnızca kayıtlı işletmelerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.''Kurallara uyan işletmelerimiz düzenli olarak denetlenirken, kayıt dışı faaliyet gösteren ve mevzuata aykırı üretim yapan yerlerle de etkin mücadele edilmelidir. Gıda güvenliği ancak kayıtlı, izlenebilir ve denetlenebilir üretimle sağlanabilir. Bu nedenle ilgili kurumlarımızın koordinasyon içinde denetimlerini sürdürmesi, vatandaşlarımızın da güvenilir ve ruhsatlı işletmeleri tercih etmesi büyük önem taşımaktadır.'' ESKİŞEHİR'DE TÜRKİYE'YE ÖRNEK BİR DESTEK MODELİ BAŞLIYOR Yeni uygulamanın en teknik bölümünü oluşturan kalori hesaplamaları, ürün reçeteleri ve alerjen bildirimleri konusunda Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası önemli bir çalışma başlatıyor. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik şu açıklamayı yaptı: ''Gıda mühendislerimiz ve gıda teknikerlerimizle birlikte üyelerimize teknik destek vereceğiz. Kalori hesaplamaları, ürün reçetelerinin hazırlanması, alerjen bildirimleri ve örnek menülerin oluşturulması konusunda üyelerimizin yanında olacağız. Hiçbir üyemizi bu süreçte yalnız bırakmayacağız.'' ESKİŞEHİR MODELİ TÜRKİYE'YE ÖRNEK OLACAK Murat Arnik, Eskişehir'de başlatılacak teknik destek modelinin diğer illere de örnek olmasını hedeflediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:''Biz sadece yeni yönetmeliği duyuran bir oda olmayacağız. Eğitim veren, rehberlik eden, teknik çözüm üreten ve üyeleriyle birlikte hareket eden bir anlayışı ortaya koyacağız. Hedefimiz Eskişehir'i bu yeni sisteme en hızlı ve en doğru uyum sağlayan illerden biri haline getirmektir.'' Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, açıklamasını şu sözlerle tamamladı; ''Yeni menü bilgilendirme uygulaması yalnızca bir mevzuat değişikliği değildir. Bu uygulama; güvenilir gıda, bilinçli tüketici, adil rekabet ve kaliteli hizmet anlayışını güçlendirecek önemli bir adımdır. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası olarak hem esnafımızın hem de vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Kurallara uyan işletmelerimizi desteklemeye, kayıt dışılıkla mücadelede ilgili kurumlarla iş birliği içinde çalışmaya ve şehrimizde güvenilir gıda kültürünü daha da güçlendirmeye kararlıyız.''

Tepebaşı’nın Su Tasarrufu Projesine Bebka Desteği Haber

Tepebaşı’nın Su Tasarrufu Projesine Bebka Desteği

BEBKA’nın 2026 Yılı Teknik Destek Programı Mart-Nisan döneminde yapılan değerlendirmede, başvuru yapılan toplam 10 proje arasından destek almaya hak kazanan 2 projeden biri Tepebaşı Belediyesi’nin “Hizmet Binalarında Entegre Su Yönetimi ve Su Verimliliği Kapasitesinin Geliştirilmesi” projesi oldu. Tepebaşı Belediyesi’nin “Hizmet Binalarında Entegre Su Yönetimi ve Su Verimliliği Kapasitesinin Geliştirilmesi” projesi, BEBKA’nın 2026 Yılı Teknik Destek Programı Mart-Nisan döneminde destek almaya hak kazanan 2 projeden biri oldu. Proje ile belediye hizmet binalarında su tüketimi analiz edilecek, tasarruf imkânları belirlenecek ve sürdürülebilir su yönetimi için yol haritası hazırlanacak. Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı’nın (BEBKA) 2026 Yılı Teknik Destek Programı Mart-Nisan dönemi değerlendirme süreci, Kalkınma Ajansları Proje ve Faaliyet Destekleme Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda tamamlandı. Programın Mart-Nisan döneminde toplam 10 proje başvurusu alınırken, yapılan değerlendirmeler sonucunda yalnızca 2 proje başvuru rehberinde belirtilen puanlama kriterlerine göre başarılı bulundu. Doğal kaynakların korunması, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kent yönetimi alanlarında çalışmalarını sürdüren Tepebaşı Belediyesi, proje ile belediye hizmet binalarında su tüketimini daha etkin yönetmeyi, mevcut kullanım alışkanlıklarını analiz etmeyi ve tasarruf imkânlarını bilimsel veriler ışığında ortaya koymayı amaçlıyor. Proje kapsamında Tepebaşı Belediyesi Ana Hizmet Binası, Mustafa Kemal Atatürk Su Sporları Merkezi, Metin Özöğüt Yaşam Merkezi ve İsmail Hakkı Tonguç Erken Çocukluk Eğitim Merkezi’nde detaylı teknik incelemeler gerçekleştirilecek. Yapılacak çalışmalarla binalardaki su kullanım alışkanlıkları analiz edilecek, yüksek tüketimin yaşandığı alanlar belirlenecek ve su kaybına neden olabilecek noktalar tespit edilecek. Çalışmalar sırasında yağmur suyunun değerlendirilmesi, gri su olarak adlandırılan kullanılmış suların yeniden kazanılması ve alternatif su yönetimi uygulamalarının hayata geçirilme imkânları da araştırılacak. Elde edilen veriler doğrultusunda her bina için uygulanabilir tasarruf önerileri hazırlanacak. Personellere eğitim verilecek Altı ay sürecek proje kapsamında belediye personeline yönelik eğitim programları da düzenlenecek. Eğitimlerde su tasarrufu, suyun verimli kullanılması, tüketimin izlenmesi, su ayak izi, sürdürülebilir su yönetimi ve iklim değişikliğine uyum başlıkları ele alınacak. Böylece Tepebaşı Belediyesi bünyesinde su verimliliği konusunda kurumsal kapasitenin artırılması hedefleniyor. Proje sonunda elde edilen teknik veriler ve saha analizleri doğrultusunda belediyenin gelecekteki uygulamalarına rehberlik edecek bir yol haritası hazırlanacak. Bu çalışma sayesinde su kaynaklarının daha etkin kullanılması, tasarruf uygulamalarının yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir yönetim anlayışının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Başkan Ataç: “Su yaşamsal ve stratejik bir konu” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, “Bugün tüm dünyada iklim krizi, kuraklık ve su kaynaklarının azalması en temel sorunların başında geliyor. Su artık yalnızca çevresel bir mesele değil; yaşamsal, ekonomik ve stratejik bir konu. Biz de Tepebaşı Belediyesi olarak uzun yıllardır çevreyi merkeze alan, kaynakları verimli kullanan ve sürdürülebilir kent anlayışını güçlendiren çalışmalar yürütüyoruz. BEBKA desteği almaya hak kazanan bu projemiz de bu anlayışın önemli bir parçasıdır. Tepebaşı’nda çevre dostu uygulamaları yaygınlaştırmaya, doğal kaynaklarımızı korumaya ve gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir kent bırakmak için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

ESKİ'de Teknik Arıza! Su Yüklemesi İçin Yeni Yöntem Açıklandı Haber

ESKİ'de Teknik Arıza! Su Yüklemesi İçin Yeni Yöntem Açıklandı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, sistemlerinde meydana gelen teknik bir arıza nedeniyle vezne ve abone işlemlerinde geçici bir aksama yaşandığını açıkladı. Vatandaşların mağduriyet yaşamaması için "avans yükleme" sisteminin devreye alındığı duyuruldu. ​Elektrik Tesisatı Kaynaklı Arıza ​ESKİ tarafından yapılan açıklamada, kurumun bilişim sistemlerini besleyen elektrik tesisatında bir yangın meydana geldiği belirtildi. Bu arıza nedeniyle vezne ve abone hizmetlerinin geçici bir süreyle verilemediği ifade edilirken, ekiplerin sistemleri normale döndürmek için yoğun bir çalışma yürüttüğü kaydedildi. ​Su Yüklemeleri "Avans Modu" İle Kesintisiz Devam Ediyor ​Su yükleme işlemlerinin aksamaması için hayata geçirilen çözümle ilgili detaylar ise şöyle: ​Tüm Kredimatikler devrede: Kent genelindeki tüm su yükleme noktaları (Kredimatikler) şu an itibarıyla "avans modunda" hizmet vermeye devam ediyor. ​Ödeme kolaylığı: Vatandaşlar, su yüklemesi yaparken bedelini daha sonra ödemek üzere "avans" olarak işlem gerçekleştirebiliyor. ​7/24 Destek: Avans modunda çalışan su yükleme cihazlarında herhangi bir sorun yaşayan vatandaşların, Alo 185 Çağrı Merkezi üzerinden teknik destek alabileceği bildirildi. ​ESKİ yetkilileri, sistemin tekrar tam kapasiteyle çalışması için çalışmaların sürdüğünü belirterek, vatandaşlara göstermiş oldukları anlayış için teşekkür etti.

Hidrojen Yakıtlı Lokomotifler Eskişehir'de Üretilecek Haber

Hidrojen Yakıtlı Lokomotifler Eskişehir'de Üretilecek

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hidrojen Yakıtlı Tren Geliştirme Projesi kapsamında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, “Prototip üretim merkezi olarak TÜRASAŞ projede merkez rol üstlenecek. Bu proje bir Ar-Ge niteliği taşımakta olup tüm hakları TÜRASAŞ’a ait olacak” dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hidrojen Yakıtlı Tren Geliştirme Projesi kapsamında İngiltere ile Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi A.Ş. (TÜRASAŞ) arasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nda iş birliği protokolü imzalandığını bildirdi. İmzalar, TÜRASAŞ Genel Müdürü Selim Koçbay ve İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Jill Morris tarafından atıldı. Bakan Uraloğlu, yaptığı açıklamada, söz konusu iş birliğinin yalnızca demiryolu sektörü açısından değil, aynı zamanda çevre dostu ve sürdürülebilir ulaşım hedefleri bakımından da önemli bir adım olduğunu vurguladı. Uraloğlu, hidrojen yakıt hücreli trenlerin; karbon salımını azaltmasının yanı sıra gürültü kirliliğini düşüren, daha konforlu ve çevreci bir seyahat imkânı sağladığını kaydetti. İngiltere-Türkiye Ortaklığı Bakan Uraloğlu, iş birliği kapsamında İngiltere tarafından prestijli akademik kurumlar ve uzman kuruluşların katkı sağlayacağını belirtti. Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Türkiye tarafında prototip üretim merkezi olarak TÜRASAŞ projede merkez rol üstlenecek. Yakıt hücresi ve sistem entegrasyonunda ilgili paydaşlarla birlikte kritik teknik alanlarda bilgi birikimi ve teknik destek süreci yürütülecek” “Projenin Tüm Hakları TÜRASAŞ’a Ait Olacak” Projeyle birlikte hidrojen teknolojilerinde yeni bir döneme adım atıldığını vurgulayan Uraloğlu, “Hidrojen yakıtlı lokomotiflerin TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğümüzde üretilmesini planlıyoruz. Bu proje bir Ar-Ge niteliği taşımakta olup tüm hakları TÜRASAŞ’a ait olacak” dedi. “Yerli Mühendislik Kabiliyetlerimizi Bu Proje Sayesinde Daha İleri Taşıyacağız” Söz konusu iş birliğiyle, Türkiye’nin hidrojenli demiryolu araçları alanında kurumsal kapasitesinin güçlendirileceğini belirten Bakan Uraloğlu, “Protokol çerçevesinde tasarım, sistem mimarisi, güç elektroniği, enerji yönetimi ve emniyet gibi teknik alanlarda bilgi ve teknik destek sağlanacak. Yerli mühendislik kabiliyetlerimizi bu proje sayesinde daha da ileri taşıyacağız” ifadelerini kullandı. “TÜRASAŞ’ı Bu Alanda Bölgesel Bir Merkez Haline Getireceğiz” Uraloğlu, projenin sadece üretim değil, aynı zamanda teknoloji transferi ve bilgi paylaşımı açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, “Amacımız hidrojen teknolojisinde sürdürülebilir bir kapasite oluşturmak ve uluslararası standartlarda rekabet edebilir yerli çözümler ortaya koymaktır. Bu yöndeki çalışmalarımızla TÜRASAŞ’ı bu alanda bölgesel bir merkez haline getireceğiz” açıklamasında bulundu. Projenin uzun vadede çevre dostu ulaşım sistemlerine geçişte de belirleyici rol oynayacağını vurgulayan Uraloğlu, “Yeşil ulaşımı güçlendirecek bu yatırımı, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.