SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tedavi

Porsuk Haber Ajansı - Tedavi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tedavi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı Kapsamında Hastanelere Ziyaret Haber

Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı Kapsamında Hastanelere Ziyaret

Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, 1–31 Mart Kolorektal Kanser farkındalık ayı kapsamında hastaneleri ziyaret ederek kurulan bilgilendirme stantlarında incelemelerde bulundu. 1–31 Mart Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı kapsamında Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Yunus Emre Devlet Hastanesi ve Eskişehir Şehir Hastanesi’nde bir dizi ziyaret ve incelemede bulundu. Ziyaretlerde İl Sağlık Müdürü Bildirici’ye; Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Babür Mimtaş, Odunpazarı İlçe Sağlık Müdürü Alparslan Temen ve Tepebaşı İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Tuzcu eşlik etti. Heyet, servisleri gezerek tedavi gören hastalar ve hasta yakınlarıyla görüşüp geçmiş olsun dileklerini iletti. Sağlık çalışanlarıyla bir araya gelinerek yürütülen hizmetler hakkında bilgi alındı ve özverili çalışmalarından dolayı teşekkür edildi. Ziyaret programı kapsamında hastanelerde kurulan bilgilendirme stantları da gezilerek kolorektal kanser farkındalığına yönelik yürütülen çalışmalar yerinde incelendi. Ayrıca KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) poliklinikleri ziyaret edilerek özellikle kolorektal kanser taramaları hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekilerek, vatandaşların düzenli tarama programlarına katılımının artırılmasının gerekliliği vurgulandı. İl genelinde farkındalık çalışmalarının artırılarak sürdürüleceği ifade edildi.

ESOGÜ Hastanesi’nde Glokom Haftası Etkinliği Düzenlendi Haber

ESOGÜ Hastanesi’nde Glokom Haftası Etkinliği Düzenlendi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde “Glokom Haftası” dolayısıyla, glokom hastalığı hakkında farkındalık yaratmak amaçlı etkinlik düzenlendi. ESOGÜ Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Glokom Birimi tarafından düzenlenen etkinliğe; Hastane Başhekimi ve Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haluk Hüseyin Gürsoy, Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız ve öğretim üyeleri katıldı. Etkinlik kapsamında hastalar ve hasta yakınlarına göz içi basıncı ölçümü yapılırken, Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Tülay Şimşek glokom ile ilgili bilgilendirici bir açıklamada bulundu. Prof. Dr. Tülay Şimşek yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Ciddi bir halk sağlığı problemi haline gelen glokom, tüm dünyada 80 milyondan fazla kişiyi etkilemekte ve bunların yaklaşık 12 milyonunda kalıcı görme kaybı geliştiği düşünülmektedir. Bu kadar çok insanı etkilemiş olmasına rağmen, araştırmalar gelişmekte olan ülkelerdeki glokom hastalarının %90’a yakınının hastalıklarının farkında olmadığını göstermiştir. Bu nedenle, önlenebilir körlüğün en önemli nedenlerinden birisi olan glokom hakkında farkındalığı artırmak ve toplumu bilinçlendirmek üzere, her yıl Mart ayının 2. haftasında Dünya Glokom Haftası olarak tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çeşitli aktiviteler düzenlenmektedir. Bu yılki etkinlikler 9-15 Mart tarihleri arasında yapılacaktır. ESOGÜ Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Glokom Kliniği ekibi olarak biz de bu önemli hastalık konusunda toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla, her yıl Dünya Glokom Haftası kapsamında halkı bilgilendirme çalışmaları ve glokoma yönelik taramalar yapıyoruz. Glokom, retina gangliyon hücrelerinde kayıp ve karakteristik görme alanı defektleri ile karakterize bir optik nöropatidir. Normal göz içi basıncı 10-21 mmHg olup yüksek göz içi basıncı (GİB) glokom gelişiminde en önemli risk faktörüdür. Ancak GİB 21mmHg altında olduğu halde glokom gelişen hastalar (normal basınçlı glokom) olduğu gibi çok yüksek GİB’e rağmen glokomatöz hasar gelişmeyen hastalar da bulunmaktadır (oküler hipertansiyon). Hastalık ileri dönemlere kadar herhangi bir belirti vermeyebildiği için hastalar son döneme kadar görmelerinde bir farklılık hissetmezler. Genellikle rutin göz muayenesi sırasında saptanır. Bu nedenle birçok hastada, glokom geç dönemde teşhis edildiği için ciddi görme ve görme alanı kaybı, hatta körlük gelişir. Glokoma bağlı gelişen görme kaybı geri döndürülemediğinden hastalığın erken tanısı ve tedavisi çok önemlidir. Bunun için düzenli olarak tam bir göz muayenesi yapılması gerekir. Glokom taraması için sadece GİB ölçülmesi glokomun saptanması için yeterli bir yöntem değildir. Çünkü GİB gün içinde varyasyon gösterir Ayrıca GİB’in normal sınırlarda olduğu glokom türleri olduğu gibi yüksek GİB’e rağmen glokom gelişmeyen hastalar da vardır. Göz içi basıncı ölçülmesi yanında kornea kalınlığı ölçümü, ön kamara açısı muayenesi, görme siniri ve görme alanı muayeneleri yapılarak tanı konulmalıdır. Bu nedenle 40 yaş üzerinde düzenli göz muayenesi yaptırmak büyük önem taşımaktadır. Aile hekimlerinin hastaları bu konuda bilgilendirerek göz muayenesine yollaması önemli bir halk sağlığı problemi olan glokomun erken tanınmasını mümkün kılacaktır. Glokom için risk taşıyan kişilerin daha sık göz kontrolü yaptırması gerekir. Glokom gelişimi için risk faktörleri nelerdir? Aile öyküsü; birinci derecede akrabalarında glokom olan kişilerde glokom gelişme riski olmayanlara göre daha fazladır. Irk; siyah ırk ve İspanyollarda primer açık açılı glokom daha fazla görülür ve daha agresif seyirlidir. Çinlilerde, Eskimolarda ve Uzakdoğu ırkında primer açı kapanması glokomu daha yaygındır. İleri yaş; 40 yaşından itibaren glokom prevalansı giderek artmaktadır. 40-50 yaş arasında prevalans %1 iken 75 yaşından sonra bu oran %11-23 e kadar çıkmaktadır. Bunların dışında diyabet, miyopi (primer açık açılı glokom), hipermetropi (primer açı kapanması glokomu, korneanın ince olması, göz yaralanmaları, uzun süre kortizon kullanımı, kan basıncının yüksek olması, nokturnal hipotansiyon ve diyastolik perfüzyon basıncının düşük olması, migren gibi glokom gelişiminde bazı risk faktörleri bulunmaktadır. Bu risk faktörlerinden 1 veya daha fazlasını taşıyan kişiler, özellikle ailesinde glokom olanlar daha çok risk altındadırlar. Glokom gelişimini önlemek mümkün değildir ama glokoma bağlı gelişecek görme kaybı, erken teşhis ve uygun tedavi ile önlenebilir ve görme sağlığı korunabilir. Glokom tanısı konduktan sonra tedavi için göz damlaları, laser veya cerrahi tedavi uygulanabilir. Ayrıca glokom hastalarının günlük yaşamında dikkat etmesi gereken önemli noktalar şu şekildedir: 1. Düzenli egzersiz 2. Günde 5 porsiyon meyve sebze (özellikle yeşil sebzeler, havuç, şeftali) 3. Omega-3 ve 6 alımı 4. Kolesterol seviyesi düşürülmeli 5. Kilo sağlıklı düzeyde olmalı 6. Horlama, uyku apnesi varsa tedavi edilmeli 7. Sigara içilmemeli 8. 15 dakika içinde 200 ml üzerinde su içilmemeli 9. Fazla miktarda kahve tüketilmemeli 10. Kan basıncının özellikle gece aşırı düşük olmasından kaçınılmalı 11. Aşırı ağırlık kaldırmamalı 12. Baş aşağı yoga pozisyonları yapılmamalı, sıkı kravat ve papyon takılmamalı 13. Aşırı nefes gerektiren üflemeli çalgı kullanılmamalı 14. Uyurken baş biraz yüksek olmalı, glokomatöz hasarın fazla olduğu tarafa yatılmamalı. Sonuç olarak, glokomun mümkün olan en erken evrede tanınabilmesi için herkesin düzenli göz muayenesi olması konusunda çok dikkatli olması gerekmektedir. Glokom tanısı aldıktan sonra da doktorun önermiş olduğu tedaviyi aksatmadan kullanmak, düzenli kontrollere gitmek ve sağlıklı yaşam önerilerine uymak görsel fonksiyonların uzun süre korunmasını sağlayacaktır. Düzenli göz muayenesi olarak ‘görmenin sessiz hırsızı’ glokoma dur demek elimizde.”

Eskişehir'de Düzey 3 Tüberküloz Laboratuvarı Açılıyor Haber

Eskişehir'de Düzey 3 Tüberküloz Laboratuvarı Açılıyor

Eskişehir’de tüberküloz tanı ve tedavi süreçlerinde önemli bir eşik aşılıyor. Eskişehir Halk Sağlığı Laboratuvarı bünyesinde hizmet veren Tüberküloz Laboratuvarı, gerçekleştirilen kapsamlı altyapı ve teknik kapasite çalışmaları sonucunda Düzey III standartlarında hizmet verecek seviyeye ulaştı. Bu gelişmeyle birlikte Eskişehir Halk Sağlığı Laboratuvarı, Türkiye’de halk sağlığı laboratuvarları bünyesinde Düzey III Tüberküloz Laboratuvarına sahip 6’ncı merkez olacak. Böylece daha önce ileri inceleme için farklı illere gönderilen birçok tetkik artık Eskişehir’de gerçekleştirilebilecek. Tanı Süreleri Kısalacak Tüberküloz Laboratuvarı, Tüberküloz Laboratuvarlarının Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Tebliğ (RG: 25/10/2015-29513) kapsamında bugüne kadar Düzey II Tıbbi Laboratuvarı olarak hizmet veriyordu. Bu süreçte klinik örnekler klasik katı besiyeri tabanlı yöntemlerle inceleniyor, ön tanı sonuçlarının ardından Mikobakterium tür tayini ve 1. İlaç Direnç Düzeyi (antibiyogram) çalışmaları için örnekler Ulusal Tüberküloz Referans Laboratuvarı’na sevk ediliyordu. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ve Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda laboratuvar Tüberküloz Düzey III standartlarına uygun hale getirildi. Katı besiyeri tabanlı kültür çalışmalarına ek olarak; PCR tabanlı moleküler tanı yöntemleri, Sıvı otomatize besiyeri ile kültür sistemleri, Hızlı direnç testleri, Seçenek İlaç Direnç Düzeyi (antibiyogram), Mikobakterium tür tayini artık Eskişehir’de gerçekleştirilebilecek. Tanı süreçlerinin hızlanmasıyla birlikte tedavi planlamasına daha erken başlanabilecek ve hasta mağduriyetlerinin önüne geçilebilecek. 24 Mart’ta Hizmete Açılıyor Eskişehir Halk Sağlığı Düzey III Tüberküloz Laboratuvarı, 24 Mart 2026 tarihinde düzenlenecek törenle resmi olarak hizmete açılacak. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici’den Açıklama Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “İlimizde Tüberküloz Düzey III laboratuvar şartlarının oluşturulmasıyla birlikte daha önce sevk edilerek sonuçlandırılan ileri tetkikleri artık kendi laboratuvarımızda çalışabileceğiz. Bu gelişme tanı süreçlerini ciddi şekilde hızlandıracak ve tedavi planlamasına daha erken başlanmasını sağlayacaktır. Vatandaşlarımızın tanı ve tedavi süreçlerinde zaman kaybı yaşamaması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Eskişehir’imize ve sağlık camiamıza hayırlı olmasını diliyorum.” Bölgesel Hizmet Kapasitesi Hayata geçirilen bu önemli altyapı ile birlikte laboratuvar, yalnızca Eskişehir’e değil çevre illere de hizmet verebilecek bölgesel bir kapasiteye ulaşacak. Güçlü Laboratuvar, Güçlü Halk Sağlığı Düzey III kapasiteye ulaşan Tüberküloz Laboratuvarı ile birlikte Eskişehir, bölgesinde referans olabilecek güçlü bir halk sağlığı laboratuvar altyapısına kavuşuyor. Yerinde ve hızlı tanı imkânı sayesinde hem hastaların tedavi süreçleri daha etkin yönetilecek hem de bulaşıcı hastalıkların kontrolünde daha güçlü bir izleme ve müdahale süreci yürütülecek. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, halk sağlığını önceleyen yatırımlarla tanı, takip ve tedavi süreçlerini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

Eskişehir Şehir Hastanesi'nde Yoğun Bakım Kapasitesi Artıyor Haber

Eskişehir Şehir Hastanesi'nde Yoğun Bakım Kapasitesi Artıyor

Eskişehir Şehir Hastanesi bünyesinde yapımı hızla devam eden 20 yataklı 3. basamak box tipi yoğun bakım ünitesi ile şehrin sağlık altyapısı daha da güçleniyor. Modern mimari yapısı, her hastaya özel planlanan box sistemi ve ileri teknoloji tıbbi donanımıyla tasarlanan yeni ünite; özellikle ağır ve kritik durumdaki hastaların tedavi süreçlerine güçlü bir katkı sunacak. İleri Teknoloji, Nitelikli Hizmet Yeni yoğun bakım ünitesi; ileri düzey solunum desteği, mekanik ventilasyon, invaziv monitörizasyon ve çoklu organ desteği gerektiren hastalara hizmet verebilecek teknik altyapıya sahip olacak şekilde planlanıyor. Bu yatırımla birlikte hem mevcut yoğun bakım doluluk oranlarının dengelenmesi hem de çevre illere yapılan sevklerin azaltılması yönünde önemli bir kapasite artışı sağlanacak. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici'den Değerlendirme Çalışmaları yerinde inceleyen İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, yürütülen sürece ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Eskişehir’imizin sağlık hizmet sunum kapasitesini her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. 20 yataklı 3. basamak yoğun bakım ünitemiz, ileri düzey tedavi gerektiren hastalarımız için önemli bir ihtiyacı karşılayacak. Modern fiziki şartlar, güçlü teknik donanım ve deneyimli sağlık kadromuz ile kritik hastalarımıza daha hızlı ve etkin müdahale imkânı sunacağız. Amacımız; vatandaşlarımızın nitelikli sağlık hizmetine ilimizde, zamanında ve güvenli şekilde ulaşmasını sağlamak.” Güçlü Altyapı, Sürdürülebilir Sağlık Hizmeti Planlanan takvim doğrultusunda hizmete alınması hedeflenen yeni yoğun bakım ünitesi ile birlikte Eskişehir’in toplam yoğun bakım kapasitesi artarken, sağlık çalışanları için daha donanımlı bir çalışma ortamı oluşturulacak. Bu yatırım, şehrin sağlık altyapısına değer katan önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor.

ESOGÜ Hastanesi’nden Tütünle Mücadelede Yeni Adım Haber

ESOGÜ Hastanesi’nden Tütünle Mücadelede Yeni Adım

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde, Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı bünyesinde tütün bağımlılığıyla mücadelede önemli bir adım olan “Sigara Bırakma Polikliniği” hizmete girdi. ESOGÜ Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Sağlan, sigarayı bırakmak isteyen bireylere bilimsel, kişiye özel ve sürdürülebilir destek sunmayı amaçlayan yeni poliklinikle ilgili olarak şu bilgilendirici açıklamayı yaptı: “Sigara kullanımı kalp-damar hastalıkları, solunum sistemi hastalıkları ve kanser başta olmak üzere birçok ciddi sağlık sorununa yol açmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, sigarayı bırakmayan kullanıcıların yaklaşık yarısı tütün kullanıma bağlı nedenlerle yaşamını kaybetmektedir. Ayrıca tütün kullanımı her yıl 7 milyondan fazla insanın ölümüne sebep olurken, bu ölümlerin yaklaşık 1,6 milyonu pasif içiciliğe maruz kalan sigara içmeyen kişilerden oluşmaktadır. Bu nedenle sigara kullanımının azaltılması için sigara bırakma poliklinikleri önem arz etmektedir. Bu sorumluluk bilinciyle Aile Hekimliği Ana Bilim Dalımız bünyesinde Sigara Bırakma Polikliniği açılmıştır. Sigara bağımlılığıyla mücadelede kanıta dayalı yaklaşımların uygulanacağı poliklinikte; bireylerin bağımlılık düzeyleri belirlenerek davranışsal danışmanlık, motivasyonel görüşme ve gerekli durumlarda ilaçla tedavi seçenekleri sunulmaktadır. Sigara bırakma sürecinde profesyonel destekle başarı şansı anlamlı ölçüde artmaktadır. Sigarayı bırakmak her yaşta mümkündür. Doğru yöntemler ve düzenli takip ile bireyler sağlıklı bir yaşama güçlü bir adım atabilir. Bugün bırakılan her sigara, yarın daha sağlıklı bir yaşama uyanmaktır. Hastanemizde açılan Sigara Bırakma Polikliniği ile bireysel ve toplumsal düzeyde sağlıklı yaşam alışkanlıklarının desteklenmesi hedeflenmektedir. Poliklinik, sigarayı bırakma konusunda profesyonel destek almak isteyen tüm bireyleri bilimsel temelli bu sürece katılmaya davet etmektedir. Polikliniğe yapılacak başvurular ESOGÜ Hastanesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Polikliniği üzerinden gerçekleştirilecektir.”

Başkan Ataç'tan Doğal Yaşam Merkezine Ziyaret Haber

Başkan Ataç'tan Doğal Yaşam Merkezine Ziyaret

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Doğal Yaşam Merkezi’ni ziyaret ederek merkezde yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Ataç, sahipsiz hayvanlara yönelik yürütülen tedavi, bakım, kısırlaştırma ve sahiplendirme süreçlerine ilişkin yetkililerden bilgi aldı. Ziyaret sırasında değerlendirmelerde bulunan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, hayvanların yaşam hakkını önceleyen bir anlayışla çalıştıklarını belirterek, “Doğal Yaşam Merkezimizde sahipsiz hayvanların sağlıklı, güvenli ve insanca koşullarda yaşamlarını sürdürebilmeleri için büyük bir emek veriliyor. Burada yapılan her çalışma, bizim için yalnızca bir hizmet değil, aynı zamanda önemli bir vicdani sorumluluktur” dedi. Merkezde yürütülen çalışmaların somut sonuçlar verdiğini vurgulayan Başkan Ataç, “2009 yılından 2026 Ocak ayı sonuna kadar Doğal Yaşam Merkezimizde 47 bin 151 hayvanın tedavisini gerçekleştirdik, 27 bin 105 hayvanın kısırlaştırılmasını sağladık ve 14 bin 804 canı yeni yuvasına kavuşturduk. Bu veriler, Tepebaşı Belediyesi olarak sahipsiz hayvanların sağlığı ve refahı için kararlılıkla ve uzun soluklu bir anlayışla çalıştığımızın açık göstergesidir” ifadelerini kullandı. Başkan Ataç, Doğal Yaşam Merkezi’nde görev yapan personele özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ederek, Tepebaşı Belediyesi’nin sahipsiz hayvanlara yönelik hizmetlerini geliştirmeye ve sürdürülebilir çözümler üretmeye devam edeceğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.