SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tedavi

Porsuk Haber Ajansı - Tedavi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tedavi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Günyüzü Kaymakamı Muhammed Raşit Kurt Trafik Kazası Geçirdi Haber

Günyüzü Kaymakamı Muhammed Raşit Kurt Trafik Kazası Geçirdi

Eskişehir’den Günyüzü ilçesine dönen Kaymakam Muhammed Raşit Kurt ve şoförünün içinde bulunduğu araç, başka bir otomobille kafa kafaya çarpıştı. Kazada Kaymakam ve şoförü yaralanırken, diğer araçtaki bir vatandaş yaşamını yitirdi. ​Günyüzü Kaymakamı Muhammed Raşit Kurt, Eskişehir’den görev yeri olan Günyüzü ilçesine seyir halindeyken trafik kazası geçirdi. İki aracın kafa kafaya çarpıştığı feci kazada bir kişi hayatını kaybederken, yaralı Kaymakam ve şoförü tedavi altına alındı. ​Kafa Kafaya Çarpıştılar: 1 Ölü, 2 Yaralı ​Kaza, Eskişehir-Günyüzü karayolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Kaymakam Muhammed Raşit Kurt’un içerisinde bulunduğu makam aracı ile karşı yönden gelen bir başka araç kafa kafaya çarpıştı. ​Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, diğer araçta bulunan bir vatandaşın hayatını kaybettiğini belirledi. Yaralanan Kaymakam Kurt ve şoförü ise ilk müdahalelerinin ardından Eskişehir Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. ​Vali Yılmaz’dan Yaralılara Ziyaret ​Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, kazanın ardından hastaneye giderek yaralı Kaymakam Kurt ve şoförünü ziyaret etti. Hastane yetkililerinden sağlık durumları hakkında bilgi alan Vali Yılmaz, ziyaret sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. ​Vali Yılmaz, kazanın oluş şekline dair bilgi vererek şunları söyledi: ​“Kaymakamımız ve şoförünün sağlık durumları çok şükür iyi. Tedavileri titizlikle devam ediyor. Maalesef kazanın şiddetiyle diğer araçta bulunan bir vatandaşımızı kaybettik. Vefat eden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum. Kaymakamımıza ve çalışma arkadaşına da acil şifalar temenni ediyorum.” dedi.

Barınak Yapmak ve Topla Götür Anlayışı Kalıcı Çözüm Değil Haber

Barınak Yapmak ve Topla Götür Anlayışı Kalıcı Çözüm Değil

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından, Dünya Sokak Hayvanları Günü dolayısıyla Yediler Parkı’nda bir basın açıklaması yapıldı ve sokak hayvanları için mama dağıtıldı. Açılan stantta bir açıklama yapan Anahtar Parti Eskişehir Toplumsal Politikalardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Ebru Küçük şu ifadeleri kullandı; “Bugün Dünya Sokak Hayvanları Günü. Bu yüzden sokakta yaşayan hayvanların sorunlarını dile getirmek adına buradayız. Sokak hayvanları için sadece üzülmek yetmez, konuyu akıllıca ve planlı bir şekilde düşünmemiz gerekiyor. Belediyelerin tek başına baş edemediğini görüyoruz. Sıkı ve vicdani devlet politikaları da uygulanmalı. Sokak hayvanları plansız programsız bir şekilde ele alınırsa çok üzücü manzaralar ile karşı karşıya kalabiliriz. Yani doğru şekilde ilgilenmezsek, sorun zamanla daha zor hale gelir. Ama bilimin ışığında, doğru planlarla ve birlikte çalışarak bu durumu daha iyi hale getirebiliriz. Eskişehir’de maalesef bakım evlerinin yeterli olmadığını görüyoruz. Bu yüzden Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak iktidara geldiğimizde en önemli hedeflerimizden biri, her ilçede en az bir tane hayvan bakımevi yapmak olacak. Hayvan Bakım evleri sadece can dostlarımızın kaldığı yerler olmayacak. Aynı zamanda onların tedavi edildiği, iyileştiği ve yeni yuvalar bulduğu yerler olacak. Büyük barınaklar yapmak ve topla götür yaklaşımı genelde kalıcı çözüm olmuyor. Bir diğer önemli konu ise hayvanların sayısını kontrol altında tutmak. Çünkü kontrolsüz şekilde çoğalınca sorun daha da büyüyor. Sokaklarda gruplar halinde dolaşan, başıboş hayvanlar olarak adlandırdığımız köpekler görebiliyoruz. Bunun için planlı bir şekilde kısırlaştırma yapılması gerekiyor. Ayrıca hangi bölgede kaç hayvan var, hangisinin yardıma ihtiyacı var gibi bilgileri toplamak da çok önemli. Bu bilgiler sayesinde ne yapılacağını daha doğru planlayabiliriz. Dünyadaki başarılı şehirler bu tarz verileri kullanarak hareket ediyor. Sokak hayvanları konusu hemen çözülecek bir şey değil. Bunu biliyoruz. Sabırla, bilimle ve iyi plan yaparak zamanla güzel bir düzen kurulabilir. Eskişehir’de de hayvanlar için daha güvenli ve sağlıklı bir yaşam oluşturmak istiyoruz. Anahtar Parti olarak can dostlarımızı seviyoruz ve onların haklarını her zaman savunmaya devam edeceğiz.”

Tepebaşı’ndan Üniversiteli Gençlere Hayati Eğitim Haber

Tepebaşı’ndan Üniversiteli Gençlere Hayati Eğitim

Tepebaşı Belediyesi ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD) iş birliğiyle düzenlenen eğitimde, üniversite öğrencilerine bulaşıcı hastalıklar, korunma yöntemleri ve erken teşhisin önemi anlatıldı. ​Tepebaşı ve TÜKD İş Birliğiyle Sağlık Seferberliği ​Tepebaşı Belediyesi, toplum sağlığını koruma vizyonu kapsamında gençleri bilinçlendirmeye devam ediyor. Belediye Sağlık İşleri Müdürlüğü’ne bağlı Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi ile Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD), anlamlı bir farkındalık çalışması için bir araya geldi. ​Özdilek Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen “Bulaşıcı Hastalıklar Farkındalık Eğitimi”, TÜKD bünyesindeki bursiyer öğrencilerin yoğun katılımıyla tamamlandı. ​Korunma Yöntemleri ve Erken Teşhis Vurgusu ​Eğitim kapsamında uzmanlar, günümüzde yaygın olarak görülen bulaşıcı hastalıklar hakkında detaylı sunumlar yaptı. Gençlerin sağlık okuryazarlığını artırmayı hedefleyen programda şu başlıklar öne çıktı: ​Risk Faktörleri: Hastalıkların bulaşma yolları ve riskli davranışlar. ​Korunma Yolları: Bulaşıcı hastalıklardan korunmanın temel ve bilimsel yöntemleri. ​Doğru Bilinen Yanlışlar: Toplumda kulaktan dolma bilgilerin yarattığı tehlikeler. ​Erken Teşhis ve Tedavi: Erken tanının hayat kurtarıcı rolü ve tedavi süreçlerinde dikkat edilmesi gerekenler. ​Eğitimin sonunda bursiyerler, merak ettikleri soruları uzmanlara yönelterek birebir bilgi alma fırsatı yakaladı. ​"Gençlerin Bilinçlenmesi Toplum Sağlığı İçin Kritik" ​Tepebaşı Belediyesi yetkilileri, özellikle üniversite çağındaki gençlerin sağlık konularında doğru bilgiye erişmesinin toplumsal bağışıklık ve farkındalık açısından kritik olduğunu belirtti. Belediyenin benzer farkındalık çalışmalarını farklı gruplara yönelik olarak sürdüreceği ifade edildi.

Vali Dr. Erdinç Yılmaz’dan Ulusal Kanser Haftası Mesajı Haber

Vali Dr. Erdinç Yılmaz’dan Ulusal Kanser Haftası Mesajı

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajda, erken teşhisin önemine dikkat çekerek vatandaşları KETEM merkezlerinde tarama yaptırmaya davet etti. ​"Kanserle Mücadelede Bilinçli Toplum, Güçlü Gelecek" ​Vali Dr. Erdinç Yılmaz, mesajında kanserin küresel bir sağlık tehdidi olduğunu ancak doğru adımlarla bu tehdidin bertaraf edilebileceğini belirtti. Kanserin artık çaresiz bir hastalık olmadığını vurgulayan Vali Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: ​"Kanser, günümüzde küresel bir sağlık sorunu olmakla birlikte; erken teşhis, doğru tedavi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla mücadele edilebilir bir hastalıktır. Bilgi sahibi olmak, korkunun yerini umudun almasını sağlar. Vatandaşlarımızın bu konuda bilinçli olması, en büyük gücümüzdür." ​Eskişehir’in Sağlık Altyapısına Vurgu ​Eskişehir’in bir "Sağlık Şehri" olma vizyonuna dikkat çeken Vali Yılmaz, şehrin modern tıbbi imkanlarını hatırlatarak şunları ekledi: ​"Sağlık şehri Eskişehir’imizde, tam donanımlı hastanelerimiz ve KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) birimlerimizle her an vatandaşlarımızın yanındayız. Devletimizin sunduğu bu imkanlardan faydalanmak hayati önem taşımaktadır." ​"En Güçlü Silahımız Erken Teşhistir" ​Düzenli tarama yaptırmanın sadece bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunu ifade eden Vali Dr. Erdinç Yılmaz, mesajını şu çağrıyla tamamladı: ​"Unutmamalıyız ki kanserle mücadelede en güçlü silahımız erken teşhistir. Taramalarımızı aksatmamak, sadece kendimize değil, sevdiklerimize karşı da en büyük sorumluluğumuzdur. 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası vesilesiyle tüm hemşehrilerimizi sağlık taramalarını yaptırmaya davet ediyor; tedavi gören tüm hastalarımıza acil şifalar, bu yolda fedakârca çalışan sağlık personelimize kolaylıklar diliyorum."

Milyonlarca Kadını Etkileyen Gizli Tehlike Haber

Milyonlarca Kadını Etkileyen Gizli Tehlike

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi, dünya genelinde kabul gören “Endometriozis Farkındalık Ayı” kapsamında anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Milyonlarca kadını etkileyen ancak tanısı genellikle geciken endometriozis hastalığına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen etkinlikte, erken teşhisin ve toplumsal bilincin önemi vurgulandı. ​Etkinliğe Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız ile ESOGÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. H. Mete Tanır, Prof. Dr. Melih Velipaşaoğlu ve Doç. Dr. Vehbi Yavuz Tokgöz katılım sağladı. ​Endometriozis Nedir? 190 Milyon Kadını Etkileyen Gizli Tehlike ​Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Vehbi Yavuz Tokgöz, hastalıkla ilgili çarpıcı veriler paylaştı. Endometriozisin rahmi döşeyen dokunun rahim dışında büyümesiyle karakterize, kronik ve iltihaplı bir rahatsızlık olduğunu belirten Tokgöz, hastalığın dünya genelinde yaklaşık 190 milyon, Türkiye’de ise 3 milyon kadını etkilediğini ifade etti. ​Tanı İçin Neden 10 Yıl Bekleniyor? ​Hastalığın en büyük sorununun geç tanı konulması olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tokgöz, pek çok kadının doğru teşhis için ortalama 7 ila 10 yıl beklemek zorunda kaldığını söyledi. Toplumdaki "adet ağrısı normaldir" algısının bu gecikmedeki en büyük etken olduğunu belirten Tokgöz, şiddetli ağrıların sıradanlaştırılmaması gerektiğinin altını çizdi. Endometriozisin sadece fiziksel bir sorun olmadığını; kronik yorgunluk, kısırlık ve psikolojik yük ile kadınların sosyal ve iş yaşamını derinden sarstığını hatırlattı. ​Rakamlarla Endometriozis Gerçeği ​Etkinlikte paylaşılan güncel veriler, hastalığın boyutunu gözler önüne serdi: ​Üreme çağındaki her 10 kadından 1'inde görülüyor. ​Türkiye'de yaklaşık 3 milyon kadın bu hastalıkla mücadele ediyor. ​Kısırlık (infertilite) sorunu yaşayan kadınların %30-50'sinde endometriozis saptanıyor. ​Dünya genelinde etkilenen kadın sayısı 190 milyona ulaştı. ​Farkındalık Hayat Kurtarır: Erken Tanı Mümkün ​Doç. Dr. Vehbi Yavuz Tokgöz, doğru yönetim ve tedavi planıyla hastaların yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini belirterek sözlerini tamamladı. Erken dönemde uzman desteği almanın önemine değinen Tokgöz, sağlık profesyonellerinin bilinçli yaklaşımı ve toplumsal farkındalıkla bu yükün azaltılabileceğini müjdeledi.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvan Bakımevi Açıldı Haber

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Hayvan Bakımevi Açıldı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından Sarısungur Mahallesi’nde yapımı titizlikle sürdürülen Hayvan Bakımevi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Sokak hayvanlarının yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan modern tesis, can dostlar için güvenli, sağlıklı ve sıcak bir yuva olarak tasarlandı. Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda hayata geçirilen proje, hayvanların tedavi, bakım ve rehabilitasyon süreçlerinin en iyi koşullarda yürütülmesini hedefliyor. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ile Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı iş birliğinde tamamlanan tesis, donanımı ve kapasitesiyle dikkat çekiyor. Seyitgazi Yolu üzerinde 10 bin metrekarelik alan üzerine kurulan Hayvan Bakımevi, 3 bin metrekare kapalı alana sahip. Aynı anda 300 köpek ve 100 kediye ev sahipliği yapabilecek şekilde planlanan merkez, modern bakım ve rehabilitasyon hizmetleri sunacak. Büyükşehir Belediyesi Hayvan Bakımevi’nin açılış törenine Eskişehir Vali Yardımcısı Adem Keleş, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Milletvekili Jale Nur Süllü, Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürü M. Sait Kanar, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Hayvan Sağlık Şube Müdürü Reşat Tazegül, Baro Genel Sekreteri Av. Ozan Akbe, Eskişehir Bilecik Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Erdinç Yuva çok sayıda hayvansever katıldı. Açılışta ilk olarak konuşan Erdinç Yuva, “Bu tesisin bugün ulaştığı noktada olması hepimiz için büyük bir gurur kaynağıdır. Sokaktaki can dostlarımızın ihtiyaçlarını gözeterek, titizlikle planlanan ve kısa sürede tamamlanan bu merkez; yalnızca bir bakım alanı değil, aynı zamanda modern teknik altyapısı ve kapsamlı hizmet birimleriyle örnek bir yaşam alanıdır. Veteriner hekimlerin ve personelin eğitim alacağı alanlardan, kedilere özel bölümlere, donanımlı ameliyathanelerden karantina ve rehabilitasyon ünitelerine kadar her detay özenle düşünülmüştür. Gönüllü veteriner hekimlerin katkılarıyla gerçekleştirilen çalışmalar da bu projenin en güçlü yanlarından biri olmuştur. Bu önemli projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm kurum ve kişilere teşekkür ederken, asıl sorumluluğun bundan sonra başladığını biliyor; tesisin en iyi şekilde işletilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğimizi vurguluyoruz.” dedi. Bakımevi ve doğal yaşam alanları oluşturulurken emeği geçen herkese teşekkür eden Başkan Ayşe Ünlüce, “Eskişehir’in önemli sorunlarından birini çözmek için yola çıktığımızda henüz yasal düzenlemeler yapılmamıştı. Göreve gelir gelmez hayvan bakımevi ve doğal yaşam alanları oluşturma hedefiyle çalışmalarımıza başladık; süreç içinde yapılan yasal değişikliklerle çalışmalarımız daha da hız kazandı. Bu süreçte Veteriner Hekimler Odası, Kent Konseyi Hayvan Çalışma Grubu, Baro ve tüm sivil paydaşlarla birlikte hareket ederek güçlü bir iş birliği oluşturduk. Valiliğimiz ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’nün yer tahsisleriyle projelerimizi hızla hayata geçirdik. Geçtiğimiz yıl açtığımız 7 dönümlük alanın ardından 41 dönümlük yeni bir doğal yaşam alanı kurduk ve bugüne kadar 2 bin 600’den fazla sokak hayvanına yuva sağladık. Bugün ise bakımevimizi hizmete açarken, Kıravdan ve Organize Sanayi Bölgesi’nde planlanan yeni alanlarla çalışmalarımızı büyütmeye devam ediyoruz. Tüm paydaşlarımıza katkıları için teşekkür ediyoruz. Tepebaşı ve Odunpazarı belediyelerimize de ayrıca teşekkür ediyorum. Yıllardır bu sorumluluğu üstlenerek kısırlaştırma, yaşatma ve sahiplendirme çalışmalarında büyük emek verdiler. Kazım Kurt ve Ahmet Ataç başkanlarımıza katkıları için teşekkür ediyor; Büyükşehir Belediyesi olarak hayata geçirdiğimiz bu tesisle sorunun önemli bir bölümünü çözmeye başlıyoruz.” diye konuştu. 2026 Eskişehir Yılı’nda ve ayın 26’sında bakımevi’ni hizmete açmaktan dolayı büyük mutluluk duyduklarını ifade eden Başkan Ünlüce şunları söyledi: “Sorunun kaynağının büyük ölçüde kırsalda olduğunu hepimiz biliyoruz; bu nedenle kırsalda çözüm üretilmeden merkezde kalıcı başarı sağlamak zor. Bu konuda devletimizin desteğine ihtiyaç duyuyoruz. Mevcut yasal düzenlemeler doğrultusunda Eskişehir’de bu yükü ağırlıklı olarak Tepebaşı, Odunpazarı ve Büyükşehir belediyelerimiz üstleniyor. Kırsalda barınakların kurulmasını kolaylaştıracak destekler sağlanırsa biz de Büyükşehir olarak her türlü katkıyı sunmaya hazırız. Kırsaldaki sorunu çözdüğümüzde şehirdeki sorunu da büyük ölçüde aşmış olacağız. 2026 Eskişehir yılı kapsamında her ayın 26’sında önemli bir açılış gerçekleştirme sözümüzü sürdürüyoruz. Bugün de 26 Mart’ta, şehrimiz için büyük önem taşıyan bu tesisi hizmete açmanın gururunu yaşıyoruz.” Bakımevi tesisinin hayırlı uğurlu olmasını dileyen Vali Yardımcısı Adem Keleş, “Doğa ve içindeki tüm canlılar bizlere birer emanettir. Hayvan haklarını korumak ve onların bakımını üstlenmek sadece kanuni bir zorunluluk değil, aynı zamanda insani ve vicdani bir vazifedir. Ancak hepimizin malumudur ki son zamanlarda sokak hayvanları meselesi, kamu sağlığı ve toplum güvenliği açısından ciddi bir tartışma zeminine oturmuş bulunmaktadır. Sokaklarda sokak hayvanlarının kontrolsüz nüfus artışı güvenlik kaygılarını bir arada getirmekte, hayvan dostlarımızın yaşam hakkı arasındaki hassas dengeyi bu güvenlik kaygılarıyla birlikte dengelemek bizim öncelikli görevimizdir. Kanunlarımızın yerel yönetimlere yüklediği sorumluluklar çerçevesinde bugün açılışını yaptığımız bu modern bakımevi doğal yaşam alanı, söz konusu sorunların çözümünde hayati bir rol oynayacaktır. Burası sadece bir barınak değil; tedavi, beslenme, güvenli yaşam imkânıyla modern şehirciliğin güzel bir örneğini teşkil edecektir. Bu vesileyle bu tesisi kazandıran Büyükşehir Belediyemize, Veterinerler Odamıza, sivil toplum örgütlerimize ve kamu kurumlarına teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu. Öte yandan, proje kapsamında daha önce hizmete açılan Doğal Yaşam Alanı Etap-1 ve Etap-2 ile birlikte bölge, sokak hayvanları için kapsamlı bir yaşam alanına dönüştürüldü. Yeni açılan bakımeviyle birlikte can dostların hem barınma hem de tedavi ihtiyaçları daha etkin bir şekilde karşılanacak. Toplam 12 ayrı yapıdan oluşan Hayvan Bakımevi, kapsamlı donanımıyla dikkat çekiyor. Tesiste; idari bina, kedi bakım birimi, operasyon alanı, operasyon öncesi ve sonrası alanlar, mama üretim merkezi, karantina binası, uyuz bakım birimi, anneli-yavrulu köpek alanı, köpek sahiplendirme alanı, nizamiye binası, mekanik bina ve yasaklı ırklar için özel alan yer alıyor. Modern altyapısı ve fonksiyonel birimleriyle dikkat çeken merkez, sokak hayvanlarının tedavi, rehabilitasyon ve sahiplendirme süreçlerini daha etkin bir şekilde yürütecek. Eskişehir’de hayata geçirilen bu önemli proje, can dostlara umut olurken, hayvan hakları konusunda da örnek bir adım olarak öne çıkıyor.

Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı Kapsamında Hastanelere Ziyaret Haber

Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı Kapsamında Hastanelere Ziyaret

Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, 1–31 Mart Kolorektal Kanser farkındalık ayı kapsamında hastaneleri ziyaret ederek kurulan bilgilendirme stantlarında incelemelerde bulundu. 1–31 Mart Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı kapsamında Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Yunus Emre Devlet Hastanesi ve Eskişehir Şehir Hastanesi’nde bir dizi ziyaret ve incelemede bulundu. Ziyaretlerde İl Sağlık Müdürü Bildirici’ye; Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Babür Mimtaş, Odunpazarı İlçe Sağlık Müdürü Alparslan Temen ve Tepebaşı İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Tuzcu eşlik etti. Heyet, servisleri gezerek tedavi gören hastalar ve hasta yakınlarıyla görüşüp geçmiş olsun dileklerini iletti. Sağlık çalışanlarıyla bir araya gelinerek yürütülen hizmetler hakkında bilgi alındı ve özverili çalışmalarından dolayı teşekkür edildi. Ziyaret programı kapsamında hastanelerde kurulan bilgilendirme stantları da gezilerek kolorektal kanser farkındalığına yönelik yürütülen çalışmalar yerinde incelendi. Ayrıca KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) poliklinikleri ziyaret edilerek özellikle kolorektal kanser taramaları hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekilerek, vatandaşların düzenli tarama programlarına katılımının artırılmasının gerekliliği vurgulandı. İl genelinde farkındalık çalışmalarının artırılarak sürdürüleceği ifade edildi.

ESOGÜ Hastanesi’nde Glokom Haftası Etkinliği Düzenlendi Haber

ESOGÜ Hastanesi’nde Glokom Haftası Etkinliği Düzenlendi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde “Glokom Haftası” dolayısıyla, glokom hastalığı hakkında farkındalık yaratmak amaçlı etkinlik düzenlendi. ESOGÜ Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Glokom Birimi tarafından düzenlenen etkinliğe; Hastane Başhekimi ve Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Haluk Hüseyin Gürsoy, Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız ve öğretim üyeleri katıldı. Etkinlik kapsamında hastalar ve hasta yakınlarına göz içi basıncı ölçümü yapılırken, Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Tülay Şimşek glokom ile ilgili bilgilendirici bir açıklamada bulundu. Prof. Dr. Tülay Şimşek yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Ciddi bir halk sağlığı problemi haline gelen glokom, tüm dünyada 80 milyondan fazla kişiyi etkilemekte ve bunların yaklaşık 12 milyonunda kalıcı görme kaybı geliştiği düşünülmektedir. Bu kadar çok insanı etkilemiş olmasına rağmen, araştırmalar gelişmekte olan ülkelerdeki glokom hastalarının %90’a yakınının hastalıklarının farkında olmadığını göstermiştir. Bu nedenle, önlenebilir körlüğün en önemli nedenlerinden birisi olan glokom hakkında farkındalığı artırmak ve toplumu bilinçlendirmek üzere, her yıl Mart ayının 2. haftasında Dünya Glokom Haftası olarak tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çeşitli aktiviteler düzenlenmektedir. Bu yılki etkinlikler 9-15 Mart tarihleri arasında yapılacaktır. ESOGÜ Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Glokom Kliniği ekibi olarak biz de bu önemli hastalık konusunda toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla, her yıl Dünya Glokom Haftası kapsamında halkı bilgilendirme çalışmaları ve glokoma yönelik taramalar yapıyoruz. Glokom, retina gangliyon hücrelerinde kayıp ve karakteristik görme alanı defektleri ile karakterize bir optik nöropatidir. Normal göz içi basıncı 10-21 mmHg olup yüksek göz içi basıncı (GİB) glokom gelişiminde en önemli risk faktörüdür. Ancak GİB 21mmHg altında olduğu halde glokom gelişen hastalar (normal basınçlı glokom) olduğu gibi çok yüksek GİB’e rağmen glokomatöz hasar gelişmeyen hastalar da bulunmaktadır (oküler hipertansiyon). Hastalık ileri dönemlere kadar herhangi bir belirti vermeyebildiği için hastalar son döneme kadar görmelerinde bir farklılık hissetmezler. Genellikle rutin göz muayenesi sırasında saptanır. Bu nedenle birçok hastada, glokom geç dönemde teşhis edildiği için ciddi görme ve görme alanı kaybı, hatta körlük gelişir. Glokoma bağlı gelişen görme kaybı geri döndürülemediğinden hastalığın erken tanısı ve tedavisi çok önemlidir. Bunun için düzenli olarak tam bir göz muayenesi yapılması gerekir. Glokom taraması için sadece GİB ölçülmesi glokomun saptanması için yeterli bir yöntem değildir. Çünkü GİB gün içinde varyasyon gösterir Ayrıca GİB’in normal sınırlarda olduğu glokom türleri olduğu gibi yüksek GİB’e rağmen glokom gelişmeyen hastalar da vardır. Göz içi basıncı ölçülmesi yanında kornea kalınlığı ölçümü, ön kamara açısı muayenesi, görme siniri ve görme alanı muayeneleri yapılarak tanı konulmalıdır. Bu nedenle 40 yaş üzerinde düzenli göz muayenesi yaptırmak büyük önem taşımaktadır. Aile hekimlerinin hastaları bu konuda bilgilendirerek göz muayenesine yollaması önemli bir halk sağlığı problemi olan glokomun erken tanınmasını mümkün kılacaktır. Glokom için risk taşıyan kişilerin daha sık göz kontrolü yaptırması gerekir. Glokom gelişimi için risk faktörleri nelerdir? Aile öyküsü; birinci derecede akrabalarında glokom olan kişilerde glokom gelişme riski olmayanlara göre daha fazladır. Irk; siyah ırk ve İspanyollarda primer açık açılı glokom daha fazla görülür ve daha agresif seyirlidir. Çinlilerde, Eskimolarda ve Uzakdoğu ırkında primer açı kapanması glokomu daha yaygındır. İleri yaş; 40 yaşından itibaren glokom prevalansı giderek artmaktadır. 40-50 yaş arasında prevalans %1 iken 75 yaşından sonra bu oran %11-23 e kadar çıkmaktadır. Bunların dışında diyabet, miyopi (primer açık açılı glokom), hipermetropi (primer açı kapanması glokomu, korneanın ince olması, göz yaralanmaları, uzun süre kortizon kullanımı, kan basıncının yüksek olması, nokturnal hipotansiyon ve diyastolik perfüzyon basıncının düşük olması, migren gibi glokom gelişiminde bazı risk faktörleri bulunmaktadır. Bu risk faktörlerinden 1 veya daha fazlasını taşıyan kişiler, özellikle ailesinde glokom olanlar daha çok risk altındadırlar. Glokom gelişimini önlemek mümkün değildir ama glokoma bağlı gelişecek görme kaybı, erken teşhis ve uygun tedavi ile önlenebilir ve görme sağlığı korunabilir. Glokom tanısı konduktan sonra tedavi için göz damlaları, laser veya cerrahi tedavi uygulanabilir. Ayrıca glokom hastalarının günlük yaşamında dikkat etmesi gereken önemli noktalar şu şekildedir: 1. Düzenli egzersiz 2. Günde 5 porsiyon meyve sebze (özellikle yeşil sebzeler, havuç, şeftali) 3. Omega-3 ve 6 alımı 4. Kolesterol seviyesi düşürülmeli 5. Kilo sağlıklı düzeyde olmalı 6. Horlama, uyku apnesi varsa tedavi edilmeli 7. Sigara içilmemeli 8. 15 dakika içinde 200 ml üzerinde su içilmemeli 9. Fazla miktarda kahve tüketilmemeli 10. Kan basıncının özellikle gece aşırı düşük olmasından kaçınılmalı 11. Aşırı ağırlık kaldırmamalı 12. Baş aşağı yoga pozisyonları yapılmamalı, sıkı kravat ve papyon takılmamalı 13. Aşırı nefes gerektiren üflemeli çalgı kullanılmamalı 14. Uyurken baş biraz yüksek olmalı, glokomatöz hasarın fazla olduğu tarafa yatılmamalı. Sonuç olarak, glokomun mümkün olan en erken evrede tanınabilmesi için herkesin düzenli göz muayenesi olması konusunda çok dikkatli olması gerekmektedir. Glokom tanısı aldıktan sonra da doktorun önermiş olduğu tedaviyi aksatmadan kullanmak, düzenli kontrollere gitmek ve sağlıklı yaşam önerilerine uymak görsel fonksiyonların uzun süre korunmasını sağlayacaktır. Düzenli göz muayenesi olarak ‘görmenin sessiz hırsızı’ glokoma dur demek elimizde.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.