SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tbmm Genel Kurulu

Porsuk Haber Ajansı - Tbmm Genel Kurulu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm Genel Kurulu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çakırözer: "Eskişehir Yılı’nda Şehrimize Yatırım İstiyoruz!" Haber

Çakırözer: "Eskişehir Yılı’nda Şehrimize Yatırım İstiyoruz!"

TBMM Genel Kurulu’nda 2026 yılının ‘Eskişehir Yılı’ olarak ilan edildiğini hatırlatan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı’nda Eskişehir’e yeterli yatırımın yapılmamasını eleştirdi. Çakırözer, “2026'yı ‘Eskişehir Yılı’ ilan ettik, iktidar temsilcileri logo hazırladı, klip çekti. Eskişehir'imize yatırım yağacak diye bekledik ama yatırım programında Eskişehir'in adı bile yok! Eskişehir Yılı’nda şehrimize yatırım bekliyoruz” dedi. ESKİŞEHİR YILI İÇİN YATIRIM ÇAĞRISI CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TBMM Genel Kurulu’nda söz alarak 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı’nda Eskişehirlilerin beklediği yatırımların yer almamasını eleştirdi. 2026’nın ‘Eskişehir Yılı’ olarak ilan edildiğini söyleyen Çakırözer, “Eskişehirliler hakkını yıllardır vermeyen, gasbeden bu iktidarı da sandıkta cezalandırmasını çok iyi bilir” dedi. “ESKİŞEHİR’İN YOK SAYILDIĞININ ACI BELGESİ” Çakırözer, TBMM’de yaptığı konuşmada şunları söyledi: “2026'yı ‘Eskişehir Yılı’ ilan ettik. İktidar temsilcileri logo hazırladı, klip çekti. Eskişehir'imize yatırım yağacak diye bekledik ama yatırım programında Eskişehir'in adı bile yok. Logoya Togg çizmişler, geçeceği çevre yolumuz yok! Klipte Yunus Emre var ama onun memleketi Mihalıççık'ın yolu daha on yılda bitmez! Havaalanımız var, tarifeli sefer yok! Hasarlı fakülte hastanesi üstümüze yıkılacak ama yeni hastane programda yok. Afet riskli alanların dönüşümü? O da yok. Bu tablo, Eskişehirliye bu iktidarın hiç değer vermediğinin acı belgesidir. Eskişehirliler bu ülkenin üvey evladı değildir! Çalışır, üretir ama karşılığında hakkı olan hizmeti, yatırımı ister. Hakkını yıllardır vermeyen, gasbeden bu iktidarı da sandıkta cezalandırmasını çok iyi bilir.”

Asu Kaya: ''Çocuklar Öldürülüyor, İktidar Hala Konuşuyor'' Haber

Asu Kaya: ''Çocuklar Öldürülüyor, İktidar Hala Konuşuyor''

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın sokak ortasında bıçaklanarak öldürülmesini gündeme taşıdı. Her çocuk cinayetinin ardından iktidarın aynı cümleleri kurduğunu vurgulayan Kaya, “Çocuklar sokak ortasında öldürülürken iktidar hâlâ ‘yapacağız, edeceğiz’ diyor. Bu cinayetler; çocukları koruyamayan, şiddeti önleyemeyen, politikalarınızın sonucudur. Vebali de hepinizin boynundadır! Söz değil, taziye değil; bugün, şimdi somut önlem istiyoruz. ” ifadelerini kullandı. Asu Kaya’nın yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; ‘’İstanbul’da 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, “yan bakma” bahanesiyle bıçaklandı. Bir çocuk sokak ortasında katledildi. Bir annenin “Dikkatli ol, merak ederim" diye uğurladığı evladı, yarım saat sonra kanlar içinde yerde. Peki asıl sorumlular ne olacak? Cumhurbaşkanı Erdoğan dünkü açıklamasında “Gereken dersi alacaklar”, “Üzerimize düşeni yapacağız” dedi. Peki ne zaman? Ahmet Minguzzi için de aynı cümleleri duymuştuk. Bugün Atlas için tekrar ediyorsunuz. Yarın başka bir çocuğun adıyla aynı cümleleri mi kuracaksınız? Çocuklar sokak ortasında bıçaklanarak öldürülürken, siz hâlâ "yapacağız, edeceğiz" diyorsunuz. Bu cinayetler; çocukları koruyamayan, şiddeti önleyemeyen, politikalarınızın sonucudur. Vebali de hepinizin boynundadır! Söz değil, açıklama değil, taziye değil! Somut önlem, gerçek sorumluluk istiyoruz! Samimiyseniz, hadi bugün, şimdi!’’

CHP'li Süllü Emekli Veteriner Hekimlerin İsyanını Meclis’e Taşıdı Haber

CHP'li Süllü Emekli Veteriner Hekimlerin İsyanını Meclis’e Taşıdı

“Veteriner hekimler riskli hizmette çalıştılar, emeklilikte yok sayıldılar” diyen CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü’nün emekli veteriner hekimlerin maaş adaletsizliğini gidermeyi amaçlayan kanun teklifi AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. TBMM Genel Kurulu’nda İçtüzük’ün 37’nci maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına ilişkin kanun teklifi görüşüldü. AKP iktidarı döneminde emekliliğin yıllar içinde nasıl bir yıkıma dönüştüğünü anlatan Süllü, “Bundan 20 yıl önce emekli dediğimizde, ikramiyesiyle evini alabilen, gönlünce seyahat eden, çocuklarına destek olabilen insanlar akla gelirdi” dedi. Bugün gelinen noktada ise emeklilerin temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığını vurgulayan Süllü, “24 yıllık AKP iktidarının sonunda emekliler, gıda, barınma, sağlık ve ısınma gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldi” ifadelerini kullandı. En düşük emekli maaşının asgari ücret karşısındaki erimesine dikkat çeken Süllü, “AKP iktidarı öncesinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücrete denk geliyordu. Bu oran korunmuş olsaydı bugün en az 42 bin lira olacaktı. Ama bugün konuştuğumuz rakam 20 bin lira. O da bin 25 liralık bir lütufla” diye konuştu. “Soruyorum” diyen Süllü, “20 bin lirayla kim geçinebilir, daha doğrusu kim yaşayabilir?” sözleriyle iktidara yüklendi. Konuşmasında emeklilerin gündelik yaşamına dair çarpıcı örnekler veren Süllü, “Ev kiralarının maaşı aştığı günlerdeyiz. Kirasını ödeyen aç kalıyor, karnını doyurmaya çalışan sokakta kalıyor. Tavsiye edilen tüketim tarihi geçmiş ürünleri almak zorunda kalan, ucuz otel odalarında konaklayan, bir yıldır et alamadığını söyleyen emekliler vicdanımızı sızlatıyor” dedi. Emeklilerin bir zamanların “orta direği” olduğunu hatırlatan Süllü, “Bugün o övünülen büyümeden pay alamayan emekliler, sefaletle karşı karşıya bırakılıyor. Bu tablo gelir dağılımındaki büyük adaletsizliği gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı. Anayasa’nın 55’inci maddesini hatırlatan Süllü, “Emeğin karşılığının adaletli ödenmesi ilkesi yerle bir edilmiş durumda. Yıllarca çalışan emekliler, tam rahat edecekleri dönemde büyük bir adaletsizlikle karşı karşıya” diye konuştu. Süllü, Genel Kurul gündemine taşıdığı kanun teklifinin özellikle kamudan emekli veteriner hekimlerin yaşadığı eşitsizliği gidermeyi amaçladığını belirterek, “Ocak 2019’a kadar aynı hizmet süresine sahip kamu emeklileri eşit maaş alıyordu. Ancak 7146 sayılı Kanun’la veteriner hekimler riskli hizmet sınıfı dışına çıkarıldı ve eşitlik bozuldu” dedi. 2025 Aralık bordrolarına dikkat çeken Süllü, “Riskli hizmet sınıfındaki bir sağlık çalışanı 60 bin lira emekli maaşı alırken, kapsam dışı bırakılan emekli veteriner hekim 30 bin lira alıyor” ifadelerini kullandı. Veteriner hekimliğin kamu sağlığı açısından taşıdığı öneme vurgu yapan Süllü, “Veteriner hekimler yalnızca hayvan sağlığıyla değil, salgın hastalıklarla mücadeleden gıda güvenliğine, mezbaha denetimlerinden hayvansal üretime kadar ağır ve riskli koşullarda çalışıyor” dedi. Buna rağmen özlük hakları ve emeklilik söz konusu olduğunda dışlandıklarını belirten Süllü, “Aynı riski taşıyan sağlık meslek gruplarına tanınan haklardan yararlanamıyorlar” diye konuştu. Eskişehir merkezli Emekli Veterinerler Derneği’nin her platformda sesini duyurmaya çalıştığını ifade eden Süllü, “Bütçe Komisyonu’na dilekçelerini sundular ama seslerini duyan olmadı. Gelin, bugün hep birlikte bu sesi duyalım” çağrısında bulundu. Kanun teklifinin içeriğini de özetleyen Süllü, “Teklifimizle emekli veteriner hekimlerin aylıklarında iyileştirme yapılmasını ve fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmalarını öneriyoruz” dedi. İktidar sıralarına seslenen Süllü, “Her zamanki gibi AKP ve MHP oylarıyla reddedebilirsiniz. Ama bu kez bizi şaşırtın ve kabul edin” ifadelerini kullandı. Ancak Süllü’nün emekli veterinerlerin hak kayıplarını gidermeye yönelik kanun teklifi çağrısı karşılık bulmadı. Emekli veteriner hekimlerin maaşlarında iyileştirme öngören kanun teklifi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla TBMM Genel Kurulu’nda reddedildi.

Üretim Çöküyor, Çiftçi Kazanmıyor, Türkiye İthalata Mahkum Ediliyor Haber

Üretim Çöküyor, Çiftçi Kazanmıyor, Türkiye İthalata Mahkum Ediliyor

TBMM Genel Kurulu’nda konuşan CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de tarım sektörünün yaşadığı derin krizi kapsamlı verilerle ortaya koyarak Meclis’i araştırma yapmaya davet etti. Gürer, “Ülkemizde tarım gerçek anlamda sorunlu. Üretici ürettiğinden para kazanamıyor, çiftçi ve besici üretimden uzaklaşıyor. Bu tabloyu yerinde görüp çözüm üretmek zorundayız” dedi. “TAHIL VE BİTKİSEL ÜRETİMDE 10 MİLYON TONLUK ÇÖKÜŞ VAR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2023–2025 döneminde tarla ürünlerinde yaşanan sert düşüşe dikkat çekerek tahıl ve bitkisel üretimde 10 milyon tonluk kayıp yaşandığını, meyve üretimindeki düşüşün ise kayıt dışıyla birlikte 10 milyon tona yaklaştığını belirtti. Üretim kaybının temel nedeninin artan girdi maliyetleri ve düşük tutulan alım fiyatları olduğunu söyleyen Gürer, “Sıkı para politikasıyla alım fiyatı baskılanıyor. Çiftçi kazanamayınca üretimden kopuyor” diye konuştu. “BİR AYDA DON VE KURAKLIK UNUTULDU: BU NASIL HESAP?” Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in gıda enflasyonunu “zirai don ve kuraklık” ile açıkladığını hatırlatan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sadece bir ay sonra gıdanın enflasyon üzerindeki etkisinin düştüğünü vurgulayarak şu soruyu yöneltti: “Bir ayda ne değişti de donun ve kuraklığın etkisi ortadan kalktı? Sorun görmezden gelinerek çözülmüş gibi mi gösteriliyor?” 2002–2025 ÜRETİM KARŞILAŞTIRMASI: “ARTAN NÜFUSA RAĞMEN ÜRETİM GERİLİYOR” CHP’li Ömer Fethi Gürer, tarımda son 23 yılda yaşanan çöküşü çarpıcı rakamlarla ortaya koydu: Buğday: 2002’de 19,5 milyon ton → 2025’te 17,9 milyon tonArpa: 8 milyon ton → 6 milyon tonKuru fasulye: 250 bin ton → 247 bin tonAyçiçeği: 2 milyon 198 bin ton → 1 milyon 800 bin tonNohut: 600 bin ton → 406 bin tonYeşil mercimek: 65 bin ton → 29 bin tonKırmızı mercimek: 500 bin ton → 230 bin ton Aynı dönemde nüfusun 60 milyondan 90 milyona çıktığını hatırlatan Gürer, “Artan nüfusa rağmen üretim düşüyor. Türkiye kendi kendine yeten ülkeler arasından çıkarıldı” dedi. “HAYVAN VARLIĞINDA DA BÜYÜK GERİLEME VAR” Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın da benzer bir çöküş yaşadığını belirterek 1980’de 84,6 milyon olan büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığının 2025’te 71,8 milyona gerilediğini söyledi. Yem fiyatlarının sürekli arttığını, süt fiyatının ise baskılandığını vurgulayan Gürer, “1 litre sütle 1,5 kilo yem alınması gerekirken bu denge bozuldu. Yem ithal ama sorun yokmuş gibi davranılıyor” dedi. “TÜRKİYE İTHALATTA REKOR KIRIYOR: ÇİFTÇİNİN DEĞİL YABANCI ÜRETİCİNİN REFAHINI ARTIRIYORUZ” Bakanlığın “ihracatçıyız” söylemini eleştiren CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Kayısı, fındık, narenciyede ihracatçıyız ama temel ürünlerde bağımlıyız. Buğday, arpa, mercimek, nohut, fasulye, pamuk, soya… Hepsini ithal ediyoruz. Anadolu’nun ana vatanı olduğu mercimeğin tohumu Kanada’ya verildi, şimdi Kanada’dan mercimek alıyoruz. Böyle tarım politikası olur mu?” “EKİM ALANLARI AZALDI, SORUNLAR KATLANDI” Gürer, 1980’de 28 milyon hektar olan ekili alanların bugün 23 milyon hektara düştüğünü belirtti. Ayrıca sulama yetersizliği, toplulaştırma sorunları, ürün pazarlama sıkıntıları ve stok yönetimindeki eksikliklerin üreticiyi zora soktuğunu ifade etti. PATATES VE KURU FASULYE ÜRETİCİSİ YİNE MAĞDUR Niğde, Konya ve Nevşehir’in kuru fasulyede Türkiye’nin en önemli üretim merkezleri olduğunu belirten Gürer, bu yıl çiftçinin geçen yılın fiyatına bile kuru fasulye satamadığını söyledi. Patates üreticisinin de büyük mağduriyet yaşadığını hatırlatan Gürer, “Tarlada 1–3 liraya satılamayan patates markette 30 liraya satılıyor. Bu piyasa düzeni çiftçiyi perişan ediyor, tüketiciyi de yüksek fiyatla baş başa bırakıyor” dedi. “KAMU PİYASADAN ÇEKİLDİ, TÜCCARIN İNSAFINA KALDIK” XHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin piyasada etkin olmamasını eleştirerek, “Kamucu yaklaşım yok, piyasayı tüccar belirliyor. İthalatçı anlayış sürdüğü sürece çiftçi ayakta kalamaz” ifadelerini kullandı. Tarım desteklerinin yetersizliğine de dikkat çekerek, “Millî gelirin %1’i olan 722 milyar lira destek verilmesi gerekirken bütçede ayrılan destek 168 milyar lira. Tarım Bakanlığı bütçesi bile bu seviyenin çok altında” dedi. “GELİN ÇİFTÇİYLE BİRLİKTE ÇÖZELİM” Konuşmasını çözüm çağrısıyla tamamlayan Gürer, “Gidelim, çiftçinin, besicinin, üreticinin yanına; sorunları yerinde görelim, çözümü birlikte üretelim” diyerek Meclis’i göreve davet etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.