SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tasarruf

Porsuk Haber Ajansı - Tasarruf haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tasarruf haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kıyafette İkinci El Dönemi! Haber

Kıyafette İkinci El Dönemi!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ekonomide yaşanan sorunların dar gelirli yurttaşların harcama alışkanlıklarını köklü biçimde değiştirdiğini ifade etti. Gürer, artan hayat pahalılığı karşısında emekli, asgari ücretli ve sabit gelirlilerin tüm kısıtlamalara rağmen gıdayı öncelikli harcama kalemi olarak gördüğünü belirtti. Giysi ve ayakkabı gibi temel ihtiyaçlarda ise yurttaşların artık yeni ürün almak yerine tamir ve yamaya yöneldiğini vurgulayan Gürer, ikinci el kıyafetlere olan talebin hızla arttığını söyledi. “İkinci el satış uygulamaları ve mağazalar, pek çok yurttaş için adeta ana alışveriş noktası haline geldi” dedi. "GIDA ALMAK ZOR, GİYİM İKİNCİ EL" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaptığı açıklamada yaşam pahalılığının insanları en temel ihtiyaçları daralttığını belirterek, "Bugün gelinen noktada asgari ücretli, emekli ve dar gelirli vatandaşımız için 'sıfır' bir mont, bir ayakkabı almak artık zorlaştı. Vatandaşımız cebindeki alım gücü sınırlı para ile sadece yaşamda kalabilmek için gıdayı öncelikliyorlar. Cepteki para her ihtiyaca yetmeyince giyim ihtiyacını karşılamak için ya eskiyi tamir ettiriyor ya da ikinci el platformlarına yöneliyor,” dedi. Ürün Grubu Mağaza (Sıfır) Fiyatı İkinci El Platform Fiyatı Tasarruf / Fark Oranı Kışlık Şişme Mont 2.500 TL - 5.500 TL 600 TL - 1.200 TL ~%75 - %80 Deri/Spor Ayakkabı 1.800 TL - 4.000 TL 450 TL - 900 TL ~%70 - %75 Yünlü Kazak 850 TL - 1.500 TL 200 TL - 450 TL ~%70 Jean / Kumaş Pantolon 950 TL - 1.800 TL 250 TL - 500 TL ~%70 İKİNCİ EL PLATFORMLARINDA ARTIŞ İkinci el alışveriş sitelerinin ve uygulamalarının işlem hacmindeki artış dikkat çekici diyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu durum ekonomik sorunların hangi boyuta evrildiğinin de farklı bir göstergesidir. Sektör verilerine ve pazar yeri analizlerine baktığımızda, ikinci el platformlarındaki işlem hacminin son bir yılda katlanarak arttığını görüyoruz. Ancak bu bir refah göstergesi değildir! Bu, orta sınıfında nasıl daraldığının göstergesidir. Yeni, hiç kullanılmamış ürün alamayan ikinci ele yöneliyor. Bu süreç doğal olarak yeni üretim satan esnafı da, mağaza için üretim yapan fabrikayı da etkiliyor. Tekstil fabrikaları yapısal ve girdi ile oluşan sorunları yanında tüketici alışkanlıkları değişmesinden de etkilendikleri bir gerçek. Mağazadan yeni ürün alamayan 2. El alışverişi tercih ediyor,” dedi. "ESKİDEN İHTİYACI OLANA VERİLEN GİYSİLER, ŞİMDİ SATILIYOR" Ömer Fethi Gürer, "Eskiden ihtiyacı olana yardımcı olunurdu, dayanışma kültürü yerini mecburiyete bıraktı. Eskiden komşunun çocuğuna verilen kıyafetler artık 100-200 liraya internette satışa çıkıyor. İktidar ise 'ekonomi büyüyor' diye konuşmaya devam ediyor. Halkın büyüyen tek şeyi borcu ve çaresizliğidir." VATANDAŞIN GELİRİ GIDA VE BARINMAYA Vatandaşların eline geçen gelirin büyük çoğunluğunun gıdaya ve konaklamaya gittiğini söyleyen Ömer Fethi Gürer, "Vatandaşın bütçesinin tamamı gıda ve barınmaya gidiyor. Geriye kalanla nasıl giysi alabilir? Çocuğuna nasıl yeni bir üst baş alabilir?” diye soran Gürer, yönetenlerin pazar yerlerinden ve sokaktaki vatandaşın gerçek durumundan haberdar olmadığını ifade etti. Halkı ikinci el ürüne mahkûm eden anlayışın, yaşanan ekonomik tabloyu görünmez kılmaya çalıştığını belirterek eleştirilerini dile getirdi.

İklim Bilincini Çocuklarımıza Aşılıyoruz Haber

İklim Bilincini Çocuklarımıza Aşılıyoruz

Tepebaşı Belediyesi, iklim krizine karşı farkındalık çalışmalarını çocuklara yönelik eğitimlerle sürdürüyor. Tepebaşı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından, okul yönetimleriyle iş birliği içinde yürütülen “İklim Değişikliği ve Enerji Yönetimi” eğitimleriyle çocukların erken yaşta çevre bilinci kazanması hedefleniyor. 2025 yılı eğitim-öğretim döneminde gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında 17 okulda düzenlenen 29 eğitimle toplam 2 bin 460 öğrenciye ulaşıldı. Tepebaşı Belediyesi, bu eğitimlerle çocukların yalnızca bilgi edinmesini değil, aynı zamanda günlük yaşamlarında çevreye duyarlı bireyler olarak hareket etmelerini amaçlıyor. “Çocuklarımızın Geleceğini Korumak Asli Görevimiz” Çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, çocuklara yönelik çevre eğitimlerinin önemine dikkat çekerek, “Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Aynı zamanda onların yaşayacağı dünyayı, yani geleceğin kendisini korumak da bizim en temel sorumluluklarımızdan biri. Bu nedenle iklim bilincini çocuklarımıza daha küçük yaşlarda aşılamayı çok önemsiyoruz” dedi. Başkan Ataç sözlerini şöyle sürdürdü: “İklim krizi artık geleceğin değil bugünün meselesi. Çocuklarımızın bu sürecin farkında olarak büyümesi, doğaya saygılı ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmesi hepimiz için büyük bir kazanım. Tepebaşı Belediyesi olarak eğitimi, çevreyi ve sürdürülebilirliği merkezine alan çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.” Eğitimler görsel içeriklerle destekleniyor Eğitim programları kapsamında öğrencilere çevresel problemler, insan ve çevre ilişkisi, küresel ısınma, iklim değişikliğinin nedenleri ve etkileri gibi temel konular aktarılırken; karbon ayak izi, enerji verimliliği, su verimliliği ve tasarruf başlıklarında da kapsamlı bilgiler veriliyor. Eğitimler, çocukların ilgisini artırmak amacıyla eğitici ve görsel içeriklerle destekleniyor.

Odunpazarı Belediyesi Araç Filosunu Güçlendiriyor Haber

Odunpazarı Belediyesi Araç Filosunu Güçlendiriyor

Odunpazarı Belediyesi, hizmet kalitesini artırırken tasarrufu da ön planda tutan çalışmalarına devam ediyor. Belediye araç filosuna katılan 10 yeni çöp kamyonu, 4 elektrikli araç, 4 adet iş makinası ve 1 adet minibüsle birlikte Odunpazarı Belediyesi’nin toplam araç sayısı 255’e ulaştı. Yeni araçlar için Odunpazarı Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü’nde teslim töreni düzenlendi. Teslim törenine Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un yanı sıra belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve belediye çalışanları katıldı. Odunpazarı Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde yapılan çalışmalar kapsamında, yalnızca yeni araç alımıyla yetinilmedi; aynı zamanda kullanım ömrünü doldurmaya başlayan araçlar da Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü atölyelerinde dönüştürülerek yeniden hizmete kazandırıldı. Bu uygulama, belediyenin tasarruf anlayışının somut bir göstergesi oldu. Bu kapsamda 10 yeni çöp kamyonu araç filosuna dahil edilirken, eskiyen 10 çöp kamyonu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü şantiyelerinde yapılan teknik düzenlemelerle arazöz, damperli kamyon ve kurtarıcı araca dönüştürüldü. Böylece hem yeni araç ihtiyacı karşılandı hem de mevcut kaynaklar en verimli şekilde kullanıldı. Uzun yıllar cenaze aracı olarak hizmet veren araçlar da yenilendi. Kullanım ömrünü tamamlayan cenaze araçlarından biri hasta bakımı ve SOBE biriminin hizmetine sunulurken, iki araç ise hayvan toplama aracı olarak yeniden düzenlendi. Öte yandan çevre duyarlılığını da ön planda tutan Odunpazarı Belediyesi, karbon ayak izini düşürmek ve çevre kirliliğiyle mücadeleye katkı sağlamak amacıyla daha önce 4 adet elektrikli aracı da filosuna katmıştı. Belediye yetkilileri, 2026 yılında da araç yatırımlarının devam edeceğini belirtti. ESAS TASARRUF BUDUR! Araç teslim töreninde konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, yapılan çalışmanın ardında büyük bir emek ve planlama olduğunu vurguladı. Kurt, “Bu çalışmayı organize eden arkadaşlarımın hepsine çok teşekkür ediyorum. Mali İşlerden, Ulaşımdan, Temizlikten, Fen İşlerinden, Park ve Bahçelerden yaptığımız tasarruflarla bu tablo ortaya çıktı” dedi. Cumhurbaşkanlığı tasarruf genelgesine de değinen Başkan Kurt, yeni araç alımlarının belirli izin süreçlerine bağlı olduğunu hatırlatarak, “Bu izinler zaman alıyor. Özellikle Cumhuriyet Halk Partili bir belediye olunca bu süre biraz daha uzuyor. Ama buna rağmen bu değişiklikleri hayata geçirdik” ifadelerini kullandı. Asıl tasarrufun mevcut araçları dönüştürerek yeniden kullanıma sunmak olduğunu belirten Başkan Kurt, “10 çöp kamyonu yenilendi ama o 10 kamyonun yerine ihtiyacı karşılayacak 10 yeni araç ürettik. Cenaze araçlarında da aynı anlayışla hareket ettik. Esas tasarruf budur” diye konuştu. Belediye çalışanlarına güvendiklerini vurgulayan Kazım Kurt, “Bu bilinçle hareket ettiğimiz sürece Odunpazarı Belediyesi ekonomik sıkıntı yaşamadan hizmetlerini sürdüren bir belediye olmaya devam eder. Bu hizmetlerin daha da büyüyeceğine inanıyorum. Allah kaza bela vermesin” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Gelecek Nesiller Döviz Borcuna İpotek Ediliyor Haber

Gelecek Nesiller Döviz Borcuna İpotek Ediliyor

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla Türkiye ekonomisinin içine sürüklendiği borçlanma sarmalına dikkat çekti. Karabat, iktidarın yarattığı “sahte refahın” ağır bir döviz borcu ve faiz yüküyle finanse edildiğini belirterek, bunun gelecek nesiller için bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. BORÇ PATLAMASI! Karabat’ın paylaştığı verilere göre, merkezi yönetim borç stoku 2025 yılı sonunda faiz hariç 13,7 trilyon TL’ye ulaştı. Sadece bir yıl içindeki artışın 4,4 trilyon TL olduğunu ifade eden Karabat, bu tablonun kamu maliyesinde, açık bir borç patlaması anlamına geldiğini söyledi. “BAŞKANLIK SİSTEMİYLE BORÇ 14 KATINA ÇIKTI” 2018’de başkanlık sistemine geçildiğinde 1 trilyon TL olan borç stokunun yedi yılda yaklaşık 14 kat arttığını hatırlatan Karabat, borcun her 18 ayda bir ikiye katlandığını belirtti. Bu hızın sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Karabat, borçlanmanın artık bir tercih değil, alışkanlık haline geldiğini ifade etti. “SORUN BORCUN ORANI DEĞİL, BORCUN YAPISI” AKP’nin borcun milli gelire oranını öne çıkararak tabloyu hafifletmeye çalıştığını belirten Karabat, asıl sorunun borcun yapısında olduğunu dile getirdi. Devletin kendi parasıyla değil, döviz ve altın cinsinden borçlandığını vurgulayan Karabat, bunun kur ve faiz riskini kalıcı hale getirdiğini kaydetti. DÖVİZ VE ALTIN BORÇLANMASI DERİNLEŞİYOR İç borç stokunun dahi dolarizasyon sarmalına girdiğini belirten Karabat, dövizli borcun toplam Hazine borcu içindeki payının 2010’lu yıllarda yüzde 25 seviyelerindeyken 2021’de yüzde 65’i aştığını, bugün ise yüzde 55 civarında seyrettiğini aktardı. Oranlarda sınırlı bir düşüş olsa da miktarın azalmadığına ifade eden Karabat, 2025’te içeriden döviz ve altınla borçlanmanın 44 milyar doları aştığını vurguladı. “KUR VE FAİZ FATURASI ORTADA” 2025’te Hazine kasasına giren net nakdin 2,5 trilyon TL olmasına rağmen borç stokunun 4,4 trilyon TL arttığını belirten Karabat, aradaki farkın kur ve faiz yükünden kaynaklandığını söyledi. Bu durumun kamu maliyesindeki kırılganlığı açıkça ortaya koyduğunu vurguladı. “SAHTE REFAH, SUNİ SOLUNUMLA AYAKTA” Borçlanmanın yatırıma, istihdama ve üretime dönüşmediğini ifade eden Karabat, tüketimle desteklenen bu modelin geçici bir canlılık yarattığını ancak derin bir kriz riskini de beraberinde getirdiğini söyledi. Ekonominin tasarruf, verimlilik, üretim ve gelir adaletiyle değil, borçla ayakta tutulmaya çalışıldığını belirten Karabat, “Bu canlılık gerçek değil, suni solunumdur. Yapılan şey, gelecek nesilleri döviz borcuna ipotek etmektir” ifadelerini kullandı.

CHP'li Başevirgen: ''AKP Türkiye'sinde Huzurevi Lüks Oldu'' Haber

CHP'li Başevirgen: ''AKP Türkiye'sinde Huzurevi Lüks Oldu''

İktidarı yıllardır uyguladığı emekliyi yoksullaştırma ve sosyal devleti tasfiye etme politikalarının, yaşlı yurttaşları insan onuruna aykırı koşullara mahkûm ettiğini belirten CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, “Huzurevi fiyatlarını sorduğumuz Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’tan gelen yanıta göre 2025 yılı itibarıyla devlet huzurevlerinde tek kişilik en ucuz oda fiyatı 9 bin 736 liradan başlıyor ve 11 bin 87 liraya kadar çıkıyor. Devlet huzurevlerinde oda ücretleri 10 bin liraya dayanırken, açlık sınırının altındaki 20 bin liralık maaşla muhtaç emekliler 5-6 bin liraya bakımsız, sağlıksız otel odalarında yaşam mücadelesi veriyor. Huzurevi emekli için artık erişilemez bir lüks haline geldi. Emeklinin maaşı iktidar eliyle eritildi, açlığa, barınma krizine mahkum edildi. Bu ülkede yıllarca çalışan, prim ödeyen yaşlılarımıza iktidarın verdiği mesaj net: ‘Paran varsa yaşlan, yoksa kaderine razı ol.’ Bunun adı ihmaldir, tercihtir, sorumsuzluktur” dedi. CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, huzurevi fiyatlarını Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a sordu. Bakanlıktan ise itiraf niteliğinde yanıt geldi. Yanıta göre emekli memur maaşına yapılan zam oranında artış gösteren en ucuz tek kişilik odanın fiyatı 9 bin 736 lira, en yüksek tek kişilik oda fiyatı 11 bin 87 lira olarak belirtildi. İktidarın emeklileri, muhtaçları düşürdüğü zor duruma sert tepki gösteren Başevirgen, konuya ilişkin bir açıklama yaptı. “YÜZLERCE EMEKLİ HİJYEN VE GÜVENLİKTEN YOKSUN ODALARDA YAŞAM MÜCADELESİ VERİYOR” İktidarın emeklileri maliyet olarak gördüğünü ifade eden Başevirgen, “AKP’nin sosyal politika anlayışı, yaşlıyı kamusal bir sorumluluk olarak görmek yerine ticari bir maliyet kalemi olarak ele alıyor. Huzurevleri sosyal hizmet olmaktan çıkarılıp, ücretli işletmelere dönüştürülmüş durumda. Yüzlerce emekli ve kimsesiz yaşlı, yüksek maliyetleri nedeniyle huzurevlerine giremediği için 5-6 bin liralık denetimsiz otellerde, pansiyonlarda, hijyen ve güvenlikten yoksun odalarda yaşam mücadelesi veriyor. Bu bir tercih değil, AKP’nin bilinçli politik sonucudur” dedi. “EMEKLİ MAAŞI, AKP’YE GÖRE BU YÜKSEK HUZUREVİ KİRALARINI ‘ÖDEYEBİLİR’ SAYILIYOR” Bakanın, soru önergesine verdiği yanıtta ‘geliri olmayanlardan ücret alınmıyor’ diyerek sorumluluktan kaçtığına dikkat çeken Başevirgen, “Ancak bu ifade aynı zamanda bir itiraftır. Biraz geliri olan ama insanca yaşamaya yetmeyen emekli maaşı, AKP’ye göre bu yüksek huzurevi kiralarını ‘ödeyebilir’ sayılıyor. Açlık sınırının altındaki 20 bin liralık maaşı olduğu için ücretsiz kabul edilmeyen, ancak ücretli huzurevlerinin kapısından çevrilen on binlerce yaşlı bilerek sistemin dışında bırakılıyor. Bu durum, sosyal devletin değil, sosyal elemenin göstergesidir” diye konuştu. “PARAN VARSA YAŞLAN, YOKSA KADERİNE RAZI OL” İktidarın ekonomi politikaları nedeniyle emeklinin; kira ödeyemez, ilaç alamaz, huzurevine ulaşamaz hale geldiğini sözlerine ekleyen Başevirgen son olarak, “Yaşlılık artık korunması gereken bir dönem değil, iktidarca tasarruf yapılacak bir alan olarak görülüyor. Bu ülkede yıllarca çalışan, prim ödeyen yaşlılarımıza verilen mesaj net: ‘Paran varsa yaşlan, yoksa kaderine razı ol.’ Bu tablo sosyal devletin değil, AKP’nin yarattığı derin sosyal adaletsizliğin sonucudur. Yaşlı yurttaş otel odalarına sürülüyorsa, bunun adı ihmaldir, tercihtir, sorumsuzluktur” açıklamasını yaptı.

Anadolu Üniversitesi Karbon Ayak İzini Azaltıyor! Haber

Anadolu Üniversitesi Karbon Ayak İzini Azaltıyor!

Anadolu Üniversitesi, kamu kaynaklarını etkin ve verimli kullanma hedefleri doğrultusunda sürdürdüğü çalışmalarıyla milyonlarca liralık tasarruf sağlıyor. Üniversite bu kapsamda 2024 yılında yürüttüğü verimlilik çalışmalarıyla dikkat çekici bir başarı elde etti. Hayata geçirilen projeler sayesinde, 2023 yılına kıyasla doğalgaz tüketiminde %21, elektrik tüketiminde ise %9 tasarruf oranına ulaşıldı ve 2024 yılında toplamda 31,5 milyon TL tasarruf sağlandı. Ayrıca, 2.315 ton karbon salınımının önüne geçilerek yaklaşık 93 bin ağacın kesilmesi önlendi. Yine Anadolu Üniversitesi yemekhanelerinde 1,5 milyondan fazla pet bardak, 1 milyondan fazla yemek seti ve 14 binden fazla büyük boy çöp poşetinin kullanımı engellendi. Bu sayede ise 517 ton karbon emisyonunun atmosfere salınımı engellenerek yaklaşık 21 bin ağacın doğaya kazandırılması sağlandı.  ​2025 yılında dijitalleşme ile de rekor tasarruf sağlanacak Yükseköğretimde açık ve uzaktan eğitimin Türkiye’deki öncüsü olan ve dünya yükseköğretiminde de birçok ilke imza atan Anadolu Üniversitesi, Açıköğretim Sistemi’nde de dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı önemli bir dönüşümü hayata geçirdi. Anadolu Üniversitesinin güçlü bilişim altyapısı sayesinde öğrenciler, bulundukları bölgede herhangi bir fiziki büroya gitmelerine gerek kalmaksızın istedikleri zaman diliminde öğrenimlerine devam edebiliyorlar. Bu durum büroların işletme giderlerinin yarattığı ekonomik ve çevresel maliyetlerin ortadan kaldırılması için de fırsat sunuyor. Öğrenme ve öğretme faaliyetlerinin tamamen dijital ortama aktarılmasıyla birlikte il bürolarının başta personel, kira, elektrik vb. işletme maliyetlerinden olmak üzere yaklaşık 250 milyon TL tasarruf sağlanmış olacak. Açıköğretim Sistemi, milyonlarca dijital öğrenme materyaliyle hızlı, kolay ve nitelikli bir öğrenme ortamı sunuyor Anadolu Üniversitesi Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakültesi öğrencileri ister evlerinden ister işlerinden ne zaman ve nerede isterlerse tüm öğrenme materyallerine ulaşabiliyor. Bu kapsamda öğrenciler Açıköğretim Sistemiyle dijital olarak sistemde bulunan ders kitaplarına, ünite özetlerine, infografiklere, etkileşimli içeriklere, konu anlatım videolarına, yakın plan ve etkileşimli videolara, canlı derslere, alıştırma ve deneme sınavlarına, çıkmış sınav sorularına, sesli özet ve kitaplara ve öğrenci topluluklarına 7/24 hızlı ve kolayca erişim sağlayabiliyor. Anadolu Üniversitesinin bu yenilikçi adımları, dijitalleşme ile erişilebilirliği ve hızı ön plana çıkarırken sürdürülebilirliği de destekliyor. Bu dönüşüm, öğrencilere zaman ve mekân bağımsız bir öğrenme deneyimi sunmayı da hedefliyor. Açıköğretim Sistemi, kaynakların etkin kullanımı ve kesintisiz hizmet anlayışıyla öğrencilere modern ve kolay bir deneyim sunmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.