SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tarım Sektörü

Porsuk Haber Ajansı - Tarım Sektörü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Sektörü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eşel Mobil Sistemi Yürürlüğe Girdi Haber

Eşel Mobil Sistemi Yürürlüğe Girdi

CHP’li Ümit Özlale, Plan ve Bütçe Komisyonunda enerji fiyatlarındaki artış riskine karşı yaptığı değerlendirmede Eşel Mobil Sistemi çağrısında bulunmuştu. Düzenleme gece yarsı Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Şans ve bahis reklam giderlerinin matrahtan düşülmesinin sonlandırılması, vakıf üniversitesi hastanelerinin vergi muafiyetinin kaldırılması, bazı kıymetli taşların ÖTV kapsamına alınması, kripto varlıkların vergilendirilmesi, KDV istisnalarının daraltılması, bedelli askerlik tutarının artırılması ve deprem bölgesindeki hak sahiplerine peşin ödemede indirim sağlanmasını öngören kanun teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Komisyonda konuşan CHP İzmir Milletvekili ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Politika Kurulu Başkanı Ümit Özlale, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından enerji fiyatlarında yaşanabilecek artışların Türkiye ekonomisine etkilerine dikkat çekti. Enerji maliyetlerindeki artışın ilk etkisinin sanayi değil tarım sektöründe görüleceğini belirten Özlale, mazot ve nakliye maliyetlerindeki artışın gıda fiyatları üzerinden enflasyonu hızla yukarı taşıyabileceğini söyledi. Bu nedenle eşel mobil sisteminin yeniden uygulanması gerektiğini ifade eden Özlale, konuşmasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Enerji fiyatlarındaki artışın ilk darbesini sanayi değil tarım sektörü alacak. Eğer ÖTV ve KDV’de gerekli vergi esnekliği sağlanmazsa hem tarım hem sanayi ciddi maliyet baskısıyla karşı karşıya kalacak. Eşel Mobil Sistemi geri getirilmezse bunun tarıma ve sanayiye vereceği tahribat, maliyetinden çok daha büyük olur.” Özlale konuşmasında uygulamanın maliyetinin de yönetilebilir olduğunu belirterek, üç aylık bir eşel mobil uygulamasının yaklaşık 70 milyar lira, yıl sonuna kadar uygulanması hâlinde ise maliyetin 200 milyar liranın biraz üzerine çıkacağını ifade etmişti. Özlale’nin bu çağrısının ardından eşel mobil sistemine ilişkin düzenleme Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. “YANLIŞ SÜBVANSİYON POLİTİKASI BOTAŞ’I ZARAR ETTİRİYOR” BOTAŞ’ın kamuya olan borçlarının, Hazine’den alacağı “görevlendirme bedelleri” ile mahsuplaştırılması ve bu yolla borçların silinmesini de içeren kanun teklifine ilişkin değerlendirmede bulunan Özlale, BOTAŞ’ın sürekli zarar etmesinin temel nedeninin yanlış sübvansiyon politikaları olduğunu söyledi. Elektrik ve doğalgaz faturalarında uygulanan genel sübvansiyon sisteminin hem kamu maliyesi üzerinde ciddi yük oluşturduğunu hem de dar gelirli vatandaşları yeterince korumadığını belirten Özlale, mevcut destek modelinin gelir durumuna bakılmaksızın uygulandığını ifade etti. Enerji yoksulluğuyla mücadele için sübvansiyon sisteminin değiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Özlale, desteklerin doğrudan dar gelirli hanelere yönlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Özlale, “Gerçekten ihtiyacı olan haneleri tespit edip belirli bir kilovatsaate kadar ücretsiz elektrik ya da doğalgaz desteği verilebilir. Böylece hem BOTAŞ ve EÜAŞ üzerindeki görev zararları azalır hem de dar gelirli vatandaşların ısınma ve aydınlanma sorunu daha etkili şekilde çözülür” ifadelerini kullandı. “BAYRAM İKRAMİYELERİ ENFLASYONA GÖRE DEĞİL SEÇİM TAKVİMİNE GÖRE ARTIRILIYOR” CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki konuşmasında emeklilere verilen bayram ikramiyelerine de değindi. İkramiyelerin yıllar içindeki artışına dikkat çeken Özlale, artışların enflasyon yerine seçim dönemlerine göre belirlendiğini söyledi. Özlale, “2018’de bin lira olarak başlayan bayram ikramiyesi 2019, 2020 ve 2021 yıllarında yaklaşık bin 100 lira civarında kaldı. 2023 seçim döneminde 3 bin liraya çıkarıldı, bugün 4 bin lira seviyesine getiriliyor. Tahmin ediyorum seçim yılında yine bir artış gelecek. Dolayısıyla burada artışların enflasyona göre değil başkanlık seçimlerine göre yapıldığını hepimiz görüyoruz” ifadelerini kullandı. “İŞLEM ÜZERİNDEN AYRICA VERGİ ALMAK VERGİ İLKESİNE AYKIRIDIR” Komisyondaki konuşmasında torba yasa teklifindeki başka düzenlemelere de değinen Özlale, işlem vergisi ile kazanç vergisinin birlikte uygulanmasının vergi ilkeleri açısından sorunlu olduğunu söyledi. Özlale, “Bir yatırımcı bitcoin’den tether’a geçtiğinde herhangi bir kazanç elde etmese bile işlem vergisi ödeyecek. Oysa verginin mantığı kazanç üzerinden alınmasıdır. Eğer ortada bir kazanç varsa zaten onun vergisini ödüyorsunuz. İşlem üzerinden ayrıca vergi almak vergi ilkesine aykırıdır” dedi. Kripto varlık piyasasına yönelik düzenlemelerde hedefin net olması gerektiğini vurgulayan Özlale, “Amaç yerli kripto borsalarını ve blok zinciri teknolojisini geliştirmekse farklı bir yaklaşım gerekir. Eğer öncelik sadece vergilendirme ise o zaman da bunun sonuçlarının iyi hesaplanması gerekir” dedi. Özlale, yüksek vergilendirmenin sektöre zarar verebileceğine işaret ederek Hindistan’da uygulanan yüzde 30’luk kripto vergisinin piyasayı ciddi şekilde daralttığını hatırlattı. “BEDELLİ ASKERLİK EŞİT VATANDAŞLIK İLKESİNİ ZEDELİYOR” Özlale, torba yasa görüşmeleri sırasında bedelli askerlik düzenlemesi hakkında da konuştu. Düzenlemenin eşit vatandaşlık ilkesini zedelediğini söyleyen Özlale, “Bugün yaklaşık 400 bin lira ödeyen bir genç bir ay askerlik yapıyor, ödeyemeyen altı ay askerlik yapıyor. Bu durum gençler arasında eşitsizlik hissi yaratıyor. Vatandaşın vatandaşla olan güvenini zedeleyen bir tablo ortaya çıkıyor” dedi. Bedelli askerlik uygulamasına maddi imkânı olmayan gençler için de erişimin kolaylaştırılması gerektiğini belirten Özlale, kamu bankaları aracılığıyla sıfır faizli ya da çok düşük faizli kredi imkânı sağlanabileceğini söyledi. Özlale, “Aksi takdirde bu uygulama gençler arasında eşitsizlik duygusunu derinleştirir” ifadelerini ekledi.

CHP'li Gürer’den Çiftçilerin Beklediği Kanun Teklifi Haber

CHP'li Gürer’den Çiftçilerin Beklediği Kanun Teklifi

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, BAĞ-KUR prim borcu bulunan çiftçilerin Hazine destekli sübvansiyonlu tarım kredilerinden yararlanamamasına neden olan düzenlemenin kaldırılması amacıyla hazırladığı kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu. Gürer, söz konusu uygulamanın çiftçileri üretimden koparmasına neden olabileceğini vurguladı. Tarım sektörünün son yıllarda çok yönlü bir krizle karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, “Türkiye ekonomisinin ve kırsal istihdam yapısının temel direklerinden biri olan tarım sektörü, son yıllarda derinleşen yapısal sorunların yanı sıra iklim değişikliğinin olumsuz etkileri nedeniyle son derece kırılgan bir sürece girmiştir,” diye konuştu. “2025 YILI ÜRETİCİ AÇISINDAN AFET YILI OLDU” 2025 yılı boyunca ülkenin farklı bölgelerinde yaşanan doğal afetlerin tarımsal üretimi ağır biçimde etkilediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bitkisel ve hayvansal üretimde ciddi kayıplar yaşandığını dile getirdi. Gürer “2025 yılı boyunca ülkemizin farklı coğrafi bölgelerinde ardı ardına yaşanan kuraklık, hayvan hastalıkları, zirai don ve dolu gibi afetler; hububat, bakliyat, meyve ve sebze üretiminde ciddi rekolte kayıplarına yol açtı. Hayvancılıkta ise yem temini ve artan maliyetler üreticiyi ağır bir baskı altına aldı” dedi. Bu koşulların üreticinin iradesi dışında geliştiğini vurgulayan TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, yaşananların mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. “ÇİFTÇİ PRİMİNİ DEĞİL, AYAKTA KALMAYI DÜŞÜNÜYOR” Yaşanan doğal afetlerin ardından gelir kaybına uğrayan çiftçilerin sosyal güvenlik primleri ve kamu borçlarını ödemekte zorlandığını söyleyen CHP’li Ömer Fethi Gürer, üreticinin borç sarmalına itildiğini ifade etti: “Yaşanan afetler üretim miktarlarını düşürdü, çiftçinin geliri ani ve telafisi güç biçimde azaldı. Bu durumda üretici, BAĞ-KUR primi başta olmak üzere vergi ve kamu borçlarını ödeyemez hale geldi. Gelir-gider dengesi bozulan çiftçi, borçlanarak ayakta kalmaya çalışıyor.” “KREDİ KAPISI KAPANIRSA ÜRETİM ZİNCİRİ KOPAR” 1 Ocak 2026 itibarıyla kamuya borcu olan çiftçilerin sübvansiyonlu tarım kredilerinden yararlanmasının engellenmesini eleştiren Ömer Fethi Gürer, bu uygulamanın tarımı kilitlediğini söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarımsal üretim mevsimseldir, süreklilik gerektirir ve ön finansman olmadan yapılamaz. Krediye erişimin borç gerekçesiyle engellenmesi, üretim zincirinin en temel halkasında tıkanmaya yol açmaktadır,” dedi. Gürer, finansmana ulaşamayan üreticinin üretimden çekildiğine dikkat çekerek, “Bu durum ekim alanlarının daralmasına, hayvansal varlığın azalmasına ve tarımsal kapasitenin kalıcı biçimde zayıflamasına neden olur,” diye konuştu. “BU SADECE ÇİFTÇİNİN DEĞİL, ÜLKENİN MESELESİDİR” Sorunun yalnızca çiftçiyi değil, tüm toplumu ilgilendirdiğini vurgulayan Ömer Fethi Gürer, gıda arz güvenliği riskine dikkat çekerek, “Üretimde yaşanacak her daralma, ithalat bağımlılığını artırır, gıda fiyatlarını yükseltir ve enflasyonist baskıları toplumun tüm kesimlerine yayar. Bu nedenle mesele bireysel borç değil, kamu yararı ve ekonomik istikrar meselesidir,” dedi. “AMACIMIZ ÇİFTÇİYİ TARLADA TUTMAK” Hazırlanan kanun teklifinin amacını net ifadelerle ortaya koyan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu kanun teklifiyle mücbir sebeplerle ve AKP iktidarının yanlış tarım politikaları sonucu gelir kaybına uğrayan üreticilerin finansmana yeniden erişimini sağlamayı amaçlıyoruz. Çiftçinin üretimden kopmasını engellemek, tarlaların boş kalmamasını sağlamak ve gıda arzını güvence altına almak istiyoruz. Üretici korunursa toplum korunur.” GÜRER’İN KANUN TEKLİFİ MADDESİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifi ise şöyle: MADDE 1- 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanunu'na aşağıdaki ek madde eklenmiştir: "EK MADDE 2 - Kamu bankaları ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından üreticilere kullandırılan Hazine faiz destekli kredilerin tahsis, onay ve kullanım süreçlerinde; 5510 sayılı Kanun'un 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamındaki sigortalılık statüsünden doğan prim ve BAĞ-KUR borçlarının bulunması hiçbir şekilde kısıtlayıcı bir kriter olarak değerlendirilemez." MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.