SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tarım Politikaları

Porsuk Haber Ajansı - Tarım Politikaları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Politikaları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Gürer: "Tarlada Üretici, Pazarda Esnaf ve Tüketici Dertli" Haber

CHP'li Gürer: "Tarlada Üretici, Pazarda Esnaf ve Tüketici Dertli"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Bor ilçesinde kurulan Salı pazarında vatandaşlar ve pazar esnafıyla bir araya geldi. Esnaf kazançsızlıktan, tüketici ise fiyatların pahalılığından dert yandı. Pazarda geçmişe kıyasla herkes sorunların arttığını dile getirdi. Girdi maliyetlerindeki ve nakliye bedellerindeki artış üreticiyi ve pazarcı esnafını sıkıntıya sokarken, geliri azalan tüketici de artan fiyatlardan yakındı. Pazarda hem esnafın hem de yurttaşın ortak sorununun “alım gücünün daralması” olduğunu vurgulayan Ömer Fethi Gürer, ekonomik sorunların pazar yerinde dahi açıkça hissedildiğini söyledi. Marketlere göre daha uygun fiyatlar olmasına rağmen, cepteki gelir daralmasının vatandaşın her ürüne erişimini engellediğini belirtti. Üreticinin artan üretim maliyetlerinden, pazarcı esnafının ise ürünü aldığı fiyata eklenen nakliye, işgaliye ve fire gibi giderler nedeniyle bazı ürünleri maliyetine satmak zorunda kalmasından yakındığını ifade eden Gürer, emekli ve dar gelirlinin ise gelirinin istediği ürünü almaya yetmediğini dile getirdi. Yılbaşından bu yana yalnızca akaryakıta gelen zamların bile ürün nakliyesine doğrudan yansıdığını, bunun da fiyat artışlarına neden olduğunu belirten Gürer, hava değişimlerinin dahi pazardaki fiyatları etkilediğini söyledi. FİYAT VAR AMA SATIŞ YOK Pazar esnafı, ürünlerin etiket fiyatlarının uygun olmasına rağmen satış yapılamadığını belirterek, “Pırasayı 45–50 liraya veriyoruz ama tezgahtan kalkmıyor, satılmıyor. Vatandaşın alım gücü yok, alamıyor,” dedi. Ürünlerin yerli üretim olmasına karşın tezgâhta kaldığını ifade eden esnaf, tüketilecek ürünlerin dahi satılamadığına dikkat çekerek, “Üreten, satan, alan herkes aynı anda dertli,” diye konuştu. SORUN FİYAT DEĞİL, ALIM GÜCÜ Ömer Fethi Gürer’in “Neden satılmıyor?” sorusuna esnaf, “Alım gücü yok. Milletin alım gücü yok. Paranın değeri kalmadı,” yanıtını verdi. EMEKLİ MAAŞIYLA GEÇİNMEK MÜMKÜN DEĞİL Pazarda konuşan esnaf, 20 bin lira civarındaki emekli maaşıyla geçinmenin olanaksız hâle geldiğini ifade etti. “20 bin lira maaşın 12–13 bini kiraya gidiyor. Doğalgaz, elektrik, su geliyor. Eğitim, sağlık derken elde kalanla nasıl geçineceksin?” diye sordu. Bir vatandaş ise hesabını yaparak, “Kira, doğalgaz, elektrik, su derken elde 2 bin lira kalıyor. Onu da üçe böl, günlük 70 lira bile kalmıyor,” sözleriyle geçim sıkıntısını anlattı. TEZGÂHLARDA ETİKETLER DEĞİŞKEN Gürer, pazarda salatalığın kilosunun 100 lira, domatesin 100–120 lira, biberin ise 100 lira olduğunu; kış sebzelerinde pırasa gibi ürünlerde de fiyat değişkenliği yaşandığını belirtti. Ürünlerin büyük bölümünün Akdeniz ve Çukurova’dan geldiğini, ancak artan girdi maliyetleri nedeniyle yerinde de pahalılaştığını vurguladı. “Tarım ülkesiyiz ama domates 120 lira, salatalık 100 lira. Vatandaş ne yapacak?” diyen Gürer, fiyat artışlarının plansız tarım politikaları, artan girdi maliyetleri ve mazota gelen zamların yol açtığı nakliye fiyat artışları sonucu oluştuğunu söyledi. İŞÇİ, EMEKLİ, ÜRETİCİ, PAZARCI DERTLİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, krizin zincirleme etkisine dikkat çekerek, “İşçiye vermezsen, emekliye vermezsen o da gelip esnaftan alışveriş yapamıyor. Geliyor, pazarı geziyor, zorunlu ihtiyacını sınırlı alıp dönüyor,” ifadelerini kullandı. “EKONOMİK SORUNLARIN FOTOĞRAFI” Bor’daki pazar yerinde yaşananların Türkiye genelindeki tabloyu yansıttığını belirten Gürer, “Burada sorun sadece fiyatların yüksekliği değil; asıl sorun, halkın alım gücünün kalmamasıdır. Emekli, işçi, dar gelirli pazara çıkamıyor. Ürün var ama satış yok. Bu pazar, yanlış ekonomi ve tarım politikalarının vatandaşın sofrasına nasıl yansıdığının açık fotoğrafıdır. Pazarlar marketlere göre daha uygun fiyatların oluştuğu yerlerdir. Ancak ilaç, gübre, tohum, mazot, su ve işçilik giderleri artarken ürün fiyatları da yerinde durmuyor. Vatandaşın alım gücü geçmişe göre düştü. Cebindeki para temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor. Bu durum geçim sıkıntısını artırırken sağlıklı beslenmeyi de olumsuz etkiliyor,” dedi.

CHP'li Gürer: "İsraf Tarlada Başlıyor" Haber

CHP'li Gürer: "İsraf Tarlada Başlıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Bor ilçesinde karnabahar üreticileriyle bir araya gelerek tarlada kalan ürünleri yerinde inceledi. Üreticinin yaşadığı ekonomik çıkmazı, tarımdaki plansızlığı ve gıda israfının tarladan başlayarak nasıl büyüdüğünü tarım alanlarına gittiğimizde görüyoruz diyen Ömer Fethi Gürer, karalahanadan sonra karnabahar tarlasında kalan ve donan ürünleri yerinde gördü. Bor ilçesindeki Sinandı Bölgesinde sökülmeden tarlada kalan karnabahar tarlasında konuşan Ömer Fethi Gürer, ürünün tarlada kaldığını ve dona maruz kaldığını belirterek, “Niğde’nin Bor ilçesinde karnabahar tarlasındayız. Burada da ürün tarlada kaldı ve don vurdu. Çünkü ürün değer bulmadı” dedi. “SÖKME BEDELİNİ BİLE KARŞILAMADI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, pazardaki fiyat ile üreticinin eline geçen bedel arasındaki çelişkiye dikkat çekerek, “Pazarda 20 liraya satılan karnabahar, burada sökme bedelini bile karşılamadığı için üretici tarafından tarlada bırakıldı. Görüldüğü gibi karnabahar hâlâ tarlada” ifadelerini kullandı. Yapılan masrafların karşılanamadığını vurgulayan Ömer Fethi Gürer, “Buraya yapılan harcama çıkmadığı gibi, çiftçi alınan fidenin parasını bile ödeyemedi” dedi. “BORÇ KORKUSUYLA KONUŞMAK İSTEMİYORLAR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, birçok üreticinin yaşadığı borç baskısı nedeniyle kamuoyuna konuşmaktan çekindiğini belirterek, “Birden çok çiftçi arkadaşımıza ‘gel konuş’ diyoruz. Diyorlar ki, ‘Bankaya borcumuz var. Yarın tahsilata gelirlerse ne yapacağız?’ O yüzden görünmek bile istemiyorlar” diye konuştu. ÜRETİCİ “FİDECİYE DE BANKAYA DA BORCUMUZU ÖDEYEMEDİK” Üretici karnabaharın tarlada kalmasının nedenlerini şu sözlerle anlattı: “Görüldüğü gibi işte. Dümdüz karnabahar tarlada kaldı. Pazarda 20 liraya satılmadı. Şimdi fiyat 50 lira ama bu sefer de don vurdu. Borcumuz var. Fideciye bile borcumuzu ödeyemedik. Bankalara borcumuzu ödeyemedik” dedi. “KARA LAHANA DA KARNABAHAR DA TARLADA KALDI” Ömer Fethi Gürer, Bor’daki tablonun münferit olmadığını vurgulayarak, “Kara lahana da tarlada kaldı, karnabahar da tarlada kaldı” dedi ve Türkiye genelindeki israf boyutuna dikkat çekti. “Türkiye yılda yaklaşık 23 milyon ton gıdayı israf ediyor. Bu israf nerede başlıyor? Daha tarladayken ürün değer bulmadı mı çöp oluyor. Pazara geliyor, satılmadı mı çöp oluyor. Depolama şartları uygun değilse çöp oluyor. Sofraya gidiyor, tüketici alışkanlığı nedeniyle bir kısmı tüketiliyor, bir kısmı kalıyor, o da çöp oluyor” ifadelerini kullandı. “TARIMDA İSRAF SEFERBERLİĞİ ŞART” Tarım politikalarının yetersizliğini sert sözlerle eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Türkiye’nin kesinlikle bir israf seferberliği başlatması lazım. Zaten tarım politikaları yetersiz. Yanlış tarım politikaları nedeniyle çiftçi mağdur, hayvancılık yapan zor durumda. Üstüne üstlük bir de israf ekleniyor” dedi. Bor’daki pazar esnafıyla yaptığı görüşmelere de değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “ Bor Salı pazarını gezdiğimizde herkes dert yanıyor. ‘Pırasadan para kazanamıyorum’, ‘Ispanaktan para kazanamıyorum’ diyorlar. Bunlar kışlık ve mevsim ürünleri ama dönemin ürünü bile değer bulmuyor” şeklinde konuştu. “YAZIN KARPUZ, KIŞIN KARNABAHAR TARLADA KALIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımdaki krizin mevsimlik değil, yapısal olduğuna dikkat çekerek, “İnsanın içi üzülüyor. Binlerce dönüm arazide kara lahana tarlada kalmış. Yazın gidiyorsun karpuz tarlada, kavun tarlada, patates toplanmadan tarlada kalıyor. Şimdi geldik, karnabahar da tarlada,” diye konuştu. “TÜKETİCİ ALAMIYOR, ÜRETİCİ SATAMIYOR” Ömer Fethi Gürer, “Emeklinin, asgari ücretlinin cebindeki para bu ürünleri almaya yetmiyor. Ama üretici de tarladaki ürünü pazara götürecek takati bulamıyor. Çünkü verilen fiyat maliyeti kurtarmıyor” dedi. Ürünün depolanamaması nedeniyle üreticinin zamana karşı yarıştığını belirten Gürer, “Bunu sattın sattın, satmadın mı donduğu zaman ölüyor” ifadelerini kullandı. “İŞLEME TESİSİ OLSA ÜRÜN ÇÖP OLMAYACAK” Bölgede işlenmiş ve dondurulmuş gıda tesislerinin bulunmamasını da eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu ürünler turşu yapılsa, konserve yapılsa, işlenmiş gıdaya dönüşse çöp olmayacak. Ama böyle bir tesis yok” dedi. Bölgenin tarımsal gücüne rağmen sanayi altyapısının olmadığını vurgulayan Gürer, “Elmada üçüncüyüz, lahanada ikinciyiz, patateste, çavdarda, fasulyede birinciyiz. Ama tarım kentinde tarım ürünlerini işleyecek doğru dürüst bir entegre tesis yok” diye konuştu. “ÜRETİMDEN SOFRAYA HER AŞAMADA İSRAF VAR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaşananların ülkenin milli kaynaklarının heba edilmesi anlamına geldiğini belirterek, “Üretim öncesi israf, üretim sürecinde israf, rafta israf, sofrada israf yaşanıyor. Bu ülkenin milli değerleri tüketiliyor ama en büyük zararı üretici görüyor” dedi. “SOĞANI BİLE İTHAL EDEN BİR ÜLKE HALİNE GELDİK” Siyasi iktidarın planlama ve öngörü eksikliğini eleştiren CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı: “Planlamadan uzak, öngörüsü yetersiz, sorunları çözmeyen bir anlayış var. Tarladaki üründen haberi olmayan yöneticiler, ülkenin içine düşürüldüğü durumun farkında değil. Bu ülke soğanı bile ithal eder hale getirildi. Bunlar, yarın daha acı günler yaşayacağımızın da kanıtıdır. Önlemler artırılmalı, destekler yeterli olmalı, planlı ve alım garantili üretim desteklenmelidir” dedi.

CHP'li Gürer’den Çiftçilerin Beklediği Kanun Teklifi Haber

CHP'li Gürer’den Çiftçilerin Beklediği Kanun Teklifi

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, BAĞ-KUR prim borcu bulunan çiftçilerin Hazine destekli sübvansiyonlu tarım kredilerinden yararlanamamasına neden olan düzenlemenin kaldırılması amacıyla hazırladığı kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu. Gürer, söz konusu uygulamanın çiftçileri üretimden koparmasına neden olabileceğini vurguladı. Tarım sektörünün son yıllarda çok yönlü bir krizle karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, “Türkiye ekonomisinin ve kırsal istihdam yapısının temel direklerinden biri olan tarım sektörü, son yıllarda derinleşen yapısal sorunların yanı sıra iklim değişikliğinin olumsuz etkileri nedeniyle son derece kırılgan bir sürece girmiştir,” diye konuştu. “2025 YILI ÜRETİCİ AÇISINDAN AFET YILI OLDU” 2025 yılı boyunca ülkenin farklı bölgelerinde yaşanan doğal afetlerin tarımsal üretimi ağır biçimde etkilediğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bitkisel ve hayvansal üretimde ciddi kayıplar yaşandığını dile getirdi. Gürer “2025 yılı boyunca ülkemizin farklı coğrafi bölgelerinde ardı ardına yaşanan kuraklık, hayvan hastalıkları, zirai don ve dolu gibi afetler; hububat, bakliyat, meyve ve sebze üretiminde ciddi rekolte kayıplarına yol açtı. Hayvancılıkta ise yem temini ve artan maliyetler üreticiyi ağır bir baskı altına aldı” dedi. Bu koşulların üreticinin iradesi dışında geliştiğini vurgulayan TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, yaşananların mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. “ÇİFTÇİ PRİMİNİ DEĞİL, AYAKTA KALMAYI DÜŞÜNÜYOR” Yaşanan doğal afetlerin ardından gelir kaybına uğrayan çiftçilerin sosyal güvenlik primleri ve kamu borçlarını ödemekte zorlandığını söyleyen CHP’li Ömer Fethi Gürer, üreticinin borç sarmalına itildiğini ifade etti: “Yaşanan afetler üretim miktarlarını düşürdü, çiftçinin geliri ani ve telafisi güç biçimde azaldı. Bu durumda üretici, BAĞ-KUR primi başta olmak üzere vergi ve kamu borçlarını ödeyemez hale geldi. Gelir-gider dengesi bozulan çiftçi, borçlanarak ayakta kalmaya çalışıyor.” “KREDİ KAPISI KAPANIRSA ÜRETİM ZİNCİRİ KOPAR” 1 Ocak 2026 itibarıyla kamuya borcu olan çiftçilerin sübvansiyonlu tarım kredilerinden yararlanmasının engellenmesini eleştiren Ömer Fethi Gürer, bu uygulamanın tarımı kilitlediğini söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarımsal üretim mevsimseldir, süreklilik gerektirir ve ön finansman olmadan yapılamaz. Krediye erişimin borç gerekçesiyle engellenmesi, üretim zincirinin en temel halkasında tıkanmaya yol açmaktadır,” dedi. Gürer, finansmana ulaşamayan üreticinin üretimden çekildiğine dikkat çekerek, “Bu durum ekim alanlarının daralmasına, hayvansal varlığın azalmasına ve tarımsal kapasitenin kalıcı biçimde zayıflamasına neden olur,” diye konuştu. “BU SADECE ÇİFTÇİNİN DEĞİL, ÜLKENİN MESELESİDİR” Sorunun yalnızca çiftçiyi değil, tüm toplumu ilgilendirdiğini vurgulayan Ömer Fethi Gürer, gıda arz güvenliği riskine dikkat çekerek, “Üretimde yaşanacak her daralma, ithalat bağımlılığını artırır, gıda fiyatlarını yükseltir ve enflasyonist baskıları toplumun tüm kesimlerine yayar. Bu nedenle mesele bireysel borç değil, kamu yararı ve ekonomik istikrar meselesidir,” dedi. “AMACIMIZ ÇİFTÇİYİ TARLADA TUTMAK” Hazırlanan kanun teklifinin amacını net ifadelerle ortaya koyan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu kanun teklifiyle mücbir sebeplerle ve AKP iktidarının yanlış tarım politikaları sonucu gelir kaybına uğrayan üreticilerin finansmana yeniden erişimini sağlamayı amaçlıyoruz. Çiftçinin üretimden kopmasını engellemek, tarlaların boş kalmamasını sağlamak ve gıda arzını güvence altına almak istiyoruz. Üretici korunursa toplum korunur.” GÜRER’İN KANUN TEKLİFİ MADDESİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifi ise şöyle: MADDE 1- 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanunu'na aşağıdaki ek madde eklenmiştir: "EK MADDE 2 - Kamu bankaları ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından üreticilere kullandırılan Hazine faiz destekli kredilerin tahsis, onay ve kullanım süreçlerinde; 5510 sayılı Kanun'un 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamındaki sigortalılık statüsünden doğan prim ve BAĞ-KUR borçlarının bulunması hiçbir şekilde kısıtlayıcı bir kriter olarak değerlendirilemez." MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Çiğ Süt Fiyatı Yem Fiyatının Gerisinde Kaldı Haber

Çiğ Süt Fiyatı Yem Fiyatının Gerisinde Kaldı

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonu üyesi Ömer Fethi Gürer, enflasyonu düşürmek adına çiğ süt fiyatının baskılanmasının süt inekçiliği için ciddi bir risk olduğunu belirtti. Bir litre süt satıp bir buçuk kilo yem alamadığı için üreticinin zarar ettiğini söyledi. Gürer, “Türkiye’de hayvancılık sektörü, özellikle son yıllarda uygulanan yanlış fiyatlama politikaları, yetersiz destek mekanizmaları, artan girdi maliyetleri, üreticilerin krediye erişimde karşılaştığı engeller ve denetimsiz piyasa koşulları nedeniyle ciddi bir yapısal krizle karşı karşıya kalmıştır. Bu krizden en fazla etkilenen alanların başında ise süt hayvancılığı gelmektedir,” dedi. CHP milletvekili Ömer Fethi Gürer “Ulusal Süt Konseyi tarafından 22 Ocak 2026 tarihinden geçerli olmak üzere çiğ süt tavsiye fiyatı litre başına 22 lira 22 kuruş olarak açıklanmıştı. Açıklanan bu fiyat, yem başta olmak üzere mazot, elektrik, su, veterinerlik hizmetleri, aşı, bakım ve işçilik gibi temel girdi maliyetlerindeki artışlar dikkate alındığında üreticinin maliyetini dahi karşılayamamaktadır. Çiğ süt fiyatına yapılan artış oranı yaklaşık yüzde 13 seviyesinde kalırken, resmi enflasyon oranının yüzde 30’lar düzeyinde seyretmesi, üreticinin reel gelirinin ciddi biçimde gerilemesine yol açmıştır.” Diye konuştu. TBMM Plan ve Bütçe Plan Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer,“Çiğ süt fiyatları “enflasyonla mücadele” gerekçesiyle baskılanırken, süt ve süt ürünlerinin raf fiyatlarında birkaç katı bulan artışlar yaşanmakta; bu artışlara yönelik etkin bir denetim mekanizması işletilmemektedir. Bu durum hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur etmekte, ancak aracı ve zincir marketlerin yüksek kâr marjları korunmaktadır,” dedi. SÜT İNEKLERİ SATILIYOR Ömer Fethi Gürer, “Süt hayvancılığında yaşanan bu baskı, üreticinin zarar etmesine ve çözümü hayvanlarını kesime göndermekte bulmasına yol açmaktadır. Dişi hayvanların kesime gitmesi, yalnızca mevcut üretimin değil, gelecekteki hayvan varlığının da yok edilmesi anlamına gelmektedir. Nitekim Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı’nın (USDA) yayımladığı raporlara göre, Türkiye’de 16 milyon 800 bin civarında olan sığır varlığının 14 milyon 300 bin seviyelerine kadar düşmesi beklenmektedir. Bu tablo, hayvancılıkta sürdürülebilirliğin ciddi biçimde tehlikeye girdiğini göstermektedir,” diye konuştu. BORCUN VARSA KREDİDE YOK CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer-“üreticiler yalnızca fiyat baskısıyla değil, finansmana erişimde karşılaştıkları engellerle de üretimden kopmaktadır. Bankalar, kredi talebinde bulunan çiftçilere BAĞ-KUR prim borçlarını gerekçe göstererek kredi kullandırmamakta; “önce borcunu öde, sonra gel” yaklaşımıyla üreticinin üretim için gerekli finansmana ulaşmasının önü kesilmektedir. Artan girdi maliyetleri karşısında krediye erişemeyen üretici, borçlarını çevirememekte ve icra süreçleriyle karşı karşıya kalmaktadır. İcra işlemlerinin ertelenmesi yönündeki çağrılara rağmen, tarım sektöründe icra takipleri sürmektedir. Tüm bu gelişmeler, süt hayvancılığında yaşanan krizin yalnızca fiyat meselesi olmadığını; kredi politikalarından sosyal güvenlik primlerine, piyasa denetimlerinden ithalat politikalarına kadar çok boyutlu bir yapısal sorunla karşı karşıya olunduğunu ortaya koymaktadır. Hayvancılığın tasfiye noktasına gelmesi, gıda güvenliği, kırsal istihdam, fiyat istikrarı ve ulusal tarım politikaları açısından telafisi güç sonuçlar doğuracaktır. Bu nedenlerle; çiğ süt fiyatının belirlenme süreci ile maliyetler arasındaki uyumun, artan girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkilerinin, raf fiyatları ile üretici fiyatları arasındaki uçurumun nedenlerinin, küçük aile tipi işletmelerin neden üretimden çekildiğinin, dişi hayvan kesimlerinin ve hayvan varlığındaki azalışın boyutlarının, çiftçilerin krediye erişimde karşılaştıkları engellerin ve BAĞ-KUR prim borçlarının üretim üzerindeki etkisinin, tarım sektöründe artan icra ve haciz işlemlerinin sonuçlarının ve ithalat politikalarının yerli hayvancılığa etkilerinin tüm yönleriyle araştırılması; alınması gereken yapısal önlemlerin belirlenmesi ve sürdürülebilir bir hayvancılık politikasının oluşturulması amacıyla, Anayasa’nın 98’inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılması gerekli görülmüştür,” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.