SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tarım

Porsuk Haber Ajansı - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arı Hastalıkları ve Tedavileri Çalıştayı Düzenlendi Haber

Arı Hastalıkları ve Tedavileri Çalıştayı Düzenlendi

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından koordine edilen ve Erasmus+ Mesleki İş Birliği Programı kapsamında hibe almaya hak kazanan Best Honey Projesi faaliyetleri çerçevesinde “Arı Hastalıkları ve Tedavileri Çalıştayı” gerçekleştirildi. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen ve Fransa, İspanya ile İtalya’nın proje ortağı olduğu, “En İyi Bal İçin Hijyen, Paketleme ve Üretim Standartlarının AB Düzeyinde İncelenmesi - Best Honey” projesinin beşinci faaliyeti olarak düzenlenen çalıştayın açılışında konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, dünya genelinde arı popülasyonundaki azalmanın yalnızca arıcılık sektörünü değil; gıda güvenliğini, tarım ekonomisini ve ekosistemin bütünlüğünü de tehdit eden küresel bir sorun olduğunu vurguladı. İl Müdürü Yüksel Çil konuşmasında, arıları korumanın, arıcılığı desteklemenin ve doğru üretim modelleriyle geleceğe yatırım yapmanın artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirterek, bu bilinçle yürütülen çalışmaların kurumların desteğiyle daha güçlü bir yapıya kavuşacağına inandığını ifade etti. Arıcıların emeği, bilim insanlarının bilgisi ve yöneticilerin vizyonuyla Türkiye’nin bu alanda daha ileri noktalara taşınmasının ortak sorumluluk olduğunu söyledi. Proje faaliyetleri hakkında bilgi veren İl Tarım ve Orman Müdürlüğü personeli ve proje koordinatörü Dr. Hatice Olcay, projenin başlangıcından bugüne kadar proje ortağı ülkelerle gerçekleştirilen çalışmalar hakkında sunum yaptı. Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Aydın ise çalıştay kapsamında verdiği eğitimde; Türkiye’de bal arıcılığının mevcut durumu, arıcılıkta verimliliği artıran teknolojik yenilikler, koloni yapısı ve özellikleri, arı hastalıklarının yönetimi, mevzuata uyum, başlıca arı hastalıkları (bakteriyel, paraziter ve viral), teşhis ve tedavi yöntemleri, arıcılık ekipmanları, koloni çöküş sendromu, oğul yönetimi ve arı sütü üretim teknikleri hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Yüksek katılımla gerçekleştirilen çalıştayın sonunda katılımcılara sertifika verildi.

3 Yılda 112 Bin Hayvancılık İşletmesi Kapandı Haber

3 Yılda 112 Bin Hayvancılık İşletmesi Kapandı

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada hayvancılık sektöründeki krizi tüm boyutlarıyla gündeme taşıdı. Gürer, artan maliyetler, çelişkili veriler ve ithalata dayalı politikalar nedeniyle yerli üretimin zayıfladığını, sektörün sürdürülemez bir noktaya sürüklendiğini söyledi. “HAYVANCILIK HER GEÇEN GÜN SORUNLU HÂLE GELİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin artan maliyetler karşısında ayakta kalamadığını belirterek, “Ülkemizde hayvancılık her geçen gün sorunlu hâle geliyor. Yem fiyatları, ahır giderleri, veterinerlik hizmetlerindeki artışlar çoğu kişiye hayvancılığı bıraktırıyor. Ülkemizin içine düşürüldüğü durum ise bu anlamda ithalatçı bir politikayla çözüm üretme yönünde.” diyen Gürer, 2010 yılından bu yana hayvan ithalatı gerçekleştirildiğini hatırlattı. “Ne acı ki tablo her yıl ülkemizin aleyhine devam ediyor.” ifadelerini kullanan Gürer, ithalatın kalıcı çözüm olmadığını vurguladı. 2025’TE 739 BİN HAYVAN İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılına ilişkin verileri paylaşarak ithalatın ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. “2025 yılında toplam 739 bin 706 baş hayvan ithalatı gerçekleşti. Bu büyükbaş hayvanlar için ödenen para 1 milyar 191 milyon lira, birim maliyeti 1.610 dolar ama ithal edilen hayvanların önemli bölümü, yüzde 92’si kesimlik yani sürdürülebilir bir hayvancılık değil, yalnızca kesim üzerinden soruna yaklaşım gösteriliyor,” dedi. İthalatın et açığını kapatmadığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Et açığını gidermeye çalışıyorlar, et açığı giderilemiyor, rafta ürünün fiyatı artıyor, besici para kazanamıyor, ülkenin hayvancılığı bitme noktasına taşınıyor.” diye konuştu. “DAHA AZ HAYVAN, DAHA FAZLA ÖDEME” 2018 ve 2025 yıllarını karşılaştıran CHP’li Ömer Fethi Gürer, ithalat maliyetlerindeki artışa dikkat çekerek, “İthalat adedi ve ödenen tutar karşılaştırmasında 2018 yılında 1 milyon 460 bin baş hayvan ithalatı gerçekleşirken 2025 yılında yüzde 50 daha az hayvan ithal ettiğimiz hâlde, 1 milyar 19 milyon lira yurt dışına paramız gidiyor yani yurt dışından daha pahalıya hayvan almak durumunda kalıyoruz,” dedi. Birim maliyetlerdeki artışı da CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer şu sözlerle aktardı: “2019’da 976 dolar olan birim maliyeti 2024 yılında 1.889 dolara kadar yükseldi; ülke daha pahalı bir hayvancılık modeline doğru sürükleniyor. Bu durumda hayvan ithalatı ülkede çözüm olmuyor, sorunları artırıyor.” Dedi. “VERİLER SAĞLIKSIZ, KAMUOYU YANILTILIYOR” Resmî istatistiklerdeki çelişkilere dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2024 yılı Cumhurbaşkanlığı Programı’nın ‘Hedefler’ bölümünde hayvan varlığımız büyükbaşta 16 milyon 824 bin baş olarak ifade ediliyor. 2025 yılında Tarım ve Orman Bakanlığının TÜİK’e bildirdiği büyükbaş hayvan varlığı 17 milyon 709 bin baş. Büyükbaş varlığımız 2025 yılında yüzde 4 artmış. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “2024 yılı Cumhurbaşkanlığı Programı'nın "Hedefler" bölümünde hayvan varlığımız büyükbaşta 16 milyon 824 bin baş olarak ifade ediliyor.2024 yılında 16 milyon 824 bin başın üstüne 2025 yılında ithal edilen 739 bin başı eklediğinde 17 milyon 563 bin baş yapıyor. Ve şap, Kurban Bayramı kesimi, şartlı kesim dikkate alınmadan "150 bin hayvan eksildi." ifadesi yer alıyor. Âdeta aklımızla dalga geçiyorlar.” Dedi 3 MİLYON 874 BİN BAŞLIK SAPMA İDDİASI Uluslararası ve sektörel verilerle resmî açıklamalar arasındaki farkı gündeme getiren Gürer, “Amerika Tarım Bakanlığı diyor ki: ‘2026 yılında Türkiye'nin büyükbaş hayvan varlığı 14 milyon 300 bin büyükbaşa düşecek.’ Damızlık Sığır Birliği de yaptığı açıklamada ‘Türkiye'de büyükbaş olarak 13 milyon 685 bin baş hayvan varlığı var olacak.’ diyor. 3 milyon 874 bin baş sapma olur mu?” ifadelerini kullandı. “Yine doğru bilgi verilmiyor, kamuoyu yanıltılıyor, hayvan varlığındaki düşme saklanıyor. ‘2025 yılında hayvan varlığı toplam 150 bin azaldı.’ gösterilerek kamuoyu da yanıltılıyor.” diyen Gürer, hayvan varlığındaki düşüşün gizlenmesinin iç piyasada talep karşılanamamasına yol açtığını söyledi. 112 BİN İŞLETME HAYVANCILIĞI BIRAKTI Sektördeki çözülmenin sahada açıkça görüldüğünü belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üç yılda 112 bin 161 işletme hayvancılıktan çekilmiş, 108 bin 694 küçük aile tipi işletme de ahırın kapısına anahtar vurmuş.” dedi. Anadolu’daki tabloyu ise şu sözlerle anlattı: “Böyle olunca Anadolu’da gittiğiniz zaman 1 ila 10 hayvanı olanın zaten ahırında artık hayvan yok, çiftçilik yapmayanın hayvancılığı bu şartlarda sürdürebilme şansı da yok. Bu durumda ülke hayvancılığı katlediliyor.” “HER GELEN BAKAN ‘ÜÇ YILDA BİTİRECEĞİZ’ DEDİ” 2010 yılında başlatılan ithalat politikasını eleştiren CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2010 yılında AKP eliyle bu ülkede hayvancılığı yok etme pahasına ithalat başlatıldı, her gelen bakan ‘Üç yılda bu işi bitireceğiz.’ dedi; bitmedi, devam ediyor.” dedi. 2026 yılında 500 bin hayvanın daha ithal edileceğinin belirtildiğini aktaran Gürer, bu rakamın artmasının da muhtemel olduğunu ifade etti. “Ama sorunun kaynağı yerli üreticiyi, yerli besiciyi desteklememek. Üreten para kazanamıyor, tüketen pahalı ürün alıyor; kasabı da dertli, bakanı da dertli.” diye konuştu. “HEM ÜRETEN HEM TÜKETEN DERTLİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sektörün tüm taraflarının mağdur olduğunu belirterek, “Bir kesim düşünün ki hem besicisi hem bakıcısı hem keseni hem satanı hem de alanı aynı anda dertli.” diyen Gürer, kesim ve raf fiyatları arasındaki farkı da gündeme getirdi: “Kesimhanenin kesim fiyatı danada 610 lira, kuzuda 600 lira. Bu durumda rafa gidiyor, Ankara’da bir markette bin liranın altında et yok. Yani sorun her kesimi doğrudan etkileyen bir sorun.” ÇÖZÜM: YERLİ ÜRETİMİ GÜÇLENDİRMEK Gürer, çözümün ithalatta değil üretimi desteklemekte olduğunu vurgulayarak şu önerilerde bulundu: “Ülkenin destek ve teşvikleri bu işi yapacak başta gençler olmak üzere doğru alanlara kanalize edilmeli, mera hayvancılığı geliştirilmeli, on iki ay kapalı yemle beslenen ve ithal yemle bu ülkenin hayvancılığının dibine kibrit suyu dökülen süreç sonlandırılmalı ve ülkenin hayvancılık olgusu doğru yönetilmeli.” Konuşmasını, “Aksi takdirde geleceğimiz bu anlamda sorunludur, karanlıktır. İthalata bağlı bir sorunda gidip yurt dışından istediğimiz fiyata hayvan da artık alınamayacak noktaya gelmiştir.” sözleriyle tamamladı.

ÇİDEM İçin İmzalar Atıldı Haber

ÇİDEM İçin İmzalar Atıldı

2026 Eskişehir Yılı vizyon projeleri kapsamında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Seyitgazi Belediyesi arasında kırsal kalkınmaya güç katacak önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. Protokol ile birlikte Seyitgazi ilçesinde Çiftçi Destekleme ve Eğitim Merkezi (ÇİDEM) kurulacak. Eskişehir’in bereketli topraklarını bilgi ve teknolojiyle buluşturmayı hedefleyen protokol, kentin tarımsal potansiyelini daha da ileriye taşımayı amaçlıyor. İmzaları, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ile Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe attı. Atılan imzalarla birlikte, üreticinin yanında duran, sürdürülebilir ve yenilikçi bir kalkınma modeli için güçlü bir adım atılmış oldu. Protokol kapsamında; Eskişehir merkez ve ilçelerinde yaşayan vatandaşların modern ve yenilikçi tarım uygulamaları konusunda bilinçlendirilmesi, uygulamalı eğitim faaliyetleriyle bilgi ve teknolojinin doğrudan sahaya aktarılması hedefleniyor. Sürdürülebilir kırsal kalkınma anlayışı doğrultusunda çiftçilerin üretim kapasitelerinin artırılması, tarımsal verimliliğin yükseltilmesi ve katma değeri yüksek üretim modellerinin yaygınlaştırılması için kapsamlı çalışmalar yürütülecek. Bu vizyon doğrultusunda Çiftçi Destekleme ve Eğitim Merkezi (ÇİDEM) kurulacak. ÇİDEM; yalnızca bir eğitim alanı değil, aynı zamanda üretim, uygulama ve paylaşım merkezi olacak. Tarımsal üretimden kırsal turizme kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösterecek merkez, çiftçilere yeni nesil tarım tekniklerini uygulamalı olarak öğrenme imkânı sunacak. Proje, Seyitgazi ilçesi Taşlık Mahallesi’nde hayata geçirilen “Taşlık Çiftlikköy Projesi” kapsamında yürütülecek. Doğayla uyumlu üretim anlayışıyla şekillenecek bu model, bölge çiftçisine rehber olurken Eskişehir’in kırsal kalkınma vizyonuna da örnek bir katkı sağlayacak. Protokolün imza töreninde konuşan Başkan Ayşe Ünlüce, “ÇİDEM’deki uygulamalı eğitimlerle üretim kapasitesini artırmayı, teknolojiye dayalı sürdürülebilir kırsal kalkınmayı birlikte büyütmeyi hedefliyoruz. Tarım projelerini önemsiyoruz; çünkü biliyoruz ki güçlü bir kırsal yapı, güçlü bir Eskişehir demektir. Burası Eskişehir'in özellikle çiftçilik alanında, tarım alanında eğitim verdiği, aynı zamanda turizmle ve kültürle de birleştirdiği ve bir taraftan da üretim yaptığı çok etkili ve örnek bir merkez haline gelecek. Ben şimdiden Uğur Tepe Başkanımız başta olmak üzere destek veren tüm meclis üyelerimize teşekkür ediyorum. Çünkü bu protokol meclislerimizden geçerek resmîleşti ve bugün imzamıza sunuldu. Bu merkez sadece Seyitgazi'de değil 12 kırsal ilçemizde ve şehir merkezinde bulunan tüm çiftçilerimize hizmet edecek. Ben bu güzel araziyi bütün şehrin hizmetini açan Eskişehir'in her noktasında en ücra köşesinde bile çiftçiliğin tarımın gelişmesi için bu araziyi veren tüm emeği geçen herkese de tekrar teşekkür etmek istiyorum.” ifadelerini kullandı. ÇİDEM’in üreticilere büyük destek sağlayacağını belirten Başkan Uğur Tepe de, “Eskişehir’imizin ve bölgemizin çiftçilerine destek sağlamak amacıyla Taşlık’ta bulunan, öncesinde küçükbaş hayvancılık yetiştiriciliği, ardından da çiftlik köy projesi olarak başlattığımız alandaki bütün iş birliğiyle; Proje alanımızı Çiftçi Destek Merkezi haline getirdik. Bu merkezin yalnızca üretime değil, ilçemiz turizmine de katkı sunarak kırsal kalkınmayı çok yönlü destekleyeceğine inanıyoruz. Bugün imzaladığımız protokol ile birlikte, Büyükşehir Belediyemizle iş birliği potansiyelini artıracağız. Bu protokol ile çevremize çok büyük destek verecek bir merkezin hayata geçeceği inancıyla hepinize teşekkür ederim.” şeklinde konuştu.

CHP'li Gürer: "İsraf Tarlada Başlıyor" Haber

CHP'li Gürer: "İsraf Tarlada Başlıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Bor ilçesinde karnabahar üreticileriyle bir araya gelerek tarlada kalan ürünleri yerinde inceledi. Üreticinin yaşadığı ekonomik çıkmazı, tarımdaki plansızlığı ve gıda israfının tarladan başlayarak nasıl büyüdüğünü tarım alanlarına gittiğimizde görüyoruz diyen Ömer Fethi Gürer, karalahanadan sonra karnabahar tarlasında kalan ve donan ürünleri yerinde gördü. Bor ilçesindeki Sinandı Bölgesinde sökülmeden tarlada kalan karnabahar tarlasında konuşan Ömer Fethi Gürer, ürünün tarlada kaldığını ve dona maruz kaldığını belirterek, “Niğde’nin Bor ilçesinde karnabahar tarlasındayız. Burada da ürün tarlada kaldı ve don vurdu. Çünkü ürün değer bulmadı” dedi. “SÖKME BEDELİNİ BİLE KARŞILAMADI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, pazardaki fiyat ile üreticinin eline geçen bedel arasındaki çelişkiye dikkat çekerek, “Pazarda 20 liraya satılan karnabahar, burada sökme bedelini bile karşılamadığı için üretici tarafından tarlada bırakıldı. Görüldüğü gibi karnabahar hâlâ tarlada” ifadelerini kullandı. Yapılan masrafların karşılanamadığını vurgulayan Ömer Fethi Gürer, “Buraya yapılan harcama çıkmadığı gibi, çiftçi alınan fidenin parasını bile ödeyemedi” dedi. “BORÇ KORKUSUYLA KONUŞMAK İSTEMİYORLAR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, birçok üreticinin yaşadığı borç baskısı nedeniyle kamuoyuna konuşmaktan çekindiğini belirterek, “Birden çok çiftçi arkadaşımıza ‘gel konuş’ diyoruz. Diyorlar ki, ‘Bankaya borcumuz var. Yarın tahsilata gelirlerse ne yapacağız?’ O yüzden görünmek bile istemiyorlar” diye konuştu. ÜRETİCİ “FİDECİYE DE BANKAYA DA BORCUMUZU ÖDEYEMEDİK” Üretici karnabaharın tarlada kalmasının nedenlerini şu sözlerle anlattı: “Görüldüğü gibi işte. Dümdüz karnabahar tarlada kaldı. Pazarda 20 liraya satılmadı. Şimdi fiyat 50 lira ama bu sefer de don vurdu. Borcumuz var. Fideciye bile borcumuzu ödeyemedik. Bankalara borcumuzu ödeyemedik” dedi. “KARA LAHANA DA KARNABAHAR DA TARLADA KALDI” Ömer Fethi Gürer, Bor’daki tablonun münferit olmadığını vurgulayarak, “Kara lahana da tarlada kaldı, karnabahar da tarlada kaldı” dedi ve Türkiye genelindeki israf boyutuna dikkat çekti. “Türkiye yılda yaklaşık 23 milyon ton gıdayı israf ediyor. Bu israf nerede başlıyor? Daha tarladayken ürün değer bulmadı mı çöp oluyor. Pazara geliyor, satılmadı mı çöp oluyor. Depolama şartları uygun değilse çöp oluyor. Sofraya gidiyor, tüketici alışkanlığı nedeniyle bir kısmı tüketiliyor, bir kısmı kalıyor, o da çöp oluyor” ifadelerini kullandı. “TARIMDA İSRAF SEFERBERLİĞİ ŞART” Tarım politikalarının yetersizliğini sert sözlerle eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Türkiye’nin kesinlikle bir israf seferberliği başlatması lazım. Zaten tarım politikaları yetersiz. Yanlış tarım politikaları nedeniyle çiftçi mağdur, hayvancılık yapan zor durumda. Üstüne üstlük bir de israf ekleniyor” dedi. Bor’daki pazar esnafıyla yaptığı görüşmelere de değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “ Bor Salı pazarını gezdiğimizde herkes dert yanıyor. ‘Pırasadan para kazanamıyorum’, ‘Ispanaktan para kazanamıyorum’ diyorlar. Bunlar kışlık ve mevsim ürünleri ama dönemin ürünü bile değer bulmuyor” şeklinde konuştu. “YAZIN KARPUZ, KIŞIN KARNABAHAR TARLADA KALIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımdaki krizin mevsimlik değil, yapısal olduğuna dikkat çekerek, “İnsanın içi üzülüyor. Binlerce dönüm arazide kara lahana tarlada kalmış. Yazın gidiyorsun karpuz tarlada, kavun tarlada, patates toplanmadan tarlada kalıyor. Şimdi geldik, karnabahar da tarlada,” diye konuştu. “TÜKETİCİ ALAMIYOR, ÜRETİCİ SATAMIYOR” Ömer Fethi Gürer, “Emeklinin, asgari ücretlinin cebindeki para bu ürünleri almaya yetmiyor. Ama üretici de tarladaki ürünü pazara götürecek takati bulamıyor. Çünkü verilen fiyat maliyeti kurtarmıyor” dedi. Ürünün depolanamaması nedeniyle üreticinin zamana karşı yarıştığını belirten Gürer, “Bunu sattın sattın, satmadın mı donduğu zaman ölüyor” ifadelerini kullandı. “İŞLEME TESİSİ OLSA ÜRÜN ÇÖP OLMAYACAK” Bölgede işlenmiş ve dondurulmuş gıda tesislerinin bulunmamasını da eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu ürünler turşu yapılsa, konserve yapılsa, işlenmiş gıdaya dönüşse çöp olmayacak. Ama böyle bir tesis yok” dedi. Bölgenin tarımsal gücüne rağmen sanayi altyapısının olmadığını vurgulayan Gürer, “Elmada üçüncüyüz, lahanada ikinciyiz, patateste, çavdarda, fasulyede birinciyiz. Ama tarım kentinde tarım ürünlerini işleyecek doğru dürüst bir entegre tesis yok” diye konuştu. “ÜRETİMDEN SOFRAYA HER AŞAMADA İSRAF VAR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaşananların ülkenin milli kaynaklarının heba edilmesi anlamına geldiğini belirterek, “Üretim öncesi israf, üretim sürecinde israf, rafta israf, sofrada israf yaşanıyor. Bu ülkenin milli değerleri tüketiliyor ama en büyük zararı üretici görüyor” dedi. “SOĞANI BİLE İTHAL EDEN BİR ÜLKE HALİNE GELDİK” Siyasi iktidarın planlama ve öngörü eksikliğini eleştiren CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı: “Planlamadan uzak, öngörüsü yetersiz, sorunları çözmeyen bir anlayış var. Tarladaki üründen haberi olmayan yöneticiler, ülkenin içine düşürüldüğü durumun farkında değil. Bu ülke soğanı bile ithal eder hale getirildi. Bunlar, yarın daha acı günler yaşayacağımızın da kanıtıdır. Önlemler artırılmalı, destekler yeterli olmalı, planlı ve alım garantili üretim desteklenmelidir” dedi.

CHP’li Çakırözer Çiftçinin Kredi Talebi İçin Meclis’te Çağrıda Bulundu Haber

CHP’li Çakırözer Çiftçinin Kredi Talebi İçin Meclis’te Çağrıda Bulundu

SGK ve vergi borcu bulunan çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden kullanacağı kredilere Cumhurbaşkanı kararıyla 1 Ocak 2026 tarihi itibariyle engel geldi. Eskişehir’de çiftçilerle buluşan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden kredi çekecek çiftçilere “SGK ve vergi borcu yoktur!” dayatması getirilmesini Meclis gündemine taşıdı. TBMM’de konuşan Çakırözer, “2025 yılı zaten üretici için felakat yılı oldu! Don oldu, kuraklık oldu çiftçiyi vurdu! İthalat kararları çiftçiyi vurdu. Çiftçi borç ertelemesi isterken şimdi ‘SGK, vergi borcun varsa kredi yok’ diyorsunuz. Siz ne istiyorsunuz? Çiftçi borçluysa sizin yanlış tarım politikalarınızın sonucu! Çiftçiye borcun varsa kredi yok dayatması derhal kaldırılmalı, SGK ve kredi borçları faizsiz ertelenmelidir. Çiftçi ekim döneminde sahipsiz bırakılmamalıdır” dedi. BORÇ BATAĞINDAKİ ÇİFTÇİNİN KREDİ KAPISI DA KAPANDI Çiftçi için hayati öneme sahip sübvansiyonlu krediler için 1 Ocak 2026 tarihinde yeni bir uygulama başladı. Resmi Gazetede yayınlanan Cumhurbaşkanı kararıyla sosyal güvenlik prim borcu ile vadesi geçmiş vergi borcu bulunan çiftçilere borcunu kapatmadan sübvansiyonlu kredi verilmiyor. Ekim zamanı yaklaşırken çiftçinin tarım için kullandığı sübvansiyonlu kredilere getirilen engel çiftçileri mağdur etmeye başladı. “ÇİFTÇİLERİ DİNLEDİ, MECLİS’TEN ÇAĞRIDA BULUNDU” CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Eskişehir’de Genç Rençberler Üretim ve Pazarlama Kooperatifi’ni ziyaret ederek, karardan etkilenecek çiftçilerin mağduriyetini dinledi. Genç rençberler 2025 yılında yaşanan zirai don, kuraklık gibi afetlerin çiftçiyi derinden etkilediğini söylerken, üreticilerin yüzde 70’inin borç içinde olduğunu belirtti. Genç üreticiler, “Çiftiler zaten 2025’te üretemedi. Dolu, kuraklık çiftçiyi vurdu. Üretenlerin de ürünü para etmedi. İthalat kararları çiftçiyi vurdu. Buğday hasat zamanı harmanda neyse şimdi yine aynı para. Çiftçinin masrafları artıyor ama ürününün değeri artmıyor!” dedi. “TOPRAKTA KALMASI GEREKEN GENÇ ÇİFTÇİ TOPRAĞA KÜSTÜRÜLÜYOR” Sadece bir çiftçinin yıllık SGK prim borcunun 141 bin 646 lira olduğunu söyleyen genç çiftçiler, “Hem gençleri toprağa, tarıma yönlendirmeye çalışıyorlar hem de borcu var diye çiftçiye kredi vermiyorlar. Zaten çiftçilerin yüzde 70’i SGK borçlusu. Çifti SGK ödemek yerine bu parayı sulama, tohum, gübre, mazot için kullanıyor. Çiftçiye SGK desteği vermesi gerekenler, SGK borcu var diye çiftçiyi cezalandırıyor! Toprakta kalması gereken genç çiftçi toprağa küstürülüyor. Üretim yapmak isteyen çiftçiyi yüksek faizli kredilere mahkum ediyorlar” dedi. “DEVLET ÇİFTÇİYE ENGEL DEĞİL, DESTEK OLMALI” CHP’li Çakırözer, çiftçilerin kredi feryadını Meclis’te gündeme getirdi. TBMM Genel Kurulu’nda söz alan Çakırözer, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifi’nden kredi çekecek çiftçilere ‘SGK ve vergi borcu yoktur’ dayatmasının derhal kaldırılmasını istedi. Çakırözer, TBMM’de şu çağrıyı yaptı: “Çiftçilerimizi yerle bir eden bu AKP iktidarı şimdi de çiftçinin kredisine göz dikmiş. Bir çiftçinin yıllık SGK ödemesi 141 bin lira, ödeyemiyor. SGK desteği vermesi gerekenler ‘Borcun var’ diye çiftçiyi cezalandırıyor, kredi vermiyor. 2025 yılı zaten üretici için felaket yılıydı. Zirai don oldu çiftçiyi vurdu, kuraklık çiftçiyi vurdu. Yetmedi üstüne ithalat kararlarıyla çiftçinin ürettiği ürünü de zül oldu. Çiftçi borç ertelemesi isterken şimdi ‘SGK, vergi borcun varsa kredi yok’ diyorsunuz. Çiftçi kredi çekecek; gübre alacak, tohum alacak, mazot alacak toprağını ekecek ama Ziraat Bankası ‘Borcu yoktur’ yazısı istiyor, Tarım Kredi ‘Borcu yoktur’ yazısı istiyor. Bu kurumlar çiftçinin yanında olmak için var! Amacınız çiftçiyi tamamen yok etmek mi, tarımsal üretimi bitirmek mi? Çiftçi borçluysa sizin yanlış tarım politikalarınızın sonucudur. Devlet çiftçiye engel değil, destek olmalı. Çiftçiye borcun varsa kredi yok dayatması derhâl kaldırılmalı, SGK ve kredi borçları faizsiz ertelenmelidir. Çiftçi ekim döneminde sahipsiz bırakılmamalıdır. Biz çiftçiyi ezdirmeyeceğiz.”

IPARD'dan Mihalıççık'a 40 Milyon TL’lik Yatırım! Haber

IPARD'dan Mihalıççık'a 40 Milyon TL’lik Yatırım!

Eskişehir’in Mihalıççık ilçesi, tarım ve turizmde büyük bir atılıma imza atıyor. IPARD III Programı 7. Çağrı Dönemi kapsamında TKDK (Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu) aracılığıyla sunulan üç dev proje, hibe almaya hak kazanarak ilçeye yaklaşık 40 milyon TL tutarında yatırım kazandırdı. ​Eskişehir’deki 6 Projenin 3’ü Mihalıççık’tan ​Mihalıççık’taki kooperatiflerin hazırladığı projeler, Eskişehir genelinde kabul gören toplam altı projenin yarısını oluşturarak büyük bir başarıya imza attı. Kabul edilen projelerden birinin en yüksek puanı alarak birinci seçilmesi, ilçenin proje üretim kapasitesini ve vizyonunu bir kez daha gözler önüne serdi. ​Hibe Almaya Hak Kazanan Vizyon Projeler ​İlçe ve ülke ekonomisine ciddi katkı sunması beklenen ve hayata geçirilecek projeler şunlar: ​At Çiftliği Projesi: Sınırlı Sorumlu Sazak Üretim ve İşletme Kooperatifi tarafından hayata geçirilecek.​ Yarıkçı Termal Tesisi Projesi: Sınırlı Sorumlu Mihalıççık İlçesi Turizm Geliştirme Kooperatifi bünyesinde turizme kazandırılacak.​ Modern Tarım Mekanizasyonu: Sınırlı Sorumlu Kayı Mahallesi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi; Biçerdöver, Taş Toplama ve Gübre Serpme Makineleri ile tarımsal verimliliği artıracak.​ “Birlikte Üretmeye Devam Edeceğiz” ​Konuyla ilgili bir açıklama yapan Mihalıççık Belediye Başkanı Haydar Çorum, projelerin ilçeye kazandırılmasında emeği geçen kooperatif başkanlarına, teknik ekiplere ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Başkan Çorum; "İlçemiz ve ülkemiz için kooperatiflerimizle birlikte dayanışmaya, çalışmaya, üretmeye ve yatırım yapmaya devam edeceğiz" dedi. ​Yatırımın, Mihalıççık’ta hem istihdamı artırması hem de bölgenin turizm ve tarım potansiyelini modernize ederek ekonomik kalkınmaya ivme kazandırması bekleniyor.

Hatipoğlu: "Ortaya Konulan İcraata ve Eserlere Bakin!" Haber

Hatipoğlu: "Ortaya Konulan İcraata ve Eserlere Bakin!"

AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, kamuoyunda tartışılan Eskişehir’e yapılan yatırımlarla ilgili bir açıklama yaptı ve belediyeleri eleştirilerde bulundu. Milletvekili Hatipoğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "CHP’li belediyeyiz diye hükümet bize destek vermiyor. Cezalandırılıyoruz! Bu ve benzeri siyasi söylemleri siz de sıkça duyuyorsunuzdur, kıymetli hemşehrilerim. Peki, CHP’li belediyelerin kendi beceriksizliklerini örtmek için sürekli dillendirdiği bu iddialar gerçekten doğru mu? Gelin, hep birlikte somut verilerle Eskişehir’imize son bir kaç yılda hükümetimiz tarafından kazandırılan yatırım ve hizmetlere bakalım: Sanayi ve Teknoloji Yerli ve millî Eskişehir-5000 lokomotifi üretildi. Türkiye’nin ilk yerli hidrojen yakıtlı lokomotifi için üretim süreci başlatıldı. Beylikova Nadir Toprak Elementleri Pilot Tesisi hayata geçirildi. Ulaşım ve Altyapı Alpu Yolu Projesi kapsamında 11 km yol tamamlandı. Seyitgazi Yolu’nun 5 km’lik bölünmüş yol tamamlandı. Mihalgazi ve Sarıcakaya yollarında yapım çalışmaları devam ediyor. Hasanbey Lojistik Merkezi – OSB Demiryolu Hattı’nın temeli atıldı. 15 tramvay ve 15 elektrikli otobüs alımı, yatırım programına alınarak resmî onaydan geçti. Konut ve Sosyal Altyapı 14 ilçede toplam 5.952 TOKİ konutu tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi. (Bir kıyas yapmak gerekirse; Odunpazarı Belediye Başkanı’nın “37 konut yaptım” diyerek bunu başarı olarak sunması, tablonun kendisini açıkça ortaya koyuyor.) Eskişehir’de KYK yurt kapasitesi 20.000’e ulaştı; ayrıca 3.000 kişilik yeni yurt için yapım süreci başlıyor. Sağlık Sivrihisar Devlet Hastanesi hizmete açıldı. Seyitgazi Kırka ve Sarıcakaya Aile Sağlığı Merkezleri vatandaşlarımızın hizmetine sunuldu. Eğitim 25 yeni okulda toplam 465 derslik şehrimize kazandırıldı. 15 okul yerleşkesine halı saha, basketbol ve voleybol sahaları yapıldı. Tarım Tarımda 2 milyar TL tutarında modern sulama yatırımı hayata geçirildi. Bu projelerle 9 bin kişiye istihdam sağlanması hedefleniyor. Spor Çankaya Kapalı Spor Salonu’nun temeli atıldı. Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kapalı Spor Salonu hizmete açıldı. Kıymetli hemşehrilerim; burada yalnızca bir kısmını paylaştığımız bu yatırımlar, Eskişehir’e kazandırılan hizmetlerin tamamı değil. İrili ufaklı pek çok eser ve proje saymakla bitmez. Bu yüzden sizden ricam şudur: CHP’nin mesnetsiz söylemlerine değil, ortaya konulan icraata ve eserlere bakın. Şimdi gelin, biz de şu soruyu açıkça soralım: CHP’li belediyeler bugüne kadar altyapı ve üstyapı adına hangi somut yatırımları hayata geçirdi?"

Tarsim Var Ama Şartlı Destek Var! Haber

Tarsim Var Ama Şartlı Destek Var!

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,2025 yılında yaşanan zirai don, kuraklık ve TARSİM uygulamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çiftçiler TARSİM sigortası yaptırmalarına rağmen zararlarının karşılanmadığı yönünde şikayetler aldığını belirten Ömer Fethi Gürer, mevcut sistemin yeniden kapsamlı bir şekilde düzenlenmesinin ihtiyaç olduğunu söyledi. “ZİRAİ DONU VE KURAKLIK ÇİFTÇİYİ VURDU” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında yaşanan zirai don ve kuraklığın Türkiye genelinde büyük zarara yol açtığını belirterek, TBMM Zirai Don Komisyonu üyesi olarak 20 ilde incelemelerde bulunduklarını ve özellikle bahçe ürünlerinde ciddi kayıplar yaşandığını yerinde tespit ettiklerini belirtti. Gürer, kamuoyuna destek açıklamaları yapılmasına rağmen uygulamada sorunların 8 aydır çözülemediğini söyledi. TÜM ÇİFTÇİLERİN ZARARI KARŞILANMADI TARSİM’in koyduğu kurallar nedeniyle sigortası bulunan çiftçilerin dahi zararlarının tamamının karşılanmadığını vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, ceviz üreticilerinin yaşadığı mağduriyeti örnek gösterdi. Ağaçların yaşı gerekçe gösterilerek “ürün vermiyor” denildiğini ve bu nedenle üreticilerin destekten yararlanamadığını aktardı. ÇKS kaydı olan çiftçilere de sınırlı destekler verildiğini, ÇKS’si olmayan üreticilerin ise tamamen sistem dışında bırakıldığını ifade etti. ÇİFTÇİ: “TARSİM YAPTIRDIK, DON VE KURAKLIKTA TEK KURUŞ ALAMADIK” Çiftçilerle görüşe. Gürer’e çiftçiler her yıl TARSİM yaptırmalarına rağmen yaşadıkları zararın karşılanmadığını anlattılar. Çiftçiler, “Geçen sene don oldu, ardından kuraklık yaşandı ama hiçbir destek alamadık. Köyümüzde TARSİM var ama kuraklık desteği de verilmedi. Kamudan sigortadan bir kurumdan gelip ödeme yapan olmadı. ÇKS’si olan da alamadı. 2026 yılına geldik, hâlâ bu destek verilmedi,” dediler. “TARSİM ÇİFTÇİYE DÜZGÜN ANLATILMIYOR” Çiftçi Zülfü Ünal ise TARSİM sürecinin çiftçiye şeffaf şekilde anlatılmadığını belirterek, sigortanın çoğu zaman sadece imza attırılarak geçiştirildiğini söyledi. Ünal, “Sonra ‘kuraklık yaptırmadınız’, ‘sel sigortası var ama bu kapsama girmiyor’ deniliyor. Ama kamuoyuna ‘zirai dondan zarar görene destek veriyoruz’ diye açıklama yapılıyor” diyerek yaşanan çelişkiye dikkat çekti. “ÇKS OLMAYAN ÇİFTÇİNİN TAMAMI KAPSAM DIŞI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TARSİM’in destek verdiğini açıklamasına rağmen bunun yalnızca belirli sigorta türleriyle sınırlı kaldığını vurguladı. “TARSİM olsa bile çiftçinin bütün zararı karşılanmıyor” diyen Gürer, sistemin çiftçiyi yeterli oranda korumadığını ifade etti. “VERİM KAYBI VAR AMA..” Çiftçi Zülfü Ünal, sigorta yaptırmasına rağmen zararının karşılanmadığını belirterek, “400 kilo üzerinden sigorta yaptırdım ama ‘kuraklık sigortası yok’ denilerek ödeme yapılmadı. Sel sigortası var ama kuraklık olmadığı için kapsam dışı sayıldık” dedi. TARSİM YENİDEN YAPILANDIRILMALI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TARSİM’in yeniden yapılandırılması için TBMM’ye kanun teklifi verdiklerini belirterek, sigorta primlerinin yüksek olduğunu ve TARSİM’in çiftçinin ortağı gibi davranarak üretimin %10’una el koyduğunu söyledi. Don priminin yüzde 70 olacağı açıklanmasına rağmen yüzde 60’larda kaldığını ifade eden Gürer, iklim değişikliği nedeniyle bütüncül bir sisteme geçilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. “HAYVAN ÖLÜYOR, SİGORTA ÖDEMİYOR” Zülfü Ünal, hayvancılıkta da benzer sorunlar yaşandığını belirterek, kredi kullanımı sırasında zorunlu sigorta yaptırmalarına rağmen hayvan kayıplarında “full sigorta yok” gerekçesiyle ödeme yapılmadığını söyledi. Ünal, yaşadıkları mağduriyeti anlatarak sigorta sistemine tepki gösterdi. “ZARAR VAR, ÇÖZÜM YOK” Tarım ve Orman Bakanlığı’na seslenen Ömer Fethi Gürer, “Ortada zarar var ama bu zararı giderecek bir mekanizma yok. ‘Sözleşmede ne yazıyorsa o’ anlayışı çiftçiyi korumaz” dedi. Gürer, ÇKS’si olmayan üreticilerin de destek kapsamına alınması gerektiğini vurguladı. “TRAKTÖRE, HAYVANA HACİZ VAR” Borçların üç yıl ötelenmesi, ek kredi desteği sağlanması ve icraların durdurulması için kanun teklifleri verdiklerini hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, geçmişte çiftçinin üretim araçlarının haczedilemediğini, bugün ise traktörden hayvana kadar icraların yaygınlaştığını söyledi. “TOPRAĞINI SEVEN VATANINI SEVER” Gürer: “Biz bu ülkeyi seviyoruz. Vatanını sevenin asli görevi toprağını sevmektir. Çiftçi eli öpülesi insandır. Çok zor şartlarda üretim yapıyorsunuz. Çiftçiliği bırakmadan toprağı ekmeye devam edelim. Her zorluğu aşarak üretimi sürdürmeliyiz” dedi.

CHP'li Gürer: "Hayvancılıkta Kan Kaybı Yaşanıyor" Haber

CHP'li Gürer: "Hayvancılıkta Kan Kaybı Yaşanıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ankara’nın Culuk Mahallesinde (Köyü) ahır ve ağılları gezdi. Gürer’in ziyareti sırasında köyde hem ilk kuzu doğumuna tanıklık edildi hem de hayvancılığın içinde bulunduğu derin kriz bir kez daha gözler önüne serildi. Gürer, mevsimin dönmesiyle birlikte hayvanların yavrulamaya başladığını ancak buna rağmen hayvancılıkla uğraşanların büyük ölçüde sorunlarına çözüm beklediğini vurguladı. Ömer Fethi Gürer, “Dünde hayvancılık yapanlar bugün kazanamıyoruz diyor ve hayvancılığı bırakıyor. Şu anda ciddi sorunlar yaşıyorlar” ifadelerini kullandı. 400 DAVARDAN 50’YE DÜŞEN SÜRÜLER Köyde besicilik yapan Zafer Özyiğit, yaşanan süreci anlattı. Özyiğit, “Önceden 400 davar vardı, 400 davardan 50–60 davara düştü. Yayamıyor, bakamıyorum. bize kimse destek çıkmıyor. Yem alamıyorum. Yem fiyatları pahalı. Gücümüz yetmiyor” dedi. Meraların daraldı” dedi . meraya çıkamadıklarını belirten Özyiğit, sorunun yalnızca kendi ailesine ait olmadığını vurgulayarak, “Bu sadece bir kişi değil, köyün tamamı böyle. Köyde 20 aile hayvancılık yapıyordu, şimdi 5–6’ya düştü. Göç de var. Köyde kimse kalmadı. Bizim gibi 60 kişi kaldı, başka da kimse yok. Bir Allah’ın kulu Tarım Bakanlığından gelip de ‘derdiniz nedir’ demiyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi. 50 BİN BAŞ HAYVANDAN 2.500’E GERİLEYEN KÖY Culuk Köyü Muhtarı İsmet Gökdemir de köyün geçmişi ile bugünü arasındaki farkı rakamlarla ortaya koydu. “Durum çok kötü sayın vekilim” diyen Gökdemir, geçmişte köyde 50 bin baş hayvan ve 2 bin büyükbaş bulunduğunu, bugün ise toplam hayvan sayısının 2.500’ü ancak bulduğunu ifade etti. Gençlerin köyde kalmadığını, girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığını belirten Gökdemir, “Yem desen öyle, çoban bulunmuyor. Hayvancılık sürdürülebilir olmaktan çıktı. Sürekli göç veriyoruz” dedi. Köyün tarım potansiyeline rağmen üretimin sürdürülemediğine dikkat çeken Gökdemir, yaş ortalamasının 65’in üzerine çıktığını, bu yaşla çiftçilik yapılmaya çalışıldığını söyledi. “Yaklaşık 100–120 bin dönüm arazimiz var. İç Anadolu’nun en geniş topraklarına sahibiz ama hayvan varlığı en fazla azalan yerlerden biri haline geldik” sözleriyle tabloyu özetledi. “ÜRETİM YOK, TÜKETİM ARTIYOR” CHP Haymana İlçe Başkanı Kasım Koç da köylerin hızla boşaldığını vurguladı. Koç, “Köyler boşaldı. Hayvancılık bitiyor. Vatandaş 400 hayvandan 60 hayvana düşmüş. Bunun gibi çok örnek var” dedi. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkta ciddi bir gerileme yaşandığını belirten Koç, “Üretim yok ama tüketim hızla artıyor. Köylere hızlı bir dönüş sağlanması gerekiyor. Bunun için Tarım Bakanlığının el atması lazım. Hem tarıma hem hayvancılığa özel destek gerekiyor” çağrısında bulundu. Koç, Tarım Bakanı’na seslenerek, “Çiftçinin, besicinin sesini duysunlar. Köyleri bir gezsinler” dedi. “HAYVANCILIK GERİLERSE FİYATLAR DAHA DA ARTAR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Culuk Köyü’nde gördüklerinin Türkiye genelinde yaşanan sorunun bir özeti olduğunu ifade etti. “Burası Ankara’nın Haymana ilçesine bağlı Culuk Köyü. Kent çevresinde tarım arazileri daraldıkça, hayvancılık geriledikçe hayvan dışarıdan gelecek. Bu da nakliye demek, fiyatların daha da artması demek” diyen Gürer, ithal hayvana yönelmenin kalite ve lezzet kaybına da yol açtığını söyledi. Büyük kent çevrelerinde tarım arazilerinin korunması ve hayvancılığın sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiğini vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ağılın mevcut durumuna dikkat çekti. “Bu ağıl, tüm olumsuz koşullara rağmen üretimin, besiciliğin sürdürüldüğü bir yer. Burada hayvancılık yapanlar çok zor şartlarda çalışıyor. Modern ahırlar yok. Veterineri, aşısı, bakımı, işçiliği yetersiz. Eldeki imkânlarla üretim sürdürülmeye çalışılıyor” dedi. Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın ayakta kalabilmesi için yeterli destek sağlanması ve sorunlara duyarlı bir yaklaşım gösterilmesi çağrısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.