SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tarım

Porsuk Haber Ajansı - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Gürer’den Çağrı: "Tarım Kesimindeki İcraları Durdurun" Haber

CHP'li Gürer’den Çağrı: "Tarım Kesimindeki İcraları Durdurun"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, üreticilerin yaşadığı ekonomik çıkmazın tarladan depoya kadar uzandığını belirterek, geçen ay dalındaki domateslere uygulanan hacizlerin ardından bu kez soğuk hava deposunda elmaların icra yoluyla satışa çıkarıldığını söyledi. Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün bankalara olan borcunun 1 trilyon 459 milyar liraya yükseldiğini, üreticinin emeğinin, alın terinin ve aylar süren mücadelesinin icra dosyalarına konu olmasının tarımın içine sürüklendiği ödeme güçlüğünün göstergesi olduğunu ifade etti. Kayseri Yeşilhisar İcra Dairesi tarafından yayımlanan satış ilanına göre, bir soğuk hava deposunda bulunan borçlu üretici V.Y.’ye ait 65 bin kilogram Arjantin, Golden, Starking ve Pikleydi cinsi elma, yaklaşık 4 milyon 424 bin 264 lira muhammen bedelle icra yoluyla satışa çıkarıldı. TARLADAN DEPOYA KADAR HACİZ CHP’li Ömer Fethi Gürer, yaşananların münferit olaylar olmadığını belirterek, “Geçtiğimiz ay üreticinin dalındaki domatese haciz uygulanıyordu. Bugün ise aylarca emek verilerek üretilen ve değer bulması için soğuk hava deposunda depolanan elmalar icra yoluyla satışa çıkarılıyor. Bu tablo, üreticinin borç ödeme konusunda içinde bulunduğu ekonomik darboğazın göstergesidir. Çiftçi, üretici, besici artık ürettiği ürünü satamıyor, borcunu çeviremiyor ve sonunda emeği icra masasında satışa çıkarılıyor.” dedi. ÜRETİCİ BORÇLA ÜRETİM YAPIYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde girdi maliyetlerinin sürekli arttığını belirterek, “Çiftçi mazotu, gübreyi, ilacı, tohumu, elektriği krediyle alıyor. Hasat zamanı geldiğinde ise ürün değerine para etmiyor. Borçlarını ödeyemeyen üreticinin traktörü, tarlası, dalındaki ürünü, şimdi de depodaki elması haczediliyor. İktidar bu süreci durduracak önlemler almalıdır. İcralar durdurulup ek kredi desteği sağlanmalıdır.” diye konuştu. TARIMDA İCRA DOSYALARI DURUMUN FOTOĞRAFIDIR TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 65 ton elmanın icra yoluyla satışa çıkarılmasının yalnızca bir hukuki işlem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Bugün satışa çıkarılan sadece 65 ton elma değildir. Satışa çıkarılan, çiftçinin umudu, emeği ve geleceğidir. Bir üreticinin ürününün icra yoluyla satılması, üreticinin ürününün değeri altında işlem görmesine de neden olabilecektir. Her ay farklı bir ilde, farklı ürünler için haciz haberleri geliyor. Çiftçi üretirken değil, borcunu nasıl ödeyeceğini düşünerek yaşamaya çalışıyor.” şeklinde konuştu. ÜRETİCİYİ KORUYACAK POLİTİKALAR ŞART CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün ayakta kalabilmesi için üreticiyi rahatlatacak acil adımlar atılması gerektiğini vurgulayarak, “Üreticinin borçları yapılandırılmalı, borç faizleri silinmeli, girdi maliyetleri düşürülmeli ve ürününü değerinde satabileceği planlı bir üretim modeli oluşturulmalıdır. Aksi hâlde bugün depodaki elmaya uygulanan icra, yarın başka bir ilde başka bir ürüne uygulanacak. Çiftçi, üretici, besici her ay yeni bir icra ile karşı karşıya kalıyor. Tarla, traktör, ev, dalda ve depoda ürün, inek, Malta keçisine kadar yaygınlaşan icralar, tarımda sorunların hangi boyuta geldiğini gösteriyor.” dedi.

Gürer: “Tarımda Çalışan Nüfus Yüzde 10,7’den Yüzde 5,23’e Geriledi” Haber

Gürer: “Tarımda Çalışan Nüfus Yüzde 10,7’den Yüzde 5,23’e Geriledi”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de tarım sektöründe çalışan nüfusun ve sigortalı çiftçi sayısının hızla düştüğünü vurgulayarak girdi maliyetleri, düşük alım fiyatları ve ithalata dayalı politikaların üreticiyi tarladan uzaklaştırdığını belirtti. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulunda yaptığı değerlendirmelerle Türkiye tarımındaki çöküşü ve gıda krizinin arka planını gözler önüne serdi. Türkiye nüfusu artarken tarımda üretim yapan ve çalışan sayısının belirgin biçimde azaldığına dikkat çeken Gürer, “Veriler gösteriyor ki tarımda hem çalışanda hem de üretende ciddi bir gerileme var” dedi. Sigortalı Çiftçi Sayısı 17 Yılda Yarı Yarıya Düştü Tarımda sigortalı çalışan çiftçilerin sayısındaki düşüşe de dikkat çeken Gürer, özellikle son 17 yıldaki değişimin dikkat çekici olduğunu belirtti. Gürer, “Sigortalı işçi ve çiftçi sayısı da on yedi yılda önemli ölçüde gerilemiş. 2009 yılında 1 milyon 14 bin olan sigortalı çiftçi sayımız şu anda 562 bin 120’ye düşmüş durumda” dedi. Bu rakamların tarım sektöründeki sorunların boyutunu açık biçimde gösterdiğini ifade eden Gürer, “Bu durumda veriler gösteriyor ki tarımda önemli ölçüde çalışanda, üretende bir gerileme var” diye konuştu. “ÇİFTÇİ KAZANIRSA İŞİNİ SÜRDÜRÜYOR” Çiftçiliğin sürdürülebilmesi için üreticinin emeğinin karşılığını alması gerektiğini vurgulayan Gürer, çiftçinin para kazanamadığında üretimden koparak büyük kentlere yöneldiğini söyledi. Gürer, bu durumu şöyle anlattı: “Bunlar neden oluyor? Çiftçilik kişi başı yapılan bir iş. Üretici, çiftçi kazanırsa işini sürdürüyor, kazanamazsa büyük kentlere gelip orada daha zor koşullarda maaşla çalışmak için iş arıyor.” Çiftçinin karşı karşıya kaldığı temel sorunların başında yüksek girdi maliyetlerinin geldiğini belirten Gürer, üreticinin ürününü pazarlamakta da ciddi sorunlar yaşadığını dile getirdi. Gürer, “Girdi maliyetleri yüksek, ürettiği ürünü pazarlamada sorunu var, kendisine sağlanan destekler yetersiz” dedi. “BEN ÜRETİYORUM, BENDEN ALIP GİDEN PARA KAZANIYOR” Üreticinin kendi ürettiği üründen yeterli geliri elde edememesinin tarımdan kopuşu hızlandırdığını belirten Gürer, çiftçinin yaşadığı kırgınlığı şu sözlerle ifade etti: “Ürettiği üründen kendisi para kazanamazken aracının, ithalatçının para kazandığını görünce doğal olarak kırgınlıklar da yaşıyor.” Çiftçinin yaşadığı sorunu kendi sözleriyle dile getiren Gürer, “Diyor ki: ‘Ben bir yılda ürünü üretiyorum, benden alıp giden para kazanıyor, ben kazanamıyorum.’” ifadelerini kullandı. Gürer, üreticinin emeğinin karşılığını alamamasının yalnızca çiftçinin ekonomik durumunu değil, Türkiye’nin tarımsal üretim geleceğini de tehdit ettiğini vurguladı. “DÜŞÜK ALIM FİYATI ÜRETİCİYİ ÜRETİMDEN UZAKLAŞTIRIYOR” Tarım ürünlerinde açıklanan alım fiyatlarının üreticinin beklentilerini karşılamadığını ifade eden Gürer, fındık, çay ve buğday üzerinden örnek verdi. Gürer, “Bugün fındığın fiyatı açıklandı, alım fiyatı düşük, çayda fiyat düşük, buğdayda fiyat düşük” dedi. Düşük alım fiyatı politikasının üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını belirten Gürer, “Düşük alım fiyat politikasıyla oluşturulan sonuç da o üretimi yapanların o işten uzaklaşmasını getiriyor” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE İTHALATÇI BİR ANLAYIŞLA YÖNETİLİYOR” Türkiye’nin tarım politikasında ithalata dayalı yaklaşımın hâkim olduğunu savunan Gürer, üreticinin desteklenmesi yerine çözümün dışarıdan ürün getirmekte arandığını söyledi. Gürer, “Türkiye bir de ithalatçı bir anlayışla yönetiliyor. Tarım politikalarıyla üreticiyi, çiftçiyi, besiciyi desteklemek yerine çözüm ithalatta aranıyor” diye konuştu. İthalatın kısa vadede raflardaki ürün miktarını artırıyor gibi görünse de vatandaşın alım gücündeki düşüş nedeniyle toplum açısından farklı bir tablo ortaya çıktığını belirten Gürer, “Görünürde rafta ürün var; gerçi vatandaşın alım gücü düşük olduğu için de istediği her ürünü alamıyor” dedi. Gürer, “Cepteki para raftaki ürünü almaya yetmediği için dolaylı bir kıtlık da gerçekleşiyor” ifadelerini kullandı. “VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ ETİ, SÜTÜ, MEYVEYİ ALMAYA YETMİYOR” Vatandaşın temel gıda ürünlerine erişiminde yaşanan sorunlara da dikkat çeken Gürer, etten süte, meyveden sebzeye kadar geniş bir alanda alım gücünün gerilediğini söyledi. Gürer, “Ette, sütte, meyvede, sebzede vatandaşın alım gücü bunu almaya yetmiyor” dedi. Üreticinin de ürününü satamadığında gelecek yıl üretim tercihlerini değiştirdiğini belirten Gürer, bunun tarımsal üretimde yeni sorunları beraberinde getirdiğini ifade etti. Gürer, “Üreten de ürettiği ürün tarlada kaldığı için ikinci yıl desen değiştiriyor. Ürün deseni değiştirince ürün az oluyor. Bu kere de raftaki ürünün fiyatı farklılaşıyor” diye konuştu. “DOĞRU TARIM POLİTİKASININ TEMELİ ÜRETİM PLANLAMASIDIR” Türkiye’nin tarımda yaşadığı sorunların çözümü için üretimden vazgeçmek yerine üreticiyi merkeze alan politikaların uygulanması gerektiğini vurgulayan Gürer, doğru tarım politikasının temel unsurlarını da sıraladı. Gürer, “Doğru bir tarım politikasının temeli; üretim planlaması, üreticinin girdi maliyetlerinin düşürülmesi, sübvanse desteklerinin verilmesi, mazotta ÖTV’nin, KDV’nin kaldırılması, kooperatifçiliğin geliştirilmesi” dedi. Tarımın sürdürülebilirliği için çiftçinin üretimde kalmasının zorunlu olduğunu belirten Gürer, üreticinin desteklenmediği, girdi maliyetlerinin düşürülmediği ve emeğinin karşılığını alamadığı bir sistemin uzun vadede hem çiftçiyi hem de tüketiciyi daha büyük sorunlarla karşı karşıya bırakacağını ifade etti. Gürer’in TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı değerlendirmeler, Türkiye’de tarımda çalışan nüfusun azalması, sigortalı çiftçi sayısındaki gerileme, yüksek girdi maliyetleri, düşük ürün fiyatları, ithalata dayalı politikalar ve vatandaşın düşen alım gücünün birbirini tetikleyen sorunlar haline geldiğine dikkat çekti.

Üretici ile Market Arasındaki Fiyat Farkı 5,6 Kata Ulaştı Haber

Üretici ile Market Arasındaki Fiyat Farkı 5,6 Kata Ulaştı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Temmuz ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla, girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi. Temmuz ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 461,2 ile havuçta görüldü” diyen Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Havuçtaki fiyat farkını yüzde 444,4 ile elma, yüzde 236,6 ile yeşil mercimek, yüzde 231,6 ile kabak ve yüzde 219,5 ile maydanoz takip etti. Havuç 5,6 kat, elma 5,4 kat, yeşil mercimek 3,4 kat ve kabak 3,3 kat fazlaya satıldı. Üreticide 11 lira olan havuç markette 61 lira 73 kuruşa, 18 lira 75 kuruş olan elma 102 lira 7 kuruşa, 24 lira 21 kuruş olan yeşil mercimek 81 lira 50 kuruşa, 17 lira 64 kuruş olan kabak 58 lira 49 kuruşa ve 6 lira 82 kuruş olan maydanoz 21 lira 79 kuruşa satıldı. Temmuz ayında markette fiyatı en fazla artan ürün sivri biber olurken üreticide kuru soğan oldu. Fiyatı en fazla düşen ürün ise markette karpuz, üreticide havuç oldu.” Market fiyatları “Temmuz ayında markette 39 ürünün 19’unda fiyat artışı, 20’sinde fiyat düşüşü görüldü. Temmuz ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 86,2 ile sivri biber oldu. Sivribiberdeki fiyat artışını yüzde 53,3 ile kuru soğan, yüzde 23,4 ile mısırözü yağı, yüzde 22,8 ile kuru üzüm ve yüzde 15,5 ile patates takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 49 ile karpuz oldu. Karpuzdaki fiyat düşüşünü yüzde 39,6 ile yeşil fasulye, yüzde 30,2 ile kiraz, yüzde 28,6 ile havuç ve yüzde 23,5 ile tavuk eti izledi.” Üretici fiyatları “Temmuz ayında üreticide 31 ürünün 8’inde fiyat artışı olurken 16 üründe fiyat düşüşü görüldü.7 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 51,1 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat düşüşünü yüzde 49 ile karpuz, yüzde 43,7 ile kabak, yüzde 38,6 ile yeşil mercimek ve yüzde 29,6 ile salatalık izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 52,9 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat artışını yüzde 49,2 ile sivri biber, yüzde 31,8 ile çilek, yüzde 13,9 ile domates ve yüzde 13,7 ile patates izledi.” Üretici fiyat değişimlerinin nedenleri “Çukurova Bölgesi'nde yazlık kuru soğan çeşitlerinin hasadının geçen ay tamamlanması, İç Anadolu Bölgesi'nde ise erkenci çeşitlerin hasadının henüz yeni başlaması nedeniyle piyasada arz daralması yaşandı. Bu geçiş dönemi, üretici fiyatlarının yükselmesine neden oldu. Kıyı kesimlerindeki seralarda sivri biber ve domates üretiminin sona ermesiyle arz azaldı, buna bağlı olarak üretici fiyatları yükseldi. Çilekte de üretim sezonunun sonuna yaklaşılması nedeniyle arz daraldı ve üretici fiyatlarında artış görüldü. Kabak, salatalık ve patlıcanda ise yayla bölgelerindeki üretimin devreye girmesiyle arz arttı. Talebin bu artışı karşılayacak düzeyde olmaması, üretici fiyatlarının gerilemesine yol açtı. Yazlık patateste ilkbahar döneminde uzun süre etkili olan yağışlar ürünlerde bozulmalara neden olarak arzı azalttı. Arzdaki daralma, patates üretici fiyatlarının yükselmesini beraberinde getirdi. Piyasada diğer sebzelerin bol miktarda bulunmasıyla birlikte, mevsimsel olarak havuç ve yeşil mercimekte arzın artması ve talebin zayıflaması üretici fiyatlarında düşüşe neden oldu. Karpuzun hasat edildikten sonra uzun süre depolanamayan bir ürün olması ve talebin beklentilerin altında kalması da üretici fiyatlarının gerilemesinde etkili oldu.” Girdi fiyatlarında yaşanan değişimler “Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Temmuz ayında, Haziran ayına göre 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 0,1, amonyum nitrat gübresi ise yüzde 0,2 oranında artış gösterdi. Buna karşın ÜRE gübresinin fiyatında yüzde 10,9, amonyum sülfat gübresinde yüzde 8,6 ve DAP gübresinde yüzde 1,2 oranında düşüş görüldü. Geçen yılın Temmuz ayına göre son bir yılda amonyum nitrat gübresi yüzde 71, amonyum sülfat gübresi yüzde 59,4, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 35,4, DAP gübresi yüzde 25 ve ÜRE gübresi yüzde 1,5 oranında arttı. Temmuz ayında Haziran ayına göre besi yemi fiyatları yüzde 0,1, süt yemi fiyatları yüzde 0,4 azaldı. Son bir yılda ise besi yemi yüzde 29,6, süt yemi yüzde 27,8 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 25,1, tarım ilacı fiyatları yüzde 27,8 oranında arttı. Temmuz ayında mazot fiyatı aylık olarak 19,4 oranında, yıllık yüzde 43,6 oranında arttı.”

Eskişehir'de Soğan Hasadı Tüm Hızıyla Sürüyor Haber

Eskişehir'de Soğan Hasadı Tüm Hızıyla Sürüyor

Eskişehir, soğan üretimindeki güçlü konumunu 2026 sezonunda da sürdürüyor. Tepebaşı ilçesinde gerçekleştirilen hasat programında üreticilerle bir araya gelen İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, sektörün mevcut durumunu ve gelecek süreçteki çözüm önerilerini değerlendirdi. ​Eskişehir genelinde 2026 yılı erkenci çeşit kuru soğan hasadı büyük bir hareketlilikle devam ediyor. Tarım kenti Eskişehir, Türkiye'nin kuru soğan üretimindeki stratejik önemini bu sezon da tescilliyor. ​Tepebaşı Beyazaltın Mahallesi'nde Hasat Mesaisi ​Hasat çalışmaları kapsamında Tepebaşı ilçesine bağlı Beyazaltın Mahallesi'nde özel bir program düzenlendi. Gerçekleştirilen saha buluşmasına, ​İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel ÇİL, Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Nizamettin ÇETİNER, ​Bölgede soğan ekimi yapan çok sayıda çiftçi katıldı. ​Program boyunca üreticilerle birebir görüşen il müdürlüğü yetkilileri, kuru soğanın hem Eskişehir hem de ülke genelindeki mevcut piyasa ve üretim durumunu masaya yatırdı. İlimizin sahip olduğu yüksek üretim potansiyeli göz önünde bulundurularak, önümüzdeki dönemde izlenecek stratejiler ve çözüm önerileri üzerine istişarelerde bulunuldu. ​İl Müdürü Yüksel ÇİL: "Bilinçli Üretimin Karşılığını Alıyoruz" ​Hasat sahasını yerinde inceleyen ve tarlaları gezen İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel ÇİL, elde edilen rekolte sonuçlarından duydukları memnuniyeti dile getirdi. ​Tarlalarda bilinçli ve modern tarım teknikleriyle üretim yapan çiftçileri tebrik eden ÇİL, bakanlık ve il müdürlüğü olarak üreticinin her zaman yanında olduklarını vurguladı. ÇİL açıklamasında, "İlk ekiliş aşamasından son hasada kadar çiftçilerimize her türlü teknik destek konusunda yardımcı olmaya devam edeceğiz," ifadelerini kullandı. ​Eskişehir Tarımı İçin Soğanın Önemi ​Türkiye'nin önemli tarım üslerinden biri olan Eskişehir, uygun iklim koşulları ve toprak yapısı sayesinde kuru soğan üretiminde yüksek verim elde ediyor. Uzmanlar, bilinçli tarım uygulamaları ve artan teknik destekler sayesinde il genelindeki rekolte ve ürün kalitesinin her geçen yıl daha da yükseldiğine dikkat çekiyor. Hasat döneminin sezon boyunca üreticiler için bereketli geçmesi bekleniyor.

Anahtar Parti İl Yönetimi Semt Pazarında: "Üretici de Tüketici de Dertli" Haber

Anahtar Parti İl Yönetimi Semt Pazarında: "Üretici de Tüketici de Dertli"

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce ile Eskişehir Yaş Sebze ve Meyve Üreticiler Birliği Başkanı Yıldıran Kılıç, semt pazarında bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı sorunları ve tarımdaki güncel durumu değerlendirdi. Pazar tezgahlarını ve esnafı ziyaret eden İl Başkanı Ölce ve Başkan Kılıç hem üreticinin maliyet yükünü hem de vatandaşın alım gücü krizini tüm yönleriyle masaya yatırdı. ​Yıldıran Kılıç: "Ürün Bol, Fiyatlar Uygun Ama Alım Gücü Düşük" ​Eskişehir Yaş Sebze ve Meyve Üreticiler Birliği Başkanı Yıldıran Kılıç, pazardaki güncel durumu ve tarım sektörünün yapısı ile ilgili şu ifadelere yer verdi; "Üreticilerimizin yetiştirdiği ürünler Eskişehir'deki semt pazarlarında tüketiciyle buluşuyor. Sera ürünlerinin ardından açık alanda yetiştirilen ürünler de tezgâhlarda yerini almaya başladı. Ürün bolluğu var ve fiyatlar da oldukça makul seviyelerde. Diğer birçok kente kıyasla Eskişehir pazarlarındaki fiyatlar daha uygun. Bunun en önemli nedeni ise ürünlerin aracısız olarak satılması. Eskişehir'de üretilen sebze ve meyveler yalnızca kentte tüketilmiyor, 12'den fazla ile de gönderiliyor. Bu nedenle Eskişehir halkı taze ve uygun fiyatlı ürüne ulaşma konusunda şanslı. Ancak buna rağmen vatandaş fiyatları pahalı buluyor. Bunun temel nedeni ise alım gücünün son yıllarda ciddi şekilde düşmüş olması. Öte yandan üretici de para kazanamıyor. Oysa Eskişehir gibi tarım potansiyeli yüksek bir kentte, afet ya da don gibi olağanüstü durumlar yaşanmadığı sürece üreticinin zarar etmesi normal değil. Ancak akaryakıt, gübre, ilaç ve diğer üretim girdilerindeki yüksek maliyetler üreticiyi zor durumda bırakıyor. Semt pazarlarında akşam saatlerinde fiyatlar düşüyor. Satıcılar ürünlerini bitirip evlerine dönmek istedikleri için gün boyunca 40 liraya satılan domates akşam saatlerinde 25-30 liraya kadar gerileyebiliyor. Eskişehirliler de bunu bildikleri için alışverişlerini çoğu zaman akşam serinliğinde yapmayı tercih ediyor. Bu uygulamaya başka şehirlerde çok sık rastlanmıyor. Marketlerde ise benzer bir durum yaşanmıyor. Ürün, çürüme noktasına gelse bile fiyatı değişmiyor. Üreticinin zarar etmesinin en önemli nedenlerinden biri plansız üretim. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın bu konuda kapsamlı bir planlama yapması gerekiyor. Türkiye genelinde üretimin ne kadar ve hangi bölgelerde yapılacağı doğru şekilde planlanmazsa gelecekte tarım ve hayvancılıkla uğraşacak insan bulmakta zorlanabiliriz. Bu sorun yalnızca Eskişehir'in değil, tüm Türkiye'nin sorunudur. Geçen yıl üretici domatesi 10 liraya satmak zorunda kaldı ve para kazanamadı. Üretilen sebzelerin önemli bir bölümü tarlada kaldı. Belki de ürünlerin yarısı hasat bile edilmedi. Buna rağmen bu yıl yurt dışından soğan ithal edileceği konuşuluyor. Tarım potansiyeli yüksek bir ülkenin soğan ithal etmek zorunda kalması düşündürücü. Bir diğer önemli konu ise su kaynakları. Son yıllarda mısır üretimi arttı. Mısır pazarlaması kolay bir ürün olsa da çok fazla su tüketiyor. Bu nedenle mısır üretiminin özellikle hayvancılıkla uğraşan işletmelerin ihtiyacını karşılayacak ölçüde planlanması gerekiyor. Burada da doğru üretim planlamasının önemi ortaya çıkıyor. Eskişehir'in sebze üretim yükü her geçen yıl artıyor. Bu şekilde devam edilirse gelecekte su kaynakları üzerinde ciddi baskı oluşabilir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün Porsuk Barajı'yla ilgili, yaklaşık 185 bin dönüm araziyi kapsayan bir projesi bulunuyor. Bu projenin hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor. Bugünlerde Eskişehir'de domates yaklaşık 40 liradan satılıyor. Önümüzdeki günlerde bu fiyatın 20 liraya kadar gerilemesi mümkün. Ancak vatandaşın alım gücü olmadığı için fiyat düştüğünde de üreticinin ne kadar kazanacağı ayrı bir tartışma konusu olacak. Enflasyonun sorumlusu üreticiler ya da pazarcılar değil. Emeklilere zam yapılacağı önceden bilindiğinde bazı zincir marketlerin fiyatları bir gecede artırdığı görülüyor. Böyle olunca verilen zam kısa sürede eriyor. Pazarda ise emekliye zam geliyor diye sebze ve meyve fiyatları artmaz. Fırsatçılığın önüne geçilmesi ve özellikle zincir marketlerin daha sıkı denetlenmesi gerekiyor." Çağlar Ölce: "Tarım, Günü Kurtaran Değil Uzun Vadeli Politikalarla Desteklenmeli" ​Ziyaret sonrasında açıklamalarda bulunan Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, tarım sektöründeki yapısal sorunlara dikkat çekti: "Eskişehir Yaş Sebze ve Meyve Üreticiler Birliği Başkanımız Sayın Yıldıran Kılıç ile bir semt pazarında bir araya gelerek üreticilerimizin yaşadığı sorunları dinledik. Kendisinin aktardığı değerlendirmeler, tarım sektörünün içinde bulunduğu tabloyu açık şekilde ortaya koyuyor. Üreticimiz emek veriyor, kaliteli ürün yetiştiriyor, ürünlerimiz Eskişehir'in yanı sıra birçok ile gönderiliyor. Buna rağmen hem üretici para kazanamıyor hem de vatandaş alım gücünün düşmesi nedeniyle pazardaki fiyatları yüksek buluyor. Görüyoruz ki sorunun kaynağı üretici değil, yıllardır biriken yapısal problemler ve artan üretim maliyetleri. Akaryakıt, gübre, ilaç ve diğer girdilerde yaşanan yükseliş üreticimizin omuzlarındaki yükü her geçen gün artırıyor. Plansız üretim, su kaynaklarının doğru yönetilememesi ve tarımsal planlamadaki eksiklikler de geleceğe yönelik önemli riskler oluşturuyor. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak bu sorunların farkındayız. Üreticimizin, pazarcı esnafımızın ve vatandaşımızın taleplerini dinlemeye, çözüm önerilerini ilgili kurumlarla paylaşmaya ve her platformda dile getirmeye devam edeceğiz. Tarımın günü kurtaran değil, uzun vadeli planlamalarla desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, vatandaşın da sağlıklı ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşabildiği bir sistem için çalışmayı sürdüreceğiz. Eskişehir'in tarımsal potansiyelini koruyacak, su kaynaklarını gelecek nesillere taşıyacak ve üreticimizin yanında duracak her adımın takipçisi olmaya devam edeceğiz."

Eskişehir’de Domates Güvesine Karşı "Feromonlu" Takip Haber

Eskişehir’de Domates Güvesine Karşı "Feromonlu" Takip

2026 Yılı Bitki Sağlığı Uygulama Programı kapsamında Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, örtü altı domates üretiminin en büyük düşmanı olan Domates Güvesi (Tuta absoluta) zararlısına karşı saha çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Eskişehir tarımında verim kaybını önlemek ve domates kalitesini korumak amacıyla yürütülen Domates Güvesi Eylem Planı çerçevesinde, seralara kurulan feromon tuzaklarıyla zararlı popülasyonu anlık olarak izleniyor. Feromon Tuzaklarla Anlık Popülasyon Takibi Seralarda fide dikiminden itibaren yerleştirilen feromonlu tuzaklar, üretim sezonu boyunca uzman teknik personellerce düzenli olarak kontrol ediliyor. Tuzak sayımlarıyla elde edilen veriler sayesinde: Zararlı Yoğunluğu Haritalandırılıyor: Domates güvesinin yayılımı ve yoğunluğu anında tespit ediliyor. Erken Uyarı Sistemi Çalışıyor: Çiftçilere mücadelenin tam olarak hangi dönemde başlatılması gerektiği bildiriliyor. Maliyetler ve Ürün Kayıpları Düşüyor: Zamansız ya da gereksiz ilaçlamanın önüne geçilerek rekolte kaybı en aza indiriliyor. Entegre Mücadele İle Güvenli Üretim İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerince sürdürülen sürvey ve bilgilendirme faaliyetlerinde Entegre Mücadele (IPM) prensiplerinin altı çiziliyor. Üreticilere sadece ilaçlama değil; şu 3 temel aşamanın da eş zamanlı uygulanması gerektiği aktarılıyor: Kültürel Önlemler: Sera içi temizliği ve zararlı barınaklarının yok edilmesi. Biyoteknik Mücadele: Feromon tuzaklarıyla zararlı popülasyonunun kırılması. Zamanında Kimyasal Mücadele: Yalnızca eşik değer aşıldığında ve doğru zamanda ilaçlama yapılması. Sürdürülebilir Tarım İçin Sahadayız Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri; domates üretiminde kalite standartlarını korumak, sürdürülebilir üretimi desteklemek ve bölge çiftçisinin emeğini güvenceye almak adına izleme, sürvey ve danışmanlık faaliyetlerinin sezon boyunca titizlikle devam edeceğini vurguladı.

Arpa Hasadı Sürüyor: Tescilli Çeşitler Kıraçta Ezber Bozdu! Haber

Arpa Hasadı Sürüyor: Tescilli Çeşitler Kıraçta Ezber Bozdu!

Eskişehir genelinde tarım arazilerinde hareketlilik zirveye ulaştı. İl genelinde yaklaşık 935 bin dekar alanda ekimi gerçekleştirilen arpalarda hasat çalışmaları tüm hızıyla sürerken, tarlalardan alınan ilk verim değerleri üreticilerin yüzünü güldürüyor. Özellikle bölge şartlarına uygun tescilli çeşitlerin yaygınlaştırılması amacıyla yürütülen deneme ekimleri, zorlu iklim koşullarına rağmen ezber bozan sonuçlar ortaya koydu. Çukurhisar'da Tescilli Çeşitlerin Hasadı Yapıldı Eskişehir Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından tescil edilen yerli arpa çeşitleri Ünver ve Sabribey, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda toprakla buluşturulmuştu. Tepebaşı ilçesi Çukurhisar Mahallesi'nde demonstrasyon amacıyla beşer dekarlık alanlarda yetiştirilen bu iki özel çeşidin hasat çalışmaları 9 Temmuz tarihinde başarıyla gerçekleştirildi. Kıraç Koşullarda Dekar Başına 470 Kilogram Verim! Hasat sonrasında teknik ekiplerce yapılan hassas verim değerlendirmeleri, yerli tohumun gücünü bir kez daha kanıtladı. Sulama imkanı olmayan kıraç koşullarda yetiştirilen demonstrasyon alanlarında arpa çeşitlerinin ortalama verimi dekarda 470 kilogram olarak ölçüldü. Elde edilen bu yüksek verim sonuçlarının, bölge genelinde kuraklığa dayanıklı, yüksek verimli ve Eskişehir şartlarına tam uyum sağlayan çeşitlerin yaygınlaştırılmasına büyük katkı sunması bekleniyor. İl Tarım Müdürlüğü Ekipleri Dane Kaybına Karşı Sahada Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, hububat hasat sezonu boyunca üreticilerin emeklerinin en az kayıpla ambarlara girmesi için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda sahaya inen teknik ekipler, il genelinde şu çalışmaları titizlikle yürütüyor: Biçerdöver dane kayıp denetimleri yapılarak israfın önüne geçiliyor. Tarla başında anlık hasat kontrolleri gerçekleştiriliyor. Üreticilere modern hasat teknikleri ve dane kaybını önleme yollarına ilişkin teknik bilgilendirme faaliyetleri aktarılıyor.

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı Eskişehir’de Haber

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı Eskişehir’de

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı, Eskişehir programı kapsamında kentteki tarımsal yatırımları, üretim modellerini ve saha çalışmalarını yerinde incelemek üzere bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Yoğun geçen programda valilikten il müdürlüğüne, modern hayvancılık tesislerinden seralara kadar pek çok noktada denetim ve istişareler yapıldı. İlk Durak Eskişehir Valiliği Oldu Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı, Eskişehir programının ilk bölümünde Eskişehir Valiliğini ziyaret etti. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz tarafından makamında ağırlanan Bakan Yardımcısı Bağcı, kent genelinde yürütülen; Tarım ve hayvancılık projeleri, Ormancılık faaliyetleri, Kırsal kalkınma yatırımları gibi hayati konular hakkında Vali Yılmaz ile istişarelerde bulundu. Eskişehir’in tarımsal potansiyelini daha da yukarı taşıyacak iş birliklerinin ele alındığı görüşmenin sonunda, Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı misafirperverliği için Vali Yılmaz’a teşekkür ederek Valilik Şeref Defteri'ni imzaladı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Sazova Kampüsü'nde Kapsamlı Brifing Valilik ziyaretinin ardından Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Sazova Kampüsü’ne geçen Dr. Ahmet Bağcı, burada İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil ve teknik heyet tarafından karşılandı. İl Müdürü Yüksel Çil, düzenlenen geniş katılımlı toplantıda Bakan Yardımcısı Bağcı’ya yönelik kapsamlı bir brifing sundu. Brifing kapsamında, Kentte başarıyla uygulanan yeni nesil tarım yöntemleri. Bitkisel ve hayvansal üretime dair güncel istatistikler. Bölge üreticisine sağlanan devlet desteklemeleri ve hibeler. Önümüzdeki döneme damga vurması hedeflenen tarım stratejileri hakkında bilgiler verildi. Toplantı sonrasında İl Müdürlüğü personeliyle de bir araya gelen Dr. Ahmet Bağcı, özverili çalışmalarından dolayı çalışanlara teşekkür ederek günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi. Modern Hayvancılık Tesisleri ve Teknolojik Altyapı İncelendi Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı’nın Eskişehir programı, kentte faaliyet gösteren özel bir hayvancılık işletmesine yapılan ziyaretle devam etti. Tesisin üretim kapasitesi, hayvan refahı standartları ve teknolojik altyapısı hakkında yetkililerden detaylı bilgi alan Bağcı, modern üretim alanlarında incelemelerde bulundu. Sakintepe’de Üreticilerle Buluşma: "Çiftçimizin Her Zaman Yanındayız" Programın son bölümünde Tepebaşı ilçesine bağlı Sakintepe Mahallesi’ndeki üreticilerle bir araya gelen Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı, bölgede örtü altı yetiştiriciliği (seracılık) yapan çiftçilerin talep, öneri ve ihtiyaçlarını tek tek dinledi. "Üreticilerimizin her zaman yanındayız. Yerinde tespit ettiğimiz tüm taleplerin ve sorunların çözümü için bakanlık olarak gerekli adımları hızla atacağız." Sakintepe’deki modern sera alanlarında yapılan incelemelerin ve çiftçilerle yapılan verimli istişarelerin ardından, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı’nın Eskişehir ziyareti sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.