SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tarım

Porsuk Haber Ajansı - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Milletvekili İbrahim Arslan’dan Pancar Fiyatına Tepki! Haber

Milletvekili İbrahim Arslan’dan Pancar Fiyatına Tepki!

Yeni Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 2026-2027 dönemi şeker pancarı alım fiyatının kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 TL olarak açıklanmasına tepki gösterdi. Geçen yılki fiyatın yüzde 20 artırıldığını, ancak bu artışın enflasyonun ve üretim maliyetlerindeki yükselişin gerisinde kaldığını belirten Arslan, pancar alım fiyatının yeniden belirlenmesini istedi. Yeni Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, şeker pancarı alım fiyatına ilişkin yaptığı açıklamada, açıklanan rakamın üreticilerin beklentilerini karşılamadığını ve çiftçinin artan maliyetler karşısında zor durumda bırakıldığını savundu. Eskişehirli pancar üreticilerinin ton başına en az 4 bin 500 TL fiyat talep ettiğini hatırlatan Arslan, açıklanan 3 bin 720 TL’lik fiyatın üreticinin beklentisinin 780 TL altında kaldığına dikkat çekti. 2026-2027 dönemi şeker pancarı alım fiyatını değerlendiren Arslan, geçen yıl kota tamamlama primi dahil 3 bin 100 TL olan fiyatın bu yıl 3 bin 720 TL’ye yükseltildiğini belirtti. Fiyat artışının yüzde 20 ile sınırlı kaldığını ifade eden Arslan, aynı dönemde enflasyonun ve tarımsal üretim maliyetlerinin çok daha yüksek oranlarda arttığını dile getirdi. Arslan, açıklanan fiyat artışının çiftçinin ekonomik koşullarını iyileştirmekten uzak olduğunu belirterek, “Üretici en az 4 bin 500 TL istedi. Geçen yıla göre artış ise yalnızca yüzde 20. Kendi açıkladıkları enflasyon kadar artışı bile çiftçiye çok gördüler” ifadelerini kullandı. “Pancar Alım Fiyatındaki Artış Enflasyonun Gerisinde Kaldı” Şeker pancarı üretiminde kullanılan temel girdilerdeki fiyat artışlarına dikkat çeken İbrahim Arslan, mazot, gübre ve elektrik maliyetlerinin üreticinin üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığını söyledi. Arslan'ın açıklamasına göre, TÜİK'in yıllık enflasyon oranı yüzde 29,73 seviyesindeyken şeker pancarı alım fiyatındaki artış yüzde 20'de kaldı. Son bir yılda mazot fiyatlarının yüzde 70'in üzerinde, birçok gübre çeşidinin yüzde 35 ila 69 arasında, elektrik fiyatlarının ise yüzde 25'in üzerinde arttığını belirten Arslan, üreticinin gelirindeki artışın giderlerindeki yükselişi karşılamadığını savundu. Üretim maliyetlerindeki artış ile açıklanan alım fiyatı arasındaki farkın çiftçinin kazancını erittiğini ifade eden Arslan, fiyat artışının gerçek anlamda bir iyileştirme sağlamadığını belirterek, “Bunun adı zam değil, reel fiyat indirimidir” dedi. Pancar üreticisinin yalnızca tarladaki emeğinin karşılığını almak istediğini vurgulayan Arslan, üretim sürecinde kullanılan mazot, gübre, elektrik, sulama, tohum ve işçilik giderlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Eskişehirli Çiftçinin Talebi Ton Başına 4 Bin 500 TL Eskişehir'deki pancar üreticilerinin maliyetlerinin ton başına 4 bin TL'yi aştığını belirten Arslan, çiftçilerin en az 4 bin 500 TL alım fiyatı talep ettiğini hatırlattı. Üreticilerin fiyat beklentisinin gerçek maliyet hesaplarına dayandığını ifade eden Arslan, açıklanan fiyatın çiftçinin beklentisinin ton başına 780 TL altında kalmasının üretim faaliyetlerini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Çiftçinin her geçen yıl artan girdi maliyetleriyle mücadele ettiğini belirten Arslan, mevcut fiyat politikasının devam etmesi halinde üreticilerin pancar ekiminden uzaklaşabileceği uyarısında bulundu. Arslan, “Çiftçi hayalî bir rakam istemedi; mazotu, gübreyi, elektriği, sulamayı, tohumu ve işçiliği hesapladı. Açıklanan fiyat üreticinin talebinin ton başına 780 TL altında. Bu fiyat çiftçiyi üretimden uzaklaştırır” diye konuştu. Pancar Fiyatı 25 Gün Sonra Açıklandı Şeker pancarı alım fiyatının açıklanma zamanlamasını da eleştiren İbrahim Arslan, Eskişehir'de pancar alım kampanyasının 18 Eylül'de başladığını, alım fiyatının ise 13 Ekim'de duyurulduğunu belirtti. Üreticilerin pancar sökümüne başladığı ve ürünlerini fabrikaya teslim ettiği bir dönemde fiyatın açıklanmasının belirsizliğe neden olduğunu savunan Arslan, çiftçilerin ürettikleri ürünün hangi bedel üzerinden alınacağını ancak 25 gün sonra öğrenebildiğine dikkat çekti. Tarımda planlama ve öngörülebilirliğin önemini vurgulayan Arslan, üreticilerin ekim döneminden hasat dönemine kadar maliyetlerini ve gelirlerini hesaplayabilmesi gerektiğini ifade etti. Arslan, fiyatların üretim sürecinin başında ve zamanında açıklanmasının çiftçinin ekonomik planlaması açısından önemli olduğunu belirterek, “Çiftçi pancarını söktü, fabrikaya teslim etmeye başladı; ürününün kaça alınacağını ancak 25 gün sonra öğrendi. Tarım böyle yönetilmez” ifadelerini kullandı. Nakliyecilerin Artan Maliyetleri de Gündemde Şeker pancarı üretiminde yalnızca çiftçilerin değil, ürünü fabrikaya taşıyan nakliyecilerin de ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Arslan, Eskişehir Şeker Fabrikası'na pancar taşıyan nakliyecilerin artan giderler nedeniyle kontak kapattığını hatırlattı. Mazot fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra araç bakım ve işletme giderlerinin de nakliyecilerin maliyetlerini artırdığını kaydeden Arslan, taşımacılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliği için nakliye maliyetlerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi. Nakliye giderlerinden kaynaklanan maliyet açığının çiftçiye yüklenmemesi gerektiğini vurgulayan Arslan, pancar üretiminden fabrikaya teslimata kadar uzanan sürecin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını istedi. Üretici ile nakliyecinin aynı ekonomik baskılarla karşı karşıya kaldığını belirten Arslan, hem tarımsal üretimin hem de pancar taşımacılığının devamlılığı için kalıcı çözümler geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Arslan: “Bu Düzende Kim Kazanıyor?” Açıklamasının sonunda tarım sektöründeki ekonomik sorunlara dikkat çeken İbrahim Arslan, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı, nakliyecinin artan giderler nedeniyle faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığı ve tüketicinin de geçim sıkıntısı yaşadığı bir tablo ortaya çıktığını savundu. Arslan, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ortada çok açık bir tablo var: Üreten kazanamıyor. Taşıyan kazanamıyor. Tüketen geçinemiyor. O halde soruyoruz: Bu düzende kim kazanıyor?” Açıklanan ton başına 3 bin 720 TL'lik şeker pancarı alım fiyatının kabul edilebilir olmadığını belirten Arslan, fiyatın üretim maliyetleri ve çiftçinin emeği gözetilerek yeniden belirlenmesini istedi. Nakliye sorununun da üreticinin sırtına yüklenmeden çözülmesi gerektiğini vurguladı. Üreticinin tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmesi için gelir ve gider dengesinin gözetilmesi gerektiğini ifade eden Arslan, pancar fiyatlarının maliyetler karşısında yetersiz kalmasının uzun vadede üretimi ve kırsal ekonomiyi olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi. Arslan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Üreticiyi toprağa küstüren, taşıyanı kontak kapatmaya mecbur bırakan, tüketicinin sofrasını küçülten bu düzen sürdürülemez.”

Odunpazarı Ziraat Odası’ndan Sert Tepki: "Artık Pancar Ekmeyeceğiz!" Haber

Odunpazarı Ziraat Odası’ndan Sert Tepki: "Artık Pancar Ekmeyeceğiz!"

Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, açıklanan şeker pancarı alım fiyatlarının üreticide büyük bir düş kırıklığı yarattığını belirterek, “Çiftçinin dayanacak gücü kalmadı. Gelecek yıl pancar ekmeyeceğiz, varsın devlet şekeri de küspeyi de dışarıdan getirsin” dedi. Açıklanan şeker pancarı taban fiyatı tarım sektöründe geniş yankı buldu. Eskişehir Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, açıklanan rakamların üreticinin beklentilerini karşılamaktan çok uzak olduğunu ifade ederek tarımda yaşanan maliyet artışlarına ve üreticinin içinde bulunduğu zor duruma dikkat çekti. "Çiftçinin Tek Umudu Hüsranla Sonuçlandı" Açıklanan fiyatın beklentileri boşa çıkardığını vurgulayan Burhan Çelikoğlu, sürecin tebliğ ediliş şeklini de eleştirdi: “Açıklanan pancar alım fiyatları bizim için yine çok büyük bir hayal kırıklığı, yine büyük bir hüsran oldu. Bu yıl çiftçinin tek umudu, pancar taban fiyatının üreticiyi tatmin edecek seviyede açıklanmasıydı. Zaten çok iyi bir fiyat açıklanmış olsaydı, televizyonlarda bangır bangır duyurulurdu. Ancak fiyat, Şeker Enstitüsünün yayımladığı bir yazıyla üreticiye tebliğ edildi.” "Girdi Maliyetleri Katlandı, Pancar Bedeli Şubat’ta Ödenecek" Gübrenin, mazotun ve nakliye giderlerinin astronomik seviyelere ulaştığına dikkat çeken Çelikoğlu, maliyet hesaplamasını şu sözlerle gözler önüne serdi: "Geçen yıl 35 liraya aldığımız DAP gübresi bugün 51-52 lira bandında. 53 liraya aldığımız mazot ise bugün 100 lira seviyesine geldi. Üstelik biz pancarın parasını şubat ayında alacağız. Şubat ayına kadar gübre ve mazotun kaç lira olacağını bilmiyoruz. Bir tır pancar yaklaşık 27-28 ton geliyor. Nakliyeciye ekstra fark ödemediğimiz durumda bile bir tır dolusu pancarın karşılığında ancak 1 ton mazot ya da 2 ton DAP gübresi alabiliyoruz. Bu çiftçiye hak mı, reva mı?" "Pancar Üretici Sayısı 140 Binden 75 Bini Düştü" Şeker pancarının sadece bir gıda maddesi değil; küspe, melas ve şilempe gibi yan ürünleriyle sanayinin ve hayvancılığın da lokomotifi olduğunu hatırlatan Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı, üretici sayısındaki dramatik düşüşe işaret etti: 2012: 140 bin pancar üreticisi, 2025: 75 bin pancar üreticisi Gelecek Yıl Öngörüsü: 25 bin üreticiye kadar gerileme tehlikesi Eskişehir özelinde polar oranlarının düşük kalmasının kazancı daha da erittiğini belirten Çelikoğlu; "Kota tamamlama primi dahil 3 bin 720 lira olarak duyurulan fiyattan kota tamamlayamayanlar 3 bin 500 liradan ödeme alacak. Düşen her polar oranında 150-200 liralık ek kaybımız oluyor" dedi. Üreticilere Çağrı: "Gelecek Yıl Pancar Ekmeyelim" Telefonlarının dünden beri susmadığını ve Eskişehir'deki üreticilerin ekim yapmaktan vazgeçtiğini aktaran Burhan Çelikoğlu, kendisinin de yıllık 1.000 ila 2.000 ton arasındaki üretimini durduracağını ilan ederek tüm çiftçilere şu çağrıda bulundu: “Biz Eskişehir çiftçileri ve ziraat odaları olarak daha sonra kapsamlı bir açıklama yapacağız. Ancak şunu açıkça söylüyoruz: Biz bundan sonra pancar ekmeyeceğiz. Devlet şekeri bir şekilde dışarıdan getirebilir. Ama hayvancılıkta kullanılan küspeyi, melası ve şilempeyi nereden temin edecekse etsin. Pancar ekim alanları boş kalır; biz gider arpamızı, buğdayımızı ekeriz. Ondan sonra devlet düşünsün bu millete şekeri nereden getireceğini, alkolü nasıl üreteceğini.”

3.Geleneksel Yörükkırka Balkabağı Festivali Sona Erdi Haber

3.Geleneksel Yörükkırka Balkabağı Festivali Sona Erdi

Eskişehir’in Odunpazarı ilçesine bağlı Yörükkırka Mahallesi’nde bu yıl üçüncüsü düzenlenen Geleneksel Balkabağı Festivali, iki gün boyunca yaklaşık 8 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Kırsal kalkınmayı desteklemek, yerel üretimi güçlendirmek ve Yörükkırka’nın yöresel değerlerini tanıtmak amacıyla düzenlenen festival; konserler, halk oyunları, gastronomi atölyeleri, yöresel ürün stantları ve çeşitli etkinliklerle renkli görüntülere sahne oldu. Odunpazarı Kent Konseyi öncülüğünde, Yörükkırka Mahalle Meclisi ve mahalle sakinlerinin katkılarıyla düzenlenen festival, protokol üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen kurdele kesimiyle başladı. KIRSAL KALKINMA VE YEREL ÜRETİME VURGU Festivalin açılışında konuşan Yörükkırka Muhtarı İlhami Yolcular, festivalin mahalleye ve yöre ekonomisine sağladığı katkıya dikkat çekerek, organizasyona destek veren herkese teşekkür etti. Yolcular, “Köyümüzü kalkındırmak ve yöresel ürünlerimizi tanıtmak için çıktığımız bu yolda bizleri yalnız bırakmayan ve destekleyen Odunpazarı Belediye Başkanımız Sayın Kazım Kurt’a, Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru ve ekibine, Mahalle Meclisimize ve tüm köylülerimize teşekkür ediyorum” dedi. Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru ise kırsal bölgelerin sahip olduğu kültürel, tarihi ve doğal değerlerin görünür hale getirilmesinin önemine dikkat çekti. Kumru, “Amacımız gittiğimiz her yere dokunmak; oranın kültürünü, tarihini ve toprağını ön plana çıkarmaktır. Kırsalın Türk ekonomisini kurtaracağını düşünüyoruz. Yörükkırka sadece kabağıyla değil; Cüneyt Arkın’ın beş filminin çekildiği volkanik kayalıkları, nesli tükenmekte olan arı kuşları ve tarihi zenginlikleriyle de özel bir bölgedir” ifadelerini kullandı. BAŞKAN KAZIM KURT: “KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİR” Festivalin ikinci gününde Yörükkırka’yı ziyaret eden Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, festival alanını gezerek yerel üreticiler ve vatandaşlarla bir araya geldi. Stantları ziyaret eden Kurt, üreticilerin sorunlarını dinleyerek yerel üretimin ve köylünün desteklenmesinin önemine vurgu yaptı. Başkan Kurt, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Maalesef çiftçi buğday ve tarım ürünlerini ucuza verirken , mazot ve benzini pahalıya almaktadır .Ekonominin zor olduğu şartlarla kırsalda tarım yapanlar bu ülkede kalkınmaya katkı sağlayamazlar. Bizler istiyoruz ki köylü milletin efendisidir , felsefesinin karşılığı olan değeri vermeye ve sorunlarını her zaman katkı vererek sizleri yaşadığınız kırsalda güçlendirmeye çalışarak destek vermeye devam edeceğiz. Biz Yörükkırka’da mahalle meclisimizle ve halkımızla birlikte küçük dokunuşlarla büyük bir dayanışma sağladık. Türk köylüsü çalışkan, sabırlı ve üreticidir. Üretimi teşvik eden adımlarla Yörükkırka bu köylerin merkezi haline geldi. Emeği geçen muhtarımızı, mahalle meclisimizi, özellikle Yörükkırkalı kadınlarımızı ve festivalimize katılan şeflerimizi kutluyorum.” YÖRÜKKIRKA’DA KÜLTÜR, SANAT VE GASTRONOMİ BULUŞTU İki gün boyunca devam eden festival, farklı yaş gruplarına hitap eden etkinlikleriyle ziyaretçilere dolu dolu bir program sundu. Festivalin ilk gününde Semah Açıkel ve Arzu Elmacı sahne alırken, ikinci gün Murat Şan konseriyle festival coşkusu doruğa ulaştı. Eskişehir Dünya Gastronomi Aşçılar Pastacılar Derneği (ESDAP) tarafından gerçekleştirilen gastronomi workshoplarında ise balkabağı kullanılarak hazırlanan özel lezzetler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Festival kapsamında Yörükkırka Efeleri halk oyunları gösterisi gerçekleştirirken, Yörükkırkalı kadınların hazırladığı geleneksel “Şalvar Gecesi” de büyük ilgi gördü. Yaklaşık 50 stantta Yörükkırkalı üreticilerin el emeği ürünleri, yöresel lezzetleri ve birbirinden farklı balkabağı çeşitleri ziyaretçilerle buluştu. YÖRÜKKIRKA, KIRSAL TURİZMİN ÖNEMLİ DURAKLARINDAN BİRİ OLUYOR Yaklaşık 8 bin kişinin ziyaret ettiği festival, Yörükkırka’nın yalnızca tarımsal üretimiyle değil; kültürel, tarihi ve doğal zenginlikleriyle de tanınmasına katkı sağladı. Yerel üreticilerin ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturduğu festival, bölge ekonomisine katkı sunarken Yörükkırka’nın kırsal turizm potansiyelinin de daha geniş kitlelere tanıtılmasına olanak sağladı. 3. Geleneksel Yörükkırka Balkabağı Festivali, üreticisiyle, kadınlarıyla, gençleriyle, çocuklarıyla ve ziyaretçileriyle dayanışmanın, yerel üretimin ve köy kültürünün buluştuğu iki günlük büyük bir şölene dönüşerek sona erdi.

Millet Güzel Konuşanlara Değil, Güzel İş Yapanlara Yetki Vermeyi İstiyor Haber

Millet Güzel Konuşanlara Değil, Güzel İş Yapanlara Yetki Vermeyi İstiyor

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Çetin, il ve ilçe teşkilatlarının yoğun katılımıyla gerçekleştirilen Seyitgazi İlçe Başkanlığı açılışı ile kurum ve esnaf ziyaretleri için Eskişehir’e geldi. İki günlük Eskişehir temasları kapsamında basın mensuplarıyla bir araya gelen Çetin, Türkiye’nin en büyük sorununun ekonomi olduğunu belirterek, iktidar ve muhalefet politikalarına yönelik çarpıcı eleştirilerde bulundu. ​Seyitgazi İlçe Başkanlığı Açıldı ve Esnaf Ziyaretleri Gerçekleştirildi ​Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Çetin, Eskişehir programı kapsamında ilk olarak il teşkilatıyla birlikte Seyitgazi İlçe Başkanlığı binasının açılışını gerçekleştirdi. Açılış törenine İl Başkanı Çağlar Ölce, il ve ilçe teşkilat yöneticileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. ​Açılışın ardından Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe'yi makamında ziyaret eden parti heyeti, ilçe pazarı ve merkezindeki esnaflarla bir araya gelerek sorunlarını dinledi. Heyet daha sonra Kırka bölgesindeki Eti Krom Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünü ziyaret ederek maden işçileri ve sendika temsilcileriyle buluştu. ​Basın Toplantısında Gündeme Dair Önemli Açıklamalar ​Ziyaretlerin ardından Eskişehir'de basın mensuplarının karşısına çıkan Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Çetin, iki günlük saha çalışmalarını değerlendirdi ve partisinin çözüm önerilerini paylaştı. ​"Eskişehir'de Parti Maya Tuttu" ​Saha çalışmalarının Divan ve MKYK üyeleri tarafından yakından takip edildiğini belirten Çetin, "Eskişehir'de partimiz maya tutmuş. Sokakta, esnaf ve pazar ziyaretlerimizde Anahtar Parti'yi bilen ve fikir beyan eden vatandaşlarımızın yoğunluğu bizi çok mutlu ediyor" dedi. İki yıllık bir parti olduklarını, Türkiye'nin tüm illerinde ve 700'ün üzerinde ilçede teşkilatlanmayı tamamladıklarını vurguladı. ​"Türkiye’nin En Büyük Sıkıntısı Ekonomi" ​Vatandaşların en temel sorun dile getirdiği konunun geçim sıkıntısı olduğunu ifade eden Çetin şu değerlendirmeyi yaptı: ​"Kime dokunsanız 'Açlık sınırının altında yaşıyoruz' diye feryat ediyor. Esnafımız, çiftçimiz çok büyük sıkıntıda. Besicilerimiz mandıralarını kapatma noktasına geldi. Memleket şimdiye kadar çok güzel konuşanlar tarafından idare edildi ama karnemiz ortada. Vatandaşımız artık 'Güzel konuşanlara değil, güzel iş yapanlara yetki vermeyi istiyoruz' diyor." ​Eğitim Sistemi ve Sosyal Yaralar ​Eğitim sistemindeki aksaklıklara ve çocukların yaşadığı beslenme sorunlarına dikkat çeken Çetin, çocukların yüzde 30'unun okula beslenme götüremediğini, bu durumun nesilde bedensel ve zihinsel bodurlaşmaya yol açtığını söyledi. Meslek liselerinin eski önemini yitirdiğine işaret eden Çetin, "Bugün meslek lisesini bitiren gençlerimiz çivi çakmayı bilmiyor. Afganistanlılar olmasa hayvancılık, Suriyeliler olmasa sanayi ara eleman bulma sıkıntısı yaşayacak. Eğitimli gençlerimiz ise 'Giderlerse gitsinler' kıskacında yurt dışına göç ediyor" dedi. ​Plansız Kentleşme ve Tarım Tehlikesi ​Köylerin boşaldığını ve tarımla uğraşanların yaş ortalamasının 57'ye yükseldiğini belirten Çetin, 10 yıl sonra tarımda çalışacak kimse kalmayabileceğini söyledi. Türkiye'nin nüfus yoğunlaşması bakımından plansız bir ülke olduğunu vurgulayarak, Almanya'da en kalabalık şehrin 3.5 milyon civarında iken Türkiye'de büyükşehirlerin 17 milyona ulaştığına dikkat çekti. ​"Devletin Eli Vatandaşın Cebinde" ​Vergi adaletsizliğine ve fahiş fiyat politikalarına tepki gösteren Çetin, şunları kaydetti: ​"Bir telefon alıyorsunuz; değeri 35-40 bin lira ama 120 bin lira ödüyorsunuz, 80 bin lira vergi veriyorsunuz. Akaryakıtta dünya ölçeğinde 9 bin 600 lira olan bir varili vatandaşa 22 bin liraya satıyorsunuz. Bu kadar geliri olan devlet nasıl ekonomik sıkıntıya girer? Devletin eli esnafın ve vatandaşın cebinde. Lahmacun satan küçük esnaf gün boyu denetlenirken, borsadaki trilyonluk fon krizleri son anda fark ediliyor. Denetim yapılacaksa herkese yapılmalı." ​Sağlık Hizmetlerine Erişim ve Siyasi Tablo ​Hastanelerdeki fiziksel kuyrukların internet ortamındaki randevu kuyruklarına dönüştüğünü belirten Çetin, vatandaşların artık her resmi işlemde ve hastanede "adam aramak" zorunda kaldığını ifade etti. Erken seçim ve Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına da değinen Çetin, mevcut sistemde Meclis kararı alınmadığı takdirde zamanında yapılacak bir seçimde Cumhurbaşkanının aday olmasının hukuken mümkün olmadığını hatırlattı. ​Eskişehir'in merkezi ve yerel yönetimlerin farklı partilerde olduğu bir il olduğunu hatırlatan bir gazetecinin sorusu üzerine Çetin, "Bunun cezasını mı çekiyor? dersek, hem yerel yönetimi hem merkezi yönetimi aynı partide olan diğer illeri de geziyorum, bu sorunlar her ilde var. Bu Türkiye'nin ortak bir sorunudur" diyerek sözlerini tamamladı.

Başkan Ataç; “Kırsal Kalkınmayı Somut Adımlarla  Destekliyoruz” Haber

Başkan Ataç; “Kırsal Kalkınmayı Somut Adımlarla Destekliyoruz”

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Uludere’de düzenlenen 2. Hasat ve Bereket Günü’nde vatandaşların yoğun ilgisi ve sevgi gösterileriyle karşılandı. Başkan Ataç, üretimi, emeği ve kırsal kalkınmayı büyüten çalışmaları sürdüreceklerini söyledi. Tepebaşı Belediyesi, Uludere Köyü Muhtarlığı, Uludereliler Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, Tepebaşı Kırsal Kalkınma Kurulu ve Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi iş birliğiyle düzenlenen 2. Uludere Hasat ve Bereket Günü yoğun katılımla gerçekleştirildi. Etkinlikte yerel ürün stantları, Eko Şov Ritim Grubu gösterisi, yöresel halk oyunları, tarım, sağlık ve bereket söyleşileri yer aldı. Rekreasyon oyunları, Matematik Evi oyunları ve kâğıt geri dönüşüm atölyesi ise çocuklardan büyük ilgi gördü. Başkan Ataç’a sevgi gösterileri Etkinliğe katılan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Uludere Mahallesi’nde vatandaşların yoğun ilgisi ve sevgi gösterileriyle karşılandı. Mahalle sakinleriyle tek tek sohbet eden, taleplerini dinleyen Başkan Ataç, çocuklar ve ailelerle de bir araya geldi. Uludere’nin üretim kültürü ve dayanışma ruhuyla örnek bir mahalle olduğunu belirten Başkan Ataç, “Kırsal mahallelerimiz yalnızca hizmet götürdüğümüz yerler değildir. Buralar; kültürümüzün, üretimimizin, dayanışmamızın ve toplumsal hafızamızın yaşadığı çok kıymetli alanlardır. Hasat; çiftçimizin alın teri, toprağa duyduğu sevgi ve geleceğe olan inancıdır. Çiftçimiz ayakta kalırsa kentimiz de ayakta kalır, sofralarımız da bereketlenir” dedi. “Kırsal kalkınmayı somut çalışmalarla büyütüyoruz” Etkinliğin Şeyh Edebali Yılı anısına düzenlenmesinin taşıdığı anlamı da vurgulayan Başkan Ataç, “Şeyh Edebali’nin ilme, emeğe, ahlaka ve dayanışmaya dayanan yaşam anlayışı bugün de bizlere yol gösteriyor. Onun paylaşmayı, komşuluğu ve birlikte üretmeyi önceleyen anlayışı; Uludere’de toprağın bereketiyle, üreticimizin emeğiyle ve mahallemizin birlikteliğiyle yeniden hayat buluyor” diye konuştu. Tepebaşı Belediyesi’nin kırsal kalkınma çalışmalarına değinen Ataç, şöyle devam etti: “Tepebaşı’nda kırsal kalkınmayı sözde değil, üreticimizin hayatına dokunan somut çalışmalarla büyütüyoruz. Soğuk hava depomuzdan tarımsal erken uyarı sistemlerine, kadın üreticilerimize verdiğimiz desteklerden süt toplama merkezlerimize kadar her çalışmamızda emeği korumayı, yerel üretimi güçlendirmeyi ve köylerimizin geleceğe güvenle bakmasını hedefliyoruz. Uludere’nin bereketi, yalnızca toprağında değil; insanının paylaşma kültüründe de saklıdır.”

Eskişehir’de Tohumculuk Sektörü Masaya Yatırıldı Haber

Eskişehir’de Tohumculuk Sektörü Masaya Yatırıldı

Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği tarafından düzenlenen Bölgesel İstişare Toplantısı, Eskişehir’in ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Sektördeki mevzuat, uygulamalar ve bölgesel iş birliğinin ele alındığı toplantıda, Eskişehir’in sertifikalı tohum üretimindeki devasa artışı dikkat çekti. ​Tohumculuk sektörünün mevcut durumunu değerlendirmek, sahada karşılaşılan sorunlara çözüm önerileri üretmek ve kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek amacıyla düzenlenen Bölgesel İstişare Toplantısı Eskişehir’de yapıldı. ​Eskişehir, Kütahya, Afyonkarahisar ve Bilecik illerinden çok sayıda sektör temsilcisi ve üreticinin bir araya geldiği toplantıya; Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Tohumculuk Daire Başkan Vekili Fatih Ahmet Yentür, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı temsilcisi Gözde Kaya, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, bölge illerinin il müdürleri ve yöneticileri ile TÜRKTOB Yönetim Kurulu Üyesi ve EKOSA Başkan Yardımcısı Hacı Ömer Güler katıldı. ​“Üretimin Göz Bebegi Tohumdur” ​Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, tarımsal üretimde tohumun hayati bir rol oynamasına dikkat çekerek, "Tarımsal üretimin göz bebeği tohumdur ve üretim tohumla başlar" ifadelerini kullandı. ​Eskişehir’in son yıllarda sertifikalı tohumluk üretiminde çok önemli bir ivme yakaladığını belirten Çil, şu rakamları paylaştı: ​Üretim Alanı: 2015 yılında yaklaşık 68 bin dekar olan sertifikalı tohumluk üretim alanı, bugün 250 bin dekar seviyesine yükseldi. ​Firma ve Çeşit Sayısı: 2026 yılı itibarıyla ilde 66 tohum firması, 48 farklı üründe sertifikalı tohum üretimi gerçekleştiriyor. ​Ayçiçeği Üretimi: Eskişehir, sertifikalı ayçiçeği tohumu üretiminde ön plana çıkarak bu alandaki üretim alanını 120 bin dekara ulaştırdı. ​Üretici Altyapısı: Kent genelinde aktif olarak faaliyet gösteren yaklaşık 3 bin Tohum Yetiştirici Belgesi sahibi üretici bulunuyor. ​Ar-Ge ve Ortak Sinerji Vurgusu ​Tohumculuğun gelişiminde sadece niceliksel artışın yeterli olmadığını dile getiren Yüksel Çil; araştırma-geliştirme çalışmaları, yeni çeşitlerin kazandırılması ve bilimsel verilerin saha uygulamalarıyla buluşturulmasının elzem olduğunu vurguladı. Tarımsal araştırma enstitüleri ile üniversitelerin sürece aktif katılımının Türkiye'nin tohumculuk kapasitesini zirveye taşıyacağını belirtti. ​Kamu, özel sektör, üretici, üniversite ve araştırma kuruluşları arasındaki ortak sinerjinin önemine değinen Çil, toplantının hayırlara vesile olmasını dileyerek emeği geçen Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği’ne, bakanlık yetkililerine ve tüm paydaşlara teşekkür etti. ​Sorunlar ve Çözüm Önerileri Görüşüldü ​Geniş katılımlı istişare oturumlarında; tohumculuk sektörünün güncel mevzuatı, saha uygulamaları, üreticilerin yaşadığı yapısal sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm yolları masaya yatırıldı. Bölgesel ölçekte koordinasyonu artıracak stratejik adımların istişare edildiği program, sektör paydaşlarına katkılarından dolayı plaket takdim edilmesi ve güçlü iş birliği mesajlarıyla sona erdi.

ETB Başkan Adayı Ahmet Oğuz’dan "Güçlü, Üreten, Bereketli Borsa" Vizyonu Haber

ETB Başkan Adayı Ahmet Oğuz’dan "Güçlü, Üreten, Bereketli Borsa" Vizyonu

Eskişehir Ticaret Borsası (ETB) Yönetim Kurulu Başkan Adayı Ahmet Oğuz, üyeyi merkeze alan, sahada aktif, dijitalleşen ve lisanslı depoculukta güçlenen yeni dönem vizyonunu açıkladı. Düzenlediği proje tanıtım toplantısında "Güçlü, Üreten, Bereketli Borsa" anlayışını vurgulayan Oğuz, Eskişehir’in tarım, hayvancılık ve gıda potansiyelini harekete geçirecek kapsamlı bir dönüşüm hedeflediklerini duyurdu. "Borsa, Makamda Oturan Değil Üreticinin Yanında Duran Bir Yapı Olacak" Eskişehir’in köklü ticari geçmişinden güç aldıklarını ve gençliğin enerjisiyle yetkin bir ekibin deneyimini birleştirdiklerini belirten Ahmet Oğuz, katılımcı yönetim anlayışını öne çıkardı. 2018 yılından bu yana sürdürdüğü meclis ve yönetim kurulu üyeliği deneyimlerine değinen Oğuz, şu açıklamalarda bulundu: "Eskişehir Ticaret Borsası’nı; üyelerinin arkasında kale gibi duran, şehre yön veren, üreticinin emeğini koruyan, tüccarın önünü açan ve çözüm üreten güçlü bir yapıya dönüştürmek istiyoruz. Borsa; makamda oturan değil, üyenin ve üreticinin yanında duran bir kurum olmalıdır. Tarlada, fabrikada, pazarda ve ilçelerde üyelerimizi dinleyen; sorunları ertelemeyen ve sonuç odaklı çalışan bir anlayışı hayata geçireceğiz." Eskişehir'e "Tarım, Ticaret ve Eğitim Yerleşkesi" Kazandırılacak Geliştirdikleri projelerle borsayı çağın gereksinimlerine uygun şekilde yeniden şekillendireceklerini ifade eden Oğuz, öncelikli sorun alanlarını depolama yetersizliği, dijital altyapı eksikliği, finansmana erişim ve mezbaha ihtiyacı olarak sıraladı. Bu doğrultuda hayata geçirmeyi planladıkları Tarım, Ticaret ve Eğitim Yerleşkesi projesinin detaylarını paylaştı: "Yerleşkemizde üyelerimizin ihtiyaçlarına uygun depo ve ofis alanları, lisanslı depoculuk ve finansman merkezi, analiz laboratuvarı, eğitim alanları, genç çiftçi ve tarımsal inovasyon merkezi ile sosyal donatı alanlarını bir araya getirmeyi hedefliyoruz. Lisanslı depoculuk ve Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) sistemini yaygınlaştırarak üreticilerimizin ürünlerini finansmana erişimde teminat olarak kullanabilmelerini sağlayacağız." Hayvancılık ve Tarımda Kapsamlı Projeler Eskişehir’e modern ve hijyenik bir mezbaha kazandırılması amacıyla Et ve Hayvancılık Değer Zinciri Çalışma Grubu kuracaklarını belirten Ahmet Oğuz; Büyükşehir Belediyesi, sektör temsilcileri ve üreticilerin katılımıyla kayıtlı ticareti ve gıda güvenliğini güçlendireceklerini söyledi. Oğuz, yeni dönemde öne çıkacak diğer projeleri ise şöyle özetledi: Dijital Borsa ve Mobil Üye Platformu: Tescil işlemleri ve üye hizmetlerinin dijital ortama taşınması. Eskişehir Tarım Veri Merkezi & Finansman Köprüsü: Üretici ve tüccarların finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve veri odaklı tarım politikaları. Eskişehir Çiftçi ve Tarım Akademisi: Ziraî danışmanlık, verimli üretim ile genç çiftçi ve tarım-hayvancılık girişimciliği destek programları. Markalaşma ve Coğrafi İşaret: Yerel ürünlerin marka değerini artıracak coğrafi işaret çalışmaları.

Beylikova’da 9 Milyon TL’lik Yatırım Hayata Geçirildi Haber

Beylikova’da 9 Milyon TL’lik Yatırım Hayata Geçirildi

Beylikova’da tarımsal ve kırsal kalkınmaya güç katacak önemli bir yatırım daha resmi olarak hizmete girdi. S.S. Beylikova Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tarafından hazırlanan proje, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) aracılığıyla Avrupa Birliği IPARD fonlarından yüzde 70 hibe desteği aldı. ​Proje yatırım bedeli yaklaşık 9 milyon TL ve yüzde 70 IPARD fonlarından karşılanacak. Proje kapsamında 3 adet sıfır kilometre kamyonet ve 5 adet süt soğutma tankı alındı ve sütün daha sağlıklı, hijyenik ve modern koşullarda toplanıp muhafaza edilmesi amaçlanıyor. ​Modern Altyapı ile Üreticinin Gücü Artıyor ​Yaklaşık 9 milyon TL yatırım bedeline sahip proje kapsamında kooperatife kazandırılan 3 kamyonet ve 5 süt soğutma tankı, bölgedeki süt üreticilerinin işini önemli ölçüde kolaylaştıracak. Yeni ekipmanlar sayesinde üreticilerin sütleri en hijyenik koşullarda toplanarak değerinde muhafaza edilecek. ​Yeni araç ve ekipmanların teslim töreni, Beylikova Kaymakamı Ali Kantilav, S.S. Beylikova Tarımsal Kalkınma Kooperatifi yetkilileri, mahalle muhtarları ve çok sayıda üreticinin katılımıyla gerçekleştirildi. ​Başkan Karabacak: “Üreticimizin Yanında Olmaya Devam Edeceğiz” ​Aynı zamanda S.S. Beylikova Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı olan Beylikova Belediye Başkanı Av. Hakan Karabacak, törende yaptığı konuşmada projenin kırsal kalkınma açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. ​Başkan Karabacak, kooperatif olarak temel amaçlarının üreticilerin emeğine değer katmak olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: ​"Üreticimizin daha modern ve güçlü şartlarda üretim yapabilmesi, ürünlerinin değerinde değerlendirilmesi ve kooperatifimizin hizmet kapasitesinin artırılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu yatırım doğrudan üreticimize hizmet edecek ve özellikle süt üreticilerimizin işini kolaylaştıracak." ​Karabacak; TKDK yetkililerine, kooperatif yönetimine, muhtarlara ve emeği geçen herkese teşekkür ederek Beylikova’da tarım ve hayvancılığın gelişmesi adına yeni projelerin müjdesini verdi. Tanıtım töreni, yeni araç ve ekipmanların incelenmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Gürol Yer: "Parklarda Tahterevallilere Oturmuşlar ve Parklar Savaşını Başlatmışlar" Haber

Gürol Yer: "Parklarda Tahterevallilere Oturmuşlar ve Parklar Savaşını Başlatmışlar"

İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer haftalık basın açıklamasında Eskişehir’in çözüm bekleyen trafik, eğitim, tarım ve altyapı sorunlarını bir kez daha gündeme taşıdı.Yönetimleri eleştiren İlçe Başkanı Yer; "Onlarca kronik sorun dururken parklar savaşı başlatmışlar" dedi. ​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer Hicri Sezen Parkı’nda düzenlediği basın toplantısında şu ifadelere yer verdi; "​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Teşkilatının haftalık basın açıklamasına hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Şehir ve ilçe gündemimizi yakından takip ediyoruz. Bunu yaparken hafızamız, düşüncemiz ve inancımızla; insan odaklı, çevreye duyarlı, gelecek öngörülü, vicdan hassasiyetine sahip bir anlayışla kurumlarımıza ve değerlerimize itinayla sahip çıkmaya devam ediyoruz. Bunun en net şahidi, burada bulunan basın emekçileri ve katılımcılardır diyoruz. ​Biz bu anlam ve anlayış içerisinde sorumlulara, "Eksik varsa giderin, olmayanı yapın, bozulanı düzenleyin, düzeltin, vatandaşı duyun, dinleyin" diyerek yol göstermeye ve rehber olmaya devam edeceğiz. Ancak genel ve yerel yetkileri ellerinde bulunduran, hemşehrilerimizin helal oylarıyla emanet ettikleri iradeyi kullananlar ne yazık ki aynı duyarlılıkta değiller. Bu konuda keskin bir sözü buradan söylemek istiyoruz: ​"Bakın, son hafta şehir gündemini hep beraber izliyoruz. 'Senin parkın, benim parkım. Salona kaç lira ücret ödedin, sen parka kaç lira ödüyorsun?' Yani onlarca sıkıntı, sorun ve problem bitmiş; parklarda tahterevallilere oturmuşlar ve parklar savaşını başlatmışlar." ​Değerli basın emekçileri, ​Bu duruma tam tezat olan duruşumuz ve anlayışımız gereği, her hafta yaptığımız ve öne çıkardığımız şehrimizin ve ilçemizin gerçek, yaşamsal, fiziki ve sosyal konularıyla ilgili tespitlerimizden ne dedik, ne oldu kısmını kısaca hatırlatmak istiyoruz: ​Kalabak Su Deposu Önü: Sürekli trafik kazalarının yaşandığı, sabit bir ölüm noktası hâline geldi. Geçtiğimiz haftalarda yine bir canımızı kaybettik, bir ağır yaralımız var. Öncesinde bir akademisyenimizi ve kızını kaybetmiştik. Ne oldu? Bir şey yapıldı mı? Yok. ​Orman Bölge Müdürlüğü Önü: Aynı zaman diliminde şehir içinde sürekli kazaların yaşandığı Orman Bölge Müdürlüğü önü için fiziki koruyucu önlem alınmasını önerdik. İlgilenen oldu mu? Hayır. ​Devlet Okullarında Kayıt Parası: İki hafta önce devlet okullarında ciddi rakamlara ulaşan kayıt paraları alındığını söyledik. Ses var mı? Yok. ​Alpu Yolu ve Hasanbey Demiryolu: Alpu Yolu'na gittik; yol yapımını ve Hasanbey demiryolunun köylerle tarım arazilerini birbirinden ayırdığı noktaları yerinde tespit ettik. Ses var mı? Yok. ​Eskişehir Amatör Spor Kulüpleri: Eskişehir amatör spor kulüpleri can çekişiyor. Eskişehirlinin parası, hızlı tren otoparkı geliri olarak Ankara Demirspor'a gidiyor, dedik. Ses var mı? Yok. ​Bizim canımız Eskişehirspor, siyasetçilerin zorda kaldıkları durumda konu malzemesi yapılmıyor mu? Ortaya bir şeyler atılması, onlar için güzel bir reklam ve spora yaklaşım noktası değil mi? ​OEDAŞ Yatırımları ve Aydınlatma Sorunları: OEDAŞ şehre 1,4 milyar TL yatırım yaptığını söylüyor ancak şehir merkezi ve çevresi karanlık. Dahası, en merkezdeki bazı sokaklarda elektrik hattı bulunmuyor. Gelişme var mı? Ses var mı? Yok. ​Çatak Mesire Alanı: Çatak Mesire Alanı'nı her sene gündeme getiriyoruz, bu sene de getirdik. Ses var mı? Yok. Bir rivayete göre sahipsiz alanı en son Büyükşehir Belediyesi sahiplenmiş; onlardan da şu ana kadar ses yok. ​Kentsel Dönüşüm Kredisi: Kentsel dönüşüm kredisinde Eskişehir dışlandı. Bir çaba, bir gelişme oldu mu? Ses yok. Kentsel dönüşüm ve afet riskli alanlar zaten umurlarında değil. Konu bulamadıklarında ya da tıkandıklarında ağızlarında sakız olan bir malzeme durumuna getirdiler, diyoruz. ​Akcami Bahçesi: Akcami Bahçesi'nde 25 yetişkin ağaç nedendir bilinmez kesildi. Orası vakıf arazisi. Defalarca söyledik. Ses var mı? Gelişme var mı? Yok. ​Porsuk Havzası ve Su Güvenliği: Eskişehir'in tek su kaynağı olan Porsuk Havzası için ikinci, hatta üçüncü bir seçeneğe ihtiyaç olduğunu söyledik. Bir çalışma veya ses var mı? Yok. ​Ihlamurkent ve Çağlan TOKİ: Gerek hak sahiplerine teslim edilen Ihlamurkent TOKİ konutları gerekse yapımı süren Çağlan TOKİ bölgesi sorun yumağı hâline gelmiş durumda. Biz tespit ettik, duyurduk. Kimse gitti mi? Ses verdi mi? Tabii ki yok. ​İlçemizin Köylerindeki İmam Eksikliği: İlçemizin 16 köyünde imam olmadığını duyurduk ve ilgili mercilere ilettik. Ses var mı? Yok. ​PTT Şubeleri: Ptt Başmüdürlüğü gitti. Mahalle ve kırsal şubeler kapatıldı. Ses var mı? Yok. ​Esnafın Krediye Erişimi: Esnafın mevzuat nedeniyle krediye ulaşmasının çok zor olduğunu söyledik. Duyan, müdahale eden oldu mu? Ses yok. ​Çarşı Bölgesindeki Otopark Sorunu: Çarşı bölgemizde trafik durumu ortadayken Değirmen Sokak üzerinde kapatılan üç otoparkla ilgili bir gelişme oldu mu? Ses yok. ​Hububat Taban Fiyatları: Hububat taban fiyatları açıklandı ancak fiyatlar borsada taban fiyatın altına indi, üreticinin zararı daha da katlandı. Ses var mı? Yok. ​Hobi Bahçeleri ve Tarım Üreticileri: Hobi bahçelerinin yanında tarım üreticilerini de etkileyen ve yüksek cezaların uygulandığı süreçte bir gelişme oldu mu? Olmadı, uygulama aynen devam ediyor. Ses var mı? Yok. ​Evet, değerli katılımcılar, ​Tüm bunlar, bugünden geriye gittiğimizde vasıtanızla kamuoyuna duyurduğumuz birkaç belli başlı konu. Söylediklerimizin özü, insanlarımızın yaşadığı, hissettiği ve etkilendiği gerçek sorunlardır. ​Bu yetersizliklerin hepsinin bir muhatabı var. Hepsine sahip çıkması gerekenler var. Ancak bunlarla ilgilenen, araştıran ve çözüm üreten maalesef yok. Bir algı düzeni oluşturulmuş, öyle gidiyor: Birbirlerini ziyaretler, ağırlamalar, ikramlar, kurgu ortamlar... Bunun beraberinde gündemle alakasız konularda karşılıklı ithamlar ve cevap vermeler. ​Vatandaş ve millet, bunu yapanların umurunda değil. Bunu buradan iddiayla söylüyorum. Yüreği yetip cevap verecek olan varsa; yerel veya genel düzeyde kim muhatapsa, sorduğumuz ve hatırlattığımız konulara cevap versin. Ben diyorum ki: ​Ve-re-mez-ler! ​Görevlerini yapmıyorlar. Gerçeklerden uzaklar ve samimi değiller. O sebeple cevap veremezler. Yaptığımız işten ve uyguladığımız usulden biz hiç gocunmuyoruz, umutsuzluğa da hiç kapılmıyoruz. En azından tarihe not düşüyor ve mağdurların sesi oluyoruz. İlgilenmeyen, ciddiye almayan, görmezden gelenlerin yakasına bu şehrin ve insanının vebalini rozet olarak takıyoruz. ​Değerli basın emekçileri, ​Samimiyetimizin ve çabamızın en net şahidi sizsiniz. Katılımınız, katkınız ve sesimize ses olmanız için minnettarız, teşekkür ediyoruz. İyi çalışmalar diliyor; vasıtanızla kıymetli hemşehrilerimizi ve büyük Türk milletini saygıyla selamlıyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.