SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tarım

Porsuk Haber Ajansı - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Biz Üretemezsek Türkiye Aç Kalır Haber

Biz Üretemezsek Türkiye Aç Kalır

Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu düzenlediği basın toplantısında tarımda yaşanan gelişmeleri ve çiftçilerin mağduriyetlerini dile getirdi. Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "2025 yılını acısıyla tatlısıyla geride bıraktık. 2025 yılı, tatlısı az, acısı çok bir yıl oldu. Üretici için son 3 yılın hiç para kazanmadan geçtiğini söylesek yeridir. Birkaç ufak tefek sektörün dışındaki ürünlerin hiçbirinden para kazanılmadı. Devletten bazı isteklerimiz var. Bunları dile getirmek için bugün huzurunuzda bir basın açıklaması yapma ihtiyacı duyduk. Geçen sene bildiğiniz gibi Türkiye’nin hemen hemen 65-70 ilini kapsayan büyük bir zirai don olayı yaşandı. Bu olay nedeniyle Eskişehir’de mısırda %20, arpa ve buğdayda ise %20-%25 oranlarında bir verim kaybı oldu. Devletten beklentimiz, meyvede karşılanan bu don zararlarının arpa ve buğdayda da bir şekilde çiftçilere karşılanmasıdır. Yaklaşık 6 aydır Türkiye’de hayvancılığın başına bela olan bir şap hastalığı var. Bu hastalık Türkiye’nin bütün illerinde devam etmektedir. Eskişehir’de karantina süreci hâlâ sürmektedir. Bu durum, Eskişehir ve Türk üreticisini et ve süt bakımından büyük zarara uğrattı. Çiftçi zaten ancak kendisine yetecek kadar yaşayabiliyordu. Elinde bir tek buzağısı kalıyordu, ancak şap hastalığı nedeniyle buzağılar da ölüyor. Bu sebeple, şap hastalığından zarar gören işletmelerin Ziraat Bankası ve Ziraat Katılım’dan kullandıkları kredilerin 1 yıl süreyle faizsiz ertelenerek hayvancının önünün bir nebze açılması gerekmektedir. Bu talebimizi Bakanlığımıza ve Sayın Cumhurbaşkanımıza acilen iletmek istiyoruz. Küçük çiftçinin en büyük destekçisi olan Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleridir. Yıl başı itibarıyla Resmi Gazete’de bir yayımlama yapıldı. Buna göre Sosyal Sigortalar Kurumu ve vergi dairesine borcu olan üreticilere, çiftçilere ve hayvancılara Ziraat Bankası tarafından kredi verilmemektedir. Tarım Kredi tarafında ise sübvansiyonlu kredi kullandırılmamaktadır. Zaten zengin çiftçi Tarım Kredi Kooperatifi’ne veya Ziraat Bankası’na gitmiyor; oraya giden zaten mağdur olan çiftçidir. 3 senedir para kazanamayan çiftçi sigortasını ve vergi borcunu ödeyemiyor. Çiftçinin aylık 10.000-11.000 TL SGK prim borcunu ödeyecek düzenli bir geliri bulunmuyor. Bu karardan bir an evvel dönülerek çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden sübvansiyonlu kredileri kullanmasını bekliyoruz. Yeni yılın daha 2. veya 3. gününde çiftçilerden şikayetler gelmeye başladı. Çiftçi gübresini, mazotunu ve ilacını Tarım Kredi Kooperatifi’nden alıyor. Eğer devlet bu kolaylığı sağlamazsa, çiftçi %20-%25 faizli krediler yerine özel bankaların %50-%60 faizli kredilerine mahkum edilecektir. Biz üretemezsek Türkiye aç kalır. 2026 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızdan ve Tarım Bakanımızdan çiftçiyi tatmin edecek taban fiyatlar verilmesini hasbelkader rica ediyoruz. 3 senedir sefalet yaşayan çiftçi artık son haddeye gelmiştir. Önümüzdeki sene de kuraklık, don veya taban fiyat düşüklüğü olursa çiftçi üretemez hale gelir. O zaman ekmek için buğdayı, hayvanlar için arpayı ve yemi yurt dışından getirmek zorunda kalırız. Çiftçi artık son nefesini yaşıyor, lütfen bize bir el uzatılsın ve Türk çiftçisi bu sıkıntıdan kurtarılsın."

Kuraklıktan Zarar Gören Üreticilerimizin Zararları Karşılanmalıdır Haber

Kuraklıktan Zarar Gören Üreticilerimizin Zararları Karşılanmalıdır

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, çiftçilerin beklentilerini yaptığı basın açıklamasıyla değerlendirdi. Bayraktar açıklamasına şöyle başladı: “SGK prim borcu ve vadesi geçmiş vergi borcu yüzünden çiftçilerimize Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından kredi verilmemektedir. 2025 yılı üreticilerimiz için felaket yılı oldu. Çiftçilerimiz başta zirai don kuraklık hastalık ve ekonomik şartlar nedeniyle üretimi sürdürebilmek için krediye acilen ihtiyaç duymaktadır. ‘Borcun varsa kredi vermem’ şartını koymak tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar verir. Biz çiftçilerimiz için borç ertelemesi beklerken böyle bir uygulamanın başlaması üreticilerimizi büyük bir sıkıntıya sokmuştur. Zor bir dönem geçiren üreticimiz hem para kazanamadı hem de prim yüksekliği nedeniyle SGK’ya olan borçlarını ödeyememektedir. Bir kısmı da ziraat odalarından muafiyet belgesi almak sureti ile SGK’dan çıkmaktadır. Aynı sebeple vergi borcunu ödeyemeyen üreticilerimizde bulunmaktadır. Zor günler geçiren üreticilerimizin önünden bu engeller acilen kaldırılmalıdır.” TZOB Başkanı Bayraktar, “Yeni bir yıla başladığımız şu günlerde, tarım sektörü açısından hemen hemen herkesin 2025 yılına dair hatırlayacağı ilk şey kuşkusuz doğal afetlerdir” dedi ve açıklamasını şöyle sürdürdü: “Özellikle zirai don ve kuraklık tarım sektörünü önemli ölçüde etkiledi. Tabii bu etki yalnızca üretim azalmasıyla kalmadı. Çiftçilerimizin gelirleri azaldı, gıda tedarik zinciri ve tüketici fiyatları etkilendi. Yani toplumun tüm kesimi doğal afetlerden zarar gördü. Yıl boyunca yaptığım açıklamalarla doğal afetlerin yıkıcılığına işaret ettim. 65 ilimizi ziyaret ederek; zirai don, kuraklık ve dolu afetlerinin tarımsal üretim üzerinde bıraktığı hasarı bizzat gördüm, afetlerden mustarip çiftçilerimizle bizzat konuştum. Yaşanan zirai donların ardından yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı’yla sigortası olmasa da Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilerin maliyetleri, hasar alanları ve oranları nispetinde karşılandı. Fakat sehven yapılan yanlış yönlendirmeler ve bilgi eksikliği sebebiyle bazı çiftçilerimiz bu desteklerden faydalanamadı. Birliğimiz, hak ettiği desteklerden faydalanamayan tek bir çiftçimizin kalmaması için bu sorunu gündeme getirdi. Girişimlerimiz sonucunda bu mağduriyet de giderildi. Karar’a göre son başvuru günü olan 24 Temmuz 2025 tarihinden önce müracaatları ve tespitleri yapıldığı halde bilgileri sisteme sehven girilememiş çiftçilerimiz için 821 milyon lira ek ödeme yapılmış ve böylelikle zirai don desteklerinden faydalanamayan çiftçilerimiz de bu desteklerden faydalandı.” “Kuraklıktan zarar gören üreticilerimizin zararları karşılanmalıdır” “Ziraat Odalarımızdan aldığımız bilgiler doğrultusunda; 2025 yılında yağışların yetersiz olduğunu ve istenilen dönemlerde yağmadığını, bunun da ürünlerin gelişimini olumsuz etkilediğini, tarımsal kuraklığın üretime zarar vereceğini sezon içerisinde defalarca dile getirmiştim. Ne yazık ki endişelerimizde haklı çıktık ve 2025 yılında tarımsal kuraklığın da zirai don kadar tarımsal üretime zarar verdiğini görmüş olduk. Özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere birçok bölgemizde tarımsal kuraklık görüldü. Bu da üretim istatistiklerine yansıdı. 2025 yılında bir önceki yıla göre yulaf üretimi yüzde 26, arpa üretimi yüzde 25, çavdar üretimi yüzde 20 ve buğday üretimi yüzde 14 oranında azaldı. Kuru baklagil üretimi ise geçen yıla göre yüzde 29 düştü. Bu ürünler, yapılan planlamalarda ülkemizin üretim miktarlarını ve alanlarını artırmayı hedeflediği stratejik ürünlerdir. Dolayısıyla zirai dondan zarar gören çiftçilerimize yapıldığı gibi tarımsal kuraklıktan zarar gören çiftçilerimizin de zararları karşılanmalıdır.” “Şap hastalığından zarar gören üreticilerimiz desteklenmelidir” “2025 yılında üretimi etkileyen bir başka durum da şap hastalığı oldu. Şap hastalığı sonucunda hayvanların et ve süt veriminde önemli düşüşler meydana geldi, bu da üreticilerimizin gelirlerine yansıdı. 2025 yılında yaşanan afetler ve hastalıklar çiftçilerimizin ekonomik dengesini bozdu. Birçok çiftçi kullanmış olduğu kredileri ödeyemeyecek durumdadır. Bu borçluluk hali yalnızca tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar vermemiş, sosyolojik ve psikolojik olarak da birçok sıkıntıyı beraberinde getirmiş, getirecektir. 2025 yılının uzun yıllardır görülmemiş bir afet yılı olduğunu ifade etmiştik. Bu sebeple, afetlerden ve hastalıklardan zarar gören çiftçilerimizin durumunu bir nebze rahatlatabilmek adına kullanmış oldukları kredilerin geri ödemesi en az 1 yıl faizsiz olarak ertelenmelidir. Şap hastalığı nedeniyle hayvan kaybı olan üreticilerimizin de düşük faizli kredi temin edilmesi suretiyle desteklenmesi sağlanmalıdır. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve ülkemizin gıda güvencesinin sağlanması adına doğal afetler konusuna daha çok eğilinmeli, afet öncesindeki ve sonrasındaki süreçler doğru politikalarla ve titizlikle yönetilmeli, çiftçilerimiz mağdur edilmemelidir. 2026 yılının afetlerden ve hastalıklardan uzak, bolluk ve bereket içerisinde bir yıl olmasını temenni ediyorum.”

Sarıcakaya'da Zeytin ve Zeytinyağı Üretimi Artıyor Haber

Sarıcakaya'da Zeytin ve Zeytinyağı Üretimi Artıyor

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, Sarıcakaya’da zeytin yetiştiriciliği ve zeytinyağı üretim kapasitesini yerinde değerlendirmek üzere Mayıslar Mahallesi’nde bulunan Zeytinyağı Fabrikasını ziyaret etti. Ziyarete Sarıcakaya Belediye Başkanı Ahmet Dönmez de eşlik etti.Gerçekleştirilen incelemelerde fabrikanın üretim süreçleri, tesis altyapısı ve bölge zeytinciliğine sağlanan katkılar ele alındı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Kırsal Kalkınma Destekleri kapsamında 2017 yılında kurulan tesis, 1000 metrekarelik alanda faaliyet gösteriyor. Tesis günlük 40 ton soğuk sıkım kapasitesiyle bölge tarımında önemli bir konumda yer alıyor. Yaklaşık 5 kilogram zeytinden 1 kilogram zeytinyağı elde edilmesiyle Sarıcakaya zeytinlerinin katma değere dönüştürülmesi sağlanırken, bu durum ilçenin üretim gücünü önemli ölçüde destekliyor. Program kapsamında, Tarım ve Orman Bakanlığının destekleriyle yürütülen projeler de değerlendirildi. TAKE (Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi) Projesi çerçevesinde 2025 yılında Sarıcakaya’da 70 dekarlık alana 2 bin 100 zeytin fidanı dağıtılırken, bunun bölgedeki zeytin üretiminin sürdürülebilirliğine önemli katkı sunduğu ifade edildi. Ayrıca 2024 yılında kurulan Sarıcakaya Zeytin Üreticileri Birliği, üretici örgütlenmesini güçlendirilerek zeytin üretimi ve pazarlamasında ortak çalışma kültürünü geliştiriliyor. Akdeniz ikliminin etkilerinin görüldüğü Sarıcakaya ilçesinde yaklaşık 70 bin zeytin ağacı bulunmakta olup bunların 27 bini meyve veriyor. Üretimin büyük kısmı zeytinyağı imalatında kullanılırken, 0,1–0,2 asit oranı ile Sarıcakaya zeytinleri üst kalite zeytinyağı üretimine uygun özellik taşıyor. Zeytin ve zeytinyağı üretimi, bölge ekonomisine katkısının yanı sıra sağlıklı beslenme açısından da önemli bir kaynak oluşturuyor. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, zeytin üreticilerini desteklemeye ve Sarıcakaya’nın üretim potansiyelini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti.

Beylikova Belediyesi'nden Aşağıdudaş Mahallesi’ne Selektör Tesisi Haber

Beylikova Belediyesi'nden Aşağıdudaş Mahallesi’ne Selektör Tesisi

Beylikova Belediyesi, tarımsal üretimi desteklemek amacıyla Aşağıdudaş Mahallesi’nde selektör (arpa/buğday eleme) tesisini hizmete aldı. Kurulan tesis sayesinde üreticiler, hasat ettikleri ürünleri daha temiz, kaliteli ve verimli şekilde değerlendirme imkânına kavuştu. Tarımsal üretimin ve çiftçinin desteklenmesinin önemine dikkat çeken Beylikova Belediye Başkanı Av. Hakan Karabacak, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Çiftçimizin emeğinin karşılığını alması ve ürününü daha kaliteli, katma değerli şekilde pazara sunabilmesi bizim için büyük önem taşıyor. Aşağıdudaş Mahallemize kazandırdığımız arpa/buğday eleme tesisiyle üretim kalitesini artırmayı ve üreticimizin maliyet yükünü azaltmayı hedefliyoruz. Üreticilerimiz bu tesisimizde tohumluk buğdaylarını temizleyip ilaçlayarak ekime hazır hale getirebilecekler. Selektör tesisimiz Aşağıdudaş, Yukarıdudaş ve Doğanoğlu mahallelerimize hizmet verecek. Üç mahallemizi kapsayan bu yatırımın bölge halkımıza hayırlı olmasını diliyorum. Belediyemiz, tarımsal üretimin her aşamasında çiftçimizin yanında olmaya devam edecektir.” Beylikova Belediyesi, kırsal mahallelerde tarımsal altyapıyı güçlendiren projelerle üreticilerin gelirini artırmayı ve sürdürülebilir tarımı desteklemeyi sürdürüyor. Bu kapsamda hayata geçirilen selektör tesisi, bölge tarımına önemli katkı sağlayacak. Aşağıdudaş Mahallemize kazandırılan arpa/buğday eleme tesisinin tüm üreticilerimize hayırlı olmasını diliyoruz.

Gürer: "Besilik Sığırın İthalat Fiyatı 4 Yılda Yüzde 60 Zamlandı!" Haber

Gürer: "Besilik Sığırın İthalat Fiyatı 4 Yılda Yüzde 60 Zamlandı!"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer 2025 yılında artan canlı hayvan ve et ithalatının 2026 yılında da devam edeceğinin ve yerli hayvancılık yapanların bu yılda dertli bir yıl yaşayacağını söyledi .2021 yılı ile 2025 yılı arası ithal canlı sığır ve et verileri değerlendirdi. Ömer Fethi Gürer, “İthalat yoluyla piyasayı dengeleme iddiası bir kez daha amacına ulaşmamıştır. Artan maliyetler nedeniyle ithal hayvanlar da pahalı hâle gelmiş, sonuçta kazanan ne üretici ne de tüketici olmuştur. Kaybeden ise yine ülke ekonomisi ve yerli hayvancılık sektörü olmuştur. Artık taşıma suyla değirmen dönmeyeceğinin anlaşılması gerekir. Ancak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan duyuruya göre, 2026 yılı besilik hayvan ithalatının Et ve Süt Kurumu (ESK) aracılığıyla gerçekleştirileceği, kapasite büyüklüğüne bakılmaksızın tüm başvuruların 12–23 Ocak 2026 tarihleri arasında İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri aracılığıyla alınacağı ve başvuruların Türkvet sistemi üzerinden değerlendirileceği belirtilmiştir. Yani 2026 yılında da ithalat devam edecektir,” dedi. RESMİ VERİLER SORUNU GÖSTERİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin hayvancılık ve kırmızı et politikasındaki "ithalat sarmalını" resmi verileri irdeleyerek değerlendirdi. 2010 yılında başlayan hayvan ve et ithalatını 2021-2025 yıllarını kapsayan veriler üzerinden yorumlayan Gürer , Türkiye’nin sadece daha fazla hayvan almadığını, aynı zamanda "küresel bir fiyat kıskacına" alınarak her geçen yıl daha pahalıya ithalat yapmak zorunda bırakıldığına dikkat çekti. Son 4 yılın verileri yan yana getirildiğinde ortaya çıkan tablo net: Türkiye artık sadece et değil, yabancı çiftçinin enflasyonunu ve kâr marjını da ithal ediyoruz .” Dedi. Ömer Fethi Gürer, “AKP iktidarında her gelen bakan, ithalatı bitirmek için üç yıl istedi. Yıllar geçti, bakanlar değişti; ancak bu üç yıl bir türlü gelmedi.Tarım ve Orman Bakanlığı 2026 yılı içinde ithalatın Et ve Süt Kurumu aracılığı ile devam edeceğini açıkladı,” dedi. CANLI HAYVAN İTHALATINDA "BİRİM FİYAT" ARTIŞI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın besilik sığır ithalatında hem adet hem de fiyat bazında son yıllarda bir yükseliş yaşandığı da görülüyor” diye konuştu. Gürer, “2021 yılında bir adet besilik sığırın ortalama ithalat fiyatı 975 dolar iken, 2025 yılının iitibarıyla bu rakam 1.561 dolara fırladı. Bu, dövizden bağımsız olarak sadece dolar bazında %60’lık bir artış anlamına geliyor. Damızlık sığır ithalatı 2025 yılında adet başına 2.019 dolara kadar çıktı,” diye konuştu 261 BİN BAŞ'TAN 654 BİN BAŞ'A İthalatın sadece fiyatı değil, miktar olarak da arttığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2021 yılında toplam 261.688 adet sığır ithal edilirken, 2025’in ilk 11 ayında bu sayı 654.430 adede ulaştı. Artış oranı yaklaşık %150. 2021’de sığır ithalatına 285,7 milyon dolar ödenirken, 2025’in ilk 11 ayında bu rakam 1 milyar 52 milyon dolara (1,05 Milyar $) çıktı. Toplam tutardaki artış %268 olarak hesaplandı.” Dedi. KIRMIZI ET İTHALATI: 4 YILDA 60 KATLIK ARTIŞ CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, canlı hayvan ithalatı gibi kırmızı et ithalat artış sürüyor, 2021 yılında yalnızca 1.204 ton et ithal edilirken, 2024 yılında bu miktar 79.127 tona ulaştı. 2025 yılının ilk 11 ayında ise geçici verilere göre 56.240 ton et gümrüklerden geçti. 2021’de toplam 7,2 milyon dolar olan et ithalat faturası, 2024’te 504,9 milyon dolara, 2025’in ilk 11 ayında ise 443,1 milyon dolara ulaştı. 2021’de ithal etin kg fiyatı 5,98 dolar iken, 2022’de 7,52 dolara, 2025’te ise rekor kırarak 7,88 dolara yükseldi,” dedi. “YERLİ BESİCİ YERİNE YABANCI BESİCİ KAZANIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "2021 yılında canlı hayvan ve et ithalatına toplamda 300 milyon dolar bile ödemezken, bugün sadece 11 ayda 1,5 milyar doları (yaklaşık 50 milyar TL) aşan bir fatura önümüzde duruyor. Bu para yerli üreticiye destek olarak verilseydi, bugün ahırlarımız boş kalmazdı. İktidar, 'ithalatla ucuzlatacağız' dedi; ancak rakamlar gösteriyor ki dışarıdan aldıkça fiyat artıyor, biz aldıkça yabancı besici zam yapıyor,” şeklinde konuştu. "TAŞIMA SUYLA DEĞİRMEN DÖNMÜYOR" Gürer, 2025 yılında 587 binden fazla besilik hayvanın ithal edilmesine rağmen, bu ithalatın ne tüketicinin ödediği et fiyatlarında bir düşüş sağladığını ne de besicilik yapan üreticilere kalıcı bir katkı sunduğunu vurguladı.

Büyükşehir'den 2025 Yılında Kırsala Büyük Destek Haber

Büyükşehir'den 2025 Yılında Kırsala Büyük Destek

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılı boyunca hayata geçirdiği projelerle tarım ve hayvancılıkla uğraşan üreticilere önemli destekler sundu. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin öncülüğünde yürütülen çalışmalar, kırsal kalkınmayı güçlendirmeyi ve yerel üretimi sürdürülebilir hale getirmeyi hedefledi. 725 DEKARDA ÜRETİM, TONLARCA YEM DESTEĞİ Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından, 2025 yılında Yusuflar, Akpınar, Türkmentokat ve İmişehir mahallelerinde toplam 725 dekarlık arazide kuru tarım yöntemiyle üretim yapıldı. Hasat sonucunda 10 bin 40 kilogram yulaf, 23 bin 800 kilogram buğday ve yaklaşık bin 700 adet saman balyası elde edildi. Ürünler, hayvancılıkla uğraşan üreticilere yem desteği sağlanması amacıyla işlenerek Günyüzü ilçesinde 25 üreticiye ulaştırıldı. Ayrıca makarnalık buğdaydan elde edilen 6 ton bulgur, Mihalıççık Kadın Kooperatifi tarafından işlenerek, hem Kent Lokantaları desteklendi hem de Üretici Marketlerde satışa sunuldu. 2026 üretim yılı için 450 da alanda; Kavılca Buğdayı, arpa, macarfiğ-buğday karışımı, pelemir ve makarnalık buğday ekimi gerçekleştirildi. 300 da arazi yazlık ekimler için hazırlandı. 350 da arazimiz toprağın nemini ve organik madde miktarını arttırmak amacıyla nadasa bırakıldı. 2026 üretim yılı için Büyükşehir Belediyemizin kuru tarım yönetimiyle üretim yapacağı alan bin 100 dekara ulaştı. İLÇELERLE İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENDİ Büyükşehir Belediyesine ait kullanılmayan 1350 da tarım arazisinin üretime kazandırılması amacıyla Alpu, Mahmudiye, Mihalıççık, Seyitgazi ve Sivrihisar belediyeleriyle iş birliği protokolleri yenilendi. Protokoller Kasım ayında imzalanarak yürürlüğe girdi. TOPRAK ANALİZİ, ZEYTİN VE DUT PROJELERİ Mobil Toprak Analizi Projesi kapsamında 2025 yılında 14 ilçede toplam 317 üreticiye 801 analiz yapıldı. Eskişehir Orta Sakarya Vadisi Zeytinciliği Geliştirme Projesi kapsamında Erken Hasat Yüksek Polifenollü Natürel Sızma Zeytinyağı üretimi ve ardından Osmangazi Üniversitesi ile yapılan protokol çerçevesinde Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi Mayıslar Zeytinyağı İşleme Tesisinde Olgun Hasat Soğuk Sıkım Natürel Sızma Zeytinyağı üretimi gerçekleştirildi. Yine Eskişehir Orta Sakarya Vadisi Zeytinciliği Geliştirme Projesi kapsamında Sarıcakaya ve Mihalgazi başta olmak üzere (Alpu ve Mihalıççık) Sakarya Vadisi’nde 10 bin sertifikalı zeytin fidanı dağıtıldı. İpekböcekçiliğini geliştirmek amacıyla ise 2025 yılında 35 üreticiye ve 2 kuruma yaklaşık 2000 adet dut fidanı desteği sağlandı. Ayrıca 11 bin dut çeliği köklendirildi. HAYVANCILIĞA VE ÜRETİCİYE ÇOK YÖNLÜ DESTEK Mihalıççık’ta don zararından etkilenen 112 kiraz üreticisine sıvı gübre desteği verilirken, 272 arı yetiştiricimize ait toplam 17 bin 821 kovan için 6 ton fondan arı yemi, Mahmudiye ve Han ilçelerinde ise hayvancılıkla uğraşan 186 üreticimize 15 ton mineral blok desteği sağlandı. Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği kapsamında koç desteği için başvurular alınırken, uygulama hayvan hareketleri kısıtlamalarının kalkmasının ardından yapılacak. EĞİTİMLER DEVAM EDİYOR Büyükşehir Belediyesi ve Ziraat Mühendisleri Odası iş birliğiyle, balkabağı yetiştiriciliği, yeşillik üretiminde bakım besleme ve hastalıklar, zeytin bakımı ve gübreleme, kuraklığa dayanıklı hububat yetiştiriciliği, bağ tesis tekniği konularında 5 ilçede toplam 309 üreticiye eğitimler verildi. Ayrıca kooperatifçilik alanında belediye personeli ve kooperatif temsilcilerine yönelik kapsamlı eğitim programları düzenlendi. BAŞKAN ÜNLÜCE: “ÜRETEN ESKİŞEHİR’İ BİRLİKTE BÜYÜTÜYORUZ” Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, tarımsal çalışmalarla ilgili yaptığı açıklamada, “Kırsalda üretimi desteklemek, çiftçimizin emeğini korumak ve Eskişehir’de dayanışmayı büyütmek önceliğimiz. Tarımdan hayvancılığa, eğitimden kooperatifçiliğe kadar her alanda üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Eskişehir’de üretimi birlikte büyütüyoruz.” dedi.

Gürer: "Gıda Üretende Tüketende Sorunlu Bir Yıl Yaşadı" Haber

Gürer: "Gıda Üretende Tüketende Sorunlu Bir Yıl Yaşadı"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının çiftçi, üretici ve besici açısından “kara bir yıl” olarak geride kaldığını belirterek, iklim krizinden tarım politikalarına, borç yükünden ithalata kadar yaşanan sorunları rakamlar ve sahadan örneklerle değerlendirdi. Gürer, doğru destek verilmemesi halinde 2026 yılının gıda açısından daha da zor geçeceği uyarısında bulundu. Gürer , 2025 yılı Üretici kazanmadığı ,Tüketici pahalı ürün nedeni gıdaya erişmekte zorlandığı aracı ve ithalatçıların kazandığı bir yıl oldu” dedi. “ÜRETİCİ BORÇLA AYAKTA DURMAYA ÇALIŞTI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının tarım sektörü açısından son derece ağır geçtiğini belirterek, “2025 yılı üretici, çiftçi, besici için çok zor bir yıl oldu” diye konuştu. Yıl boyunca yaşanan ani hava değişimleri, zirai don ve kuraklığın bitkisel üretimi ciddi biçimde etkilediğini vurgulayan Gürer, bu tabloya yanlış tarım politikalarının da eklendiğini söyledi. Ömer Fethi Gürer, çiftçinin borçla üretim yapmaya zorlandığını belirterek, “1 trilyon 120 milyarın üzerinde çiftçi yalnızca bankalara borcu var. Borçla çiftçiliği sürdürmeye çalıştı. Bu dönemde icralar arttı. Araziler, traktörler, hayvanlar icra yoluyla üreticinin, besicinin elinden alındı” ifadelerini kullandı. “DESTEKLER YETERSİZ, ALIM FİYATLARI DÜŞÜK” Yetersiz desteklerin, düşük alım fiyatlarının ve artan girdi maliyetlerinin üreticiyi daha da zorladığını belirten CHP Milletvekili ve TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Bu süreçte yetersiz desteklerin yanı sıra düşük alım fiyatları, artan girdi maliyetleri üretici açısından yılın daha da sorunlu olmasına neden oldu” dedi. Bu tablonun yalnızca üreticiyi değil, tüketiciyi de etkilediğini vurgulayan Gürer, “Olumsuz yansıma ise vatandaşın rafta gidip ürünün fiyatına bakıp dönmesine neden oldu. Çünkü sürekli artan fiyatlarla vatandaş da çok gıda ürününe erişemedi” diye konuştu. “BU YIL KİRAZI YEMEDEN SEZONU KAPATANLAR OLDU” Meyve üretiminde yaşanan büyük kayba dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, zirai donun etkilerini şu sözlerle anlattı: “Bu yıl kirazı yemeden sezonu geçirenler var. Çünkü meyvede meydana gelen zirai don ülkemizde neredeyse 8 milyon tonun üzerinde kayba neden oldu.” Gürer, 2024 yılında 28 milyon ton olan meyve üretiminin 2025’te 19 milyon 600 bin tona düştüğünü belirterek, “Böyle olunca kirazda, elmada, kayısıda, fındıkta ,üzümde hatta zeytinde, şeftalide sorunlar oluştu. Küresel iklim değişikliği ile ilgili yeterli önleyici tedbirlerin alınmaması da bunda bir neden” dedi. TAHILDA DÜŞÜŞ, BAKLİYATTA 2002’NİN ALTI Tahıl üretimindeki gerilemeye de dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tahılda bir yıl öncesine göre düşme 7 milyon 400 bin tonu buldu. 2002 yılında 19 milyon 600 bin ton buğday yetişen ülkemizde bu yıl buğday 17 milyon 900 bin tona geriledi” dedi. Mercimek, fasulye ve nohutta da üretimin 2002 yılının altına düştüğünü ifade eden Ömer Fethi Gürer, “Sorunlu bir yıl yaşandı” değerlendirmesinde bulundu. “PATATES DEPODA, FİYAT RAFTA UÇTU” Çiftçilerin ürününü satamadığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, patates üreticisinin yaşadığı sorunlara özel olarak değindi. “Çiftçiler sattıkları üründe para kazanamamanın yanında bazı ürünler tarlada kaldı. Patates, hububattan sonra en çok üretilen gıda ürünümüz ama orta ve küçük boy tarlada kaldı” dedi. Niğde’nin patates üretiminde başı çektiğini belirten Gürer, “Niğde, 1 milyon ton kayıt dışıyla beraber en çok patates üretilen illerimizin başında geliyor. Bu yıl Niğde’de şu anda 500 bin yakın patates depoda bekliyor” diye konuştu. Gürer, üretici ile tüketici arasındaki fiyat uçurumuna dikkat çekerek, “Markete gidiyorsunuz, patates kilosu 20 liradan satılıyor. Üreticiye gidiyorsunuz, ürününü satamadığı için dert yanıyor. Şu anda depo gideriyle birlikte 8 lira civarında bir maliyeti var ama bu ürün depoda duruyor. Eğer ilk iki ay ürün satışı gerçekleşmezse o ürün de çöp olacak” dedi. “İTHALAT ARTTI, ET FİYATI YİNE DÜŞMEDİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hayvancılık politikalarını da eleştirerek, “Tarımı tüccara ve ithalatçıya bırakan bir anlayışla sürdürülebilirliği olamaz” dedi. İlk 10 ayda 585 bin 855 baş hayvan ithal edildiğini, 52 bin ton et getirildiğini belirten Gürer, “Et fiyatları da durdurulamadı. Çünkü yerli besici ve üreticinin desteklenmediği dönemde et fiyatlarının da düşmesi olası değil” ifadelerini kullandı.Mera hayvanclığa dönülmesi,Hayvan hastalıkları ve buzağı ölümleri önlenmesi ve yem fiyatları sübvanse edilerek destek verilmesi,ahır giderleri düşürülmesi gerekli” dedi. “MAZOT PAHALIYSA RAFTAKİ ÜRÜN DE PAHALI OLUR” Girdi maliyetlerine dikkat çeken CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Mazotu, gübreyi, tohumu, ilacı , yemi; eğer girdi fiyatları düşmezse raftaki ürünün fiyatı düşmez” dedi. Sürekli gelen akaryakıt zamlarının hem üretimi hem de nakliyeyi etkilediğini vurgulayan Gürer, bunun doğrudan raf fiyatlarına yansıdığını ifade etti. “TMO FİYAT AÇIKLIYOR, ÜRÜNÜ ALMIYOR” Piyasanın tüccara bırakıldığını söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’ni de eleştirerek, “Toprak Mahsulleri Ofisi fiyat açıklıyor, açıkladığı fiyattan ürünü almıyor. Şartlar sıralıyor .Üreticiyi tüccara mahkûm ediyor. Tüccar dilediği fiyattan ürün alıyor. Çünkü çiftçi borçlu” dedi. “2025 TARIM İÇİN AÇIK BİR UYARIDIR” Gürer, 2025 yılının tarım açısından bir uyarı niteliği taşıdığını belirterek, “2025 yılı tarım için kara bir yıl oldu. Çiftçi, besici, üretici yeterli oranda desteklenmedi. Sorunlarına çözüm getirilmedi” dedi. Kuraklık, rekolte düşüşü, sulama sorunları ve tamamlanmayan projelerin tabloyu ağırlaştırdığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Toplulaştırmayla ilgili yapılması gerekenler hızlandırılmadı.GAP bitirilmedi” ifadelerini kullandı. “2025’TEN DERS ÇIKARILMAZSA SORUN BÜYÜR” “2025 yılı ciddi anlamda bir sinyal verdi” diyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Destekleri doğru vermezseniz, çiftçiyi üretimin içinde tutmazsanız, girdi maliyetlerini düşürmezseniz, alım fiyatlarını düşük tutarsanız önümüzdeki süreçte sorunlar daha da artacak.” Diye konuştu. “DESTEKLER HERKESİ KAPSAMALI” Çözüm önerilerini de sıralayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, tarım kanununa göre verilmesi gereken desteklerin eksiksiz uygulanması gerektiğini belirterek, “Üretici, besici, çiftçi desteklenmeli. Borçlar ötelenmeli. Uğradıkları felaketlerde yanlarında olunmalı” dedi. Desteklerin yalnızca ÇKS veya TARSİM’e bağlı olmaması gerektiğini vurgulayan Gürer, “ÇKS’si olsun olmasın tüm çiftçilerin zararları karşılanmalı. Sonuçta orada da bir üretim var” ifadelerini kullandı. “BİR YILDA 20 MİLYON TON ÜRÜN KAYBI VAR” Son bir yıllık süreçte yaşanan kaybın büyüklüğüne dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bitkisel üretimde, tahılda, meyvede kayıp 20 milyon tonu buluyor. Bu çok önemli bir rakam” dedi. Gürer, ihracatın azaldığını, ithalatın arttığını belirterek bu yapının sürdürülebilir olmadığını vurguladı. “KAMUCU PLANLAMA VE KOOPERATİFÇİLİK ŞART” Tarımda kamucu bir anlayışa ihtiyaç olduğunu belirten Gürer, “Kooperatifçilik geliştirilerek üretim öncesi, üretim süreci, üretim sonrası doğru planlanmalı. İsrafın önüne geçilmeli. Çiftçiye yeterli ve doğru destek zamanında verilmeli” dedi. Ziraat Bankası’nın rolüne de değinen Gürer, “Ziraat Bankası bir çiftçi kuruluşu olmalı; çiftçilerin sorunlarına eğilen, onları dinleyen, anlayan, çözüm üreten bir yaklaşımla hareket etmeli” ifadelerini kullandı. “ÖNLEM ALINMAZSA 2026 DAHA ZOR OLACAK” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026’da zor bir yıl olacak. Şu anda stoktaki ürün sınırlı. İthalatla bazı ürünlerde süreç yönetilecek. Ama 2026’da eğer rekolte ve verim isteniyorsa mutlak surette üretici, besici ve çiftçi desteklenmeli. Hayvancılıkta yerli ve yerel olana destekler sağlanmalı. Yerli ırk geliştirilmeli. Ortaya çıkan olumsuzlukları ortadan kaldırmanın tek yolu, gerçekçi çözümleri o işi yapanlarla birlikte, ortak akılla bulmaktır.”dedi.

2025'te Fiyatı En Fazla Artan Limon Oldu Haber

2025'te Fiyatı En Fazla Artan Limon Oldu

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, TZOB tarafından 20 yıldır yürütülen aylık üretici ve market fiyat çalışmasına dair bir açıklama yaptı. Bayraktar, açıklamasında Aralık ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri aylık ve yıllık olarak değerlendirdi. “Veriler masa başında değil, sahada ve belgeli olarak tespit edilmektedir” “Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) olarak bazı önemli ürün ve gıdalardaki aylık fiyat değişiklikleri ve spekülatif hareketler konusunda kamuoyunu bilgilendirmek üzere yaklaşık 20 yıldır her ay gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda Türkiye genelinde beş bölgeden Ziraat Odalarımız kanalı ile fiyatlar alınarak yakından takip ediyoruz. TZOB’un aylık fiyat açıklamasındaki temel amaç üreticilerimizin emeğinin karşılığını alıp almadığını ortaya koymak, tüketicinin neden yüksek fiyatlarla karşılaştığını açıklamak ve spekülatif fiyat oluşumlarının önüne geçilmesine katkıda bulunmaktır. TZOB’un paylaştığı rakamlar tüm bölgelerdeki farklı satış kanallarından alınan fiyatların ortalamasına dayanıyor ve sahadaki tabloyu yansıtıyor. Rekolte, paketleme-ambalajlama, depolama ve işçilik maliyetleri, nakliye giderleri, ihracat akışı, aracı kârları, fire gibi zincirin tüm aşamaları fiyat oluşumunu etkilemektedir. Dolayısıyla üretici market fiyat makasının varlığı inkâr edilemez bir gerçektir. Önemli olan bu farkın nedenlerini doğru değerlendirmektir. Bu makasın fazla açıldığı durumlarda spekülatif faaliyetleri göstererek ilgili kurumların harekete geçmesini sağlamaktır.” Yıllık üretici ve market fiyat değişimleri TZOB Genel Başkanı Bayraktar, yıllık üretici market arasındaki fiyat farklılıklarını açıkladı: “Yaptığımız değerlendirmeler sonucunda; 2025 yılında markette takip edilen 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13 üründe fiyat azalışı oldu. 2025 yılında, fiyatı en fazla artan ürün markette ve üreticide limon, fiyatı en fazla düşen ürün markette beyaz lahana, üreticide sivri biber oldu. Geçen yıla göre bu yıl markette en fazla fiyat artışı yüzde 133,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını, yüzde 110,4 ile elma, yüzde 106,6 ile fındık, yüzde 100,8 ile Antep fıstığı izledi. Geçen yıla göre bu yıl markette fiyatı en fazla düşen ürün ise yüzde 40,6 ile beyaz lahana oldu. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 39,8 ile marul, yüzde 39,5 ile karnabahar ve yüzde 29,1 ile kuru soğan takip etti. 2025 yılında, üreticide takip edilen 33 ürünün 16’sında fiyatlar artarken, 15 üründe fiyat düşüşü yaşandı. 2 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 343,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160,4 ile Antep fıstığı, yüzde 159,3 ile kuru kayısı, yüzde 125,4 ile fındık izledi. Geçen yıla göre bu yıl, üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 58,8 ile sivri biber görüldü. Sivri biberdeki fiyat düşüşünü yüzde 56,3 ile karnabahar, yüzde 54,8 ile marul, yüzde 51,2 ile kuru soğan takip etti.” Aralık ayı üretici-market fiyat değişimi “Aralık ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 324,1 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat farkını, yüzde 245,6 ile mandalina, yüzde 238,5 ile kabak, yüzde 238 ile yeşil soğan takip etti. Havuç 4,2 kat, mandalina 3,5 kat, kabak ve yeşil soğan 3,4 kat fazlaya markette satıldı. Üreticide 8 lira olan havuç 33 lira 93 kuruşa, 10 lira 50 kuruş olan mandalina 36 lira 29 kuruşa, 19 lira 25 kuruş olan kabak 65 lira 17 kuruşa, 12 lira 75 kuruş olan yeşil soğan 43 lira 10 kuruşa satıldı. Aralık ayında fiyatı en fazla artan ürün; markette kabak, üreticide mandalina olurken, fiyatı en fazla düşen ürün; markette Ayçiçek yağı, üreticide beyaz lahana oldu.” Market Fiyatları “Aralık ayında markette 41 ürünün 30’unda fiyat artışı, 11’inde fiyat azalışı görüldü. Aralık ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 97,5 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 77,3 ile domates, yüzde 75 ile salatalık ve yüzde 53,3 ile patlıcan takip etti. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 16,1 ile Ayçiçek yağı oldu. Ayçiçek yağındaki fiyat düşüşünü yüzde 12,2 ile toz şeker, yüzde 11,2 ile portakal, yüzde 5,1 ile ıspanak izledi.” “Üretici Fiyatları Aralık ayında üreticide 33 ürününün 11’inde fiyat artışı olurken, 15’inde fiyat düşüşü görüldü. 7 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Aralık ayında üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 38,1 ile beyaz lahanada görüldü. Beyaz lahanadaki fiyat düşüşünü yüzde 28,5 ile marul, yüzde 27,3 ile havuç ve yüzde 18,9 ile pırasa izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 69,4 ile mandalinada görüldü. Mandalinadaki fiyat artışını yüzde 56,6 ile salatalık, yüzde 50,6 ile patlıcan, yüzde 44,5 ile kabak takip etti.” Üretici fiyat değişiminin nedenleri “Seralarda güzlük sezon bitti ve baharlık sezon için dikimler yapıldı. Ürünler henüz hasat olgunluğuna gelmediğinden bu geçiş aşamasında arz azaldı ve salatalık, patlıcan, kabak ve domateste üretici fiyatları arttı. Kuru soğan, patates, portakal, havuç da talep olmayışı fiyatların düşmesine sebep oldu. Lahana ve marul da arz artış sebebiyle fiyatlar düştü.” Aralık ayı aylık ve yıllık girdi fiyatlarında yaşanan değişimler “Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Aralık ayında, Kasım ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 4,4, amonyum nitrat yüzde 2,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1,8, oranında artarken, ÜRE gübresi yüzde 0,4, DAP gübresi yüzde 0,1 azaldı. Geçen yılın Aralık ayına göre son bir yılda ÜRE gübresi yüzde 50,9, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 46,3, DAP gübresi yüzde 41,1, amonyum nitrat yüzde 33,3, amonyum sülfat gübresi yüzde 32,9 oranında arttı. Aralık ayında Kasım ayına göre süt yemi yüzde 2,6, besi yemi yüzde 2,2, son bir yılda süt yemi yüzde 29, besi yemi ise yüzde 30,6 oranında arttı. Tarım ilacı fiyatları geçen aya göre yüzde 19,4 oranında artarken, yıllık yüzde 27,1 oranında artış gösterdi. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında arttı. Mazot fiyatları aylık yüzde 6,6 oranında azalış gösterirken, yıllık bazda yüzde 21,9 oranında arttı.”

Han ve Mahmudiye'de Üreticilere Mineral Blok Desteği Haber

Han ve Mahmudiye'de Üreticilere Mineral Blok Desteği

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, üreticinin yanında olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde fondan arı yemeği desteği sağlayan Büyükşehir Belediyesi, bu kez de Han ve Mahmudiye ilçelerinde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık yapan üreticilere destek olmak amacıyla mineral blok desteği sağladı. Mineral blok dağıtım töreninde konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, desteklerin artarak devam edeceğini ifade ederek, “Elimizdeki tüm imkânlarla sizlerin yanında olduğumuzu bilmenizi isterim. Bu bizim için yalnızca bir destek meselesi değil, aynı zamanda milli bir duruş meselesidir.” dedi. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından Han ve Mahmudiye ilçelerinde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık yapan üreticilere hayvan sağlığının korunması, verimliliğin artırılması ve beslenme kaynaklı mineral eksikliklerinin önlenmesi amacıyla toplam 15 ton mineral blok dağıtıldı. İlk olarak Han’da gerçekleştirilen törende konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Metin Bükülmez, “Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak kırsal kalkınmayı desteklemeyi ve hayvansal üretimde sürdürülebilirliği güçlendirmeyi önceliğimiz olarak görüyoruz. Bu anlayışla Han ve Mahmudiye ilçelerimizde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık yapan toplam 186 üreticimize 15 ton mineral blok desteği sağlıyoruz. Üreticilerimizin girdi maliyetlerini azaltan, kırsal üretimi güçlendiren desteklerimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Hayırlı, bereketli olsun.” dedi. Han’daki törenin ardından Mahmudiye’ye geçildi. Başkan Ünlüce, mineral blok dağıtımı öncesi Mahmudiye Kaymakamı Yunus Tekçe ve Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan’ı ziyaret ederek CHP ilçe teşkilatı ile buluştu. Ziyaretler sonrası Mahmudiye Kapalı Pazar alanında mineral blok dağıtım töreni gerçekleştirildi. Törende konuşan CHP İl Başkanı Talat Yalaz, “Ayşe Başkan, göreve gelmeden önce, hatta adaylık sürecinde dahi kırsal ilçelerdeki üreticilerin her zaman yanında olacağını defalarca dile getirmişti. Bugün de bu sözünü yerine getiren bir anlayışla, değerli üreticilerimizin yanında olmaktan ve Ayşe Başkan’ın bir sözünü daha hayata geçiriyor olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi. Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan, “Büyükşehir Belediyemizin tarıma verdiği destekler ve farklı içeriklerle yürütülen hayvancılık programları bizler için son derece kıymetlidir. Bu projeye bizlerle birlikte destek veren Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’ye, ekibine ve tüm bürokratlara teşekkür ediyoruz. Sağlanan bu desteklerin, üreticilerimize güç katacağına inanıyoruz.” diye konuştu. Üreticinin her zaman yanında olduklarına vurgu yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de şunları söyledi: “Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman çiftçimizin ve üreticimizin yanında olmak bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Elimizdeki tüm imkânlarla sizlerin yanında olduğumuzu bilmenizi isterim. Bu bizim için yalnızca bir destek meselesi değil, aynı zamanda milli bir duruş meselesidir. Bu nedenle köylerde tarım ve hayvancılığı yaşatmak, kırsalı güçlü tutmak gelecek vizyonumuzun önemli bir parçasıdır. Kırsalın küçülmesi, kırsaldan merkeze göçün hızlanması ve yaşanamaz metropol kentlerin oluşması tüm ülke için ciddi bir sorundur. Biz bu destekleri ne kadar artırırsak, sizlere ne kadar can suyu olacak katkılar sunabilirsek, o kadar doğru bir iş yapmış oluruz. Bugün Mahmudiye’de bu buluşmaya vesile olan tüm üreticilerimize teşekkür ediyorum. Umuyorum ki bu destekler etin ve sütün kalitesini artırır, hayvanlarımızı güçlendirir. Sofralarımıza, evlerimize ve mutfaklarımıza bereket ve sağlık getirmesini diliyorum. Dediğim gibi, desteklerimiz artarak devam edecek. Herkesin yeni yılını şimdiden kutluyor, 2026’nın bu duygularla hepimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” Mineral blok desteğini, alan üreticiler Başkan Ünlüce’ye teşekkür ederek, “Bu zor zamanlarda verilen destekler bizim çok kıymetli, Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederiz.” ifadelerini kullandılar. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından dağıtılan mineral bloklar ile üreticilerin yaklaşık 6 aylık mineral ihtiyacı karşılanmış olacak. Söz konusu destek ile özellikle mera döneminde hayvanların ihtiyaç duyduğu temel mineral ve iz elementlerin düzenli alımı sağlanarak süt ve et veriminde artış bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve genel hayvan sağlığının iyileştirilmesi hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.