SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tarım

Porsuk Haber Ajansı - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir’de Tarımsal Kuraklık Masaya Yatırıldı Haber

Eskişehir’de Tarımsal Kuraklık Masaya Yatırıldı

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarımsal Kuraklık İl Kriz Merkezi Yönetimi toplantısına ev sahipliği yaptı. Vali Yardımcısı Adem Keleş başkanlığında toplanan kurul, şehrin su rezervlerini, baraj doluluk oranlarını ve önümüzdeki döneme ait tarımsal stratejileri değerlendirdi. Kuraklıkla Mücadelede Stratejik Adımlar Eskişehir Vali Yardımcısı Adem Keleş’in yanı sıra kamu kurum amirleri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katıldığı toplantıda, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü uzmanları tarafından kapsamlı sunumlar yapıldı. Şube Müdürü Tuncay Burhan ve Mühendis Kemal Pekdoğan, tarımsal kuraklıkla mücadele stratejileri ve modern su yönetimi teknikleri üzerine detayları paylaştı. Toplantı, 2022 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, İl Kuraklık Eylem Planı uygulama adımlarının takibi amacıyla gerçekleştirildi. Yağışlar Uzun Yıllar Ortalamasının Üzerinde Toplantıda paylaşılan meteorolojik veriler, Eskişehirli üreticiler için sevindirici bir tablo ortaya koydu. 1 Ekim 2025 ile 1 Mart 2026 tarihleri arasındaki "su yılı" verilerine göre: Gerçekleşen Yağış Miktarı: 224,2 mm Uzun Yıllar Ortalaması: 164,4 mm Yağış miktarının normalin üzerinde seyretmesi sayesinde, hâlihazırda hem sulu hem de kuru tarım alanlarında bitki çıkışı ve gelişimi konusunda bir problem yaşanmadığı belirtildi. Hububatta Kritik Dönem: Kardeşlenme Tamamlandı Eskişehir genelinde hububat ekili alanlarda bitkilerin kardeşlenme evresini başarıyla tamamladığı vurgulandı. Ancak uzmanlar, verimliliğin korunması için önümüzdeki ay düşecek yağışların "belirleyici" olacağı konusunda uyarılarda bulundu. Barajların Durumu ve Su Tasarrufu Çağrısı Eskişehir’deki içme suyu ve tarımsal sulama kaynaklarının güncel durumu, baraj doluluk oranları ile birlikte analiz edildi. Toplantının odak noktalarından biri de suyun tasarruflu kullanımı oldu. Kurul üyeleri, yağışlar ortalamanın üzerinde olsa dahi su tasarrufunun sürdürülebilir tarım için hayati önem taşıdığını hatırlattı.

Eskişehir Zeytinyağında Zirveye Çıktı Haber

Eskişehir Zeytinyağında Zirveye Çıktı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından üretilen Dorlion Zeytinyağı, 19. Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması’nda büyük bir başarı elde etti. 4 farklı numunesiyle ödül alan Dorlion, "Özel Seri" üretimiyle Türkiye’nin en kaliteli yağlarının yer aldığı Premium kategorisine yükseldi. ​Orta Sakarya Vadisi’nin Mucizesi: Dorlion Zeytinyağı ​Eskişehir’in Sarıcakaya ilçesinde, Orta Sakarya Vadisi’nin kendine özgü mikroklima koşullarında yetişen zeytinler, kalitesini tescilledi. Zeytindostu Derneği tarafından düzenlenen ve sektörün en prestijli organizasyonlarından biri kabul edilen yarışmada, Dorlion markası İç Anadolu’nun gururu oldu. ​Sürdürülebilir tarım yöntemleriyle üretilen Dorlion, aroma çeşitliliği, kalıcılık ve duyusal zenginlik testlerini tam not alarak geçmeyi başardı. ​4 Ödül Birden: Dorlion Markasının Başarı Tablosu ​Yarışmaya katılan 105 numune arasından sıyrılan Dorlion, gönderdiği 4 numunenin tamamıyla ödül kürsüsüne çıktı. İşte ödül alan seriler: ​Dorlion Özel Seri (2. Parti): Premium Ödül (En Üst Kategori) ​Dorlion Özel Seri (1. ve 3. Parti): Altın Ödül ​Dorlion Olgun Hasat: Gümüş Ödül ​İç Anadolu'nun Tek Ödüllü Markası ​Ege Bölgesi'nin domine ettiği zeytincilik sektöründe, İç Anadolu'dan gelen 4 ödülün tamamının Dorlion’a ait olması dikkat çekti. Zeytin Dostu Derneği Başkanı Dr. Hilmi Yıldırım, Sarıcakaya zeytinlerinin yüksek polifenol ve oleokantal değerleriyle Türkiye zeytinciliği için yeni bir soluk olduğunu vurguladı. ​Noter Huzurunda Kör Tadım ve Kimyasal Analiz ​Ödüller, sadece lezzetle değil, bilimsel verilerle de desteklendi. Türk Gıda Kodeksi standartlarında yapılan kimyasal analizlerin ardından, uzman tadım paneli tarafından noter huzurunda gerçekleştirilen kör tadım yöntemiyle değerlendirmeler yapıldı. ​Didim Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen törende, Premium ödülünü Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Hale Senem Acar teslim aldı. ​Neden Dorlion? ​Yüksek Polifenol: Sağlık için yararlı bileşenler bakımından zengin. ​Mikroklima Etkisi: Sakarya Vadisi'nin özel ikliminde yetişen özgün lezzet. ​Sürdürülebilir Üretim: Doğaya saygılı ve kontrollü tarım teknikleri. ​Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, sadece üretimle kalmayıp bölgedeki üreticilere yönelik eğitim çalışmalarına da devam ederek Eskişehir'i zeytincilik haritasında kalıcı bir noktaya taşımayı hedefliyor.

Kuraklık Tehdidi ve Su Bilinci Konuşuldu Haber

Kuraklık Tehdidi ve Su Bilinci Konuşuldu

Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından Eğitim Fakültesi E Blok Konferans Salonu’nda düzenlenen “Suya Farkındalık Öğretmenden Başlar” başlıklı söyleşide, suyun stratejik önemi ve ekolojik dengedeki rolü ele alınırken; Prof. Dr. Erdoğan Kaya’nın moderatörlüğünü yaptığı etkinliğe, Orman Toprak ve Ekoloji Araştırmaları Enstitüsü Başmühendisi Dr. Nejat Çelik konuşmacı olarak katıldı. Söyleşiye akademisyenler, Tarım ve Orman Bakanlığı temsilcileri ve öğrenciler katılım gösterdi. Dr. Çelik: “Su günümüzde mavi altın değerindedir” Söyleşide konuşan Dr. Nejat Çelik, suyun günümüzde stratejik bir kaynak haline geldiğini vurgulayarak konuşmasına Yunus Emre’nin dizeleriyle başladı. Çelik, Eskişehir’in su kaynaklarını besleyen doğal alanlara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Su artık ‘mavi altın’ değerindedir. Mesleğiniz sadece bir iş değil, bir yaşam biçimi olmalı. Geleceğin öğretmenleri olarak sizler, çocukların doğayla kuracağı bağın ve su bilincinin asıl mimarlarısınız.” Prof. Dr. Kaya: “Su bilinci davranışa dönüşmelidir” Söyleşide saha gözlemlerini de katılımcılarla paylaşan Prof. Dr. Erdoğan Kaya ise bölgedeki su stresine dikkat çekti. Seydi Çayı vadisindeki kuraklık ve Porsuk Barajı’ndaki doluluk oranlarına değinen Kaya, öğretmen adaylarına yönelik şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu konuda yalnızca teorik bilgi yeterli değil. Su bilincinin günlük yaşama yansıması ve davranışa dönüşmesi gerekiyor. Özellikle su kaynaklarının sınırlı olduğu bölgelerde yanlış tarım tercihleri ciddi ekolojik riskler oluşturuyor.” Programın sonunda, Dr. Nejat Çelik ve Prof. Dr. Erdoğan Kaya’ya teşekkür belgeleri Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Murat Doğan Şahin tarafından takdim edildi. Şahin, su farkındalığının eğitim süreçlerine entegre edilmesinin önemine dikkat çekerek emeği geçenlere teşekkür etti. Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Kaynak: AnaHaber

38 Ton "Azkan" Tohumu Toprakla Buluşuyor Haber

38 Ton "Azkan" Tohumu Toprakla Buluşuyor

Eskişehir, tarım arazilerini ihya edecek dev bir projeye ev sahipliği yapıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen ve Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi (TAKE) kapsamında, 2026 yılının ilk büyük adımı atıldı. ​Vali Yılmaz: "Üreticimizin Yanında Olmak Geleceğimiz İçin Kritik" ​İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Sazova Yerleşkesi’nde düzenlenen nohut tohumu dağıtım törenine Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Vali Yardımcısı Adem Keleş, Odunpazarı Kaymakamı Ömer Ulu ve Tepebaşı Kaymakamı Sadettin Yücel katıldı. ​Üreticilerle bir araya gelen Vali Yılmaz, tarımsal üretimin stratejik bir güç olduğunu belirterek; "Devlet desteklerinin üreticilere en hızlı şekilde ulaştırılması önceliğimizdir. Çiftçilerimizin üretimde kalması ülkemizin geleceği adına büyük önem taşıyor. Bu destekleri artırarak sürdüreceğiz," dedi. ​38 Ton "Azkan" Tohumu Toprakla Buluşuyor ​Programın ilk aşamasında Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerinde faaliyet gösteren yaklaşık 90 üreticiye, yüksek verimiyle bilinen 38 ton "Azkan" çeşidi nohut tohumu teslim edildi. Proje genelinde ise yaklaşık 2.000 üreticinin desteklenmesi hedefleniyor. ​Hedef: Ekonomiye 60 Milyon TL Katkı ​İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, TAKE Projesi’nin temel amacının nadasa bırakılan veya işlenmeyen atıl arazileri ekonomiye kazandırmak olduğunu ifade etti. Çil, projenin sosyal boyutuna da dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı: ​Doğal afetlerden etkilenen üreticiler ile şehit ve gazi yakınları öncelikli olarak destekleniyor. ​Toplam 13 milyon TL hibe desteğiyle yaklaşık 25 milyon TL’lik bir yatırım hayata geçiriliyor. ​Proje sonunda Eskişehir genelinde 60 milyon TL gelir artışı bekleniyor. ​İlçe İlçe Üretim Planlaması ​Gerçekleştirilen bu hamle ile Eskişehir genelinde nohut ekimi yapılacak alanlar netleşti. Planlamaya göre; Sivrihisar’da 4.100 dekar, Tepebaşı’nda 2.995 dekar, Odunpazarı’nda 1.640 dekar, İnönü’de 1.525 dekar, Mihalıççık’ta 1.155 dekar, Seyitgazi’de 1.100 dekar ve Çifteler’de 500 dekar alanda üretim gerçekleştirilecek. ​2026 yılı boyunca kararlılıkla sürdürülecek olan bu çalışmalarla, bitkisel üretimin artırılması ve yerel üreticinin gelir düzeyinin yükseltilmesi hedefleniyor. Tören, tohumların üreticilere teslim edilmesi ve çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Sivrihisar’da 41 Ton Nohut Tohumu Dağıtıldı Haber

Sivrihisar’da 41 Ton Nohut Tohumu Dağıtıldı

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından desteklenen "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi (TAKE)" kapsamında, Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde nohut tohumu dağıtımı gerçekleştirildi. 2026 yılının ilk uygulaması olan “Nohut Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi” çerçevesinde düzenlenen törenle, üreticilere toplam 41 ton sertifikalı nohut tohumu teslim edildi. 92 Üreticiye %50 Hibe Desteği Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen dağıtım töreninde, Sivrihisar bölgesindeki 92 üreticiye, bölge şartlarına uygunluğuyla bilinen yüksek verimli “Azkan” çeşidi nohut tohumları ulaştırıldı. Proje kapsamında tohum maliyetinin %50’si devlet hibesi olarak karşılanarak çiftçinin girdi maliyetleri önemli ölçüde hafifletildi. Hedef: Nadas Alanlarını Üretime Kazandırmak Törende konuşan Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, projenin temel amacının tek bir karış toprağın dahi boş kalmaması olduğunu vurguladı. Çil, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "TAKE Projesi ile önceliğimiz nadasa bırakılan veya çeşitli nedenlerle ekilmeyen tarım arazilerini yeniden ekonomiye kazandırmaktır. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı arazilerin en etkin şekilde kullanılması için çalışıyoruz. Ayrıca bu projede sel, dolu ve kuraklık gibi doğal afetlerden zarar gören üreticilerimiz ile şehit ve gazi yakınlarımıza pozitif ayrımcılık yaparak onları destekleme kapsamına aldık." 4.100 Dekar Alanda Üretim Planlanıyor Dağıtılan 41 ton tohumun toprakla buluşmasıyla birlikte, Sivrihisar genelinde yaklaşık 4.100 dekar alanda nohut üretimi yapılması hedefleniyor. Bu hamleyle sadece tarımsal hasılanın artırılması değil, aynı zamanda bölge üreticisinin gelir düzeyinin yükseltilmesi ve sürdürülebilir tarımsal yapının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Eskişehir genelinde atıl arazilerin değerlendirilmesine ve bitkisel üretimin artırılmasına yönelik çalışmaların 2026 yılı boyunca kararlılıkla devam edeceği bildirildi

CHP'li Gürer: "Savaşın Bedelini Çiftçi Ödüyor!" Haber

CHP'li Gürer: "Savaşın Bedelini Çiftçi Ödüyor!"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında savaşın tarım sektörüne yansıyan etkilerini, gübre ve yem fiyatlarındaki sert artışı ve üreticinin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunları kapsamlı verilerle değerlendirdi. Gürer, tarımsal üretimde girdi maliyetlerinin kontrol altına alınmaması durumunda hem üreticinin hem de tüketicinin çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacağını vurguladı. “GÜBRE VE YEM FİYATLARI SON HAFTALARDA HIZLA ARTTI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, savaşın tarım sektörüne doğrudan etki ettiğini belirterek, “Savaşın bölgemize olumsuz yansımaları tarım kesiminde şiddetle hissedilir hâle geldi. Özellikle gübre ve yem fiyatları son haftalarda önemli ölçüde arttı. Gübrede güncel fiyatlara bakıldığında amonyum sülfatın ton fiyatı 15 bin 750 lirayı gördü. Üre gübre 30 bin lira seviyesinde ancak satışı yok, piyasada kapalı durumda,” dedi. Üre gübrenin üretimde kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Gürer, “Üre gübre taban ve üst gübresi olarak kullanılan ve neredeyse tamamı ithal olan bir gübre. Özellikle İran’dan ticari anlamda gübre gelişi yoğun olduğundan bu süreçte onun da fiyatı arttı,” diye konuştu. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de üretilen DAP gübresinde de ciddi artış yaşandığını ifade ederek, “DAP gübre ise ülkemizde Mazıdağı fosfat madenlerinden elde edilen bir gübre ve 37 bin liraya çıkmış durumda. Son dönemdeki fiyat artışı neredeyse geçen yılın toplam artışını geçmiş durumda” dedi. “STOK VAR DENİYOR AMA ÇİFTÇİ GÜBRE BULAMIYOR” AKP İktidarının stokların yeterli olduğu yönündeki açıklamalarını da değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sahadaki durumun farklı olduğunu söyledi. Gürer, “Bakanlar bu konuda açıklamalar yapıyor, önlemlerin alındığını ve stokların yeterli olduğunu söylüyorlar. Ancak gübreyi almaya gittiğinizde ya gübre bulunamıyor ya da fiyatı katlanmış durumda,” dedi. İRAN’DAN YEM VE GÜBRE İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin İran ile olan tarımsal girdi ticaretine ilişkin verileri de paylaştı. Buna göre 2025 yılında İran’dan iki farklı yem grubunda ithalat yapıldığını belirten Gürer, “Hayvan gıdası olarak kullanılan diğer bitkisel maddeler, bitkisel döküntü, artık ve yan ürünler kapsamında 2 bin 883 ton ürün ithal edildi ve bunun karşılığında 223 bin 667 dolar ödeme yapıldı. Aynı yıl 6 bin 876 ton farklı yem ürünü ithal edildi ve bunun için 12 milyon 415 bin 151 dolar İran’a ödeme yapıldı,” şeklinde konuştu. Gübre ithalatına ilişkin verileri de paylaşan Gürer, “2025 yılında İran’dan 6 milyon 114 bin 98 dolar değerinde azotlu ve kimyasal gübre ithalatı yapıldı. 2026 yılında ise ilk dönemde 428 bin 255 dolar tutarında ithalat gerçekleştirildi. Bu veriler İran’ın hem yem hem gübre konusunda Türkiye’nin ithalat yaptığı ülkelerden biri olduğunu gösteriyor,” dedi. “TÜRKİYE KENDİ KENDİNE YETERLİ OLMAK ZORUNDA” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, savaşın tarımda dışa bağımlılığın risklerini açık şekilde ortaya koyduğunu belirterek, “Gübre fabrikaları ve yem fabrikaları özelleştirilirken, 24 yıllık iktidar döneminde Türkiye’nin kendi kendine yeter hâle getirilmesi gerektiğini defalarca dile getirdik. Pandemiden ders çıkarılmadı, kuraklık ve don da ders alınması için yeterli olmadı,” diye konuştu. Gürer sözlerini şöyle sürdürdü: “Savaş ise girdi maliyetlerini artıran ürünlerin fiyatındaki artışla birlikte Türkiye’nin kendi kendine yeterli olmasının ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha gösterdi.” “YANLIŞ TARIM POLİTİKALARI RAF FİYATLARINI DA ARTIRIYOR” Tarım politikalarındaki eksikliklerin sadece üreticiyi değil tüketiciyi de etkilediğini belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Tarım politikalarındaki yanlışlar ve uygulamadaki eksiklikler raftaki ürünlerin fiyatının artmasına yol açıyor. Böylece fiyatlar yükseliyor ve vatandaş her gıdaya erişemiyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye, 2002 yılının da altında hububat ve bakliyat üreten bir ülke konumuna geldi,” dedi. Girdi maliyetlerindeki artışın üretimi doğrudan etkileyeceğini belirten Gürer, “Girdi maliyetlerindeki bu artış yeterli gübrenin kullanılmasının önüne geçecek. Daha az gübre atılacak ve bu durum verim ve üretimde kayıplara yol açacak,” ifadelerini kullandı. “DESTEKLER ZAMANINDA ÖDENMELİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilere verilen desteklerin gecikmesinin üretimi zorlaştırdığını belirterek “2025 yılının destekleri 2026 yılında ödeniyor. Çiftçi zaten zor durumda. Desteklerin mazot ve gübre için iki taksitte verilmesi daha büyük sıkıntılar yaratacaktır. 2025’ten kalan desteklerin verilmesi yanında 2026 yılı desteklerinin de çiftçiye ulaştırılması gerekir,” dedi. “ÇİFTÇİNİN BANKA BORCU 1 TRİLYON 240 MİLYAR LİRA” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin borç yükünün de üretimi zorlaştırdığını ve temel girdi kalemi olan yem ve gübre girdilerinde sübvansiyon sağlanması gerektiğini belirterek, “Çiftçilerin bankalara olan kredi borcu 1 trilyon 240 milyar liraya ulaşmış durumda. Bu nedenle büyük bir zorluk yaşıyorlar. İcra ve haciz işlemleri devam ediyor. Bu süreci aşmanın yollarından biri yem ve gübrede yüzde 50 oranında sübvansiyon sağlanmasıdır. Çiftçilere bu anlamda destek verilmelidir. Ayrıca borç yükünün hafifletilmesi için icra işlemleri durdurulmalı, üretimi sürdürebilmeleri için ek kredi destekleri verilmelidir. Borçlar ötelenmelidir,” diye konuştu. “TÜRKİYE ÜRETMEK ZORUNDADIR” Tarımda üretimin stratejik önemine dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Türkiye üretmek zorundadır. Üretimde yaşanacak her düşüş ülkenin sorunlarını daha da büyütecektir. Bu nedenle hem çiftçiye hem besiciye destek verilmesi gerekir,” dedi. Ömer Fethi Gürer “ Çiftçiler borçlarını ödemekte sorun yaşıyor. Mutlak surette icralar durdurulmalıdır ve üretim yapmasını sağlayacak hem kredi desteği verilmeli hem de borçlar ötelenmelidir. Bu süreç devam ettiğinde stokta ürünün varlığı fiyatının düşmesine vesile olmuyor, fiyatın daha da artmasına neden oluyor. Bu konuda 'stoklar yeterli' diye açıklama yapan bakanların niye fiyatların arttığını da açıklaması gerekiyor. Savaş İran'da oluyor, Türkiye'de stoktaki ürünün fiyatı artıyor. Doğal olarak ithalat yapanlar gittiklerinde aynı fiyatta ürün getiremeyecekleri için şimdiden fiyatı güncelleyerek kendi kayıplarının önüne geçmeye çalışıyorlar. Oysa Türkiye'de gübreyle ilgili ithalat yapan da üretim yapan da AK Parti'nin yakın iş insanları. Bunların da eğer bakanın sözü yetmiyorsa Cumhurbaşkanı tarafından uyarılması gerekir. Türkiye üretmek zorundadır. Üretimdeki her düşme Türkiye'nin sorunlarını katlar. Onun için hem çiftçiye destek verilmeli hem besiciye destek verilmeli hem üretimi sürdürülebilecek oranda ek kredi desteklerinin yolu açılmalıdır. Girdi maliyetleri mutlak surette durdurulacak, gübre ve yemde sübvanse sağlanarak destek verecek yöntemler uygulamaya geçirilmelidir. Aksi takdirde savaşın bitmesine rağmen Türkiye'de fiyatlar geriye gelmediği için maliyetler artacaktır. Bunun üstüne düşük alım fiyatı uygulanırsa çiftçi oldukça zor bir noktaya gelecektir."” dedi. LİMONDA İTHALAT ELEŞTİRİSİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, limon üretimine rağmen ithalatın sürmesini de eleştirerek, “Limonla ilgili olarak ithalat vergisinin yüzde 54’ten yüzde 10’a düşürüldüğü görülüyor. Oysa şu anda limon hasadı sona ermiş durumda ve üreticilerin elinde ciddi miktarda ürün bulunuyor. Yanlış politikalar nedeniyle tüccarın piyasaya girmemesi sonucunda limon fiyatı 5 liraya kadar düşmüştü. Doğru bir planlama yapılmış olsaydı limonlar bahçede kalmazdı,” ifadelerini kullandı Limon ithalatına ilişkin verileri de paylaşan Gürer, “2025 yılında limon ithalatı 2 bin 130 ton oldu ve bunun için 2 milyon 376 bin 276 dolar ödendi. 2024 yılında ise 2 bin 54 ton ithalat yapıldı ve 1 milyon 941 bin 609 dolar yurt dışına ödendi. Sadece bir ayda 705 ton limon ithal edildi ve bunun için 549 bin 344 dolar ödeme yapıldı,” dedi. “ÜRETİCİYİ KORUYAN POLİTİKALAR GEREKİYOR” Türkiye’nin önemli bir narenciye üreticisi olmasına rağmen üreticinin yeterince korunmadığını belirten Gürer şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye önemli bir narenciye ülkesi olmasına rağmen üreticinin yaşadığı sorunlara yeterince sahip çıkılmıyor. Stokta ürün varken ithalatın yolu açılıyor. Dengeli, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir politika izlenmediği için limon da sorunlu ürünlerden biri hâline geldi. Bu sorunun çözümü doğru planlama ve üreticiyi koruyan politikaların hayata geçirilmesidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.