SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tarih

Porsuk Haber Ajansı - Tarih haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarih haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Üniversitesi Müzeler Haftasında Kültürel Mirasın Kapılarını Aralıyor Haber

Anadolu Üniversitesi Müzeler Haftasında Kültürel Mirasın Kapılarını Aralıyor

Müzeler Haftası, dünya genelinde kültürel mirasın korunması, tanıtılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla çeşitli etkinliklerle kutlanırken müzeler geçmiş ile bugün arasında köprü kuran önemli kültür kurumları olarak öne çıkıyor. Sanatın, tarihin ve bilimin somutlaştığı bu yapılar, toplumsal hafızanın canlı tutulmasına katkı sağlarken, özellikle genç kuşaklarda tarih bilincinin gelişmesinde de önemli bir rol üstleniyor. Anadolu Üniversitesi de bünyesinde yer alan dört müzesiyle bu kültürel misyona katkı sunmaya devam ediyor. Çağdaş Sanatlar Müzesi, Cumhuriyet Tarihi Müzesi, Eğitim Karikatürleri Müzesi ve Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi, Müzeler Haftası kapsamında sanatseverleri ve ziyaretçileri farklı disiplinlerde zengin bir kültürel yolculuğa davet ediyor. Cumhuriyet Tarihi Müzesi kuruluş felsefesini ziyaretçilere aktarıyor Müzelerin geçmişle bugün arasında bağ kuran, bilimin, sanatın ve tarihin somutlaştığı mekânlar olduğunu vurgulayan Cumhuriyet Tarihi Müzesi Müdürü Öğr. Gör. Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat müzelerin yalnızca sergi alanları değil aynı zamanda birer eğitim kurumu niteliği taşıdığını belirtiyor. Öğr. Gör. Dr. Aykanat, özellikle genç kuşaklarda tarih bilincinin oluşmasında önemli bir rol üstlendiğini ifade ediyor. Müzelerin, sergilenen eserler aracılığıyla geçmişin zihinde somutlaşmasını sağladığını dile getiren Öğr. Gör. Dr. Aykanat, bu yönüyle toplumsal hafızanın oluşumuna katkı sunduğuna dikkat çekerken Cumhuriyet Tarihi Müzesi’nin Türk tarihi ve Millî Mücadele’ye ışık tutan salonlarıyla Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini ziyaretçilere aktardığını ve müzenin Eskişehir’de yaşanan tarihsel dönüşümü de görünür kıldığını ifade ediyor. 1994 yılında açılan müzenin, üniversite müzeciliği açısından örnek teşkil eden yapılardan biri olduğunu vurgulayan Öğr. Gör. Dr. Burcu Çalıkuşu Aykanat, Cumhuriyet Tarihi Müzesi’nin yalnızca akademik çevrelerin değil, her yaştan ziyaretçinin ilgisini çeken önemli bir kültür merkezi olduğunu kaydediyor. Çağdaş Sanatlar Müzesi Türkiye’de ortaya konan sanat yansıtmayı amaçlıyor Çağdaş Sanatlar Müzesi Müdürü Prof. Dr. İsmail Özgür Soğancı ise Müzeler Haftası’nın UNESCO tarafından desteklenen uluslararası bir etkinlik olarak 18-24 Mayıs tarihleri arasında kutlandığını açıklamalarında hatırlatıyor. Bu kapsamda Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi’nin de 700’ü aşkın eserden oluşan daimî koleksiyonundan özel bir seçkiyi sanatseverlerle buluşturduğunu ifade ediyor. Prof. Dr. Soğancı, sergide Abidin Dino, Kayıhan Keskinok, Yusuf Ziya Aygen, Adnan Çoker ve Hüsamettin Koçan gibi Türk sanat tarihinde önemli yere sahip sanatçıların eserlerine yer verildiğini belirtirken seçkinin özellikle son kırk yılda Türkiye’de ortaya konan sanatsal üretimi kapsamlı bir şekilde yansıtmayı amaçladığını vurguluyor. Farklı dönem ve sanat anlayışlarını bir araya getiren serginin hem içerik hem de biçim açısından geniş bir sanat perspektifi sunduğunu ifade eden Prof. Dr. Soğancı, kampüs ve çevre illerden tüm sanatseverleri müzenin tarihi binasında yer alan sergiyi ziyaret etmeye davet ediyor. Eğitim Karikatürleri Müzesi yaşayan müze anlayışıyla yenileniyor Eğitim Karikatürleri Müzesi Müdürü Öğr. Gör. Tahir Kutluay Aksoy, müzenin 1900’lü yılların başında inşa edilen tarihi bir Odunpazarı evinde hizmet verdiğini ve 265 metrekarelik bir alanda faaliyet gösterdiğini belirtirken müzenin Türkiye’de bir ilk olan Karikatür Sanatını Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin bir parçası olarak akademik bir temel üzerinde çalışmalarını sürdürdüğünü ifade ediyor. Müze içerisinde Türk karikatür sanatına adanmış özel bölümlerin, Eskişehirli karikatürcülere ayrılan alanların, portre odasının ve süreli sergi salonlarının bulunduğunu aktaran Öğr. Gör. Aksoy ziyaretçilere yalnızca bir sergi alanı değil aynı zamanda atölye çalışmaları ve zengin bir ihtisas kitaplığı da sunduklarını söylüyor. Müzenin “yaşayan müze” anlayışıyla sürekli yenilenen sergilere ev sahipliği yaptığını belirten Öğr. Gör.Aksoy, müzenin akademik araştırmalar için önemli bir kaynak merkezi olarak da işlev gördüğünü ifade ediyor. Orijinal karikatür, kitap, poster ve süreli yayın bağışlarıyla koleksiyonun sürekli genişlediğini dile getiren Aksoy, tüm sanatseverleri bu özel müzeyi keşfetmeye davet ediyor. Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi kaligrafi ve tipografiyi kültür alanına dönüştürüyor Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Uygungöz ise Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Sanatlar Bölümü’nün yaklaşık 40 yıllık birikimiyle Türkiye’de sanat hayatına yön veren önemli kurumlardan biri olduğunu ifade ediyor. Bölümün bu köklü kültürel mirasıyla uluslararası sanat ortamına katkı sunduğunu belirtiyor. Dr. Öğr. Üyesi Uygungöz, 2009 yılından bu yana düzenlenen Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği’nin dünyanın önde gelen organizasyonları arasında yer aldığını ve çok sayıda yerli ve yabancı sanatçıyı Eskişehir’de buluşturduğunu aktarırken bu etkinliklerin kaligrafi ve tipografi alanında Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü artırdığını vurguluyor. 2023 yılında açılan Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi’nin bu birikimin kalıcı bir kültür alanına dönüştürülmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Uygungöz, müzenin koleksiyon sergileriyle birlikte akademisyen ve sanatçıların eserlerine de ev sahipliği yaptığını ifade ediyor. Anadolu Üniversitesi bünyesindeki müzeler, Müzeler Haftası kapsamında sanat, tarih ve kültür alanında sundukları etkinliklerle ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor. Çağdaş Sanatlar Müzesi, Yunus Emre Kampüsü içerisinde; Cumhuriyet Tarihi Müzesi, Eğitim Karikatürleri Müzesi ve Yunus Emre Yazı Sanatları Müzesi ise Odunpazarı Bölgesinde yer alan konumlarıyla yıl boyunca ziyarete açık olarak kültürel mirası yaşatmaya devam ediyor.

"Yunus Bizim Neyimiz Olur?" Söyleşisi Düzenlendi Haber

"Yunus Bizim Neyimiz Olur?" Söyleşisi Düzenlendi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı Müzeler Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Yunus Bizim Neyimiz Olur?” başlıklı söyleşi programı, Haller Gençlik Merkezi Frigya Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. 2026 Eskişehir Yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen program, Yunus Emre’yi anlatan tanıtım videosunun gösterimiyle başladı. Söyleşide Yunus Emre yalnızca bir şair ya da mutasavvıf kimliğiyle değil; tarih, coğrafya ve kültürel bellek içerisindeki yeriyle ele alındı. Programda Yunus Emre’nin yaşadığı dönemin toplumsal koşulları, Türkçe ile kurduğu ilişki, farklı coğrafyalarda kendisine atfedilen türbeler ve günümüzde nasıl yorumlandığı gibi başlıklar değerlendirildi. Programın açılışında konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nihat Çuhadar, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin şehir dışındaki programı nedeniyle etkinliğe katılamadığını belirterek selamlarını iletti. Çuhadar, “Halkın ve halk aşığı, sevgi, kardeşlik ve barışın sesi Yunus Emre’yi vefatının 705’inci yılında saygı ve rahmetle anıyorum. Türkiye’ye ruh veren Yunus Emre’nin çağları aşan sözleri bugün de insanlarımıza ışık tutmayı sürdürüyor.” dedi. Akademisyen Doç. Dr. Adem Yurtsever’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide tarihçi-yazar Koray Şerbetçi ile toplum bilimci Cem Korunmaz katılımcılarla bir araya geldi. Programa ayrıca Sivrihisar/Sarıköy Yunus Emre Vakfı beratlı mütevellisi ve dergâh temsilcisi, aynı zamanda Yunus Emre’nin 22. kuşak torunu Prof. Dr. Ömer Adil Atasoy da katılım sağladı. İki oturum halinde gerçekleştirilen programda katılımcılar, Yunus Emre’nin Anadolu’nun kültürel kimliğindeki yeri, toplumsal hafızadaki karşılığı ve gelecek kuşaklara aktarılması üzerine yapılan değerlendirmeleri ilgiyle takip etti. Programın sonunda gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde katılımcıların soruları yanıtlandı.

Ümmühan Hatun Örneğiyle Tarihte Kadın İzleri Haber

Ümmühan Hatun Örneğiyle Tarihte Kadın İzleri

Eskişehir’de kültür ve tarih meraklılarını bir araya getiren anlamlı bir etkinliğe daha imza atıldı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen söyleşi serisi, kentin geçmişine ışık tutmaya devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen özel söyleşide, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü akademisyeni Doç. Dr. Demet Kara anlatımıyla Selçuklu döneminde kadınların imar faaliyetlerindeki rolü ele alındı. “Selçuklu İmar Politikalarında Kadın Baniler: Ümmühan Hatun Örneği” başlıklı söyleşide, kadınların tarih sahnesindeki güçlü ve üretken konumu çarpıcı örneklerle katılımcılara aktarıldı. Ümmühan Hatun’un öncülüğünde şekillenen imar faaliyetleri üzerinden, Anadolu’da kadınların toplumsal hayata katkıları derinlemesine incelendi. Büyükşehir Sanat Merkezi Ergin Orbey Sahnesi ev sahipliğinde düzenlenen etkinlik, yoğun ilgi gördü. Tarih ve kültüre ilgi duyan çok sayıda vatandaşın katıldığı söyleşi, katılımcılardan tam not aldı. Programa, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nihat Çuhadar da katıldı. Çuhadar, Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin selamlarını ileterek, böylesine nitelikli ve öğretici bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade etti. Kültürel ve akademik içerikli buluşmaların kent yaşamına önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Çuhadar, bu tür etkinliklerin artarak devam edeceğini belirtti.

Orta Porsuk Havzası’nda Yaşam Döngüsü Haber

Orta Porsuk Havzası’nda Yaşam Döngüsü

Eskişehir’de tarih meraklılarını buluşturan anlamlı bir söyleşi gerçekleştirildi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikte, Orta Porsuk Havzası’nın Tunç Çağı’ndaki su ve yaşam döngüsü ele alındı. “Orta Porsuk Havzası-Tunç Çağlarında Su ve Yaşam Döngüsü” adlı söyleşi, Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanlığı organizasyonuyla Ergin Orbey Sahnesinde gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Erdoğan Aydoğmuş açılışta gerçekleştirdiği konuşmada, Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin selamlarını ileterek, “Şehrimizin kimliğini oluşturan bu kadim toprakların tarihini anlamak, geleceğimizi inşa ederken bizlere rehberlik etmektedir. Porsuk Çayı'nın binlerce yıl önce olduğu gibi bugün de hayatımızın merkezinde olduğunu görmek heyecan verici. Bu tür bilimsel buluşmalarla kent belleğimizi tazelemeye ve kültürel mirasımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz.” dedi. Söyleşinin konuşmacısı Dr. Özlem Çakar Kılıç, arkeolojik veriler ve bölgedeki buluntular ışığında, su kaynaklarının tarih boyunca yerleşim düzeni ve yaşam biçimleri üzerindeki etkisini anlattı. Söyleşide, Tunç Çağı’nda suyun sadece bir yaşam kaynağı değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik düzenin belirleyici unsurlarından biri olduğu vurgulandı. Katılımcılar, özellikle Porsuk Havzası’ndaki yerleşimlerin suyla kurduğu ilişkiye dair dikkat çekici bilgiler edinme fırsatı buldu. Program kapsamında görsel materyaller ve saha çalışmalarından elde edilen veriler de paylaşıldı. Böylece katılımcılar, Eskişehir ve çevresinin binlerce yıl öncesine uzanan tarihine farklı bir perspektiften bakma imkânı buldu.

"Frigya’nın Gizemli Toprakları" Söyleşi Serisi Sona Erdi Haber

"Frigya’nın Gizemli Toprakları" Söyleşi Serisi Sona Erdi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Frigya’nın Gizemli Toprakları” söyleşi serisinin dördüncüsü ve son programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Söyleşiye katılan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Eskişehir’in kadim geçmişinin önemine vurgu yaparak “Ekmeğimize Küllüoba, zeytinyağımıza Dorlion adını vererek hem geçmişimize sahip çıktık hem de saygı duruşunda bulunduk.” dedi. Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen söyleşilerde, alanında uzman akademisyenler ve kazı başkanları Frigya’nın binlerce yıllık geçmişini farklı yönleriyle ele aldı. Dört hafta boyunca tarih meraklılarını buluşturan etkinlikler, Ergin Orbey Sahnesi’nde başlayarak kentin kültür sanat hayatına önemli katkı sundu. Serinin final buluşması ise Haller Gençlik Merkezi’nde yapıldı. Final programına Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, çok sayıda tarih meraklısı ve vatandaş katıldı. Söyleşide Prof. Dr. Murat Türkteki, Prof. Dr. Yusuf Polat, Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk, Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar, Prof. Dr. Zeliha Demirel Gökalp ve Doç. Dr. Adem Yurtsever konuşmacı olarak yer aldı. Katılımcılar, hem bilimsel bilgilerle hem de sahadan elde edilen deneyimlerle zenginleşen bir tarih yolculuğuna çıktı. Program öncesinde konuşan Başkan Ayşe Ünlüce, Eskişehir’in köklü tarihine dikkat çekerek, geçmişe sahip çıkmanın önemini vurguladı. Başkan Ünlüce, “Kazı başkanlarımız, kıymetli hocalarımız ve değerli Eskişehirliler; bugün burada Eskişehir’in kadim tarihini konuşmak ve bu tarihe ışık tutan kazı çalışmalarını yürüten hocalarımızla bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Şehrimizde devam eden kazılarda, kazı başkanlarımızın uzun yıllara dayanan özverili çalışmalarıyla ortaya çıkarılmış çok sayıda değerli eser bulunuyor. Bizans’tan Roma’ya, Küllüoba’dan Şarhöyük’e, Osmanlı’nın ilk izlerinin görüldüğü Karacahisar’dan, Sivrihisar yakınlarındaki Pessinus ve Amorium’a kadar uzanan bu zengin miras, Eskişehir’in tarihine dair bizlere önemli ipuçları sunuyor. Bugüne kadar ilmek ilmek işledikleri çalışmalarla şehrimize büyük değer katan tüm kazı başkanlarımıza, Eskişehir adına teşekkür ediyorum. Ayrıca, gücümüz yettiğince bu kazıların yanında olmaya devam edeceğimizi de ifade etmek isterim. Öte yandan, bu değerli mirasın daha geniş kitlelerce tanınması için kazı alanlarının isimlerini yerel ürünlerimizde yaşatmayı da hedefliyoruz. Örneğin ekmeğimize Küllüoba, zeytinyağımıza Dorlion adını vererek hem bu alanlara dikkat çekmek hem de geçmişimize bir saygı duruşunda bulunmak istiyoruz.” dedi. Başkan Ünlüce ayrıca, kazı çalışmalarına desteklerinin süreceğini belirterek, bu tarihi değerlerin daha geniş kitlelere ulaşması için yerel ürünlerde arkeolojik alan isimlerinin yaşatılacağını ifade etti. Kazı çalışmalarına desteklerinin süreceğini belirten Ünlüce, bu değerlerin daha geniş kitlelere ulaşması için farklı projeler geliştirdiklerini ifade ederek, yerel ürünlerde arkeolojik alan isimlerinin yaşatılması fikrini de paylaştı. Soru-cevap ve sohbet formatında gerçekleşen etkinlikte, Frigya uygarlığının kültürel mirası kapsamlı biçimde ele alındı. Katılımcılar, yaşadıkları coğrafyanın tarihine daha yakından tanıklık etme fırsatı bulurken, geçmiş ile bugün arasında güçlü bir bağ kurdu. Dört hafta süren “Frigya’nın Gizemli Toprakları” söyleşi serisi, Eskişehir’in tarihine ışık tutan zengin içeriğiyle hafızalarda iz bırakarak sona erdi.

Frigya'nın Sırları Gün Yüzüne Çıkıyor Haber

Frigya'nın Sırları Gün Yüzüne Çıkıyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen “Frigya’nın Gizemli Toprakları” söyleşi serisi, bu yıl da yoğun ilgiyle gerçekleştirildi. Üç hafta süren etkinlik dizisinde, alanında uzman akademisyenler ve kazı başkanları Eskişehirlilerle buluşarak Frigya uygarlığının izlerini anlattı. Seri kapsamında düzenlenen konferanslarda; Küllüoba Kazı Başkanı Prof. Dr. Murat Türkteki ve Yazılıkaya Kazı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Polat ilk hafta katılımcılarla bir araya gelirken, ikinci hafta Şarhöyük Kazı Başkanı Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk ile Karacahisar Kazı Başkanı Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Üçüncü konferansta ise Amorium Kazı Başkanı Prof. Dr. Zeliha Demirel Gökalp ve Pessinus Kazı Başkanı Doç. Dr. Adem Yurtsever, bölgedeki kazı çalışmalarına dair önemli bilgiler aktardı. Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören söyleşi serisinin bu yıl ikinci kez düzenlendiğini belirten Büyükşehir Belediyesi, etkinliğin temel amacının arkeoloji, sanat tarihi ve tarih gibi disiplinleri akademik sınırların ötesine taşıyarak herkesin anlayabileceği bir dille sunmak olduğunu ifade etti. Katılımcılar, yalnızca bilimsel verileri değil, kazıların perde arkasındaki hikâyeleri ve keşif süreçlerinin heyecanını da doğrudan uzmanlarından dinleme fırsatı buldu. Soru-cevap ve sohbet formatında gerçekleşen etkinliklerde, Frigya’nın binlerce yıllık kültürel mirası farklı yönleriyle ele alınırken, katılımcılar yaşadıkları coğrafyanın derin tarihine daha yakından tanıklık etti. Söyleşi serisinin final programı ise 24 Nisan Cuma günü saat 14.00’te Haller Gençlik Merkezi Frigya Salonu’nda gerçekleştirilecek. Final söyleşisine Prof. Dr. Murat Türkteki, Prof. Dr. Yusuf Polat, Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk, Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar, Prof. Dr. Zeliha Demirel Gökalp ve Doç. Dr. Adem Yurtsever konuşmacı olarak katılacak.

"Frigya’nın Gizemli Toprakları" İkinci Kez Kapılarını Açtı Haber

"Frigya’nın Gizemli Toprakları" İkinci Kez Kapılarını Açtı

Eskişehir, Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Frigya’nın mirasını uzman isimlerle keşfetmeye devam ediyor. Büyük ilgi gören "Frigya’nın Gizemli Toprakları" söyleşi serisinin ikincisi, Ergin Orbey Sahnesi’nde tarih meraklılarını bir araya getirdi. ​Altı Önemli Kazının Başkanları Aynı Sahnede ​Tarih ve kültür tutkunlarını buluşturan etkinlikte, Frigya bölgesinde yürütülen en önemli arkeolojik kazıların başkanları konuşmacı olarak yer aldı. Küllüoba, Yazılıkaya, Şarhöyük, Karacahisar, Amorium ve Pessinus kazılarını yöneten değerli akademisyenler, bölgenin gizemli tarihine ışık tuttu. ​Söyleşiye katılan alanında uzman isimler şunlardı: ​Prof. Dr. Murat Türkteki ​Prof. Dr. Yusuf Polat ​Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk ​Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar ​Prof. Dr. Zeliha Demirel Gökalp ​Doç. Dr. Adem Yurtsever ​Arkeoloji ve Tarih Ağır Terminolojiden Arındırıldı ​Etkinliğin en dikkat çekici yanı, akademik bilgilerin herkesin anlayabileceği samimi bir dille aktarılması oldu. Arkeoloji, sanat tarihi ve tarih disiplinleri; teknik terimlerin ötesine geçerek büyüleyici hikâyelerle harmanlandı. ​Katılımcılar, kazı alanlarında yaşanan heyecan verici keşif anlarını, toprağın altından çıkan eserlerin perde arkasındaki bilinmeyen öykülerini ve Anadolu’nun köklü kültürel mirasını doğrudan kazı başkanlarından dinleme fırsatı buldu. ​İnteraktif Yolculuk: Geçmiş ile Bugün Arasında Köprü ​Soru-cevap ve interaktif sohbet formatında ilerleyen program, katılımcıların merak ettikleri sorulara yanıt bulmasını sağladı. Frigya’nın gizemli dünyasına yapılan bu kolektif yolculuk, izleyicilere üzerinde yaşadıkları coğrafyanın derin tarihini yeniden keşfettirdi. ​"Frigya’nın Gizemli Toprakları" serisi, kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması noktasında güçlü bir toplumsal bağ kurmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.