SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tarih

Porsuk Haber Ajansı - Tarih haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarih haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Frigya'nın Sırları Gün Yüzüne Çıkıyor Haber

Frigya'nın Sırları Gün Yüzüne Çıkıyor

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen “Frigya’nın Gizemli Toprakları” söyleşi serisi, bu yıl da yoğun ilgiyle gerçekleştirildi. Üç hafta süren etkinlik dizisinde, alanında uzman akademisyenler ve kazı başkanları Eskişehirlilerle buluşarak Frigya uygarlığının izlerini anlattı. Seri kapsamında düzenlenen konferanslarda; Küllüoba Kazı Başkanı Prof. Dr. Murat Türkteki ve Yazılıkaya Kazı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Polat ilk hafta katılımcılarla bir araya gelirken, ikinci hafta Şarhöyük Kazı Başkanı Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk ile Karacahisar Kazı Başkanı Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Üçüncü konferansta ise Amorium Kazı Başkanı Prof. Dr. Zeliha Demirel Gökalp ve Pessinus Kazı Başkanı Doç. Dr. Adem Yurtsever, bölgedeki kazı çalışmalarına dair önemli bilgiler aktardı. Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören söyleşi serisinin bu yıl ikinci kez düzenlendiğini belirten Büyükşehir Belediyesi, etkinliğin temel amacının arkeoloji, sanat tarihi ve tarih gibi disiplinleri akademik sınırların ötesine taşıyarak herkesin anlayabileceği bir dille sunmak olduğunu ifade etti. Katılımcılar, yalnızca bilimsel verileri değil, kazıların perde arkasındaki hikâyeleri ve keşif süreçlerinin heyecanını da doğrudan uzmanlarından dinleme fırsatı buldu. Soru-cevap ve sohbet formatında gerçekleşen etkinliklerde, Frigya’nın binlerce yıllık kültürel mirası farklı yönleriyle ele alınırken, katılımcılar yaşadıkları coğrafyanın derin tarihine daha yakından tanıklık etti. Söyleşi serisinin final programı ise 24 Nisan Cuma günü saat 14.00’te Haller Gençlik Merkezi Frigya Salonu’nda gerçekleştirilecek. Final söyleşisine Prof. Dr. Murat Türkteki, Prof. Dr. Yusuf Polat, Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk, Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar, Prof. Dr. Zeliha Demirel Gökalp ve Doç. Dr. Adem Yurtsever konuşmacı olarak katılacak.

"Frigya’nın Gizemli Toprakları" İkinci Kez Kapılarını Açtı Haber

"Frigya’nın Gizemli Toprakları" İkinci Kez Kapılarını Açtı

Eskişehir, Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Frigya’nın mirasını uzman isimlerle keşfetmeye devam ediyor. Büyük ilgi gören "Frigya’nın Gizemli Toprakları" söyleşi serisinin ikincisi, Ergin Orbey Sahnesi’nde tarih meraklılarını bir araya getirdi. ​Altı Önemli Kazının Başkanları Aynı Sahnede ​Tarih ve kültür tutkunlarını buluşturan etkinlikte, Frigya bölgesinde yürütülen en önemli arkeolojik kazıların başkanları konuşmacı olarak yer aldı. Küllüoba, Yazılıkaya, Şarhöyük, Karacahisar, Amorium ve Pessinus kazılarını yöneten değerli akademisyenler, bölgenin gizemli tarihine ışık tuttu. ​Söyleşiye katılan alanında uzman isimler şunlardı: ​Prof. Dr. Murat Türkteki ​Prof. Dr. Yusuf Polat ​Prof. Dr. Mahmut Bilge Baştürk ​Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar ​Prof. Dr. Zeliha Demirel Gökalp ​Doç. Dr. Adem Yurtsever ​Arkeoloji ve Tarih Ağır Terminolojiden Arındırıldı ​Etkinliğin en dikkat çekici yanı, akademik bilgilerin herkesin anlayabileceği samimi bir dille aktarılması oldu. Arkeoloji, sanat tarihi ve tarih disiplinleri; teknik terimlerin ötesine geçerek büyüleyici hikâyelerle harmanlandı. ​Katılımcılar, kazı alanlarında yaşanan heyecan verici keşif anlarını, toprağın altından çıkan eserlerin perde arkasındaki bilinmeyen öykülerini ve Anadolu’nun köklü kültürel mirasını doğrudan kazı başkanlarından dinleme fırsatı buldu. ​İnteraktif Yolculuk: Geçmiş ile Bugün Arasında Köprü ​Soru-cevap ve interaktif sohbet formatında ilerleyen program, katılımcıların merak ettikleri sorulara yanıt bulmasını sağladı. Frigya’nın gizemli dünyasına yapılan bu kolektif yolculuk, izleyicilere üzerinde yaşadıkları coğrafyanın derin tarihini yeniden keşfettirdi. ​"Frigya’nın Gizemli Toprakları" serisi, kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması noktasında güçlü bir toplumsal bağ kurmaya devam ediyor.

Kazım Karabekir’in Hatırası Anadolu Üniversitesi’nde Yaşatıldı Haber

Kazım Karabekir’in Hatırası Anadolu Üniversitesi’nde Yaşatıldı

Kazım Karabekir’in kızı Timsal Karabekir, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne konuk oldu ve Cumhuriyetin önemli isimlerinden olan babasını anlattı. Prof. Dr. Taciser Tüfekçi Sivas Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay ve Prof. Dr. Erkan Erdemir, Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Polat, Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Burhan Sayılır, Kazım Karabekir’in torunu Gülden Gazioğlu, öğretim elemanları ve öğrenciler katılım gösterdi. Rektör Yardımcısı Erdemir: “Canlı tarih dinletisini hep birlikte yaşamış olduk” Tarihi olayları her zaman ikincil kaynaklar ve arşivden öğrendiğini dile getiren Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, etkinlikte Timsal Karabekir’in katılımı ile canlı dinlemenin büyük önem arz ettiğini belirterek, “Tarihî gerçekleri kitaplardan okumak birtakım ikincil kaynaklardan öğrenmeye çalışmak tabii ki pek çok tarihçinin en çok kullandığı yöntem ama bugün burada bir canlı tarih dinletisini hep birlikte yaşamış olacağız. O zor günlerin Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda ilk temel taşların oturduğu Rus Savaşı’nın yürütüldüğü toprakların tekrar geri kazanıldığı dönemlerin içinde yaşamış, canlı bir tanıdığından bu dönemleri dinlemek hepimiz için çok önemli olacak.” ifadelerine yer verdi. Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Burhan Sayılır: “Toplumlar bir hafızayı tecrübe aktarımıyla oluştururlar” Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Burhan Sayılır her Türk gencinin tarihini bilmesinin büyük önem arz ettiğini vurgulayarak “Tecrübe aktarımları önemlidir. Hem yaşarken kendi kahramanlarımızın kendi aktarımları hem de aileden dinlediklerimizi yazarak aktarmak önemlidir. Çünkü toplumlar bir hafızayı tecrübe aktarımıyla oluştururlar. Eğer tecrübe aktarımlarını kesersek, hafıza için ciddi bir sıkıntı oluşur. Her nesil kendi tecrübesini kendi yaratmaya kalktığında devamlı her nesil gidip duvara kendini vura vura o tecrübeyi elde etmeye çalışır. O açıdan bugün önemli bir gün. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusunu, kurucularını burada ciddi rol oynayan kahramanları anmak, unutmamak önemli. Onların yaşantılarını dinlemek de önemli.” dedi. Timsal Karabekir: “Tarihini bilmeyenin coğrafyasını başkaları çizer” Babasının hayatını katılımcılarla paylaşan Timsal Karabekir kişinin kendi tarihini bilmesinin neden önem arz ettiğini şöyle anlattı: "Kars'ta Gazi Muhtar Paşa Konağı’nda bir levha gördüm. Diyordu ki: ‘Tarihini bilmeyenin coğrafyasını başkaları çizer.’ Dolayısıyla coğrafyamıza sahip çıkmak istiyorsak tarihimizi hepimiz en az bir tarihçi kadar bilmek zorundayız. Evvela Allah'a şükretmemiz lazım. Osmanlı'nın en güç zamanları; can kaybediyoruz, kan kaybediyoruz, toprak kaybediyoruz. Allah'ın lütfuna bakın ki başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere o ilahi kadroyu dünyaya gönderiyor. O anda hepsinin beraberlikle can ve kan birliği olarak vatanı savunmaya gelmeleri şükretmemiz gereken çok büyük bir olay.” dedi. “Karakalem portresi tarihe atılmış asılsız iftiraları çürüten en somut belgedir” Timsal Karabekir, Kazım Karabekir’in “Doğu’nun Fatihi” ve “Yetimlerin Babası” unvanlarını almasını sağlayan olayları da şöyle anlattı: “Doğu Cephesi'nde sivil halkın maruz kaldığı akıl almaz zulümler karşısında sarf ettiği ‘Allah benim gözümün gördüklerini dünya üzerinde hiçbir göze göstermesin.’ sözleri, yaşanan acıların boyutunu gözler önüne serdi. Ancak o, sadece sahipsiz kalan Türk evlatlarını değil, ortada kalan Ermeni çocuklarını da kurtarmış ve onları eğiterek meslek sahibi yapmıştır. Trabzon'daki Ermeni yetimlerinin, altını ‘Yetimler Babası Kahraman Kazım Karabekir Paşa Hazretleri’ diyerek imzaladıkları karakalem portresi, tarihe atılmış asılsız iftiraları çürüten en somut belgedir.” ifadelerini kullandı. Kazım Karabekir’in çocukluğundan askerliğine ve sonrasında savaş maceralarına kadar birçok detayı ele alan Timsal Karabekir, babasının mücadeleci ruhunu ve nasıl bir insan olduğunu da dinleyicilere aktardı. Birçok fotoğraf ve anılarla babasını anlatan Timsal Karabekir, Mustafa Kemal Atatürk ve diğer cumhuriyet kahramanlarının içinde bulunduğu arşiv fotoğraflarını ve belgeleri de katılımcılarla buluşturdu. Soru cevap kısmının ardından etkinlik sonunda Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Özkay, Timsal Karabekir’e plaket takdim etti. Kaynak: AnaHaber

Anahtar Parti İl Başkanı Ölce'den Nevruz Bayramı Mesajı Haber

Anahtar Parti İl Başkanı Ölce'den Nevruz Bayramı Mesajı

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce 21 Mart Nevruz Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Nevruz Türk milletinin hafızasında çok özel bir yere sahiptir. Bu topraklara gelmeden çok önce, Orta Asya’da yaşayan atalarımızdan bugüne taşınan köklü bir miras. Yani Nevruz, Türk’ün geçmişiyle, kimliğiyle ve ruhuyla doğrudan bağlantılı bir gündür. Türkler tarih boyunca doğayla iç içe yaşamış, onun dilini anlamış bir millettir. Baharın gelişi, toprağın uyanışı, hayatın yeniden canlanması Türk için her zaman büyük bir anlam taşımıştır. Nevruz da bu yüzden sıradan bir gün değil dirilişin, tazelenmenin ve yeniden ayağa kalkışın simgesidir. Ergenekon’dan çıkış hikâyesi, Türk milletinin zorluklar karşısındaki duruşunu anlatır. Demir dağları eritip yol açan bir irade… İşte Nevruz, o iradenin hatırlanmasıdır. Türk’ün asla pes etmeyen, ne olursa olsun yeniden doğan karakterinin bir yansımasıdır. Yüzyıllar boyunca Türk boyları Nevruz’u aynı duygularla kutlamış. Ateş yakılmış, üzerinden atlanmış, sofralar kurulmuş, insanlar bir araya gelmiş. Bu gelenekler sadece birer ritüel değil, Türk milletinin birlik olma, paylaşma ve beraber yaşama kültürünün göstergesidir. Bugün de Nevruz, Türk dünyasının dört bir yanında aynı heyecanla karşılanıyor. Bu da gösteriyor ki Nevruz, Türk milletini ortak bir duygu etrafında buluşturan güçlü bir bağdır. Geçmişten bugüne uzanan bu bağ, kimliğimizi diri tutan önemli değerlerden biridir. Nevruz, Türk için hem geçmişi hatırlamak hem de geleceğe umutla bakmaktır. Köklerimizi unutmadan, aynı ruhla yolumuza devam edebilmenin ifadesidir. Bu vesileyle Nevruz’un tüm milletimize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyor, bu anlamlı günün birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini temenni ediyorum."

''Nevruz Bayramımız'' Bütün Türk Dünyası'na Kut Getirsin Haber

''Nevruz Bayramımız'' Bütün Türk Dünyası'na Kut Getirsin

Milliyetçi Hareket Partisi Eskişehir İl Başkanı İsmail Candemir 21 Mart Nevruz Bayramı dolayısıyla bir açıklama yaptı. MHP İl Başkanı Candemir yaptığı açıkalmada şu ifadelere yer verdi; ''21 Mart Yeni gün (Nevruz) yeniden diriliş, birlik beraberlik bayramı. Türk'ün öz bayramı.. Nevruz, Türk'ün yeniden tarih sahnesine çıkışını, yeni bir yılın başlamasını ifade eden bir gündür. Bir diğer adı "Ergenekon Bayramı"dır. Nevruz Atalarımızın Ergenekon'dan çıktığı özgürlük günüdür. Nevruz (yeni gün) yalnızca doğanın yenilendiği, uyandığı bir gün değil onunla özdeşleşmiş toplumların yani Türklerin de ruhunun tazelendiği adeta "ruhlarının mirâcını yaşadıkları" bir dönemdir. Türkler bu dönemde birliği beraberliği perçinleyici etkinliklerde bulunur, karışıklıklı saygı sevgi güçlendirilir, milli duygular en üst düzeyde yaşanır, gelenek görenek ve kültürümüzün getirdiği inançlar, değer yargıları sergilenir ve kuvvetlendirilir. Türklerin bilinen en büyük ve en eski bayramıdır Nevruz. Neticede Türk'ün, büyük Türk milletinin toyudur Nevruz. Geçmişten günümüze kadar gelen ve ehemmiyet arz eden bu kutsal miras ile iftihar ediyoruz. Mayalanmış bir ekmek hamuru gibi kabaran "Turan Hareketi" karşımızda duruyor. Bu hakikat bir gün gerçekleşecektir ve Türk birliği hayâlin üstünde gerçek bir olgudur. "Körükle Ateş yakalı, Bakırdan dağı yıkalı, Ergenekon'dan çıkalı, Nevruz, Türk'ün bayramıdır." Ergenekon'dan çıkışımızın yıldönümü "Nevruz Bayramımız" bütün Türk Dünyası'na kut getirsin.. Yeni ümitlere, yeni uyanışlara, yeniden canlanışa vesile olması temennisiyle.. ''

Bizlere Düşen Görev O Büyük Direnişin Mirasını Yaşatmak Haber

Bizlere Düşen Görev O Büyük Direnişin Mirasını Yaşatmak

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 111’nci yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı. Mesajında 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin yalnızca bir askeri zafer olmadığının altını çizen Başkan Kurt, bu tarihin bağımsızlık iradesinin, halkın örgütlü gücünün ve vatan sevgisinin tarih sahnesine kazındığı anlamlı bir gün olduğunu vurguladı. Başkan Kurt, mesajına şu sözlerle devam etti: “Çanakkale Zaferi, emperyalizme karşı verilen onurlu mücadelenin en güçlü simgelerinden biri olmuş; bu topraklarda özgür ve eşit bir yaşamın mümkün olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Bizlere düşen görev; o büyük direnişin mirasını yaşatmak, Cumhuriyetimizin temel değerlerine, demokrasiye, laikliğe ve halk egemenliğine kararlılıkla sahip çıkmaktır. Çanakkale’de yakılan bağımsızlık meşalesi, bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir. Çanakkale ruhu; yokluklar içinde dahi dayanışmanın, fedakârlığın ve ortak aklın neleri başarabileceğinin en somut göstergesidir. Bugün ülkemizin karşı karşıya olduğu her türlü zorlukta, aynı birlik ve beraberlik anlayışını büyütmek; adalet, eşitlik ve özgürlük temelinde güçlü bir gelecek inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu bilinçle hareket ederek, geçmişten aldığımız güçle yarınlara umutla yürümeye devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve özlemle anıyorum. 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü kutlu olsun.”

"Kazım Kurt Bir Halk Adamının Yolculuğu" Raflarda Haber

"Kazım Kurt Bir Halk Adamının Yolculuğu" Raflarda

Kazım Kurt Bir Halk Adamının Yolculuğu, Şubat 2026 itibarıyla okurlarla buluştu. Cumhuriyet Kitapları tarafından yayımlanan ve 248 sayfadan oluşan eser, gazeteci-yazar Arif Anbar imzası taşıyor. Siyasi liderler, biyografi ve nehir söyleşi türündeki kitap, siyasetçi Kazım Kurt’un yaşam öyküsü üzerinden Türkiye’nin çok partili dönemden bugüne uzanan siyasal ve toplumsal panoramasını gözler önüne seriyor. CUMHURİYET’İN İMKANLARIYLA SÖZ SAHİBİ OLDU 1950’li yıllarda yoksul bir köy çocuğu olarak dünyaya gelen Kazım Kurt’un Cumhuriyet’in sağladığı imkânlarla eğitim alarak siyaset sahnesine uzanan yolculuğu, kitapta tüm açıklığıyla anlatılıyor. Kurt’un kendi kaleminden yazdığı önsözde yer alan şu ifadeler, eserin temel ruhunu ortaya koyuyor: “Türkiye hepimizin! Bu topraklar üzerinde yaşayan halkımız, her şeyin en iyisine layık. Her ne zorluk altında olursak olalım, birlik içerisinde çağdaşlık mücadelesi verdiğimiz sürece umut hep var olacak. Ve her yurttaşımız, buna yürekten inanıyorum ki, çok yakın gelecekte, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarıyla beraber insan onuruna yakışır bir yaşama kavuşacak. Bütün mücadelem, bütün mücadelemiz, bunun içindir ve bu mücadele, en şerefli mücadeledir.” Kitap; aynı zamanda “doğru siyaset nasıl yapılır?” sorusuna verilen kapsamlı bir yanıt niteliği taşıyor. TÜRKİYE’NİN DEMOKRASİ SERÜVENİNE TANIKLIK Arif Anbar, sunuş yazısında Türkiye’de demokrasinin tarihsel kırılma noktalarına dikkat çekiyor ve özellikle son yıllarda yaşanan siyasal gelişmeleri ele alıyor. Kitap, Kazım Kurt’un kişisel hikâyesi üzerinden Türkiye’nin demokrasi mücadelesini, yerel ve genel siyasetin dinamiklerini, bedel ödenen mücadele yıllarını ve halk odaklı siyaset anlayışını mercek altına alıyor. Eser; siyaset bilimi meraklılarına, yakın dönem Türkiye tarihini anlamak isteyenlere, yerel yönetim deneyimlerine ilgi duyanlara ve toplumsal mücadele hikâyelerine değer veren okurlara hitap ediyor. Kitap, 1950’lerden bugüne Türkiye’nin dönüşümünü bireysel bir hikâye üzerinden aktarıyor. Böylece yerel tarih ile ulusal siyaset iç içe geçiyor; Eskişehir’in sokaklarıyla Türkiye’nin büyük kırılmaları aynı anlatı zemininde buluşuyor. NEREDEN TEMİN EDİLEBİLİR? Arif Anbar tarafından kaleme alınan “Kazım Kurt Bir Halk Adamının Yolculuğu” başta Cumhuriyet Kitapları olmak üzere birçok kitapçıda, yayınevinde ve online satış platformlarında yerini aldı. Eskişehir’de kitabı edinmek isteyen okurlar, İnsancıl Kitabevi ve Adımlar Kitabevi’ni ziyaret edebilecek. ARİF ANBAR KİMDİR? Arif Anbar, 12 Eylül 1987’de Tokat’ın Zile ilçesinin Yaylakent köyünde dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Muğla’nın Ortaca ilçesinde tamamladı. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi İletişim Tasarımı ve Yönetimi bölümünden mezun oldu. Pek çok sivil toplum örgütünde yönetici olarak görev aldı. Sakarya, Anadolu, Sonhaber ve Milli İrade gazeteleri ile ES TV ve Kanal 26’da görev yaptı. Okyanus dergisi ile Sağlı Sollu Haber internet haber portalının kuruculuğunu üstlendi. Bir dönem Sözcü ile Yurt gazetelerinin Eskişehir Temsilcisi ve Cumhuriyet gazetesinin Eskişehir muhabiri olarak çalıştı. 2013 yılında Tabipler Odası’nın vermiş olduğu basın sağlık ödülünü almaya hak kazandı. 2014 yılında Gazeteciler Cemiyeti tarafından haber dalında ödüle layık görüldü. 2019 yılında Eskişehir Başarı Ödülleri organizasyonu kapsamında verilen yılın televizyon programcısı ve köşe yazarı ödülünün sahibidir. Anbar, evli ve bir çocuk babasıdır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.