SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tahsilat

Porsuk Haber Ajansı - Tahsilat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tahsilat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Arnik: "Esnafın Alın Teri Bankaların Komisyon Hedefi Olamaz!" Haber

Başkan Arnik: "Esnafın Alın Teri Bankaların Komisyon Hedefi Olamaz!"

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası (ESLOK) Başkanı Murat Arnik, artan banka POS komisyon oranlarına sert tepki gösterdi. Yüksek kesintilerin küçük esnafı ve sanatkârı tükenme noktasına getirdiğini belirten Arnik; milletvekillerine, ilgili kamu kurumlarına ve kamu bankalarına acil çözüm çağrısında bulundu. "Anayasa 'Esnafı Koruyun' Diyor; Bu Hüküm Hayata Geçirilsin!" Anayasa’nın 173’üncü maddesinde yer alan "Devlet, esnaf ve sanatkârı koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır" hükmünü hatırlatan Murat Arnik, esnafın üzerindeki mali yükün hafifletilmesi gerektiğini vurguladı. Nakit kullanımının azalması ve kartlı ödeme alışkanlıklarının yaygınlaşmasıyla POS cihazlarının zorunlu hâle geldiğini belirten Arnik, şöyle konuştu: "Kartlı ödeme sistemleri vatandaş için kolaylık sağlıyor olabilir; ancak bu kolaylığın bedelini yalnızca esnaf ödememelidir. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunu (BDDK) görev alanları çerçevesinde çözüm üretmeye çağırıyoruz. Esnafımız bir yandan artan işletme giderleriyle mücadele ederken diğer yandan banka kesintileri nedeniyle kâr marjını tamamen kaybediyor. Mahalle esnafımızın bu baskılar karşısında ayakta kalması artık imkânsız hâle geldi." "Biri Esnafın Sesini Duysun: Yüzde 3 İle Yüzde 4 Arasındaki Komisyon Belimizi Büküyor!" Komisyon oranlarının yüksekliğine dikkat çeken ESLOK Başkanı Arnik, bankaların uyguladığı tarifelerin dükkân işletme maliyetlerine ciddi yük getirdiğini belirtti. Yazarkasa POS cihazını satın alan, rulosunu ve bakımını kendi cebinden karşılayan esnafın bir de ağır komisyonlarla cezalandırıldığını dile getiren Arnik, somut bir hesaplamayla tablonun ağırlığını gözler önüne serdi: "Bankaların ekonomik POS uygulamalarında paket limiti aşıldığında oranlar vergi dâhil yüzde 3,74 seviyelerine ulaşıyor. Örneğin; aylık 1 milyon liralık kartlı tahsilat yapan bir esnaftan ayda 37 bin 400 lira kesinti yapılıyor. Bu durum 12 ay boyunca sürdüğünde yıllık kesinti 448 bin 800 lirayı buluyor. 'Küçük masraf' denilerek geçiştirilemeyecek bu rakamlar, esnafın doğrudan yaşama hakkını elinden alıyor." "Merkez Bankası Faiz Artırdıkça POS Komisyonları Otomatik Artmak Zorunda Değil!" Esnafın bankalardan kredi kullanmadığını, aksine parasını bankaların kullanımına sunduğunu ifade eden Arnik, sistemin adaletsizliğine şu sözlerle vurgu yaptı: "Biz bankalardan kredi almıyoruz, paramızı onlara kullandırıyoruz. Müşteri kartı çektiği anda para bankanın hesabına geçiyor ve günlerce kullanılıyor. Merkez Bankası faiz artırdıkça POS kullanım ve komisyon ücretlerinin de otomatik olarak artması kabul edilemez. Buna yasal bir düzenleme getirilmelidir. Komisyon oranları aşağı çekilirse bu durum ürün fiyatlarına da olumlu yansır ve enflasyonla mücadeleye katkı sağlar." "Siyasetçilere ve Milletvekillerine Sesleniyorum: Kaç Esnaf Geleceğine Güvenle Bakabiliyor?" Eskişehir milletvekilleri başta olmak üzere tüm parlamentoya seslenen Murat Arnik, esnafın derdinin seçim dönemlerinde hatırlanıp sonra unutulacak bir konu olmadığını belirtti: "Seçim bölgelerinizde taksiye bindiğinizde; berbere, lokantaya, kasaba veya kahvehaneye gittiğinizde esnafın hâlini gerçekten sorun. Sadece müşterinin ödediği hesabı değil; esnafın banka hesabından kesilen komisyonu, biriken faturalarını ve tedarikçi borçlarını da görün. Ticaret Bakanlığının Ağustos 2026 verilerine göre Türkiye’de 2 milyon 562 bin 615 esnaf ve sanatkâr bulunuyor. Bu ses duyulmayacaksa daha kaç kepengin kapanması bekleniyor? Alın terimiz, bankaların kâr hedeflerinin finansmanı değildir." Kamu Bankalarına Çağrı: "Halkbank, Ziraat Bankası ve Vakıfbank Göreve!" Açıklamasının son bölümünde özellikle kamu bankalarına sorumluluk düştiğini belirten ESLOK Başkanı Murat Arnik, taleplerini şu maddelerle sıraladı: Küçük esnaf için geçici kampanyalar yerine kalıcı ve düşük komisyon tarifeleri oluşturulmalıdır. Belirli bir aylık ciroya kadar komisyonsuz ve en geç ertesi iş günü ödemeli tahsilat imkânı sağlanmalıdır. Komisyon indirimlerinin bedeli; ek hesap işletim ücretleri, gizli masraflar veya haftalar süren blokelerle esnaftan geri alınmamalıdır. Arnik, "Esnaf ve sanatkârımız biterse bankalar o POS makinelerini kullanacak dükkân bulamaz" uyarısıyla sözlerini tamamladı.

YENİ Partili Arslan: "Dede Korkut Parkı Siyasi Partinin Değil, Kamunun Malıdır" Haber

YENİ Partili Arslan: "Dede Korkut Parkı Siyasi Partinin Değil, Kamunun Malıdır"

Eskişehir’in merkezindeki kamuya ait Dede Korkut Parkı’nın AK Parti tarafından uzun süredir siyasi etkinliklerde kullanılmasıyla ilgili sorular yaklaşık 1,5 yıldır yanıtsız kaldı. YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Gençlik ve Spor Bakanlığının yaklaşık 1,5 yıldır, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ise aylardır cevap vermediğine dikkat çekerek ilgili kurumları belgeleri açıklamaya çağırdı: “Sorum çok açık: AK Parti bu kamu alanını hangi izinle, hangi tahsisle, hangi hukuki ve mali işlemle kullanıyor?” İÇİŞLERİ CEVAP VERDİ; AMA ASIL SORU CEVAPSIZ İçişleri Bakanlığından gecikmeli olarak gelen cevapta, Dede Korkut Parkı’nın bir bölümünün Gençlik ve Spor Bakanlığına, bir bölümünün Sağlık Bakanlığına ait olduğu; geri kalan bölümünde ise herhangi bir tahsis işlemi bulunmadığı bildirildi. Ancak AK Parti’nin parkın hangi bölümünü, hangi kurumun izniyle ve hangi hukuki işlemle kullandığı açıklanmadı. Arslan, “İçişleri Bakanlığı parkın bir bölümünün Gençlik ve Spor Bakanlığına ait olduğunu söylüyor. O halde Gençlik ve Spor Bakanlığı 1,5 yıldır neden susuyor? AK Parti’nin kullandığı bölüm neresi? İzni kim verdi? Tahsis yapıldıysa belgesi nerede?” diye sordu. PARK KAMUNUN; PEKİ FATURAYI KİM ÖDÜYOR? Arslan, tartışmanın organizasyonların finansmanı açısından da açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti: “2025 yılı Ramazanında 30 gün süren organizasyonlardan söz ediyoruz. Çadırlar, iftar yemekleri, masa-sandalyeler, sahne, ses ve ışık sistemleri, personel, canlı yayınlar, şehir dışından gelen konuklar; sonrasında farklı etkinlikler ve maç yayınları…” “Bunların parasını kim ödedi? Konukların ulaşım, konaklama ve yemek giderlerini kim karşıladı? Canlı yayınların, çadırların, teknik sistemlerin ve dev ekranların bedelini kim ödedi?” Arslan şöyle devam etti: “AK Parti ödedi ise faturalarını açıklasın. Üçüncü kişiler karşıladıysa kimlerin hangi giderleri karşıladığı açıklansın. Bir kamu kurumu karşıladıysa hangi kurumun, hangi bütçeden, hangi yetkiyle ne kadar harcadığı ortaya konulsun.” TAHSİS NEREDE, TAHAKKUK NEREDE, TAHSİLAT NEREDE? Arslan, kamu alanının kullanımının mali boyutuna ilişkin şu soruları yöneltti: “Tahsis varsa belgesi nerede? Kullanım bedeli varsa ne kadar? Tahakkuk yapıldıysa belgesi nerede? Bedel ödendiyse tahsilat belgesi nerede?” “Kamuya ait alan için tahsil edilmesi gereken bir bedel tahakkuk ettirilmediyse veya tahsil edilmediyse; siyasi bir organizasyonun kamu tarafından karşılanmaması gereken herhangi bir gideri kamu kaynaklarından ödendiyse, kamunun uğradığı mali kayıp nedir? Bunu kim denetledi, sorumluluğunu kim üstlenecek?” 2025 YILINI SORDUK, 2026 YILINDA DA KULLANIM DEVAM ETTİ Arslan’ın soru önergelerinin çıkış noktasını 2025 yılı Ramazanında 30 gün süren kullanım oluşturdu. Sorular yanıtlanmadı; aradan bir yıl geçti ve 2026 yılı Ramazan’ında aynı kamu alanı AK Parti tarafından yeniden kullanıldı. Bugün ise parkın girişinde “AK PARTİ Seninle Eskişehir” yazılı, parti amblemi ile AK Parti Eskişehir İl Başkanı’nın adının bulunduğu pano yer alıyor. Arslan, “Kamusal bir parkın girişinde iktidar partisinin ambleminin ve il başkanının adının ne işi var? Bu panoya kim izin verdi? Hangi işlemle? Bir bedel ödeniyor mu? Başka bir siyasi parti aynı şeyi yapmak isterse ona da aynı hak tanınacak mı?” diye sordu. KAMU İLE PARTİ ARASINDAKİ SINIR NEREDE? Arslan, Eskişehir Valiliği, ilgili Kaymakamlık ve ilgili bakanlıkların il müdürlüklerini de belgeleri açıklamaya çağırdı: “İktidar partisi olmak kamu malı üzerinde ayrıcalık sahibi olmak değildir. Devlet bütün siyasi partilere eşit mesafede olmak zorundadır.” “Bir kamu alanının siyasi kullanımını 1,5 yıldır soruyoruz; Bakanlıklar cevap vermiyor, hukuki ve mali belgeler açıklanmıyor, kullanım ise devam ediyor. Üstelik bugün parkın girişinde iktidar partisinin kurumsal kimliği var. O halde sormak zorundayız: Kamu ile parti arasındaki sınır nerede?” “Her şey hukuka ve mevzuata uygunsa yapılacak iş çok basit: Belgeleri açıklayın.” İZİN NEREDE? TAHSİS NEREDE? TAHAKKUK NEREDE? TAHSİLAT NEREDE? FATURALARI KİM ÖDEDİ? “1,5 yıldır bu sorulara açık ve belgeli cevap verilemiyorsa, Eskişehir kamuoyunun sormaya hakkı vardır: SUSKUNLUĞUNUZ İKRARDAN MI GELİYOR?” Dede Korkut Parkı herhangi bir siyasi partinin değil, kamunun malıdır.

Eskişehir’de Karşılıksız Çekler Artıyor Haber

Eskişehir’de Karşılıksız Çekler Artıyor

Yeni Parti Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi Uğur Yıldız yaşanan ekonomik kriz ve esnafın içerisinde bulunduğu durumu yaptığı açıklama ile dile getirdi. Yeni Parti Odunpazarı Belediye Meclis Üyesi Uğur Yıldız yaptığı açıklamada; ‘’Eskişehir’de karşılıksız çek verileri; ticarette yaşanan daralmanın, nakit sıkışıklığının ve finansmana erişememenin her geçen gün daha da zorlaştığını ve durumun ağırlaştığını açıkça göstermektedir.’’ dedi. Rakamlar çarpıcı, tablo ağır Rakamlar üzerinden durumu anlatan Yıldız: ‘’Geçen ay Odunpazarı Belediyesi temmuz ayı Meclis toplantısında da dile getirdiğimiz üzere karşılıksız çekler şehrimizin ekonomisinin geldiği kötü durumu göstermektedir. 2025 yılı mayıs ayında 29 milyon TL olan karşılıksız çek tutarı, 2026 yılı mayıs ayında ise 309 milyon TL’ye çıkarak yüzde 964 oranında artmıştı. 2025 yılı haziran ayında 55 milyon TL olan karşılıksız çek tutarı, 2026 yılı haziran ayında 290 milyon TL’ye çıkmış ve yüzde 426 artmıştır. İlimizde 2026 yılının Ocak-Haziran aylarında toplam karşılıksız çek tutarı 1 milyar 266 milyon TL’ye ulaşarak, 2025 yılının toplam tutarı olan 1 milyar 231 milyon TL’yi geçmiş durumdadır. 2026 yılının ilk 6 ayında karşılıksız çek tutarı şimdiden 2025 yılının toplamını geçmiştir. Bu durum, 2026 yılının daha zor ve içinden çıkılması güç bir yıl olacağının habercisidir.’’ dedi. Yaşanan bu durumun sadece rakamlardan ibaret olmadığını, güvenin ve ticaretin de zayıfladığını belirten Yıldız, çek artık bir ödeme aracı olmaktan çıkmıştır dedi. Yıldız; ‘’Bu tablo, ekonomik krizin yaygınlaştığını, derinleştiğini ve büyüklüğünü açıkça göstermektedir. Ekonomi artık yönetilemez hâle gelmiştir. Millet enflasyonun can yakıcı etkisini hissetmekte ve hayat pahalılığının altında ezilmektedir. Üretici ve esnaf; maliyet baskısı, satışların düşmesi, nakit sıkışıklığı ve kârsızlıkla mücadele etmektedir. Gelinen noktada yıllardır güvenli bir yazılı ödeme aracı olan çek, artık bu özelliğini kaybetmektedir. Çek keşidecisi vade tarihinde yazdığı tutarı ödeyememe, alacaklarını tahsil edemezse çekinin karşılıksız çıkması kaygısı yaşarken, çek alacaklısı yani lehtar ise çek tutarının tahsil edip edememe kaygısı yaşamaktadır. Bankalar da çek taleplerinin düştüğünü, çek defteri yenileme ya da yeni çek defteri talebinde azalma olduğunu belirtmektedirler. Bu durum, piyasada güvenin zayıfladığını ve ödeme sistemlerinin değiştiğini göstermektedir. Yüksek faiz ve krediye erişimin kısıtlı olması; esnafı ve tüccarı ödeme ve tahsilat süreçlerinde yeni araçlar bulmaya yöneltmektedir. EKONOMİ YÖNETİMİ ARTIK TÜM DESTEĞİNİ KAYBETTİ Yanlış politikaları nedeniyle eleştirdiğimiz ekonomi yönetiminin politikaları ve bakan Mehmet Şimşek gördüğümüz ve okuduğumuz kadarıyla artık tüm desteğini kaybetmiştir. Ses artık sadece bizden değil, AKP içinden de yükselmektedir. Geldiği günün enflasyon oranını, 3 sene sonra hedef olarak belirleyen ve milleti ağır vergi yükleri altında ezen ve uydurulan rakamlarla yapılan ücret zamlarıyla yoksulluğa makul eden Maliye ve Hazine Bakanı sonuç vermeyen politikalarla, milleti refah yerine geçim derdine, rahat olmak yerine çaresizliğe, tasarruf yerine krediye esir etmiştir. ‘’KİMSENİN DAYANACAK GÜCÜ KALMADI’’ Kötü ekonomi yönetimi yüzünden iş yerlerinin kapandığını, tahsilat ve ödeme zincirinin kırıldığını ve işsizliği büyüttüğünü belirten Yıldız, ‘’İnsanlar için bir ev almak bir araba almak hayal olmuştur.’’ Gün geçtikçe herkes hayallerinden vazgeçmektedir. Ev, araba almak hayal oldu. Ama bundan daha önemlisi insanlar mutsuzluğa mahkûm edildi. Çocuğunu evlendirecekler için düğün yapmak, eşya almak, misafirlerini ağırlamak ve hatta düğüne gidip bir hediye verecekler için bile bu düzen zulüm haline gelmiştir. Yıllarca çocuğunu okutmuş, bir üniversite kazanması için emek harcamış anne babalar çocukları üniversiteyi kazandığında kara kara düşünmektedir. Aileler eğitim, kırtasiye, barınma ve diğer masraflar karşısında çaresiz kalmakta ve ne yazık ki kredilere ve bankalara esir olmaktadırlar. Milletin bu bitirilmeyen kriz ve düşürülmeyen enflasyon karşısında dayanacak gücü kalmamıştır. Ve millet bu düzenin değişmesi için artık sesini yükseltmiş, yönetme ve çözüm bulma becerisini kaybetmiş mevcut iktidardan umudunu kesmiş ve yeni bir yol açmıştır. Bu yeni yol milleti kurtuluşa götürecek, kimseyi çaresiz bırakmayacak ve refahı sağlayacaktır.

İYİ Parti'den Odunpazarı ve Tepebaşı Belediyelerine Katı Atık Bedeli Tepkisi Haber

İYİ Parti'den Odunpazarı ve Tepebaşı Belediyelerine Katı Atık Bedeli Tepkisi

Eskişehir’de Odunpazarı ve Tepebaşı Belediyeleri tarafından konut ile iş yerlerinden tahsil edilmeye başlanan evsel katı atık toplama ve taşıma bedelleri, vatandaşların ve esnafın kafasında soru işaretleri oluşturdu. Konuyu yargıya taşıyan ve belediyelere net sorular yönelten İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan, tahsilatların şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu. Ulucan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Eskişehir’de Odunpazarı ve Tepebaşı Belediyeleri tarafından konut ve iş yerlerinden tahsil edilen evsel katı atık toplama ve taşıma bedelleri, vatandaşlarımızın ve esnafımızın kafasında ciddi soru işaretleri oluşturmuştur. Her iki belediyenin de 2026 yılı için Evsel Katı Atık Toplama ve Taşıma Bedeli tahsilatına başladığı görülmektedir. Tepebaşı Belediyesi tarafından yayımlanan duyuruda, 2026 yılı hizmet bedelinin 6 eşit taksite bölündüğü ve ilk taksit ödemelerinin Temmuz ayında başladığı belirtilmektedir. Odunpazarı Belediyesi'nde de benzer şekilde 6 taksit halinde tahakkukların vatandaşlara ve iş yerlerine gönderilmesi, kamuoyunda şu sorunun daha yüksek sesle sorulmasına neden olmaktadır: “Daha önce su yüklemeleri sırasında tahsil edilen evsel katı atık bedelleri ne oldu?” Vatandaşın ve esnafın asıl bilmek istediği konu budur. Eğer geçmiş dönemlerde su yüklemeleri sırasında evsel katı atık bedeli adı altında tahsilatlar yapıldıysa, bugün ayrıca tahakkuk ettirilen bedellerin hangi döneme ait olduğu, nasıl hesaplandığı ve önceki tahsilatlarla ilişkisinin ne olduğu açıkça ortaya konulmalıdır. ODUNPAZARI VE TEPEBAŞI BELEDİYELERİNE SORUYORUZ: Su yüklemeleri sırasında daha önce tahsil edilen evsel katı atık bedelleri hangi dönemleri kapsamaktadır? 2026 yılında 6 taksit halinde tahakkuk ettirilen bedeller hangi hesaplama yöntemine göre belirlenmiştir? Daha önce tahsil edilen bedeller ile 2026 yılı tahakkukları arasında herhangi bir mükerrer tahsilat söz konusu mudur? Konut ve iş yerleri için belirlenen bedeller hangi maliyet hesabına göre oluşturulmuştur? Tahsil edilen bu bedeller hangi hizmetlerin karşılığıdır? Geçmiş yıllarda tahsil edilen evsel katı atık bedellerinin toplam tutarı nedir ve bu gelirler hangi hizmetlerde kullanılmıştır? Vatandaşın ve esnafın ödediği bedellerin hesaplanmasında kullanılan maliyet ve tarife belgeleri kamuoyuyla paylaşılacak mıdır? Burada özellikle altını çizmek isteriz: Biz hizmet bedeli alınmasın demiyoruz. Ancak vatandaşın ve esnafın ödediği bedelin ne için alındığını, hangi dönemi kapsadığını, nasıl hesaplandığını ve daha önce yapılan ödemelerle arasında herhangi bir çakışma olup olmadığını bilmek en doğal hakkıdır. Ekonomik şartların her geçen gün ağırlaştığı, vatandaşın geçim mücadelesi verdiği, esnafın ise artan kira, enerji, personel ve işletme maliyetleri altında ayakta kalmaya çalıştığı bir dönemde, belediyelerin her türlü tahsilatı açık, anlaşılır ve hesap verebilir bir anlayışla yürütmesi gerekmektedir. İYİ Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak Odunpazarı ve Tepebaşı Belediyelerini kamuoyunu açık ve kapsamlı şekilde bilgilendirmeye davet ediyoruz. Vatandaşın ve esnafın kafasındaki soru işaretleri, yalnızca genel açıklamalarla değil; dönemleri, tarifeleri, hesaplama yöntemleri ve tahsilat kayıtlarını ortaya koyan resmi belgelerle giderilmelidir. Çünkü belediyelerin tahsil ettiği para, vatandaşın ve esnafın parasıdır. Vatandaşın ve esnafın ödediği her kuruşun hesabı şeffaf, açık ve denetlenebilir şekilde verilmelidir. Şeffaflık, hesap verebilirlik ve adalet; yerel yönetimlerin vazgeçilmez sorumluluğudur."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.