SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tağşiş

Porsuk Haber Ajansı - Tağşiş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tağşiş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Oda Başkanı Murat Arnik’ten Vali Yılmaz’a Ziyaret Haber

Oda Başkanı Murat Arnik’ten Vali Yılmaz’a Ziyaret

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’ı makamında ziyaret etti. Çalışma toplantısı niteliğinde gerçekleşen görüşmede; kayıt dışı ekonomiyle mücadele, akşam saatlerinde yoğunlaşan ruhsatsız ve denetimsiz seyyar gıda satışlarının önlenmesi, halk sağlığının korunması, haksız rekabetin sona erdirilmesi ve denetim birimleri arasında güçlü bir koordinasyon mekanizması kurulması ele alındı. Şehir dışından gelen geçici ticari organizasyonlara alan tahsis edilmesi ve Eskişehir Yerel Esnaf Fuarı projesi de görüşmenin gündeminde yer aldı. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “5 BİN İŞLETMENİN VE 65 BİN SEKTÖR ÇALIŞANININ SESİNİ VALİMİZE İLETTİK” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, yaklaşık 5 bin yiyecek-içecek işletmesi ile sektörden geçimini sağlayan yaklaşık 65 bin çalışanın beklentilerini, sahadaki sorunları ve çözüm önerilerini Vali Dr. Erdinç Yılmaz’a ayrıntılarıyla aktardıklarını belirtti. Murat Arnik, “Ruhsatını alan, vergisini ödeyen, çalışanının sigorta primini yatıran, hijyen ve gıda güvenliği kurallarına uyan esnafımız; kayıt dışı ve denetimsiz faaliyetler karşısında yalnız bırakılamaz. Esnafımızın emeğini korumak; Eskişehir’in ekonomisini, istihdamını ve vatandaşımızın güvenilir gıdaya ulaşma hakkını korumaktır.” dedi. MURAT ARNİK: “SAYIN VALİMİZİN ÇÖZÜM ODAKLI YAKLAŞIMI ESNAF TEŞKİLATIMIZA GÜVEN VERDİ” Arnik, “Sayın Valimizin samimi, mütevazı, çözüm odaklı ve kurumlar arası iş birliğini esas alan yaklaşımı bizlere güven vermiştir. Ruhsatlı esnafımızın haklarının ve halk sağlığının korunması yönünde ortaya koyduğu güçlü irade son derece kıymetlidir.” ifadelerini kullandı. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “KAYIT DIŞILIK AKŞAM BAŞLIYORSA DEVLETİMİZİN DENETİMLERİDE AKŞAM YAPILMALIDIR” Kayıt dışılıkla mücadelenin tek bir kurumla sonuçlandırılamayacağını vurgulayan Murat Arnik; Valilik koordinasyonunda belediyelerin zabıta ve ruhsat birimleri, Eskişehir Defterdarlığına bağlı vergi dairesi birimleri, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ticaret İl Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve meslek odaları arasında hızlı ve kesintisiz bilgi akışı kurulması gerektiğini belirtti. Murat Arnik, “Denetimler yalnızca ruhsat veya vergi kaydıyla sınırlı kalmamalıdır. Ürün kaynağı, fiş ve fatura düzeni, gıda işletmesi kayıt ve onay belgeleri, çalışanların sosyal güvenlik kayıtları, etiket bilgileri, muhafaza şartları, soğuk zincir, izlenebilirlik ve hijyen koşulları birlikte incelenmelidir. Bir kurumun tespit ettiği aykırılık diğer kurumlardan habersiz kalmamalı; işlem sonuçlanıncaya kadar ortak takip sürdürülmelidir.” dedi. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, “Emek, 71 Evler, Çamlıca, Gündoğdu, Vadişehir ve Çankaya mahalleleri başta olmak üzere, saat 17.00’den sonra yoğunlaşan ruhsatsız, seyyar, kayıp-kaçak ve denetimsiz satışların Sayın Valimizin öncülüğünde sona erdirilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” dedi MURAT ARNİK: “YALNIZCA TUTANAK DEĞİL, CAYDIRICI VE ORTAK YAPTIRIM GEREKİYOR” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, idari cezaların faaliyeti önlemeye yetmediği durumlarda kurumların eş zamanlı ve sonuç odaklı hareket etmesi gerektiğini söyledi. Arnik, “Tespit edilen kayıt dışı faaliyetler, şartları oluştuğunda vergi idaresince resen mükellefiyet ve vergilendirme yönünden işleme alınmalıdır. İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz, izinsiz veya mevzuata aykırı gıda satışlarına karşı mevzuatın öngördüğü en etkili ve caydırıcı yaptırımları gecikmeksizin uygulamalıdır. Belediyelerimiz de ruhsat, işgal ve seyyar satış hükümleri bakımından süreci sonuna kadar takip etmelidir. Amaç yalnızca ceza yazmak değil, aynı faaliyetin başka bir noktada yeniden kurulmasını önlemektir. Valilik öncülüğünde kurulacak güçlü koordinasyonla bu sorunun kısa sürede sona erdirilebileceğine inanıyoruz.” dedi. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, Mesai bitimini fırsata çeviren ve sosyal medya fenomenleri aracılığıyla reklam yaparak müşteri toplayan kayıt dışı yapıların görmezden gelinemeyeceğini kaydeden Murat Arnik, “Esnafımızın hakkını savunmak kadar vatandaşımızın sağlık hakkını korumak da vicdani ve kamusal sorumluluğumuzdur. Tağşiş ve hile içerdiği tespit edilen, insan sağlığını hiçe sayan satışların Ahilik kültürüyle ve esnaflıkla hiçbir ilgisi yoktur. Dürüst esnafımızın emeğine ve itibarına kimsenin gölge düşürmesine izin vermeyeceğiz.” diye konuştu. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “ESKİŞEHİR ESNAFINDAN DAHA AYRICALIKLI HİÇBİR TİCARİ ORGANİZASYON OLAMAZ” Şehir dışından gelen bazı organizasyonların “yöresel ürün festivali”, “lezzet festivali” veya “konser” adı altında geçici satış alanlarına dönüştürülmesine de değinen Murat Arnik, kültürel etkinliklere karşı olmadıklarını; yerel esnafı dışlayan, denetimden uzak ve haksız rekabet oluşturan ticari yapılara itiraz ettiklerini söyledi. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, “Şehir dışından gelen bütün ticari organizasyonlar da yerel esnafımızdan istenen vergi, ruhsat, hijyen, gıda güvenliği, ürün kaynağı, alan kullanım izni ve tüketici hakları kurallarına eksiksiz biçimde tabi olmalıdır. Eskişehir esnafından daha ayrıcalıklı hiçbir ticari organizasyon olamaz.” dedi. MURAT ARNİK: “ESKİŞEHİR YEREL ESNAF FUARI ŞEHRİMİZİN ÜRETİM GÜCÜNÜ ÖNE ÇIKARACAKTIR” Murat Arnik, Eskişehir Yerel Esnaf Fuarı’nın Valilik öncülüğünde; Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, meslek odaları, yerel yönetimler ve ilgili kamu kurumlarının iş birliğiyle düzenlenmesini önerdiklerini açıkladı. Arnik, “Eskişehir’in lokantacısı, kasabı, pastacısı, fırıncısı, üreticisi ve yöresel değerleri kendi şehrinde daha görünür hâle gelmelidir. Şehrimizin imkânları; burada istihdam sağlayan, vergi veren ve kazancını yine bu şehirde bırakan yerel esnafımızın gelişmesine katkı sunmalıdır.” dedi. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “TESPİT EDECEĞİZ, BİLDİRECEĞİZ VE SONUÇ ALINCAYA KADAR TAKİP EDECEĞİZ” Murat Arnik sözlerini şöyle tamamladı: “Esnafımızdan ve vatandaşlarımızdan gelen ihbarları, sahadaki tespitlerimizi ve çözüm önerilerimizi yetkili kurumlarımıza ulaştıracağız. Riskli bölgeleri kayıt altına alacak; tespit edecek, bildirecek ve sonuç alınıncaya kadar takip edeceğiz. Eskişehir Valimiz Sayın Dr. Erdinç Yılmaz’ın öncülüğünde, ilgili kurumlarımızın iş birliğiyle kayıt dışı ve denetimsiz faaliyetlere karşı kararlılıkla mücadele edeceğiz. Esnaf ve sanatkârımızın yanında olduğunu açıkça ortaya koyan Sayın Valimize; nazik kabulleri, samimi ilgileri ve çözüm odaklı yaklaşımları dolayısıyla yönetim kurulumuz ve üyelerimiz adına teşekkür ediyorum.”

Ne Yediğimizi, Ne İçtiğimizi Denetlemek İktidarın Görevidir Haber

Ne Yediğimizi, Ne İçtiğimizi Denetlemek İktidarın Görevidir

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından geçen hafta açıklanan taklit ve tağşiş listesine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda, özellikle domuz etinin kebaba, köfteye ve lahmacuna karıştırılması konusunun toplumda büyük yankı bulduğuna dikkat çekti. DENETİM YETERSİZLİĞİ VE GIDA GÜVENLİĞİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Bakanlığın açıklamasının değerli olduğunu, ancak taklit tağşiş yapanların üzerine şiddetle gidilmesi gerektiğinin altını çizdi. "Vatandaş, ödediği ücretin karşılığında tükettiği ürünün taklit ve tağşiş olmamasını, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın denetimleri sayesinde bir güvence olarak görüyor." diyen Gürer, geçmişte belediyelere verilen yetkilerin Tarım ve Orman Bakanlığı’na devredilmesi sonrasında, bu konudaki kadroların yetersiz kaldığını belirtti. "Düzenli ve sürekli denetlenebilen yerler dışında kontrol dışı üretimin olduğu da bir gerçek." diyerek daha sıkı denetimlere ihtiyaç olduğunu vurguladı. PORTÖR MUAYENESİ VE GIDA ÜRETİMİ CHP’li Gürer, kamuoyunun dikkatine sunduğu bir diğer önemli konu ise gıda üretimi ve gıda güvenliği ile ilgili yasal düzenlemeler oldu. 1930 yılında çıkarılan Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’na göre gıda üretimi ve tüketim noktalarında çalışanlar için zorunlu olan portör muayenesi ve akciğer filmi uygulamalarının, 2011 yılında çıkarılan kanun ve 2013 yılında çıkarılan yönetmeliklerle kaldırıldığını hatırlattı. Sağlık Bakanlığı’nın, portör muayenesi ve tetkiklerin artık yapılmayacağına dair açıklama yaptığını belirten Gürer, bu durumun işletmelere bırakıldığını ifade etti. "Bugün gıda işletmelerinde, otel ve benzeri kuruluşlarda çalışan yabancı uyruklu kişilerin önemli bir kısmı kayıt dışı çalışıyor," diyen Gürer, bu kişilerin sağlık denetimlerinin yapılıp yapılmadığını sorguladı. "Eğer bu denetimler yapılmıyorsa, pandemi sürecinde yaşanan gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda, toplu hastalıklara neden olabilecek salgın hastalıkların kapısı açık tutuluyor demektir." diyerek uyarıda bulundu. Gürer, gıda güvenliğini sağlamak adına, bu işletmelerde çalışanların mutlaka yeniden portör muayenesi ve akciğer filmi çekiminin sağlanması gerektiğini savundu. "Belediyeler de bu konuda tekrar yetkilendirilmelidir." şeklinde konuşarak, gıda güvenliğine dair gerekli adımların atılması çağrısında bulundu. KANUNDA DEĞİŞİKLİK CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, basın toplantısında önceki ve mevcut düzenlemeler arasındaki önemli farklara dikkat çekti. Gürer, “Eski haliyle Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, gıda ile ilgili iş yapanların üç ayda bir muayene ettirilmesini ve sıhhi rapor almasını zorunlu kılıyordu. Ayrıca, frengi, sarı verem, cüzam gibi bulaşıcı hastalıklara sahip olanlar ile halkın nefretini uyandıran cilt hastalığına sahip olanların meslek icra etmesine izin verilmemekteydi. Bu, gıda güvenliği açısından önemli bir önlem olarak değerlendiriliyordu. Yeni düzenlemede ise, gıda üretim ve satış yerleri ile toplu tüketim yerlerinde çalışanların hijyen eğitimi alması gerektiği vurgulanıyor. İş yeri sahipleri ve işletenleri, çalışanlara gerekli hijyen eğitimlerini vermekle yükümlüdür. Ayrıca, bulaşıcı hastalığı olduğu belgelenenler ve rahatsız edici açık yarası veya cilt hastalığı bulunanlar, hastalıklarının iyileştiğine dair rapor alana kadar bu iş yerlerinde çalışamazlar. Çalışanların, hastalıkları hakkında işverene bilgi verme yükümlülüğü de bulunmaktadır." Ömer Fethi Gürer, bu düzenlemenin sağlık açısından ciddi bir risk oluşturduğunu belirtirken, özellikle yabancı uyruklu çalışanların büyük bir kısmının kayıt dışı olması nedeniyle denetimlerin yetersiz kaldığına dikkat çekti. Eski düzenlemenin sağlık güvenliğini sağlamada daha etkili olduğu vurgulanırken, yeni düzenlemenin uygulamada ne derece etkili olacağı sorgulanmaktadır. Gürer, sağlık ve gıda güvenliği konusunda bu tür düzenlemelerin artırılması ve yapılan düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade ederek, gıda işletmelerindeki denetimlerin güçlendirilmesi gerektiğine dair çağrıda bulundu. GIDA GÜVENLİĞİ İÇİN PORTÖR MUAYENELERİ YENİDEN UYGULANMALI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, portör testi ve akciğer filmi üç ayda bir zorunlu kılınması gerektiğini, hijyen şartlarında üretimin sorunlu olduğunu, yabancı uyruklular dahil kayıt dışının arttığını, gıda işletmeleri ve yemek tüketilen iş yerlerinde çalışanlarda bu muayenelerin olası salgın hastalıkların önüne geçilmesini sağlayacağını ifade etti. Ülkemize gelen göçmenlerin gıda işletmelerinde ve turizm sektöründe çalışmasının sağlık denetimlerini zorunlu kıldığını dile getiren Gürer, "Ekonomik sorunlar ve yokluk, hastalıkların gıda için de bir gerekçesi olmamalıdır." diye konuştu. YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLMELİ Gürer, 1930 yılında yürürlüğe giren, ancak 2011 yılında kaldırılan portör muayenesi uygulamalarının yeniden getirilmesi gerektiğini vurguladı. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer: "Gıda, milli güvenlik kadar önemlidir. Savaşların yaygınlaştığı, kuraklığın oluştuğu, mevsimsel değişimlerin yaşandığı bu süreçte üretimle ilgili sorunların yanı sıra tüketim ile ilgili sorunların da ortaya çıktığı görülmektedir. Bunun bir nedeni de ülkemize gelen 10 milyon civarındaki göçün gıda işletmelerinde, restoranlarda, turizm işletmelerinde çalışıyor olmasıdır. Bu kişilerin sağlıkları, orada tüketici olan herkesi ilgilendiriyor. Ekonomik anlamdaki sorunların yanı sıra göçle gelenlerin bedensel anlamda sağlık durumları, tetkik edilmesi gereken bir ihtiyaçtır. Yokluk ve yoksulluk da hastalıkların bir gerekçesi olarak tanımlanabilir. Onun için muayeneleri bir ihtiyaçtır. Bu nedenle, bir an önce içinde bulunduğumuz koşullar dikkate alınarak çalışılan alan gıdaya yönelikse, üretimde çalışanlara yeniden 1930 yılında yürürlükte olan uygulama tekrar getirilmelidir. Sağlıklı bir ürün aldığınızı varsayarak ya da sağlıklı bir ürün size sunulduğunu düşünerek, hiç ummadığınız bir biçimde kendi paranızla bir hastalığı da satın alma olasılığı yüksektir. Fırın gibi, lokanta gibi, restoran gibi umuma açık insanların üretimin içinde olduğu yerler mutlaka düzenlemeler gerektirir. 'Ne olacak?' dememeli; sorun oluşmadan bu süreci doğru yönetmek gerekir." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.