SON DAKİKA
Hava Durumu

#Süt Ürünleri

Porsuk Haber Ajansı - Süt Ürünleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Süt Ürünleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fuarda Dorlion Zeytinyağı ve Küllüoba Ekmeğine Büyük İlgi Haber

Fuarda Dorlion Zeytinyağı ve Küllüoba Ekmeğine Büyük İlgi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretim ve yerel lezzetler konusundaki iddiasını bu kez İzmir’de düzenlenen prestijli bir fuarda gözler önüne serdi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin ürettiği Premium Ödüllü Dorlion Zeytinyağı ve 5 bin yıllık Küllüoba ekmeği, Gurme İzmir Olivtech Fuarı’nda büyük beğeni topladı. Ayrıca İzmir’de kurulan stantta “2026 Eskişehir Yılı” da tanıtıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde ve İZFAŞ organizasyonuyla gerçekleşen Gurme İzmir Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, sadece ticari hacmiyle değil, sektöre yön veren başlıklarıyla da dikkat çekti. Bu önemli platformda Eskişehir Büyükşehir Belediyesi standı, özgün ürünleri ve hikâyesiyle ziyaretçilerin uğrak noktası oldu. Öte yandan fuar kapsamında kurulan stantta yalnızca yerel ürünler değil, aynı zamanda kentin vizyon projelerinden biri olan “2026 Eskişehir Yılı” da tanıtıldı. Eskişehir’in kültürel, sanatsal ve turistik potansiyelini ulusal ölçekte duyurma hedefi taşıyan bu vizyon, farklı bir şehirde geniş kitlelere ulaşarak önemli bir tanıtım fırsatı yakaladı. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve Halk Ekmek A.Ş.’nin katkılarıyla hazırlanan stantta, özellikle Dorlion markalı zeytinyağları büyük ilgi gördü. Kısa süre önce Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması’nda elde ettiği derecelerle adından söz ettiren Dorlion, dört numunesinin tamamıyla ödül kazanarak kalitesini kanıtlamıştı. “Premium Ödül”e layık görülen Özel Seri başta olmak üzere, altın ve gümüş ödüllerle taçlanan ürünler fuar ziyaretçilerinden tam not aldı. Eskişehir’in binlerce yıllık tarihinden ilham alan Küllüoba Ekmeği ise büyük beğeni topladı. Küllüoba Höyüğü kazılarında ortaya çıkarılan yaklaşık 5 bin yıllık ekmekten esinlenilerek yeniden üretilen bu özel tarif, geçmiş ile günümüzü buluşturuyor. Taş değirmende öğütülen Kavılca, Horasan ve Gacer buğdayları ile mercimek unundan hazırlanan, düşük glütenli ve katkısız yapısıyla dikkat çeken Küllüoba Ekmeği, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Cumhuriyet Halk Partisi Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi standını ziyaret ederek kentin yerel değerlerine yakından ilgi gösterdi. Ziyareti sırasında, bölgenin öne çıkan lezzetlerinden Dorlion Zeytinyağı’nın kendine has aroması ve Küllüoba ekmeğinin geleneksel dokusunu deneyimleyen Tugay, zeytinyağını ve ekmeği çok beğendiğini söyledi. Nazik ziyaretinde, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye selamlarını ileten Başkan Tugay, iki şehir arasındaki dostluk ve iş birliğinin önemine vurgu yaptı. Tugay, Eskişehir’in bu alandaki başarılı çalışmalarını takdir ettiğini ifade etti. Stantta ayrıca Halk Süt ürünleri de yerini alarak Eskişehir’in üretim çeşitliliğini gözler önüne serdi. Doğallık, kalite ve tarihsel mirasın harmanlandığı bu özel sunum, Eskişehir’i fuarın en dikkat çeken katılımcılarından biri haline getirdi.

Şehrin Dört Bir Yanında Gıda Denetimleri Sürüyor Haber

Şehrin Dört Bir Yanında Gıda Denetimleri Sürüyor

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ramazan ayı öncesinde başladığı kapsamlı gıda denetimlerini, halk sağlığını korumak ve güvenilir gıdaya erişimi sağlamak amacıyla şehrin dört bir yanında aralıksız sürdürüyor. ​Eskişehir’de sofraların huzurunu ve sağlığını güvence altına almak için kollar sıvandı. 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında yürütülen denetimlerde, İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerine bağlı teknik personel adeta şehri mercek altına aldı. ​Fırından Markete Sıkı Takip ​Denetimler, özellikle Ramazan ayında tüketimi artan ürün grupları üzerinde yoğunlaştı. Ekipler; fırınlar, pastaneler, et ve süt ürünleri satış noktaları ile marketlerde detaylı incelemelerde bulunuyor. Sadece ürünlerin tazeliği değil; ​İşletmelerin genel hijyen koşulları, ​Üretim ve muhafaza şartları, ​Son tüketim tarihleri, ​İzlenebilirlik ve kayıt sistemleri titizlikle kontrol ediliyor. ​Ticaret Bakanlığı ile Omuz Omuza ​Piyasa denetimlerinde etkinliği artırmak amacıyla Ticaret Bakanlığı ekipleriyle koordineli şekilde hareket ediliyor. Eş zamanlı yürütülen bu kontrollerde, hem gıda güvenliği hem de piyasa gözetimi sağlanarak tüketicinin mağdur edilmesinin önüne geçiliyor. Mevzuata aykırı hareket ettiği belirlenen işletmelere ise tavizsiz şekilde idari yaptırım uygulanıyor. ​"Halk sağlığını riske atabilecek hiçbir uygulamaya müsamaha gösterilmeyecektir." ​Vatandaşlara "Alo 174" Çağrısı ​Yetkililer, denetimlerin Ramazan ayı boyunca ve sonrasında da aynı kararlılıkla devam edeceğini vurgularken, vatandaşların en etkili denetçiler olduğunu hatırlattı. Tüketicilerin karşılaştıkları her türlü olumsuzluğu Alo Gıda 174 hattına bildirmeleri, güvenilir gıda zincirinin korunmasında kritik rol oynuyor.

Sütün Kaymağını Üreten de Tüketen de Yiyemiyor! Haber

Sütün Kaymağını Üreten de Tüketen de Yiyemiyor!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, çiğ süt alım fiyatı ile raf fiyatları arasındaki değişkenliğe dikkat çekerek, “Beş yılda süt ve sütten mamul ürünlerde market rafları yüzde 600 ila yüzde 1200 arasında fiyat artışı yaşanırken, inek besleyip çiğ sütü satan maliyetleri karşılamada zorlanır duruma geldi. Ulusal Süt Konseyinin tavsiye fiyatına üreticiden aracı süt almayıp alım fiyatı baskılarken üretici, ürettiği sütü aracının belirlediği fiyata satmak zorunda kalıyor. 1 litre çiğ süt satıp 1,5 kg yem alamadığı için de zarar edip ineğini satıyor. Ulusal Süt Konseyi yeni çiğ süt fiyatı süt inekçiliği yapanı mutlu etmezse inek satışları artar. İktidar süt inekçiliği yapanın yanında olmalıdır.” dedi. RAF FİYATLARI UÇTU Market rafında 1 litre süt, 2020 Aralık’ta 7,5 TL iken 2025 Aralık ayında 50 TL’ye çıktığına dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2020-2025 arasında sütten mamul ürün fiyat artışına dikkat çekti. 2020 yılından 2025 yılına tereyağı 1 kg 40 TL’den 380 TL’ye çıkmış, %850 artış oluşmuştur. Bu fiyatın üzerinde fiyatlar da vardır. 2020 yılından 2025 yılına beş yılda peynir kilosu 50 TL’den 650 TL’ye çıkmış ve %1200 artış meydana gelmiştir. Üretim şekline göre bu fiyatı da geçen rafta ürün vardır. Ayranda ise 2020 yılı ile 2025 yılları arasında 1 litre 6 TL’den 50 TL’ye çıkmış ve ayranda da fiyat %733 artış gerçekleşmiştir. Bölge, semt market fiyatlarında değişkenlik de mevcuttur. Üretim şekline göre daha yüksek fiyatlara ürün varken kaşar fiyatlarına emekli, dar gelirli bakıp geçmekte, alamamaktadır.” dedi. Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, süt inekçiliği yapan düşük süt alım fiyatı ile bu iş sürdürülemez derken, tüketici süt ve sütten mamul ürün fiyat artışından dert yanıyor. Sanayici ise ürün toplama ve dağıtım giderleri artışının fiyatlara yansıdığını belirtiyor ve işçilik, nakliye, faiz, ambalaj giderlerinin işlenmiş süt fiyatında artışa neden olduğunu belirtiyor. Üretende, toplayanda, işleyende, satanda, alanda şikâyetçi ise orada sorumluluğu olan iktidarın çözümcü bir yaklaşımla sorunlara bakmamasının da bir etkisi var.” dedi. SÜT İNEĞİ BESLEYEN KAZANAMIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2020’de üretici 2,30 TL’ye süt sattığında markette sütün fiyatı 7,5 TL idi. Aradaki fark 3 kat bile değildi. Fark en az beş kata çıktı. Hâlen Ulusal Süt Konseyi tavsiye fiyatı 19,60 TL’dir. Bu ay yeni fiyat belirlenecek ancak küçük aile tipi işletmelerden çiğ sütü toplayıcıların daha düşük fiyattan alım yapması besiciyi zora sokuyor. Süt inekçiliği yapan kazanamıyor. Çiğ süt işlenip market rafında en az litresi 50 liradan satılıyor. Jersey ineği sütü daha yüksek fiyatla tüketiciye sunuluyor. Burada bir dengesizlik var. İktidar bu sürecin doğru oluşmasını sağlayacak önlemler almalıdır.” şeklinde konuştu. “SÜT İNEKÇİLİĞİ GİDEREK ZORLAŞIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, artan girdi maliyetleri karşısında birçok üreticinin son yıllarda süt ineklerini satmak zorunda kaldığını belirterek, “İnek satılması yanında şap hastalığı da süt verimi düşmesine neden oldu, rafta süt ve sütten mamul ürün fiyat artışı emekli ve dar gelirli başta tüm tüketiciyi olumsuz etkiliyor.” dedi. Gürer çözüm için, “Çiğ süt referans fiyatı 3 aylık maliyet odaklı güncellenmeli ve alım fiyatı değil taban fiyat olarak USK’nin açıkladığı fiyat uygulanmalıdır. Üreticiye yem–mazot destekleri artırılmalı ve yem sübvanse edilmelidir. Ahır giderleri düşürülmelidir. İthal yem yerine yerli üretim artırılmalı ve yem sübvanse edilmelidir. Desteklerin artırılması, hastalıklarla ciddi mücadele edilmesi şarttır. Bu yıl şap, 81 ilde hayvan pazarlarını kapattırdı. Bu süreçte süt verimi düştü. İnek sütçülüğü yapanın zararı dahi görmezden gelindi. Bu süreç et ve süt mamullerinde fiyat artışına yol açtı. Et ve süt mamulleri sofradan eksildi. Mutlaka süt inekçiliği için de planlı, mera hayvancılığını da geliştirecek, kooperatifleri güçlendirecek çalışmalara ihtiyaç vardır.” dedi. SÜT VERİLERİ DEĞİŞİYOR Ülkemizde süt ineği varlığı 6,5 milyon civarında. Farklı Avrupa ülkelerinde ülkemizden daha az hayvan varlığı olan yerlerde çiğ süt üretimi daha çok sağlanıyor diyen Gürer, çiğ süt verimliliğinin düşük olduğunu, mevcut hayvan varlığından daha çok süt elde etmemiz gerektiğini söyledi. Doğrudan süt inekçiliği yapana yem desteği sağlanmadı ve bakım tekniğinin geliştirilmesi de süt verimini artırıp fiyatı düşürecek etki yaratır. TÜİK’in açıkladığı verilere göre ticari süt işletmelerince 895 bin 834 ton inek sütü toplandı. TÜİK Ekim 2025 yılı verilerine göre ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,2 azalırken, içme sütü üretimi %6,4 azaldı, tereyağı ve sadeyağ üretimi %0,8 azaldı. Ulusal Süt Konseyi 15 Aralık’ta yeni çiğ süt alım fiyatı açıklaması bekleniyor. Fiyat süt inekçiliği yapanı tatmin etmezse süt inekçiliği yapanın hayvanını satmasına yol açacaktır.” dedi.

Natamisin Kullanılan 6 Üründe Ciddi Risk! Haber

Natamisin Kullanılan 6 Üründe Ciddi Risk!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in Türkiye’de son 6 ayda yapılan denetimler sonucu gıda güvenliğinde oluşan verilerle yeni önlemlerin gerektiğini söyledi. Gürer, “2012 yılından başlayarak taklit ve tağşiş ürünleri üretenler önce yıllık açıklandı.2025’de ise denetim yapıldıkça açıklama ile toplumun hileli gıda için uyarıcı çalışmalara geçildi. Sofralara giren süt, peynir, yoğurt, et ve et ürünleri yanısıra bitkisel yağdan bala kadar çok taklit tağşiş ürün teşhiri yapıldı. “NATAMİSİN”: 6 ÜRÜNDE CİDDİ RİSK “Son 6 ayda yapılan denetimlerde süt ve süt ürünlerinde 6 farklı üründe natamisin kullanıldığı belirlendiğinin saptandığına dikkat çeken Gürer, “Bu madde, gıda ürünlerinde kullanımına sınırlı şekilde izin verilmesine rağmen yanlış ve yoğun kullanımda riskleri oluşturuyor. İşini doğru ve kontrollü sürdüren binlerce süt üretici içinde sınırlı da olsa bu tür yanlış uygulamalar da rastlanıyor ve denetimlerde tespit ediliyor” dedi. 20 ÜRÜNDE TEK TIRNAKLI VE DOMUZ ETİ Et ve et ürünleri kategorisinde yapılan son incelemelerde 20 üründe tek tırnaklı eti ve domuz eti tespit edildiğini belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Emekli, dar ve sabit geliri et ve süt ile mamul ürünleri zor koşullarda alırken birde fiyatı uygun diye hileli ürün alıp sağlığından da oluyor “ diyerek yaşanan durumu eleştirdi. TAKLİT VE TAĞŞİŞ SIKI DENETİM ŞART CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakanlığın denetiminde Süt ve süt ürünlerinde 56 üründe bitkisel yağ kullanımı ortaya çıkarıldı. Peynir, tereyağı ve kaymak gibi ürünlerde hayvansal yağ yerine ucuz bitkisel yağlar kullanıldığı saptanmış” dedi. Gürer, et ve et ürünlerinde ise “121 üründe taklit ve tağşiş tespit edildi. Bu ürünlerde çoğunlukla kanatlı eti karıştırıp, böylece tüketiciyi yanıltılıyor” diye konuştu. ÜRÜN HİLELİ Süt ve süt ürünlerinde 128 üründe ürün özelliklerinin değiştirildiği de belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, bu ürünlerde özellikle yağ oranlarının ciddi şekilde düşürüldüğünü, böylece ürünün hem kalitesinin hem de besin değerinin bozulduğunu ifade etti. “DENETİM VAR AMA YETERSİZ: VATANDAŞIN SOFRASI DENEY LABORATUVARINA DÖNÜŞTÜ” Gürer, verilerin gıda güvenliğinde derin bir sorun yaşandığını kanıtladığını belirtti. Gürer, “Gıda denetimlerin 750 bini bulan işletmelerde 7500 bakanlık görevlisi ile yapılıyor. Kayıt dışını sa buna eklediğimizde personel denetim yetersizliği ve yaptırım eksikliği yüzünden vatandaşın sofrası adeta bir deney laboratuvarına dönmüş durumda. İşini doğru yapan çoğunluğun yanında taklit tağşişe yönelen sınırlı azınlık gıda sektöründen uzaklaştırılmalıdır.” Diye konuştu. HALK NE YİYOR? CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, denetimlerin artırılması, cezaların caydırıcı hale getirilmesi ve tüketicinin korunması önemli, bunun yanında taklit ve tağşişe yönelen gıdadan da ayıklanmalı. İnsan sağlığı hiçe Sayan en ağır cezaları almalı. Gıda Mühendisi daha çok istihdam edilmeli” çağrısı yaptı.

Nijer Heyeti Eskişehir’de Teknik İncelemelerde Bulundu Haber

Nijer Heyeti Eskişehir’de Teknik İncelemelerde Bulundu

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İSEDAK (İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi) işbirliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında Eskişehir'e gelen Nijer heyetini misafir ederek süt ve süt ürünleri üreten büyük ölçekli firmalara teknik gezi düzenledi. Nijer Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında görevli teknik personel ve tercümanlardan oluşan heyeti Beylikova ilçesinde karşılayan İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil ve beraberindeki teknik ekip, fabrika sorumlu müdürü Servet Oktay Akdoğan'ın ev sahipliğinde Tarım Kredi Kooperatifine ait süt fabrikasını ziyaret etti. Fabrikada gerçekleştirilen toplantıda İl Müdürü Çil, Türkiye'de ve Eskişehir'de hayvancılık ile süt üretimi hakkında açıklamalarda bulundu. Fabrika Müdürü Akdoğan ise fabrikadaki üretim çeşitliliği ve kapasite konularındaki teknik detaylar hakkında bilgilendirme yaparak gezi ekibine tesisi gezdirdi. Gezinin öğleden sonraki bölümünde ise Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'nde, 1996 yılından beri faaliyet gösteren ve yurt çapında yüksek üretim kapasitesine sahip bir süt firmasının tesisleri ziyaret edildi. Burada fabrika direktörü Erdi Eren, imalat müdürü Eldem Gölpek ve kalite müdürü Aybala Sezgin heyeti karşılayarak firmayla ilgili genel bilgilendirme yaptı. Nijer'in ülkedeki süt üretim miktarları ve kalite seviyelerine ulaşabilmesi için öncelikle yapması gerekenler ve oluşturulması gereken tarım politikaları konusunda fikir alışverişinde bulunuldu. Fabrikanın işletme kısmının ziyareti, heyetin yoğun ilgisi ve karşılıklı soru-cevaplarla tamamlandı. Günün sonunda İl Müdürü Çil, heyeti makamında ağırladı ve gün içinde gerçekleştirilen teknik gezinin genel bir değerlendirmesini yaptı. Oldukça verimli geçen teknik gezi sonrasında, ilgi ve misafirperverlikleri için İl Müdürü Çil ve teknik ekibe teşekkürlerini ileten Nijer heyeti, Ankara'ya iyi dilek ve temennilerle uğurlandı.

Ukrayna'ya Süt ve Süt Ürünleri İhracatı İçin Görüşmeler Başladı Haber

Ukrayna'ya Süt ve Süt Ürünleri İhracatı İçin Görüşmeler Başladı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ukrayna Tarım Bakanı Vitaliy Koval ile Kiev'de görüştü. Bir dizi program için Kiev'e gelen Yumaklı'nın ilk ziyareti mevkidaşı Koval'a oldu. Ukrayna Tarım Bakanlığı'nda gerçekleşen toplantıda konuşan Bakan Yumaklı, özellikle son 10 yılda iki ülke arasındaki ilişkilerin çok yönlü olarak geliştiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'in bu ilişkileri daha da geliştirmek için yoğun bir çaba içinde olduğunu belirten Yumaklı, “Biz Ukrayna'da, sürecin en başından beri adil ve kalıcı bir barışın sağlanmasını istiyoruz. Savaş zamanında ihtiyaç sahibi ülkeler için tahıl koridoru sürecini beraber yürüttük. Bu koridordan yaklaşık 33 milyon ton tahıl ihtiyaç sahibi ülkelere gitti. Olağanüstü zamanda bunu yapan ülkelerin barış ortamında ilişkilerini çok daha üst seviyeye taşıyacağından hiç şüphem yok." dedi. SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ İHRACATI İÇİN GÖRÜŞMELER BAŞLADI Türkiye'nin Ukrayna'ya süt ve süt ürünleri ihracatının önündeki engellerin kaldırılması için talepte bulunan Yumaklı, şunları kaydetti: “Belirtmek isterim ki ülkemiz, Avrupa Birliği'ne süt ve süt ürünleri, ısıl işlem görmüş kanatlı eti başta olmak üzere birçok hayvansal ürünün ihracatı için onaylı ülke statüsündedir. Buna rağmen ülkemizden AB ve diğer birçok ülkeye ihracatı gerçekleştirilen çok sayıda hayvansal ürün için Ukrayna'ya ticaret kısıtlaması konulmuş. Bunun kaldırılmasını talep ediyoruz. Bu konuda adım atılırsa çok memnun oluruz." Bakan Yumaklı'nın bu talebine karşılık Koval, konuyla ilgili bir heyet görevlendireceğini ifade etti. Görüşmede Yumaklı, ayrıca Ukrayna'nın savaş nedeniyle su ve sulama alt yapısının zarar gördüğüne dikkati çekerek, “Ülkemiz, başta sulama sistemleri, tarımsal teknoloji, AR-GE, tohumculuk ve gıda işleme sanayisindeki gücüyle Ukrayna için önemli bir ortak ve destekleyici ülke konumunda. Bu kapsamda, Ukrayna'daki savaştan etkilenen bölgelerde Türkiye'nin bu alanlardaki tecrübeleri uzmanlar ve ortak çalışmalar eşliğinde Ukrayna'nın geniş arazileriyle birleştirilerek verimlilik artırılabilir. Öncelikli olarak sulama altyapısının yeniden inşası konusunda teknik çalışma yapmaları için Bakanlığımızdan  bir ekip yönlendirmek isterim." diye konuştu. Türkiye'nin tarım makinaları üretiminde ve ihracatında önemli bir yere sahip olduğunu da dile getiren Yumaklı, hem uygun maliyet hem de lojistik yakınlık değerlendirildiğinde Türkiye'nin Ukrayna için iyi bir alternatif olabileceğini, şartlar oluşursa Ukrayna'ya tarım makinaları ihracatı yapılabileceğini de sözlerine ekledi. “HEDEFİMİZ 10 MİLYAR DOLAR TİCARET HACMİ" Ukrayna Tarım Bakanı Koval ise Kiev'deki görüşmenin kısa süre önce Türkiye'ye yaptıkları ziyaretin devamı niteliğinde olduğunu söyledi. İki ülke arasındaki dış ticaret hacminin artırılmasıyla ilgili devlet başkanlarının hedef koyduğunu anımsatan Koval, “Bizim ilk görevimiz, karşılıklı ticaret hacmimizi 10 milyar dolar seviyesine çıkartmak. Bunun bir parçası olarak tarım sektöründe üzerimize  düşeni yapmaya hazırız." dedi. Konuşmaların ardından iki ülke bakanları arasında Türkiye - Ukrayna Tarım Çalışma Grubu 6. Dönem Toplantısı tutanağı imzalandı.

Peynir Sofralarda Lüks Oldu! Haber

Peynir Sofralarda Lüks Oldu!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2024 yılının Ocak ayında 400 TL olan tulum peynirinin 590 TL’ye çıktığını, diğer peynir çeşitlerinin de ciddi artışlar gösterdiğini belirtti. Ayrıca, gıda harcamalarının kredi kartıyla yapılmak zorunda kaldığını vurgulayan Gürer, 2024 yılı Ocak ile 2025 yılı Ocak arasındaki kredi kartı harcamalarının %62,8 arttığını ifade etti. TÜİK’in enflasyon sepetindeki peynir fiyatlarının gerçeklerle örtüşmediğini ve halkın yaşadığı ekonomik durumu göz ardı ettiğini söyledi. Gürer, sofraların vazgeçilmez gıda ürünü olan peynirin artık lüks hale geldiğini belirtti. Gürer, "Besici, Ulusal Süt Konseyi'nin (USK) tavsiye ettiği fiyata çiğ süt satamazken yem fiyatlarındaki artış besiciyi zora soktu. Buna rağmen fabrika peynir fiyatlarında rafa yansıyan önemli bir fiyat artışı oluştu." dedi. PEYNİR ARTIK LÜKS! CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, peynir fiyatlarında yaşanan artışın emekli ve asgari ücretliler için peynire erişimi de zorlaştırdığını belirtti. Gürer, “Peynir, artık dar ve sabit gelirli vatandaşlar için sınırlı tüketilen ürünler arasına girdi” dedi. Peynir fiyatlarındaki artışın çiğ süt üreticisine aynı oranda fayda sağlamadığına dikkat çeken Gürer, peynir üreten fabrikaların sabit gider artışlarını gündeme getirdiğini belirtti. Gürer, “İşçilik, nakliye, işletme gideri, elektrik, doğalgaz, ambalaj, poşet ve fire gibi giderlerin fiyata yansıdığını ve bu nedenle artış oluştuğunu ifade ediyorlar” dedi. Ömer Fethi Gürer, fiyat artışı ve değişkenliği konusunda her kesimin bir anlatısı olduğunu ifade etti. Gürer, “Ekonomik kriz etkilerinin girdi artışlarına yansıması raftaki ürüne zam olarak yansıyor. Sanayici, 'Eğer fiyatı artırmasam batacağım' diyor, vatandaş ise 'Aldığım maaşla istediğim her ürünü alamıyorum. Aç kalmamaya çalışıyorum' diyor. Hayvancılık yapanlar, ahır ve yem giderleriyle bu işin sürdürülemeyeceğini belirtiyor. Bu süreci düzenlemesi gereken iktidar. Ancak iktidar, düşük alım fiyatları ve düşük ücretlerle piyasada ticari hareketi de kısarak sorunu derinleştiriyor” diye konuştu. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2024 Ocak ayındaki peynir fiyatları ile 2025 yılı Ocak ayı peynir fiyatlarını karşılaştırdı ve peynirdeki fiyat artışına dikkat çekti. Gürer, “Peynir fiyatı çarşı, pazar ve markete göre değişiyor. Bazı markalı peynir fiyatları uçmuş durumda. Ortalama fiyatla satılan tulum peyniri, 2024’ün ilk aylarında 400 TL iken 590 TL’ye yükseldi. Beyaz peynirin kilosu ise 155 TL’den 210 TL’ye çıktı. Marka bir beyaz peynirin fabrika üretimi 400 lirayı aştı. Üretim şekline göre bu fiyatın üzerinde beyaz peynir fiyatları da var. Kaşar peynirinin fiyatı 350 TL’den 490 TL’ye çıkarken, krem peynirin fiyatı ise yüzde 68,75 artarak 160 TL’den 270 TL’ye yükseldi” dedi. GIDA ENFLASYONU VE YÖNETİM KRİZİ Ömer Fethi Gürer, gıda fiyatlarındaki artışın temel nedeninin yanlış tarım politikaları olduğunu belirterek, üreticinin artan maliyetlerle baş edemediğini ve yeterli destek alamadığını söyledi. "Yem, mazot, elektrik, işçilik, ahır gideri, aşı, veteriner gideri gibi girdilerdeki fiyat artışları, Küçük aile tipi çiğ süt üreticisini zor durumda bırakıyor. Bu koşullarda süt fiyatları sınırlı artarken, sütten mamul ürün fiyatları ise durmuyor.” dedi. KREDİ KARTI HARCAMALARI YÜKSELİYOR Ömer Fethi Gürer, 2024 Ocak ayı ile 2025 Ocak ayındaki kredi kartı harcamalarını karşılaştırarak, gıda ve market harcamalarındaki artışlara dikkat çekti. 2024 Ocak ayında toplam kredi kartı harcamalarının 801,7 milyar TL olduğunu belirten Gürer, 2025 Ocak ayındaki harcamanın ise 1 trilyon 305 milyar TL'ye çıktığını ifade etti. "Bu durum, kredi kartı harcama miktarındaki yüzde 62,8'lik büyük artışı gözler önüne seriyor. Vatandaş kredi kartıyla yaşamaya çalışıyor" dedi. GIDA HARCAMALARI YÜKSELDİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kredi kartı ile yapılan gıda harcamalarının 2024 yılında 57 milyar TL'den 2025 yılında 94 milyar TL'ye çıkarak yüzde 64,9’luk bir artış yaşadığını belirtti. Market harcamalarında da benzer bir artış gözlendiğini ifade eden Gürer, 2024 Ocak ayında 146 milyar TL olan market harcamalarının, 2025 Ocak ayında 236 milyar TL'ye çıkarak yüzde 61,6’lık bir artış gösterdiğini söyledi. Ayrıca, yemek harcamalarının 2024 yılında 47 milyar TL'den 2025 yılında 80 milyar TL'ye yükselerek yüzde 70,2'lik bir artış kaydettiğini aktardı. TÜİK’İN ENFLASYON SEPETİ GERÇEKLE UYUŞMUYOR Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından enflasyon sepetinde yer alan temel peynir çeşitleri fiyatlarına bakıldığında, bu fiyatların gerçeklerle örtüşmediğini belirten Ömer Fethi Gürer, aynı markette ve aynı marka ürünler üzerinden yapılan karşılaştırmalarda TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarının üzerinde fiyat artışları görüldüğünü ifade etti. Gürer, “Peynir artık dar ve sabit gelirli vatandaşın sofrasında kolayca yer bulamıyor. Temel bir gıda ürünü olan peynir lüks hale geldi” dedi. Gürer, TÜİK tarafından belirlenen peynir fiyatlarının halkın karşı karşıya olduğu ekonomik gerçekleri göz ardı ettiğini vurguladı. 2024 Aralık ayında TÜİK’in belirlediği fiyatlara göre beyaz peynir 146,4 TL, kaşar peyniri 234,5 TL, tulum peyniri 248,36 TL ve krem peyniri 173 TL olarak açıklanmıştı. Gürer, “Bu fiyatlarla nerede ürün satılıyor, TÜİK bunu açıklamalı ki vatandaş da gidip oradan alsın” dedi. Gürer, TÜİK’in bu sepetinin halkın yaşadığı ekonomik gerçeklikle örtüşmediğini ve bu fiyatlar üzerinden enflasyon belirlenerek emekli, memur ve asgari ücretlinin düşük ücretlere mahkûm edildiğini söyledi. “Bu süreç, iktidarın talimatıyla oluşturuluyor. Vatandaş, peynir fiyatlarındaki artışla da mağdur durumda” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.