SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sulama

Porsuk Haber Ajansı - Sulama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sulama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Milletvekili İbrahim Arslan’dan Pancar Fiyatına Tepki! Haber

Milletvekili İbrahim Arslan’dan Pancar Fiyatına Tepki!

Yeni Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 2026-2027 dönemi şeker pancarı alım fiyatının kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 TL olarak açıklanmasına tepki gösterdi. Geçen yılki fiyatın yüzde 20 artırıldığını, ancak bu artışın enflasyonun ve üretim maliyetlerindeki yükselişin gerisinde kaldığını belirten Arslan, pancar alım fiyatının yeniden belirlenmesini istedi. Yeni Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, şeker pancarı alım fiyatına ilişkin yaptığı açıklamada, açıklanan rakamın üreticilerin beklentilerini karşılamadığını ve çiftçinin artan maliyetler karşısında zor durumda bırakıldığını savundu. Eskişehirli pancar üreticilerinin ton başına en az 4 bin 500 TL fiyat talep ettiğini hatırlatan Arslan, açıklanan 3 bin 720 TL’lik fiyatın üreticinin beklentisinin 780 TL altında kaldığına dikkat çekti. 2026-2027 dönemi şeker pancarı alım fiyatını değerlendiren Arslan, geçen yıl kota tamamlama primi dahil 3 bin 100 TL olan fiyatın bu yıl 3 bin 720 TL’ye yükseltildiğini belirtti. Fiyat artışının yüzde 20 ile sınırlı kaldığını ifade eden Arslan, aynı dönemde enflasyonun ve tarımsal üretim maliyetlerinin çok daha yüksek oranlarda arttığını dile getirdi. Arslan, açıklanan fiyat artışının çiftçinin ekonomik koşullarını iyileştirmekten uzak olduğunu belirterek, “Üretici en az 4 bin 500 TL istedi. Geçen yıla göre artış ise yalnızca yüzde 20. Kendi açıkladıkları enflasyon kadar artışı bile çiftçiye çok gördüler” ifadelerini kullandı. “Pancar Alım Fiyatındaki Artış Enflasyonun Gerisinde Kaldı” Şeker pancarı üretiminde kullanılan temel girdilerdeki fiyat artışlarına dikkat çeken İbrahim Arslan, mazot, gübre ve elektrik maliyetlerinin üreticinin üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığını söyledi. Arslan'ın açıklamasına göre, TÜİK'in yıllık enflasyon oranı yüzde 29,73 seviyesindeyken şeker pancarı alım fiyatındaki artış yüzde 20'de kaldı. Son bir yılda mazot fiyatlarının yüzde 70'in üzerinde, birçok gübre çeşidinin yüzde 35 ila 69 arasında, elektrik fiyatlarının ise yüzde 25'in üzerinde arttığını belirten Arslan, üreticinin gelirindeki artışın giderlerindeki yükselişi karşılamadığını savundu. Üretim maliyetlerindeki artış ile açıklanan alım fiyatı arasındaki farkın çiftçinin kazancını erittiğini ifade eden Arslan, fiyat artışının gerçek anlamda bir iyileştirme sağlamadığını belirterek, “Bunun adı zam değil, reel fiyat indirimidir” dedi. Pancar üreticisinin yalnızca tarladaki emeğinin karşılığını almak istediğini vurgulayan Arslan, üretim sürecinde kullanılan mazot, gübre, elektrik, sulama, tohum ve işçilik giderlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Eskişehirli Çiftçinin Talebi Ton Başına 4 Bin 500 TL Eskişehir'deki pancar üreticilerinin maliyetlerinin ton başına 4 bin TL'yi aştığını belirten Arslan, çiftçilerin en az 4 bin 500 TL alım fiyatı talep ettiğini hatırlattı. Üreticilerin fiyat beklentisinin gerçek maliyet hesaplarına dayandığını ifade eden Arslan, açıklanan fiyatın çiftçinin beklentisinin ton başına 780 TL altında kalmasının üretim faaliyetlerini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Çiftçinin her geçen yıl artan girdi maliyetleriyle mücadele ettiğini belirten Arslan, mevcut fiyat politikasının devam etmesi halinde üreticilerin pancar ekiminden uzaklaşabileceği uyarısında bulundu. Arslan, “Çiftçi hayalî bir rakam istemedi; mazotu, gübreyi, elektriği, sulamayı, tohumu ve işçiliği hesapladı. Açıklanan fiyat üreticinin talebinin ton başına 780 TL altında. Bu fiyat çiftçiyi üretimden uzaklaştırır” diye konuştu. Pancar Fiyatı 25 Gün Sonra Açıklandı Şeker pancarı alım fiyatının açıklanma zamanlamasını da eleştiren İbrahim Arslan, Eskişehir'de pancar alım kampanyasının 18 Eylül'de başladığını, alım fiyatının ise 13 Ekim'de duyurulduğunu belirtti. Üreticilerin pancar sökümüne başladığı ve ürünlerini fabrikaya teslim ettiği bir dönemde fiyatın açıklanmasının belirsizliğe neden olduğunu savunan Arslan, çiftçilerin ürettikleri ürünün hangi bedel üzerinden alınacağını ancak 25 gün sonra öğrenebildiğine dikkat çekti. Tarımda planlama ve öngörülebilirliğin önemini vurgulayan Arslan, üreticilerin ekim döneminden hasat dönemine kadar maliyetlerini ve gelirlerini hesaplayabilmesi gerektiğini ifade etti. Arslan, fiyatların üretim sürecinin başında ve zamanında açıklanmasının çiftçinin ekonomik planlaması açısından önemli olduğunu belirterek, “Çiftçi pancarını söktü, fabrikaya teslim etmeye başladı; ürününün kaça alınacağını ancak 25 gün sonra öğrendi. Tarım böyle yönetilmez” ifadelerini kullandı. Nakliyecilerin Artan Maliyetleri de Gündemde Şeker pancarı üretiminde yalnızca çiftçilerin değil, ürünü fabrikaya taşıyan nakliyecilerin de ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Arslan, Eskişehir Şeker Fabrikası'na pancar taşıyan nakliyecilerin artan giderler nedeniyle kontak kapattığını hatırlattı. Mazot fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra araç bakım ve işletme giderlerinin de nakliyecilerin maliyetlerini artırdığını kaydeden Arslan, taşımacılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliği için nakliye maliyetlerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi. Nakliye giderlerinden kaynaklanan maliyet açığının çiftçiye yüklenmemesi gerektiğini vurgulayan Arslan, pancar üretiminden fabrikaya teslimata kadar uzanan sürecin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını istedi. Üretici ile nakliyecinin aynı ekonomik baskılarla karşı karşıya kaldığını belirten Arslan, hem tarımsal üretimin hem de pancar taşımacılığının devamlılığı için kalıcı çözümler geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Arslan: “Bu Düzende Kim Kazanıyor?” Açıklamasının sonunda tarım sektöründeki ekonomik sorunlara dikkat çeken İbrahim Arslan, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı, nakliyecinin artan giderler nedeniyle faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığı ve tüketicinin de geçim sıkıntısı yaşadığı bir tablo ortaya çıktığını savundu. Arslan, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ortada çok açık bir tablo var: Üreten kazanamıyor. Taşıyan kazanamıyor. Tüketen geçinemiyor. O halde soruyoruz: Bu düzende kim kazanıyor?” Açıklanan ton başına 3 bin 720 TL'lik şeker pancarı alım fiyatının kabul edilebilir olmadığını belirten Arslan, fiyatın üretim maliyetleri ve çiftçinin emeği gözetilerek yeniden belirlenmesini istedi. Nakliye sorununun da üreticinin sırtına yüklenmeden çözülmesi gerektiğini vurguladı. Üreticinin tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmesi için gelir ve gider dengesinin gözetilmesi gerektiğini ifade eden Arslan, pancar fiyatlarının maliyetler karşısında yetersiz kalmasının uzun vadede üretimi ve kırsal ekonomiyi olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi. Arslan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Üreticiyi toprağa küstüren, taşıyanı kontak kapatmaya mecbur bırakan, tüketicinin sofrasını küçülten bu düzen sürdürülemez.”

Gürhan Albayrak: "Eskişehir İçin Birlikte Çalışmaya ve Sonuç Almaya Devam Edeceğiz" Haber

Gürhan Albayrak: "Eskişehir İçin Birlikte Çalışmaya ve Sonuç Almaya Devam Edeceğiz"

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir Kalkınma Platformu'nun birinci yılı dolayısıyla kapsamlı bir değerlendirme açıklamasında bulundu. İl Başkanı Gürhan Albayrak yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bir yıl önce, Eskişehir’in bütün dinamiklerini ortak bir hedef etrafında buluşturmak ve şehrimizin kalkınma başlıklarını ortak akılla ele almak amacıyla öncülük ettiğimiz Eskişehir Kalkınma Platformu, bugün çok önemli bir aşamaya ulaştı. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla; Valimiz, Bakan yardımcılarımız, milletvekillerimiz, büyükşehir belediye başkanımız, oda başkanlarımız, sanayi, ticaret, esnaf ve sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcileri aynı masa etrafında Eskişehir’in geleceğini konuştu. Sulama, ulaştırma ve lojistik yatırımları, yeni sanayi alanları, sanayide verimlilik, üretim, ihracat, tarım, turizm ve yüksek teknoloji başta olmak üzere şehrimizin önceliklerini doğrudan ilgili makamlara aktardık. Platformu kurduğumuz günlerde bu girişimin neden gerekli olduğunu sorgulayanlar olmuştu. Bugün ise Eskişehir Kalkınma Platformu’nun şehrimizin daha hangi sorunlarına eğilmesi gerektiği tartışılıyor. Bu değişim, kurduğumuz zeminin şehirde karşılık bulduğunun en açık göstergesidir. Platformumuzun çalışma anlayışı nettir: Eskişehir’in yıllar içinde biriken başlıklarını ortak akılla belirlemek, doğru muhataplarla buluşturmak ve somut netice alıncaya kadar takip etmek. Farklı siyasi görüşlerin, kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin ve iş dünyasının Eskişehir ortak paydasında yan yana gelebilmesi de şehrimiz adına son derece kıymetlidir. Bugünkü tabloyu kişisel bir başarı olarak görmüyorum. Bu, Eskişehir’in ortak iradesinin ve birlikte hareket edebilme kabiliyetinin başarısıdır. Bir yıl önce ortaya koyduğumuz fikir, bugün devletimizin üst kademesinde de güçlü bir karşılık bulmuştur. Katılımları ve Eskişehir’imize gösterdikleri ilgi için Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a; toplantımıza katkı sunan bütün kurumlarımıza ve temsilcilerimize teşekkür ediyorum. Ele alınan başlıkların takipçisi olacak, atılan her somut adımı kamuoyumuzla paylaşacağız. Eskişehir için konuşmaya, çalışmaya ve sonuç almaya devam edeceğiz."

Çiftçiler İçin "Tarımsal Tahmin Ve Erken Uyarı Dönemi" Haber

Çiftçiler İçin "Tarımsal Tahmin Ve Erken Uyarı Dönemi"

Çiftçiler İçin "tarımsal Tahmin Ve Erken Uyarı Dönemi" Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, yerel üreticileri ve çiftçileri desteklemek amacıyla "Tarımsal Tahmin ve Erken Uyarı Sistemleri" projesini hayata geçirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'nin seçim vaatleri arasında yer alan projenin pilot uygulaması Sarıcakaya, Alpu ve Çifteler ilçelerinde başlatıldı. Erken Uyarı İle Doğal Afet ve Hastalıklara Karşı Önlem Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen proje kapsamında kurulan meteorolojik istasyonlar ve kameralar aracılığıyla hava durumu, yağış, rüzgâr ve dolu riski ile toprak nemi ve sıcaklığı gibi tarımsal üretim açısından önem taşıyan veriler anlık olarak takip ediliyor. Sistem üzerinden yetkili ziraat mühendisleri tarafından istasyonlardan elde edilen veriler ve kamera görüntüleri günlük olarak kontrol edilmekte, tarım arazilerinde hastalık ve zararlı oluşumuna yönelik gözlemler gerçekleştirilmektedir. Yapılan kontroller sonucunda hastalık veya zararlı tespit edilmesi ya da risk oluşması durumunda, üreticilerin kolaylıkla anlayabileceği sade uarı mesajları hazırlanıyor. Hazırlanan uyarı ve bilgilendirmeler ilgili Ziraat Odaları ile SMS yoluyla paylaşılmakta, Ziraat Odaları tarafından da kendi kayıtlarında bulunan üreticilere iletilmektedir. Bu sistem sayesinde üreticilerin; tarımsal üretimi tehdit edebilecek hastalık ve zararlılar konusunda zamanında bilgilendirilmesi ve gerekli önlemleri erken dönemde alarak ürün kayıplarının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Üreticilerden Tam Not Sistemin tarlalara kurulması ve kullanıma sunulmasıyla ilgili memnuniyetlerini dile getiren bölge üreticileri ve temsilcileri projenin önemine dikkat çekti: Eskişehir Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Necat Yatır: Kentte mısır, pancar ve patates gibi ürünlerin yoğun olarak ekildiğini belirterek bu sistem sayesinde hastalıkların önceden tespit edilip zamanında mücadele edileceğini söyledi. Yatır; kayıtlı 2 bin 200 üyeden en az bin 500'ünün bu hizmetten doğrudan faydalanacağını ifade ederek Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti. Abbas Halim Paşa Mahallesi Muhtarı Mehmet Gücen: Çiftçilerin don, sel felaketi, yağış ve çevre hastalıklardan önceden haberdar olarak tedbir alabileceğini, hava durumuna göre gübreleme yapabileceğini belirterek memnuniyetini dile getirdi. Bölge Çiftçileri: Gübreleme, sulama ve ilaçlama zamanları konusunda tereddüt yaşadıklarını ancak cep telefonlarına gelen erken uyarı mesajları ve mobil uygulama takibi sayesinde artık tarlalarını daha verimli ve bilinçli bir şekilde yönetebildiklerini aktardılar. Çiftçilere Tarımsal Tahmin ve Erken Uyarı Sisteminin hayırlı olmasını dileyen Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de şu ifadeleri kullandı: “Hayata geçirdiğimiz Tarımsal Tahmin ve Erken Uyarı Sistemi, çiftçilerimizin emeğini ve ürünlerini korumak adına çok kıymetli bir adım. Hava durumu, yağış, don, dolu riski, toprak nemi ve sıcaklığı gibi birçok verinin anlık olarak takip edilmesi; hastalık ve zararlılara karşı üreticimizin zamanında bilgilendirilmesi, daha bilinçli, daha verimli ve daha güvenli bir tarım için önemli bir katkı sağlayacaktır. Çiftçimizin tarlasındaki emeğinin ziyan olmaması, doğru zamanda sulama, gübreleme ve ilaçlama yapabilmesi hepimizin ortak temennisidir. Hayırlı, bereketli ve bol kazançlı bir üretim sezonu diliyorum.” Başvurular İnternet Üzerinden Yapılıyor Tarımsal Tahmin ve Erken Uyarı Sistemleri hizmetinden yararlanmak isteyen çiftçiler, basvuru.eskisehir.bel.tr adresi üzerinden başvurularını gerçekleştirebilirler. Ayrıca diğer kırsal ilçelerde de Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından "Tarımsal Tahmin ve Erken Uyarı Sistemleri" projesinin çalışmaları devam edecektir.

Meteoroloji'den Zirai Don Uyarısı! Haber

Meteoroloji'den Zirai Don Uyarısı!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin kuzey ve iç kesimleri için kritik bir "zirai don" uyarısı yayınladı. Salı gecesinden itibaren başlayacak olan soğuma dalgasıyla birlikte birçok bölgede zirai don riski bekleniyor. İşte don olayının etkili olacağı iller ve dikkat edilmesi gereken tarihler... ​Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından paylaşılan son verilere göre, ülkemizin kuzey ve iç bölgelerinde sıcaklıkların düşmesiyle birlikte zirai don tehlikesi kapıya dayandı. 06.04.2026 tarihli ve 237 numaralı uyarı mesajında, özellikle üreticilerin ve çiftçilerin tedbirli olması gerektiği vurgulandı. ​Zirai Don Ne Zaman Başlayacak? ​Hava sıcaklıklarındaki düşüşe bağlı olarak zirai don olayının iki aşamalı olarak gerçekleşmesi bekleniyor: ​8 Nisan Çarşamba (Salı'yı Çarşamba'ya bağlayan gece): Marmara'nın güneydoğu kesimleri, İç Ege, İç Anadolu'nun kuzeyi ve Batı Karadeniz'in iç kesimlerinde hafif şiddette zirai don bekleniyor. ​9 Nisan Perşembe (Çarşamba'yı Perşembe'ye bağlayan gece): Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'nun kuzeyinde orta ve yer yer kuvvetli zirai don riski bulunuyor. ​Cumartesi Gününe Kadar Sürecek ​Yapılan açıklamada, zirai don tehlikesinin 11 Nisan 2026 Cumartesi saat 09:00’a kadar devam etmesinin beklendiği bildirildi. Bahar aylarında gelişimi devam eden tarımsal ürünlerin zarar görmemesi adına yetkililer "dikkat ve tedbir" çağrısında bulundu. ​Çiftçiler ve Üreticiler İçin Uyarı ​Başta tarımsal faaliyetle uğraşan vatandaşlar olmak üzere, ilgililerin meteorolojik uyarıları yakından takip etmesi ve oluşabilecek olumsuzluklara karşı (seraların korunması, uygun sulama yöntemleri vb.) hazırlıklı olması büyük önem arz ediyor.

2026 Eskişehir Yılı Kapsamında 5 Milyon 26 Fidan! Haber

2026 Eskişehir Yılı Kapsamında 5 Milyon 26 Fidan!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Eskişehir’de gerçekleştirdiği ziyaretler kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Sakaryabaşı’ndaki rehabilitasyon çalışmalarını inceleyen Yumaklı, 2026 Eskişehir Yılı kapsamında şehre 5 milyon 26 fidan dikileceğini müjdeledi. ​Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bir dizi temas ve iftar programına katılmak üzere geldiği Eskişehir’de, şehrin tarımsal ve su altyapısına yönelik yatırımları yerinde inceledi. Programına Sakarya Nehri’nin doğuş noktası olan Çifteler ilçesindeki Sakaryabaşı bölgesinden başlayan Bakan Yumaklı, burada tamamlanan rehabilitasyon projesi hakkında bilgi aldı. ​"Sakaryabaşı'nı Eski Haline Getirdik" ​Sakaryabaşı’ndaki su akışının geçmişte yerel yönetimin izinsiz müdahaleleri nedeniyle kesildiğini belirten Bakan Yumaklı, DSİ’nin yoğun çalışmalarıyla nehrin çıkış noktasının tekrar canlandırıldığını ifade etti. Yumaklı, konuya ilişkin şu sert uyarıda bulundu: ​"Belediyenin bu sit alanında izin almadan ve mühendislik kurallarını gözetmeden yaptığı işlemler nedeniyle burası kurumuştu. Gerekli hukuki süreçler yürüyecek. Diliyorum ki bir daha böyle bir ihmal yaşanmaz." ​Yatırım Sağanağı: 34 Milyar Liralık Kaynak ​Bakan Yumaklı, suyun stratejik önemine vurgu yaparak Eskişehir özelindeki yatırım rakamlarını paylaştı: ​Son 23 Yılda: Eskişehir’e 34 milyar TL su ve sulama yatırımı yapıldı, 172 tesis hizmete açıldı. ​2026 Eskişehir Yılı Hedefi: Eskişehir yılına özel olarak, 2026 yılında 5 milyon 26 fidan toprakla buluşturulacak. ​Tamamlanacak Projeler: 2 milyar TL maliyetli İlyaspaşa Sulaması bu yıl, Karacaşehir Regülatörü ve Alpagut Göleti ise önümüzdeki yıl tamamlanacak. ​TMO’nun Yeni Hizmet Binası Açıldı ​Bakanlığın taşra teşkilatındaki gücüne değinen Yumaklı, Eskişehir Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Başmüdürlüğü’nün yeni hizmet binasının açılışını gerçekleştirdi. TMO’nun her zaman "çiftçi dostu" olduğunu hatırlatan Bakan, "Bu binalar sadece memurlarımız için değil, asıl sahibi olan üreticilerimiz ve çiftçilerimiz için var," dedi. ​Siyasi Temaslar ve İftar Programı ​Açılış töreninin ardından Eskişehir Valiliği’ni ziyaret eden Bakan Yumaklı, daha sonra AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı binasında partililerle bir araya geldi. Günün sonunda düzenlenen iftar programına katılan Yumaklı, Eskişehirli vatandaşlarla orucunu açarak programını sonlandırdı.

Başkan Ataç: ''Kırsalı Güçlendirmeye Devam Edeceğiz'' Haber

Başkan Ataç: ''Kırsalı Güçlendirmeye Devam Edeceğiz''

Tepebaşı Belediyesi tarafından üreticilere yönelik düzenlenen Meyve Bahçesi Tesisi ve Budama Eğitimi, 99 üreticinin katılımıyla gerçekleştirildi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, insan ve yaşam odaklı belediyecilik anlayışına vurgu yaptı. Ücretsiz olarak düzenlenen eğitim programı, Tepebaşı Belediyesi Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda gerçekleştirildi. Tepebaşı Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü koordinasyonunda hayata geçirilen programda; meyve bahçesi tesisi, fidan seçimi, budama teknikleri, zeytinde budama, gençleştirme budaması, bitki besleme, sulama yöntemleri ile hastalık ve zararlılarla mücadele konuları kapsamlı biçimde ele alındı. Eğitimler, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi akademisyenleri tarafından verildi. Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yakup Özkan, Dr. Öğr. Üyesi Cenap Yılmaz ve Ziraat Yüksek Mühendisi Duygu Doğandor’un katkılarıyla gerçekleştirilen programda, üreticilere bilimsel ve uygulamaya dönük bilgiler aktarıldı. Belediyecilik anlayışımız insan ve yaşam Odaklı Başkan Ahmet Ataç, yaptığı değerlendirmede “Kırsalda üretimi güçlendirmek, üreticimizin bilgiye erişimini artırmak ve daha verimli, sürdürülebilir bir tarım anlayışını yaygınlaştırmak bizim için büyük önem taşıyor. Ücretsiz olarak düzenlediğimiz bu eğitimlerle üreticilerimizin yalnızca bugününü değil, yarınını da planlamasına katkı sunuyoruz. Belediyecilik anlayışımız insan ve yaşam odaklıdır. Üreticimizin emeğini korumak, yaşam kalitesini yükseltmek ve kırsalda sosyal hayatı güçlendirmek de en az verimlilik kadar önceliğimizdir. BEBKA desteğiyle hayata geçirdiğimiz Tahmin ve Erken Uyarı Sistemleri Projesi ise tarımda bilimsel veriye dayalı üretimin en somut örneklerinden biridir. Tepebaşı ilçe kırsalının tamamında, 477 bin 769 dekar alanı kapsayacak şekilde 5 mahallede kurulan istasyonlar ile hizmet veren sistem, analiz edilen veriler ışığında, üreticilere daha planlı ve verimli üretim yapma fırsatı sunuyor. Tepebaşı Belediyesi olarak insanı merkeze alan, sürdürülebilir ve bilimsel temelli kırsal kalkınma çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye, üreticimizin yanında olmaya, kırsalı güçlendirmeye devam edeceğiz.” dedi. Eğitim katılımcıların beğenisini topladı Katılımcılardan Derya Basmacı, “Güzel, faydalı bir eğitim. Zaten mevcut bahçemize neler yapabiliriz öğrenmek için geldik. Benim için faydalı da oldu” dedi. Perihan Ar, “Çok memnun kaldım. Tarımı, bağ bahçe işlerini severim. Bu konuları dinlerken ne kadar sevdiğimi, dinlediğim şeyleri de anlayabildiğimi fark ettim. Doğru yerde olduğumu düşündüm. Bu imkân için Tepebaşı Belediyesi’ne çok teşekkür ederim” ifadelerini kullandı. Mehmet Ermak ise, “Çok iyi oldu bilgilendirildik. Daha önceki eğitimlere de katılmıştım, çok faydasını gördüm. Köyde kendi bahçem var, 15-20 meyve ağacım var. Onların bakımları için budamaları için bu eğitim gayet güzel” diye konuştu.

Gürer: "Çiftçi Çekle, Besici Yemle Uğraşıyor" Haber

Gürer: "Çiftçi Çekle, Besici Yemle Uğraşıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, basın toplantısında çiftçilerden ve besicilerden gelen mektupları kamuoyuyla paylaştı, kanatlı et ihracatının durdurulmasına yönelik kararı ve tarım politikalarını değerlendirdi. Gürer, “Üretici de tüketici de mağdur. Girdi maliyetleri düşürülmeden raftaki fiyat düşmez” dedi. “BOĞAZIM DÜĞÜMLENİYOR” Basın toplantısında sözlerine kendisine iletilen mektupları okuyarak başlayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, domates üreticisinin çığlığını dile getirdi. Gürer, Niğde’de kasaba ve köye gidip sorunları paylaşıyorum. Bu kere İç Anadolu illerinden gelen mektuplardan birkaç örnek paylaşacağım,” dedi. İç Anadolu’da üç ayrı ilden gelen mektuplarda üretici, üç yıldır girdi fiyatlarının “tavan yaptığını”, buna karşın ürün fiyatlarının yalnızca işçilik maliyetine denk geldiğini belirtti. Gürer, üreticinin şu yazdıklarını aktardı: “Yazacağım her satırda içim içimi yiyor, boğazım düğümleniyor. İlimizin en büyük domates üreticilerindendik. Üç yıldır girdi fiyatları tavan yaparken, sattığımız ürünlerin fiyatı sadece işçi parasına eşdeğer kaldı. Böylelikle babamızın 30 yıllık emeğine mi üzülelim, itibarsızlaşan kimliğimize mi, yoksa sattığımız tarlalardaki ayak izlerimizin silinmesine mi? Ya da şöyle söyleyeyim; üç yıldır mahsulü para etmeyen bir üretici olarak, yazdığımız çekler nedeniyle cezaevine girecek olmanın derdine mi düşelim? Bu memlekette en namuslu, en şerefli insan üretici ve çiftçidir; ancak ne yazık ki düştüğümüz pozisyon budur. İnanın, derdimizi kime anlatacağımızı bilmiyoruz. Bazı zamanlar insan intiharı bile düşünebiliyor; çünkü hiçbir emek karşılıksız kalmamalı. Bırakın verdiğimiz emeği, ben ve ailem şu an açıkta kalmış, kuru ekmeğe muhtaç hale gelmiş durumdayız. Sesimiz olsanız, en azından çiftçilerin yazdığı çekler nedeniyle ceza almaması için 12. Yargı Paketi’nde siz de sesimizi duyursanız… Cezaevine girerek borç nasıl ödenir? Gerçekten çok çaresiziz.” Ömer Fethi Gürer üretici durumunu bildiğimiz için 2025 yılında yaşanan zirai don ve kuraklık nedeniyle çiftçi borçlarının üç yıl ertelenmesi, faizlerin silinmesi ve ek kredi verilmesine ilişkin kanun teklifini daha önce Meclis gündemine taşıdık” dedi. “YEM %100 ARTTI, MALIMIZIN YÜZÜNE BAKAN YOK” Bir başka ilden gelen mektupta sürü sahibi hayvancıların durumunun “kan ağladığını” belirten Ömer Fethi Gürer, yem fiyatlarının bir yılda yüzde 100 arttığını, buna karşın et kesim fiyatlarının giderleri karşılamadığını ifade etti. Mektupta yer alan ifadeleri paylaşan Gürer, “Dolandırıcı bulsak ona dahi mal verecek duruma düştük. Canlı kilo alan da yok, kesen de yok. Girdiler artarken gelirimiz düşüyor” sözlerinin, besicinin içinde bulunduğu çıkmazı ortaya koyduğunu söyledi. 200 BAŞ SINIRI TEPKİSİ Et ve Süt Kurumu’nun uygulamalarına da değinen Ömer Fethi Gürer, 200 başın altında hayvanı olan işletmelere kesim zorunluluğu getirilmesini besicilerin tepkisini mesajla ilettiklerini belirtti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “200 baş altında ithal hayvan alanlar Et ve Süt kurumunda hayvan kesme zorunluluğu getirilirken daha çok hayvan alan bu kesimden muaf tutulması küçük besici için dezavantaj olarak ifade ediliyor” dedi. Gürer” 200 üzerinde ithal hayvan alan için böyle bir zorunluluk yok. Kurumun daha düşük fiyatla kesim yapması küçük aile işletmelerini daha az kazanca mahkûm ediyor” diye konuştu. Gürer, uygulamanın küçük üreticiyi zora soktuğunun belirtildiğini ifade etti. SULAMA BİRLİKLERİ VE AKKAYA BARAJI UYARISI İktidar tarafından Sulama birliklerinin elinden kanunla alındığını hatırlatan Gürer yeni bir düzenleme ile gölet işletmelerinin kiralandığı yönünde gönderlerde geldiğini ifade etti. Devlet Su İşleri tarafından sulama birliklerinin yapısının değiştirilmesini ve göletlerin farklı işletmecilere devrine yönelik düzenlemeleri de eleştirildiğini belirten Gürer, çiftçilerin işletmelerin muhtarlar, belediyeler ve sulama kooperatiflerine verilmesini talep ettiğini aktardı. BARAJ KİRLENDİ Niğde Bor’daki Akkaya Barajı’nda yaşanan koku ve köpürme sorununa da dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yapılan temizliğe rağmen riskin sürdüğünü belirtti. “KÖYLER BOŞALIYOR, AHIRLAR KAPANIYOR” Sahadaki gözlemlerini de paylaşan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, küçük aile tipi işletmelerde ahırların boşaldığını, köylerde okulların kapandığını ve kırsalda yaşamın durma noktasına geldiğini söyledi. “Hayvancılıkta ithalatçı politika Türkiye’nin hayvan varlığını tartışmalı hale getirdi. Hayvan hastalıkları, buzağı ölümleri ve ithal hayvanlarda çözüm üretilememesi sorunu büyütüyor” diyen Gürer, yerli üreticinin desteklenmesinin zorunlu olduğunu kaydetti. KANATLI ETTE İHRACAT YASAĞI TARTIŞMASI Ticaret Bakanlığı’nın 9 Şubat 2026’da kanatlı et ihracatını durdurma kararını da değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, benzer kararların geçmişte zeytinyağı ve salça için de alındığını hatırlattı. Türkiye’nin yaklaşık 2,8 milyon ton beyaz et ürettiğini ve bunun yüzde 15-20’sini ihraç ettiğini belirten Gürer, 2022’de 705 bin ton, 2023’te 526 bin ton, 2024’te 451 bin ton, 2025’te ise 547 bin ton ihracat yapıldığını aktardı. “İhracat durduruldu ama markette fiyat düşmedi. Ramazan öncesi et fiyatlarındaki artışı önleyemeyen iktidar, beyaz et fiyatını sabitlemek için ihracatı aniden durdurdu. Bu karar iç piyasada fiyatı düşürmediği gibi dış pazarda pay kaybına yol açacaktır” dedi. Gürer, ani ve öngörüsüz kararların Türkiye’nin rakipleri olan Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Brezilya’nın pazar payını artırabileceğini söyledi. “SORUNUN KAYNAĞI GİRDİ MALİYETLERİ” Kanatlı sektöründeki fiyat artışının temel nedeninin yem maliyetleri olduğunu vurgulayan Ömer Fethi Gürer, özellikle soya ve mısırda dışa bağımlılığın artığını soyada yüzde 90’a ulaştığını belirtti. Döviz bazlı maliyet artışlarının üretimi olumsuz etkilediğini ifade eden Gürer, “Yem sübvanse edilmeden, üretim alanlarındaki girdi maliyetleri düşürülmeden raftaki fiyat düşmez” dedi. “ÜRETİCİ DE TÜKETİCİ DE FİYAT ARTIŞI İSTEMİYOR” Sahada görüştüğü üreticilerin ortak talebini de aktaran Ömer Fethi Gürer, “Besici diyor ki Biz de tüketiciyiz. Fiyatlar artsın istemiyoruz. Girdi maliyetlerimiz düşsün ki raftaki fiyat artmasın” sözlerini paylaştı. Gürer, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Geçici ve plansız çözümler ne üreticiye ne tüketiciye fayda sağlıyor. Kamucu, planlamacı, öngörülebilir; girdi maliyetlerini düşüren, üreticiyi ve tüketiciyi aynı anda koruyan gerçekçi politikalara ihtiyaç var.”

Bursa Büyükşehir'den Çiftçiye Çevreci Destek Haber

Bursa Büyükşehir'den Çiftçiye Çevreci Destek

Bursa Büyükşehir Belediyesi, tarımda verimliliği artıran suyu koruyan ve çevreye nefes aldıran projeleriyle örnek olmaya devam ediyor. Bursa’da her alanda çiftçiyi destekleyen projeleri hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, üretici maliyetlerinin düşürülmesi, suyun verimli kullanılması ve bereketli toprakların yeniden hayat bulması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. TÜRKİYE’YE ÖRNEK PROJE Parklardan ve terminalden toplanan plastik atıkları, Damla Sulama Boru Üretim Tesisi’nde (Tarım Plast Fabrikası) modern teknolojilerle işleyerek damla sulama borusu olarak çiftçinin hizmetine sunan Büyükşehir Belediyesi, geliştirdiği çevreci ve doğa dostu projelerle Türkiye’ye örnek olmaya devam ediyor. HEM ÇİFTÇİ HEM ÇEVRE DOSTU Tarım Peyzaj AŞ’nin hayata geçirdiği ‘Eskiyi Getir, Yeniyi Götür’ projesiyle 17 ilçede ömrünü tamamlamış plastik borular toplanarak yenisiyle değiştiriliyor. Proje çerçevesinde kilosu 10 liradan hesaplanan plastik borular, yüzde 30 fire uygulanarak yeni damla sulama hortumu alımında çiftçiye sağlanan yüzde 50 hibe desteğine ek olarak fiyattan düşülüyor. Böylece üreticilerin yeni borulara çok daha uygun ve erişilebilir fiyatlarla ulaşması sağlanıyor. 110 BİN KİLOGRAM PLASTİK GERİ DÖNÜŞÜME KAZANDIRILDI Böylece hem atıklar geri dönüşüm sürecine dahil ediliyor hem de üreticilere ekonomik katkı sağlanıyor. Proje kapsamında şimdiye kadar 110 bin kilogram hurda damla sulama borusu toplanarak geri dönüşüm sürecine kazandırıldı. Geri dönüşümü teşvik eden uygulamayla üreticilerde çevre bilincinin artırılması, hava ve toprak kirliliğine karşı duyarlılığın güçlendirilmesi ve modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.