SON DAKİKA
Hava Durumu

#Su Yönetimi

Porsuk Haber Ajansı - Su Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünya Su Günü Kapsamında "Su ve İnsan" Paneli Düzenlendi Haber

Dünya Su Günü Kapsamında "Su ve İnsan" Paneli Düzenlendi

Tepebaşı Belediyesi tarafından Dünya Su Günü kapsamında “Su ve İnsan” temalı panel düzenlendi. Panelde konuşan Başkan Ataç, “Siyasi iradenin iklimsel krizin çözümünde büyük bir rol oynaması gerekiyor.” dedi. Suyun hayatımızdaki önemini, sürdürülebilirlik kavramının su kaynakları üzerindeki etkisini vurgulamak, suyun verimli kullanımının sanayi ve diğer sektörler için ne kadar kritik olduğunu ele almak amacıyla düzenlenen “Su ve İnsan” konulu panel Tepebaşı Belediyesi Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda gerçekleştirildi. Panele Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, konuşmalarını yapmak üzere ise Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Ali Arda Şorman, Doç. Dr. Fadime Karaer Özmen, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü İçme Suyu Havzaları Şube Müdür Vekili Eylem Sıla Özer, Çevre Yüksek Mühendisi Sezen Aka, EOSB Yeşil Birim Yöneticisi Suzan Eroğlu Önpeker ile çok sayıda vatandaş katıldı. “Doğamız için büyük zararları var” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, katıldığı panelde su krizine, iklim değişikliğine ve çevresel yıkıma dikkat çekerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Suyun, toprak ve hava ile birlikte yaşamın temel unsurlarından biri olduğunu belirten Ataç, Türkiye’de iklim krizine karşı yeterli siyasi iradenin ortaya konulmadığını söyledi. Vahşi madencilik ve termik santrallerin büyük ölçüde su tükettiğini, yeraltı sularını kirlettiğini ve doğaya ağır zarar verdiğini vurgulayan Ataç, bu alanlarda ya sıkı denetim uygulanması ya da faaliyetlere ara verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Başkan Ataç, “İnsanın yaşaması için üç bileşen var. Su, toprak ve hava. Bugün burada suyun önemini konuşmak için bir araya geldik. Su sonsuz değildir. Bugün dünyada milyonlarca insan güvenli suya ulaşmakta zorlanıyor. Su yönetimi sadece yerel yönetimlerin konusu değildir. Siyasi iradenin iklimsel krizin çözümünde büyük bir rol oynaması gerekiyor. Ama maalesef Türkiye’de öyle bir görüntü yok. Aksine vahşi madencilikte çok fazla su kullanılıyor. Termik santralde müthiş su kullanılıyor. Bunların önlenmesi lazım. Altın madenciliği ve termik santraller ya denetime alınması lazım ya da bir süre ara verilmesi lazım. Altın madenciliği ve termik santraller hem doğaya zarar veriyor hem yeraltı sularını kirletiyor. Doğamız için büyük zararları var” ifadelerini kullandı. “Kuraklıkla savaşıyoruz” Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Arda Sorman, “Bazı tasarruf yöntemlerinin değişmesi lazım. Atık su olsun yağmur suyu olsun… İklim değişikliği nedeniyle değişen yağışların değerlendirilmesi lazım. Bulunduğumuz bölge açısından bakarsak İç Anadolu Bölgesi çok parlak görünmüyor. Son yıllarda özellikle kuraklıkla savaşıyoruz. Kuraklık en önemli problem. Bu nedenle ekilecek ürünlerin ve sulama tekniklerinin planlanması gerekir” diye konuştu. “Temiz suya ulaşım zorlaşacak” Su yönetimi, sağlık ve gelecek perspektifi konularının konuşulduğu panelde Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fadime Karaer Özmen, Küresel ısınma ve iklim değişikliği denildiğinde en temel sorunlardan birinin atmosferde bulunan sera gazları olduğuna dikkat çekti. Özmen, “Küresel ısınma ve iklim değişikliğinde su mekansal ve zamansal olarak değiştiği için su arzında riskler taşıyor. Temiz suya olan ulaşım zorlaşacak. Arz ve taleplerdeki dengesizlikler önümüze çıkacak” dedi. “Suyun kalitesi ve miktarı düşecek” Çevre Yüksek Mühendisi Sezen Aka, “Gelecek dönemde yaşayacağımız sıkıntılardan en önemlisi içme suyu özelinde hem kalite hem miktar yönünden azalmış suyun tahsis yönünde sıkıntılar olabilir. Hem tarımda gıda güvenliği açısından kaliteli suya ihtiyaç var. İçme suyunu da önceliği var. İleride biz bu düşük kaliteli suyun dağıtımında ve tahsisinde büyük sorunlar yaşayacağız. Bu nedenle şimdiden önlemler alarak ilerleyen yıllarda daha dengeli su dağıtımı sağlanmalı” diye konuştu. “Yağmur sularını depolamamız gerekiyor” Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü İçme Suyu Havzaları Şube Müdür Vekili Eylem Sıla Özer, “Ani taşkınlar küresel ısınmanın en önemli göstergelerinden ve sonuçlarından biri. Aslında ön göremediğimiz miktarda uzun dönem süren yağış rejimlerinin değişmesi altyapılarımızı yetersiz hale getirdi. Bu şehirlerde gerçekten can ve mal kaybına sebep olmakta. Bu kadar suyun bir yerde depolamadığımız için de kaybetmekteyiz. Bu da ileride bir problem olarak karşımıza çıkacak. Bu nedenle depolamayı öğrenmemiz gerekiyor” dedi. “Kuraklık ve su taşkınları karşımıza sorun olarak çıkıyor” EOSB Yeşil Birim Yöneticisi Suzan Eroğlu Önpeker ise “İklim değişikliğinin sebep olduğu kuraklık ve ani yağışlar sorun olarak karşımıza çıkıyor. Su kalitesi, içme suyuna ulaşım temel sorunlar olarak karşımıza çıkıyor” ifadelerini kullandı. Panel sonunda katılımcılarla beraber atölye çalışması gerçekleştirildi.

Yeraltı Suları Sınırsız Değil, Su Krizi Kapıda! Haber

Yeraltı Suları Sınırsız Değil, Su Krizi Kapıda!

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Eskişehir Şubesi, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, su kaynaklarının üzerindeki baskının kritik seviyeye ulaştığını vurguladı. Bilimsel veriler ışığında yapılan uyarıda, Eskişehir’in yeraltı su rezervlerinin yanlış kullanım ve iklim krizi nedeniyle büyük risk altında olduğu belirtildi. ​TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında bir basın açıklaması yayımlayarak su yönetiminde bilimsel temelli bir yaklaşımın aciliyetine dikkat çekti. Açıklamada, suyun ticari bir meta değil, temel bir yaşam hakkı olduğunun altı çizilirken; "Vahşi sulama", "kaçak kuyular" ve "plansız kentleşme" konularında sert uyarılarda bulunuldu. ​"Eskişehir'in Yeraltı Suları Risk Altında" ​Jeoloji mühendisliğinin yeraltı sularının korunmasındaki stratejik rolüne değinilen açıklamada, Eskişehir havzasındaki duruma dikkat çekildi. Şehrin önemli bir yeraltı suyu havzası üzerinde yer aldığı ancak bilinçsiz tüketimin bu mirası tükettiği ifade edildi: ​"Şehrimiz, yeraltı suyu açısından zengin bir havzada bulunmasına rağmen; tarımsal sulamadaki yanlış yöntemler ve kontrolsüz çekimler nedeniyle su seviyelerinde ciddi düşüşler yaşanmaktadır. Yeraltı suları sanıldığı gibi sınırsız değildir." ​Bilimsel Planlama ve Denetim Çağrısı ​JMO Eskişehir Şubesi, su krizinin derinleşmemesi için 5 temel çözüm önerisini kamuoyuyla paylaştı: ​Hidrojeolojik Etüt Şart: Su yönetimi mutlaka bilimsel planlamaya dayanmalı. ​Kaçak Kuyulara Son: Denetimler sıkılaştırılmalı, kaçak kuyu açılması engellenmelidir. ​Modern Sulama: Tarımda 'vahşi sulama' terk edilerek modern tekniklere geçilmelidir. ​Ürün Deseni Planlaması: Şehrin tarımsal ürün seçimi, su rezervlerine göre yapılmalıdır. ​Bütüncül Politika: Kentleşme ve sanayi planlarında yeraltı su rezervleri ana kriter olmalıdır. ​"Su Bir Kamu Hakkıdır" ​Açıklamada iklim krizinin yağış rejimlerini değiştirdiği ve kuraklık riskini artırdığı hatırlatılırken, suyun yönetiminde kamu yararının gözetilmesi gerektiği vurgulandı. "Su, ticari bir meta değil; herkes için eşit ve adil erişilmesi gereken bir haktır" denilen metinde, özelleştirme ve rant odaklı yaklaşımlardan uzak durulması gerektiği belirtildi. ​"Geleceğimizi Korumak İçin Ortak Akıl" ​Son olarak, tüm paydaşları ortak akılla hareket etmeye davet eden JMO Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu, "Suyun olmadığı bir dünyada yaşamak düşünülemez. Su kaynaklarını korumak, geleceğimizi korumaktır" ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı.

İlçelerde Kapasite Geliştirme Çalışmaları Tamamlandı Haber

İlçelerde Kapasite Geliştirme Çalışmaları Tamamlandı

Tepebaşı Belediyesi, sürdürülebilir kalkınma amaçlarının yerel düzeyde güçlendirilmesi amacıyla başlattığı “Yerelden Küresele Sürdürülebilirlik: İlçelerde Kapasite Geliştirme Çalışması” kapsamında ilçe belediyelerine yönelik eğitim programını başarıyla tamamladı. Sanayileşme ile birlikte ortaya çıkan çevresel bozulma, doğal kaynakların tükenmesi, iklim değişikliği ve sosyal eşitsizlikler gibi küresel sorunlar; kalkınma anlayışının yalnızca ekonomik büyüme ile sınırlı kalamayacağını ortaya koyuyor. Bu doğrultuda, 2015 yılında Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen 2030 Gündemi ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA), dünya genelinde yeni bir yol haritası sunuyor. Ancak bu hedeflerin başarıya ulaşması, yerel düzeyde atılacak somut adımlarla mümkün oluyor. Tepebaşı’ndan Örnek Model Tepebaşı Belediyesi, 2018 yılında kurduğu Sürdürülebilirlik Merkezi ile sürdürülebilirlik politikalarını kurumsal yapısına entegre eden öncü yerel yönetimler arasında yer alıyor. İklim değişikliğiyle mücadele, sıfır atık uygulamaları, eğitim ve toplumsal farkındalık çalışmaları gibi birçok alanda hayata geçirilen projelerle önemli bir deneyim birikimi oluşturuldu. Tepebaşı Belediyesi, bu birikimi ilçe belediyeleriyle paylaşmak amacıyla sürdürülebilirlik alanında hayata geçirdiği çalışmaları ilçe belediyelerine yaygınlaştırmak amacıyla “Yerelden Küresele Sürdürülebilirlik: İlçelerde Kapasite Geliştirme Çalışması”nı başlattı. Programın temel amacı; Tepebaşı’nda uygulanan sürdürülebilirlik çalışmalarının ilçelerde de benimsenmesini sağlamak, bu alandaki farkındalığı artırmak ve belediyelerin kendi sürdürülebilirlik yapılarını kurmalarına destek olmaktır. 7 İlçede 171 Personel Eğitim Aldı Program kapsamında Alpu, Beylikova, Çifteler, Mahmudiye, Mihalıççık, Seyitgazi ve Sivrihisar belediyelerinde görev yapan toplam 171 teknik, idari ve yönetici personel eğitimlere katıldı. Çalışmanın ilk aşamasında ilçelere ziyaretler gerçekleştirilerek mevcut durum, ihtiyaçlar ve öncelikli talepler yerinde değerlendirildi. Bu analizler doğrultusunda uygulama odaklı ve kapsamlı bir eğitim programı hazırlandı. Eğitimlerde neler ele alındı? Eğitimlerde 2030 Gündemi ve SKA çerçevesinde yerel yönetimlerin rol ve sorumlulukları ele alındı. Belediyelerde kurumsal sürdürülebilirlik yönetimi, stratejik planlara entegrasyon süreçleri, atık yönetimi, enerji verimliliği, su yönetimi ve doğa temelli çözümler gibi öncelikli başlıklar detaylı şekilde işlendi. Ayrıca veri temelli karar alma süreçlerinin önemi ve birimler arası koordinasyon mekanizmalarının güçlendirilmesi konuları değerlendirildi. Öğleden sonra gerçekleştirilen uygulamalı atölye çalışmalarında ise her belediye, kendi ilçesine özgü sürdürülebilirlik yol haritası taslağını oluşturdu. Katılımcılar öncelikli sorun alanlarını belirleyerek paydaş analizi yaptı, kısa vadede uygulanabilecek düşük maliyetli adımları planladı ve SKA ile uyumlu mikro proje taslakları geliştirdi. Program, her belediyenin en az bir uygulanabilir proje fikri ortaya koymasıyla somut çıktılar üreterek tamamlandı. Süreç Devam Edecek Eğitimlerin ardından süreç, teknik modüller, ileri düzey atölyeler ve proje geliştirme destekleriyle devam edecek. Ayrıca ilçelerin bir araya geleceği bir “Tecrübe Paylaşım Toplantısı” düzenlenerek iyi uygulama örneklerinin paylaşılması ve ortak proje geliştirme fırsatlarının değerlendirilmesi sağlanacak. Tepebaşı Belediyesi, yerelde başlattığı bu kapasite geliştirme modeliyle sürdürülebilir kalkınmanın yalnızca bir politika başlığı değil, aynı zamanda bir yönetim yaklaşımı haline gelmesine katkı sunmayı sürdürecek.

Tepebaşı'nda Su Verimliliği İçin Eğitimler Sürüyor Haber

Tepebaşı'nda Su Verimliliği İçin Eğitimler Sürüyor

Tepebaşı Belediyesi, Su Verimliliği Yönetmeliği kapsamında yürüttüğü çalışmalar doğrultusunda belediye hizmet binalarında Su Verimliliği Sistemi’nin kurulmasına yönelik süreci kararlılıkla sürdürüyor. Bu kapsamda Mavi Belge alınmasına tabi olan hizmet binalarında görev yapan personele yönelik su verimliliği farkındalık eğitimleri düzenleniyor. 27 Aralık 2024 tarihli ve 32765 sayılı Su Verimliliği Yönetmeliği doğrultusunda kurulmakta olan Su Verimliliği Bilgi Sistemi çalışmaları çerçevesinde, Tepebaşı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından kurumsal kapasitenin geliştirilmesi amacıyla “Su Verimliliği Farkındalık Eğitimi” programları hayata geçiriliyor. Eğitimlerde su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı, su verimliliğinin kurumsal ve bireysel düzeyde taşıdığı önem, iklim değişikliği ile su yönetimi arasındaki ilişki, belediyelerin su tasarrufu konusundaki sorumlulukları ve uygulanabilecek temel yaklaşımlar ele alındı. Bu kapsamda Tepebaşı Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen eğitime Mustafa Kemal Atatürk Spor Tesisleri Su Sporları Merkezi’nde görev yapan toplam 40 personel katılım sağladı. Ayrıca Metin Özöğüt Yaşam Merkezi’nde düzenlenen eğitim programına ise Metin Özöğüt Yaşam Merkezi ile İsmail Hakkı Tonguç Erken Çocukluk Eğitim Merkezi personelinden toplam 34 personel iştirak etti.

CHP’li Vekillerden ESKİ’ye Ziyaret Haber

CHP’li Vekillerden ESKİ’ye Ziyaret

CHP Eskişehir Milletvekilleri Dr. Jale Nur Süllü ve Utku Çakırözer Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ESKİ) İçme Suyu Arıtma Tesisi’ni ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Eskişehir’in içme suyu temini ve arıtma süreçlerine ilişkin çalışmaları yerinde inceleyen Çakırözer ve Süllü, “Kentlerimizde hemşehrilerimizin su, içme suyu temini ve arıtma sistemlerinin yönetimi çok önemli. Bu konuda ESKİ’de yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldık. Kentlerimiz ve hemşehrilerimizin su ihtiyacı için tüm kurumların birlikte harekete geçmeli” dedi. ESKİ’DE YERİNDE İNCELEME Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekilleri Süllü ve Çakırözer ESKİ‘yi ziyaret ederek İçme Suyu Arıtma Tesisleri’ndeki arıtma üniteleri ile suyun kaynaktan dağıtım noktalarına kadar anlık takibine imkan sağlayan SCADA Kontrol ve Gözetleme Sistemini inceledi. Milletvekilleri, ESKİ Genel Müdürü Oğuzhan Özen ve ekibinden şehrin su ihtiyacının karşılanması konusunda yürütülen projeler ile AR-GE çalışmaları devam eden yeni nesil su sayaçları hakkında da bilgi aldı. “SÜRDÜLEBİLİR SU YÖNETİMİ ÖNCELİĞİMİZ OLMALI” Çakırözer ve Süllü, iklim krizinin su kaynakları üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığına dikkat çekerek suyun korunmasının hayati önem taşıdığını vurgulayarak şu açıklamayı yaptı: “İklim krizi, su kaynaklarımız üzerindeki baskıyı her geçen gün artırıyor. Bu nedenle mevcut kaynakların korunması, kayıp-kaçak oranlarının azaltılması ve teknolojik altyapının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Suyun kaynaktan musluğa kadar güvenli şekilde yönetilmesi kadar, gelecek nesiller için sürdürülebilir biçimde korunması da hepimizin önceliği olmalı. Bu alanda hemşehrilerimize hizmet çabası içinde olan ESKİ’ye ve çalışanlarına teşekkür ederiz. Bizler de milletvekilleri olarak şehrimizin uzun vadeli su ihtiyacının karşılanması konusunda kamu kurumları nezdinde girişimlerimizi sürdüreceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.