SON DAKİKA
Hava Durumu

#Su Yönetimi

Porsuk Haber Ajansı - Su Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir’de Yaşam İçin Kritik Çağrı: "Doğaya Bir Can Suyu Yeter" Haber

Eskişehir’de Yaşam İçin Kritik Çağrı: "Doğaya Bir Can Suyu Yeter"

Eskişehir’in önde gelen çevre ve tarım paydaşları, “Doğaya Bir Can Suyu Yeter” başlığıyla düzenlenen panelde bir araya gelerek kentin su varlığını, kuraklık tehlikesini ve ekolojik geleceğini masaya yatırdı. TEMA Vakfı, Türkiye Ormancılar Derneği ve Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) iş birliğiyle gerçekleştirilen panelde, kuraklıktan vahşi madenciliğe kadar pek çok hayati konu değerlendirildi. ​Eskişehir Kuraklık Riski ile Karşı Karşıya ​Panellin moderatörlüğünü yapan Türkiye Ormancılar Derneği Eskişehir İl Temsilcisi Deniz Hakan Durmuş, yağışlara rağmen İç Anadolu’da kuraklık tehlikesinin sürdüğünü vurguladı. Durmuş, yağışların toprak altına süzülmesinin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "25 Nisan itibarıyla baraj doluluk oranları iyi görünse de, yüzeysel akışla kaybolan su nedeniyle kuraklık tehlikesi devam ediyor. Yanlış ziraat uygulamaları ve su kullanımına karşı sularımızı boşa sarf etmemeli, su depolamasını iyi kullanmalıyız". ​Vahşi Madencilik ve Su Yönetimi Tehdidi ​TEMA Vakfı Eskişehir İl Temsilcisi Dr. Gürsel Gür, Türkiye’nin su stresi çeken ülkeler arasında olduğunu ve Eskişehir'in 2 numaralı havzada su sıkıntısı yaşayan iller arasında yer aldığını belirtti. Gür, madencilik faaliyetlerinin su kaynakları üzerindeki baskısına dikkat çekerek şunları söyledi:​Uşak'taki altın madenlerinde harcanan su, tüm kentin tüketimine eşdeğerdir. Eskişehir Alpagut gibi bölgelerde vahşi madenciliğe karşı yerel önlemler alınmalıdır. Türkiye'deki tarım sektörü suyun %70'inden fazlasını tüketmektedir; daha akıllı bir su yönetimi şarttır. ​Paydaşlar Doğa İçin Güçlerini Birleştirdi ​ZMO Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, bu iş birliğinin Cumhuriyet’in 100. yılından bu yana sürdüğünü hatırlatarak, her yıl farklı bir tema ile doğayı gündeme taşıdıklarını ifade etti. Panelde çocuk, sanat ve doğa ekseninde çözüm önerilerinin sunulduğunu belirten Güder, Hasan Çakıllı’nın kuraklığın sosyolojik etkilerini, orman mühendislerinin ise yangın dirençli toplum konularını aktardığını belirtti. ​7 Milyon Çocuğa Doğa Bilinci ​Panelde ayrıca TEMA Vakfı’nın Milli Eğitim Bakanlığı ile yürüttüğü Doğa Eğitimi programlarına değinildi. Dr. Gürsel Gür, Türkiye genelinde 7 milyon öğrenciye ekolojik okuryazarlık ve doğa sevgisi aşılamanın gururunu yaşadıklarını belirterek, "Türkiye Çöl Olmasın" mottosunun güncelliğini koruduğunu hatırlattı. ​Panel Program Akışı ve Konuşmacılar ​Moderatör: Deniz Hakan DURMUŞ ​Dr. Gürsel GÜR: Doğa Eğitimi (TEMA Vakfı) ​Dr. Nejat ÇELİK: Orman Okulu ​Öğr. Gör. İlayda ÇELİK BAĞLUM: Doğa, Çocuk ve Sanat ​Azmet Başar KAVCIN: Orman ve Kırsal Yangınlarına Dirençli Toplum ​Hasan ÇAKILLI: Kuraklığın, Kırsalda Üretime ve Sosyolojik Yapısına Etkisi (TMMOB ZMO)

Eskişehir’in Geleceği İçin İl Su Kurulu Toplandı: Kritik Kararlar Alındı! Haber

Eskişehir’in Geleceği İçin İl Su Kurulu Toplandı: Kritik Kararlar Alındı!

Eskişehir’de su kaynaklarının korunması, sürdürülebilir kullanımı ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında “İl Su Kurulu” stratejik bir toplantı gerçekleştirdi. Valilik Yunus Emre Toplantı Salonu'nda düzenlenen koordinasyon toplantısında, şehrin su verimliliğini artıracak hayati önlemler karara bağlandı. ​Üst Düzey Katılımla Su Yönetimi Masaya Yatırıldı ​Vali Yardımcısı Adem Keleş başkanlığında toplanan kurulda, Su Verimliliği Daire Başkanı Altunkaya Çavuş ve Su Yönetimi Genel Müdürlüğü uzmanları Eskişehir’in su haritasını değerlendirdi. Toplantıda, su kaynaklarının sadece bugünü değil, gelecekteki nesillere aktarılması için kamu kurumlarının eş güdüm içinde çalışması gerektiği vurgulandı. ​Eskişehir İçin 4 Kritik Başlık ​Toplantıda Eskişehir’in tarımsal üretimi ve çevresel dengesi için hayati önem taşıyan şu başlıklar detaylandırıldı: ​Porsuk Havzası’nın Korunması: Şehrin can damarı olan Porsuk Havzası’nın mevcut durumu analiz edilerek koruma önlemleri güncellendi. ​Taşkın Risk Haritaları: İklim değişikliğinin etkilerini minimize etmek adına taşkın risk haritaları üzerinden güvenlik stratejileri belirlendi. ​Yağmur Suyu Hasadı: Alternatif su kaynakları oluşturmak amacıyla yağmur suyu hasat sistemlerinin yaygınlaştırılması kararlaştırıldı. ​Kurakçıl Peyzaj: Kentsel ve kırsal alanlarda su tasarrufu sağlamak için geleneksel sulama yerine, suya az ihtiyaç duyan kurakçıl peyzaj uygulamalarına geçiş teşvik edilecek. ​"Su Verimliliği Tesadüf Değildir, Planlamadır" ​Vali Yardımcısı Adem Keleş, belirlenen koruma önlemlerinin titizlikle uygulanacağını belirtti. Alınan kararların, özellikle tarım şehri olan Eskişehir’de su kapasitesini koruması ve olası bir su krizine karşı şehri hazırlıklı kılması hedefleniyor. ​İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde yürütülecek olan bu çalışmalarla, Eskişehir’in su verimliliği yönetmeliği kapsamında pilot bölgelerdeki uygulamaların hızlandırılması bekleniyor.

İklim Politikası Hazırlık Çalıştayı Gerçekleştirildi Haber

İklim Politikası Hazırlık Çalıştayı Gerçekleştirildi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği iklim politikası çalıştayında, kentin geleceği için enerji, ulaşım, su, atık yönetimi ve yeşil alanların, kültürel –doğal varlıkların korunması alanlarında ortak yol haritası oluşturuldu. Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “İklim Politikası Hazırlık Çalıştayı”, Haller Gençlik Merkezi Frigya Salonu’nda geniş katılımla gerçekleştirildi. Çalıştayda, Eskişehir’in iklim değişikliğine karşı mücadele ve uyum kapasitesini artırmaya yönelik önemli değerlendirmeler yapıldı. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen çalıştaya; üniversiteler, kamu kurumları, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri ile belediye birimleri ve iklim çalışma grubu katılım sağladı. Çok paydaşlı yapı sayesinde kapsamlı ve uygulanabilir politika önerilerinin geliştirilmesi hedeflendi. İki gün süren çalıştay kapsamında beş ana başlıkta odak grup toplantıları düzenlendi. “Enerji Verimliliği ve Enerji Yönetimi” oturumunda kentin enerji riskleri ve fırsatları ele alınırken, “Sürdürülebilir Ulaşım” başlığında düşük karbonlu ulaşım sistemleri, yaya önceliği, bisiklet ve mikro-mobilite çözümleri değerlendirildi. “Atıksız Kent ve Atık Yönetimi” oturumunda döngüsel ekonomi yaklaşımı ve atık yönetimi kapasitesi tartışılırken, “Su Güvenliği” başlığında iklim değişikliğine dayanıklı su yönetimi konuları gündeme geldi. “Yeşil Alanların, Kültürel ve Doğal Varlıkların Korunması” oturumunda ise doğa temelli çözümler ve kentsel yeşil altyapının rolü ön plana çıktı. Belediye birimleri ve kamu – özel iş birliği oluşumu olan İklim Çalışma Grubu ile üniversitelerden kamuya, sivil toplumdan özel sektöre kadar geniş bir katılımla tekil çözümler yerine ortak bir yön duygusu oluşturmaya odaklanılan çalıştaydan elde edilen sonuçların, Eskişehir’in iklim politikalarına yön vermesi ve kentin daha dirençli, sürdürülebilir ve yaşanabilir bir geleceğe hazırlanmasına katkı sunması bekleniyor.

Eskişehir’de Tarımsal Kuraklık Masaya Yatırıldı Haber

Eskişehir’de Tarımsal Kuraklık Masaya Yatırıldı

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarımsal Kuraklık İl Kriz Merkezi Yönetimi toplantısına ev sahipliği yaptı. Vali Yardımcısı Adem Keleş başkanlığında toplanan kurul, şehrin su rezervlerini, baraj doluluk oranlarını ve önümüzdeki döneme ait tarımsal stratejileri değerlendirdi. Kuraklıkla Mücadelede Stratejik Adımlar Eskişehir Vali Yardımcısı Adem Keleş’in yanı sıra kamu kurum amirleri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katıldığı toplantıda, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü uzmanları tarafından kapsamlı sunumlar yapıldı. Şube Müdürü Tuncay Burhan ve Mühendis Kemal Pekdoğan, tarımsal kuraklıkla mücadele stratejileri ve modern su yönetimi teknikleri üzerine detayları paylaştı. Toplantı, 2022 yılında yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, İl Kuraklık Eylem Planı uygulama adımlarının takibi amacıyla gerçekleştirildi. Yağışlar Uzun Yıllar Ortalamasının Üzerinde Toplantıda paylaşılan meteorolojik veriler, Eskişehirli üreticiler için sevindirici bir tablo ortaya koydu. 1 Ekim 2025 ile 1 Mart 2026 tarihleri arasındaki "su yılı" verilerine göre: Gerçekleşen Yağış Miktarı: 224,2 mm Uzun Yıllar Ortalaması: 164,4 mm Yağış miktarının normalin üzerinde seyretmesi sayesinde, hâlihazırda hem sulu hem de kuru tarım alanlarında bitki çıkışı ve gelişimi konusunda bir problem yaşanmadığı belirtildi. Hububatta Kritik Dönem: Kardeşlenme Tamamlandı Eskişehir genelinde hububat ekili alanlarda bitkilerin kardeşlenme evresini başarıyla tamamladığı vurgulandı. Ancak uzmanlar, verimliliğin korunması için önümüzdeki ay düşecek yağışların "belirleyici" olacağı konusunda uyarılarda bulundu. Barajların Durumu ve Su Tasarrufu Çağrısı Eskişehir’deki içme suyu ve tarımsal sulama kaynaklarının güncel durumu, baraj doluluk oranları ile birlikte analiz edildi. Toplantının odak noktalarından biri de suyun tasarruflu kullanımı oldu. Kurul üyeleri, yağışlar ortalamanın üzerinde olsa dahi su tasarrufunun sürdürülebilir tarım için hayati önem taşıdığını hatırlattı.

Dünya Su Günü Kapsamında "Su ve İnsan" Paneli Düzenlendi Haber

Dünya Su Günü Kapsamında "Su ve İnsan" Paneli Düzenlendi

Tepebaşı Belediyesi tarafından Dünya Su Günü kapsamında “Su ve İnsan” temalı panel düzenlendi. Panelde konuşan Başkan Ataç, “Siyasi iradenin iklimsel krizin çözümünde büyük bir rol oynaması gerekiyor.” dedi. Suyun hayatımızdaki önemini, sürdürülebilirlik kavramının su kaynakları üzerindeki etkisini vurgulamak, suyun verimli kullanımının sanayi ve diğer sektörler için ne kadar kritik olduğunu ele almak amacıyla düzenlenen “Su ve İnsan” konulu panel Tepebaşı Belediyesi Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda gerçekleştirildi. Panele Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, konuşmalarını yapmak üzere ise Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Ali Arda Şorman, Doç. Dr. Fadime Karaer Özmen, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü İçme Suyu Havzaları Şube Müdür Vekili Eylem Sıla Özer, Çevre Yüksek Mühendisi Sezen Aka, EOSB Yeşil Birim Yöneticisi Suzan Eroğlu Önpeker ile çok sayıda vatandaş katıldı. “Doğamız için büyük zararları var” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, katıldığı panelde su krizine, iklim değişikliğine ve çevresel yıkıma dikkat çekerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Suyun, toprak ve hava ile birlikte yaşamın temel unsurlarından biri olduğunu belirten Ataç, Türkiye’de iklim krizine karşı yeterli siyasi iradenin ortaya konulmadığını söyledi. Vahşi madencilik ve termik santrallerin büyük ölçüde su tükettiğini, yeraltı sularını kirlettiğini ve doğaya ağır zarar verdiğini vurgulayan Ataç, bu alanlarda ya sıkı denetim uygulanması ya da faaliyetlere ara verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Başkan Ataç, “İnsanın yaşaması için üç bileşen var. Su, toprak ve hava. Bugün burada suyun önemini konuşmak için bir araya geldik. Su sonsuz değildir. Bugün dünyada milyonlarca insan güvenli suya ulaşmakta zorlanıyor. Su yönetimi sadece yerel yönetimlerin konusu değildir. Siyasi iradenin iklimsel krizin çözümünde büyük bir rol oynaması gerekiyor. Ama maalesef Türkiye’de öyle bir görüntü yok. Aksine vahşi madencilikte çok fazla su kullanılıyor. Termik santralde müthiş su kullanılıyor. Bunların önlenmesi lazım. Altın madenciliği ve termik santraller ya denetime alınması lazım ya da bir süre ara verilmesi lazım. Altın madenciliği ve termik santraller hem doğaya zarar veriyor hem yeraltı sularını kirletiyor. Doğamız için büyük zararları var” ifadelerini kullandı. “Kuraklıkla savaşıyoruz” Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Arda Sorman, “Bazı tasarruf yöntemlerinin değişmesi lazım. Atık su olsun yağmur suyu olsun… İklim değişikliği nedeniyle değişen yağışların değerlendirilmesi lazım. Bulunduğumuz bölge açısından bakarsak İç Anadolu Bölgesi çok parlak görünmüyor. Son yıllarda özellikle kuraklıkla savaşıyoruz. Kuraklık en önemli problem. Bu nedenle ekilecek ürünlerin ve sulama tekniklerinin planlanması gerekir” diye konuştu. “Temiz suya ulaşım zorlaşacak” Su yönetimi, sağlık ve gelecek perspektifi konularının konuşulduğu panelde Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fadime Karaer Özmen, Küresel ısınma ve iklim değişikliği denildiğinde en temel sorunlardan birinin atmosferde bulunan sera gazları olduğuna dikkat çekti. Özmen, “Küresel ısınma ve iklim değişikliğinde su mekansal ve zamansal olarak değiştiği için su arzında riskler taşıyor. Temiz suya olan ulaşım zorlaşacak. Arz ve taleplerdeki dengesizlikler önümüze çıkacak” dedi. “Suyun kalitesi ve miktarı düşecek” Çevre Yüksek Mühendisi Sezen Aka, “Gelecek dönemde yaşayacağımız sıkıntılardan en önemlisi içme suyu özelinde hem kalite hem miktar yönünden azalmış suyun tahsis yönünde sıkıntılar olabilir. Hem tarımda gıda güvenliği açısından kaliteli suya ihtiyaç var. İçme suyunu da önceliği var. İleride biz bu düşük kaliteli suyun dağıtımında ve tahsisinde büyük sorunlar yaşayacağız. Bu nedenle şimdiden önlemler alarak ilerleyen yıllarda daha dengeli su dağıtımı sağlanmalı” diye konuştu. “Yağmur sularını depolamamız gerekiyor” Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü İçme Suyu Havzaları Şube Müdür Vekili Eylem Sıla Özer, “Ani taşkınlar küresel ısınmanın en önemli göstergelerinden ve sonuçlarından biri. Aslında ön göremediğimiz miktarda uzun dönem süren yağış rejimlerinin değişmesi altyapılarımızı yetersiz hale getirdi. Bu şehirlerde gerçekten can ve mal kaybına sebep olmakta. Bu kadar suyun bir yerde depolamadığımız için de kaybetmekteyiz. Bu da ileride bir problem olarak karşımıza çıkacak. Bu nedenle depolamayı öğrenmemiz gerekiyor” dedi. “Kuraklık ve su taşkınları karşımıza sorun olarak çıkıyor” EOSB Yeşil Birim Yöneticisi Suzan Eroğlu Önpeker ise “İklim değişikliğinin sebep olduğu kuraklık ve ani yağışlar sorun olarak karşımıza çıkıyor. Su kalitesi, içme suyuna ulaşım temel sorunlar olarak karşımıza çıkıyor” ifadelerini kullandı. Panel sonunda katılımcılarla beraber atölye çalışması gerçekleştirildi.

Yeraltı Suları Sınırsız Değil, Su Krizi Kapıda! Haber

Yeraltı Suları Sınırsız Değil, Su Krizi Kapıda!

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Eskişehir Şubesi, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, su kaynaklarının üzerindeki baskının kritik seviyeye ulaştığını vurguladı. Bilimsel veriler ışığında yapılan uyarıda, Eskişehir’in yeraltı su rezervlerinin yanlış kullanım ve iklim krizi nedeniyle büyük risk altında olduğu belirtildi. ​TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında bir basın açıklaması yayımlayarak su yönetiminde bilimsel temelli bir yaklaşımın aciliyetine dikkat çekti. Açıklamada, suyun ticari bir meta değil, temel bir yaşam hakkı olduğunun altı çizilirken; "Vahşi sulama", "kaçak kuyular" ve "plansız kentleşme" konularında sert uyarılarda bulunuldu. ​"Eskişehir'in Yeraltı Suları Risk Altında" ​Jeoloji mühendisliğinin yeraltı sularının korunmasındaki stratejik rolüne değinilen açıklamada, Eskişehir havzasındaki duruma dikkat çekildi. Şehrin önemli bir yeraltı suyu havzası üzerinde yer aldığı ancak bilinçsiz tüketimin bu mirası tükettiği ifade edildi: ​"Şehrimiz, yeraltı suyu açısından zengin bir havzada bulunmasına rağmen; tarımsal sulamadaki yanlış yöntemler ve kontrolsüz çekimler nedeniyle su seviyelerinde ciddi düşüşler yaşanmaktadır. Yeraltı suları sanıldığı gibi sınırsız değildir." ​Bilimsel Planlama ve Denetim Çağrısı ​JMO Eskişehir Şubesi, su krizinin derinleşmemesi için 5 temel çözüm önerisini kamuoyuyla paylaştı: ​Hidrojeolojik Etüt Şart: Su yönetimi mutlaka bilimsel planlamaya dayanmalı. ​Kaçak Kuyulara Son: Denetimler sıkılaştırılmalı, kaçak kuyu açılması engellenmelidir. ​Modern Sulama: Tarımda 'vahşi sulama' terk edilerek modern tekniklere geçilmelidir. ​Ürün Deseni Planlaması: Şehrin tarımsal ürün seçimi, su rezervlerine göre yapılmalıdır. ​Bütüncül Politika: Kentleşme ve sanayi planlarında yeraltı su rezervleri ana kriter olmalıdır. ​"Su Bir Kamu Hakkıdır" ​Açıklamada iklim krizinin yağış rejimlerini değiştirdiği ve kuraklık riskini artırdığı hatırlatılırken, suyun yönetiminde kamu yararının gözetilmesi gerektiği vurgulandı. "Su, ticari bir meta değil; herkes için eşit ve adil erişilmesi gereken bir haktır" denilen metinde, özelleştirme ve rant odaklı yaklaşımlardan uzak durulması gerektiği belirtildi. ​"Geleceğimizi Korumak İçin Ortak Akıl" ​Son olarak, tüm paydaşları ortak akılla hareket etmeye davet eden JMO Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu, "Suyun olmadığı bir dünyada yaşamak düşünülemez. Su kaynaklarını korumak, geleceğimizi korumaktır" ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı.

İlçelerde Kapasite Geliştirme Çalışmaları Tamamlandı Haber

İlçelerde Kapasite Geliştirme Çalışmaları Tamamlandı

Tepebaşı Belediyesi, sürdürülebilir kalkınma amaçlarının yerel düzeyde güçlendirilmesi amacıyla başlattığı “Yerelden Küresele Sürdürülebilirlik: İlçelerde Kapasite Geliştirme Çalışması” kapsamında ilçe belediyelerine yönelik eğitim programını başarıyla tamamladı. Sanayileşme ile birlikte ortaya çıkan çevresel bozulma, doğal kaynakların tükenmesi, iklim değişikliği ve sosyal eşitsizlikler gibi küresel sorunlar; kalkınma anlayışının yalnızca ekonomik büyüme ile sınırlı kalamayacağını ortaya koyuyor. Bu doğrultuda, 2015 yılında Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen 2030 Gündemi ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA), dünya genelinde yeni bir yol haritası sunuyor. Ancak bu hedeflerin başarıya ulaşması, yerel düzeyde atılacak somut adımlarla mümkün oluyor. Tepebaşı’ndan Örnek Model Tepebaşı Belediyesi, 2018 yılında kurduğu Sürdürülebilirlik Merkezi ile sürdürülebilirlik politikalarını kurumsal yapısına entegre eden öncü yerel yönetimler arasında yer alıyor. İklim değişikliğiyle mücadele, sıfır atık uygulamaları, eğitim ve toplumsal farkındalık çalışmaları gibi birçok alanda hayata geçirilen projelerle önemli bir deneyim birikimi oluşturuldu. Tepebaşı Belediyesi, bu birikimi ilçe belediyeleriyle paylaşmak amacıyla sürdürülebilirlik alanında hayata geçirdiği çalışmaları ilçe belediyelerine yaygınlaştırmak amacıyla “Yerelden Küresele Sürdürülebilirlik: İlçelerde Kapasite Geliştirme Çalışması”nı başlattı. Programın temel amacı; Tepebaşı’nda uygulanan sürdürülebilirlik çalışmalarının ilçelerde de benimsenmesini sağlamak, bu alandaki farkındalığı artırmak ve belediyelerin kendi sürdürülebilirlik yapılarını kurmalarına destek olmaktır. 7 İlçede 171 Personel Eğitim Aldı Program kapsamında Alpu, Beylikova, Çifteler, Mahmudiye, Mihalıççık, Seyitgazi ve Sivrihisar belediyelerinde görev yapan toplam 171 teknik, idari ve yönetici personel eğitimlere katıldı. Çalışmanın ilk aşamasında ilçelere ziyaretler gerçekleştirilerek mevcut durum, ihtiyaçlar ve öncelikli talepler yerinde değerlendirildi. Bu analizler doğrultusunda uygulama odaklı ve kapsamlı bir eğitim programı hazırlandı. Eğitimlerde neler ele alındı? Eğitimlerde 2030 Gündemi ve SKA çerçevesinde yerel yönetimlerin rol ve sorumlulukları ele alındı. Belediyelerde kurumsal sürdürülebilirlik yönetimi, stratejik planlara entegrasyon süreçleri, atık yönetimi, enerji verimliliği, su yönetimi ve doğa temelli çözümler gibi öncelikli başlıklar detaylı şekilde işlendi. Ayrıca veri temelli karar alma süreçlerinin önemi ve birimler arası koordinasyon mekanizmalarının güçlendirilmesi konuları değerlendirildi. Öğleden sonra gerçekleştirilen uygulamalı atölye çalışmalarında ise her belediye, kendi ilçesine özgü sürdürülebilirlik yol haritası taslağını oluşturdu. Katılımcılar öncelikli sorun alanlarını belirleyerek paydaş analizi yaptı, kısa vadede uygulanabilecek düşük maliyetli adımları planladı ve SKA ile uyumlu mikro proje taslakları geliştirdi. Program, her belediyenin en az bir uygulanabilir proje fikri ortaya koymasıyla somut çıktılar üreterek tamamlandı. Süreç Devam Edecek Eğitimlerin ardından süreç, teknik modüller, ileri düzey atölyeler ve proje geliştirme destekleriyle devam edecek. Ayrıca ilçelerin bir araya geleceği bir “Tecrübe Paylaşım Toplantısı” düzenlenerek iyi uygulama örneklerinin paylaşılması ve ortak proje geliştirme fırsatlarının değerlendirilmesi sağlanacak. Tepebaşı Belediyesi, yerelde başlattığı bu kapasite geliştirme modeliyle sürdürülebilir kalkınmanın yalnızca bir politika başlığı değil, aynı zamanda bir yönetim yaklaşımı haline gelmesine katkı sunmayı sürdürecek.

Tepebaşı'nda Su Verimliliği İçin Eğitimler Sürüyor Haber

Tepebaşı'nda Su Verimliliği İçin Eğitimler Sürüyor

Tepebaşı Belediyesi, Su Verimliliği Yönetmeliği kapsamında yürüttüğü çalışmalar doğrultusunda belediye hizmet binalarında Su Verimliliği Sistemi’nin kurulmasına yönelik süreci kararlılıkla sürdürüyor. Bu kapsamda Mavi Belge alınmasına tabi olan hizmet binalarında görev yapan personele yönelik su verimliliği farkındalık eğitimleri düzenleniyor. 27 Aralık 2024 tarihli ve 32765 sayılı Su Verimliliği Yönetmeliği doğrultusunda kurulmakta olan Su Verimliliği Bilgi Sistemi çalışmaları çerçevesinde, Tepebaşı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından kurumsal kapasitenin geliştirilmesi amacıyla “Su Verimliliği Farkındalık Eğitimi” programları hayata geçiriliyor. Eğitimlerde su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı, su verimliliğinin kurumsal ve bireysel düzeyde taşıdığı önem, iklim değişikliği ile su yönetimi arasındaki ilişki, belediyelerin su tasarrufu konusundaki sorumlulukları ve uygulanabilecek temel yaklaşımlar ele alındı. Bu kapsamda Tepebaşı Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen eğitime Mustafa Kemal Atatürk Spor Tesisleri Su Sporları Merkezi’nde görev yapan toplam 40 personel katılım sağladı. Ayrıca Metin Özöğüt Yaşam Merkezi’nde düzenlenen eğitim programına ise Metin Özöğüt Yaşam Merkezi ile İsmail Hakkı Tonguç Erken Çocukluk Eğitim Merkezi personelinden toplam 34 personel iştirak etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.