SON DAKİKA
Hava Durumu

#Su Ürünleri

Porsuk Haber Ajansı - Su Ürünleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Ürünleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: "Gençleri Tarımsal Üretimin İçinde Tutmalıyız" Haber

Gürer: "Gençleri Tarımsal Üretimin İçinde Tutmalıyız"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de tarımsal üretimin içinde bulunanların yaş ortalamasının yüksek olduğunu ve bu durumun ilerleyen süreçte tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini kısıtlayacağını belirterek, genç çiftçilerin üretimde kalmasını sağlayacak bir kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son yıllarda tarım sektörünün artan girdi maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan sorunlar, yetersiz tarımsal gelirler ve kırsal nüfusun yaşlanması gibi yapısal problemlerle karşı karşıya bırakıldığını ifade etti. Bu tablo içinde özellikle genç nüfusun tarımdan uzaklaşmasının, yalnızca bugünü değil, ülkenin gıda güvencesini de sorunlu boyuta ulaşabileceğinin altını çizdi. “GENÇLER TARIMI GEÇİM KAPISI OLARAK GÖREMİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Gençler araziye ulaşamıyor, yüksek kredi maliyetleriyle karşı karşıya kalıyor. Sosyal güvenlik ve sigorta primleri ağır bir yük oluşturuyor. Üstelik tarımdan elde edilen gelir sürdürülebilir değil” değerlendirmesinde bulundu. Mevcut destek mekanizmalarının da bu sorunları çözmekte yetersiz kaldığını kaydeden Gürer, uygulanan desteklerin çoğunlukla kısa vadeli, parçalı ve üretimle bağı zayıf düzenlemelerden oluştuğunu ifade etti. Bu nedenle genç çiftçilerin tarımda kalıcı olamadığını belirten Ömer Fethi Gürer, bunun doğal sonucu olarak üretim kapasitesinin daraldığını ve kırsaldan kente göçün hızlandığını dile getirdi. “DESTEK, ÜRETİMLE DOĞRUDAN BAĞLANTILI OLMALI” Ömer Fethi Gürer, kanun teklifiyle genç çiftçilerin fiilen üretime katılımını esas alan bir destek anlayışını hayata geçirmeyi amaçladığını belirtti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, desteklerin üretim süresiyle doğrudan bağlantılı olması gerektiğini vurgulayarak, “Bu teklif sosyal yardım mantığıyla değil, üretimi önceleyen bir tarım politikası anlayışıyla hazırlandı” ifadelerini kullandı. Kamuya ait tarıma elverişli tarım alanlarının genç çiftçilere bedelsiz kullanım hakkı ile tahsis edilmesini önerdiklerini aktaran Gürer, bu yolla gençlerin en temel sorunlarından biri olan tarım alanına erişim engelinin aşılmasının hedeflendiğini söyledi. FAİZSİZ KREDİ VE PRİM YÜKÜNÜN DEVLET TARAFINDAN ÜSTLENİLMESİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, finansman sorununa da doğrudan çözüm getirdiklerini belirterek, genç çiftçilere bitkisel üretimden hayvancılığa, seracılıktan su ürünleri yetiştiriciliğine kadar geniş bir yelpazede faizsiz kredi imkânı sağlanmasını öngördüklerini kaydetti. Ayrıca genç çiftçilerin üretimde kaldıkları süre boyunca sosyal güvenlik primleri ile tarım sigortası primlerinin tamamının ya da belirli bir bölümünün devlet tarafından karşılanmasının, üretim maliyetlerini ciddi biçimde azaltacağını ifade etti. “KAMU KAYNAĞI ÜRETEN İÇİN KULLANILMALI” Kanun teklifinde denetim ve izleme mekanizmalarına da özel önem verdiklerini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi şGürer, desteklerin yalnızca tarımsal üretimi fiilen ve sürekli olarak yapan genç çiftçilere sağlanacağını vurguladı. Üretimin sona ermesi, arazinin amacı dışında kullanılması ya da şartların kaybedilmesi halinde desteklerin kesileceğini ve kamu tarım alanlarının geri alınacağını ifade etti. Bu yaklaşımın, kamu kaynaklarının etkin ve amacına uygun kullanımını sağlayacağını belirten Gürer, “Üretmeyene değil, üretene destek” anlayışını esas aldıklarını dile getirdi. “BU TEKLİF GIDA ARZ GÜVENLİĞİ İÇİN ZORUNLUDUR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kanun teklifinin yalnızca genç çiftçileri değil, tüm toplumu ilgilendirdiğini vurgulayarak, genç nüfusun tarım sektörüne kazandırılmasının, kırsal alanların ekonomik ve sosyal olarak güçlendirilmesinin ve tarımsal üretimde sürekliliğin sağlanmasının ülkenin gıda arz güvenliği açısından zorunlu olduğunu ifade etti. GÜRER’İN KANUN TEKLİFİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifi şöyle: MADDE 1- 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanunu’na aşağıdaki ek madde eklenmiştir. “Genç çiftçilere üretime bağlı destekler EK MADDE 2- Tarımsal üretimin sürekliliğinin sağlanması, genç nüfusun tarım sektöründe istihdamının teşvik edilmesi ve kırsal alanların ekonomik ve sosyal yönden güçlendirilmesi amacıyla; on sekiz yaşını doldurmuş ve otuz yaşını doldurmamış, tarımsal üretimi fiilen ve sürekli olarak gerçekleştiren gerçek kişilere, üretim faaliyetlerini kesintisiz sürdürdükleri müddetçe aşağıda belirtilen destekler sağlanır. a) Arazi desteği: Hazineye, özel bütçeli idarelere veya kamu tüzel kişilerine ait olup tarımsal üretime elverişli olan arazilerden uygun görülenler, genç çiftçilere bedelsiz kullanım hakkı verilmek suretiyle tahsis edilebilir. Tahsis süresi, tarımsal üretimin fiilen devam etmesi şartına bağlıdır. Üretimin kesintiye uğraması, terk edilmesi veya arazinin amacı dışında kullanıldığının tespiti hâlinde, tahsis herhangi bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilir ve taşınmaz derhâl kamuya geri alınır. b) Faizsiz kredi desteği: Genç çiftçilere; bitkisel üretim, hayvancılık, su ürünleri yetiştiriciliği, seracılık ve tarıma dayalı diğer üretim faaliyetlerinde kullanılmak üzere kamu bankaları aracılığıyla faizsiz kredi kullandırılabilir. Krediye ilişkin üst limitler, vade süreleri, geri ödeme koşulları ve teminat esasları; Tarım ve Orman Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir. c) Sigorta ve sosyal güvenlik desteği: Genç çiftçilerin, bu madde kapsamında yürüttükleri tarımsal üretim faaliyetleri süresince; 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca ödemekle yükümlü oldukları sosyal güvenlik primleri ile 14/6/2005 tarihli ve 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu kapsamında yaptırılan tarım sigortası primleri, tamamı veya belirlenen oranı kadar devlet tarafından karşılanabilir. Bu madde kapsamında sağlanan desteklerden yararlanılabilmesi için, genç çiftçinin tarımsal üretimi fiilen gerçekleştirdiğinin; tarımsal kayıt sistemleri, resmi belgeler ve yerinde denetimler yoluyla tespit edilmesi zorunludur. Üretim faaliyetinin sona erdiğinin veya şartların kaybedildiğinin tespiti hâlinde, sağlanan tüm destekler durdurulur. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar; başvuru şartları, denetim ve izleme mekanizmaları, desteklerin kesilmesi, geri alınması ve diğer hususlar dâhil olmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”

Türk Somonu İhracatı 2024 Yılında Yüzde 31 Arttı Haber

Türk Somonu İhracatı 2024 Yılında Yüzde 31 Arttı

Türk su ürünleri sektörü 2024 yılında ihracatta 2 milyar dolar barajını ilk kez aşarken, Türk somonu son 5 yılda ihracatını 17 kat artırarak büyük bir başarı hikayesi yazdı. Türk somonu üretimi 10 yıl önce 5 bin ton iken, günümüzde 100 bin tona ulaştı. Türk somonu mevcut üretim ve ihracat artış hızını koruduğu takdirde yakın gelecekte levrek ve çipurayı geçerek ihracatta liderliğe aday olduğunu ortaya koyuyor. Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre; Türkiye’nin Türk somonu ihracatı 2019 yılında 29 milyon dolar iken, sonrasında ihracatını her yıl katlayarak 2024 yılı sonunda 498 milyon dolara ulaştı.  Rusya Federasyonu 356 milyon dolarla Türk somonu ihracatında açık ara liderliğini sürdürürken; Almanya’ya 36 milyon dolarlık, Vietnam’a 26 milyon dolarlık Türk somonu gönderdik. Türk somonu ihracatı 2024 yılında yüzde 31 arttı Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, Türk su ürünleri sektörü ve üniversitelerin ortak çalışmalarıyla Türk somonu üretiminde ve ihracatında büyük yol kat edildiğini, ihracatın 2024 yılında yüzde 31’lik artışla 349 milyon dolardan 498 milyon dolara ulaştığını, son 5 yılda Türk somonu ihracatının 17 kat artış gösterdiğini dile getirdi. Dünya genelinde sağlıklı beslenmenin her geçen gün değer kazandığına dikkati çeken Kızıltan, “Türk somonunun, omega-3 yağ asitleri açısından zenginliği, protein kaynağı olması gibi faktörler Tür somonuna ilgiyi artırıyor. Karadeniz bölgemizdeki su koşulları ve iklim şartları somon yetiştiriciliği için ideal. Karadeniz’deki iklim özellikleri üretimdeki artışı destekliyor. Somon yetiştiriciliği için kullanılan teknolojilerin gelişmesi ve modern tesislerin kurulması da üretim verimliliğini artıran etkenler arasında” diye konuştu. Türkiye’de Türk somonu ihraç eden firma sayısının 60’ı aştığı bilgisini veren Kızıltan şöyle devam etti: “Türkiye’nin su ürünleri ihracatında büyük bir başarıya ulaşıldı. 2000’lerde yalnızca 59 milyon dolar seviyesinde olan ihracat, 2024 sonunda 34 kat artışla 2 milyar 19 milyon doları geçti. Sektör olarak 2027 yılında hedefimiz 2,5 milyar dolara ulaşmak.” 2023 verilerine göre Türkiye’nin yıllık su ürünleri üretiminin 1 milyon tonu aştığının altını çizen Kızıltan, su ürünleri sektöründe modern tesis yatırımları sayesinde önemli bir mesafe kat edildiğini vurguladı. Kızıltan, “Türkiye’de 556 bin ton su ürünü yetiştiricilikle elde edilirken, bu yöntem toplam üretimin yüzde 55’ini oluşturuyor. Norveç su ürünleri sektöründe yıllık 15 milyar dolarlık ihracat yapıyor. Türkiye olarak biz de bu seviyelere ulaşabiliriz” diyerek sözlerini noktaladı. Su ürünleri ihracatında Ege Bölgesi lider Su ürünleri ihracatında Ege Bölgesi liderliğini sürdürdü. Ege Bölgesi’nin su ürünleri ihracatı yüzde 15’lik artışla 1 milyar 127 milyon dolardan 1 milyar 292 milyon dolara yükseldi. Ege Bölgesi, Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 64’ünü tek başına gerçekleştirdi. Su ürünleri ihracatında levrek 570 milyon dolarla liderliğini sürdürdü. Levrek ihracatı 2023 yılına göre yüzde 10 artış gösterdi. Levrek ihracatında ilk üç ülke 126 milyon dolarla İngiltere, 85 milyon dolarla İtalya ve 84 milyon dolarla Hollanda oldu. Su ürünleri sektöründe en çok ihraç ettiğimiz ikinci balık türü ihracatını yüzde 22 artırarak 417 milyon dolardan 508 milyon dolara artıran çipura oldu. Çipura ihracatında İtalya 100 milyon dolarla ilk sırada yer alırken, İtalya’yı 75 milyon dolarda Yunanistan ve 72 milyon dolarla Hollanda izledi. Orkinos ihracatı 2024 yılında yüzde 153’lük rekor artışla 51 milyon dolardan 129 milyon dolara çıktı. Orkinos ihracatımızın 99 milyon dolarlık büyük dilimi Japonya’ya yapılırken, Güney Kore 29 milyon dolarlık orkinos talep etti. Alabalık ihracatı 117 milyon dolar olurken, kaya levreği ihracatından 25,5 milyon dolar döviz geliri elde edildi. Diğer su ürünleri ihracatımız yüzde 16’lık artışla 181 milyon dolardan 210 milyon dolara yükseldi. Almanya, 52 milyon dolarlık alabalık talebiyle birinci ülke olurken, Almanya’yı 18 milyon dolarla Rusya ve 9,5 milyon dolarla Hollanda takip etti.

Su Ürünleri İhracatında Rekor Haber

Su Ürünleri İhracatında Rekor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 97 ülkeye dış satım yapan su ürünleri sektörünün 2024'te 2 milyar doların üzerinde ihracatla rekor kırdığını açıkladı. Bakan Yumaklı, denizlerdeki ve iç sulardaki su ürünleri kaynaklarını koruyarak sürdürülebilir işletilmesini sağlamak üzere Bakanlığa bağlı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün önemli faaliyetler yürüttüğünü söyledi. PLANLI ÜRETİME SU ÜRÜNLERİ DE DAHİL Bu çalışmalar kapsamında, Türkiye'nin su ürünleri üretiminin başta yetiştiricilikten elde edilen üretim olmak üzere sürdürülebilir bir şekilde artığını değinen Yumaklı, 2024'te bitkisel ve hayvansal üretim ile birlikte su ürünleri için de üretim planlamasını hayata geçirdiklerini hatırlattı. Planlama dahilinde avcılıkta 7, yetiştiricilikte ise 4 türü üretim planlaması kapsamına dahil ettiklerine belirten Yumaklı, “Bunun yanında, 2003'ten itibaren destekleme kapsamına aldığımız su ürünleri yetiştiriciliğine yine 2024 yılında yeni destekleme modelimiz kapsamında, temel desteklere ilave teknik kriter destekleri getirdik. Böylece aile işletmelerimiz ve birlik üyesi işletmelerimiz daha fazla destekten yararlanma imkanına kavuştu." diye konuştu. İHRACATTA CUMHURİYET TARİHİNİN REKORU Türk su ürünleri sektörünün net ihracatçı olduğunun altını çizen Yumaklı, “Su ürünleri sektörümüzün büyümesi, su ürünleri yetiştiriciliği üretimi ve işleme teknolojilerindeki gelişmelere paralel olarak ülkemizin su ürünleri ihracatında önemli bir artış gerçekleşti.  Ülkemiz, su ürünleri dış ticaretinde ihracatçı pozisyonunu korumaya devam ediyor. Son yıllarda su ürünleri ticaretinde Türkiye'nin kendine yeterlilik oranı yüzde 120 seviyesinde. Nitekim ihracat rakamlarımız da bunu açıkça ortaya koymakta. Geçen yıl 97 ülkeye su ürünleri ihracatı yaptık. 2023'te 1,7 milyar dolar olan su ürünleri ihracatımız, 2024'te 2 milyar 16 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Bu rakamla tarihin en yüksek su ürünleri ihracatına ulaşmış olduk." bilgisini paylaştı. BAKAN YUMAKLI'DAN SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜNE TEŞEKKÜR Su ürünleri ihracatının ilk sıralarında ürün olarak levrek ve çipuranın geldiğini aktaran Yumaklı, “Denizlerimizdeki ve iç sularımızdaki su ürünleri kaynaklarımızı koruyup sürdürülebilirliğini sağlamak, su ürünleri yetiştiriciliğimizi ve ticaretimizi geliştirmek üzere çalışmalarımızı bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da var gücümüzle sürdüreceğiz. Elde ettiğimiz başarıda emeği ve katkısı bulunan balıkçılarımıza, yetiştiricilerimize ve sektörümüze teşekkür ediyorum." diye konuştu.

Hayvansal Gıda İhracatında Tarihi Zirve Haber

Hayvansal Gıda İhracatında Tarihi Zirve

Türkiye’nin hayvansal gıda ihracatı 2024 yılında 3,86 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, 2024 yılında bir önceki yıla kıyasla ihracat performansını yüzde 10,8 oranında artırma başarısı yakaladı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Sektörler Konseyi Üyesi ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (ASHİB) Başkan Yardımcısı Ali Can Yamanyılmaz, geride kalan yılda ihracat pazarlarında en çok talep gören ürünlerin taze soğutulmuş balık, kanatlı eti ve balık filetoları olduğunu, en fazla ihracat yaptıkları ülkeler listesinde ilk üç sırada Irak, Rusya ve İtalya’nın yer aldığını açıkladı. Ali Can Yamanyılmaz, aynı dönemde ASHİB olarak yüzde 20 artışla 381,7 milyon dolar ihracata imza attıklarını bildirdi. “Türkiye’nin toplam ihracatına 1,7 oranında destek verdik” 2024 yılındaki 262 milyar dolarlık ülke ihracatında su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün yüzde 1,7 paya sahip olduğunu kaydeden Ali Can Yamanyılmaz, “Küresel ticaret, jeopolitik riskler, enerji krizleri ve enflasyonist baskıların hâkim olduğu dönemde toparlanma eğilimi gösterirken Türkiye olarak hayvansal gıda ihracatında önemli başarılara imza attık. Elde ettiğimiz büyüme, küresel pazarlarda artan rekabete rağmen doğru stratejiler, yenilikçi ürün yaklaşımları ve hedef odaklı çalışmaların bir sonucu olarak gerçekleşti. Özellikle uzak pazarlara açılım, markalaşma yatırımları ve sürdürülebilir üretim anlayışı, bu etkileyici yükselişi mümkün kılan temel unsurlar arasında yer aldı. Sektörümüz, Türkiye’nin ihracat vizyonuna değer katan performansıyla uluslararası pazarlarda güçlü konumunu pekiştirdi.” dedi. “Hem fırsatlar hem de zorluklarla dolu bir yıl oldu”  Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü için 2024’ün dünya genelinde hem fırsatlar hem de zorluklarla dolu bir yıl olduğuna vurgu yapan Yamanyılmaz, “Küresel talep, özellikle sağlıklı ve sürdürülebilir beslenmeye olan ilginin artmasıyla güçlü bir şekilde devam ederken ekonomik dalgalanmalar ve iklim değişikliğinin etkileri sektörde belirsizliklere yol açtı. Su ürünlerinde artan talep, deniz ürünleri yetiştiriciliğine yapılan yatırımları artırırken sürdürülebilir balıkçılık uygulamaları büyük önem kazandı. Hayvansal mamuller tarafında ise, üretimdeki yenilikçi teknolojiler ve ihracatta uzak pazarlara yönelim dikkat çekti. Ancak, lojistik maliyetlerindeki artış, ticaret bariyerleri, tarife dışı engeller ve karbon ayak iziyle ilgili sıkılaşan düzenlemeler, sektörümüzün karşılaştığı temel zorluklar arasında yer aldı. Genel olarak, sektörümüzde çevresel hassasiyet ve dijitalleşme eksenli dönüşüm rüzgarları 2024’e damgasını vurdu.” diye konuştu. “En çok ihraç ettiğimiz taze soğutulmuş balıklarda yüzde 27,6 artış sağladık” Türkiye’nin hayvansal gıda ihracatını ürün gruplarına göre değerlendiren Yamanyılmaz, şunları söyledi: “Sektörümüz 2024 yılında toplam 1 milyon 224 bin ton ürünü uluslararası piyasada değere dönüştürdü. En çok ihraç ettiğimiz ürünler, taze soğutulmuş balıklar, kümes hayvanları etleri ve sakatatları ile balık filetoları oldu. Taze soğutulmuş balıklarda yüzde 27,6 artışla 871,9 milyon dolar, kümes hayvanları etleri ve sakatatlarında yüzde 22,1 düşüşle 545,6 milyon dolar, balık filetolarında yüzde 14,5 artışla 469,1 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik. En fazla talep gören 20 ürün arasında ihracat hacminde en anlamlı artışları süt tozu, peynir altı suyu, konserve ve dondurulmuş balıklarda sağladık.” “Etkin olduğumuz 155 ülkenin 95’inde ihracat hacminde artış sağladık” Hayvansal gıda sektörünün geleneksel pazarlarda elde ettiği kazanımları artırırken uzak pazarlarda da yeni başarı hikayeleri yazdığını vurgulayan Yamanyılmaz, şöyle devam etti: “2024 yılında 155 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştiren sektörümüz 95 pazarda artış sağladı.  En fazla ihracat yaptığımız ülkeler listesinde ilk üç sırada Irak, Rusya ve İtalya yer aldı. Irak’a yüzde 2 düşüşle 590,2 milyon dolar, Rusya’ya yüzde 35,6 artışla 480,8 milyon dolar ve İtalya’ya yüzde 25,8 artışla 251 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik. 1 milyon dolar ihracat yaptığımız ve 5 haneli rekor artış sağladığımız ülke Moğolistan olurken Filistin, Norveç, Cezayir, İrlanda, Kırgızistan, Singapur, Bangladeş, Nijerya, Kazakistan, Mısır, Slovenya, Afganistan, Güney Kore ve Filipinler’de ciddi artışlara imza attık.” 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.