SON DAKİKA
Hava Durumu

#Su Kaynakları

Porsuk Haber Ajansı - Su Kaynakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Kaynakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Odunpazarı’ndan Çölleşme ve Kuraklığa Karşı Farkındalık Etkinliği Haber

Odunpazarı’ndan Çölleşme ve Kuraklığa Karşı Farkındalık Etkinliği

Odunpazarı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ile Ataçağ Koleji iş birliğinde, Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü kapsamında Botanik Park’ta çevre bilincini artırmayı hedefleyen anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Öğrenciler, geri dönüşüm malzemelerinden hazırladıkları kuş evlerini ağaçlara asarak hem doğal yaşama destek verdi hem de sıfır atık konusunda farkındalık oluşturdu. İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği günümüzde, kuraklık ve çölleşme riski dünya genelinde büyümeye devam ediyor. Artan sıcaklıklar, değişen yağış rejimleri ve azalan su kaynakları, ekosistemler üzerinde ciddi baskı oluştururken, çevre kirliliği ve atık sorunu da bu süreci hızlandıran önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu kapsamda düzenlenen etkinlikte Ataçağ Koleji öğrencileri, kullanılmış malzemeleri yeniden değerlendirerek hazırladıkları kuş evlerini Botanik Park’taki ağaçlara yerleştirdi. Böylece öğrenciler hem geri dönüşümün çevre üzerindeki olumlu etkilerini uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buldu hem de kuşlar için yeni yaşam alanları oluşturdu. Odunpazarı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen etkinlik, sıfır atık anlayışının yalnızca atık miktarını azaltmakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadeleye de katkı sunduğunu ortaya koydu. Geri dönüşüm yoluyla doğal kaynakların korunması, enerji tasarrufu sağlanması ve karbon salımlarının azaltılması hedeflenirken, öğrenciler de çevre sorumluluğu konusunda önemli bir deneyim kazandı. Botanik Park’a yerleştirilen kuş evlerinin, kuşların güvenli yaşam alanlarına erişimini destekleyerek biyoçeşitliliğin korunmasına katkı sunması bekleniyor. Doğal yaşamı destekleyen çalışma, aynı zamanda sürdürülebilir çevre anlayışının yaygınlaşmasına yönelik örnek bir uygulama olarak dikkat çekti.

Vali Yılmaz: “Tarımsal Ar-Ge, Gıda Güvenliğimizin Teminatıdır” Haber

Vali Yılmaz: “Tarımsal Ar-Ge, Gıda Güvenliğimizin Teminatıdır”

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, köklü bir geçmişe sahip olan Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nü ziyaret etti. Enstitüde yürütülen yerli ve milli projeleri yerinde inceleyen Vali Yılmaz, “Tarımsal Ar-Ge, gıda güvenliğimizin teminatıdır” dedi. ​Eskişehir’in tarımsal potansiyelini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’ne bir ziyaret gerçekleştirdi. Enstitü Müdürü Ulaş Çınar’dan kurumun faaliyetleri hakkında detaylı brifing alan Vali Yılmaz, modern tarım tekniklerinin geliştirilmesine yönelik yürütülen çalışmaları yakından takip etti. ​1925’ten Bugüne Türk Tarımının Bilimsel Üssü ​Türkiye’nin en köklü tarımsal araştırma merkezlerinden biri olan ve 1925 yılında kurulan Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü, bugün de stratejik önemini koruyor. Enstitü bünyesinde; ​Tahıl ve Endüstri Bitkileri: Verimliliği artırmaya yönelik ıslah çalışmaları. ​Yemeklik Dane Baklagiller ve Yem Bitkileri: Sürdürülebilir hayvancılık ve gıda üretimi. ​Tıbbi ve Aromatik Bitkiler: Katma değerli ürün çeşitliliği. ​Toprak ve Su Kaynakları: Doğal kaynakların verimli kullanımı. ​Alanlarında yürütülen Ar-Ge projeleriyle, geliştirilen yerli ve milli tohum çeşitleri Türk tarımına büyük değer katıyor. ​Vali Yılmaz: “Tarımda Verimlilik İçin Bilimsel Çalışmalar Şart” ​Ziyareti kapsamında araştırma laboratuvarlarını, deneme ve üretim parsellerini inceleyen Vali Dr. Erdinç Yılmaz, sürdürülebilir tarım uygulamalarının çiftçiler için hayati önem taşıdığını vurguladı. Teknik personelle bir araya gelen ve devam eden projeler hakkında bilgi alan Vali Yılmaz, emeklerinden dolayı tüm personele teşekkürlerini iletti. ​Vali Yılmaz, ziyaretin ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: ​"Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü, sadece bölgemizin değil, ülkemizin gıda güvenliği ve tarımsal kalkınması için kritik bir rol üstlenmektedir. Bilgi ve teknoloji üreterek tarımımıza değer katan bu güzide kurumumuzun çalışmaları, modern tarım hedeflerimize ulaşmamızda kilit noktadadır." ​Eskişehir Tarımında Yenilikçi Dönem ​Eskişehir tarımını ileriye taşıyacak yenilikçi projelerin ve verimliliği artıran uygulamaların ele alındığı ziyaret, tarımsal teknolojilerin yaygınlaştırılması konusundaki kararlılığı bir kez daha gözler önüne serdi. Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü, geliştirdiği dayanıklı ve verimli çeşitlerle yerli üreticinin en büyük destekçisi olmaya devam ediyor.

Uluslararası Eskişehir İklim Değişikliği ve Çevre Sempozyumu Tamamlandı Haber

Uluslararası Eskişehir İklim Değişikliği ve Çevre Sempozyumu Tamamlandı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen ve uluslararası düzeyde önemli bilim insanlarını, akademisyenleri, yerel yönetim temsilcilerini ve sektör paydaşlarını bir araya getiren Uluslararası Eskişehir İklim Değişikliği ve Çevre Sempozyumu, iki gün süren yoğun programın ardından başarıyla tamamlandı. ÜNLÜ AKADEMİSYENLER ESKİŞEHİR’DE BULUŞTU Küresel iklim krizine karşı farkındalığın artırılması, bilimsel bilgi paylaşımının güçlendirilmesi ve çözüm odaklı iş birliklerinin geliştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen sempozyumda, iklim değişikliği, çevre politikaları, sürdürülebilir kentler, atık yönetimi, enerji dönüşümü, su kaynakları ve biyoçeşitlilik gibi birçok önemli konu uzman isimler tarafından ele alındı. Sempozyumun açılışında konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, iklim değişikliğinin artık geleceğin değil, bugünün en önemli sorunlarından biri olduğuna dikkat çekti. Ünlüce’nin konuşmasının ardından sempozyum, birbirinden önemli oturumlarla devam etti. İki gün boyunca iklim değişikliğiyle mücadele konusunda bilimsel bilgi, deneyim ve iyi uygulama örneklerinin paylaşıldığı sempozyum; akademi, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcileri arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesine de önemli katkı sundu. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, iklim kriziyle mücadelede bilimsel veriler ışığında çalışmalarını sürdürmeye ve sürdürülebilir bir gelecek için paydaşları bir araya getirmeye devam edeceğini belirtti. ÇEŞİTLİ OTURUMLAR DÜZELENDİ İlk günün ilk oturumunda “Karmaşık Problemlerden Gerçekçi Çözümlere: Sistemler ve Sektörler Arası İklim Dirençliliği” başlığı ele alındı. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Volodymyr V. Tarabara’nın üstlendiği oturumda Prof. Dr. Bora Çetin, Prof. Dr. Kristen Çetin ve Prof. Dr. Douglas K. Hartman konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda iklim değişikliğine karşı dirençli sistemlerin oluşturulması, sektörler arası iş birlikleri ve sürdürülebilir çözüm modelleri değerlendirildi. “Çevresel Sürdürülebilirlikte Uluslararası İş Birlikleri” başlıklı ikinci oturumda, uluslararası ortaklıkların çevresel sorunların çözümündeki rolü masaya yatırıldı. Daiva Matoniene moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumda Prof. Dr. Volodymyr V. Tarabara güncel araştırma ve eğitim projelerinden elde edilen deneyimleri paylaşırken, Doç. Dr. Serap Erdal Chicago’da kurulan sensör tabanlı hava kalitesi veri ağının iklim politikalarına katkılarını anlattı. Prof. Dr. Pınar Yıldız ise iklim krizi ve bütüncül sağlık ilişkisini değerlendirdi. Üçüncü oturumda “Uluslararası Ağlar ve Yerel Hedefler: İklim Yönetişiminde Çok Seviyeli Yaklaşım” konusu ele alındı. Prof. Dr. Bora Çetin’in moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda Daiva Matoniene, Nida Bilgen ve Tuğçe Üzümoğlu; küresel iklim hedeflerinin yerel yönetimlere yansımaları, iklim yatırımları, çok seviyeli yönetişim modelleri ve paydaş katılımı üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Günün son oturumunda ise biyoçeşitlilik konusu tüm yönleriyle değerlendirildi. Prof. Dr. D. Ümit Şirin moderatörlüğündeki oturumda Prof. Dr. Ali Dönmez bitkilerin, Prof. Dr. Mustafa Sözen hayvanların iklim değişikliği karşısındaki durumunu aktarırken, Dr. Öğr. Üyesi Hakan Çalışkan biyoçeşitlilik müzelerinin önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Cengiz Türe ise COP31 gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. SEMPOZYUMUN İKİNCİ GÜNÜNDE DE DİKKAT ÇEKTİ Sempozyumun ikinci günü de yoğun katılım ve ilgiyle devam etti. “Kentlerin Görünmeyen Altyapısı: Atık Yönetimi” başlıklı ilk oturumda Türkiye’de evsel atık yönetiminin mevcut durumu ve geleceğe yönelik yol haritaları ele alındı. Prof. Dr. Osman Atilla Arıkan biyometanizasyon ve anaerobik çürütme teknolojilerini anlatırken, TAKK Kurucusu Pınar Akıskalıoğlu atıksız bir ekosistem için ortak sorumluluğun önemine dikkat çekti. “İklim Krizi Çağında Atık ve Su Yönetimi” başlıklı ikinci oturumda ise su ve atık su yönetiminden geri kazanım teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede sunumlar gerçekleştirildi. Mehmet Ali Nalçacıoğlu döngüsel ekonomi temelli entegre kaynak geri kazanım modelini aktarırken, Ömer Benli plastik ve geri dönüşüm teknolojileri, mikroplastik kirliliği, kimyasal geri dönüşüm ve elektronik atıkların yönetimi konularında değerlendirmelerde bulundu. Öğleden sonra gerçekleştirilen “İklim Değişikliği Bağlamında Su ve Sulak Alan Ekosistemleri” oturumunda su kaynaklarının korunması ve sulak alanların iklim değişikliği karşısındaki önemi ele alındı. Prof. Dr. Erdoğan Kaya, Eskişehir Seydi Çayı örneği üzerinden akarsu farkındalığını anlatırken, Dr. Başak Avcıoğlu Çokçalışkan ve Güler Bozok sulak alanların korunması, restorasyonu ve doğa temelli çözümler üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Prof. Dr. Özgür Emiroğlu ise iklim değişikliğinin sucul fauna üzerindeki etkilerini değerlendirdi. “Enerji Dönüşümü ve Hedefler: Verimlilik, Politika ve Teknoloji” başlıklı dördüncü oturumda enerji verimliliği, Türkiye’nin enerji politikaları ve nükleer enerji konusu iklim krizi perspektifinden ele alındı. Murat Gümüşel enerji verimliliği odaklı büyümeyi, Emre Fidan enerji politikalarının iklim değişikliği açısından değerlendirilmesini, Prof. Dr. Latife Berrin Erbay ise nükleer enerjinin iklim krizi bağlamındaki yerini anlattı. Sempozyumun son oturumu olan “İklime Dayanıklı Geleceğin Kentleri: Yerel Akademiden Çözümler ve Sivil Katılım” başlığında ise kentlerin geleceğine ilişkin bilimsel çözüm önerileri paylaşıldı. Prof. Dr. Semra Günay kent çeperlerindeki tarım alanlarının korunmasının önemini vurgularken, Prof. Dr. Uğur Avdan kentsel ısı adaları ve yeşil alan ilişkisini değerlendirdi. Dr. Öğretim Üyesi Hakan Uyguçgil yerel ölçekte iklim dirençliliğinde coğrafi bilgi sistemleri ve sivil katılımın rolünü aktarırken, Prof. Dr. Atila Ocak kentsel planlamada biyoçeşitliliğin önemine dikkat çekti. BAŞKAN ÜNLÜCE’YE TEŞEKKÜR Uluslararası Eskişehir İklim Değişikliği ve Çevre Sempozyumu’nun ardından, sempozyuma katkı sunan akademisyenler Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’yi makamında ziyaret etti. Ziyarete Büyükşehir Belediyesi danışmanlarından Prof. Dr. Ahmet Çabuk, Michigan State Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bora Çetin, Prof. Dr. Douglas Hartman, Prof. Dr. Volodymyr Tarabara ve Prof. Dr. Kristen Çetin’in yanı sıra Litvanya’dan Daiva Matoniene ile ICLEI (Sürdürülebilirlik için Yerel Yönetimler Ağı) temsilcisi Nida Bilgen katıldı. Görüşmede Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Dr. Aytaç Ünverdi de hazır bulundu. Gerçekleştirilen nezaket ziyaretinde, sempozyumun bilimsel içeriği ve organizasyon başarısından duydukları memnuniyeti dile getiren akademisyenler, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin iklim değişikliğiyle mücadele konusunda ortaya koyduğu vizyoner yaklaşım ve ev sahipliği için Başkan Ünlüce’ye teşekkürlerini sundu.

Yeni Sondajlarla Kırsal Mahallelere Yeni Su Kaynağı Haber

Yeni Sondajlarla Kırsal Mahallelere Yeni Su Kaynağı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ESKİ), iklim değişikliği ve kuraklık kaynaklı su sorunlarına karşı kırsal mahallelerde içme ve kullanma suyu arzını güçlendirmek amacıyla yürüttüğü sondaj çalışmalarını sürdürüyor. Kentin farklı ilçelerinde gerçekleştirilen yeni sondajlarla çok sayıda mahallede su kaynakları sisteme kazandırmaya devam ettiklerini ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kent merkezi ve kırsalda alt yapı yatırımlarının devam edeceğini belirtti. ESKİ ekipleri tarafından Alpu ilçesinde yürütülen çalışmalarda; Arıkaya Mahallesi’nde 100 metre derinlikte açılan sondaj kuyusundan saniyede 1,5 litre, Ağaçhisar Mahallesi’nde ise 138 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 0,4 litre su elde edildi. Seyitgazi ilçe merkezinde 156 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 2,5 litre su sağlanırken, Bardakçı Mahallesi’nde 144 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 25 litre, Beykışla Mahallesi’nde ise 181 metre derinlikte açılan kuyudan yine saniyede 25 litre debiye ulaşıldı. Sivrihisar ilçesinde gerçekleştirilen sondaj çalışmalarında ise Mülk Mahallesi’nde 220 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 7 litre, Kurtşeyh Mahallesi’nde 152 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 12 litre su elde edildi. Tepebaşı ilçesinde yürütülen çalışmalarda da Gündüzler Mahallesi’nde 220 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 19 litre, Emirler Mahallesi’nde 220 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 25 litre, Beyazaltın Mahallesi’nde ise 208 metre derinlikte açılan kuyudan saniyede 8 litre su sağlandı. Gerçekleştirilen çalışmalarla özellikle yaz aylarında artan su ihtiyacının karşılanması, mevcut kaynakların desteklenmesi ve kırsal mahallelerde kesintisiz içme suyu hizmetinin sürdürülebilir hale getirilmesi hedefleniyor. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, iklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiğine dikkat çekerek, özellikle kırsal mahallelerde vatandaşların sağlıklı ve kesintisiz suya erişimini güvence altına almak için çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini söyledi. Başkan Ünlüce “İklim değişikliği ve kuraklık artık geleceğin değil, bugünün en önemli sorunlarından biri haline geldi. Yağış rejimindeki düzensizlikler, yer altı su seviyelerindeki azalma ve artan su tüketimi, özellikle kırsal mahallelerimizde yeni önlemleri zorunlu kılıyor. Biz de ESKİ Genel Müdürlüğümüz aracılığıyla şehrimizin dört bir yanında kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz.'' dedi. ESKİ Genel Müdürü Niyazi Solak ise iklim krizinin etkilerinin her geçen yıl daha fazla hissedildiğine dikkat çekerek, kırsalda yaşayan vatandaşların sağlıklı ve sürdürülebilir içme suyuna erişimi için alternatif su kaynaklarını sisteme kazandırmaya yönelik yatırımların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Başkan Ataç Sağlıklı Kentler Birliği Encümenine Yeniden Seçildi Haber

Başkan Ataç Sağlıklı Kentler Birliği Encümenine Yeniden Seçildi

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin İstanbul’da gerçekleştirilen 45’inci Olağan Meclis Toplantısı’nda yeniden encümen üyeliği görevine seçildi. Toplantıyla eş zamanlı düzenlenen Sağlıklı Kentler Forumu’nda ise gıda, su ve enerji başlıkları kentlerin geleceği açısından çok yönlü ele alındı. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin 45’inci Olağan Meclis Toplantısı, İstanbul’da geniş katılımla gerçekleştirildi. İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen toplantıyla eş zamanlı olarak bu yıl ilk kez Sağlıklı Kentler Forumu da gerçekleştirildi. 13-14 Mayıs tarihlerinde düzenlenen forumda, kentlerin geleceği açısından kritik öneme sahip “Gıda, Su ve Enerji” başlıkları ele alındı. Başkan Ataç yeniden encümen üyesi seçildi Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Olağan Meclis Toplantısı’nda yapılan seçimlerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay yeniden Birlik Başkanlığı görevine seçilirken, Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç da yeniden encümen üyeliği görevine getirildi. Başkan Ataç’ın yeniden encümen üyeliğine seçilmesi, Tepebaşı Belediyesi’nin sağlıklı kentleşme, sürdürülebilir çevre politikaları, iklim duyarlılığı ve yerel yönetimlerde katılımcı yönetim anlayışıyla yürüttüğü çalışmalar açısından önemli bir temsil niteliği taşıdı. Gıda, su ve enerji kentlerin geleceği için tartışıldı Sağlıklı Kentler Forumu kapsamında düzenlenen oturumlarda; sağlıklı şehirleşme politikaları, sürdürülebilir çevre yönetimi, yerel yönetimlerin iklim krizi karşısındaki sorumlulukları, su kaynaklarının korunması, gıda güvenliği ve enerji üretiminde yerel çözümler masaya yatırıldı. Forumda, belediyelerin yalnızca hizmet sunan kurumlar değil; aynı zamanda üretimde daha aktif rol alan, kaynaklarını koruyan, kendi enerjisini üreten ve kent yaşamını dirençli hale getiren yapılar olması gerektiğine dikkat çekildi. “Sağlıklı kent, geleceğini planlayan kenttir” Toplantı ve forumun ardından değerlendirmelerde bulunan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, sağlıklı kent kavramının yalnızca fiziki çevre düzenlemeleriyle sınırlı olmadığını vurguladı. Başkan Ataç, sağlıklı kentlerin; temiz hava, güvenli gıda, korunmuş su kaynakları, yenilenebilir enerji, sosyal dayanışma ve katılımcı yönetim anlayışıyla mümkün olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Bugün kentlerin en temel gündemi artık sadece bugünü yönetmek değil, geleceği korumaktır. Gıda, su ve enerji başlıkları doğrudan insan yaşamını ilgilendiren, kentlerin dirençliliğini belirleyen alanlardır. Belediyeler bu alanlarda daha aktif, daha üretken ve daha sorumlu olmak zorundadır. Tepebaşı’nda biz yıllardır çevreyi, insan sağlığını, temiz enerjiyi ve katılımcı yönetimi merkeze alan bir anlayışla çalışıyoruz. Sağlıklı kent, geleceğini planlayan ve kaynaklarını koruyan kenttir.” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yeniden encümen üyeliğine seçildiği toplantı, yerel yönetimlerin iklim krizi, kaynak yönetimi ve sağlıklı kentleşme alanındaki sorumluluklarının güçlenmesi açısından önemli mesajlarla tamamlandı.

Eskişehir’de Yaşam İçin Kritik Çağrı: "Doğaya Bir Can Suyu Yeter" Haber

Eskişehir’de Yaşam İçin Kritik Çağrı: "Doğaya Bir Can Suyu Yeter"

Eskişehir’in önde gelen çevre ve tarım paydaşları, “Doğaya Bir Can Suyu Yeter” başlığıyla düzenlenen panelde bir araya gelerek kentin su varlığını, kuraklık tehlikesini ve ekolojik geleceğini masaya yatırdı. TEMA Vakfı, Türkiye Ormancılar Derneği ve Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) iş birliğiyle gerçekleştirilen panelde, kuraklıktan vahşi madenciliğe kadar pek çok hayati konu değerlendirildi. ​Eskişehir Kuraklık Riski ile Karşı Karşıya ​Panellin moderatörlüğünü yapan Türkiye Ormancılar Derneği Eskişehir İl Temsilcisi Deniz Hakan Durmuş, yağışlara rağmen İç Anadolu’da kuraklık tehlikesinin sürdüğünü vurguladı. Durmuş, yağışların toprak altına süzülmesinin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "25 Nisan itibarıyla baraj doluluk oranları iyi görünse de, yüzeysel akışla kaybolan su nedeniyle kuraklık tehlikesi devam ediyor. Yanlış ziraat uygulamaları ve su kullanımına karşı sularımızı boşa sarf etmemeli, su depolamasını iyi kullanmalıyız". ​Vahşi Madencilik ve Su Yönetimi Tehdidi ​TEMA Vakfı Eskişehir İl Temsilcisi Dr. Gürsel Gür, Türkiye’nin su stresi çeken ülkeler arasında olduğunu ve Eskişehir'in 2 numaralı havzada su sıkıntısı yaşayan iller arasında yer aldığını belirtti. Gür, madencilik faaliyetlerinin su kaynakları üzerindeki baskısına dikkat çekerek şunları söyledi:​Uşak'taki altın madenlerinde harcanan su, tüm kentin tüketimine eşdeğerdir. Eskişehir Alpagut gibi bölgelerde vahşi madenciliğe karşı yerel önlemler alınmalıdır. Türkiye'deki tarım sektörü suyun %70'inden fazlasını tüketmektedir; daha akıllı bir su yönetimi şarttır. ​Paydaşlar Doğa İçin Güçlerini Birleştirdi ​ZMO Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, bu iş birliğinin Cumhuriyet’in 100. yılından bu yana sürdüğünü hatırlatarak, her yıl farklı bir tema ile doğayı gündeme taşıdıklarını ifade etti. Panelde çocuk, sanat ve doğa ekseninde çözüm önerilerinin sunulduğunu belirten Güder, Hasan Çakıllı’nın kuraklığın sosyolojik etkilerini, orman mühendislerinin ise yangın dirençli toplum konularını aktardığını belirtti. ​7 Milyon Çocuğa Doğa Bilinci ​Panelde ayrıca TEMA Vakfı’nın Milli Eğitim Bakanlığı ile yürüttüğü Doğa Eğitimi programlarına değinildi. Dr. Gürsel Gür, Türkiye genelinde 7 milyon öğrenciye ekolojik okuryazarlık ve doğa sevgisi aşılamanın gururunu yaşadıklarını belirterek, "Türkiye Çöl Olmasın" mottosunun güncelliğini koruduğunu hatırlattı. ​Panel Program Akışı ve Konuşmacılar ​Moderatör: Deniz Hakan DURMUŞ ​Dr. Gürsel GÜR: Doğa Eğitimi (TEMA Vakfı) ​Dr. Nejat ÇELİK: Orman Okulu ​Öğr. Gör. İlayda ÇELİK BAĞLUM: Doğa, Çocuk ve Sanat ​Azmet Başar KAVCIN: Orman ve Kırsal Yangınlarına Dirençli Toplum ​Hasan ÇAKILLI: Kuraklığın, Kırsalda Üretime ve Sosyolojik Yapısına Etkisi (TMMOB ZMO)

Eskişehir’in Geleceği İçin İl Su Kurulu Toplandı: Kritik Kararlar Alındı! Haber

Eskişehir’in Geleceği İçin İl Su Kurulu Toplandı: Kritik Kararlar Alındı!

Eskişehir’de su kaynaklarının korunması, sürdürülebilir kullanımı ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında “İl Su Kurulu” stratejik bir toplantı gerçekleştirdi. Valilik Yunus Emre Toplantı Salonu'nda düzenlenen koordinasyon toplantısında, şehrin su verimliliğini artıracak hayati önlemler karara bağlandı. ​Üst Düzey Katılımla Su Yönetimi Masaya Yatırıldı ​Vali Yardımcısı Adem Keleş başkanlığında toplanan kurulda, Su Verimliliği Daire Başkanı Altunkaya Çavuş ve Su Yönetimi Genel Müdürlüğü uzmanları Eskişehir’in su haritasını değerlendirdi. Toplantıda, su kaynaklarının sadece bugünü değil, gelecekteki nesillere aktarılması için kamu kurumlarının eş güdüm içinde çalışması gerektiği vurgulandı. ​Eskişehir İçin 4 Kritik Başlık ​Toplantıda Eskişehir’in tarımsal üretimi ve çevresel dengesi için hayati önem taşıyan şu başlıklar detaylandırıldı: ​Porsuk Havzası’nın Korunması: Şehrin can damarı olan Porsuk Havzası’nın mevcut durumu analiz edilerek koruma önlemleri güncellendi. ​Taşkın Risk Haritaları: İklim değişikliğinin etkilerini minimize etmek adına taşkın risk haritaları üzerinden güvenlik stratejileri belirlendi. ​Yağmur Suyu Hasadı: Alternatif su kaynakları oluşturmak amacıyla yağmur suyu hasat sistemlerinin yaygınlaştırılması kararlaştırıldı. ​Kurakçıl Peyzaj: Kentsel ve kırsal alanlarda su tasarrufu sağlamak için geleneksel sulama yerine, suya az ihtiyaç duyan kurakçıl peyzaj uygulamalarına geçiş teşvik edilecek. ​"Su Verimliliği Tesadüf Değildir, Planlamadır" ​Vali Yardımcısı Adem Keleş, belirlenen koruma önlemlerinin titizlikle uygulanacağını belirtti. Alınan kararların, özellikle tarım şehri olan Eskişehir’de su kapasitesini koruması ve olası bir su krizine karşı şehri hazırlıklı kılması hedefleniyor. ​İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde yürütülecek olan bu çalışmalarla, Eskişehir’in su verimliliği yönetmeliği kapsamında pilot bölgelerdeki uygulamaların hızlandırılması bekleniyor.

Eskişehir'imizi Zehirletmeyecek, Sakarya Havzamıza Sahip Çıkacağız! Haber

Eskişehir'imizi Zehirletmeyecek, Sakarya Havzamıza Sahip Çıkacağız!

Eskişehir’in Mihalgazi ilçesi Alpagut-Atalan bölgesinde planlanan altın ve gümüş madeni projesine karşı açılan davalar kapsamında bölgede bilirkişi keşfi gerçekleştirildi. CHP Eskişehir Milletvekilleri Jale Nur Süllü, Utku Çakırözer ve CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin keşif alanında yaptıkları açıklamalarla projeye sert tepki gösterdi. Bölgenin tarım, hayvancılık ve ekolojik dengesi açısından kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekilen açıklamalarda, projeye karşı güçlü bir itiraz dile getirilerek “Eskişehir'imizi zehirletmeyeceğiz” dediler. MİKROKLİMA VE DOĞA VURGUSU CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Avlamış’ın Orta Sakarya Havzası’nda yer alan ve “inanılmaz doğasıyla, hayvancılığıyla, sebze-meyve yetiştiriciliğiyle” öne çıkan bir bölge olduğunu belirterek, Türkiye’de Iğdır’la birlikte nadir mikroklima alanlardan biri olduğuna dikkat çekti. Bölgede planlanan altın-gümüş madeni projesine karşı bilirkişi keşfi için alanda olduklarını ifade eden Süllü, “Eskişehir’imizin suyuna, havasına, toprağına sahip çıkmak için buradayız” dedi. Süllü, milletvekilleri, belediye başkanları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının da sürece birlikte dahil olduğunu vurguladı. Süllü, “Bugün burada aynı zamanda Ahmet Ataç Başkanım var, Kazım Kurt Başkanım var, TEMA yetkilileri, Büyükşehir Belediyesi ve Tepebaşı Belediye'mizin ekipleri, Baromuz, Jeoloji Mühendisleri Odamız, Ziraat Odamız, Jeoloji Mühendisleri Odamız, hep birlikte buradayız bugün Eskişehir'imizi korumak adına” diye konuştu. 2520 FUTBOL SAHASI BÜYÜKLÜĞÜNDE TEHDİT CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, projenin büyüklüğüne dikkat çekerek, “Burası Tepebaşı ile Mihalgazi’nin kavuşma noktası; tarımın, hayvancılığın yapıldığı verimli topraklar. Anadolu’yu besleyen bir alan” dedi. Yaklaşık 2 bin 520 futbol sahası büyüklüğünde maden ocağı planlandığını belirten Çakırözer, liç yöntemi ve siyanür kullanımına işaret ederek, “Dereleri, suyu, havası, toprağı zehirlenecek. Bu sadece Eskişehir’i değil, çevre illeri de etkileyecek bir risk” ifadelerini kullandı. “1 milyon Eskişehirli buna karşı” diyen Çakırözer, “Bu topraklara kıymayın, Eskişehir’i zehirlemeyin. Bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz” çağrısında bulundu. TÜRKİYE’YE KALAN KATMA DEĞER NEDİR? CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, bölgenin tarımsal üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Aşağıya baktığımızda yüzlerce sığır, karşıda koyun sürüleri var. Temiz hava, üretim ve yaşam bir arada” dedi. Türkiye’de yapraklı sebze üretiminin önemli bir bölümünün bu bölgeden karşılandığını belirten Şevkin, “Bu altın çıkarıldığında Türkiye’ye kalan katma değer nedir?” sorusunu yöneltti. Şevkin, “ÇED raporunu tartışmaktan öte, bu altın gerçekten çıkarılmalı mı, bu doğa katledilmeli mi buna bakmalıyız” ifadelerini kullandı. FAY HATLARI VE İLİÇ UYARISI Aynı zamanda Jeloloji Mühendisi olan Şevkin, bölgenin ciddi jeolojik riskler barındırdığına dikkat çekerek, Eskişehir merkezli 100 kilometrelik alanda 17 fay zonu bulunduğunu, şehir merkezinde ise 6 büyüklüğünün üzerinde deprem üretebilecek aktif fayların yer aldığını belirtti. İliç’te yaşanan felaketi hatırlatan Şevkin, “9 canımızı kaybettik, hayvancılık ve su kaynakları yok oldu. Benzer bir tablo Eskişehir’de yaşanmasın diye buradayız” dedi. Süllü de açık ocak ve yığın liçi yöntemine işaret ederek, “Burası bir vadi, pasa burada yığılacak. Bu doğal yaşamı yok edecek. İzin vermeyeceğiz, sonuna kadar direneceğiz” diye konuştu. SU KAYNAKLARI VE SAKARYA HAVZASI RİSKİ Projede öngörülen su kullanımına da değinen Şevkin, “Saniyede 295 litre su demek, milyonlarca litre suyun kullanılması demektir. Bu, hem Sakarya’dan hem yeraltı sularından karşılanacak ve ekolojik dengeyi bozacaktır” dedi. Suyun yalnızca kuyularla karşılanmasının mümkün olmadığını vurgulayan Şevkin, “Sakarya Havzası su anlamında yok edilecek” uyarısında bulundu. Bölgenin su varlıkları ve tarımsal üretimi açısından hayati önemde olduğuna dikkat çekildi.

Dünya Su Günü Kapsamında "Su ve İnsan" Paneli Düzenlendi Haber

Dünya Su Günü Kapsamında "Su ve İnsan" Paneli Düzenlendi

Tepebaşı Belediyesi tarafından Dünya Su Günü kapsamında “Su ve İnsan” temalı panel düzenlendi. Panelde konuşan Başkan Ataç, “Siyasi iradenin iklimsel krizin çözümünde büyük bir rol oynaması gerekiyor.” dedi. Suyun hayatımızdaki önemini, sürdürülebilirlik kavramının su kaynakları üzerindeki etkisini vurgulamak, suyun verimli kullanımının sanayi ve diğer sektörler için ne kadar kritik olduğunu ele almak amacıyla düzenlenen “Su ve İnsan” konulu panel Tepebaşı Belediyesi Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda gerçekleştirildi. Panele Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, konuşmalarını yapmak üzere ise Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Ali Arda Şorman, Doç. Dr. Fadime Karaer Özmen, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü İçme Suyu Havzaları Şube Müdür Vekili Eylem Sıla Özer, Çevre Yüksek Mühendisi Sezen Aka, EOSB Yeşil Birim Yöneticisi Suzan Eroğlu Önpeker ile çok sayıda vatandaş katıldı. “Doğamız için büyük zararları var” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, katıldığı panelde su krizine, iklim değişikliğine ve çevresel yıkıma dikkat çekerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Suyun, toprak ve hava ile birlikte yaşamın temel unsurlarından biri olduğunu belirten Ataç, Türkiye’de iklim krizine karşı yeterli siyasi iradenin ortaya konulmadığını söyledi. Vahşi madencilik ve termik santrallerin büyük ölçüde su tükettiğini, yeraltı sularını kirlettiğini ve doğaya ağır zarar verdiğini vurgulayan Ataç, bu alanlarda ya sıkı denetim uygulanması ya da faaliyetlere ara verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Başkan Ataç, “İnsanın yaşaması için üç bileşen var. Su, toprak ve hava. Bugün burada suyun önemini konuşmak için bir araya geldik. Su sonsuz değildir. Bugün dünyada milyonlarca insan güvenli suya ulaşmakta zorlanıyor. Su yönetimi sadece yerel yönetimlerin konusu değildir. Siyasi iradenin iklimsel krizin çözümünde büyük bir rol oynaması gerekiyor. Ama maalesef Türkiye’de öyle bir görüntü yok. Aksine vahşi madencilikte çok fazla su kullanılıyor. Termik santralde müthiş su kullanılıyor. Bunların önlenmesi lazım. Altın madenciliği ve termik santraller ya denetime alınması lazım ya da bir süre ara verilmesi lazım. Altın madenciliği ve termik santraller hem doğaya zarar veriyor hem yeraltı sularını kirletiyor. Doğamız için büyük zararları var” ifadelerini kullandı. “Kuraklıkla savaşıyoruz” Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Arda Sorman, “Bazı tasarruf yöntemlerinin değişmesi lazım. Atık su olsun yağmur suyu olsun… İklim değişikliği nedeniyle değişen yağışların değerlendirilmesi lazım. Bulunduğumuz bölge açısından bakarsak İç Anadolu Bölgesi çok parlak görünmüyor. Son yıllarda özellikle kuraklıkla savaşıyoruz. Kuraklık en önemli problem. Bu nedenle ekilecek ürünlerin ve sulama tekniklerinin planlanması gerekir” diye konuştu. “Temiz suya ulaşım zorlaşacak” Su yönetimi, sağlık ve gelecek perspektifi konularının konuşulduğu panelde Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fadime Karaer Özmen, Küresel ısınma ve iklim değişikliği denildiğinde en temel sorunlardan birinin atmosferde bulunan sera gazları olduğuna dikkat çekti. Özmen, “Küresel ısınma ve iklim değişikliğinde su mekansal ve zamansal olarak değiştiği için su arzında riskler taşıyor. Temiz suya olan ulaşım zorlaşacak. Arz ve taleplerdeki dengesizlikler önümüze çıkacak” dedi. “Suyun kalitesi ve miktarı düşecek” Çevre Yüksek Mühendisi Sezen Aka, “Gelecek dönemde yaşayacağımız sıkıntılardan en önemlisi içme suyu özelinde hem kalite hem miktar yönünden azalmış suyun tahsis yönünde sıkıntılar olabilir. Hem tarımda gıda güvenliği açısından kaliteli suya ihtiyaç var. İçme suyunu da önceliği var. İleride biz bu düşük kaliteli suyun dağıtımında ve tahsisinde büyük sorunlar yaşayacağız. Bu nedenle şimdiden önlemler alarak ilerleyen yıllarda daha dengeli su dağıtımı sağlanmalı” diye konuştu. “Yağmur sularını depolamamız gerekiyor” Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü İçme Suyu Havzaları Şube Müdür Vekili Eylem Sıla Özer, “Ani taşkınlar küresel ısınmanın en önemli göstergelerinden ve sonuçlarından biri. Aslında ön göremediğimiz miktarda uzun dönem süren yağış rejimlerinin değişmesi altyapılarımızı yetersiz hale getirdi. Bu şehirlerde gerçekten can ve mal kaybına sebep olmakta. Bu kadar suyun bir yerde depolamadığımız için de kaybetmekteyiz. Bu da ileride bir problem olarak karşımıza çıkacak. Bu nedenle depolamayı öğrenmemiz gerekiyor” dedi. “Kuraklık ve su taşkınları karşımıza sorun olarak çıkıyor” EOSB Yeşil Birim Yöneticisi Suzan Eroğlu Önpeker ise “İklim değişikliğinin sebep olduğu kuraklık ve ani yağışlar sorun olarak karşımıza çıkıyor. Su kalitesi, içme suyuna ulaşım temel sorunlar olarak karşımıza çıkıyor” ifadelerini kullandı. Panel sonunda katılımcılarla beraber atölye çalışması gerçekleştirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.