SON DAKİKA
Hava Durumu

#Su Kaynakları

Porsuk Haber Ajansı - Su Kaynakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Kaynakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir’de Yaşam İçin Kritik Çağrı: "Doğaya Bir Can Suyu Yeter" Haber

Eskişehir’de Yaşam İçin Kritik Çağrı: "Doğaya Bir Can Suyu Yeter"

Eskişehir’in önde gelen çevre ve tarım paydaşları, “Doğaya Bir Can Suyu Yeter” başlığıyla düzenlenen panelde bir araya gelerek kentin su varlığını, kuraklık tehlikesini ve ekolojik geleceğini masaya yatırdı. TEMA Vakfı, Türkiye Ormancılar Derneği ve Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) iş birliğiyle gerçekleştirilen panelde, kuraklıktan vahşi madenciliğe kadar pek çok hayati konu değerlendirildi. ​Eskişehir Kuraklık Riski ile Karşı Karşıya ​Panellin moderatörlüğünü yapan Türkiye Ormancılar Derneği Eskişehir İl Temsilcisi Deniz Hakan Durmuş, yağışlara rağmen İç Anadolu’da kuraklık tehlikesinin sürdüğünü vurguladı. Durmuş, yağışların toprak altına süzülmesinin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "25 Nisan itibarıyla baraj doluluk oranları iyi görünse de, yüzeysel akışla kaybolan su nedeniyle kuraklık tehlikesi devam ediyor. Yanlış ziraat uygulamaları ve su kullanımına karşı sularımızı boşa sarf etmemeli, su depolamasını iyi kullanmalıyız". ​Vahşi Madencilik ve Su Yönetimi Tehdidi ​TEMA Vakfı Eskişehir İl Temsilcisi Dr. Gürsel Gür, Türkiye’nin su stresi çeken ülkeler arasında olduğunu ve Eskişehir'in 2 numaralı havzada su sıkıntısı yaşayan iller arasında yer aldığını belirtti. Gür, madencilik faaliyetlerinin su kaynakları üzerindeki baskısına dikkat çekerek şunları söyledi:​Uşak'taki altın madenlerinde harcanan su, tüm kentin tüketimine eşdeğerdir. Eskişehir Alpagut gibi bölgelerde vahşi madenciliğe karşı yerel önlemler alınmalıdır. Türkiye'deki tarım sektörü suyun %70'inden fazlasını tüketmektedir; daha akıllı bir su yönetimi şarttır. ​Paydaşlar Doğa İçin Güçlerini Birleştirdi ​ZMO Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, bu iş birliğinin Cumhuriyet’in 100. yılından bu yana sürdüğünü hatırlatarak, her yıl farklı bir tema ile doğayı gündeme taşıdıklarını ifade etti. Panelde çocuk, sanat ve doğa ekseninde çözüm önerilerinin sunulduğunu belirten Güder, Hasan Çakıllı’nın kuraklığın sosyolojik etkilerini, orman mühendislerinin ise yangın dirençli toplum konularını aktardığını belirtti. ​7 Milyon Çocuğa Doğa Bilinci ​Panelde ayrıca TEMA Vakfı’nın Milli Eğitim Bakanlığı ile yürüttüğü Doğa Eğitimi programlarına değinildi. Dr. Gürsel Gür, Türkiye genelinde 7 milyon öğrenciye ekolojik okuryazarlık ve doğa sevgisi aşılamanın gururunu yaşadıklarını belirterek, "Türkiye Çöl Olmasın" mottosunun güncelliğini koruduğunu hatırlattı. ​Panel Program Akışı ve Konuşmacılar ​Moderatör: Deniz Hakan DURMUŞ ​Dr. Gürsel GÜR: Doğa Eğitimi (TEMA Vakfı) ​Dr. Nejat ÇELİK: Orman Okulu ​Öğr. Gör. İlayda ÇELİK BAĞLUM: Doğa, Çocuk ve Sanat ​Azmet Başar KAVCIN: Orman ve Kırsal Yangınlarına Dirençli Toplum ​Hasan ÇAKILLI: Kuraklığın, Kırsalda Üretime ve Sosyolojik Yapısına Etkisi (TMMOB ZMO)

Eskişehir’in Geleceği İçin İl Su Kurulu Toplandı: Kritik Kararlar Alındı! Haber

Eskişehir’in Geleceği İçin İl Su Kurulu Toplandı: Kritik Kararlar Alındı!

Eskişehir’de su kaynaklarının korunması, sürdürülebilir kullanımı ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında “İl Su Kurulu” stratejik bir toplantı gerçekleştirdi. Valilik Yunus Emre Toplantı Salonu'nda düzenlenen koordinasyon toplantısında, şehrin su verimliliğini artıracak hayati önlemler karara bağlandı. ​Üst Düzey Katılımla Su Yönetimi Masaya Yatırıldı ​Vali Yardımcısı Adem Keleş başkanlığında toplanan kurulda, Su Verimliliği Daire Başkanı Altunkaya Çavuş ve Su Yönetimi Genel Müdürlüğü uzmanları Eskişehir’in su haritasını değerlendirdi. Toplantıda, su kaynaklarının sadece bugünü değil, gelecekteki nesillere aktarılması için kamu kurumlarının eş güdüm içinde çalışması gerektiği vurgulandı. ​Eskişehir İçin 4 Kritik Başlık ​Toplantıda Eskişehir’in tarımsal üretimi ve çevresel dengesi için hayati önem taşıyan şu başlıklar detaylandırıldı: ​Porsuk Havzası’nın Korunması: Şehrin can damarı olan Porsuk Havzası’nın mevcut durumu analiz edilerek koruma önlemleri güncellendi. ​Taşkın Risk Haritaları: İklim değişikliğinin etkilerini minimize etmek adına taşkın risk haritaları üzerinden güvenlik stratejileri belirlendi. ​Yağmur Suyu Hasadı: Alternatif su kaynakları oluşturmak amacıyla yağmur suyu hasat sistemlerinin yaygınlaştırılması kararlaştırıldı. ​Kurakçıl Peyzaj: Kentsel ve kırsal alanlarda su tasarrufu sağlamak için geleneksel sulama yerine, suya az ihtiyaç duyan kurakçıl peyzaj uygulamalarına geçiş teşvik edilecek. ​"Su Verimliliği Tesadüf Değildir, Planlamadır" ​Vali Yardımcısı Adem Keleş, belirlenen koruma önlemlerinin titizlikle uygulanacağını belirtti. Alınan kararların, özellikle tarım şehri olan Eskişehir’de su kapasitesini koruması ve olası bir su krizine karşı şehri hazırlıklı kılması hedefleniyor. ​İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde yürütülecek olan bu çalışmalarla, Eskişehir’in su verimliliği yönetmeliği kapsamında pilot bölgelerdeki uygulamaların hızlandırılması bekleniyor.

Eskişehir'imizi Zehirletmeyecek, Sakarya Havzamıza Sahip Çıkacağız! Haber

Eskişehir'imizi Zehirletmeyecek, Sakarya Havzamıza Sahip Çıkacağız!

Eskişehir’in Mihalgazi ilçesi Alpagut-Atalan bölgesinde planlanan altın ve gümüş madeni projesine karşı açılan davalar kapsamında bölgede bilirkişi keşfi gerçekleştirildi. CHP Eskişehir Milletvekilleri Jale Nur Süllü, Utku Çakırözer ve CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin keşif alanında yaptıkları açıklamalarla projeye sert tepki gösterdi. Bölgenin tarım, hayvancılık ve ekolojik dengesi açısından kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekilen açıklamalarda, projeye karşı güçlü bir itiraz dile getirilerek “Eskişehir'imizi zehirletmeyeceğiz” dediler. MİKROKLİMA VE DOĞA VURGUSU CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Avlamış’ın Orta Sakarya Havzası’nda yer alan ve “inanılmaz doğasıyla, hayvancılığıyla, sebze-meyve yetiştiriciliğiyle” öne çıkan bir bölge olduğunu belirterek, Türkiye’de Iğdır’la birlikte nadir mikroklima alanlardan biri olduğuna dikkat çekti. Bölgede planlanan altın-gümüş madeni projesine karşı bilirkişi keşfi için alanda olduklarını ifade eden Süllü, “Eskişehir’imizin suyuna, havasına, toprağına sahip çıkmak için buradayız” dedi. Süllü, milletvekilleri, belediye başkanları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının da sürece birlikte dahil olduğunu vurguladı. Süllü, “Bugün burada aynı zamanda Ahmet Ataç Başkanım var, Kazım Kurt Başkanım var, TEMA yetkilileri, Büyükşehir Belediyesi ve Tepebaşı Belediye'mizin ekipleri, Baromuz, Jeoloji Mühendisleri Odamız, Ziraat Odamız, Jeoloji Mühendisleri Odamız, hep birlikte buradayız bugün Eskişehir'imizi korumak adına” diye konuştu. 2520 FUTBOL SAHASI BÜYÜKLÜĞÜNDE TEHDİT CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, projenin büyüklüğüne dikkat çekerek, “Burası Tepebaşı ile Mihalgazi’nin kavuşma noktası; tarımın, hayvancılığın yapıldığı verimli topraklar. Anadolu’yu besleyen bir alan” dedi. Yaklaşık 2 bin 520 futbol sahası büyüklüğünde maden ocağı planlandığını belirten Çakırözer, liç yöntemi ve siyanür kullanımına işaret ederek, “Dereleri, suyu, havası, toprağı zehirlenecek. Bu sadece Eskişehir’i değil, çevre illeri de etkileyecek bir risk” ifadelerini kullandı. “1 milyon Eskişehirli buna karşı” diyen Çakırözer, “Bu topraklara kıymayın, Eskişehir’i zehirlemeyin. Bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz” çağrısında bulundu. TÜRKİYE’YE KALAN KATMA DEĞER NEDİR? CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, bölgenin tarımsal üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Aşağıya baktığımızda yüzlerce sığır, karşıda koyun sürüleri var. Temiz hava, üretim ve yaşam bir arada” dedi. Türkiye’de yapraklı sebze üretiminin önemli bir bölümünün bu bölgeden karşılandığını belirten Şevkin, “Bu altın çıkarıldığında Türkiye’ye kalan katma değer nedir?” sorusunu yöneltti. Şevkin, “ÇED raporunu tartışmaktan öte, bu altın gerçekten çıkarılmalı mı, bu doğa katledilmeli mi buna bakmalıyız” ifadelerini kullandı. FAY HATLARI VE İLİÇ UYARISI Aynı zamanda Jeloloji Mühendisi olan Şevkin, bölgenin ciddi jeolojik riskler barındırdığına dikkat çekerek, Eskişehir merkezli 100 kilometrelik alanda 17 fay zonu bulunduğunu, şehir merkezinde ise 6 büyüklüğünün üzerinde deprem üretebilecek aktif fayların yer aldığını belirtti. İliç’te yaşanan felaketi hatırlatan Şevkin, “9 canımızı kaybettik, hayvancılık ve su kaynakları yok oldu. Benzer bir tablo Eskişehir’de yaşanmasın diye buradayız” dedi. Süllü de açık ocak ve yığın liçi yöntemine işaret ederek, “Burası bir vadi, pasa burada yığılacak. Bu doğal yaşamı yok edecek. İzin vermeyeceğiz, sonuna kadar direneceğiz” diye konuştu. SU KAYNAKLARI VE SAKARYA HAVZASI RİSKİ Projede öngörülen su kullanımına da değinen Şevkin, “Saniyede 295 litre su demek, milyonlarca litre suyun kullanılması demektir. Bu, hem Sakarya’dan hem yeraltı sularından karşılanacak ve ekolojik dengeyi bozacaktır” dedi. Suyun yalnızca kuyularla karşılanmasının mümkün olmadığını vurgulayan Şevkin, “Sakarya Havzası su anlamında yok edilecek” uyarısında bulundu. Bölgenin su varlıkları ve tarımsal üretimi açısından hayati önemde olduğuna dikkat çekildi.

Dünya Su Günü Kapsamında "Su ve İnsan" Paneli Düzenlendi Haber

Dünya Su Günü Kapsamında "Su ve İnsan" Paneli Düzenlendi

Tepebaşı Belediyesi tarafından Dünya Su Günü kapsamında “Su ve İnsan” temalı panel düzenlendi. Panelde konuşan Başkan Ataç, “Siyasi iradenin iklimsel krizin çözümünde büyük bir rol oynaması gerekiyor.” dedi. Suyun hayatımızdaki önemini, sürdürülebilirlik kavramının su kaynakları üzerindeki etkisini vurgulamak, suyun verimli kullanımının sanayi ve diğer sektörler için ne kadar kritik olduğunu ele almak amacıyla düzenlenen “Su ve İnsan” konulu panel Tepebaşı Belediyesi Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda gerçekleştirildi. Panele Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, konuşmalarını yapmak üzere ise Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Ali Arda Şorman, Doç. Dr. Fadime Karaer Özmen, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü İçme Suyu Havzaları Şube Müdür Vekili Eylem Sıla Özer, Çevre Yüksek Mühendisi Sezen Aka, EOSB Yeşil Birim Yöneticisi Suzan Eroğlu Önpeker ile çok sayıda vatandaş katıldı. “Doğamız için büyük zararları var” Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, katıldığı panelde su krizine, iklim değişikliğine ve çevresel yıkıma dikkat çekerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Suyun, toprak ve hava ile birlikte yaşamın temel unsurlarından biri olduğunu belirten Ataç, Türkiye’de iklim krizine karşı yeterli siyasi iradenin ortaya konulmadığını söyledi. Vahşi madencilik ve termik santrallerin büyük ölçüde su tükettiğini, yeraltı sularını kirlettiğini ve doğaya ağır zarar verdiğini vurgulayan Ataç, bu alanlarda ya sıkı denetim uygulanması ya da faaliyetlere ara verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Başkan Ataç, “İnsanın yaşaması için üç bileşen var. Su, toprak ve hava. Bugün burada suyun önemini konuşmak için bir araya geldik. Su sonsuz değildir. Bugün dünyada milyonlarca insan güvenli suya ulaşmakta zorlanıyor. Su yönetimi sadece yerel yönetimlerin konusu değildir. Siyasi iradenin iklimsel krizin çözümünde büyük bir rol oynaması gerekiyor. Ama maalesef Türkiye’de öyle bir görüntü yok. Aksine vahşi madencilikte çok fazla su kullanılıyor. Termik santralde müthiş su kullanılıyor. Bunların önlenmesi lazım. Altın madenciliği ve termik santraller ya denetime alınması lazım ya da bir süre ara verilmesi lazım. Altın madenciliği ve termik santraller hem doğaya zarar veriyor hem yeraltı sularını kirletiyor. Doğamız için büyük zararları var” ifadelerini kullandı. “Kuraklıkla savaşıyoruz” Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Arda Sorman, “Bazı tasarruf yöntemlerinin değişmesi lazım. Atık su olsun yağmur suyu olsun… İklim değişikliği nedeniyle değişen yağışların değerlendirilmesi lazım. Bulunduğumuz bölge açısından bakarsak İç Anadolu Bölgesi çok parlak görünmüyor. Son yıllarda özellikle kuraklıkla savaşıyoruz. Kuraklık en önemli problem. Bu nedenle ekilecek ürünlerin ve sulama tekniklerinin planlanması gerekir” diye konuştu. “Temiz suya ulaşım zorlaşacak” Su yönetimi, sağlık ve gelecek perspektifi konularının konuşulduğu panelde Eskişehir Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fadime Karaer Özmen, Küresel ısınma ve iklim değişikliği denildiğinde en temel sorunlardan birinin atmosferde bulunan sera gazları olduğuna dikkat çekti. Özmen, “Küresel ısınma ve iklim değişikliğinde su mekansal ve zamansal olarak değiştiği için su arzında riskler taşıyor. Temiz suya olan ulaşım zorlaşacak. Arz ve taleplerdeki dengesizlikler önümüze çıkacak” dedi. “Suyun kalitesi ve miktarı düşecek” Çevre Yüksek Mühendisi Sezen Aka, “Gelecek dönemde yaşayacağımız sıkıntılardan en önemlisi içme suyu özelinde hem kalite hem miktar yönünden azalmış suyun tahsis yönünde sıkıntılar olabilir. Hem tarımda gıda güvenliği açısından kaliteli suya ihtiyaç var. İçme suyunu da önceliği var. İleride biz bu düşük kaliteli suyun dağıtımında ve tahsisinde büyük sorunlar yaşayacağız. Bu nedenle şimdiden önlemler alarak ilerleyen yıllarda daha dengeli su dağıtımı sağlanmalı” diye konuştu. “Yağmur sularını depolamamız gerekiyor” Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü İçme Suyu Havzaları Şube Müdür Vekili Eylem Sıla Özer, “Ani taşkınlar küresel ısınmanın en önemli göstergelerinden ve sonuçlarından biri. Aslında ön göremediğimiz miktarda uzun dönem süren yağış rejimlerinin değişmesi altyapılarımızı yetersiz hale getirdi. Bu şehirlerde gerçekten can ve mal kaybına sebep olmakta. Bu kadar suyun bir yerde depolamadığımız için de kaybetmekteyiz. Bu da ileride bir problem olarak karşımıza çıkacak. Bu nedenle depolamayı öğrenmemiz gerekiyor” dedi. “Kuraklık ve su taşkınları karşımıza sorun olarak çıkıyor” EOSB Yeşil Birim Yöneticisi Suzan Eroğlu Önpeker ise “İklim değişikliğinin sebep olduğu kuraklık ve ani yağışlar sorun olarak karşımıza çıkıyor. Su kalitesi, içme suyuna ulaşım temel sorunlar olarak karşımıza çıkıyor” ifadelerini kullandı. Panel sonunda katılımcılarla beraber atölye çalışması gerçekleştirildi.

CHP’li Vekillerden ESKİ’ye Ziyaret Haber

CHP’li Vekillerden ESKİ’ye Ziyaret

CHP Eskişehir Milletvekilleri Dr. Jale Nur Süllü ve Utku Çakırözer Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ESKİ) İçme Suyu Arıtma Tesisi’ni ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Eskişehir’in içme suyu temini ve arıtma süreçlerine ilişkin çalışmaları yerinde inceleyen Çakırözer ve Süllü, “Kentlerimizde hemşehrilerimizin su, içme suyu temini ve arıtma sistemlerinin yönetimi çok önemli. Bu konuda ESKİ’de yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldık. Kentlerimiz ve hemşehrilerimizin su ihtiyacı için tüm kurumların birlikte harekete geçmeli” dedi. ESKİ’DE YERİNDE İNCELEME Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekilleri Süllü ve Çakırözer ESKİ‘yi ziyaret ederek İçme Suyu Arıtma Tesisleri’ndeki arıtma üniteleri ile suyun kaynaktan dağıtım noktalarına kadar anlık takibine imkan sağlayan SCADA Kontrol ve Gözetleme Sistemini inceledi. Milletvekilleri, ESKİ Genel Müdürü Oğuzhan Özen ve ekibinden şehrin su ihtiyacının karşılanması konusunda yürütülen projeler ile AR-GE çalışmaları devam eden yeni nesil su sayaçları hakkında da bilgi aldı. “SÜRDÜLEBİLİR SU YÖNETİMİ ÖNCELİĞİMİZ OLMALI” Çakırözer ve Süllü, iklim krizinin su kaynakları üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığına dikkat çekerek suyun korunmasının hayati önem taşıdığını vurgulayarak şu açıklamayı yaptı: “İklim krizi, su kaynaklarımız üzerindeki baskıyı her geçen gün artırıyor. Bu nedenle mevcut kaynakların korunması, kayıp-kaçak oranlarının azaltılması ve teknolojik altyapının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Suyun kaynaktan musluğa kadar güvenli şekilde yönetilmesi kadar, gelecek nesiller için sürdürülebilir biçimde korunması da hepimizin önceliği olmalı. Bu alanda hemşehrilerimize hizmet çabası içinde olan ESKİ’ye ve çalışanlarına teşekkür ederiz. Bizler de milletvekilleri olarak şehrimizin uzun vadeli su ihtiyacının karşılanması konusunda kamu kurumları nezdinde girişimlerimizi sürdüreceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.