SON DAKİKA
Hava Durumu

#Su Kaynakları

Porsuk Haber Ajansı - Su Kaynakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Kaynakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

‘ÇED Gerekli Değildir’ Kararı İptal Edildi Haber

‘ÇED Gerekli Değildir’ Kararı İptal Edildi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin, Bilecik’in Söğüt ilçesine bağlı Yakacık Köyü’nde planlanan altın-gümüş madeni projesine karşı açtığı davada önemli bir karar çıktı. Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, projeye verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararını iptal etti. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kararın ardından yaptığı açıklamada, kentin toprağını, suyunu ve doğal yaşamını korumak için mücadeleye kararlılıkla devam edeceklerini vurguladı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir’in doğal varlıklarını, su kaynaklarını ve verimli tarım alanlarını korumak amacıyla yürüttüğü hukuk mücadelesini sürdürüyor. Bu kapsamda, Bilecik’in Söğüt ilçesine bağlı Yakacık Köyü’nde hayata geçirilmesi planlanan, çıkarılacak cevherin Eskişehir Kaymaz Altın Madeni’ne taşınarak işlenmesini öngören altın-gümüş madeni projesine karşı açılan davada karar verildi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin açtığı davayı değerlendiren Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, projeye ilişkin verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararını iptal etti. Mahkeme kararında, su kaynakları, tarım alanları, doğal yaşam ve çevresel risklere ilişkin incelemelerin yetersiz olduğuna dikkat çekti. “DOĞAMIZI KORUMAK EN ÖNEMLİ SORUMLULUKLARIMIZDAN BİRİ” Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kararı kamuoyuyla paylaşarak Eskişehir’in doğal değerlerini korumak için verilen mücadelenin önemine dikkat çekti. Başkan Ünlüce açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Eskişehir’imizin toprağını, suyunu ve doğasını korumak adına yürüttüğümüz hukuk mücadelesinde önemli bir karar alındı. Bilecik’in Söğüt ilçesine bağlı Yakacık Köyü’nde planlanan ve çıkarılacak cevherin Eskişehir Kaymaz Altın Madeni’ne taşınarak işlenmesi öngörülen altın-gümüş madeni projesine karşı açtığımız davada, Eskişehir 2. İdare Mahkemesi ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararını iptal etti. Mahkeme kararında su kaynakları, tarım alanları, doğal yaşam ve çevresel risklere ilişkin incelemelerin yetersiz olduğu ortaya konuldu. Eskişehir’imizin doğasını, verimli topraklarını ve su kaynaklarını korumak bizim en önemli sorumluluklarımızdan biri. Kentimizin geleceğini ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını savunmak için tüm kararlılığımızla mücadelemizi sürdüreceğiz.” Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, kentin doğal zenginliklerini ve gelecek nesillerin sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını korumaya yönelik çalışmalarını hukuk çerçevesinde sürdürmeye devam edecek.

Su Kahramanları Yeniden Görev Başında Haber

Su Kahramanları Yeniden Görev Başında

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ESKİ) tarafından çocuklarda su bilincinin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen “Su Tasarrufu ve Bilinçli Su Tüketimi” eğitimleri yeni dönemde de devam ediyor. 5-14 yaş grubundaki çocuklara yönelik eğitim programıyla suyu tanıyan, değerini bilen ve geleceğini koruyan yeni “Su Kahramanları” yetiştiriliyor. İklim değişikliği, kuraklık ve su kaynakları üzerindeki artan baskıyla birlikte suyun verimli kullanılması her geçen gün daha büyük önem kazanırken ESKİ Genel Müdürlüğü, su tasarrufu bilincinin erken yaşlarda kazanılmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Çocukların suyla kurdukları ilişkiyi bilinçli tüketim anlayışıyla geliştirmeyi amaçlayan eğitimlerde, yaş gruplarına uygun ve anlaşılır içerikler kullanılıyor. Program kapsamında çocuklara; suyun yaşam için önemi, su kaynaklarının korunması, tatlı su kaynakları, Eskişehir’in içme ve kullanma suyu kaynağı Porsuk Barajı, su ayak izi, günlük yaşamda uygulanabilecek su tasarrufu yöntemleri ve geleceğin önemli sorunlarından biri olan su kıtlığı hakkında bilgiler veriliyor. SUYUN KAYNAKTAN MUSLUĞA YOLCULUĞUNU KEŞFEDİYORLAR Su Kahramanları eğitimleri sınıf ortamındaki anlatımlarla sınırlı kalmıyor. Program kapsamında İçme ve Kullanma Suyu Arıtma Tesisi’ni ziyaret eden çocuklar, suyun kaynağından alınarak arıtılması ve sağlıklı biçimde musluklara ulaştırılmasına kadar geçen süreci yerinde görme fırsatı buluyor. Böylece çocukların suyun musluğa ulaşmasının ardındaki süreci tanımaları ve suyun korunması gereken sınırlı bir doğal kaynak olduğunu kavramaları amaçlanıyor. ESKİ Genel Müdürlüğü, çocuklarda oluşturulacak su bilincinin ailelere ve topluma yayılarak uzun vadeli bir tasarruf kültürüne dönüşmesini hedefliyor. “Su Gelecek Nesillerden Emanettir” anlayışıyla sürdürülen eğitimlerle, Eskişehir’in suyuna sahip çıkan ve su kaynaklarının korunmasında sorumluluk üstlenen yeni nesillerin yetişmesine katkı sağlanıyor. Okullar ve gruplar için ücretsiz olarak gerçekleştirilen eğitim programında servis imkânı da ESKİ Genel Müdürlüğü tarafından sağlanıyor. Programa katılmak isteyen okul ve grupların önceden randevu almaları gerekiyor. Randevu ve bilgi için 0222 324 30 20 Dahili: 1618 | 1529 nolu telefon üzerinden veya sosyal medya Instagram ve Facebook: @eskisukahramanlari hesaplarından iletişime geçilebilir.

Su Kahramanları Yaz Atölyelerinde 372 Çocukla Buluştu Haber

Su Kahramanları Yaz Atölyelerinde 372 Çocukla Buluştu

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ESKİ); çocuklarda su tasarrufu ve çevre bilincini geliştirmek amacıyla yürüttüğü "Su Kahramanları Su Tasarrufu ve Bilinçli Su Tüketimi Eğitim Programı"nı yaz döneminde de sürdürdü. ESMEK Yaz Atölyeleri ve özel eğitim kurumlarında gerçekleştirilen toplam 11 atölyede 372 çocuk, suyun geleceği için "Su Kahramanı" oldu. ESKİ Genel Müdürlüğü tarafından yıl boyunca sürdürülen Su Kahramanları eğitimleri, yaz tatilinde ESMEK Yaz Atölyeleri kapsamında çocuklarla buluştu. Eskişehir merkezde gerçekleştirilen 9 atölyenin yanı sıra Sarıcakaya, Mihalgazi ve Beylikova'daki ESMEK birimlerinde de çocuklara suyun bilinçli ve tasarruflu kullanımına yönelik eğitimler verildi. Özel eğitim kurumlarında gerçekleştirilen çalışmalarla birlikte yaz dönemi boyunca toplam 11 atölyede 372 çocuğa ulaşıldı. Böylece Su Kahramanları, yaz tatilini yalnızca eğlenceli etkinliklerle değil, geleceğin en önemli konularından biri olan su kaynaklarının korunmasına ilişkin yeni bilgiler ve alışkanlıklarla tamamladı. SUYUN GELECEĞİ İÇİN BİLİNÇLİ NESİLLER Atölyelerde çocuklara; su kaynaklarının yaşam için taşıdığı önem, bilinçli su tüketimi, günlük yaşamda suyun daha verimli kullanılması ve iklim krizinin su kaynakları üzerindeki etkileri yaş gruplarına uygun bir anlatımla aktarıldı. "Doğru-Yanlış" oyunu ve hareket temelli etkinliklerle öğrendiklerini pekiştiren çocuklar, günlük yaşamda suyun korunmasına katkı sağlayacak davranışları eğlenerek keşfetti. Su tasarrufunun erken yaşlarda kazanılan kalıcı bir alışkanlığa dönüşmesini önemseyen ESKİ Genel Müdürlüğü; programla çocukların yalnızca suyu bilinçli kullanan değil, doğal kaynakların korunmasına karşı sorumluluk geliştiren bireyler olarak yetişmelerine katkı sunmayı hedefliyor. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'nin "Eskişehir'in suyunu su kahramanlarımızla beraber hep birlikte geleceğe miras bırakacağız." sözünde ifade ettiği ortak sorumluluk anlayışıyla sürdürülen Su Kahramanları eğitimleri, yeni eğitim döneminde de daha fazla çocuğa ulaşmak için çalışmalarına devam edecek.

Anahtar Parti İl Yönetimi Semt Pazarında: "Üretici de Tüketici de Dertli" Haber

Anahtar Parti İl Yönetimi Semt Pazarında: "Üretici de Tüketici de Dertli"

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce ile Eskişehir Yaş Sebze ve Meyve Üreticiler Birliği Başkanı Yıldıran Kılıç, semt pazarında bir araya gelerek üreticilerin yaşadığı sorunları ve tarımdaki güncel durumu değerlendirdi. Pazar tezgahlarını ve esnafı ziyaret eden İl Başkanı Ölce ve Başkan Kılıç hem üreticinin maliyet yükünü hem de vatandaşın alım gücü krizini tüm yönleriyle masaya yatırdı. ​Yıldıran Kılıç: "Ürün Bol, Fiyatlar Uygun Ama Alım Gücü Düşük" ​Eskişehir Yaş Sebze ve Meyve Üreticiler Birliği Başkanı Yıldıran Kılıç, pazardaki güncel durumu ve tarım sektörünün yapısı ile ilgili şu ifadelere yer verdi; "Üreticilerimizin yetiştirdiği ürünler Eskişehir'deki semt pazarlarında tüketiciyle buluşuyor. Sera ürünlerinin ardından açık alanda yetiştirilen ürünler de tezgâhlarda yerini almaya başladı. Ürün bolluğu var ve fiyatlar da oldukça makul seviyelerde. Diğer birçok kente kıyasla Eskişehir pazarlarındaki fiyatlar daha uygun. Bunun en önemli nedeni ise ürünlerin aracısız olarak satılması. Eskişehir'de üretilen sebze ve meyveler yalnızca kentte tüketilmiyor, 12'den fazla ile de gönderiliyor. Bu nedenle Eskişehir halkı taze ve uygun fiyatlı ürüne ulaşma konusunda şanslı. Ancak buna rağmen vatandaş fiyatları pahalı buluyor. Bunun temel nedeni ise alım gücünün son yıllarda ciddi şekilde düşmüş olması. Öte yandan üretici de para kazanamıyor. Oysa Eskişehir gibi tarım potansiyeli yüksek bir kentte, afet ya da don gibi olağanüstü durumlar yaşanmadığı sürece üreticinin zarar etmesi normal değil. Ancak akaryakıt, gübre, ilaç ve diğer üretim girdilerindeki yüksek maliyetler üreticiyi zor durumda bırakıyor. Semt pazarlarında akşam saatlerinde fiyatlar düşüyor. Satıcılar ürünlerini bitirip evlerine dönmek istedikleri için gün boyunca 40 liraya satılan domates akşam saatlerinde 25-30 liraya kadar gerileyebiliyor. Eskişehirliler de bunu bildikleri için alışverişlerini çoğu zaman akşam serinliğinde yapmayı tercih ediyor. Bu uygulamaya başka şehirlerde çok sık rastlanmıyor. Marketlerde ise benzer bir durum yaşanmıyor. Ürün, çürüme noktasına gelse bile fiyatı değişmiyor. Üreticinin zarar etmesinin en önemli nedenlerinden biri plansız üretim. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın bu konuda kapsamlı bir planlama yapması gerekiyor. Türkiye genelinde üretimin ne kadar ve hangi bölgelerde yapılacağı doğru şekilde planlanmazsa gelecekte tarım ve hayvancılıkla uğraşacak insan bulmakta zorlanabiliriz. Bu sorun yalnızca Eskişehir'in değil, tüm Türkiye'nin sorunudur. Geçen yıl üretici domatesi 10 liraya satmak zorunda kaldı ve para kazanamadı. Üretilen sebzelerin önemli bir bölümü tarlada kaldı. Belki de ürünlerin yarısı hasat bile edilmedi. Buna rağmen bu yıl yurt dışından soğan ithal edileceği konuşuluyor. Tarım potansiyeli yüksek bir ülkenin soğan ithal etmek zorunda kalması düşündürücü. Bir diğer önemli konu ise su kaynakları. Son yıllarda mısır üretimi arttı. Mısır pazarlaması kolay bir ürün olsa da çok fazla su tüketiyor. Bu nedenle mısır üretiminin özellikle hayvancılıkla uğraşan işletmelerin ihtiyacını karşılayacak ölçüde planlanması gerekiyor. Burada da doğru üretim planlamasının önemi ortaya çıkıyor. Eskişehir'in sebze üretim yükü her geçen yıl artıyor. Bu şekilde devam edilirse gelecekte su kaynakları üzerinde ciddi baskı oluşabilir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün Porsuk Barajı'yla ilgili, yaklaşık 185 bin dönüm araziyi kapsayan bir projesi bulunuyor. Bu projenin hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor. Bugünlerde Eskişehir'de domates yaklaşık 40 liradan satılıyor. Önümüzdeki günlerde bu fiyatın 20 liraya kadar gerilemesi mümkün. Ancak vatandaşın alım gücü olmadığı için fiyat düştüğünde de üreticinin ne kadar kazanacağı ayrı bir tartışma konusu olacak. Enflasyonun sorumlusu üreticiler ya da pazarcılar değil. Emeklilere zam yapılacağı önceden bilindiğinde bazı zincir marketlerin fiyatları bir gecede artırdığı görülüyor. Böyle olunca verilen zam kısa sürede eriyor. Pazarda ise emekliye zam geliyor diye sebze ve meyve fiyatları artmaz. Fırsatçılığın önüne geçilmesi ve özellikle zincir marketlerin daha sıkı denetlenmesi gerekiyor." Çağlar Ölce: "Tarım, Günü Kurtaran Değil Uzun Vadeli Politikalarla Desteklenmeli" ​Ziyaret sonrasında açıklamalarda bulunan Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, tarım sektöründeki yapısal sorunlara dikkat çekti: "Eskişehir Yaş Sebze ve Meyve Üreticiler Birliği Başkanımız Sayın Yıldıran Kılıç ile bir semt pazarında bir araya gelerek üreticilerimizin yaşadığı sorunları dinledik. Kendisinin aktardığı değerlendirmeler, tarım sektörünün içinde bulunduğu tabloyu açık şekilde ortaya koyuyor. Üreticimiz emek veriyor, kaliteli ürün yetiştiriyor, ürünlerimiz Eskişehir'in yanı sıra birçok ile gönderiliyor. Buna rağmen hem üretici para kazanamıyor hem de vatandaş alım gücünün düşmesi nedeniyle pazardaki fiyatları yüksek buluyor. Görüyoruz ki sorunun kaynağı üretici değil, yıllardır biriken yapısal problemler ve artan üretim maliyetleri. Akaryakıt, gübre, ilaç ve diğer girdilerde yaşanan yükseliş üreticimizin omuzlarındaki yükü her geçen gün artırıyor. Plansız üretim, su kaynaklarının doğru yönetilememesi ve tarımsal planlamadaki eksiklikler de geleceğe yönelik önemli riskler oluşturuyor. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak bu sorunların farkındayız. Üreticimizin, pazarcı esnafımızın ve vatandaşımızın taleplerini dinlemeye, çözüm önerilerini ilgili kurumlarla paylaşmaya ve her platformda dile getirmeye devam edeceğiz. Tarımın günü kurtaran değil, uzun vadeli planlamalarla desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, vatandaşın da sağlıklı ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşabildiği bir sistem için çalışmayı sürdüreceğiz. Eskişehir'in tarımsal potansiyelini koruyacak, su kaynaklarını gelecek nesillere taşıyacak ve üreticimizin yanında duracak her adımın takipçisi olmaya devam edeceğiz."

Başkan Ataç’tan Esence Madenine Karşı Net Mesaj Haber

Başkan Ataç’tan Esence Madenine Karşı Net Mesaj

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Alpu’da yapılmak istenen Esence Altın-Gümüş Madeni Projesi’ne karşı düzenlenen halk buluşmasında, “Biz madenciliğe değil; doğayı, su kaynaklarını ve verimli tarım arazilerini yok eden vahşi madenciliğe karşıyız. Çocuklarımızın geleceği için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Alpu’da yapılması planlanan Esence Altın-Gümüş Madeni Projesi hakkında gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısında mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Eskişehir Doğa ve Yaşam Platformu temsilcilerinin de katıldığı toplantıya Alpulu yurttaşlar yoğun ilgi gösterdi. Projenin bölgenin tarımsal üretimine, hayvancılığına, su kaynaklarına ve ekolojik yapısına verebileceği zararların ele alındığı toplantıda Başkan Ataç, vahşi madenciliğe karşı ortak ve kararlı bir mücadele çağrısında bulundu. “Kişisel değil, ortak bir mücadele” Sıcak bir pazar gününde gerçekleştirilen buluşmaya gösterilen yoğun katılımın önemine dikkat çeken Başkan Ataç, burada verilen mücadelenin hiçbir kişisel çıkara dayanmadığını söyledi. Ataç, “Burada bulunan hiç kimsenin kişisel bir menfaati yok. Ancak hepimizin ortak bir menfaati var: Toprağımızı, suyumuzu ve geleceğimizi korumak. Öncelikle bu bölgede yaşayan yurttaşlarımızın meselenin önemine inanması gerekiyor. Burada dile getirilen bütün kaygıların sonuna kadar arkasındayım” dedi. “Madenciliğe değil, vahşi madenciliğe karşıyız” Doğal kaynakların kamu yararı gözetilerek, bilimsel yöntemlerle ve çevresel değerler korunarak kullanılabileceğini ifade eden Ataç, karşı çıktıkları anlayışın doğayı ve insan yaşamını hiçe sayan vahşi madencilik olduğunu vurguladı. Başkan Ataç, “Biz madenciliğe karşı değiliz. Biz; toprağı zehirleyen, su kaynaklarını tüketen, tarımsal üretimi sona erdiren ve bölge halkını kendi yaşam alanlarından koparan vahşi madenciliğe karşıyız. Verimli tarım arazilerinin geri dönülemez biçimde yok edilmesine sessiz kalamayız” ifadelerini kullandı. “Bu topraklarda üretim devam etmeli” Alpu’nun geleceğinin tarım ve hayvancılıkta olduğuna dikkat çeken Ataç, bölge halkının toprağından koparılmasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir yıkım yaratacağını belirtti. Madencilik şirketlerinin önce bölgedeki arazileri satın aldığını, ardından üretim imkânlarını ortadan kaldırdığını kaydeden Ataç, şöyle konuştu: “Bugün burada tarımsal ve hayvansal üretim yapılmazsa insanlar başka ne yapacak? Bu şirketler önce bölgede yaşayan insanların tarlalarını satın alıyor. Ardından insanları kendi topraklarında üretim yapamaz ve geleceklerini kuramaz hâle getiriyor. Toprağını satan yurttaşlarımız, bir süre sonra başkalarının yanında asgari ücretle çalışmak zorunda kalıyor. Oysa bu topraklar korunur ve üretim desteklenirse Alpu’nun tarımsal ve hayvansal kalkınması çok daha ileriye taşınabilir.” Alpu Termik Santrali mücadelesini hatırlattı Başkan Ataç, Alpu Ovası’nda kurulmak istenen termik santrale karşı yürütülen mücadeleyi de hatırlatarak örgütlü ve kararlı bir halk mücadelesinin sonuç alabileceğini söyledi. Alpu Ovası’nın “Büyük Ova” statüsünde bulunduğunu belirten Ataç, “Büyük ovalarda tarım yapılır, üretim desteklenir ve ekolojik yapı korunur. Buna rağmen Alpu Ovası’na termik santral yapmak istediler. Bölge halkı projenin kendi geleceğine zarar vereceğini gördü ve hep birlikte hareket etti. Sonunda hukuk mücadelesi kazanıldı ve proje durduruldu” dedi. Termik santralin bölgenin yeraltı ve yerüstü su kaynakları açısından da büyük bir tehdit oluşturduğunu ifade eden Ataç, o dönemde çiftçilerin traktörleriyle verdiği desteğin mücadelenin simgelerinden biri hâline geldiğini söyledi.

ESKİ'den Turizm Sektöründe Su Verimliliği Eğitimi Haber

ESKİ'den Turizm Sektöründe Su Verimliliği Eğitimi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) Genel Müdürlüğü Su Verimliliği Birimi, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve iklim değişikliğine uyum çalışmaları kapsamında turizm sektörüne yönelik “Turizm Sektöründe Su Verimliliği” eğitimi düzenledi. Tasigo Otel’de gerçekleştirilen programa turizm sektörünün temsilcileri katılırken, eğitimde iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkileri, Türkiye’nin su stresi gerçeği, su ayak izi, sektörel su tüketimi ve turizm işletmelerinde uygulanabilecek su verimliliği yöntemleri ele alındı. Katılımcılara suyun yalnızca korunması gereken doğal bir kaynak değil, aynı zamanda turizm sektörünün sürdürülebilirliği açısından stratejik bir değer olduğu aktarıldı. Programın açılışında konuşan ESKİ Genel Müdür Yardımcısı Soner Bostancı, yaşamın temel kaynağı olan suyun doğru yönetiminin artık geleceğe yönelik en önemli sorumluluklardan biri olduğunu belirterek şunları söyledi: “Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi olarak temel görevimiz yalnızca şehrimizin altyapısını yönetmek değil; bugünü olduğu kadar yarını da güvence altına almaktır. Kaynağından musluğa kadar suyun her damlasını korumak, kayıp ve kaçakları azaltmak ve kentimizin su ayak izini küçültmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Suyun sınırsız bir kaynak olmadığı bilinciyle teknolojiyi ve veriyi en etkin şekilde kullanarak Eskişehir’i bu alanda örnek şehirlerden biri haline getirmeye devam edeceğiz. 2026 Eskişehir Yılı vizyonuyla kentimize yeşil, dirençli ve sürdürülebilir bir gelecek bırakmak için çalışıyoruz.” Su Verimliliği Birimi tarafından gerçekleştirilen eğitimde iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkileri, suyun sürdürülebilir yönetimi, su verimliliğinin artırılması, bireysel ve kurumsal sorumluluklar ile sektörlere yönelik iyi uygulama örnekleri katılımcılarla paylaşıldı. Eğitimin turizm sektörüne ayrılan bölümünde konaklama tesislerinde suyun etkin ve verimli kullanımına yönelik uygulamalar ele alındı. Havuzlardan peyzaj alanlarına, mutfaklardan çamaşırhanelere kadar birçok hizmet alanında uygulanabilecek su verimliliği yöntemleri değerlendirilirken, işletmelerin bu alanda atacağı her adımın hem doğal kaynakların korunmasına hem de sürdürülebilir turizm anlayışının güçlenmesine katkı sağlayacağı vurgulandı. ESKİ Genel Müdürlüğü, Su Verimliliği Birimi aracılığıyla suyun bilinçli ve verimli kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla eğitim ve farkındalık çalışmalarını kamu kurumları, özel sektör ve toplumun farklı kesimlerine yönelik olarak sürdürmeye devam edeceğini belirtti.

ESKİ'den İklim Krizine Karşı Farkındalık Adımı Haber

ESKİ'den İklim Krizine Karşı Farkındalık Adımı

İklim değişikliğinin etkileri her geçen gün daha belirgin hale gelirken, su kaynaklarının korunması ve verimli kullanılması kamu kurumlarının en önemli sorumluluk alanlarından biri olmaya devam ediyor. Bu anlayışla çalışmalarını sürdüren Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ESKİ), personeline yönelik “Su Verimliliği ve İklim Değişikliği” eğitimi düzenledi. Kurumsal bilinçlendirme eğitimleri kapsamında gerçekleştirilen eğitim, İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı Eğitim Şube Müdürü Selim Tamer tarafından verildi. Eğitimde; iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkileri, suyun sürdürülebilir yönetimi, su verimliliğinin artırılması ve bireysel ile kurumsal sorumluluklar kapsamlı şekilde ele alındı. Günümüzde kuraklık riskinin artması, yağış rejimlerinin değişmesi ve su kaynakları üzerindeki baskının büyümesi, yalnızca teknik yatırımları değil, bu yatırımları hayata geçiren insan kaynağının bilgi ve farkındalığını da kritik hale getiriyor. Bu nedenle ESKİ, altyapı yatırımlarını eğitim ve kurumsal bilinç çalışmalarıyla destekleyerek su yönetiminde sürdürülebilirliği güçlendirmeyi hedefliyor. Eğitim programı sayesinde personelin yalnızca görev alanlarında değil, günlük yaşamlarında da su tasarrufu ve çevresel sürdürülebilirlik konusunda örnek davranışlar geliştirmesi amaçlanıyor. Böylece kurumsal farkındalığın toplum geneline yayılmasına katkı sağlanması hedefleniyor. ESKİ yetkilileri, iklim değişikliğine uyum sürecinin güçlü altyapının yanı sıra bilinçli insan kaynağıyla mümkün olduğuna dikkat çekerek, su verimliliği konusunda eğitim faaliyetlerinin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini belirtti.

Milletvekili Arslan: "Alpu Ovası'nda Kimin Çıkarı Korunuyor?" Haber

Milletvekili Arslan: "Alpu Ovası'nda Kimin Çıkarı Korunuyor?"

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Alpu'nun Esence, Uyuzhamam ve Aktepe mahallelerini kapsayan bölgede yeniden ÇED süreci başlatılan altın-gümüş madeni projesini TBMM gündemine taşıdı. Arslan, projenin çevresel etkileri, tarım arazileri ve su kaynakları üzerindeki olası sonuçları ile ruhsat ve üretim süreçlerinin açıklığa kavuşturulması amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına ayrı ayrı yazılı soru önergeleri sundu. "Söz konusu olan yalnızca bir maden projesi değildir" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Arslan, Alpu'da yeniden gündeme getirilen altın-gümüş madeni projesinin yalnızca birkaç mahalleyi değil, Eskişehir'in geleceğini ilgilendirdiğini belirtti. Arslan, "Söz konusu olan yalnızca bir maden projesi değildir. Söz konusu olan verimli tarım arazileridir, su kaynaklarıdır, meralardır ve doğal yaşamdır. Bugün alınacak yanlış kararların bedelini yarın bütün Eskişehir ödeyecektir" dedi. Bakanlıklara kritik sorular Arslan'ın verdiği soru önergelerinde; - Yeniden başlatılan ÇED sürecinin gerekçesi, - Proje alanının büyüklüğü ve planlanan kazı miktarı, - Tarım arazileri ve mera alanlarına etkileri, - Yeraltı ve yerüstü su kaynakları üzerindeki olası riskler, - Maden ruhsatının kapsamı ve rezerv miktarı, - Üretim ve işleme süreçlerine ilişkin planlamalar başta olmak üzere kamuoyunun yanıt beklediği çok sayıda soruya açıklık getirilmesi istendi. Arslan, özellikle Alpu Ovası'nın tarımsal üretim kapasitesi, bölgedeki su kaynakları ve doğal yaşam üzerindeki etkilerin tüm yönleriyle ortaya konulması gerektiğini vurguladı. "Dün termik santral, bugün altın madeni" Eskişehir'in daha önce Alpu Ovası'nda planlanan kömürlü termik santral projesine karşı ortak mücadele verdiğini hatırlatan Arslan, bugün de benzer bir tehditle karşı karşıya olunduğunu ifade etti. Arslan, "Dün Alpu Ovası'nı kömürlü termik santrale teslim etmek istediler, Eskişehir hep birlikte karşı çıktı. Bugün aynı bölgeyi altın ve gümüş madenciliği faaliyetleriyle gündeme getiriyorlar. Eskişehir'i yalnızca maden sahası ve rant alanı olarak gören anlayışı kabul etmiyoruz" dedi. "Bir avuç şirket mi, Eskişehir'in geleceği mi?" Projenin milyonlarca tonluk kazıyı ve çok geniş bir alanda madencilik faaliyetini öngördüğüne dikkat çeken Arslan, kamuoyunun cevabını beklediği temel sorunun bu olduğunu belirtti: "Alpu Ovası'nın verimli toprakları, su kaynakları ve doğal yaşamı risk altındayken kimin çıkarı korunmaktadır? Bir avuç şirketin çıkarı uğruna Eskişehir'in geleceğinin riske atılmasına izin vermeyeceğiz." "Eskişehir sahipsiz değildir" Arslan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Eskişehir'in toprağı da suyu da havası da geleceği de şirket bilançolarından ve rant hesaplarından daha değerlidir. Eskişehir sahipsiz değildir. Çekin ellerinizi Eskişehir'in toprağından, suyundan ve geleceğinden. Bu sürecin hem Meclis'te hem sahada sonuna kadar takipçisi olacağız."

Odunpazarı’ndan Çölleşme ve Kuraklığa Karşı Farkındalık Etkinliği Haber

Odunpazarı’ndan Çölleşme ve Kuraklığa Karşı Farkındalık Etkinliği

Odunpazarı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ile Ataçağ Koleji iş birliğinde, Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü kapsamında Botanik Park’ta çevre bilincini artırmayı hedefleyen anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Öğrenciler, geri dönüşüm malzemelerinden hazırladıkları kuş evlerini ağaçlara asarak hem doğal yaşama destek verdi hem de sıfır atık konusunda farkındalık oluşturdu. İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği günümüzde, kuraklık ve çölleşme riski dünya genelinde büyümeye devam ediyor. Artan sıcaklıklar, değişen yağış rejimleri ve azalan su kaynakları, ekosistemler üzerinde ciddi baskı oluştururken, çevre kirliliği ve atık sorunu da bu süreci hızlandıran önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bu kapsamda düzenlenen etkinlikte Ataçağ Koleji öğrencileri, kullanılmış malzemeleri yeniden değerlendirerek hazırladıkları kuş evlerini Botanik Park’taki ağaçlara yerleştirdi. Böylece öğrenciler hem geri dönüşümün çevre üzerindeki olumlu etkilerini uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buldu hem de kuşlar için yeni yaşam alanları oluşturdu. Odunpazarı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen etkinlik, sıfır atık anlayışının yalnızca atık miktarını azaltmakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadeleye de katkı sunduğunu ortaya koydu. Geri dönüşüm yoluyla doğal kaynakların korunması, enerji tasarrufu sağlanması ve karbon salımlarının azaltılması hedeflenirken, öğrenciler de çevre sorumluluğu konusunda önemli bir deneyim kazandı. Botanik Park’a yerleştirilen kuş evlerinin, kuşların güvenli yaşam alanlarına erişimini destekleyerek biyoçeşitliliğin korunmasına katkı sunması bekleniyor. Doğal yaşamı destekleyen çalışma, aynı zamanda sürdürülebilir çevre anlayışının yaygınlaşmasına yönelik örnek bir uygulama olarak dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.