SON DAKİKA
Hava Durumu

#Su

Porsuk Haber Ajansı - Su haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarımda Suyun Etkin Kullanımı ve Kuraklığa Dayanıklı Ürün Deseni Anlatıldı Haber

Tarımda Suyun Etkin Kullanımı ve Kuraklığa Dayanıklı Ürün Deseni Anlatıldı

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Tepebaşı ve Odunpazarı ilçeleri ile mahalleleri kapsamında “Tarımda Suyun Etkin Kullanımı ve Kuraklığa Dayanıklı Ürün Deseni Çiftçi Eğitim Toplantısı” gerçekleştirildi. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, Ziraat Odaları, çeşitli meslek odaları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda üreticinin katılımıyla yapılan toplantının açılışında konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Çil; Eskişehir genelinde son 10 yılda iklim değişikliğinin etkisiyle su seviyelerinde yaşanan belirgin düşüşe dikkat çekerek; uygun bitki deseninin belirlenmesinin önemi, su tüketimi yüksek olan mısır üretiminden kademeli olarak uzaklaşılması gerekliliği, suyun israf edilmemesi, tarımsal üretim başta olmak üzere yaşamın her alanında su tasarrufunun sağlanması ve yağmur suyu hasadının yaygınlaştırılması konularında değerlendirmelerde bulundu. Eğitim kapsamında; suyun etkin kullanımı, toprak işleme yöntemlerinin toprağın yapısı ve su tutma kapasitesi üzerindeki etkileri, farklı toprak koşullarına yönelik simülasyon gösterimleri ile susuzluğa toleranslı bitki desenleri hakkında teknik bilgiler paylaşıldı. Sunumlar, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nden konu uzmanı teknik personeller tarafından gerçekleştirilirken bu eğitimle, üreticilerin bilinçli su kullanımı, doğru toprak yönetimi ve iklim koşullarına uyumlu üretim modelleri konusunda farkındalıklarının artırılması hedeflendi.

25 Yıllık İktidarın Eskişehir’e Revası: Yatırım Değil, Bilinçli İhmal! Haber

25 Yıllık İktidarın Eskişehir’e Revası: Yatırım Değil, Bilinçli İhmal!

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı’na ve Eskişehir'in yatırım programlarına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Milletvekili Arslan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''2026 Yılı Kamu Yatırım Programı, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ancak açıklanan program, 25 yıldır tek başına ülkeyi yöneten iktidarın Eskişehir’e bakışını bir kez daha tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Yıllardır AKP’li bakanlar, milletvekilleri, parti yöneticileri ve sözcüler tarafından “çözüyoruz, çözeceğiz” denilerek geçiştirilen Eskişehir’in kronik sorunları, 2026 yatırım programında da yok sayıldı. Ortaya çıkan tablo artık teknik bir eksiklik değil; bilinçli bir tercihi ve siyasi bir tutumu işaret etmektedir. Eskişehir’e Yatırım Yok, Oyalama Var 25 yıldır ülkeyi tek başına yöneten bir iktidarın, Eskişehir’in temel altyapı, ulaşım, su, afet ve sağlık ihtiyaçlarını hâlâ “öncelik” olarak görmemesi kabul edilebilir değildir. Bu durum, kaynak yetersizliğiyle değil; iktidarın Eskişehir’e şaşı bakması, kenti adeta cezalandıran bir anlayışla hareket etmesiyle açıklanabilir. 2026 Kamu Yatırım Programı’nda; • Çevre Yolu, • Gemlik Limanı Demiryolu Bağlantısı, • Sakarıbaşı İçme ve Kullanma Suyu, • Kamu binalarının güçlendirilmesi, • Afet riskli alanlar ve kentin depreme dirençli hale getirilmesi, • NTE’ye ilişkin projeler, Eskişehir için tek bir satırla bile yer almamıştır. Bu tablo, Eskişehir’in göz göre göre kaderine terk edildiğini göstermektedir. Yollar Bitmiyor Çünkü Bitirilmek İstenmiyor Yıllardır yapımı sürüncemede bırakılan Eskişehir’in ilçe bağlantı yolları, bu iktidarın kente yönelik yaklaşımının en somut göstergesine dönüşmüştür. Uzun yıllardır yatırım programında bulunan yollar için ayrılan ödenekler, projeleri bitirmeyi değil; sadece kağıt üzerinde yaşatmayı hedeflemektedir. Somut tablo nettir: • 2017 yılında, yani 9 yıl önce yatırım programına alınan, toplam proje tutarı 2 milyar 554 milyon TL olan 85 km’lik Eskişehir–Alpu–Mihalıççık Yolu için 2026 yılında ayrılan ödenek, toplam proje bedelinin yalnızca %11,75’i düzeyindedir. Bu oran, yolun bitirilmesini değil, yıllarca sürüncemede bırakılmasını garanti etmektedir. • 2019 yılında, yani 7 yıl önce yatırım programına giren, toplam proje tutarı 1 milyar 395 milyon TL olan 31 km’lik Eskişehir–Sakarıılıca–Mihalgazi Yolu için ayrılan %14,34’lük ödenek, projenin tamamlanmasına değil, idare edilmesine yöneliktir. • 2020 yılında, yani 6 yıl önce yatırım programına alınan, toplam proje tutarı 1 milyar 617 milyon TL olan 42 km’lik Eskişehir–Sarıcakaya–Nallıhan Yolu için ayrılan %12,37’lik pay, bu yolun 2026 yılında da bitmeyeceğini açıkça göstermektedir. • 2022 yılında yatırım programına alınan ve kamuoyunda “ölüm yolu” olarak anılan, toplam proje tutarı 7 milyar 737 milyon TL olan Eskişehir–Seyitgazi–Kırka Yolu için ayrılan ödenek ise proje bedelinin sadece %4,85’idir. Bu oran, insan hayatının dahi bu iktidarın yatırım öncelikleri arasında yer almadığını açıkça ortaya koymaktadır. Üstelik bu dört yolun tamamında proje maliyetleri 2025 yılına göre %32 oranında artırılmış, ancak bitirmeye yetecek tek bir irade ortaya konulmamıştır. Ayrılan ödenekler; çözüm için değil, sorumluluktan kaçmak ve kamuoyunu oyalamak için belirlenmiştir. Hastane Güçlendirmesi de yine Göstermelik Depreme dayanıksız olduğu raporlarla ortaya konulan ESOGÜ Tıp Fakültesi Hastanesi için ayrılan ödenek de tam anlamıyla göstermeliktir. Proje maliyeti 600 milyon TL’ye çıkarılmasına rağmen, 2026 yılı için ayrılan 60 milyon TL, yalnızca “yapıyoruz” demek için konulmuş bir rakamdır. Yeni hastane binası vaadi ise yatırım programında hiç yoktur. Söz vardır, proje yoktur. Platformlar, Lobiler, Masallar… Gerçek Değişmiyor Tüm bu tabloya rağmen, Eskişehir’de AKP İl Başkanının çağrısıyla oluşturulan ve “Eskişehir’e hizmet için lobi” olarak sunulan platformların hiçbir karşılığının olmadığı da bu yatırım programıyla bir kez daha ortaya çıkmıştır. Sorun; • Platform eksikliği değildir, • Lobi yetersizliği değildir, • Masada kimin olup olmadığı değildir. Sorun, 25 yıldır ülkeyi yöneten bu iktidarın Eskişehir’e kaynak aktarmamakta ısrar etmesidir. Sorun, Eskişehir’in siyasi tercihlerinden dolayı bilinçli biçimde ötelenmesi ve cezalandırılmaya çalışılmasıdır. Bu yatırım programı bir kez daha göstermiştir ki; Eskişehir’in sorunları Ankara’da değil, bu iktidarla çözülememektedir. Eskişehir Bunu Hak Etmiyor Üreten, çalışan, vergisini ödeyen, sanayisiyle, tarımıyla, üniversiteleriyle Türkiye’ye değer katan Eskişehir’in; 25 yıllık tek parti iktidarı tarafından yok sayılmayı, ötelenmeyi ve cezalandırılmayı hak etmediği açıktır. Eskişehir, oyalama siyasetine değil; hak ettiği yatırımlara, adil paylaşıma ve eşit muameleye layıktır.''

Eskişehir’in İçme Suyu Projesi 4 Yıldır Kâğıt Üzerinde Haber

Eskişehir’in İçme Suyu Projesi 4 Yıldır Kâğıt Üzerinde

Eskişehir’in içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla 2021 yılında imzalanan “Sakarbaşı kaynaklarından içme suyu temini” protokolünde, aradan geçen 4 yılı aşkın süreye rağmen somut bir ilerleme sağlanamadığı ortaya çıktı. CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan’ın aynı konuya ilişkin iki ayrı yazılı soru önergesine, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen iki farklı resmi cevap, projedeki belirsizliği ve sürecin sürekli ötelenmesini gözler önüne serdi. Bu süreçte Eskişehir, artan kuraklık ve Porsuk Barajı’ndaki su kaybı nedeniyle ciddi bir içme suyu riskiyle karşı karşıya bulunuyor. 2024’te “Bitecek” Denildi, 2025’te Hâlâ “Hedefleniyor” Arslan’ın 08 Mayıs 2024 tarihli yazılı soru önergesine, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 04 Haziran 2024’te verilen yanıtta; Planlama raporunun 2024 yılı sonuna kadar tamamlanacağı, Planlama raporu sonrasında ihale sürecine geçileceği, Projenin yatırım maliyetinin yaklaşık 14 milyar TL olduğu ifade edildi. Ancak aradan bir yıl geçmesine rağmen projede herhangi bir somut gelişme yaşanmadı. Aynı Konu, Aynı Proje, Bu Kez Daha Belirsiz Bir Cevap Bunun üzerine Arslan, 27 Mayıs 2025’te aynı konuyu yeniden TBMM gündemine taşıdı. Bu soru önergesine 04 Kasım 2025’te verilen Bakanlık cevabında ise bu kez: Planlama raporunun 2025 yılı sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiği, Projenin 2026 yılında ihale edilmesinin planlandığı, Daha önce açıklanan yatırım maliyetinin ise henüz kesinleşmediği belirtildi. Resmi Cevaplar Arasındaki Çelişki Dikkat Çekti İki resmi Bakanlık cevabı birlikte değerlendirildiğinde; “2024’te tamamlanacak” denilen planlama raporunun, bir yıl sonra hâlâ “tamamlanması hedeflenen” bir çalışma olarak anılması, İhale sürecinin bir yıl içinde 2026’ya ötelenmesi, 14 milyar TL olarak açıklanan maliyetin belirsizliğe dönüşmesi, projenin fiilen ilerlemediğini ortaya koydu. Kuraklık Riski Artarken Proje Yerinde Sayıyor Öte yandan Eskişehir, son yıllarda artan kuraklık tehdidiyle karşı karşıya. Kentin tek ana içme suyu kaynağı olan Porsuk Barajı’nda su seviyesinin ciddi oranda düştüğü, uzmanlar ve resmi veriler tarafından da dile getiriliyor. Buna rağmen, alternatif su kaynağı olarak gösterilen Sakarbaşı projesinde, imzalı protokol ve yıllardır verilen sözlere karşın sahada herhangi bir yapım sürecine geçilmediği görülüyor. Belgeler Basınla Paylaşıldı CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, her iki yazılı soru önergesi ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen yanıtları basın ve kamuoyunun incelemesine sundu. Arslan, sürecin Eskişehir’in su güvenliği açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti.

Burdur Gölü Eylem Planı Açıklandı Haber

Burdur Gölü Eylem Planı Açıklandı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Burdur Gölü için hazırlanan eylem planını açıklayarak, 5 yılda yaklaşık 6 milyar liralık yatırım yapmayı planladıklarını ve bu yatırımla yıllık 50 milyon metreküplük suyu su havzasına kazandıracaklarını ifade etti. Çeşitli inceleme ve ziyaretlerde bulunmak üzere Burdur'a giden Bakan Yumaklı, Burdur Gölü Eylem Planı'na ilişkin açıklamalarda bulundu. İklim değişikliği nedeniyle göllerin kurumaya yüz tutar hale geldiğini ve bunda son 25 yıldır sıcaklıkların normalin üzerinde seyretmesinin etkin rol oynadığını söyleyen Yumaklı, artan sıcaklıkların, azalan yağışların kuraklığı da beraberinde getirdiğini dile getirerek, göllerin bu durumdan olumsuz etkilendiğini kaydetti. Ulusal Su Kurulu'nda göllerle ilgili bir eylem planı oluşturulması yönünde karar aldıklarını anlatan Yumaklı, bu kararlar doğrultusunda Eğirdir, Beyşehir, Akşehir, Eber, Bafa, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca gölleri için eylem planları hazırladıklarını bildirdi. İlk olarak geçen aylarda Eğirdir Gölü için eylem planını açıkladıklarını anımsatan Yumaklı, plan kapsamında çalışmalara başladıklarını belirtti. Burdur Gölü'nün de hem uluslararası Ramsar alanı hem de ulusal ölçekte birinci derece doğal sit alanı olmasıyla ekolojik açıdan son derece önemli olduğunu vurgulayan Yumaklı, şunları söyledi: "Nesli tehlike altında olan ya da burayı yuva edinmiş birçok kuş türüne de ev sahipliği ediyor. Ülkemizin yedinci büyük gölü, kapalı havza dolayısıyla dışa akışı olmadığı için yoğun bir şekilde buharlaşmanın etkisiyle karşı karşıya kalmış durumda. Burdur Gölü havzasıyla ilgili birkaç bilgi vermek isterim. Uzun yıllar yağış ortalaması 484 milimetre iken son 10 yılın 8'inde bu değerin altında kaldı. Bu yılın ilk 11 ayında da maalesef bu rakam 304 milimetre oldu. 1980-2000 yıllarında bu havzada ortalama sıcaklık 12,4 santigrat dereceyken, bu yıl 14,2 santigrat dereceye ulaşmış durumda." Bakan Yumaklı, Burdur Gölü'nün 1970'teki su seviyesinin 857 metre olduğu, şu anda ise 21 metre azalarak 836 metreye indiğini bildirdi. 5 YILDA YAKLAŞIK 6 MİLYAR LİRALIK YATIRIM Yüz ölçümünün de yarıdan fazla azaldığını söyleyen Yumaklı, "Son derece önemli bir kritik eşiğe geldi. Bu gölün ortalama yıllık 179 milyon metreküp su kaybettiğini ve bunun da yüzde 78'inin buharlaşmadan kaynaklandığını söylemek istiyorum. Yağışlar ve depolamalarla birlikte, göle giren su miktarı ise 112 milyon metreküp." diye konuştu. Hazırladıkları eylem planının giren ve azalan su miktarı arasındaki farkın kapatılmasına dönük olacağını belirten Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buraya 5 yılda yaklaşık 6 milyar liralık yatırım yapmayı planlıyoruz. Bu yatırımla yıllık 50 milyon metreküplük suyu su havzamıza inşallah kazandırmış olacağız. Eylem uygulamaları yaygınlaştıkça su kazanımlarımızın da artmasını bekliyoruz. Meteorolojik şartların da iyileşmesiyle inşallah sonunda istediğimiz bir netice almış olacağız." Eylem planını 35 alt tedbirden oluşan 3 ana başlıkta uygulayacaklarını aktaran Yumaklı, ilk olarak havzada ekosistem temelli entegre su yönetimi başlığı altında, tarımsal su kullanım yönetimi, ilave ve alternatif su kaynaklarına yönelik çalışmalar, su kullanımlarının kontrolü, izleme ve denetimi, su kalitesine yönelik çalışmalar bulunduğunu kaydetti. Suyun etkin ve verimli kullanılması başlığı altında da sulama tesislerinin yenilenmesi, bazı proje yatırımlarının ertelenmesi, su verimliliği çalışmaları, eğitim ve farkındalık çalışmalarının yer aldığını dile getiren Bakan Yumaklı, üçüncü başlık doğal kaynakların korunmasıyla da doğa temelli yaklaşımlarla halk sağlığını olumsuz etkileyen tozmanın azaltılması çalışmalarını yapacaklarını ifade etti. SU KANUNU ÇALIŞMALARI Daha az su kullanımı için tarla içi modern sulama sistemlerine geçişin yapılması gerektiğinin altını çizen Bakan Yumaklı, bölgede basınçlı sulama sistemlerini kullanan çiftçilere de teşekkür etti. Türkiye'de bir de su kanunuyla ilgili çalışmalarının olduğunu anlatan Yumaklı, şunları kaydetti: "Çalışmada sona gelmiş durumdayız. Bununla ilgili bütün Türkiye'de vahşi sulama uygulamalarının artık sona erdirilmesiyle ilgili, modern sulama ve basınçlı sulama sistemlerinin zorunlu hale getirilmesiyle ilgili gerekli düzenlemeler de bu kanun içerisinde yer almış olacak. Bunu da buradan duyurmak istiyorum. Bakanlığımız malumunuz hem Ziraat Bankası hem de diğer uygulamalarla çiftçilerimize modern ve basınçlı sulama sistemlerine ilişkin hibe ve destek programları uyguluyor. Bunu söylemenin, tekrar etmenin de önemli olduğunu düşünüyorum. Özellikle suyun kullanımında, tarımsal sulamanın yüzde 77, yüzde 80 civarına geldiğini de düşünürsek bundan sonra da her bir damlası hayati bir öneme haiz olacak olan suyun bu anlamda korunması bizim için önemli. Bunun için de her türlü yasal düzenlemeyi yapmış olacağız. Bugün burada sadece bir gölü değil ekosistemimizi, geleceğimizi ve üretim gücümüzü korumak anlamında bir adım attığımızı buradan paylaşıyorum." Bakan Yumaklı, suyun verimli kullanılması yönünde herkese çağrıda bulundu. Eylem planına da katkıda bulunan herkese teşekkür eden Yumaklı, planın hem Burdur hem yöre hem ülke için hayırlı olmasını diledi.

ESKİ Özür Diledi Haber

ESKİ Özür Diledi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) Genel Müdürlüğü, 18-20 Aralık 2025 tarihlerinde yaşanan onarım süreci ve buna bağlı su kesintisi ile ilgili bir basın açıklaması yaptı. ESKİ Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "ESKİ Genel Müdürlüğü’nün Odunpazarı ve Tepebaşı’nın merkezini besleyen Ömür Mevkii’nde bulunan temiz su arıtma tesisinde 18.12.2025 Perşembe günü saat 22.30 itibariyle vardiya ekipleri tarafından suyun yüzeye çıkması ile birlikte arıza olduğu tespit edilmiştir. Yapılan incelemelerde arızanın Tepebaşı ilçesinin bir bölümünü besleyen D4 deposu adıyla adlandırılan su deposunun 800’lük (80 cm çaplı) basma hattı çelik borusunda olduğu tespit edilmiştir. Aynı gün ilgili birimler koordine edilerek kazı çalışmalarına başlanılmıştır. Kazı çalışmaları tamamlandığında arızanın 800’lük hattın üzerinde iki borunun birleşme noktasındaki flanş olarak adlandırılan malzemeden kaynaklandığı görülmüştür. Onarım çalışmasına bağlı olarak öngörülen su kesintisi süresi hesaplanarak kamuoyu ile paylaşılmıştır. Malzemelerin hazır edilmesi ile birlikte 19 Aralık Cuma akşamı saat 22.00 itibariyle arıza onarım çalışmasına başlanmıştır. Müdahale edilecek çelik borudaki suyun boşaltılma çalışmaları tamamlandıktan sonra arızalı kısım kesilerek borudan çıkarılmıştır. Ancak, bu sorunlu parça çıkarıldıktan sonra borunun ilk montaj aşamasında birleştirmeden kaynaklı 6-7 santim eksen kayıklığı olduğu durumuyla karşılaşılmıştır. Ortaya çıkan bu yeni durum da işin tamamlanma sürecinin uzamasına neden olmuştur. Eksen kayıklığını ortadan kaldırılacak ana aparatın hazırlanmasına yönelik yapılan teknik çalışmadan sonra cumartesi saat 14.00 itibariyle kaynak çalışması ve akabinde montaj çalışmasına başlanmıştır. 20 Aralık Cumartesi günü saat 20.30 itibariyle çalışmalar tamamlanmış olup D4 deposuna su basımı gerçekleştirilmiştir. Boru hatlarının uzunluğu ve topoğrafik kot farklılıklarına bağlı olarak suyun gerekli basınca gelme süresi bazı bölgelerde 21 Aralık Pazar günü sabah, bazı bölgelerde ise akşam saatlerini bulmuştur. Bu süreçte günlük yaşamı doğrudan etkileyen bir mağduriyete yol açtığımız ve sürece ilişkin iletişimde gerekli etkinliği sağlayamadığımız için tüm hemşehrilerimizden özür dileriz."

ASKİ Kuraklıkla Mücadeleye Hız Kesmeden Devam Ediyor Haber

ASKİ Kuraklıkla Mücadeleye Hız Kesmeden Devam Ediyor

Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Genel Müdürlüğü, küresel ısınmanın etkisiyle artan kuraklık riskine karşı Başkent’in içme suyu güvenliğini korumak amacıyla önemli projeleri hayata geçirmeye devam ediyor. Bu kapsamda; Çamlıdere Barajı’nın su alma yapısı altında kalan, ölü hacimli olarak ifade edilen kısmın cazibeyle kanala aktarılması için çalışma yapılıyor. Suyun cazibeyle kanala aktarılması için yüzer platformların yardımıyla dikey milli pompalarla su alttan alınarak barajın üst kısmında bulunan su alma yapısının içerisine boşaltılıyor ve bu işlem sayesinde Başkent’e su ulaşıyor. AKÇAY: “ANKARA İÇİN ÖNEMLİ BİR REZERV” ASKİ Genel Müdürü Memduh Aslan Akçay, Çamlıdere Barajı’nda su alma yapısının altında kalan suyun Ankara için kritik bir rezerv oluğunu vurgulayarak şu bilgileri paylaştı: “Çamlıdere Barajı'nda yaklaşık 400-500 milyon metreküp su olduğunda bunun yüzde 20’si hatta daha fazlası da bu ölü hacim dediğimiz, aslında su alma yapısının altında kalan kısım. Burada herhangi bir sorun yok. Sadece suyu kendi cazibesiyle kanala aktaramıyoruz. Onu aktarabilmek için de bir sistem kurulması gerekiyor. Bu sistemde bu sol tarafımda gördüğümüz yüzer platformlar vasıtasıyla dikey milli pompalarla suyu alttan alıyoruz ve yukarıdaki su alma yapısının içerisine boşaltıyoruz. Oradan da tünele girip Ankara'ya su geliyor. Burada yaklaşık olarak dediğim gibi 110 milyon metreküp civarında bir rezerv var. Bu rezerv Ankara için önemli bir rezerv. Özellikle kurak dönemlerde başvurulan rezervlerden bir tanesi.” “KESİKKÖPRÜ'DEN ALDIĞIMIZ SU MİKTARINI 200 BİN METREKÜP ARTIRDIK” Başkent’in kuraklıktan dolayı en fazla yağış alması gereken dönemde yeterli yağışı almamasından ve oluşan patlamalardan dolayı barajlardaki su miktarını korumak için gerekli önemlerin alındığı söyleyen Akçay, “Ankara'nın en fazla yağış aldığı dönem biliyorsunuz Ocak-Haziran arasındaki dönem. O dönem yaklaşık olarak Aralık ayında da 480 milyon metreküp su var barajlarda. Ne yaparsınız, “E bekleyelim yağışlar gelsin, hiçbir şey yapmamıza gerek yok.” Biz öyle yapmadık. Bir şeyler yapmamız gerektiğini fark ettik ve ilk olarak Kesikköprü'den aldığımız su miktarını 200 bin metreküp artırdık. Yani barajlarda 480 milyon metreküp su varken maksimum rakamlara yakın bir yerde dolaşırken dahi biz bir şeylerin yanlış gittiğini fark ettik ve ASKİ olarak ve Büyükşehir olarak dedik ki hemen önlem alalım, en azından barajlardaki suyu koruyalım ne olur ne olmaz. Ve Ocak ayında elektrik faturamızın yükselmesi pahasına 200 bin metreküp günde aldığımız suyu Kesikköprü'den artırdık. Biz en azından o önlemle birlikte yaklaşık 20-30 milyon metreküp suyu barajlarımızda tutmayı başardık” dedi. “BASINÇ KONTROLÜ İLE KAYIP KAÇAĞI AZALTARAK SUYU KORUYORUZ” Başkent’in suyunu koruma önemleri kapmasında basınç kontrolü çalışmaları yapıldığını da belirten Akçay, bu işlemin özellikle suyun en az tüketildiği saatlerde yapıldığı belirterek uygulama ilgili şu bilgileri verdi: “Fiziki kayıp kaçağı düşürebilmek Ankara'daki kayıp kaçağı oranını azaltabilmek için özellikle gecede en az su tüketilen saatlerde basınç uygulaması yapmak suretiyle kayıp kaçağı azaltıyoruz. Ondan sonra sisteme tekrar aynı miktarda suyu vererek debiye aynı yere getirerek sistemin herhangi bir şekilde gündüz vakitlerinde etkilenmemesini sağlıyoruz. Bu da Ankara'nın suyunu gece saatlerinde kaybetme durumunu ortadan kaldırıyor. Yani bir anlamda kayıp kaçağı azaltarak suyu koruyoruz. Yaptığımız şey bu. Ankara genelinde bunu uyguluyoruz ve çok iyi sonuçlar alıyoruz. Mesela su gitmeyen yerlere şu anda çok daha fazla su gitmeye başladı. Bu şekliyle sağladığımız, koruduğumuz sudan çok daha az suyla çok daha geniş alanları kontrol etmeye başladık.” Bu önlemlerin yanı sıra kademe uygulamasını başlatarak vatandaşların suyu israf etme oranında azalma olduğunu söyleyen Akçay, vatandaşların da gerekli önemleri almalarını ve su kullanımında dikkatli davranılması hususuna değinerek şunları söyledi: “Kademe uygulamasını başlattıktan sonra hep sorulan soru şu; ‘Bu kademe uygulamasından bir fayda sağlandı mı?’ Evet sağlandı. Genel olarak yüksek fatura gelenlerin hepsinin baktığınızda tüketimi çok yüksek. 15 metre küpün, 30 metre küpün, 50 metre küpün üstünde ayda. Vatandaş şikâyet ediyor, diyor ki ‘Niye bu kadar fatura geldi?’ Aslında doğru soru bu değil. ‘Niye bu kadar su tüketiyorsun?’ sorusu, asıl soru bu. Yani bu soruyu soran vatandaşlarımızdan biz neyi bekliyoruz? Su tüketimlerini normal seviyelere indirmelerini bekliyoruz.”

Bursa'nın Su Sigortası Uludağ'da Alarm! Haber

Bursa'nın Su Sigortası Uludağ'da Alarm!

Yağışların son 52 yılın en düşük seviyesine gerilediğine ve Uludağ’daki kar örtüsünün son 10 yılda yüzde 50’ye varan oranda azaldığına dikkat çeken Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yeniden susuzluk yaşamaması adına tüm vatandaşları suyu tasarruflu kullanmaya davet etti. Ağırlıklı olarak insan eliyle ortaya çıkan ve tüm dünyada gün geçtikçe etkisini daha fazla hissettiren iklim krizi, günlük yaşamı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Dünyanın bir kısmı yağışların olmaması sebebiyle susuzlukla mücadele ederken, bir kısmı ise aşırı yağışların getirdiği felaketlerle uğraşıyor. YAĞIŞLAR, SON 52 YILIN EN DÜŞÜK SEVİYESİNDE Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 1 Ekim 2024 - 30 Eylül 2025 dönemini kapsayan ‘2025 Su Yılı Raporu’na göre, metrekareye düşen ortalama yağış miktarı 422,5 mm oldu ve uzun yıllar ortalamasının yüzde 26 altında kaldı. Bu değer son 52 yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti. BURSA’NIN ‘SU SİGORTASI’ ULUDAĞ Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verileri yaşanan krizi gözler önüne seriyor. Bursa’nın en önemli su kaynağı ve ‘su sigortası’ olarak kabul edilen Uludağ, iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini en sert şekilde hisseden bölgelerin başında geliyor. Artan sıcaklıklar ve düzensizleşen yağış rejimi, son 10 yılda dağdaki kar örtüsünün yüzde 50'ye varan oranlarda azalmasına neden oldu. 2015 yılında 266 gün boyunca karla kaplı olan ve 187 santimetre kalınlığa ulaşan zirve, 2024 yılında sadece 100 gün kar tutabilirken; maksimum kalınlık 93 santimetreye kadar geriledi. 2025’in ilk altı ayında kar kalınlığı anlık olarak 131 santimetreye ulaşsa da, artan sıcaklıklar nedeniyle erime hızı endişe verici boyutlara ulaştı. SON 50 SENEDE ULUDAĞ’DA SICAKLIK 3 DERECE ARTTI 1970-2024 yılları arasındaki son 55 yıllık periyot incelendiğinde, Bursa merkezde ortalama sıcaklıkların 2 derece, Uludağ’ın zirvesinde ise 3 derece arttığı görülüyor. Bu durum, buharlaşmayı şiddetlendirerek yağışların yeraltı sularını beslemeden atmosfere karışmasına neden oluyor. Zirvedeki yağış miktarının ortalamanın 30 milimetre altına düşmesi ve Uludağ'daki erimenin, kentin su güvenliğini doğrudan tehdit ettiği görülüyor. Yağış rejimindeki düzensizleşme ve artan sıcaklıklar ise su teminini zorlaştırıyor. “HALKIMIZI BİR KEZ DAHA TASARRUFA DAVET EDİYORUM” Doğancı ve Nilüfer barajlarını ziyaret ederek son durum hakkında bilgi veren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, geçtiğimiz aylarda yağışların azalması sonucu kentte bir süre su kesintisi yapmak zorunda kaldıklarını hatırlattı. Gerekli tedbirlerin alınması sayesinde daha vahim bir tabloyla karşılaşılmadığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa artık su şehri değil. Bursalılara bugüne kadar su tasarrufu konusunda gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür ediyorum. Bu sayede su tüketiminde önemli bir düşüş yaşandı. Ancak bunun da yeterli olmadığını biliyoruz. Su sorunu yaşadığımız süreçleri elbette atlatacağız. Bu dönemi atlatmak ve tekrar susuz kalmamak için halkımızı bir kez daha tasarrufa davet ediyorum. Suya sahip çıkmalıyız. Suyu tasarruflu kullanmalıyız. Sürdürülebilir su anlayışını Bursa’ya yerleştirmeliyiz. Bu konuda halkımızın desteği önemli” dedi. “ARTIK ŞİKAYET ZAMANI DEĞİL, ÇÖZÜM ZAMANI” Bursa’daki su kaynaklarının ana damarının Uludağ olduğunu hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, Uludağ’a kar yağdığında barajların suyla dolduğunu ve kente aktarıldığını söyledi. Uludağ’da 2015 yılında 2 metreye yakın kar yağarken, 2024 yılında bu oranın yüzde 50 azaldığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, “Son 52 yılın en düşük yağmur yağdığı yıldayız. Aralık ayının ortasına gelmemize rağmen hala yeterli yağmur alamadık. Uludağ’a da yeterli kar yağmadı. Son 10 yılda su miktarında da yüzde 30 civarında bir düşüş oldu. Dünya yaklaşık 20 senedir iklim krizini konuşuyor ve gerekli tedbirleri alarak süreci yönetiyor. Ancak Bursa’da dikkate alınmamış. Bu yüzden bugünleri yaşıyoruz. Artık şikayet zamanı değil, çözüm zamanıdır. Bizler Bursa’nın gelecekte su sorunu yaşamaması için çözüm üreten, bilim insanların verilerini dikkate alan bir yönetim anlayışını sergiliyoruz” diye konuştu. “ÇINARCIK ARITMA TESİSİNİ YAKIN ZAMANDA DEVREYE ALACAĞIZ” Büyükşehir Belediyesi ve BUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından üretilen çözümler sayesinde Çınarcık Barajı bypass hattını hayata geçirdiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Günlük ortalama 100 bin metreküp suyu, Çınarcık Barajı’ndan alarak Bursalılarla buluşturduk. Çınarcık Barajı’nın arıtma tesisini de yakın zaman içerisinde devreye alacağız. Böylece biraz daha nefes alacağız. Diğer alanlardaki çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Bize hem göletler konusunda hem de diğer alanlarda yaptığımız çalışmalarda destek veren DSİ Bölge Müdürlüğü’ne, bize önemli katkıları olan Valimiz Erol Ayyıldız’a da teşekkür ediyorum” dedi.

Yeşilyurt Mahallesi’ne Yeni İçme Suyu Kaynağı Haber

Yeşilyurt Mahallesi’ne Yeni İçme Suyu Kaynağı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ESKİ), kırsal mahallelerde içme ve kullanma suyuna erişimde yaşanan sorunları gidermek, su teminini sağlayacak bir yapıya kavuşturmak amacıyla yatırımlarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda Mihalıççık ilçesine bağlı Yeşilyurt Mahallesi’nde yeni içme suyu kaynağı devreye alınarak altyapı çalışması tamamlandı. ESKİ ekiplerince yürütülen çalışma doğrultusunda mahallede yeni bir su kaynağı tespit edilerek kaptaj işlemi gerçekleştirildi. Kaynaktan toplama deposuna ulaşan isale hattının imalatında 63 mm ve 75 mm çaplarında polietilen borular kullanıldı. Toplam 1.600 metre uzunluğundaki yeni hat üzerine yerleştirilen 500 litrelik maslak ile sistemin kontrol ve su dağıtım kapasitesi güçlendirildi. Yeni içme suyu kaynağının devreye alınmasıyla mahallede uzun süredir yaşanan sorun çözüme kavuştu. Çalışmalar dolayısıyla teşekkürlerini ileten Yeşilyurt Mahalle Muhtarı Zülfikar Güngör, şu ifadeleri kullandı: “Mahallemizde yaşanan içme suyu sıkıntısı nedeniyle ESKİ Genel Müdürlüğü’ne başvurduk. Ekipler hızlıca çalışmalara başlayarak yeni su kaynağını tespit etti ve bu suyu mahallemizdeki depoya ulaştırdı. Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’ye ve ESKİ Genel Müdürlüğü’ne mahallemiz adına teşekkür ederim.” ESKİ Genel Müdürlüğü, kent merkezi ve kırsalda yürütülen içme suyu yatırımlarının, aynı kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.