SON DAKİKA
Hava Durumu

#Su

Porsuk Haber Ajansı - Su haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yerel Yönetimler Şehri Bir Oyalama Merkezi Haline Getirmekten Vazgeçmelidir! Haber

Yerel Yönetimler Şehri Bir Oyalama Merkezi Haline Getirmekten Vazgeçmelidir!

AK Parti Eskişehir İl Danışma Meclisi Toplantısı Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın katılımıyla gerçekleştirildi. İl Danışma Meclisi Toplantısında konuşan İl Başkanı Gürhan Albayrak yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; Sayın Genel Başkan Yardımcım, Kıymetli MKYK Üyelerimiz, Kadın Kolları ve Gençlik Kolları Başkanlarımız, İlçe Başkanlarımız, Belediye Başkanlarımız, Meclis Üyelerimiz, geçmiş dönem il başkanlarımız, teşkilâtımızın her kademesinden emek vermiş, alın teri dökmüş çok kıymetli dava arkadaşlarım, kıymetli basın emekçilerimiz, AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak düzenlemiş olduğumuz İl Danışma Meclisi Toplantımıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Bugün, Eskişehir’imizde partimizin hafızası ve siyasetin duayen ismi Sayın Hayati Yazıcı bakanımızı ağırlamanın onurunu yaşıyoruz. Sayın Bakanım, Yunus’un diyarına, Seyyid Battal Gazi’nin, Sücaeddin Veli hazretlerinin diyarına tekrar hoş geldiniz. AK Parti, milletin içinden doğmuş, milletin özlemlerini siyaset sahnesine taşımış bir medeniyet ve hizmet hareketidir. AK Parti, bir istişare ve gönül hareketidir. Biz gücümüzü kapalı kapılar ardındaki senaryolardan değil, ortak akıldan ve milletimizin dualarından alıyoruz. İl Danışma Meclislerimiz, birbirimize ayna olduğumuz, azmimizi tazelediğimiz en kıymetli duraklarımızdır. Kıymetli Hazirun, Değerli Basın Mensupları, Biz teşkilât olarak her gün sahada, vatandaşımızın yanındayız. Mübarek Ramazan ayında, bu birlikteliği çok daha özel bir boyuta taşıdık. “Soframız Seninle Eskişehir” sloganıyla çıktığımız yolda, Dede Korkut Parkı’nda her akşam binlerce hemşehrimizle aynı sofraya oturuyor, hem de hanelerinde misafir oluyoruz. Ramazan’ın bereketini ve kardeşliğini hep birlikte yaşıyoruz. Bizim için o sofralar sadece yemek yenilen yerler değil; Eskişehir’in her sokağından gelen vatandaşımızın derdini dinlediğimiz, taleplerini not ettiğimiz birer gönül köprüsüdür. Ancak biz sahada vatandaşın gerçek gündemiyle hemhal olurken, üzülerek görüyoruz ki; şehrimizi yönetenlerin gündemi ile vatandaşın gündemi arasında koca bir uçurum var. Eskişehir trafiği artık bir çile haline gelmiş, vatandaşımız yollarda ömür tüketir duruma düşürülmüştür. Peki CHP’li belediyeler ne yapıyor? Şehrin trafiğini, altyapısını, kronikleşmiş sorunlarını çözmek yerine; adına “Arabasız Pazar” dedikleri bir projeyle vatandaşın karşısına çıkıyorlar. Caddelere diktikleri yüzlerce duba yetmediği gibi üzerine bir de caddeleri trafiğe kapatma furyasını çıkarttılar. Vatandaşın trafik çilesinden sıtkı sıyrılmışken, çözüm üretmek yerine, "pazar günü araba kullanmayın" diyerek vizyonculuk oynamak Eskişehir’e haksızlıktır. Bu, sorunu çözmek değil, sorun yokmuş gibi yapmaktır! Diğer taraftan şehrin kıymetli noktalarında, katsız ve sadece 40 araçlık toprak zeminlere beton döküp tabela asarak otoparkçılık oynuyorlar! Kamu kaynağını plansız ve verimsiz işlerle çarçur ediyorlar. İşte bizim 'mış gibi belediyecilik' dediğimiz tam da budur: Sorunu çözmüyorlar, sadece çözüyormuş gibi görünüyorlar! Değerli Hemşehrilerim, Bu “mış gibi belediyecilik” örneklerini uzun zamandır anlatıyorum. Bakınız; mesafeye göre Türkiye’nin en pahalı ulaşımı Eskişehir’de, suya her ay otomatik zam geliyor. Daha da vahimi; sözde sosyal belediyecilik anlayışlarıyla, yardımlaşmanın ve dayanışmanın zirve yaptığı Ramazan ayında; ulaşımdan, suya, övündükleri Kent Lokantalarına kadar zam yaptılar. Sonra da çıkıp sanki büyük bir lütufmuş gibi, ayın 26’sında "incik boncuğa" indirim yaptık diyerek müjde veriyorlar. Akıl alır gibi değil. Vatandaşa suyu, ulaşımı pahalıya sunup, kent lokantalarındaki yemeğe Ramazan’ın hemen öncesi zam yapıp; ayın bir günü sembolik indirimlerle göz boyayamazsınız. Eskişehirli hemşehrilerimiz bu samimiyetsizliğini görmektedir. Biz AK Parti olarak, gerçek hizmetin reklamla değil, icraatla olduğunu anlatmaya devam edeceğiz. Gerçek hizmet, reklamla değil, somut icraatla olur. Algı belediyeciliği ile günü kurtarma derdinde olanlara inat, biz Eskişehir’imizin geleceğini inşa etmeye, şehrimize kalıcı eserler bırakmayı sürdüreceğiz. Kıymetli Kardeşlerim, Son 23 yılda Eskişehir’imize kazandırdığımız toplam yatırım tutarı 380,2 Milyar TL’yi aşmış durumdadır. Bu rakam, sadece bir istatistik değil; şehrimizin her bir köşesine dokunan, hemşehrilerimizin hayat standartlarını yükselten bir vizyonun sonucudur. Geçtiğimiz gün DSİ Genel Müdürümüz Mehmet Akif Balta’nın da duyurduğu üzere özellikle tarım ve su yönetimi alanında Eskişehir’in çehresini değiştirdik. 33,8 Milyar Lira değerindeki DSİ yatırımlarımızla, toprağımıza bereket, çiftçimize kazanç olduk. Tekrar hatırlatmakta fayda var: • 12 Adet Baraj ve 10 Adet Gölet ile suyun gücünü kontrol altına aldık. • 98 Adet Sulama Tesisi ile modern tarımı yaygınlaştırdık. • 4 Adet Yeraltı Depolaması ve 14 Adet Arazi Toplulaştırma Projesi ile verimliliği artırdık. • 1 Adet HES ve 33 Adet Taşkın Kontrol Tesisi ile hem enerji ürettik hem de şehrimizi doğa olaylarına karşı korunaklı hale getirdik. Bu tesisler sadece birer beton yapı değil; Eskişehir’in yarınları, soframızın bereketi ve çiftçimizin emeğinin teminatıdır. Değerli Yol Arkadaşlarım, Geçtiğimiz hafta bildiğiniz üzere Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu’nu şehrimizde ağırladık ve Mihalgazi Belediye Başkanımız Zeynep Güneş’i ziyaret ettik. Çok şükür Mihalgazi ilçemizden müjdelerle döndük. Bakanımızın söylediği gibi Mihalgazi yolumuz inşallah 2027 yılında bitiyor. Alpu ve Seyitgazi yollarında ise çalışmalar ivmelendi. Hızlıca o yollarımız da inşallah tamamlanacak. Geçtiğimiz yıl çalışmalara başlanan Eskişehir OSB – Hasanbey Lojistik Merkezi Demiryolu Bağlantı yolu da tamamlanmak üzere. Şehrimizi limanlara bağlama hususunda 50 yıllık bir hayaldi. Maşallah çalışmalar sıkıntısız ilerliyor. Ayrıca şunu da belirtmekte fayda var, Kuzey Çevreyolu’nda sona yaklaşmış durumdayız. Milletvekillerimizle birlikte Ulaştırma Bakanımızla defalarca bu konuyu görüştük. Şu an bir sıkıntı görünmüyor. İhaleye çıkılması eli kulağında diyebiliriz. İhale sürecinin ardından yaklaşık 2 buçuk yıl içinde çevre yolunun tamamlanması planlanıyor. Bunu da duyurmuş olalım. Öte yandan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın 24 yıllık süreçte Eskişehir’e sağladığı 124,9 Milyar TL’lik dev yatırımı kalem kalem inceleyecek olursak: • Karayolunda: 38,6 Milyar TL • Demiryolunda: 83 Milyar TL • Havayolunda: 1,1 Milyar TL • Haberleşmede ise : 1,4 Milyar TL yatırım yapıldı. Eskişehir’i demir ağlarla ören, karayollarında güvenliği ve konforu sağlayan bu yatırımlar, şehrimizin ekonomik hayatını diri tutmaktadır. Buradan tüm hemşehrilerime bir müjdeyi daha paylaşmak istiyorum. Çifteler Sakaryabaşı, iş bilmez yerel yönetim anlayışının ve CHP’li belediyeciliğin yaptığı yanlış hamleler sonucu maalesef eski ihtişamını kaybetmişti. Alanı gezdiğimizde içimizi acıtır bir haldeydi. Ancak biz duruma Sakaryabaşı siyaset üstü meseledir diyerek sessiz kalmadık. DSİ’nin müdahalesiyle Sakaryabaşı’nı bu atıl görüntüden kurtarıyoruz. Nasipse 1 aya kadar alanı ziyaret edecek ve Sakaryabaşı’nın eski hali kadar güzel ve halkımıza yakışır bir çehreye büründüğünü hep birlikte göreceğiz. Gördüğünüz gibi, bizim Eskişehir için ortaya koyduğumuz vizyonun sınırlarına, CHP zihniyetinin hayalleri bile yetişemez! Biz bu şehrin 50 yılını, 100 yılını planlarken; karşımızda hâlâ belediyeciliği sadece 'reklam' ve 'algı yönetimi' sanan bir ciddiyetsizlik var. Buradan açıkça ifade ediyorum: CHP’li yerel yönetimler, bu şehri bir 'oyalama merkezi' haline getirmekten vazgeçmelidir. Şehri yönetmek; çiçekle, böcekle, ya da sosyal medyada PR çalışmalarıyla olmaz. Şehir yönetmek dertlenme ister, liyakat ister, en önemlisi de ciddiyet ister! Eskişehirli hemşehrilerimizin vaktini boş işlerle çalmayı, beceriksizliğinizi mazeretlerin arkasına gizlemeyi bırakın. Eskişehir’in kaybedecek tek bir dakikası bile yoktur. Vatandaşın aklıyla alay etmeyi bırakıp işinizi yapın. Kıymetli Dava Arkadaşlarım, Bizler, hep birlikte Eskişehir’e olan sevdamızdan asla vazgeçmeyecek, şehrimiz için çalışmayı sürdüreceğiz. Her zaman söylediğimiz gibi… Durmak yok, şehrimiz için üretmeye ve hizmet etmeye devam! Sayın Genel Başkan Yardımcım, Eskişehir teşkilatı olarak bizler; bir ve beraberiz. Sizin tecrübelerinizden aldığımız ilhamla, bu "mış gibi" yapanlara karşı gerçek belediyeciliği, AK Parti’nin hizmet vizyonunu anlatmaya devam edeceğiz. Bu akşam burada ortaya koyduğumuz ortak irade, Eskişehir’in geleceği için en büyük teminatımızdır. Konuşmama son verirken, bir heyecanımızı da paylaşmak istiyorum. Bugün günlerden 26 Şubat... Milletimizin umudu, mazlumların gür sesi, bu kutlu davanın mimarı, Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum günü. Rabbim, ömrünü bereketli, yolunu her daim açık eylesin. Bizler, onun çizdiği bu yolda, Eskişehir’den en güçlü desteği vermeye, gece gündüz çalışmaya söz veriyoruz! Katılımlarınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, Danışma Meclisimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun."

Tarımda Suyun Etkin Kullanımı ve Kuraklığa Dayanıklı Ürün Deseni Anlatıldı Haber

Tarımda Suyun Etkin Kullanımı ve Kuraklığa Dayanıklı Ürün Deseni Anlatıldı

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Tepebaşı ve Odunpazarı ilçeleri ile mahalleleri kapsamında “Tarımda Suyun Etkin Kullanımı ve Kuraklığa Dayanıklı Ürün Deseni Çiftçi Eğitim Toplantısı” gerçekleştirildi. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, Ziraat Odaları, çeşitli meslek odaları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda üreticinin katılımıyla yapılan toplantının açılışında konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Çil; Eskişehir genelinde son 10 yılda iklim değişikliğinin etkisiyle su seviyelerinde yaşanan belirgin düşüşe dikkat çekerek; uygun bitki deseninin belirlenmesinin önemi, su tüketimi yüksek olan mısır üretiminden kademeli olarak uzaklaşılması gerekliliği, suyun israf edilmemesi, tarımsal üretim başta olmak üzere yaşamın her alanında su tasarrufunun sağlanması ve yağmur suyu hasadının yaygınlaştırılması konularında değerlendirmelerde bulundu. Eğitim kapsamında; suyun etkin kullanımı, toprak işleme yöntemlerinin toprağın yapısı ve su tutma kapasitesi üzerindeki etkileri, farklı toprak koşullarına yönelik simülasyon gösterimleri ile susuzluğa toleranslı bitki desenleri hakkında teknik bilgiler paylaşıldı. Sunumlar, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nden konu uzmanı teknik personeller tarafından gerçekleştirilirken bu eğitimle, üreticilerin bilinçli su kullanımı, doğru toprak yönetimi ve iklim koşullarına uyumlu üretim modelleri konusunda farkındalıklarının artırılması hedeflendi.

25 Yıllık İktidarın Eskişehir’e Revası: Yatırım Değil, Bilinçli İhmal! Haber

25 Yıllık İktidarın Eskişehir’e Revası: Yatırım Değil, Bilinçli İhmal!

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı’na ve Eskişehir'in yatırım programlarına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Milletvekili Arslan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''2026 Yılı Kamu Yatırım Programı, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ancak açıklanan program, 25 yıldır tek başına ülkeyi yöneten iktidarın Eskişehir’e bakışını bir kez daha tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Yıllardır AKP’li bakanlar, milletvekilleri, parti yöneticileri ve sözcüler tarafından “çözüyoruz, çözeceğiz” denilerek geçiştirilen Eskişehir’in kronik sorunları, 2026 yatırım programında da yok sayıldı. Ortaya çıkan tablo artık teknik bir eksiklik değil; bilinçli bir tercihi ve siyasi bir tutumu işaret etmektedir. Eskişehir’e Yatırım Yok, Oyalama Var 25 yıldır ülkeyi tek başına yöneten bir iktidarın, Eskişehir’in temel altyapı, ulaşım, su, afet ve sağlık ihtiyaçlarını hâlâ “öncelik” olarak görmemesi kabul edilebilir değildir. Bu durum, kaynak yetersizliğiyle değil; iktidarın Eskişehir’e şaşı bakması, kenti adeta cezalandıran bir anlayışla hareket etmesiyle açıklanabilir. 2026 Kamu Yatırım Programı’nda; • Çevre Yolu, • Gemlik Limanı Demiryolu Bağlantısı, • Sakarıbaşı İçme ve Kullanma Suyu, • Kamu binalarının güçlendirilmesi, • Afet riskli alanlar ve kentin depreme dirençli hale getirilmesi, • NTE’ye ilişkin projeler, Eskişehir için tek bir satırla bile yer almamıştır. Bu tablo, Eskişehir’in göz göre göre kaderine terk edildiğini göstermektedir. Yollar Bitmiyor Çünkü Bitirilmek İstenmiyor Yıllardır yapımı sürüncemede bırakılan Eskişehir’in ilçe bağlantı yolları, bu iktidarın kente yönelik yaklaşımının en somut göstergesine dönüşmüştür. Uzun yıllardır yatırım programında bulunan yollar için ayrılan ödenekler, projeleri bitirmeyi değil; sadece kağıt üzerinde yaşatmayı hedeflemektedir. Somut tablo nettir: • 2017 yılında, yani 9 yıl önce yatırım programına alınan, toplam proje tutarı 2 milyar 554 milyon TL olan 85 km’lik Eskişehir–Alpu–Mihalıççık Yolu için 2026 yılında ayrılan ödenek, toplam proje bedelinin yalnızca %11,75’i düzeyindedir. Bu oran, yolun bitirilmesini değil, yıllarca sürüncemede bırakılmasını garanti etmektedir. • 2019 yılında, yani 7 yıl önce yatırım programına giren, toplam proje tutarı 1 milyar 395 milyon TL olan 31 km’lik Eskişehir–Sakarıılıca–Mihalgazi Yolu için ayrılan %14,34’lük ödenek, projenin tamamlanmasına değil, idare edilmesine yöneliktir. • 2020 yılında, yani 6 yıl önce yatırım programına alınan, toplam proje tutarı 1 milyar 617 milyon TL olan 42 km’lik Eskişehir–Sarıcakaya–Nallıhan Yolu için ayrılan %12,37’lik pay, bu yolun 2026 yılında da bitmeyeceğini açıkça göstermektedir. • 2022 yılında yatırım programına alınan ve kamuoyunda “ölüm yolu” olarak anılan, toplam proje tutarı 7 milyar 737 milyon TL olan Eskişehir–Seyitgazi–Kırka Yolu için ayrılan ödenek ise proje bedelinin sadece %4,85’idir. Bu oran, insan hayatının dahi bu iktidarın yatırım öncelikleri arasında yer almadığını açıkça ortaya koymaktadır. Üstelik bu dört yolun tamamında proje maliyetleri 2025 yılına göre %32 oranında artırılmış, ancak bitirmeye yetecek tek bir irade ortaya konulmamıştır. Ayrılan ödenekler; çözüm için değil, sorumluluktan kaçmak ve kamuoyunu oyalamak için belirlenmiştir. Hastane Güçlendirmesi de yine Göstermelik Depreme dayanıksız olduğu raporlarla ortaya konulan ESOGÜ Tıp Fakültesi Hastanesi için ayrılan ödenek de tam anlamıyla göstermeliktir. Proje maliyeti 600 milyon TL’ye çıkarılmasına rağmen, 2026 yılı için ayrılan 60 milyon TL, yalnızca “yapıyoruz” demek için konulmuş bir rakamdır. Yeni hastane binası vaadi ise yatırım programında hiç yoktur. Söz vardır, proje yoktur. Platformlar, Lobiler, Masallar… Gerçek Değişmiyor Tüm bu tabloya rağmen, Eskişehir’de AKP İl Başkanının çağrısıyla oluşturulan ve “Eskişehir’e hizmet için lobi” olarak sunulan platformların hiçbir karşılığının olmadığı da bu yatırım programıyla bir kez daha ortaya çıkmıştır. Sorun; • Platform eksikliği değildir, • Lobi yetersizliği değildir, • Masada kimin olup olmadığı değildir. Sorun, 25 yıldır ülkeyi yöneten bu iktidarın Eskişehir’e kaynak aktarmamakta ısrar etmesidir. Sorun, Eskişehir’in siyasi tercihlerinden dolayı bilinçli biçimde ötelenmesi ve cezalandırılmaya çalışılmasıdır. Bu yatırım programı bir kez daha göstermiştir ki; Eskişehir’in sorunları Ankara’da değil, bu iktidarla çözülememektedir. Eskişehir Bunu Hak Etmiyor Üreten, çalışan, vergisini ödeyen, sanayisiyle, tarımıyla, üniversiteleriyle Türkiye’ye değer katan Eskişehir’in; 25 yıllık tek parti iktidarı tarafından yok sayılmayı, ötelenmeyi ve cezalandırılmayı hak etmediği açıktır. Eskişehir, oyalama siyasetine değil; hak ettiği yatırımlara, adil paylaşıma ve eşit muameleye layıktır.''

Eskişehir’in İçme Suyu Projesi 4 Yıldır Kâğıt Üzerinde Haber

Eskişehir’in İçme Suyu Projesi 4 Yıldır Kâğıt Üzerinde

Eskişehir’in içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla 2021 yılında imzalanan “Sakarbaşı kaynaklarından içme suyu temini” protokolünde, aradan geçen 4 yılı aşkın süreye rağmen somut bir ilerleme sağlanamadığı ortaya çıktı. CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan’ın aynı konuya ilişkin iki ayrı yazılı soru önergesine, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen iki farklı resmi cevap, projedeki belirsizliği ve sürecin sürekli ötelenmesini gözler önüne serdi. Bu süreçte Eskişehir, artan kuraklık ve Porsuk Barajı’ndaki su kaybı nedeniyle ciddi bir içme suyu riskiyle karşı karşıya bulunuyor. 2024’te “Bitecek” Denildi, 2025’te Hâlâ “Hedefleniyor” Arslan’ın 08 Mayıs 2024 tarihli yazılı soru önergesine, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 04 Haziran 2024’te verilen yanıtta; Planlama raporunun 2024 yılı sonuna kadar tamamlanacağı, Planlama raporu sonrasında ihale sürecine geçileceği, Projenin yatırım maliyetinin yaklaşık 14 milyar TL olduğu ifade edildi. Ancak aradan bir yıl geçmesine rağmen projede herhangi bir somut gelişme yaşanmadı. Aynı Konu, Aynı Proje, Bu Kez Daha Belirsiz Bir Cevap Bunun üzerine Arslan, 27 Mayıs 2025’te aynı konuyu yeniden TBMM gündemine taşıdı. Bu soru önergesine 04 Kasım 2025’te verilen Bakanlık cevabında ise bu kez: Planlama raporunun 2025 yılı sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiği, Projenin 2026 yılında ihale edilmesinin planlandığı, Daha önce açıklanan yatırım maliyetinin ise henüz kesinleşmediği belirtildi. Resmi Cevaplar Arasındaki Çelişki Dikkat Çekti İki resmi Bakanlık cevabı birlikte değerlendirildiğinde; “2024’te tamamlanacak” denilen planlama raporunun, bir yıl sonra hâlâ “tamamlanması hedeflenen” bir çalışma olarak anılması, İhale sürecinin bir yıl içinde 2026’ya ötelenmesi, 14 milyar TL olarak açıklanan maliyetin belirsizliğe dönüşmesi, projenin fiilen ilerlemediğini ortaya koydu. Kuraklık Riski Artarken Proje Yerinde Sayıyor Öte yandan Eskişehir, son yıllarda artan kuraklık tehdidiyle karşı karşıya. Kentin tek ana içme suyu kaynağı olan Porsuk Barajı’nda su seviyesinin ciddi oranda düştüğü, uzmanlar ve resmi veriler tarafından da dile getiriliyor. Buna rağmen, alternatif su kaynağı olarak gösterilen Sakarbaşı projesinde, imzalı protokol ve yıllardır verilen sözlere karşın sahada herhangi bir yapım sürecine geçilmediği görülüyor. Belgeler Basınla Paylaşıldı CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, her iki yazılı soru önergesi ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen yanıtları basın ve kamuoyunun incelemesine sundu. Arslan, sürecin Eskişehir’in su güvenliği açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti.

Burdur Gölü Eylem Planı Açıklandı Haber

Burdur Gölü Eylem Planı Açıklandı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Burdur Gölü için hazırlanan eylem planını açıklayarak, 5 yılda yaklaşık 6 milyar liralık yatırım yapmayı planladıklarını ve bu yatırımla yıllık 50 milyon metreküplük suyu su havzasına kazandıracaklarını ifade etti. Çeşitli inceleme ve ziyaretlerde bulunmak üzere Burdur'a giden Bakan Yumaklı, Burdur Gölü Eylem Planı'na ilişkin açıklamalarda bulundu. İklim değişikliği nedeniyle göllerin kurumaya yüz tutar hale geldiğini ve bunda son 25 yıldır sıcaklıkların normalin üzerinde seyretmesinin etkin rol oynadığını söyleyen Yumaklı, artan sıcaklıkların, azalan yağışların kuraklığı da beraberinde getirdiğini dile getirerek, göllerin bu durumdan olumsuz etkilendiğini kaydetti. Ulusal Su Kurulu'nda göllerle ilgili bir eylem planı oluşturulması yönünde karar aldıklarını anlatan Yumaklı, bu kararlar doğrultusunda Eğirdir, Beyşehir, Akşehir, Eber, Bafa, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca gölleri için eylem planları hazırladıklarını bildirdi. İlk olarak geçen aylarda Eğirdir Gölü için eylem planını açıkladıklarını anımsatan Yumaklı, plan kapsamında çalışmalara başladıklarını belirtti. Burdur Gölü'nün de hem uluslararası Ramsar alanı hem de ulusal ölçekte birinci derece doğal sit alanı olmasıyla ekolojik açıdan son derece önemli olduğunu vurgulayan Yumaklı, şunları söyledi: "Nesli tehlike altında olan ya da burayı yuva edinmiş birçok kuş türüne de ev sahipliği ediyor. Ülkemizin yedinci büyük gölü, kapalı havza dolayısıyla dışa akışı olmadığı için yoğun bir şekilde buharlaşmanın etkisiyle karşı karşıya kalmış durumda. Burdur Gölü havzasıyla ilgili birkaç bilgi vermek isterim. Uzun yıllar yağış ortalaması 484 milimetre iken son 10 yılın 8'inde bu değerin altında kaldı. Bu yılın ilk 11 ayında da maalesef bu rakam 304 milimetre oldu. 1980-2000 yıllarında bu havzada ortalama sıcaklık 12,4 santigrat dereceyken, bu yıl 14,2 santigrat dereceye ulaşmış durumda." Bakan Yumaklı, Burdur Gölü'nün 1970'teki su seviyesinin 857 metre olduğu, şu anda ise 21 metre azalarak 836 metreye indiğini bildirdi. 5 YILDA YAKLAŞIK 6 MİLYAR LİRALIK YATIRIM Yüz ölçümünün de yarıdan fazla azaldığını söyleyen Yumaklı, "Son derece önemli bir kritik eşiğe geldi. Bu gölün ortalama yıllık 179 milyon metreküp su kaybettiğini ve bunun da yüzde 78'inin buharlaşmadan kaynaklandığını söylemek istiyorum. Yağışlar ve depolamalarla birlikte, göle giren su miktarı ise 112 milyon metreküp." diye konuştu. Hazırladıkları eylem planının giren ve azalan su miktarı arasındaki farkın kapatılmasına dönük olacağını belirten Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buraya 5 yılda yaklaşık 6 milyar liralık yatırım yapmayı planlıyoruz. Bu yatırımla yıllık 50 milyon metreküplük suyu su havzamıza inşallah kazandırmış olacağız. Eylem uygulamaları yaygınlaştıkça su kazanımlarımızın da artmasını bekliyoruz. Meteorolojik şartların da iyileşmesiyle inşallah sonunda istediğimiz bir netice almış olacağız." Eylem planını 35 alt tedbirden oluşan 3 ana başlıkta uygulayacaklarını aktaran Yumaklı, ilk olarak havzada ekosistem temelli entegre su yönetimi başlığı altında, tarımsal su kullanım yönetimi, ilave ve alternatif su kaynaklarına yönelik çalışmalar, su kullanımlarının kontrolü, izleme ve denetimi, su kalitesine yönelik çalışmalar bulunduğunu kaydetti. Suyun etkin ve verimli kullanılması başlığı altında da sulama tesislerinin yenilenmesi, bazı proje yatırımlarının ertelenmesi, su verimliliği çalışmaları, eğitim ve farkındalık çalışmalarının yer aldığını dile getiren Bakan Yumaklı, üçüncü başlık doğal kaynakların korunmasıyla da doğa temelli yaklaşımlarla halk sağlığını olumsuz etkileyen tozmanın azaltılması çalışmalarını yapacaklarını ifade etti. SU KANUNU ÇALIŞMALARI Daha az su kullanımı için tarla içi modern sulama sistemlerine geçişin yapılması gerektiğinin altını çizen Bakan Yumaklı, bölgede basınçlı sulama sistemlerini kullanan çiftçilere de teşekkür etti. Türkiye'de bir de su kanunuyla ilgili çalışmalarının olduğunu anlatan Yumaklı, şunları kaydetti: "Çalışmada sona gelmiş durumdayız. Bununla ilgili bütün Türkiye'de vahşi sulama uygulamalarının artık sona erdirilmesiyle ilgili, modern sulama ve basınçlı sulama sistemlerinin zorunlu hale getirilmesiyle ilgili gerekli düzenlemeler de bu kanun içerisinde yer almış olacak. Bunu da buradan duyurmak istiyorum. Bakanlığımız malumunuz hem Ziraat Bankası hem de diğer uygulamalarla çiftçilerimize modern ve basınçlı sulama sistemlerine ilişkin hibe ve destek programları uyguluyor. Bunu söylemenin, tekrar etmenin de önemli olduğunu düşünüyorum. Özellikle suyun kullanımında, tarımsal sulamanın yüzde 77, yüzde 80 civarına geldiğini de düşünürsek bundan sonra da her bir damlası hayati bir öneme haiz olacak olan suyun bu anlamda korunması bizim için önemli. Bunun için de her türlü yasal düzenlemeyi yapmış olacağız. Bugün burada sadece bir gölü değil ekosistemimizi, geleceğimizi ve üretim gücümüzü korumak anlamında bir adım attığımızı buradan paylaşıyorum." Bakan Yumaklı, suyun verimli kullanılması yönünde herkese çağrıda bulundu. Eylem planına da katkıda bulunan herkese teşekkür eden Yumaklı, planın hem Burdur hem yöre hem ülke için hayırlı olmasını diledi.

ESKİ Özür Diledi Haber

ESKİ Özür Diledi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) Genel Müdürlüğü, 18-20 Aralık 2025 tarihlerinde yaşanan onarım süreci ve buna bağlı su kesintisi ile ilgili bir basın açıklaması yaptı. ESKİ Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "ESKİ Genel Müdürlüğü’nün Odunpazarı ve Tepebaşı’nın merkezini besleyen Ömür Mevkii’nde bulunan temiz su arıtma tesisinde 18.12.2025 Perşembe günü saat 22.30 itibariyle vardiya ekipleri tarafından suyun yüzeye çıkması ile birlikte arıza olduğu tespit edilmiştir. Yapılan incelemelerde arızanın Tepebaşı ilçesinin bir bölümünü besleyen D4 deposu adıyla adlandırılan su deposunun 800’lük (80 cm çaplı) basma hattı çelik borusunda olduğu tespit edilmiştir. Aynı gün ilgili birimler koordine edilerek kazı çalışmalarına başlanılmıştır. Kazı çalışmaları tamamlandığında arızanın 800’lük hattın üzerinde iki borunun birleşme noktasındaki flanş olarak adlandırılan malzemeden kaynaklandığı görülmüştür. Onarım çalışmasına bağlı olarak öngörülen su kesintisi süresi hesaplanarak kamuoyu ile paylaşılmıştır. Malzemelerin hazır edilmesi ile birlikte 19 Aralık Cuma akşamı saat 22.00 itibariyle arıza onarım çalışmasına başlanmıştır. Müdahale edilecek çelik borudaki suyun boşaltılma çalışmaları tamamlandıktan sonra arızalı kısım kesilerek borudan çıkarılmıştır. Ancak, bu sorunlu parça çıkarıldıktan sonra borunun ilk montaj aşamasında birleştirmeden kaynaklı 6-7 santim eksen kayıklığı olduğu durumuyla karşılaşılmıştır. Ortaya çıkan bu yeni durum da işin tamamlanma sürecinin uzamasına neden olmuştur. Eksen kayıklığını ortadan kaldırılacak ana aparatın hazırlanmasına yönelik yapılan teknik çalışmadan sonra cumartesi saat 14.00 itibariyle kaynak çalışması ve akabinde montaj çalışmasına başlanmıştır. 20 Aralık Cumartesi günü saat 20.30 itibariyle çalışmalar tamamlanmış olup D4 deposuna su basımı gerçekleştirilmiştir. Boru hatlarının uzunluğu ve topoğrafik kot farklılıklarına bağlı olarak suyun gerekli basınca gelme süresi bazı bölgelerde 21 Aralık Pazar günü sabah, bazı bölgelerde ise akşam saatlerini bulmuştur. Bu süreçte günlük yaşamı doğrudan etkileyen bir mağduriyete yol açtığımız ve sürece ilişkin iletişimde gerekli etkinliği sağlayamadığımız için tüm hemşehrilerimizden özür dileriz."

ASKİ Kuraklıkla Mücadeleye Hız Kesmeden Devam Ediyor Haber

ASKİ Kuraklıkla Mücadeleye Hız Kesmeden Devam Ediyor

Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Genel Müdürlüğü, küresel ısınmanın etkisiyle artan kuraklık riskine karşı Başkent’in içme suyu güvenliğini korumak amacıyla önemli projeleri hayata geçirmeye devam ediyor. Bu kapsamda; Çamlıdere Barajı’nın su alma yapısı altında kalan, ölü hacimli olarak ifade edilen kısmın cazibeyle kanala aktarılması için çalışma yapılıyor. Suyun cazibeyle kanala aktarılması için yüzer platformların yardımıyla dikey milli pompalarla su alttan alınarak barajın üst kısmında bulunan su alma yapısının içerisine boşaltılıyor ve bu işlem sayesinde Başkent’e su ulaşıyor. AKÇAY: “ANKARA İÇİN ÖNEMLİ BİR REZERV” ASKİ Genel Müdürü Memduh Aslan Akçay, Çamlıdere Barajı’nda su alma yapısının altında kalan suyun Ankara için kritik bir rezerv oluğunu vurgulayarak şu bilgileri paylaştı: “Çamlıdere Barajı'nda yaklaşık 400-500 milyon metreküp su olduğunda bunun yüzde 20’si hatta daha fazlası da bu ölü hacim dediğimiz, aslında su alma yapısının altında kalan kısım. Burada herhangi bir sorun yok. Sadece suyu kendi cazibesiyle kanala aktaramıyoruz. Onu aktarabilmek için de bir sistem kurulması gerekiyor. Bu sistemde bu sol tarafımda gördüğümüz yüzer platformlar vasıtasıyla dikey milli pompalarla suyu alttan alıyoruz ve yukarıdaki su alma yapısının içerisine boşaltıyoruz. Oradan da tünele girip Ankara'ya su geliyor. Burada yaklaşık olarak dediğim gibi 110 milyon metreküp civarında bir rezerv var. Bu rezerv Ankara için önemli bir rezerv. Özellikle kurak dönemlerde başvurulan rezervlerden bir tanesi.” “KESİKKÖPRÜ'DEN ALDIĞIMIZ SU MİKTARINI 200 BİN METREKÜP ARTIRDIK” Başkent’in kuraklıktan dolayı en fazla yağış alması gereken dönemde yeterli yağışı almamasından ve oluşan patlamalardan dolayı barajlardaki su miktarını korumak için gerekli önemlerin alındığı söyleyen Akçay, “Ankara'nın en fazla yağış aldığı dönem biliyorsunuz Ocak-Haziran arasındaki dönem. O dönem yaklaşık olarak Aralık ayında da 480 milyon metreküp su var barajlarda. Ne yaparsınız, “E bekleyelim yağışlar gelsin, hiçbir şey yapmamıza gerek yok.” Biz öyle yapmadık. Bir şeyler yapmamız gerektiğini fark ettik ve ilk olarak Kesikköprü'den aldığımız su miktarını 200 bin metreküp artırdık. Yani barajlarda 480 milyon metreküp su varken maksimum rakamlara yakın bir yerde dolaşırken dahi biz bir şeylerin yanlış gittiğini fark ettik ve ASKİ olarak ve Büyükşehir olarak dedik ki hemen önlem alalım, en azından barajlardaki suyu koruyalım ne olur ne olmaz. Ve Ocak ayında elektrik faturamızın yükselmesi pahasına 200 bin metreküp günde aldığımız suyu Kesikköprü'den artırdık. Biz en azından o önlemle birlikte yaklaşık 20-30 milyon metreküp suyu barajlarımızda tutmayı başardık” dedi. “BASINÇ KONTROLÜ İLE KAYIP KAÇAĞI AZALTARAK SUYU KORUYORUZ” Başkent’in suyunu koruma önemleri kapmasında basınç kontrolü çalışmaları yapıldığını da belirten Akçay, bu işlemin özellikle suyun en az tüketildiği saatlerde yapıldığı belirterek uygulama ilgili şu bilgileri verdi: “Fiziki kayıp kaçağı düşürebilmek Ankara'daki kayıp kaçağı oranını azaltabilmek için özellikle gecede en az su tüketilen saatlerde basınç uygulaması yapmak suretiyle kayıp kaçağı azaltıyoruz. Ondan sonra sisteme tekrar aynı miktarda suyu vererek debiye aynı yere getirerek sistemin herhangi bir şekilde gündüz vakitlerinde etkilenmemesini sağlıyoruz. Bu da Ankara'nın suyunu gece saatlerinde kaybetme durumunu ortadan kaldırıyor. Yani bir anlamda kayıp kaçağı azaltarak suyu koruyoruz. Yaptığımız şey bu. Ankara genelinde bunu uyguluyoruz ve çok iyi sonuçlar alıyoruz. Mesela su gitmeyen yerlere şu anda çok daha fazla su gitmeye başladı. Bu şekliyle sağladığımız, koruduğumuz sudan çok daha az suyla çok daha geniş alanları kontrol etmeye başladık.” Bu önlemlerin yanı sıra kademe uygulamasını başlatarak vatandaşların suyu israf etme oranında azalma olduğunu söyleyen Akçay, vatandaşların da gerekli önemleri almalarını ve su kullanımında dikkatli davranılması hususuna değinerek şunları söyledi: “Kademe uygulamasını başlattıktan sonra hep sorulan soru şu; ‘Bu kademe uygulamasından bir fayda sağlandı mı?’ Evet sağlandı. Genel olarak yüksek fatura gelenlerin hepsinin baktığınızda tüketimi çok yüksek. 15 metre küpün, 30 metre küpün, 50 metre küpün üstünde ayda. Vatandaş şikâyet ediyor, diyor ki ‘Niye bu kadar fatura geldi?’ Aslında doğru soru bu değil. ‘Niye bu kadar su tüketiyorsun?’ sorusu, asıl soru bu. Yani bu soruyu soran vatandaşlarımızdan biz neyi bekliyoruz? Su tüketimlerini normal seviyelere indirmelerini bekliyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.