SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sosyal Politikalar

Porsuk Haber Ajansı - Sosyal Politikalar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Politikalar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dev Emekli-Sen: "Sadaka Değil, Hakkımızı İstiyoruz!" Haber

Dev Emekli-Sen: "Sadaka Değil, Hakkımızı İstiyoruz!"

Devrimci Emekliler Sendikası (Dev Emekli-Sen), Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı basın açıklamaları düzenleyerek derinleşen ekonomik krize, eriyen maaşlara ve emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntılarına karşı meydanlara indi. ​Eskişehir SGK İl Müdürlüğü önünde gerçekleştirilen ortak basın açıklamasını, Dev Emekli-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hatice Kılıç okudu. Emeklilerin onurlu bir yaşam mücadelesi verdiğini vurgulayan Kılıç, iktidara ve yetkililere sert tepki gösterdi; Devrimci Emekliler Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Hatice Kılıç şu ifadeleri kullandı; “Emeğimizi, onurumuzu çaldırmayacağız. Bizler, bu ülkenin yıllarca alın teri döken, üreten, çalışan ve bugün emekli olan milyonlarıyız. Ömrümüzü fabrikalarda, tarlalarda, iş yerlerinde, kamu kurumlarında, sokaklarda bu ülkenin geleceği için harcadık. Bugün bizlere reva görülen ise insanca bir yaşam değil, her geçen gün biraz daha ağırlaşan yoksulluk, açlık ve güvencesizliktir. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Emeğimizi de onurumuzu da çaldırmayacağız. Yıllarca çalıştık, prim ödedik. Emeklilik hakkımızı bir lütuf olarak değil, alın terimizin karşılığı olarak kazandık. Ancak bugün milyonlarca emekli, aldığı maaşla ayın sonunu getiremiyor; temel gıda maddelerine, kiraya, elektriğe, doğal gaza ve sağlık hizmetlerine ulaşmakta zorlanıyor. Emeklinin sofrasındaki ekmek küçülürken yaşam maliyeti büyüyor. Biz yoksulluğa mahkûm edilmeyi kabul etmiyoruz. Emeklilik, insanın hayatının son döneminde huzur ve güven içinde yaşaması gereken bir dönemdir. Emeklileri çocuklarının yardımına, borca, krediye ve sadakaya muhtaç bırakmak sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz. Biz sadaka istemiyoruz. Biz hakkımızı istiyoruz. Yıllarca ödediğimiz primlerin, döktüğümüz alın terinin karşılığını istiyoruz. İnsan onuruna yaraşır ücret, insanca yaşam koşulları ve adil bir emeklilik sistemi istiyoruz. Emekli maaşlarının gerçek enflasyon karşısında erimesine seyirci kalmayacağız. Seyyanen zam talebimizden vazgeçmeyeceğiz. En düşük emekli aylığının insan onuruna yaraşır seviyeye çıkarılması için mücadele edeceğiz. Sağlık hakkının paralı hâle getirilmesine, katkı ve katılım paylarıyla emeklilerin sağlık hizmetlerine erişiminin zorlaştırılmasına karşı çıkacağız. Emeklinin barınma, beslenme, ulaşım ve sağlık hakkını güvence altına alan sosyal politikalar için mücadele edeceğiz. Çünkü biliyoruz: Hak verilmez, mücadeleyle kazanılır. Bizleri yalnızca seçim dönemlerinde hatırlayan anlayışlara da açıkça söylüyoruz: Emekliler artık susmayacak. Emekliler artık beklemeyecek. Emekliler artık kendi kaderlerini başkalarının insafına bırakmayacak. Bizler örgütlenecek, yan yana gelecek ve hakkımızı birlikte savunacağız. Çünkü bugün emeklinin yaşadığı sorun yalnızca emeklinin sorunu değildir. Bugün emeklinin sofrasındaki ekmeğe uzanan el, yarının çalışanının ve genç kuşakların geleceğine de uzanmaktadır. Emeğe sahip çıkmak, geleceğe sahip çıkmaktır. Emekliye sahip çıkmak, insan onuruna sahip çıkmaktır. Buradan tüm emeklilere çağrımızdır: Yan yana gelelim. Örgütlenelim. Haklarımız için birlikte mücadele edelim. Bizler Devrimci Emekliler Sendikası olarak biliyoruz ki hiçbir hak mücadele edilmeden kalıcı hâle gelmez. Sokaklarda, meydanlarda, iş yerlerinde ve hayatın her alanında hakkımızı savunacağız. Emeğimizi çaldırmayacağız. Onurumuzu çaldırmayacağız. Geleceğimizi çaldırmayacağız. Ve bir kez daha haykırıyoruz: Biz sadaka değil, hakkımızı istiyoruz. Emeğimizi, onurumuzu çaldırmayacağız. Yaşasın emeklilerin örgütlü mücadelesi.” ​Basın açıklaması, tüm emeklilere "Yan yana gelelim, örgütlenelim, haklarımız için birlikte mücadele edelim" çağrısıyla sona erdi.

Türkiye Çocuk İstiyorsa, Önce Aileye Güven Vermelidir Haber

Türkiye Çocuk İstiyorsa, Önce Aileye Güven Vermelidir

​İYİ Parti Kadın ve Aile Politikalarından Sorumli İl Başkan Yardımcısı Leyla Çam, Türkiye’nin giderek düşen doğurganlık hızı ve demografik risklerine dikkat çekerek bir basın açıklaması yaptı. Açıklanan 2025 resmi verilerinin alarm niteliğinde olduğunu belirten Çam, nüfus sorunlarının sadece doğum sayısıyla açıklanamayacağını; temel meselenin aile kurma ve geleceğe güven duyma krizleri olduğunu vurguladı. ​Alarm Veren Demografik Veriler: "Bunlar Birer İstatistik Değil, Geleceğin Uyarısıdır" ​Açıklamasına nüfus meselesinin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını, her rakamın arkasında yaşanan bir hayat ve güven sorunu bulunduğunu belirterek başlayan Leyla Çam, kamuoyu ile paylaşılan 2025 yılı resmi istatistiklerini paylaştı: ​1,42: Türkiye'nin gerileyen toplam doğurganlık hızı. ​895 bin 374: 2025 yılında dünyaya gelen toplam bebek sayısı. ​9 milyon 583 bin: 65 yaş ve üzerindeki vatandaş sayısı (Yaşlı nüfus oranı %11.1, çocuk nüfus oranı ise %20.4). ​76,8 milyon: Mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde yüzyılın sonunda Türkiye nüfusunun gerilemesinin beklenen seviyesi. ​Bu tablonun tek başına doğan çocuk sayısıyla açıklanamayacağını belirten Çam, "Nüfus politikası sadece demografi değildir; ekonomi, sosyal devlet, istihdam ve en önemlisi aile politikasıdır. İnsanlar önce çocuk sahibi olmaya değil, önce bir hayat kurmaya karar verir" dedi. ​"Mesele Çocuk İstememek Değil, Şartların Her Gün Zorlaşmasıdır" ​İnsanların aile kurmayı ve çocuk sahibi olmayı neden ertelediğini sorgulayan Çam, günümüz ekonomik ve sosyal koşullarının aileler üzerinde yarattığı baskıyı şu sözlerle dile getirdi: ​"Bugün aile kurma çağındaki vatandaşlarımızın karşısında yüksek konut maliyetleri, hayat pahalılığı, gelir belirsizliği, çocuk bakım giderleri ve kreş ihtiyacı var. Bütün bunların üzerinde yarına ilişkin ciddi bir güvensizlik yaşanıyor. Artık aileler sadece bugünkü gelirini değil; çocuğunun kreşini, okulunu, üniversitesini, ev sahibi olup olamayacağını hesaplıyor. İkinci çocuğu istemedikleri için değil, sahip oldukları imkânı ilk çocuğun geleceğine ayırabilmek için çocuk sayısını artırmıyorlar." ​İyi bir eğitim, şiddetten uzak güvenli bir çevre ve dijital dünyanın tehditlerinden korunma kaygılarının da aileleri endişelendirdiğini belirten Çam, asıl sorunun çocuk istememek değil, çocukları belirsizlik içinde büyütme korkusu olduğunu ifade etti. ​İktidarın "Aile Yılı" Söylemlerine Sert Eleştiri ​Hükümetin 2025 yılını "Aile Yılı" ilan etmesini ve ardından 2026-2035 dönemini kapsayan "Aile ve Nüfus On Yılı" vizyonunu açıklamasına değinen Leyla Çam, artık sloganların değil sonuçların konuşulması gerektiğini vurguladı ve şu soruları yöneltti: ​Aile kurmak kolaylaştı mı? ​Çocuk yetiştirmenin yükü hafifledi mı? ​Kreş hizmetlerine erişim arttı mı? ​Kadınların hem çalışma hayatında kalmasını hem de anneliği sürdürmesini sağlayacak imkânlar oluştu mu? ​İktidarın görevinin halka sadece "Daha fazla çocuk sahibi olun" demek olmadığını belirten Çam, asıl görevin aile kurmayı kolaylaştıran, çocuk büyütmeyi güvenli kılan güçlü bir devlet politikası uygulamak olduğunun altını çizdi. ​İYİ Parti’den Nüfus Geleceğini Kurtaracak 5 Kritik Çözüm Önerisi ​Yalnızca eksikleri göstermekle kalmayıp çözüm üretmek için siyaset yaptıklarını belirten Leyla Çam, İYİ Parti'nin demografik geleceği güvence altına alacak vizyonunu beş ana başlıkta paylaştı: ​Ekonomik Belirsizliğin Azaltılması: Genç aileler için erişilebilir konut modelleri yaygınlaştırılacak; çocuk sahibi olmayı ekonomik açıdan cezalandıran değil destekleyen bir sistem kurulacak. ​Sosyal Devlet Odaklı Bakım Hizmetleri: Kreş hizmetleri ülke genelinde yaygınlaştırılacak; yaşlı ve engelli bakım yükü yalnızca kadınların omuzlarına bırakılmayacak. ​Çalışan Anne ve Babalara Destek: Esnek çalışma modelleri geliştirilecek, ebeveyn izinleri güçlendirilecek ve hiçbir kadının annelik ile mesleği arasında seçim yapmak zorunda kalmadığı bir çalışma hayatı inşa edilecek. ​Çocuk Güvenliği ve Önleyici Politikalar: Çocukları şiddetten, bağımlılıklardan ve dijital dünyanın risklerinden koruyan güçlü önleyici sosyal politikalar hayata geçirilecek. ​Doğumdan Yaşlılığa Kapsamlı Sosyal Güvence: Nüfus politikası sadece doğumla sınırlı tutulmayacak; bireyin doğumundan yaşlılığına kadar uzanan güvenli bir sosyal ekosistem kurulacak. ​"Türkiye Çocuk İstiyorsa, Önce Aileye Güven Vermelidir" ​Basın açıklamasının sonunda Türkiye’nin önünde iki yol bulunduğunu belirten Leyla Çam, sözlerini şu kararlı mesajla tamamladı: ​"Ya bu tabloyu seyredeceğiz.. Ya da cesur, gerçekçi ve insan odaklı politikalarla Türkiye'nin demografik geleceğini yeniden inşa edeceğiz. Biz ikinci yolu seçiyoruz. Çünkü inanıyoruz ki Türkiye'nin nüfus sorunu çözülebilir. Ama bunun yolu insanlara daha fazla çocuk sahibi olmalarını söylemekten değil, insanların aile kurmaya güven duyacağı şartları oluşturmaktan geçer. Türkiye çocuk istiyorsa, önce aileye güven vermelidir."

Anahtar Parti Eskişehir’den Hamamyolu’nda Anneler Günü Etkinliği Haber

Anahtar Parti Eskişehir’den Hamamyolu’nda Anneler Günü Etkinliği

Anahtar Parti Eskişehir İl Teşkilatı, Anneler Günü’nü Hamamyolu Yediler Parkı’nda düzenlenen anlamlı bir etkinlikle kutladı. İl Başkanı Çağlar Ölce ve Kadın Politikaları Başkanı Meral Öztürk, Eskişehirli annelerle buluşarak onların sorunlarını dinledi ve çiçek takdim etti. ​Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı, Anneler Günü dolayısıyla Hamamyolu’nda vatandaşlarla bir araya geldi. İl Başkanı Çağlar Ölce, İl Kadın, Aile ve Sosyal Politikalar Başkanı Meral Öztürk ve İl Yöneticilerinin katıldığı etkinlikte, annelerin ve genç kadınların toplumdaki yerine vurgu yapıldı. ​"Kadınlarımızın Görüşleri Yol Haritamızdır" ​Hamamyolu Yediler Parkı’nda kurulan stantta vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanan İl Başkanı Çağlar Ölce, annelerin toplumun birleştirici gücü olduğunu ifade etti. ​Meral Öztürk: "Anneler Güçlü Yarınların Anahtarıdır" ​Etkinlikte basın açıklaması yapan İl Kadın, Aile ve Sosyal Politikalar Başkanı Meral Öztürk, anneliğin toplumun temel taşı olduğunu belirtti. Öztürk, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak Hamamyolu Yediler Parkı’nda çok anlamlı bir etkinlikte bir araya geldik. Anneler Günü vesilesiyle Eskişehir’de yaşayan annelerimize ve geleceğin anneleri olacak genç kadınlarımıza çiçek takdim ediyor, onların yanında olduğumuzu hissettirmek istiyoruz. Anneler, toplumun temel taşıdır. Sevginin, fedakârlığın, merhametin ve sabrın en güzel temsilcisidir. Bir evladı yetiştirirken gösterdikleri emek, aslında bir toplumun geleceğini şekillendiren en büyük güçtür. Bu nedenle annelerimizin özverisi ve emeği güçlü yarınlarımızın anahtarıdır. Bizler biliyoruz ki mutlu annelerin yetiştirdiği nesiller, güçlü bir toplumun temelini oluşturacaktır. Bugün burada yalnızca bir Anneler Günü kutlaması gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda annelerimizin sesine kulak veriyoruz. Onların yaşadığı sorunları, beklentilerini ve taleplerini dinliyoruz. Çünkü annelerimizin gündemi, aslında toplumun gerçek gündemidir. Ekonomik sıkıntılardan sosyal yaşama, çocukların eğitiminden aile yapısına kadar birçok konuda annelerimizin söyleyecek sözü olduğuna inanıyoruz. Etkinliğimiz kapsamında annelerimizden, il başkanımıza ve genel başkanımıza iletmek istedikleri mesajları da yazmalarını rica ediyoruz. Vatandaşımızın düşüncesini önemseyen bir anlayışla hareket ediyor, kadınlarımızın ve annelerimizin görüşlerini yol haritamızın en kıymetli parçası olarak görüyoruz. Anneler sadece bir gün hatırlanacak insanlar değildir. Onların emeğini, fedakârlığını ve sevgisini her gün hissetmek ve hissettirmek hepimizin sorumluluğudur. Özellikle hayatın yükünü büyük bir sabırla omuzlayan annelerimizin daha huzurlu, daha güvenli ve daha mutlu bir yaşam sürmesi için çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle başta şehit annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Günü’nü yürekten kutluyor, sağlık, mutluluk ve huzur diliyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.