SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sosyal Medya

Porsuk Haber Ajansı - Sosyal Medya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Medya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kazım Kurt'u Anlatan Kitap Özgür Özel İle Buluştu Haber

Kazım Kurt'u Anlatan Kitap Özgür Özel İle Buluştu

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt kendi yaşam öyküsünü konu alan ve gazeteci-yazar Arif Anbar tarafından kaleme alınan ‘Kazım Kurt: Bir Halk Adamının Yolculuğu’ kitabını, Özgür Özel’e takdim etti. Gazeteci-yazar Arif Anbar'ın kaleme aldığı ‘Kazım Kurt: Bir Halk Adamının Yolculuğu’, Eskişehir’de gerçekleştirilen program sırasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e takdim edildi. BAŞKAN KURT’TAN PAYLAŞIM Başkan Kurt, sosyal medya hesabından Özgür Özel ile birlikte çekilen fotoğrafı paylaşarak şu ifadeleri kullandı: “Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e, gazeteci-yazar Arif Anbar’ın kaleme aldığı, hayat yolculuğumu anlatan kitabı takdim ettim. Halkın içinden gelen bir yaşamın ve mücadelenin satırlara döküldüğü bu çalışmayı kendisiyle paylaşmak benim için ayrıca anlamlıydı.” BİR HAYAT HİKÂYESİ VE TÜRKİYE’NİN SİYASAL PANORAMASI Şubat 2026’da gazeteci-yazar Arif Anbar imzasıyla Cumhuriyet Kitapları tarafından yayımlanan 248 sayfalık eser, Kazım Kurt’un yaşam öyküsünü merkezine alıyor. Siyasi liderler, biyografi ve nehir söyleşi türünde kaleme alınan kitap, Kurt’un köyden başlayan hayat yolculuğunu siyaset sahnesine uzanan süreciyle birlikte anlatırken, Türkiye’nin çok partili dönemden günümüze uzanan siyasal ve toplumsal dönüşümüne de ışık tutuyor. “Kazım Kurt: Bir Halk Adamının Yolculuğu” adlı kitap, Türkiye genelinde birçok kitapçı ve çevrim içi satış platformunda yer alırken, Eskişehir’de ise İnsancıl Kitabevi ve Adımlar Kitabevi aracılığıyla okurlarla buluşuyor. Kitap, Kazım Kurt’un halk odaklı siyaset anlayışını ve yerel yönetim deneyimlerini anlatması bakımından dikkat çekiyor.

CHP'li Çakırözer: "Gazeteciler Derhal Serbest Kalmalı" Haber

CHP'li Çakırözer: "Gazeteciler Derhal Serbest Kalmalı"

Türkiye’de gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve engellemelere her geçen gün yenileri ekleniyor. Gazeteciler sadece haber yaptıkları için şafak baskınlarıyla gözaltına alınıp zindana konuluyor. Yılın en kısa ayı şubat ayında gazeteciler en az 50 kez hakim karşısında çıkarken, 8 gazeteci gözaltına alındı. Alican Uludağ’ın da aralarında olduğu 5 gazeteci tutuklandı. Neredeyse her yazdığı haber ve paylaşımı nedeniyle hedefe konan Uludağ şubat ayında tutukluluğuna neden olan davaların yanı sıra 2 soruşturma ve dava ile de karşı karşıya kaldı. Gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara tepki gösteren CHP’li Utku Çakırözer, “AKP iktidarında basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkı artık askıda! Türkiye’de basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı alanında yaşadığımız ihlallere her gün yenileri ekleniyor. Tamamen gazetecilik refleksiyle yaptıkları yayınlar, haberler nedeniyle gazeteciler gözaltına alınıyor, tutuklanıyor! Gazetecilere yönelik bu soruşturma ve gözaltılar haber alma hakkımıza ve gazeteciliğe gözdağıdır, saldırıdır! Bu hukuksuz uygulamalara artık son verilmeli; Alican Uludağ, Merdan Yanardağ, Enver Aysever ve daha nice gazeteci derhal serbest bırakılmalıdır! Basın özgürlüğü 86 milyonun özgürlüğüdür, hepimiz özgürlüğümüzü sonuna kadar savunacağız” dedi. ULUDAĞ’IN HER PAYLAŞIMINA AYRI SORUŞTURMA CHP’nin gazeteci kökenli Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer her ay düzenli olarak kamuoyu ile paylaştığı basın özgürlüğü raporunun şubat bilançosunu açıkladı. Çakırözer’in hazırladığı rapora göre basın özgürlüğü alanında şubat ayında yaşanan ihlaller şöyle: Karar Gazetesi muhabiri Feyza Nur Çalıkoğlu, Nefes Gazetesi muhabiri Nisanur Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu gazeteciler en az 50 kez hakim karşısında çıktı. Deutsche Welle Türkçe'nin Ankara muhabiri gazeteci Alican Uludağ sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek Ankara’daki evinde çocuklarının gözü önünde gözaltına alındı. Ankara’da ikamet eden Uludağ’ın İstanbul’a götürülerek Silivri Cezaevi’ne konulması tepki çekti. Alican Uludağ haber içerikli sosyal medya paylaşımları nedeniyle şubat ayında ayrıca 3 soruşturma ve dava ile de karşı karşıya kaldı. 50 YARGILAMA 5 TUTUKLAMA Ezilenlerin Sosyalist Partisi ve kurumlarına yönelik yapılan operasyonlarda ETHA muhabirleri Nadiye Gürbüz, Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Müslüm Koyun ve Züleyha Müldür gözaltına alındı. Züleyha Müldür adli kontrolle serbest bırakılırken, 4 kişi tutuklandı. Soruşturmada gazetecilerin uluslararası basın kartı için yaptığı ödemelerin “terör finansmanı” olarak sayılması dikkat çekti. Ömer Ödemiş, daha önce beraat ettiği davada 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Kobani davasının karar duruşmasını izleyen 7 gazeteciye duruşmada ses ve görüntü aldıkları gerekçesiyle 18 gün hapis cezası verildi. HABERE GÖZALTI VE SORUŞTURMA YAĞMURU Şubat ayında Kayserili gazeteci Ali Türk Aslan ve gazeteci Mehmet Ali Ertaş’ın da aralarında olduğu 8 gazeteci gözaltına alındı. Gazeteciler haber ve paylaşımları nedeniyle ifade verdi. İsmail Arı yaptığı haber gerekçe gösterilerek Türk Telekom CEO’su ve RTÜK eski Başkanı Ebubekir Şahin’in şikayetiyle ifade verdi. JinNews Haber Müdürü Öznur Değer hakkında Van’da Rojava için yapılan yürüyüşle ilgili paylaşımı nedeniyle soruşturma başlatıldı. SİYASETÇİLER DE KORUMALARI DA GAZETECİ DÖVÜYOR Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un Kocaeli’de katıldığı MÜSİAD programını izleyen basın mensuplarını koruma ekibi engelledi. Çıkan tartışmada gazeteci Serkan Üldeş’e fiziki müdahale edilmesi üzerine basın mensupları tepki göstererek salonu terk etti. Tatvan Belediyesinin kar çalışmalarını eleştiren gazeteci Mücahit Tarlan Belediye Başkanı Mümin Erol tarafından tehdit edilirken, koruması tarafından darp edildi. Evrensel'in İzmir Temsilciliğine 2025’te düzenlenen silahlı saldırının tetikçisi İsa Can Bilir 106 gün tutukluluktan sonra serbest bırakılırken, azmettiricilerin belirlenmesi için yapılan suç duyurusu reddedildi. RTÜK’TEN HALK TV’YE CEZA RTÜK Uğur Dündar’ın Halk TV’de CHP'den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın istifasını değerlendirirken kullandığı ifadeler nedeniyle kanala idari para cezası verdi. Anayasa Mahkemesi şubat ayında basın özgürlüğü alanında önemli bir karara imza attı. KRT Televizyonu tarafından yapılan başvuruda, AYM 2019 yerel seçimlerinde Anadolu Ajansı'nın veri akışındaki 13 saatlik kesintiyi hak ihlali olarak değerlendirdi. AİLE BAKAN YARDIMCISI ERİŞİM ENGELİ ŞAMPİYONU Haber ve içeriklere yönelik erişim engelleri şubat ayında da devam etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu aralarında yeğeninin KPSS’siz memur yapıldığı haberlerinin de yer aldığı 258 haber ve paylaşımı bir günde engelleterek erişim engeli şampiyonu oldu. Mezopatamya Ajansı, Yeni Yaşam ve JinNews’un sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi. Şubat ayında erişime engellenen haberler şöyle; “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği eski Bakanı AKP’li Mehmet Özhaseki’ye video ile şantaj yapıldığı yönündeki haber ile bu haberin erişime engellendiğini duyuran haber, Yeniçağ Gazetesi’nde iş insanı Fuat Tosyalı’nın adının geçtiği ‘Ziraat Bankası’nda ikinci Demirören vakası!’ başlıklı haber, Epstein belgelerinde İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahid Ören’in yazışmalarının çıkması hakkındaki haberler, İBB’den alınan Galata Kulesi’ndeki tepki çeken restorasyon işinin AKP Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer Uludağ’ın şirketi tarafından yapıldığı haberleri, MHP Çanakkale İl Başkanının geçmişte usulsüz öğretim görevlisi olduğuna ilişkin haberler.”

Çifteler Belediyesi’ne Yönelik İddialar Gerçeği Yansıtmıyor Haber

Çifteler Belediyesi’ne Yönelik İddialar Gerçeği Yansıtmıyor

Çifteler Belediyesi tarafından, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Çifteler ziyaretinde Sakaryabaşı ile ilgili olarak belediyeye yönelik açıklamalarına yanıt verildi. Çifteler Belediyesi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Kıymetli hemşehrilerimiz; Son günlerde, bazı basın organlarında, bazı sosyal medya paylaşımlarında, Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı'nın açıklamalarından bir cümlenin cımbız ile seçilmiş gibi servis edildiğini görüyoruz. Bakan Yumaklı'nın, Sakaryabaşı ziyaretinde sarf ettiği "Çifteler Belediyesi ile ilgili hukuki süreç başlatılmıştır." ifadesi kasıtlı olarak ön plana çıkarılmaktadır. Bu ziyaret programına Belediye Başkanımız Zehra Konakcı'nın, Çifteler'i temsil eden, seçilmiş bir başkan olarak davet edilmemesi de yaklaşımın ne denli ayrıştırıcı ve siyasi olduğunu açıkça gözler önüne sermektedir. Belediyemiz hakkında yürütüldüğü söylenen bir soruşturma üzerinden, kamuoyunu yanıltıcı değerlendirmelerin yapıldığını üzülerek takip etmekteyiz. Belediyemize soruşturma açılmasının nedeninin tamamen siyasi olduğunu belirtmek ve soruşturma detaylarına geçmeden önce şunun bilinmesini isteriz ki; Çifteler Belediyesi’nin gerçekleştirdiği tüm çalışmaların temel amacı, Sakaryabaşı ve o bölgenin korunması, güzelleştirilmesi ve daha sağlıklı şekilde vatandaşların kullanımına sunulmasıdır. Belediyemize karşı yürütülen soruşturmada, doğal sit alanı ilan edilen Sakaryabaşı bölgesinde, rekreasyon havuzları etrafına konumlanan 4 adet çeşmenin, bu havuzlardaki suya pis su karıştırdığı ve bu nedenle doğal sit alanına zarar verildiği iddia edilmiştir. Oysa Sakaryabaşı rekreasyon havuzları etrafındaki çeşmeler, 2012 yılında, dönemin AK Parti belediyesi tarafından yapılmıştır. Bizim dönemimizde bir çeşme dahi yapılmamıştır. Geçmişte yapılan çeşmelerin de arızalı olduğu ve kullanılmadığı bilinmektedir. Soruşturma kapsamında bir diğer hususta ise belediyemizin alandaki peyzaj çalışmaları için, Sakaryabaşı kaynağından, sulama motoru ile şu alması ve peyzaj sulaması yapması vardır. Bu işlem de tamamen çevrenin güzelleştirilmesi için yapılmış olup, sarf edilen su ilçemizde kullanılan şebeke suyu ile sulanan park ve bahçelerden farksızdır. Bu işlem de tıpkı temizlik çalışmaları gibi geçmiş dönemlerden bu yana devam etmektedir. Ortada infiale yol açacak bir durum yoktur. Soruşturma kapsamında yer almayan ancak sürekli, suyun kaybına yol açtığı iddiasıyla öne sürülen bir diğer konu ise, Sakaryabaşı rekreasyon alanı havuzlarının suyun sorumlusu olan DSİ'den izin alınmadan temizlik çalışmalarına tabi tutulmasıdır. Bu işlem geçmiş tüm dönemler dahil her yıl düzenli olarak yapılmaktadır. Geçmiş dönemlerde de DSİ'den alınmış herhangi bir resmi izin yoktur. Belediyemiz buna istinaden üzerine düşeni yaparak havuzlarda rutin çalışmalarını 2024 yılı yaz aylarında tamamlamış, bu çalışmalar esnasında havuzlarda taban kaçakları olduğu ve suyun kaynağında bir azalma olduğu fark edilmiştir. "Çifteler Belediyesi 2024 yazında, havuz kapaklarını açtı ve bu yüzden su kaçtı, geri gelmedi." gibi iddialar asla ve asla gerçeği yansıtmamaktadır. Belediyemizi havuzların temizliğini yapması, bölgede temizlik ve peyzaj çalışmalarına önem vererek vatandaşlarımıza daha güzel bir Sakaryabaşı sunma çabası nedeniyle yaptırım uygulanma arzusu, belediyemizden ziyade Çifteler halkını cezalandırnaktır. Nitekim su azalması ve havuzlarda kuraklığın baş göstermesi sürecinin başından bu yana belediye olarak, söz konusu havuzların tadilatının yapılmasını ve DSİ’nin sorumluluk alanına giren bu bölgede gerekli bakım ve onarım çalışmalarının gerçekleştirilmesini talep ettiğimizi de özellikle ifade etmek isteriz. Ayrıca tekrar ifade etmek isteriz ki; Belediyemiz tarafından yapılan çalışma, bazı çevrelerin iddia ettiği gibi yeni bir müdahale değil; her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen dip temizliği ile rekreasyon alanlarının bakım ve temizlik çalışmalarından ibarettir. Bu çalışmalar; bölgenin temizliği, güvenliği ve doğal yapısının korunması amacıyla rutin olarak yapılmaktadır. Yoğun farkındalık çabalarımız ve yoğun siyasi temaslarımız sonucunda, bölgede inceleme yapmaya ikna olan Devlet Su İşleri (DSİ) ekiplerinin havuzlarda tespit ettiği su kaçaklarına müdahale etmesi, yaşanan sorunun belediyemizin yaptığı çalışmalarla değil, havuzlardaki kaçaklardan kaynaklandığını açıkça ortaya koymaktadır. Basına ve sosyal medyaya servis edilen görüntülerde de DSİ 3. Bölge Müdürü Kaan Şan'ın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'ya havuzlardaki kaçak onarımı ve yapılan tadilatları anlattığı açıkça görülmektedir. Bu da havuzlardaki kuraklığın belediyemiz ile ilgisi olmadığını, sorunun tamamen havuzlardaki kaçaklardan ve kaynaklardaki suyun geçmiş zamanlara göre azalmsından kaynaklandığını net şekilde ortaya koymaktadır. Henüz herhangi bir yargı süreci sonuçlanmadan, konunun siyasi polemik haline getirilmesi ve belediyemizin açık hedef gösterilmesi hiçbir şekilde doğru ve nezaket çerçevesinde bir yaklaşım değildir. Doğal alanların korunması hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu nedenle yapılacak her türlü inceleme ve teknik değerlendirmeye Çifteler Belediyesi olarak açık olduğumuzu kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız. Kamu yararına hizmet üreten bir belediyenin, kesinleşmemiş iddialar üzerinden yıpratılmaya çalışılmasını ve soruşturmanın bu iddialar ile etki altında bırakılmasını doğru bulmadığımızı özellikle ifade etmek isteriz. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak ve vatandaşlarımız Çifteler Belediyesi'nin, Çifteler'in en önemli güzelliği olan Sakaryabaşı'nın kurtulması için nasıl bir mücadele verdiğini bir kez daha anlayacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Gazetecilik Suç Değildir! Haber

Gazetecilik Suç Değildir!

Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu tarafından gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklanmasına tepki olarak bir basın açıklaması yapıldı. Emek ve Demokrasi Platformu adına Türkiye Gazeteciler Sendikası Eskişehir İl Temsilcisi Şenay Bilik Yıldırım ve Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şube Yönetim Kurulu Üyesi Eylem Lodos tarafından yapılan açıklamalarda şu ifadelere yer verildi; TGS Eskişehir İl Temsilcisi Şenay Bilik Yıldırım; "Bugün burada yalnızca bir meslektaşımız için değil, gazeteciliğin onuru ve halkın haber alma hakkı için bir aradayız. Gazeteci Alican Uludağ, yaptığı sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklanmıştır. 18 yıldır adliye muhabirliği yapan, kürsünün önünü de arkasını da iyi bilen, yargı süreçlerini kamuoyuna aktaran ve bugün DW Türkçe muhabiri olarak görevini sürdüren bir gazetecidir. Biz meslek örgütleri olarak biliyoruz ve açıkça söylüyoruz: Alican Uludağ gazetecidir. Geçmişte çağrıldığında ifade vermeye gitmiş, hiçbir soruşturmadan kaçmamış bir gazetecinin evine onlarca polisle gidilmesi, çocuklarının gözü önünde yapılan uygulamalar ve kamuoyuna “kaçıyormuş” algısı yaratacak açıklamalar kabul edilemez. Uludağ mahkemedeki savunmasında şöyle diyor: “18 yıldır adli muhabirliği yapıyorum, alanım adliye muhabirliğidir, kürsünün önünü ve arkasını iyi bilen birisiyim. Çocuklarımın gözyaşlarını arkada bırakarak buraya getirildim. Gazetecilik uğruna bedel ödemem isteniyorsa hazırım.” Biz bir meslektaşımızın çocuklarının gözyaşını geride bırakarak savunma yapmak zorunda kalmasını kabul etmiyoruz. Biz gazeteciliğin bedel ödenmek zorunda kalınan bir meslek olmasını istemiyoruz. Gazetecilik; gerçeği yazmanın, kamuyu bilgilendirmenin, topluma karşı sorumluluğun adıdır. Suç değildir. Bizim başımıza gelmiyor diye yapılan haksızlığa sessiz kalıp izlemeyeceğiz. Çünkü bu yalnızca bir kişiye değil, doğrudan gazetecilik mesleğine yapılan bir haksızlıktır. Bugün birimize yapılan yarın hepimize yapılacaktır. Her keyfi gözaltı ve tutuklama halkın haber alma hakkına yönelmiş bir müdahaledir. Basın özgürlüğü susturulursa toplum karanlıkta kalır. Buradan bir kez daha çağrımızı yineliyoruz: Gazeteciliği kriminalize etmekten vazgeçin. Basın ve ifade özgürlüğünü hedef almaktan vazgeçin. Meslektaşımız Alican Uludağ derhal serbest bırakılmalıdır. Bizler yanındayız. Gazeteciliği savunmaya devam edeceğiz. Ve söylemekten asla vazgeçmeyeceğiz: Gazetecilik suç değildir! Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Eylem Lodos yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bugün burada, meslektaşımız gazeteci Alican Uludağ’ın tutuklanmasına karşı sesimizi yükseltmek için toplandık. Bir gazetecinin görevi; halkın haber alma hakkını savunmak, gerçeği ortaya çıkarmak ve kamu adına soru sormaktır. Gazetecilik suç değildir. Kalem susturularak gerçekler ortadan kaldırılamaz. Tam tersine, baskılar gerçeğin daha güçlü yankılanmasına neden olur. Bizler Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şubesi olarak; düşünce ve ifade özgürlüğünü, basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını savunmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki özgür basın yoksa demokrasi de yoktur. Buradan bir kez daha söylüyoruz: Gazetecilik suç değildir ve yargılanamaz. Gazeteciler susturulamaz. Alican Uludağ yalnız değildir. Ve biliyoruz ki; Dayanışma yaşatır. Hakikat kazanacak."

Tarihin Hiçbir Döneminde Baskılara Boyun Eğmedik, Bugün de Eğmeyiz Haber

Tarihin Hiçbir Döneminde Baskılara Boyun Eğmedik, Bugün de Eğmeyiz

Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kolları tarafından her geçen gün artan yasaklara, baskılara ve iktidarın gençliği sindirme çabalarına karşı 81 İlde eş zamanlı basın açıklaması yapıldı. CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Anıl Yüksel yaptığı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı; ''Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Örgütleri olarak 19 Mart’tan sonra her geçen gün artan yasaklara, baskılara ve iktidarın gençliği sindirme çabalarına karşı bugün ülkemizin dört bir yanında sokaklardayız. Geçtiğimiz hafta Gençlik Kolları Genel Başkanımız Cem Aydın’a, Genel Başkanımız Özgür Özel’in sözlerinin yer aldığı bir videoyu sosyal medyada paylaştığı için hapis cezası verildi. Adalar Gençlik Kolları Başkanımız Ramazan Yıldız bir sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek Adalar mitingimizin hemen öncesinde gözaltına alındı ve tutuklandı. Bunların hiçbiri birbirinden bağımsız olaylar değildir. Biliyoruz ki mesele Cem Aydın ya da Ramazan Yıldız meselesi değildir. Mesele bütünüyle bir gençlik meselesidir Yargılanan ve cezalandırılan yalnızca Genel Başkanımız Cem Aydın’ın şahsı değil CHP Gençlik Örgütleri başta olmak üzere Türk gençliğidir. Sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle tutuklanarak sindirilmek istenen Ramazan Yıldız’ın şahsı değildir. Sosyal medya kullanan her gençte korku ve tedirginlik yaratabilmektedir. Biz gençler bütün mesajlarınızı aldık ve cevap veriyoruz: Biz 24 yaşında istibdat zindanlarına atılan Mustafa Kemal Atatürk’ün mücadelesini miras aldık. Boynunda idam fermanıyla milli mücadeleyi başlatan cesaretin izinde yürüyoruz. Kuvayi Milliye’den bu yana; tarihin hiçbir döneminde baskılara boyun eğmedik, bugün de eğmeyiz. İşte buradayız, sokaklardayız. Yaratmak istediğiniz korku iklimine teslim olmuyor, bir araya gelmeye, umudu büyütmeye devam ediyoruz. Hoşunuza gitmeyen her sesi susturmaya çalışıyorsunuz ama nafile. Biz gençler konuşmaya devam edeceğiz. Gençlerin sesi her gün daha da gür çıkacak. Çünkü gençler anlattığınız toz pembe masallara inanmıyor. Acı gerçeği yaşıyor gençler. Sizin anlatmaya çalıştığınız hikaye başka. Hakikat başka. Gençler için hakikat daha lise çağlarında MESEM’lerde emeğinin sömürülmesidir. Gençler için hakikat günlük 133-TL KYK bursudur. Aç kalmak, arkadaşlarıyla bir kahve bile içememektir hakikat. 8 kişilik yurt odalarıdır hakikat. Güvenliksiz, bakımsız yurtlarda yaşamak zorunda bırakılmaktır. Yıllarca verilen emeğin ardından işsiz kalmaktır. Güvencesiz koşullarda üç kuruşa çalışıp iş kazalarına kurban gitmektir hakikat. Sınavlarda en yüksek puanları alıp mülakatta elenmektir hakikat. Bir gencin yaşı 30’a dayandığında hala ailesinin eline bakmasıdır hakikat. Biliyoruz bu gerçeklerin hiçbirisi sizin fildişi kulelerinizden görünmez. Ama biz sokakta her bir genç arkadaşımızın gözünün içine baktığımız anlarız ortak acılarımızı. İşte bu şartlar altında biz CHP’li gençlerin susması isteniyor. Siyaset yapmamamız isteniyor. Nasıl susalım? Bizler kendimiz için siyaset yapmıyoruz ki. Meselemiz topyekûn bir gençlik ve gelecek meselesidir. İnandığımız gelecek güzel günler için mücadele etmekten asla geri durmayacağız. Biz gençler; Sorunlarımıza çözümler üretmesi gerekirken, her gün baskılarla yasaklarla bizi sindirmeye çalışan bu iktidara katlanmak zorunda değiliz. Yoksulluğa, güvencesizliğe katlanmak zorunda değiliz. İşsizliğe, geleceksizliğe katlanmak zorunda değiliz. Biz bu kara düzene razı olmayanlarız. Geleceğin belirsizliğine katlanmayanlarız. Mücadelemiz dün başlamadı, bugün bitmeyecek. Daha iyi bir gelecek için mücadele etmeye devam edeceğiz. Seslenişimiz aynı havayı soluduğumuz tüm genç arkadaşlarımızadır: Hayallerini erteleyen, gençliğini yaşayamayan arkadaşım; bu düzen senin kaderin değil. Geleceğin belirsizliğine katlanmak zorunda değilsin, değiliz. Bu zulmü birlikte yeneceğiz. Bu kötü düzenden birlikte kurtulacağız. Bir asır Cumhuriyeti kuran iradenin altında birleşeceğiz, Kendi ellerimizle yeni bir düzen kuracağız! Adil, özgür ve hak ettiğimiz gibi yaşadığımız yepyeni bir düzen kuracağız. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!

Milletvekili Arslan: "Eskişehir'in Milletvekili Sayısı Yedi Olacak" Haber

Milletvekili Arslan: "Eskişehir'in Milletvekili Sayısı Yedi Olacak"

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Eskişehir’in güncel nüfus verileri ile birlikte bazı illerin milletvekili sayılarında yaşanması muhtemel değişimleri değerlendirdi. Milletvekili Arslan sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmelerde şu ifadelere yer verdi; "Eskişehir’in nüfusu bir önceki yıla göre 6.326 kişi artarak 927.956 ya yükselmiştir. Bu nüfusun Karşılaştırmalı olarak ilçelere göre dağılımı; 2024 2025 Fark Odunpazarı 426.581 431.652 +5.071 Tepebaşı 394.734 398.129 +3.395 Sivrihisar 20.258 20.189 -69 Çifteler 14.814. 14.487 -327 Seyitgazi. 12.878. 12.565 -313 Alpu. 10.072. 9.725 -347 Mihalıççık. 7.959. 7.605 -354 Mahmudiye. 7.524. 7.407 -117 İnönü. 6.194. 6.114 -80 Beylikova. 5.723. 5.611 -112 Günyüzü. 5.261. 5.008 -253 Sarıcakaya. 4.534. 4.477 -57 Mihalgazi. 2.934. 2.861 -73 Han. 2.164. 2.126 -38 2024 yılına göre, Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerinin nüfusu 8.466 kişi artarken, diğer 12 çevre ilçemizin tamamında toplam 2.140 kişilik nüfus azalması yaşanmıştır. Böylece 12 ilçenin toplam nüfusu 100 binin altına gerilemiş, Kent merkezinde yaşayanların oranı ise %89,42 ye yükselmiştir. Eskişehir ‘in nüfus sayısı 10 bin ve üzeri olan mahalleleri ise; 2024. 2025. FARK 1-Emek 58.974 59.215 +241 2-Çamlıca 51.605 54.247. +2.642 3-Şirintepe 40.615. 40410 -205 4-Batıkent 32.796. 33.405. +609 5-71 Evler 30.963. 32.129 +1.166 6-Büyükdere 31.353. 31.039. -314 7-Gökmeydan 25.484. 25.087. -397 8-Vişnelik 19.007. 18.671. -33 9-Akarbaşı 17.625. 18.053. +428 10-Kurtuluş 17.988. 17.493. -495 11-Ertuğrulgazi 17.360. 17.194. -166 12-Gültepe 17.123. 17.106. -17 13-Kırmızıtoprak 17.392. 17.036. -356 14-Ihlamurkent. 9.778. 15.246. +5.468 15-Uluönder 15.614. 15.176. -438 16-Sütlüce. 14.780. 14.971. +191 17-Zafer. 14.286. 14.499. +213 18-Yenibağlar 15.111. 14.293. -818 19-Yıldıztepe. 13.915. 13.914. -1 20-Vadişehir. 13.360. 13.681. +321 21-Yeşiltepe 13.310. 13.206. -104 22-Çankaya. 12.473. 12.446. -27 23-Fatih. 12.793. 12.330. -463 24-Erenköy. 12.097. 11.933. -164 25-Orhangazi. 11.151. 11.237. +86 26-Sümer. 9.782. 10.895. +1.113 27-Bahçelievler. 10.806. 10.828. +22 28-Şarhöyük. 10.173. 10.806. +633 29-Yenikent. 10.750. 10.550. -200 30-Kumlubel. 10.619. 10.449. -170 31-Esentepe. 9.887. 10.437. +550 32-Osmangazi. 10.413. 10.339. -74 33-75. Yıl. 10.696. 10.334. -362 Nüfus büyüklüğü bakımından; Toplam 973 ilçe içinde Odunpazarı 39’uncu, Tepebaşı 47’inci ’büyük ilçe konumundadır. Odunpazarı 35, Tepebaşı ise 32 İL nüfusundan daha fazla nüfusa sahiptir. Açıklanan nüfus verilerine göre 2026 yılı içinde yapılacak bir erken genel seçimde Eskişehir’in milletvekili sayısı 7 olacaktır. 2026 yılı içinde yapılacak bir erken genel seçimde diğer iller açısından ise; İstanbul 98’den 96’ya, Hatay 11’den 10’a, Erzurum 6’dan 5’e, Kütahya 5’den 4’e, Yozgat 4’den 3’e ve Karabük 3’den 2’ye DÜŞERKEN, Ankara 36’dan 37’ye, Bursa 20’den 21’e, Antalya 17’den 18’e, Şanlıurfa 14’den 15’e, Muğla 7’den 8’e, Eskişehir 6’dan 7’ye ve Tunceli 1’den 2’ye yükselecektir. Bunların dışındaki illerin milletvekili sayılarında ise bir değişiklik olmayacaktır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.