SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sosyal Medya

Porsuk Haber Ajansı - Sosyal Medya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Medya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP İl Başkanı Yalaz: "Görevden Alma ve Disiplin İddiaları Yok Hükmündedir!" Haber

CHP İl Başkanı Yalaz: "Görevden Alma ve Disiplin İddiaları Yok Hükmündedir!"

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, hakkında çıkan "görevden alınacağı ve disipline sevk edileceği" iddialarına yönelik sosyal medya hesabından sert bir açıklama yaptı. CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, partisine ve Genel Başkan Özgür Özel’e bağlılığını vurgulayarak kendisine yöneltilen iddiaları "yok hükmünde" saydığını duyurdu. ​"Atatürk’ün Partisine Hizmet Etmek En Büyük Onurumdur" ​Sosyal medya platformları üzerinden açıklamalarda bulunan Talat Yalaz, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Türkiye’nin birinci partisi olan CHP’de görev yapmanın gurur verici olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: ​"Genel Başkanım Özgür Özel, baba ocağım Cumhuriyet Halk Partisidir! Atatürk’ün partisini Türkiye’nin birinci partisi yapan büyük bir liderle birlikte partime ve ülkeme hizmet etmekten başka bir şey yapmadım. En büyük onurum da, evladıma bırakacağım mirasım da budur. Yaptığım hiçbir şeyden en ufak bir pişmanlık duymuyorum." ​"Kararlarınız Bizim İçin Yok Hükmündedir" ​Hakkında çıkan görevden alma ve disiplin dosyası iddialarına karşı tavrını net bir şekilde ortaya koyan Yalaz, parti içi muhalefete yönelik ağır eleştirilerde bulundu. İl Başkanı Yalaz, açıklamasının devamında şunları kaydetti: ​"Görevden alıp, disipline vereceklermiş… Vereceğiniz karar bizim için yok hükmündedir! Butlancıların vereceği kararı yok sayacak ve görevimin başında olmaya devam edeceğim."

Kemalizm’e Saldıranlar Bu Ülkenin Kurucu Değerlerini Hedef Alıyor Haber

Kemalizm’e Saldıranlar Bu Ülkenin Kurucu Değerlerini Hedef Alıyor

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, Samsun’un Terme ilçesindeki bazı siyasetçilerin sosyal medya hesapları üzerinden Kemalizm’e ve Kemalistlere yönelik kullandığı hakaret içerikli ifadelere sert tepki gösterdi. ​Düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulunan Avcı, bu saldırıların sadece kişisel görüş olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, toplumsal birliğe zarar veren bu tutumu esefle kınadıklarını ifade etti. ​"Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkını Kemalistler Kazandırdı" ​Başkan Mehmet Avci, Samsun Terme İlçe Meclis Üyesi Rumeysa Ayker’in açıklamalarına dikkat çekerek, bu tür söylemlerin tarihsel gerçeklerden uzak olduğunu vurguladı. ​Türkiye’de kadınlara seçme ve seçilme hakkını veren iradenin Kemalistler olduğunu hatırlatan Avcı, bu hak sayesinde kadınların günümüzde siyasi koltuklarda oturabildiğini belirtti. Avci, ​bir meclis üyesinin, ülkenin temel değerlerine karşı bu denli ağır ve saldırgan bir dil kullanmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. ​"Siyasi Hatalar ve Hakaretler Kabul Edilemez" ​Samsun Terme eski MHP İlçe Başkanı Sabri Arslan’ın da sosyal medya üzerinden benzer şekilde Kemalistleri hedef alan paylaşımlarda bulunmasını değerlendiren Avci, ​bu tür ayrıştırıcı ve hakaret içerikli dillerin, ülkenin içinden geçtiği hassas süreçlerde toplumsal barışı zedelediğini savunurken, kişilerin mensup oldukları partilerin, bu tarz saldırgan tutumlar karşısında sorumluluk alması ve gereğini yapması gerektiğini kaydetti. ​Hukuki Süreç Başlatıldı: "Cumhuriyet Savcılarını Göreve Davet Ediyoruz" ​Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi olarak konuyu yakından takip ettiklerini belirten Mehmet Avci, gerekli suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı. Avci, ​söz konusu kişilerin kamuoyu önünde vicdanen özür dilemeleri gerektiğini belirtti. Açıklamada bulunan siyasilere siyasi yasak getirilmesi ve mensup oldukları partilerden ihraç edilmeleri için çağrıda bulundu ve ​Cumhuriyet savcılarının bu hakaret içerikli paylaşımlar nedeniyle göreve davet edildiğini duyurdu. ​"Kemalizm, Türkiye’nin Kurucu ve Kurtarıcı Değeridir" ​Başkan Avci, açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı: "Kemalizm, bu ülkenin vatanını, şerefini ve namusunu kurtaran değerdir. Emperyalist güçlerin ve bu memlekete düşman olanların her dönem Kemalistleri hedef aldığını biliyoruz. Bizler, Atatürkçü Düşünce Dernekleri olarak Kemalizm’in bayrağını simge edinmiş insanlarız; her türlü saldırıya karşı yek vücut olduğumuzu ve Türkiye Cumhuriyeti’ni muasır medeniyetler seviyesine taşımaya kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna bildiririz."

Fatih Dönmez'den Tepebaşı Meclisi'nde Yaşananlara Sert Tepki! Haber

Fatih Dönmez'den Tepebaşı Meclisi'nde Yaşananlara Sert Tepki!

AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, Tepebaşı Belediye Meclisi’nde AK Partili meclis üyelerine yönelik sergilenen tutuma sosyal medya hesapları üzerinden tepki gösterdi. Meclis kürsüsünde söz hakkının engellenmesini "demokratik işlevin ruhuna aykırı" olarak nitelendiren Dönmez, meclis üyelerinin yanlarında olduklarını vurguladı. ​"Demokratik Olgunlukla Bağdaşmıyor" ​Tepebaşı Belediyesi'nde yaşanan tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fatih Dönmez, farklı fikirlerin aynı çatı altında ifade edilmesinin demokrasinin temel taşı olduğunu belirtti. Dönmez, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: ​"Tepebaşı Belediye Meclisi'nde meclis üyelerimize yapılan organize saygısızlığı kabul etmiyoruz. Demokratik kurumların işlevi, farklı seslerin aynı çatı altında özgürce var olabilmesidir. Seçilmiş bir temsilcinin kürsüdeki sözünün engellenmesi, bu işlevin ruhuna aykırıdır." ​"Yargı Süreciyle Gündemdeyken..." ​Tepebaşı Belediyesi’nin halihazırda yargı süreçleriyle gündemde olduğunu hatırlatan Milletvekili Dönmez, mevcut tablonun üzüntü verici olduğunu ifade etti. Dönmez, halkı ilgilendiren meselelerin şeffaf bir şekilde tartışılması gerektiğinin altını çizerek, "Kamuoyunu yakından ilgilendiren böyle bir meselede, halkın temsilcisinin dinlenmesi ve sükûnetle yanıtlanması beklenirken sergilenen tutum, demokratik olgunlukla bağdaşmamaktadır" dedi. ​"Susturulan Söz Daha Güçlü Yankılanır" ​Açıklamasını, meclis üyelerinin sergilediği duruşa destek vererek noktalayan Dönmez, "Susturulan söz, başka zeminlerde daha güçlü yankılanır. Meclis üyelerimizin haklı duruşunun yanındayız" diyerek kararlılık mesajı verdi.

CHP Eskişehir İl Başkanlığı Duyurdu: ​"Yapılan Paylaşımlar Bize Ait Değildir" Haber

CHP Eskişehir İl Başkanlığı Duyurdu: ​"Yapılan Paylaşımlar Bize Ait Değildir"

​Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Başkanlığı, resmi Facebook sayfasına erişimlerinin kesildiğini duyurdu. İl Başkanlığı, söz konusu hesaptan yapılan paylaşımların kendileriyle bir ilgisi olmadığını belirterek kamuoyunu uyardı. ​Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir İl Başkanlığı, sosyal medya hesaplarının güvenliğine ilişkin bir açıklama yayınladı. Yapılan resmi açıklamada, kurumsal Facebook sayfasına erişimin "Butlan Yönetimi" tarafından engellendiği belirtildi. ​"Yapılan Paylaşımlar Bize Ait Değildir" ​İl Başkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, kontrolün kaybedildiği andan itibaren Facebook sayfası üzerinden paylaşılan hiçbir içeriğin parti yönetimiyle bir bağının bulunmadığı vurgulandı. Vatandaşların bu hesap üzerinden gelen bilgilere itibar etmemesi gerektiği ifade edildi. ​İl Başkanı Talat Yalaz’ın Hesaplarına Yönlendirme ​Yaşanan bu teknik aksaklık sonrası, parti çalışmalarının ve güncel duyuruların takip edilebilmesi için yeni bir adres gösterildi. Şu an için bir sorun yaşanmayan Instagram ve X (Twitter) platformlarının yanı sıra, vatandaşların sağlıklı bilgi alabilmesi adına CHP Eskişehir İl Başkanı Av. Talat Yalaz’ın kişisel sosyal medya hesaplarının takip edilmesi istendi. ​Takipçilere Çağrı ​CHP Eskişehir İl Başkanlığı, gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, sosyal medya üzerinden manipülatif içeriklere karşı dikkatli olunması konusunda tüm üyelerini ve Eskişehir kamuoyunu uyardı.

CHP’den Sansür Maddesinin Kaldırılması İçin TBMM’ye Teklif Haber

CHP’den Sansür Maddesinin Kaldırılması İçin TBMM’ye Teklif

Türkiye’de gazeteciler bir 3 Mayıs’a daha tutuklama, gözaltı, baskı, sansür ve soruşturmalar altında giriyor. Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 159’uncu sırada yer alan Türkiye 2026 yılında 163’üncü sıraya geriledi. CHP’li Utku Çakırözer’in kamuoyu ile paylaştığı Nisan ayı Basın Özgürlüğü Raporu da Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan kara tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi. Rapora göre gazeteciler Nisan ayında 75 kez hakim karşısına çıktı. Gazetecileri susturmak için son üç yıldır olduğu gibi yine ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması kullanılırken, CHP sansür aracına dönüşen bu maddenin kaldırılması için TBMM’ye kanun teklifi verdi. Çakırözer, “2022 yılında ‘gazetecileri etkilemeyecek’ denilerek Meclis’ten geçen sansür yasası bugün gazetecilerin tutuklanmasına, soruşturulmasına gerekçe oldu. Alican Uludağ ve İsmail Arı zaten bu maddeden tutuklu. Şimdi bu ay da yeni isimler aynı maddeden yargılandı. Basın özgürlüğünün önündeki temel engellerden biri haline gelen bu sansür düzenlemesinin kaldırılması için teklifimizi verdik. En kısa sürede Meclis gündemine getireceğiz. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi, demokrasi olmadan özgür basın var olamaz. Bizler basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. YASA SANSÜR KILICINA DÖNÜŞTÜ Çakırözer’in raporuna göre Nisan ayında basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle: Gazeteciler haber ve paylaşımları nedeniyle 75 kez hakim önüne çıkmak zorunda kaldı. Soruşturma ve yargılamalarda AKP tarafından üç yıl önce dezenformasyonla mücadele amacıyla çıkarılan ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK 217/A) maddesi baş rolde yer aldı. Şanlıurfa Kulis TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Yetim bu suçlamayla ev baskınıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. 2024 yılında Halk TV programlarındaki ifadeleri nedeniyle aynı madde gerekçe gösterilerek Timur Soykan 10 ay, Barış Pehlivan ve Murat Ağırel 1 yıl 3'er ay hapis cezasına çarptırıldı. Gazeteci Tolga Şardan, ‘MİT'in Cumhurbaşkanlığı'na sunduğu 'yargı raporu'nda neler var?’ başlıklı yazısı sebebiyle yargılandığı davadan 5 ay hapis cezası aldı. Gazeteci Zafer Arapkirli, yine aynı suçlama ile yargılandığı davalarda sosyal medya paylaşımları nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. AYNI HABERE HEM BERAAT HEM TAZMİNAT Gazeteci Hazal Ocak Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Damat işi biliyor” başlıklı haberi nedeniyle açılan cezai yargılamada beraat etmesine rağmen, 10 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkum edildi. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği'nin eski başkanı gazeteci Hakkı Boltan’a başkanlık döneminde yaptığı açıklamalar nedeniyle 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verildi. AYM’nin ihlal kararının ardından yeniden görülen davada gazeteci Neşe İdil hakkında 1 yıl 3 ay hapis cezası verilirken, gazeteci Mehmet Üçar’a yine yazıları gerekçe gösterilerek 1 yıl 6 ay 11 gün hapis cezası verildi. ÖDÜLLÜ HABERE İKİNCİ SORUŞTURMA 42 gündür tutuklu gazeteci İsmail Arı hakkında, bir X mesajını yeniden paylaştığı gerekçesiyle bir dava daha açıldı. T24 muhabiri Can Öztürk hakkında ödüller kazanan istismar skandalı haberi nedeniyle ikinci bir soruşturma açıldı. Nefes Gazetesi muhabiri Mahir Bağış’a haberi nedeniyle üç ayrı suçlamayla dava açıldı. Cumhuriyet yazarı Mine Kırıkkanat hakkında sosyal medyada eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik ifadesi nedeniyle soruşturma başlatıldı. Gazeteci Mehmet Murat Yıldırım, Öznur Değer ile Sol Gazetesi’nden yazar Orhan Gökdemir, muhabir İrem Yıldırım ve Sorumlu Müdür Emre Alım hakkında haberleri nedeniyle soruşturma ve davalar açıldı. Gazeteci Bahadır Özgür’e 4 yıl önce yayımlanan haberi nedeniyle soruşturma açıldı. 1 MAYIS ALANINA GAZETE YASAĞI Sabah muhabiri Lütfü Yalgı, Siverek’ta yaşanan okul saldırısına ilişkin haberi nedeniyle gözaltına alındı. Eski İçişleri Bakanı ve AKP Milletvekili Süleyman Soylu, kendisine Gülistan Doku cinayetiyle ilgili soru soran Now Haber muhabirine fiziki müdahalede bulunarak görüntü almasını engelledi. 1 Mayıs öncesi yapılan operasyonlarda Özgür Gelecek ve Yeni Demokrasi gazetelerinin bürolarına baskın düzenlendi. Ankara Emniyet Müdürlüğü 1 Mayıs gösterilerine BirGün ve Evrensel başta olmak üzere gazete ve dergi girişini yasakladı. TELE 1’E ÖNCE ÇÖKTÜLER, SONRA SATIŞA ÇIKARDILAR Merdan Yanardağ'ın gözaltına alınmasından sonra mahkeme kararı dahi olmadan el konulan TELE 1 kanalı TMSF tarafından 28 milyon TL bedelle satışa çıkarıldı. Halk TV’ye CHP’li Cemal Enginyurt’un Milli Eğitim Bakanı’na yönelik eleştirileri, SZC TV’ye de TİP’li Sera Kadıgil’in yapılan operasyonlarda uyuşturucu baronlarının hedef alınmamasına yönelik eleştirileri nedeniyle RTÜK tarafından para cezaları verildi. AKP’LİLER HAKKINDAKİ İDDİALARA KARARTMA İktidarın keyfi olarak uyguladığı erişim engellemeleri nisan ayında da basın özgürlüğünü kısıtlayan temel unsurlardan biri oldu. Erk Acarer’in X hesabı ile ‘İstanbul Yargılanıyor’ instagram hesabı erişime engellenirken, erişim engeli getirilen bazı haber içerikleri şöyle: “En çok et ithalatının AKP'li ismin hissedar olduğu şirketten yapılmasına ilişkin haber, Epstein belgelerinde İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahid Ören’in yazışmalarının çıkması hakkındaki haberler, Sabah yazarı Hilal Kaplan hakkında 1600’den fazla içeriğe erişim engeli kararı haberleri, tartıştığı doktoru gözaltına aldıran savcı hakkındaki haberler, Çin’de faaliyet gösteren İsviçre merkezli bir firmaya saf bakır yerine kaldırım taşı gönderilerek 36 milyon dolarlık dolandırıcılık yapıldığı iddiası hakkındaki haberler, AKP Antalya İl Başkanının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait bir araziyi düşük kira bedeliyle kullandığı haberleri.” SANSÜR YASASININ KALDIRILMASI İÇİN TEKLİF SUNDU Çakırözer gazetecilerin mesleklerini yapabilmelerinin önündeki en büyük engellerden biri haline sansür yasasının iptali için de TBMM’ye kanun teklifi sunduğunu açıkladı. Teklifte “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu düzenleyen TCK’nın 217/A maddesinin yürürlükten kaldırılması düzenleniyor. Çakırözer, “2022 yılında ‘gazetecileri asla etkilemeyecek’ denilerek Meclis’ten geçen sansür yasası bugün gazetecilerin tutuklanmasına, soruşturulmasına en temel gerekçe oldu. Alican Uludağ ve İsmail Arı zaten bu maddeden tutuklu. İşte Nisan’da yeni isimler aynı maddeden yargılandı, tutuklandı. Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde çağrımız net: ifade ve basın özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biri olarak görülen Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi derhal yürürlükten kaldırılmalı. Gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi ve halkın haber alma hakkı ile ifade ve basın özgürlüğünün korunması sağlanmalıdır. Bu sansür düzenlemesinin kaldırılması için teklifimizi verdik. En kısa sürede Meclis gündemine getireceğiz. Basın özgürlüğü olmadan demokrasi, demokrasi olmadan özgür basın var olamaz. Bizler basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Yasanın yürürlüğe girdiği Ekim 2022’den bu yana yaptıkları haberler nedeniyle en az 83 gazeteciye tam 114 kez ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlaması yöneltildi. 54 kez soruşturma, 39 kez dava açıldı.

Çakırözer: "Yeni Yasa İle Daha Büyük Dijital Tecrit ve Fişleme Gelecek" Haber

Çakırözer: "Yeni Yasa İle Daha Büyük Dijital Tecrit ve Fişleme Gelecek"

TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen ve sosyal ağ sağlayıcılarına ‘e-Devlet ’ zorunluluğu getiren kanun teklifi muhalefetin ‘fişleme ve sansür’ tepkilerine rağmen Meclis’ten geçti. TBMM’de konuşan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “İfade özgürlüğünü, mahremiyeti ve bilgiye erişim hakkını topyekun ortadan kaldıracak bir büyük dijital tecrit ve fişleme düzenlemesiyle karşı karşıyayız! Biz bu filmi daha önce de gördük. 2022'de gördük. ‘Dezenformasyonu önleyeceğiz’ diye halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu yarattınız! Sansür yasasından 83 gazeteci 114 kez yargılanmış. Son 10 yılda 1,5 milyon alan adı engellenmiş, 270 bin haber ve paylaşım karartılmış! AKP sansürde dünya rekoru kırmışken şimdi bu yasayla her alanda sansürü genişletiyor, ülkeyi Kuzey Kore'ye çeviriyorsunuz” dedi. “BİR BÜYÜK DİJİTAL TECRİT VE FİŞLEME” Sosyal medya platformlarına e-Devlet’le giriş dayatması da getiren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi dün Meclis’ten geçti. Teklif ile 5651 sayılı kanunda değişikliğe gidilirken, düzenlemenin 86 milyona büyük dijital tecrit ve fişleme getirdiğini söyleyen CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Açıkça görüyoruz ki ifade özgürlüğünü, mahremiyeti ve bilgiye erişim hakkını topyekun ortadan kaldıracak bir büyük dijital tecrit ve fişleme düzenlemesiyle karşı karşıyayız” dedi. “AKP’NİN DÜNYA REKORU: SON 10 YILDA 1,5 ALAN ADI ENGELLENMİŞ” AKP’nin Meclis’e getirdiği düzenleme ile Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği erişim engeli yetkisinin genişletildiğini ve yeni sansürlerin önünün açıldığını belirten Çakırözer, son 10 yılda erişim engeli getirilen haber ve içeriklere dikkat çekti. Çakırözer şöyle konuştu: “Türkiye'de zaten gerçekler karartılmış durumda. Aralarında Cumhurbaşkanı, ailesi, bakanları, vekilleri, valileri, kaymakamları, bürokratlarının da olduğu çok sayıda iktidar mensubu rahatsız diye her yıl on binlerce haber ve içerik erişime engelleniyor. Bakıyorsunuz, hepsi görevi kötüye kullanma, yolsuzluk, rüşvet, istismar gibi kamunun bilmesinde yarar olan haberler. İfade Özgürlüğü Derneği hesaplamış; son on yılda 1,5 milyon alan adı engellenmiş, 270 bin haber ve paylaşım karartılmış durumda. Bu bir dünya rekorudur!” “KARARTMALAR OTOMATİK HALE GELECEK” Sansürlenen, erişim engeli getirilen haberlerin içeriklerine de dikkat çeken Çakırözer, “Liyakatsiz atamalar, tarikat yurdunda intihara sürüklenen gençler, akademik ünvan sahtekarlıkları, kadın cinayetleri, istismarlar, deprem sonrası sorumluluklar, kamu görevlilerinin organize suç bağlantıları gibi vahim haberler; 19 Mart darbe sürecindeki kumpaslarınızı, hukuksuzluklarınızı açığa çıkaran haberler… Hepsi sansürleniyor, arşivden kaldırılıyor. Öyle ki bu sansürleri duyuran haberlere dahi erişim yasağı var. Şimdi, bu yasayla engellemeler, karartmalar otomatik hale geliyor, daha da yaygınlaşıyor” dedi. “BİZ BU FİLMİ 2022’DE DE GÖRDÜK” 2022 yılında ‘dezenformasyonu önleme’ gerekçesiyle Meclis’ten geçen ve Türk Ceza Kanunu’na eklenen 217/A maddesi görüşmelerinde verilen sözleri gündeme getiren Çakırözer, “Biz bu filmi daha önce de gördük. Ne zaman gördük? 2022'de gördük; ‘Dezenformasyonu önleyeceğiz’ diye halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu yarattınız, TCK 217/A maddesi. ‘Gazeteciyle, habercilikle hiç ilgisi yok’ dediniz. ‘Bu yasayla gazeteci tutuklanmayacak’ dediniz ama üç yılda gördük, ülkeyi tam bir sansür ablukasını aldınız” açıklamasını yaptı. “MAĞDUR OLMAYACAK DEDİĞİNİZ GAZETECİLER 114 KEZ SUÇLANDI” Çakırözer yasanın yürürlüğe girdiği tarihten bugüne sansür yasasından 83 gazeteciye 114 kez suçlama yöneltildiğini açıklarken, “Gazeteciler Evrim Kepenek, Yüsra Batuhan, Sinan Aygül, Furkan Karabay, Tolga Şardan, Merdan Yanardağ, Timur Soykan, Barış Pehlivan, İsmail Arı, Alican Uludağ; hepsi bu yasanın mağduru. Gazeteci Ali Sefa Korkut bıkmadan takibini yapmış, 83 gazeteciye 114 kez bu suçlama yöneltilmiş; gözaltılar, tutukluluklar hep bu yüzden” diye konuştu. “KEYFİ YETKİYLE SANSÜRÜ GENİŞLETİYORSUNUZ” Çakırözer “Dezenformasyonla mücadele deyip üç yıldır nasıl gazetecileri hedef aldıysanız bugün de biliyoruz ki amacınız belli. Hukuki denetimden uzak, ucu açık ve keyfî yetkilerle hak ve özgürlüklerimizi daraltmak, vatandaşı fişlemek, sosyal medyayı karartmak istiyorsunuz; her alanda sansürü genişletiyor, ülkeyi Kuzey Kore'ye çeviriyorsunuz” dedi. “AB YOLU VE YATIRIMLAR İÇİN DEMOKRASİ ŞART” Ortadoğu’da ve dünyada yaşanmakta olan gelişmelerin Türkiye’nin önüne frsatlar sunduğunu belirten Çakırözer, fırsatlardan yararlanmanın yolunun demokratikleşmeden geçtiğini belirterek şunları söyledi: “Bir yanda Avrupa Birliği yeniden genişlemeyi konuşuyor, bir yanda Körfez'deki yatırımcılar güvenli adres arıyor. Başta savunma, güvenlik, enerji, lojistik bağlantıları olmak üzere pek çok alanda Avrupa'yla stratejik iş birlikleri geliştirilebilir, bölgemizde öncü rol oynanabilir ama bu fırsatlardan yararlanmanın yolu demokrasiden, herkese adalet ve hukuk güvencesi sağlamaktan, özgürlüklerden geçer. Bu kadar basit, bu kadar kolay aslında. Ama siz baskıda, sansürde, otoriter düzende inat ettikçe kaybeden ülkemiz, kaybeden 86 milyon, hepimiz oluyor. Biz ise kararlıyız, ilk sandıkta AKP’nin bu kara düzenini milletimizle birlikte değiştireceğiz; sansürü bitirecek, özgürlükleri getireceğiz”

Türk Eğitim-Sen’den "Okulda Şiddet" İsyanı Haber

Türk Eğitim-Sen’den "Okulda Şiddet" İsyanı

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan silahlı okul saldırıları sonrası eğitim camiası ayağa kalktı. Türk Eğitim-Sen Eskişehir 1 No’lu Şube Başkanı Kamuran Arıkan, okullardaki güvenlik zafiyetine dikkat çekerek çarpıcı bir uyarıda bulundu: "Önlem alınmazsa okullarımız Teksas’a dönecek!" ​​Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta ki saldırılar, okullardaki şiddet sarmalını bir kez daha gündeme taşıdı. Türk Eğitim-Sen Eskişehir Şube Başkanı Kamuran Arıkan, yaşanan olayı "hain bir saldırı" olarak nitelendirerek, eğitimcilerin ve öğrencilerin can güvenliğinin kalmadığını vurguladı. ​"Eti Senin Kemiği Benim Anlayışından, Silahlı Saldırıya Nasıl Geldik?" ​Arıkan, toplumsal dönüşümün korkutucu boyutlara ulaştığını belirterek şu soruları sordu: ​Öğretmeninin önünde ceket ilikleyen öğrencilerden, öğretmenine kurşun sıkan profile nasıl ulaştık? ​Gençlerimiz nasıl oldu da çeteleşme ve mafyavari oluşumların tuzağına düştü? ​Okullarımız neden ABD’deki okul baskınlarını andıran sahnelerle anılmaya başladı? ​Türk Eğitim-Sen’den 5 Maddelik Acil Eylem Planı ​Başkan Kamuran Arıkan, şiddetin durdurulması için hükümete ve Milli Eğitim Bakanlığı’na somut çözüm önerileri sundu: ​Her Okula Güvenlik Görevlisi: Okulların kamera sistemleriyle donatılması ve profesyonel güvenlik istihdamı zorunlu hale getirilmelidir. ​Disiplin Yönetmeliği Değişmeli: Öğretmenin sınıftaki ve eğitimdeki etkisi yasal olarak güçlendirilmelidir. ​Rehber Öğretmen Sayısı Artırılmalı: Her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalıdır. ​Caydırıcı Cezalar: Öğretmenlik Meslek Kanunu ile artırılan cezalar tavizsiz bir şekilde uygulanmalıdır. ​Güvenlik Zirvesi: Tüm paydaşların katılımıyla acil bir "Eğitimde Güvenlik Zirvesi" düzenlenmelidir. ​"Diziler ve Sosyal Medya Şiddeti Sıradanlaştırıyor" ​Şiddetin sadece okul içinde değil, medya aracılığıyla da beslendiğini ifade eden Arıkan, RTÜK ve ilgili kurumlara çağrıda bulundu: ​"Çeteleşmeyi özendiren, mafyavari oluşumları teşvik eden dizi, film ve sosyal medya içerikleri durdurulmalıdır. TikTok, YouTube gibi platformlardaki karanlık içerikler geleceğimizi tehdit ediyor." ​"Öğretmenin İtibarı Devletin İtibarıdır" ​Eğitim çalışanlarına yönelik şiddete karşı "Sıfır Tolerans" vurgusu yapan Kamuran Arıkan, açıklamasını şu sert sözlerle tamamladı: "Biz susmuyoruz. Okullar güvenli alanlar olana dek mücadelemiz sürecek. Ülkemizin müreffeh geleceği şiddete kurban edilemez!"

Eskişehir’in 100 Yıllık Lezzet Mirası: Karakedi Bozacısı’nın Hikâyesi Haber

Eskişehir’in 100 Yıllık Lezzet Mirası: Karakedi Bozacısı’nın Hikâyesi

Eskişehir denilince akla gelen ilk duraklardan biri olan Karakedi Bozacısı, bir asra yaklaşan geçmişiyle şehrin kültürel hafızasında yaşamaya devam ediyor. 1925 yılında temelleri atılan bu köklü işletme, sadece bir içecek durağı değil, Eskişehir’in sokaklarına sinmiş bir gelenek olarak öne çıkıyor. ​Helva ile Başlayan, Bozayla Devleşen Bir Serüven ​Karakedi Bozacısı’nın yolculuğu, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Hacı Tahir Ürersoy tarafından başlatıldı. İşletmenin İbrahim Karaoğlan Şubesi Sorumlusu Ümit Bozkuş, hikâyenin yokluk yıllarında toz toprak içindeki bir şehirde tutunma çabasıyla başladığını belirtiyor. İlk yıllarında sadece helva ve şerbet üreten işletmenin kaderi, 1950’li yıllarda yapılan bir Bursa ziyaretiyle değişiyor. Bursa’da bozayı gören ve Eskişehir’e taşıyan işletme sahipleri, bugün markanın lokomotifi olan lezzeti şehre kazandırıyor. ​"Karakedi" İsmi Nereden Geliyor? ​Markanın ilginç ismi, aslında bir komşu hatırasına dayanıyor. Kuruluş döneminde dükkânın yanında bulunan Karakedi Kolonyaları kapandığında, müşteriler sürekli olarak "Karakedi nereye gitti?" diye sormaya başlıyor. Sorulardan yorulan işletme sahipleri, çözümü bu meşhur ismi sahiplenmekte buluyor ve böylece Eskişehir’in efsane markası doğuyor. ​Geleneksel Yöntem: Bakır Kazanda Sabırla Pişen Lezzet ​Teknoloji değişse de Karakedi Bozacısı’nda lezzetin sırrı değişmiyor. Geçmişte odun ateşinde pişirilen boza, bugün doğalgaz kullanılarak hazırlansa da bakır kazan kullanımı kırmızı çizgileri olmaya devam ediyor. ​Bozanın içeriği ve üretim özellikleri: ​Doğal Malzeme: Mısır, şeker ve suyun eşsiz uyumu. ​Probiyotik Güç: Mayalı yapısıyla sağlığa faydalı. ​Bakır Kazan: Isıyı eşit dağıtarak gıdanın tadını ve kalitesini koruyan geleneksel yöntem. ​Üniversite Şehri Eskişehir’in Turizm Elçisi ​Eskişehir’in bir öğrenci kenti olması, Karakedi Bozacısı’nın ününü Türkiye sınırlarına taşıdı. Şehirde eğitim gören binlerce genç, mezun olduktan sonra bu lezzeti memleketlerine bir kültürel miras gibi taşıyor. Ümit Bozkuş, "Eskişehir'de ne içilir?" sorusunun ilk cevabının boza olduğunu ve kış aylarının vazgeçilmezi olan bu içeceğin, yazın yerini dondurma ve limonataya bıraksa da her zaman bir numara olduğunu vurguluyor. ​Dijital Dünyada Bir Asırlık Marka ​Geleneksel yapısını koruyan işletme, yeni nesle ulaşmak için dijital dünyayı da etkin kullanıyor. Sosyal medya sayesinde gençlerin uğrak noktası haline gelen Karakedi, müşterilerinin paylaşımlarıyla reklam yapmadan büyüyen bir ağa dönüşmüş durumda. ​Eskişehir’in simgesi haline gelen bu asırlık hikâye, bugün dört farklı şubesiyle hem geçmişin nostaljisini yaşatıyor hem de geleceğe köprü kurmaya devam ediyor. Kaynak: AnaHaber

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.