SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sosyal Medya

Porsuk Haber Ajansı - Sosyal Medya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Medya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YENİ Partili Çakırözer Basın Özgürlüğü Raporunu Açıkladı Haber

YENİ Partili Çakırözer Basın Özgürlüğü Raporunu Açıkladı

Türkiye’de basın özgürlüğü üzerindeki baskı her geçen gün büyüyor. Gazeteciler tutuklanıyor, ev hapsiyle susturuluyor; haber siteleri ve sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engelleriyle milyonlarca yurttaşın haber alma hakkı yok ediliyor. Yalnızca ekim ayının ilk haftasında gazeteciler Derya Okatan, Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklanarak cezaevine gönderildi. İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında ise yaptıkları haberler ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek ev hapsi kararı verildi. Son 70 günde 25 gazeteci gözaltına alındı, 10 gazeteci tutuklandı, 2 gazeteciye ev hapsi verildi. YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, ifade ve basın özgürlüğüne yönelik son iki aydaki ihlalleri ortaya koyan bilançosunu kamuoyuyla paylaştı. İktidarın “Ailem güvende” operasyonu gazetecileri hedef alırken, yüz binlerce yurttaşın mağdur olduğu fon krizi de yine gazetecilerin haberlerine ve sosyal medya paylaşımlarına yönelik baskı ve sansürün gerekçesine dönüştürüldü. Çakırözer, “AK Parti iktidarı gazetecileri tutuklayarak, ev hapsi vererek, haber sitelerini ve sosyal medya hesaplarını erişime kapatarak toplumun haber alma hakkını gasp ediyor. Basın özgürlüğü önündeki ihlalleri her geçen gün büyütüyor. Sansür ve yargı baskısı artık istisna değil, sistematik bir yönetim biçimine dönüşmüş durumda. Asrın vurgunu fon krizinde milleti dolandıranlar değil, açığa çıkaran gazeteciler gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Halkın haber alma hakkı engelleniyor. Basın özgürlüğü demokrasilerin olmazsa olmazıdır! Basın özgür değilse demokrasi de gelmez” dedi. ARTIK GAZETECİLİK TUTUKLAMA GEREKÇESİ YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer’in kamuoyuyla paylaştığı basın özgürlüğü raporuna göre gazeteciler, adli yılın başladığı eylül ayında en az 50 kez hâkim karşısına çıktı. Ağustos ve eylül aylarında çok sayıda gazeteci gözaltına alınırken, gazeteciler hakkında tutuklama ve adli kontrol kararları verildi. Rapora göre ağustos ve eylül aylarında Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle: Gazeteciler Oya Lale Özan Arslan ve Ali Tarakçı sosyal medya paylaşımları; Tuğba Tekerek ise “Ailem Güvende” operasyonu kapsamında tutuklandı. Gazeteciler Selahattin Günday ve Fatih Ergin ise eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. Bolu Gündem Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykan, devletten kiralanan bir alanı işleten firmanın ziyaretçilerden tarifede belirtilen ücretin üzerinde para aldığı iddiasına ilişkin haberi nedeniyle tutuklandı. Aydın Denge Gazetesi’nin sosyal medya hesabından Gülşen Erdoğan’ın vefatının “Erdoğan vefat etti” başlığıyla duyurulmasının ardından “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. Gazetenin temsilcisi Emin Aydın, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yeşim Ülker, muhabir İslam Keleş ve İrem Delice gözaltına alındı. Adli kontrolle serbest bırakılan gazetecilerden İrem Delice, savcılığın itirazı üzerine tutuklandı. HABER VE PAYLAŞIMA SORUŞTURMA İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, AK Parti ve MHP’li yöneticilerin İzmir’de gazetecilere yönelik tutumlarına ilişkin yaptığı açıklama nedeniyle ifade verdi. Ertuğrul Özkök hakkında, katıldığı bir yayındaki söylemleri nedeniyle soruşturma başlatıldı. Gazeteci İsmail Arı hakkında eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’e yönelik mesajı nedeniyle dava açılırken; gazeteci Canan Coşkun ve belgeselci Kazım Kızıl hakkında Rabia Naz davası kapsamında 7 yıl sonra dava açıldı. Gazeteciler Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan ve Şaban Sevinç ise İBB davasında hâkim karşısına çıkarıldı. İlke TV muhabiri Zilan Azad, Yeni Yaşam Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ahmet Güneş ve Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Çelebi hakkında yaptıkları haberler nedeniyle soruşturma açıldı. HABER TAKİBİNE GÖZALTI, SALDIRI VE ENGELLEME Gazeteci Can Bursalı ile Trabzon 360 Haber’in İmtiyaz Sahibi Hatice Aksoy ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Muhsin Aksoy yaptıkları haber ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle, Kemal Öztürk ise bir televizyon programındaki ifadeleri nedeniyle gözaltına alındı. BirGün muhabiri Sarya Toprak ve Alman ARD TV muhabiri Sener Azak, “Ailem güvende” operasyonlarını protesto eden eylemleri takip ederken gözaltına alındı. Gazeteciler Mehmet Toprak, Halil Biter ve Kenan Bayık, Şanlıurfa’da meydana gelen depreme ilişkin sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alındı. 24 TV kameramanı Fatih Coşkun, Silivri açıklarında batan Tuğberk İmamoğlu gemisindeki arama-kurtarma çalışmalarını takip ederken saldırıya uğradı. AS TV muhabiri Oğuz Aksu ve kameramanının Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclis toplantısını takip etmesi bir belediye çalışanı tarafından engellendi. Urfa’da haber takibi yapan üç kadın gazeteci ise görevleri sırasında sözlü ve fiziki saldırıya maruz kaldı. SANSÜRÜN YENİ ADRESİ: SOSYAL MEDYA VE HABER SİTELERİ Türkiye gündemine oturan “Ailem güvende” operasyonları ile “fon vurgunu” sonrası gazetecilerin, ekonomistlerin, hak savunucularının, akademisyenlerin ve yurttaşların sosyal medya hesaplarına, basın kuruluşlarına ve haberlere erişim engelleri art arda geldi. Sadece eylül ayında 1.350’ye yakın sosyal medya hesabı erişime engellendi. Türkiye’nin ve dünyanın en fazla takip edilen haber sitelerinden T24’e erişim tamamen engellendi. Yine Evrensel, Kısa Dalga, Mezopotamya Haber Ajansı internet sitesi ve X hesabına erişim engeli getirildi. Sadece eylül ayında gazeteciler Alican Uludağ, Özlem Akarsu Çelik, Hilmi Hacaloğlu, Canan Kaya, Nasuh Bektaş, Fırat Fıstık, Sarya Toprak, Şirin Payzın, Furkan Karabay, Ali Tarakçı’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda gazeteci ile; ekonomi alanında yorum yapan Veysel Ulusoy, Emre Şirin, İnan Mutlu, Prof. Barış Övgün ile Umut-Sen’in kurucularından Başaran Aksu’nun sosyal medya hesaplarının da arasında yer aldığı birçok X hesabı erişime engellendi. Aralarında Uluslararası Af Örgütü, Hak İnisiyatifi, Barış Akademisyenleri, Kadın Koalisyonu, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, Aile Dayanışma Ağı, ALİKEV ve Türkiye Psikiyatri Derneği’nin de bulunduğu çok sayıda hak savunucusu dernek ile meslek örgütünün hesaplarına erişim engeli getirildi. Erişim engellerini belgeleriyle raporlayan Prof. Dr. Yaman Akdeniz ile İfade Özgürlüğü Derneği, Engelli Web ve MLSA’nın sosyal medya hesapları da erişime engellendi. Ağustos ve eylül aylarında hesaplara getirilen erişim engellemelerinin yanı sıra kamuoyunu yakından ilgilendiren onlarca haber de yine erişime engellendi. Bunlar arasında; “Fon krizinde bazı yatırım ve portföy yönetim şirketleri ile bu şirketlerin yönetici ve ortaklarının kamuoyunca tanınan isimlerle bağlantılarına ilişkin haberler, Şeytantepe belgeseli, Özlem Çerçioğlu’nun ailesinin TOGG ile ticari ilişkisine dair haber, Eski TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın komşularıyla yaşadığı sıkıntılar, Zülfikarlar Holding bünyesindeki şirketler ve yöneticilere ilişkin soruşturma, tutuklama ve konkordato haberleri, Rojin Kabaiş soruşturmasına ilişkin haberler, eski Sağlık Bakanı ve Medipol Hastanesine ilişkin dosya haberler” yer aldı.

AK Parti İl Başkanı Albayrak: "Tasvip Etmemiz Mümkün Değil" Haber

AK Parti İl Başkanı Albayrak: "Tasvip Etmemiz Mümkün Değil"

Dede Korkut Parkı’nda bebekleriyle spor yapmak isteyen 75 annenin parktan çıkarılmasına ilişkin tartışmalar büyürken, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak’tan dikkat çeken bir açıklama geldi. Albayrak, yaşanan durumu üzüntüyle öğrendiklerini belirterek "Böyle bir yaklaşımı tasvip etmemiz mümkün değildir" dedi. ​Eskişehir’de bebekleriyle birlikte açık havada egzersiz yapmak amacıyla Dede Korkut Parkı’nda buluşan 75 kişilik anne grubunun "izinsiz etkinlik" gerekçesiyle alandan uzaklaştırılması kentte ve sosyal medyada geniş yankı uyandırmıştı. Muhalefetten gelen tepkilerin ardından iktidar kanadından da konuyla ilgili ilk resmi açıklama yapıldı. ​AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak: "Konuyu Bizzat Takip Edeceğim" ​Sosyal medya hesabı üzerinden açıklamada bulunan AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, parkların annelerin ve çocukların ortak yaşam alanı olduğunu vurguladı. Albayrak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​"Dede Korkut Parkı’nda annelerimizin bebekleriyle birlikte yaşadığı durumu üzüntüyle öğrendim. Böyle bir yaklaşımı tasvip etmemiz mümkün değildir. ​Parklarımız, annelerimizin ve çocuklarımızın huzurla vakit geçirebildiği, kendilerini güvende ve hoş karşılanmış hissettiği ortak yaşam alanlarıdır. ​Yaşananların açıklığa kavuşturulması ve benzer bir durumun tekrarlanmaması adına konuyu bizzat takip edeceğim."

YENİ Parti İl Başkanı Yalaz: "Parklar Erk Sahiplerinin Değil, Halkındır" Haber

YENİ Parti İl Başkanı Yalaz: "Parklar Erk Sahiplerinin Değil, Halkındır"

Eskişehir Dede Korkut Parkı’nda bebekleriyle spor yapmak için bir araya gelen 75 kişilik anne grubu, "izinsiz toplanma" gerekçesiyle parktan çıkarıldı. Olay kısa sürede hem Eskişehir’de hem de Türkiye gündeminde büyük tepki toplarken, YENİ Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz sert bir açıklama yaparak duruma tepki gösterdi. ​Dede Korkut Parkı’nda bebekleriyle birlikte açık havada egzersiz yapmak isteyen yaklaşık 75 anne, güvenlik görevlileri ve yetkililer tarafından "izinsiz etkinlik" gerekçesiyle alanın dışına çıkarıldı. Annelerin ve çocukların parktan uzaklaştırılması, kamuoyunda ve sosyal medyada geniş çaplı bir tartışma başlattı. ​Talat Yalaz: "Kamusal Alanlar Siyasi Ayrıcalıklara Göre Yönetilemez" ​Gündeme oturan olayın ardından siyasi kanattan da ilk ve en sert tepkilerden biri geldi. YENİ Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada parkların halkın ortak malı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: ​"Parklar erk sahiplerinin değil, halkındır. ​Bilal Erdoğan’ın şehrimizde Aile Zirvesi düzenlediği günün hemen ertesi günü Dede Korkut Parkı’nda annelerin çocuklarıyla birlikte parktan çıkarılması, kamu alanlarının kullanımına ilişkin ciddi soru işaretleri yaratmıştır. ​Adeta AKP’nin etkinlik alanına dönüştürülen Dede Korkut Parkı’nın, annelere ve çocuklara kapalı bir park anlayışıyla yönetilmesi kabul edilemez! ​AKP’nin etkinlikleri söz konusu olduğunda park rahatlıkla kullanılırken, annelerin çocuklarıyla gerçekleştirdiği bir etkinliğin engellenmesi kabul edilemez. Kamuya ait alanların siyasi etkinlikler için serbestçe kullanılıp yurttaşlara kapatılması, kamu vicdanında mutlaka sorgulanacaktır. ​Parklar; çocukların, annelerin, gençlerin, yaşlıların ve tüm Eskişehirlilerin ortak yaşam alanıdır. Kamu alanlarının kim için ve hangi amaçla kullanılacağı siyasi ayrıcalıklara göre değil, tüm yurttaşların eşitliği temelinde belirlenmelidir." ​"Çifte Standart" Tepkisi Gündemde ​Talat Yalaz’ın açıklamaları, Eskişehir’deki kamu alanlarının kullanımı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bir süre önce aynı bölgede düzenlenen siyasi ve kitlesel organizasyonlara izin verilirken, bebekleriyle spor yapan annelerin engellenmesi "çifte standart" olarak nitelendirildi.

Emniyetten Dev Siber Operasyon Haber

Emniyetten Dev Siber Operasyon

İçişleri Bakanlığı koordinesinde, siber suç ağlarına karşı Türkiye genelinde eş zamanlı olarak çok büyük bir operasyon dalgasına imza atıldı. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının uyumlu çalışmasıyla, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlükleri tarafından 61 il merkezli geniş çaplı operasyonlar gerçekleştirildi. Son 5 günde tırmandırılan bu kararlı mücadele kapsamında toplam 547 şüpheli kıskıvrak yakalandı. ​Hangi Suçlara Odaklanıldı? ​Operasyonların hedefinde halkın huzurunu ve dijital güvenliği tehdit eden başlıca siber suç kolları yer aldı. Ekiplerin titiz çalışmaları neticesinde; Sosyal medya mecraları üzerinden ev, araba, arsa satış bedeli ve cazip promosyon ödemeleri gibi temalarla vatandaşların aldatıldığı tespit edildi. Yasa dışı bahis sitelerinde kumar oynatılması, bu sitelerin reklamlarının yapılması ve suç gelirlerinin para nakline aracılık edilmesi engellendi. Çevrim içi çocuk müstehcenliği ile tacizi suçlarına karşı hukuki süreçler işletildi. Kamu ve tüzel kişilere ait web sitelerine yetkisiz erişim gerçekleştiren kişi ve yapılar deşifre edildi. ​Geniş Güvenlik Ağı: 61 İlde Eş Zamanlı Baskınlar ​Türkiye'nin dört bir yanını kapsayan operasyon ağı; Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Antalya, Artvin, Aydın, Bartın, Batman, Bayburt, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Elazığ, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Gümüşhane, Hakkari, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırklareli, Kırşehir, Kilis, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mersin, Muğla, Nevşehir, Niğde, Ordu, Rize, Sakarya, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon, Tunceli, Van, Yalova ve Zonguldak illerinde yoğunlaştırıldı. ​Adli Süreç ve Tutuklamalar Sürüyor ​Gerçekleştirilen operasyonlar sonucunda gözaltına alınan 547 şüpheliden 155’i çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerden 183’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulanırken, ağa takılan diğer zanlıların emniyet ve adliyedeki işlemleri çok yönlü olarak devam ediyor. ​Devletin ilgili tüm kurumlarının koordinasyonuyla yürütülen bu operasyon, siber suç şebekelerine vurulan en büyük darbelerden biri olarak kayıtlara geçerken; operasyonda görev alan Kahraman Polis Teşkilatı, EGM Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları kamuoyu tarafından takdirle karşılandı.

​"Birleşik Bir Muhalefet Yolunda Yan Yana" Forumu Gerçekleştirildi Haber

​"Birleşik Bir Muhalefet Yolunda Yan Yana" Forumu Gerçekleştirildi

Eskişehir’deki Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Birleşik Bir Muhalefet Yolunda Yan Yana Forumu”, siyasetin, medyanın ve toplumun önde gelen isimlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. YENİ Parti Meclis Grup Başkanvekili Doç. Dr. Gökhan Günaydın, Prof. Dr. Seyhan Erdoğdu ve Gazeteci İsmail Arı’nın konuşmacı olarak yer aldığı forumda, Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik kriz, otoriter rejim tartışmaları, basın özgürlüğüne yönelik baskılar ve bu tablodan çıkış yolu olarak birleşik muhalefetin inşa edilmesi gerektiği masaya yatırıldı. ​Forumun açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Seyhan Erdoğdu, Türkiye’nin varoluşsal bir süreçten geçtiğini belirterek söze başladı. Türkiye’nin dört bir yanında sürdürülen emek ve demokrasi mücadelesine katılanların ortak bir siyasi geleceği kurmak üzere bir araya geldiğini ifade eden Erdoğdu, başkanlık rejimi adı altında devlet kurumlarının tek kişinin siyasi iradesine ve çıkar gruplarının soygun düzenine bağlandığını vurguladı. Son dönemde gündeme gelen fon krizinin, küresel kapitalizmin "hiper finansallaşma" ve "gazino kapitalizmi" eğilimlerinden bağımsız olmadığını dile getiren Erdoğdu, Amerika Birleşik Devletleri’nde şirketlerin kendi hisselerini geri alarak (buyback) değerlerini şişirme operasyonlarının 1 trilyon dolara ulaştığını hatırlattı. Türkiye’deki fon krizinin bundan farklı olarak organize bir suç örgütlenmesi olduğunu savunan Erdoğdu, "Temel mekanizma 'bul karayı, al parayı' değil, 'bul sarayı, al parayı' mekanizmasıdır; arkasında mafyanın gücü, kara para aklama ve devlet içi yapılar vardır" dedi. Günter Reimann’ın "Vampir Ekonomisi" kavramına atıfta bulunan Erdoğdu, ihale kayırmacılığı ve kamu kaynaklarının şeffaf olmayan kullanımıyla modern bir vampir sistemi kurulduğunu, bu düzenin sürdürülebilmesi için sendikaların zayıflatıldığını, basının denetim işlevinin daraltıldığını ve yargı bağımsızlığının aşındırıldığını ifade etti. Mücadelenin sadece geçim koşullarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Erdoğdu, Eskişehir’deki emek ve demokrasi birikiminin önemine dikkat çekerek kitlesellikten siyasi sonuca geçişin örgütlenmesi gerektiğini vurguladı. Laiklik, demokratik ve sosyal hukuk devleti, eşit yurttaşlık ve kuvvetler ayrılığı ilkeleri etrafında geniş bir demokratik uzlaşma çağrısı yapan Erdoğdu, seçim hazırlıklarının bugünden halkın örgütlü gücünü büyütmek anlamına geldiğini sözlerine ekledi. ​Toplantıda söz alan Gazeteci İsmail Arı ise Türkiye’de yargı eliyle bir korku imparatorluğu yaratılırken bağımsız medyanın yok edilmek istendiğini söyledi. Medya için çok kritik bir eşiğin aşıldığını belirten Arı, Halk TV ve Sözcü TV gibi en fazla izlenen kanalların iktidar ortakları tarafından hedef gösterildiğini, T24 haber sitesinin savunma hakkı bile verilmeden Sulh Ceza Hakimliği kararıyla kapatıldığını, Cumhuriyet, Evrensel ve Sol Haber gibi köklü mecraların sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirildiğini hatırlattı. Son bir ayda 7 gazetecinin tutuklandığını, Fatih Ergin, Barış Terkoğlu, Oya Lale Özanar, Furkan Karabay ve Suat Toktaş gibi isimlerin yanı sıra sosyal medyada video çeken 23 gençlerin dahi uydurma gerekçelerle cezaevine konulduğunu ifade eden Arı, sadece geçen ay 1200 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini vurguladı. Toplumun yargıya olan güveninin tükendiğini belirten Arı, bu baskılara karşı boyun eğmemek ve omuz omuza direnmek gerektiğini dile getirdi. ​Forumun kapanış konuşmasını gerçekleştiren YENİ Parti Meclis Grup Başkanvekili Doç. Dr. Gökhan Günaydın, konuşmasına tahliye edilen mizahisyen Deniz Göktaş’ı selamlayarak başladı. Derdinin şahıslar değil, dünyada ve Türkiye’de kurulan rejim olduğunun altını çizen Günaydın, dünyada küreselleşmenin yerini alan tekno-oligarşi, bölgeselleşme ve hegemonya krizine dikkat çekti. ABD’nin dünyadaki maliyetli askeri varlığından çekilerek yerini vekil devletlere ve "hayırsever monarşi" tasarımlarına bıraktığını belirten Günaydın, Türkiye siyasetinde geçmişten bugüne aktörlerin nasıl konum değiştirdiğini örneklerle anlattı. 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması sürecinde Saraçhane’deki barikatları yıkan İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin ve sokaktaki gençlerin mücadelesine vurgu yapan Günaydın, yeni bir dünyanın ancak kadınların, gençlerin ve emekçilerin dışarıdan siyasete yön vermesiyle kurulabileceğini ifade etti. ​Son dönemde artan sosyal medya yasaklarına ve Siber Güvenlik Başkanlığı’nın yetkilerine değinen Günaydın, muhalif seslerin susturulmak istendiğini belirtti. Meclis’te ikinci parti grubu olarak Anayasa Mahkemesi’ne yaptıkları başvuruları hatırlatan Günaydın, basın özgürlüğü, haber alma hakkı ve hakları gasbedilen tüm kesimlerle birlikte 7 Ekim Çarşamba günü saat 12.00’de Anayasa Mahkemesi önünde buluşma çağrısı yaptı. "Sokağa sahip çıkmak, mahalleye, fabrikaya, tarlaya sahip çıkmaktır" diyen Günaydın, doğrudan demokrasiyi yeniden inşa etmek zorunda olduklarını belirtti. Konuşmasının sonunda erken seçim ve anayasa tartışmalarına değinen Günaydın, Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için gereken hamlelere karşı YENİ Parti olarak sapasağlam duracaklarını ve diğer siyasi partilerin de bu konuda taviz vermemesi gerektiğini vurgulayarak katılımcılara teşekkür etti. Forumda siyasi parti, sivil toplum kuruluşları, odalar ve sendikaların temsilcileri de söz alarak gündeme ilişkin görüşlerini dile getirdi.

Eskişehir Basınından Özge Zaim’e Yönelik Çirkin Saldırıya Sert Tepki Haber

Eskişehir Basınından Özge Zaim’e Yönelik Çirkin Saldırıya Sert Tepki

​Eskişehir’de kaleme aldığı köşe yazısının ardından sosyal medya üzerinden ağır hakaretlere ve ölüm tehditlerine maruz kalan Gazeteci Özge Zaim’e meslek örgütlerinden ve meslektaşlarından güçlü bir destek geldi. Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şubesi ve Türkiye Gazeteciler Sendikası Eskişehir İl Temsilciliği ortak bir açıklama yaparak saldırıyı kınadı. Özge Zaim ise hukuki süreç başlatacağını vurgulayarak, "Hakikati yazmaya ve söylemeye devam edeceğiz" dedi. ​Meslek Örgütlerinden Ortak Tepki: "Gazetecilik Hakaretle Susturulamaz" ​Eskişehir’in önde gelen basın ve meslek örgütleri adına Yılmaz Karaca tarafından kamuoyuyla paylaşılan ortak açıklamada, Şehir Gazetesi çalışanlarından Özge Zaim’e yönelik saldırının kabul edilemez olduğu belirtildi. ​Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ​"Şehir Gazetesi çalışanlarından Özge Zaim’in, kamuoyunu ilgilendiren bir konuya ilişkin kaleme aldığı köşe yazısının ardından, bir şahıs tarafından sosyal medya üzerinden yöneltilen hakaret, küfür ve aşağılayıcı ifadeleri kabul ediyor ve şiddetle kınıyoruz. Gazetecilik; toplum adına soru sormak, yanlış gördüklerini eleştirmek, kamuoyunu bilgilendirmek ve farklı düşünceleri özgürce ifade etmek sorumluluğudur. Eleştiriye verilecek yanıtın yolu hakaret, küfür ve tehdit değildir." ​Basın ve ifade özgürlüğünün hedef alındığına dikkat çekilen açıklamada, yetkililer göreve çağrılarak şu vurgu yapıldı: "Eskişehir'deki basın kuruluşları olarak meslektaşımız Özge Zaim’in yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyor; gazetecilere yönelik sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen hakaret ve saldırıların son bulmasını bekliyor, yetkilileri göreve çağırıyoruz. Gazeteciler, baskı ve hakaretlerle susturulamaz." ​Gazeteci Özge Zaim: "Hukuki Sürecin Takipçisi Olacağım" ​Yaşanan çirkin olay ve ölüm tehditleri sonrasında açıklama yapan Gazeteci Özge Zaim, bu tür sindirme politikalarına karşı geçmişte olduğu gibi bugün de boyun eğmeyeceğini belirtti. Zaim, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Dün bir kadının aşağılanmasına, bir gazetecinin tehdit edilmesine tanıklık ettik. Ben de kaleme aldığım bir köşe yazısı nedeniyle çok sayıda hakaretin yanı sıra ölüm tehditlerine maruz kaldım. Bu dili ve bu yöntemleri biliyoruz. Alışkınım. İlk uğradığım hakaret ya da ilk uğradığım iftira değil. Beni ölüm tehditleriyle, hakaretlerle ve korkutma girişimleriyle susturabileceklerini düşünenler bilmelidir ki; doğru bildiğimi yazmaktan, düşüncelerimi ifade etmekten vazgeçmeyeceğim." ​Destek veren meslektaşlarına ve meslek örgütlerine teşekkür eden Zaim, hukuki yollara başvuracağını net bir şekilde ifade etti: "Elbette her insanın olduğu gibi benim de tek bir canım var. Ancak tehditle, hakaretle ve baskıyla susturabileceğinizi düşünenlerin unutmaması gereken çok daha büyük bir gerçek var: İnsanların haklarını, hukukunu ve onurunu hedef alan her eylemin bir hukuki ve vicdani hesabı vardır. Şahsıma yönelik ölüm tehditleri ve diğer tehdit içerikli mesajlarla ilgili suç duyurusunda bulunacağımı bildirir, hukuki süreçlerin takipçisi olacağımı kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Tehditlere boyun eğmeyeceğiz. Hakikati yazmaya ve söylemeye devam edeceğiz."

ESMEK Yaz Okullarında Gençler Yeteneklerini Keşfetti Haber

ESMEK Yaz Okullarında Gençler Yeteneklerini Keşfetti

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sanat Meslek Eğitim Kursları (ESMEK) tarafından yaz okulları kapsamında 15-25 yaş arasındaki gençlere yönelik düzenlenen atölyeler, eğitici ve yaratıcı içerikleriyle dolu dolu geçti. Gençlerin yaz tatilini verimli değerlendirmelerini, yeni beceriler kazanmalarını ve ilgi alanlarını keşfetmelerini amaçlayan atölyelerde; sanattan teknolojiye, dijital içerik üretiminden yapay zekâya, tasarımdan e-ticarete kadar birbirinden farklı alanlar ele alındı. Gençler, uzman eğitmenler eşliğinde hem öğrendi hem de kendi üretimlerini ortaya koyarak keyifli ve verimli bir yaz dönemi geçirdi. GENÇLER GELECEĞİN BECERİLERİNİ KEŞFETTİ ESMEK’in gençlere yönelik yaz okulu programında birbirinden renkli ve yenilikçi 11 farklı atölye gerçekleştirildi. Program kapsamında; “Dijital Görünürlük – Keşfet’in Şifreleri” Sosyal Medya İçerik Üretim Atölyesi ile sosyal medya dünyasının dinamikleri ve etkili içerik üretiminin püf noktaları, “Kahveni Taşıyan Sanat” Seramik Kupa Tasarımı Atölyesi ile seramik sanatının incelikleri ve özgün kupa tasarımı, “Karakter X” Dijital Çizim ve Karakter Tasarımı Atölyesi ile dijital çizim ve karakter oluşturma teknikleri, “Robocode” Temel Robotik Kodlama Atölyesi ile robotik ve kodlamanın temel prensipleri, “Boncuktan Stile” Takı Tasarımı Atölyesi ile yaratıcı takı tasarımı, “Tıkla Tasarla” Canva ile Tasarım Atölyesi ile dijital tasarım araçlarının kullanımı, “Dijital Beyin” Yapay Zekâ Araçları Kullanımı Atölyesi ile yapay zekâ araçlarının günlük yaşam ve üretim süreçlerinde kullanımı, “Ekrandan Kazanca” E-Ticaret ve Dijital Satış Eğitimi Atölyesi ile dijital satış ve e-ticaretin temel dinamikleri, “Game Start” Oyun Tasarımı Başlangıç Atölyesi ile oyun geliştirme dünyasına giriş, “Jean Ceketini Tasarla” Keçe Tasarım Atölyesi ile tekstil ve keçe kullanılarak özgün tasarımlar oluşturma, “Travel Talk – Seyahat İngilizcesi Atölyesi” ile katılımcılara günlük seyahat deneyimlerinde kullanabilecekleri pratik İngilizce becerileri kazandırma konularında çalışmalar gerçekleştirildi. ESMEK, gençlerin ilgi ve yeteneklerini keşfetmelerine, üretme becerilerini geliştirmelerine ve geleceğin mesleklerine yönelik yeni deneyimler kazanmalarına katkı sunan eğitim ve atölye çalışmalarını sürdürüyor.

Yeni Partili Çakırözer’in TBMM’deki İlk Önergesi Gazeteciler İçin Haber

Yeni Partili Çakırözer’in TBMM’deki İlk Önergesi Gazeteciler İçin

Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı Utku Çakırözer, Meclis’te partisinin ilk önergesini gazeteciler için verdi. İfade ve basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlallerin araştırılması ve gazetecilerin mesleklerini yapabilmesinin önündeki engellerin kaldırılması için Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Çakırözer, “Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 163’üncü sırada. 7 ayda gazeteciler en az 350 kez hakim karşısına çıktı. 50 gazeteci gözaltına alındı. 15 gazeteci aylarca tutuklu kaldı. İfade ve basın özgürlüğü demokrasilerin olmazsa olmazıdır. Gelin Meclis’te bir komisyon kuralım, gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesinin, halkın haber alma hakkının önünü açalım” dedi. Önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedilirken, Çakırözer, “Biz Yeni Parti olarak baskılarınıza, sansürünüze ve yasaklamalarınıza asla boyun eğmeyeceğiz. Milletimizle halkın iktidarını kuracak, demokrasi ve hukuk devletinin olmazsa olmazı basın ve ifade özgürlüğünü tam güvence altına alacağız” diye konuştu. 7 AYLIK İHLAL BİLANÇOSU: GAZETECİLER 350 KEZ YARGILANDI Yeni Parti Genel Başkan Yardımcısı, Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer partisinin TBMM’deki ilk önergesini gazeteciler ve basın özgürlüğü için verdi. İfade ve basın özgürlüğü alında yaşanan ihlallerin ortadan kaldırılması ile halkın haber alma hakkının korunması için Meclis’te bir araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Çakırözer’in önergesi, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Meclis’teki konuşmasında Türkiye’de basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlal bilançosunu açıklayan Çakırözer, Türkiye’nin dünyadaki basın özgürlüğü sıralamasına dikkat çekerek şunları söyledi: “AKP'nin ifade ve basın özgürlüğünü abluka altına alan baskı, sansür, engelleme girişimleri maalesef artarak devam etmekte. Türkiye 2026 yılı itibarıyla dünya basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 163'üncü sıraya geriledi çünkü haberi, yazısı, paylaşımı nedeniyle gazeteciler soruşturma, gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya. Temmuz ayının üçte biri adli tatildi ama o ayda bile gazeteciler en az 40 kez hâkim karşısına çıktı! 8 gazeteci gözaltına alındı, 2 gazeteci tutuklandı. Yılın başından bu yana yedi aylık süreçte 350 kez hakim karşısına çıktı gazeteciler haberini, yazısını savunmak için. En az 50 gazeteci gözaltına alındı. İsmail Arı, Alican Uludağ, Nedim Oruç, Pınar Gayıp, Yıldız Tar, Sibel Gürcihan'ın da aralarında olduğu 15 gazeteci aylarca tutuklu kaldı. Merdan Yanardağ, uydurma casusluk davanızdan tam iki yüz seksen beş gündür, otuz beş yıllık gazeteci Ali Çağatay tweet attı diye bir buçuk aydır özgürlüklerinden, sevdiklerinden mahrum, zindandalar.” “GAZETECİLER ZİNDANDAYKEN TARİHİ SÜRECİ KİM YAZACAK” “Bir yandan terörü bitireceğiz, toplumsal barışı sağlayacağız diyoruz! Peki ama bu tarihi süreci kim yazacak, kim anlatacak?” diye soran Çakırözer, “Meclisimiz tarihî günlere tanıklık ediyor. Peki ama bu tarihî süreci kim yazacak, kim anlatacak? Gazetecileri cezaevine koyarak, haberlerini sansürleyerek, siteleri karartarak mı yapacaksınız? Gazeteciler emekli eyleminde, madenci direnişinde, 19 Mart darbesinde, 1 Mayıs, 8 Mart, NATO protestolarında meydanlardan haber yapacak ama engelleniyor. Tutuklu meslektaşına destek için yürümesine dahi abluka konuyor. Dünyanın öbür ucundan gelen gazeteci Ankara'da zirve izliyor ama kendi gazetecimize yasaklanıyor. Siteler, sosyal medya hesapları kapatılıyor. Yetmiyor, hepsi bir de zindana tıkılıyor. Silivri'de ve diğer adliyelerde habercilere mahkeme salonları yasaklanıyor. Davaları anbean aktaran gazeteciler gerekçesiz gözaltına alınıyor.” “1,5 MİLYON WEB SİTESİ VE ALAN ADI ERİŞİME ENGELLİ” Haber, sosyal medya ve sitelere getirilen erişim engellerine de dikkat çeken Çakırözer, ülkenin toplumsal hafızasının erişim engelleriyle sistematik bir biçimde silindiğini, karartıldığını söyledi. Çakırözer şöyle konuştu: “Tam beş yüz günü aşkın süredir haksız, hukuksuz tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız, 15,5 milyon yurttaşın Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına, sesine, afişine ve hatta adına bile tahammül edemeyenler, şimdi de onu dijital darbe yöntemleriyle susturmaya çalışıyor. Tam 11 kez hesaplarını engellediniz. Bu karartma sadece İmamoğlu'nun sesini kısmak değil, milletimizin haber alma, siyasal bilgiye erişim ve demokratik tercih oluşturma hakkını da yok etme girişimidir. İfade Özgürlüğü Derneğinin rakamları ortada: 2025 sonu itibarıyla Türkiye'den erişime engellenen web sitesi ve alan adı sayısı 1,5 milyonu aşmış durumda. Sayenizde erişim engelleri sistematik ve kalıcı bir dijital sıkıyönetim rejimine dönüşmüş durumda.” “BUGÜNÜN TARİHİNİ YAZACAK ARŞİVLER YOK EDİLİYOR” “Vatandaşın sesini duyurduğu neredeyse her kitlesel olayda X, YouTube, Instagram ve WhatsApp gibi platformlara bant daraltmak rutine binmiş. Oysa Anayasa Mahkemesi keyfî erişim engellemenizi, haber karartmanızı hukuksuz bulmuştu. Peki, siz ne yaptınız? Bu ayıbı ortadan kaldırmak yerine ‘millî güvenlik’ ve ‘kamu düzeni’ kılıfıyla bu dijital sansürü misliyle sürdürüyorsunuz. Siyasetçi görüş veriyor, gazeteci haberini paylaşıyor, yurttaş yorumunu yapıyor, hepsine anında karartma, anında sansür. Bugünlerin tarihini yazacak olan arşivler yok edilmektedir.” “KOMİSYON KURULSUN, TAHRİBAT ORTAYA ÇIKARILSIN!” Basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkı ve erişim engelleri için Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Çakırözer, “Biz bu nedenle bu önergeyle diyoruz ki: Gelin, bir Meclis araştırma komisyonu kurulsun ve bu dijital sıkıyönetimin tahribatı bütün boyutlarıyla ortaya çıkarılsın. Bilgiye erişim hakkı aktif yurttaşlığın ve demokratik denetimin temelidir. Demokrasi, bilgiye özgür ve güvenilir erişim olmadan yaşayamaz. Biz Yeni Parti olarak baskılarınıza, sansürünüze ve yasaklamalarınıza asla boyun eğmeyeceğiz. Milletimizle halkın iktidarını kuracak, demokrasi ve hukuk devletinin olmazsa olmazı basın ve ifade özgürlüğünü tam güvence altına alacağız” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.