SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sosyal Konut

Porsuk Haber Ajansı - Sosyal Konut haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Konut haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nebi Hatipoğlu’ndan Büyükşehir Belediyesi’ne: "810 Gündür Verilen Sözler Tutulmadı" Haber

Nebi Hatipoğlu’ndan Büyükşehir Belediyesi’ne: "810 Gündür Verilen Sözler Tutulmadı"

AK Parti MKYK Üyesi ve Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin üzerinden geçen 810 günü değerlendirdi. Hatipoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi yönetiminin seçim vaatlerini yerine getirmediğini belirterek, “Eskişehir, mazeret üreten değil, sorun çözen bir belediyeciliği hak ediyor." dedi. AK Parti MKYK Üyesi ve Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden bu yana geçen yaklaşık 2 yıl 2 aylık (810 gün) süreci mercek altına aldı. Mevcut belediye yönetiminin seçim döneminde açıkladığı projelerin büyük kısmının hayata geçirilmediğini savunan Hatipoğlu, projelerin vaat aşamasında kaldığını vurguladı. ​​Hatipoğlu, belediye yönetiminin ulaşım, kentsel dönüşüm, kırsal kalkınma ve sosyal projeler başlıkları altında verdiği sözlerin gerçekleşmediğini ifade ederek şu ifadelere yer verdi; "Kıymetli hemşerilerim; Bilindiği üzere 31 Mart 2024 yerel seçimleri öncesinde mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı, Eskişehir için 8 ana başlık altında çok sayıda proje ve vaat açıkladı. Bugün seçimlerin üzerinden tam 810 gün geçti. Yani yaklaşık 2 yıl 2 aylık bir süre geride kaldı. Bilindiği üzere biz projelerimizi ve hedeflerimizi Eskişehirli hemşehrilerimizle paylaştıktan yaklaşık bir hafta sonra mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı da bir lansman programı düzenlemiş, o gün açıkladığı vaatlerin önemli bir kısmı ise daha önce bizim kamuoyuna duyurduğumuz projelerle neredeyse bire bir örtüşmüştü. Bugün, aradan geçen 810 günün sonunda, o gün verilen sözlerin ne kadarının hayata geçirildiğine birlikte bakalım. Seçim döneminde; “Ulaşımı ve Daha Çevreci Şehir”, “Geleceği Planlı ve Dirençli Şehir”, “Kırsalı Çok Yönlü Kalkınan Şehir”, “Sosyal ve Adil Şehir”, “Çevre ve İklim Değişikliğine Uyumlu Şehir”, “Sporda Aktif ve Sağlıklı Bir Eskişehir”, “Kültür, Turizm, Sanat" ve “Genç Dostu Eskişehir” başlıkları altında Eskişehirlilere birçok söz verildi. Peki bugün, 810 günün sonunda ortaya çıkan tablo nedir? Bugün bu vaatlere baktığımızda; Vaat edilen tramvay hatlarının hayata geçirilmediğini görüyoruz... Kuzey-Güney Kuşak Çevre Yolu'nun yapılmadığını görüyoruz... Cumhuriyet Meydanı Yer Altı Otoparkının, Hoşnudiye Katlı Otoparkının ve birçok ulaşım projesinin hâlâ tamamlanmadığını görüyoruz... Fevzi Çakmak, Huzur ve Yeşiltepe Kentsel Dönüşüm Projesi'nin hayata geçirilmediğini görüyoruz... Gündoğdu'da 1.500 konut hedefinin gerçekleşmediğini görüyoruz... 75. Yıl Mahallesi Sosyal Konut Projesi'nin tamamlanmadığını görüyoruz... Porsuk Kentsel Dönüşüm Projesi'nin vatandaşlarımızın beklediği noktaya ulaşamadığını görüyoruz... Kırsal kalkınma başlığında vaat edilen Bitkisel ve Hayvansal Üretim Merkezi'nin, Yem Fabrikası'nın, Organik Sıvı Gübre Tesisi'nin ve birçok önemli yatırımın hayata geçirilmediğini görüyoruz... Çevre ve enerji alanında vaat edilen Atıktan Türetilmiş Yakıt Tesisi'nin, Yeni Atık Su Arıtma Merkezi'nin ve Sakarbaşı Projesi'nin tamamlanmadığını görüyoruz... Spor alanında vaat edilen 17 branşı kapsayacak spor salonunun, yeni yüzme havuzlarının, motokros pistinin, aqua parkın ve e-spor merkezinin hizmete açılmadığını görüyoruz... Üstelik bunların önemli bir kısmının bugün hâlâ somut bir proje aşamasına dahi gelemediğini görüyoruz. Oysa AK Parti hükümetleri döneminde spor altyapısına yönelik yatırımlar sözde kalmamış, birer birer hayata geçirilmiştir. Bu kapsamda şehrimize kazandırdığımız, yaklaşık 10.000 metrekare kapalı alana sahip, 3.000 seyirci kapasiteli ve 8 ayrı branşa hizmet verebilen Yenikent Kapalı Spor Salonu bugün gençlerimize ve sporcularımıza hizmet vermeye devam etmektedir. Bununla da yetinmedik. Yine şehrimize kazandıracağımız 3.400 metrekare büyüklüğünde, 850 seyirci kapasiteli ve 4 ayrı branşa hizmet verecek yeni kapalı spor salonunun temelini attık. İnşaat çalışmaları hızla devam ediyor ve kısa süre içerisinde tamamlanarak hemşerilerimizin hizmetine sunulacak. Bizim anlayışımızda spor yatırımları seçim dönemlerinde verilen vaatlerden ibaret değildir. Biz eser üretir, temeller atar ve projeleri tamamlayarak milletimizin hizmetine sunarız. Kültür ve turizm alanında vaat edilen Uluslararası Yunus Emre Kültür Festivali'nin, ilçelere kazandırılacağı açıklanan gençlik merkezlerinin ve karavan kamp alanlarının hayata geçirilmediğini görüyoruz... Gençlerimiz için vaat edilen projelere baktığımızda ise Eskişehir Veri Merkezi'nin, şehir genelinde Wi-Fi hizmetinin ve birçok gençlik yatırımının hâlâ beklediğini görüyoruz... Elbette yapılan bazı çalışmalar, atılan bazı adımlar vardır. Ancak ortada değişmeyen bir gerçek bulunmaktadır. 810 gün geçti... Ve Eskişehirlilere seçim döneminde anlatılan projelerin önemli bir bölümü hâlâ tamamlanmış değildir. Kıymetli hemşerilerim; Bugün ortaya çıkan tabloyu değerlendirirken bir noktayı da sizlerin takdirine sunmak istiyorum. Bildiğiniz gibi 31 Mart seçimlerinde biz de sizlerden destek istemiş, Eskişehir için projelerimizi ve yol haritamızı açıklamıştık. Şimdi kendimize şu soruyu soralım: Eğer bugün görevde biz olsaydık, geçen 810 günlük süre içerisinde Eskişehir nerede olurdu? Biz göreve geldiğimiz ilk günden itibaren şehrin kronikleşmiş trafik sorununu çözmek için harekete geçeceğimizi söylemiştik. Şehir genelinde planladığımız 15 adet katlı kavşağın her biri ortalama 90 ila 110 gün arasında tamamlanabilecek projelerdi. Bugün geldiğimiz noktada, çevre yolundan şehir merkezine girişte Alpu Kavşağı'ndan başlayıp Osmangazi Üniversitesi Kavşağı'na kadar uzanan hatta yer alan beş katlı kavşak tamamlanmış ve vatandaşlarımızın hizmetine sunulmuş olacaktı. Eskişehir her gün trafik çilesini değil, ulaşımda elde edilen rahatlamayı konuşuyor olacaktı. Yine seçim döneminde söz verdiğimiz içilebilir çeşme suyu projesini hayata geçirmiş; vatandaşlarımızın yüksek maliyetlerle damacana suya mahkûm olmadığı, daha kaliteli, daha sağlıklı ve çok daha uygun maliyetli içme suyuna erişimini sağlamış olacaktık. Konu ESKİ olunca, seçim döneminde defalarca dile getirdiğimiz bir gerçeği de hatırlatmak isterim. Kurumlarda liyakatten uzak yönetim anlayışının beraberinde ciddi sorunlar doğuracağını, yapılan atamaların kurumsal verimliliği ve hizmet kalitesini olumsuz etkileyeceğini açıkça ifade etmiştik. Bugün gelinen noktada yaşanan yönetim krizleri, hizmet aksaklıkları ve peş peşe gelen görevden ayrılıklar, ne yazık ki bu konudaki uyarılarımızda ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha ortaya koymuştur. Çünkü belediyecilikte başarı; kişilere göre değil, liyakate göre kurulan kadrolarla mümkündür. Şehir yönetiminde ehliyet ve liyakat göz ardı edildiğinde bunun bedelini maalesef kurumlar da vatandaşlarımız da ödemektedir. Kentsel dönüşüm konusunda da bugün çok farklı bir noktada olurduk. Gündoğdu'da... Fevzi Çakmak'ta... Yeşiltepe'de... Huzur Mahallesi'nde... Erenköy'de... Kamulaştırmalar, proje hazırlıkları ve teknik süreçler tamamlanmış, sahada dönüşüm çalışmaları başlamış ve büyük bir hızla devam ediyor olacaktı. Çünkü biz kentsel dönüşümü seçim vaadi olarak değil, Eskişehir'in geleceği için bir zorunluluk olarak görüyoruz. Üstelik bu projeler sadece dönüşen mahallelerimiz için değil, Eskişehir ekonomisi için de önemli bir kalkınma hamlesi olacaktı. Kentsel dönüşüm çalışmalarının başlamasıyla birlikte inşaat sektörü yeniden hareketlenecek, doğrudan ve dolaylı olarak sektöre bağlı faaliyet gösteren 72 farklı iş kolu bundan olumlu etkilenecekti. Müteahhidinden mühendis ve mimarına, demircisinden mobilyacısına, nakliyecisinden esnafına kadar binlerce vatandaşımız için yeni bir ekonomik canlılık oluşacaktı. Çünkü kentsel dönüşüm yalnızca binaları yenilemek değil; aynı zamanda istihdamı artırmak, ekonomiyi canlandırmak ve şehrin geleceğine yatırım yapmaktır. Değerli hemşerilerim; Bugün hâlâ vatandaşlarımızın en çok şikâyet ettiği konulardan biri su yükleme sistemidir. Düşünün... 2026 yılındayız. Aradan 810 gün geçmiş. Ve Eskişehir'de insanlar hâlâ su yüklemek için belirli noktalara gitmek zorunda kalıyor. Mevcut yönetim seçim döneminde online su yükleme sistemi sözü vermişti. Ancak bugün geldiğimiz noktada bu sistem hâlâ tam anlamıyla hayata geçirilmiş değil. Son dönemde bazı noktalarda kredi kartıyla yükleme imkânı sağlanmış olsa da vatandaşlarımızdan sistemin işleyişiyle ilgili çok sayıda şikâyet gelmeye devam ediyor. Oysa biz göreve gelmiş olsaydık, ilk 100 günlük eylem planımız içerisinde yer alan dijital belediyecilik uygulamalarını çoktan hayata geçirmiş olacaktık. Vatandaşlarımız cep telefonlarından birkaç dakika içerisinde su yükleyebiliyor olacaktı. Yükleme noktalarında ise sadece nakit değil; Kredi kartı, Temassız ödeme, QR kod ve diğer modern ödeme sistemleri kullanılabiliyor olacaktı. Çünkü belediyecilik vatandaşın hayatını kolaylaştırma işidir. Yine Eskişehir'in yıllardır konuştuğu Kuzey-Güney Kuşak Çevre Yolu Projesi'nde tüm teknik çalışmalar ve kamulaştırma süreçleri tamamlanmış, yapım aşamasına geçilmiş olacaktı. Eskişehirspor konusunda da çok daha farklı bir tabloyu konuşuyor olurduk. Seçim döneminde mevcut yönetim tarafından Eskişehirspor'un deplasman giderlerine destek sözü verilmişti. Bu konuda bazı adımların atıldığını ve kısmi desteklerin sağlandığını duyuyoruz. Ancak Eskişehirspor gibi bu şehrin en büyük marka değerlerinden birine yaklaşımın yalnızca deplasman giderleriyle sınırlı kalmaması gerektiğine inanıyoruz. Eskişehirspor'un günü kurtaran desteklere değil; sürdürülebilir gelirlere, güçlü bir mali yapıya ve geleceği planlanmış bir vizyona ihtiyacı vardır. Bugün samimiyetle ifade ediyorum ki; geçen 810 günlük süre içerisinde Eskişehirspor'un gelir kaynaklarını artıracak projeleri hayata geçirmiş, kulübümüzün mali yapısını güçlendirmiş ve borç yükünden kurtulması için kalıcı adımlar atmış olurduk. Çünkü bizim hedefimiz, sürekli destek bekleyen bir Eskişehirspor değil; kendi gelirini üretebilen, mali açıdan güçlü, geleceğe güvenle bakan ve başarılarıyla anılan bir Eskişehirspor inşa etmekti. Kısacası... Biz bugün 810 günün sonunda neden yapılmadığını konuşan değil; tamamlanan projeleri konuşan bir Eskişehir'i hedefliyorduk. Çünkü bizim anlayışımızda belediyecilik; mazeret üretmek değil, sorun çözmektir. Vaat açıklamak değil, projeyi hayata geçirmektir. Söz vermek değil, verilen sözü tutmaktır. 810 gün geçti. Takdir de, değerlendirme de her zaman olduğu gibi kıymetli Eskişehirli hemşerilerimizindir.

TOKİ Sosyal Konut Projesinde "Sessizlik" Hakim Haber

TOKİ Sosyal Konut Projesinde "Sessizlik" Hakim

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan’ın soru önergesine Bakanlıktan gelen yanıt, "İlk Evim, İlk İş Yerim" projesindeki belirsizliği gözler önüne serdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından "2 yılda teslim" vaadiyle duyurulan projede, aradan geçen 3,5 yıla rağmen kaç konutun teslim edildiği açıklanamadı. ​Sosyal Konut Projesi Soru Önergesi: Kaç Konut Teslim Edildi? ​Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 2022 yılında büyük umutlarla başlatılan sosyal konut hamlesine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) soru önergesi sundu. Bakanlığın verdiği resmi cevap, projenin geldiği noktadaki plansızlığı ve veri eksikliğini ortaya koydu. ​Arslan, Bakanlığın yanıtında teslim edilen konut sayısına dair net bir veri bulunmadığını belirterek, "Milyonların umudu toplandı ancak ortada ne hesap var ne de ev," dedi. ​Bakanlık Yanıtındaki Kritik Eksikler ​Bakanlık tarafından verilen yanıtta 235 bin hak sahibinin belirlendiği ve planlama süreçlerinin devam ettiği belirtilse de şu hayati sorular cevapsız kaldı: ​Tamamlanan ve teslim edilen konut sayısı kaç? ​Kaç hak sahibi arsasını alabildi? ​İş yerleri projesinde son durum ne? ​900 Proje Alanı Elendi: Plansızlık İtirafı mı? ​Haberin en çarpıcı detaylarından biri ise proje alanlarıyla ilgili yapılan açıklama oldu. Bakanlık, yaklaşık 900 proje alanının uygun bulunmadığı gerekçesiyle elendiğini bildirdi. Bu durum, milyonlarca vatandaşın başvurduğu projenin yeterli zemin etüdü ve ön hazırlık yapılmadan ilan edildiği eleştirilerini güçlendirdi. ​"Umut Var, Para Var, Hesap Yok" ​İbrahim Arslan, projeye başvuran vatandaşlardan toplanan başvuru ücretleri ve peşinatların akıbetine de dikkat çekti. Toplanan büyük miktardaki paranın nerede kullanıldığına dair mali bir açıklama yapılmaması kamuoyunda soru işaretlerine neden oldu. CHP'li Arslan; ​"Bu tablo bir sosyal konut politikası değil; umutların toplandığı ama karşılığının verilmediği bir düzendir." dedi. ​Gelir Sınırı ve Taksitler Yoksulluğu Katladı ​2022 yılında sosyal konut projesine dahil olabilmek için belirlenen 18 bin TL’lik gelir sınırının, 2025 yılında 145 bin TL’ye çıkması ekonomik tablonun vahametini özetliyor. Artan inşaat maliyetleri ve katlanan taksit sayıları, projeyi dar gelirli vatandaş için "ulaşılmaz" bir noktaya taşıdı. ​Yeni Vaatler mi Geliyor? ​Eski sözler tutulmadan ve 2022 projeleri teslim edilmeden 2025 yılı için yeni konut kampanyalarının sinyalinin verilmesi, CHP'li Arslan tarafından "yeni bir vaat zinciri" olarak nitelendirildi.

CHP'li Kış: ''Bu Düzenleme CHP’li Belediyeleri Hedef Alıyor'' Haber

CHP'li Kış: ''Bu Düzenleme CHP’li Belediyeleri Hedef Alıyor''

CHP Mersin Milletvekili ve TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Üyesi Gülcan Kış, komisyonda görüşülen Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne sert eleştiriler yöneltti. Kış, konut, çevre, mülkiyet, denetim ve yerel yönetimlere ilişkin birçok başlığın aynı torba içinde düzenlenmesini “merkeziyetçi, sorumluluktan kaçan ve seçilmiş iradeyi zayıflatan bir siyasi tercih”olarak niteledi. Komisyondaki konuşmasında torba yasa pratiğinin artık bir istisna değil, kalıcı bir yönetim yöntemi haline geldiğini vurgulayan Kış, “Her torba yasada yetki Ankara’da toplanıyor, sorumluluk belirsizleştiriliyor. Yerel yönetimlerin, yurttaşın ve seçilmiş iradenin alanı sistematik biçimde daraltılıyor” dedi. Acele kamulaştırma istisna olmaktan çıkarılıyor Teklifte sosyal konut ve yeni yerleşim alanları gerekçesiyle acele kamulaştırmanın olağan bir uygulamaya dönüştürüldüğüne dikkat çeken Kış, acele kamulaştırmanın ancak savaş, afet ve zorunlu hallerde başvurulabilecek istisnai bir yöntem olduğunu hatırlattı. “500 bin konut vaadine yetişmek için olağanüstü yetkileri olağan hale getiriyorsunuz” diyen Kış, mülkiyet hakkının idari takvimlere ve siyasi hedeflere göre askıya alınamayacağını vurguladı. TOKİ’ye miras yetkisi: Hukuk değil tahsilat esas alınıyor Teklifte TOKİ’ye verilen yetkilerin de ciddi sakıncalar içerdiğini belirten Kış, mirasçılık gibi yargısal güvence gerektiren bir alanda idarenin tek taraflı yetkilendirilmesini eleştirdi. TOKİ’nin doğrudan alacaklı konumda olduğuna işaret eden Kış, “Yargı denetimi zayıflatılıyor; hukuk devleti ilkesi yerine tahsilat öncelikli bir anlayış getiriliyor” değerlendirmesinde bulundu. Kartalkaya uyarısı: Yetki var, sorumluluk yok Yangın güvenliği ve denetim başlıklarında getirilen düzenlemelere de değinen Kış, Kartalkaya’daki yangın faciasını hatırlatarak, “Yetkinin parçalandığı, sorumluluğun belirsizleştiği bir sistemde herkes yetkili oluyor ama kimse hesap vermiyor” dedi. Kış, can güvenliği gibi hayati bir konuda hesap verebilirliğin ortadan kaldırılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Deprem gerçeği ve jeoloji mühendisleri Teklifin deprem gerçeğiyle bağdaşmadığını da belirten Kış, zemin ve temel etütlerine ilişkin düzenlemelerin jeoloji mühendislerini ve mevcut bilimsel denetim sistemini dışladığını söyledi. “Depremlerde binlerce can kaybetmiş bir ülkede yapılması gereken bilimi ve mühendisliği güçlendirmektir; bu düzenleme ise meslek alanlarını tasfiye ediyor” diyen Kış, bu yaklaşımın yapı güvenliğini ve kamu yararını riske attığını ifade etti. “Asıl niyet 17’nci maddede açıkça görülüyor” Teklifin geneline ilişkin değerlendirmelerinin ardından 17’nci maddeye özel vurgu yapan Kış, bu maddenin teknik değil, doğrudan siyasi bir düzenleme olduğunu söyledi. 17’nci maddeyle belediyelerin ve belediye şirketlerinin şirket kurma, ortak olma, kooperatif kurma ve hisse edinme faaliyetlerinin Cumhurbaşkanı iznine bağlandığını hatırlatan Kış, “Bu bir denetim düzenlemesi değildir; açık bir izin rejimidir” dedi. Mevcut mevzuatta belediyelerin şirket kurma yetkisinin açıkça tanımlı olduğunu belirten Kış, daha önce yargı tarafından reddedilen bir uygulamanın bu kez kanun yoluyla geri getirilmeye çalışıldığını ifade etti. “Kriteri olmayan, sınırı olmayan bu yetki keyfiliğe ve siyasallaşmaya açıktır” diye konuştu. “Bu düzenleme CHP’li belediyeleri hedef alıyor” 17’nci maddenin fiiliyatta hangi sonuçları doğuracağına da dikkat çeken Kış, “Hangi belediyeye izin verilecek, hangisine verilmeyecek? Bunun ölçütü kanunda yok” diyerek düzenlemenin sınırsız takdir yetkisi yarattığını vurguladı. CHP’li belediyelerin kadın kooperatifleri, üretici birlikleri ve sosyal projelerle yurttaşın hayatına doğrudan dokunduğunu hatırlatan Kış, “Bu madde, sandıkta kaybedilen belediyeleri masada Saray iznine bağlama girişimidir” dedi. “Torba yasayla ülke yönetilmez” Konuşmasının sonunda teklifin bütününe karşı olduklarını net bir dille ifade eden Kış, “Biz denetime karşı değiliz; ancak sınırı, kriteri ve hukuki güvencesi olmayan bir izin rejimine karşıyız. Yerel yönetimleri adım adım işlevsizleştiren bu anlayışı kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı. Kış, Cumhuriyet Halk Partisi olarak mülkiyet hakkını, can güvenliğini, meslek alanlarını ve seçilmiş iradeyisavunmaya devam edeceklerini belirterek, “Bu torba yasa bu haliyle geçemez” dedi.

Sosyal Konut Seferberliği Başlıyor Haber

Sosyal Konut Seferberliği Başlıyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un imzasıyla 81 ilin valiliklerine sosyal konut yapılabilecek arazilerin belirlenmesi için genelge gönderildi. Valilerden yeterli büyüklükte, öncelikli olarak Hazine veya belediye mülkiyetinde bulunan taşınmazların belirlenmesi istendi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vatandaşlar için sosyal konut seferberliğini başlatıyor. Toplu Konut idaresi (TOKİ) Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Bakan Kurum’un imzaladığı “Ülke Genelinde Gerçekleştirilecek Sosyal Konut Uygulamaları Genelgesi” 81 ilin valiliklerine gönderildi. Genelgede sosyal konut yapılabilecek arazilerin belirlenmesi için valiliklerden bilgi ve belgeler talep edildi. Anayasa’daki ‘konut hakkının’ vurgulandığı genelgede, ‘Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre kartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler’ hükmü hatırlatıldı.  TOKİ SOSYAL KONUT PROJELERİ YÜRÜTECEK Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda TOKİ tarafından Türkiye genelinde konut sahibi olmayan vatandaşların barınma ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla sosyal konut uygulamalarının hayata geçirileceği belirtildi. NÜFUSA GÖRE KONUT YAPILACAK  Kent merkezi ve ilçe merkezlerinde, nüfusu 10 bin ve daha az olan ilçeler için en az 100 konut, nüfusu 10 binden fazla olan ilçeler için ise en az 500 konut yapımının planlandığı vurgulandı. Valilere yeterli büyüklükte, öncelikle Hazine ya da belediye mülkiyetinde bulunan taşınmazların belirlenmesi yönünde talimat verildi. EĞİM VE ARAZİNİN YERLEŞİME UYGUNLUĞU GÖZETİLECEK Yazıda yer tespit işlemlerinin detayları şöyle anlatıldı: 100 konut için imarlı olarak yaklaşık 10 bin metrekare, imarsız olarak yaklaşık 20 bin metrekare büyüklüğünde alan gerekeceği düşünülmekte olup; arazi yapısı, eğim, arazinin yerleşime uygunluk durumu vb. etmenlerle bu büyüklükler artabilecektir. Arsa ya da arazi tespitinde bu büyüklüklerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. ALTYAPI VE ULAŞIM OLANAKLARINA YAKIN ALANLAR BELİRLENECEK Altyapı ve ulaşım olanaklarına yakın, arazi topoğrafyası bakımından konut yapımına uygun olan alanların tercih edilmesi gerektiğinin altı çizilerek, tarım, orman, sulama bölgesi, sit bölgesi gibi alanları içermeyen arazilerle ilgili bilgilerin toplanıp Bakanlığa iletilmesi istendi. İMAR PLANLARI VE ETÜT RAPORLARI İSTENDİ Valiliklerden mülkiyet sınırlarının sayısal verileri, var ise 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli onaylı imar planları, planı bulunmuyor ise 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli halihazır haritalar, imar planına esas jeolojik-jeoteknik etüt raporları, taranmış pafta örnekleri talep edildi. 312 BİN SOSYAL KONUTUN İNŞASI SÜRÜYOR Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, TOKİ eliyle bugüne kadar 1 milyon 481 bin sosyal konut ve 47 bin 905 sosyal donatıyı inşa etti. 5 milyon dar gelirli vatandaşa depreme dayanıklı ve modern yaşam alanları sunuldu. 81 ilde 312 bin sosyal konutun yapımı sürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.