SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sosyal Güvenlik

Porsuk Haber Ajansı - Sosyal Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Oda Başkanı Murat Arnik’ten Vali Yılmaz’a Ziyaret Haber

Oda Başkanı Murat Arnik’ten Vali Yılmaz’a Ziyaret

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’ı makamında ziyaret etti. Çalışma toplantısı niteliğinde gerçekleşen görüşmede; kayıt dışı ekonomiyle mücadele, akşam saatlerinde yoğunlaşan ruhsatsız ve denetimsiz seyyar gıda satışlarının önlenmesi, halk sağlığının korunması, haksız rekabetin sona erdirilmesi ve denetim birimleri arasında güçlü bir koordinasyon mekanizması kurulması ele alındı. Şehir dışından gelen geçici ticari organizasyonlara alan tahsis edilmesi ve Eskişehir Yerel Esnaf Fuarı projesi de görüşmenin gündeminde yer aldı. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “5 BİN İŞLETMENİN VE 65 BİN SEKTÖR ÇALIŞANININ SESİNİ VALİMİZE İLETTİK” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, yaklaşık 5 bin yiyecek-içecek işletmesi ile sektörden geçimini sağlayan yaklaşık 65 bin çalışanın beklentilerini, sahadaki sorunları ve çözüm önerilerini Vali Dr. Erdinç Yılmaz’a ayrıntılarıyla aktardıklarını belirtti. Murat Arnik, “Ruhsatını alan, vergisini ödeyen, çalışanının sigorta primini yatıran, hijyen ve gıda güvenliği kurallarına uyan esnafımız; kayıt dışı ve denetimsiz faaliyetler karşısında yalnız bırakılamaz. Esnafımızın emeğini korumak; Eskişehir’in ekonomisini, istihdamını ve vatandaşımızın güvenilir gıdaya ulaşma hakkını korumaktır.” dedi. MURAT ARNİK: “SAYIN VALİMİZİN ÇÖZÜM ODAKLI YAKLAŞIMI ESNAF TEŞKİLATIMIZA GÜVEN VERDİ” Arnik, “Sayın Valimizin samimi, mütevazı, çözüm odaklı ve kurumlar arası iş birliğini esas alan yaklaşımı bizlere güven vermiştir. Ruhsatlı esnafımızın haklarının ve halk sağlığının korunması yönünde ortaya koyduğu güçlü irade son derece kıymetlidir.” ifadelerini kullandı. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “KAYIT DIŞILIK AKŞAM BAŞLIYORSA DEVLETİMİZİN DENETİMLERİDE AKŞAM YAPILMALIDIR” Kayıt dışılıkla mücadelenin tek bir kurumla sonuçlandırılamayacağını vurgulayan Murat Arnik; Valilik koordinasyonunda belediyelerin zabıta ve ruhsat birimleri, Eskişehir Defterdarlığına bağlı vergi dairesi birimleri, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ticaret İl Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve meslek odaları arasında hızlı ve kesintisiz bilgi akışı kurulması gerektiğini belirtti. Murat Arnik, “Denetimler yalnızca ruhsat veya vergi kaydıyla sınırlı kalmamalıdır. Ürün kaynağı, fiş ve fatura düzeni, gıda işletmesi kayıt ve onay belgeleri, çalışanların sosyal güvenlik kayıtları, etiket bilgileri, muhafaza şartları, soğuk zincir, izlenebilirlik ve hijyen koşulları birlikte incelenmelidir. Bir kurumun tespit ettiği aykırılık diğer kurumlardan habersiz kalmamalı; işlem sonuçlanıncaya kadar ortak takip sürdürülmelidir.” dedi. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, “Emek, 71 Evler, Çamlıca, Gündoğdu, Vadişehir ve Çankaya mahalleleri başta olmak üzere, saat 17.00’den sonra yoğunlaşan ruhsatsız, seyyar, kayıp-kaçak ve denetimsiz satışların Sayın Valimizin öncülüğünde sona erdirilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” dedi MURAT ARNİK: “YALNIZCA TUTANAK DEĞİL, CAYDIRICI VE ORTAK YAPTIRIM GEREKİYOR” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, idari cezaların faaliyeti önlemeye yetmediği durumlarda kurumların eş zamanlı ve sonuç odaklı hareket etmesi gerektiğini söyledi. Arnik, “Tespit edilen kayıt dışı faaliyetler, şartları oluştuğunda vergi idaresince resen mükellefiyet ve vergilendirme yönünden işleme alınmalıdır. İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz, izinsiz veya mevzuata aykırı gıda satışlarına karşı mevzuatın öngördüğü en etkili ve caydırıcı yaptırımları gecikmeksizin uygulamalıdır. Belediyelerimiz de ruhsat, işgal ve seyyar satış hükümleri bakımından süreci sonuna kadar takip etmelidir. Amaç yalnızca ceza yazmak değil, aynı faaliyetin başka bir noktada yeniden kurulmasını önlemektir. Valilik öncülüğünde kurulacak güçlü koordinasyonla bu sorunun kısa sürede sona erdirilebileceğine inanıyoruz.” dedi. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, Mesai bitimini fırsata çeviren ve sosyal medya fenomenleri aracılığıyla reklam yaparak müşteri toplayan kayıt dışı yapıların görmezden gelinemeyeceğini kaydeden Murat Arnik, “Esnafımızın hakkını savunmak kadar vatandaşımızın sağlık hakkını korumak da vicdani ve kamusal sorumluluğumuzdur. Tağşiş ve hile içerdiği tespit edilen, insan sağlığını hiçe sayan satışların Ahilik kültürüyle ve esnaflıkla hiçbir ilgisi yoktur. Dürüst esnafımızın emeğine ve itibarına kimsenin gölge düşürmesine izin vermeyeceğiz.” diye konuştu. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “ESKİŞEHİR ESNAFINDAN DAHA AYRICALIKLI HİÇBİR TİCARİ ORGANİZASYON OLAMAZ” Şehir dışından gelen bazı organizasyonların “yöresel ürün festivali”, “lezzet festivali” veya “konser” adı altında geçici satış alanlarına dönüştürülmesine de değinen Murat Arnik, kültürel etkinliklere karşı olmadıklarını; yerel esnafı dışlayan, denetimden uzak ve haksız rekabet oluşturan ticari yapılara itiraz ettiklerini söyledi. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, “Şehir dışından gelen bütün ticari organizasyonlar da yerel esnafımızdan istenen vergi, ruhsat, hijyen, gıda güvenliği, ürün kaynağı, alan kullanım izni ve tüketici hakları kurallarına eksiksiz biçimde tabi olmalıdır. Eskişehir esnafından daha ayrıcalıklı hiçbir ticari organizasyon olamaz.” dedi. MURAT ARNİK: “ESKİŞEHİR YEREL ESNAF FUARI ŞEHRİMİZİN ÜRETİM GÜCÜNÜ ÖNE ÇIKARACAKTIR” Murat Arnik, Eskişehir Yerel Esnaf Fuarı’nın Valilik öncülüğünde; Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği, meslek odaları, yerel yönetimler ve ilgili kamu kurumlarının iş birliğiyle düzenlenmesini önerdiklerini açıkladı. Arnik, “Eskişehir’in lokantacısı, kasabı, pastacısı, fırıncısı, üreticisi ve yöresel değerleri kendi şehrinde daha görünür hâle gelmelidir. Şehrimizin imkânları; burada istihdam sağlayan, vergi veren ve kazancını yine bu şehirde bırakan yerel esnafımızın gelişmesine katkı sunmalıdır.” dedi. ESLOK BAŞKANI MURAT ARNİK: “TESPİT EDECEĞİZ, BİLDİRECEĞİZ VE SONUÇ ALINCAYA KADAR TAKİP EDECEĞİZ” Murat Arnik sözlerini şöyle tamamladı: “Esnafımızdan ve vatandaşlarımızdan gelen ihbarları, sahadaki tespitlerimizi ve çözüm önerilerimizi yetkili kurumlarımıza ulaştıracağız. Riskli bölgeleri kayıt altına alacak; tespit edecek, bildirecek ve sonuç alınıncaya kadar takip edeceğiz. Eskişehir Valimiz Sayın Dr. Erdinç Yılmaz’ın öncülüğünde, ilgili kurumlarımızın iş birliğiyle kayıt dışı ve denetimsiz faaliyetlere karşı kararlılıkla mücadele edeceğiz. Esnaf ve sanatkârımızın yanında olduğunu açıkça ortaya koyan Sayın Valimize; nazik kabulleri, samimi ilgileri ve çözüm odaklı yaklaşımları dolayısıyla yönetim kurulumuz ve üyelerimiz adına teşekkür ediyorum.”

Başkan Arnik: ''Bağ-Kur Mağduriyeti Artık Çözülsün'' Haber

Başkan Arnik: ''Bağ-Kur Mağduriyeti Artık Çözülsün''

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, Bağ-Kur kapsamında bulunan esnaf ve sanatkârların emeklilik için karşı karşıya kaldığı 9.000 prim günü şartının 7.200 güne indirilmesi çağrısında bulundu. Yaklaşık 1 milyon küçük esnafı ilgilendirmesi öngörülen düzenlemenin artık çözüme kavuşturulmasını beklediklerini belirten Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik; 1.800 günlük farkın yalnızca emeklilik süresi açısından değil, esnafın ekonomik yükü bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. MURAT ARNİK: “1.800 GÜN SADECE BİR RAKAM DEĞİL, YAKLAŞIK 5 YIL DAHA FAZLA PRİM DEMEKTİR” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, esnafın içerisinde bulunduğu ekonomik şartlara dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Bugün esnaf ve sanatkârımız ciddi bir ekonomik darboğaz içerisinde ayakta kalma mücadelesi veriyor. Kirasını, elektriğini, doğal gazını, vergisini, çalışanının maaşını ve SGK primlerini ödeyen esnafımız; artan işletme maliyetleri karşısında kendi Bağ-Kur primini dahi ödemekte zaman zaman güçlük yaşayabiliyor. Tam da bu nedenle 9.000 gün ile 7.200 gün arasındaki 1.800 günlük farkı sadece emeklilik tarihi üzerinden değerlendiremeyiz. 1.800 gün yaklaşık 5 yıl demektir. Yani şu dönemde zaten ödeme güçlüğü yaşayan küçük esnafımız açısından yaklaşık 5 yıl daha fazla prim ödeme yükü anlamına gelmektedir. Esnaf ve sanatkârımızın sorunu sadece prim günü değil, o primi ödeyebilme meselesidir. 2026 yılında standart en düşük Bağ-Kur primi aylık yaklaşık 11 bin 808 TL seviyesine ulaşmış durumda. İşletmesini ayakta tutmaya ve istihdamını korumaya çalışan esnafımızın sosyal güvenlik sistemindeki bu yükünün yeniden değerlendirilmesini istiyoruz.” MURAT ARNİK: “ÇALIŞANININ PRİMİNİ ÖDEYEN ESNAF, KENDİ EMEKLİLİĞİ İÇİN NEDEN 1.800 GÜN DAHA FAZLA PRİM ÖDESİN?” Murat Arnik, konunun çalışan ile esnaf arasında bir karşılaştırmaya dönüştürülmemesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu: “Çalışanlarımızın sosyal güvenlik hakları bizim için son derece kıymetlidir. Hiçbir çalışanımızın kazanılmış hakkının geriye götürülmesini istemiyoruz. Ancak yanında istihdam sağlayan, çalışanının maaşını ve SGK primlerini ödeyen, vergisini veren ve işletmesinin bütün ekonomik sorumluluğunu üstlenen esnafımızın da hakkının korunmasını istiyoruz. Biz bir kesimin hakkının azaltılmasını değil, esnafımızın şartlarının iyileştirilmesini talep ediyoruz. Esnafımız ayrıcalık istemiyor; sosyal güvenlikte eşitlik ve hakkaniyet istiyor.” MURAT ARNİK: “1 MİLYON KÜÇÜK ESNAFIN BEKLENTİSİ ARTIK SONUÇLANSIN” Bağ-Kur prim gün sayısının 7.200 güne indirilmesinin Türkiye genelindeki esnaf ve sanatkârların uzun süredir gündeminde bulunduğunu belirten Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, sözlerini şöyle sürdürdü:, “Bu yalnızca lokantacı ve kasap esnafımızın sorunu değildir. Bakkalımızın, berberimizin, kahvecimizin, pazarcımızın, manavımızın, terzimizin, taksicimizin, tamircimizin ve alın teriyle iş yerini ayakta tutmaya çalışan küçük esnafımızın ortak beklentisidir. Yaklaşık 1 milyon küçük esnafımızı ilgilendirmesi öngörülen bu düzenlemenin, sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği de gözetilerek artık sonuçlandırılmasını bekliyoruz. Bizim talebimiz son derece açık: 9.000 günlük prim şartı 7.200 güne indirilsin, 1.800 günlük fark ortadan kaldırılsın ve esnafımızın sosyal güvenlik koşulları iyileştirilsin.” MURAT ARNİK: “MECLİS'TEKİ ÇALIŞMANIN ESNAFIMIZ LEHİNE SONUÇLANMASINI BEKLİYORUZ” Bağ-Kur sigortalılarının 9.000 günlük prim şartının 7.200 güne indirilmesini amaçlayan kanun teklifinin TBMM gündeminde bulunduğuna dikkat çeken Murat Arnik şu çağrıyı yaptı: “Esnaf ve sanatkârlarımız adına beklentimiz; ilgili kurumlarımızın ve Türkiye Büyük Millet Meclisimizin konuyu sosyal güvenlik sisteminin dengeleri içerisinde değerlendirmesi ve esnafımız lehine sürdürülebilir bir çözüme kavuşturmasıdır. Biz devletimizle ve kurumlarımızla birlikte çözüm üretmekten yanayız. Esnafımız bu ülkenin üretiminde, istihdamında ve ticaret hayatında çok önemli bir sorumluluk üstleniyor. Esnafın ayakta kalması, istihdamın ve yerel ekonominin de ayakta kalması demektir.” MURAT ARNİK: “ESNAFIN SESİNİ ESKİŞEHİR'DEN ANKARA'YA TAŞIMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Açıklamasının sonunda Murat Arnik şu değerlendirmede bulundu: “Bizim görevimiz esnafımızın yaşadığı sorunları doğru bir dille ilgili makamlara ulaştırmak ve çözümün takipçisi olmaktır. Bugün esnafımızın talebi nettir: 9.000 gün 7.200 güne indirilsin. 1.800 günlük, yaklaşık 5 yıllık ilave prim yükü ortadan kaldırılsın. Ekonomik darboğazda ayakta kalmaya çalışan esnafımızın sosyal güvenlik yükü hafifletilsin. Biz herhangi bir siyasi tartışmanın değil, esnafımızın ekmeğinin ve geleceğinin tarafındayız. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası olarak yapıcı bir anlayışla esnaf ve sanatkârımızın sesini Eskişehir'den Ankara'ya taşımaya ve çözümün takipçisi olmaya devam edeceğiz.”

Saadet Partisi Eskişehir’den Motokuryeler İçin Kritik Çağrı Haber

Saadet Partisi Eskişehir’den Motokuryeler İçin Kritik Çağrı

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanlığı, motokuryelerin çalışma koşullarına ve can güvenliğine dikkat çeken bir basın açıklaması yayımladı. ​Saadet Partisi Eskişehir Sosyal İşler İl Sorumlusu Şevket Ünal tarafından yapılan açıklamada, motokuryelerin ekonomik ve sosyal haklarının iyileştirilmesi gerektiği vurgulandı. ​"Hiçbir İnsanın Hayatı Riske Atılamaz" ​Motokuryelerin günün her saatinde yoğun trafik, olumsuz hava koşulları ve ağır bir zaman baskısı altında görev yaptığının altı çizilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: ​"Bir siparişin birkaç dakika erken ulaşması için hiçbir insanın hayatı riske atılamaz. İnsan hayatı, teslimat hızından da ticari kazançtan da daha değerlidir." ​Artan yakıt, bakım ve yüksek ekipman giderleri ile düzensiz gelirlerin çalışanları zor durumda bıraktığı belirtilirken, performans odaklı sistemlerin ve güvencesiz çalışma modellerinin kuryeler üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğu ifade edildi. ​Çözüm İçin Acil Adım Çağrısı ​Saadet Partisi, motokuryelerin haklarının korunması ve çalışma şartlarının insani koşullara getirilmesi için şu hususların altını çizdi: Çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve sosyal güvenlik haklarının güçlendirilmesi. İş sağlığı ve güvenliği standartlarının yükseltilerek platform şirketlerinin uygulamalarının insan hayatını önceleyecek şekilde yeniden düzenlenmesi. Şehir içi ulaşım politikalarının motosiklet kullanıcılarını da dikkate alacak şekilde geliştirilmesi, ileri sürüş eğitimlerinin yaygınlaştırılması ve koruyucu ekipman kullanımının teşvik edilmesi. ​"Emeğin Değer Gördüğü Bir Türkiye İçin Çalışıyoruz" ​Milli Görüş hareketinin emeği kutsal gören, insanı merkeze alan ve adil paylaşımı esas alan bir anlayışı temsil ettiğini belirten Şevket Ünal, hiçbir emekçinin ekmeği ile can güvenliği arasında tercih yapmak zorunda kalmadığı bir düzen kurulana kadar mücadele edeceklerini vurguladı. Açıklama, güçlü bir Türkiye'nin ancak insan hayatının her türlü ekonomik hesabın üzerinde tutulduğu bir adalet düzeniyle mümkün olacağı mesajıyla tamamlandı.

Türkiye’nin En Büyük Sorunu Geleceğe Duyulan Güvenin Azalmasıdır Haber

Türkiye’nin En Büyük Sorunu Geleceğe Duyulan Güvenin Azalmasıdır

İYİ Parti Eskişehir Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Leyla Çam, 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’nin demografik yapısı ve aile politikaları üzerine dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Çam, nüfus meselesinin yalnızca doğum oranlarını artırmaya yönelik teknik bir konu olmadığını, aksine Türkiye’nin milli güvenliği, ekonomisi ve geleceği ile doğrudan bağlantılı stratejik bir mesele olduğunu vurguladı. ​“Doğurganlık Hızı Kritik Seviyenin Altına Düştü” Türkiye’nin toplam doğurganlık hızının son 20 yılda 2,38’den 1,42’ye gerilediğine dikkat çeken Leyla Çam, bu oranın nüfusun kendini yenilemesi için gereken 2,10 seviyesinin oldukça altında kaldığını belirtti. Çam, bu düşüşün sadece bugünü değil, gelecek nesillerin sosyal güvenlik sistemini, üretim kapasitesini ve ekonomik büyüme potansiyelini de tehdit eden ciddi bir sorun olduğunu ifade etti. ​“Gençler Geleceğe Güvenmiyor” Türkiye’nin asıl nüfus sorununun gençlerin çocuk sahibi olmak istememesi değil, gençlerin geleceğe güven duymadığı bir düzenin ortaya çıkması olduğunu belirten Çam, şu ifadeleri kullandı: ​“Bugün milyonlarca gencimiz evlense bile çocuk sahibi olmaktan korkuyor; işsiz kalmaktan, ev kiralayamamaktan, çocuğunu nitelikli eğitimle buluşturamamaktan korkuyor”. ​“Türkiye’nin demografik meselesi, sadece nüfusun azalması değil, geleceğe duyulan güvenin azalmasıdır”. ​“Siyasi İktidara Çağrı: Nüfusu Gündelik Tartışmalardan Çıkarın” Siyasi iktidara seslenen Çam, nüfus meselesinin günlük siyasi tartışmaların bir parçası olmaktan çıkarılması gerektiğini savundu. İYİ Parti’nin nüfus stratejisine dair beklentilerini sıralayan Çam, bilimsel verilere dayanan, uzun vadeli ve aile dostu politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. ​Çözüm Önerileri ve Hedefler Açıklamasında aile yapısını güçlendirecek adımları sıralayan Leyla Çam, şunları kaydetti: "​Gençlerin umutla aile kurabileceği ekonomik reformların hayata geçirilmesi. Kadınların çalışma hayatı ile annelik sorumluluğu arasındaki sıkışmışlığını giderecek sosyal politikaların güçlendirilmesi.​Barınma sorununun çözülmesi ve kreş/bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması." ​Leyla Çam, açıklamasını “Mücadelemiz; adaletin, liyakatin, üretimin ve umudun hâkim olduğu güçlü bir Türkiye inşa etmektir. Hedefimiz; İYİ Aile, Mutlu Aile ve Mutlu Bir Türkiye’dir” sözleriyle tamamladı.

Emekliye Yüzde Yüz Zam Verilse Bile  Açlık Sınırının Altında Kalacak Haber

Emekliye Yüzde Yüz Zam Verilse Bile Açlık Sınırının Altında Kalacak

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz, sosyal güvenlik sisteminin temel işlevini yitirdiğini ve emeklilerin günümüzde derin bir geçim kriziyle karşı karşıya kaldığını belirterek, hükümete acil çözüm çağrısında bulundu. TÜED Eskişehir Şube Başkanı Dilbaz yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Sosyal güvenlik, bireylerin olumsuz durumlarda gelir kaybı ve gider artışlarına karşı korunmasını sağlayan bir sistemdir. Sosyal güvenlik, bireylerin temel haklarını güvence altına almayı taahhüt eder ve hastalık, hamilelik, iş kazası gibi durumlarda kamu tedbirleri ile destek sağlar. Bu sistem, bireylerin başkalarının yardımına ihtiyaç duymaksızın geçimlerini sağlamalarına yardımcı olur. Sosyal güvenlik, yoksulluğu ve işsizliği önlemeye yönelik bir dizi önlemler içerir. İhtiyaç sahiplerine maddi destek verilerek temel ihtiyaçlarını karşılaması hedeflenir. Devletin temel organlarından biri olan sosyal güvenlik eşitsizliği ortadan kaldırır ve hak mahrumiyetlerinin önüne geçer. Günümüzde sosyal güvenlik sistemi güvenirliğini yitirmiş, mağduriyetleri ortadan kaldırmak yerine mağduriyetler yaratmış, pirim gün sayısı ve yaşa göre ödeme yapmak yerine herkesi en alt seviyede birleştirme hatta ücret ödememe yönüne doğru ilerlemektedir. Karma maaş hesaplama sistemi ile maaşları en aza indirgenmiş kök maaş denilen garip bir düzen oluşmuştur. Bu maaşlar öylesine düşük hale getirilmiş ve sonradan açıklama yapılarak devlet desteği adı altında yeni yasal düzenleme yapılarak tekrar yükseltilmektedir Emeklilerin yarısından fazlası en düşük emekli aylığı alır hale getirilmiştir. Maaşların artışı TÜİK verilerine bağlanmış, ne yazık ki TÜİK güvenilirlikten uzaklaşmıştır. Verileri gerçeklerle uyuşmamaktadır. Gelinen son nokta Temmuz ilk haftasında enflasyonun 6. Ayı açıklanacak ve milyonlarca insan bu fark ile yaşam mücadelesinin şeklini belirleyecek. Biraz önce açıklamıştık Sosyal Güvenlik Sistemi Bireylerin haklarını güvence altına almak insanların ihtiyaçlarını yardıma ihtiyaç duymaksızın sağlamaktır. Kiramızı, giderlerimizi, ihtiyaçlarımızı karşılayamamak değildir. Sistemleri, Yasaları, Hukuku yok ederek refah elde edilmez. Emekliye ek zam verilecek mi? Refahtan pay verilecek mi? Konuşulan konu bu. Artık ne yapılırsa yapılsın, %100 bile zam verilse açlık sınırının altında kalacaktır. Emekli, Çalışan, Memur, çiftçi mutsuz ve umutsuz. Emekliler yaşamlarını sürdürmek için ikinci bir iş yapmak zorunda kalıyor. Bu gün en belirgin çalışma yerleri Pazarlardaki tezgahlar. Pazarlardaki tezgahlar yaşlı emeklilerle dolu. Gençler azınlıkta. Siyasiler bizi yönetenler başka dünyadalar. Çözüm üretmiyor kendi geleceklerini düşünüyorlar. Bizim bekleyecek halimiz kalmadı. Acil çözüm bekliyoruz. Açıklanacak enflasyon farkını tahmin etmek zor değil 1,5 hadi 2 diyelim. Toplamda 17,5-18 enflasyon farkı emeklinin sonu olur. Emekli çözümü; sistemin değişmesi eski yasasının geri kazanılması ve Kayıplarının geri verilmesinde arıyor. Kaybedecek zamanımız yok. Hemen çözüm."

Emekli Yediği Ayazın Acısını Unutmaz! Haber

Emekli Yediği Ayazın Acısını Unutmaz!

Türkiye Emekliler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz, emeklilere verilecek olan bayram ikramiyeleri ile yaşanan tartışmalara istinaden bir basın açıklaması yaptı. TÜED Eskişehir Şube Başkanı Muhsin Dilbaz yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Yıl 2018. Emekli maaş kayıpları yaşıyor. Artık bu kayıplar oldukça hissedilir bir hâl alıyor. Buna bir çözüm bulmak gerekir. Ne yapalım? Ne yapalım? Buldum, emekliye bu kayıplarını unutturacak ilave para verelim. Adı da ikramiye olsun. Peki, ne kadar olsun? Kayıpları kadar olsun. Yani iki dinî bayramda 1000’er lira olsun. Tamam, formül bulundu. Emekliye bayram öncesi 1000’er lira ikramiye verilecek. Bu andan sonra her şey değişti. ‘İyi, güzel de bu ikramiyeler bütçeye yük getirmeye başladı.’ ‘16 milyon emekli de çok fazla.’ ‘Emekli bu rakamla sürdürülebilir değil.’ ‘Emekliyi iyi besliyoruz.’ ‘Emekli uzun yaşıyor.’ ‘Emekliye düzenli maaş ödüyoruz, daha ne olsun.’ ‘Çevresel durumumuzdan dolayı bu dönem ikramiyelere zam yapamıyoruz.’ Yarın ‘ikramiyeleri veremiyoruz, hatta maaşları da veremiyoruz’ derlerse sürpriz olur mu? Hükûmet emekliden intikam alıyor. İşkence yapıyor. Yavaş yavaş öldürüyor. Kendi ekonomik ve siyasi hatalarının bedelini emeklilere, çalışanına, memuruna ödetiyor. Emekli, yediği ayazın acısını unutmaz. Emekliler her geçen gün daha zor koşullarda yaşam mücadelesi vermektedir. Gerekli adımlar atılmazsa daha ağır tablolar ortaya çıkacaktır. Toplumun tüm kesimlerinin emeklilere sahip çıkması gerekir. Asıl çözüm, kalıcı yasal düzenlemeler yapılmasındadır. Mevcut sistem, emeklileri belirsizlik ve çaresizlik içinde bırakmaktadır. Emeklilerin maaşları ve alacakları keyfî uygulamalara bağlı olmamalıdır. Geçmişte uygulanan sistemler daha adildi. Eskiden emekli maaşları daha güçlü yasal güvencelere sahipti. En düşük emekli aylığı belirli standartların altına düşmezdi. Bu düzenlemeler kaldırıldı ve sistem zayıflatıldı; bu sisteme artık Sosyal Güvenlik Sistemi demek anlamsız. Emekli maaşlarının yeniden kanuni güvence altına alınması gereklidir."

Başkan Ünlüce, "Milletle Birlikte, Milletin Emrinde" Buluşmasına Katıldı Haber

Başkan Ünlüce, "Milletle Birlikte, Milletin Emrinde" Buluşmasına Katıldı

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından kurulan Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisinin çalışmalarını tanıttığı “Milletle Birlikte, Milletin Emrinde” başlıklı buluşmaya katıldı. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) tarafından organize edilen toplantıda, partinin hazırladığı somut vaatler ve çözüm önerileri kamuoyuyla paylaşıldı. CHP genel merkez binasında gerçekleştirilen programın açılış konuşmasını CAO Genel Koordinatörü Bülent Tezcan yaptı. Ardından Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin bugüne kadar yürüttüğü çalışmaları içeren tanıtım filmi izletildi. Film gösteriminin ardından CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke kürsüye çıkarak adalet ve eşitlik temelinde, toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir yönetim anlayışı hedeflediklerini vurguladı. Toplantıya mesaj gönderen Ekrem İmamoğlu ise “Türkiye gerçek bir yol ayrımında” ifadeleriyle değişim çağrısında bulundu. Programın son bölümünde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, demokrasi, ekonomi, dış politika, savunma sanayi, tarım, sosyal devlet, eğitim ve sağlık başta olmak üzere birçok alanda partinin kapsamlı vizyonunu anlattı. Özel, kadınlar ve gençlere yönelik politikaların da öncelikli başlıklar arasında yer aldığını belirtti. Toplantı sonrası sosyal medya hesabından paylaşım yapan Başkan Ayşe Ünlüce, “Milletle Birlikte, Milletin Emrinde buluşmamızı büyük bir inanç ve kararlılıkla gerçekleştirdik. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımız Özgür Özel’in öncülüğünde, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’nun ortaya koyduğu değişim iradesiyle; halkın söz sahibi olduğu bir Türkiye için güçlü bir başlangıca imza attık. Milletin umudunu büyüten, yarınlara güvenle bakan bir yürüyüşü hep birlikte başlatıyoruz. Çünkü biz gücümüzü milletten alıyor, yolumuzu milletle birlikte yürüyoruz.” ifadelerini kullandı. 8 MART HAZIRLIKLARI MASAYA YATIRILDI Programın ardından Başkan Ünlüce; CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü ile birlikte CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin ve Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kayayı ziyaret etti. Görüşmede, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla Eskişehir’de düzenlenecek 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü programları ele alındı. Başkan Ünlüce, “8 Mart’ta Eskişehir’den güçlü bir dayanışma mesajı verecek, kadınların emeğini ve eşitlik mücadelesini daha da yükselteceğiz.” dedi. ÇAKIRÖZER VE ARSLAN’A ÖNEMLİ GÖREV Öte yandan, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi bünyesinde CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer Dışişleri Politika Kurulu’nda, İbrahim Arslan ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu’nda görev alacak.

Bu Hafta Bir Kutlama Değil, Mesleki İradenin Açık İlanıdır Haber

Bu Hafta Bir Kutlama Değil, Mesleki İradenin Açık İlanıdır

Eskişehir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Ersin Karakoç, 1 - 7 Mart tarihleri arasında kutlanan Muhasebe Haftası dolayısıyla bir mesaj yayınladı. ESMMMO Başkanı Ersin Karakoç yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "1–7 Mart Muhasebe Haftası’nı kutlarken sadece mesleğimizin önemini anlatmakla yetinmiyoruz. Bu hafta; yıllardır biriken sorunlarımızı, görmezden gelinen taleplerimizi ve ertelenen düzenlemeleri güçlü biçimde kamuoyunun gündemine taşıma haftasıdır. Serbest muhasebeci mali müşavirler; işletmeler ile devlet arasında mali güveni sağlayan, vergi sisteminin sahadaki uygulayıcısı ve kayıt dışılıkla mücadelenin en önündeki meslek grubudur. Kamu gelirlerinin doğru ve zamanında toplanması, mali disiplinin korunması ve ekonomik düzenin sürmesi büyük ölçüde meslek mensuplarının omuzlarındadır. Ancak bu ağır sorumluluğa rağmen mesleğimizin değeri yeterince teslim edilmemektedir. Vergi Usul Kanunu, Gelir ve Kurumlar Vergisi düzenlemeleri, Türk Ticaret Kanunu ve sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında yürütülen beyan ve bildirimlerin önemli bölümü fiilen mali müşavirler tarafından yerine getirilmektedir. Sürekli değişen mevzuat, son anda yayımlanan düzenlemeler, kısaltılan beyan süreleri, artan elektronik yükümlülükler, yoğun takvim baskısı, sistem sorunları ve ağır ceza riskleri meslektaşlarımızı ciddi bir çalışma yükü altında bırakmaktadır. Açık ve net söylüyoruz mali müşavirler idarenin ücretsiz iş gücü değildir. Angaryaya dönüşen bildirim ve rapor yükü azaltılmalıdır. Sorumluluk ile yetki arasındaki dengesizlik giderilmelidir. Ücret tahsilat sorunlarına güçlü ve yasal koruma sağlanmalıdır. Ölçüsüz ve otomatik ceza uygulamaları sona ermelidir. Son yıllardaki ekonomik dalgalanmalar, yüksek enflasyon ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar karşısında işletmelerin ayakta kalmasında mali müşavirler kritik rol üstlenmiştir. Dijital dönüşümün teknik yükünü taşıyan, sistemin kesintisiz işlemesini ve kamu gelirlerinin aksamamasını sağlayan meslek camiamızın emeği görmezden gelinemez. Mali müşavirler sistemin güvencesidir; ancak hiçbir güvence sınırsız yük taşımak zorunda değildir. Başta Gelir İdaresi Başkanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumlara çağrımızdır: Mevzuat hazırlanırken uygulamanın içinde olan meslek mensuplarının görüşü alınmalı, geçiş süreleri makul belirlenmeli ve teknik düzenlemelerde meslek örgütleri sürece etkin biçimde katılmalıdır. Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği çatısı altında ve tüm oda başkanlarımızla birlikte kararlılıkla ifade ediyoruz: Mesleğimizin sürdürülebilirliği için gerekli reformlar gecikmeden hayata geçirilmelidir. Daha sade, daha anlaşılır ve uygulanabilir bir mevzuat sistemi kurulmadıkça vergi sistemindeki temel sorunlar devam edecektir. Diyalogdan yanayız; ancak mesleğimizin haklarının ertelenmesine sessiz kalmayacağız. Eskişehir’de görev yapan meslektaşlarımız başta olmak üzere ülkemizin dört bir yanında özveriyle çalışan tüm serbest muhasebeci mali müşavirlerin Muhasebe Haftası’nı kutluyor; emeğin karşılığını aldığı, hukuki güvenliğin sağlandığı ve mesleki saygınlığın korunduğu bir çalışma düzeni için mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. Bu hafta bir kutlama değil; mesleki iradenin açık ilanıdır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.