Türkiye’nin En Büyük Sorunu Geleceğe Duyulan Güvenin Azalmasıdır
İYİ Parti Eskişehir Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Leyla Çam, 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’nin demografik yapısı ve aile politikaları üzerine dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Çam, nüfus meselesinin yalnızca doğum oranlarını artırmaya yönelik teknik bir konu olmadığını, aksine Türkiye’nin milli güvenliği, ekonomisi ve geleceği ile doğrudan bağlantılı stratejik bir mesele olduğunu vurguladı.
“Doğurganlık Hızı Kritik Seviyenin Altına Düştü”
Türkiye’nin toplam doğurganlık hızının son 20 yılda 2,38’den 1,42’ye gerilediğine dikkat çeken Leyla Çam, bu oranın nüfusun kendini yenilemesi için gereken 2,10 seviyesinin oldukça altında kaldığını belirtti. Çam, bu düşüşün sadece bugünü değil, gelecek nesillerin sosyal güvenlik sistemini, üretim kapasitesini ve ekonomik büyüme potansiyelini de tehdit eden ciddi bir sorun olduğunu ifade etti.
“Gençler Geleceğe Güvenmiyor”
Türkiye’nin asıl nüfus sorununun gençlerin çocuk sahibi olmak istememesi değil, gençlerin geleceğe güven duymadığı bir düzenin ortaya çıkması olduğunu belirten Çam, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün milyonlarca gencimiz evlense bile çocuk sahibi olmaktan korkuyor; işsiz kalmaktan, ev kiralayamamaktan, çocuğunu nitelikli eğitimle buluşturamamaktan korkuyor”.
“Türkiye’nin demografik meselesi, sadece nüfusun azalması değil, geleceğe duyulan güvenin azalmasıdır”.
“Siyasi İktidara Çağrı: Nüfusu Gündelik Tartışmalardan Çıkarın”
Siyasi iktidara seslenen Çam, nüfus meselesinin günlük siyasi tartışmaların bir parçası olmaktan çıkarılması gerektiğini savundu. İYİ Parti’nin nüfus stratejisine dair beklentilerini sıralayan Çam, bilimsel verilere dayanan, uzun vadeli ve aile dostu politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Çözüm Önerileri ve Hedefler
Açıklamasında aile yapısını güçlendirecek adımları sıralayan Leyla Çam, şunları kaydetti: "Gençlerin umutla aile kurabileceği ekonomik reformların hayata geçirilmesi. Kadınların çalışma hayatı ile annelik sorumluluğu arasındaki sıkışmışlığını giderecek sosyal politikaların güçlendirilmesi.Barınma sorununun çözülmesi ve kreş/bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması."
Leyla Çam, açıklamasını “Mücadelemiz; adaletin, liyakatin, üretimin ve umudun hâkim olduğu güçlü bir Türkiye inşa etmektir. Hedefimiz; İYİ Aile, Mutlu Aile ve Mutlu Bir Türkiye’dir” sözleriyle tamamladı.