SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sosyal Devlet

Porsuk Haber Ajansı - Sosyal Devlet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Devlet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Ataç “Emeklilerimiz Temel İhtiyaçlarını Karşılamakta Zorlanıyor” Haber

Başkan Ataç “Emeklilerimiz Temel İhtiyaçlarını Karşılamakta Zorlanıyor”

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, DİSK’e bağlı Emekli-Sen Şube Başkanı Hatice Kılıç ve yönetimiyle bir araya geldi. Başkan Ataç, “Yıllarca çalışarak bu ülkeye emek vermiş yurttaşlarımız, artık temel ihtiyaçlarını karşılamakta bile zorlanıyor” dedi. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, DİSK’e bağlı Emekli-Sen Şube Başkanı Hatice Kılıç ve yönetimini makamında ağırladı. Ziyarette emeklilerin giderek ağırlaşan yaşam koşulları üzerine konuşuldu. Emeklilerin yıllarca ülke için alın teri döktüğüne dikkat çeken Başkan Ataç, “Bugün ülkemizde emekliler ne yazık ki yaşamlarının en zor dönemlerinden birini geçiriyor. Yıllarca çalışarak bu ülkeye emek vermiş yurttaşlarımız, artık temel ihtiyaçlarını karşılamakta bile zorlanıyor. Emeklilerimiz pazara, markete, kiralara ve faturalarına yetişemez hale geldi. Bir emeklinin maaşıyla insanca yaşayabilmesi gerekirken, bugün birçok vatandaşımız ay sonunu getirebilmek için hesap yapmak zorunda kalıyor. Özellikle artan hayat pahalılığı karşısında sabit gelirli yurttaşlarımız her geçen gün daha fazla yoksullaşıyor. Sosyal devlet anlayışı, emeklilerin yalnız bırakılmadığı bir düzeni gerektirir. Biz yerel yönetimler olarak imkanlarımız ölçüsünde emeklilerimizin yanında olmaya çalışıyoruz. Sosyal destek projeleri, uygun fiyatlı kültürel ve sosyal hizmetler gibi çalışmalarımızı bu anlayışla sürdürüyoruz. Ancak kalıcı çözüm; emeklilerin alım gücünü artıracak, yaşam standartlarını yükseltecek ekonomik politikaların hayata geçirilmesidir. Emeklilerimizin hak ettikleri yaşam koşullarına kavuştuğu, huzur içinde yaşayabildiği bir Türkiye umuduyla çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi. DİSK Emekli-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hatice Kılıç Başkan Ataç’a desteklerinden dolayı teşekkür ederek emeklilerin sorunlarının kamuoyu önünde dile getirilmesinin kendileri açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

Odunpazarı’nda 23 Nisan’a Engelsiz Kutlama Haber

Odunpazarı’nda 23 Nisan’a Engelsiz Kutlama

Odunpazarı Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Ahmet Ara Engelsiz Gündüz Bakım Evi ve Kreşi’nde düzenlediği özel etkinlikle kutladı. Veliler ve çocukların yoğun katılım gösterdiği programa, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da katılarak çocukların bayram coşkusuna ortak oldu. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından organize edilen etkinlikte veliler ve çocuklar birlikte oyunlar oynayıp şarkılar söyledi. Renkli görüntülere sahne olan programda Başkan Kurt da çocuklarla birlikte oyunlara katılarak onların neşesine ortak oldu. Çocuklarla yakından ilgilenen Kurt, etkinlik boyunca miniklerle birebir vakit geçirdi. “SOSYAL DEVLET, İNSANIN DOĞUMUNDAN ÖLÜMÜNE KADAR YANINDA OLANDIR” Etkinlikte konuşan Başkan Kazım Kurt, çocuklarla ve aileleriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek herkesin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı. Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı sırasında bile çocuklar için eğitim kurumları oluşturduğuna dikkat çeken Kurt, şunları söyledi: “Yetiştirme yurtları yapmış. Bunun çok önemli bir iş olduğunun altını çizmiş. Biz de bu doğrultuda yürüyen bir devlet yaratmak zorundayız. Anayasamıza göre devletimiz sosyal bir devlettir. Sosyal devlet demek, insanların doğumundan ölümüne kadar bütün ihtiyaçlarını gideren bir devlet demektir. Bunda para, sayı hesabı yapılmaz. Önemli olan insanların sağlıklı, huzur içerisinde ve refah seviyesi yüksek bir yaşam sürmesidir. Bunu sağlayabilmek için mücadele ediyoruz. Odunpazarı Belediyemiz, sevgili dostumuz Halil İbrahim Ara’nın öncülüğünde bu kreşi hayata geçirdi. Ben, huzurunuzda kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum. Ahmet Ara adını verdiğimiz bu kreş, çocuklarımızın daha iyi yetişmesi için tüm imkânlarını kullanmaktadır. Öğretmen kardeşlerime, öğrencilerimize ve bize güvenerek çocuklarını buraya getiren ailelere teşekkür ediyorum. Burada bilimsel bir eğitim veriliyor. Başarılı olacağınıza inanıyorum. Biz çocukların arkasındayız, siz de bize destek olun. Gerisi kolay. Bugün burada çocuklarımızın neşesine ortak olmak, onların gözlerindeki mutluluğu görmek bizim için çok değerli. Oyunlar oynadık, şarkılar söyledik; birlikte olmanın sevincini paylaştık. Her çocuğun eşit, mutlu ve özgür bir yaşam hakkı olduğunu bir kez daha hatırladık.” 23 Nisan’ın yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda çocukların haklarının ve geleceğinin hatırlandığı önemli bir gün olduğuna dikkat çeken Başkan Kurt, tüm çocukların bayramını kutladı. Etkinlik, çocukların kahkahaları ve ailelerin memnuniyetiyle sona ererken, Odunpazarı Belediyesi’nin kapsayıcı sosyal belediyecilik anlayışı bir kez daha gözler önüne serildi.

Eskişehir Valiliği Makamı Çocuklara Emanet Haber

Eskişehir Valiliği Makamı Çocuklara Emanet

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, makam koltuğunu temsili olarak Şehit Yunus Baykal Ortaokulu 5-A sınıfı öğrencisi Buğlem Berra Caymaz’a devretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen törende, Eskişehir Valiliği anlamlı anlara sahne oldu. Vali Dr. Erdinç Yılmaz, çocukların yarınların teminatı olduğunu vurgulayarak, bayramın coşkusunu minik hemşehrileriyle paylaştı. Vali Yılmaz: "Çocuklarımız En Büyük Önceliğimiz" Tören sırasında konuşan Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, 23 Nisan’ın milli iradenin tecelligahı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu anlamlı gün, evlatlarımıza verdiğimiz değerin en güzel ifadesidir. Eskişehir Valiliği olarak her bir evladımızın güvenli, huzurlu ve modern bir ortamda büyümesi için tüm imkanlarımızla yanlarındayız." dedi. Temsili Vali Caymaz’dan Anlamlı Talimatlar Makam koltuğuna oturan Buğlem Berra Caymaz, Eskişehirli çocukları temsilen yaptığı konuşmada sosyal devlet vurgusu yaptı. Caymaz, sadece sınıf ortamında değil, doğayla iç içe öğrenim alanlarının ve atölyelerin artırılması gerektiğini ifade etti. İlk Talimat Yerini Buldu: Gezici Kütüphane Okul Bahçesinde! Temsili Vali Caymaz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Bülent Avnamak’ı telefonla arayarak, kitaba erişimi kısıtlı olan öğrenciler için Gezici Kütüphane uygulamasının yaygınlaştırılması talimatını verdi. Bu talimat doğrultusunda Gezici Kütüphane, anında Şehit Yunus Baykal Ortaokulu bahçesinde öğrencilerin hizmetine sunuldu. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz ise yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi; ''Kıymetli Hemşehrilerim, Yarınlarımızın Teminatı Sevgili Çocuklar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümünü ve dünyada çocuklara armağan edilen ilk ve tek bayram olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı, Eskişehir’imizde büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyoruz. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” şiarıyla Ankara’da yanan bağımsızlık ateşi, aziz milletimizin en zor şartlarda bile kendi kaderine el koyma iradesini tüm dünyaya ilan etmiştir. Milli iradenin tecelligahı olan Meclisimizin açılması, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin sarsılmaz bir şekilde atılmasıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu bayramı sizlere armağan etmesi, sizlere olan sonsuz güveninin ve sevgisinin en büyük göstergesidir. Sizler; bu kadim şehrin ve necip milletimizin sadece neşesi değil, aynı zamanda bilimde, sanatta ve teknolojide yazacağınız yeni başarı hikayelerinin mimarlarısınız. Sevgili Çocuklar, Sizlerden beklentimiz, okuyan, sorgulayan, milli ve manevi değerlerine sahip çıkan, dünya ile rekabet edebilen bireyler olarak kendinizi en iyi şekilde yetiştirmenizdir. Sizlerin gözlerindeki ışık, bizlerin çalışma azmini; sizlerin hayalleri ise ülkemizin ufkunu aydınlatmaktadır. Eskişehir Valiliği olarak, her bir evladımızın güvenli, huzurlu ve modern bir ortamda büyümesi için tüm imkanlarımızla yanınızda olmaya devam edeceğiz. Bu anlamlı gün vesilesiyle; başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanımız için can veren tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Tüm dünya çocuklarının ve Eskişehirli hemşehrilerimin bayramını en içten dileklerimle kutluyor; sevgi, barış ve kardeşlik dolu yarınlar diliyorum.'' dedi.

Eskişehir’de Milli Savunma Politikaları Masaya Yatırıldı Haber

Eskişehir’de Milli Savunma Politikaları Masaya Yatırıldı

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından organize edilen Milli Savunma Politikaları Paneli, Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu’nun katılımıyla Taşbaşı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Taşbaşı Kültür Merkezi, kritik bir organizasyona ev sahipliği yaptı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu’nun katılımıyla düzenlenen "Milli Savunma Politikaları Paneli"nde, güvenliğin sadece sınırlardan ibaret olmadığı vurgulandı. Panele; CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, ilçe başkanları, STK temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Etkinlikte, modern savunma anlayışının şeffaf ve kurumsal bir yapıda nasıl inşa edilmesi gerektiği tartışıldı. ​İl Başkanı Talat Yalaz: "Güvenlik Sadece Sınırları Korumak Değildir" ​Panelin açılış konuşmasını yapan CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, güvenliği insan odaklı bir perspektifle tanımladı. Yalaz, yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "Güvenlik; bir çocuğun tok yatması, bir kadının korkmadan sokakta yürüyebilmesi ve bir gencin geleceğe umutla bakabilmesidir. Biz güvenliği özgürlükten ve adaletten ayırmıyoruz. Hukukun olmadığı yerde güvenlik değil, keyfiyet vardır." Konuşmasında modern dünyanın değişen tehdit algısına dikkat çeken Yalaz, CHP’nin güvenlik vizyonunun sadece askeri değil, sosyal ve dijital alanları da kapsadığını belirtti. Siber güvenlik, düzensiz göç, ekonomik kırılganlıklar ve dezenformasyonun ulusal güvenlik meselesi haline geldiğini vurgulayan Yalaz, "Veri dünyasında savunma, en az toprak savunması kadar hayati bir noktadadır" dedi. ​"Korku Değil, Güven Veren Devlet" ​Panelin ana temasını, devletin vatandaş üzerindeki baskıcı değil, koruyucu rolü oluşturdu. Katılımcılarla paylaşılan vizyonda öne çıkan başlıklar şunlar oldu: Toplumsal Barış: Kalıcı güvenliğin temel şartı olarak nitelendirildi. Liyakat ve Kurumsallık: Savunma sanayii ve politikalarında profesyonel yaklaşımın önemi vurgulandı. Sosyal Devlet: Yoksullukla mücadelenin, suç oranlarını düşürerek iç güvenliği tahkim edeceği ifade edildi. ​Yankı Bağcıoğlu’ndan Stratejik Değerlendirmeler Açılış konuşmalarının ardından söz alan CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu güncel güvenlik risklerini ve CHP’nin çözüm önerilerini içeren kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Bağcıoğlu, milli savunmanın siyaset üstü bir anlayışla, ancak demokratik denetleme mekanizmalarına açık bir şekilde yönetilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Bu Ülkenin Emeklileri Sadaka Değil, Haklarını İstiyor Haber

Bu Ülkenin Emeklileri Sadaka Değil, Haklarını İstiyor

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından, emeklilerin sorunlarına dikkat çekmek amacıyla, "Emekliler Açlığa, Yoksulluğa ve Sefalete Mahkum Edilemez" başlığı ile emekli dernekleri ile birlikte bir basın açıklaması yapıldı. Hamamyolu Yediler Parkı’nda düzenlenen basın açıklamasına, İl Başkanı Talat Yalaz, Eskişehir Milletvekilleri Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü, Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar, İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal, İl ve İlçe Yöneticileri ile emekli dernekleri katılım sağladı. İl Başkanı Talat Yalaz yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; "Değerli basın emekçileri, kıymetli Eskişehirliler, Bugün burada Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Örgütü olarak; emeklilerimizin yaşadığı büyük ekonomik bunalıma dikkat çekmek ve onların haklı mücadelesine omuz vermek için bir araya geldik. Türkiye’de milyonlarca emekli, yıllarca çalışarak, üreterek ve bu ülkenin kalkınmasına katkı sağlayarak hayatını geçirmiş yurttaşlardır. Fabrikalarda, tarlalarda, atölyelerde, okullarda ve kamu kurumlarında onlar tarafından verilen o büyük emeğin sayesinde bu ülke bugün ayaktadır. Ancak ne yazık ki bugün geldiğimiz noktada emeklilerimiz hak ettikleri yaşam koşullarından çok uzaktadır. Bugün Türkiye’de milyonlarca emekli; pazara, manava, kasaba giderken iki kez düşünmek zorunda kalmaktadır. Kira, gıda ve sağlık giderleri her geçen gün artarken emekli aylıkları yaşam maliyetlerinin çok gerisinde kalmaktadır. Bir ömrün emeği, bugün ne yazık ki yoksulluk sınırının altında bir hayata mahkûm edilmiştir. Biz bunu kabul etmiyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki; bu ülkeyi ayakta tutan emektir. Ve emeğin karşılığını alamadığı bir düzene kader denilemez. Emekliler bu ülkenin yükü değil, onurudur. Emekliler bu ülkenin geçmişidir, hafızasıdır. Bu ülkenin fabrikalarında alın teri dökenler de, tarlasında üretim yapanlar da, çocuklarımızı yetiştiren öğretmenler de, hastanelerde görev yapan sağlık emekçileri de bugün emeklilerimizin arasındadır. Bugün yaşanan tablo sadece ekonomik bir sorun değildir. Bu tablo aynı zamanda sosyal devlet anlayışının terk edilmesinin sonucudur. Cumhuriyetin “insanca yaşam” idealinin yerini, ne yazık ki yoksulluğa alışmayı öğütleyen bir anlayış almıştır. Ama biz buna razı değiliz. Bu ülkenin emeklileri sadaka değil, haklarını istiyor. Ve haklarını alana kadar da bu mücadele büyüyerek sürecektir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak açıkça ifade ediyoruz: Türkiye’de emekliler açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkûm edilemez. Bizim anlayışımıza göre sosyal devlet; yıllarca çalışmış insanlarına huzurlu bir yaşam sağlayabilen devlettir. Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi olarak emekliler için somut ve adil bir program ortaya koyduk. İktidarımızda; -En düşük emekli aylığını en az bir asgari ücret düzeyine yükselteceğiz. -Tüm emeklilere, her bayramda bir asgari ücret tutarında bayram ikramiyesi vereceğiz. -Tüm emeklilere seyyanen zam yapılacak ve emekliler arasındaki maaş adaletsizliklerini gidereceğiz. -İntibak yasasını çıkaracağız. -Aylık bağlanma oranlarını eski düzeyine çekecek, emekliye bütçeden ve büyümeden daha fazla pay vereceğiz! -Emeklilikte adil ve kademeli bir geçiş sistemi sağlayacağız. -İşçi, memur ve esnaf arasındaki emeklilik eşitsizliğini giderecek; aynı prim günü ile eşit emeklilik hakkı sağlayacağız. -Memur maaşlarındaki tüm ilave ödemeler emekli aylıklarına yansıtılacak; eski-yeni memur emeklisi ayrımını kaldıracağız. -Emeklilerin örgütlenme ve sendikal haklarını güvence altına alacağız. Çünkü biliyoruz ki; emekliye adalet, Türkiye’ye bereket demektir. Eğer bir ülkede emekliler rahat nefes alamıyorsa, o ülkede sosyal adalet yok demektir. Eğer bir ülkede insanlar ömür boyu çalışıp emeklilikte yoksulluğa mahkûm ediliyorsa, orada ekonomik düzen ciddi biçimde bozulmuş demektir. Biz bu düzeni değiştirmeye talibiz. Bu ülkenin kaynaklarının bir avuç ayrıcalıklı kesime değil, alın teriyle yaşayan milyonlara gitmesi gerektiğini savunuyoruz. Bugün burada yalnızca bir basın açıklaması yapmak için bulunmuyoruz. Bugün örgütümüzle birlikte sahaya çıkıyoruz. Parti örgütümüz ve emekli sendikalarımız ile birlikte Eskişehir’in sokaklarında emeklilerimizle buluşacak, onların sorunlarını dinleyecek ve çözüm önerilerimizi paylaşacağız. Çünkü siyaset yalnızca kürsülerden konuşmak değil; halkın arasında olmak, onların dertlerini dinlemek ve çözüm üretmektir. Bu mücadele yalnızca emeklilerin mücadelesi değildir. Bu mücadele adil bir Türkiye mücadelesidir. İnanıyoruz ki; emeklilerin yüzünün güldüğü, emeğin değer gördüğü, herkesin insanca yaşayabildiği bir Türkiye mümkündür. Ve o Türkiye’yi hep birlikte kuracağız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz." dedi. CHP Eskişehir İl Başkanlığı’nın düzenlediği basın açıklamasında açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiklerini belirten emekli temsilcileri, ekonomik taleplerini sıralarken "sandık" vurgusu yaptı. ​"Bayram İkramiyesi 20 Bin Lira Olmalı" ​Birleşik Emekliler Sendikası Eskişehir İl Temsilcisi Mustafa Vural Erdem, bayram ikramiyelerinin alım gücünün yok olduğunu vurguladı. Erdem, "İkramiyeler ilk çıktığında asgari ücretin %60’ı kadardı. Talebimiz bu oranın korunarak ikramiyenin 20 bin TL’ye, en düşük emekli aylığının ise asgari ücretin %40 fazlası olan 45 bin TL’ye çıkarılmasıdır" dedi. ​"Ekmek Hesabı Adaletsizliği Ortaya Koyuyor" ​Tüm Emeklilerin Sendikası Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı, 2018 yılında 1.000 TL olan ikramiye ile 800 ekmek alınabildiğini hatırlatarak, "Bugün aynı ekmeği almak için ikramiyenin en az 12 bin TL olması gerekir. 4 bin liralık ikramiye emekliyle alay etmektir" ifadelerini kullandı. Şanlı, en düşük emekli maaşının en düşük memur maaşına eşitlenmesi gerektiğini savundu. ​"Primlerimizin Karşılığını Alamıyoruz" ​Türkiye Emekliler Derneği Şube Başkanı Muhsin Dilbaz ise emeklilerin sistemli bir şekilde yoksullaştırıldığını belirterek, "Biz lütuf değil, ödediğimiz primlerin karşılığını istiyoruz. Maaş bağlama oranlarını %20’lere düşürerek bizi açlığa mahkûm ettiniz" diyerek tepkisini dile getirdi. ​Veteriner Hekimlerden "Ayrımcılık" Tepkisi ​Emekli Veteriner Hekimleri Derneği Başkanı Uğur Görür, sağlık sınıfındaki diğer mesleklere verilen ek ödemelerin veteriner hekimlere verilmemesini eleştirdi. Görür, "Hekimlik bir bütündür, ayrıştırılamaz. 2006’da asgari ücretin 3 katı maaş alırken bugün asgari ücretle eşitlendik" dedi. ​Mitinge Damga Vuran Sefer tası ​82 yaşındaki süper emekli Nejdet Yılmazoğlu elindeki sefer tasıyla yaptığı açıklamada 11 bin gün prim ödemesine rağmen geçinemediğini belirtti. Yılmazoğlu, "İftar çadırlarından bu sefer tasıyla eve yemek götürüyorum. Bizi bu yaşta bu sefer tasına muhtaç edenlere yazıklar olsun" dedi.

Kaynak Faize, Sabır Emekliye! Haber

Kaynak Faize, Sabır Emekliye!

CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanı ve Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, TÜİK’in açıkladığı Şubat ayı enflasyon verilerine ilişkin bir açıklama yaptı. Taşcıer yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "TÜİK’in açıkladığı Şubat ayı verileriyle birlikte iki aylık enflasyon oranı yüzde 7,94’e ulaştı. Resmî tabloda rakamlar teknik bir veri olarak sunuluyor olabilir. Ancak hayatın gerçek muhasebesi istatistik bültenlerinde değil; pazarda, faturada, mutfakta tutuluyor. Ekonomi yönetiminin söylemlerine bakıldığında her şey kontrol altında görünmektedir. Oysa sahadaki tablo bunun tam tersini göstermektedir. 2026’nın ilk altı ayı için memura verilen yüzde 11’lik toplu sözleşme zammının yaklaşık yüzde 8’i iki ayda erimiştir. Memur emeklisine yapılan yüzde 18,60 oranındaki artışın neredeyse yarısı daha yılın başında enflasyon karşısında aşınmıştır. SSK ve Bağ-Kur emeklilerine verilen yüzde 12,11’lik artışın ise üçte ikisi şimdiden buharlaşmıştır. Bugün temel sorun yalnızca zam oranlarının yetersizliği değildir. Asıl sorun, yapılan artışların kalıcı bir refah sağlamaması; kısa süreli bir pansumana dönüşmesidir. Maaş artışları birkaç ay içinde etkisini kaybetmekte, gelir artışı ile fiyat artışı arasındaki makas her geçen gün daha da açılmaktadır. Sabit gelirli yurttaşlarımız her sabah aynı maaşla uyanmakta; ancak her akşam daha düşük alım gücüyle günü tamamlamaktadır. Çünkü maaşlar nominal olarak artarken, hayatın maliyeti reel olarak çok daha hızlı yükselmektedir. Çarşı ve pazar TÜİK verilerine göre fiyat belirlememektedir. Elektrik, doğalgaz ve kira faturaları istatistik hesaplamalarına göre düşmemektedir. “Enflasyon farkı” adı verilen uygulama ise, fiyat artışları gerçekleştikten sonra yapılan gecikmeli bir telafi mekanizmasıdır. Bu yaklaşım, yangın çıktıktan sonra hortum aramaya benzemektedir. Sosyal devlet anlayışı, vatandaşının gelirini enflasyon karşısında koruyabilme kapasitesiyle ölçülür. Eğer maaş artışları iki ay içinde eriyorsa, ortada yapısal bir sorun vardır. Bugün bütçeden faize saniyede 176 bin lira kaynak ayırabilen bir yönetim anlayışının, konu emekli ve memur olduğunda “imkânlar sınırlı” söylemine sığınması tercih meselesidir. Bu bir kaynak yokluğu değil, öncelik meselesidir. Fedakârlık sürekli aynı kesimlerden beklenemez. Enflasyonun maliyeti sürekli sabit gelirli kesimlere yüklenemez. Bu düzen ekonomik açıdan da sosyal açıdan da sürdürülebilir değildir. Ekonomide güven, adaletle başlar. Gelir dağılımında adalet sağlanmadan, fiyat istikrarı kalıcı hale gelmeden ve bütçe öncelikleri toplumsal ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmeden gerçek bir istikrar mümkün değildir. Milletle birlikte, milletin emrinde; gelir adaletini önceleyen, emeği koruyan ve vatandaşını enflasyona ezdirmeyen bir ekonomik düzeni hep birlikte kuracağız."

Emekliye 5 Bin TL Yakacak, %50 Kira Desteği Teklifi Haber

Emekliye 5 Bin TL Yakacak, %50 Kira Desteği Teklifi

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emeklilerin yaşadığı derin ekonomik krize karşı TBMM’ye kapsamlı bir kanun teklifi sundu. Teklifle; emeklilere kış aylarında aylık 5 bin TL yakacak yardımı ve kirada oturanlara asgari ücretin yarısı kadar kira desteği verilmesi öngörülüyor. ​CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emeklilerin barınma ve ısınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirterek, hazırladığı kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sundu. Gürer, "Emekli olmak da emekli yaşamak da artık imkansız hale geldi" diyerek, sosyal devlet ilkesinin acilen işletilmesi çağrısında bulundu. ​KIŞ AYLARINDA 5 BİN TL YAKACAK DESTEĞİ ​Gürer’in sunduğu kanun teklifinde, emeklilerin kış yükünü hafifletmek adına somut adımlar yer alıyor. Teklif yasalaşırsa: ​Her yıl Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat aylarında emeklilere aylık 5 bin TL yakacak yardımı yapılacak.​Bu tutar, her yıl yeniden değerleme oranından az olmamak kaydıyla artırılacak.​KİRACI EMEKLİYE ASGARİ ÜCRETİN YARISI KADAR DESTEK ​Barınma krizine de değinen Gürer, üzerine kayıtlı evi olmayan ve kirada oturduğunu belgeleyen emekliler için net asgari ücretin yüzde 50’si oranında kira desteği talep etti. Gürer, "Battaniyeyle ısınan, sofrasından öğün eksilen emeklilerimiz var. Bu bir yardım değil, gasbedilen hakların iadesidir" dedi. ​"5510 SAYILI KANUN EMEKLİYİ YOKSULLAŞTIRDI" ​Maaşlardaki erimenin ana nedeninin 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı kanun olduğunu hatırlatan Gürer, şu verileri paylaştı: ​"Aylık bağlama oranları yüzde 70’lerden yüzde 28-30 bandına çekildi. Büyümeden alınan pay ise yüzde 100’den yüzde 30’a düşürüldü. Emekli, ülkenin refah artışının tamamen dışına itildi. Bugün en düşük emekli aylığı açlık sınırının çok altında kalmıştır." ​KADEMELİ EMEKLİLİK VE İNTİBAK ÇAĞRISI ​Gürer, sadece maddi desteklerin değil, sistemsel sorunların da çözülmesi gerektiğini vurgulayarak taleplerini sıraladı: ​En düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır.​Tüm emeklilere seyyanen zam ve intibak düzenlemesi yapılmalıdır.​Bayram ikramiyeleri asgari ücret düzeyine yükseltilmelidir.​EYT sonrası ortaya çıkan kademe sorunu (1 günle 17 yıl kaybedenler) çözülmelidir.​Emeklilerden alınan ilaç katkı payı kaldırılmalıdır. ​Gürer, emeklilerin insanca yaşam şartlarına kavuşana kadar bu mücadelenin takipçisi olacağını belirterek sözlerini tamamladı.

Emekliler İhtiyaçlarını Bile Karşılayamıyor Haber

Emekliler İhtiyaçlarını Bile Karşılayamıyor

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, DİSK Emekli-Sen Eskişehir Şubesi’ni ziyaret ederek emeklilerle bir araya geldi. Şube Başkanı Hatice Kılıç ve sendika üyelerinin katıldığı buluşmada, emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlar ve ülke gündemi ele alındı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette konuşan Başkan Ataç, emeklilerin giderek ağırlaşan yaşam koşullarına dikkat çekti. Sendikal mücadelenin önemini vurgulayan Ataç, “Sendikal mücadelenin kutsal olduğunun bilincindeyim. Emeklilerimiz yıllarca bu ülkeye emek verdi, alın teri döktü. Ancak bugün gelinen noktada emekli maaşları, yaşam standartlarını karşılamaya yaklaşamamaktadır bile. Bu tablo artık görmezden gelinemez” diye konuştu. Ataç, en düşük emekli maaşının 18 bin 938 TL olduğunu, Meclis’e sunulan düzenlemeyle bu tutarın 20 bin TL’ye çıkarılmasının önerildiğini hatırlatarak “Buna karşın açlık sınırı 29 bin 828 TL’ye ulaşmış. Emeklilere reva görülen maaş, temel yaşam giderlerinin dahi gerisinde kalıyor” dedi. Emeğin Karşılığı Yoksa Adalet Yoktur Ekonomik sıkıntıların her geçen gün derinleştiğini belirten Ataç, “İnsanların yıllarca çalıştıktan sonra geçim derdiyle boğuşmak zorunda bırakılması kabul edilemez. Emeklilerimizin temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı bir düzen, sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Emeğin karşılığının verilmediği bir yerde adaletten söz edemeyiz” diye konuştu. DİSK Emekli-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hatice Kılıç ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek Başkan Ataç’a desteklerinden dolayı teşekkür etti. Kılıç, emeklilerin sorunlarının kamuoyu önünde dile getirilmesinin kendileri açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Ziyarette ayrıca Tüm Metal-İş Sendikası Şube Sekreteri Suat Yıldız ile DİSK Emekli-Sen’in kurucularından Suat Başaran da yer aldı. Buluşma, sendikal dayanışmanın ve emekçilerin ortak mücadelesinin önemine ilişkin görüş alışverişiyle sona erdi.

CHP'li Arslan: "Nefes Almak Paraya Bağlandı" Haber

CHP'li Arslan: "Nefes Almak Paraya Bağlandı"

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, KOAH ve benzeri solunum yetmezliği hastalarının yaşamını doğrudan ilgilendiren oksijen cihazlarına erişimde yaşanan aylarca süren gecikmeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. CHP'li Arslan, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergeleriyle, kamuoyunun yanıt beklediği temel soruyu açıkça sordu: “Parası olmayan, borçlanamayan, kredi çekemeyen yurttaş ne yapacak?” “Bu cihazlar olmadan yaşamak mümkün değil” Oksijen cihazlarının bir tedavi aracı değil, yaşamın sürdürülebilmesi için vazgeçilmez bir gereklilik olduğunu vurgulayan Arslan, kamuoyuna yansıyan yoğun şikâyetlerde bu cihazlar için aylarca süren bekleme süreleri verildiğini, bunun hastaları doğrudan hayati risklerle karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Arslan’ın TBMM’ye sunduğu soru önergelerinde; hayati öneme sahip oksijen cihazları için azami bir bekleme süresi bulunup bulunmadığı, bu cihazlara zamanında erişemeyen hastalara ilişkin ölüm, acil başvuru ve hastane yatışı verilerinin tutulup tutulmadığı, ayrıca elektrik kesintilerine karşı yedek tüplü oksijen sistemlerinin neden yaygın ve erişilebilir hâle getirilmediği soruları yer aldı. “Kredi çekebilen hayatta kalıyor, ya çekemeyen?” CHP’li Arslan, SGK tarafından karşılanması gereken oksijen cihazlarının piyasa bedellerinin 20 bin TL’yi aştığını, bu tutarların emekli, asgari ücretli ve işsiz yurttaşlar açısından fiilen ulaşılamaz olduğunu vurguladı. “Bugün bazı yurttaşlar nefes alabilmek için borçlanmak zorunda kalıyor” diyen Arslan, meselenin esasen bundan ibaret olmadığını belirterek şu soruyu gündeme getirdi: “Kredi çekemeyen, borçlanacak kimsesi olmayan, cebinde beş kuruşu olmayan yurttaş ne yapacak? Devlet bu insanlara ‘nefessiz kal’ mı diyor?” “Bu bir tercih değil, devletin asli sorumluluğudur” Arslan, hayati bir tıbbi cihaza erişimin yurttaşların gelirine, borçlanma kapasitesine ya da piyasa koşullarına bırakılmasının sosyal devlet ilkesinin açık bir inkârı olduğunu ifade etti. Oksijen cihazlarına erişimde yaşanan bu tablonun artık idari bir aksaklık olarak görülemeyeceğini vurgulayan Arslan, bunun doğrudan yaşam hakkını ilgilendiren yapısal bir sorun hâline geldiğini belirtti. CHP’li Arslan, oksijen cihazlarına erişimde yaşanan sorunların tekil uygulamaların ötesinde, devletin sağlık ve sosyal güvenlik politikalarının geldiği noktayı açıkça gösterdiğini ifade etti. Arslan, hayati bir tıbbi cihaza erişimin bir tercih ya da ayrıcalık değil, devletin yurttaşına karşı vazgeçilemez bir yükümlülüğü olduğunu vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.