SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sosyal Destek

Porsuk Haber Ajansı - Sosyal Destek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Destek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Evde Sağlık Hizmetleri ve Yaşlı Sağlığı Hizmet Verileri Açıklandı Haber

Evde Sağlık Hizmetleri ve Yaşlı Sağlığı Hizmet Verileri Açıklandı

Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, yaptığı basın açıklamasında il genelinde sunulan evde sağlık ve yaşlı sağlığı hizmetlerine ilişkin 2025 yılı verilerini paylaştı. Eskişehir'de yürütülen Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında 2025 yılı boyunca gerçekleştirilen hasta ziyareti sayısının 63 Bin 436 olduğunu ifade eden İl Müdürü Bildirici, takip edilen toplam hasta sayısının 24 bin 930 olarak kaydedildiğini söyledi. İl Müdürü Bildirici yaptığı açıklamada; "Sağlıklı Yaş Alma (YAŞAM) hizmetleri kapsamında 80 yaş üzeri 5.859 kişiye toplam 8.204 evinde/yerinde ziyaret gerçekleştirildi. Ayrıca hastanelerin geriatri polikliniklerinde YAŞAM kapsamında toplam 9.837 poliklinik hizmeti sunuldu. İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde yürütülen MUSAB (Muhtaçlara Sağlık Birimi) hizmetleri kapsamında 2025 yılında gerçekleştirilen hasta nakil sayıları ise şu şekilde oldu: Engelli hasta nakil sayısı: 2.432 Yatağa bağımlı hasta nakil sayısı: 1.098 Diyaliz hizmeti alan yatağa bağımlı hasta nakil sayısı: 1.074 Geriatri hasta nakil sayısı: 214 Eskişehir Şehir Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi tarafından 2025 yılı içerisinde hastaneden eve gerçekleştirilen hasta nakil sayıları ise Şehir Hastanesi: 3.986, Yunus Emre Devlet Hastanesi: 5.582 olarak gerçekleşti." Doç. Dr. Yaşar Bildirici, sunulan hizmetlerin önemine vurgu yaparak, “Evde sağlık hizmetleri ve yaşlı sağlığına yönelik çalışmalarımızla vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmayı, özellikle yatağa bağımlı, yaşlı ve kronik hastalığı bulunan bireylerimizin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Sağlıklı yaş alma anlayışıyla yürüttüğümüz YAŞAM hizmetleri sayesinde ileri yaştaki vatandaşlarımızın hem sağlık takibini hem de sosyal destek süreçlerini güçlendiriyoruz. MUSAB birimimiz aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ulaşarak nakil hizmetlerini kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Hastanelerimizle koordinasyon içerisinde yürütülen bu çalışmalar, sağlık hizmetinin sadece hastane ortamında değil, vatandaşımızın bulunduğu her yerde sunulmasını mümkün kılıyor. Önümüzdeki süreçte de hizmet kalitemizi artırarak daha fazla vatandaşımıza ulaşmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Tepebaşı Belediyesi Her Alanda Kadınların Yanında Haber

Tepebaşı Belediyesi Her Alanda Kadınların Yanında

Tepebaşı Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü, Dış İlişkiler Müdürlüğü ve Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi iş birliğiyle Çukurhisar Belde Evi’nde kursiyer kadınlara yönelik bilgilendirme programı gerçekleştirildi. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen programda kadınlara Tepebaşı Belediyesi tarafından sunulan hizmetler hakkında kapsamlı bilgiler verildi. Kadınlara yönelik hayata geçirilen projeler, yürütülen sosyal destek çalışmaları, psikolojik danışmanlık hizmetleri ve kadın sığınma evi gibi birçok konuda katılımcılar bilgilendirildi. Bilgilendirme programında alanında uzman psikolog, sosyolog ve sosyal hizmet uzmanları da yer aldı. Uzmanlar, kadınlara hem belediye bünyesinde sunulan destek mekanizmalarını anlattı hem de karşılaşabilecekleri sosyal ve psikolojik sorunlarda başvurabilecekleri yollar hakkında bilgiler paylaştı. Program boyunca kadınlar merak ettikleri konuları uzmanlara sorma fırsatı buldu. Katılımcı kadınlar, sahip oldukları haklar, hangi durumlarda hangi kurumlara başvurabilecekleri ve Tepebaşı Belediyesi’nin sunduğu hizmetlerden nasıl faydalanabilecekleri konusunda da detaylı bilgi edindi. Programda ayrıca kadınların sosyal yaşamda daha aktif yer alabilmesi ve yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik çalışmalar da ele alındı. Gerçekleştirilen buluşmada kadınlarla karşılıklı fikir alışverişinde bulunulurken, katılımcılar kendi görüş ve önerilerini de paylaştı. Kadınların taleplerinin ve beklentilerinin dinlendiği programın, hayata geçirilebilecek yeni projeler için de önemli bir zemin oluşturduğu ifade edildi. Tepebaşı Belediyesi’nin kadınların yaşamın her alanında güçlenmesi ve desteklenmesi için çalışmalarını sürdürdüğü, kadınların ihtiyaç duydukları her durumda belediye hizmetlerinden yararlanabilecekleri vurgulandı. Ayrıca yetkililer, bu tarz bilgilendirme çalışmalarının devam edeceğini belirtti.

Kadınların Mücadelesi Bu Ülkenin Geleceğimin Mücadelesidir Haber

Kadınların Mücadelesi Bu Ülkenin Geleceğimin Mücadelesidir

İYİ Parti Eskişehir İl Kadın ve Aile Politikaları Başkanlığı tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yapıldı ve stant çalışması gerçekleştirildi. İYİ Parti İl Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Leyla Çam tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Bugün 8 Mart. 8 Mart; eşitsizliğe, şiddete, sömürüye ve kadınların hayatlarını kuşatan sistematik ayrımcılığa karşı yükselen tarihsel bir itirazın günüdür. Bugün, kadınların yüzyıllardır süren hak mücadelesinin, adalet arayışının ve eşit yurttaşlık talebinin sembolüdür. 8 Mart; kadınların eşit ve onurlu bir yaşam talep ettiklerini hatırlatan güçlü bir toplumsal çağrıdır. Kadınların emeğinin görünür kılınması, yaşam hakkının korunması, fırsat eşitliğinin sağlanması ve kadınların toplumsal hayatın her alanında eşit biçimde var olabilmesi için verilen mücadelenin ortak sesidir. Bu nedenle 8 Mart, bir kutlamadan çok; eşitlik, adalet ve özgürlük talebinin yükseldiği bir mücadele günüdür. Ne yazık ki Türkiye’de kadınlar hâlâ yaşamın birçok alanında ciddi eşitsizliklerle karşı karşıyadır. Bugün Türkiye’de kadınlar; • Sokakta, Evinde, İşyerinde güvende değildir. • İş yerinde eşit değildir. • Siyasette yeterince temsil edilmiyor. • Hukuk önünde yeterince korunmuyor. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri artık münferit olaylar olmaktan çıkmış, toplumsal bir yara haline gelmiştir. Kadınlar çoğu zaman en yakınlarındaki erkekler tarafından hayatlarından koparılmaktadır. Her gün bir kadının öldürüldüğü bir ülkede yaşıyoruz. Koruma kararları çoğu zaman kâğıt üzerinde kalmakta, gerekli önlemler zamanında alınmamakta, failler ise cezasızlık kültürüyle cesaret bulmaktadır. Mahkemelerde uygulanan “haksız tahrik” ve “iyi hal” indirimleri, adalet duygusunu zedelemekte ve toplum vicdanını yaralamaktadır. Kadınların yaşam hakkı tartışma konusu yapılamaz. Kadınların güvenliği bir siyasi tercih değil, devletin en temel sorumluluğudur. Kadına yönelik şiddetle mücadele yalnızca cezai yaptırımlarla sınırlı değildir. Etkin bir koruma mekanizması, güçlü sosyal destek politikaları ve kararlı bir siyasi irade gerektirir. Şiddete maruz kalan kadınların korunması için kolluk kuvvetlerinden yargıya kadar tüm kurumların eşgüdüm içinde çalışması zorunludur. İktidarın görevi yalnızca suç işlendikten sonra müdahale etmek değil, aynı zamanda şiddeti doğuran koşulları ortadan kaldıracak önleyici politikaları hayata geçirmektir. Bu noktada İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması, kadınların korunmasına yönelik en önemli uluslararası mekanizmalardan birinin ortadan kaldırılması anlamına gelmiştir. Bu karar, kadınların yaşam hakkını koruyan politikaların zayıflamasına yol açmış ve Türkiye’de kadınların güvenliği konusunda ciddi bir geri adım oluşturmuştur. Kadına yönelik şiddetle mücadele ideolojik tartışmalara kurban edilemez. Kadınların yaşam hakkı hiçbir siyasi hesaplaşmanın parçası haline getirilemez. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi, kadın ve erkeğin eşit yurttaşlar olduğu bir toplumsal düzen üzerine kurulmuştur. 1926’da kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile kadınlar birey olarak kabul edilmiş, 1934 yılında ise Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde Türk kadınlarına birçok ülkeden önce seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. Cumhuriyet devrimleri, kadınları toplumsal hayatın eşit ve özgür bir öznesi haline getirmiştir. Ancak bugün geldiğimiz noktada, kadınların siyasette, ekonomide ve sosyal yaşamda yeterince yer bulamadığı bir tablo ile karşı karşıyayız. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kadın temsil oranı hâlâ yüzde 20 seviyelerinde kalmaktadır. Yerel yönetimlerde ve karar alma mekanizmalarında kadınların varlığı son derece sınırlıdır. Kadınların eşit temsil edilmediği bir demokrasinin güçlü olması mümkün değildir. Siyaset, toplumun yarısını oluşturan kadınların deneyim ve katkıları olmadan eksik kalır. Kadınların karar alma süreçlerinde daha güçlü şekilde yer alması yalnızca kadın hakları açısından değil, demokrasinin niteliği açısından da hayati öneme sahiptir. Ekonomik alanda da benzer bir tablo söz konusudur. Kadınların iş gücüne katılım oranı OECD ülkeleri arasında en düşük seviyelerden biridir. Milyonlarca kadın kayıt dışı, güvencesiz ve düşük ücretli işlerde çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Eşit işe eşit ücret ilkesi çoğu zaman uygulanmamaktadır. Kadın emeği sistematik olarak değersizleştirilmektedir. Kadın yoksulluğu giderek derinleşirken sosyal politikalar kalıcı çözümler üretmek yerine çoğu zaman geçici ve sınırlı uygulamalarla sınırlı kalmaktadır. Kadınların ekonomik özgürlüğü olmadan gerçek eşitlikten söz etmek mümkün değildir. Kadınların istihdama katılımını artıran politikalar geliştirilmeden, kreş ve bakım hizmetleri yaygınlaştırılmadan ve çalışma hayatında fırsat eşitliği sağlanmadan kadın ve erkek eşitliği kurulamaz. Kadınların üzerindeki bakım yükünün paylaşılması, çalışma hayatında ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve kadın girişimciliğinin desteklenmesi kalkınmanın da önemli bir parçasıdır. Bir diğer önemli sorun ise kız çocuklarının eğitimden koparılması ve erken yaşta evliliklerdir. Kız çocuklarının eğitimden uzaklaştırılması, onları yoksulluğa, bağımlılığa ve eşitsizliğe mahkûm eden bir düzenin kapısını aralamaktadır. Bir kız çocuğunu okuldan alıp erken yaşta evliliğe zorlayan anlayış; sadece hukuka değil, insanlık onuruna da aykırıdır. Kız çocuklarının kesintisiz eğitim hakkı garanti altına alınmalı, çocuk yaşta evliliklerin önlenmesi için mevcut yasalar tavizsiz biçimde uygulanmalıdır. Eğitim, kadınların güçlenmesinin ve toplumsal eşitliğin en temel anahtarıdır. İYİ Parti olarak bizler; kadınların hak ettikleri özgürlük, güven ve eşitlik içinde yaşayacakları bir Türkiye için söz veriyoruz. Bu doğrultuda; • İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi için mücadele edeceğiz. • 6284 sayılı Kanun’un etkin ve tavizsiz uygulanmasının takipçisi olacağız. • Kadın cinayetlerinde cezasızlık kültürüne son verilmesi için gerekli yasal düzenlemeleri hayata geçireceğiz. • Kadınların siyasette, ekonomide ve kamusal yaşamda eşit temsilini güçlendirecek somut politikalar geliştireceğiz. • Kadın istihdamını artıracak, kadın girişimciliğini destekleyecek kapsamlı ekonomik programlar uygulayacağız. • Kreş, bakım hizmetleri ve sosyal destek mekanizmalarını yaygınlaştırarak kadınların üzerindeki bakım yükünü azaltacağız. • Kız çocuklarının kesintisiz eğitim hakkını güvence altına alacağız. Çünkü biz biliyoruz ki; Kadın; bireydir. Kadın; yurttaştır. Kadın; eşittir. Kadınların eşit olmadığı bir toplumda demokrasi güçlü olamaz. Kadınların güvende olmadığı bir ülkede özgürlükten söz edilemez. Bugün; kutlama günü değil, sorumluluk günüdür. Bugün; kadınların sesini duymanın, sorunlarını görmenin ve gerçek çözümler üretmenin günüdür. Kadınların korkmadan yaşayabildiği, eşit haklara sahip olduğu, emeğinin karşılığını aldığı bir Türkiye mümkündür. İYİ Parti olarak söz veriyoruz: Kadınların sesi olmaya, adalet talebini büyütmeye ve eşitlik mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Çünkü kadınların mücadelesi yalnızca kadınların değil, bu ülkenin geleceğinin mücadelesidir.Kadın cinayetlerinin, şiddetin ve eşitsizliğin olmadığı bir Türkiye mümkündür. Ve biz, o Türkiye’yi kurmak için mücadele edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

CHP Lideri Özgür Özel Eskişehirli Kadınlarla Buluştu Haber

CHP Lideri Özgür Özel Eskişehirli Kadınlarla Buluştu

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Kadınlar Buluşması” programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. 8 Mart etkinlikleri kapsamında Eskişehir’de bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel de programda Eskişehirli kadınlarla bir araya geldi. Programda konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kadınların tarihsel mücadelesine dikkat çekerek 1857 yılında hakları için direnirken yaşamını yitiren kadınların mirasının bugün de kadınların eşitlik mücadelesine yol gösterdiğini söyledi. Kadınların evde, tarlada, fabrikada, okulda ve hayatın her alanında büyük emek verdiğini belirten Ünlüce, daha eşit, daha adil ve daha özgür bir Türkiye için mücadele ettiklerini ifade etti. Kadınların toplumsal yaşamın her alanında güçlenmesi için Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak çeşitli çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Ünlüce, kadın danışma ve dayanışma merkezlerinden mesleki eğitim kurslarına, kreşlerden sosyal destek projelerine kadar birçok alanda kadınların yanında olduklarını söyledi. Konuşmasının sonunda kadınların mücadelesine vurgu yapan Ünlüce, “Bir adım geri atmayacağız, boyun eğmeyeceğiz, itaat etmeyeceğiz, susmayacağız. Kadınların emeğini ve alın terini yok sayanlara karşı bir sözümüz var: Katlanmak zorunda değilsiniz. Çare eşitlikte, çare cesarette, çare değişimde. Yaşasın kadın emeği, yaşasın kadın dayanışması.” dedi. Programda farklı kesimlerden kadınlar da söz aldı. Öğrenci Hazal Ünlü, işçi Hülya Yılmaz, şiddet mağduru Öznur Gülbaş ve çiftçi Ayşe Kepenek sahneye çıkarak yaşam deneyimlerini paylaştı ve kadınların karşılaştığı sorunlara dikkat çekti. CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ise konuşmasında Eskişehir’in Cumhuriyet değerlerine bağlı bir kent olduğunu vurgulayarak, “Eskişehir, Mustafa Kemal Atatürk’ün hayalindeki çağdaş Cumhuriyet kentidir. Cumhuriyet bir kadın devrimidir ve Eskişehir’i yöneten Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce de bunun en güzel örneklerinden biridir.” ifadelerini kullandı. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya da konuşmasında kadınların eşit ve özgür bir yaşam mücadelesine vurgu yaparak, “Kadınların eşit ve özgür bir yaşam hakkı için yürütülen mücadeleye yerelde güçlü destek veren Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce’ye teşekkür ediyorum.” dedi. Genç kadınlara Eskişehir’den seslenen Kaya, kadınların yaşam biçimine müdahale edilmesine karşı güçlü bir duruş sergilediklerini belirterek, genç kadınların hayallerinden vazgeçmemesi gerektiğini ve fırsat eşitliğinin sağlandığı bir Türkiye için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise konuşmasında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü Eskişehir’de geçirmek istediğini belirterek, Eskişehir’in kadınların gücüyle örnek bir kent olduğunu ifade etti. Özel, Ayşe Ünlüce’nin göreve geldiği günden bu yana hem Eskişehir’de hem de uluslararası platformlarda önemli çalışmalar yürüttüğünü belirterek, “Ayşe Ünlüce’ye çok inanıyoruz, çok güveniyoruz demiştik. Eskişehir de ona güçlü bir destek verdi. Kendisine duyduğumuz güveni boşa çıkarmayan güçlü bir kadın olarak hepimizi gururlandırdı. Ben onun şahsında Eskişehir’e teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Konuşmasının sonunda kadın haklarına yönelik politikalarına da değinen Özel, kadınların korkusuzca yaşayabildiği bir Türkiye hedeflediklerini belirterek, kadına yönelik şiddetin cezasız kalmaması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılacağını, kadınların siyasi, sosyal ve ekonomik hayatta daha güçlü yer alması için çalışmalar yürütüleceğini ifade etti.

''Kent Berberi'' Dar Gelirliye Nefes Oldu Haber

''Kent Berberi'' Dar Gelirliye Nefes Oldu

Tepebaşı Belediyesi’nin sosyal belediyecilik vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen “Kent Berberi” uygulaması, dar ve sabit gelirli vatandaşlara doğrudan destek sunan örnek projeler arasında yer alıyor. Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın öncülüğünde sürdürülen uygulama, ekonomik koşulların zorlaştığı bir dönemde sosyal dayanışmayı güçlendiren somut bir hizmet olarak öne çıkıyor. Türkiye’de artan yaşam maliyetlerinin özellikle temel ihtiyaç kalemlerinde hissedildiği bir süreçte, Tepebaşı Belediyesi vatandaşın günlük yaşamına doğrudan dokunan hizmetler üretmeye devam ediyor. “Her Koşulda Vatandaşın Yanındayız” Başkan Ahmet Ataç, ekonomik koşullar ağırlaştıkça yerel yönetimlerin sorumluluğunun da arttığını ifade ederek şunları kaydetti: “Sosyal belediyecilik anlayışımız gereği, kimseyi yalnız bırakmadan hizmet üretmeye devam ediyoruz. Kent Berberi uygulamamız, vatandaşımızın temel ihtiyaçlarına doğrudan dokunan önemli bir dayanışma modelidir. Her koşulda halkımızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Tepebaşı Belediyesi, sosyal destek projeleriyle yalnızca hizmet sunmakla kalmıyor; aynı zamanda yerel yönetimlerin toplumsal sorumluluğunu güçlendiren, dayanışma temelli bir belediyecilik anlayışını kurumsal bir vizyon haline getiriyor.” “Sosyal Belediyecilik Tercih Değil Zorunluluk” Başkan Ahmet Ataç, sosyal belediyeciliği bir tercih değil kamusal bir sorumluluk olarak gördüklerini belirterek, belediye imkânlarının toplumun tüm kesimleriyle adil biçimde paylaşılmasının temel yönetim anlayışları olduğunu vurguladı. Bu anlayışın önemli uygulamalarından biri olan Kent Berberi, Fevzi Çakmak Mahallesi’nde bulunan Tepebaşı Belediyesi Fevzi Çakmak Belde Evi bünyesinde hizmet veriyor. Hedef: Kişisel Bakım Giderlerini Azaltmak Türkiye’nin ilk “Kent Berberi” uygulaması olma özelliğini taşıyan hizmet kapsamında şehit aileleri ve birinci derece yakınları ile gazilere ücretsiz, 65 yaş üstü yaşlılık maaşı alan vatandaşlar ile yüzde 40 ve üzeri engelli bireylere ise 100 TL karşılığında berber hizmeti sunuluyor. Uygulama ile özellikle dar gelirli ve sabit gelirle yaşamını sürdüren vatandaşların kişisel bakım giderlerinin azaltılması hedefleniyor. Böylece hem ekonomik yük hafifletiliyor hem de vatandaşların sosyal hayata katılımı destekleniyor.

Muhtarlardan Halk Market’e Dayanışma Desteği Haber

Muhtarlardan Halk Market’e Dayanışma Desteği

Odunpazarı’nda mahalle dayanışmasını güçlendiren anlamlı bir destek daha hayata geçti. Odunpazarı Muhtarlar Dernek Başkanı ve Orta Mahalle Muhtarı Erol Erdal Gürdoğan, Yenikent Mahalle Muhtarı Çiğdem Özkan Erenoğlu, Yörükkırka Mahalle Muhtarı İlhami Yolcular ve Osmangazi Mahalle Muhtarı Muzaffer Çimen ile birlikte Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’u makamında ziyaret ederek, Odunpazarı Muhtarlar Derneği adına Halk Market’e bağışta bulundu. Gerçekleştirilen buluşmada konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, yapılan desteğin yalnızca bir bağış olmadığını, güçlü bir dayanışma mesajı taşıdığını belirtti. “Halk Market yalnızca bir sosyal destek noktası değil; Odunpazarı’nda paylaşmanın, komşuluğun ve dayanışmanın somut bir ifadesidir. Muhtarlarımızın bu duyarlılığı mahallelerimizdeki birlik ruhunu daha da büyütmüştür. İhtiyaç sahibi hemşehrilerimize uzanan her destek bizim için çok kıymetli” diyen Başkan Kurt, Halk Market’in, hayırseverlerle ihtiyaç sahipleri arasında bir köprü görevi gördüğünü vurguladı. Tüm hayırsever vatandaşlara çağrıda bulunan Başkan Kurt, “Dayanışma paylaştıkça çoğalır. İmkânı olan herkesi Halk Market’e katkı sunmaya davet ediyorum. Birlikte güçlüyüz, birlikte iyileştiririz” ifadelerini kullandı. Odunpazarı Muhtarlar Dernek Başkanı ve Orta Mahalle Muhtarı Erol Erdal Gürdoğan da yaptığı açıklamada, mahalle kültürünün özünde yardımlaşma ve sahip çıkma bilincinin bulunduğunu söyledi. Gürdoğan, “İlçemizde ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yanında olmak hepimizin sorumluluğu. Muhtarlar olarak hemşehrilerimizin taleplerini en yakından görüyoruz. Bu nedenle Odunpazarı Muhtarlar Derneği olarak Halk Market’e katkı sunmayı görev bildik. Dayanışmanın büyümesi için bizler de üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Bütçe Harcamalarından Emekli ve Emekçiye Kırıntı Düştü! Haber

Bütçe Harcamalarından Emekli ve Emekçiye Kırıntı Düştü!

CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politika Kurulu Başkanı ve Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı bütçe gerçekleşme verileri üzerinden yaptığı değerlendirmede, sosyal güvenlik sistemine ayrılan kaynağın bütçe artışının gerisinde bırakıldığını belirtti. Taşcıer yaptığı yazılı açıklamada, 2025 yılı ocak ayında merkezi bütçeden sosyal güvenlik sistemine ayrılan payın yüzde 15,48 olduğunu, 2026 yılı ocak ayında ise bu oranın yüzde 14,77’ye gerilediğini açıkladı. Bu düşüşün yüzde 4,6’lık bir kesintiye karşılık geldiğini belirten Taşcıer, bunun bütçe ölçeğinde milyarlarca liralık daralma anlamına geldiğini kaydetti. “Bütçe yüzde 55 arttı, sosyal güvenlik yüzde 48’de kaldı” 2026 yılı ocak ayında merkezi bütçe giderlerinin bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 55 arttığını ifade eden Taşcıer, sosyal güvenlik sistemine yapılan artışın ise yüzde 48’de kaldığını belirtti. CHP’li Taşcıer, “Bütçe büyüyor ancak sosyal güvenliğe aynı oranda pay ayrılmıyor. Pastayı büyütenler, emeklinin payını küçültüyor” değerlendirmesinde bulundu. “Tek ayda 12 milyar liralık kesinti” Taşcıer, sosyal güvenlik sistemine yapılan aktarımın bütçe giderleriyle aynı oranda artırılması halinde ocak ayında 241,6 milyar TL yerine 253,4 milyar TL aktarılması gerektiğini, aradaki yaklaşık 12 milyar liralık farkın kesinti anlamına geldiğini söyledi. “Tek bir ayda ortaya çıkan bu kesintinin yıl geneline yayılması halinde çok daha ağır bir tablo ortaya çıkacaktır” diyen Taşcıer, bunun siyasi bir tercih olduğunu savundu. “12 milyar lira ile ne yapılabilirdi?” Taşcıer, söz konusu 12 milyar liranın farklı sosyal destek kalemlerinde kullanılabileceğini belirterek şu örnekleri verdi: 4,8 milyon haneye ayda 4’er kilo kırmızı et desteği sağlanabilirdi. 5,8 milyon haneye 4’er adet Ramazan kolisi dağıtılabilirdi. Gamze Taşcıer, emeklilere yapılan artışın Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenen bir aylık fitre tutarının yaklaşık 6,2 kat altında kaldığını da ifade etti. “Faiz ödemeleri bütçeyi yuttu” Ocak ayında bütçeden faize 456,4 milyar TL ayrıldığını hatırlatan Taşcıer, bunun günde 14,7 milyar, saatte 613 milyon, dakikada 10,2 milyon liraya karşılık geldiğini söyledi. Aynı dönemde sosyal güvenlik sisteminin finansmanı için hazineden aktarılan kaynağın bunun yarısı düzeyinde kaldığını belirten Taşcıer, “Bütçede faiz için ayrılan para, emeklinin, dulun, yetimin ve çalışanların sosyal güvenlik hakkına ayrılan kaynağın iki katına ulaştı” dedi. “Emekli aylıkları sefalet düzeyinden uzaklaştırılabilirdi” CHP’li Taşcıer, ocak ayında faiz için harcanan paranın günde 736 bin en düşük emekli aylığına denk geldiğini belirterek, “Sadece ocak ayında faize ayrılan kaynakla en düşük emekli aylığı alan 5 milyon yurttaşın geliri yaklaşık bir yıl boyunca asgari ücret düzeyine çıkarılabilirdi. Aynı şekilde ortalama emekli aylıkları da sefalet çizgisinden uzaklaştırılabilirdi” ifadelerini kullandı. “Bayram ikramiyeleri de artırılabilirdi” Taşcıer, 17 milyon emeklinin 4.000 lira olan bayram ikramiyesini asgari ücret düzeyi olan 28.075 liraya çıkarmak için gerekli kaynağın 409 milyar lira olduğunu belirterek, “Ocak ayında faize aktarılan 456,4 milyar liralık tutar dikkate alındığında bu tutar söz konusu düzenlemeyi karşılamaya yetiyordu. Buna rağmen bu tercih yapılmadı ve şimdi 1.000 liralık sınırlı artış ‘müjde’ olarak sunulacak” dedi. “Siyasi manipülasyon yürütülüyor” Taşcıer açıklamasında, iktidarın “CHP gelirse sosyal yardımlar kesilir” söylemi üzerinden kamuoyunda algı oluşturduğunu belirterek bunun açık bir siyasi manipülasyon olduğunu savundu. “Bütçe bir tercih meselesidir. Sosyal güvenlik sistemi toplumsal bir sözleşmedir. Bugünkü tablonun sorumluluğu muhalefete değil, bütçe tercihini emekten yana kullanmayan iktidara aittir” ifadelerini kullanan Taşcıer, merkezi bütçe giderleri yüzde 55 artarken sosyal güvenliğe ayrılan kaynağın yüzde 4,6 daraltılmasının siyasi sorumluluğunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ait olduğunu kaydetti. CHP’nin çözüm başlıkları Asgari ücret etrafında sıkışmış bir ücret yapısıyla sosyal güvenlik sistemin sağlıklı işlemesinin mümkün olmadığını ifade eden Taşcıer, ücretler yükselmeden prim gelirlerinin artmayacağını, prim gelirleri artmadan da sosyal güvenlik sisteminin dengelenemeyeceğini belirtti. CHP’nin sosyal güvenlik sistemine ilişkin yaklaşımını da şu başlıklarla açıkladı: Merkezi bütçeden sosyal güvenliğe ayrılan payın artırılması Emeklilikte prime dayalı adaletin yeniden tesis edilmesi Aylık bağlama oranlarının yükseltilmesi Emekli aylıklarının büyümeden düzenli pay almasının sağlanması Kayıt dışı istihdamla etkin mücadele edilmesi ve prim tabanının genişletilmesi Taşcıer, açıklamasını, “Biz milyonlarca emekliyi sefalette buluşturan bu meseleyi çözeceğiz” sözleriyle tamamladı.

Zeliha Tabanca Gençlik Danışma Merkezi Törenle Açıldı Haber

Zeliha Tabanca Gençlik Danışma Merkezi Törenle Açıldı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir’deki gençler için hayata geçirdiği Zeliha Tabanca Gençlik Danışma Merkezi’ni muhteşem bir törenle Tarihi Odunpazarı Bölgesinde hizmete açtı. Merkez, hayırsever iş insanı Erol Tabanca tarafından belediyeye bağışlanan aile yadigârı binanın, Büyükşehir Belediyesi tarafından gençlik danışma merkezine dönüştürülmesiyle kente kazandırıldı. Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösterecek olan Zeliha Tabanca Gençlik Danışma Merkezi, düzenlenen görkemli bir törenle hizmete açıldı. Hayırsever iş insanı Erol Tabanca’nın aile yadigârı olan binanın Büyükşehir Belediyesi tarafından gençlik danışma merkezine dönüştürülmesiyle şehrimize kazandırılan merkezin açılışı gerçekleştirildi. Tarihi dokunun korunarak yeniden işlevlendirildiği Zeliha Tabanca Gençlik Danışma Merkezi’nin, Eskişehirli gençlere yönelik önemli bir sosyal destek ve danışmanlık noktası olması hedefleniyor. Açılışa Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, önceki dönem Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, iş insanları Erol Tabanca, Cem Siyahi, Rana Erkan Tabanca, belediye bürokratları ve gençler katıldı. Gençler için her zaman çalışmaya devam edeceklerini söyleyen Başkan Kazım Kurt, “Bugün Odunpazarı’nda gençliğimizin geleceğiyle ilgili ciddi çalışmalar yapacak bir merkezin açılışında birlikte olmaktan büyük bir kıvanç duyuyorum. Sayın Erol Tabanca’ya teşekkür ediyorum. Belediyemizle iş birliği içinde bu çalışmalar gerçekleştirildiğinde gençliğin Odunpazarı’na biraz daha fazla ilgi göstermesi gerçekleşecektir. Bu noktada da büyük bir eksiklik giderilecektir. Hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.” diye konuştu. Hayırsever İş İnsanı Erol Tabanca da, böylesine özel bir merkezi Eskişehir’e kazandırmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Belediyemizin destekleriyle aile yadigârı olan evimizi hayırlı bir amaç doğrultusunda değerlendirdik. Bu durum, tüm ailemiz için ayrı bir kıvanç ve gurur kaynağı oldu. Ülkemiz gençlerinin en önemli meselelerinden birine katkı sunacak bir merkezin hayata geçirilmesi, bizler için son derece anlamlı. Çünkü biliyoruz ki sağlıklı bir toplum için sağlıklı gençlere ihtiyacımız var. Bu nedenle çok doğru bir adım atıldığını düşünüyorum. Buradan hem yol gösteren hem ön ayak olan başta Yılmaz Büyükerşen Hocam, size çok minnettarız, çok teşekkür ediyoruz.” Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce şu ifadeleri kullandı: “Biz, sevgili Erol Tabanca ile bu eve ilk baktığımızda ‘Ne olabilir?’ diye düşündük. Daha sonra yaptığımız görüşmelerle birlikte konu netleşti ve buranın bir gençlik danışma merkezi olarak yaşatılmasını istedik. İnanıyorum ki buraya gelerek şifa bulan tüm gençlerimiz, Zeliha Tabanca’ya daima dua edeceklerdir. Ne mutlu kendisine; böyle evlatlar yetiştirmiş. Evlatları, isimlerini yaşatmak adına baba yadigârı, dede yadigârı olan ve kim bilir kendileri için ne kadar kıymetli, ne kadar değerli bu güzel binayı bizlere bağışladılar. Biz de bu güzel bağışı, bu emaneti sonsuza kadar yaşatmak istiyoruz. Her yaşattığımızda, Zeliha Tabanca Hanımefendi’nin yattığı yerin nurla dolmasını, mekânının cennet olmasını temenni ediyorum. Bu duygularla öncelikle Tabanca ailesine teşekkür ediyorum.” Ülkemizin geleceği açısından gençlerin önemine değinen Başkan Ünlüce, “Bu merkez, bir taraftan gençlerimize psikolojik destek sunacak, bir taraftan çeşitli atölye çalışmalarıyla onları geliştirecek, bir taraftan da bağımlılıkla ilgili konuların ele alındığı önemli bir merkez olacak. Bildiğiniz üzere bağımlılık, günümüzde gençlerimizin karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlardan biri. Biz de bu alanda onlara destek olmaktan büyük mutluluk duyacağız. Burada aynı zamanda YEDAM’ın da bir merkezi bulunuyor. Hep birlikte gençlerimizi güçlendirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki gençlerimiz ne kadar sağlıklı olursa, geleceğimiz de o kadar sağlıklı olur. Bunu Yılmaz Büyükerşen Hocamızdan öğrendik. O, gençlerin elinden hiçbir zaman elini çekmedi ve bize de bu anlayışı bir miras olarak bıraktı; kendisine minnettarız. Bu duygularla, açılışımıza gelerek bizlerle bu gururu ve onuru paylaşan tüm hemşehrilerime teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen açılış sonrası Başkan Ünlüce ve protokol üyeleri Zeliha Tabanca Gençlik Danışma Merkezi’ni gezdi. GENÇLERE YEPYENİ BİR MERKEZ Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, merkez aracılığıyla gençlere psikolojik destek sunmayı, ihtiyaçlara yönelik atölye ve etkinlikler düzenlemeyi, bağımlılıkla mücadele alanında rehberlik hizmetleri vermeyi ve farklı kurum ve kuruluşlarla iş birliği yaparak gençlerin sağlıklı gelişimlerine katkı sağlamayı hedefliyor. Merkezden, 15–35 yaş arası tüm gençler faydalanabilecek. Merkezde; bireysel psikolojik danışmanlık hizmeti, bağımlılıkla mücadele alanında danışmanlık hizmeti, atölyeler ve çeşitli etkinlikler gibi çeşitli hizmetler sunulacak. Psikolojik danışmanlık ve bağımlılık danışmanlığı başvuruları, randevu sistemiyle bireysel olarak; telefon, e-posta veya yüz yüze yapılabilecek. Atölye ve grup etkinlikleri ise duyurularda belirtilen tarihler arasında, kontenjan durumuna göre merkez telefonları üzerinden alınacak kayıtlarla gerçekleştirilecek. Başvurular, 0222 220 20 23 numaralı telefon üzerinden ya da Akcami Mahallesi Malhatun Sokak No: 9 Odunpazarı adresinde bulunan Zeliha Tabanca Gençlik Danışma Merkezi’ne şahsen yapılabilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.