SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sosyal Destek

Porsuk Haber Ajansı - Sosyal Destek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Destek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Odunpazarı Belediyesi’nden Annelere Dayanışma Sofrası Haber

Odunpazarı Belediyesi’nden Annelere Dayanışma Sofrası

Odunpazarı Belediyesi, özel bireylere sahip anneleri sosyal yaşamın içinde güçlendirmeyi hedefleyen çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezi tarafından yürütülen “7 Bölge 7 Yemek” projesinin ikinci durağında, Güneydoğu Anadolu’nun simge lezzeti çiğ köfte yoğruldu. Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesine ait yöresel tatların sırayla ele alındığı mutfak atölyesinde anneler, bu kez Hatay usulü çiğ köfte yapımını uygulamalı olarak deneyimledi. Etkinlikte yalnızca bir yemeğin tarifi paylaşılmadı; katılımcılar Güneydoğu Anadolu’ya özgü kıyafetler giyerek bölgenin kültürel atmosferini de yaşama fırsatı buldu. Renkli görüntülere sahne olan atölyede, mutfak kültürü bir kez daha birleştirici bir unsur olarak öne çıktı. Proje, mutfak etkinliği olmanın ötesinde önemli bir sosyal destek alanı sunuyor. Günlük yaşamlarında yoğun sorumluluklar üstlenen özel birey anneleri, bu buluşmalarda kendilerine zaman ayırma, anlaşılma ve yalnız olmadıklarını hissetme imkânı buluyor. Benzer deneyimlere sahip bireylerle kurulan bağlar, duygusal dayanışmayı artırırken; birlikte üretmek, katılımcıların psikolojik dayanıklılığını güçlendiriyor. Atölye süresince paylaşılan kahkahalar, samimi sohbetler ve müzik eşliğinde geçirilen keyifli anlar, annelerin stres düzeylerini azaltarak duygusal rahatlama sağlıyor. “7 Bölge 7 Yemek” projesi, Karadeniz’den Ege’ye, Doğu Anadolu’dan Marmara’ya uzanan lezzet yolculuğuyla katılımcılara hem kültürel bir deneyim hem de güçlü bir sosyal bağ kurma fırsatı sunmaya devam ediyor. Özel bireylere sahip tüm annelere açık olan mutfak atölyesine katılmak isteyenler, Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezi’ne kayıt yaptırarak bu dayanışma ve paylaşım ortamına dahil olabiliyor.

Eskişehir Eğitim Sendikaları Okulda Şiddet ve Güvenlik Taleplerini Açıkladı Haber

Eskişehir Eğitim Sendikaları Okulda Şiddet ve Güvenlik Taleplerini Açıkladı

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen okul saldırıları, eğitim camiasını ayağa kaldırdı. Eskişehir’de bir araya gelen Eğitim-İş, Eğitim-Sen, Eğitimin Gücü-Sen, Hürriyetçi Eğitim-Sen, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Teç-Sen, yaptıkları ortak basın açıklamasıyla eğitimdeki güvenlik zafiyetine ve sistemin çöküşüne dikkat çekti. Sendikalar adına konuşan Teç-Sen Eskişehir İl Temsilcisi İsmail Sakarya, okulların "en güvensiz alanlar" haline geldiğini vurguladı. ​"Okul Koridorlarında Umut Değil, Silah Sesleri Yankılanıyor" ​Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta öğrenciler tarafından gerçekleştirilen saldırıların sadece bir asayiş vakası olarak görülemeyeceğini belirten İsmail Sakarya, meselenin yapısal bir sorun olduğunu ifade etti. Sakarya, "Gençlerimiz hayal kuramıyor, yarına inanamıyor. Bu sistem onları hayata değil; çaresizliğe, öfkeye ve çıkışsızlığa sürüklüyor. O öfke bugün okul koridorlarında silah sesi olarak yankılanıyor" sözleriyle sistemin iflasını dile getirdi. ​Güvenlik Politikaları Sınıfta Kaldı ​İstanbul Çekmeköy’de hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik öğretmenin acısı tazeyken yaşanan bu son faciaların bir "çöküş" olduğunu savunan sendika temsilcileri, geçici tedbirlerin artık çözüm olmadığını belirtti. Açıklamada, okulların bilim ve aklın merkezi olması gerekirken, çocukların canını kurtarmak için pencerelerden atladığı mekanlara dönüştüğü gerçeği sert bir dille eleştirildi. ​Eğitim Sendikalarının Acil Talepleri ​Ortak açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı'na yönelik şu acil çözüm maddeleri sıralandı: ​Kadrolu Güvenlik ve Sağlık: Her okula kadrolu güvenlik görevlisi, revir ve sağlık personeli atanmalıdır.​ Denetim ve Hijyen: Okul girişlerinde etkin denetim sağlanmalı, yeterli kadrolu temizlik personeli görevlendirilmelidir.​ Sosyal Destek: Rehber öğretmen sayıları artırılmalı ve sosyal hizmetlerle güçlü bir bağ kurulmalıdır.​ Beslenme Hakkı: Her öğrenciye ücretsiz, sağlıklı yemek ve temiz içme suyu sunulmalıdır. ​Baskıya Son: CİMER üzerinden öğretmenler üzerinde kurulan mobbing ve baskı mekanizmaları kaldırılmalıdır.​"Okulları Güvensiz Bırakanlar Sorumluluktan Kaçamaz" ​Eğitimin bir güvenlik meselesinden ziyade en temel kamusal hak olduğunu hatırlatan İsmail Sakarya, taleplerin bir lütuf değil, zorunluluk olduğunu ifade etti. Sakarya, "Okul giriş-çıkışlarının denetimi, nitelikli personel istihdamı ve psikososyal destek artık bir tercih değil, açık bir zorunluluktur. Bu tablonun sorumluları kaçamaz; biz buradayız ve mücadeleden geri adım atmayacağız" diyerek tüm Türkiye'ye "Artık yeter" çağrısında bulundu.

Tepebaşı’nda Sosyal Belediyecilik ve Sağlık Bir Arada Haber

Tepebaşı’nda Sosyal Belediyecilik ve Sağlık Bir Arada

Eskişehir Tepebaşı Belediyesi, 2026 yılının ilk çeyreğinde hayata geçirdiği sağlık ve sosyal destek projeleriyle Türkiye’ye örnek olmaya devam ediyor. Başkan Dt. Ahmet Ataç’ın “insan odaklı” vizyonuyla şekillenen hizmetler, çocuklardan yaşlılara, özel bireylerden kadınlara kadar toplumun her kesimine ulaşıyor. ​Sosyal Belediyecilikte Sağlık Devrimi ​Tepebaşı Belediyesi, klasik belediyecilik anlayışının ötesine geçerek sağlık hizmetlerini vatandaşın ayağına götürüyor. Yılın ilk üç ayında gerçekleştirilen yoğun çalışmalar; evde bakım, ağız ve diş sağlığı, psikolojik danışmanlık ve Alzheimer hasta bakımı gibi geniş bir yelpazeye yayılıyor. ​Alzheimer Hastaları ve Aileleri İçin Güvenli Liman ​Melih Savaş Yaşam Köyü, Alzheimer hastaları için huzurlu ve profesyonel bir bakım merkezi olmaya devam ediyor. ​7/24 Takip: 340 yatılı hastaya doktor ve hemşire kontrolünde kesintisiz hizmet. ​Terapi Desteği: Hastalara yönelik 182 seans dil ve konuşma terapisi uygulandı. ​Çocuklara Sağlıklı Gülüşler: Ücretsiz Diş Taraması ​Tepebaşı’nın geleceği olan çocuklar için Ferdi Zeyrek Yaşam Merkezi seferber oldu. ​679 Çocuk ağız ve diş sağlığı taramasından geçirildi. ​297 Çocuk tedavi edilerek sağlıklı gülüşlerine kavuştu. ​Ayrıca çocuklara yönelik 156 psikolojik destek görüşmesi gerçekleştirildi. ​Evde Sağlık ve TEBEV: Yalnız Değilsiniz ​Yaşlı ve bakıma muhtaç vatandaşlar için geliştirilen Evde Bakım ve Sağlık Hizmetleri ile TEBEV ekipleri sahada fark yaratıyor: ​Evde Bakım: 143 kişiye doğrudan sağlık hizmeti ulaştırıldı. ​Lojistik Destek: 146 kez hastaneye ulaşım, 188 kez ev temizliği hizmeti sağlandı. ​Ziyaret ve Gıda: TEBEV ekipleri 1054 ziyaret gerçekleştirerek 93 vatandaşa gıda desteği sundu. ​Kadınlara ve Özel Bireylere Tam Destek ​Tepebaşı Belediyesi, toplumsal dayanışmayı güçlendirmek adına kadınların ve özel bireylerin her zaman yanında: ​Kadın Danışma Merkezi: Hukuki destek, beslenme danışmanlığı ve eğitimlerle yüzlerce kadına ulaşıldı. ​Özel Bireyler: 204 özel birey; Gökkuşağı Kafeler ve montaj atölyelerinde üretim sürecine dahil edilerek sosyal hayata kazandırıldı. ​Başkan Ahmet Ataç: "Sağlık Bir Haktır" ​Hizmetlerin odağında insan olduğunu vurgulayan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, belediyeciliğin sadece altyapı çalışmalarından ibaret olmadığını belirtti: ​"Belediyecilik sadece asfalt dökmek değildir. Bizim için asıl önemli olan her bir vatandaşımızın yaşam kalitesini yükseltmektir. Çocuklarımızın diş sağlığından deneyimli vatandaşlarımızın evde bakımına kadar her noktadayız. Tepebaşı'nda sağlık bir haktır ve biz bu hakkı herkesin ayağına götürüyoruz."

Evde Sağlık Hizmetleri ve Yaşlı Sağlığı Hizmet Verileri Açıklandı Haber

Evde Sağlık Hizmetleri ve Yaşlı Sağlığı Hizmet Verileri Açıklandı

Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, yaptığı basın açıklamasında il genelinde sunulan evde sağlık ve yaşlı sağlığı hizmetlerine ilişkin 2025 yılı verilerini paylaştı. Eskişehir'de yürütülen Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında 2025 yılı boyunca gerçekleştirilen hasta ziyareti sayısının 63 Bin 436 olduğunu ifade eden İl Müdürü Bildirici, takip edilen toplam hasta sayısının 24 bin 930 olarak kaydedildiğini söyledi. İl Müdürü Bildirici yaptığı açıklamada; "Sağlıklı Yaş Alma (YAŞAM) hizmetleri kapsamında 80 yaş üzeri 5.859 kişiye toplam 8.204 evinde/yerinde ziyaret gerçekleştirildi. Ayrıca hastanelerin geriatri polikliniklerinde YAŞAM kapsamında toplam 9.837 poliklinik hizmeti sunuldu. İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde yürütülen MUSAB (Muhtaçlara Sağlık Birimi) hizmetleri kapsamında 2025 yılında gerçekleştirilen hasta nakil sayıları ise şu şekilde oldu: Engelli hasta nakil sayısı: 2.432 Yatağa bağımlı hasta nakil sayısı: 1.098 Diyaliz hizmeti alan yatağa bağımlı hasta nakil sayısı: 1.074 Geriatri hasta nakil sayısı: 214 Eskişehir Şehir Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi tarafından 2025 yılı içerisinde hastaneden eve gerçekleştirilen hasta nakil sayıları ise Şehir Hastanesi: 3.986, Yunus Emre Devlet Hastanesi: 5.582 olarak gerçekleşti." Doç. Dr. Yaşar Bildirici, sunulan hizmetlerin önemine vurgu yaparak, “Evde sağlık hizmetleri ve yaşlı sağlığına yönelik çalışmalarımızla vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmayı, özellikle yatağa bağımlı, yaşlı ve kronik hastalığı bulunan bireylerimizin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Sağlıklı yaş alma anlayışıyla yürüttüğümüz YAŞAM hizmetleri sayesinde ileri yaştaki vatandaşlarımızın hem sağlık takibini hem de sosyal destek süreçlerini güçlendiriyoruz. MUSAB birimimiz aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ulaşarak nakil hizmetlerini kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Hastanelerimizle koordinasyon içerisinde yürütülen bu çalışmalar, sağlık hizmetinin sadece hastane ortamında değil, vatandaşımızın bulunduğu her yerde sunulmasını mümkün kılıyor. Önümüzdeki süreçte de hizmet kalitemizi artırarak daha fazla vatandaşımıza ulaşmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Tepebaşı Belediyesi Her Alanda Kadınların Yanında Haber

Tepebaşı Belediyesi Her Alanda Kadınların Yanında

Tepebaşı Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü, Dış İlişkiler Müdürlüğü ve Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi iş birliğiyle Çukurhisar Belde Evi’nde kursiyer kadınlara yönelik bilgilendirme programı gerçekleştirildi. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen programda kadınlara Tepebaşı Belediyesi tarafından sunulan hizmetler hakkında kapsamlı bilgiler verildi. Kadınlara yönelik hayata geçirilen projeler, yürütülen sosyal destek çalışmaları, psikolojik danışmanlık hizmetleri ve kadın sığınma evi gibi birçok konuda katılımcılar bilgilendirildi. Bilgilendirme programında alanında uzman psikolog, sosyolog ve sosyal hizmet uzmanları da yer aldı. Uzmanlar, kadınlara hem belediye bünyesinde sunulan destek mekanizmalarını anlattı hem de karşılaşabilecekleri sosyal ve psikolojik sorunlarda başvurabilecekleri yollar hakkında bilgiler paylaştı. Program boyunca kadınlar merak ettikleri konuları uzmanlara sorma fırsatı buldu. Katılımcı kadınlar, sahip oldukları haklar, hangi durumlarda hangi kurumlara başvurabilecekleri ve Tepebaşı Belediyesi’nin sunduğu hizmetlerden nasıl faydalanabilecekleri konusunda da detaylı bilgi edindi. Programda ayrıca kadınların sosyal yaşamda daha aktif yer alabilmesi ve yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik çalışmalar da ele alındı. Gerçekleştirilen buluşmada kadınlarla karşılıklı fikir alışverişinde bulunulurken, katılımcılar kendi görüş ve önerilerini de paylaştı. Kadınların taleplerinin ve beklentilerinin dinlendiği programın, hayata geçirilebilecek yeni projeler için de önemli bir zemin oluşturduğu ifade edildi. Tepebaşı Belediyesi’nin kadınların yaşamın her alanında güçlenmesi ve desteklenmesi için çalışmalarını sürdürdüğü, kadınların ihtiyaç duydukları her durumda belediye hizmetlerinden yararlanabilecekleri vurgulandı. Ayrıca yetkililer, bu tarz bilgilendirme çalışmalarının devam edeceğini belirtti.

Kadınların Mücadelesi Bu Ülkenin Geleceğimin Mücadelesidir Haber

Kadınların Mücadelesi Bu Ülkenin Geleceğimin Mücadelesidir

İYİ Parti Eskişehir İl Kadın ve Aile Politikaları Başkanlığı tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yapıldı ve stant çalışması gerçekleştirildi. İYİ Parti İl Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Leyla Çam tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Bugün 8 Mart. 8 Mart; eşitsizliğe, şiddete, sömürüye ve kadınların hayatlarını kuşatan sistematik ayrımcılığa karşı yükselen tarihsel bir itirazın günüdür. Bugün, kadınların yüzyıllardır süren hak mücadelesinin, adalet arayışının ve eşit yurttaşlık talebinin sembolüdür. 8 Mart; kadınların eşit ve onurlu bir yaşam talep ettiklerini hatırlatan güçlü bir toplumsal çağrıdır. Kadınların emeğinin görünür kılınması, yaşam hakkının korunması, fırsat eşitliğinin sağlanması ve kadınların toplumsal hayatın her alanında eşit biçimde var olabilmesi için verilen mücadelenin ortak sesidir. Bu nedenle 8 Mart, bir kutlamadan çok; eşitlik, adalet ve özgürlük talebinin yükseldiği bir mücadele günüdür. Ne yazık ki Türkiye’de kadınlar hâlâ yaşamın birçok alanında ciddi eşitsizliklerle karşı karşıyadır. Bugün Türkiye’de kadınlar; • Sokakta, Evinde, İşyerinde güvende değildir. • İş yerinde eşit değildir. • Siyasette yeterince temsil edilmiyor. • Hukuk önünde yeterince korunmuyor. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri artık münferit olaylar olmaktan çıkmış, toplumsal bir yara haline gelmiştir. Kadınlar çoğu zaman en yakınlarındaki erkekler tarafından hayatlarından koparılmaktadır. Her gün bir kadının öldürüldüğü bir ülkede yaşıyoruz. Koruma kararları çoğu zaman kâğıt üzerinde kalmakta, gerekli önlemler zamanında alınmamakta, failler ise cezasızlık kültürüyle cesaret bulmaktadır. Mahkemelerde uygulanan “haksız tahrik” ve “iyi hal” indirimleri, adalet duygusunu zedelemekte ve toplum vicdanını yaralamaktadır. Kadınların yaşam hakkı tartışma konusu yapılamaz. Kadınların güvenliği bir siyasi tercih değil, devletin en temel sorumluluğudur. Kadına yönelik şiddetle mücadele yalnızca cezai yaptırımlarla sınırlı değildir. Etkin bir koruma mekanizması, güçlü sosyal destek politikaları ve kararlı bir siyasi irade gerektirir. Şiddete maruz kalan kadınların korunması için kolluk kuvvetlerinden yargıya kadar tüm kurumların eşgüdüm içinde çalışması zorunludur. İktidarın görevi yalnızca suç işlendikten sonra müdahale etmek değil, aynı zamanda şiddeti doğuran koşulları ortadan kaldıracak önleyici politikaları hayata geçirmektir. Bu noktada İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması, kadınların korunmasına yönelik en önemli uluslararası mekanizmalardan birinin ortadan kaldırılması anlamına gelmiştir. Bu karar, kadınların yaşam hakkını koruyan politikaların zayıflamasına yol açmış ve Türkiye’de kadınların güvenliği konusunda ciddi bir geri adım oluşturmuştur. Kadına yönelik şiddetle mücadele ideolojik tartışmalara kurban edilemez. Kadınların yaşam hakkı hiçbir siyasi hesaplaşmanın parçası haline getirilemez. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi, kadın ve erkeğin eşit yurttaşlar olduğu bir toplumsal düzen üzerine kurulmuştur. 1926’da kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile kadınlar birey olarak kabul edilmiş, 1934 yılında ise Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde Türk kadınlarına birçok ülkeden önce seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. Cumhuriyet devrimleri, kadınları toplumsal hayatın eşit ve özgür bir öznesi haline getirmiştir. Ancak bugün geldiğimiz noktada, kadınların siyasette, ekonomide ve sosyal yaşamda yeterince yer bulamadığı bir tablo ile karşı karşıyayız. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kadın temsil oranı hâlâ yüzde 20 seviyelerinde kalmaktadır. Yerel yönetimlerde ve karar alma mekanizmalarında kadınların varlığı son derece sınırlıdır. Kadınların eşit temsil edilmediği bir demokrasinin güçlü olması mümkün değildir. Siyaset, toplumun yarısını oluşturan kadınların deneyim ve katkıları olmadan eksik kalır. Kadınların karar alma süreçlerinde daha güçlü şekilde yer alması yalnızca kadın hakları açısından değil, demokrasinin niteliği açısından da hayati öneme sahiptir. Ekonomik alanda da benzer bir tablo söz konusudur. Kadınların iş gücüne katılım oranı OECD ülkeleri arasında en düşük seviyelerden biridir. Milyonlarca kadın kayıt dışı, güvencesiz ve düşük ücretli işlerde çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Eşit işe eşit ücret ilkesi çoğu zaman uygulanmamaktadır. Kadın emeği sistematik olarak değersizleştirilmektedir. Kadın yoksulluğu giderek derinleşirken sosyal politikalar kalıcı çözümler üretmek yerine çoğu zaman geçici ve sınırlı uygulamalarla sınırlı kalmaktadır. Kadınların ekonomik özgürlüğü olmadan gerçek eşitlikten söz etmek mümkün değildir. Kadınların istihdama katılımını artıran politikalar geliştirilmeden, kreş ve bakım hizmetleri yaygınlaştırılmadan ve çalışma hayatında fırsat eşitliği sağlanmadan kadın ve erkek eşitliği kurulamaz. Kadınların üzerindeki bakım yükünün paylaşılması, çalışma hayatında ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve kadın girişimciliğinin desteklenmesi kalkınmanın da önemli bir parçasıdır. Bir diğer önemli sorun ise kız çocuklarının eğitimden koparılması ve erken yaşta evliliklerdir. Kız çocuklarının eğitimden uzaklaştırılması, onları yoksulluğa, bağımlılığa ve eşitsizliğe mahkûm eden bir düzenin kapısını aralamaktadır. Bir kız çocuğunu okuldan alıp erken yaşta evliliğe zorlayan anlayış; sadece hukuka değil, insanlık onuruna da aykırıdır. Kız çocuklarının kesintisiz eğitim hakkı garanti altına alınmalı, çocuk yaşta evliliklerin önlenmesi için mevcut yasalar tavizsiz biçimde uygulanmalıdır. Eğitim, kadınların güçlenmesinin ve toplumsal eşitliğin en temel anahtarıdır. İYİ Parti olarak bizler; kadınların hak ettikleri özgürlük, güven ve eşitlik içinde yaşayacakları bir Türkiye için söz veriyoruz. Bu doğrultuda; • İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden yürürlüğe girmesi için mücadele edeceğiz. • 6284 sayılı Kanun’un etkin ve tavizsiz uygulanmasının takipçisi olacağız. • Kadın cinayetlerinde cezasızlık kültürüne son verilmesi için gerekli yasal düzenlemeleri hayata geçireceğiz. • Kadınların siyasette, ekonomide ve kamusal yaşamda eşit temsilini güçlendirecek somut politikalar geliştireceğiz. • Kadın istihdamını artıracak, kadın girişimciliğini destekleyecek kapsamlı ekonomik programlar uygulayacağız. • Kreş, bakım hizmetleri ve sosyal destek mekanizmalarını yaygınlaştırarak kadınların üzerindeki bakım yükünü azaltacağız. • Kız çocuklarının kesintisiz eğitim hakkını güvence altına alacağız. Çünkü biz biliyoruz ki; Kadın; bireydir. Kadın; yurttaştır. Kadın; eşittir. Kadınların eşit olmadığı bir toplumda demokrasi güçlü olamaz. Kadınların güvende olmadığı bir ülkede özgürlükten söz edilemez. Bugün; kutlama günü değil, sorumluluk günüdür. Bugün; kadınların sesini duymanın, sorunlarını görmenin ve gerçek çözümler üretmenin günüdür. Kadınların korkmadan yaşayabildiği, eşit haklara sahip olduğu, emeğinin karşılığını aldığı bir Türkiye mümkündür. İYİ Parti olarak söz veriyoruz: Kadınların sesi olmaya, adalet talebini büyütmeye ve eşitlik mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Çünkü kadınların mücadelesi yalnızca kadınların değil, bu ülkenin geleceğinin mücadelesidir.Kadın cinayetlerinin, şiddetin ve eşitsizliğin olmadığı bir Türkiye mümkündür. Ve biz, o Türkiye’yi kurmak için mücadele edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

CHP Lideri Özgür Özel Eskişehirli Kadınlarla Buluştu Haber

CHP Lideri Özgür Özel Eskişehirli Kadınlarla Buluştu

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Kadınlar Buluşması” programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. 8 Mart etkinlikleri kapsamında Eskişehir’de bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel de programda Eskişehirli kadınlarla bir araya geldi. Programda konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kadınların tarihsel mücadelesine dikkat çekerek 1857 yılında hakları için direnirken yaşamını yitiren kadınların mirasının bugün de kadınların eşitlik mücadelesine yol gösterdiğini söyledi. Kadınların evde, tarlada, fabrikada, okulda ve hayatın her alanında büyük emek verdiğini belirten Ünlüce, daha eşit, daha adil ve daha özgür bir Türkiye için mücadele ettiklerini ifade etti. Kadınların toplumsal yaşamın her alanında güçlenmesi için Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak çeşitli çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Ünlüce, kadın danışma ve dayanışma merkezlerinden mesleki eğitim kurslarına, kreşlerden sosyal destek projelerine kadar birçok alanda kadınların yanında olduklarını söyledi. Konuşmasının sonunda kadınların mücadelesine vurgu yapan Ünlüce, “Bir adım geri atmayacağız, boyun eğmeyeceğiz, itaat etmeyeceğiz, susmayacağız. Kadınların emeğini ve alın terini yok sayanlara karşı bir sözümüz var: Katlanmak zorunda değilsiniz. Çare eşitlikte, çare cesarette, çare değişimde. Yaşasın kadın emeği, yaşasın kadın dayanışması.” dedi. Programda farklı kesimlerden kadınlar da söz aldı. Öğrenci Hazal Ünlü, işçi Hülya Yılmaz, şiddet mağduru Öznur Gülbaş ve çiftçi Ayşe Kepenek sahneye çıkarak yaşam deneyimlerini paylaştı ve kadınların karşılaştığı sorunlara dikkat çekti. CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ise konuşmasında Eskişehir’in Cumhuriyet değerlerine bağlı bir kent olduğunu vurgulayarak, “Eskişehir, Mustafa Kemal Atatürk’ün hayalindeki çağdaş Cumhuriyet kentidir. Cumhuriyet bir kadın devrimidir ve Eskişehir’i yöneten Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce de bunun en güzel örneklerinden biridir.” ifadelerini kullandı. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya da konuşmasında kadınların eşit ve özgür bir yaşam mücadelesine vurgu yaparak, “Kadınların eşit ve özgür bir yaşam hakkı için yürütülen mücadeleye yerelde güçlü destek veren Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce’ye teşekkür ediyorum.” dedi. Genç kadınlara Eskişehir’den seslenen Kaya, kadınların yaşam biçimine müdahale edilmesine karşı güçlü bir duruş sergilediklerini belirterek, genç kadınların hayallerinden vazgeçmemesi gerektiğini ve fırsat eşitliğinin sağlandığı bir Türkiye için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise konuşmasında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü Eskişehir’de geçirmek istediğini belirterek, Eskişehir’in kadınların gücüyle örnek bir kent olduğunu ifade etti. Özel, Ayşe Ünlüce’nin göreve geldiği günden bu yana hem Eskişehir’de hem de uluslararası platformlarda önemli çalışmalar yürüttüğünü belirterek, “Ayşe Ünlüce’ye çok inanıyoruz, çok güveniyoruz demiştik. Eskişehir de ona güçlü bir destek verdi. Kendisine duyduğumuz güveni boşa çıkarmayan güçlü bir kadın olarak hepimizi gururlandırdı. Ben onun şahsında Eskişehir’e teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Konuşmasının sonunda kadın haklarına yönelik politikalarına da değinen Özel, kadınların korkusuzca yaşayabildiği bir Türkiye hedeflediklerini belirterek, kadına yönelik şiddetin cezasız kalmaması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılacağını, kadınların siyasi, sosyal ve ekonomik hayatta daha güçlü yer alması için çalışmalar yürütüleceğini ifade etti.

''Kent Berberi'' Dar Gelirliye Nefes Oldu Haber

''Kent Berberi'' Dar Gelirliye Nefes Oldu

Tepebaşı Belediyesi’nin sosyal belediyecilik vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen “Kent Berberi” uygulaması, dar ve sabit gelirli vatandaşlara doğrudan destek sunan örnek projeler arasında yer alıyor. Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın öncülüğünde sürdürülen uygulama, ekonomik koşulların zorlaştığı bir dönemde sosyal dayanışmayı güçlendiren somut bir hizmet olarak öne çıkıyor. Türkiye’de artan yaşam maliyetlerinin özellikle temel ihtiyaç kalemlerinde hissedildiği bir süreçte, Tepebaşı Belediyesi vatandaşın günlük yaşamına doğrudan dokunan hizmetler üretmeye devam ediyor. “Her Koşulda Vatandaşın Yanındayız” Başkan Ahmet Ataç, ekonomik koşullar ağırlaştıkça yerel yönetimlerin sorumluluğunun da arttığını ifade ederek şunları kaydetti: “Sosyal belediyecilik anlayışımız gereği, kimseyi yalnız bırakmadan hizmet üretmeye devam ediyoruz. Kent Berberi uygulamamız, vatandaşımızın temel ihtiyaçlarına doğrudan dokunan önemli bir dayanışma modelidir. Her koşulda halkımızın yanında olmayı sürdüreceğiz. Tepebaşı Belediyesi, sosyal destek projeleriyle yalnızca hizmet sunmakla kalmıyor; aynı zamanda yerel yönetimlerin toplumsal sorumluluğunu güçlendiren, dayanışma temelli bir belediyecilik anlayışını kurumsal bir vizyon haline getiriyor.” “Sosyal Belediyecilik Tercih Değil Zorunluluk” Başkan Ahmet Ataç, sosyal belediyeciliği bir tercih değil kamusal bir sorumluluk olarak gördüklerini belirterek, belediye imkânlarının toplumun tüm kesimleriyle adil biçimde paylaşılmasının temel yönetim anlayışları olduğunu vurguladı. Bu anlayışın önemli uygulamalarından biri olan Kent Berberi, Fevzi Çakmak Mahallesi’nde bulunan Tepebaşı Belediyesi Fevzi Çakmak Belde Evi bünyesinde hizmet veriyor. Hedef: Kişisel Bakım Giderlerini Azaltmak Türkiye’nin ilk “Kent Berberi” uygulaması olma özelliğini taşıyan hizmet kapsamında şehit aileleri ve birinci derece yakınları ile gazilere ücretsiz, 65 yaş üstü yaşlılık maaşı alan vatandaşlar ile yüzde 40 ve üzeri engelli bireylere ise 100 TL karşılığında berber hizmeti sunuluyor. Uygulama ile özellikle dar gelirli ve sabit gelirle yaşamını sürdüren vatandaşların kişisel bakım giderlerinin azaltılması hedefleniyor. Böylece hem ekonomik yük hafifletiliyor hem de vatandaşların sosyal hayata katılımı destekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.