SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sorumluluk

Porsuk Haber Ajansı - Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kazım Kurt, İç Anadolu Belediyeler Birliği Encümenine Yeniden Seçildi Haber

Kazım Kurt, İç Anadolu Belediyeler Birliği Encümenine Yeniden Seçildi

İç Anadolu Belediyeler Birliği’nin 10-13 Nisan 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilen 73. Olağan Meclis Toplantısı, önemli görev dağılımlarına sahne oldu. Birlik Başkanı ve Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’ın başkanlığında yapılan toplantıda, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt yeniden Encümen Üyeliğine seçilerek güven tazeledi. Kapalı oy, açık tasnif usulüyle gerçekleştirilen seçim sonucunda belirlenen encümen listesinde Kazım Kurt’un yeniden yer alması, yerel yönetimler arasındaki deneyim ve birikimin önemini bir kez daha ortaya koydu. Kurt ile birlikte Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan ve Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu da encümen üyeliğine seçilen isimler arasında yer aldı. “CANLA BAŞLA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİM” Yeniden encümen üyeliğine seçilmesinin ardından değerlendirmede bulunan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, bu görevin kendisi için büyük bir sorumluluk olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “İç Anadolu Belediyeler Birliği’nin encümeninde yeniden görev almaktan son derece memnunum. Bizim için önemli olan makamlar değil, halka en iyi hizmeti sunabilmektir. Bugüne kadar Eskişehir ve Odunpazarı halkı için, onların huzur içinde ve güvenle yaşayabilecekleri bir kent oluşturmak adına çalıştık. Bundan sonra da hem Odunpazarı’ndaki görevimi sürdürürken hem de Birlik yönetiminde canla başla çalışmaya devam edeceğim. Beni bu göreve yeniden layık gören herkese teşekkür ediyorum.” Toplantıda ayrıca birliğin ana tüzüğü kapsamında meclis başkanlık divanı, encümen ve çeşitli komisyonlar için seçimler yapılırken; farklı illerden çok sayıda belediyenin birliğe üyeliği de kabul edildi.

Sahada Görev Yapan Polis Hangi Durumda Ne Yapabileceğini Bilemiyor Haber

Sahada Görev Yapan Polis Hangi Durumda Ne Yapabileceğini Bilemiyor

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşu ve Polis Haftası dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında polislerin ve emniyet mensuplarının sorunları dile getirildi. İl binasında düzenlenen basın toplantısında konuşan Anahtar Parti Eskişehir Kurumsal İlişkiler Başkanı Ali Baştürk şu ifadeleri kullandı; “Polisimizin ciddi ve büyüyen sorunları var. Sorunları görmezden gelen, geçiştiren anlayış bu yükün daha da ağırlaşmasına neden olmakta. Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, yani PVSK, 1934 yılında yürürlüğe girmişti. Üzerinden 92 yıl geçti. Evet zaman içinde belki bazı değişiklikler yapıldı. Ama gerçek şu ki bu kanun bugünün Türkiye’si için yeterli değil. Suç yapısı değişti. Teknoloji değişti. Toplum değişti. Tehditler değişti. Ama polisimizin eline verilen yetki ve sorumluluk çerçevesi hala geride kalmış bir mantıkla uygulanıyor. Bu sorun acilen çözülmeli. Sahada görev yapan bir polis, hangi durumda ne yapabileceğini net olarak bilemiyor. Çünkü Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu arasında ciddi uyumsuzluklar var. Bu ne demek. Bu polisin her adımda risk alması demek. Bir adım atsa sorun, atmasa sorun. Müdahale etse başka sıkıntı, etmezse başka sıkıntı. Bu sistem polisi yalnız bırakıyor. Polis hata yapmıyor, sistem polisi hataya zorluyor. Bir diğer yakıcı sıkıntı çalışma şartları meselesi. Polislerimiz günlerce dinlenmeden çalışıyor. Gece, gündüz, bayram, tatil fark etmiyor. Sürekli görev, sürekli stres, sürekli baskı. Bu şartlar altında kim sağlıklı kalabilir. Kim doğru karar verebilir. Yorgun, uykusuz, baskı altında çalışan bir insanın hata yapması kaçınılmazdır. Ama kimse dönüp “Bu insan neden bu halde?” diye sormuyor. Maaş meselesi de ortada. Polislerimiz canını ortaya koyuyor. Ailesinden uzak kalıyor. Hayatını riske atıyor. Ama aldığı maaş, taşıdığı yükün karşılığı değil. Bu adaletsizlik. Bu açık bir haksızlıktır. Aynı risk seviyesinde olmayan birçok meslek grubunun çok daha iyi şartlara sahip olması, polislerimizin motivasyonunu kırmakta. Tayin sistemi zaten ayrı bir sorun. İnsanlar yıllarca ailesinden ayrı kalıyor. Çocuklarını göremiyor. Düzen kuramıyor. Sürekli belirsizlik içinde yaşıyor. Bu bir meslek düzeni değil, bu bizce bir sabır sınavıdır. Ve en ağır tablo… Artık konuşmaktan kaçınılan ama herkesin bildiği gerçek. Polislerimiz hayatına son veriyor. 2025 yılında 82 emniyet mensubu canına kıydı. 2026 yılının daha Nisan ayındayız ve 23 polisimiz hayatına son verdi. Bu ne demek biliyor musunuz. Neredeyse her beş günde bir bu ülkenin bir evladı sessizce hayattan kopuyor. Bu tesadüf olarak yorumlanamaz. Maalesef bu acı tabloyu bile ciddiye almayan bir yaklaşım var. “Ailevi sorun”, “kişisel mesele”, “kumar borcu varmış” denilerek geçiştiriliyor. Bu kadar büyük bir sorunu bu kadar basit açıklamalarla örtmeye çalışmak, gerçeği inkâr etmektir. Bu sorumluluktan kaçmaktır. Bu vicdani bir iflastır. Anahtar Parti olarak çok net bir şekilde söylüyoruz. Çözüm belli ve geciktirilemez. PVSK derhal güncellenmeli. CMK ile tam uyum sağlanmalı. Polisin görev ve yetki sınırları açık, net ve tartışmasız hale getirilmeli. Çalışma saatleri insani seviyeye çekilmeli. Fazla mesai sistemi kurulmalı ve yasal güvence altına alınmalı. İnsan gibi çalışmak, insan gibi dinlenmek herkesin hakkı. Maaş ve özlük haklarında adalet sağlanmalıdır. Polislerimizin emeği, riski ve sorumluluğu görmezden gelinemez. İntihar vakaları yüzeysel açıklamalarla geçiştirilmemeli. Bu mesele tüm boyutlarıyla, uzmanlar tarafından, ciddiyetle araştırılmalı. Gerekli tüm önlemler vakit kaybetmeden alınmalı. Ayrıca bir önerimiz de var; Her yıl 10 Nisan Polis Günü’nde, toplumun huzur ve güvenliği için fedakârca görev yapan emniyet mensuplarına, emeklerinin karşılığı ve motivasyonlarının artırılması amacıyla en az bir maaş tutarında ikramiye verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Anahtar Parti olarak biz sahadaki gerçeklerin farkındayız. Polislerimizin bize olan ilgisini, güvenini de biliyoruz. Çünkü biz onların ne yaşadığını görüyoruz ve gündeme getirmeye çalışıyoruz. Polisimizin yanındayız. Sorunları hiçbir zaman görmezden gelmeyeceğiz. Susmayacağız. Geri adım atmayacağız. Bu meselelerin sonuna kadar takipçisi olacağız. Çünkü güçlü bir toplum, ancak huzurlu, güçlü ve adaletli şartlarda çalışan bir emniyet teşkilatıyla mümkündür.”

Özel Çocuklardan Sokak Hayvanlarına Sıcak Yuva Haber

Özel Çocuklardan Sokak Hayvanlarına Sıcak Yuva

4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü kapsamında Odunpazarı’nda yürek ısıtan bir etkinliğe imza atıldı. Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen farkındalık buluşmasında, sevgi ve sorumluluk duygusu özel çocukların ellerinde hayat buldu. Odunpazarı Belediyesi Sahipsiz Sokak Hayvanları Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde görevli veteriner hekimler tarafından tüm aşıları tamamlanan iki sahipsiz kedi, etkinlikte öğrencilerle bir araya getirildi. Minik patilerle kurulan ilk temas, salonda duygusal anların yaşanmasına neden oldu. Etkinliğin en anlamlı anlarından biri ise isim belirleme süreci oldu. Özel çocuklar, sahiplendikleri kediler için önerdikleri isimleri yazarak sürece doğrudan katıldı. Yapılan kura sonucunda kedilerin isimleri “Sera” ve “Mick” olarak belirlendi. Bu küçük ama anlamlı detay, çocukların sahiplendikleri canlarla kurduğu bağı daha da güçlendirdi. Gerçekleştirilen etkinlikte çocuklar yalnızca birer hayvan sahiplenmedi; aynı zamanda sevgi, merhamet ve sorumluluk bilinciyle örülü güçlü bir bağ kurdu. 4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü vesilesiyle düzenlenen bu buluşma, sokak hayvanlarının sahiplenilmesine yönelik farkındalığın artırılması açısından da önemli bir mesaj verdi. Uzmanlar, bu tür etkinliklerin hem çocukların sosyal gelişimine katkı sunduğunu hem de toplumda hayvan haklarına yönelik duyarlılığı artırdığını vurgularken, Odunpazarı Belediyesi’nin bu yaklaşımı örnek bir sosyal belediyecilik uygulaması olarak öne çıktı.

Zafer Partisi'nden Barınak Vahşetine Sert Tepki Haber

Zafer Partisi'nden Barınak Vahşetine Sert Tepki

Bilecik’in Bozüyük ilçesinde yer alan belediye hayvan bakımevinde kaydedilen ve yürekleri sızlatan görüntüler üzerine Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir ve beraberindeki heyet bölgeye çıkarma yaptı. Bakımevindeki durumu yerinde inceleyen Demir, yaşanan "insanlık dışı" tabloya karşı sert bir açıklama yaparak sorumluları göreve çağırdı. ​"Kelimelerin Yetersiz Kaldığı Bir Noktayız" ​Bozüyük Belediyesi Hayvan Bakımevi’ndeki vahşete tanıklık ettiklerini belirten Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, idari birimlerin sessizliğini eleştirdi. Merkezi yönetimden yerel belediyeye kadar geniş bir sorumluluk zincirine işaret eden Demir, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​"Merkezi idareden Belediye Başkanlığına, Zabıta Müdürlüğü'nden barınak yetkililerine kadar tüm sorumluların ilgisiz ve kayıtsız kaldığı bu tabloyu anlatmak için kelimeler yetersiz kalıyor. Bu bir insanlık dramıdır." ​"Tepkiler Gelince Göz Boyamaya Çalıştılar" ​Olayın kamuoyuna yansımasının ardından bölgede yapılan ani düzenlemelerin gerçeği değiştirmeyeceğini savunan Demir, samimiyetten uzak adımlara tepki gösterdi: ​Geçici Çözümler: Kamuoyu tepkisinden sonra yol kenarlarına apar topar bırakılan yiyecek ve yuvalarla bu vahşetin üstü örtülemez. ​Görev Bilinci: Önce insan olma vasfı, ardından görev bilinci gelir. Bu görüntülerin ortaya çıkması, sorumluluğun yerine getirilmediğinin kanıtıdır. ​"Eskişehir Teşkilatı Olarak Takipçisiyiz" ​Komşu ildeki bu duruma sessiz kalmayan Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı, konuyu yakından takip edeceklerini duyurdu. Hasan Demir, yaşananları gündeme getiren duyarlı vatandaşlara teşekkür ederken, hayvan haklarının korunması ve sorumluların hesap vermesi için mücadelenin süreceğini vurguladı.

Kazım Kurt’tan Karşıyaka-Eskişehirspor Maçı Sonrası Sert Tepki Haber

Kazım Kurt’tan Karşıyaka-Eskişehirspor Maçı Sonrası Sert Tepki

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, İzmir’de oynanan Karşıyaka – Eskişehirspor müsabakasında Eskişehirspor taraftarına yönelik uygulanan kısıtlamalara ve emniyet güçlerinin müdahalesine sert tepki gösterdi. Kurt, "Kadın ve çocukların olduğu bir topluluğa yapılan bu yaklaşım ne vicdana ne hukuka sığar" dedi. ​Eskişehirspor Taraftarına İzmir’de Engel! ​TFF 3.Ligin 27'inci haftasında İzmir ’de gerçekleşen kritik Karşıyaka – Eskişehirspor karşılaşmasına, saha içindeki mücadeleden çok tribünlerde yaşanan olaylar damga vurdu. Deplasman tribününde yerini almak isteyen binlerce Eskişehirspor taraftarı, stat kapasitesi yeterli olmasına rağmen içeri alınmadı. ​"Orantısız Müdahale Asla Kabul Edilemez" ​Yaşanan olayları yakından takip ettiğini belirten Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamada taraftara yönelik sergilenen tutumu eleştirdi. Başkan Kurt, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​"Stat kapasitesi yeterli olmasına rağmen taraftarımızın içeri alınmaması ve ardından uygulanan orantısız müdahale asla kabul edilemez. Kadın ve çocukların da bulunduğu taraftarımıza yönelik bu yaklaşım ne vicdana ne de hukuka sığar." ​Yetkililere "Sorumluluk Alın" Çağrısı ​Olayların ardından büyük bir üzüntü duyduğunu ifade eden Kazım Kurt, yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için yetkili mercileri göreve davet etti. İzmir’deki organizasyon hataları ve güvenlik güçlerinin müdahalesi hakkında derhal inceleme başlatılması gerektiğini vurguladı. ​"Tüm Taraftarlarımıza Geçmiş Olsun" ​Başkan Kurt, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: "Olaylarda zarar gören tüm taraftarlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Eskişehir’e dönüş yolunda olan tüm hemşerilerime ve Eskişehirsporlulara kazasız belasız yolculuklar diliyorum." ​Eskişehirspor Camiası Ayakta ​İzmir deplasmanında yaşananlar, Eskişehirspor camiasında ve sosyal medyada geniş yankı buldu. Taraftar grupları, boş kalan tribünlere rağmen kendilerinin içeri alınmamasını "futbolun ruhuna aykırı bir engelleme" olarak nitelendirdi. Kazım Kurt’un açıklaması, haksızlığa uğradığını düşünen binlerce siyah-kırmızılı taraftarın sesi oldu.

Çifteler Belediyesi’ne Yönelik İddialar Gerçeği Yansıtmıyor Haber

Çifteler Belediyesi’ne Yönelik İddialar Gerçeği Yansıtmıyor

Çifteler Belediyesi tarafından, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Çifteler ziyaretinde Sakaryabaşı ile ilgili olarak belediyeye yönelik açıklamalarına yanıt verildi. Çifteler Belediyesi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Kıymetli hemşehrilerimiz; Son günlerde, bazı basın organlarında, bazı sosyal medya paylaşımlarında, Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı'nın açıklamalarından bir cümlenin cımbız ile seçilmiş gibi servis edildiğini görüyoruz. Bakan Yumaklı'nın, Sakaryabaşı ziyaretinde sarf ettiği "Çifteler Belediyesi ile ilgili hukuki süreç başlatılmıştır." ifadesi kasıtlı olarak ön plana çıkarılmaktadır. Bu ziyaret programına Belediye Başkanımız Zehra Konakcı'nın, Çifteler'i temsil eden, seçilmiş bir başkan olarak davet edilmemesi de yaklaşımın ne denli ayrıştırıcı ve siyasi olduğunu açıkça gözler önüne sermektedir. Belediyemiz hakkında yürütüldüğü söylenen bir soruşturma üzerinden, kamuoyunu yanıltıcı değerlendirmelerin yapıldığını üzülerek takip etmekteyiz. Belediyemize soruşturma açılmasının nedeninin tamamen siyasi olduğunu belirtmek ve soruşturma detaylarına geçmeden önce şunun bilinmesini isteriz ki; Çifteler Belediyesi’nin gerçekleştirdiği tüm çalışmaların temel amacı, Sakaryabaşı ve o bölgenin korunması, güzelleştirilmesi ve daha sağlıklı şekilde vatandaşların kullanımına sunulmasıdır. Belediyemize karşı yürütülen soruşturmada, doğal sit alanı ilan edilen Sakaryabaşı bölgesinde, rekreasyon havuzları etrafına konumlanan 4 adet çeşmenin, bu havuzlardaki suya pis su karıştırdığı ve bu nedenle doğal sit alanına zarar verildiği iddia edilmiştir. Oysa Sakaryabaşı rekreasyon havuzları etrafındaki çeşmeler, 2012 yılında, dönemin AK Parti belediyesi tarafından yapılmıştır. Bizim dönemimizde bir çeşme dahi yapılmamıştır. Geçmişte yapılan çeşmelerin de arızalı olduğu ve kullanılmadığı bilinmektedir. Soruşturma kapsamında bir diğer hususta ise belediyemizin alandaki peyzaj çalışmaları için, Sakaryabaşı kaynağından, sulama motoru ile şu alması ve peyzaj sulaması yapması vardır. Bu işlem de tamamen çevrenin güzelleştirilmesi için yapılmış olup, sarf edilen su ilçemizde kullanılan şebeke suyu ile sulanan park ve bahçelerden farksızdır. Bu işlem de tıpkı temizlik çalışmaları gibi geçmiş dönemlerden bu yana devam etmektedir. Ortada infiale yol açacak bir durum yoktur. Soruşturma kapsamında yer almayan ancak sürekli, suyun kaybına yol açtığı iddiasıyla öne sürülen bir diğer konu ise, Sakaryabaşı rekreasyon alanı havuzlarının suyun sorumlusu olan DSİ'den izin alınmadan temizlik çalışmalarına tabi tutulmasıdır. Bu işlem geçmiş tüm dönemler dahil her yıl düzenli olarak yapılmaktadır. Geçmiş dönemlerde de DSİ'den alınmış herhangi bir resmi izin yoktur. Belediyemiz buna istinaden üzerine düşeni yaparak havuzlarda rutin çalışmalarını 2024 yılı yaz aylarında tamamlamış, bu çalışmalar esnasında havuzlarda taban kaçakları olduğu ve suyun kaynağında bir azalma olduğu fark edilmiştir. "Çifteler Belediyesi 2024 yazında, havuz kapaklarını açtı ve bu yüzden su kaçtı, geri gelmedi." gibi iddialar asla ve asla gerçeği yansıtmamaktadır. Belediyemizi havuzların temizliğini yapması, bölgede temizlik ve peyzaj çalışmalarına önem vererek vatandaşlarımıza daha güzel bir Sakaryabaşı sunma çabası nedeniyle yaptırım uygulanma arzusu, belediyemizden ziyade Çifteler halkını cezalandırnaktır. Nitekim su azalması ve havuzlarda kuraklığın baş göstermesi sürecinin başından bu yana belediye olarak, söz konusu havuzların tadilatının yapılmasını ve DSİ’nin sorumluluk alanına giren bu bölgede gerekli bakım ve onarım çalışmalarının gerçekleştirilmesini talep ettiğimizi de özellikle ifade etmek isteriz. Ayrıca tekrar ifade etmek isteriz ki; Belediyemiz tarafından yapılan çalışma, bazı çevrelerin iddia ettiği gibi yeni bir müdahale değil; her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen dip temizliği ile rekreasyon alanlarının bakım ve temizlik çalışmalarından ibarettir. Bu çalışmalar; bölgenin temizliği, güvenliği ve doğal yapısının korunması amacıyla rutin olarak yapılmaktadır. Yoğun farkındalık çabalarımız ve yoğun siyasi temaslarımız sonucunda, bölgede inceleme yapmaya ikna olan Devlet Su İşleri (DSİ) ekiplerinin havuzlarda tespit ettiği su kaçaklarına müdahale etmesi, yaşanan sorunun belediyemizin yaptığı çalışmalarla değil, havuzlardaki kaçaklardan kaynaklandığını açıkça ortaya koymaktadır. Basına ve sosyal medyaya servis edilen görüntülerde de DSİ 3. Bölge Müdürü Kaan Şan'ın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'ya havuzlardaki kaçak onarımı ve yapılan tadilatları anlattığı açıkça görülmektedir. Bu da havuzlardaki kuraklığın belediyemiz ile ilgisi olmadığını, sorunun tamamen havuzlardaki kaçaklardan ve kaynaklardaki suyun geçmiş zamanlara göre azalmsından kaynaklandığını net şekilde ortaya koymaktadır. Henüz herhangi bir yargı süreci sonuçlanmadan, konunun siyasi polemik haline getirilmesi ve belediyemizin açık hedef gösterilmesi hiçbir şekilde doğru ve nezaket çerçevesinde bir yaklaşım değildir. Doğal alanların korunması hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu nedenle yapılacak her türlü inceleme ve teknik değerlendirmeye Çifteler Belediyesi olarak açık olduğumuzu kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız. Kamu yararına hizmet üreten bir belediyenin, kesinleşmemiş iddialar üzerinden yıpratılmaya çalışılmasını ve soruşturmanın bu iddialar ile etki altında bırakılmasını doğru bulmadığımızı özellikle ifade etmek isteriz. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak ve vatandaşlarımız Çifteler Belediyesi'nin, Çifteler'in en önemli güzelliği olan Sakaryabaşı'nın kurtulması için nasıl bir mücadele verdiğini bir kez daha anlayacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Sucular Odası İhtiyaç Sahiplerine Kalabak Su Desteğini Başlattı Haber

Sucular Odası İhtiyaç Sahiplerine Kalabak Su Desteğini Başlattı

Eskişehir Sucular Odası, 2026 yılının “2026 Eskişehir Yılı” ilan edilmesinin ardından başlatılan dayanışma programı kapsamında ilk dağıtımını 26 Şubat’ta Tepebaşı bölgesinde gerçekleştirdi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarına yaptığı ortak üretim ve dayanışma çağrısına sahada karşılık veren Sucular Odası, ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılmak üzere Kalabak Su desteğini başlattı. Program kapsamında Tepebaşı’nda bulunan 37 mahalle muhtarlığının tamamına, her bir mahalle için 26 adet olmak üzere toplam 962 adet damacana Kalabak Su teslim edildi. Muhtarlar aracılığıyla ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılacak destek, yıl boyunca her ayın 26’sında düzenli olarak sürdürülecek. Programın ikinci etabı ise 26 Mart’ta Odunpazarı ilçesinde gerçekleştirilecek. Bu kapsamda Odunpazarı’nda bulunan 30 mahalle muhtarlığının tamamına, her bir mahalle için 26 adet olmak üzere toplam 780 adet damacana Kalabak Su ulaştırılacak. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, 2026 Eskişehir Yılı’nın kentte ortak akıl ve dayanışma anlayışıyla büyüyeceğini belirterek şunları söyledi: “2026 Eskişehir Yılı’nı yalnızca bir takvim başlığı olarak değil, birlikte üretme ve birlikte sorumluluk alma yılı olarak görüyoruz. Meslek odalarımızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın bu çağrıya somut çalışmalarla karşılık vermesi bizler için çok kıymetli. Eskişehir Sucular Odamıza ve tüm üyelerine dayanışmaya sundukları katkı için teşekkür ediyorum.” Sucular Odası Başkanı Hayrettin Nam ise 2026 Eskişehir Yılı’nın kentte ortak sorumluluk bilincini güçlendirdiğini belirterek, “Bu çalışma yalnızca bir yardım faaliyeti değil, Eskişehir’de dayanışma kültürünü büyütme iradesidir. Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’nin ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda biz de üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz” dedi. Nam, destek programının yıl boyunca dönüşümlü olarak sürdürüleceğini ifade ederek, katkı sunan oda üyelerine ve iş birliği yapılan muhtarlara teşekkür etti.

Su En Temel Yaşam Hakkıdır! Haber

Su En Temel Yaşam Hakkıdır!

Deva Partisi Eskişehir İl Başkanı Resul Ertürk son günlerde yaşanan su kesintileri ile ilgili bir basın açıklaması yaptı. İl Başkanı Ertürk yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Eskişehir’imizde dünden bu yana bazı bölgelerimizde yaşanan su kesintisi ve basınç düşüklüğü, hemşehrilerimizin günlük hayatını doğrudan etkilemiş, haklı bir endişe ve mağduriyet oluşturmuştur. Su; en temel yaşam hakkıdır. Bugün yaşanan aksaklığın, özellikle yaşlılarımızı, hastalarımızı, küçük çocuklu aileleri ve hijyen ihtiyacının hayati olduğu tüm kesimleri daha ağır etkilediği açıktır. Biz, siyaseti milletin derdiyle hemhâl olma sorumluluğu olarak gören bir anlayışın temsilcileriyiz. Böyle zamanlarda yapılması gereken; polemik üretmek, sert ve ayrıştırıcı bir üslupla toplumu germek değil, hemşehrilerimizin yanında durmak ve dayanışmayı büyütmektir. Eskişehir’in ihtiyacı; öfke dili değil, sağduyu; suçlama değil, sorumluluk; tartışma değil, birliktir. Yetkili kurumların kamuoyuna yaptığı bilgilendirmeleri yakından takip ediyoruz. Sürecin tüm yönleriyle şeffaf, anlaşılır ve düzenli biçimde paylaşılması, vatandaşın devlete ve kurumlara duyduğu güven açısından hayati önem taşımaktadır. İletişimin eksik kaldığı her an, belirsizliği ve kaygıyı büyütmektedir. Bu nedenle, hemşehrilerimizin doğru bilgiye zamanında erişmesi bir lütuf değil, kamunun asli görevidir. DEVA Partisi Eskişehir İl Başkanlığı olarak; su kesintisinden etkilenen tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, emek veren tüm saha ekiplerine kolaylıklar diliyoruz. Dileğimiz; mağduriyetin en kısa sürede giderilmesi ve şehrimizde gündelik hayatın yeniden normal seyrine dönmesidir. Eskişehir’in nezaketini, dayanışmasını ve ortak aklını büyüteceğiz. Zor zamanlarda birbirimizi değil, sorunları aşmayı konuşacağız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.