SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sorumluluk

Porsuk Haber Ajansı - Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çifteler Belediyesi’ne Yönelik İddialar Gerçeği Yansıtmıyor Haber

Çifteler Belediyesi’ne Yönelik İddialar Gerçeği Yansıtmıyor

Çifteler Belediyesi tarafından, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Çifteler ziyaretinde Sakaryabaşı ile ilgili olarak belediyeye yönelik açıklamalarına yanıt verildi. Çifteler Belediyesi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Kıymetli hemşehrilerimiz; Son günlerde, bazı basın organlarında, bazı sosyal medya paylaşımlarında, Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı'nın açıklamalarından bir cümlenin cımbız ile seçilmiş gibi servis edildiğini görüyoruz. Bakan Yumaklı'nın, Sakaryabaşı ziyaretinde sarf ettiği "Çifteler Belediyesi ile ilgili hukuki süreç başlatılmıştır." ifadesi kasıtlı olarak ön plana çıkarılmaktadır. Bu ziyaret programına Belediye Başkanımız Zehra Konakcı'nın, Çifteler'i temsil eden, seçilmiş bir başkan olarak davet edilmemesi de yaklaşımın ne denli ayrıştırıcı ve siyasi olduğunu açıkça gözler önüne sermektedir. Belediyemiz hakkında yürütüldüğü söylenen bir soruşturma üzerinden, kamuoyunu yanıltıcı değerlendirmelerin yapıldığını üzülerek takip etmekteyiz. Belediyemize soruşturma açılmasının nedeninin tamamen siyasi olduğunu belirtmek ve soruşturma detaylarına geçmeden önce şunun bilinmesini isteriz ki; Çifteler Belediyesi’nin gerçekleştirdiği tüm çalışmaların temel amacı, Sakaryabaşı ve o bölgenin korunması, güzelleştirilmesi ve daha sağlıklı şekilde vatandaşların kullanımına sunulmasıdır. Belediyemize karşı yürütülen soruşturmada, doğal sit alanı ilan edilen Sakaryabaşı bölgesinde, rekreasyon havuzları etrafına konumlanan 4 adet çeşmenin, bu havuzlardaki suya pis su karıştırdığı ve bu nedenle doğal sit alanına zarar verildiği iddia edilmiştir. Oysa Sakaryabaşı rekreasyon havuzları etrafındaki çeşmeler, 2012 yılında, dönemin AK Parti belediyesi tarafından yapılmıştır. Bizim dönemimizde bir çeşme dahi yapılmamıştır. Geçmişte yapılan çeşmelerin de arızalı olduğu ve kullanılmadığı bilinmektedir. Soruşturma kapsamında bir diğer hususta ise belediyemizin alandaki peyzaj çalışmaları için, Sakaryabaşı kaynağından, sulama motoru ile şu alması ve peyzaj sulaması yapması vardır. Bu işlem de tamamen çevrenin güzelleştirilmesi için yapılmış olup, sarf edilen su ilçemizde kullanılan şebeke suyu ile sulanan park ve bahçelerden farksızdır. Bu işlem de tıpkı temizlik çalışmaları gibi geçmiş dönemlerden bu yana devam etmektedir. Ortada infiale yol açacak bir durum yoktur. Soruşturma kapsamında yer almayan ancak sürekli, suyun kaybına yol açtığı iddiasıyla öne sürülen bir diğer konu ise, Sakaryabaşı rekreasyon alanı havuzlarının suyun sorumlusu olan DSİ'den izin alınmadan temizlik çalışmalarına tabi tutulmasıdır. Bu işlem geçmiş tüm dönemler dahil her yıl düzenli olarak yapılmaktadır. Geçmiş dönemlerde de DSİ'den alınmış herhangi bir resmi izin yoktur. Belediyemiz buna istinaden üzerine düşeni yaparak havuzlarda rutin çalışmalarını 2024 yılı yaz aylarında tamamlamış, bu çalışmalar esnasında havuzlarda taban kaçakları olduğu ve suyun kaynağında bir azalma olduğu fark edilmiştir. "Çifteler Belediyesi 2024 yazında, havuz kapaklarını açtı ve bu yüzden su kaçtı, geri gelmedi." gibi iddialar asla ve asla gerçeği yansıtmamaktadır. Belediyemizi havuzların temizliğini yapması, bölgede temizlik ve peyzaj çalışmalarına önem vererek vatandaşlarımıza daha güzel bir Sakaryabaşı sunma çabası nedeniyle yaptırım uygulanma arzusu, belediyemizden ziyade Çifteler halkını cezalandırnaktır. Nitekim su azalması ve havuzlarda kuraklığın baş göstermesi sürecinin başından bu yana belediye olarak, söz konusu havuzların tadilatının yapılmasını ve DSİ’nin sorumluluk alanına giren bu bölgede gerekli bakım ve onarım çalışmalarının gerçekleştirilmesini talep ettiğimizi de özellikle ifade etmek isteriz. Ayrıca tekrar ifade etmek isteriz ki; Belediyemiz tarafından yapılan çalışma, bazı çevrelerin iddia ettiği gibi yeni bir müdahale değil; her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen dip temizliği ile rekreasyon alanlarının bakım ve temizlik çalışmalarından ibarettir. Bu çalışmalar; bölgenin temizliği, güvenliği ve doğal yapısının korunması amacıyla rutin olarak yapılmaktadır. Yoğun farkındalık çabalarımız ve yoğun siyasi temaslarımız sonucunda, bölgede inceleme yapmaya ikna olan Devlet Su İşleri (DSİ) ekiplerinin havuzlarda tespit ettiği su kaçaklarına müdahale etmesi, yaşanan sorunun belediyemizin yaptığı çalışmalarla değil, havuzlardaki kaçaklardan kaynaklandığını açıkça ortaya koymaktadır. Basına ve sosyal medyaya servis edilen görüntülerde de DSİ 3. Bölge Müdürü Kaan Şan'ın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'ya havuzlardaki kaçak onarımı ve yapılan tadilatları anlattığı açıkça görülmektedir. Bu da havuzlardaki kuraklığın belediyemiz ile ilgisi olmadığını, sorunun tamamen havuzlardaki kaçaklardan ve kaynaklardaki suyun geçmiş zamanlara göre azalmsından kaynaklandığını net şekilde ortaya koymaktadır. Henüz herhangi bir yargı süreci sonuçlanmadan, konunun siyasi polemik haline getirilmesi ve belediyemizin açık hedef gösterilmesi hiçbir şekilde doğru ve nezaket çerçevesinde bir yaklaşım değildir. Doğal alanların korunması hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu nedenle yapılacak her türlü inceleme ve teknik değerlendirmeye Çifteler Belediyesi olarak açık olduğumuzu kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız. Kamu yararına hizmet üreten bir belediyenin, kesinleşmemiş iddialar üzerinden yıpratılmaya çalışılmasını ve soruşturmanın bu iddialar ile etki altında bırakılmasını doğru bulmadığımızı özellikle ifade etmek isteriz. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak ve vatandaşlarımız Çifteler Belediyesi'nin, Çifteler'in en önemli güzelliği olan Sakaryabaşı'nın kurtulması için nasıl bir mücadele verdiğini bir kez daha anlayacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Sucular Odası İhtiyaç Sahiplerine Kalabak Su Desteğini Başlattı Haber

Sucular Odası İhtiyaç Sahiplerine Kalabak Su Desteğini Başlattı

Eskişehir Sucular Odası, 2026 yılının “2026 Eskişehir Yılı” ilan edilmesinin ardından başlatılan dayanışma programı kapsamında ilk dağıtımını 26 Şubat’ta Tepebaşı bölgesinde gerçekleştirdi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarına yaptığı ortak üretim ve dayanışma çağrısına sahada karşılık veren Sucular Odası, ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılmak üzere Kalabak Su desteğini başlattı. Program kapsamında Tepebaşı’nda bulunan 37 mahalle muhtarlığının tamamına, her bir mahalle için 26 adet olmak üzere toplam 962 adet damacana Kalabak Su teslim edildi. Muhtarlar aracılığıyla ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılacak destek, yıl boyunca her ayın 26’sında düzenli olarak sürdürülecek. Programın ikinci etabı ise 26 Mart’ta Odunpazarı ilçesinde gerçekleştirilecek. Bu kapsamda Odunpazarı’nda bulunan 30 mahalle muhtarlığının tamamına, her bir mahalle için 26 adet olmak üzere toplam 780 adet damacana Kalabak Su ulaştırılacak. Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, 2026 Eskişehir Yılı’nın kentte ortak akıl ve dayanışma anlayışıyla büyüyeceğini belirterek şunları söyledi: “2026 Eskişehir Yılı’nı yalnızca bir takvim başlığı olarak değil, birlikte üretme ve birlikte sorumluluk alma yılı olarak görüyoruz. Meslek odalarımızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın bu çağrıya somut çalışmalarla karşılık vermesi bizler için çok kıymetli. Eskişehir Sucular Odamıza ve tüm üyelerine dayanışmaya sundukları katkı için teşekkür ediyorum.” Sucular Odası Başkanı Hayrettin Nam ise 2026 Eskişehir Yılı’nın kentte ortak sorumluluk bilincini güçlendirdiğini belirterek, “Bu çalışma yalnızca bir yardım faaliyeti değil, Eskişehir’de dayanışma kültürünü büyütme iradesidir. Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’nin ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda biz de üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz” dedi. Nam, destek programının yıl boyunca dönüşümlü olarak sürdürüleceğini ifade ederek, katkı sunan oda üyelerine ve iş birliği yapılan muhtarlara teşekkür etti.

Su En Temel Yaşam Hakkıdır! Haber

Su En Temel Yaşam Hakkıdır!

Deva Partisi Eskişehir İl Başkanı Resul Ertürk son günlerde yaşanan su kesintileri ile ilgili bir basın açıklaması yaptı. İl Başkanı Ertürk yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Eskişehir’imizde dünden bu yana bazı bölgelerimizde yaşanan su kesintisi ve basınç düşüklüğü, hemşehrilerimizin günlük hayatını doğrudan etkilemiş, haklı bir endişe ve mağduriyet oluşturmuştur. Su; en temel yaşam hakkıdır. Bugün yaşanan aksaklığın, özellikle yaşlılarımızı, hastalarımızı, küçük çocuklu aileleri ve hijyen ihtiyacının hayati olduğu tüm kesimleri daha ağır etkilediği açıktır. Biz, siyaseti milletin derdiyle hemhâl olma sorumluluğu olarak gören bir anlayışın temsilcileriyiz. Böyle zamanlarda yapılması gereken; polemik üretmek, sert ve ayrıştırıcı bir üslupla toplumu germek değil, hemşehrilerimizin yanında durmak ve dayanışmayı büyütmektir. Eskişehir’in ihtiyacı; öfke dili değil, sağduyu; suçlama değil, sorumluluk; tartışma değil, birliktir. Yetkili kurumların kamuoyuna yaptığı bilgilendirmeleri yakından takip ediyoruz. Sürecin tüm yönleriyle şeffaf, anlaşılır ve düzenli biçimde paylaşılması, vatandaşın devlete ve kurumlara duyduğu güven açısından hayati önem taşımaktadır. İletişimin eksik kaldığı her an, belirsizliği ve kaygıyı büyütmektedir. Bu nedenle, hemşehrilerimizin doğru bilgiye zamanında erişmesi bir lütuf değil, kamunun asli görevidir. DEVA Partisi Eskişehir İl Başkanlığı olarak; su kesintisinden etkilenen tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, emek veren tüm saha ekiplerine kolaylıklar diliyoruz. Dileğimiz; mağduriyetin en kısa sürede giderilmesi ve şehrimizde gündelik hayatın yeniden normal seyrine dönmesidir. Eskişehir’in nezaketini, dayanışmasını ve ortak aklını büyüteceğiz. Zor zamanlarda birbirimizi değil, sorunları aşmayı konuşacağız."

CHP'li Gülcan Kış: "Afet Bakanlığı Kurulmalı!" Haber

CHP'li Gülcan Kış: "Afet Bakanlığı Kurulmalı!"

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin afetlere hazırlıksız yakalandığını ve afet yönetiminin etkin biçimde yürütülemediğini belirterek Afet Bakanlığı kurulmasına ilişkin kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sundu. “Afet yönetimi sadece depremle sınırlı değil” Depremlerin yalnızca bir doğa olayı olarak ele alınamayacağını vurgulayan Kış, afet yönetiminin depremle sınırlı olmadığını belirtti. Türkiye’nin deprem, yangın, sel, zirai don ve heyelan gibi çok sayıda afet riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade eden Kış, “Deprem öncesi hazırlık yoktu, yangın öncesi hazırlık yoktu, sel öncesi hazırlık yoktu. Riskler biliniyordu ancak bütüncül bir hazırlık sistemi bulunmuyordu” dedi. “Devletin asli görevi aksadı” Afet anında yurttaşa sahip çıkmanın, arama kurtarma çalışmalarını koordine etmenin ve barınma ile temel ihtiyaçları karşılamanın devletin asli görevi olduğunu söyleyen Kış, depremin ilk günlerinde yaşanan yetki karmaşası ve koordinasyonsuzluğun bu sorumluluğun gereği gibi yerine getirilemediğini gösterdiğini ifade etti. “CHP tüm imkânlarıyla sahadaydı” Bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi’nin sorumluluk üstlendiğini belirten Kış, depremin yaşandığı ilk günlerden itibaren CHP’nin tüm kadrolarıyla; başta büyükşehir belediyeleri olmak üzere, arama kurtarmadan barınmaya, temel ihtiyaçlardan sosyal desteklere kadar tüm imkânlarını seferber ederek sahada yer aldığını söyledi. Kış, 6 Şubat’ın yıl dönümünde de aynı sorumlulukla hareket edeceklerini belirterek, Genel Başkan Özgür Özel, milletvekilleri ve büyükşehir belediye başkanlarıyla birlikte bir hafta boyunca deprem bölgesinde yurttaşlarla bir araya geleceklerini açıkladı. “Afet Bakanlığı olsaydı bu tablo yaşanmazdı” Afet yönetiminin öncesi, anı ve sonrasıyla tek elden yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Kış, Afet Bakanlığı’nın yokluğunun ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Eğer Türkiye’de Afet Bakanlığı olsaydı; ilk saatlerde yetki karmaşası yaşanmazdı, arama kurtarma çalışmaları anında ve etkin biçimde başlardı, ayrı bir afet bütçesiyle kalıcı konutlar hızla inşa edilir, yurttaşlar yıllarca konteynerlerde beklemek zorunda kalmazdı.” Kanun teklifi TBMM’de Kış, afetlere hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerini tek merkezden yönetecek; net yetkilere, ayrı bir bütçeye ve hesap verebilir bir yapıya sahip Afet Bakanlığı’nın kurulmasına ilişkin kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğunu belirtti. Kanun teklifinin amacının afetler yaşandıktan sonra çözüm üretmek değil, afetler yaşanmadan önce hazırlık yapılmasını sağlamak olduğunu ifade eden Kış, güçlü bir afet yönetiminin yurttaşa borç değil, kalıcı çözüm sunması gerektiğini vurguladı.

Emekçinin Hakkı Pazarlık Konusu Yapılamaz! Haber

Emekçinin Hakkı Pazarlık Konusu Yapılamaz!

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından, Anadolu Üniversitesi'nde yaşanan promosyon krizi ve yaşanan gelişmelerle ilgili olarak bir açıklama yapıldı. CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Rahmi Çınar yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Anadolu Üniversitesi Personel Banka Maaş Promosyonu İhalesi sürecinde yaşanan ve kamuoyuna yansıyan gelişmeler, 4 bin 333 üniversite emekçisinin doğrudan mağdur edilmesine yol açmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı olarak; aylar önce tamamlanmış olması gereken bir ihale sürecinin, “teknik ve idari sorunlar” gibi muğlak gerekçelerle çıkmaza sürüklenmesini kabul etmemiz mümkün değildir. Eylül 2025’te gerçekleştirilen bir ihalenin, bugün hâlâ çözülememiş olması; açık bir yönetim zaafının, plansızlığın ve liyakatsizliğin göstergesidir. Üniversite yönetimi tarafından yapılan açıklamalar, ne çalışanların sorularına yanıt vermekte ne de kamuoyunu tatmin etmektedir. Sürecin şeffaf yürütülmemesi, sorumluların açıkça ortaya konulmaması ve yaşanan mağduriyetin bedelinin çalışanlara ödetilmesi kabul edilemez. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Bu tablo bir “aksaklık” değil, yanlış tercihlerin ve yanlış görevlendirmelerin sonucudur. Liyakat yerine sadakatin, ehliyet yerine yakınlığın esas alındığı her yönetim anlayışı, er ya da geç böylesi krizler üretir. Bedelini ise her zaman emekçiler öder. CHP olarak bizim durduğumuz yer nettir: Emekçinin hakkı pazarlık konusu yapılamaz. Kamu kurumları keyfi değil, şeffaf ve hesap verebilir şekilde yönetilmek zorundadır. Bu sürecin tüm sorumluları kamuoyu önünde açıklanmalı, mağduriyet derhal giderilmelidir. Başta üniversite yönetimi olmak üzere, bu sürece doğrudan ya da dolaylı şekilde dahil olan tüm yetkilileri sorumluluk almaya, kamuoyunu oyalayan değil aydınlatan bir tutum sergilemeye davet ediyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Başkanlığı olarak; 4 bin 333 emekçinin hakkının takipçisi olmaya, sürecin sonuna kadar izleyicisi değil tarafı olmaya devam edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Asu Kaya: ''Çocuklar Öldürülüyor, İktidar Hala Konuşuyor'' Haber

Asu Kaya: ''Çocuklar Öldürülüyor, İktidar Hala Konuşuyor''

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın sokak ortasında bıçaklanarak öldürülmesini gündeme taşıdı. Her çocuk cinayetinin ardından iktidarın aynı cümleleri kurduğunu vurgulayan Kaya, “Çocuklar sokak ortasında öldürülürken iktidar hâlâ ‘yapacağız, edeceğiz’ diyor. Bu cinayetler; çocukları koruyamayan, şiddeti önleyemeyen, politikalarınızın sonucudur. Vebali de hepinizin boynundadır! Söz değil, taziye değil; bugün, şimdi somut önlem istiyoruz. ” ifadelerini kullandı. Asu Kaya’nın yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi; ‘’İstanbul’da 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, “yan bakma” bahanesiyle bıçaklandı. Bir çocuk sokak ortasında katledildi. Bir annenin “Dikkatli ol, merak ederim" diye uğurladığı evladı, yarım saat sonra kanlar içinde yerde. Peki asıl sorumlular ne olacak? Cumhurbaşkanı Erdoğan dünkü açıklamasında “Gereken dersi alacaklar”, “Üzerimize düşeni yapacağız” dedi. Peki ne zaman? Ahmet Minguzzi için de aynı cümleleri duymuştuk. Bugün Atlas için tekrar ediyorsunuz. Yarın başka bir çocuğun adıyla aynı cümleleri mi kuracaksınız? Çocuklar sokak ortasında bıçaklanarak öldürülürken, siz hâlâ "yapacağız, edeceğiz" diyorsunuz. Bu cinayetler; çocukları koruyamayan, şiddeti önleyemeyen, politikalarınızın sonucudur. Vebali de hepinizin boynundadır! Söz değil, açıklama değil, taziye değil! Somut önlem, gerçek sorumluluk istiyoruz! Samimiyseniz, hadi bugün, şimdi!’’

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.