SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sorumluluk

Porsuk Haber Ajansı - Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESOGÜ Tıp Fakültesi 2026 Mezunlarını Verdi Haber

ESOGÜ Tıp Fakültesi 2026 Mezunlarını Verdi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi 48. Dönem (2020-2026) mezunları, ESOGÜ Stadyumu’nda düzenlenen törenle diplomalarını aldı. Törene ESOGÜ Yönetimi’nin yanı sıra öğretim üyeleri ve mezun aileleri katıldı. Törende mezunlar adına konuşan dönem birincisi Dr. Hatice Esra Satır, altı yıl önce büyük hayaller, umutlar ve heyecanla başladıkları uzun yolculuğun sonunda, artık birer hekim olarak mezun olmanın gururunu yaşadıklarını dile getirdi. Tıp Fakültesi’ndeki hocalarına sabırları, özverileri ve kendilerine kattıkları her şey için teşekkür eden Dr. Hatice Esra Satır, tüm mezun ailelerine de kendilerine verdikleri maddi ve manevi tüm destekler ve onlara olan inançları için kendisi ve arkadaşları adına şükranlarını sundu. Mezun arkadaşlarına sağlık, mutluluk, huzur ve başarı dolu birer yaşam dileyen Dr. Hatice Esra Satır, Mustafa Kemal Atatürk’ün ''Beni Türk hekimlerine emanet ediniz'' sözünün kendilerine ömür boyu taşıyacakları bir sorumluluk yüklediğini belirterek konuşmasını tamamladı. ESOGÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, yıllar süren azmin ve sayısız uykusuz gecenin ardından pırıl pırıl genç hekimlerin bugün mezun olduğunu belirterek, mezun ailelerine seslendi ve onların bu sürecin görünmez mimarları olduğunu ve ülkemize doktor kazandırdıkları için kendilerine minnettar olduklarını söyledi. Prof. Dr. Özdemir, ESOGÜ Tıp Fakültesi öğretim üyelerine de usta-çırak geleneğini canlı tutarak öğrencilerini eğittikleri ve onlara örnek oldukları için şükranlarını sundu. Sonrasında ESOGÜ’lü genç hekimlere seslenen Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, onlara bir hocaları ve bir büyükleri olarak tavsiyelerde bulunmak istediğini söyledi. Dünyanın ve teknolojilerin değiştiğini, yapay zekânın devreye girdiğini ama hekimi vazgeçilmez kılan şeyin şefkati, iç görüsü, merhameti ve empati yeteneği olduğunu belirten Prof. Dr. Özdemir, bunların bir makineye devredilemeyeceğini vurgulayarak, bu yetkinliklerin hekimi hekim yapan özellikler olduğunu ifade etti. Mustafa Kemal Atatürk’ün ''Beni Türk hekimlerine emanet ediniz'' dediğini ve hekimler olarak bu yolda ellerinden geleni yapmalarının gerektiğini belirten Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, yine Atatürk'ün ''Hayatta en hakiki mürşit ilimdir'' sözünü de hatırlatarak “Lütfen hep çalışın ve her nerede olursanız olun ülkeniz için çalışmayı unutmayın” dedi. Genç hekimlere uyarıda bulunarak, hekimlik hayatlarında onları en çok engelleyecek faktörün bilgi eksikliği ya da beceri yetersizliği değil egoları olacağını vurgulayan Prof. Dr. Özdemir, “Yükselirken daha mütevazı olun, unvan büyüdükçe dinleme yeteneğiniz küçülmesin. Ekibinizdeki hemşirenin, acil odanızdaki temizlik görevlisinin, hastanenizin koridorlarında dolaşan yaşlı hastanın size öğretecekleri vardır. Görmek isteyin” dedi. Anadolu geleneğinin en kadim değerlerinden birinin vefa olduğunu belirten Prof. Dr. Özdemir, genç hekimlere, onlara katkısı olan hocalarına ve değerlere vefalı olmalarını öğütlerken, 50 yılı aşkın mazisiyle ESOGÜ Tıp Fakültesi’nin kapılarının mezun olduktan sonra da kendilerine açık olduğunu söyledi. ESOGÜ Tıp Fakültesi mezunu olmanın bir ayrıcalık olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, konuşmasını “Bu yolculukta aramızdan ayrılan, bu fakültenin kurulmasına ve büyümesine emek veren değerli hocalarımızı saygıyla anıyorum, emekli hocalarımıza en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Sevgili yeni hekimlerimiz sizlere, başarılı, anlamlı ve insanlığa örnek bir meslek yaşamı diliyorum. Hepinizi saygı, sevgi ve gururla selamlıyorum“ sözleriyle tamamladı. ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak ise yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bugün bizler için çok anlamlı bir gün. Üniversitemizin 56 yıllık mazisine yeni mezunlar kattığımız ve onların kıymetli ailelerini burada ağırladığımız için çok mutlu ve heyecanlıyız. ESOGÜ 13 Fakülte, 5 Meslek Yüksekokulu, 1 Yüksekokul, 4 Enstitü ve 40’a yakın Uygulama ve Araştırma Merkezleri ve 30 bine yakın öğrencisiyle ülkemizin önde gelen üniversitelerinden birisi olma yolunda kararlı adımlarla ilerlemektedir. Bünyesindeki Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi ve Diş Hastanesi ile sadece şehrimize değil bölgeye de hizmet sunmakta olan Üniversitemiz aynı zamanda, akademik ve bilimsel çalışmaları ile bilgi üretmenin yanı sıra yetiştirdiği öğrenciler ile güçlü Türkiye, güçlü gelecek yolunda yine önemli katkılar sunmaktadır. Sevgili 2026 yılı mezunlarımız, eğitim hayatınızın en önemli dönüm noktalarından olan üniversite eğitiminizi tamamladınız, çalıştınız ve başardınız. Hepinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Zaman zaman zorlandınız ama inanın bütün bunlar sizin iyi yetişmeniz, bu yıllarınızı en verimli ve en donanımlı şekilde tamamlamanız içindi ve aynı yaş grubundaki arkadaşlarınızla aynı heyecanları paylaştığınız üniversite hayatı emin olun sizlere çok şeyler kattı. Bugün ESOGÜ’nün birer mezunu olarak sizleri uğurlarken Üniversitemizden aldığınız eğitime güvenin diyoruz. Okulumuzu ve ailelerinizi en güzel şekilde temsil edeceğinizden kuşkumuz yoktur. Kapımız sizlere her zaman açıktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk İstiklal ve Cumhuriyetimizi sizlere emanet etmiştir. Sizler bu emanete sahip çıkarken devletin, ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaçlayan görüş ve tehlikelere karşı uyanık olmalısınız. Devletine ve milletine gönülden bağlı, vizyon sahibi bireyler olarak öğrenmeye ve üretmeye devam etmelisiniz. Sizleri hayatınızın yeni bir dönemine uğurlarken daima pozitif, yapıcı, başarı ve insan odaklı olarak adaleti, barışı, sevgi ve saygıyı paylaşmayı ön planda tutmanızı diliyoruz. Biz sizleri çok seviyoruz, sizlere güveniyoruz. Her birinizin kendi alanında en iyi şekilde yetişmesine katkı sunan saygıdeğer hocalarımıza da huzurlarınızda teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Sevgili anne babalar, emeklerinize ve yüreklerinize sağlık, iyi ki varsınız. Hiçbir fedakârlıktan kaçınmayarak büyük bir özveri ile yetiştirdiğiniz evlatlarınız bugün mesleğini eline almış yetişkin birer birey oldular. Bu vesileyle her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Çocuklarınızın bundan sonra da vatana, millete hayırlı bir evlat olarak yollarına devan edeceklerine inancımız tamdır. Onlarla ne kadar gurur duysanız azdır. ‘Gelin Tanış Olalım İşi Kolay Kılalım. Sevelim Sevilelim. Dünya Kimseye Kalmaz ‘ diyen Yunus Emre’nin memleketi Eskişehir’deki bu anlamlı mezuniyet törenimize katılımlarıyla bizi onurlandıran tüm konuklarımıza bir kez daha teşekkür ederek saygılarımı sunuyor, öğrencilerimize yolunuz, bahtınız açık olsun diyorum.” Açılış konuşmalarının ardından ESOGÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Atilla Özcan Özdemir genç hekimlere hekimlik andını içirdi. Daha sonra mezuniyet belgelerinin verilmesine geçildi. İlk olarak okullarını dereceyle bitiren mezunlara mezuniyet belgeleri verilirken, Tıp Fakültesi dönem birincisi Dr. Hatice Esra Satır yaş kütüğüne plaket çaktı. Ardından diğer mezunlara mezuniyet belgeleri verildi. Stadyumdaki tören keplerin topluca havaya atılmasıyla sona erdi. Sonrasında ise Tıp Fakültesi merkezi dersliklerde, ESOGÜ Tıp Fakültesi’ni ilk on dereceye girerek bitiren mezunlara plaket ve başarı belgelerinin verildiği geleneksel Onur Holü Töreni gerçekleştirildi.

MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer’den Babalar Günü Mesajı Haber

MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer’den Babalar Günü Mesajı

Milliyetçi Hareket Partisi Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer, Babalar Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, babaların toplumun geleceğinin inşasındaki stratejik önemine vurgu yaptı. Sezer, “Güçlü Türkiye’nin inşasında babalarımızın rolü büyüktür” dedi. ​Babalar Günü’nün, aile kurumunun fedakârlık ve sevgiyle yoğrulmuş direği olan babaları onurlandırmak için önemli bir gün olduğunu belirten MHP Eskişehir İl Başkanı Ayhan Sezer, tüm babaların bu anlamlı gününü kutladı. ​“Babalar Güçlü Toplumun Temel Direğidir” ​Mesajında babalık kavramının sorumluluk ve vatan sevgisi ile özdeşleştiğine dikkat çeken Başkan Sezer, şu ifadeleri kullandı: ​“Hayatımızın her anında bizlere yol gösteren, sevgisi, fedakârlığı ve emeğiyle ailelerini ayakta tutan babalarımız; milletimizin en güçlü yapı taşı olan ailenin temel direğidir. Evlatlarına dürüstlüğü, vatan sevgisini, ahlakı ve sorumluluk bilincini aşılayan babalarımız, güçlü toplumun ve güçlü Türkiye’nin inşasında önemli bir role sahiptir.” ​Şehit Babalarına Özel Vurgu ​Başkan Sezer, mesajında özellikle şehit babalarını unutmadı. “Başta aziz şehitlerimizin bizlere emaneti olan kıymetli babalarımız olmak üzere, evlatları için gece gündüz demeden çalışan, fedakârlıklarıyla örnek olan tüm babalarımızın Babalar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum” ifadeleriyle, toplumsal bir dayanışma mesajı verdi. ​“Ebediyete İrtihal Edenleri Minnetle Anıyoruz” ​Hayatta olan babalara sağlık ve huzur temennisinde bulunan İl Başkanı Ayhan Sezer, ebediyete intikal etmiş babalar için ise rahmet diledi. Sezer, “Bu anlamlı gün vesilesiyle ebediyete irtihal etmiş babalarımızı rahmet ve minnetle anıyor, hayatta olan tüm babalarımıza sağlık, huzur ve mutluluk dolu bir ömür diliyorum” diyerek mesajını sonlandırdı

Başkan Ataç “10 Canın Hesabı Vicdanlarda Kapanmadı” Haber

Başkan Ataç “10 Canın Hesabı Vicdanlarda Kapanmadı”

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, Eskişehir’in de aralarında bulunduğu farklı illerde meydana gelen yangınlarda ihmali olduğu ileri sürülen 36 kamu görevlisi hakkında soruşturma izni vermemesini eleştirdi. Ataç, "Bu karar kamu vicdanını derinden yaralamış, evlatlarını kaybeden ailelerin acısını hafifletmemiş; aksine adalet beklentisini daha da büyütmüştür." dedi. Başkan Ataç açıklamasında şöyle konuştu: Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, Eskişehir’in de aralarında bulunduğu farklı illerde meydana gelen yangınlarda ihmali olduğu ileri sürülen 36 kamu görevlisi hakkında soruşturma izni vermemesi, kamu vicdanını derinden yaralamıştır. Bu karar, evlatlarını kaybeden ailelerin acısını hafifletmemiş; aksine adalet beklentisini daha da büyütmüştür. Seyitgazi’de yaşanan orman yangınında 5 orman işçimizi ve 5 AKUT gönüllümüzü kaybetmenin acısını hâlâ yüreğimizde taşıyoruz. O gün yalnızca 10 insanımızı değil; evlatları, babaları, kardeşleri, yol arkadaşlarını, bu ülkenin fedakâr emekçilerini toprağa verdik. Yangının ardından acılı ailelerin, kamuoyunun ve hepimizin beklediği şey çok açıktı: Gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılması, varsa ihmalin belirlenmesi ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi. Çünkü insan hayatı söz konusu olduğunda hiçbir gerekçe, hiçbir makam, hiçbir bürokratik karar vicdanların önüne geçemez. Bizim talebimiz adalettir. Bizim talebimiz kimseyi peşinen suçlu ilan etmek değil, gerçeğin bağımsız ve şeffaf biçimde araştırılmasıdır. Çünkü adalet duygusu yara aldığında, toplumun devlete ve kamu yönetimine duyduğu güven de yara alır. Seyitgazi’de yitirdiğimiz 10 canı unutmayacağız. Onların hatırasına sahip çıkmak, yalnızca anmakla değil; bu acıların bir daha yaşanmaması için sorumluluk bilinciyle hareket etmekle mümkündür. Acılı ailelerimizin yanında olmaya, kamu vicdanının sesi olmaya ve bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Adalet gecikebilir ama bu topraklarda vicdan asla susmaz.

Kazım Kurt, İç Anadolu Belediyeler Birliği Encümenine Yeniden Seçildi Haber

Kazım Kurt, İç Anadolu Belediyeler Birliği Encümenine Yeniden Seçildi

İç Anadolu Belediyeler Birliği’nin 10-13 Nisan 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilen 73. Olağan Meclis Toplantısı, önemli görev dağılımlarına sahne oldu. Birlik Başkanı ve Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’ın başkanlığında yapılan toplantıda, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt yeniden Encümen Üyeliğine seçilerek güven tazeledi. Kapalı oy, açık tasnif usulüyle gerçekleştirilen seçim sonucunda belirlenen encümen listesinde Kazım Kurt’un yeniden yer alması, yerel yönetimler arasındaki deneyim ve birikimin önemini bir kez daha ortaya koydu. Kurt ile birlikte Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan ve Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu da encümen üyeliğine seçilen isimler arasında yer aldı. “CANLA BAŞLA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİM” Yeniden encümen üyeliğine seçilmesinin ardından değerlendirmede bulunan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, bu görevin kendisi için büyük bir sorumluluk olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “İç Anadolu Belediyeler Birliği’nin encümeninde yeniden görev almaktan son derece memnunum. Bizim için önemli olan makamlar değil, halka en iyi hizmeti sunabilmektir. Bugüne kadar Eskişehir ve Odunpazarı halkı için, onların huzur içinde ve güvenle yaşayabilecekleri bir kent oluşturmak adına çalıştık. Bundan sonra da hem Odunpazarı’ndaki görevimi sürdürürken hem de Birlik yönetiminde canla başla çalışmaya devam edeceğim. Beni bu göreve yeniden layık gören herkese teşekkür ediyorum.” Toplantıda ayrıca birliğin ana tüzüğü kapsamında meclis başkanlık divanı, encümen ve çeşitli komisyonlar için seçimler yapılırken; farklı illerden çok sayıda belediyenin birliğe üyeliği de kabul edildi.

Sahada Görev Yapan Polis Hangi Durumda Ne Yapabileceğini Bilemiyor Haber

Sahada Görev Yapan Polis Hangi Durumda Ne Yapabileceğini Bilemiyor

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşu ve Polis Haftası dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında polislerin ve emniyet mensuplarının sorunları dile getirildi. İl binasında düzenlenen basın toplantısında konuşan Anahtar Parti Eskişehir Kurumsal İlişkiler Başkanı Ali Baştürk şu ifadeleri kullandı; “Polisimizin ciddi ve büyüyen sorunları var. Sorunları görmezden gelen, geçiştiren anlayış bu yükün daha da ağırlaşmasına neden olmakta. Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, yani PVSK, 1934 yılında yürürlüğe girmişti. Üzerinden 92 yıl geçti. Evet zaman içinde belki bazı değişiklikler yapıldı. Ama gerçek şu ki bu kanun bugünün Türkiye’si için yeterli değil. Suç yapısı değişti. Teknoloji değişti. Toplum değişti. Tehditler değişti. Ama polisimizin eline verilen yetki ve sorumluluk çerçevesi hala geride kalmış bir mantıkla uygulanıyor. Bu sorun acilen çözülmeli. Sahada görev yapan bir polis, hangi durumda ne yapabileceğini net olarak bilemiyor. Çünkü Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu arasında ciddi uyumsuzluklar var. Bu ne demek. Bu polisin her adımda risk alması demek. Bir adım atsa sorun, atmasa sorun. Müdahale etse başka sıkıntı, etmezse başka sıkıntı. Bu sistem polisi yalnız bırakıyor. Polis hata yapmıyor, sistem polisi hataya zorluyor. Bir diğer yakıcı sıkıntı çalışma şartları meselesi. Polislerimiz günlerce dinlenmeden çalışıyor. Gece, gündüz, bayram, tatil fark etmiyor. Sürekli görev, sürekli stres, sürekli baskı. Bu şartlar altında kim sağlıklı kalabilir. Kim doğru karar verebilir. Yorgun, uykusuz, baskı altında çalışan bir insanın hata yapması kaçınılmazdır. Ama kimse dönüp “Bu insan neden bu halde?” diye sormuyor. Maaş meselesi de ortada. Polislerimiz canını ortaya koyuyor. Ailesinden uzak kalıyor. Hayatını riske atıyor. Ama aldığı maaş, taşıdığı yükün karşılığı değil. Bu adaletsizlik. Bu açık bir haksızlıktır. Aynı risk seviyesinde olmayan birçok meslek grubunun çok daha iyi şartlara sahip olması, polislerimizin motivasyonunu kırmakta. Tayin sistemi zaten ayrı bir sorun. İnsanlar yıllarca ailesinden ayrı kalıyor. Çocuklarını göremiyor. Düzen kuramıyor. Sürekli belirsizlik içinde yaşıyor. Bu bir meslek düzeni değil, bu bizce bir sabır sınavıdır. Ve en ağır tablo… Artık konuşmaktan kaçınılan ama herkesin bildiği gerçek. Polislerimiz hayatına son veriyor. 2025 yılında 82 emniyet mensubu canına kıydı. 2026 yılının daha Nisan ayındayız ve 23 polisimiz hayatına son verdi. Bu ne demek biliyor musunuz. Neredeyse her beş günde bir bu ülkenin bir evladı sessizce hayattan kopuyor. Bu tesadüf olarak yorumlanamaz. Maalesef bu acı tabloyu bile ciddiye almayan bir yaklaşım var. “Ailevi sorun”, “kişisel mesele”, “kumar borcu varmış” denilerek geçiştiriliyor. Bu kadar büyük bir sorunu bu kadar basit açıklamalarla örtmeye çalışmak, gerçeği inkâr etmektir. Bu sorumluluktan kaçmaktır. Bu vicdani bir iflastır. Anahtar Parti olarak çok net bir şekilde söylüyoruz. Çözüm belli ve geciktirilemez. PVSK derhal güncellenmeli. CMK ile tam uyum sağlanmalı. Polisin görev ve yetki sınırları açık, net ve tartışmasız hale getirilmeli. Çalışma saatleri insani seviyeye çekilmeli. Fazla mesai sistemi kurulmalı ve yasal güvence altına alınmalı. İnsan gibi çalışmak, insan gibi dinlenmek herkesin hakkı. Maaş ve özlük haklarında adalet sağlanmalıdır. Polislerimizin emeği, riski ve sorumluluğu görmezden gelinemez. İntihar vakaları yüzeysel açıklamalarla geçiştirilmemeli. Bu mesele tüm boyutlarıyla, uzmanlar tarafından, ciddiyetle araştırılmalı. Gerekli tüm önlemler vakit kaybetmeden alınmalı. Ayrıca bir önerimiz de var; Her yıl 10 Nisan Polis Günü’nde, toplumun huzur ve güvenliği için fedakârca görev yapan emniyet mensuplarına, emeklerinin karşılığı ve motivasyonlarının artırılması amacıyla en az bir maaş tutarında ikramiye verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Anahtar Parti olarak biz sahadaki gerçeklerin farkındayız. Polislerimizin bize olan ilgisini, güvenini de biliyoruz. Çünkü biz onların ne yaşadığını görüyoruz ve gündeme getirmeye çalışıyoruz. Polisimizin yanındayız. Sorunları hiçbir zaman görmezden gelmeyeceğiz. Susmayacağız. Geri adım atmayacağız. Bu meselelerin sonuna kadar takipçisi olacağız. Çünkü güçlü bir toplum, ancak huzurlu, güçlü ve adaletli şartlarda çalışan bir emniyet teşkilatıyla mümkündür.”

Özel Çocuklardan Sokak Hayvanlarına Sıcak Yuva Haber

Özel Çocuklardan Sokak Hayvanlarına Sıcak Yuva

4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü kapsamında Odunpazarı’nda yürek ısıtan bir etkinliğe imza atıldı. Engelsiz Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen farkındalık buluşmasında, sevgi ve sorumluluk duygusu özel çocukların ellerinde hayat buldu. Odunpazarı Belediyesi Sahipsiz Sokak Hayvanları Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde görevli veteriner hekimler tarafından tüm aşıları tamamlanan iki sahipsiz kedi, etkinlikte öğrencilerle bir araya getirildi. Minik patilerle kurulan ilk temas, salonda duygusal anların yaşanmasına neden oldu. Etkinliğin en anlamlı anlarından biri ise isim belirleme süreci oldu. Özel çocuklar, sahiplendikleri kediler için önerdikleri isimleri yazarak sürece doğrudan katıldı. Yapılan kura sonucunda kedilerin isimleri “Sera” ve “Mick” olarak belirlendi. Bu küçük ama anlamlı detay, çocukların sahiplendikleri canlarla kurduğu bağı daha da güçlendirdi. Gerçekleştirilen etkinlikte çocuklar yalnızca birer hayvan sahiplenmedi; aynı zamanda sevgi, merhamet ve sorumluluk bilinciyle örülü güçlü bir bağ kurdu. 4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü vesilesiyle düzenlenen bu buluşma, sokak hayvanlarının sahiplenilmesine yönelik farkındalığın artırılması açısından da önemli bir mesaj verdi. Uzmanlar, bu tür etkinliklerin hem çocukların sosyal gelişimine katkı sunduğunu hem de toplumda hayvan haklarına yönelik duyarlılığı artırdığını vurgularken, Odunpazarı Belediyesi’nin bu yaklaşımı örnek bir sosyal belediyecilik uygulaması olarak öne çıktı.

Zafer Partisi'nden Barınak Vahşetine Sert Tepki Haber

Zafer Partisi'nden Barınak Vahşetine Sert Tepki

Bilecik’in Bozüyük ilçesinde yer alan belediye hayvan bakımevinde kaydedilen ve yürekleri sızlatan görüntüler üzerine Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir ve beraberindeki heyet bölgeye çıkarma yaptı. Bakımevindeki durumu yerinde inceleyen Demir, yaşanan "insanlık dışı" tabloya karşı sert bir açıklama yaparak sorumluları göreve çağırdı. ​"Kelimelerin Yetersiz Kaldığı Bir Noktayız" ​Bozüyük Belediyesi Hayvan Bakımevi’ndeki vahşete tanıklık ettiklerini belirten Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, idari birimlerin sessizliğini eleştirdi. Merkezi yönetimden yerel belediyeye kadar geniş bir sorumluluk zincirine işaret eden Demir, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​"Merkezi idareden Belediye Başkanlığına, Zabıta Müdürlüğü'nden barınak yetkililerine kadar tüm sorumluların ilgisiz ve kayıtsız kaldığı bu tabloyu anlatmak için kelimeler yetersiz kalıyor. Bu bir insanlık dramıdır." ​"Tepkiler Gelince Göz Boyamaya Çalıştılar" ​Olayın kamuoyuna yansımasının ardından bölgede yapılan ani düzenlemelerin gerçeği değiştirmeyeceğini savunan Demir, samimiyetten uzak adımlara tepki gösterdi: ​Geçici Çözümler: Kamuoyu tepkisinden sonra yol kenarlarına apar topar bırakılan yiyecek ve yuvalarla bu vahşetin üstü örtülemez. ​Görev Bilinci: Önce insan olma vasfı, ardından görev bilinci gelir. Bu görüntülerin ortaya çıkması, sorumluluğun yerine getirilmediğinin kanıtıdır. ​"Eskişehir Teşkilatı Olarak Takipçisiyiz" ​Komşu ildeki bu duruma sessiz kalmayan Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanlığı, konuyu yakından takip edeceklerini duyurdu. Hasan Demir, yaşananları gündeme getiren duyarlı vatandaşlara teşekkür ederken, hayvan haklarının korunması ve sorumluların hesap vermesi için mücadelenin süreceğini vurguladı.

Kazım Kurt’tan Karşıyaka-Eskişehirspor Maçı Sonrası Sert Tepki Haber

Kazım Kurt’tan Karşıyaka-Eskişehirspor Maçı Sonrası Sert Tepki

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, İzmir’de oynanan Karşıyaka – Eskişehirspor müsabakasında Eskişehirspor taraftarına yönelik uygulanan kısıtlamalara ve emniyet güçlerinin müdahalesine sert tepki gösterdi. Kurt, "Kadın ve çocukların olduğu bir topluluğa yapılan bu yaklaşım ne vicdana ne hukuka sığar" dedi. ​Eskişehirspor Taraftarına İzmir’de Engel! ​TFF 3.Ligin 27'inci haftasında İzmir ’de gerçekleşen kritik Karşıyaka – Eskişehirspor karşılaşmasına, saha içindeki mücadeleden çok tribünlerde yaşanan olaylar damga vurdu. Deplasman tribününde yerini almak isteyen binlerce Eskişehirspor taraftarı, stat kapasitesi yeterli olmasına rağmen içeri alınmadı. ​"Orantısız Müdahale Asla Kabul Edilemez" ​Yaşanan olayları yakından takip ettiğini belirten Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamada taraftara yönelik sergilenen tutumu eleştirdi. Başkan Kurt, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​"Stat kapasitesi yeterli olmasına rağmen taraftarımızın içeri alınmaması ve ardından uygulanan orantısız müdahale asla kabul edilemez. Kadın ve çocukların da bulunduğu taraftarımıza yönelik bu yaklaşım ne vicdana ne de hukuka sığar." ​Yetkililere "Sorumluluk Alın" Çağrısı ​Olayların ardından büyük bir üzüntü duyduğunu ifade eden Kazım Kurt, yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için yetkili mercileri göreve davet etti. İzmir’deki organizasyon hataları ve güvenlik güçlerinin müdahalesi hakkında derhal inceleme başlatılması gerektiğini vurguladı. ​"Tüm Taraftarlarımıza Geçmiş Olsun" ​Başkan Kurt, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: "Olaylarda zarar gören tüm taraftarlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Eskişehir’e dönüş yolunda olan tüm hemşerilerime ve Eskişehirsporlulara kazasız belasız yolculuklar diliyorum." ​Eskişehirspor Camiası Ayakta ​İzmir deplasmanında yaşananlar, Eskişehirspor camiasında ve sosyal medyada geniş yankı buldu. Taraftar grupları, boş kalan tribünlere rağmen kendilerinin içeri alınmamasını "futbolun ruhuna aykırı bir engelleme" olarak nitelendirdi. Kazım Kurt’un açıklaması, haksızlığa uğradığını düşünen binlerce siyah-kırmızılı taraftarın sesi oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.