SON DAKİKA
Hava Durumu

#Siyasi Tercih

Porsuk Haber Ajansı - Siyasi Tercih haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyasi Tercih haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emeklimize Refah Değil Sefalet Dayatılmıştır! Haber

Emeklimize Refah Değil Sefalet Dayatılmıştır!

Cumhuriyet Halk Partisi İşçi, Memur Sendikaları ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, emekli bayram ikramiyesi ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Genel Başkan Yardımcısı Karasu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi "AKP iktidarı, bayram öncesi emeklilerimizin bayram ikramiyelerine herhangi bir zam yapılmayacağını açıklamıştır. Bu karar, 17 milyon emeklimize; “size verilecek kuruşumuz yok, başınızın çaresine bakın” demekten başka bir anlam taşımamaktadır. Milyonlarca emeklimizin aylıklarına bin TL zam yapmamak için kırk takla atanlar; 17 milyon emeklimize bayram öncesi bir avuç mutluluğu dahi çok görmüştür. Bugün Türkiye’nin birinci gündemi geçimdir. Mutfaktır. Kiradır. Faturadır. Pazarda eksilen filedir. 17 milyon emeklinin çok büyük bir kısmı açlık sınırının altında gelirle yaşam mücadelesi vermektedir. Emeklilik, bir ömürlük emeğin karşılığıdır. Ancak AKP iktidarı, emekliliği onurlu bir yaşam dönemi olmaktan çıkarmış, hayatta kalma mücadelesine dönüştürmüştür. Ekonomide büyüme rakamları açıklanıyor. “Türkiye büyüyor” deniliyor. Ancak bu büyüme, emeğin ve emeklinin hanesine yazılmıyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adeta noter makamına dönüştürdüğü TÜİK verileri açık gerçeği ortaya koymaktadır: İşgücü ödemelerinin milli gelir içindeki payı %43,7’den %33,7’ye gerilemiştir. Türkiye ekonomisi büyürken, emeğin milli gelirden aldığı pay düşmüştür. Bu tablo tesadüf değildir. Bu tablo bir siyasi tercih ve AKP İktidarının yönetim anlayışıdır. Büyümeden, sermaye daha fazla pay alırken, emekçi ve emekli sistemli biçimde yoksullaştırılmıştır. Emeklilerimize refah değil, sefalet dayatılmıştır. Bayram ikramiyesinin 4 bin TL seviyesinde tutulması, bugünün Türkiye’sinde bir ikramiye anlamı taşımamaktadır. Bu tutar, artan hayat pahalılığı karşısında ancak sembolik bir harçlık düzeyindedir. Emeklilerimize sadaka mantığıyla yaklaşan bu anlayışı kabul etmiyoruz. Buradan AKP iktidarına ve ortaklarına açıkça sesleniyoruz: Önümüz bayramdır. 17 milyon emeklimizi ve ailelerini bu ekonomik tabloda mahcup etmeyin. Emekliye hakkını teslim edin. Bu ülkenin dünü, hafızası, üretimi ve alın teri olan emeklilerimize saygı göstermek, sosyal devletin ve hükümetlerin asgari sorumluluğudur. Bugün küçücük bir artışın dahi yapılmaması, emekliye bakışın özetidir. Bu tablo, AKP politikalarının doğrudan sonucudur. Emeklinin onurunu savunmaya devam edeceğiz. Geçim derdini siyasetin merkezine taşımayı sürdüreceğiz. Emekli bayram ikramiyesini, bir asgari ücret seviyesine çıkaracak; bu adaletsiz düzen karşısında sessiz kalmayacağız! Bugün sefalet koşullarında hayata mahkum ettiğini 17 milyon emeklimizin vicdanı, iradesi ve sandıktaki sözü, bu ülkenin yarınını belirleyecektir.

Deprem Bölgesinde Enkazı CHP'li Belediyeler Kaldırıyor Haber

Deprem Bölgesinde Enkazı CHP'li Belediyeler Kaldırıyor

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte bir hafta boyunca deprem bölgesinde saha çalışmaları yürüttü. Osmaniye, Kahramanmaraş, Gaziantep, Hatay, Adıyaman ve Malatya’yı kapsayan programda, depremin üzerinden geçen zamana rağmen çözülmeyen sorunlar yerinde incelendi. Ziyaret edilen her ilde benzer bir tabloyla karşılaşıldı. Konteyner kentlerde süren belirsizlik, altyapı eksiklikleri, kalıcı konutların gecikmesi ve sosyal destek ihtiyacı, yurttaşların en sık dile getirdiği başlıklar arasında yer aldı. Kış, sahadaki gözlemlerinin depremin yalnızca doğal bir afet değil, aynı zamanda bir yönetim sorunu olduğunu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. “Deprem Bir Günlük Değil, Hayatlık Bir Mesele” CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bir hafta boyunca sahada yaptığı değerlendirmelerde de vurguladığı gibi, deprem bölgesinde sorunlar hâlâ tüm ağırlığıyla sürüyor. Kış, ziyaretler sırasında yapılan görüşmelerde yurttaşların en temel talebinin “unutulmamak” olduğunu belirterek, depremin yıl dönümleriyle sınırlı bir mesele olarak ele alınamayacağını söyledi. Kış, “Takvimler değişti ama konteynerlerdeki yaşam değişmedi. Deprem bitmedi, etkileri hâlâ sürüyor” değerlendirmesinde bulundu. Mersin’den Deprem Bölgesine Kesintisiz Dayanışma Depremin ilk anından itibaren Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Mersin’in CHP’li ilçe belediyeleri, deprem bölgelerinde aktif görev üstlenen yerel yönetimler arasında yer aldı. Arama kurtarma çalışmalarından sıcak yemek dağıtımına, geçici barınma alanlarının oluşturulmasından konteyner kentlerin kurulmasına kadar birçok alanda Mersin’in tüm imkânları depremzedeler için seferber edildi. Başta Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer olmak üzere, Mersin’in ilçe belediye başkanları da deprem bölgelerinde altyapı çalışmaları, içme suyu ve kanalizasyon hizmetleri, temizlik ve sosyal destek faaliyetleriyle sahada olmayı sürdürdü. Kurulan konteyner kentler, yürütülen teknik destekler ve sürdürülen sosyal hizmetlerle Mersinli belediyeler, merkezi yönetimin boş bıraktığı alanlarda sorumluluk aldı. Gülcan Kış, bu tabloya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Deprem bölgesinde bugün hâlâ enkazın kaldırılması gerekiyorsa, bunu yapanlar CHP’li belediyelerdir. İktidarın yapmadığını, yerel yönetimler yaptı. İlk günden itibaren vardık, aylar geçmesine rağmen hâlâ buradayız. Bu bir siyasi tercih değil; kamucu bir sorumluluk anlayışıdır. Sahada gördüklerimiz bize şunu açıkça gösteriyor: İyi ki Cumhuriyet Halk Partili belediyeler var. Çünkü iktidarın yapmadıklarını, onlar el birliğiyle şehir şehir hayata geçiriyor.” “Boşluğu Dayanışma Doldurdu” Kış, deprem bölgesine yapılan ziyaretlerin yalnızca bir anma programı olmadığını, sahadaki gerçeklerin kayıt altına alınması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Kalıcı konutların gecikmesi, altyapı sorunlarının devam etmesi ve sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği, ziyaret edilen tüm kentlerde ortak bir sorun olarak öne çıktı. CHP’li belediyelerin bu boşluğu dayanışmayla doldurduğunu belirten Kış, “Bu bölgelerde hayat, yerel yönetimlerin omuz vermesiyle ayakta kalıyor. Deprem bölgesini unutturmayacağız” dedi. “CHP Sahada Olmaya Devam Edecek” CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, bir haftalık saha programının ardından yaptığı değerlendirmede, CHP’li belediyeler, parti örgütü ve Genel Başkanlık düzeyinde deprem bölgesinde olmaya devam edeceklerini belirterek, “Bu büyük yıkımın üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

CHP'li Kış: ''Bu Düzenleme CHP’li Belediyeleri Hedef Alıyor'' Haber

CHP'li Kış: ''Bu Düzenleme CHP’li Belediyeleri Hedef Alıyor''

CHP Mersin Milletvekili ve TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Üyesi Gülcan Kış, komisyonda görüşülen Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne sert eleştiriler yöneltti. Kış, konut, çevre, mülkiyet, denetim ve yerel yönetimlere ilişkin birçok başlığın aynı torba içinde düzenlenmesini “merkeziyetçi, sorumluluktan kaçan ve seçilmiş iradeyi zayıflatan bir siyasi tercih”olarak niteledi. Komisyondaki konuşmasında torba yasa pratiğinin artık bir istisna değil, kalıcı bir yönetim yöntemi haline geldiğini vurgulayan Kış, “Her torba yasada yetki Ankara’da toplanıyor, sorumluluk belirsizleştiriliyor. Yerel yönetimlerin, yurttaşın ve seçilmiş iradenin alanı sistematik biçimde daraltılıyor” dedi. Acele kamulaştırma istisna olmaktan çıkarılıyor Teklifte sosyal konut ve yeni yerleşim alanları gerekçesiyle acele kamulaştırmanın olağan bir uygulamaya dönüştürüldüğüne dikkat çeken Kış, acele kamulaştırmanın ancak savaş, afet ve zorunlu hallerde başvurulabilecek istisnai bir yöntem olduğunu hatırlattı. “500 bin konut vaadine yetişmek için olağanüstü yetkileri olağan hale getiriyorsunuz” diyen Kış, mülkiyet hakkının idari takvimlere ve siyasi hedeflere göre askıya alınamayacağını vurguladı. TOKİ’ye miras yetkisi: Hukuk değil tahsilat esas alınıyor Teklifte TOKİ’ye verilen yetkilerin de ciddi sakıncalar içerdiğini belirten Kış, mirasçılık gibi yargısal güvence gerektiren bir alanda idarenin tek taraflı yetkilendirilmesini eleştirdi. TOKİ’nin doğrudan alacaklı konumda olduğuna işaret eden Kış, “Yargı denetimi zayıflatılıyor; hukuk devleti ilkesi yerine tahsilat öncelikli bir anlayış getiriliyor” değerlendirmesinde bulundu. Kartalkaya uyarısı: Yetki var, sorumluluk yok Yangın güvenliği ve denetim başlıklarında getirilen düzenlemelere de değinen Kış, Kartalkaya’daki yangın faciasını hatırlatarak, “Yetkinin parçalandığı, sorumluluğun belirsizleştiği bir sistemde herkes yetkili oluyor ama kimse hesap vermiyor” dedi. Kış, can güvenliği gibi hayati bir konuda hesap verebilirliğin ortadan kaldırılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Deprem gerçeği ve jeoloji mühendisleri Teklifin deprem gerçeğiyle bağdaşmadığını da belirten Kış, zemin ve temel etütlerine ilişkin düzenlemelerin jeoloji mühendislerini ve mevcut bilimsel denetim sistemini dışladığını söyledi. “Depremlerde binlerce can kaybetmiş bir ülkede yapılması gereken bilimi ve mühendisliği güçlendirmektir; bu düzenleme ise meslek alanlarını tasfiye ediyor” diyen Kış, bu yaklaşımın yapı güvenliğini ve kamu yararını riske attığını ifade etti. “Asıl niyet 17’nci maddede açıkça görülüyor” Teklifin geneline ilişkin değerlendirmelerinin ardından 17’nci maddeye özel vurgu yapan Kış, bu maddenin teknik değil, doğrudan siyasi bir düzenleme olduğunu söyledi. 17’nci maddeyle belediyelerin ve belediye şirketlerinin şirket kurma, ortak olma, kooperatif kurma ve hisse edinme faaliyetlerinin Cumhurbaşkanı iznine bağlandığını hatırlatan Kış, “Bu bir denetim düzenlemesi değildir; açık bir izin rejimidir” dedi. Mevcut mevzuatta belediyelerin şirket kurma yetkisinin açıkça tanımlı olduğunu belirten Kış, daha önce yargı tarafından reddedilen bir uygulamanın bu kez kanun yoluyla geri getirilmeye çalışıldığını ifade etti. “Kriteri olmayan, sınırı olmayan bu yetki keyfiliğe ve siyasallaşmaya açıktır” diye konuştu. “Bu düzenleme CHP’li belediyeleri hedef alıyor” 17’nci maddenin fiiliyatta hangi sonuçları doğuracağına da dikkat çeken Kış, “Hangi belediyeye izin verilecek, hangisine verilmeyecek? Bunun ölçütü kanunda yok” diyerek düzenlemenin sınırsız takdir yetkisi yarattığını vurguladı. CHP’li belediyelerin kadın kooperatifleri, üretici birlikleri ve sosyal projelerle yurttaşın hayatına doğrudan dokunduğunu hatırlatan Kış, “Bu madde, sandıkta kaybedilen belediyeleri masada Saray iznine bağlama girişimidir” dedi. “Torba yasayla ülke yönetilmez” Konuşmasının sonunda teklifin bütününe karşı olduklarını net bir dille ifade eden Kış, “Biz denetime karşı değiliz; ancak sınırı, kriteri ve hukuki güvencesi olmayan bir izin rejimine karşıyız. Yerel yönetimleri adım adım işlevsizleştiren bu anlayışı kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı. Kış, Cumhuriyet Halk Partisi olarak mülkiyet hakkını, can güvenliğini, meslek alanlarını ve seçilmiş iradeyisavunmaya devam edeceklerini belirterek, “Bu torba yasa bu haliyle geçemez” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.