SON DAKİKA
Hava Durumu

#Siyaset

Porsuk Haber Ajansı - Siyaset haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyaset haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kazım Kurt'u Anlatan Kitap Özgür Özel İle Buluştu Haber

Kazım Kurt'u Anlatan Kitap Özgür Özel İle Buluştu

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt kendi yaşam öyküsünü konu alan ve gazeteci-yazar Arif Anbar tarafından kaleme alınan ‘Kazım Kurt: Bir Halk Adamının Yolculuğu’ kitabını, Özgür Özel’e takdim etti. Gazeteci-yazar Arif Anbar'ın kaleme aldığı ‘Kazım Kurt: Bir Halk Adamının Yolculuğu’, Eskişehir’de gerçekleştirilen program sırasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e takdim edildi. BAŞKAN KURT’TAN PAYLAŞIM Başkan Kurt, sosyal medya hesabından Özgür Özel ile birlikte çekilen fotoğrafı paylaşarak şu ifadeleri kullandı: “Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e, gazeteci-yazar Arif Anbar’ın kaleme aldığı, hayat yolculuğumu anlatan kitabı takdim ettim. Halkın içinden gelen bir yaşamın ve mücadelenin satırlara döküldüğü bu çalışmayı kendisiyle paylaşmak benim için ayrıca anlamlıydı.” BİR HAYAT HİKÂYESİ VE TÜRKİYE’NİN SİYASAL PANORAMASI Şubat 2026’da gazeteci-yazar Arif Anbar imzasıyla Cumhuriyet Kitapları tarafından yayımlanan 248 sayfalık eser, Kazım Kurt’un yaşam öyküsünü merkezine alıyor. Siyasi liderler, biyografi ve nehir söyleşi türünde kaleme alınan kitap, Kurt’un köyden başlayan hayat yolculuğunu siyaset sahnesine uzanan süreciyle birlikte anlatırken, Türkiye’nin çok partili dönemden günümüze uzanan siyasal ve toplumsal dönüşümüne de ışık tutuyor. “Kazım Kurt: Bir Halk Adamının Yolculuğu” adlı kitap, Türkiye genelinde birçok kitapçı ve çevrim içi satış platformunda yer alırken, Eskişehir’de ise İnsancıl Kitabevi ve Adımlar Kitabevi aracılığıyla okurlarla buluşuyor. Kitap, Kazım Kurt’un halk odaklı siyaset anlayışını ve yerel yönetim deneyimlerini anlatması bakımından dikkat çekiyor.

Eskişehir Kadınların Önde Olduğu Örnek Bir Kent Haber

Eskişehir Kadınların Önde Olduğu Örnek Bir Kent

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü dolayısıyla kadınlarla düzenlenen iftar programına katıldı. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özel, iftar programında yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi, “Efendim hepiniz hoş geldiniz. 11 aydır özlenen, iki aydır yolu gözlenen ve 18’inci iftarında buluştuğumuz Ramazanınız mübarek olsun. Tuttuğunuz oruçların, ettiğiniz duaların kabul olmasını diliyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum” dedi. Genel Başkan Özgür Özel, şunları söyledi: “ESKİŞEHİR, KADINLARIN ÖNDE OLDUĞU ÖRNEK BİR KENT” “Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Bugünü bir ilde geçireceğiz. Bununla ilgili Kadın Kolları Genel Başkanımız Asu Hanım bunun için Eskişehir’e gelmeyi önerdi, ‘Tüm günü Eskişehir’de geçirelim’ dedi. Çünkü Eskişehir’de Yılmaz Büyükerşen gibi efsanevi bir rektör, belediye başkanı ve Türkiye’de çok bilinen hizmetleri ile görevini tamamlamış olan bir belediye başkanından sonra göreve bir kadın, bir hukukçu, bir hakim, daha sonra belediyeciliği genel sekreterlikle deneyimlemiş ve başarıyla götürmüş birisi aday olmuştu. Biz onu Eskişehir’e emanet etmiştik. Eskişehir sağ olsun bizi kırmadı ve ona muhteşem bir destek verdi. O da tüm arkadaşlarımızla birlikte çok başarılı, örnek bir belediyecilik yapıyor. Bir kadının büyükşehir belediye başkanı olduğu ve kadınlara çok değer veren, onları her zaman… Bilhassa çok sevdiğim bir şey; Sevgili Ahmet Ataç ve Kazım Kurt, salı günleri Eskişehirli kadınları hep Meclis’e taşırlar. Gelirler, Anıtkabir‘i ziyaret ederler. Grup toplantımızı izlerler, Meclis’i gezerler. Kadınlara çok önem verilen, kadınların çok önde olduğu, hem siyasette hem de toplumsal yaşamda örneği bir örnek bir kent burası. Günü burada geçirmek istedik. Hepinizin bir kez daha 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.” “BU RAMAZAN SOFRASINDA TÜM DÜNYAYA BARIŞ DİLİYORUZ” “Tabii bir yandan Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz. Ama bir yandan hem kadın cinayetleriyle, hem kadına karşı şiddetle hepimiz üzülüyoruz, kahroluyoruz ve bunların bir an önce azalmasını, yok olmasını temenni ediyoruz. Bununla ilgili bugün önemli toplantılar yaptık, çok değerli konuşmalar dinledik. Kadınları dinledik ve gelecekte Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarına yönelik de neler düşündüğümüzü Eskişehir’de paylaştık. Aynı zamanda Ramazan ayındayız. Bir kadın iftarında buluştuk. Bu kadar kalabalık, bin 500’ün üzerinde kadınla birlikte iftar yapmak bizim için çok büyük bir onur. Ramazan İslam dünyası açısından çok önemli. Küslüklerin unutulduğu, barışların sağlandığı, herkesin birbirinin halinden anlamaya çalıştığı bir dönem. Ama maalesef böyle bir mübarek ayda İsrail’le Amerika, İran’a saldırdılar. İran’ı bombalıyorlar, İran’a füzeler atıyorlar. Savaşın ilk günlerinde 160 küçücük kız öğrenci okulda vuruldu. Okulları vuruldu, hayatlarını kaybettiler. Bin 500’e yakın kişi şu ana kadar hayatını kaybetti. Bu Ramazan sofrasından hem İran’a, hem Filistin’e, hem bütün dünya coğrafyasına barış dileyelim.” “İRAN’DA SERT VE NET TUTUM ALMAK LAZIM” “Tabii burada iki önemli şeyi söylemek gerekiyor. Bunlardan bir tanesi şu; 1 Mart 2003’te Türkiye’de bir savaş tezkeresi oylanmıştı. Rahmetli Deniz Baykal ve arkadaşları Cumhuriyet Halk Partililer, 99 AK Partili milletvekilini ikna ederek Irak’ın işgalinin Türkiye üzerinden yapılmasına engel olmuşlardı. O günlerde Sayın Erdoğan, düşman askerlerinin Mersin, İskenderun limanına gelmesini, oradan Doğu ve Güneydoğu’ya yerleşmelerini, altı büyük Amerikan askerine üs kurulmasını ve Irak’a buradan operasyon yapılmasını Amerikan Başkanı Bush’a söz vermişlerdi. Biz karşı çıktık, 99 AK Partili milletvekili ile birlikte buna engel olmuştuk. Irak’ta yine Müslüman kanı dökülmüştü ama hiç olmazsa bizim elimize bulaşmamıştı. Şimdi aynı şeyi İran’a yapıyor Amerika ve İsrail. Burada bunlara karşı sert ve net bir tutum almak lazım. Ancak maalesef bugüne kadar Amerika Birleşik Devletleri‘ne ve İsrail’e bu saldırılarını durdurmaları için gerekli tavır konmamış, tutum geliştirilmemiştir. Bu Ramazan sofrasından bir siyaset argümanı olarak değil ama bir vicdan, bir vicdani talep olarak bunu bir kez daha dile getirmeyi önemli görüyorum.” “TRUMP’IN FİLİSTİN’İ İŞGAL MASASINDAN DERHAL KALKIN” “Bir diğeri ise Filistin. Malum Filistin sorunu yaşanıyor. Gazze’de büyük bir katliam yaşandı. 71 bin, çoğu çocuk ve kadın Filistinli hayatını kaybetti. Dünya buna tepki vermekte gecikti, sonradan tepkiler gelişti ama Amerikan Başkanı Trump geldi. ‘Gazze’yi gördüm, çok güzelmiş. Orada Filistinlilerin ne işi var? Oraya güzel oteller, casinolar, kumarhaneler kuracağım. Önünde de hidrokarbonlar var, onları istiyorum’ dedi. Bizim ‘savaş suçlusu’ dediğimiz Netanyahu’ya ‘savaş kahramanı’ dedi. En sonunda bu büyük binaları, casinoları, kumarhaneleri, otelleri yapmak için oraya bir kurul oluşturdu. Utanmadan adına da ‘barış kurulu’ dedi, bütün dünya ülkelerini çağırdı. Dünyanın aklı başında liderleri, Avrupa’nın aklı başında, Trump‘a teslim olmayan liderleri ‘Biz gitmeyiz’ dediler. Maalesef Türkiye gitmeye karar verdi, itiraz ettik. Dedik ki ‘Filistin Filistinlilerindir.’ ‘Efendim burada Filistin de olmayacak, İsrail de olmayacak. Biz onlara barışı getireceğiz.’ Ama ilk toplantıdan iki gün önce bir numara çektiler Netanyahu ile Trump ve İsrail de o masaya oturdu. Filistin’in olmadığı masada Trump ve İsrail’le bizim Dışişleri Bakanımız oturdu. Yarın - öbür gün de Cumhurbaşkanı oturacak. Bu doğru bir iş değildir. Ramazan mübarek günde Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum; Trump‘ın Filistin işgal masasından derhal kalkın.Buradan, bu iftar sofrasından, bu ” “ESKİŞEHİR’DE TÜM BELEDİYELERİ KAZANIP TARİHE GEÇECEĞİZ” “Gün boyunca kadınlarla beraber olduk. Belediye başkanlarımızla beraber olduk. Bulunduğumuz yerlerde, kimini andık, kimini anamadık. Ama bugün bu toplantıda tüm belediye başkanlarımızla birlikteyiz. Ben çok değerli belediye başkanlarımız, Odunpazarı Belediye Başkanımız Kazım Kurt’a, Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’a, Alpu Belediye Başkanımız Gürbüz Güller’e, Beylikova Belediye Başkanımız Hakan Karabacak’a, Çifteler’de sevgili Zehra Konakçı’ya, Mahmudiye‘de İshak Gündoğan‘a, Seyitgazi’de Uğur Tepe‘ye, Sivrihisar’da Habil Dökmeci‘ye ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’ye bir kez daha çok teşekkür ediyorum. Bu güçlü ekibe sahip çıkan tüm ilçe başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Belediyelerini kazanamadığımızı ilçe başkanlarımız var güçleriyle çalışacaklar. İnşallah Cumhuriyet Halk Partisi’ni önce iktidar yapacağız. Sonra Eskişehir’de tüm belediyeleri kazanıp tarihe bir kez de böyle geçeceğiz. Ferhat Başkanıma, ilçe başkanlarıma teşekkür ediyorum. Aramızda bulunan kadın muhtarları, sivil toplum örgütü temsilcilerini, çiftçi kadınları, emekçi kadınları, hele hele en çok da evdeki emekleri ücretlendirilmeyen, emeklilik hakkı bile olmayan ev kadınlarını saygıyla selamlıyorum. Hepiniz iyi ki varsınız.” “ATATÜRK’ÜN PARTİSİNİ EV KADINLARINA EMANET EDİYORUM” “Buradan şu müjdemi vermek istiyorum. Ama altı ay sonra, ama bir yıl sonra ama en geç 1,5 yıl sonra seçim olacak. Cumhuriyet Halk Partisi iktidar olacak. İktidarımızda iş bulamadığımız, veremediğimiz ya da evde çalışmak zorunda kalan tüm ev kadınlarının sigorta hakkı olacak, emeklilik hakkı olacak. Söz veriyorum. Son sözüm: Herkes çocuğunun geleceği iyi olsun ister. Artık ülkede bundan sonra her şeyin iyi olması için kararı anneler verecek. Emeklilerin, emekçilerin, çiftçilerin, esnafların kararı tamam. Artık sıra ev kadınlarında, ev hanımlarında. Tüm ev hanımlarını, ev kadınlarını daha zengin bir ülkede, çorbanın daha kolay kaynadığı bir ülkede gelecek kaygısı duyulmayan bir ülkede, çocuğunun, torununun daha iyi yaşamasını istediğiniz bir ülkede yaşamak istiyorsanız, ben ev kadınlarına emanet ediyorum Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun.”

Kadın Meselesini Bir Adalet Meselesi Olarak Görüyoruz Haber

Kadın Meselesini Bir Adalet Meselesi Olarak Görüyoruz

Anahtar Parti Eskişehir İl Kadın, Aile ve Sosyal Politikalar Başkanı Meral Öztürk, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Anahtar Parti Eskişehir İl Kadın, Aile ve Sosyal Politikalar Başkanı Meral Öztürk yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Bugün sadece bir siyasi sorumlulukla değil, aynı zamanda bir kadın, bir anne ve toplumun geleceğine inanan bir yurttaş olarak konuşuyorum. Çünkü biliyoruz ki bir toplumun gücü, kadınlarının ne kadar güvende ve ne kadar değer gördüğü ile ölçülür. Kadın güçlü ise aile güçlüdür. Aile güçlü ise toplum güçlüdür. Bu yüzden kadının değeri yalnızca bir gün hatırlanacak bir konu değil, her gün savunulması gereken bir insanlık meselesidir. Ne yazık ki ülkemizde birçok kadın hâlâ şiddetle, baskıyla ve eşitsizlikle karşı karşıya kalıyor. Her kaybedilen kadın sadece bir hayatın değil, bir ailenin, bir geleceğin ve bir umudun eksilmesidir. Hiçbir kadının korku içinde yaşamak zorunda kalmadığı bir Türkiye mümkün. Kadınların sokakta, evinde, iş yerinde, hayatın her alanında güvenle yaşayabildiği bir ülke kurmak mümkündür. Bunun için güçlü bir irade, kararlı bir siyaset ve samimi bir mücadele gerekir. Anahtar Parti olarak kadın meselesini bir sosyal politika başlığı olarak değil, bir adalet meselesi olarak görüyoruz. Kadının yaşam hakkını, güvenliğini ve toplumsal eşitliğini temel bir insan hakkı olarak kabul ediyoruz. Bu nedenle buradan açıkça ilan ediyoruz. Kadını koruyamayan düzeni değiştireceğiz. Şiddeti durdurmayan sistemi düzelteceğiz. Kadınların sadece korunmaya değil, güçlenmeye ve eşit fırsatlara ulaşmaya hakkı vardır. Eğitimde, çalışma hayatında, siyasette ve karar alma mekanizmalarında kadınların daha güçlü temsil edilmesi için mücadele edeceğiz. Ve bu mücadelede bir adım bile geri atmayacağız. Şiddet durana kadar susmayacağız. Her fail hak ettiği cezayı alana kadar mücadelemizi bırakmayacağız. Koruma tedbirleri ile kadınların yaşamın her alanında güven içinde hissedeceği güne kadar kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki bir kadın daha eksilmeyeceğimiz bir Türkiye mümkündür. Bugün 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü. Bu gün sadece bir kutlama değil, aynı zamanda hatırlama ve sorumluluk günüdür. Emek veren, üreten, büyüten, hayatı güzelleştiren tüm kadınların günü. Bizler Anahtar Parti olarak kadınların sesi olmaya, haklarını savunmaya ve daha adil bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü inanıyoruz ki bu kapıyı açacak anahtar bizdedir. Ve o anahtar, kadınların gücüyle Türkiye’nin geleceğini değiştirecektir."

Kemalist Türk Devrimi Sonsuza Kadar Var Olsun! Haber

Kemalist Türk Devrimi Sonsuza Kadar Var Olsun!

AHPADİ Derneği tarafından 3 Mart Devrim Yasalarının kabulünün 102'inci yılı dolayısıyla bir açıklama yapıldı. AHPADİ Dernek Başkanı Mehmet Ektaş yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Saygıdeğer basın çalışanlarımız; "Laik Hukuk Devrimini Korumak, Cumhuriyeti Korumaktır" ana düşüncesiyle kurulan, Kemalist Türk Devriminin sonsyza kadar yaşaması için mücadeleyi kendine görev ve sorumluluk bilen Derneğimiz, bugün Devrimimizin en önemli köşe başlarından olan "Devrşm Yasaları"nın yıldönümünü kutlamanın eşsşz onurunu yaşıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen üç devrim yasası, laik hukuk devletimizin temeli ve Cumhuriyet’in yol haritası niteliğindedir. Bu üç yasa, Kemalist Türk Devriminin taşıyıcı kolonlarıdır. Bu üç yasa ile ikili hukuk ve ikili eğitim sistemi ile hilafet kaldırılarak demokratik, laik hukuk devleti yolunda en büyük adım atılmıştır. Kabul edilen ilk kanunla, dinin ve ordunun siyaset aracı olarak kullanılmasının önlenmesi amaçlanmıştır. Şeriye ve Evkaf Bakanlığı kaldırılmış; Şeyhülislamlık, şeri mahkemeler ve fetva usulü tarihe karışmıştır. İkinci olarak kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu (öğretim Birliği Yasası) ile kız çocuklarına erkek çocuklarıyla eşit eğitim imkanı sağlanmış ve bilimsel düşüncenin önü açılmıştır. Üçüncü kanun ile de hilafet kaldırılarak, laiklik ilkesinin temeli atılmıştır. Bugün geldiğimiz noktada, karşı devrimci hareketin, ele geçirdiği iktidar gücü ile bu üç temel yasayı etkisizleştirdiğini üzüntü ve esefle takip ediyoruz. Milli Eğitimde, Diyanet Akademisi, Kız Okulları, Abadolu İmam Hatip Lise ve Teknik Okulları ve daha bir çok uygulama ile öğretim birliği ağır yara aldı. Ordu, siyasileştirildi. Meydanlarda, izin verilen mitinglerde atılan "Hilafet isteriz" slogankarı ile hilafet için zemin oluşturulmaya başlanıldı. Farkındayız. Yılmadan mücadeleye devam edeceğiz. Cumhuriyet’in eşsiz hukuk devriminin sacayağını oluşturan ve TÜRKİYE’nin çağdaş dünyanın onurlu bir üyesi olmasının önünü açan 3 Mart Devrim Yasalarının kabul edilmesinin 102. yılı kutlu olsun! Kemalist Türk Devrimi sonsuza kadar var olsun!"

"Kazım Kurt Bir Halk Adamının Yolculuğu" Raflarda Haber

"Kazım Kurt Bir Halk Adamının Yolculuğu" Raflarda

Kazım Kurt Bir Halk Adamının Yolculuğu, Şubat 2026 itibarıyla okurlarla buluştu. Cumhuriyet Kitapları tarafından yayımlanan ve 248 sayfadan oluşan eser, gazeteci-yazar Arif Anbar imzası taşıyor. Siyasi liderler, biyografi ve nehir söyleşi türündeki kitap, siyasetçi Kazım Kurt’un yaşam öyküsü üzerinden Türkiye’nin çok partili dönemden bugüne uzanan siyasal ve toplumsal panoramasını gözler önüne seriyor. CUMHURİYET’İN İMKANLARIYLA SÖZ SAHİBİ OLDU 1950’li yıllarda yoksul bir köy çocuğu olarak dünyaya gelen Kazım Kurt’un Cumhuriyet’in sağladığı imkânlarla eğitim alarak siyaset sahnesine uzanan yolculuğu, kitapta tüm açıklığıyla anlatılıyor. Kurt’un kendi kaleminden yazdığı önsözde yer alan şu ifadeler, eserin temel ruhunu ortaya koyuyor: “Türkiye hepimizin! Bu topraklar üzerinde yaşayan halkımız, her şeyin en iyisine layık. Her ne zorluk altında olursak olalım, birlik içerisinde çağdaşlık mücadelesi verdiğimiz sürece umut hep var olacak. Ve her yurttaşımız, buna yürekten inanıyorum ki, çok yakın gelecekte, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarıyla beraber insan onuruna yakışır bir yaşama kavuşacak. Bütün mücadelem, bütün mücadelemiz, bunun içindir ve bu mücadele, en şerefli mücadeledir.” Kitap; aynı zamanda “doğru siyaset nasıl yapılır?” sorusuna verilen kapsamlı bir yanıt niteliği taşıyor. TÜRKİYE’NİN DEMOKRASİ SERÜVENİNE TANIKLIK Arif Anbar, sunuş yazısında Türkiye’de demokrasinin tarihsel kırılma noktalarına dikkat çekiyor ve özellikle son yıllarda yaşanan siyasal gelişmeleri ele alıyor. Kitap, Kazım Kurt’un kişisel hikâyesi üzerinden Türkiye’nin demokrasi mücadelesini, yerel ve genel siyasetin dinamiklerini, bedel ödenen mücadele yıllarını ve halk odaklı siyaset anlayışını mercek altına alıyor. Eser; siyaset bilimi meraklılarına, yakın dönem Türkiye tarihini anlamak isteyenlere, yerel yönetim deneyimlerine ilgi duyanlara ve toplumsal mücadele hikâyelerine değer veren okurlara hitap ediyor. Kitap, 1950’lerden bugüne Türkiye’nin dönüşümünü bireysel bir hikâye üzerinden aktarıyor. Böylece yerel tarih ile ulusal siyaset iç içe geçiyor; Eskişehir’in sokaklarıyla Türkiye’nin büyük kırılmaları aynı anlatı zemininde buluşuyor. NEREDEN TEMİN EDİLEBİLİR? Arif Anbar tarafından kaleme alınan “Kazım Kurt Bir Halk Adamının Yolculuğu” başta Cumhuriyet Kitapları olmak üzere birçok kitapçıda, yayınevinde ve online satış platformlarında yerini aldı. Eskişehir’de kitabı edinmek isteyen okurlar, İnsancıl Kitabevi ve Adımlar Kitabevi’ni ziyaret edebilecek. ARİF ANBAR KİMDİR? Arif Anbar, 12 Eylül 1987’de Tokat’ın Zile ilçesinin Yaylakent köyünde dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Muğla’nın Ortaca ilçesinde tamamladı. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi İletişim Tasarımı ve Yönetimi bölümünden mezun oldu. Pek çok sivil toplum örgütünde yönetici olarak görev aldı. Sakarya, Anadolu, Sonhaber ve Milli İrade gazeteleri ile ES TV ve Kanal 26’da görev yaptı. Okyanus dergisi ile Sağlı Sollu Haber internet haber portalının kuruculuğunu üstlendi. Bir dönem Sözcü ile Yurt gazetelerinin Eskişehir Temsilcisi ve Cumhuriyet gazetesinin Eskişehir muhabiri olarak çalıştı. 2013 yılında Tabipler Odası’nın vermiş olduğu basın sağlık ödülünü almaya hak kazandı. 2014 yılında Gazeteciler Cemiyeti tarafından haber dalında ödüle layık görüldü. 2019 yılında Eskişehir Başarı Ödülleri organizasyonu kapsamında verilen yılın televizyon programcısı ve köşe yazarı ödülünün sahibidir. Anbar, evli ve bir çocuk babasıdır.

ESKİ’yi Altyapı Sorununu Kalıcı Olarak Çözmeye Davet Ediyorum Haber

ESKİ’yi Altyapı Sorununu Kalıcı Olarak Çözmeye Davet Ediyorum

Anahtar Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Banu Şahin Baksan Sanayi Sitesi’nde yaşanan altyapı sorununu ile ilgili olarak bir açıklama yaptı. İlçe Başkanı Banu Şahin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Artık gerçekten insanın sabrı zorlanıyor. Eskişehir Baksan Sanayi Sitesi’nde her yağmurdan sonra aynı manzarayı görmekten yorulduk. Yağmur yağıyor, yollar çamur deryasına dönüyor. Su birikintileri göl gibi büyüyor. Esnaf sabah dükkânını açarken önce su ve çamurla mücadele ediyor. Müşteri gelmek istese aracını nereye sokacağını şaşırıyor. Bu tablo ne bugünün ne de dünün meselesi. Yıllardır aynı. Bu konu basında defalarca yer aldı. Esnaf konuştu, vatandaş konuştu. Şikâyetler iletildi, çağrılar yapıldı. Ama her yağmur sonrası yine aynı görüntülerle karşılaşıyoruz. Demek ki ortada geçici değil, kronik bir altyapı sorunu var. Son yağışlardan sonra da Baksan yine gündeme geldi. İnsanlar haklı olarak ses yükseltti. Mizasen yapanlar dahi oldu. Ancak ESKİ’den kamuoyunu rahatlatacak, çözüm takvimi içeren net bir açıklama gelmedi. Bu sessizlik kabul edilebilir değil. Sorun ortada, mağduriyet ortada. O halde artık topu taca atmanın değil, sorumluluk almanın zamanı. Tepebaşı Belediyesi ekipleri sıkıntılı olduğu bilinen noktalara kum dökerek anlık bir müdahalede bulundu. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum. En azından insanlar o çamurun içinde tamamen kaderine terk edilmedi. Ama hepimiz biliyoruz ki kum dökmek kalıcı çözüm değil. İlk yağmurda yine aynı sıkıntıyı yaşayacaksak, bu iş böyle gitmez. Baksan, bu şehrin üretim merkezlerinden birisi. Yüzlerce esnaf, binlerce çalışan burada ekmeğini kazanıyor. Bu insanlara her yağmurda çile çektirmek kimsenin hakkı değil. Buradan açıkça çağrı yapıyorum. ESKİ’yi Baksan Sanayi Sitesi’ndeki altyapı sorununu kalıcı olarak çözmeye davet ediyorum. Yağmur suyu drenaj hatları, yol ve zemin düzenlemeleri için net bir plan ve takvim kamuoyuyla paylaşılmalıdır. İnsanlar artık laf değil, icraat görmek istiyor. Biz bu konunun takipçisi olacağız. Çünkü mesele siyaset değil. BAKSAN esnafı bu durumu hak etmiyor. 2026 yılı Eskişehir yılı olsun istiyorsanız 2026 yılı içerisinde bu sorun tarihe karışsın."

İYİ Parti Lideri Dervişoğlu Mihalgazi'de Haber

İYİ Parti Lideri Dervişoğlu Mihalgazi'de

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Mihalgazi ilçesine gelerek Belediye Başkanı Zeynep Güneş’i ziyaret etti. Başkan Dervişoğlu’na ziyaretinde; İYİ Parti Genel Başkan Yardımcıları, GİK Üyesi Melih Aydın, İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan ve AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak'da hazır bulundu. ​Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu ve İYİ Parti Heyeti, Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’i makamında ziyaret ederek, geçtiğimiz günlerde sosyal medya üzerinden kıyafeti hedef gösterilerek gerçekleştirilen çirkin ve kabul edilemez saldırı nedeniyle geçmiş olsun dileklerini iletti. Ziyarette, kadının toplumsal hayattaki yerinin ve hür iradesinin siyaset üstü bir değer olduğu belirtildi. ​​Ziyaretle ilgili olarak İYİ Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; ​"Kadınların kamusal hayattaki varlığına, tercihine ve kimliğine yönelik her türlü ayrıştırıcı, hedef gösterici ve saygısız dili reddediyoruz. Siyasetin nezaket, ahlak ve saygı zemininde yapılması gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz. İYİ Parti olarak; kadınların onurunu, emeğini ve temsil hakkını hedef alan anlayışın karşısında, eşitliği ve toplumsal dayanışmayı savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz." denildi. ​Genel Başkan Dervişoğlu ve beraberindeki heyet, Başkan Zeynep Güneş’e misafirperverliği için teşekkür ederek görevinde başarılar diledi.

Bu Bakış Açısı Ne Çağdaşlıktır, Ne de İlericiliktir! Haber

Bu Bakış Açısı Ne Çağdaşlıktır, Ne de İlericiliktir!

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e yönelik sosyal medya üzerinden yapılan saldırıya tepki gösterildi. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “Bugün burada sadece bir kıyafet tartışmasını değil, çok daha derin bir meseleyi konuşmak için bir aradayız. Anadolu kadınının yüzyıllardır alnının teriyle, emeğiyle, sabrıyla taşıdığı şalvarı ve geleneksel kıyafetleri “cahillik” olarak niteleyen üstenci anlayışı kabul etmemiz mümkün değildir. Bu bakış açısı ne çağdaşlıktır ne de ilericiliktir. Aksine, bu toprakların ruhundan, milletimizin değerlerinden kopuk; sığ, önyargılı ve incitici bir zihniyetin dışa vurumudur. Kültürünü hor gören, halkın yaşam biçimini küçümseyen bir anlayışın bu topluma sunabileceği hiçbir şey yoktur. Anadolu kadını bu ülkenin mayasıdır. Tarlada, evde, fabrikada, hayatın her alanında var olmuş; bu vatanı ayakta tutmuştur. Onun kıyafetiyle, inancıyla, yaşam tarzıyla uğraşmak kimseye ilericilik payesi kazandırmaz. Bu noktada özellikle ifade etmek isterim ki Mihalgazi Belediye Başkanı Sayın Zeynep Güneş’in milletimizin değerlerini temsil eden duruşunun, emeğinin ve inancının sonuna kadar yanındayız. Kendisi sadece bir belediye başkanı değil, Anadolu kadınının bir temsilcisidir. Kılık kıyafet üzerinden yapılan hakaretler nedeniyle Mehmet Emin Korkmaz’ın tutuklanarak cezaevine gönderilmesini de hukuk ve toplumsal barış adına yerinde bulduğumuzu ifade etmek isteriz. Kimse bu toplumun değerlerini aşağılayarak siyaset yapma özgürlüğüne sahip değildir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi; “Dünyada her şey kadının eseridir.” Atatürk’ün kadına bakışı; onu ötekileştiren değil, yücelten, toplumsal hayatın merkezine koyan bir bakıştır. Biz Anahtar Parti olarak kadınları baş tacı olarak kabul ediyoruz. Kadın bu toplumun mayasıdır. Kadınların huzurla, onurla yaşamadığı bir yere biz vatan diyemeyiz. Bu anlayışla, kadınlarımızla beraber yürümeye, milletimizin değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.