SON DAKİKA
Hava Durumu

#Şiir

Porsuk Haber Ajansı - Şiir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şiir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir’de 23 Nisan Coşkusu Haber

Eskişehir’de 23 Nisan Coşkusu

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Eskişehir’de düzenlenen görkemli törenlerle kutlandı. Valilik Meydanı’nda başlayan ve Yenikent Şehit Anıl Gül Spor Salonu’nda devam eden programda, binlerce Eskişehirli milli birlik ve beraberlik ruhuyla tek yürek oldu. ​Valilik Meydanı’nda Resmî Tören ve Çelenk Sunumu ​Eskişehir’deki kutlamaların ilk adresi Valilik Meydanı oldu. İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın’ın Atatürk Anıtı’na çelenk sunmasıyla başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Törende Vali Sami Sönmez İlkokulu öğrencisi Zeynep Karaçam "Türk Çocuğu Diyor ki" şiiriyle büyük alkış toplarken, Emine Cahide Karaali Ortaokulu öğrencisi Hatice Hira Geçingil günün anlam ve önemine dair yaptığı konuşmada, 23 Nisan'ın çocuklara bırakılan en büyük miras olduğunu vurguladı. ​Şehit Anıl Gül Spor Salonu’nda Renkli Gösteriler ​Kutlamaların ikinci durağı olan Şehit Anıl Gül Spor Salonu, vatandaşların ve öğrencilerin yoğun katılımıyla bayram yerine döndü. Dumlupınar İlkokulu Bandosu’nun ritmiyle başlayan programda coşku doruğa çıktı. ​İl Millî Eğitim Müdürü Sinan Aydın yaptığı konuşmada, 23 Nisan’ı tüm dünya çocukları için kutlarken; yakın zamanda Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen üzücü olaylarda hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara ve öğrencileri anarak taziye dileklerini iletti. ​Yetenekli Öğrencilere Ödül Yağmuru ​Millî Eğitim Bakanlığı himayesinde düzenlenen resim, şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz tarafından takdim edildi. Vali Yılmaz, çocukların başarılarının Türkiye’nin geleceği için en büyük teminat olduğunu ifade etti. ​Zeybekten Ritim Grubuna: Sahne Çocukların! ​Programın gösteri bölümünde Adnan Menderes Anaokulu'nun "Yeni Türkiye Marşı" gösterisi, ​Dr. Safa Halaç Özel Eğitim Ortaokulu’nun "Es-Es Marşı" performansı, Şehit Mehmet Taş, TEI Alpaslan ve İbrahim Karaoğlanoğlu İlkokullarının sergilediği Zeybek ve Eskişehir yöresi oyunları, Fethi Heper Spor Ortaokulu’nun dinamik gösterileri ile Mithat Körler Müzik Ortaokulu’nun dinletisi büyük ilgi gördü. ​Finali Mithat Körler Yaptı ​Kutlamalar, Eskişehir’in sevilen sanatçısı Mithat Körler’in öğrencilerle birlikte seslendirdiği "Aşığım Sana Türkiye" şarkısıyla son buldu. Salonu dolduran binlerce kişi Türk bayraklarıyla bu coşkuya eşlik etti. ​Geniş Protokol Katılımı ​Törene; Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz ve eşi Doç. Dr. Şenay Yılmaz, Muharip Hava Kuvveti Komutanı Hv. Org. Rafet Dalkıran, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Ayşe Ünlüce ve askeri/mülki erkanın üst düzey temsilcileri katılarak çocukların bayram sevincine ortak oldu.

Yazar Güngör Kibaroğlu Okurlarıyla Buluştu Haber

Yazar Güngör Kibaroğlu Okurlarıyla Buluştu

Odunpazarı Kent Konseyi Kültür, Sanat ve Edebiyat Çalışma Grubu kolaylaştırıcısı Seda Dülger Kuyucakoğlu’nun moderatörlüğünde düzenlenen “Şehrin Parlayan Sanatçıları” etkinlikleri kapsamında, Yazar Güngör Kibaroğlu ile imza günü ve söyleşi programı Odunpazarı Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Edebiyat hayatına “Betik” adlı ilk şiir kitabıyla adım atan Kibaroğlu; “Kırık Sevdalar”, “Gönlümün Firarisi” ve “Dorlion Öykü Yıllığı” gibi eserlerin ardından, “İçimizden Biri/leri” adlı öykü kitabını okurlarıyla buluşturdu. Yazar, etkinlikte son eseri olan “Düşüncenin İzinde” kitabı üzerine değerlendirmelerde bulundu. Deneme türündeki bu eserinde, Eskişehir’in önemli yayınlarından ETOS Dergisi’nde kaleme aldığı yazılara da yer verdiğini belirten Kibaroğlu, “Düşüncenin İzinde” adlı kitabında felsefeyi akademik bir dilin ötesinde, insani bir yakınlıkla ele aldığını ifade etti. Yaşam, ahlak, unutma, sevgi, eğitim, özgürlük ve yabancılaşma gibi kavramları okurlara sunduğunu belirten yazar, bu kitapta okura ne düşüneceğini değil, nasıl düşünmesi gerektiğini hatırlatmayı amaçladığını vurguladı. Felsefeye ilgi duymayan okurlar için de anlaşılır bir kapı araladığını dile getiren Kibaroğlu, düşünmenin insan olmanın en temel sorumluluklarından biri olduğunun altını çizdi. Odunpazarı Kent Konseyi Başkanı İsmail Kumru ise konuşmasında kültür ve sanatın toplumların gelişimindeki önemine dikkat çekerek, bu tür etkinliklerin artırılması gerektiğini ifade etti. Yeni neslin birikiminin teknoloji ve yapay zekâ odaklı ilerlediğini belirten Kumru, Eskişehir’de Güngör Kibaroğlu gibi bir yazarın bulunmasının önemli bir değer olduğunu vurgulayarak, kentin tarihi ve kültürel belleğinin korunması adına bu tür isimlere sahip çıkılması gerektiğini dile getirdi. Etkinlik sonunda, katkılarından dolayı Yazar Güngör Kibaroğlu’na plaket takdim eden Başkan İsmail Kumru, programda emeği geçen herkese teşekkür etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen etkinlik, kitap imza bölümü ve katılımcılarla çekilen hatıra fotoğrafları ile sona erdi.

Uluslararası Yunus Emre Edebiyat Şenliği'nin Teması "Neşe" Haber

Uluslararası Yunus Emre Edebiyat Şenliği'nin Teması "Neşe"

2026 yılının “Eskişehir Yılı” ilan edilmesi kapsamında Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Yunus Emre Edebiyat Şenliği, kentin kültürel mirasını Yunus Emre’nin evrensel düşünce dünyasıyla buluşturmaya hazırlanıyor. Şenlik çerçevesinde hayata geçirilen “Edebiyat 2026 Ödülleri”, gençlerin edebiyat yoluyla kendilerini ifade etmelerine alan açmayı ve Eskişehir’in edebi hafızasına yeni sesler kazandırmayı hedefliyor. Bu yılın teması “Neşe” olarak belirlenen yarışma; şiir, öykü ve deneme dallarında düzenleniyor. Gençlerin bu tema etrafında düşünmeleri, üretmeleri ve özgün anlatılarını ortaya koymaları amaçlanırken, yarışma yalnızca bir ödül programı olmanın ötesinde; edebiyatı gündelik hayatın canlı bir parçası hâline getiren önemli bir kültür-sanat buluşması olarak öne çıkıyor. Edebiyat 2026 Ödülleri, Eskişehir ve ilçelerinde yaşayan 18-35 yaş arası gençlerin yanı sıra lise öğrencilerine de açık olacak şekilde iki ayrı kategoride gerçekleştirilecek. Katılımcılar, şiir, öykü ve deneme türlerinde eserleriyle başvuru yapabilecek. Başvurular 26 Haziran 2026 tarihine kadar gencedebiyat26@eskisehir.bel.tr ve liseedebiyat26@eskisehir.bel.tr e-posta yoluyla kabul edilecek. Ödüller ise 1-4 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek Uluslararası Yunus Emre Edebiyat Şenliği kapsamında sahiplerini bulacak. Edebiyata ilgi duyan ve kalemini “neşe” temasıyla buluşturmak isteyen gençler, başvurularını yunusemre.eskisehir.bel.tr adresi üzerinden gerçekleştirebilecek.

Anadolu Üniversitesi’nde Türkü ve Şiirle Dolu Bir Gece Haber

Anadolu Üniversitesi’nde Türkü ve Şiirle Dolu Bir Gece

Anadolu Üniversitesi, “Ramazan Konserleri” kapsamında özgün müziğin güçlü sesi Hasan Sağındık, Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda sahne aldı. Konsere Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, Genel Sekreter Yardımcısı Abdurrahman Şafak, Eskişehir Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal, Eskişehir İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Nihat Bahar ve Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürü Bülent Avnamak, şehir protokolü ve müzikseverler katıldı. Sanatçı Hasan Sağındık, repertuvarında Abdurrahim Karakoç’un “Seni Düşünürüm (Saati Yok Günü Yok)” ve “İsmailce” gibi önemli eserlerine yer verdi. Sağındık, özellikle “İsmailce” eserini Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’e armağan etti. Sanatçı ayrıca “Hiç Oldum”, “Selam Söyle” ve “Bitsin Seninle” gibi sevilen eserlerini de dinleyicilerle buluşturdu. Sağındık: “Yerdekileri ve göktekileri saygıyla selamlıyorum” Konserine manevi bir selamla başlayan Sağındık, “Yerdekileri, göktekileri ve ikisi arasındakileri nezaketle ve saygıyla selamlıyorum.” dedi. Sanatçı, coğrafi sınırları aşan ezgilerini şu sözlerle dile getirdi: “Şimdi ‘Selam Söyle’ diyeceğiz; Çeçenya’da gözü yaşlı analara selam söyle, Filistin’de sapan taşlı çocuklara selam söyle, yetim kalmış Bosna’nın dağlarına selam söyle.” “Müzik farklı dönemlerde farklı biçimlerde ifade bulabilir” Müzikle tanışma sürecinden söz eden Hasan Sağındık, üniversite yıllarında şiirle iç içe olduğunu ve bu ilginin zamanla şiirleri bestelemeye yönelmesine neden olduğunu ifade etti. 1982 yılından bu yana besteler yaptığını belirten sanatçı, uzun yıllardır profesyonel olarak müzik üretmeye devam ettiğini söyledi. Genç kuşakların kendi yollarını bulacağına inandığını vurgulayan Sağındık, bu toprakların ürettiği kültür ve değerlerin bilinmesinin önemine dikkat çekti. Dinleyicilerle güçlü bir bağ kurduğunu dile getiren sanatçı, müziğin farklı dönemlerde farklı biçimlerde ifade bulabileceğini ve gençlerin bu çeşitlilik içinde kendi yönlerini belirleyeceğini ifade etti. Rektör Adıgüzel: “Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası?” Konserin sonunda, Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü’nün 105. yıl dönümüne dikkat çekerek tüm şehitleri ve Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle andı. Adıgüzel, gecenin manevi atmosferine değinerek şu ifadeleri kullandı: “Bugün 12 Mart, İstiklal Marşı’mızın kabulünün 105. yıl dönümü. Mehmet Akif’i anma gününde, onun ruhuna uygun bir gece gerçekleştirdiğimizi düşünüyorum. Dualarımızı tüm şehitlerimize ve Mehmet Akif’imize gönderiyoruz.” Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü’nde olmanın anlamına da değinen Adıgüzel, sözlerini Yunus Emre’nin dizeleriyle tamamladı: “Yunus’un şehrindeyiz, Yunus Emre Kampüsü’ndeyiz, Yunus Emre Salonu’ndayız. Şairin dediği gibi unutmamak için hep yeni şeyler yapmak gerekir. Biz de yine Yunus’un sözüyle veda edelim: ‘Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası?’” Dinleyicilerin büyük beğenisini toplayan konser, toplu fotoğraf çekimi ile çiçek ve hediye takdiminin ardından sona erdi. Kaynak: AnaHaber

Hasan Hüseyin Korkmazgil Odunpazarı’nda Anıldı Haber

Hasan Hüseyin Korkmazgil Odunpazarı’nda Anıldı

Toplumcu şiirin gür sesi, “Haziranda ölmek zor” diyen yüreğiyle hafızalara kazınan usta şair Hasan Hüseyin Korkmazgil, Odunpazarı’nda dizeleri ve ezgileriyle yeniden hayat buldu. Odunpazarı Belediyesi tarafından düzenlenen anma programı, 100. Yıl Kültür Merkezi Lozan Salonu’nda edebiyatın ve müziğin iç içe geçtiği bir buluşmaya dönüştü. Salonu dolduran şiirseverler, Korkmazgil’in sözcüklerinde hem geçmişin izini hem de bugünün nabzını hissetti. Programa, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un yanı sıra çok sayıda Korkmazgil hayranı ve edebiyatsever katıldı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Sunuculuk Atölyesi ile müzik bölümünün ortaklaşa düzenlediği programın sunuculuğunu ise Sunuculuk Atölyesi eğitmeni Serpil Vurucu üstlendi. Programda Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Korkmazgil’in “Efendiler” şiirlerini okudu. Konuşmasında usta şairin yalnızca bir edebiyatçı değil; emeğin, umudun ve memleket sevdasının da sesi olduğunu vurgulayan Başkan Kurt, Korkmazgil’in, Türk şiirinin Nazım Hikmet’ten sonra en büyük şairi olduğunu belirtti. Başkan Kurt, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Belki de şairlerin hiç sevmediği iki isimden biridir. Çünkü onları okuyunca başkasını okumaya gerek kalmaz. Uzun mücadelenin adamı olan Hasan Hüseyin, 1984 yılında hapishanede hastalandı. Tedavi olması gerekiyordu; ancak pasaportu verilmediği için yurt dışına çıkamadı. Bunun üzerine ciddi bir kampanya ve mücadele başlatıldı. Ben o dönem genç bir avukattım. Eskişehir Barosu’ndaki tüm avukat arkadaşlarımızdan, o zamana göre oldukça büyük sayılabilecek bir meblağ topladım. Parayı topladık; ancak yerine ulaştıramadan Hasan Hüseyin vefat etti. Ertesi gün ne yapmamız gerektiğini düşündük ve toplanan parayı eşine gönderdik. Eşi, daha sonra vakıf ve sosyal çalışmalarda kullanmak üzere bu parayı aldığını ve bize teşekkür ettiğini bildiren bir yazı gönderdi. Biz de bu yazıyı ilgili arkadaşlarımızla paylaştık. Ardından Hasan Hüseyin’in eşiyle bir diyaloğumuz gelişti; hâlâ görüşürüz. Ayrıca Büyükdere Mahallesi’ndeki Halk Merkezinin içindeki kütüphaneye de Hasan Hüseyin Korkmazgil adını verdik.” Şiirler okuyan Alper Yörük, Nurgün Karahan ve Serpil Vurucu, “Haziranda ölmek zor” diyen yüreği sözcüklerle yeniden bugüne taşıdı. Solistler Hüseyin Yılmaz ve Kürşat İlhan tarafından seslendirilen eserler salonda duygu dolu anlar yaşattı. Şiir ile müziğin iç içe geçtiği gece, izleyicilerden büyük alkış aldı.

Tepebaşı'nda Sanat Dolu 3 Gün Sona Erdi Haber

Tepebaşı'nda Sanat Dolu 3 Gün Sona Erdi

Tepebaşı Belediyesi tarafından bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması’nın son gününde karikatür sergisi ve şiir oturumları sanatseverlerle buluştu. Tepebaşı Belediyesi’nin düzenlediği Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması sona erdi. Buluşmanın son gününde Şairlerin Çizgili Yüzleri Karikatür Sergisi ile Şiirin Evrensel Dili, Şiir ve Lezzet, Şiir ve Roman, Attila İlhan 100 Yaşında oturumları ve şiir okumaları ile müzik dinletisi yer aldı. Üç gün boyunca sanat dolu etkinliklerin yer aldığı buluşmanın son günü, Şairlerin Çizgili Yüzleri Karikatür Sergisi ile başladı. Sergi açılışı öncesinde 29 Ekim Kadınları Derneği bandosu, Tepebaşı Belediyesi Özdilek Sanat Merkezi’nde marş çalarak renk kattı. Şairlerin, karikatüristlerin ve sanatseverlerin yanı sıra Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın da katıldığı sergi, geniş bir katılımla açıldı. Açılışta konuşan Başkan Ataç: “13. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması’nda böyle bir sergi organize etti. Karikatürist arkadaşlarımız çok güzel çalışmalar gerçekleştirmişler. Tepebaşı Belediyesi olarak, bir diğer büyük sanat etkinliğimiz olan Uluslararası Sanat Çalıştayı’nda hem şair hem ressam arkadaşlarımızı ağırlamıştık. Şimdi karikatürist arkadaşlarımız şiir dolu günlerimize ayrı bir renk kattılar. Çok güzel çalışmalar var. Elinize sağlık. Sanatın her dalı ayrı güzeldir.” dedi. Claire Lajus ile Şiirin Evrensel Dili oturumu Fransız Şair Lajus ve Haydar Ergülen’in konuştuğu oturumda şiirin evrensel dili anlatıldı. Claire Lajus oturumda şöyle konuştu: “Şiir, bir milletin dilini duyuş ve düşünüş şeklini, bir toplumun tüm üyelerini, yeryüzündeki tüm insanları etkiler. Yabancı bir şiirde çeviri olmasa bile duygulanabilirsiniz. Bir şeyler içinizde yankı yaratabilir. Bu evrensel bir dildir.” Oturumda Lajus’a eşlik eden Ergülen ise Gazze’de yaşananların şiirlere yazılmasını belirterek şöyle konuştu: “Şiir yazmak için gerekçeye gerek yoktur. Şiir nedir sorusu, ‘Ben kimim’ sorusu gibi bir şeydir. Her türlü şey şiir için bir gerekçedir. İyi şiir kötü şiir yoktur, eğer evrenselse şiirdir. Şimdi Gazze saldırıları var. Buna kayıtsız kalmak mümkün müdür? Şiir sonuçta insanla yazılıyor. Toplumlar, kültürler yazılıyor. Gazze’de bir soykırım var. Bana kalırsa her şairin bir şeyler yazması gerekir. Şiir ve Lezzet Şiir Buluşması’nın son gününde Umuthan Tilev’in Şiir ve Lezzet’i konuştuğu oturum sanatseverlerle buluştu. Şair Akdoğan yemeğin ve şiirin benzer yanlarından bahsederek konuşmasına şöyle devam etti: “Şairler ve aşçılar için geçerli olan bir durum var, her ikisi de çok okumalı. Şair ve aşçı entelektüel birikimini kullanır. Şair sözcüğü alır, farklı bir yorum yapar, bir aşçı da tabağıyla farklı bir sunum yapar. Öte yandan, şiir ve yemek de sabır ister. Bir pilavın demlenmesi gibi, bir şiirin de beklemesi, demlenmesi gerekir. Kendimden örnek vereyim, lisede yazdığım şiirlere baktığımda, bazen “iyi ki bekletmişim” diyorum. Başka bir benzerlik, şiirde ve yemekte denge önemli. Yemekte çok tuzun olamayacağı gibi şiirde çok süslü kelimeler olamaz, bir yalınlık olmalı. Sevgiyle pişen bir yemeğin tadı başkadır, tıpkı içtenlikle yazılan bir şiir gibi.” “Roman her gün yanından geçtiğimiz sıradanlıkların aşinalık örtüsünü kaldırdığımız zaman şiir ortaya çıkar.” Bir diğer oturum ise Yazar Hakan Akdoğan’ın konuştuğu Şiir ve Roman oldu. Yazar Akdoğan sanatseverlere kısaca şunlardan bahsetti: “Sanat kişinin kendisine dışarıdan bakma yöntemidir. Roman ve şiir aslında en çok kaygıyla uğraşır. Kaygı, kurucu bir öğedir. Kaygının ne kadar başat bir duygu haline geldiğini görüyoruz. Roman, her gün yanından geçtiğimiz sıradanlıkların, aşinalık örtüsünü kaldırdığımız zaman şiir ortaya çıkar. Belki de roman, şiirselliğe ulaşma arzusudur.” Attila İlhan 100 Yaşında Günün son oturumunun konusu Attila İlhan 100 Yaşında oldu. Neslihan Altun, Osman Palabıyık, Nilüfer Altunkaya; Attila İlhan ve şiirleri hakkında konuştu. Neslihan Altun: “Attila İlhan emperyalizmin küreselleşmenin maskesi altında olduğunu söylemiştir. Emperyalizm artık kendinden söz ettirmemeyi başarmış durumda. Küresel güçler diyoruz, bazı odaklar diyoruz. Attila İlhan bunu görmüştür. ‘Şiir kendiliğinden oluşan bir duygu seli olamaz’ diyor Attila İlhan” şeklinde; Nilüfer Altunkaya: “Attila İlhan’ın entelektüel açıdan farkını yaratan şey, yeni bakış açılarını getirmesidir.” şeklinde, Osman Palabıyık ise, Attila İlhan’ın Abbas Yolcu kitabından alıntılar yaparak konuşmalarını gerçekleştirdi. Oturumların son bulmasıyla Şiir Buluşması; şiir okumaları, Armağan Çakır ve Alev Yazıcı’nın müzik dinletisi ile devam etti. Şiir Buluşması’na katılan şairler, müzik eşliğinde şiirlerini okudular. Şiir okumalarının ardından, üç gün boyunca sanatseverlerin keyifle ve dikkatle takip ettiği 13. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması sona erdi.

Başkan Ataç: ''Şiir Bizi Birbirimize Yakınlaştırır'' Haber

Başkan Ataç: ''Şiir Bizi Birbirimize Yakınlaştırır''

Tepebaşı Belediyesi’nin düzenlediği 13. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması, Özdilek Sanat Merkezi’nde düzenlenen törenle başladı. Açılışta konuşan Başkan Ataç: “Şiir daima insan ruhuna dokunur, bizi birbirimize yakınlaştırır.” dedi. Tepebaşı Belediyesi Özdilek Sanat Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleşen törene Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Tepebaşı Belediye Meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, şairler ve Eskişehirli şiirseverler katıldı. Etkinlik öncesinde 13. Uluslararası Şiir Buluşması’nın konuk sanatçısı Muhammed Ali Aslan’ın imza töreni ile başladı. “Şiirin enerjisini her zaman hissettik” Törende konuşan Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması Direktörü Haydar Ergülen: “Kimi zaman çok konuğumuz oldu, kimi zaman az konuğumuz oldu. Ama şiirin enerjisini her zaman hissettik. Giderek de bunu daha fazla hissediyoruz. Özellikle bu karanlık günlerde. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bir sözü var. Karanlığın en çok koyulaştığı yer sabaha en yakın olduğumuz yerdir diyor. Umarım bu karanlık geceden biran önce çıkarız.” dedi. “Şiir varsa umut var demektir” Şiir Buluşması’na katılan şairler adına konuşan Nilüfer Altunkaya: “Gelenekselleşen bu şiir buluşmalarının gerçekleşmesi için desteğini esirgemeyen Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’a, düzenleme kuruluna ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. 13 yıldır bu etkinliklerde ülkemizde farklı politikalara sahip şairleriyle ve dünyanın çeşitli ülkelerinden konuk ettiğimiz şairlerle bir araya geliyoruz. Gittikçe çoraklaşan bir ortamda Türkçemizin olduğu kadar dünya dillerinin de şiir adına nabzını tutuyoruz. Yani sanat ve şiirin özgülüğü için de Eskişehir’imiz ülkemizin bulunduğu bu zor koşullarda yüreğimizi ferahlatmaya devam ediyor. Çünkü şiir varsa, umut var demektir.” diye konuştu. Başkan Ataç: Şiirin tüm insanlığa rehberlik etmesini temenni ediyorum Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç: “Bugün bizim düğün günümüz. Herkesin yüzünün gülmesini istiyoruz. Çünkü kara bulutlar çok dolaşmaya başladı. Bizim yıl boyu düzenlediğimiz üç tane önemli etkinliğimiz var. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu, Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması ve Uluslararası Sanat Çalıştayı… Bunlar gerçekten önemli işler. Bugün Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması’nı gerçekleştiriyoruz. Şiir bazen bir sevdayı anlatır. Bazen bir kentin sessizliğini, bazen de bir hasreti, özlemi veya isyanı okursunuz şiirin mısralarında. Ama neyi anlatırsa anlatsın, şiir daima insan ruhuna dokunur, bizi birbirimize yakınlaştırır. Bir gazetede okumuştum; John Berger bir öyküsünde Lizbon’daki bir ağacı tarif ediyor. Heybetli bir gövdesi var, herhalde bizim çınar ağaçları gibi. “Yirmi metrelik yarıçapıyla, su geçirmez dev bir şemsiye oluşturuyor” diyor. Ağacın üzerinde, yanından gelip geçenlerin okuması için bir şiir yazılmış. Şiirde; “Ey yanımdan geçip giden ve bana elini uzatan, bana zarar vermeden bana iyi bak. Ben senin çapanın sapıyım, evinin kapısıyım, beşiğinin de tabutunun da tahtasıyım.” Hani bizde Anadolu’da buna çok benzer bir söyleyiş vardır: “Ağaca balta vurmuşlar, sapı benden diye üzülmüş.” Bu deyiş aslında doğaya uzanan insanın, kendine uzandığını hatırlatan bir bilgeliktir; tıpkı ağacın gövdesinde yazılan o şiirin anlattığı gibi. Bu şiirin adı Ağaç Duası'dır. Ağaç, üzerindeki şiir ile yanından gelip geçenlere yol gösterir, rehberlik eder. Yüzyıllar önce bu topraklarda yaşayan büyük ozan Yunus Emre’nin ya da Lizbon’daki üzerinde şiir yazılan ağacın yol gösterdiği gibi, şiirin de tüm insanlığa rehberlik etmesini temenni ediyorum. Hepinize şiirle dolu günler diliyorum.” ifadelerini kullandı. Programda daha sonra etkinliğe katılan şairlere teşekkür belgeleri takdim edildi. Takdim töreni sonrasında Ahmet B. Tamu tarafından Kaptan’a Selam isimli stand-up gösterisi gerçekleştirildi. Akabinde sahneye çıkan Tozan Alkan ve arkadaşlarının konseri ise katılımcılardan tam not aldı. Şiir Buluşması dolu dolu geçecek 6-8 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek etkinliğe 1’i yabancı 15’i ise ülkemizden olmak üzere 16 sanatçı katılıyor. Gerçekleştirilecek etkinlikler arasında çocuklar için masal etkinliklerinin yanı sıra 1 film gösterimi, şiir okumaları, Attila İlhan anma oturumu, müzik dinletisi gibi etkinlikler Eskişehirliler ile buluşuyor.

Şiir Buluşması Şair ve Şiir Severleri Bir Araya Getirdi Haber

Şiir Buluşması Şair ve Şiir Severleri Bir Araya Getirdi

Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen 13. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması etkinliğinin ikinci günü şiir okumaları, müzik dinletisi ve oturumlar ile dolu dolu geçti. Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen uluslararası 3 sanat etkinliğinden biri olan Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması etkinlikleri başladı. Ulusal ve yabancı 16 şairin katılımıyla gerçekleşen buluşma kapsamında birçok etkinlik düzenlendi. Buluşma kapsamında düzenlenen şiir oturumlarına çok sayıda şiir sever katıldı. Şiir ve Direniş Buluşmada Yasemin Çargıt, Zeynep Tuğçe Karadağ ve Cenk Gündoğdu’nun konuşmacı olduğu Şiir ve Direniş adlı oturum gerçekleşti. Oturumda farklı ülkelerde yaşanan olaylar, şair ve şiirlerinden örnekler ele alındı. Şair Zeynep Tuğçe Karadağ: “Şiiri tekrar tekrar okumak bir direniştir. Şiir bize düşünme alanı açar. Şair kelimelere yeni sesler tonlar anlamlar katar. Şair aslında sözcük arkeolojisi yapar. Tarih kronolojik olarak unutturur, şiir duygusal olarak hatırlatır. Şiir için hayatını kaybeden insanlar var. Türkiye’de şiirin rengi karadır.” diye konuştu. “İhtiyaç duyduğumuz şey şiirin varlığından güç almak” Şiirin direniş olmasının başka boyutunun da hafıza olduğunu belirten Yasemin Çargıt: “Hafıza yaratmak ve bunu şiirle yaratmak çok kıymetlidir.” dedi. Direnişin bir sezgi hali olduğunu vurgulayan Cenk Gündoğdu: “Bazı şairler duruşlarıyla politik direncin içinde yer alıyorlar. Şairlerdir dili değiştirenler. Halk şairlerinin söylediği şeyler dili buraya getiren şeylerdir. Politik olan değil de apolitik olan direnç daha anlamlı geliyor bana. İhtiyaç duyduğumuz şey şiirin varlığından güç almak.” ifadelerini kullandı. “Varsa yoksa Eskişehirspor” Şiir ve Direniş oturumun ardından ise Haydar Ergülen’in konuşmacı olduğu Futbol ve Şiir söyleşisi gerçekleştirildi. Söyleşide konuşan Ergülen: “Bu yıl Eskişehirspor’un kuruluşunun 60. yılı. Ben 9 yaşındaydım kurulduğunda. Ben yıllarca gazeteleri biriktirdim, Eskişehirspor haberlerini. Zaman zaman okurdum. İslam Çupi adını bilirsiniz. Futbolu anlatırken Yahya Kemal’den bahsederdi. Kişileri, adları, tarihleri birbirine bağlardı. Bunlar bana çok heyecan verirdi. Varsa yoksa Eskişehirspor, haricinde futbolla ilgim yok. Her yıl açılış maçlarına gitmeye çalışırım. Yenmek yenilmek değil önemli olan. Stada gittiğinizde Eskişehir’in bütün temsiliyetini görürsünüz.” dedi. “Bu şehir cumhuriyet şehri” Eskişehirspor ile ilgili anılarını anlatan Ergülen: “Es Es solcuların takımıdır. Eskişehirspor’u diğer takımlardan ayıran şey bu takımı solcuların da tutuyor olmasıdır. Ben şehrimi hiç terk etmedim, siyah kırmızı, Eskişehirspor. Eskişehirspor’un Amigo Orhan’ı sahaya inip tüm tribünleri ayağa kaldırırdı. Türk futbolunun en büyük amigolarından. Yine Eskişehir’de top oynamış efsane futbolcularımızdan Fethi Heper’i de anmamak olmaz. Onun futbola kattıkları anlatmakla bitmez. Bu şehir cumhuriyet şehri. Sosyalist olarak büyüyorsun. Eskişehirspor bir üniversite takımı olarak kuruldu. Şehre sahip çıkmak takıma sahip çıkmak gibi.” diye konuştu. Ergülen ayrıca “ESKİ Şehir Spor” kitabından da söz etti. Oturumun sonunda Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu Sanat Direktörü Prof. Bilgehan Uzuner tarafından Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması Direktörü Haydar Ergülen’e kendi çizdiği Eskişehir tren garının resmini hediye etti. Şairler şiirlerini okudu Gerçekleştirilen oturumların ardından ise şairler Tozan Alkan, Nilüfer Altunkaya, Hasan Erkek, Claire Lajus (Fransa), Osman Palabıyık, Abdülkarim Baderkhan, Zeynep Tuğçe Karadağ, Yasemin Çargıt, Neslihan Altun, Cenk Gündoğdu ve Umuthan Tilev müzik eşliğinde şiirlerini seslendirdi. Şiir Buluşmalarının ikinci günü etkinlikleri yönetmenliğini Tozan Alkan ve Özge Cengiz’in yaptığı “Biraz Toprak” film gösterimi ile son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.