SON DAKİKA
Hava Durumu

#Servet Kahramaner

Porsuk Haber Ajansı - Servet Kahramaner haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Servet Kahramaner haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti Eskişehir'den 12 Eylül Çıkışı Haber

Anahtar Parti Eskişehir'den 12 Eylül Çıkışı

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Servet Kahramaner, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yıl dönümünde yaptığı basın toplantısında, vesayet dönemlerinin yaralarına dikkat çekti. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Servet Kahramaner basın toplantısında şu ifadeleri kullandı; "Darbelerin açtığı yaralar adaletle kapatılmalıdır. 12 Eylül 1980, yalnızca demokrasimizin kesintiye uğradığı bir tarih değildir. Hukukun askıya alındığı, millet iradesinin vesayet altına alındığı, binlerce insanın hayatında telafisi mümkün olmayan yaraların açıldığı karanlık bir dönemin adıdır. Aradan 46 yıl geçti. Ancak darbelerin takvim yapraklarından silinmesi, onların meydana getirdiği mağduriyetlerin de ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. 12 Eylül başta olmak üzere darbe ve vesayet dönemlerinde, siyasi görüşü, düşüncesi, inancı veya hakkında oluşturulan idari kanaatler nedeniyle insanların hayatları değiştirildi. Kamu görevlileri görevlerinden uzaklaştırıldı, aileler ekonomik ve sosyal bedeller ödedi. Bu mağduriyetlerin içerisinde özellikle bir kesimin sesini yeniden duyurmak zorundayız. Yargı kararı olmadan, haklarında kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmadan, idari işlemler ve kararnamelerle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen askerlerimiz. Subaylar, astsubaylar ve diğer askerî personel. Bir gecede üniformalarından, mesleklerinden, özlük haklarından ve yıllarca emek verdikleri kurumlarından ayrılmak zorunda bırakıldılar. Yıllar içerisinde bazı yasal düzenlemeler yapılmış, bazı mağduriyetler giderilmiş olsa da bütün darbe mağdurlarını kapsayan eksiksiz bir hukuki ve mali iade ne yazık ki gerçekleştirilememiştir. Bugün ise önümüzde üzerinde önemle düşünülmesi gereken yeni bir durum vardır. “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” kapsamında, PKK/KCK terör örgütü mensupları ve örgüt faaliyetleri kapsamında belirlenen kişiler bakımından soruşturma, kovuşturma ve cezaların infazının ertelenmesine, belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde hak yoksunluklarının sonuçlarının ortadan kaldırılmasına kadar uzanan düzenlemeler yapılmıştır. Burada devletimize ve Türkiye Büyük Millet Meclisine çok açık bir vicdan ve adalet sorusu sormak istiyoruz. Terör örgütü mensuplarının dahi hukuki durumlarını yeniden değerlendirebilen bir devlet, darbelerin mağdur ettiği kendi askerlerinin yarım asra yaklaşan mağduriyetini neden hâlâ tamamen giderememektedir. Elbette Türkiye terörü bitirsin. Elbette silahlar sussun. Elbette toplumsal huzur ve kardeşlik güçlensin. Ancak toplumsal bütünleşme, geçmişte devlet eliyle mağdur edilmiş insanların unutulması üzerine kurulamaz. Bir tarafta terör örgütü mensupları için hak yoksunluklarının kaldırılmasına kadar uzanabilecek yeni bir hukuk oluşturulurken, diğer tarafta hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet dahi bulunmadan mesleğinden koparılmış insanların “artık çok zaman geçti” denilerek görmezden gelinmesi, toplumun adalet duygusunu yaralar. Bizim talebimiz intikam değil, adalettir. Talebimiz ayrıcalık değil, hukuk önünde eşitliktir. Bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisini, 12 Mart’tan 12 Eylül’e ve 28 Şubat’a, sonraki bütün vesayet dönemlerine kadar, kesinleşmiş yargı kararına dayanmaksızın Türk Silahlı Kuvvetlerinden ve kamu görevinden çıkartılan insanların durumlarını yeniden ele almaya davet ediyoruz. Mevcut düzenlemelerin dışında kalan mağdurlar tespit edilmeli. Özlük, emeklilik ve mali hakları ile itibarlarının iadesine ilişkin kapsamlı bir düzenleme yapılmalıdır. Ve bu mesele artık siyasi görüşlerin değil, devletin hukukla yüzleşmesinin meselesi olarak görülmelidir. 12 Eylül’ün 46. yılında bir kez daha söylüyoruz. Darbelerle gerçek hesaplaşma, yalnızca darbecileri kınamakla değil, darbelerin geride bıraktığı mağduriyetleri ortadan kaldırmakla mümkündür. Devlet güçlüdür. Ama devleti büyük yapan yalnızca gücü değil, kendi geçmişindeki yanlışlarla yüzleşebilmesi ve vatandaşına hakkını teslim edebilmesidir. Unutmadık. Unutturmayacağız. Ve adalet sağlanıncaya kadar darbe mağdurlarının sesi olmaya devam edeceğiz."

Aydın Arat Parkı ve Porsuk Çayı Kaderine mi Terk Edildi? Haber

Aydın Arat Parkı ve Porsuk Çayı Kaderine mi Terk Edildi?

Eskişehir’in en önemli yaşam alanlarından biri olan Aydın Arat Parkı’ndaki bakımsızlık ve Porsuk Çayı’nın içler acısı hali, vatandaşların tepkisini çekmeye devam ediyor. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Servet Kahramaner, belediyelere seslenerek, "Şehri reklamlarla değil, hizmetle yönetin" çağrısında bulundu. ​Eskişehir’de vatandaşların nefes aldığı merkezlerden biri olan Aydın Arat Parkı’nda yaşanan bakımsızlık, tartışmaları da beraberinde getirdi. Parkın mevcut durumunu "ilgisizliğin sembolü" olarak nitelendiren Anahtar Parti Eskişehir İl Başkan Yardımcısı Servet Kahramaner, yerel yönetimleri göreve çağırdı. ​"Parklar Kaderine Terk Edildi" ​Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Kahramaner şu ifadeleri kullandı; "Eskişehir'in en güzel yaşam alanlarından biri olması gereken Aydın Arat Parkı ne yazık ki bugün bakımsızlığın ve ilgisizliğin sembolü hâline gelmiş durumda. Park içerisindeki çimler çocukların boyuna ulaşmış, ailelerin ve vatandaşlarımızın rahatça kullanabileceği alanlar adeta kaderine terk edilmiştir. Bununla da kalmıyor; parkın içinden geçen Porsuk Çayı'nın görüntüsü de Eskişehir'e yakışmayan bir manzara ortaya koyuyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Porsuk'un temizliği ve korunmasından; Odunpazarı Belediyesi ise parkların bakım ve düzeninden sorumludur. Ancak görünen o ki iki belediye de vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkileyen bu sorunları görmezden gelmektedir. Şehrimizi billboardlarla, reklamlarla değil; temiz parkları, bakımlı yeşil alanları ve sağlıklı çevresiyle yönetmek gerekir. Vatandaşlarımız hizmet beklerken belediyelerin sorumluluğu birbirine atmak yerine görevlerini yerine getirmesini bekliyoruz. Aydın Arat Parkı'nın ve Porsuk Çayı'nın mevcut hâli Eskişehir'e yakışmıyor. Yetkilileri göreve davet ediyor, vatandaşlarımızın hak ettiği temiz ve düzenli yaşam alanlarının bir an önce yeniden oluşturulmasını talep ediyoruz."

Geçmişle Hesaplaşmadan, Adaletle Yüzleşmeden Demokrasi Kurulamaz Haber

Geçmişle Hesaplaşmadan, Adaletle Yüzleşmeden Demokrasi Kurulamaz

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı tarafından 12 Eylül askeri darbesinin yıl dönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yapıldı. Anahtar Parti STK İlişkileri Başkanı Servet Kanramaner tarafından yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi; "Bugün, ülkemiz demokrasisine ağır darbeler vurmuş 12 Eylül 1980 askeri darbesini bir kez daha hatırlama ve hatırlatma sorumluluğuyla karşı karşıyayız. 12 Eylül 1980; yalnızca siyasi partilerin kapatıldığı, Meclis’in dağıtıldığı, anayasal düzenin rafa kaldırıldığı bir askeri müdahale değildir. Aynı zamanda yüz binlerce vatandaşın gözaltına alındığı, işkence gördüğü, cezaevlerinde yaşamını yitirdiği, onlarca insanın idam edildiği karanlık bir dönemdir. 12 Eylül 1980 darbesiyle birlikte onbinlerce kişi tutuklanmış, işkenceden geçirilmiş, 50 kişi idam edilmiş ve binlerce TSK mensubu asker ve memur mesleklerinden ihraç edilmiştir. Bu darbe döneminde, özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapan birçok subay ve astsubay, herhangi bir mahkeme kararı olmadan, yalnızca fişlemeler, istihbarat notları veya ideolojik değerlendirmelerle hukuksuzca mesleklerinden ihraç edilmiştir. Bu kişilerin büyük bölümü neyle suçlandığını dahi öğrenememiş, savunma hakkı tanınmamış, ailesiyle birlikte sivil ölüme terk edilmiştir. Darbelerin sadece siyasi sonuçları olmamıştır: Toplumsal kutuplaşma artmış, Ekonomik kayıplar yaşanmış, Demokratik kültür zayıflamış, Adalet duygusu zedelenmiş, hukuka güven büyük yara almıştır. Unutulmamalıdır ki; Geçmişle hesaplaşmadan, adaletle yüzleşmeden gerçek bir demokrasi kurulamaz. Bu nedenle biz Anahtar Parti olarak; Darbe dönemlerinde mahkeme kararı olmadan meslekten ihraç edilen tüm asker, memur ve kamu görevlilerinin durumunun yeniden incelenmesini, Haksız ihraçlar ile itibarlarının iadesini ve maddi manevi tazminatlarının sağlanmasını, Tüm darbelerle ve darbeci anlayışla toplumsal ve hukuki düzeyde samimi bir yüzleşme yapılmasını, Sivil toplumun, hukukun ve demokrasinin kurumsal olarak güçlendirilmesini talep ediyoruz. Darbe yalnızca bir iktidar değişimi değildir. Darbe, bir milletin hafızasına, geleceğine, umuduna vurulan zincirdir. Bu karanlık dönemlerde hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımızı saygıyla anıyor, haksızlığa uğrayan tüm mağdurların haklarının iadesi için mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha kamuoyuna ilan ediyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.