SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sertifikasyon

Porsuk Haber Ajansı - Sertifikasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sertifikasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küçüğüyle Büyüğüyle Tüm Firmalarımızın Kazanacağı Bir Ekosistem Kurma Zamanı Haber

Küçüğüyle Büyüğüyle Tüm Firmalarımızın Kazanacağı Bir Ekosistem Kurma Zamanı

Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, Kütahya ekonomisinin büyümesi için belirli sektörlerle ya da belirli kümelenmelerle sınırlı kalmayan, tüm firmaların ve KOBİ'lerin güçlendiği kapsayıcı bir kalkınma yaklaşımının önemine dikkat çekti. Bu yaklaşımın en somut adımlarından birinin, Türkiye'nin başarılarıyla dünyada dikkat çeken yerli ve milli savunma sanayi ekosistemine entegrasyon olduğunu belirten Esin Güral Argat, bu konuda üst düzey istişareler gerçekleştirdiklerini ve çalışmaların devam ettiğini söyledi. Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, Kütahya ekonomisinin büyümesi için sektörel çeşitlendirmenin kritik önemde olduğunu vurguladı. Kütahya ihracatının ve üretiminin yüzde 75'inden fazlasını seramik, çimento, cam gibi taş ve toprağa dayalı sanayinin oluşturduğunu hatırlatan Esin Güral Argat, büyümenin ancak yeni sektörlerin kazanılması ve her ölçekten işletmenin bu büyümeye ortak edilmesiyle mümkün olacağını söyledi. "Balık tutmayı öğrenmemiz gerek" Kütahya'nın kalkınmasının dar bir çerçeveye sıkıştırılamayacağını vurgulayan Esin Güral Argat, şunları ifade etti: "Kütahya'nın ekonomisi büyümek zorunda. Ama bu büyüme, tek bir sektörün ya da tek bir kümelenmenin sırtında yükselemez, birkaç büyük firmanın başarısıyla da sınırlı kalamaz. Bu şehrin gücü bugüne kadar birkaç dala yaslandı. Bundan sonrası, o gücü hem derinleştirmeyi hem de çeşitlendirmeyi gerektiriyor. KUTSO olarak bizim hedefimiz, dar bir çerçeveye sıkışmadan, küçüğüyle büyüğüyle şehrimizin ekonomisine katkı sunan tüm paydaş firmalarımızın hep birlikte kazanacağı bir ekosistem kurmak. Balık yemek güzeldir ama bundan sonra hep beraber balık tutmayı öğrenmemiz gerek. Yani firmalarımıza tek tek destek ulaştırmanın ötesinde, her ölçekten işletmemizin kendi kabiliyetiyle üreteceği, rekabet edeceği ve büyüyeceği bir yapıyı hep birlikte inşa etmemiz önem taşıyor. Kütahya’mızın kalkınmasını daha çok sektörün bulunduğu, daha çok ayağı olan, tek bir dala bağlı kalmayan, daha çok paydaşla, güçlü ve dayanıklı bir ekosistemle ileri taşıyabiliriz." "Savunma sanayi ekosistemine dahil olmalıyız" KUTSO olarak Kütahya'nın potansiyelini gerçeğe dönüştürmek için yeni sektörlerde atılım yapılması gerektiğini belirten Esin Güral Argat, bunun en başında da Türkiye'nin başarılarıyla dünyada dikkat çeken yerli ve milli savunma sanayi ekosistemine entegrasyonun geldiğini söyledi. Esin Güral Argat, "Kütahyamız; Bursa, Eskişehir, Balıkesir ve Manisa gibi sanayileşmiş merkezlerin tam kesişiminde yer alıyor. Zafer Havalimanı'mız var; karayolu ve demiryolu projeleriyle lojistik entegrasyonumuz hızla gelişiyor. Bunun yanında makine imalatı, döküm, metal işleme, otomotiv yan sanayi, kimya, maden ve refrakter alanlarında onlarca yıllık bir üretim birikimimiz var. Dünya ve Türkiye ölçeğinde kritik öneme sahip bor, linyit, manyezit kaynakları bakımından zengin bir altyapıya sahibiz. Savunma sanayinin ihtiyaç duyduğu kabiliyetlerin önemli bir kısmı bu şehirde hâlihazırda mevcut. Mesele sıfırdan bir sanayi kurmak değil; var olan kabiliyeti doğru yere bağlamak. Eskişehir'e kadar gelmiş olan bir sanayinin bütün bu avantajlara sahip olmamıza rağmen Kütahya’ya gelmemesi için hiçbir neden yok" dedi. "KOBİ'lerimiz için önemli bir fırsat penceresi açılıyor" Savunma sanayinde artan bütçelerin yalnızca büyük ana yüklenicilere değil, KOBİ'lere ve yeni teknoloji girişimlerine de yayılması yönünde uluslararası ölçekte güçlü bir eğilim bulunduğunu belirten Esin Güral Argat, "NATO bünyesinde son dönemde tedarik süreçlerini her ölçekteki firmaya açacak, KOBİ'lerin ve geleneksel savunma sanayi dışında kalan yenilikçi işletmelerin sisteme girişini kolaylaştırmayı hedefleyen önemli adımlar atılıyor. Ankara'nın yerli tedarik zincirini güçlendiren yaklaşımı, Savunma Sanayii Başkanlığımızın yatırım, nitelikli istihdam ve kapasite geliştirmeye yönelik destekleriyle birlikte düşünüldüğünde, Kütahya'daki yetkin KOBİ'lerimiz açısından önemli bir fırsat penceresi açılıyor. Bizim görevimiz firmalarımızı gerekli kalite, sertifikasyon ve üretim standartlarına hazırlayarak bu büyüyen bütçelerden ve tedarik zincirlerinden pay almalarını sağlamak" diye konuştu. Üst düzey temaslar gerçekleştirildi Son dönemde savunma sanayinin şehre kazandırılması için üst düzey temaslarda bulunduklarını da belirten Esin Güral Argat şu ifadeleri kullandı: "Savunma sanayinin şehrimize kazandırılması ve Kütahya'nın üretim gücünün bu stratejik sektöre entegre edilmesi konusunda konuyu doğrudan Sayın Cumhurbaşkanımızla istişare etme fırsatı bulduk. Ardından, geçtiğimiz haftalarda Savunma Sanayii Başkanımızı da bizzat ziyaret ederek bu hedef doğrultusunda kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk. Görüşmelerimizde Kütahya'nın güçlü sanayi altyapısını, nitelikli insan kaynağını, lojistik avantajlarını ve üretim kabiliyetini ayrıntılı şekilde aktardık. Şehrimizin savunma sanayine katkı sağlayabilecek önemli bir üretim merkezi olabileceğine ilişkin değerlendirmelerimizi paylaştık. KUTSO olarak bu süreci yalnızca görüşmelerle sınırlı bırakmıyor; ilgili kurum ve kuruluşlarla temaslarımızı sürdürerek, Kütahya'nın savunma sanayi ekosisteminde daha güçlü bir yer edinmesi için önümüzdeki dönemde çalışmalarımızı artırarak devam ettiriyoruz.” "Kazanan tüm Kütahya olacak" “Kütahya'yı teknolojiyle üreten bir şehir yapma çabasındayız” diyen Esin Güral Argat sözlerini şöyle noktaladı: “KUTSO olarak ihracatımız içinde orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payını artırma vizyonuyla hareket ediyoruz. Savunma sanayi bu hedefin tam merkezinde yer alıyor. Bu sektör bugün yalnızca bir savunma meselesi değil; mühendislik kabiliyeti, ileri malzeme, yazılım ve nitelikli iş gücü demek. Bir şehir bu tedarik zincirine girdiğinde sadece yeni işler almıyor; kalite standardı, sertifikasyon disiplini ve teknoloji seviyesi de yükseliyor. Katma değeri yüksek, nitelikli istihdam üreten ve gencimizi şehirde tutan bir alandan söz ediyoruz. Biz Kütahya için asıl kazancın burada olduğunu düşünüyoruz. Bu yolculukta kazanan tek bir sektör ya da tek bir firma değil, tüm Kütahya olacak. Bölgesel kalkınma odaklı projeler üretmeye, tüm paydaşlarımızla istişareler yürütmeye ve firmalarımızın bu potansiyeli gerçeğe dönüştürmelerine destek olmaya devam edeceğiz.”

Anadolu Üniversitesi'nde Tıbbi Ve Aromatik Bitkiler Bilimle Değer Kazanıyor Haber

Anadolu Üniversitesi'nde Tıbbi Ve Aromatik Bitkiler Bilimle Değer Kazanıyor

Anadolu Üniversitesi, bilimsel araştırmaları uygulamaya dönüştüren çalışmalarına bir yenisini daha ekleyerek Tıbbi ve Aromatik Bitki Araştırma ve Uygulama Alanını hayata geçirdi. Bitki, İlaç ve Bilimsel Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi (AÜBİBAM) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında; tıbbi ve aromatik bitkilerin yetiştirilmesinden elde edilen ürünlerin işlenmesine, Ar-Ge faaliyetlerinden standardize ürün geliştirilmesine kadar uzanan bütüncül bir üretim modeli oluşturuluyor. Anadolu Üniversitesi bu modelle yalnızca bilimsel araştırmalara katkı sunmayı değil, katma değeri yüksek ürünler geliştirerek bölgesel kalkınmaya destek olmayı, öğrencilerine uygulamalı eğitim imkânı sağlamayı ve üniversite markasıyla yeni ürünler geliştirmeyi hedefliyor. Tarım Arazileri Bilimsel Araştırmalar İçin Değerlendiriliyor Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 2024 yılının aralık ayında Eskişehir'in Çukurhisar Yeni Mahallesi'nde bulunan üniversiteye ait tarım arazilerinin daha etkin değerlendirilmesi kararı alındı. Bu doğrultuda çalışmaların yürütülmesi görevi AÜBİBAM'a verildi. Üniversite bünyesinde Ziraat Fakültesi bulunmaması nedeniyle mevcut arazilerin klasik tarımsal üretim anlayışıyla değil, bilimsel araştırmaları destekleyecek bir yaklaşımla değerlendirilmesi planlandı. Böylece alan "Tıbbi ve Aromatik Bitki Araştırma ve Uygulama Alanı" olarak yapılandırılarak AÜBİBAM'ın yürüttüğü araştırmalarla entegre bir şekilde kullanılmaya başlandı. Bu sürecin en önemli adımlarından biri ise Anadolu Üniversitesi ile Eskişehir Osmangazi Üniversitesi arasında gerçekleştirilen iş birliği oldu. İki üniversite arasında 2025 yılının nisan ayında imzalanan protokolle üniversite arazilerinde tıbbi ve aromatik bitki yetiştirilmesi, yetiştirilen ürünlerin işlenmesi ve değerlendirilmesi konusunda ortak çalışma zemini oluşturuldu. Yaklaşık 20 dönümlük alan araştırma ve uygulama faaliyetlerine ayrılırken ilk aşamada sulama, arazi düzenleme ve üretim altyapısına yönelik hazırlıklar tamamlandı. Deneme çalışmaları ve ön hazırlıkların ardından 2026 yılı itibarıyla ilk ekimler gerçekleştirildi. Bitki Seçiminde Bilimsel ve Ekonomik Kriterler Esas Alındı Araştırma ve uygulama alanında yetiştirilecek bitki türleri belirlenirken yalnızca tarımsal verim değil; bölgenin iklim koşulları, toprak yapısı ve ekonomik potansiyeli de dikkate alındı. Bu kapsamda Eskişehir'in ekolojik koşullarına uyum sağlayabilecek, aynı zamanda ülke ekonomisine katkı sunabilecek tıbbi ve aromatik bitki türleri tercih edildi. İlk etapta tek yıllık ve çok yıllık bitkilerden oluşan yaklaşık 20 bin fide üretim alanına dikildi. Çalışmalar ilerledikçe hem bitki çeşitliliğinin artırılması hem de farklı türlerin bölge koşullarındaki performanslarının bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi planlanıyor. Hedef Katma Değerli Ürün Geliştirmek Araştırma ve uygulama alanında yürütülen çalışmalar yalnızca bitki yetiştiriciliğiyle sınırlı tutulmuyor. Hasat edilen bitkisel materyallerin yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik projeler de eş zamanlı olarak yürütülüyor. AÜBİBAM bünyesinde bulunan pilot üretim ve analiz altyapısı sayesinde bitkisel ham maddeler distilasyon, ekstraksiyon, ileri düzey ayrıştırma ve saflaştırma süreçlerinden geçirilerek farklı kullanım alanlarına uygun ürünlere dönüştürülebiliyor. Üretilen materyaller kalite analizlerinden geçirilirken standardizasyon ve sertifikasyon süreçleri de yine üniversite bünyesinde yürütülebiliyor. Bu sayede kimyasal ilaç kullanılmadan elde edilen bitkisel materyallerden, özellikle gıda ve sağlık alanlarında değerlendirilebilecek güvenilir ve kaliteli ürünlerin geliştirilmesi hedefleniyor. Böylece araştırma sonuçlarının yalnızca akademik yayın olarak kalmayıp ekonomik değere dönüşmesi de amaçlanıyor. Araştırma Alanı Öğrenciler İçin Uygulama Laboratuvarı Olacak Tıbbi ve Aromatik Bitki Araştırma ve Uygulama Alanı yalnızca araştırmacılar için değil, öğrenciler için de önemli bir uygulama merkezi niteliği taşıyor. Alanın faaliyete geçmesiyle birlikte yetiştirilen bitkilerden yeni ürün geliştirilmesine yönelik bilimsel projeler oluşturulmaya başlanırken lisans ve lisansüstü öğrencilerinin bu projelerde görev alabilmesi planlanıyor. Öğrenciler; yetiştirme süreçlerinden hasada, bitkisel materyalin işlenmesinden ürün geliştirme çalışmalarına kadar birçok aşamada uygulamalı deneyim kazanma fırsatı bulacak. Bunun yanı sıra uygulama alanında staj faaliyetleri yürütülmesi ve farklı disiplinlerden akademisyenlerin ortak araştırmalar gerçekleştirmesi de hedefleniyor. Böylece alanın, üniversite bünyesinde disiplinler arası araştırmaları destekleyen önemli bir merkez hâline gelmesi amaçlanıyor. Bölge Üreticileri İçin Örnek Uygulamalar Geliştirilecek Tıbbi ve aromatik bitkilere yönelik ilginin her geçen yıl arttığını belirten yetkililer; yeterli bilgiye sahip olmadan yapılan üretim girişimlerinin hem ekonomik kayıplara hem de yanlış uygulama örneklerinin yaygınlaşmasına neden olabildiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle araştırma ve uygulama alanında elde edilecek bilgi birikiminin yalnızca üniversite bünyesinde kalmaması, bölge üreticileriyle de paylaşılması hedefleniyor. Üreticilere yönelik bilgilendirme faaliyetleri düzenlenmesi, doğru üretim modellerinin tanıtılması ve ekonomik değeri yüksek yeni bitki türlerine ilişkin farkındalık oluşturulması planlanıyor. Bu yönüyle araştırma alanının hem bilimsel bilgi üreten hem de bölgesel kalkınmayı destekleyen örnek bir uygulama merkezi olması amaçlanıyor. Üniversite Markasıyla Geliştirilen Ürünler Hedefleniyor Araştırma ve uygulama alanında yürütülen çalışmaların bundan sonraki aşamasını; hasat edilen ürünlerin işlenmesi, Ar-Ge süreçlerinin yürütülmesi, paketlenmesi ve ticarileştirilmesi oluşturacak. Anadolu Üniversitesi, standardize ürün formatı oluşturarak sürdürülebilir kalite anlayışıyla üretim gerçekleştirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda geliştirilecek ürünlerin hem yurt içi hem de uluslararası pazarlarda değerlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütülmesi planlanıyor. Uzun vadede ise Anadolu Üniversitesi markasını taşıyan tıbbi ve aromatik bitki ürünlerinin üniversite bünyesinde satışa sunularak öğrencilere, akademik ve idari personele doğrudan ulaştırılması hedefleniyor. Böylece bilimsel araştırmaların ekonomik değere dönüşmesini sağlayan örnek bir üniversite modeli oluşturulması amaçlanıyor. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber)

Eskişehirli 952 Çiftçiye B-Reçete ve E-ÜKDS Eğitimi Haber

Eskişehirli 952 Çiftçiye B-Reçete ve E-ÜKDS Eğitimi

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, sürdürülebilir tarım ve güvenli gıda üretimi vizyonu kapsamında dev bir eğitim seferberliğine imza attı. 20-22 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen programla, 952 üreticiye yeni nesil tarımsal takip sistemleri anlatıldı. B-Reçete ve E-ÜKDS Dönemi Başlıyor Tarımsal üretimde izlenebilirliği en üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen eğitimlerde, B-Reçete yönetmeliği ve dijital denetim altyapısı olan E-ÜKDS (Elektronik Ürün Kimlik Doğrulama Sistemi) hakkında teknik detaylar paylaşıldı. Sazova Kampüsü’nde gerçekleştirilen eğitimlerin ana odak noktaları şunlar oldu: Bitki Koruma Ürünleri (BKÜ): İlaçların kontrollü ve kayıtlı kullanımı. Dijital Takip: E-ÜKDS sistemi ile ilaçlama süreçlerinin uçtan uca denetlenmesi. Sertifikasyon: Çitçilerin yasal olarak sahip olması gereken "BKÜ Uygulayıcı Belgesi" süreci. Kurumlar Arası Güç Birliği Eğitim programı, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğü koordinasyonunda; Odunpazarı ve Tepebaşı İlçe Tarım Müdürlüklerinin iş birliğiyle başarıyla tamamlandı. Üç gün süren yoğun program, bölgedeki tarımsal kalitenin artırılması adına kritik bir adım olarak nitelendirildi. Çiftçiler Sertifikalarına Kavuşuyor Eğitimi başarıyla tamamlayan 952 üretici, Bitki Koruma Ürünleri Uygulayıcı Belgesi almaya hak kazandı. Bu belgelerle birlikte Eskişehirli çiftçiler, sahada "yetkilendirilmiş uygulayıcı" sıfatıyla daha bilinçli ve modern yöntemlerle üretim yapabilecek.

Tepebaşı’nın Öncü Belediyecilik Modeli Belfor’da Alkış Aldı Haber

Tepebaşı’nın Öncü Belediyecilik Modeli Belfor’da Alkış Aldı

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Türkiye Belediyeler Birliği’nin (TBB), Belediyecilik Forumuna (BELFOR) konuşmacı olarak davet edildi. Forumda 225 iyi uygulama örneği tanıtılırken Başkan Ataç, açılış oturumunda söz alan 8 belediye başkanından biri oldu. Başkan Ataç, Tepebaşı’nda hayata geçirilen iyi uygulama örneklerini anlattı. Belediyeler arasında iş birliğini güçlendirmek, iyi uygulamaların paylaşımını artırmak ve yerel yönetimlerde deneyim aktarımını yaygınlaştırmak amacıyla düzenlenen Belediyecilik Forumu’na bu yıl 700’ün üzerinde başvuru yapıldı ve değerlendirme süreci sonunda 225 proje BELFOR’da tanıtılmaya hak kazandı. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, kentte yürütülen akıllı şehircilik alanındaki çalışmaları ile katılımcı, kapsayıcı ve dayanıklı kent yönetimi örneklerini anlattı. Başkan Ataç, “BEBKA tarafından desteklenen ve ana hizmet binamızda hayata geçirilen ‘düşük karbon ayak izi için enerji etkin bina’ projemiz Türkiye’nin çift yönlü sayaç kullanan ilk kamu binasıdır. Proje kapsamında elektrik ihtiyacının yaklaşık %20’si güneş enerjisi santralinden karşılanmaktadır.” dedi. Kurulan yağmur suyu toplama sistemi sayesinde şebeke suyu tüketiminin % 5 oranında azaltıldığını ifade eden Başkan Ataç, “Proje ile araç yıkama ünitesinde tüketilen su en az %91 oranında yağmur suyu sisteminden karşılanmaktadır.” ifadelerini kullandı. Leed Gold Sertifikası Alan İlk Kamu Binası Ataç, Mustafa Kemal Atatürk Su Sporları Merkezi projesinin “yeşil bina” olarak planlandığını ve tamamlanmasının ardından uluslararası sertifikasyon sürecine başvurulduğunu aktardı. Tesisin sürdürülebilir tasarım yaklaşımı ile yapılığını dile getiren Ataç, “Bina LEED Gold sertifikası almaya hak kazandı ve Türkiye’de 2015 yılında bu sertifikayı alan ilk kamu binası olma özelliği taşıyordu.” dedi. Akıllı şehir ve sürdürülebilirlik projelerine de değinen Ataç, uluslararası platformlarda elde edilen ödüllere ilişkin olarak ise “2021 yılında Avusturya Büyükelçiliği tarafından düzenlenen Ulusal Enerji Küresi Ödülünü kazandık. 187 ülke ve 2 bin 500 proje arasından sıyrılarak bu ödülü kazanan Türkiye’deki ilk belediye olduk.” diye konuştu. AB Horizon 2020 Kapsamında Desteklenen Türkiye’nin İlk Şehri Başkan Ataç, “Tepebaşı, AB Horizon 2020 kapsamında desteklenen Türkiye’nin ilk Akıllı Şehridir. 66 ay süren proje 2015-2019 yıllarında arasında hayata geçirilmiştir. Projenin toplam bütçesi 23,8 Milyon Euro Tepebaşı Belediyesi Bütçesi ise yaklaşık 5 Milyon Euro’dur. Amacı ketlerin sürdürülebilir dönüşümünü hızlandırmak olan proje 7 ülkeden 22 ortak ile uygulayıcı şehir olarak Tepebaşı İlçesi’nde gerçekleştirilmiştir.” dedi. Başkan Ataç, “Ayrıca 30 Adet Elektrikli Bisiklet, 3 Adet Bisiklet İstasyonu ve 45 Adet Akıllı Bisiklet Parkı vatandaşın hizmetine sunulmuştur. Tepebaşı Belediyesi, AB Ufuk 2020 Programı kapsamında yalnızca tek bir proje başvurusu ile 3,78 milyon € hibe kazanarak dikkat çekici bir başarı elde etmiştir.” Dedi. Küresel Model Tepebaşı Tepebaşı Belediyesi’nin, 2019 yılında Addis Ababa’da düzenlenen 14. Sürdürülebilir Şehirler ve İnsan Yerleşimleri Forumu kapsamında, akıllı kent gelişimi alanında “Küresel Model” ödülünü kazanarak Türkiye’den bu ödülü alan ilk belediye olduğunu hatırlatan Başkan Ataç sözlerine şu şekilde sürdürdü; “Tepebaşı Belediyesi, 2021 yılında Avusturya’nın Ankara Büyükelçiliği tarafından verilen ‘Ulusal Enerji Küresi Ödülü”nü kazanarak, 187 ülke ve 2500 proje arasından sıyrılmış; bu prestijli ödülü kazanan dünyadaki tek, Türkiye’de ise ilk belediye olmuştur.” Yüzlerce İyi Uygulama Örnekleri Gönderildi Forumun açılış konuşmasını yapan TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız ise BELFOR’un belediyeler arası iş birliği zincirinin önemli halkalarından biri olduğunu vurgulayarak Türkiye’nin dört bir yanından farklı ölçekteki belediyelerden yüzlerce iyi uygulama örneğinin foruma gönderildiğini hatırlattı. Yıldız, “Bu sadece bir sayı değildir; yerelde üretilen bilgi, deneyim ve çözüm kapasitesinin büyüklüğünü gösteren güçlü bir göstergedir.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.