SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sendika

Porsuk Haber Ajansı - Sendika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sendika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EMEP İl Başkanı Kökoğlu: "Sendika Seçme Özgürlüğü En Temel Haktır" Haber

EMEP İl Başkanı Kökoğlu: "Sendika Seçme Özgürlüğü En Temel Haktır"

Kamuoyunda gündeme gelen belediye işçilerinin sendika değiştirme tartışmalarına yönelik Emek Partisi Eskişehir İl Başkanı Ceren Kökoğlu yazılı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, işçilerin iradesini yok sayan sendikal bürokrasiye karşı sınıf sendikacılığı vurgusu öne çıktı. ​"İşçilerin Mevcut Sendika Yönetimine Tepkisi Yeni Değil" ​Açıklamada, son yıllarda belediye işçilerinin Belediye-İş yönetimine karşı tepkilerinin büyüdüğüne dikkat çeken İl Başkanı Kökoğlu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Geçtiğimiz günlerde hem yerel basında hem de sosyal medyada, belediye işçileri içerisinde yaşanan sendika değiştirme tartışmaları gündemde yer buldu. Bunun ardından işçilerin üyesi olduğu mevcut sendika Türk İş’e bağlı Belediye-İş ve Disk’e bağlı Genel İş sendikalarından konu ile ilgili açıklamalar yapıldı. Son yıllarda işçilerin, Belediye-İş yönetimine karşı büyüyen bir tepkileri olduğunu ve en son geçtiğimiz yıl işçilerin onayı olmadan imzalanan Toplu İş Sözleşmesi ile tepkilerin hayli arttığını görmüştük. İşçiler şehir meydanında kendi iradeleriyle habersiz imzalanan TİS’i protesto etmiş ve mevcut sendika yönetimine dair eleştirilerini dile getirmişti. Yine yaşanan şube seçimleri sırasında işçilerin çeşitli tepkileri olmuş seçimlerin adil olmayan bir ortamda gerçekleştiği eleştirisi yükselmişti. Tüm bunların üzerine işçilerin sendika değiştirme iradesi gösteriyor ki; Belediye-İş sendikasına da egemen sendikal bürokrasi anlayışına da işçilerin artık tahammülü kalmamıştır. İşçiler kendi seçtikleri kişilerce temsil edildikleri, söz haklarının gerçek anlamda olduğu, işverenin karşısında her daim işçinin yanında olan bir sendikal anlayış istediklerini gösteriyorlar. İşçilerin sendika değiştirme kararının ardından Belediye-İş sendikasının işçileri ve örgütlendikleri sendikayı suçlayan açıklamaları ise kabul edilemez. Sendika seçme özgürlüğü işçilerin en temel sendikal hakkıdır. İşçiler sendikalarını değiştirme özgürlüğünü kullandıklarında sorgulanması gereken bu kararın kendisi değil, işçileri bu kararı vermeye iten sendikal bürokrasi ve o anlayışı temsil eden sendika yöneticilerinin tutumudur. Sendikacıların kendi tutumlarını özeleştirel bir gözle ele almadan işçiyi suçladığı her açıklama bir kere daha nasıl birer sendika bürokratına dönüştüklerinin kanıtından öteye geçemeyecektir. Yine işçiler içerisinde herhangi bir çalışma yürütmeyen, işçilerin sendikal bilinçlerini ilerletecek herhangi bir adım atmayan diğer sendikaların hazır işçiler sendika değiştirmeye niyetlenmişken “hadi buyurun biraz da bize üye olun” demekten başka bir anlam ifade etmeyen açıklamalarının da işçiler açısından bir karşılığı olmayacaktır. İşçiler açısından bu sendikalar madalyonun farklı yüzleri olarak algılanmaktadır. Emek Partisi olarak diyoruz ki; işçi iradesini tanımayan sendikal bürokrasi karşısında tutum alan belediye işçilerinin yanındayız. İşçilerin ihtiyacı olan sendikal anlayış kendi iradelerinin sendikalarına yansıdığı, gerçek bir sınıf sendikacılığıdır. İşçilerin iradesinin sendikalara yansıdığı bir sendikal faaliyet ancak işçilerin birlik olduğu, sendikaların bürokrat temsilcileri karşısında sınıf sendikacılığını benimseyen temsilcilerini birlikte seçtiği ve sendika yönetimlerini denetlediği bir toplamda mümkün olabilecektir. Bunun da en önemli koşulu işçilerin işyerlerinde öncelikle kendi birliklerini kurmasıdır. Üye oldukları sendikanın adı değil benimsediği sendikal anlayış önemlidir. Ve tabi ki işçilerin bu sendikaları nasıl denetlediği, kendi birliklerini ne oranda kurdukları belirleyici olacaktır. Belediye işçileri nezdinde Türkiye işçi sınıfının yıllardır hasret olduğu sendikal mücadele; birlikte hareket eden işçilerin ortak iradesiyle mümkün olabilir. Birleşelim! Örgütlenelim! Bürokratik sendikacılığa karşı sınıfın özne olduğu sendikaları hep birlikte örgütleyelim!"

Odunpazarı Belediyesi Emekçilerinin %64'ü Çağdaş Sen'e Katıldı! Haber

Odunpazarı Belediyesi Emekçilerinin %64'ü Çağdaş Sen'e Katıldı!

Kuruluşunun üzerinden henüz 10 gün geçen Çağdaş Sen, Türkiye genelinde başlattığı örgütlenme hamlesiyle büyük bir yankı uyandırdı. İlk basın toplantısını Eskişehir'de düzenleyen Genel Başkan Bayram Özkan, belediye işçilerinin yaşadığı kronik sorunlara dikkat çekerek önemli müjdeler ve eylem planlarını paylaştı. ​"İlkler Eskişehir'den Başladı: Odunpazarı'nda %64'lük Rekor Katılım" ​Çağdaş Sen Genel Başkanı Bayram Özkan ve genel merkez yöneticilerinin katılımıyla Eskişehir'de gerçekleştirilen basın toplantısında, sendikanın kısa sürede elde ettiği büyük başarı kamuoyuna duyuruldu. 14 Temmuz 2026 tarihinde kurulan Çağdaş Sen, Türkiye sendikacılık tarihinde bir ilke imza atarak Odunpazarı Belediyesi emekçilerinin %64 oranındaki çoğunluğuyla bünyesine katılmasıyla gücünü kanıtladı. ​Genel Başkan Bayram Özkan açıklamasında, bu süreçte objektif ve tarafsız bir tutum sergileyen Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt'a ve örgütlenmede öncülük eden Deniz Kalkan ile ekibine teşekkür etti. Kuruluşundan bu yana geçen 10 günlük kısa zaman zarfında üye sayısı 4.000'li rakamları aşan sendika, 25 Ocak 2027 tarihinde açıklanacak resmi istatistiklerde 15.000 ve üzeri üye hedefliyor. ​Çağdaş Sen Yönetim Kadrosu Kimlerden Oluşuyor? ​Türkiye'nin 16 ilinde aktif örgütlenme çalışmalarını sürdüren Çağdaş Sen’in basın toplantısına Genel Başkan: Bayram Özkan, ​Genel Başkan Yardımcısı: Davut Ayna, Genel Başkan Yardımcısı: Veysel Aydemir ve Odunpazarı Belediyesi Deniz Kalkan ve Belediye çalışanları katılım sağladı. ​​Meclis'e Sunulacak İki Kritik Dosya: Kadro ve Maaş Güvencesi ​Türkiye genelinde 1 milyonun üzerinde belediye emekçisi bulunduğunu, ancak bunlardan 400.000'e yakın çalışanının asgari ücrete mahkum edildiğini belirten Özkan, pazartesi günü Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına ve ilgili komisyonlara iki ayrı dilekçe sunacaklarını açıkladı: ​Belediye Şirket İşçilerine Amasız, Fakatsız Kadro: 696 sayılı KHK ile taşerondan belediye şirketlerine geçirilen işçilerin devlet ikramiyesinden mahrum bırakıldığı ve banka kredisi çekerken dahi dezavantajlı konumda tutulduğu vurgulanarak, şirket işçilerine ayrım yapılmaksızın kadro talep edildi. ​Maaşların İller Bankası Payı ile Güvence Altına Alınması: Özellikle İzmir başta olmak üzere ülkenin pek çok yerinde belediye işçilerinin maaşlarını gecikmeli aldığı veya hiç alamadığı hatırlatılarak; tıpkı devlet memurlarında olduğu gibi belediye maaşlarının da İller Bankası payından doğrudan kesilerek işçilerin hesaplarına güvenceyle yatırılması için yasal düzenleme istendi. ​"Kıdem Tazminatı ve Vergide Adalet Vurgusu" ​Toplantıda ekonomik krizin çalışanlar üzerindeki yıkıcı etkilerine de değinen Bayram Özkan, şu başlıkların altını çizdi: ​Kıdem Tazminatındaki Erime: Geçmişte 20 yıllık bir işçi kıdem tazminatıyla ev veya araba alabilirken, bugün gelinen noktada bırakın evi, bir otomobil dahi alınamayacak ekonomik tabloya dikkat çekildi ve kıdem tazminatının erimesine karşı duracaklarını belirtti. ​Vergide Adalet: Çalışanların ocak ayında aldığı maaş ile aralık ayındaki maaşının artan kesintiler nedeniyle eridiğini belirten Özkan, emekçinin vergi kesintisinin %10'u geçmemesi gerektiğini savundu. ​"Holdingleşen Sendikacılığa Karşı İş Yeri Komiteleri" ​Sendikaların birer holding gibi yönetildiği düzene karşı olduklarını ifade eden Özkan, Çağdaş Sen'in temel ilkelerini şöyle sıraladı: ​İki Dönem Sınırı: Genel başkanlık görevi en fazla iki dönem (8 yıl) ile sınırlandırıldı. ​Siyasi Bağımsızlık: Sendika, hiçbir yasal veya yasadışı yapının arka bahçesi olmayacak; yalnızca emekçinin haklarını savunacak. ​Ortak Akıl ve İş Yeri Komiteleri: Toplu sözleşmelerde kararlar genel merkezin veya başkanların iki dudağı arasında değil; işçilerin özgür iradesiyle seçeceği iş yeri, toplu sözleşme ve eylem komiteleri aracılığıyla alınacak. ​Ankara'da Konukevi ve Refakatçi Hizmeti: Ankara'ya gelen üyelerin barınma sorunları için otel anlaşmaları yapıldığı ve hastaneye gidecek üyelere özel refakatçi ekiplerin tahsis edildiği açıklandı. ​İlk Şube Odunpazarı'nda Açılıyor ​Basın toplantısının sonunda müjde veren Genel Başkan Bayram Özkan, Çağdaş Sen'in Türkiye'deki ilk şubesinin Odunpazarı'nda kurulacağını duyurdu. Bir ay içerisinde faaliyete geçecek olan şube binasında emekçilerin gazete okuyup çay içebileceği, sorunlarının doğrudan temsilciler aracılığıyla çözüme kavuşturulacağı sosyal bir alan yaratılacağı ifade edildi.

Şube Başkanı Köksal'dan Sütlüce Aile Sağlığı Merkezi’ndeki Saldırıya Tepki Haber

Şube Başkanı Köksal'dan Sütlüce Aile Sağlığı Merkezi’ndeki Saldırıya Tepki

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, Sütlüce Aile Sağlığı Merkezi’ne yönelik gerçekleştirilen saldırıyı şiddetle kınayarak, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurguladı. ​Eskişehir’de sağlık çalışanlarına yönelik saldırılara bir yenisi daha eklendi. Sütlüce Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan sağlık çalışanlarının maruz kaldığı saldırı, sendika tarafından tepkiyle karşılandı. ​“Kamu Malına Verilen Zarar Toplumun Geleceğine Zarardır” ​Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, toplum sağlığının korunmasının sadece sağlıkçıların değil, tüm vatandaşların ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Köksal, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: ​“Toplumumuzun sağlık konusunda bilinçlendirilmesi, sağlık çalışanlarının haklarının korunması ve kamu mallarına sahip çıkılması, kaliteli sağlık hizmetlerinin sürdürülebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki kamu malına verilen her zarar, aslında toplumun ortak hizmetine ve geleceğine verilen zarardır.” ​“Şiddet, Sağlık Sistemini Tehdit Ediyor” ​Sağlık çalışanlarına gösterilen saygının, daha güvenli, güçlü ve sürdürülebilir bir sağlık sisteminin temel taşı olduğunu ifade eden Köksal, toplumsal duyarlılık çağrısında bulundu. Sağlık-Sen olarak vatandaşları bilinçli olmaya davet eden Başkan Köksal, sağlık çalışanlarının yanında olduklarını bir kez daha yineledi. ​Sendikadan Destek Mesajı ​Açıklamasının sonunda Sütlüce Aile Sağlığı Merkezi’nde yaşanan olaya değinen Hasan Hüseyin Köksal, “Sütlüce Aile Sağlığı Merkezi’ne gerçekleştirilen saldırıyı şiddetle kınıyor; maruz kaldıkları bu kabul edilemez olay nedeniyle tüm çalışma arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz” diyerek tepkisini dile getirdi.

Çakırözer: ''Öğretmenleri Susturmak Yerine Sorunlarını Çözün!'' Haber

Çakırözer: ''Öğretmenleri Susturmak Yerine Sorunlarını Çözün!''

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Ankara’da hakları için açlık grevine başlayan mülakat mağduru öğretmenler ile özel sektör öğretmenlerinin eylemine destek verdi. Ankara’da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası önünde eylemlerini sürdüren öğretmenleri ziyaret eden Çakırözer, öğretmenlerin taleplerini Meclis gündemine taşıdı. Çakırözer, “Öğretmenlerin sesini bastırmak yerine sorunlarını çözün, mülakat sistemini kaldırın, özel sektör öğretmenlerine güvenceli çalışma ve insanca yaşam koşulları sağlayın. Öğretmenlerimiz lütuf değil, hakkı olanı istiyor. Onların haklı direnişlerinin sonuna kadar yanındayız” dedi. TBMM’DE ÖĞRETMENLER İÇİN ÇAĞRI Ankara’da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’na bağlı öğretmenler ile mülakat mağduru eğitimciler eylemlerini sürdürüyor. Eskişehir ve diğer şehirlerde sendikalar, emekçiler öğretmenlere desteğini sürdürürken, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de sendika binası önünde açlık grevini sürdüren eğitim emekçilerini ziyaret ederek destek verdi. Ziyaret sonrasında öğretmenlerin taleplerini Meclis gündemine taşıyan Çakırözer, CHP olarak mülakat mağduru öğretmenler ile özel sektör öğretmenlerinin haklı taleplerinin yanında olduklarını söyledi. “ÖĞRETMENLERİ SUSUTURMAK YERİNE SORUNLARINI ÇÖZÜN!” TBMM’de konuşan Çakırözer, şu çağrıyı yaptı: “Dün bu yüce Meclisin hemen önünde yalnızca emeğine, mesleğine ve geleceğine sahip çıkmak isteyen öğretmenlerimiz gözaltına alındı, tartaklandı. Haklarını arayan öğretmenlerimize yönelik bu zulmü, vicdansızlığı kınıyorum. Bu insanlar kim? KPSS'de yüksek puan alıp haksız mülakatlarla elenen mülakat mağduru öğretmenlerimiz, patronların insafına terk edilen özel sektör öğretmenlerimiz ve dört gündür açlık grevindeler. On binlerce eğitim emekçimizin taban maaş hakkı, güvenceli çalışma koşulları ve insanca yaşam talepleri görmezden gelinemez. Öğretmenlerin sesini bastırmak yerine sorunlarını çözün, mülakat sistemini kaldırın, özel sektör öğretmenlerine güvenceli çalışma ve insanca yaşam koşulları sağlayın. Öğretmenlerimiz lütuf değil, hakkı olanı istiyor. Onların haklı direnişlerinin sonuna kadar yanındayız.”

Eskişehir’den Özel Sektör Öğretmenlerine Destek: “Eğitimciye Kelepçe Vurulmaz” Haber

Eskişehir’den Özel Sektör Öğretmenlerine Destek: “Eğitimciye Kelepçe Vurulmaz”

Özel sektör öğretmenlerinin Ankara’daki hak arama mücadelesine ve maruz kaldıkları müdahalelere Eskişehir’den sert tepki geldi. Eğitim-İş Eskişehir Şubesi’nin öncülüğünde Hamamyolu Yediler Parkı’nda bir araya gelen sendika temsilcileri ve siyasiler, öğretmenlerin taleplerinin karşılanması için çağrıda bulundu. ​Özel sektör öğretmenlerinin insanca yaşanabilir bir ücret ve iş güvencesi talebiyle Ankara’da başlattığı eylemler sürerken, yaşanan gözaltılar ve ters kelepçe uygulaması Eskişehir'de de protesto edildi. Hamamyolu Yediler Parkı’nda düzenlenen basın açıklamasında, eğitim emekçilerine yönelik baskılar kınandı. ​CHP İl Başkanı Yalaz: "Bardağı Taşıran Son Damla" ​Basın açıklamasına katılarak destek veren CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, bir eğitimciye ters kelepçe takılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bir eğitimcinin ters kelepçeyle gözaltına alınması bardağı taşıran son damladır. Nesil eğiten, geleceğimizin teminatı olan öğretmenlerimize yapılan bu muameleyi şiddetle kınıyorum. İktidarın eğitimciye verdiği değerin bir göstergesi olan bu tavır, vicdanları yaralamıştır. Mücadele eden tüm öğretmenlerimizin yanındayız." ​Mahmut Yalınkılıç: "Somut Adım Atılana Dek Eylemlerimiz Sürecek" ​Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Eskişehir Temsilciliği adına konuşan Mahmut Yalınkılıç, taleplerinin net olduğunu vurguladı. Yalınkılıç, Hamamyolu’ndan yaptığı çağrıda, "Öğretmenler geçinemiyor, kirasını ödeyemiyor. Söz verilen ortak toplantı derhal gerçekleştirilmeli, mülakat mağduru öğretmenlerin hakları teslim edilmelidir. Taleplerimiz karşılanana kadar açlık grevi ve direnişimiz sürecektir" ifadelerini kullandı. Ayrıca TBMM Milli Eğitim Komisyonu Başkanı Ayşen Gürcan’a verdiği sözleri tutma çağrısında bulundu. ​Eğitim-İş Şube Başkanı Arslan: "Bu Mücadele Kamusal Eğitim Hakkı Mücadelesidir" ​Hamamyolu Yediler Parkı’ndaki açıklamayı yöneten Eğitim-İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan ise eğitimin ticarileştirilmesine dikkat çekti. Arslan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Türkiye'de eğitim uzun süredir kamusal bir hak olmaktan uzaklaştırılmakta, piyasanın ihtiyaçlarına göre şekillendirilmektedir. Müteahhitlerin özel okul, holdinglerin üniversite açtığı; eğitimin ticari bir faaliyet alanına dönüştürüldüğü bu düzende öğretmenler emeğinin karşılığını alamaz hale getirilmiştir. Ankara'da yaşananlar, bu tablonun sonucudur. Özel sektör öğretmenleri insanca yaşayabilecekleri bir ücret, iş güvencesi ve mesleklerine yakışır çalışma koşulları talep etmektedir. Bu talepler ne ayrıcalık ne de imtiyazdır; en temel çalışma hakkıdır. Ancak talepleri duymak yerine baskı tercih edilmiştir. Hak arayan genç öğretmenler gözaltına alınmış, dayanışma göstermek için yanlarında bulunan sendika yöneticileri ters kelepçeyle gözaltı araçlarına bindirilmiş, gazeteciler ve yurttaşlar biber gazına maruz bırakılmıştır. Ortaya çıkan görüntüler, yalnızca eğitim emekçilerine değil, demokratik hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahaledir. Daha da vahimi, yaşananlara rağmen öğretmenlerin sesini duyacak bir iradenin ortaya çıkmamasıdır. Bu nedenle özel sektör öğretmenleri açlık grevini sürdürmektedir. Bir ülkenin öğretmenleri geçinemediğini söylüyor, güvencesizlikten yakınıyor ve seslerini duyurabilmek için açlık grevine başvuruyorsa, sorgulanması gereken onların talepleri değil, onları bu noktaya sürükleyen eğitim politikalarıdır. Özel sektör öğretmenlerinin mücadelesi yalnızca ekonomik haklar mücadelesi değildir. Bu mücadele, eğitimin ticarileştirilmesine, öğretmenliğin güvencesizleştirilmesine ve emeğin değersizleştirilmesine karşı verilen bir mücadeledir. Eğitim-İş olarak laik, bilimsel, kamusal ve nitelikli eğitim mücadelesi ile öğretmenlerin insanca çalışma talebini aynı bütünün parçaları olarak görüyoruz. Çünkü öğretmenin güvenceden yoksun bırakıldığı bir yerde eğitim hakkı da zarar görür. Bu nedenle Ankara'da hak aradığı için gözaltına alınan, ters kelepçeye maruz bırakılan ve açlık grevinde direnen özel sektör öğretmenlerinin yanında olduğumuzu kamuoyuna ilan ediyoruz. Eğitim emekçilerinin talepleri bastırılarak değil, karşılanarak çözülebilir. Öğretmenlerin haklı mücadelesi yalnız değildir. Yaşasın öğretmen dayanışması! Yaşasın örgütlü mücadelemiz!"

Sağlık-Sen Eskişehir Şubesinde Hasan Hüseyin Köksal Güven Tazeledi Haber

Sağlık-Sen Eskişehir Şubesinde Hasan Hüseyin Köksal Güven Tazeledi

Sağlık-Sen Eskişehir Şubesi, 6 Haziran 2026 tarihinde Anemon Grand Eskişehir Otel’de gerçekleştirilen 7. Olağan Genel Kurulu ile yeni dönem yönetimine güven tazeleyerek "Ben değil, biz olacağız" mesajıyla yola devam etti. Sendikanın kuruluş yıl dönümüne denk gelen kongrede, sağlık çalışanlarının özlük hakları, ekonomik iyileştirmeler ve sağlık sistemindeki güncel sorunlar masaya yatırıldı. ​Eskişehir sağlık camiasının yoğun ilgi gösterdiği genel kurulda, Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, sendikal mücadelenin temelinde "adalet ve alın teri" olduğunu vurguladı. Siyasi parti temsilcilerinin, yerel yöneticilerin ve sivil toplum kuruluşu liderlerinin katıldığı toplantıda birlik ve beraberlik mesajları öne çıktı. Genel Kurula, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, siyaset, sendika ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile delegeler katıldı. ​"8.000 Çalışanın Sesi Olmaya Devam Edeceğiz" Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal açılış konuşmasında şu ifadeleri kullandı; "Sağlık-Sen'imizin 7. Olağan Genel Kurulunu 6 Haziran 2026 yılına denk getirmemizin en büyük sebebi bugün bizim kuruluş yıl dönümümüz. Kuruluş yıl dönümümüzü Eskişehir'den kutlayarak coşkuyla Eskişehir gibi bir yerde sendikacılığa örnek, insanları "Ben değil, biz olacağız." Yunus'un şehrinden hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Değerli hazirun, kıymetli katılımcılar, Eskişehir Sağlık Teşkilatı, Türkiye'nin özellikle hizmet alanında hizmet veren ilk 5 şehrinden bir tanesidir. Biz her zaman sahada sağlık personeliyle beraber güçlü bir mücadeleyle, temsilcilerimizle 8267 sağlık çalışanın 6000'ine hizmet veren bir sağlık ordusuyuz. Sağlık-Sen ailesi olarak her ne kadar bizi rakiplerimiz eleştirse de idarecilerin desteğiyle, siyasetin desteğiyle bu kadar üye yapıyor deseler de her 10 çalışanın 8 tanesinin üye olduğu bir Eskişehir'den bahsediyoruz. Eskişehir'i başarılı kılan en büyük özellik; benlik değil, biz olmamız. Eskişehir'deki sağlık camiasının bir arada olmasının en büyük özelliği, Türkiye'nin her yerinden, Diyarbakır'dan Trabzon'a, Eskişehir'den Mardin'e, Ege'nin incisinden Güneydoğu'nun en güzel yerine kadar 81 ilden gelen kıymetli sağlık çalışanlarının; Alevi, Kürt, Çerkez, Sünni, Arap, Türk hiç fark etmeden aynı masada oturabileceği en çok çalışan masa Sağlık-Sen masasıdır. Bunun için buradaki başarı, 8000 sağlık çalışanının 6000 tanesinin aynı yöne bakması, aynı ortak derdi yaşıyor olmasındaki arkasındaki başarı salonda gördüğünüz temsilci ve delegasyon kardeşlerimdir. Ailesinden, eşinden ödün veren, gece gündüz demeden sahada Günyüzü'nden Sarıcakaya'ya, Mihalgazi'den Seyitgazi'ye, Han'dan Çifteler'e adım adım bütün sağlık çalışanlarının derdiyle dertlenen bu başarının büyük mimarı bütün temsilci kardeşlerime canıgönülden teşekkür ediyorum. Temsilci ve delege kardeşlerimizin desteğiyle sağlık çalışanlarının Türkiye'de sesi olmaya gece gündüz devam ediyoruz. Bütün hastaneleri adım adım geziyoruz, Türkiye'nin gerçekleriyle beraber. Sağlıkta dönüşümün başladığı 2002 yılında tek odalı nöbet tuttuğumuz yerlerden devasa hastane evlerine ve sağlıktaki artan konforu bir tarafa bırakarak 2018 yılına kadar Türkiye'deki en çok memnuniyet oranını aldığımız alan sağlık alanıdır. Buradaki konforlu lüks binaların içindeki o binadaki cihazlar hizmet verse de o cihazı kullanan bir sağlık çalışanı var. Dünyada herkese gösterdik ki pandemi döneminde bütün meslek grupları, bütün odalar, bütün iş yerleri bir bir kapanırken sahada tek çalışan, gece gündüz, sağlık çalışanıydı. Burada sağlık çalışanı önemini, ülkedeki sağlık tesislerinin ne kadar güçlü olmasının önemini bir kez daha pandemide gördük ve bütün dünyaya örnek veren bir çalışma gösterdik. Biz sadece sağlık çalışanlarının şu eksiklerini dile getirmeye çalışıyoruz; ülkedeki ekonomik sıkıntılar bir şekilde giderilebilir ama şu andaki sağlık çalışanı, bizim özellikle il bazımızda bir ebemiz, bir hemşiremiz, bir sağlık çalışanımız, bir doktorumuz kendi yerine 2 kişilik çalışarak bu açığı kapatıyor. Her yerde, her platformda ilimizin kozmopolit yapısından dolayı, bulduğu coğrafi yapısından dolayı Afyon, Kütahya, Bilecik ve gurbetten gelen vatandaşların da vermiş olduğu katkıyla beraber 1 Milyonlluk nüfusa hizmet eden bir sağlık ordusu var. Biz 2016 yılındaki 6500 sağlık çalışanıyla 600 yüz bin nüfusa hizmet ederken 2026 yılında 1 milyonluk bir nüfusa ve dışarıdan gelen tercihli hasta bakımıyla beraber 1milyon 200 binlik nüfusa bütün sağlık ordusu hizmet vermeye çalışıyoruz. Bu emek hepimizin, bu emek bütün sağlık çalışanlarının. Hastaneye girdiğinizde sizi kapıda karşılayan güvenlik görevlisinden başlayıp hizmetlisinden, laboratuvarından, röntgeninden bütün sağlık ordusunun bir ekip olarak bir arada durmasıyla beraber bir başarı var. Ben sadece bütün sağlık çalışanlarının, özellikle pandemide de dikkat çekilen "Ya bu sağlık çalışanları neden çok para, para, para, zam, zam istiyor, bak ülkedeki ekonomik şey belli." denmesine size küçük bir videoyla dikkat çekmek istiyorum. Biz 2023 yılında kendi genel başkanımın da karşı listede olduğu bir listeye muhalif bir aday olarak 8 dakikada 2023’te Memur-Sen Genel Konfederasyonuna aday oldum. Aday olmamda tek bir sebep vardı. Türkiye’deki işçi memur kavgasını çıkartmadan asansör sistemiyle herkesin hak ettiği geliri alın teri karşılığında almasını istediğimizi beyan ettik. Bugün geldiğimiz 2026 yılında gördüğünüz gibi bir sabah programında kimse inanmıyor bir 4B’li işçinin 86.000 lira para aldığına ama benim 15 yıllık ebem, hemşirem, öğretmenim, polisim, vergi dairesindeki memurum şu anda 75.000 TL alıyor. Şimdi bu dengesizliği, bu alın terindeki adaletsizliği, bu gelirdeki hakkaniyetsizliğin önüne geçmezseniz mesleki olarak çöküşe uğrarız. Değerli dava arkadaşlarım, kıymetli temsilcilerimiz, kıymetli uç beylerimiz, biz her yerde şu platformda sesiniz olmak için ciddi bir şekilde 2009 yılında başladığımız sendikal hayata bugün inşallah 4. dönemimize başlayacağız. Türkiye'nin en genç başkanı olarak seçildiğimiz sendika il başkanlığında 16 yıldır ilmek ilmek, sokak sokak bütün dokunmadık bir yürek bırakmadan çalışma yapıyoruz. Türkiye'nin en büyük Eskişehir'deki sivil toplum kuruluşuyuz. Bunun mimarı sizlerle beraber başarının ve birlikteliğinin sırrı olarak emek ve alın teri karşılığında en büyük sorunumuz, başta kıymetli vekillerimize iletmek istediğimiz her bir sağlık çalışanı, her ay kazancı olan 10 TL'nin 3 TL'sini peşin vergi olarak ödüyor. İşi geldiğinde kazancımız 10 liranın 3 lirasını peşin olarak ödüyoruz ve kazancımız 7 liraya düşüyor. Sadece vergi yükümlülükleriyle birlikte Türkiye'deki birçok esnaftan, Türkiye'deki birçok gelir getirici kuyumcudan da tutun bütün meslek gruplarını bir kenara yazdığınızda en çok sabit vergi ödeyen meslek grubuyuz. Hekimlerimiz biliyorsunuz dünyada tartışma konusu haline geliyor. Bugün Eskişehir'deki bir aile hekimimiz günlük ortalama 82 ile 105 hasta aralığında hasta bakıyor. Hastanelerdeki uzman hekimlerimiz ciddi bir efor sarf ederek her gün 55 ile 85 hasta aralığında hasta muayenesine katkı ödüyor. Bugün özel sektörle beraber aramızda giderek artan hekimler arası gelirleri bugün şehir hastanemizdeki ortalama kazanan bir uzman hekim 300.000 TL kazanırken, özel hastaneye geçiş yaptığındaki kazancı 2.000.000 TL'ye yükseliyor. Şimdi bu aradaki uçurumlarla beraber devletin, pandemi döneminde göstermiş olduğu en büyük şey sağlık sistemindeki özelleştirmenin son verilmesi ve bu şehirde yaşayan bütün Eskişehirlilerin bilmesi gereken bir gerçek bu şehrin yükünü sadece Eskişehir sağlığı çekiyor. Özel sektörün bize vermiş olduğu çok fazla bir katkı yok. Bizim sağlık çalışanlarımızın parasal ve ihtiyaç ve isteklerine karşı sağlıkta dönüşümle beraber yapılan bütün yeniliklerle başarının mimarı sağlık çalışanlarının en büyük sorunu sabah artık kimsenin işe gitmek istememesidir. Artık işe gittiğindeki tükenmişlik sendromudur. Sağlık çalışanı tükenmiş, gelirindeki adaletsizlikle beraber çok büyük sıkıntıya düşmüştür. İlimizdeki yetki sayılarını paylaştım. Birçok kişiye başarı sahada olmayanın harmanda yüzü olmaz diye bizde bir şey var biliyorsunuz. Biz her gün sahadayız harmanda da en çok sayıyı yetkiyle beraber biz çıkartıyoruz. Bugün 8.000 kişinin 6.000 tanesine sağlık alanında hizmet veren 71 tane sendika olduğunu tekrar hatırlatıyorum. Sağlık çalışanlarının 71 tane sendikası var. Burada ekranda gördüğünüz gibi biz tek başımıza 6.000 kişiyi temsil ediyoruz, diğer 70 sendika 2.300 üyeyi temsil ediyor. Şu anda hangi bürokrat, hangi siyasetçi, hangi referans sistemi kime referans olursa olsun gözlerinizi kapatıp rastgele birini idareci yapmaya kalksanız her 10 çalışandan 8 tanesi zaten otomatikman Sağlık-Senli. Ama bu 6.000 çalışan hiçbir masabaşında çalışmıyor. Hepsi sahada emek vererek, alın teri dökerek çalışıyor. Biz ilimizdeki en büyük şey mimarları sağlık çalışanları olarak başta İl Sağlık Müdürümüzle organizasyonda gece gündüz ne zaman ararsak sağ olsun Sağlık Müdürümüzün telefonu açık bütün sağlık çalışanlarının problemlerini dile getiriyoruz. Şimdi belki de Türkiye'de en çok eleştiren gibi bir kardeşiniz gibi gözüküyorum ama biz Türkiye'nin, burada bilinmesini istiyorum, sağlık alanındaki en iyi 5 hizmetini veren sağlık çalışanlarını oluşturuyoruz. Eskişehir vermiş olduğu sağlık hizmetleriyle Türkiye'de ilk 5 arasındadır. Gerek 112'siyle, 112'de yaptığı çalışmalarıyla gerek şehir hastanesindeki çalışmalarıyla şu andaki sağlıktaki dönüşümü bölgesel manadaki tercih sebebi, şu anda işlerimize yetişemiyor olmamızın sebeplerinden bir tanesi de çevre illerinde ilk tercihin Eskişehir olmasıdır. Ben bu bilgilerle beraber hepinizin huzurunda yeni dönemde, yeni bir hedefle, yeni bir birliktelikle, yeni bir azimle sanki ilk günkü başlıyormuş gibi 6.000 üyeyi, ulaşamadığımız 2.300 kişiye gerek siyasi, gerek ideolojik, gerek düşünce yapısı olarak tek ortak noktamız sağlık çalışanı ve Eskişehir faydası olduğu bir şehirde hizmet verecek, sizlerin huzurunda yönetim kurulu üyelerimi de tanıtmak istiyorum. Bunun için de öncelikle yeni dönemde yine beraber yol alacağımız Şube Başkanvekilimiz İsa Köse kardeşimi buraya davet ediyorum. Kurmuş olduğumuz gençlik kollarıyla, ilk gençlik kolları başkanlığımızı yaparak bize katkı veren bu bugünden sonra da güçlü bir şekilde yönetimimize devam edecek olan, gençlerin her zaman abiliğini yapmış Hasan Gökçe kardeşimi buraya davet ediyorum. Uzun yıllardır yönetim kurulumuza bir bayan arkadaş almıyorduk. Bayanlar her zaman eleştiriyordu. Türkiye'nin en çok bayan üyesine sahip sendikasıyız diyor biliyorsunuz. Neden sağlık çalışanlarından bayan temsilciniz yok diye şikayet aldınız. Yunusemre Devlet Hastanesinden Nazan Yılmaz kardeşimi buraya davet ediyorum. Birinci basamakta yapmış olduğu başarılı çalışmalarla, yaptığımız anketlerle yönetim kuruluna girmeyi tek başına hak eden ancak 6.000 sayısı bize fazla başkanım, sen saydırmamıza bile gerek yok derken beni bile saydırmayı unutan kıymetli Özgür Boyraz kardeşimi buraya davet ediyorum. Sizler sayın başkanım. Bu dönem yapacağımız saha çalışmalarında bir tane kontenjanımızı da gençlik kollarımıza ayırdık. Gençlik Kolları Başkanımız Batuhan Candaş kardeşimizi yönetime davet ediyorum. En çok sahaya sahip, Sağlık Müdürlüğünün en zorlu, en çok bedel ödeyen kısmında görev yapacak, gücümüze güç katacak Muzaffer Pınar kardeşimi davet ediyorum. Sayın Genel Başkan Yardımcım, kıymetli misafirler, biz buradan şunun sözünü vermek istiyoruz. Eskişehir Sağlık-Sen ailesinin düsturu, Eskişehir Sağlık-Sen ailesinin çalışma faktörü şu. Biz eğer ki bir sağlık çalışanı Eskişehir'e geldiğinde Sağlık-Sen ailesini tercih etmiyorsa biz suçu ve kabahati kendimizde görüyoruz. O insanların doğasına, o insanların yönüne, o insanların istek ve taleplerine, o insanların istemine karşı biz kendimizde hata ve kusur görüyoruz. Ona rağmen bu dönem, bu gördüğünüz yönetim kurulu kardeşlerimle beraber sizlere hizmet verip, gönlünü alamadığımız o 2.300 kardeşimizin de gönlünü almak için gece gündüz çalışacağımıza söz veriyoruz."

Genç Sağlık - Sen'den Tepki: "Belirsizlik Mesaisi Yaşatılıyor" Haber

Genç Sağlık - Sen'den Tepki: "Belirsizlik Mesaisi Yaşatılıyor"

Genç Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Tolga Çınar, sağlık çalışanlarının çalışma düzeni, yönetim anlayışı ve liyakat tartışmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Şube Başkanı Çınar, sağlık çalışanlarının sürekli belirsizlik içerisinde görev yaptığını savunarak mevcut sistemin çalışanlar üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti. Sağlık çalışanlarının adeta “hazır kıta” mantığıyla çalıştırıldığını belirten Çınar, “Mantık şu; ‘Hasta yoksa eve git, hasta çıkarsa geri gel.’ Yani sağlık çalışanı personel değil, sanki çağırınca gelen moto kurye gibi görülüyor.” dedi. Çalışanların sürekli alarm halinde yaşadığını dile getiren Çınar, plansız çalışma düzeninin hem motivasyonu hem de iş barışını olumsuz etkilediğini söyledi. Açıklamasında ironik ifadeler de kullanan Çınar, “Tam pijamayı giymişsin, çayı koymuşsun, telefon çalıyor; ‘Hasta geldi, yarın nöbete geliyorsun.’ Yakında herhalde konum açtırıp ‘Size en yakın hasta yönlendirildi’ diye mesaj atacaklar.” ifadelerini kullandı. Liyakat vurgusu yapan Çınar, sağlık kurumlarında yönetici atamalarına yönelik eleştirilerde de bulundu. Bazı yöneticilerin çalışanı dinlemek yerine üst yönetime “şirin görünmeye” çalıştığını öne süren Çınar, bu anlayışın kurumlarda mobbing ve adaletsizlik ortamını beslediğini savundu. Liyakatsiz yönetici görünce şaşıranlar oluyor.” diyen Çınar, “Adam CV ile değil çevreyle yükselmiş. Çalışanı dinleyen değil, yukarıya iyi görünen ödüllendiriliyor. Sonra mobbing neden var, adalet neden yok diye soruluyor.” şeklinde konuştu. Sendika kimliği ile yöneticilik kimliğinin birbirine karıştırıldığını da iddia eden Çınar, yöneticilerin tarafsız olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Sendikacı kimliği ile yönetici kimliğini ayırmayan kimseden yönetici olmasını bekleyemeyiz. Ya sendika kimliğini bırakıp yönetici olsunlar, ya da yönetici kimliğini bırakıp sahaya insinler.”

CHP’li Çakırözer: “Seçim Zamanı İşçilere Söz Verenler Şimdi Nerede?” Haber

CHP’li Çakırözer: “Seçim Zamanı İşçilere Söz Verenler Şimdi Nerede?”

Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinde SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik işçileri, ödenmeyen ücret ve tazminatları için Bağımsız Maden İş Sendikası öncülüğünde Ankara’ya yürüyüş başlattı. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, yürüyüşün 5’inci gününde Ayaş’ta işçileri ziyaret ederek, dayanışma gösterdi. Çakırözer, “Seçim zamanı dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Bakanı geldi işçilere sözler verdi! Yıllar geçti emekçiler aylardır maaşını alamıyor, tazminat hakları ödenmedi. Çalışan işçilere rızaları dışında ücretsiz izin dayatıldı! Sendikal mücadeleye öncülük ettikleri için işçiler işten çıkarıldı! Hakları için Eskişehir’den Ankara’ya yürüyüş başlatan maden emekçilerimize selam olsun! Madenciler haklarını alana kadar dayanışmayla yanlarındayız!” dedi. İşçiler, “İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız!” sloganlarıyla haklarını almak için direnişi sürdüreceklerini vurguladı. ESKİŞEHİR’DEN ANKARA’YA YÜRÜYORLAR Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde Yıldızlar SSS Holdinge bağlı Doruk Madencilikte çalışan yaklaşık 150 işçi, sendikaları Bağımsız Maden-İş ile eylemlerine devam ediyor. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Doruk Madencilik işçilerinin haklarını almak için Ankara’ya başlattıkları yürüyüşe destek verdi. Direnişin beşinci gününde Ayaş’ta işçilerin yürüyüşüne destek veren CHP’li Çakırözer, “Eskişehir Mihalıççık’tan Beypazarı’na, Beypazarı’ndan Ayaş’a, oradan başkent Ankara’ya yürüyen maden işçilerimize bizden selam olsun. Bağımsız Maden-İş Sendikası başkanı, yöneticileri, üyeleri, arkadaşlarımız haklarını aramak için kilometrelerce, günlerdir yürüyorlar. Bugün dayanışma için onlarla yürüyoruz. Bu mesele, yılan hikayesine dönen bir mesele ama özünde işçinin hakkını gasp etme meselesi. Çok haklı bir şekilde bu sendika, yüzlerce işçinin yıllardır gasp edilen hakkını aramak için yollara düştü” dedi. “SÖZ VERENLER ŞİMDİ NEREDE?” 2023 yılındaki seçim döneminde dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın santrale gelip sözler verdiğini hatırlatan Çakırözer, şunları söyledi: “Bu şirket TMSF’deydi. Şimdiki şirkete devredilirken ‘Merak etmeyin, işçilerin hiçbir hakkı kalmayacak’ denildi. ‘Mağdur edilmeyeceksiniz’ denildi. Bunlar kayıtlarda var. Ama aradan geçen sürede işçiler mağdur olmaya devam ettiler. Ödenmeyen maaşlar, alınmayan tazminatlar, haksız işten çıkarılan işçiler! Şimdi haklarını almak için kilometrelerce yürüyorlar. Biz de yanlarındayız. Ankara’ya geldiklerinde de yanlarında olacağız. Ama asıl onlara söz veren, ‘Merak etmeyin hakkınız yenmeyecek, mağdur olmayacaksınız’ diyenler bakalım ne yapacaklar? Yani bu şirket TMSF’den devredilirken tanıdıklara, bu işçinin hakkını hukukunu yok sayanlar bakalım şimdi ne yapacak?” “İŞÇİLER HAKLARINI ALANA DEK YANLARINDAYIZ” “Biz sonuna kadar arkadaşlarımızın yanındayız. İşçimizin alın terinin karşılığı olan, gasp edilen haklarının bir an önce onlara iadesi için, sendikal haklarını da özgür bir şekilde sonuna kadar kullanabilmeleri için yanlarında olmaya devam edeceğiz. Herkesi Bağımsız Maden İş Sendikasının tarihi yürüyüşüne destek vermeye, Doruk Madencilik emekçileriyle dayanışmaya çağırıyoruz.” “BURAYI SADECE 150 İŞÇİ SANMAYIN” Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, “5 gündür yollardayız. Bu yürüyüş bizim ekmek kavgamız, dayanışma kavgamız. 140 işçi kanunsuzca ücretsiz izinde. 5 aydır bu işçiler maaşını alamamış. 7 arkadaşımız usulsüzce işten atıldı. Bu işçi emekli olmuş, geriye dönük özlük haklarını alamamış. Bu işçiler nereye gitsin, ne yapsın? Bu kavga büyük kavga, bu kavga Türkiye’nin geleceği için. Burayı sadece 150 işçi sanmayın. Bu kavga 150 bin madencinin, bu Türkiye’deki işçi sınıfının mücadelesi. Sözler verildi tutulmadı. Biz bu işçilerin kıdem, ihbar, geriye dönük özlük haklarını almadan geriye dönmeyeceğiz” dedi. “TMSF’Yİ, BAKANLIKLARI, TBMM’Yİ SORUMLU OLARAK GÖRÜYORUZ” “Biz TMSF, KİAŞ, Enerji Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı ile TBMM’yi sorumlu olarak görüyoruz” diyen Bağımsız Maden İş Sendikası örgütlenme uzmanı Başaran Aksu da “O sorumluluğun altını çizmek için adım adım yürüyerek Ankara’ya varmayı düşünüyoruz. Memleketin dört bir yanındaki işçiler, emekçiler, çiftçiler açısından durum bu aslında. Bu sürdürülebilir bir şey değil. Emekçiler hakkını alana dek mücadelemizi sürdüreceğiz” çağrısını yaptı. “AYLARDIR MAAŞ YOK, NASIL GEÇİNİYORUZ DİYE KİMSE SORMADI” Şirket TMSF’den devredilirken kendilerine sözler verildiğini söyleyen, maden işçisi Kamil Tanrıseven, “15 yıldır Doruk Madencilik’te çalışıyorum. İçeride üç aylık maaşım var. 3 aydır kimse bu insanlar nasıl geçiniyor, bu ev nasıl dönüyor diye kimse sormadık. Herkes söz verdi gitti. Söz verenleri buraya bekliyoruz” dedi. “SADAKA DEĞİL, HAKKIMIZI İSTİYORUZ” 2012’den bu yana madende çalışan Murat Keskin, “5 gündür direnişteyiz. 6 aylık maaşım içeride. Herkesin farklı farklı mağduriyeti var. Kimisi çocuğunun okul masrafını ödeyemiyor, kimisi kirasını veremiyor. Bize verilen sözlerin tutulmasını bekliyoruz. Tazminatlarımız, içerideki maaşlarımız, sendikal haklarımız… Biz sadaka istemiyoruz, biz sadece çalıştığımızın, hak ettiğimizin karşılığını istiyoruz” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.