SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sencer Solakoğlu

Porsuk Haber Ajansı - Sencer Solakoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sencer Solakoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇİDEM, Tarımsal Üretimin Yeni Merkezi Olacak Haber

ÇİDEM, Tarımsal Üretimin Yeni Merkezi Olacak

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Seyitgazi Belediyesi iş birliğiyle, “2026 Eskişehir Yılı” vizyon projeleri kapsamında hayata geçirilen Çiftçi Destekleme ve Eğitim Merkezi (ÇİDEM), Seyitgazi Taşlıkköy’de düzenlenen törenle hizmete açıldı. Üretim, deneme, eğitim ve ürün işleme faaliyetlerini aynı çatı altında buluşturan merkez, Eskişehir’in tarımsal üretim gücünün artırılmasına ve çiftçilerin yeni üretim modelleriyle buluşturulmasına katkı sağlayacak. ÇİDEM KAPILARINI AÇTI Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Seyitgazi Belediyesi arasında imzalanan iş birliği protokolü doğrultusunda hayata geçirilen Çiftçi Destekleme ve Eğitim Merkezi (ÇİDEM), düzenlenen törenle kapılarını açtı. Taşlıkköy’de hizmet verecek olan ÇİDEM; çiftçilerin farklı üretim modellerini uygulamalı olarak görebileceği, deneyebileceği ve elde edilen sonuçları ekonomik açıdan değerlendirebileceği bir uygulama merkezi olarak tasarlandı. Merkezde gerçekleştirilecek çalışmalarla üreticilerin bilgi ve deneyimlerinin artırılması, tarımsal üretimde çeşitliliğin geliştirilmesi ve yenilikçi üretim yöntemlerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. AÇILIŞ TÖRENİ YAPILDI Açılış törenine Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin yanı sıra Seyitgazi Kaymakamı Akgün Corav, Türkiye’de tarım ve hayvancılık sektörünün önde gelen isimlerinden onur konuğu Sencer Solakoğlu, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, Çifteler Belediye Başkanı Zehra Konakcı, Yeni Parti İl Başkanı Talat Yalaz, ESOGÜ Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Onur Koyuncu, belediye bürokratları, çiftçiler, üreticiler, oda ve birlik temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. ÜRETİM, EĞİTİM VE İŞLEME BİR ARADA ÇİDEM bünyesinde farklı tarımsal üretim alanlarının yanı sıra ürünlerin işlenmesine yönelik çalışmalar da gerçekleştirilecek. Merkezde kurulan distilasyon ünitesi ve gıda kurutma ünitesi ile tarımsal ürünlerin katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik uygulamalar yapılacak. Ayrıca tıbbi ve aromatik bitki varlığının artırılması, üreticilerin bu alandaki yeni üretim modellerine yönlendirilmesi ve bölgenin tarımsal potansiyelinin değerlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütülecek. 2026’NIN EN ÖNEMLİ PROJELERİNDEN BİRİ Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, açılışta yaptığı konuşmada Çiftçi Destekleme ve Eğitim Merkezi’nin 2026 Eskişehir Yılı kapsamında hayata geçirilen önemli projelerden biri olduğunu belirterek, “2026, plakamız 26 ve Eskişehir yılı olarak ilan ettiğimiz bu yılın en önemli açılışlarından birisinde bir aradayız.” dedi. ÇİDEM’in yalnızca Seyitgazi’ye değil, kentin tamamına hizmet vereceğini vurgulayan Ünlüce, “12 kırsal ilçemiz, Odunpazarı ve Tepebaşı Belediyelerimizin kırsal mahalleleri ile kentte yaşayıp tarıma ve hayvancılığa ilgi duyan herkesin yararlanacağı, yaşayan bir merkez olacak.” ifadelerini kullandı. Başkan Ünlüce konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı: “Burası gerçek bir eğitim, öğretim ve üretim merkezi olacak. Aslında çiftçimizin tam da ihtiyaç duyduğu bir yer olacak. Eskişehir’in tarım ve üretim alanında çok güçlü bir geçmişi var. İlk tohum ıslah merkezinin Eskişehir’de kurulması bunun en önemli göstergelerinden biri. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında tarımsal üretim ve araştırma alanında atılan önemli adımlardan söz ediyoruz. Bu vesileyle, hepinizin bildiği üzere, Ali Numan Kıraç’ı da burada saygıyla ve sevgiyle anmak istiyorum. Kuru tarımla ilgili ilk deneme istasyonlarından biri yine burada kuruluyor. Bugün üniversitemizde de onun adının bir yerleşkeye verilerek yaşatılıyor olması bizler için büyük bir gurur. Ne mutlu bizlere, ne mutlu Eskişehir’e. Eskişehir’de üçüncü şeker fabrikasının kurulması ve ilk köy enstitülerinden birinin burada hayata geçirilmesi de kentimizin tarım, eğitim ve üretim tarihindeki önemini gösteriyor. İşte böylesine güçlü bir geçmişe sahip olan Eskişehir’de, bu kadar kapsamlı bir Çiftçi Destekleme ve Eğitim Merkezi’ni kurmak da Eskişehir’e, bizlere yakışırdı diye düşünüyorum. Bugün bu gururla sizlerin karşısındayız. Burada kurduğumuz merkezin bütün Türkiye’ye ilham verecek, örnek olacak bir merkez olmasını istiyoruz. Bu iddiayla yola çıktık. Bunun için çok çalışıyoruz ve daha çok çalışmaya da devam edeceğiz.” Çiftçi Temsilcisi Belgin Bilici, kadın üreticilerin tarlada ve evde büyük bir sorumluluk üstlendiğini belirterek artan maliyetler, su sıkıntısı ve iklim şartlarının çiftçiyi zorladığına değindi. Bilici, ÇİDEM’in yeni üretim yöntemlerini öğrenmek ve tecrübe paylaşmak adına kadın üreticilere büyük katkı sunacağını ifade etti. Eskişehir Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlıkları Genel Sekreteri Fatma Çelik, tarımın yalnızca üretmek değil, çiftçinin emeğini ve ürününü korumak olduğunu vurgulayarak merkezin tarımsal güvenliğe ve üretime güç katacağını söyledi. Eskişehir Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Nejat Yatır, merkez sayesinde yeni yetişen genç çiftçilerin teknik anlamda güçleneceğini ve bu yatırımların Eskişehir tarımının geleceği için umut verici olduğunu belirtti. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, Eskişehir’in Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren tarımsal araştırmaların ve tohum ıslahının merkezi olduğunu hatırlattı. Verim artışı, doğru sulama, gübreleme ve toprağın korunması konularında merkezde yürütülecek bilimsel çalışmalara Ziraat Mühendisleri Odası olarak tam destek vereceklerini aktardı. Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, 2022'de BEBKA desteğiyle başlayan Taşlık Çiftlikköy projesinin kapsamını genişleterek ÇİDEM’e dönüştürdüklerini açıkladı. Merkezde topraksız çilek yetiştiriciliğinden tıbbi aromatik bitkilere, kurutma ve distilasyon tesislerinden küçükbaş/kanatlı hayvancılığa kadar geniş bir yelpazede uygulamalı eğitim verileceğini ve çocuklara yönelik atölyeler düzenleneceğini ifade etti. Başkan Uğur Tepe, “ÇİDEM’in kapıları yalnızca üreticilerimize değil, 7’den 70’e tüm hemşehrilerimize açık olacak. Çocuklarımızın toprağı tanımasını, üretimin aşamalarını yerinde görmesini ve çiftçinin emeğinin değerini öğrenmesini önemsiyoruz. Düzenleyeceğimiz atölyeler, eğitimler ve üretici buluşmalarıyla vatandaşlarımızı tarımla buluşturacağız. Üreticimiz de yeni bir ürünü veya üretim yöntemini kendi tarlasında uygulamadan önce burada görebilecek, sonuçlarını değerlendirebilecek ve kendisi için en uygun yöntemi belirleyebilecek. Kısacası ÇİDEM; üreticimiz ile bilgiyi, tarım ile teknolojiyi, çiftçimizin tecrübesi ile bilimin imkânlarını aynı noktada buluşturacak. 2022 yılında Taşlık Çiftlikköy ile başlayan süreci bugün ÇİDEM ile yeni bir anlayışla ileriye taşıyoruz. Bu süreçte bizlere her zaman destek olan Eskişehir Büyükşehir Belediyemize ve Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce’ye teşekkür ediyorum. ÇİDEM’in Seyitgazi’mize, Eskişehir’imize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hepinizin ayaklarına sağlık.” ifadelerini kullandı. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Seyitgazi’de atılan bu adımın bilimsel üretimi destekleyerek Türkiye’ye yeni bir tarım vizyonu sunduğunu ve üreticinin maliyet kaygılarına çözüm üreteceğini kaydetti. Yeni Parti İl Başkanı Talat Yalaz, Türkiye'nin tarımsal üretimde yeniden kendine yeten bir ülke konumuna gelmesi gerektiğini belirterek, açılan merkezin ülke çapında diğer yerel yönetimlere örnek teşkil edeceğini savundu. Konuşmasında Çiftçi Destekleme ve Eğitim Merkezi’nin önemine dikkat çeken onur konuğu Sencer Solakoğlu, tarımda yalnızca üretmenin değil; verimlilik, eğitim, teknoloji, doğru pazarlama ve katma değerli üretimin de büyük önem taşıdığını vurguladı. Solakoğlu, “Hepimizin ortak değeri, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ü burada anmak istiyorum. Çünkü onun vizyonu, tam da burada yapılan ve yapılmaya çalışılan, özellikle sürdürülebilir bir şekilde yapılmaya çalışılan bu anlayışla örtüşüyor. Bu kısım çok kıymetli. Büyükşehir Belediye Başkanımız da buna değindi. Çok önemli bir adım. Bizim vizyonumuzu bu kadar güzel özetleyip bir de icraata koyan belediye başkanlarıma gerçekten kalben, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak teşekkür ediyorum.” dedi. Merkezin yalnızca üretim aşamasına değil, ürünün üretildikten sonra işlenmesi, katma değer kazandırılması, markalaşması ve pazarlanmasına yönelik düşünce ve fikirlerin geliştirilmesine de katkı sağlayacağını belirten Solakoğlu, bu yönüyle merkezin çiftçiler için önemli bir buluşma ve öğrenme alanı olacağını dile getirdi. Konuşmasının sonunda merkezin tarımsal üretimin gelişmesine sağlayacağı katkının altını çizen Solakoğlu, tüm çiftçileri merkezden yararlanmaya davet ederek, gençlerin de burada edinecekleri bilgi ve deneyimlerle üretime yönelik yeni bir motivasyon kazanmasını temenni etti. BAŞKAN ÜNLÜCE ÜRETİM ALANLARINI İNCELEDİ Açılış töreninin ardından Başkan Ayşe Ünlüce ve beraberindeki heyet, ÇİDEM’de oluşturulan üretim alanlarını gezerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Merkezde örtü altı ve açık alan sebze yetiştiriciliği, topraksız çilek serası, tıbbi ve aromatik bitkiler, üzümsü meyveler ve meyve bahçesi gibi farklı ürünlerin yetiştirildiği alanları inceleyen Ünlüce ve beraberindeki heyet, üretim alanlarında gerçekleştirilen uygulamalar hakkında bilgi aldı. Ayrıca Başkan Ayşe Ünlüce ve beraberindeki heyet safran soğanı dikimi gerçekleştirdi. ÇİDEM’de farklı ürünlerin aynı merkezde denenmesinin, bölge çiftçileri açısından önemli bir uygulama alanı oluşturması hedefleniyor. YEREL ÜRÜNLER VE TARIMSAL ÇALIŞMALAR TANITILDI Açılış programı kapsamında ÇİDEM’de tarımsal üretim alanında faaliyet gösteren kurum, kuruluş ve birliklerin katkılarıyla çeşitli stantlar da kuruldu. Ziraat Mühendisleri Odası, Eskişehir Kent Konseyi, Arı Yetiştiricileri Birliği, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Koza Birlik ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan stantlarda Küllüoba Ekmeği, Dorlion Zeytinyağı, yerel tohumlar ve belediye bünyesinde üretilen çeşitli ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Diğer yandan ESMEK tarafından çadırlarda çocuklara yönelik faaliyetler düzenlendi. Stantlarda ayrıca Eskişehir’in tarımsal üretim potansiyeli, yerel ürünleri ve üreticilere yönelik çalışmalar hakkında da bilgilendirmeler yapıldı. Bilinçli üretimi desteklemek için ücretsiz toprak analizi de gerçekleştirildi. ARICILARA EĞİTİM VE ARI YEMİ DESTEĞİ ÇİDEM açılış programı kapsamında üreticilere yönelik eğitim çalışmaları da gerçekleştirildi. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nden Doç. Dr. Şaban Keskin tarafından “Arı Yetiştiriciliğinde Tropilaelaps Akarı ile Mücadele ve Sonbahar Bakımı” başlıklı eğitim düzenlendi. Arı yetiştiricilerinin yoğun ilgi gösterdiği eğitimde, arıcılıkta karşılaşılan sorunlar, sonbahar döneminde yapılması gereken bakım çalışmaları ve Tropilaelaps akarıyla mücadele konusunda bilgiler paylaşıldı. Eğitimin ardından Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından arı yetiştiricilerine arı yemi desteğinde bulunuldu. ÇİDEM ile Eskişehir’in tarımsal üretim kapasitesinin geliştirilmesi, çiftçilerin bilgi ve teknolojiyle buluşturulması, alternatif ve katma değerli üretim modellerinin yaygınlaştırılması ve üreticilerin ekonomik açıdan güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceği belirtildi.

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "İstibdat Dönemi İliklerimize Kadar İşledi" Haber

Zafer Partisi İl Başkanı Demir: "İstibdat Dönemi İliklerimize Kadar İşledi"

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, düzenlediği basın toplantısında hem ülke hem de Eskişehir gündemine dair açıklamalarda bulundu. Demir, "İstibdat dönemi iliklerimize kadar işlemiş durumda" ifadesini kullandı. ​MEB’in “Kurtuluş Savaşı” Kararına Sert Tepki ​Hasan Demir, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in müfredatta "Kurtuluş Savaşı" yerine "Milli Mücadele" ifadesinin kullanılacağı yönündeki söylemlerini "millilikten uzaklaşma" olarak değerlendirdi. Demir, Bakan Tekin’in "Neyden kurtuluyoruz?" sorusuna bir tarihçi kimliğiyle yanıt verdi: ​"1918 yılında Mondros Mütarekesi ile Osmanlı Devleti fiilen sona ermiş, Sevr Antlaşması ile Anadolu toprakları işgal edilmiştir. Türk milleti, Kuvayımilliye ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri ile bu esareti yırtıp atmış ve 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştur. Bakanın bu söylemi, eğitim sisteminde sahnelenen tahribat oyununun sadece bir ayağıdır. Ancak unutulmamalıdır ki, bir buçuk yıl sonra bu millet sandıkta gerekli cevabı verecektir." ​Hukuksuzluk Sarmalı ve Sencer Solakoğlu Örneği ​Muhalefete uygulanan baskı politikalarını "düşman ceza hukuku" olarak tanımlayan İl Başkanı Demir, Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın tutuklanmasından CHP’ye yönelik başlatılan "mutlak butlan" sürecine kadar birçok noktaya değindi. ​Bursa’da faaliyet gösteren ve tarım sektöründe örnek gösterilen işletmeci Sencer Solakoğlu’nun ruhsatının iptal edilmesini siyasi bir intikam olarak nitelendiren Demir, "Dünyanın parmakla gösterdiği bir tesisi siyasi hesaplarla hedef almak, istibdat döneminin geldiği boyutu göstermektedir. 13 tavuk üreticisine kayyum atanması da bu baskı silsilesinin bir parçasıdır," dedi. ​Ekonomik Çöküş: “Emekli 23 Bin Liraya Mahkûm Edilemez” ​Temmuz ayı maaş zammı düzenlemelerini "gerçeklikten kopuk" olarak yorumlayan Demir, veriler üzerinden şu tabloyu paylaştı: ​Açlık Sınırı: 4 kişilik bir aile için 35.759 TL. ​En Düşük Emekli Maaşı: Açıklanan 23.552 TL. ​Yoksulluk Sınırı: 116.478 TL. ​Demir, "Emeklimiz, sadece karnını doyurmak için gereken rakamın dahi çok altında yaşam mücadelesi veriyor. 'Uçan Türkiye' masalları, sokaktaki gerçeklikle örtüşmüyor. Kaynaklar adil yönetilseydi, bu yoksulluk tablosu yaşanmazdı," ifadelerini kullandı. ​Eskişehir’in Trafik ve Yol Çilesi ​Konuşmasında Eskişehir’in yerel yönetimine de uyarıda bulunan Demir, özellikle trafik ışıklarında dilendirilen çocukların durumuna ve kentin altyapı sorunlarına dikkat çekti: ​"Eskişehir’de yollar tarlaya dönmüş durumda. Trafik çizgilerinin bile bulunmadığı, düzensiz bir görüntü içindeyiz. Festivallere, eğlenceye bütçe ayıran belediyeler, görevlerinin temelinin 'halka hizmet' olduğunu unutmamalı. Şehrin trafik ve yol sorunu, modern bir şehre yakışmıyor. Halkımız, laf yerine hizmet bekliyor." ​“İkinci İhanet Süreci” Uyarısı: CIA Raporlarına İşaret Etti ​Basın toplantısının en dikkat çekici bölümünü "ikinci ihanet süreci" iddiaları oluşturdu. İçişleri Bakanlığı’nın Doğu ve Güneydoğu’daki 2 bin 763 kontrol noktasını kaldırma kararını "tehlikeli bir adım" olarak yorumlayan Demir, geçmişteki ABD büyükelçilerinin kitaplarını görsel kanıt olarak sundu. ​Graham Fuller - Siyasal İslam’ın Geleceği: "Siyasal değişim ve reformlar üzerinden toplumsal mühendislik." ​Henri Barkey & Graham Fuller - Türkiye’nin Kürt Meselesi: "28 yıl önce kurgulanan ve bugün sahnede gördüğümüz süreçlerin planı." ​Demir konuşmasını, "Dün hendek operasyonlarında 793 vatan evladını şehit verdik. Bugün ise terörle müzakere masaları kurulmaya çalışılıyor. Biz Zafer Partililer ve Türk milliyetçileri olarak terörle müzakereye değil, sadece mücadeleye inanıyoruz ve bu konuda asla taviz vermeyeceğiz," diyerek noktaladı.

AB Ülkelerine Kanatlı Eti İhraç Edilecek Haber

AB Ülkelerine Kanatlı Eti İhraç Edilecek

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneğince (TÜSEDAD) Bursa'nın Orhangazi ilçesindeki Hektaş Çiftliği'nde düzenlenen "3. Global Farm Summit (Çiftlik Zirvesi)" etkinliğinin açılışında yaptığı konuşmada, tüm çiftçilerin 5 Aralık Dünya Toprak Günü'nü kutladı. Hayvancılıkta genel olarak değerlendirildiğinde bu yıl en çok konuşulan konuların başında et ve süt sektörünün geldiğini belirten Yumaklı, ülkenin nüfus büyüklüğü, kentleşme oranı, turist sayısı ve ihracatın, gıda sektörünün büyümesini teşvik ettiğini vurguladı. Yumaklı, Türkiye, bitkisel ve hayvansal üretimde hayata geçirdiği birçok uygulamayla sektöre büyük bir altyapı kazandırdığını anlatarak, şunları dile getirdi: "Bugün geldiğimiz noktada şunu son derece net bir şekilde söyleyebiliriz ki son 21 yılın 17'sinde tarımsal üretimimiz büyüme gösterdi. Gelecek döneme baktığımızda da dünyadaki bütün gelişmeleri hem bugün için söylüyorum hem de geleceğe dönük bütün senaryoları göz önüne aldığımızda bu sektörün çok daha büyümesi gerektiğini, bunun sadece bir dilek ve temenni değil bir zorunluluk olduğunu da buradan belirtmem gerekecek. Elbette risklere karşı sektörü koruma adına pek çok yöntemler de geliştiriyoruz." Türkiye'nin risk faktörünü, geliştirdiği güçlü altyapısıyla karşıladığına dikkati çeken Yumaklı, "Elbette ülkemize bu güçlü altyapı kazandırılırken hayvancılık politikalarının, desteklemeler, kırsal kalkınma hibeleri, AR-GE faaliyetleri ve regülasyonlar olmak üzere dörtlü sac ayağının üzerine oturduğunu söylemem gerekir." dedi. Bakan Yumaklı, son 22 yılda hayvancılığa 328 milyar lira destekte bulunduklarını belirterek, 2025'te ise hayvancılık sektörüne 27,6 milyar lira destek verileceğini söyledi. Tarım Sigortaları Havuzu'nun (TARSİM) önemine işaret eden Yumaklı, 2006'dan bu yana sadece hayvancılık için TARSİM'den ödenen miktarın yaklaşık 17 milyar lira olduğunu hatırlattı. Yumaklı, 3 bin 158 litre olan hayvan başına süt verimini 5 yılda 3 katına çıkarmayı hedeflediklerini, karkas et veriminde ise hedefin 380 kilogram olduğunu bildirdi. "SÜT ÜRÜNLERİ MAYALARINDA DIŞA BAĞIMLILIĞIMIZ TAMAMEN SONA ERECEK" Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne (TAGEM) bağlı araştırma enstitülerinde geliştirilen ve patent başvurusu yapılan ilk yoğurt formülasyonunun 3. Global Farm Summit etkinliğinde tanıtılacağını aktaran Yumaklı, "3 yıllık bir çalışma ürünü. Bizim Anadolu'nun bir yiyeceği yoğurt. Bize mal olmuş, bütün dünyada da aynı isimle anılan bu ürünün Anadolu'nun farklı yörelerinden toplanıp izole edilmiş olan yerli ve milli yoğurt mayalarından elde edildiğini söylemek istiyorum. Patent süreci tamamlandığında bu formülasyonların ticarileşmesi için girişimcilerimizin hizmetine sunulmuş olacak. Böylece süt ürünleri mayalarında dışa bağımlılığımız tamamen sona erecek." ifadesini kullandı. Bakan Yumaklı, Türkiye'nin büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığında Avrupa'da birinci, süt üretiminde Avrupa'da ikinci, dünyada da 8'inci sırada yer aldığını anlattı. Sadece bugünü değil ülkenin gelecek 50 yıllarını planladıklarını vurgulayan Yumaklı, "Bu aşamada güncel bugünün şartlarını yeterli görmek bizi büyük bir yanılgıya götürür. Dolayısıyla sadece dünyadaki konjonktürü yakalamaktan bahsetmiyorum. Onların da önüne geçecek bir zihinsel devrimi oluşturmaya çalışıyoruz." değerlendirmesini yaptı. Bakan Yumaklı, tüm üreticilerin yanında olduklarını kaydederek, hayvansal üretimde en önemli önceliklerinin tüm üretimi yerli imkanlarla karşılamak olduğunu belirtti. Üretim planlamasının önemine değinen Yumaklı, hayvancılık işletmelerinin maliyetlerini düşürmeyi hedeflediklerini aktardı. Yumaklı, hayvan hastalıklarıyla mücadele konusunda veteriner yol kontrol noktaları oluşturmaya başladıklarını, Erzurum, Elazığ ve Ankara'da kontrollerin başladığını, 5 ilde daha kontrol noktaları oluşturulacağı bilgisini verdi. AB ÜLKELERİNE KANATLI ETİ İHRAÇ EDİLECEK Son dönemde anaç hayvan sayısını artırmakla ilgili yoğun çaba içinde olduklarını anlatan Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kendi besi danasını üreten besi işletmelerinin kurulumunu özendirmek için Et ve Süt Kurumu ile Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) arasında bir proje başlatıldı ve şu anda hayata geçti. Bunu bir örnek, model olarak ortaya koymak istiyoruz. Çok yakında artık özellikle sayıların 50 binlere yakın dönemde bunun etkisini bütün Türkiye'de hissetmiş olacağız. Bakım ve beslemesi elbette süt sığırcılığına nazaran nispeten daha kolay olan etçi damızlık işletmelerin sayısını artırmayı hedefliyoruz. Bütün amacımız üreticilerimize uygun maliyetli hayvan temin etmek, tüketicilerimizin de uygun fiyatta hayvansal ürünleri tüketmeleri ve erişmelerini sağlamak. Bütün bunları yaparken önümüzdeki 3 yıl hem bitkisel üretimde hem hayvansal üretimde üreticilerimizin önünü görebilmesini sağlamak amacındaydık ve bunu açıkladık. Bundan sonraki dönemde şöyle bir şey düşünülmeyecek. Ya acaba önümüzdeki sene bu politika değişir mi? Hayır değişmeyecek. Bunun da buradan garantisini vermek istiyorum." Bakan Yumaklı, hayvansal ve bitkisel üretimde bakış açısını verimlilik ve kalite kriterlerine yönlendirmek zorunda olduklarını ifade etti. Kanatlı eti ihracatındaki önemli gelişmeyi duyuran Yumaklı, şunları kaydetti: "Özellikle Avrupa Birliği ile geçen yıldan bu yana kanatlı eti ihracatıyla ilgili çok yoğun görüşmelerimiz vardı. Bu yoğun çalışmalarımız hamdolsun sonuç verdi. Özellikle kanatlı eti işleme tesislerinden 8'i Avrupa Birliği'ne ısıl işlem görmüş kanatlı eti ihracatı yapabilecek, Avrupa Birliği tarafından onaylandı. Ayrıca, tamamen ithal edilen yüksek kaliteli spesifik süt ürünlerini de yerli firmalarımız üretmeye başladı. Ben her iki üretim başlığını yürüten, bu konuda kendisini de hiçbir zaman için o mücadeleden geri koymayan işletmelerimize teşekkür etmek istiyorum. Ürünlerimizin ihraç edilmesiyle ilgili ülkeler nezdindeki çalışmalarımızın çok yoğun bir şekilde devam ettiğini söylemek istiyorum." "BÜTÜN BİR SEKTÖRÜ TÖHMET ALTINDA BIRAKMAK EN HAFİF TABİRİYLE AYMAZLIKTIR" Bakan Yumaklı, Türkiye'de üreticilerin işine hayatını adadığını belirterek, şöyle devam etti: "Bu, eleştirilmesi gereken değil, takdir edilmesi gereken, minnet duyulması gereken bir husustur. Sadece yüzdesel olarak, olabilir her ortamda azaltmak için çalışırsınız o başka bir şey ancak bunları göstererek bütün bir sektörü töhmet altında bırakmak en hafif tabiriyle aymazlıktır. Oturduğu yerden hiçbir şey üretmeden bu ülkenin üreticisine 'Kafasına göre takılıyor', 'Bize zehir yediriyor', 'Onlar bu işi hiçbir şekilde bilmezler' diye düşünerek nereye ulaşacaklarını zanneden ya da neyi hedefleyenler bundan ne çıkar elde etmek istediklerini anlayamadığım tipler bu ülkenin üreticisine haksızlık yapıyorlar. Ben bırakın bakanı, bu ülkenin bir evladı olarak buna hiçbir şekilde izin vermem. Onlara gerektiği, hak ettiği cevabı sizler adına vermeye devam edeceğim. Bunları da buradan bu aymazlıklarından vazgeçmeye çağırıyorum. Çünkü bunun onlara nasıl bir faydası var bilmiyorum ama bu ülke hiçbir faydası yok." Üreticilere haksızlık edilmemesi gerektiğini belirten Yumaklı, "Sadece muhalefet etme adına üreticilerimizin bütün ülke için yapmış olduklarını yok saymak, hiç hükmünde bahsetmek hakikaten bırakın üzücü olmayı akla çok farklı şeyler getiriyor. Bu vesileyle de buradan bu eleştiri diyemeyeceğim, çok farklı amaçlara ulaşmak isteyenlere de bu faaliyetlerinden ya da söylemlerinden vazgeçmeyi tekraren tavsiye ediyorum." diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından TÜSEDAD Başkanı Sencer Solakoğlu, Çiftlik Veri Ağı Platformu'nun sunumunu yaptı. Bakan Yumaklı ve beraberindeki protokol üyeleri daha sonra alanda kurulan stantları gezdi.

TÜSEDAD Ağustos Ayı Çiğ Süt Üretim Maliyetini Açıkladı Haber

TÜSEDAD Ağustos Ayı Çiğ Süt Üretim Maliyetini Açıkladı

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği ağustos ayı soğutulmuş çiğ süt üretim maliyetini 17,53 TL/Lt olarak açıkladı. TÜSEDAD tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Derneğimiz her ay olduğu gibi, bu ay da piyasada oluşan gerçek üretim girdi fiyatlarını dikkate alarak Ağustos ayı 1 litre Soğutulmuş çiğ süt üretim maliyetini hesaplayıp kamuoyuyla paylaşmaktadır. Derneğimiz maliyet komisyonu; 100 baş sağmal kapasitesine sahip bir işletmeyi baz alıp, günde ortalama 28 litre süt veren sağmallardan oluşan, işletmede doğan erkek buzağıları 4 günlükken satan ve yılda %20 reforme ineği sürüden çıkartıp bunların yerine de her yıl doğan tüm dişileri besleyerek yetiştirdiği gebe düvelerinin de yıllık sürü yenileme ihtiyacı olan %20’sini sürüye ekleyip yine işletmede yetişmiş ihtiyaç fazlası geri kalan gebe düvelerini de piyasada satan ve sağmal kapasitesini böylelikle 100 başta sabit tutan bir işletme için maliyet hesaplamaktadır. Bilindiği üzere USK sıcak süt tavsiye fiyatı açıklamaktadır. TÜSEDAD olarak soğutma bedeli dahil maliyet açıkladığımız için önerdiğimiz tavsiye fiyatı da soğutulmuş çiğ süt fiyatıdır. Buna göre; güncel yem ve diğer tüm giderlerin ayrıca gelirlerin de dikkate alındığı hesaplama metodumuza göre Ağustos ayı 1 litre soğutulmuş çiğ süt üretim maliyeti 17,53 TL/lt olarak hesaplanmıştır. Temmuz ayına ait maliyet 17,54 TL/lt iken; Ağustos ayında sadece arpa fiyatında düzeyinde bir artış olmuş diğer yemlerde önemli bir değişim olmamıştır. Kesim fiyatlarındaki yukarı yönlü küçük artışlar da arpaya gelen zammı kompanse etmiş ve maliyet bir önceki aydan sadece 0,1 kuruş düşük olarak hesaplanmıştır. Kırsalda üretim yapan çiftçilerimizin kârlı bir üretim döngüsü içinde olması, üretimin devamlılığı ve ülkemizin sürdürülebilir gıda tedariki, halkımızın gıdaya alım gücüyle dengeli olabilen fiyatlarla ulaşabilmesi, kırsaldan kente göçün durması ve kırsalda işgücü bulunabilirliği diğer sanayiler için dünyada rekabetçi olunması bakımından stratejik bir konudur. Sektörü dengede tutacak ve hem et hem de çiğ süt üretim arzının devamlılığını sağlayacak olan 1 litre soğutulmuş çiğ süt tavsiye fiyatının; derneğimiz tarafından her ay hesaplanan maliyet üzerine konacak ortalama %20 kar ile 21,03TL/lt olarak açıklanması önerilmektedir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.