SON DAKİKA
Hava Durumu

#Şenay Bilik Yıldırım

Porsuk Haber Ajansı - Şenay Bilik Yıldırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şenay Bilik Yıldırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gazeteci Yoksulluğu Yerelden Ulusala Hızla Yayılmaktadır Haber

Gazeteci Yoksulluğu Yerelden Ulusala Hızla Yayılmaktadır

Türkiye Gazeteciler Sendikası Eskişehir Temsilcisi Şenay Bilik Yıldırım 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. TGS Eskişehir İl Temsilcisi Yıldırım yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Türkiye basın tarihinin en önemli günlerinden biri olan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü, ne yazık ki işsizlik, güvencesizlik, düşük ücretler ve gazeteciler üzerinde giderek artan sistematik baskılar eşliğinde karşılıyoruz. İş güvencesinin olmadığı, izin ve kıdem tazminatı haklarının yok sayıldığı, maaşların düzensiz ödendiği ve patronların keyfi kararlarının hüküm sürdüğü 1950’li yıllarda gazeteciler arasında sendikalaşma ve hak arama fikri hızla yayılmıştı. Bu örgütlü mücadelenin bir sonucu olarak gündeme gelen 212 Sayılı Basın İş Kanunu’na karşı dokuz gazete patronu, gazetecilere gözdağı vermek amacıyla üç gün boyunca gazete çıkarmama kararı almıştı. Meslektaşlarımız ise İstanbul Gazeteciler Sendikası öncülüğünde üç gün boyunca “Basın Gazetesi” çıkararak basın tarihine geçen bir direnişe imza attı. Gazetecilerin hak mücadelesinin ve dayanışma kültürünün ürünü olan 212 Sayılı Basın İş Kanunu, 10 Ocak 1961’de yasalaştı. Uzun yıllar “Basın Bayramı” olarak kutlanan 10 Ocak, iktidarların ve patronların ortak politikalarıyla kazanılmış hakların birer birer geri alınması sonucu bugün artık bayram değil, yalnızca “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak anılmaktadır. Gazeteciler arasındaki işsizlik oranı yüzde 20’nin üzerindedir. Üstelik iletişim ve gazetecilik fakültelerinden mezun olup iş bulamayan genç meslektaşlarımız bu orana dahi dahil değildir. Yalnızca 2025 yılı içinde, 50 gazetecinin çalıştığı Gazete Duvar, 475 gazetecinin çalıştığı Ekol TV kapatılmış; yaklaşık 70 gazetecinin görev yaptığı TELE1’e kayyım atanmış ve onlarca gazeteci işsiz bırakılmıştır. Basın İlan Kurumu’nun dayatmaları ve ekonomik baskılar nedeniyle birleşmeye zorlanan ya da kapanan yerel gazeteler yüzünden yüzlerce gazeteci daha mesleğinden kopmuştur. 2023’te ilan yayınlama hakkına sahip 855 gazete varken, bu sayı 2024’te 753’e, 2025’te ise 700’e düşmüştür. Çalışma koşulları her geçen gün daha da ağırlaşmaktadır. Ambalaj sanayi ile birlikte basın-yayın sektöründe çalışan 94 bin emekçinin yalnızca 12 bin 700’ü sendikalıdır. Bu oran yüzde 13’e bile ulaşmamaktadır ve sendikalı gazetecilerin büyük bölümü kamu kurumlarında çalışmaktadır. Basın-yayın sektörü, sendikasızlığın en yaygın olduğu alanlardan biridir. İşsizliğin ve güvencesizliğin arttığı bu ortamda, düşük ücret dayatmaları ve hak gaspları gazetecileri açlık sınırında yaşamaya zorlamaktadır. Gazeteci yoksulluğu yerelden ulusala hızla yayılmaktadır. Kirasını, faturalarını, çocuklarının eğitim ve sağlık giderlerini düşünmek zorunda bırakılan gazeteciler, bir 10 Ocak’a daha bu koşullarda girmektedir. 10 Ocak’a gerçek anlamıyla Çalışan Gazeteciler Günü diyebilmemiz için cezaevlerindeki meslektaşlarımızın özgür olması gerekir. Gazetecilerin gözaltına alınmadığı, yargılanmadığı, yurtdışına çıkış yasaklarıyla ve karakollarda imza vermeye zorlanmadığı bir ülkede yaşıyor olmamız gerekir. Haberin peşinden gidemeyen, kentinden ya da ülkesinden çıkamayan gazeteciler için 10 Ocak nasıl bayram olabilir? Son bir yılda yaklaşık 300 gazetecinin mahkeme salonlarında “Ben sadece haber yaptım” diyerek kendini savunmak zorunda kaldığı; tehditlerin ve fiziki saldırıların sıradanlaştığı bir ortamda 10 Ocak, ancak bir mücadele günüdür. 65 yıl önceki koşullara geri dönüldüğü açıktır. Bu tabloyu değiştirecek yol da yine 65 yıl önce izlenen yoldur: Örgütlü mücadele ve dayanışma. O gün sendika çatısı altında birleşen gazeteciler nasıl insanca çalışma koşulları için mücadele ettiyse, bugün de yapılması gereken aynıdır. Birlikte güçlü olduğumuzu unutmadan; 10 Ocak’ı yeniden bayram yapmak için, haydi sendikaya, haydi mücadeleye!"

Gazeteciler Uğur Mumcu'yu Andı Haber

Gazeteciler Uğur Mumcu'yu Andı

Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şubesi ve Türkiye Gazeteciler Sendikası Eskişehir İl Temsilciliği 32 yıl önce katledilen gazeteci - yazar Uğur Mumcu'yu törenle andı. Valilik Meydanı'nda düzenlenen törene ÇGD Eskişehir Şube Yönetimi ve üyeleri, TGS Eskişehir İl Temsilciliği üyeleri ile gazeteciler katılım sağladı. TGS ESkişehir İl Temsilciliği ve ÇGD Eskişehir Şubesi adına bir konuşma yapan ÇGD Eskişehir Şube Başkanı Meltem Karakaş Kaya şu ifadeleri kullandı; ''Çağdaş Gazeteciler Derneği üyesi, meslektaşımız, ustamız Uğur Mumcu’yu, aramızdan ayrılışının 32. yılında özlemle ve sevgiyle anıyoruz. 8 Ocak'ta Metin Göktepe’yi, 19 Ocak’ta Hrant Dink’i ve 24 Ocak’ta Uğur Mumcu’yu aldılar aramızdan. Uğur Mumcu, yolsuzluk ve yoksulluktan arınmış, Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde tam bağımsız Türkiye ideali için gazetecilik yaptı. Türkiye’nin en cesur kalemlerinden biriydi. Yazılarında cumhuriyet düşmanlarının, yolsuzluktan ve haksızlıktan beslenen karanlık odakların, çetelerin üzerine gitti. Onun yazdıklarından korkanlar, arabasına koydukları bomba ile Uğur Mumcu’yu susturduklarını zannetseler de onun izinden giden yüzlerce, binlerce Uğur Mumcu yetişti bu ülkede ve yetişmeye de devam ediyor. Bugün Türkiye’de haber yaptığı için tutuklanan, gözaltına alınan, ev hapsi verilen ya da işlerinden atılan onlarca gazeteci, Uğur Mumcu’nun yolundan gidiyor. Siyasi baskılar ve ticari kaygılar arasına sıkışan medya sektörüne rağmen gazetecilik bugüne kadar hep var oldu. Uğur Mumcu bizlere ülkesi için, bağımsız, özgür ve demokratik bir Türkiye için gazetecilik nasıl yapılır onu gösterdi. Uğur Mumcu 40 yıl önce de haklıydı, bugün de haklı.  Uğur Mumcu’dan bizlere halkı için sadece gerçeği yazan keskin bir kalem kaldı. Unutulmasın ve bilinsin ki, Uğur Mumcu’nun kalemi asla yere düşmedi. Onun kalemiyle yazmaya, onun cesaretiyle yol yürümeye devam ediyoruz. 32. Ölüm yıldönümünde gazeteci-yazar Uğur Mumcu başta olmak üzere tüm basın şehitlerini saygıyla anıyoruz.''

Gazeteci Yoksullaşırsa Demokrasi Yoksullaşır! Haber

Gazeteci Yoksullaşırsa Demokrasi Yoksullaşır!

Türkiye Gazeteciler Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Şenay Bilik Yıldırım 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.  TGS Eskişehir Şube Başkanı Yıldırım yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Bundan 64 yıl önce, 1961’de, basın çalışanlarına çeşitli haklar tanıyan 212 Sayılı Basın İş Kanunu’nun yasalaşması gündeme geldiğinde, dönemin dokuz gazete patronu üç gün gazete çıkartmama kararı aldı. Bugünden farklı olarak, o zamanlar örgütlü hareket eden gazeteciler, etkili bir mücadele yürüttü ve patronlara rağmen yasanın 10 Ocak 1961’de onaylanmasını sağladı. Yasa onaylandıktan bir yıl sonra da 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı ilan edildi. 1971 darbesine kadar bayram olarak kutlanan 10 Ocak, askeri darbeden sonra Çalışan Gazeteciler Günü adını aldı. Basın yayın sektöründe giderek artan işsizlik nedeniyle, artık bir kutlamadan ziyade bir mücadele günü olarak ifade ediyoruz 10 Ocak’ı. Her geçen yıl basın yayın sektöründe yaşanan olumsuzluklar, meslek büyüklerimizin 1961 ruhuyla yürüttüğü etkili mücadelenin bir benzerini dayatıyor bize. O dokuz gazete patronuna ‘Daima halkın hizmetindeyiz’ şiarıyla karşı duran meslek büyüklerimizin açtığı mücadele yolu, bizim de yürümemiz gereken yoldur. TGS, artan gazeteci işsizliği nedeniyle, uzun yıllardır 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü bir kutlama değil mücadele günü olarak benimsedi. Ancak bugün geldiğimiz noktada, işsizlik kadar insan onuruna yakışmayan ücret ve çalışma politikaları da büyük bir sorun olarak karşımızda durmakta. Asgari ücret seviyesi, gazeteciler için ortalama ücret haline geldi. Yerel basın kuruluşlarında, asgari ücretin dahi altında maaşlarla çalıştırılan meslektaşlarımız olduğunu biliyoruz. Gazeteciler, hemen her gün yaptıkları yoksulluk haberlerinin öznesi aynı zamanda. Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller meslektaşlarımızı güvencesiz, düşük ücretlerle çalışmaya mecbur bırakıyor. Açlık sınırı seviyesinde yaşamlara, her an kapının önüne konma korkusuna mahkum ediliyor gazeteciler. Yoksulluk ve umutsuzluk, beraberinde sektörden kopuşu, haber kalitesinde düşüşü getiriyor. Oysa biliyoruz ki, dolu haber boş cüzdanla yapılmaz. Gazeteci yoksulluğu ile gerçeklerin karartılması, iktidar üzerindeki vatandaş denetiminin ortadan kalkması, hesap verebilirliğin yok olması, haber alma hakkının ihlal edilmesi arasında doğrudan bir bağ vardır. Gazeteci yoksullaşırsa demokrasi yoksullaşır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.