SON DAKİKA
Hava Durumu

#Semra Dinçer

Porsuk Haber Ajansı - Semra Dinçer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Semra Dinçer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bu Toprakları Şirketlere Değil, Çocuklarımıza Bırakacağız Haber

Bu Toprakları Şirketlere Değil, Çocuklarımıza Bırakacağız

CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, TBMM Genel Kurulu’nda maden kanunu ile olağan hale getirilen ihalesiz maden ruhsatı devirleri üzerine söz aldı. Dinçer, “Hazine’de metelik kalmadı. Plansızlık, ülkenin tüm zenginliklerinin sağa sola savurulmasına yol açtı. Kasa boşalınca çareyi milletin ortak varlıklarını satışa çıkarmakta buldular.” dedi. 77 Yıllık Koruma Kalkanı Rant İçin Deliniyor TBMM’de görüşülmeye devam eden Milli Parkları özel şirketlere ve imara açan kanun teklifine de değinen Dinçer: “77 yıldır kanunla korunan milli parklar Meclis’te görüşülen kanun teklifiyle yapılaşmaya ve özel şirketlerin kullanımına açılmak isteniyor. Siyasi iktidar bu ülkenin en değerli varlıkları olan ormanları bir ekosistemin parçası olarak değil, ekonomik değer olarak görmektedir. Geçtiğimiz yaz Meclis’ten geçen ve zeytinlikleri madencilik faaliyetlerine açan düzenleme bugün maden ruhsatlarınız gelişi güzel dağıtılmasına yol açmış ve Türkiye’nin talan edilme sürecini hızlandırmıştır.” ifadelerini kullandı. İliç Hatırlatması: “Aynı Bölgeye Yeniden Kazma Vurmak Felakettir” Erzincan İliç’te yaşanan maden faciasını hatırlatan Dinçer: “İliç’te yaşanan maden faciasında sorumlular henüz hesap vermemiş ve toprak zehirden arındırılmamışken, facianın yaşandığı yerin 5 kilometre ötesinin yeni bir maden sahası olarak ihale edilmesi yeni felaketlere açıkça davetiye çıkarmaktadır. Karadeniz’den Hatay’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada su havzaları ve ormanlar “adrese teslim ruhsatlarla” kuşatılmış durumdadır. Bu Toprakları Şirketlere Değil, Çocuklarımıza Bırakacağız İktidarın doğaya bakış açısını sert sözlerle özetleyen Dinçer, konuşmasını şu şekilde noktaladı: “AKP için; ormanlar ihale, kıyılar imar, tarım arazileri arsa, zeytinlikler ise maden sahası demektir. Biz buradan açıkça söylüyoruz: Bu ülkenin dağı da, taşı da, ormanı da milletindir. Bu memleket rantçıların değil, halkındır! Biz bu toprakları şirketlere değil, çocuklarımıza bırakacağız. Doğayı, yaşamı ve milletin hakkını hedef alan bu talan düzenini her yerde ifşa etmeye devam edeceğiz.”

Kadınlar Sistemli Bir Yoksulluk ve Şiddet Sarmalında Haber

Kadınlar Sistemli Bir Yoksulluk ve Şiddet Sarmalında

CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde Türkiye’deki kadınların durumunu gözler önüne seren kapsamlı bir rapor yayınladı. CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle hazırladığı “Eşitlik Yoksa Adalet de Yok” başlıklı raporunu kamuoyuyla paylaştı. Rapor, özellikle son yıllarda kadınların hayat ve emek mücadelesiyle ilgili başlıklarıyla öne çıkıyor. CİNAYETLER 17 YILDA 6 KAT ARTTI! Raporda yer alan verilere göre, 2008 yılında çift haneli rakamlarda olan kadın cinayetleri, 2025 yılına gelindiğinde 450’nin üzerine çıkarak yaklaşık 6 katlık bir artış gösterdi. Dinçer, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ve 6284 Sayılı Kanun’un esnetilmesinin failleri cesaretlendirdiğini vurgulayarak; “Bu tablo bir doğa olayı değil, bir politika tercihinin sonucudur. Yasayı uygulamamak, cinayete ortak olmaktır” dedi. İSTİHDAMDA DEV UÇURUM Ekonomik şiddet ve yoksulluk başlığında güncel verilere dikkat çeken Dinçer, TÜİK’in “İstatistiklerle Kadın 2025” verilerine göre geçtiğimiz yıl itibarıyla kadınların iş gücüne katılımındaki adaletsizliği şu sözlerle özetledi: “Bir önceki yıl erkeklerin istihdam oranı %66,9 iken kadınlarda bu oran %32,5’te kalmıştır. Yani Türkiye’de her 3 kadından sadece 1’i iş hayatında yer bulabilmektedir. Kadınlar sadece işsizlikle değil, aynı zamanda ev içi ‘görünmeyen emek’ ve düşük ücretli güvencesiz işlerle sömürülmektedir.” SİYASETTE KADIN YOKSA DEMOKRASİ DE YOK Raporun en dikkat çekici bölümlerinden birini, Türkiye’deki karar alma mekanizmalarındaki "eril tahakküm" oluşturdu. Dinçer, kadınların siyasette birer "istisna" veya "kota tamamlayıcı" olarak görülmesine tepki göstererek; kadınların Meclis’te yaklaşık %20 oranında temsil edildiğini vurguladı. Yerel yönetimlerdeki tablonun genel siyasetten daha karamsar olduğu vurgulanan raporda; 81 ilin yalnızca 11’inde, 922 ilçenin ise yalnızca 61’inde kadın belediye başkanı seçilebildiği belirtildi.

Mutfaktaki Yangın Aileyi Ayakta Bırakmıyor! Haber

Mutfaktaki Yangın Aileyi Ayakta Bırakmıyor!

CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, TÜİK’in 2025 evlenme ve boşanma verilerini değerlendirerek, “Ülkede insanlar artık sadece geçinmekte zorlanmıyor; aile kurmak ve aileyi ayakta tutmak da giderek ağır bir yük haline geliyor. Evlilikler azalıyor, boşanma sayıları artıyor. Bu tabloyu görmezden gelmek mümkün değil.” ifadelerini kullandı. Toplumsal Tercih Değil, Geçim Sıkıntısı 2024’te 569 bin 983 olan evlenen çift sayısının 2025’te 552 bin 237’ye gerilediğini söyleyen Dinçer: “Bu düşüşün arkasında ekonomik koşullar belirleyici niteliktedir. Gençler düğün masrafını, ev kurma maliyetini, kirayı, temel ihtiyaçları karşılayamaz hale geldi. Bir ev kurmanın maliyeti ortadadır. Kira, eşya, düğün, takı… Gençler ‘nasıl altından kalkacağız’ diye düşünüyor. Bu yüzden evlilikler azalıyor. İktidar yıllardır pembe tablolar çiziyor ama gerçekte hayat bambaşka.” dedi. Mutfaktaki Yangın Ailelerin Huzurunu Kaçırıyor Boşanma istatistiklerine de dikkat çeken Dinçer: 2024 yılında 188 bin 963 olan boşanan çift sayısı 2025’te 193 bin 793’e kadar yükseldi. Yani bugün her 3 evlilikten 1’i sonlanıyor. Bu, ‘aile değerleri’ nutuklarıyla çözülecek bir mesele değil; bu, doğrudan ekmek kavgası meselesidir. Evlilik sayısı azalırken boşanmanın artması tesadüf değildir. Mutfaktaki yangın büyüdükçe evin içindeki huzur da kaçıyor. Bu şartlarda aile içi tartışmalar, stres, çaresizlik artıyor; sonuçta en çok da yuvalar yıkılıyor. Bu tablo, mevcut iktidarın sosyo-ekonomik politikalarının toplumun en küçük birimi olan aileyi doğrudan sarstığını bizlere gösteriyor.” dedi. 3 Çocuk Hayal AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 3 çocuk çağrısını hatırlatan Dinçer şunları söyledi: “Gençler gerçekliklerin farkında. Her geçen yıl evlilik yaşı giderek artıyor. 2025 yılı verilerine göre ortalama ilk evlenme yaşı erkeklerde 28,5’e, kadınlarda 26,0’a kadar çıkmış durumdadır. Evliliğin gecikmesi çocuk sayısını da etkilemektedir. Ortalama ilk evlenme yaşı her geçen yıl yükselmektedir. Çünkü gençler önce iş bulmaya, borç kapatmaya, ev tutmaya çalışıyor. Evlilik gecikince çocuk planı da gecikiyor, çocuk sayısı da düşüyor. Türkiye’de çocuk yapma hızı giderek azalıyor; bunun nedeni keyfiyet veya gençlerin istememesi değil, geçinememesidir.”

Millet Borç Batağında, Siz Masal Anlatıyorsunuz! Haber

Millet Borç Batağında, Siz Masal Anlatıyorsunuz!

CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, Türkiye’de kişi başına düşen borç miktarındaki devasa artışa rağmen TÜİK’in “yaşam memnuniyeti arttı” verilerini eleştirdi. Dinçer, “Borç gırtlağa dayanmışken, vatandaşın önüne pembe tablolar koymak halkın aklıyla alay etmektir” dedi. CHP Ankara Milletvekili Semra Dinçer, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçları ile derinleşen ekonomik krizi kıyaslayan bir açıklama yayımladı. Dinçer, sokağın gerçeği ile kurumun verileri arasındaki uçurumu çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. Borç Yükü 5 Asgari Ücreti Aştı Dinçer, Türkiye’de kişi başına düşen ortalama borcun son bir yılda yüzde 42,5 oranında arttığına dikkat çekerek, borç miktarının 95 bin liradan 135 bin 500 liraya yükseldiğini vurguladı. Bu rakamın yaklaşık 5 asgari ücrete denk geldiğini belirten Dinçer, şu ifadeleri kullandı: “Vatandaşı beş asgari ücret tutarında borç batağına mahkûm eden AKP iktidarı, halkın mutfağındaki yangını istatistik oyunlarıyla bastıramaz. Sizin ''istatistik'' dediğiniz o rakamlar, kirasını ödeyemeyen vatandaşın, çocuğuna süt alamayan anne babaların, borcunu borçla kapatmaya çalışan esnafın derdini gizleyemez.” TÜİK Masal Okuyor, OECD Gerçeği Söylüyor TÜİK’in 2024’te yüzde 49,6 olan mutlu olduğunu beyan edenlerin oranını 2025’te yüzde 53,3 olarak açıklamasını “hayal ürünü” olarak nitelendiren Dinçer, uluslararası verileri hatırlattı. Eurostat ve OECD verilerine göre Türkiye’nin yaşam memnuniyetinde 31 ülke arasında sonuncu olduğunun altını çizen Dinçer, açıklamasına şöyle devam etti: “Türkiye OECD ülkeleri arasında yaşam memnuniyetinde en mutsuz ülke konumundayken, TÜİK eliyle mutluluk masalları anlatmak halkı kandırmaktan başka bir şey değildir. Ekonomik krizi TÜİK’in pembe tablolarıyla gizleyemezsiniz.” İyimserlik Çöktü, Kötümserlik Patladı Dinçer, TÜİK’in 2003 yılından bugüne kadar olan ''gelecek beklentisi'' verilerini karşılaştırarak acı tabloyu gözler önüne serdi: “2003 yılında bu ülkede ‘bir yıl sonrası daha iyi olacak’ diyenlerin oranı yüzde 44,6 idi. Bugün bu oran yüzde 25,2’ye kadar geriledi. Buna karşın ‘daha kötü olacak’ diyenlerin oranı yüzde 9,2’den yüzde 25,3’e fırladı. Yani halkın geleceğe dair umudu yarı yarıya azalırken, karamsarlığı üç kat artmış. Şimdi soruyorum: Geleceğinden bu kadar kaygılı olan bir millet, nasıl oluyor da aynı TÜİK’in anketinde yüzde 53,3 oranında ''mutlu'' çıkabiliyor? Bu hangi kitabın matematiğidir?”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.