SON DAKİKA
Hava Durumu

#Selçuklu

Porsuk Haber Ajansı - Selçuklu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Selçuklu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir Sempozyumu İkinci Günde Akademi, Tarih ve Sanayiye İşık Tuttu Haber

Eskişehir Sempozyumu İkinci Günde Akademi, Tarih ve Sanayiye İşık Tuttu

Eskişehir Valiliği himayelerinde Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ), Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) ve şehrin ekonomi temelli paydaş kurumlarının iş birliğiyle düzenlenen “Eskişehir Sempozyumu”, ikinci gün programıyla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezinde devam etti. Sempozyumun ikinci gününe MSÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı, Hv. Tuğg. Selçuk Cumhur Kabasakal, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Vali Yardımcısı Yakup Güney, Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, şehir protokolünden isimler ve çok sayıda kişi katılım gösterdi. Prof. Dr. Afyoncu: "Karacahisar Kalesi Osmanlı'nın bağımsız beylik olarak varlığını ilan ettiği ilk merkezdir" Sempozyumun ikinci gününde akademi, tarih, sanayi ve kültür başlıkları farklı oturumlarla ele alındı. Programın ilk bölümünde, Prof. Dr. Erhan Afyoncu “Karacahisar Kalesinin Osmanlı Tarihindeki Önemi” başlıklı konuşmasıyla katılımcılarla buluştu. MSÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Eskişehir'in Odunpazarı Bölgesinde yer alan Karacahisar Kalesi'nin geçmişten günümüze nasıl bir tarihe sahne olduğunu ve ne kadar önem arz ettiğini şu sözlerle anlattı: "Rahmetli Halil İnalcık’ın ahir ömründe Bizans ve Osmanlı kaynaklarını mukayeseli kullanarak kuruluşu aydınlatmasıyla önemi anlaşılan Karacahisar, Osmanlı'nın kuruluşunda çok önemli bir kale olmasına rağmen zaman içerisinde terk edilip arkeolojik kazıya muhtaç hale gelmiştir. Moğol hakimiyetinin Anadolu üzerine uçlarda zayıflamasıyla birlikte Osman Gazi tarih sahnesine çıkmış ve Halil İnalcık’ın vurguladığı üzere 1286’daki zaferiyle ilk büyük başarısını kazanmıştır. 1288 yılında Osman Gazi'nin Karacahisar'ı almasıyla birlikte, çadırlarda yaşayan konargöçer aşiretler bir şehre malik oldukları için devlet yapısı da yavaş yavaş oluşmaya başlamış; Osman Gazi bu fethiyle bütün bölgeye hakim olarak fiilen Selçuklu-İlhanlı mülküne geçmiştir.” Prof. Dr. Erhan Afyoncu sözlerine şu şekilde devam etti: “Osmanlı tarihçilerinin beyliğin başlangıcını 1288-89 yılları olarak algılamasına neden olan bu kale, Osmanlı'nın bağımsız beylik olarak varlığını ilan ettiği ilk merkezdir. İlk hutbenin 1289'da Karacahisar'da okunması Osman Gazi'nin beylik idealinin burada başladığını gösterirken, Gündüz Alp'in subaşı olarak tayin edilmesiyle ilk tımar sistemi de yine Karacahisar'da uygulanmaya başlamıştır. Osman Bey adaleti yayarak devlete olan rağbeti artırmış; siyasetle ilgili her işe o işin ehliyetini taşıyan kimseleri atamıştır. Karacahisar’ın Anadolu-İznik-İstanbul’a giden ana yolların kesiştiği stratejik konumu son derece önemli, çıkılması güç bir kale olduğu anlaşılmaktadır. Karacahisar’da bir pazar kurarak ticareti artırması, Cuma namazı kılınması ve kadı tayini de burada devlet yapısının oturduğunu anlatmaktadır." Başkan İlker Astarcı: "Türkiye pistten yeni havalandı” Sempozyumun devamında ise Türkiye Ulusal Ajansı Başkanı İlker Astarcı, Gençler İçin Uluslararasılaşma Fırsatları" başlıklı oturumu ile katılımcılarla bir araya geldi. Astarcı Türkiye’nin son çeyrek asırdaki değişimini bir benzetmeyle aktardı. Türkiye’yi pistten yeni havalanan bir uçağa benzeten Astarcı, gençlere yönelik şu ifadeleri kullandı: "Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bir kenarda bırakılmış uçağa benzetiyorlar; paslanmış, yosun tutmuş, motoru çalışmıyor, terk edilmiş bir uçak. Bir baba yiğit ve ekibi çıktı yaklaşık çeyrek asır önce; o uçağı aldı, tertemiz yaptı, bakımını yaptı, motorunu yeniledi, hatta motorun ta kendisini yaptı, Pilotumuz yoktu, rektör hocalarım, hocalarımız o pilotu da yetiştirdi. Kaldıracak pistimiz yoktu arkadaşlar, pist de yapıldı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti o uçaktı ve pistten yeni havalandı. Daha film yeni başlıyor dostlar hazır olun ve özellikle gençler, bugün hepimiz aynı uçaktayız. Biz kokpite yakında oturuyoruz, yarın o kokpitte sizler olacaksınız." Eskişehir sanayisinin önemli isimleri panelde buluştu Günün devamında “Eskişehir Sanayisinin İzinde: Cumhuriyetten Geleceğe Endüstriyel Dönüşüm” başlıklı panelde TEİ Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut F. Akşit, Eskişehir Şeker Fabrikası Müdürü Mehmet Yüksel (Eskişehir Şeker Fabrikası Müdürü) ve TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürü Mustafa Karakoyun (TÜRASAŞ konuşmacı olarak yer aldı. Oturumun moderatörlüğünü ise Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Haşim Şahin üstlendi. Oturumların ardından Eskişehir Vali Yardımcısı Yakup Güney, katılımcılara katılım sertifikası ve hediye takdiminde bulundu. Sempozyumun akşam bölümünde Anadolu Üniversitesi Halk Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan Eskişehir Halk Dansları Gösterisi ve Eskişehir Türküleri Konseri izleyicilerle buluşacak. Akademik ve kültürel oturumların bir arada sürdüğü sempozyumun, 17 Mayıs Pazar gününe kadar Eskişehir Osmangazi Üniversitesi başta olmak üzere farklı oturumlarla devam edecek.

Ümmühan Hatun Örneğiyle Tarihte Kadın İzleri Haber

Ümmühan Hatun Örneğiyle Tarihte Kadın İzleri

Eskişehir’de kültür ve tarih meraklılarını bir araya getiren anlamlı bir etkinliğe daha imza atıldı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen söyleşi serisi, kentin geçmişine ışık tutmaya devam ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen özel söyleşide, Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü akademisyeni Doç. Dr. Demet Kara anlatımıyla Selçuklu döneminde kadınların imar faaliyetlerindeki rolü ele alındı. “Selçuklu İmar Politikalarında Kadın Baniler: Ümmühan Hatun Örneği” başlıklı söyleşide, kadınların tarih sahnesindeki güçlü ve üretken konumu çarpıcı örneklerle katılımcılara aktarıldı. Ümmühan Hatun’un öncülüğünde şekillenen imar faaliyetleri üzerinden, Anadolu’da kadınların toplumsal hayata katkıları derinlemesine incelendi. Büyükşehir Sanat Merkezi Ergin Orbey Sahnesi ev sahipliğinde düzenlenen etkinlik, yoğun ilgi gördü. Tarih ve kültüre ilgi duyan çok sayıda vatandaşın katıldığı söyleşi, katılımcılardan tam not aldı. Programa, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nihat Çuhadar da katıldı. Çuhadar, Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin selamlarını ileterek, böylesine nitelikli ve öğretici bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade etti. Kültürel ve akademik içerikli buluşmaların kent yaşamına önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Çuhadar, bu tür etkinliklerin artarak devam edeceğini belirtti.

''Sessiz Taşlar, Kayıp Bir Başkent: Amorium'' Sergisi Açıldı Haber

''Sessiz Taşlar, Kayıp Bir Başkent: Amorium'' Sergisi Açıldı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Anadolu’nun köklü tarihine ışık tutan önemli bir sergiyi sanat ve tarihseverlerle buluşturdu. “Sessiz Taşlar, Kayıp Bir Başkent: Amorium” adlı sergi, Kent Müzeleri Kompleksi Geçici Sergi Salonu’nda kapılarını ziyaretçilere açtı. Serginin açılışına, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal ile birlikte Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinde yer alan Amorium Antik Kenti kazı başkanı ve Anadolu Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeliha Demirel Gökalp, çok sayıda sanatsever katıldı. Sergide Eskişehir Büyükşehir Belediye Bakanı Ayşe Ünlüce’nin sanata verdiği önemden bahseden Başkan Vekili Hasan Ünal, böyle bir sergiye ev sahipliği yapmaktan dolayı gurur duyduklarını belirtti. Yüzyıllar boyunca Anadolu’nun önemli merkezlerinden biri olan Amorium, arkeolojik kazılarla gün yüzüne çıkarılan zengin mirasıyla sergide yeniden hayat buluyor. Sergide yer alan buluntular ve bilimsel veriler, ziyaretçilere tarihin derinliklerine uzanan etkileyici bir yolculuk sunuyor. 1987 yılında başlayan bilimsel kazı çalışmaları; şehir surları, kilise kompleksi, Bizans hamamı, sokak dokusu ve üretim atölyeleri gibi önemli keşiflerle Amorium’un MS 6. ile MS 11. yüzyıllar arasında büyük bir başkent ölçeğinde geliştiğini ortaya koydu. Günümüzde Prof. Dr. Zeliha Demirel Gökalp başkanlığında sürdürülen kazılar ise kentin Roma’dan Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan kesintisiz tarihsel sürekliliğini gözler önüne seriyor. “Sessiz Taşlar, Kayıp Bir Başkent: Amorium” sergisi, arkeolojik buluntular ve bilimsel araştırmalar eşliğinde ziyaretçileri Anadolu’nun güçlü tarihsel mirasını yeniden okumaya davet ediyor. Tarihin sessiz tanıkları olan taşlar arasında kayıp bir başkenti keşfetme fırsatı sunan sergi, tarih ve kültür meraklıları için önemli bir buluşma noktası olmayı hedefliyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen sergi, Kent Müzeleri Kompleksi Geçici Sergi Salonu’nda 5 Nisan’a kadar ziyaretçilerini bekliyor.

Özcan Türkmen'den Yepyeni Bir Kitap Haber

Özcan Türkmen'den Yepyeni Bir Kitap

Eskişehir’de uzun yıllardır eğitim camiasına emek veren eğitimci-yazar Özcan Türkmen, kültürel hafızaya ışık tutan önemli bir eseri daha okuyucularla buluşturdu. “Unutulan Kültür Değerlerimiz: Doğum–Evlenme–Ölüm–İnanışlar (Emirdağ Örneği)” adlı kitap, titiz bir araştırma ve inceleme sürecinin ürünü olarak yayımlandı. Altı bölümden oluşan eser, yalnızca bir folklor çalışması olmanın ötesine geçerek Emirdağ’ın köklü geçmişini, sözlü kültür zenginliğini ve toplumsal hafızasını kayıt altına alıyor. Kitapta, Emirdağ ağzından derlenen ağıtlar, türküler, atasözleri ve deyimler; kültürün yaşayan tanıkları olarak sayfalara taşınıyor. Eserde Emirdağ yöresinin tarihsel serüvenine de özetle yer veriliyor. Friglerden Lidyalılara, Perslerden Helenlere; Bergamalılardan Romalılara, Bizans’tan Selçuklu ve Osmanlı dönemine kadar uzanan geniş bir tarihsel panorama okuyucuya sunuluyor. Ayrıca aşiretlerin iskân süreci ve Millî Mücadele döneminde Aziziye’nin rolü de ele alınıyor. Kitapta, Emirdağ sevdasını mısralara döken şairler de unutulmadı. Muharrem Kubat’ın “Emirdağı” şiiri ile Şükrü Türkmen’in “Emirdağ” şiiri, esere ayrı bir edebi derinlik katıyor. Beş sayfalık kapsamlı kaynakçasıyla akademik bir niteliğe de sahip olan çalışmada, Özcan Türkmen’in yıllar içinde derlediği yaklaşık beş yüze yakın Emirdağ türküsüne yer verilmesi ise kitabı benzersiz kılan unsurlar arasında bulunuyor. Altı ana bölümden oluşan eser şu başlıkları kapsıyor: Halk Kültürü: Sözlü kültür, kültür aktarıcıları, kültürün sessiz kaybı ve Emirdağ’da yapılan halk kültürü çalışmaları. Doğum: Doğum öncesi, doğum anı, doğum sonrası ve çocukta ilkler. Evlenme. Ölüm ve Emirdağ Ağıtları. Diğer Batıl İnanışlar. Emirdağ Türküleri. Yazar Özcan Türkmen, eserine ilişkin yaptığı açıklamada kültürel mirasın korunmasına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Çalışmalarından alıntı yaptığım veya yapmadığım ama mutlaka yararlandığım değerli araştırmacıları kutluyor, onları takdir ediyorum. Eserin daha kapsamlı çalışmalara kaynak olabilmesi, en büyük arzumdur. Herkesin faydalanması için kitabımın satışı yoktur ve isteyen herkese ücretsiz olarak vereceğim. İyi okumalar diliyorum.” “Unutulan Kültür Değerlerimiz”, sadece Emirdağ’ın değil, Anadolu’nun ortak hafızasına tutulan güçlü bir ışık niteliği taşıyor. Geleneklerin, inançların ve toplumsal ritüellerin kayıt altına alındığı bu eser; geçmiş ile gelecek arasında köprü kurarak kültürel mirasın yaşatılmasına önemli bir katkı sunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.