SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sayıştay

Porsuk Haber Ajansı - Sayıştay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sayıştay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’li Çakırözer: ''Basın İlan Kurumu Anadolu Basınını Bitiriyor'' Haber

CHP’li Çakırözer: ''Basın İlan Kurumu Anadolu Basınını Bitiriyor''

Anayasa Mahkemesi’nin, Basın İlan Kurumu’nun (BİK) ilan ve reklam kesme cezası verme yetkisini iptal etmesine rağmen, AKP’nin Meclis’e getirdiği teklifle BİK’e yeni müeyyide yetkileri tanınmasına muhalefet tepki gösterdi. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “BİK İletişim Başkanlığı’na bağlandığından bu yana kurumda kötü ve keyfi bir yönetim hakim. Kurum düzgün yönetilmediği için Anadolu’da gazetecilik bitme noktasına geldi” dedi. TBMM’de Anadolu basınına destek isteyen Çakırözer, “Gazetelerimiz kapanmaya, birleşmeye zorlanıyor. İnternet siteleri üç kuruş ilan uğruna tıklama gazeteciliğine hapsedilmiş durumda, habercilik ve toplumsal yarar unutulmuş durumda. Anadolu basınımıza ve açlık sınırı altında maaşlara çalışmak zorunda kalan gazetecilere gitmesi gereken sınırlı kaynakları kendilerine yönetici tazminatı yapan, kamu ihale mevzuatına aykırı işlerde savuran ve bu hesapsız harcamaları da hiçbir şekilde denetlenmeyen bir karakutu var ortada. Sözde Sayıştay denetimine tabi ama yıllardır kimse denetime gidemiyor. İktidarın sopalarına dönüşen Basın İlan Kurumu ve RTÜK'te bu köhne düzen bu torba yasalarla düzelmez” diye konuştu. “AYM İPTAL ETTİ, AKP YENİ YAPTIRIM YETKİSİ VERDİ” TBMM’de görüşülen kanun teklifi ile Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği ilan ve reklam kesme cezalarına rağmen, Basın İlan Kurumu’na yeni müeyyide yetkisi veren düzenlemelere muhalefetten sert tepki geldi. TBMM’de görüşülen basınla ilgili düzenlemeler de içeren kanun teklifi ile Basın İlan Kurumu’na yeni yaptırım yetkileri verilirken, internet haber sitelerinin vasıfları ile haber sayısı, içerik, kadro ve okur sayısı da Basın İlan Kurumu Genel Kurulunca tespit edilecek. BİK’in gazetelere ilan dağıtımındaki adaletsizlikler başta olmak üzere, Anadolu basınına yönelik yaptırım uygulamalarına tepki gösteren CHP’nin gazeteci kökenli milletvekillerinden Utku Çakırözer, ‘tek adam sistemine’ geçişle birlikte Basın İlan Kurumu’nun gerçekleri yazan basının celladına dönüştüğünü söyledi. “KEYFİ CEZA YETKİSİ ANAYASA’YA AYKIRI!” Resmi ilan dağıtımındaki adaletsizlikleri gidermek için kurulan Basın İlan Kurumu’nun yandaş gazeteleri şişirme tirajlarla besleyen; gerçekleri yazan, eleştiren basının ise celladına dönüştüğünü ifade eden Çakırözer, Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği ilan kesme yetki öncesinde BİK’in 2019 ve 2020 yıllarındaki cezalarına dikkat çekti. Çakırözer şunları söyledi: “2019'da ilan kesme cezalarının yüzde 76'sı, 2020'de ise yüzde 50'si sadece 3 gazeteye, Cumhuriyet, Birgün ve Evrensel'e kesildi, kalanı ise Sözcü, Korkusuz ve diğerlerine. Neyse ki Anayasa Mahkemesi bu giyotine ‘Dur!’ dedi, ‘Bu yapılan, basın özgürlüğünün sistematik ihlali’ dedi ama şimdi gelmiş yeniden resen ceza yetkisini bizden istiyorsunuz. Buradan bir kez daha uyarıyoruz: Bu yetkiyi alan militan bürokratlar ve iktidar yanlısı meslek örgütleri eliyle gazetelere yine keyfi cezalar yağdırmaya kalkarsanız Anayasa'ya aykırıdır, suç işlersiniz!” “CEZA DEĞİL, BASINI YAŞATACAK DÜZENLEMELER GETİRİN” “Yapılması gereken bellidir! Türkiye'de basın kartının verilmesi de basın meslek ilkelerinin takibi de saray bürokratlarından basın meslek örgütlerine devredilmelidir” diyen Çakırözer şöyle konuştu: “Türkiye'de basın can çekişiyor ama önümüzde onları yaşatacak, yeni kaynaklar yaratacak en ufak bir çaba görmüyoruz. Türkiye'de habercilerin, yazılı dijital haber kuruluşlarının emekle bedel ödeyerek ürettiği nitelikli içerikler küresel dijital platformlar tarafından tepe tepe kullanılıyor. Basın kuruluşlarımız bu küresel emek hırsızlığı karşısında yapayalnız. Peki, bu kanunda basının en temel ihtiyaçlarından dijital telif hakkı var mı? Yok. Yüzlerce basın kuruluşu ve binlerce haber emekçisi adına soruyoruz: Avrupa'nın, Avustralya'nın, Kanada'nın kendi yayıncısını korumak için getirdiği telif yasaları niye burada yok? Ama basına ceza yağdırmayı, sansürü, karartmayı çok iyi biliyorsunuz. Basın özgürlüğü kadar emeğinin dijital korsanlığa karşı korunması da bu Meclisin önceliklerinden biri olmak zorundadır.” “GAZETELER KAPANMAYA, BİRLEŞMEYE ZORLANIYOR” Basın İlan Kurumu’nun, İletişim Başkanlığı’na bağlandığından bu yana kötü ve keyfi bir yönetimin hakim olduğunu belirten Çakırözer, kurum düzgün yönetilmediği için Anadolu’da gazeteciliğin bitme noktasına geldiğini söyledi. Çakırözer Anadolu’da gazetelerin kapanmaya, birleştirmeye zorlandığını belirterek, şunları söyledi: “Bakmayın siz ‘Anadolu basınına şu kadar kaynak ayırdık’ laflarına, işin aslı şu: Gazetelerimiz kapanmaya, birleşmeye zorlanıyor. İnternet siteleri üç kuruş ilan uğruna tıklama gazeteciliğine hapsedilmiş durumda, habercilik ve toplumsal yarar unutulmuş durumda. Anadolu basınımıza ve açlık sınırı altında maaşlara çalışmak zorunda kalan gazetecilere gitmesi gereken sınırlı kaynakları kendilerine yönetici tazminatı yapan, kamu ihale mevzuatına aykırı işlerde savuran ve bu hesapsız harcamaları da hiçbir şekilde denetlenmeyen bir karakutu var ortada. Sözde Sayıştay denetimine tabi ama yıllardır kimse denetime gidemiyor. İktidarın sopalarına dönüşen Basın İlan Kurumu ve RTÜK'te bu köhne düzen bu torba yasalarla düzelmez. “GAZETELERİ YAŞATACAK KURUMLAR DÜZENİNİ KURCAĞIZ” “Tüm çürüme zaten saray düzeninin eseridir. Bu tek adam yönetiminden kurtulmadan, tüm kamu kurumlarına liyakat, hesap verebilirlik ve şeffaflık gelmeden gerçek anlamda bir demokrasiden ve özgürleşmeden bahsedilemez. Milletimizin iradesiyle kuracağımız halkın iktidarında, halkın haber alma hakkı için çalışan gazeteciler ve kurumları cezalandırmayı değil özgürce yaşatmayı hedefleyen, şeffaf, denetlenebilir, demokratik kurumlar düzenini hep birlikte kuracağız.”

AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak: "Vahim Tablolar Ortada" Haber

AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak: "Vahim Tablolar Ortada"

​AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk, nitelikli zimmet ve kara para aklama soruşturmasıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Albayrak, "Ortaya çıkan vahim tablolar karşısında Eskişehir halkının hakkını savunmak adına konuşma zamanı gelmiştir" dedi. ​AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak Tepebaşı Belediyesi hakkındaki iddialara yönelik yazılı bir açıklama yaptı. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmayı ilk günden bu yana sükunetle takip ettiklerini belirten Albayrak; MASAK ve Sayıştay müfettişlerinin raporlarında utanç verici detayların yer aldığını ileri sürdü. ​"Lüks Villalar, Kripto Odaları ve Şişirme Faturalar" ​Soruşturmanın selayeti açısından bugüne kadar adli makamlara saygı göstererek açıklama yapmadıklarını ifade eden Gürhan Albayrak, gelinen noktada iddiaların yenilir yutulur cinsten olmadığını söyledi. Albayrak’ın açıklamasında şu iddialar öne çıktı: ​"Eskişehirli hemşehrilerimizin vergileriyle, tüyü bitmemiş yetimin hakkıyla inşa edildiği iddia edilen lüks villalar, tarım arazileri üzerine kurulan devasa malikaneler ve bu yapıların altına gizlenmiş kripto para madenciliği odaları, belediyecilik anlayışının nasıl kişisel servet edinme aracına dönüştürüldüğünün en açık göstergesidir. Bir yanda halka hizmet üretmesi gereken makamlar, diğer yanda ise bu makamların gücünü kullanarak kendi yakınlarının üzerine şirketler kurup belediyeye şişirme faturalar kesen idareciler... Bu durumu hiçbir Eskişehirlinin kabul etmesi mümkün değildir." ​En Ağır Suçlama: "Aşevi Üzerinden Usulsüzlük İddiası" ​Açıklamasının devamında durumun can yakıcı boyutlara ulaştığını vurgulayan AK Parti İl Başkanı, aşevi üzerinden usulsüzlük yapıldığına dair iddiaları gündeme taşıdı. İhtiyaç sahiplerinin rızkına göz dikildiğini belirten Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü: ​Dışarıdan Alınmış Gibi Gösterilen Faturalar: İhtiyaç sahibi vatandaşların, yoksulun, fukaranın boğazından geçecek olan aşevi yemeklerinin, sanki dışarıdaki yandaş firmalardan alınmış gibi gösterilerek belediyeye fatura edildiği iddia ediliyor. ​Milyonlarca Liralık Elden Nakit Paylaşımı: Milyonlarca liranın elden ele nakit olarak paylaştırılması sadece hukuki bir suç değil, aynı zamanda çok büyük bir ahlaki çöküştür. İhtiyaç sahibinin rızkına göz diken bu zihniyeti Eskişehir kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz. ​"Son Kuruşuna Kadar Takipçisi Olacağız" ​Eskişehir halkının hakkını ve hukukunu kimseye yedirtmeyeceklerinin altını çizen AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, adalete olan inançlarının tam olduğunu belirterek açıklamasını şu cümlelerle noktaladı: ​"Tüyü bitmemiş yetimin hakkının, aşevindeki fukaranın rızkının son kuruşuna kadar takipçisi olacağız. Adaletin tecelli edeceğine ve suçluların en ağır cezayı alacağına inancımız tamdır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Bütçenin Büyüklüğü Değil, Demokrasinin Küçüklüğü Konuşuluyor Haber

Bütçenin Büyüklüğü Değil, Demokrasinin Küçüklüğü Konuşuluyor

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, TBMM, Sayıştay ve Kamu Denetçiliği Kurumu’nun 2026 yılı bütçeleri üzerine yaptığı konuşmada; Meclis’in itibarı, demokratik denetim, hukuk devleti ve milli egemenlik konularında önemli değerlendirmelerde bulundu. Arslan, Meclis’in denetim görevini yerine getirmemesi halinde demokrasinin zedeleneceğini belirterek şöyle konuştu: “Eğer bu Meclis, halkın dertlerine kör, yürütmenin keyfine sessiz, harcamalara denetimsiz kalırsa; bütçenin büyüklüğünün hiçbir önemi kalmaz, biz demokrasinin küçüklüğünü konuşmaya başlarız.” CHP’li Arslan, milletvekillerinin itibarsızlaştırılmasının sorumlusunun muhalefet değil, Meclis’i etkisizleştiren anlayış olduğunu vurguladı: “Soru önergelerinin yalnızca yüzde 14’ü yanıtlanıyor. Atanmış bakanlar bu millete uzaktan bakıyor. Milletvekillerinin sokakta itibarsız hale gelmesinin sorumlusu muhalefet değil; Meclis’i işlevsizleştiren bu anlayıştır.” Denetim kurumlarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Arslan, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Etkin denetim için güçlü ve bağımsız bir Sayıştay şarttır. Sayıştay güçsüzse, denetlenen güçlü olur ama devlet zayıflar.” Arslan konuşmasında ayrıca; Anayasa ve hukuk devleti ilkeleri, TBMM’nin işlevsizleştirilerek etkisiz kılınmak istenmesi, demokrasi, insan hak ve özgürlükleri, milli irade ve millet egemenliği, *hakkı gasp edilerek milletvekilliği düşürülen Can Atalay, *tutuklanan ve yerlerine kayyım atanan belediye başkanları, *parti kurultay ve kongrelerine yönelik müdahale girişimleri başlıklarında da kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Arslan, “Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında demokrasiyi, hukuk devletini ve milli iradeyi savunmanın en temel görevi milletin kürsüsünden konuşmaktır.” diyerek konuşmasını tamamladı.

TRT’de 19 Mart’tan Bu Yana Millet İradesine Linç Var Haber

TRT’de 19 Mart’tan Bu Yana Millet İradesine Linç Var

TBMM Kit Komisyonu’nda TRT’nin Sayıştay raporu ve mali tabloları görüşmelerinde, kamu yayıncısı TRT’nin tarafsızlığı ve yayın ilkelerindeki sapma tartışma konusu oldu. İBB Başkanı ve muhalefetin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik soruşturmalar ve tutuklamaların başladığı 19 Mart’tan bu yana TRT’de millet iradesine yönelik linç olduğunu söyleyen CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “TRT haberlerinde 19 Mart’tan bu yana bir linç sürmektedir. Soruşturma gizli ama birilerinin servis ettiği görüntüler, iddialar TRT tarafından hiç sorgulanmadan yayına sürülmektedir. Ekran mahkemesinde ceza miktarı belirlenmektedir. Kamu yayıncısının hukuku bu kadar çiğnediği bir dönem hiçbir zaman olmamıştır” dedi. Çakırözer, TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı’ya İmamoğlu’nun davasının TRT’de canlı yayınlanmasını çağrısında da bulundu. “19 MART’TAN BU YANA MİLLET İRADESİNE LİNÇ VAR” CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TBMM’de TRT’nin Sayıştay Raporları ile mali tablolarının görüşüldüğü KİT Komisyonu’nda İBB soruşturmaları ve Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ile başlayan süreçte TRT’de ekran mahkemelerinde ceza miktarlarının belirlendiğini belirterek, bu yayınları eleştirdi. Çakırözer, “TRT’de hukukun bu kadar çiğnendiği bir dönem hiçbir zaman olmamıştır” dedi. “TRT haberlerinde 19 Mart’tan bu yana bir linç sürmektedir” diyen Çakırözer şu eleştirilerde bulundu: “Halkın vergileriyle fonlanan kamu yayıncısı konumundaki TRT'nin yayınlarında tarafsız ve hukuka saygılı olması zorunludur. Ancak bakıyoruz soruşturmada gizlilik kararı olmasına karşın soruşturma kapsamında servis edilen, elde edilen birçok görüntü defalarca TRT Haber ekranlarına taşınmış ve kamu yayıncısı tarafından gizlilik kararı ihlal edilmiştir. Haklarında yargı kararı olmayan kişileri suçlu ilan eden ve hatta cezaevinde kalacakları süreye ilişkin tahminleri yayınlamanın kamu yayıncısı sorumluluğuyla bağdaşmadığı açıktır. Bu tek yönlü, taraf tutan yayın yapılmaması, doğruluğundan emin olmayan iddiaların yayımlanmaması, kişilerin şeref ve haysiyetlerine saygılı olunması ilkeleri maalesef hiçe sayılmıştır.” “KAMU YAYINCILIĞI İLKELERİNE RİAYET YOK” “Türkiye'de de kamu yayıncılığı yaptığı varsayımıyla sadece 2023 yılında TRT'ye 18 milyar liranın üzerine zorunlu vergi benzeri bir unsur olan bandrol ücreti ödedik. Sadece seçmenler değil, çocuklarımız bile kullandığı bilgisayarında, iPad'inde, telefonunda TRT'yi finanse etmektedir. 86 milyon finanse etmekteyiz. Ama bu TRT 2954 sayılı TRT Kanunu'nun 5'inci maddesindeki ilkeleri ihlal etmektedir. Bakın o ilkeler neler? Ülkenin kurucu değerlerine sahip çıkmak. Haberlerin toplanması, seçilmesi ve yayınlanmasında tarafsızlık, doğruluk ilkelerine bağlı kalmak. Kamuoyunun sağlıklı ve serbestçe oluşabilmesi için kamuoyunu ilgilendirecek konularda yeterli yayın yapmak. Tek yönlü, taraf tutan yayın yapmamak. Bir siyasi partinin, grubun, çıkar çevresinin, inanç çevresinin, düşüncesinin menfaatlerine alet olmamak şeklindeki yayın ilkelerine bu TRT uymakta mıdır? Sadece biz değil kamuoyundaki hakim inanış TRT'nin kamu yayıncılığı ilkelerine riayet etmediği yönündedir. Gelirlerinin onda dokuzu vergi benzeri kamu kaynaklarından oluşan TRT'nin kamu yayıncılığı ilkelerinden sapması veya ilkelerin tam tersi yönünde faaliyet göstermesi durumunda ödediğimiz TRT vergilerinin hesabını sormak hepimizin hakkıdır.” “MASUMİYET KARİNESİ İHLAL EDİLİYOR” TRT’de geçmiş yıllarda haber bültenlerinde ve alt yazılarda kişilerin suçlu ilan edildiği ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği gerekçesiyle kanallara ceza kesildiğine dikkat çeken Çakırözer, “Örneğin, Sinan Ateş suikastıyla ilgili olarak Ülkü Ocakları Genel Başkanının başvurusu üzerine, Bolu Kartalkaya'daki yangın faciasıyla ilgili yorum ve haberlerde bakanların masumiyet karinesinin ve dolayısıyla (i) bendinin ihlal edildiği gerekçesiyle çeşitli kanallara yaptırım uygulanmıştır. Söz konusu yayın ilkesinin özel medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar kadar kamu yayıncısı olan ve vatandaşlarımızın vergileriyle fonlanan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu için de geçerli olduğuna kuşku yoktur. Ancak TRT Haber'in yayınları incelendiğinde ‘Suçlu olduğu yargı kararıyla kesinleşmedikçe hiç kimse suçlu ilan edilemez’ ilkesi konusunda gereken hassasiyetin gösterilmediği, haber bültenlerinde kullanılan ifadeler ve alt yazılarla kişilerin suçlu ilan edildiği ve masumiyet karinesinin çok kez ihlal edildiği görülmektedir” dedi. “HUKUK SİSTAMATİK ÇİĞNENDİ” TRT Haber'in 20/3/2025 tarihli yirmi dört saatlik yayını incelemelerini örnek gösteren Çakırözer, “Haber ve yorum programlarında İBB soruşturmasıyla ilgili 78 ayrı başlık altında yaklaşık on bir saat altı dakika yayın yapıldığı, bu yayınlarda ‘Para trafiği nasıl takip edildi?’ ‘Rüşvet çarkı mı kurdular?’ ‘İBB yolsuzluk soruşturmasında yeni görüntüler.’ ‘Şüphelilerin evinden balya balya para çıktı.’ ‘İşte ele geçirilen paralar.’ gibi suçlayıcı başlık ve alt yazılar kullanılmıştır. Söz konusu ifadelerin haber verme ile basın ve ifade özgürlüğü sınırlarını aştığı açıktır. Sunucunun da program konuğunun masumiyet karinesini ihlal eden sözlerine müdahale etmediği görülmektedir. RTÜK üyesi Tuncay Keser'in yaptığı incelemede 29 Mart-6 Nisan 2005 döneminde sadece TRT Haber’de dört saat on üç dakika yirmi beş saniye süren haberlerde tek taraflı yayınlarla soruşturmanın gizliliğini ihlal edici içeriklere yer verilmiş, sistematik olarak hukuk çiğnenmiştir” diye konuştu. “İMAMOĞLU DAVASI CANLI YAYINLANSIN” Görüşmelerde İmamoğlu’nun davasının TRT’de canlı yayınlanması çağrısını da yenileyen Çakırözer, şöyle konuştu: “Sayın Genel Başkanımızın çağrısını hatırlatmak istiyoruz: Bu TRT sadece sarayın, AKP’nin TRT'si değil, milletin TRT'si. TRT eğer başsavcılığın haber ajansı olmadıysa Sayın Ekrem İmamoğlu'nun yargılamaları TRT'den yayınlansın, millet kanaatini bu konuda versin. Milletin TRT'si ayırımcı ve partizan yayınlarıyla dezenformasyona, iftirayı yayan suç yayınlarına artık son versin diyoruz. Objektif, kanununda yazan, anayasasında yazan hususlara geri dönsün istiyoruz.”       “MİLYONLAR AYAKTA TRT’DE TEK SANİYE YOK” “Türkiye ayakta milyonlar, hukuksuzluklara karşı meydanlarda, dünya basını manşetlere çekmiş dakikalarca gösteriyor ama bakıyorsunuz, TRT'de Saraçhane, mitinglerinden 100 bin, 500 bin, 1 milyon kişinin katıldığı mitinglerden görüntü yok. Benzer şekilde Maltepe'de 2 milyon yurttaş katılıyor, yirmi yılda 12 milyar dolar toplayan TRT bir saniye dahi göstermiyor Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'i. Tekrar tekrar hatırlatıyoruz, kimin parası? Hepimizin bütçesi ama milletin duygularına, milletin ifadesine, milletin tepkisi ne bir tek saniye yer vermiyor. O nedenle, bir kez daha kanunda yazan, Anayasa'da yazan ilkeleri TRT'yi uymaya davet ediyoruz.”  

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.