SON DAKİKA
Hava Durumu

#Savunma Sanayii

Porsuk Haber Ajansı - Savunma Sanayii haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Sanayii haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Üniversitesinde 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Başladı Haber

Anadolu Üniversitesinde 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Başladı

Anadolu Üniversitesi 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı Açılış Töreni, Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Senato üyelerinin Atatürk Anıtı’na çelenk koymasıyla başlayan törene Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Cumhuriyet Başsavcısı Ferhat Deniz, Adli Yargı Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak, Eskişehir Vergi Mahkemesi Başkanı Ömer Şahin, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yunus Özdemir, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Serpil Koçdar, Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Anadolu Üniversitesi Genel Sekreteri Ecevit Öksüz, Anadolu Üniversitesi Yönetim Kurulu ve Senato Üyeleri ile şehir protokolünden isimler katıldı. Yeni akademik yılın ilk dersi İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın tarafından verildi. Prof. Dr. Yalçın “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlıklı derste uluslararası sistem ve Türkiye’nin bu sistem içerisindeki konumu üzerine değerlendirmelerde bulundu. Vali Yılmaz: “Üniversitelerimiz geleceğin Türkiye’sinin en önemli stratejik merkezleridir” Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, yeni akademik yılın başta öğrenciler olmak üzere Anadolu Üniversitesi akademik ve idari kadrosu Eskişehir ve Türkiye için hayırlı olmasını dileyerek üniversite öğrencilerine Eskişehir’in sunduğu sosyal, kültürel ve akademik imkânlardan yararlanmaları çağrısında bulundu. Eskişehir’in yalnızca bir kampüs şehri olmadığını vurgulayan Vali Yılmaz “Eskişehir sizin için yalnızca kampüsten ibaret bir şehir olmayacak. Burası bilimin, kültürün, sanatın ve gençlik enerjisinin harmanlandığı, ilham bulacağınız, yaşayan bir gençlik başkentidir. Eskişehir sanayisi, turizmi, eğitimi ve çok boyutlu üretim ekosistemiyle siz değerli gençlerimize eşsiz imkânlar sunmaktadır. Üniversitelerimizin kamu kurumlarıyla, sanayi kuruluşlarıyla ve sivil toplumla kurduğu güçlü sinerji, kentimizin ve dolayısıyla sizlerin başarı potansiyelini her geçen gün yükseltmektedir. Sizlerden istirhamım derslerinizdeki başarının yanı sıra bu şehrin ruhunu hissetmeye, kültürel dokusunu solumaya ve sosyal hayatına değer katmaya da zaman ayırmanızdır. İnanıyorum ki yarın buradan mezun olduğunuzda sadece kendi alanında yetkin birer profesyonel değil aynı zamanda Anadolu Üniversitesi kültürünü ve Eskişehir sevgisini yüreğinde taşıyan birer gönüllü elçi olarak dünyayı değiştirmeye aday olacaksınız.” Vali Yılmaz nitelikli yükseköğretimin güvenli ve huzurlu bir akademik ortamla mümkün olduğunu belirterek “Şehrimizdeki huzur ve güven ortamı ne kadar güçlü ise sizlerin geleceğe odaklanması ve eğitimi de o kadar kolay olacaktır. Devletimizin tüm imkânlarıyla ilimizdeki ilk ve ortaöğretimden yükseköğretime kadar her bir evladımızın huzuru ve güvenliği için aralıksız çalışıldığını, her daim yanınızda olunduğunu bilmenizi isterim.” dedi. Anadolu Üniversitesinin akademik birikimi ve uluslararası alandaki başarılarının Eskişehir açısından da önemli olduğunu ifade eden Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz üniversitenin eğitim alanındaki uluslararası sıralamalardaki konumuna dikkat çekti. Bilgi ve teknolojinin hızlı biçimde değiştiği bir dönemde üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil araştırma, yenilik ve nitelikli insan kaynağı üretiminin merkezleri olduğunu belirten Vali Yılmaz “Başarı, yeni başarıların başlangıç noktasıdır. Bugünün dünyasında bilgi çok hızlı değişiyor. Yapay zekâ, dijital dönüşüm, biyoteknoloji, yeşil dönüşüm ve yeni nesil üretim teknolojileri hayatımızın tüm alanlarını yeniden şekillendiriyor. Böylesine hızlı değişen bir dünyada ülkelerin gücü yalnızca sahip oldukları doğal kaynaklarla değil bilgi üretme, bilgiyi teknolojiye dönüştürme ve yetişmiş insan kaynağı oluşturma kapasitesiyle ölçülüyor. Bu nedenle üniversitelerimiz geleceğin Türkiye'sinin en önemli stratejik merkezleridir. Üniversite araştırılan, yeni fikirlerin ortaya çıktığı ve insanlığın karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm arandığı yerdir. Bu noktada akademisyenlerimizin sorumluluğu da son derece büyüktür. Sizler geleceğin bilim insanlarını, mühendislerini, öğretmenlerini, sanatçılarını, girişimcilerini ve yöneticilerini yetiştiriyorsunuz. Bir başka ifadeyle sizler aslında geleceği yetiştiriyorsunuz. Bizler de kamu yönetimi olarak ülkemizin bilimsel ve teknolojik kapasitesini artıracak, gençlerimizin önünü açacak, üniversitelerimizin üretim, araştırma ve inovasyon gücünü geliştirecek her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz.” Rektör Adıgüzel: “Anadolu Üniversitesine yakışan, kültürel mirasımıza sahip çıkmaktır” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı’nın üniversitenin kültürel mirasa sahip çıkma anlayışının bir yansıması olduğunu belirtti. Geçtiğimiz yıl Yunus Emre Eğitim-Öğretim Yılı kapsamında gerçekleştirilen çalışmaların ardından bu yıl Nasreddin Hoca’nın farklı yönleriyle ele alınacağını ifade eden Rektör Adıgüzel “Bu yıl Nasreddin Hoca Eğitim Öğretim Yılı bizim için. Geçtiğimiz yılı hatırlarsanız Yunus Emre Eğitim Öğretim Yılı ilan etmiştik. Bunlar bizim çok büyük kültürel değerimiz, çok büyük kültürel mirasımız. Dolayısıyla bize yakışan Anadolu'ya yakışan, Anadolu Üniversitesine yakışan da bu kültürel mirasa, bu kişiliklere, önümüzü aydınlatan, bizlere yönümüzü gösteren bu nefis değerlerle sahip çıkmak ve gereken değeri vermek olmalıdır diye düşünüyorum. Nasreddin Hoca sadece bizim fıkralarla hatırladığımız bir kişilik olarak kalmamalı diye düşünüyoruz. Nasreddin Hoca bu ülkenin, Eskişehir'in dünyaya mal olmuş bir değeridir. Nasreddin Hoca da tıpkı Yunus gibi tıpkı Mevlâna gibi sadece Türkiye'deki bazı şehirlerin değil, dünyanın çok farklı ülkelerindeki insanların sahiplendiği, benimsediği ve ‘benim’ dediği büyük insanlar.” Prof. Dr. Adıgüzel bu anlayış doğrultusunda Anadolu Üniversitesinin yıl boyunca Nasreddin Hoca’nın düşünce dünyasını ve toplumsal yönünü ele alan çalışmalar gerçekleştireceğini belirterek “Yunus'un geçen yıl felsefesini anlamak için yaptığımız paneller, çalıştaylar, sempozyumlar olduğu gibi bu yıl da Anadolu Üniversitesi olarak Nasreddin Hoca'yı sadece fıkralarıyla anılan bir kişi değil Horasan erenlerinin tasavvufi geleneğini de sürdüren, aynı zamanda kadı, imam, bir rehber, toplumun önünde bir kanaat önderi olduğunu da en doğru şekilde gençlerimizden başlayarak bütün topluma anlatmaya çalışacağız.” dedi. Yeni akademik yıla büyük bir heyecanla başladıklarını ifade eden Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesinin eğitim anlayışını çağın ihtiyaçları doğrultusunda sürekli yenilediğini vurguladı. Üniversitede gerçekleştirilen değişim ve dönüşümün yalnızca fiziki alanlarla sınırlı olmadığını belirten Rektör Adıgüzel “Her dem yeniden doğarız derken sürekli yenilenmenin, sürekli yeni bir arayışın içindeyiz. Hepiniz fark etmişsinizdir üniversitemizde büyük bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Bu değişim ve dönüşüm sadece fiziksel olarak binaları yenilemek, yolları yenilemekten ibaret değil. Eğitim içeriklerimizi de yeniliyoruz. Yenilemek zorundayız. Çünkü çağ o kadar hızlı gelişiyor ki onun gerisinde kaldığımız zaman gençlerimizi, mezun olan çocuklarımızı geleceğe hazırlamak veya sektöre hazırlamak çok da mümkün olmuyor. Bu ihtiyacı bildiğimiz için öncelikle bilişim teknolojilerine büyük yatırım yaptık Anadolu Üniversitesi olarak. Bilişim Teknolojileri Yüksekokulunu kurduk ki burada yetişecek gençler yapay zekâ konusunda, bilişim konusunda, oyun tasarımları konusunda veya animasyon konusunda sektörün ihtiyacı olan insanı yetiştirmiş olsun. Yine Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültemizi kurduk. Burada da yapay zekâ odaklı, mühendislik dışında yapay zekâyı merkeze alan bir eğitim öğretimi hedefliyoruz.” Anadolu Üniversitesinde geçtiğimiz yıldan bu yana 21 yeni bölüm açıldığını ve bunların önemli bir bölümünün yeni nesil alanlardan oluştuğunu aktaran Rektör Adıgüzel “Sadece yeni bölümlerimizde 700'e yakın gencimiz Anadolu'yla ve Anadolu Üniversitesinin eğitim kalitesiyle tanışmış oldu. Eğitim kalitesi demişken geçtiğimiz günlerde açıklanan SCImago Endeksi'ne göre Türkiye'de ikinci sırada yer alıyor eğitim alanında Anadolu Üniversitesi. Dünyanın 300-400 bandında yer alan üniversitelerinden bir tanesi. Eğitim gerçekten üniversitelerin öncelikli misyonları arasında yer alıyor.” ifadelerini kullandı. Adıgüzel, Üniversitemizin eğitim misyonunun yanında araştırma, Ar-Ge ve toplumsal katkı alanlarında da çalışmalarını sürdürdüğüne dikkat çekerek “Bizim işimiz eğitimin yanında Ar-Ge yapmak, araştırma yapmak, bir şeyin nasıl daha iyi, daha güzel, daha ekonomik, daha doğru yapılabileceğini gösterecek motifler bulmak ve üretmek.” dedi. Yeni akademik yılın ilk dersi “Dünya Düzeni ve Türkiye” Anadolu Üniversitesi 2026-2027 Nasreddin Hoca Eğitim-Öğretim Yılı’nın ilk dersi, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın tarafından “Dünya Düzeni ve Türkiye” başlığıyla gerçekleştirildi. Eskişehirli olması nedeniyle Anadolu Üniversitesinin açılış programında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Prof. Dr. Yalçın uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi perspektifinden dünyada yaşanan dönüşümü ve Türkiye’nin bu dönüşüm içerisindeki konumunu değerlendirdi. Dünyanın önceki dönemlerden farklı olarak gerçek anlamda bir belirsizlik çağına girdiğini belirten Prof. Dr. Yalçın, “Bugünlerde insanlar belirsizliklerden bahsetmeye başladılar ve ilk defa bence gerçek anlamda bir belirsizlik çağına bu sefer girdik bu bir klişe olmanın ötesinde. Çünkü mesela 2012 yılında Suriye'de iç savaş devam ederken Amerika Birleşik Devletleri'nin, Rusya'nın Suriye'ye müdahil olmasına normal şartlarda müsaade etmiyor olmasını beklememiz gerekirdi. Bir baktık Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya, hatta İran, üçü beraber anlaştılar ve Amerika Birleşik Devletleri'nin müttefiki olan Türkiye'yi Suriye'de oldukça zor bir durumun içerisine atıverdiler. Eski bildiğimiz dostluk düşmanlık ilişkileri bile birbirleriyle değişmeye başladı.” dedi. Yalçın, yaşanan dönüşümün yalnızca devletler arasındaki güç değişimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek “Aslında çok daha köklü bir değişimden geçiyoruz. Güç el değiştirmiyor. A devletinden B devletine geçmiyor. Gücün kaynağı değişiyor.” ifadelerini kullandı. Dünya tarihindeki büyük dönüşümlerin gücün kaynağındaki değişimlerle birlikte gerçekleştiğini ifade eden Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın günümüzde bilginin ve bilgi teknolojilerinin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını söyledi. Teknolojik gelişmelerin ekonomik yapıdan günlük hayata, medyadan güvenliğe kadar geniş bir alanda yeni bir düzen oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yalçın “Şimdi ise gücün sahipleri tekrar değişiyor gücün kaynağı tekrar değişiyor. Onlarca yıldır ‘geliyor’ denilen bilgi çağının geldiğini söylememe gerek bile yok. Şu an gücün sahipleri kim oluyor diye soruyorsanız tabii ki gücün sahipleri artık bilginin sahipleri.” dedi. Yapay zekâ ve robotlaşmanın bu dönüşümün yalnızca bir bölümünü oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın üniversitelerde geleceğin meslekleri ve insanın bilgi üretimindeki rolü üzerine yürütülen tartışmaların önemine değindi. Prof. Dr. Yalçın “Yapay zekâ tek başına bizi veya işte robotlaşma tek başına bizi insanlık olarak dünya haritasından silmeyecek. Tabii ki yapay zekâ denilen şey bir ampirik model çerçevesinde çalışır ve David Hume'un ‘the problem of induction’ dediği problemi hiçbir zaman yenemeyecek. Yani tekillerden genelleme yapan ve insanın o uydurmacı kafasıyla ürettiği yeni bilgi biçimlerini üretmeyecek, üretilmiş bilgileri tekrar tekrar edecek. İnsanın bir de dedüktif yönü vardır. Newton gibi, Galileo gibi veya Kopernik gibi ‘Evet bakıyoruz, Güneş gerçekten Dünya'nın etrafında dönüyormuş gibi duruyor ama belki de biz dönüyoruzdur’ diyebilecek tek yaratık var yeryüzünde, o da insan. O yüzden zaten bilgi oradan yürüyor ve asıl kıymetli bilgi oradan çıkıyor.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geçmişte yaşanan büyük ekonomik ve teknolojik dönüşümlerin gerisinde kaldığını belirten İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın günümüzde ise ülkenin yeni dönüşümü yakalayabilmesi açısından farklı bir noktada bulunduğunu dile getirdi. Özellikle savunma sanayii, teknoloji ve üniversiteler alanındaki gelişmelerin Türkiye’nin bilgi çağındaki konumunu belirleyecek unsurlar arasında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yalçın, “Demek ki şeyler de hızla da değişebiliyor. Yani belli bir noktaya da doğru geliyoruz ama bu noktalara gelirken yani ‘Peki Türkiye bu dönüşümü, değişimi yakalayabilecek mi?’ Birçok şeyimizi karmaşıklaştırmayı düşünceyi karmaşıklaştırmayı severiz ama aslında çok basit bir hikâyeden bahsediyoruz. Dünyada ne yaşanacak diye sorarsanız ben şöyle diyorum: Nasıl Soğuk Savaş nükleer silahlar üzerinden verilen bir mücadeleyse aslında önümüzdeki dönemde verilecek mücadele de dijitaller üzerinden ilerleyecek bir mücadele. Dijitallerin merkezinde de ne var? Bilgisayarlar, çipler, uydular, mercekler, GPS'ler, alıcılar, vericiler, işte yazılım programları.” dedi. Türkiye’nin sahip olduğu kaynakların ve özellikle Beylikova’daki nadir toprak elementleri rezervinin önemine de değinen Prof. Dr. Yalçın, “Türkiye'nin bence içerisinden geçtiği düzlem tam da burası ya biz oraya gideceğiz ya orada kalacağız. Yüzlerce yıldır geri kalmışlığı yaşayacağız ya da geri kalma değil, büyükler ligine transfer olacağız.” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin önündeki temel meselenin yaşanan büyük dönüşümü yakalamak ve insan kaynağını bu dönüşümün merkezine yerleştirmek olduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın üniversitelerin bu süreçte üstleneceği role dikkat çekti. Türkiye’nin özellikle genç nüfusu, üniversiteleri ve yetişmiş insan kaynağıyla yeni dönemde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yalçın “Bütün hikâyenin gelip dayandığı yer burası. Türkiye'nin 21. yüzyıldaki bir Türk akademisyeni olarak bu seviyeye gelmiş bir Türkiye'nin hâlâ terör örgütleriyle uğraşan bir Türkiye olması görüntüsünden çok rahatsız oluyorum. Türkiye'nin çok daha büyük zeminlerde, çok daha üstün koşullarda, çok daha büyük mücadeleler veriyor olması lazım. O yüzden bu meselenin üzerini bir an önce kapatıp bu meseleyi sonlandırmak istiyoruz. Türkiye'nin dünyanın başat aktörlerinden birisi hâline gelmesi gerekiyor.” dedi. Türkiye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde üniversiteleri ve insan kaynağını özellikle vurgulayan Prof. Dr. Yalçın, “Kişisel olarak en güvendiğim kaynak her zaman Türkiye için insan kaynağıdır. Üniversitelerimiz, eğitim dünyamızdır. Öğrencilerimizin, sizin gibi kıymetli hocalarımızın rehberliğinde, sizin gibi kıymetli hocalarımızın öğreticiliğinde yepyeni bir Türkiye gerçekliği, yepyeni bir dünya gerçekliğini inşa edebileceğine inanıyorum.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı. Akademik Üstün Başarı Ödülleri sahiplerini buldu İlk dersin ardından Akademik Üstün Başarı Ödülleri ve Eğitimi Destekleme Vakfı Anadolu Üniversitesi Başarı Bursları Ödül Törenine geçildi. Anadolu Üniversitesi Akademik Üstün Başarı Ödülleri kapsamında bu yıl Onur Ödülü, Üstün Hizmet Ödülü, Eğitim Ödülü, Sanat Ödülü, Bilim Ödülü ve Yılın Tezi Ödülleri sahiplerine takdim edildi. Ödüller, Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Prof. Dr. Yusuf Özkay tarafından verildi. Onur Ödülü Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın Üstün Hizmet Ödülü Prof. Dr. Naci Gündoğan Eğitim Ödülü Prof. Dr. Turan Akman Erkılıç Prof. Dr. Aras Bozkurt Sanat Ödülü Prof. Dr. Cihat Aşkın Doç. Murat Ateşli Bilim Ödülü Prof. Dr. Yavuz Akbulut Prof. Dr. Temel Özek Kaynak: AnaHaber / Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı Kaynak: https://anahaber.anadolu.edu.tr/tr/haber-detay/d4obtapieaof3mgwt1x3q4md

Genç MÜSİAD Eskişehir'den İleri Teknoloji ve Savunma Sanayii Temasları Haber

Genç MÜSİAD Eskişehir'den İleri Teknoloji ve Savunma Sanayii Temasları

Genç MÜSİAD Eskişehir heyeti, AEROMIND programı kapsamında Ankara'da TÜBİTAK ULAKBİM, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), ASFAT ve Eti Maden gibi kritik kurumlara üst düzey ziyaretler gerçekleştirdi. Genç MÜSİAD Eskişehir, kentin güçlü sanayi ve mühendislik altyapısını ulusal teknoloji ekosistemiyle buluşturmak amacıyla başkente çıkarma yaptı. AEROMIND programı çerçevesinde düzenlenen Ankara ziyaretinde heyet; dijital araştırma altyapılarından savunma sanayii tedarik zincirine, Ar-Ge süreçlerinden stratejik maden teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede üst düzey temaslarda bulundu. Ankara Temaslarında Öne Çıkan Başlıklar Genç MÜSİAD Eskişehir heyetinin Ankara programı kapsamında gerçekleştirdiği kritik görüşmeler şu şekilde sıralandı: TÜBİTAK ULAKBİM: Ziyaretin ilk durağında Hayrettin Bucak ile bir araya gelinerek dijital araştırma altyapıları, yüksek başarımlı hesaplama imkânları ve TRUBA sistemi üzerinden genç teknoloji girişimcilerinin araştırma altyapılarına erişimi ele alındı. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB): SSB bünyesinde iki ayrı görüşme yapıldı. Sanayileşme Daire Başkanlığından Ahmet Tolga Sayın ile Eskişehir sanayisinin savunma sanayii tedarik zincirine entegrasyonu, YETEN ve EYDEP gibi yetkinlik mekanizmaları istişare edildi. Ar-Ge ve Teknoloji Yönetimi Daire Başkanlığından Zübeyde Arslanoğlu ile de Ar-Ge süreçleri ve üniversite-sanayi-kamu iş birliği mekanizmaları görüşüldü. ASFAT: Prof. Dr. Mustafa İlbaş ile askeri fabrika ve üretim altyapıları ile Eskişehir'in üretim kapasitesinin savunma tedarik ekosistemindeki potansiyeli değerlendirildi. Eti Maden İşletmeleri: Abdurrahman Çeliker ile maden teknolojileri ve kritik madenlerin katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik fırsatlar masaya yatırıldı. İsmail Hakkı Satır: "Amacımız Eskişehir'e Bilgi ve Yeni Bağlantılar Taşımak" Ankara ziyaretine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Genç MÜSİAD Eskişehir Şube Başkanı İsmail Hakkı Satır, görüşmelerin hedefini şu sözlerle ifade etti: "Ankara'da gerçekleştirdiğimiz bu temaslar, Eskişehir'in sanayi ve mühendislik altyapısını ülkemizin savunma sanayii ve ileri teknoloji ekosistemiyle daha yakından buluşturmayı amaçlıyor. Amacımız, Eskişehir'e bilgi, erişim ve yeni bağlantılar taşımak." Genç MÜSİAD Eskişehir, Ankara'da ele alınan başlıkların AEROMIND programı kapsamında somut bir çalışma zeminine dönüştürülmesi için hazırlıkların sürdürüldüğünü ve gelişmelerin önümüzdeki dönemde kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu.

Harb-İş Eskişehir Şubesi: "Savunma Sanayi İşçilerine Ayrı Parantez Açılsın!" Haber

Harb-İş Eskişehir Şubesi: "Savunma Sanayi İşçilerine Ayrı Parantez Açılsın!"

Türk Harb-İş Sendikası Eskişehir Şubesi, önümüzdeki günlerde başlayacak olan Kamu Çerçeve Protokolü süreci ve Türk-İş ile Hükümet arasında imzalandığı iddia edilen protokollere karşı bir basın açıklaması ve imza kampanyası düzenledi. Eskişehir’deki yaklaşık 2 Bin üyenin desteğiyle başlatılan kampanya; Türk-İş Genel Merkezi, Türk Harb-İş Sendikası Genel Merkezi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığına gönderilecek. ​Şube Başkanı Hasan Atak tarafından yapılan açıklamada, savunma sanayii emekçilerinin stratejik önemine dikkat çekilerek, hak edilen sosyal ve ekonomik şartların sağlanması için net çağrılarda bulunuldu. ​"Başarılardan Bahsedilirken Emekçilerin Adı Geçmiyor" ​Eskişehir’in muharip uçakların yapımı, bakımı ve idamesinde üstlendiği kritik role vurgu yapan Hasan Atak, Türkiye'nin yerli ve milli savunma hamlelerinden övgüyle bahsedilirken bu başarıların ardındaki emekçilerin yeterince gözetilmediğini ifade etti. ​Atak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​"Milli savunmada ülkemizin yerli ve milli başarılarından bahsedilirken, özellikle muharip uçaklarımızın yapımı, bakımı, idamesi Eskişehir'de; denizaltılarımız Gölcük'te; helikopterlerimiz Kayseri'de yapılıyor. Ancak bu başarıdan bahsedilirken emekçilerimizin adından yeteri kadar söz edilmemektedir." ​Gizli Protokollere ve "Parmak Bal" Uygulamalarına Tepki ​2027 yılı Kamu Çerçeve Protokolü hazırlıkları kapsamında gündeme gelen "verimliliği teşvik primi" düzenlemesini eleştiren Türk Harb-İş Eskişehir Şubesi, bu uygulamanın sadece yıllık izinlerle sınırlı tutulmasını kabul etmediklerini belirtti. ​Başkan Hasan Atak, gizli veya kamuoyundan saklanan hiçbir protokolü istemediklerini vurgulayarak, "Biz sadece emeğimizin adının konmasını, adaletin sağlanmasını talep ediyoruz. 'Yıllık izinlerde sizlere yüzde 1, yüzde 2 gibi ilave haklar aldık' denilerek savunma sanayi işçilerinin ağzına bir parmak bal çalınmasını kesinlikle kabul etmiyoruz" dedi. ​Savunma Sanayii İşçileri İçin Öne Çıkan Talepler ​Türk Harb-İş Eskişehir Şubesi'nin öncülüğünde binlerce üyenin imzasıyla hayata geçirilen kampanyada, 2027 KÇP için sıralanan başlıca beklentiler şunlar oldu: ​Savunma sanayii işçiliğinin milli güvenlik vizyonu kapsamında değerlendirilmesi ve maliyet hesabı yapılmaksızın ayrı bir ücretlendirme politikası uygulanması. Yetişmiş kalifiye personelin özel sektöre kaçışının önlenmesi için cazip çalışma ve ücret koşullarının sağlanması. ​Kamu Çerçeve Protokolü'nde savunma sanayii çalışanları için ayrı bir parantez açılarak teknik personel tanımının netleştirilmesi. ​Refah payının güncel ekonomik koşullara göre güncellenmesi ve vergideki kayıpların telafi edilmesi. Verimlilik primlerinin sadece yıllık izinlerde değil; hafta sonu, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinde de esas alınarak ödenmesi. ​Sosyal yardım şartlarının iyileştirilmesi ve çağdaş ülkeler düzeyinde İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) düzenlemelerinin hayata geçirilmesi. ​"Mücadelemiz Kararlılıkla Sürecek" ​Eskişehir’deki 2 Bine yakın üyenin ortak iradesiyle başlatılan imza kampanyasının tüm yetkili mercilere iletileceğini belirten Hasan Atak, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: ​"Savunma sanayindeki emekçiler olmadığı takdirde bir başarıdan söz edilemeyeceği artık görülmeli ve anlaşılmalıdır. Kaybedilen her nitelikli personel, milli savunmanın geriye gideceğinin göstergesidir. Türk Harb-İş Sendikası Eskişehir Şubesi olarak bu mücadelemizi tüm kararlılığımızla sürdüreceğiz ve savunma sanayii işçileri eninde sonunda hakkını alacaktır."

CHP'li Süllü TEI Yangınını Meclis Gündemine Taşıdı Haber

CHP'li Süllü TEI Yangınını Meclis Gündemine Taşıdı

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Eskişehir’de TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI) yerleşkesinin imalat bölümünde meydana gelen yangını Meclis gündemine taşıdı. Süllü, “Yangının kaza, ihmal, teknik arıza veya sabotajdan kaynaklandığına ilişkin herhangi bir ön değerlendirme yapılmış mıdır?” dedi. Eskişehir’de TEI yerleşkesinin imalat bölümünde meydana gelen yangını TBMM gündemine taşıyan CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi. Teknik ve idari incelemelerde gelinen son aşamayı soran CHP’li Süllü, “Yangın sonucunda oluşan maddi hasarın boyutu belirlenmiş midir? Üretim altyapısı, makine parkı ve stratejik ekipmanlarda meydana gelen zarar hakkında kamuoyuna açıklama yapılacak mıdır?” dedi. YANGININ TÜM YÖNLERIYLE AYDINLATILMASI BÜYÜK ÖNEM TAŞIMAKTADIR CHP’li Süllü, önergesinde şu ifadeleri kullandı: “Seçim bölgem Eskişehir’de bulunan ve Türkiye’nin havacılık motorları ile millî savunma sanayiinin en kritik üretim merkezlerinden biri olan TEI yerleşkesinin imalat bölümünde 21 Temmuz 2026 tarihinde yangın meydana gelmiştir. Yangın, uzun süren müdahalenin ardından kontrol altına alınabilmiştir. Yapılan ilk resmî açıklamalarda yangının çıkış nedeniyle ilgili herhangi bir bilgi kamuoyu ile paylaşılmamış ve teknik incelemelerin sürdüğü belirtilmiştir. Olayın kaza, ihmal veya sabotaj kaynaklı olup olmadığı, üretim kapasitesi ve millî savunma projeleri üzerindeki etkileri ile stratejik tesislerde uygulanan güvenlik tedbirlerinin yeterliliğine ilişkin kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin giderilmesi amacıyla kapsamlı açıklama yapılması gerekmektedir. Türkiye’nin savunma sanayiinde kritik görev üstlenen ve şehrimizin göz bebeklerinden biri olan tesiste meydana gelen yangının tüm yönleriyle aydınlatılması, benzer risklerin önlenmesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır.” “MADDİ HASARIN BOYUTU NEDİR? KAMUOYUNA AÇIKLAMA YAPILACAK MI?” Süllü tarafından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a yöneltilen sorular şöyle: TEI’de meydana gelen yangının çıkış nedenine ilişkin yürütülen teknik ve idari incelemelerde gelinen son aşama nedir? Yangının kaza, ihmal, teknik arıza veya sabotajdan kaynaklandığına ilişkin herhangi bir ön değerlendirme yapılmış mıdır? Yangın nedeniyle TEI’nin yürüttüğü millî savunma sanayii projelerinde, üretim takviminde veya teslim süreçlerinde herhangi bir aksama meydana gelecek midir? Gelecekse bu aksamanın giderilmesine yönelik nasıl bir planlama yapılmıştır? Yangın sonucunda oluşan maddi hasarın boyutu belirlenmiş midir? Üretim altyapısı, makine parkı ve stratejik ekipmanlarda meydana gelen zarar hakkında kamuoyuna açıklama yapılacak mıdır? Yangının meydana geldiği bölümde en son ne zaman yangın güvenliği, iş sağlığı ve güvenliği ile acil durum denetimi gerçekleştirilmiştir? Bu denetimlerde herhangi bir risk veya eksiklik tespit edilmiş midir? Olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla bağımsız teknik inceleme veya idari soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa sonuçları kamuoyu ile paylaşılacak mıdır? TEI başta olmak üzere, Türkiye’nin kritik savunma sanayii tesislerinde yangın güvenliği, acil durum yönetimi ve kritik altyapı güvenliğine ilişkin yeni tedbirler alınması planlanmakta mıdır? Ayrıca, benzer stratejik tesislerde risk analizlerinin yenilenmesi ve olağanüstü durum hazırlıklarının güçlendirilmesine yönelik yeni bir çalışma yürütülmekte midir?

İl Başkanı Gürhan Albayrak: "Eskişehir’e Güç Katma Zamanı" Haber

İl Başkanı Gürhan Albayrak: "Eskişehir’e Güç Katma Zamanı"

AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, şehrin geleceğini birlikte inşa etmek ve sağlık alanındaki güçlü yatırımlara omuz vermek amacıyla tüm Eskişehirlileri AK Parti ailesine üye olmaya davet etti. Geçtiğimiz hafta savunma sanayii alanına kazanılan değerler vurgulanan seride bu hafta Eskişehir’in sağlık altyapısında katettiği mesafeye ve Eskişehir Şehir Hastanesi'nin taşıdığı öneme değinildi. Başkan Albayrak, yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi: "Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemizin sağlık altyapısına Eskişehir Şehir Hastanesi gibi dev eserlerle güç katıyoruz. Hizmete girdiği 2018 yılından bu yana 15 milyondan fazla muayene ile vatandaşlarımıza şifa dağıtan hastanemizin sunduğu üstün sağlık hizmetleriyle yarına daha güvenle bakıyoruz. Eskişehir'de sağlık için çalışıp insanımızın hayatına değer katan bu vizyonun gururunu omuz omuza yaşamak ve şehrimizi yarınlara daha güçlü hazırlamak için şimdi Eskişehir’e hep birlikte güç katma zamanı. Şimdi AK Parti zamanı! 'AK Parti Seninle Güçlü Eskişehir' diyerek tüm hemşehrilerimizi bu büyük ailenin bir parçası olmaya davet ediyoruz. AK Parti ailemize katılmak ve üyelik işlemlerini hızla gerçekleştirmek isteyen hemşehrilerimiz akuyelikeskisehir.org adresini ziyaret edebilirler.”

Küpeli: "Sanayimiz Tüm Zorluklara Rağmen Üretmeye Devam Ediyor" Haber

Küpeli: "Sanayimiz Tüm Zorluklara Rağmen Üretmeye Devam Ediyor"

İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından her yıl açıklanan “Türkiye’nin İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025” araştırma sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Açıklanan listeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, bu yıl da listede yer alan Eskişehir’de üretim yapan sanayi kuruluşlarını kutlayarak, sanayinin ülke ekonomisi açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. İSO tarafından açıklanan “Türkiye’nin İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025” araştırmasında Eskişehir’de üretim yapan toplam 19 sanayi kuruluşunun yer aldığını belirten Başkan Küpeli, “İSO 500 sıralamasında bu yıl da Eskişehir’de farklı lokasyonlarda ve Eskişehir OSB’de üretim yapan toplam 19 sanayi kuruluşumuzun yer alması, şehrimizin üretim gücünün, sanayi altyapısının ve rekabet kabiliyetinin en önemli göstergelerinden biridir. Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında yer alma başarısı gösteren tüm firmalarımızı, yöneticilerini ve çalışanlarını gönülden kutluyorum. Bu firmalarımız üretimleri, ihracatları, yatırımları ve sağladıkları istihdamla yalnızca Eskişehir’e değil, ülkemizin ekonomik kalkınmasına da çok önemli katkılar sunmaktadır” dedi. “Sanayimiz tüm zorluklara rağmen üretmeye devam ediyor” Son yıllarda küresel ekonomide yaşanan belirsizlikler, yüksek maliyetler ve finansmana erişimdeki zorluklara rağmen Türk sanayicisinin üretimden vazgeçmediğini ifade eden Küpeli, “Sanayicilerimiz artan finansman maliyetleri, yüksek faiz oranları, küresel pazarlardaki daralma ve iç piyasadaki maliyet baskılarına rağmen üretimlerini sürdürmeye, ihracat yapmaya ve istihdam oluşturmaya devam ediyor. İSO 500 listesinde yer alan firmalarımızın başarısı, bu zorlu koşullar altında elde edilmiş çok değerli bir başarıdır” diye konuştu. “Eskişehir yüksek katma değerli üretimde öne çıkıyor” Eskişehir’in özellikle havacılık, savunma sanayii, raylı sistemler, beyaz eşya, cam, gıda ve yapı malzemeleri gibi birçok stratejik sektörde güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu vurgulayan Küpeli, “Şehrimiz son yıllarda yüksek teknolojiye dayalı üretim kapasitesini artıran, ihracat odaklı büyüyen ve katma değerli üretimi önceleyen bir sanayi merkezi haline gelmiştir. Önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek yeni yatırımlarla birlikte Eskişehir sanayisinin başarı çıtasının daha da yükseleceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. “Üretim olmadan kalkınma mümkün değil” Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi ve küresel rekabet gücünü artırabilmesi için sanayinin desteklenmesi gerektiğini belirten Küpeli, “Üretim, ihracat ve yatırım ülke ekonomisinin temel taşıdır. Sanayicimizin üretimden kopmaması, yatırım iştahını koruması ve küresel pazarlardaki gücünü artırabilmesi için uygun finansman koşullarının sağlanması büyük önem taşımaktadır. Üretim olmadan büyüme, yatırım olmadan kalkınma mümkün değildir” dedi. İSO tarafından açıklanan “Türkiye’nin İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025” listesinde Eskişehir’de üretim tesisi bulunan 19 sanayi kuruluşu şu şekilde sıralandı: 1. Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. 2. Arçelik A.Ş. 3. Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş. 4. Eti Gıda San. ve Tic. A.Ş. 5. Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü 6. Modern Oluklu Mukavva Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. 7. Tusaş Motor Sanayii A.Ş. 8. Çimsa Çimento San. ve Tic. A.Ş. 9. Renta Elektrikli Ev Aletleri San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. 10. Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii A.Ş. 11. Pınar Süt Mamulleri Sanayii A.Ş. 12. Tarım Kredi Süt Ürünleri A.Ş. 13. Hastavuk Gıda Tarım ve Hayvancılık A.Ş. 14. Elvan Gıda San. ve Tic. A.Ş. 15. Alp Havacılık San. ve Tic. A.Ş. 16. Konveyör Beyaz Eşya ve Otomotiv Yan San. Tic. A.Ş. 17. Yorglass Endüstriyel Cam San. ve Tic. A.Ş. 18. Europen Endüstri İnşaat San. ve Tic. A.Ş. 19. İzocam Tic. ve San. A.Ş.

Vali Dr. Erdinç Yılmaz: "Eskişehir, Türk Havacılık Tarihinin Kalbidir" Haber

Vali Dr. Erdinç Yılmaz: "Eskişehir, Türk Havacılık Tarihinin Kalbidir"

Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Hava Şehitlerini Anma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Eskişehir’in Türk havacılık tarihindeki stratejik önemine vurgu yapan Vali Yılmaz, gökyüzünün kahramanlarını rahmet ve minnetle andı. ​Vali Yılmaz, Eskişehir'in dün olduğu gibi bugün de Türk Hava Kuvvetleri'nin en büyük destekçisi ve savunma sanayiinin merkezi olduğunu belirtti. ​"Sivrihisarlıların Fedakârlığı Bağımsızlık Sevdamızın Kanıtıdır" ​Eskişehir’in havacılık kültürünün köklü geçmişine değinen Vali Dr. Erdinç Yılmaz, Milli Mücadele döneminde Eskişehirlilerin gösterdiği fedakârlığı şu sözlerle hatırlattı: ​"Eskişehir, Türk havacılık tarihinin kalbi, istikbalin göklerde olduğunun en somut nişanesidir. Şehrimizin her bir köşesinde, havacılık aşkıyla yoğrulmuş bir mazinin izleri vardır. Milli Mücadele’nin o zorlu günlerinde, kendi kısıtlı imkanlarını bir araya getirerek Türk ordusuna uçak alıp hediye eden Sivrihisarlı hemşehrilerimizin gösterdiği eşsiz fedakârlık, halkımızın bağımsızlık sevdasının en büyük kanıtıdır." ​Vali Yılmaz, bu asil ruhun günümüzde Eskişehir’i dünya çapında bir Havacılık ve Savunma Sanayii merkezi haline getiren en büyük motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti. ​Sabiha Gökçen ve Şehit Cengiz Topel’in Mirası Eskişehir'de Yaşıyor ​Mesajında Türk havacılık tarihine damga vurmuş sembol isimleri anan Vali Yılmaz, Eskişehir’in bu kahramanların hayatındaki kritik rolüne dikkat çekti: ​İlk Kadın Savaş Pilotu Sabiha Gökçen: Eskişehir, Sabiha Gökçen’in askeri havacılık kariyerine başladığı ve gökyüzüne dair hayallerini profesyonel bir güçle birleştirdiği kutlu bir duraktır. ​İlk Hava Harp Şehidi Cengiz Topel: Kıbrıs semalarında vatan savunması yaparken şehadete yürüyen Cumhuriyet tarihimizin ilk hava harp şehidi Cengiz Topel’in ismi, Eskişehir sokaklarında ve yüreklerimizde sonsuza dek yaşayacaktır. ​"Göklerin Hakimi Türk Hava Kuvvetleri'nin En Büyük Destekçisiyiz" ​Eskişehir’in günümüzdeki yüksek teknoloji gücüne de değinen Vali Dr. Erdinç Yılmaz, "Bugün Eskişehir, havacılık endüstrisine kattığı değerle, yüksek teknoloji üretimiyle ve nitelikli personeliyle 'Göklerin Hakimi' olan Türk Hava Kuvvetleri'nin en büyük destekçisidir. Şehrimiz, şehitlerimizin bıraktığı mirasa sahip çıkarak gökyüzündeki istikbalimizi parlatmaya devam etmektedir" dedi. ​Vali Yılmaz, mesajını şu anlamlı sözlerle tamamladı: ​"Bu anlamlı günde; başta ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanın bekası için canını feda eden tüm Hava Şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Gökyüzümüz her daim hür ve güvenli kalsın."

Prof. Dr. Ayşen Gürcan Genç Vekillerle Buluştu Haber

Prof. Dr. Ayşen Gürcan Genç Vekillerle Buluştu

TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Kadıköy Meclis Simülasyonu 26 Açılış Programı’na katıldı.Gençlere "Geleceğin Vizyoner Liderleri" diye seslenen Gürcan, demokratik bilincin önemine vurgu yaptı. ​TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan; Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi ve TÜGVA iş birliğiyle düzenlenen Kadıköy Meclis Simülasyonu 26 programının açılışına katıldı. Kızılcahamam’da gerçekleşen ve öğrencilerin yasama süreçlerini deneyimlediği organizasyonda Gürcan, gençlerin ülke meselelerine duyarlılığını takdirle karşıladı. ​Gençler 10 Farklı Komisyonda Ülke Meselelerini Tartışıyor ​Eğitimden ekonomiye, dış politikadan savunma sanayiine kadar geniş bir yelpazede 10 farklı ihtisas komisyonunun kurulduğu simülasyonda öğrenciler, "milletvekili" rolünü üstlendi. İki gün sürecek müzakerelerde; yapay zekâ destekli eğitim, enflasyonla mücadele, savunma sanayii ve Türk dünyası gibi stratejik başlıklar ele alınıyor. Hazırlanan çözüm önerileri, genel kurul oturumlarında karara bağlanacak. ​"Güçlü Devletler Sadece Teknolojiyle Değil, Düşünen Gençlikle Yükselir" ​Programda genç vekillere hitap eden Prof. Dr. Ayşen Gürcan, gençliğin sadece sınavlara hazırlık süreci olmadığını, aynı zamanda fikir ve karakter inşa dönemi olduğunu belirtti. Gürcan konuşmasında şu noktalara dikkat çekti: ​"Bugün burada sadece bir öğrenci etkinliği değil, bir devlet aklının gelişimini görüyoruz. Güçlü devletler sadece ekonomik verilerle büyümez; asıl yükseliş, sorumluluk hisseden ve ülkesinin meselelerini dert edinen nesillerle olur. Sizler burada sadece yasama süreçlerini değil; dinlemeyi, ikna etmeyi ve farklı fikirlerle aynı masada oturmayı öğreniyorsunuz." ​"Yapay Zekâ ve Vicdan Bir Arada Olmalı" ​Milli Eğitim Komisyonu’nun yapay zekâ başlığını özellikle kıymetli bulduğunu belirten Gürcan, bilginin tek başına yeterli olmadığını ifade etti. Gazze’de yaşanan insanlık dramına atıfta bulunan Gürcan, "Dünya teknolojide ileri seviyeye ulaştı ancak vicdan eksik. Bilgi insanı güçlü kılar, ahlak ise o gücün yönünü belirler. Sizlerden sadece başarılı değil, aynı zamanda vicdanlı ve adaletli olmanızı bekliyoruz" dedi. ​Türkiye Yüzyılı ve Gençlik Vizyonu ​Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "kendi medeniyet değerleriyle yetişmiş özgüvenli gençlik" vizyonuna vurgu yapan Gürcan, TEKNOFEST kuşağının savunma sanayiinden diplomasiye kadar her alanda somut sonuçlar ürettiğini belirtti. Organizasyonda emeği geçen Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi yönetimine ve TÜGVA’ya teşekkür eden Gürcan, gençlerin fikirlerinin "Türkiye Yüzyılı"na ışık tutacağını ifade etti.

Eskişehir’de İstihdam Buluşması: METİF 2026 Kapılarını Açtı! Haber

Eskişehir’de İstihdam Buluşması: METİF 2026 Kapılarını Açtı!

Mesleki eğitim ile iş dünyasını bir araya getiren METİF 2026: Mesleki ve Teknik Eğitim İstihdam Fuarı Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nde açıldı. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, mesleki eğitim ile iş dünyasını bir araya getiren METİF 2026: Mesleki ve Teknik Eğitim İstihdam Fuarı’nın açılışını gerçekleştirdi. Genç istihdamını hedefleyen fuarda 60 işveren staj ve iş imkanı sunuyor. ​Mesleki Eğitim ve Sanayi İş Birliği METİF 2026’da Buluştu ​Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nde 21-22 Nisan tarihlerinde kapılarını açan METİF 2026, kentin eğitim ve sanayi gücünü aynı çatı altında topladı. Kamu kurumları, sektör temsilcileri ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği fuarda, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi adına kritik adımlar atılıyor. ​Fuarda öne çıkan veriler: ​60 İşveren Standı: Doğrudan iş başvurusu ve staj imkânı. ​25 Meslek Lisesi: Teknik eğitim alanlarının tanıtımı ve kariyer rehberliği. ​Stratejik Alanlar: Havacılık, raylı sistemler ve savunma sanayii odaklı iş birlikleri. ​Vali Dr. Erdinç Yılmaz: "Mesleki Eğitim Teknolojik Bağımsızlığın Anahtarıdır" ​Fuarın açılış konuşmasını gerçekleştiren Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Eskişehir’in havacılık ve yüksek teknoloji alanındaki öncü rolüne dikkat çekti. Valimiz Yılmaz, mesleki eğitimin sadece bir okul süreci değil, Türkiye’nin kalkınma hamlesinde stratejik bir basamak olduğunu vurguladı. ​"Gençlerimizi üretime ve teknolojiye yönlendirmek, geleceğe yapılan en büyük yatırımdır. Mesleki becerilerini geliştiren gençlerimiz, güçlü Türkiye’nin inşasında kritik roller üstlenecektir." ​Gençler İçin Kariyer ve Staj Fırsatları ​METİF 2026, sadece bir sergi alanı değil, aynı zamanda aktif bir istihdam merkezi olarak kurgulandı. Öğrenciler ve iş arayan vatandaşlar, sektörün öncü firmalarıyla yüz yüze görüşme fırsatı yakalarken; meslek liseleri de bünyelerindeki yenilikçi projeleri katılımcılara tanıttı. ​Eskişehir’in Üretim Gücü ve Eğitim Kapasitesi Birleşiyor ​Vali Dr. Erdinç Yılmaz, açılış programının ardından stantları tek tek ziyaret ederek yürütülen projeler ve sektör iş birlikleri hakkında detaylı bilgi aldı. Fuarın, Eskişehir’in üretim potansiyelini artıracağını ifade eden Yılmaz, emeği geçen tüm paydaşlara teşekkürlerini iletti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.