SON DAKİKA
Hava Durumu

#Şanlıurfa

Porsuk Haber Ajansı - Şanlıurfa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şanlıurfa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Üniversitesi'nden Dünya Literatürüne İki Yeni Endemik Tür Haber

Anadolu Üniversitesi'nden Dünya Literatürüne İki Yeni Endemik Tür

Türkiye üç farklı fitocoğrafik bölgenin kesişim noktasında yer alan benzersiz coğrafyasıyla, kıtasal ölçekte bir biyoçeşitliliğe ve büyüleyici bir endemizm oranına ev sahipliği yapıyor. Bu zengin genetik miras, Türk bilim insanlarının titiz ve kararlı çalışmalarıyla dünya literatürünü güncellemeye devam ediyor. Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Botanik Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Yavuz Bülent Köse, Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim elemanı Arş. Gör. Fatmanur Tunç, Harran Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Maruf Balos ve Veysel Sonay’dan oluşan araştırma ekibi botanik dünyasında büyük ses getiren bir başarıya imza attı. Ekip Türkiye florasına dünya literatüründe daha önce hiç bilinmeyen iki yeni yabani soğan (Allium) türü kazandırdı. Uluslararası bilim dünyasının en prestijli yayın organlarından olan Q1 kategorisindeki Life ve Plants dergilerinde yayımlanarak metodolojik doğruluğu tescil edilen bu keşifler sadece bilimsel değerleriyle değil, taşıdıkları derin anlamlar ve aile öyküleriyle de dikkat çekiyor. Yeni keşfedilen türler bilimsel önemlerinin yanı sıra taşıdıkları anlamlı aile hikâyeleriyle de dikkat çekiyor. Allium kazim-kosei, Prof. Dr. Yavuz Bülent Köse tarafından Eskişehir’in Günyüzü ilçesine bağlı Kavuncu Mahallesi yakınlarındaki jipsli (alçılı) topraklarda keşfedildi. Tür adı Prof. Dr. Köse’nin merhum babası Kazım Köse’nin anısını yaşatmak amacıyla verildi. Araştırma ekibi tarafından Şanlıurfa’nın Bozova ilçesindeki Kaplandağı mevkisinde keşfedilen Allium aralii ise dik kireçtaşı kayalıkları ve meşe çalılıkları arasında bulunan yeni bir endemik tür olarak kayıt altına alındı. Kaplandağı soğanı olarak da adlandırılan tür Prof. Dr. Köse’nin oğlu Aral Köse’ye ithafen isimlendirildi. Eczacılık Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Köse keşiflere dair ayrıntılı bilgileri paylaştı. “Her şey henüz tam anlamıyla el değmemiş bölgelerdeki çalışmalarla başladı” Türkiye florasına kazandırılan bu iki yeni endemik Allium türünün keşif süreci nasıl başladı? Araştırma ekibiniz bu çalışmaya nasıl odaklandı? Keşif sürecimiz Türkiye'nin zengin florasını barındıran ve henüz tam anlamıyla el değmemiş lokal bölgelerinde yürüttüğümüz sistematik arazi çalışmalarıyla başladı. Araştırma ekibimizle birlikte Türkiye florası için kritik öneme sahip olan ve biyoçeşitlilik açısından yüksek potansiyel taşıyan lokaliteleri hedefledik. Arazi çalışmaları esnasında popülasyonlarından örnekler topladığımız bu bitkilerin, mevcut literatürdeki ve herbaryumlardaki diğer Allium türlerinden farklı karakterler sergilediğini fark ettik. Bu aşamadan sonra ekibimiz hem morfolojik hem de evrimsel akrabalık ilişkilerini ortaya koyabilmek adına laboratuvar ve herbaryum çalışmalarına yoğunlaşarak süreci bilimsel bir zemine taşıdı. “Bütüncül taksonomi yaklaşımı” Bu yeni türlerin belirlenmesinde hangi yöntemler ve bilimsel analizler kullanıldı? Yeni türlerin taksonomik sınırlarını tam ve doğru bir şekilde çizebilmek için entegre (bütüncül) bir taksonomi yaklaşımı benimsedik. Morfolojik ve Mikromorfolojik Analizler: Bitkilerin gövde, yaprak, çiçek ve soğan yapıları detaylıca incelendi. Ayrıca, teşhiste ayırt edici olan tohum ve polen yüzeyleri modern mikroskoplar (gerekirse SEM - Taramalı Elektron Mikroskobu) yardımıyla micromorphological düzeyde analiz edildi. Moleküler Filogenetik Analizler: Türlerin genetik olarak diğer akrabalarından ayrışıp ayrışmadığını görmek adına bitkilerden DNA ekstraksiyonu gerçekleştirildi. Filogenetik ilişkileri belirlemek amacıyla nükleer (ITS) ve kloroplast (matK) DNA bölgeleri hedef alınarak dizileme (sequencing) yapıldı. “Metodolojik doğruluk ve özgünlüğün resmi temsilcisi” Türlerin Q1 kategorisindeki uluslararası bir dergide yayımlanması, çalışmanızın bilimsel değeri açısından ne ifade ediyor? Uluslararası endekslerde en üst başarı dilimini temsil eden Q1 kategorisindeki bir dergide bu çalışmaların yayımlanması, araştırmamızın küresel ölçekte en yüksek bilimsel standartlara, metodolojik doğruluğa ve özgünlüğe sahip olduğunun resmi bir tescilidir. Bu düzeydeki dergiler alanında uzman ve son derece seçici hakem heyetlerinin titiz incelemelerinden geçen çalışmaları kabul eder. Dolayısıyla bu yayın ekibimizin ürettiği bilimsel verilerin güvenilirliğini ve kalitesini dünya çapındaki botanik camiasına kanıtlamış olmakla kalmayıp ülkemizin taksonomik araştırmalardaki prestijini de yukarı taşımaktadır. “Kıtasal ölçekte bir biyoçeşitlilik ve yüksek bir endemizm” Bu keşif Türkiye'nin biyolojik çeşitliliği ve endemik bitki potansiyeli açısından nasıl bir önem taşıyor? Türkiye, Akdeniz, İran-Turan ve Avrupa-Sibirya gibi üç farklı fitocoğrafik bölgenin kesişim noktasında yer alması nedeniyle kıtasal ölçekte bir biyoçeşitliliğe ve yüksek bir endemizm oranına sahiptir. Keşfettiğimiz bu iki yeni Allium türü ülkemizin bu benzersiz genetik mirasına eklenen yeni birer halkadır. Endemik bitki potansiyelimizin bu tür keşiflerle sürekli güncellenmesi Türkiye'nin uluslararası biyoçeşitlilik sözleşmelerindeki konumunu güçlendirir ve Anadolu topraklarının flora zenginliğinin henüz keşfedilmemiş ne kadar büyük bir potansiyel barındırdığını bir kez daha gözler önüne serer. “Doğada ve insan yaşamında kritik rollere sahiptir” Allium cinsi bitkilerin ekolojik ya da ekonomik açıdan bilime katkı sağlayabilecek yönleri hakkında neler söyleyebilirsiniz? Allium (Sarımsak, soğan ve pırasa gibi türleri barındıran cins) hem doğada hem de insan yaşamında kritik rollere sahiptir. Ekolojik katkılarına baktığımızda doğal popülasyonlarında polinatör, böcekler için zengin birer besin kaynağı oluştururlar ve bulundukları ekosistemlerin dengesinde önemli rol oynarlar. Ekonomik ve Tıbbi Potansiyel (Farmasötik Botanik) açıdan ise sekonder metabolitler, özellikle kükürtlü bileşikler ve antioksidanlar açısından son derece zengin bir cinstir. Yeni keşfedilen endemik türlerin fitokimyasal profillerinin çıkarılması, gelecekte yeni ilaç etken maddelerinin, gıda koruyucularının veya tarımsal amaçlı doğal antimikrobiyallerin geliştirilmesine zemin hazırlayabilir. “Tanımadığınız şeyi koruyamazsınız” Bu tür çalışmaların sürdürülebilir çevre politikaları ve doğa koruma stratejilerine nasıl bir katkısı olabilir? Tanımadığınız şeyi koruyamazsınız bir canlıyı koruyabilmenin ilk ve en temel şartı onun varlığından haberdar olmaktır. Bu bilimsel çalışmalar sayesinde yeni türlerin yayılış alanları ve popülasyon yoğunlukları belirlenerek IUCN kriterlerine göre tehlike kategorileri (CR, EN, VU vb.) tespit edilir. Keşfedilen türlerin mikro-endemik (sadece çok dar bir alana özgü) olması durumunda o bölgenin acil koruma alanı ilan edilmesi veya madencilik, yapılaşma gibi faaliyetlerin sınırlandırılması için yasal çevre politikalarına bilimsel altlık oluşturulur. Türlerin tohumları ve genetik materyalleri ulusal gen bankalarında koruma altına alınarak sürdürülebilir çevre stratejileri kapsamında gelecek nesillere aktarılması güvenceye alınır. Anadolu’nun el değmemiş köşelerinden laboratuvar tezgâhlarına, oradan da uluslararası bilim dünyasının zirvesine uzanan bu keşif öyküsü adanmışlığın, metodolojik titizliğin ve doğaya duyulan derin saygının bir ürünü. Prof. Dr. Yavuz Bülent Köse ve araştırma ekibinin gerçekleştirdiği bu çalışma bizlere sadece iki yeni yabani soğan türünü tanıtmakla kalmıyor aynı zamanda üzerinde yaşadığımız toprakların keşfedilmeyi bekleyen ne denli büyük bir potansiyele sahip olduğunu da bir kez daha gözler önüne seriyor. Allium kazim-kosei ve Allium aralii türleri, bir yandan taşıdıkları aile öyküleriyle bilimin soğuk ve mesafeli sanılan yüzüne sıcak, insani ve vefalı bir dokunuş katarken diğer yandan farmasötik botanik ve tıp dünyası için yepyeni araştırma kapılarını aralıyor. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı-AnaHaber

Gürol Yer'den 23 Nisan Açıklaması: "Çocuklarımızı Korumak Dünyayı İyileştirmektir" Haber

Gürol Yer'den 23 Nisan Açıklaması: "Çocuklarımızı Korumak Dünyayı İyileştirmektir"

​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı, hava muhalefeti nedeniyle ertelenen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarını Yediler Parkı’nda gerçekleştirdi. İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan’ın da katıldığı etkinlikte, çocuklara yönelik hediyeler ve gelecek nesillere not bırakılan bir hatıra defteri büyük ilgi gördü. ​İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen 23 Nisan etkinliği, Eskişehirlilerin yoğun katılımıyla coşku içerisinde geçti. Programda konuşan İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer ve İl Başkanı Serdar Ulucan, Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Gazi Meclis’in ruhunu bugün de aynı heyecanla taşıdıklarını vurguladılar. ​"106 Yıllık Bir Dirilişin Günü" ​Konuşmasına 23 Nisan'ın tarihsel önemine vurgu yaparak başlayan Gürol Yer, bu günün ulusal egemenliğin "mühür günü" olduğunu belirtti. Atatürk’ün çocuklara verdiği bu en büyük hediyenin, Türk milletinin uyanışının ve dirilişinin simgesi olduğunu ifade etti. ​Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Mesajı: "Kalbimiz Buruk" ​Son dönemde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiseler nedeniyle bayramı buruk bir sevinçle kutladıklarını belirten Yer, şu ifadeleri kullandı: ​"Yaşadığımız yas sebebiyle, özellikle çocukların mağdur olduğu günlerin ertesinde acımız var ama dik duruşumuz da var. Yasımızı paylaşırken sahip olduğumuz şuurla, Cumhuriyet kenti Eskişehir’de geleceğe dair umudumuzu büyüteceğiz." ​"Sessiz Kalmayacağız, Hesap Soracağız" ​Çocuk güvenliğinin siyaset üstü bir mesele ve ortak bir vicdan borcu olduğunu hatırlatan Gürol Yer, gülüşü yarım kalan çocuklar için sessiz kalmayacaklarını vurguladı. Yer, "Olanları, sebeplerini ve müsebbiplerini unutmadan, sorgulamadan içimize atmadığımız bir gün bugün! Bir tek çocuğumuzun güvenliği hepimizin mecburiyetidir" dedi. ​Eşit Eğitim ve Milli Şuur Vurgusu ​Türk çocuklarının her türlü ihmal ve istismardan uzak, eşit şartlar altında büyümesi gerektiğini savunan İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı, eğitim sistemine dair beklentilerini şu sözlerle özetledi: Her çocuk güvenle uyanacağı bir sabahı hak ediyor. Evlatlarımız vatanına ve milletine layık, milli şuur ve ahlaki değerlerle eğitilmeli. Çocuklarımızın yücelmesi, ancak Atatürk yolunda ve mukaddes değerler ışığında mümkündür." dedi. ​"Sarsılmaz İradeyle Buradayız" ​İYİ Parti teşkilatlarının tüm milli bayramlarda olduğu gibi 23 Nisan’da da sarsılmaz bir iradeyle meydanlarda olduğunu belirten Gürol Yer, konuşmasını Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnetle anarak noktaladı. ​"Dün Çocuktuk, Bugün Cumhuriyetimize Sahip Çıkıyoruz" ​Konuşmasına Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin 106 yıl önce atıldığını hatırlatarak başlayan İl Başkanı Serdar Ulucan, demokrasinin ilk ışığının Gazi Meclis'te yandığını belirtti. Ulucan, şu ifadeleri kullandı: ​"5 bin yıllık tarihe ve 100 yıllık Cumhuriyet değerine sahip bir millet olarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu müstesna günü kutluyoruz. Dün biz çocuktuk, bugün Cumhuriyetimize sahip çıkıyoruz. Yarın da arkamızdan gelecek nesiller aynı kararlılıkla bu emaneti koruyacak." ​Siverek ve Kahramanmaraş Unutulmadı ​Konuşmasında geçtiğimiz haftalarda Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan üzücü olaylara da değinen Ulucan, yaşananların tüm Türkiye’nin yüreğini yaraladığını ifade etti. Devletin ve milletin her türlü provokasyona karşı çelikten bir iradeyle dik durduğunu belirten Ulucan, "Hiçbir zaman ne çelik irademizden ödün verdik ne de gelecek günlere emin adımlarla yürümekten vazgeçtik" dedi. ​Yediler Parkı’nda Çocuklara Özel Stand ​Etkinlik kapsamında Yediler Parkı’nda kurulan standda çocuklara çeşitli ikramlar ve hediyeler sunuldu. İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanlığı’nın üç yıldır geleneksel hale getirdiği "Geleceğe Not" hatıra defteri, bu yıl da çocukların duygu ve düşünceleriyle doldu. ​Ulucan, bu projenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: ​"Çocuklarımızın duygularını paylaştığı bu hatıra defteri bizim için çok kıymetli. İYİ Parti teşkilatları olarak sadece bugünü değil, o çocukların düşünceleriyle yarınları nasıl inşa edebileceğimizi önemsiyoruz. 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' ilkesiyle hareket ediyoruz." ​"Son Nefesimize Kadar Mücadele Edeceğiz" ​Programın sonunda Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitleri rahmetle anan Serdar Ulucan, "İyiler ve Cesurlar Hareketi olarak Türkiye’yi hak ettiği günlere taşımak için son nefesimize kadar mücadele edeceğiz" diyerek sözlerini noktaladı.

Güvenlik-İş Sendikası’ndan "Okullarda Özel Güvenlik" Çağrısı! Haber

Güvenlik-İş Sendikası’ndan "Okullarda Özel Güvenlik" Çağrısı!

Eskişehir Bölge Başkanı Engin Uçar, son günlerde okullarda yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekerek uyardı: "Tasarruf tedbirleri çocuklarımızın can güvenliğinden önemli değildir. Her okula mutlaka özel güvenlik görevlisi atanmalıdır." ​Eğitimde Şiddet Sarmalı: Kahramanmaraş ve Şanlıurfa Hatırlatması ​Güvenlik-İş Sendikası Eskişehir Bölge Başkanı Engin Uçar, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen ve eğitim camiasını yasa boğan okul cinayetleri sonrası bir açıklama yaptı. Yaşanan olayların eğitim kurumlarındaki güvenlik zafiyetini acı bir şekilde ortaya koyduğunu belirten Uçar, hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlere rahmet dileyerek, okullardaki şiddetin artık bir toplumsal sorun haline geldiğini vurguladı. ​"Güvenlik Bir Lüks Değil, En Temel İhtiyaçtır" ​Eğitimin ancak güvenli bir ortamda nitelikli olabileceğini ifade eden Engin Uçar, okullardaki güvenlik stratejisinin üç temel sütun üzerine kurulması gerektiğini belirtti: ​Hayati Giriş-Çıkış Kontrolü: Okullara yabancı ve riskli kişilerin girişini engelleyecek profesyonel bir süzgeç mekanizması kurulmalıdır. ​Caydırıcı Önleyici Hizmet: Özel güvenlik görevlileri, sadece olay anında değil, suçun işlenmesini engelleyen en büyük caydırıcı unsurdur. ​Uzman Kadro Şartı: Güvenlik hizmeti, asıl işi eğitim olan nöbetçi öğretmenlerin veya okul hizmetlilerinin üzerine bırakılamayacak kadar uzmanlık gerektiren bir alandır. ​Tasarruf Tedbirlerine Güvenlik Freni ​Okullarda sadece kamera sistemlerinin veya kapıları kilitlemenin yeterli olmadığını söyleyen Başkan Uçar, "Tasarruf tedbirleri gerekçe gösterilerek çocuklarımızın can güvenliği riske atılamaz," dedi. Uçar, Millî Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nı koordineli bir çalışma yürütmeye çağırarak, tüm devlet okullarında en az bir profesyonel özel güvenlik görevlisinin istihdam edilmesi gerektiğini savundu. ​"Anne ve Babaların Gözü Arkada Kalmasın" ​Yetkilileri somut adımlar atmaya davet eden Engin Uçar, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: ​"Okullarımızı şiddet sarmalından kurtarmak ve anne-babaların çocuklarını okula gönderirken gözlerinin arkada kalmamasını sağlamak devletimizin en öncelikli görevidir. Güvenlik-İş Sendikası olarak bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz."

Başkan Ünlüce'den 23 Nisan Mesajı Haber

Başkan Ünlüce'den 23 Nisan Mesajı

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışının 106. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Ünlüce mesajında şu görüşlere yer verdi: “Millet egemenliğinin iradesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 106. yılındayız. Büyük Önderimiz Atatürk’ün liderliğinde egemenliğin kayıtsız şartsız millete verildiği, milli iradenin simgesi TBMM’nin kuruluş yıl dönümünü gururla kutluyoruz. Ata’mızın bu tarihi adımı; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile taçlandırıp çocuklara bayram olarak armağan etmesi, onlara duyduğu güvenin en güzel ifadesidir. Ancak bu bayram içimiz buruk. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen acı olaylar, hepimizi derinden üzdü. Vefat eden öğretmen ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize sabırlar diliyorum. Yaralanan çocuklarımıza da acil şifa dileklerimi iletiyorum. Buna benzer acıların bir daha yaşanmaması için her birimize görevler düşüyor. Çocuklarımız en büyük hazinemiz. Onlara daha rahat, daha güvenli ortamlar oluşturmak, devlet ve toplum olarak hepimizin ortak sorumluluğudur. Büyükşehir Belediyesi olarak geleceğimizin teminatı çocuklarımızın her zaman yanında olduk, olmaya devam edeceğiz. Bu 23 Nisan’ı, umudu büyüterek, acılarımızı paylaşarak, öğretmen ve öğrencilerimizin anılarını kalbimizde yaşatarak karşılayacağımızı belirtiyor; Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, ülkemizin bağımsızlığı için mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.”

ÇYDD Eskişehir Şube Başkanı Akmen: "Aydınlık Bir Gelecek Bırakmaya Kararlıyız" Haber

ÇYDD Eskişehir Şube Başkanı Akmen: "Aydınlık Bir Gelecek Bırakmaya Kararlıyız"

ÇYDD Eskişehir Şube Başkanı Sevgi Akmen, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, eğitim sistemindeki şiddet olaylarına ve Atatürk’e yönelik kısıtlamalara dikkat çekerek Eskişehirlileri kutlama etkinliklerine davet etti. ​Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Eskişehir Şube Başkanı Sevgi Akmen, TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında yazılı bir açıklama yaptı. Akmen, kutlamaların bu yıl Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırıları nedeniyle buruk geçtiğini ifade etti. ​"Okullarda Can Güvenliği Sağlanamıyor" ​Açıklamasında Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencileri anan Sevgi Akmen, okullardaki güvenlik zafiyetine tepki gösterdi. Akmen, "Geleceğin büyükleri olan çocuklarımıza armağan edilen bu bayramda, okullarda can güvenliğini sağlayamayan yönetim anlayışını kınıyoruz" dedi. ​"Atatürk’ü Eğitim Sisteminden Silme Çabaları Sonuçsuz Kalacaktır" ​Milli Eğitim Bakanlığı’nın bazı uygulamalarını eleştiren Akmen, "Atatürk’e Mektup" yarışmasına getirilen yasak iddialarına ve eğitim sisteminin laik eksenden kaydırılmasına yönelik girişimlere sert yanıt verdi: ​"Mustafa Kemal Atatürk’ü eğitim sisteminden silmeye yönelik çabalar asla sonuç vermeyecektir. Eğitim sisteminin laik, bilimsel ve kamusal yapısından koparılmasına asla izin vermeyeceğiz." ​Eskişehirlilere Davet: Vilayet Meydanı ve Hamamyolu ​Tüm olumsuzluklara rağmen bayram coşkusunu ve kararlılığını sürdüreceklerini belirten ÇYDD Eskişehir Şubesi, 23 Nisan Perşembe günü için iki ayrı etkinlik programı duyurdu: ​Çelenk Sunma Töreni: Saat 12:30 – Vilayet Meydanı, ​Kutlama Etkinliği: Saat 13:00 – Hamamyolu Caddesi Yediler Parkı Girişi ​Başkan Sevgi Akmen, "Bayramın asıl sahibi çocuklarımıza aydınlık bir gelecek bırakma konusundaki kararlılığımızı bir kez daha ifade ediyoruz. Tüm duyarlı Eskişehirlileri ve velilerimizi çocuklarımızla birlikte etkinliklerimize bekliyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.

Eğitim İş Eskişehir’den Milli Eğitim Önünde Oturma Eylemi Haber

Eğitim İş Eskişehir’den Milli Eğitim Önünde Oturma Eylemi

Eğitim İş Eskişehir Şubesi, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan kanlı saldırılara tepki göstermek amacıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması ve oturma eylemi başlattı. Şube Başkanı Fadime Arslan, "Okullar güvensiz hale geldi, yaşam hakkımız tehdit altında" diyerek sendikalara ortak mücadele çağrısı yaptı. ​Eskişehir’de Eğitim Emekçilerinden Sessiz Protesto ​Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta eğitimcilerin ve öğrencilerin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan saldırılar, Eskişehir’de büyük bir tepkiyle karşılandı. Eğitim İş Eskişehir Şubesi, Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde yapılmak istenen yürüyüşün engellenmesini ve okullardaki şiddet sarmalını protesto etmek için Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya geldi. ​"Hak Arama Özgürlüğü Engellenemez" ​Basın açıklamasında konuşan Eğitim İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, Ankara’da yaşanan barikat engeline değinerek, "Eğitimde şiddeti protesto etmek isteyen eğitim emekçileri 9 saat boyunca alanda bekletilmiştir. Bu durum hak arama özgürlüğünün engellenmesidir" dedi. Arslan, saldırılarda hayatını kaybeden meslektaşları ve öğrenciler için taziye dileklerini iletti. ​Çözüm Önerisi: "Köy Enstitüleri Modeli" ​Eğitimdeki güvenlik sorununun sadece polisiye önlemlerle çözülemeyeceğini savunan Arslan, tarihi bir referans vererek Köy Enstitüleri modelini işaret etti: ​"Köy Enstitüleri, güvenliğin dışsal önlemlerle değil; aidiyet, üretim ve eşitlik temelinde nasıl kurulabileceğini göstermiştir. O kurumlarda okul toplumdan kopuk değildi, öğrenciler okulunu sahipleniyordu. Güvenlik, dışarıdan dayatılan bir önlem değil, içeriden kurulan bir düzendi." ​Sendikalara Ortak Mücadele Çağrısı ​Fadime Arslan, eğitimde şiddet konusunun siyaset üstü bir mesele olduğunu vurgulayarak tüm eğitim sendikalarına şu çağrıda bulundu: ​Birlik Mesajı: "Eğitimde şiddet karşısında ayrı gayrı olmaz. Bu mesele hepimizin meselesidir." ​Ortak Ses: "Tüm sendikaları birlikte mücadele etmeye, ortak ses çıkarmaya davet ediyoruz." ​Sessiz Eylem: "İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde saat 17.00’ye kadar sürecek olan sessiz oturma eylemimiz, bu ortak mücadelenin çağrısıdır." ​"Bilimsel ve Kamusal Eğitim Şart" ​Eğitim sisteminin piyasacı ve güvencesiz yapısının değişmesi gerektiğini belirten Eğitim İş, çözümün hakçı, bilimsel ve kamusal eğitim anlayışında olduğunu vurguladı. Açıklama, "Eğitim emekçileri susmayacak, çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin yaşam hakkı için mücadeleye devam edeceğiz" sözleriyle noktalandı.

Eğitim Sen Eskişehir’den Okullardaki Şiddete Karşı "Yaşam Nöbeti" Haber

Eğitim Sen Eskişehir’den Okullardaki Şiddete Karşı "Yaşam Nöbeti"

Eskişehir’de Eğitim Sen üyeleri, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen ve can kayıplarıyla sonuçlanan saldırılara tepki göstermek amacıyla 24 saatlik "Yaşam Nöbeti" başlattı. Şube Başkanı Özkan Demirkol, şiddetin münferit değil sistematik olduğunu vurgulayarak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı. ​Yediler Parkı’nda 24 Saatlik Eylem ​Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta eğitim emekçilerini ve öğrencileri hedef alan kanlı saldırıların ardından Eğitim Sen Eskişehir Şubesi harekete geçti. Yediler Parkı’nda Cuma günü saat 11.00’de başlayan eylem, Cumartesi saat 11.00’e kadar kesintisiz devam edecek. "Yaşam Nöbeti" adı verilen eylemde, okullardaki güvenlik zafiyeti ve eğitim politikaları protesto ediliyor. ​"Okullar Şiddetin Mekânı Haline Geldi" ​Eylemde basın açıklaması yapan Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol, okulların artık güvenli alanlar olmaktan çıktığını ifade etti. Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’ndaki saldırıları hatırlatan Demirkol, şu ifadeleri kullandı: ​"Bir eğitim emekçisi ve çok sayıda öğrencimizi kaybettik. Acımız derin. Okullar, kapısından girerken güven duyulması gereken yerler olması gerekirken; bugün nefretin ve şiddetin mekânları haline gelmiştir. Gerekli tedbirler alınsaydı bu saldırılar engellenebilirdi." ​"Şiddet Münferit Değil, Sistematiktir" ​Son bir yıl içerisinde okullarda ağır sonuçları olan en az 5 vakanın yaşandığına dikkat çeken Demirkol, şiddetin toplumsal nedenlerine vurgu yaptı. Faillerin 14-16 yaş grubundaki çocuklardan oluşmasının sistemin bir sonucu olduğunu belirten Demirkol; yoksulluk, kutuplaştırıcı siyaset ve geleceksizliğin şiddeti körüklediğini savundu. ​Eleştirilerin Odağında MEB ve Yusuf Tekin Var ​Açıklamada, eğitim sistemindeki liyakatsizlik ve rehberlik hizmetlerinin zayıflatılması sert bir dille eleştirildi. Demirkol, yaşanan can kayıplarının sorumlusunun siyasi iktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı olduğunu belirterek şunları söyledi: ​Sorumluluk Vurgusu: "Ne iktidar sorumluluk üstleniyor ne de Bakan Yusuf Tekin özür diliyor." ​İstifa Çağrısı: "Eğitimciler ve öğrenciler can korkusu yaşıyorsa bunun sorumlusu Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir ve derhal istifa etmelidir." ​Mücadele Kararlılığı: "Şiddet son bulana, sorumlular hesap verene kadar alanları terk etmiyoruz." ​Eğitim Sen’den Toplumsal Dayanışma Çağrısı ​Eğitimin laik, bilimsel ve kamusal niteliğinin yok edildiğini savunan Eğitim Sen, tüm toplum kesimlerini güvenli ve özgür bir eğitim ortamı için mücadeleye davet etti. Saldırılarda hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileyen sendika üyeleri, nöbet süresince şiddete karşı seslerini yükseltmeye devam edecek.

Kazım Kurt’tan Eğitim Sen’in Yaşam Nöbetine Destek Haber

Kazım Kurt’tan Eğitim Sen’in Yaşam Nöbetine Destek

KESK’e bağlı Eğitim Sen Eskişehir Şubesi’nin, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki katliamları protesto etmek amacıyla Yediler Parkı’nda başlattığı 24 saatlik yaşam nöbetine destek büyüyor. Basın açıklamasıyla başlayan nöbete, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da katılarak eğitim emekçilerine destek verdi. Yediler Parkı’nda eğitim emekçileri ile bir araya gelen Başkan Kurt, basın açıklamasının ardından yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Okullar insanların güvenle gidebileceği, çocuklarını emanet edebileceği alanlar olması gerekirken ne yazık ki son dönemlerdeki eğitimdeki olumsuz gelişmeler okulları böyle tehlikeli hale getirdi. Özellikle Maraş ve Urfa'daki saldırılar insanların okullardan uzaklaşmasına neden oldu. Aileler çocuklarını güvenle okula gönderemedi. Öğretmenler kendi güvenliklerinin sağlanması garantisi olmadığı için okula gidemedi. Bugün de burada öğretmenlerimizin iş bırakması ya da bir eylem içine girmesi çok doğal ve beklenen bir gelişme. Ben de onlara manevi anlamda destek olsun diye geldim. Demokratik, laik ve bilimsel bir eğitimi terk ettikçe okullarda bu tür sorunlarla karşılaşmak her zaman mümkün olacak gibi duruyor. Okullarda güvenlik önlemi yeterli olmamış ki bu olaylar var. Belki duymadığımız pek çok olay da var. Güvenlik, bir kere tabii bu uzun vadede eğitimle öğretimle çözülecek bir iş. Polisiye önlemler hangisine yetişecek, nasıl çözecek; çok kolay değil. İş, öğretmenlerimizin özgürce eğitim hakkını kullanmasından geçer diye düşünüyorum.”

Anahtar Parti’den "Okul Güvenliği" İçin Yapay Zekâ ve Uzman Kadro Çağrısı! Haber

Anahtar Parti’den "Okul Güvenliği" İçin Yapay Zekâ ve Uzman Kadro Çağrısı!

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta eğitim kurumlarına yönelik gerçekleştirilen saldırılar, Türkiye’de okul güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, okullardaki şiddet sarmalını durdurmak için üç maddelik somut bir çözüm planı açıklayarak; "Çocuklarını koruyamayanların, koruyacak başka hiçbir şeyi kalmamıştır" dedi. ​"Okul Kapısından Giren Her Çocuk Devletin Emanetidir" ​Okulların şiddet ve korkudan arındırılmış en kutsal kaleler olması gerektiğini vurgulayan Çağlar Ölce, yaşanan menfur saldırıların tüm ülkenin yüreğini dağladığını belirtti. Velilerin artık çocuklarını okula gönderirken endişe duyduğuna dikkat çeken Ölce, güvenlik meselesinin temennilerle değil, profesyonel adımlarla çözülmesi gerektiğini ifade etti. ​Anahtar Parti’den 3 Temel Güvenlik Önerisi ​Başkan Çağlar Ölce, eğitim kurumlarını birer "güven adasına" dönüştürecek stratejik önerilerini şu başlıklarla sıraladı: ​1. Pedagojik Eğitimli "Uzman Güvenlik" Kadrosu ​Okullarda görev yapacak personelin sıradan güvenlik görevlisi olmaması gerektiğini savunan Ölce: "Bu kişiler çocuk psikolojisinden anlayan, öfke kontrolü eğitimi almış ve 'Eğitim Kurumu Güvenliği' sertifikasına sahip uzmanlar olmalıdır" dedi. ​2. Yüksek Güvenlikli Turnike ve Kartlı Geçiş Sistemleri ​Okul bahçelerinin ve binalarının kontrolsüz girişlere tamamen kapatılmasını talep eden Anahtar Parti, sadece yetkili kartına sahip öğrenci ve personelin giriş yapabildiği, ziyaretçilerin ise randevu protokolüyle kabul edildiği sistemlerin zorunlu hale getirilmesini önerdi. ​3. Yapay Zekâ Destekli Akıllı Takip Sistemleri ​Teknolojinin evlatları korumak için seferber edilmesini isteyen Ölce, şu ifadeleri kullandı: ​"Yapay zekâ destekli akıllı kameralar ile okul çevresindeki şüpheli hareketler ve sınır ihlalleri olay henüz gerçekleşmeden tespit edilmeli, emniyet birimlerine anlık veri aktarılmalıdır." ​"Eğitimde Şiddeti Sadece Kınayarak Bitiremeyiz" ​Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki saldırılarda hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Çağlar Ölce, yetkilileri somut adımlar atmaya davet etti. Ölce, öğretmenlerin can korkusu taşımadığı, öğrencilerin ise teneffüslerde huzurla koşabildiği bir "güven iklimi" inşa etmenin devletin asli görevi olduğunu hatırlattı. ​"Çocuklarımızı korumak, geleceğimizi korumaktır" diyerek açıklamasını noktalayan Ölce, Anahtar Parti olarak bu sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.