SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sanatçı

Porsuk Haber Ajansı - Sanatçı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanatçı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Kurt: “Odunpazarı’nda Her Türlü Sanata Destek Olacağız” Haber

Başkan Kurt: “Odunpazarı’nda Her Türlü Sanata Destek Olacağız”

Odunpazarı Belediyesi 11. Uluslararası Cam Festivali ile 9. Uluslararası Seramik Pişirim Teknikleri Çalıştayı, düzenlenen sergilerle sona erdi. Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden sanatçılar tarafından yapılan eserler, sanatseverlerden tam not aldı. Eskişehir’de beş gün boyunca devam eden sanat buluşmasının finalinde iki ayrı sergi art arda açıldı. Şehrin Ateşi Seramik Galerisi’nde, 9. Uluslararası Seramik Pişirim Teknikleri Çalıştayı’nın sergisi; ardından Odunpazarı Belediyesi Cam Sanatları Müzesi’nde, 11. Uluslararası Cam Festivali kapsamında hazırlanan sergi sanatseverlerle buluştu. Gerçekleştirilen açılışlara; Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Ünal, Odunpazarı Belediyesi Şehrin Ateşi Seramik Atölyesi Danışman Hocası Ayşegül Türedi Özen, Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Cam Bölümü Başkanı Mehmet Aydın, festival sanatçıları ve çok sayıda sanatsever katıldı. “KÜLTÜR VE SANAT OLMADAN DEMOKRASİNİN OLMAYACAĞINI BİLİYORUZ” İlk olarak açılan 9. Uluslararası Seramik Pişirim Teknikleri Çalıştayı’nın sergisinde konuşan Başkan Kurt, “Çalıştayımız boyunca verdiğiniz emek ve harcadığınız mesai gerçekten takdire değer. Tüm sanatçı dostlarımıza ‘iyi ki geldiniz’ diyorum. Eskişehir’den ayrılırken Eskişehir’le ilgili de bir şeyleri gittiğiniz yerlere götürürsünüz diye umuyorum. Bu çalıştayın ve buradaki atmosferin bütün Türkiye’ye yayılması en büyük amacımız, en büyük hedefimiz. Çünkü kültür ve sanat olmadan demokrasinin olmayacağını bilenlerdeniz, hukukun işlemeyeceğini bilenlerdeniz. O nedenle bu altyapıyı geliştirmeye çalışıyoruz. Seramik festivalinin 9’uncusunu gerçekleştirdik. ‘Bu festivali yapalım mı, yapmayalım mı?’ derken neredeyse 10 yıl geçmiş. Biz burada ciddi bir kurum yarattık. Buradaki çalıştay ve çalıştayın sonucunda ortaya çıkan müze, sanıyorum Eskişehir’e kazandırılmış önemli eserlerden birisidir. Bazıları eser deyince köprü veya tünel anlıyor. Biz öyle anlamıyoruz. Her şey doğru yerde, doğru zamanda değerlendirilmeli. Bu festivallerin düzenlenmesinde emeği geçen Ayşegül Hocama bir kez daha teşekkür ediyorum. Odunpazarı Belediyesi, sanatın her türlüsünü sonuna kadar desteklemeye devam edecektir. Bütün sanatçılarımıza emekleri için teşekkür ediyorum. Ortaya çıkan eserler için de kutluyorum. Hepsi orijinal ve kendine özgü eserler. Umarım gençlere ve gelecek kuşaklara örnek olur” dedi. Başkan Kurt, konuşmasının ardından sanatseverlerle birlikte yapılan eserleri inceledi. Başkan Kurt, eserler hakkında sanatçılardan bilgi aldı. CAM FESTİVALİ SERGİSİ SANATSEVERLERLE BULUŞTU Seramik Festivali açılışının ardından, bu yıl 11’incisi düzenlenen Uluslararası Cam Festivali’nin sergi açılışı Odunpazarı Belediyesi Cam Sanatları Müzesi’nde gerçekleştirildi. Başkan Kurt burada yaptığı konuşmada, “Gerçekleştirdiğimiz festivalde çok ciddi eserleri ortaya çıkardığınızı görüyorum. Yurt dışından gelen dostlarımıza özel olarak teşekkür ediyorum. Onlar Eskişehir’e ve Türkiye’ye cam sanatıyla ilgili çok ciddi değerler kattılar, ellerine sağlık. Anadolu Üniversitesi ve Odunpazarı Belediyesi’nin iş birliğini en üst düzeyde gerçekleştirdiği için Mehmet Hocama çok teşekkür ediyorum. Bu bina bir cam müzesi haline geldi ama ne yazık ki biz buna cam müzesi diyemiyoruz. Özel olarak galeri adını verdik, engelleniyor. Müze dememiz yanlış, yasak. Ama burası sonuçta bir müzedir ve burada dünyanın en önemli sanatçılarının eserleri vardır. Bütün Türkiye’yi cam sanatları müzesini gezmeye, izlemeye davet ediyorum. Cam sanatçısı dostları Eskişehir’de bekliyoruz” dedi. Başkan Kurt ve sanatseverler, cam festivalinde yapılan birbirinden özel cam eserleri tek tek inceledi. Bu yıl 11’incisi düzenlenen Uluslararası Cam Festivali’nde, 5’i yabancı olmak üzere 7 sanatçı ağırlandı. Sıcak Cam Üfleme Atölyesi’nde Hyungsung Cho, Anthony Toomey, Jack Spitzer ve Charlie Larouche-Potvin çalışmalarını gerçekleştirdi. Açık Alevde Şekillendirme Atölyesi’nde ise Aldo Boscolo, Serenay Gülyağcı ve Ayşem Ötük eserlerini ateşin başında şekillendirdi. 9.Uluslararası Seramik Pişirim Teknikleri Çalıştayı’nda ise Macaristan’ın başkenti Budapeşte’den Attila Kertesz, Uşak’tan Can Gökçe, Eskişehir’den Dilek Alkan Özdemir, Samsun’dan Fidan Tonza Helvacıkara, Bolu’dan Mustafa Ural, Girne’den Mümine Özdemirağ Yağlı ve Bolu’dan Şafak Çetin Özkan, çalıştay kapsamında birbirinden özel eserler yaptı.

Toprağın Öyküsü 18. Kez Ateşle Buluştu Haber

Toprağın Öyküsü 18. Kez Ateşle Buluştu

Eskişehir’in en uzun soluklu kültür ve sanat organizasyonu olan Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu, bu yıl 18’inci kez kapılarını açtı. Tepebaşı Belediyesi Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda düzenlenen açılış töreniyle başlayan sempozyum, kentin köklü pişmiş toprak geleneğini bir kez daha sanatla buluşturdu. Yoğun katılımla gerçekleşen açılışın ardından sahne alan sevilen sanatçı Ekin Uzunlar, seslendirdiği şarkılarla Eskişehirlilere unutulmaz bir akşam yaşattı. Törene; Yeni Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, Yeni Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Ünal, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Anadolu Üniversitesi Eski Rektörü Engin Ataç, Tepebaşı Belediyesi Meclis üyeleri, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, Eskişehir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kahya, Baro Başkanı Av. Barış Günaydın, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan, Eskişehir Ticaret Borsası Başkanı Ömer Zeydan, Devlet Eski Bakanı ve Bilecik Milletvekili Bahattin Şeker, Endel Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Özaydemir, ana sponsorlar (Kılıçoğlu, Endel Şirketler Grubu, Cassaba Modern, Espark Alışveriş Merkezi, Eskişehir Rumeli Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği, ECAN Alışveriş Merkezi temsilcileri), akademisyenler, sanatçılar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Başkan Ataç: "Bu Sempozyum Eskişehir’in Mirasıdır" Açılış töreninde konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 30 Ağustos Zafer Bayramı ile Eskişehir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yılını kutlayarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitleri minnetle andı. Sempozyumun ilk kez 2001 yılında hayata geçirildiğini hatırlatan Başkan Ataç, bu organizasyonun kendileri için adeta bir düğün ve bayram anlamına geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Eskişehir’in ilk kiremit üretimi 1926 yılında başladı. Pişmiş toprak; emek, kültür, dayanışma ve kent belleğidir. Biz bu sempozyumu böyle güçlü bir tarihsel mirasın üzerine kurduk. Amacımız sanatı ve kentin gündelik hayatını buluşturmaktı. Bugün geldiğimiz noktada Pişmiş Toprak Sempozyumu; Eskişehir’in mirası, bir açık hava sanat havzası ve aynı zamanda sektörel bir devrimdir." 25 Yılda 228 Sanatçı ve 244 Eser Çeyrek asra yaklaşan yolculukta ortaya çıkan büyük birikime dikkat çeken Başkan Ataç; bugüne kadar 159’u yerli, 69’u yabancı olmak üzere toplam 228 sanatçının etkinliğe katıldığını ve 244 pişmiş toprak heykelin kente kazandırıldığını vurguladı. Eserlerin Tepebaşı’nın sokaklarında, meydanlarında ve parklarında sergilenerek kentin dört bir yanının açık hava müzesine dönüştüğünü belirtti. Sempozyumun bugünlere gelmesinde büyük emeği geçen Prof. Bilgehan Uzuner’e de teşekkürlerini iletti. Topraktan Sanata, Sanattan Vefaya Sempozyumun aynı zamanda Eskişehir’in değerlerini yaşatan bir vefa projesi olduğunu ifade eden Ataç; geçmiş yıllarda Fatma Ceren Necipoğlu, Engin Orbey, Müşfik Kenter, Güngör Dilmen, Taciser Sivas, Gülay Kanatlı, Firuz Kanatlı, Ali Rıza Karık, Melih Savaş, Barış Özaydemir, Fethi Heper, Füruz Karık, Orhan Erpek, Ferdi Zeyrek, Seyitgazi’deki orman yangınında hayatını kaybeden 10 şehit ve Prof. Kim Yong Moon anısına düzenlenen organizasyonun bu yıl ise yakın zamanda hayatını kaybeden Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın anısına gerçekleştirildiğini açıkladı. Kolektif Eserlerle Büyüyen Bir Miras Daha önce sağlık çalışanları anısına "Varlığınız Sağlığımız", Cumhuriyetin 100’üncü yılına özel "Sonsuz Cumhuriyet" ve Yazılıkaya temalı anıtların hayata geçirildiğini hatırlatan Başkan Ataç; bu yıl sempozyum kapsamında Cumhuriyet’e bağlılığı simgeleyen Atatürk ve çocuk temalı bir Atatürk anıtının üretileceğini müjdeledi. Açılışta ayrıca Çinli sanatçı Yin Chang, sanatçı Tuba Önder, Kılıçoğlu Endel Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şeref Burak Özaydemir, Prof. Bilgehan Uzuner ve protokolden isimler konuşmalarını gerçekleştirerek organizasyonun önemine değindi. Tören, hatıra fotoğrafı çekimi ve Ekin Uzunlar konseriyle sona erdi.

Genco Erkal Emek ve Onur Ödülü Sahibini Buldu Haber

Genco Erkal Emek ve Onur Ödülü Sahibini Buldu

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2025 yılından itibaren tiyatro alanında vermeye başladığı "Genco Erkal Emek ve Onur Ödülü “nün ilkini, Türk Tiyatrosunun değerli hocası Prof. Dr. Ayşegül Yüksel’e takdim etti. 2024 yılında Genco Erkal’ın vefatının ardından, adına açılan sahnede yapılan anma töreninde konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, usta sanatçı Genco Erkal’ın adını yaşatacakları bir ödül verilmesi önerisinde bulunmuştu. Sezon içerisinde Ayşe Ünlüce başkanlığında toplanan Şehir Tiyatroları yönetimi, 2025 yılı Genco Erkal Emek ve Onur Ödülü’nün ilkini; Türk Tiyatrosuna ve özelde Genco Erkal Tiyatrosuna dair üretmiş olduğu basılı eserler, inceleme ve eleştiri yazıları, araştırmaları ve düşünsel zenginliği ile katkı sağlamış olması gerekçesiyle Prof. Dr. Ayşegül Yüksel’e verilmesini kararlaştırdı. Şubat ayı içinde kararın kamuoyuna açıklanmasının ardından, geçtiğimiz hafta sonu Eskişehir’de, Şehir Tiyatrolarının Genco Erkal Sahnesi’nde düzenlenen törende Prof. Dr. Ayşegül Yüksel, ödülünü Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Hakkı Kuş’un elinden teslim aldı. Oldukça duygusal anların yaşandığı törende konuşan Hakkı Kuş, “Bir ustamın adıyla verilen ödülü, başka bir ustama vermek benim için şereftir. Ödülü, önünüzde eğilerek vermek istiyorum.” diyerek ödül takdimini gerçekleştirdi. Aynı zamanda Genco Erkal'ın doğum günü olan 28 Mart günü verilen ödül heykelciğini alan Ayşegül Yüksel yaptığı kısa konuşmada, “Bu ödülün benim için ne büyük onur olduğunu, ne kadar mutlu ettiğini anlatmam pek mümkün değil. Genco ile yollarımız çok sık kesişti. Önce ben onun seyircisi oldum, sonra o da benim yazılarımın okuru oldu. Bizi son kez buluşturan ise Eskişehir Belediyesi ve Tiyatrosudur. Bugün 28 Mart. Genco’nun doğum günü. İyi ki doğmuş, iyi ki bizim sanatçımız olmuş. İyi ki adı bu sahnede yaşıyor. Onu hepimizin adına selamlıyorum.” sözleriyle salonda bulunan herkese duygulu anlar yaşattı. Törenin ardından Şehir Tiyatrolarının “Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin” adlı oyununu ailesi ile birlikte seyreden Yüksel, temsilin bitiminde sanatçıları tebrik ederek fotoğraf çektirdi.

Ramazan Konserleri’nde Aykut Kuşkaya Eskişehirlilerle Buluştu Haber

Ramazan Konserleri’nde Aykut Kuşkaya Eskişehirlilerle Buluştu

Anadolu Üniversitesi, Ramazan ayının manevi atmosferini müzikle buluşturduğu “Ramazan Konserleri” kapsamında Eskişehir halkını özel etkinliklerde bir araya getirmeye devam ediyor. Ramazan ayının birlik, paylaşma ve dayanışma ruhunu yansıtan konserler, müzikseverlere unutulmaz akşamlar yaşatmayı hedefliyor. Bu kapsamda düzenlenen konser etkinlikleri çerçevesinde sanatçı Aykut Kuşkaya sahne aldı. Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda gerçekleştirilen konsere Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay ve Prof. Dr. Köksal Büyük, Rektör Danışmanı ve İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Bostancı, Genel Sekreter Yardımcısı Abdurrahman Şafak başta olmak üzere çok sayıda müziksever katılım gösterdi. Ramazan ayının manevi atmosferine uygun eserlerin seslendirildiği konserde Aykut Kuşkaya, sevilen ezgi ve ilahileri dinleyiciler için yorumladı. Öğrenciler, akademisyenler ve Eskişehir halkının yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte katılımcılar müzik eşliğinde keyifli ve anlamlı bir akşam yaşadı. Programda sanatçının repertuvarında yer alan “Yeni Bir Şarkı”, “Allah Sorar”, “Kardan Aydınlık”, “Yusufu Kaybettim”, “Bana Seni Gerek Seni”, “Kıymetli Nesnedir Aşk”, “Gel Gör Beni Aşk Neyledi” ve “Kaldırımlar” gibi eserlerin yanı sıra farklı sanatçılara ait birçok parça da seslendirildi. Duygusal ve coşkulu sözleriyle dikkat çeken eserler dinleyiciler tarafından büyük ilgi gördü. Kuşkaya: “Sanatta samimiyet kalplere ulaşmanın en güçlü yoludur” Müzik yolculuğunun çocukluk yıllarına dayandığını belirten Aykut Kuşkaya, ailesinin sanatla iç içe olduğunu ifade etti. Babası Feridun Kuşkaya’nın 1950’li yıllarda TRT’de bağlama ve darbuka çaldığını ve korolarda yer aldığını dile getiren Kuşkaya, çocukluk yıllarından itibaren müziğin hayatının önemli bir parçası olduğunu söyledi. Eserlerinin dinleyicilerle kurduğu güçlü bağa da değinen Kuşkaya, şarkılarını hiçbir zaman yalnızca dinlenmek ya da kazanç elde etmek amacıyla üretmediğini vurguladı. Kuşkaya, “Gerçekten hissettiğim, beni etkileyen sözlerden ve kendi yaşantılarımdan yola çıkarak eserler ürettim. Bu samimi yaklaşımın dinleyicilerle organik bir bağ kurmamı sağladığını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Eskişehir dinleyicisinin her zaman özel bir yere sahip olduğunu ifade ederek gençlere de mesaj veren Kuşkaya, düşünür Cemil Meriç’in “Samimiyet öyle güzel bir dildir ki kör de görür, sağır da duyar.” sözünü hatırlatarak, sanatın ve hayatın özünde samimiyetin yer aldığını vurguladı. Kuşkaya, samimiyet ve gönül bağı kurulduğunda üretilen eserlerin insanların kalbine ulaşabileceğini söyledi. Konser sonunda Rektör Adıgüzel, sanatçı Aykut Kuşkaya’yı Anadolu Üniversitesi’nde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek kendisine çiçek takdim etti. Anadolu Üniversitesi tarafından Ramazan etkinlikleri kapsamında düzenlenen konser programlarıyla öğrencilerin sosyal ve kültürel yaşamına katkı sağlanması amaçlanıyor. Kaynak: AnaHaber

Çağdaş Sanatlar Galerisi’nin 38'inci Sergisi Açılıyor Haber

Çağdaş Sanatlar Galerisi’nin 38'inci Sergisi Açılıyor

Odunpazarı Belediyesi, kültür ve sanat alanındaki üretimlerini sürdürmeye devam ediyor. Belediyenin önemli sanat mekânlarından Çağdaş Sanatlar Galerisi, 38’inci sergisinde sanatçı Gülveli Kaya’nın kişisel resim sergisi “Sırname” ye ev sahipliği yapacak. Sergi, 10 Mart’ta saat 17.00’de kapılarını sanatseverlere açacak. “Sırname”, sanatçının yaşanmışlıklarından süzülen, kırılmalarla ve içe dönüşlerle biçimlenen bir üretim sürecinin sonucu olarak izleyici karşısına çıkıyor. Pandemiyle derinleşen izolasyon, ardından yaşanan yıkıcı deprem, süregiden savaşlar ve ekonomik krizler; Kaya’nın sanat pratiğinde güçlü bir sorgulama ve içe kapanış dönemini tetikledi. Bu süreçte yüzeyle kurduğu ilişki giderek malzemeye ve malzemenin tahribatına odaklandı. Sanatçının uzun süredir zihnini meşgul eden “ev”, “iç mekân” ve “duvar yüzeyi” kavramları ile insan bedeni arasındaki paralellikler, bu serinin düşünsel zeminini oluşturuyor. Kaya, bedeni yalnızca biyolojik bir varlık olarak değil; hem fiziksel hem de içsel bir mekân, bir yapı olarak ele alıyor. Bu yaklaşım, onu yeniden duvar kâğıdına yöneltiyor; ancak bu kez bir imge olarak değil, doğrudan dokunsal ve kavramsal bir malzeme olarak. Duvar kâğıdının örtücü, gizleyici, iz tutan ve aynı zamanda sökülebilir, yırtılabilir doğası; sanatçının yeni görsel dilinin temelini oluşturuyor. Başlangıçta bir mücadele alanı olan yüzeyler, jestin ve direnişin mekânıyken zamanla “sırnamelere” dönüşüyor — insan ruhuna ve bedensel varlığa sıkı sıkıya bağlı içsel yazıtlar hâline geliyor. “Sırname” kelimesi, Türkçedeki “sır” ile Osmanlıca “-name” ekinin birleşiminden türetilmiş özgün bir kavram olarak serinin kavramsal çerçevesini güçlendiriyor. Bu anlamıyla eserler; kişisel izlerin, saklı anlatıların ve psikolojik tortuların görsel forma büründüğü birer “gizli kitap” niteliği taşıyor. Tanımlanmayı kolayca reddeden bu kavram, serinin ruhunu da içinde barındırıyor. Sergideki yüzeyler, üzerlerindeki süsleme motiflerini nötr tonlarla örtecek biçimde boyanıyor; ardından düzenli tekrarlarla ilerleyen desenlerin ritmine karşılık gelecek ölçüde, sert bir metal uçla adeta yazı yazar gibi kazınıyor. Bu kazıma eylemi hem yıkıcı hem de meditasyonel bir süreç olarak ilerliyor. Zaman içinde öngörülmeyen lekeler, izler ve biçimler beliriyor; her eser kendi iz dilini oluşturuyor. Sanki önceden var olan ama görünmeyen bir sır, yüzeye çıkmak üzere kendi yolunu buluyor. “Sırname”, görünmeyeni görünür kılan, sessiz tanıklıkları görsel yazıtlara dönüştüren ve kişisel olduğu kadar kolektif hafızayı da taşıyan katmanlı bir anlatı sunuyor. Sanatseverler, 10 Mart saat 17.00’de Çağdaş Sanatlar Galerisi’nde açılacak sergide, yüzeylerin ardında saklı izlerle ve içsel yazıtlarla buluşmaya davet ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.