SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sanat

Porsuk Haber Ajansı - Sanat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Jamila Kır'ın "Uçuş 620" Sergisi Oda Art'ta Sanatseverlerle Buluşuyor Haber

Jamila Kır'ın "Uçuş 620" Sergisi Oda Art'ta Sanatseverlerle Buluşuyor

Fas asıllı sanatçı Jamila Kır, ilk yolculuğunun izlerini taşıyan ve kültürel sentezini tuvallere döktüğü kişisel resim sergisi “Uçuş 620” ile sanatseverlerin karşısına çıkıyor. Sergi, 17 Ocak 2026 Cumartesi günü saat 15:00’te Oda Art Sanat Galerisi’nde kapılarını açıyor. ​​Sergi ismini, sanatçının Türkiye’ye geldiği ilk uçağın uçuş numarasından alıyor. Marakeş’ten Eskişehir’e uzanan bu serüvende Kır; Fas’ın köklü, renkli kültürü ile Anadolu’nun sade ve vakur gündelik yaşamını ustalıkla harmanlıyor. Sanatçı için bu sergi, sadece bir teknik gösterisi değil; aynı zamanda bir kadının yeni bir coğrafyada kimlik inşa etme ve aidiyet arama sürecinin görsel günlüğü niteliğinde. ​Jamila Kır’ın Sanat Yolculuğu ​Marakeş doğumlu olan ve yüksekokulda aldığı bilişim eğitiminin ardından Türkiye’ye yerleşen Jamila Kır, iş hayatındaki yoğun yılların ardından çocukluk tutkusu olan resme geri döndü. 2020 yılından bu yana üretimlerini çeşitli platformlarda sergileyen sanatçı, resmini bir hobiden öteye taşıyarak duygusal katmanlarını yansıtan özgün bir anlatım diline dönüştürdü. ​Sanatçı Jamila Kır sergiyle ilgili duygularını şu sözlerle ifade ediyor: ​"Uçuş 620, bu uzun yolculuğun başlangıcıydı. Tuvallerimde, göçün ruhumda bıraktığı duygusal katmanları ve kültürlerarası geçişleri yansıtıyorum. Bu sergi, yeni bir kimlik içinde kendine yer açmaya çalışan pek çok kadının ortak duygularının bir yansımasıdır." ​​17 Ocak – 1 Şubat 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek olan sergi süresince; sanatçının deneyimlerini paylaşacağı söyleşiler, çocuklara ve yetişkinlere yönelik atölye çalışmaları ve çeşitli yan etkinlikler de düzenlenecek. ​

"Savaşın Çocukları" Avlu Sanatta Yerini Aldı Haber

"Savaşın Çocukları" Avlu Sanatta Yerini Aldı

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Fransa merkezli kamusal sanat girişimi Le M.U.R. iş birliğiyle kenti yeni bir sanat alanıyla buluşturuyor. Fransız Kültür Merkezi’nin desteğiyle hayata geçirilen Le Mur Projesi, Eskişehirli sanatçıların kamusal alanda görünürlüğünü artırmayı ve sanatı kent yaşamının doğal bir parçası hâline getirmeyi amaçlıyor. Proje kapsamında gerçekleştirilen açık çağrı sonucunda 2026 yılında seçilen ilk sanatçı Rabia Hazar oldu. Seçici kurulun değerlendirmesiyle belirlenen Hazar’ın eseri, Eskişehir’in kültürel belleğinde önemli bir yere sahip olan Odunpazarı’nda, Avlu Sanat’ın altında yer alan kamusal panoda sanatseverlerle buluştu. Eser, bir ay boyunca kamusal alanda sergilenecek. Rabia Hazar’ın “Savaşın Çocukları” adlı çalışması, savaşın yıkıcı gerçekliğini çocukluk imgesi üzerinden ele alıyor. Sanatçı, Filistin coğrafyasının bitmek bilmeyen trajedisini, çocukların sessiz ve dingin varlığıyla çerçeveleyerek izleyiciye güçlü bir görsel anlatı sunuyor. Kompozisyonun merkezindeki iki figür, çevrelerindeki kaotik yıkıma rağmen ufka sakin bir kararlılıkla bakarken; bu duruş, hem derin bir çaresizliğin hem de dirençli bir umudun simgesi hâline geliyor. Sert fırça darbeleri ve keskin yüzey dokuları savaşın yıkıcılığını görünür kılarken, arka plandaki sıcak ışık tonları insanlığın hâlâ sönmemiş vicdanına işaret ediyor. Sanatın galeri mekânlarının dışına taşarak kamusal alanda doğrudan kentliyle buluşmasını hedefleyen Le Mur Projesi, Eskişehirli sanatçılar için alternatif bir sergileme alanı yaratmayı ve kentin kültür-sanat üretimine süreklilik kazandırmayı amaçlıyor. Proje, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi koordinasyonunda, yerel sanat üretimini destekleyen sürdürülebilir bir sergileme modeli olarak kurgulandı.

Başkan Ataç: ''Bu Hafta Sonu Sanat Dolu Geçecek'' Haber

Başkan Ataç: ''Bu Hafta Sonu Sanat Dolu Geçecek''

Tepebaşı Belediyesi ve Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle düzenlenen Tepebaşı- Cumhuriyet Sanat ve Kitap Şenliği başladı. Açılış töreninde konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, “Bu hafta sonu sanat dolu geçecek” dedi. Tepebaşı Belediyesi ve Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle düzenlenen Sanat ve Kitap Şenliği Özdilek Sanat Merkezi’nde başladı. Sergi, imza günü ve söyleşilerin yer aldığı etkinlik, iki gün boyunca Eskişehirlileri sanat ve edebiyatla buluşturuyor. Etkinliğin açılış törenine Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, yazarlar Mehmet Aman, Hürriyet Yaşar, Yıldırım Koç, Güven Baykan, Celal Binzet, ressam Nilüfer Atalay ve Eskişehirli sanatseverler katıldı “14 yazarımız Eskişehirlilerle buluşacak” Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, “Cumhuriyet Kitapları ile iş birliği yapmak son derece keyifli. Sevgili Işık Kansu’nun teklifiyle bu etkinliği kararlaştırdık. Etkinlikle, çok değerli 14 yazarımızı Eskişehirlilerle buluşturacağız. Tepebaşı, Odunpazarı ve Büyükşehir belediyelerimiz yaklaşık son 25 yılda Eskişehir’de çok önemli sanat etkinlikleri yapıyor. Tepebaşı Belediyesi olarak yılda uluslararası ölçekte 3 tane önemli etkinlik yapıyoruz. Bunlardan birincisi Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu ilk 2001 yılında başlamıştık. Bu yıl 17’ncisini yaptık. Yaklaşık 250 civarında envanterimizde heykel var. İkincisi ise Sanat Çalıştayı. 2010 yılında başladık ve elimizde yaklaşık 450 tane resim var. Üçüncüsü ise Şiir Buluşmaları. Onu da 2011 yılında düzenlemeye başladık. Hakikatten son derece güzel etkinlikler oluyor. Bu hafta sonu da sanat dolu geçecek. Biliyorsunuz Cumhuriyet Gazetesi farklı bir gazete. Gazete 1924’te kuruldu ve bu yıl 101’nci yılını kutluyor. Atatürk Cumhuriyeti ilan ediyor, CHP yine bu savaşlar eşiğinde kuruluyor üçüncüsü de Cumhuriyet Gazetesi o yıllardan bugüne kadar gelen gazete. Yıllarca birtakım sıkıntılar yaşandı. Ama milletin sevgisiyle bugünlere kadar geldi. Bugünlerden de diğer hem CHP’nin hem laik Cumhuriyetimizin hem de Cumhuriyet Gazetesinin yaşamasını sağlayacağız” ifadelerini kullandı. “Eskişehir kültür ve sanat alanında iddialı bir şehir” Etkinlikte konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da, “Eskişehir kültür ve sanat alanında iddialı bir şehir. Her alanda her mahallede bir sanat etkinliği sürdürüyoruz. Bugün de Tepebaşı Belediyemiz ile Cumhuriyet Kitaplarının birlikte düzenlediği bu etkinliği kutluyorum. Başarılar diliyorum ve bugün ve yarın yazarlarımızı dinleyeceğiz. Çok iyi bir hafta sonu olacağını düşünüyorum” dedi. “Resim ve edebiyat birbirini besliyor” Açılışın ardından ise ressam Nilüfer Atalay’ın “Edebiyatçılarımızdan Portreler” adlı resim sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Atalay, hazırladığı sergi hakkında katılımcılara bilgi verdi. Atalay, “Bu portreleri 10 yıl önce yapmaya başladım. Edebiyat tarihine damgasını vurmuş çok değerli şair ve yazarların portrelerini yaparken çok büyük heyecan duydum. Onlar bizim için çok değerliler. Benim için resim ve edebiyat birbirini besleyen şeyler. Ben bu sanatçıların unutmasını istemiyorum. O nedenle portrelerini yaptım ve sizlerin beğenisine sunuyorum” diye konuştu. “Toplumca edebiyatın iyice bittiği yılları yaşıyoruz” Serginin incelenmesinden sonra söyleşi ve imza etkinliklerine geçildi. İlk olarak Mehmet S. Aman ve Hürriyet Yaşar tarafından “Öykü Dünyası” isimli söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide konuşan Mehmet S. Aman, “Tepebaşı Belediyesi’ne hem kendi adıma hem gazetem adına hem de kıymetli yol arkadaşlarımız adına teşekkür ediyorum. Pandemiden sonra hepimizin hayatı çok değişti. Okuma alışkanlıklarımız değişti, izleme alışkanlıklarımız değişti, yazma alışkanlıklarımız değişti. Herkes bir şeyler yazmaya başladı. Şunu çok açık bir şekilde gördük ki pandemi döneminde yayınevlerinin en çok yöneldikleri kitaplar öykü oldu. Çünkü herkes öykü yazmaya başladı. Bu biraz içinde bulunduğumuz edebiyat dünyasında hem çok sert bir şekilde nereye gidildikleri belli olmayan bir kavram olarak önüne çıktı. Bazı kesimler de insanlar ne güzel öykü yazıyor. Bırakın yazsınlar. Cümlelerini duymamıza neden oldu. Fakat o kadar ürünle haşır neşir olmaya başladık ki öykünün temel niteliklerinin olmadığı öyküleri okumaya başladık. Anı formunda yazılan metinlere öykü dendiğini ve bu kitaplara ödül verildiğini gördük. Bizim bir edebiyat kalıbımız var. Bu sınırları belli olmayan yazı türlerinin iyi bir metin olduğunu söyleyegeldiler. Pandemide de bunu çok gördük. Toplumca edebiyatın iyice bittiği son 5 yılı yaşadık ve yaşamaya da devam ediyoruz. Pandemiden sonra süre gelen öykü yazma ve öykü okuma alışkanlıklarımızın aslında belirsiz bir hal aldığını gözlemlemek mümkün. Neye öykü diyoruz, neye öykü demeliyiz. Bu sorular eleştirmenler arasında sorulan sorular” diye konuştu. “Öğrendiğim kaba gerçekler hiç değişmedi” Hürriyet Yaşar ise şöyle konuştu: 1980’leirn ortalarında hatta 1990’ların sonuna kadar emperyalizm kaynaklı, iş birlikçi kapitalizm kaynaklı bir yönlendirmenin içinde bulduk kendimizi. O duman altı yıllarında geçti benim yazmayı öğrenme yıllarım. Bu duman altı ortamı kırılmamış olarak hala sürüyor. 12 Eylül siyasal kırılmasının ardından sanatta yaşatılanlar, sanatta siyasal, toplumsal güncel konunun sanatlaştırılmasının unutturulması oldu. Öykücü güncel, sanatsal, toplumsal konuyu nasıl öyküleştireceğini unuttu. Hatta 12 Eylülden önce bunu çok iyi bilen sanatçı bile unuttu. Onlar da kötü yazmaya başladılar. Bu durumda biz yeni yazıyorduk. Biz o günlerden 1990’ların ortalarına kadar bir kötüleme, gözden düşürme ve parlatma gibi bir duman altı ortamında yaşadık. Ben öykü yazmayı son 15 yılda öğrendim. Benim iç direncim hiçbir zaman duman altı ortamına inanmamı sağlamadı. 1980 öncesinde öğrendiğim kaba gerçekler hiç değişmemişti. Söyleşinin ardından ise Yazarlar Aman ve Yaşar, kitaplarını okuyucuları için imzaladı. “Tarihimizin en kapsamlı yoksullaşmasının başındayız” İmza töreninin ardından ise Yıldırım Koç’un konuşmacı olduğu “Türkiye İşçi Sınıfı Tarihi” konulu söyleşiye geçildi. Burada konuşan Koç, “Türkiye tarihinde işçi sınıfı hareketi açısından çok ilginç bir sürecin henüz başındayız. Türkiye’de yüzde 80 oranında işgücünü satarak gelirini sağlayan insanlar var. Türkiye tarihinde ilk kez böyle oluyor. Türkiye tarihinde de ilk kez, Türkiye’de emeği ile geçinen insanların çok hızlı bir şekilde yoksullaştığı koşullarda iktidarda Cumhuriyete ve Atatürk’e dostça bakmayan bir kesim var. Laikliğe karşı olan bir kesim var. Bu tarihimizde ilk kez oluyor. Bizim insanımız bu konularda son derece duyarlıdır. Türkiye tarihinde işçiler lehine en fazla kanunun ve yönetmeliğin çıkarıldığı, işçi ücretlerinin arttığı en iyi dönem 1950-60 arasıdır ve herkes Demokrat Parti’yi desteklemiştir. Demirel döneminde yeni iş yerleri açıldı, iş imkanları çoğaldı, gelirler arttı, kıdem tazminatları konusunda emeklilik konusunda başka ülkelerde olmayan haklar verildi. İşçiler o zaman Adalet Partisini destekledi. Özal döneminde hak kayıpları var. Sonra geri alındı. Adalet ve Kalkınma Parti’sinin iktidarlığında da belli dönemlerde haklar aldı. Ama şimdi tarihimizin en kapsamlı yoksullaşmasının başındayız. Bu yaşadığımız süreç tarihte ilk defa başımıza geliyor. İşçi hareketinin tarihini bilmeden bugünü anlamak mümkün değil” diyerek öngörülerini anlattı. Koç, söyleşinin ardından okuyucuları için kitaplarını imzaladı. Sanat ve sanatçılar konuşuldu Güven Baykan ve A. Celal Binzet’in konuşmacı olarak yer aldığı “Sanat ve Sanatçılar” konulu söyleşi ile etkinliğin ilk günü tamamlandı. Söyleşinin ardından Baykan ve Binzet kitaplarını okuyucuları için imzaladı. Etkinliğin ikinci günü olan 20 Aralık Cumartesi günü ise saat 13.00’te başlayacak söyleşi programıyla devam edecek. Gün boyunca Şaduman Halıcı, Tolga Aydoğan, Halil Özcan, Orhan Bursalı, Özlem Yüzak, Işık Kansu, Eren Aysan, Güven Baykan ve Zeynep Oral çeşitli başlıklarda söyleşiler gerçekleştirecek. Atatürk’ün kültür politikalarından günümüzün düşünsel dönüşümlerine, sanat ve edebiyattan toplumsal meselelere uzanan geniş bir içeriğin yer aldığı etkinlik ücretsiz olarak düzenleniyor.

Sanat ve Kitap Şenliği Başlıyor Haber

Sanat ve Kitap Şenliği Başlıyor

Tepebaşı Belediyesi ve Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle düzenlenecek olan Tepebaşı-Cumhuriyet Sanat ve Kitap Şenliği 19-20 Aralık tarihlerinde gerçekleştirilecek. Tepebaşı Belediyesi ve Cumhuriyet Kitapları iş birliğiyle 19-20 Aralık tarihlerinde düzenlenecek olan Sanat ve Kitap Şenliği, Özdilek Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek. İki gün sürecek etkinlikte söyleşiler, imza günleri ve sergiler yer alacak. Şenliğin açılışı 19 Aralık Cuma günü saat 13.00’te yapılacak. Etkinlikte ilk olarak Nilüfer Atalay’ın “Edebiyatçılarımızdan Portreler” başlıklı resim sergisi sanatseverlerle buluşacak. Gün boyunca Mehmet S. Aman, Hürriyet Yaşar, Yıldırım Koç, Orhan Tüleylioğlu, Güven Baykan ve A. Celal Binzet gibi birçok isim söyleşi ve imza programlarıyla okurlarla bir araya gelecek. 20 Aralık Cumartesi günü ise Şaduman Halıcı, Tolga Aydoğan, İsmet Toto, Orhan Bursalı, Özlem Yüzak, Işık Kansu, Güven Baykan, Eren Aysan ve Zeynep Oral gibi önemli yazar ve gazeteciler çeşitli söyleşiler gerçekleştirecek. Etkinlikte Atatürk’ün kültür politikalarından çağın düşünsel dönüşümlerine, sanat ve edebiyattan toplumsal meselelere kadar geniş bir içerik ziyaretçilere sunulacak. İki gün boyunca sürecek şenlikte kitap tutkunları hem sevilen yazarlarla buluşma fırsatı yakalayacak hem de imza günleri, sergi ve söyleşilerle dolu iki gün yaşayacak. Tepebaşı Belediyesi, tüm Eskişehirlileri ücretsiz olarak düzenlenecek Sanat ve Kitap Şenliği’ne davet etti.

Tepebaşı'nda Sanat Dolu 3 Gün Sona Erdi Haber

Tepebaşı'nda Sanat Dolu 3 Gün Sona Erdi

Tepebaşı Belediyesi tarafından bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması’nın son gününde karikatür sergisi ve şiir oturumları sanatseverlerle buluştu. Tepebaşı Belediyesi’nin düzenlediği Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması sona erdi. Buluşmanın son gününde Şairlerin Çizgili Yüzleri Karikatür Sergisi ile Şiirin Evrensel Dili, Şiir ve Lezzet, Şiir ve Roman, Attila İlhan 100 Yaşında oturumları ve şiir okumaları ile müzik dinletisi yer aldı. Üç gün boyunca sanat dolu etkinliklerin yer aldığı buluşmanın son günü, Şairlerin Çizgili Yüzleri Karikatür Sergisi ile başladı. Sergi açılışı öncesinde 29 Ekim Kadınları Derneği bandosu, Tepebaşı Belediyesi Özdilek Sanat Merkezi’nde marş çalarak renk kattı. Şairlerin, karikatüristlerin ve sanatseverlerin yanı sıra Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın da katıldığı sergi, geniş bir katılımla açıldı. Açılışta konuşan Başkan Ataç: “13. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması’nda böyle bir sergi organize etti. Karikatürist arkadaşlarımız çok güzel çalışmalar gerçekleştirmişler. Tepebaşı Belediyesi olarak, bir diğer büyük sanat etkinliğimiz olan Uluslararası Sanat Çalıştayı’nda hem şair hem ressam arkadaşlarımızı ağırlamıştık. Şimdi karikatürist arkadaşlarımız şiir dolu günlerimize ayrı bir renk kattılar. Çok güzel çalışmalar var. Elinize sağlık. Sanatın her dalı ayrı güzeldir.” dedi. Claire Lajus ile Şiirin Evrensel Dili oturumu Fransız Şair Lajus ve Haydar Ergülen’in konuştuğu oturumda şiirin evrensel dili anlatıldı. Claire Lajus oturumda şöyle konuştu: “Şiir, bir milletin dilini duyuş ve düşünüş şeklini, bir toplumun tüm üyelerini, yeryüzündeki tüm insanları etkiler. Yabancı bir şiirde çeviri olmasa bile duygulanabilirsiniz. Bir şeyler içinizde yankı yaratabilir. Bu evrensel bir dildir.” Oturumda Lajus’a eşlik eden Ergülen ise Gazze’de yaşananların şiirlere yazılmasını belirterek şöyle konuştu: “Şiir yazmak için gerekçeye gerek yoktur. Şiir nedir sorusu, ‘Ben kimim’ sorusu gibi bir şeydir. Her türlü şey şiir için bir gerekçedir. İyi şiir kötü şiir yoktur, eğer evrenselse şiirdir. Şimdi Gazze saldırıları var. Buna kayıtsız kalmak mümkün müdür? Şiir sonuçta insanla yazılıyor. Toplumlar, kültürler yazılıyor. Gazze’de bir soykırım var. Bana kalırsa her şairin bir şeyler yazması gerekir. Şiir ve Lezzet Şiir Buluşması’nın son gününde Umuthan Tilev’in Şiir ve Lezzet’i konuştuğu oturum sanatseverlerle buluştu. Şair Akdoğan yemeğin ve şiirin benzer yanlarından bahsederek konuşmasına şöyle devam etti: “Şairler ve aşçılar için geçerli olan bir durum var, her ikisi de çok okumalı. Şair ve aşçı entelektüel birikimini kullanır. Şair sözcüğü alır, farklı bir yorum yapar, bir aşçı da tabağıyla farklı bir sunum yapar. Öte yandan, şiir ve yemek de sabır ister. Bir pilavın demlenmesi gibi, bir şiirin de beklemesi, demlenmesi gerekir. Kendimden örnek vereyim, lisede yazdığım şiirlere baktığımda, bazen “iyi ki bekletmişim” diyorum. Başka bir benzerlik, şiirde ve yemekte denge önemli. Yemekte çok tuzun olamayacağı gibi şiirde çok süslü kelimeler olamaz, bir yalınlık olmalı. Sevgiyle pişen bir yemeğin tadı başkadır, tıpkı içtenlikle yazılan bir şiir gibi.” “Roman her gün yanından geçtiğimiz sıradanlıkların aşinalık örtüsünü kaldırdığımız zaman şiir ortaya çıkar.” Bir diğer oturum ise Yazar Hakan Akdoğan’ın konuştuğu Şiir ve Roman oldu. Yazar Akdoğan sanatseverlere kısaca şunlardan bahsetti: “Sanat kişinin kendisine dışarıdan bakma yöntemidir. Roman ve şiir aslında en çok kaygıyla uğraşır. Kaygı, kurucu bir öğedir. Kaygının ne kadar başat bir duygu haline geldiğini görüyoruz. Roman, her gün yanından geçtiğimiz sıradanlıkların, aşinalık örtüsünü kaldırdığımız zaman şiir ortaya çıkar. Belki de roman, şiirselliğe ulaşma arzusudur.” Attila İlhan 100 Yaşında Günün son oturumunun konusu Attila İlhan 100 Yaşında oldu. Neslihan Altun, Osman Palabıyık, Nilüfer Altunkaya; Attila İlhan ve şiirleri hakkında konuştu. Neslihan Altun: “Attila İlhan emperyalizmin küreselleşmenin maskesi altında olduğunu söylemiştir. Emperyalizm artık kendinden söz ettirmemeyi başarmış durumda. Küresel güçler diyoruz, bazı odaklar diyoruz. Attila İlhan bunu görmüştür. ‘Şiir kendiliğinden oluşan bir duygu seli olamaz’ diyor Attila İlhan” şeklinde; Nilüfer Altunkaya: “Attila İlhan’ın entelektüel açıdan farkını yaratan şey, yeni bakış açılarını getirmesidir.” şeklinde, Osman Palabıyık ise, Attila İlhan’ın Abbas Yolcu kitabından alıntılar yaparak konuşmalarını gerçekleştirdi. Oturumların son bulmasıyla Şiir Buluşması; şiir okumaları, Armağan Çakır ve Alev Yazıcı’nın müzik dinletisi ile devam etti. Şiir Buluşması’na katılan şairler, müzik eşliğinde şiirlerini okudular. Şiir okumalarının ardından, üç gün boyunca sanatseverlerin keyifle ve dikkatle takip ettiği 13. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması sona erdi.

Başkan Ataç: ''Şiir Bizi Birbirimize Yakınlaştırır'' Haber

Başkan Ataç: ''Şiir Bizi Birbirimize Yakınlaştırır''

Tepebaşı Belediyesi’nin düzenlediği 13. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması, Özdilek Sanat Merkezi’nde düzenlenen törenle başladı. Açılışta konuşan Başkan Ataç: “Şiir daima insan ruhuna dokunur, bizi birbirimize yakınlaştırır.” dedi. Tepebaşı Belediyesi Özdilek Sanat Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleşen törene Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra Tepebaşı Belediye Meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, şairler ve Eskişehirli şiirseverler katıldı. Etkinlik öncesinde 13. Uluslararası Şiir Buluşması’nın konuk sanatçısı Muhammed Ali Aslan’ın imza töreni ile başladı. “Şiirin enerjisini her zaman hissettik” Törende konuşan Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması Direktörü Haydar Ergülen: “Kimi zaman çok konuğumuz oldu, kimi zaman az konuğumuz oldu. Ama şiirin enerjisini her zaman hissettik. Giderek de bunu daha fazla hissediyoruz. Özellikle bu karanlık günlerde. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bir sözü var. Karanlığın en çok koyulaştığı yer sabaha en yakın olduğumuz yerdir diyor. Umarım bu karanlık geceden biran önce çıkarız.” dedi. “Şiir varsa umut var demektir” Şiir Buluşması’na katılan şairler adına konuşan Nilüfer Altunkaya: “Gelenekselleşen bu şiir buluşmalarının gerçekleşmesi için desteğini esirgemeyen Tepebaşı Belediye Başkanımız Ahmet Ataç’a, düzenleme kuruluna ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. 13 yıldır bu etkinliklerde ülkemizde farklı politikalara sahip şairleriyle ve dünyanın çeşitli ülkelerinden konuk ettiğimiz şairlerle bir araya geliyoruz. Gittikçe çoraklaşan bir ortamda Türkçemizin olduğu kadar dünya dillerinin de şiir adına nabzını tutuyoruz. Yani sanat ve şiirin özgülüğü için de Eskişehir’imiz ülkemizin bulunduğu bu zor koşullarda yüreğimizi ferahlatmaya devam ediyor. Çünkü şiir varsa, umut var demektir.” diye konuştu. Başkan Ataç: Şiirin tüm insanlığa rehberlik etmesini temenni ediyorum Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç: “Bugün bizim düğün günümüz. Herkesin yüzünün gülmesini istiyoruz. Çünkü kara bulutlar çok dolaşmaya başladı. Bizim yıl boyu düzenlediğimiz üç tane önemli etkinliğimiz var. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu, Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması ve Uluslararası Sanat Çalıştayı… Bunlar gerçekten önemli işler. Bugün Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması’nı gerçekleştiriyoruz. Şiir bazen bir sevdayı anlatır. Bazen bir kentin sessizliğini, bazen de bir hasreti, özlemi veya isyanı okursunuz şiirin mısralarında. Ama neyi anlatırsa anlatsın, şiir daima insan ruhuna dokunur, bizi birbirimize yakınlaştırır. Bir gazetede okumuştum; John Berger bir öyküsünde Lizbon’daki bir ağacı tarif ediyor. Heybetli bir gövdesi var, herhalde bizim çınar ağaçları gibi. “Yirmi metrelik yarıçapıyla, su geçirmez dev bir şemsiye oluşturuyor” diyor. Ağacın üzerinde, yanından gelip geçenlerin okuması için bir şiir yazılmış. Şiirde; “Ey yanımdan geçip giden ve bana elini uzatan, bana zarar vermeden bana iyi bak. Ben senin çapanın sapıyım, evinin kapısıyım, beşiğinin de tabutunun da tahtasıyım.” Hani bizde Anadolu’da buna çok benzer bir söyleyiş vardır: “Ağaca balta vurmuşlar, sapı benden diye üzülmüş.” Bu deyiş aslında doğaya uzanan insanın, kendine uzandığını hatırlatan bir bilgeliktir; tıpkı ağacın gövdesinde yazılan o şiirin anlattığı gibi. Bu şiirin adı Ağaç Duası'dır. Ağaç, üzerindeki şiir ile yanından gelip geçenlere yol gösterir, rehberlik eder. Yüzyıllar önce bu topraklarda yaşayan büyük ozan Yunus Emre’nin ya da Lizbon’daki üzerinde şiir yazılan ağacın yol gösterdiği gibi, şiirin de tüm insanlığa rehberlik etmesini temenni ediyorum. Hepinize şiirle dolu günler diliyorum.” ifadelerini kullandı. Programda daha sonra etkinliğe katılan şairlere teşekkür belgeleri takdim edildi. Takdim töreni sonrasında Ahmet B. Tamu tarafından Kaptan’a Selam isimli stand-up gösterisi gerçekleştirildi. Akabinde sahneye çıkan Tozan Alkan ve arkadaşlarının konseri ise katılımcılardan tam not aldı. Şiir Buluşması dolu dolu geçecek 6-8 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek etkinliğe 1’i yabancı 15’i ise ülkemizden olmak üzere 16 sanatçı katılıyor. Gerçekleştirilecek etkinlikler arasında çocuklar için masal etkinliklerinin yanı sıra 1 film gösterimi, şiir okumaları, Attila İlhan anma oturumu, müzik dinletisi gibi etkinlikler Eskişehirliler ile buluşuyor.

Şiir Buluşması Şair ve Şiir Severleri Bir Araya Getirdi Haber

Şiir Buluşması Şair ve Şiir Severleri Bir Araya Getirdi

Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen 13. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması etkinliğinin ikinci günü şiir okumaları, müzik dinletisi ve oturumlar ile dolu dolu geçti. Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen uluslararası 3 sanat etkinliğinden biri olan Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması etkinlikleri başladı. Ulusal ve yabancı 16 şairin katılımıyla gerçekleşen buluşma kapsamında birçok etkinlik düzenlendi. Buluşma kapsamında düzenlenen şiir oturumlarına çok sayıda şiir sever katıldı. Şiir ve Direniş Buluşmada Yasemin Çargıt, Zeynep Tuğçe Karadağ ve Cenk Gündoğdu’nun konuşmacı olduğu Şiir ve Direniş adlı oturum gerçekleşti. Oturumda farklı ülkelerde yaşanan olaylar, şair ve şiirlerinden örnekler ele alındı. Şair Zeynep Tuğçe Karadağ: “Şiiri tekrar tekrar okumak bir direniştir. Şiir bize düşünme alanı açar. Şair kelimelere yeni sesler tonlar anlamlar katar. Şair aslında sözcük arkeolojisi yapar. Tarih kronolojik olarak unutturur, şiir duygusal olarak hatırlatır. Şiir için hayatını kaybeden insanlar var. Türkiye’de şiirin rengi karadır.” diye konuştu. “İhtiyaç duyduğumuz şey şiirin varlığından güç almak” Şiirin direniş olmasının başka boyutunun da hafıza olduğunu belirten Yasemin Çargıt: “Hafıza yaratmak ve bunu şiirle yaratmak çok kıymetlidir.” dedi. Direnişin bir sezgi hali olduğunu vurgulayan Cenk Gündoğdu: “Bazı şairler duruşlarıyla politik direncin içinde yer alıyorlar. Şairlerdir dili değiştirenler. Halk şairlerinin söylediği şeyler dili buraya getiren şeylerdir. Politik olan değil de apolitik olan direnç daha anlamlı geliyor bana. İhtiyaç duyduğumuz şey şiirin varlığından güç almak.” ifadelerini kullandı. “Varsa yoksa Eskişehirspor” Şiir ve Direniş oturumun ardından ise Haydar Ergülen’in konuşmacı olduğu Futbol ve Şiir söyleşisi gerçekleştirildi. Söyleşide konuşan Ergülen: “Bu yıl Eskişehirspor’un kuruluşunun 60. yılı. Ben 9 yaşındaydım kurulduğunda. Ben yıllarca gazeteleri biriktirdim, Eskişehirspor haberlerini. Zaman zaman okurdum. İslam Çupi adını bilirsiniz. Futbolu anlatırken Yahya Kemal’den bahsederdi. Kişileri, adları, tarihleri birbirine bağlardı. Bunlar bana çok heyecan verirdi. Varsa yoksa Eskişehirspor, haricinde futbolla ilgim yok. Her yıl açılış maçlarına gitmeye çalışırım. Yenmek yenilmek değil önemli olan. Stada gittiğinizde Eskişehir’in bütün temsiliyetini görürsünüz.” dedi. “Bu şehir cumhuriyet şehri” Eskişehirspor ile ilgili anılarını anlatan Ergülen: “Es Es solcuların takımıdır. Eskişehirspor’u diğer takımlardan ayıran şey bu takımı solcuların da tutuyor olmasıdır. Ben şehrimi hiç terk etmedim, siyah kırmızı, Eskişehirspor. Eskişehirspor’un Amigo Orhan’ı sahaya inip tüm tribünleri ayağa kaldırırdı. Türk futbolunun en büyük amigolarından. Yine Eskişehir’de top oynamış efsane futbolcularımızdan Fethi Heper’i de anmamak olmaz. Onun futbola kattıkları anlatmakla bitmez. Bu şehir cumhuriyet şehri. Sosyalist olarak büyüyorsun. Eskişehirspor bir üniversite takımı olarak kuruldu. Şehre sahip çıkmak takıma sahip çıkmak gibi.” diye konuştu. Ergülen ayrıca “ESKİ Şehir Spor” kitabından da söz etti. Oturumun sonunda Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu Sanat Direktörü Prof. Bilgehan Uzuner tarafından Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması Direktörü Haydar Ergülen’e kendi çizdiği Eskişehir tren garının resmini hediye etti. Şairler şiirlerini okudu Gerçekleştirilen oturumların ardından ise şairler Tozan Alkan, Nilüfer Altunkaya, Hasan Erkek, Claire Lajus (Fransa), Osman Palabıyık, Abdülkarim Baderkhan, Zeynep Tuğçe Karadağ, Yasemin Çargıt, Neslihan Altun, Cenk Gündoğdu ve Umuthan Tilev müzik eşliğinde şiirlerini seslendirdi. Şiir Buluşmalarının ikinci günü etkinlikleri yönetmenliğini Tozan Alkan ve Özge Cengiz’in yaptığı “Biraz Toprak” film gösterimi ile son buldu.

Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması 13’ncü Kez Başlıyor Haber

Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması 13’ncü Kez Başlıyor

Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen 13. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması 16 şairin katılımıyla gerçekleştirilecek. Etkinliğin basın toplantısında konuşan Başkan Ataç: “Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşmaları, yalnızca bir festival değil; sözcüklerin, dillerin ve kalplerin buluştuğu evrensel bir kardeşlik şölenidir.” dedi. Tepebaşı Belediyesi’nin Eskişehir’i dünyaya tanıttığı 3 uluslararası sanat etkinliğinden biri olan Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması devam ediyor. Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen 13. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması etkinliği, 6-8 Kasım tarihleri arasında yerli ve yabancı 16 şairin katılımıyla gerçekleştirilecek. Etkinliğin basına yönelik tanıtım toplantısı Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması Direktörü Haydar Ergülen, şairler ve basın mensuplarının katılımı ile gerçekleştirildi. Başkan Ataç: Hepinizi bu büyülü yolculuğa davet ediyorum Etkinlikte konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç: “Bu sene 13.’sünü düzenleyeceğimiz Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması’na sayılı gün kaldı. Bildiğiniz üzere şiir serüvenimiz ilk kez 2011 yılında başladı. O günden bugüne dünyanın pek çok farklı ülkesinden ve ülkemizin dört bir yanından şairlerimizi Eskişehir’de ağırladık. Tüm konuk şairlerimiz Eskişehir’in birer sanat elçisi olarak kendi evlerine, şehirlerine ve ülkelerine geri döndü. Büyük halk şairimiz Yunus Emre’nin doğduğu bu topraklarda, şiirin evrensel dilini dünyaya duyurmak bizler için ayrı bir onur kaynağıdır. Bu buluşmalar, yalnızca şiirin büyülü dünyasında yolculuğa çıkmakla kalmadı, aynı zamanda yeni dostluklara kapı araladı. İnsanlığın ortak acılarını ve sevinçlerini paylaştı. Kısacası, Yunus’un yüzyıllar öncesinden seslenen “Sevelim, sevilelim” çağrısını tüm dünyaya ulaştırdı. Bu büyük emekte, yıllar boyunca yanımızda olan kuruluşlar, Türkiye Yazarlar Sendikası, PEN ve Kültürlerarası Şiir ve Çeviri Akademisi ile işbirliğinde çalıştık. Şiir Buluşması Düzenleme Kurulumuzun değerli üyeleri Haydar Ergülen, Rahmi Emeç, Prof. Dr. Medine Sivri, Prof. Dr. Hasan Erkek, Araş. Gör. Dr. Şakir Özüdoğru, Erol Büyükmeriç ve Ömer Asaf Tosun’un emekleri büyüktür. Her yıl şiir buluşmalarımızda çocuklarımız için özel etkinlikler düzenleyerek onları şairlerle tanıştırıyoruz. Şiirle ilk kez karşılaşan çocuklarımızın gözlerindeki o pırıltı bizlere her defasında umut veriyor. Aynı şekilde, bundan önceki buluşmalarımızda şairlerimizi Frig Vadisi - Yazılıkaya Anıtı gibi kadim miraslarımızla buluşturup, o büyülü atmosferde tarihin, kültürün ve sanatın eşsiz birleşimine tanıklık etmelerini sağladık. Bugüne kadar 35 farklı ülkeden 90 yabancı şairi ve 246 Türk olmak üzere toplam 336 şairi kentimizde ağırladık. Her yıl bir ülkeyi “odak ülke” seçerek o ülkenin şiir kültürünü daha yakından tanıdık. 2012’de Danimarka, 2013’te Balkanlar, 2015’te İskandinav Ülkeleri, 2016’da Norveç, 2018’de Finlandiya, 2019’da Macaristan, 2023’te Portekiz ve geçtiğimiz yıl 2024’te İran şiirini ele aldık. Bu yıl da odak ülkemiz Fransa olacak. Bu yıl, 6-8 Kasım tarihleri arasında 15 Türk 1 yabancı sanatçı olmak üzere toplam 16 şair ile Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşmalarının 13.sünü gerçekleştireceğiz. Bu seneki odak ülkemiz Fransa’dan 1 şairimiz Claire Lajus aramızda olacak. Ve ülkemizin farklı şehirlerinden 15 Türk şair de Eskişehir’in şiir yolculuğuna katkıda bulunmak için burada olacaklar. Üç gün boyunca, dolu dolu bir programla Eskişehirlileri sanatla buluşturmaya hazırlanıyoruz. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşmaları, yalnızca bir festival değil; sözcüklerin, dillerin ve kalplerin buluştuğu evrensel bir kardeşlik şölenidir. Hepinizi bu büyülü yolculuğa davet ediyorum.” ifadelerini kullandı. Buluşmada yer alacak şairler 13. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması’na katılacak sanatçılar ise şu şekilde: “Claire Lajus (Fransa), Ahmet B. Tamu, Cenk Gündoğdu, Hasan Erkek, Neslihan Altun, Nilüfer Altunkaya, Osman Palabıyık, Rahmi Emeç, Tozan Alkan, Umuthan Tilev, Yasemin Çargıt, Zeynep Tuğçe Karadağ, Efruze Esra Alptekin, Hakan Akdoğan ve Festival Direktörümüz Haydar Ergülen.” 6 Kasım Perşembe İmza Günü- Açılış Töreni-Stand-up Gösterisi ve Konser 13. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması, 6 Kasım Perşembe günü Özdilek Sanat Merkezi’nde saat 17.00’de konuk sanatçı Muhammed Ali Aslan’ın imza töreni ile başlayacak. Ardından Şiir Buluşması açılış töreni gerçekleştirilecek. Açılış günü etkinlikleri kapsamında Ahmet B. Tamu tarafından Kaptan’a Selam isimli stand-up gösterisi gerçekleştirilecek. Ardından ise Tozan Alkan konseri katılımcılar ile buluşacak. 7 Kasım Cuma Tepebaşı Özdilek Sanat Merkezi’nde saat 15.00’te Yasemin Çargıt, Zeynep Tuğçe Karadağ ve Cenk Gündoğdu’nun konuşmacı olduğu Şiir ve Direniş adlı oturum gerçekleşecek. Saat 16.00’da Haydar Ergülen’in konuşmacı olacağı Futbol ve Şiir oturumu gerçekleşecek. Saat 18.00’de Şiir Okumaları ve Müzik Dinletisi gerçekleştirilecek. Bu oturumda şairler; Tozan Alkan, Nilüfer Altunkaya, Hasan Erkek, Claire Lajus, Osman Palabıyık, Zeynep Tuğçe Karadağ, Yasemin Çargıt, Neslihan Altun, Cenk Gündoğdu, Umuthan Tilev ve Rahmi Emeç yer alacak. Saat 19.00’da ise senaryosu Tozan Alkan’a ait “Biraz Toprak” isimli film gösterimi yapılacak. 8 Kasım Cumartesi Tepebaşı Belediyesi Özdilek Sanat Merkezi’nde saat 14.00’te Umuthan Tilev’in konuşmacı olacağı Şiir ve Lezzet oturumu düzenlenecek. Saat 15.00’te moderatörlüğünü Haydar Ergülen’in yapacağı Şiir ve Roman oturumu gerçekleşecek. Oturumda Hakan Akdoğan konuşmacı olarak yer alacak. Saat 16.00’da Attila İlhan 100 Yaşında oturumu düzenlenecek. Oturumda Attila İlhan şiirleri ile anılacak. Oturumda Neslihan Altun, Rami Emeç, Osman Palabıyık ve Nilüfer Altunkaya konuşmacı olacak. Saat 17.30’da Şiir Okumaları ve Müzik Dinletisi gerçekleştirilecek. Çocuklara özel etkinlikler 7 Kasım Cuma günü saat 10.00’da Melih Savaş Yaşam Köyü’nde Efruze Esra tarafından çocuklar için masal etkinliği düzenlenecek. Saat 14.00’te de Bahriye Üçok Eğitim ve Gelişim Merkezi’nde çocuklara Çirkin Ördek Yavrusu’na Yeniden Bakmak isimli etkinlik gerçekleştirilecek. Kitabın yazarı Hasan Erkek de etkinlikte konuşmacı olarak yer alacak. Sergi Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması’nda karikatüristler Aziz Yavuzdoğan, Ekrem Borazan ve Mehmet Zeber tarafından hazırlanan Şairlerin Çizgili Yüzleri Karikatür Sergisi Tepebaşı Özdilek Sanat Merkezi’nde gezilebilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.