SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sağlık-Sen

Porsuk Haber Ajansı - Sağlık-Sen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık-Sen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sağlık Çalışanlarının Talepleri Gündeme Taşındı Haber

Sağlık Çalışanlarının Talepleri Gündeme Taşındı

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü İsmail Öztürk’ü ziyaret ederek Eskişehir’de görev yapan sağlık çalışanlarının taleplerini, personel ihtiyaçlarını ve sahada yaşanan sorunları gündeme taşıdı. Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü İsmail Öztürk ile bir araya gelerek Eskişehir’de sağlık çalışanlarının karşılaştığı sorunları ve sağlık kuruluşlarının öncelikli ihtiyaçlarını değerlendirdi. Görüşmede, sağlık hizmetlerinin daha etkin ve verimli yürütülmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve sahada yaşanan sorunların çözüme kavuşturulması konuları ele alındı. Eskişehir’de sağlık çalışanlarının sorunları gündeme geldi Gerçekleştirilen ziyarette, saha çalışmalarından elde edilen talep ve beklentiler ile hazırlanan personel çalışma raporu Genel Müdür İsmail Öztürk’e sunuldu. Görüşmede ayrıca geçici görevlendirmeler nedeniyle yaşanan sorunlar, merkez ve ilçe hastanelerinin hekim ve sağlık personeli ihtiyaçları ile aile hekimliği sisteminde karşılaşılan sorunlar değerlendirildi. Eskişehir’in sağlık alanındaki mevcut durumu ve öncelikli ihtiyaçlarının da paylaşıldığı görüşmede, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve sağlık hizmetlerinin niteliğinin artırılması amacıyla çözüm önerileri dile getirildi. Hasan Hüseyin Köksal: Sağlık çalışanlarımızın sorunlarının takipçisiyiz Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, ziyaretin ardından yaptığı değerlendirmede, sağlık çalışanlarının sahada yaşadığı sorunların doğru şekilde tespit edilmesinin ve ilgili makamlara iletilmesinin öncelikleri olduğunu belirtti. Köksal, sağlık çalışanlarının taleplerini ve beklentilerini ilgili makamlara ileterek çözüm üretilmesi için kararlılıkla takipçi olduklarını ifade etti. Sahada görev yapan sağlık çalışanlarının karşılaştığı sorunlara dikkat çeken Köksal, personel yetersizliği, geçici görevlendirmeler nedeniyle yaşanan sıkıntılar ve hastanelerin hekim ile sağlık personeli ihtiyaçlarını Genel Müdür İsmail Öztürk ile paylaştıklarını söyledi. Köksal, aile hekimliği sisteminde yaşanan sorunların da sağlık hizmetlerinin niteliği ve çalışanların çalışma koşulları açısından önemli olduğunu vurguladı. Sağlık çalışanlarının her koşulda yanında olmayı sendikal sorumluluklarının temel bir gereği olarak gördüklerini belirten Köksal, sahadan gelen talepleri önemsediklerini ve çözüm bekleyen sorunların takipçisi olmaya devam edeceklerini kaydetti. Sağlık Bakanlığı’na teşekkür etti Ziyaret kapsamında gösterilen ilgi ve yaklaşımdan duyduğu memnuniyeti dile getiren Hasan Hüseyin Köksal, Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü İsmail Öztürk’e nazik kabulleri, samimi yaklaşımı ve çözüm odaklı değerlendirmeleri dolayısıyla teşekkür etti. Köksal, görüşmenin Eskişehir’in sağlık alanındaki ihtiyaçlarının karşılanmasına ve sağlık çalışanlarının sorunlarının çözümüne katkı sunmasını temenni etti. Sağlık-Sen’den mücadele mesajı Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Köksal, sağlık çalışanlarının haklarını savunmaya, çalışma koşullarının iyileştirilmesi için mücadele etmeye ve Eskişehir’de sunulan sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine katkı sağlamaya devam edeceklerini bildirdi. Sendika, sağlık çalışanlarının sesi olmayı, sahada yaşanan sorunları gündeme taşımayı ve çözüm süreçlerini kararlılıkla takip etmeyi sürdüreceklerini belirtti.

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Köksal: “Sağlık Çalışanları Yorgun, Atama Sayısı Yetersiz” Haber

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Köksal: “Sağlık Çalışanları Yorgun, Atama Sayısı Yetersiz”

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan 38 bin yeni sağlık personeli atamasını değerlendirdi. Atama kararını desteklediklerini ancak sayının sağlık çalışanlarının ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli olmadığını belirten Köksal, Eskişehir’e daha fazla sağlık personeli istihdam edilmesi gerektiğini söyledi. Köksal, kentte yeni hastane yatırımlarına ihtiyaç duyulduğunu da vurguladı. Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, sağlık çalışanlarının yaşadığı personel yetersizliği, yoğun iş yükü ve çalışma koşullarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan 38 bin yeni sağlık personeli atamasını değerlendiren Köksal, yeni istihdam kararının olumlu olduğunu ancak sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından daha fazla personel alımına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Sağlık hizmetlerinde yalnızca yeni hastane binaları yapmanın yeterli olmadığını belirten Köksal, bu binalarda görev yapacak sağlık çalışanlarının sayısının da artırılması gerektiğini dile getirdi. Eskişehir’deki sağlık personeli ihtiyacına dikkat çeken Köksal, kentteki mevcut hastanelerin artan hizmet talebini karşılamakta zorlandığını savundu. “38 Bin Yeni Sağlık Personeli Ataması Olumlu Ancak Yeterli Değil” Sağlık Bakanlığının açıkladığı 38 bin yeni sağlık personeli atamasını değerlendiren Hasan Hüseyin Köksal, kararın sağlık çalışanları açısından umut verici olduğunu belirtti. Ancak açıklanan sayının mevcut personel açığını kapatmak için yeterli olmayacağını ifade eden Köksal, atamaların hızlandırılması ve sayının artırılması gerektiğini söyledi. Yeni personel alımının sağlık hizmetlerine katkı sağlayacağını kaydeden Köksal, sağlık çalışanlarının uzun süredir yoğun iş yükü altında görev yaptığını belirterek, personel ihtiyacının yalnızca yeni atamalarla değil, sahadaki gerçek çalışma koşulları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Köksal, açıklanan atama sayısının önemli bir gelişme olduğunu ancak sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunların çözümü için daha kapsamlı adımlara ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi. “Sağlık Çalışanları İki Kişilik İş Yapıyor” Sağlık çalışanlarının iş yükünün giderek arttığına dikkat çeken Köksal, özellikle hemşirelerin çalışma koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mevcut personel sayısının sağlık hizmetlerinin gerektirdiği iş gücünü karşılamadığını belirten Köksal, sağlık çalışanlarının uzun mesailerle hizmet sunmaya çalıştığını ifade etti. Köksal, normal çalışma süresinin üzerine çıkan fazla mesailer nedeniyle çalışanların ağır bir yük üstlendiğini belirterek, sağlık çalışanlarının mevcut koşullarda birden fazla kişinin işini yapmak zorunda kaldığını söyledi. Sağlık çalışanlarının Avrupa’daki meslektaşlarına kıyasla daha ağır bir iş yüküyle karşı karşıya olduğunu savunan Köksal, personel eksikliğinin çalışanların motivasyonunu ve sunulan hizmetin niteliğini olumsuz etkilediğini dile getirdi. Sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunların siyasi iradeye, bürokratlara ve bakanlık yetkililerine defalarca iletildiğini belirten Köksal, personel ihtiyacının artık ertelenmeden karşılanması gerektiğini kaydetti. “Eskişehir’de Sağlık Personeli Sayısı Sahadaki Gerçeği Yansıtmıyor” Eskişehir’de yaklaşık 8 bin 500 sağlık personelinin bulunduğuna ilişkin rakamlara dikkat çeken Köksal, personel sayısının değerlendirilmesinde yalnızca kadro ve toplam çalışan sayısına bakılmasının yeterli olmadığını savundu. Köksal, kentteki sağlık personelinin yaklaşık yüzde 20’sinin çeşitli nedenlerle aktif nöbet hizmetinde görev alamadığını öne sürdü. Engellilik, bakıma muhtaç aile bireylerinin sorumluluğunu üstlenme ve benzeri nedenlerle çalışanların tamamının sahada aynı şekilde görev yapamadığını belirten Köksal, fiilen hizmet sunan personel sayısının dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Sağlık çalışanlarının toplam sayısı üzerinden yapılan değerlendirmelerin Eskişehir’in gerçek personel ihtiyacının gözden kaçmasına neden olabileceğini belirten Köksal, yeni atamalarda kentte fiilen görev yapan personel sayısının esas alınması gerektiğini söyledi. Köksal, Eskişehir’in açıklanan 38 bin kişilik atama kapsamında yeterli sayıda sağlık personeli alamaması durumunda kentteki sağlık hizmetlerinin daha da zorlanabileceği uyarısında bulundu. “Yeni Hastane Binaları Tek Başına Yeterli Değil” Sağlık yatırımlarında fiziki koşulların iyileştirilmesinin önemli olduğunu ancak yeterli personel olmadan kaliteli hizmet sunulamayacağını ifade eden Köksal, yeni hastane binalarıyla birlikte insan kaynağının da güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Hastanelerin fiziki kapasitesinin artırılmasının yanı sıra sağlık çalışanı sayısının da aynı doğrultuda artırılması gerektiğini söyleyen Köksal, çalışanların mevcut iş yükü nedeniyle hastalara yeterli zamanı ayırmakta zorlandığını dile getirdi. Şehir hastanesinin fiziki imkânları ve yemek hizmetleri konusunda olumlu değerlendirmeler yapıldığını belirten Köksal, buna karşın hemşirelerin hastalarla daha fazla ilgilenmesi yönünde şikâyetler bulunduğunu aktardı. Köksal, sağlık çalışanlarının yoğunluk nedeniyle dinlenmeye ve temel ihtiyaçlarını karşılamaya dahi yeterince zaman bulamadığını ifade ederek, sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmenin yolunun yalnızca binaları büyütmekten değil, yeterli sayıda sağlık çalışanı istihdam etmekten geçtiğini vurguladı. Eskişehir’e Yeni Diş Hastanesi Çağrısı Eskişehir’deki sağlık yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Köksal, kentte yeni bir diş hastanesine ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Mevcut diş hastanesinin yaklaşık 2007 yılında yapılan planlama doğrultusunda hizmet verdiğini belirten Köksal, hastanenin artan ihtiyacı karşılayabilmesi için yeni bir sağlık yatırımının gündeme alınması gerektiğini ifade etti. Köksal, kentteki diş sağlığı hizmetlerinin kapasitesinin artırılması ve vatandaşların ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verilebilmesi için yeni bir diş hastanesinin gerekli olduğunu savundu. Osmangazi Üniversitesi İçin Yeni Hastane İhtiyacı Köksal, Eskişehir’deki hastane yatırımları kapsamında Osmangazi Üniversitesi bünyesindeki sağlık hizmetlerinin fiziki koşullarına da dikkat çekti. Mevcut hastane yapısının yaklaşık 35 yıllık olduğunu belirten Köksal, yeni bir hastane binasına ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi. Sağlık hizmetlerinde artan talep karşısında fiziki kapasitenin ve personel sayısının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Köksal, hem çalışanların daha iyi koşullarda görev yapabilmesi hem de vatandaşların nitelikli sağlık hizmetine erişebilmesi için yeni yatırımların önem taşıdığını ifade etti. “Eskişehir’e Üçüncü Hastane Yapılmalı” Eskişehir’in sağlık hizmetleri açısından yeni bir hastaneye ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Köksal, kentte üçüncü hastane talebini yineledi. Mevcut hastanelerdeki yoğunluğun sağlık çalışanlarının iş yükünü artırdığını belirten Köksal, sağlık hizmetlerinin kapasitesinin artırılması için yeni hastane yatırımlarının gerekli olduğunu söyledi. Köksal, yeni hastanelerin hizmete açılmasıyla birlikte yeterli sağlık personelinin de istihdam edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, personel ihtiyacı karşılanmadan yapılacak fiziki yatırımların tek başına beklenen sonucu vermeyeceğini ifade etti. Eskişehir’de sağlık personelinin toplam sayısına bakılarak ihtiyacın yeterli görülebileceğini ancak fiilen görev yapan çalışan sayısının daha düşük olduğunu savunan Köksal, bu durumun yeni atamalarda kentin aleyhine sonuç doğurmaması gerektiğini belirtti. “Sağlık Çalışanları İşe Giderken Zorlanıyor” Açıklamasının sonunda sağlık çalışanlarının yaşadığı yorgunluğa ve motivasyon kaybına dikkat çeken Hasan Hüseyin Köksal, personel eksikliğinin hem çalışanları hem de sağlık hizmetlerinden yararlanan vatandaşları etkilediğini söyledi. Sağlık Bakanlığının yeni personel ataması kararını desteklediklerini yineleyen Köksal, sağlık çalışanlarının daha iyi koşullarda hizmet sunabilmesi için atamaların artırılması, personel ihtiyacının doğru belirlenmesi ve Eskişehir’in sağlık yatırımlarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Köksal, 38 bin yeni sağlık personeli alımının olumlu bir adım olduğunu ancak mevcut sorunların çözümü için yeterli olmadığını belirterek, sağlık çalışanlarının yorgun olduğunu ve artık işe giderken dahi zorlandığını ifade etti. Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, sağlık hizmetlerinin niteliğinin yükseltilmesi için personel açığının giderilmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve Eskişehir’in yeni hastane ihtiyaçlarının karşılanması çağrısında bulundu.

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Kadınlar Komisyonunda Bayrak Değişimi Haber

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Kadınlar Komisyonunda Bayrak Değişimi

Sağlık-Sen Eskişehir Şubesi Kadınlar Komisyonu Başkanlığında görev değişimi gerçekleşti. Komisyon başkanlığı görevini özveriyle yürüten Bengühan Fatma Demirtaş, görevini Filiz Kurt’a devretti. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının çalışma hayatının yanı sıra sosyal ve kültürel yaşamlarına da katkı sunmayı amaçlayan Eskişehir Sağlık-Sen Şubesi, kadın çalışanlar arasındaki dayanışmayı güçlendiren çalışmalarına kararlılıkla devam ediyor. Kadınlar Komisyonu Başkanlığı görevini yürüttüğü süre boyunca, fedakârca 7 gün 24 saat görev yapan sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarını çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklerde bir araya getirerek birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuna önemli katkılar sunan Bengühan Fatma Demirtaş’a teşekkür edildi. Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, görev süresi boyunca ortaya koyduğu özverili çalışmalar ve emeklerinden dolayı Bengühan Fatma Demirtaş’a teşekkür ederek, bundan sonraki yaşamında sağlık, mutluluk ve başarı dileklerini iletti. Başkan Köksal, Kadınlar Komisyonu Başkanlığı görevini devralan Filiz Kurt’a da yeni görevinde başarılar dileyerek, bu anlamlı bayrağı daha ileriye taşıyacağına, kadın sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının talep ve beklentilerini güçlü bir şekilde temsil edeceğine olan inancını ifade etti. Kadınların sendikal mücadeledeki etkin rolünün ve dayanışmasının önemine dikkat çeken Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, Eskişehir Sağlık-Sen Şubesi olarak üyelerin sosyal, kültürel ve mesleki gelişimlerine katkı sunan çalışmaları sürdüreceklerini belirtti. Köksal, kadın sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının birlik ve beraberliğini pekiştiren etkinliklerin önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğini vurguladı.

Sağlık-Sen Şube Başkanı Köksal: "Bu Şehrin Üçüncü Bir Hastaneye İhtiyacı Var" Haber

Sağlık-Sen Şube Başkanı Köksal: "Bu Şehrin Üçüncü Bir Hastaneye İhtiyacı Var"

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, düzenlediği basın toplantısında Eskişehir'deki sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunları, hastane altyapı eksikliklerini ve kamuoyunda tartışılan iddiaları tüm detaylarıyla ele aldı. Sağlık sektöründeki tükenmişliğe, artan iş yüküne, liyakat tartışmalarına ve altyapı yetersizliklerine dikkat çeken Köksal, yetkililere acil ve radikal adımlar atılması çağrısında bulundu. ​Eskişehir genelindeki sağlık çalışanı profiline değinen Köksal, 4D'li işçilerle birlikte şehirde yaklaşık 10 bin kişilik büyük bir sağlık ordusunun görev yaptığını hatırlattı. Ancak bu büyük ordunun ne yazık ki mutsuz, umutsuz ve tükenmiş durumda olduğunu vurguladı. Mevcut personelin artık işe gelmek istemediğini, aşırı yoğun mesailer ve aile düzeninin bozulması sebebiyle boşanma oranlarının tırmanışa geçtiğini defalarca ilgili mercilere ilettiklerini belirtti. Bürokratların sürekli sayısal verilerden ve kaç hasta muayene edildiğinden bahsettiğini ancak sahadaki gerçek insan hikayelerinin ve psikolojik yıkımın görmezden gelindiğini ifade etti. ​Bu tükenmişliğin somut bir örneğini Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) hastane alımları üzerinden veren Köksal, üniversitede yüzlerce kadro için ihaleye çıkıldığını ancak başvuru oranının yüzde 20'lerde kaldığını ve yüzlerce kadronun boş kaldığını duyduklarını söyledi. Türkiye genelinde 200 bin ila 250 bin arasında ebe ve hemşire mezunu varken, 70 bin ila 75 bin lira gibi cazip bir garanti gelirin sunulduğu bu pozisyonlara neden başvuru yapılmadığının idari olarak derinlemesine araştırılması gerektiğini vurguladı. Sağlık çalışanlarının ESOGÜ'deki çalışma şartlarını duyarak başvurmaktan vazgeçtiğini belirten Köksal, bu durumun yetkililer tarafından masaya yatırılması şarttır dedi. ​Eskişehir’in sağlık altyapısının nüfus artışını kaldıramadığını belirten Köksal, Sağlık Bakanlığı'nın Personel Çalışma Sayısı (PDC) güncellemelerinde Eskişehir'in kadrosunu artırmadığını dile getirdi. Her geçen gün emeklilikler ve kronik sağlık sorunları nedeniyle personellerin kaybedildiğini, yerine yenisi alınamadığı için de "yaşlanan bir Eskişehir sağlık ordusu" oluştuğunu kaydetti. Bu dezavantajın altını çizen Köksal, Eski Devlet Hastanesi bölgesine acilen 3. bir hastanenin yapılması gerektiğini, "3. bir hastane açmadan ara eleman alamayız" sözleriyle bir kez daha siyasilere ve seçilmişlere kanıtlarıyla birlikte sundu. ​Gündemi sarsan hastane raporu ve devamsızlık iddialarına da geniş yer ayıran Köksal, olayların gelişim sürecini aktardı. Şehir Hastanesi'nde çalışan bir sekreterin mesajıyla durumdan haberdar olduğunu belirten Köksal, mesaiye yarım saat geç kalanlara anında işlem yapılırken bazı kişilerin yurt dışından rapor alarak mesaide olmamasının adalet duygusunu zedelediğini söyledi. Konuyu öğrenir öğrenmez 1 dakika içinde Sağlık Müdürüne, Valiye ve ilgili başhekime ilettiğini, ancak 2 gün boyunca resmi bir ses çıkmadığını ifade etti. Olayın basına yansımasının ardından konunun çarpıtıldığını ve bazı çevrelerin "Sendika kendi adamını mı atayacak?" gibi asılsız iddialarla konuyu başka bir yöne çekmeye çalıştığını belirten Köksal, bu zihniyete sert tepki gösterdi. 6 bin üyeli bir sendikanın başkanı olarak personel atamak gibi bir derdinin olmadığını, asıl odaklanılması gereken noktanın haksız raporlar ve perşembe-cuma günleri nerede olunduğu sorusu olduğunu vurguladı. Valiliğe açık bir çağrıda bulunarak bu soruşturmanın akıbetinin şeffaflıkla paylaşılmasını istedi ve devlet makamlarının bu tür uygunsuzluklar karşısında daha net duruş sergilemesi gerektiğini ifade etti. ​Eskişehir Osmangazi Üniversitesi hastane binası ve üniversite trafiği tartışmalarına da değinen Köksal, Rektör Hanım'ı bu konularda desteklediklerini belirtti. Üniversite bahçesinin transit yol olarak kullanılmasının hastane güvenliğine zafiyet oluşturduğunu ve akşam saatlerinde binlerce çalışanın evine dönerken çevre yolu gibi kullanılan bu yolda mağdur olduğunu dile getirdi. Üniversitenin görevinin Eskişehir trafiğini çözmek olmadığını söyleyen Köksal, asıl görevin Büyükşehir Belediyesi'nde olduğunu, Hasan Polatkan Caddesi'ne Shell Petrol önüne yapılacak bir batçık ile 20 yıllık Eskişehir trafiğinin çözülebileceğini savundu. Ayrıca ESOGÜ binasının güçlendirilmesi adı altında 1 milyar TL harcanarak butik bir hastaneye çevrilmesine karşı çıktığını, ilk günden beri binanın tamamen yenilenerek yeni bir hastane yapılması gerektiğini savunan tek sendikacı olduğunu hatırlattı ve Rektör Hanım'ın bu yöndeki kararlı tutumunu tebrik etti. ​Ambulans hizmetleri ve sahadaki konuşlanma sorunlarına da değinen Köksal, kendisinin de geçmişte ambulansın her kademesinde çalışmış bir isim olarak hastanın ambulansta acilden daha güvenli olduğunu belirtti. Türkiye genelinde ve Eskişehir'de ambulansların olay yerine ulaşım sürelerinin ilk 10 dakika içinde gerçekleştiğini, 62 aktif ambulansla iyi bir yayılım sağlandığını ifade etti. Ancak büyüyen Eskişehir'de; Aşağı Söğütönü, Yukarı Söğütönü ve Ihlamurkent gibi 50 bini aşan nüfusa sahip yeni mahallelerde ambulansların konuşlanacağı yer bulamadıklarını söyledi. Yerel yönetimlerle merkezi idare arasındaki uzlaşı eksikliği ve bürokratik engeller nedeniyle kamu kurumlarının bu bölgelerde güçlendirilemediğini, Tepebaşı bölgesindeki Alzheimer Merkezi'nden bile yer talep ettiklerinde zorlandıklarını dile getirdi. ​Sağlık kurumlarındaki iç organizasyon sıkıntılarından ve asistan krizlerinden de bahseden Köksal, ESOGÜ'nün YÖK'e bağlı olması sebebiyle sunulan sağlık hizmetlerinin denetiminde boşluklar oluştuğunu ifade etti. Şehir Hastanesi'ne alınan 150 asistanın eğitileceği alan sıkıntıları yaşandığını, bir hocanın egosu yüzünden 20'ye yakın asistanın istifa ettiğini, devletin 25 yılda yetiştirdiği bir tıp doktorunun bu tarz bireysel kaprisler yüzünden küstürülmesinin acil servisleri ve genel sistemi çökerttiğini belirtti. Eskişehir'de ağır ameliyat geçiren hastaların koridordaki tuvaletleri kullanmak zorunda kalmasının ve vatandaşların Osmangazi yerine farklı alternatifler aramasının yöneticiler tarafından şapka öne konarak düşünülmesi gereken büyük bir sorun olduğunu vurguladı. ​Konuşmasının sonunda genel sağlık politikalarına, özel hastane sektörüne ve beyin göçüne değinen Köksal, uzun süreli iktidarların bürokratlarda yarattığı "Beğenmeyen çeksin gitsin" anlayışını eleştirdi. 20-25 bin lira asgari ücretin olduğu bir ülkede 75 bin liralık gelirin beğenilmemesinin sorgulanması gerektiğini, sağlık çalışanlarının potansiyel birer kronik hasta adayı olduğunu ve zorlu mesai şartlarının insan doğasına aykırı olduğunu yineledi. Sağlık sistemindeki rantlara, bıçak parası iddialarına ve özel hastane yoğunluğuna dikkat çeken Köksal, sıfır beklenti ve korkusuz bir duruşla doğruları savunmaya devam edeceklerini belirterek, "Bu bataklığı kurutmadan bu ülkeyi ve sağlık çalışanlarını mutlu edemezsiniz" diyerek sözlerini noktaladı.

Eskişehir’in Trafik Sorunu Var, Çözüm Üniversitede Değil Belediyede! Haber

Eskişehir’in Trafik Sorunu Var, Çözüm Üniversitede Değil Belediyede!

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Kampüsü ve Tıp Fakültesi Hastanesi çevresinde okulların açılmasıyla birlikte yeniden tırmanan trafik sorunu tekrar gündeme geldi. Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''Okullar açılıyor. Her gün yaklaşık 25 bin hasta ve hasta yakını fakülteye gelirken, üniversitede 6 bin çalışan personel görev yapıyor. Trafik sorununun çözülmesini isteyen Eskişehir halkı artık şu gerçeği görmelidir: Şehir içi trafiğini rahatlatacak bat-çık, alt geçit ve üst geçit gibi ulaşım projelerini hayata geçirmek üniversitenin görevi değildir. Osmangazi Üniversitesi’nin yakınındaki benzin istasyonu önünde neden bir bat-çık projesi yapılmasın? Neden Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, bu bölgedeki trafik sorununu kalıcı olarak çözecek büyük ve vizyoner bir ulaşım projesi ortaya koymasın? Bu tür projeleri görmek için Erzurum’a, Ankara’ya, Denizli’ye, Konya’ya veya Gaziantep’e mi gitmemiz gerekiyor? Rektör Hanım’ın aldığı karar doğrudur. Trafiği çözmek üniversitenin işi değildir. Üniversite kampüsüne “kestirme yol” gözüyle bakmak, üniversitenin asli görevlerini göz ardı etmek ve trafik sorununu yanlış yerde çözmeye çalışmak olur. Üniversite güvenliği ve hastane bahçesi; otopark, transit geçiş alanı veya şehir içi çevre yolu değildir. Bu nedenle, üniversitemizin ve hastanemizin güvenliğini ve işleyişini koruyan bu yaklaşımda Rektörümüzün yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Ancak çözüm üretmek zorundayız. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ni; günü kurtaran düzenlemeler yerine, şehrin ulaşım ihtiyacına cevap verecek kalıcı, kapsamlı ve vizyoner projeler üretmeye davet ediyoruz. Eskişehir, 2026 yılında neden büyük bir ulaşım projesine imza atmasın? Neden şehrimizin ihtiyacına uygun, modern ve uzun vadeli bir bat-çık, alt-üst geçit ve ulaşım koridoru hayata geçirilmesin? Eskişehir’in trafik sorunu var. Çözüm üniversitede değil, belediyede. Sorumluluk Büyükşehir Belediyesi’nde!''

Diş Hekimlerini ve Diş Hastanelerini Kimler Yok Sayıyor! Haber

Diş Hekimlerini ve Diş Hastanelerini Kimler Yok Sayıyor!

Eskişehir Sağlık-Sen Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, ağız ve diş sağlığı hastanelerinde uygulanan ek ödeme adaletsizliğine ve performans sistemindeki dengesizliklere sert tepki gösterdi. Sağlık Bakanlığı’nın politikalarının diş hekimlerini mağdur ettiğini belirten Köksal yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Şehrimizde neredeyse her bölgede Ağız ve Diş Sağlığı birimleri bulunuyor. Diş hastanelerimizden her zaman övgüyle bahsediyor, vatandaşımıza verilen hizmeti takdir ediyoruz. Ancak bugün Sağlık Bakanlığı’nın diş hastanelerinde yıldırma ve değersizleştirme politikası uyguladığı yönündeki ciddi sorunları gündeme getirmek zorundayız. Şehir hastaneleri ve devlet hastanelerinde performans özellikli birimler ve özellikli işlemler için sınır konulmazken, diş hastanelerinde emeğin, alın terinin ve akşama kadar verilen yoğun çalışmanın karşılığı aylardır Sağlık Bakanlığı tarafından adeta elinden alınmış durumda. Aynı ilde bir hastanede performans dağıtım oranları her ay %33-36 arasında değişirken, Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nde ek ödeme oranı %22-24 seviyesinde kalıyor. Burada Bakanlık ne yapmaya çalışıyor? Diş hekimlerini küstürelim, çalışmayacak bir sistem oluşturalım, vatandaş da özele mi gitsin? Yoksa gerçekten amaç bu mu? Bu dağıtım oranlarıyla yüzlerce hastaya bakmasına rağmen verdiği emeğin karşılığını alamayan hekimlerimiz; tutması mümkün olmayan hedefler, masa başında alınan ve sahadaki gerçeklerden uzak kararlar nedeniyle her geçen gün daha fazla mağdur ediliyor. Gece gündüz demeden insan sağlığı için fedakârca çalışan hekim ve sağlık ordusu için bu sistem, artık bir motivasyon kaynağı olmaktan çıkmış, eziyet haline gelmiştir. Ağız ve diş hastanelerinde hiç mi özellikli işlem yok? Yıllarca yan dal ve uzmanlık eğitimi için emek veren hekimlerimiz, en değerli yıllarını neden harcadılar? Uzmanlık alanında verilen emeğin karşılığı neden sistem içerisinde yok sayılıyor? Akıl almıyor, sır ermiyor. Bakanlık bürokratları gerçekten diş hastanelerini, hekimlerin çalışma şartlarını ve bir gün içerisinde ne kadar yoğun emek verildiğini biliyorlar mı? Sonra cümle şöyle başlıyor: “Başkanım, tanıdık var mı? Üniversite diş hastanesinden randevu istedim, iki sene sonraya verdiler.” Bir tarafta vatandaş randevu bulamıyor. Diğer tarafta diş hekimine %22-24 ek ödeme reva görülüyor. Aynı ilde, normal hastanelerde oranlar %32-36 seviyelerine çıkarken diş hastanelerinde neden bu oranlar çok daha düşük? Kim koydu bu rakamları? Hangi bilimsel çalışma yapıldı? Hangi saha değerlendirmesi sonucunda bu oranlar belirlendi? Bu rakamların millete ve diş hekimlerine layık görülmesinin mantıklı bir açıklaması var mı? Bir hekimin ek ödemeyi en üst seviyeden alabilmesi için 60 bin puan yapması gerekiyor. Peki nasıl ulaşacak bu rakama? Sonra bunca işlem girildi, şu kadar yanlış yapıldı, şu kadar hedef tutmadı… Sürekli rakam, istatistik ve hedef koyarak kendimizi, personelimizi ve vatandaşımızı kandırıyoruz. Oysa sahada gerçek çok açık: Yüzlerce diş hekimi çalışıyor, yüzlerce hastaya bakıyor, gece gündüz emek veriyor ama emeğinin karşılığını alamıyor. Farkında mısınız? Bunca diş hekimi mağdur. Diş hastanesi çalışanları ek ödeme mağduru. Ve herkes “kör, sağır, dilsiz” rolünü oynuyor. Çözüm aslında çok basit: Emek ve alın terinin karşılığı verilmelidir. Yüzlerce hekim alın teri dökerken, diş hastanelerinin özellikli işlem listesinde neden bir tane bile tıbbi işlem bulunmuyor? Neden yok? Bunun mantıklı bir cevabı var mı? Diş ünitesine oturan her hasta çekilip gönderilmiyor. Bir diş hekiminin 8 saatini izleyin. Bir gün boyunca kaç hastayla ilgilendiğini, hangi işlemleri yaptığını, ne kadar dikkat ve emek harcadığını görün. Diş hekimliği yalnızca “diş çekmekten” ibaret değildir. Bu mesleğin ne kadar zor, ne kadar yoğun ve ne kadar emek isteyen bir meslek olduğunu sahada çalışanlar çok iyi biliyor. Aynı il. İki farklı ödeme sistemi. Yüzlerce mağdur diş hekimi ve sağlık çalışanı. Duyan var mı? Gören var mı? Amaç ne? Diş hekimlerini ve diş hastanelerini kimler yok sayıyor? “Dr. Özele mi gitsin?” Vatandaş zaten randevu bulmakta zorlanırken, kamu sağlık hizmetinde çalışan diş hekimlerinin emeğini değersizleştiren bu sistem devam ederse vatandaşın yükü daha da artmayacak mı? Diş hekimlerini küstürmek, çalışma motivasyonlarını kırmak ve kamu sağlık hizmetini zayıflatmak kimin işine yarayacak? Biz soruyoruz: Bu haksızlığa kim dur diyecek? Duyan var mı, gören var mı?"

Sağlık-Sen Şube Başkanı Köksal: "Eskişehir'de Adeta Bir Hastalık Hastalığı Başladı" Haber

Sağlık-Sen Şube Başkanı Köksal: "Eskişehir'de Adeta Bir Hastalık Hastalığı Başladı"

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, düzenlediği basın toplantısında kentin sağlık sistemine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu ve Eskişehir'de her ay 1 milyon kişinin sağlık kuruluşlarına başvurduğunu belirtti. Köksal, 1 milyon nüfuslu bir şehirde 1 milyon kişinin sağlık kuruluşlarına başvurması durumunda ne kadar yeni bina yapılırsa yapılsın ne kuyrukların biteceğini ne de hastaların yaşadığı sıkıntıların sona ereceğini ifade etti. İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici'yi 8 bin 75 sağlık çalışanının 1 milyon hastaya hizmet verdiğini ifade ederek yoğun emeği ortaya koyduğu için tebrik eden Köksal, aynı zamanda "performans yapın" anlayışıyla doktor ile hasta arasındaki muayene süresinin normalin dışına çıkacak şekilde azaltıldığını gösterdiğini söyledi. Bir ay içerisinde yaklaşık 20 iş günü olduğunu, dahili ve cerrahi branşlardaki doktorların çalışma düzenlerinin farklılık gösterdiğini, örneğin bir hekimin haftanın 5 günlük süresinin ancak 3 gününde poliklinik yapabildiğini aktaran Köksal, Yunus Emre Devlet Hastanesi'nde 180-190 ve Eskişehir Şehir Hastanesi'nde yaklaşık 250 hekimin poliklinik yaptığı bir şehirde 1 milyon başvuru olmasının Eskişehir'de adeta bir "hastalık hastalığı" başladığını gösterdiğini dile getirdi. Vatandaşların sağlık kuruluşlarına başvuru alışkanlıklarının da değerlendirilmesi gerektiğini, kendi yerine bir başkasının birden fazla kez gidip muayene olduğunu belirten Köksal, vatandaşların sağduyulu bir şekilde bilgilendirilerek gereksiz sağlık başvurularının önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı ve Türkiye'deki sağlık sisteminin artık yeniden reformize edilmesi gerektiğini kaydetti. 2007 yılında Eskişehir'de 4 ambulansla hizmet verilirken bugün 67 adet 112 ambulansının hizmet verdiğini, ambulans sayısının yaklaşık 15 kat artmasına rağmen nüfusun yalnızca yüzde 25 arttığını, buna rağmen vatandaşın hâlâ ambulansa ulaşmakta sorun yaşaması durumunda sağlık hizmetinin sunumuyla ilgili sistemin gerçekliğinin dışına çıkılmış demektir dedi. İnsanların doğrudan beyin cerrahisine muayene olabildiğini, Avrupa'da ise bir beyin cerrahına ulaşma süresinin 6 ayı bulabildiğini ve kişinin aile hekimini görmeden doğrudan uzman hekime gitmediğini belirten Köksal, Türkiye'de MHRS'yi arayanlara aile hekimine gitmelerinin söylendiğini ve böyle bir sistemi yönetmenin zor olduğunu ifade ederek Bakanlığa ve paydaşlara çağrıda bulundu, Eskişehir'deki tüm sağlık çalışanlarını emek ve özverilerinden dolayı tebrik etti. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy'u ziyaret ettiklerini ve rektörün yaptığı çıkışın son derece önemli olduğunu belirten Köksal, 1970 yılında temeli atılmış bir binanın yaklaşık 1 milyar TL'lik bütçeyle güçlendirilmesinin yanlış olduğunu, bunun 2026 yılındaki güçlü Türkiye imajına yakışmadığını ve o binanın güçlendirilmek yerine yıkılarak yeniden yapılması gerektiğini savundu. Rektör Gümüşsoy'un binanın yıkılması gerektiğini belirterek Ankara'nın yolunu tutacaklarını ifade ettiğini aktaran Köksal, topun Eskişehir'i temsil eden siyasetçilerde olduğunu, Gaziantep ve Erzurum gibi illere ciddi bütçeler ayrılırken Eskişehir'in bundan mahrum bırakılmaması gerektiğini ve ESOGÜ'ye sıfırdan modern bir hastane binası kazandırılması gerektiğini söyledi. Hastanelerde acil bir şekilde sağlık çalışanı istihdamına ihtiyaç olduğunu belirten Köksal, Yunus Emre Devlet Hastanesi ve Eskişehir Şehir Hastanesi ile ilgili raporda sistemde 890 hemşire görünmesine rağmen yaklaşık 200'ünün nöbet tutamadığını, geri hizmetlerde değerlendirilen bu personelin sahada çalışan meslektaşlarının yükünü paylaşamadığını ifade etti. Her 10 çalışandan 2'sinin aktif nöbet sisteminin dışında kaldığı bir yapıda yetişilemeyeceğini söyleyen Köksal, sağlık çalışanları arasında korunan bir kesim bulunduğuna yönelik rahatsızlıklar olduğunu, sahada çalışabilecek durumda olan herkesin sahada görev yapması gerektiğini belirtti. Eskişehir'in nüfusunun 1 milyona ulaştığını ve Afyonkarahisar, Kütahya, Bilecik gibi çevre illerden de hasta kabul ettiklerini belirten Köksal, siyasetçilerin ve bürokratların araya kimseyi sokmadan randevu alarak sistemi görmesi gerektiğini kaydetti. "Sağlık çalışanı işportacı değildir" diyerek insanları kanser taramasına çağırıp ardından tetkikler için 6 ay sonrasına randevu vermenin insanı psikolojik olarak yıprattığını dile getiren Köksal, alt yapı ve personel uygun değilse sistemin buna göre düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Eskişehir Devlet Hastanesi'nin yerine yaklaşık 600 yataklı yeni bir hastane yapılarak şehrin sağlık yükünün dağıtılmasını isteyen Köksal, Kızılinler'deki termal kaynakların sağlık hizmetine dönüştürülerek üçüncü büyük hastanenin fizik tedavi alanında planlanabileceğini, 1980'li yıllarda Askeri Hastane'de gazilerin tedavi gördüğü gibi kamuda aynı hizmeti verebilecek bir fizik tedavi havuzunun bugün bulunmadığını ifade etti. Karşımızda yorgun aile hekimleri, doktorlar ve hemşireler olduğunu, çalışma koşulları ve personel sayısı düzeltilmediği sürece bu yorgunluğun ortadan kalkmayacağını belirten Köksal, bir hekimin günde 85 hastaya bakmasının mola vermeden çalışsa bile gerçekçi olmadığını ve hastanın bilgisayar ekranından takip edilmek zorunda kalındığını söyledi. Sağlık sisteminin başarısının yalnızca kaç kişiye bakıldığıyla değil, toplumun ne kadar sağlıklı hale geldiğiyle ölçülmesi gerektiğini ifade eden Köksal, Eskişehir'deki sağlık çalışanı sayısının yetersiz olduğunu ve PDC'lerin artan nüfus ve çevre illerden gelen hastalar dikkate alınarak güncellenmesi gerektiğini vurguladı. Devlet hastaneleri ve diş hastanelerinde yaklaşık 180 diş hekimi ile hizmet verildiğini, tıp fakültesi dahil kamudaki diş hekimi sayısının 260'a yaklaştığını, özel sektörde ise yaklaşık 400 diş hekimi bulunduğunu belirten Köksal, 2015 sonrasındaki sağlık politikalarıyla özel sektörün ağırlığının arttığını ifade etti. Özel hastanelerdeki doğum sayılarının ve SGK'ye kesilen faturaların kamu ile karşılaştırılması için Vali'ye çağrıda bulunan Köksal, sağlık hizmetinin devlet eliyle verilmesi gerektiğini ve güçlü bir kamu sağlık sistemine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Eskişehir'e dördüncü bir özel hastane yapılıp yapılmaması sorusuna karşılık, kamu tarafındaki kapasite ihtiyacı karşılanmadığı sürece özel hastanelere yönelimin süreceğini, bu nedenle öncelikli meselenin kamu sağlık sisteminin kapasitesinin güçlendirilmesi olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Köksal: "Sağlık Ordusu İşportacı Değildir!" Haber

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Köksal: "Sağlık Ordusu İşportacı Değildir!"

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal birinci basamak sağlık hizmetlerindeki sayı ve hedef baskılarına tepki gösterdi. Sahada dikey hedeflerle sağlık çalışanlarının zor durumda bırakıldığını belirten Köksal, “Ebemiz, hemşiremiz sokakta, pazarda, cami çıkışında tarama peşinde koşturuluyor. Sağlık ordusu işportacı değildir” dedi. ​Eskişehir Sağlık-Sen Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Sağlıkta izandan uzak, masa başı politikalarla günü kurtarmaya çalışmak ve aynı vesileyle mesleğimizi ayaklar altına düşürmek, sağlıkta başarıyı yakalatmaz! Sürekli muayene sayıları, performans rakamları, MR çekim sayıları, tetkik sayıları, HYP oranları… Rakamlar, sayılar ve tablolar belli ki halkın gerçek sağlık durumunu ve sağlık ordusunun yaşadığı bezmişliği yansıtmıyor. Şu bir gerçek: Sağlık politikaları nicelik üzerine değil, nitelik üzerine inşa edilmelidir. Hastaneye ulaşım, hasta-hastane ilişkisi, aile hekimi-hasta ilişkisi, birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunumu… Bunları neden sayıyorum? Ülkemizde sağlık hizmetlerinin gelişmesine karşı mıyız? Hayır! Bakanlığın sağlık politikalarını geliştirme çabasına karşı mıyız? Hayır! Başarı ve sağlık hizmeti sunumu bir ekip işidir. Bu ekibin temel taşı ise Sağlık Ordusudur! BİRİNCİ BASAMAK HEDEFLERLE DEĞİL, GÜÇLÜ BİR SİSTEMLE GÜÇLENİR Birinci basamakta hedefler üzerinden sağlık ordusu sahaya sürülüyor. Ancak bu hizmetleri anlatırken lütfen dünya örnekleri ile ülkemizin gerçeklerini, sosyolojisini ve vatandaşın sağlık hizmetlerinden beklentilerini birbirinden ayırmadan değerlendirelim. Diyetisyen sokakta elinde mezura ve tartıyla geziyor: “Gel vatandaş, gel! Tartalım, ölçelim!” Ebe ve hemşire; kahvede, parkta, cami çıkışında, toplantıda, piknik alanında HYP hedefiyle çarşı pazar geziyor. “Gel vatandaş, gel! Kanser taraması yapılacak!” Sağlık çalışanı vatandaşa hizmet götürürken, neredeyse hizmet almak için yalvarır hâle getiriliyor. Bu durum sağlık çalışanlarının tercihi değildir. Yalvarma moduna idareciler tarafından zorlanan, zorbalanan ve mobbinge kadar uzanan sayı ve hedef baskıları, sağlık camiamızı çalışamaz hâle getirmiştir. Bunun sonucunda vatandaşın sağlık hizmetlerine ve sağlık çalışanına saygısı azalıyor; sağlık ordusunun itibarı gölgeleniyor. HEDEF KOYMAK YETMEZ, SİSTEMİ GÜÇLENDİRMEK GEREKİR Aile hekimliği sistemine hedefler koyuyoruz. Peki, bu sistemi güçlendirmek, birinci basamak ile entegrasyonu artırmak yerine neden ebe, hemşire ve diyetisyen sokakta sayılarla uğraşıyor? Nasıl gördüğünüz değil, nasıl göründüğü önemlidir! Türkiye’de ilk çözülmesi gereken meselelerden biri, sağlık hizmetlerinde vatandaşın nerede durduğudur. Vatandaşın sağlık hizmetlerine ilişkin sorumluluğu, farkındalığı ve sisteme katkısı nasıl artırılacak? Vatandaş doktoru döverse hukuki yaptırım var. Vatandaş hemşireye söverse hukuki yaptırım var. Ancak sağlık sisteminin bütün yükünü sağlık çalışanının omuzlarına bırakıp vatandaşı sistemin aktif bir paydaşı hâline getirmeden üretilen çözümler eksik kalacaktır. 86 milyon insanımızın ortak kaynağı olan kamu bütçesi, bu tür uygulamalarla çöpe gider, çarçur olur. Vatandaşın sağlık hizmetini almak için sağlık çalışanının peşinden koşması değil, kaliteli sağlık hizmetine erişmek ve koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanmak için “Beni de tarayın.” diyecek bir sistem kurulmalıdır. Bunun üzerine Bakanlık, genel müdürlükler ve tüm sağlık yöneticileri kafa yormalıdır. Bu kadar ucuz iş gücü ve yoğun emek üzerinden sağlık hizmeti sunmaya çalışarak ne kuyruklar biter ne de gerçek anlamda başarı gelir. SAĞLIKTA BAŞARI PAYDAŞLARLA GELİR Paydaşlarla birlikte kırılan rekorlara bakın. Recep Akdağ dönemindeki Sağlıkta Dönüşüm sürecinden ders çıkarılması gereken önemli noktalar vardır. Sağlık ordusu, sivil toplum ve hizmet alan vatandaş… İşte bu üç unsurun entegrasyonu ve ortak aklı önemlidir. AİLE HEKİMLERİ VE BİRİNCİ BASAMAKTA GERÇEKÇİ HEDEFLER GEREKİR Gelelim halk sağlığına ve aile hekimlerine… Aile hekimlerine sürekli baskı, istek ve talep yöneltiliyor. Günlük ortalama 80 muayene yapan bir hekim, Bakanlığın tüm istek ve taleplerini nasıl yerine getirecek? Aynı hekim, vatandaşın özel istek ve arzularını nasıl karşılayacak? Hastaneden muayene randevusu alamayan vatandaş 182’yi aradığında kendisine “Aile hekimine gidin.” denilen bir sistemin bu yükü nasıl taşıyacağı ise manidardır. BENİM EBEM, HEMŞİREM, SAĞLIK ORDUM İŞPORTACI DEĞİL! Sağlık ordusunun yüzlerce temel sorunu üzerine emeğini ve alın terini koyan çalışanlara teşekkür etmek yerine sürekli baskı, sürekli sayısal talep ve sürekli gerçeklikten uzak rakamlar istenirse, yöneticilere en sonunda yapay veriler gelir. Sağlık ordusunu anlayın! Değer verin! Hedeflere birlikte yürümek istiyorsanız gerçekçi olun, samimi olun ve sahayı dinleyin! Ben çalışanların temsilcisi olarak söylüyorum: Adalet, hak ve kanunları göz önüne aldığımızda; “İşine gelmiyorsa hastaneye gitsin, çalışsın.” veya hastanelerde çalışan sağlık çalışanlarımıza “Hastanedeki sağlık çalışanını beğenmiyorsan istifa et.” anlayışıyla yönetim yapılamaz. Burası fabrika değil! Burada kurallar var, kanun var, kamu hizmeti var. Kimseye özel çalışmıyoruz. Devlet hepimizin devletidir. Sağlık hizmetinde görev yapan 54 meslek grubunun her birinin emeği, sorumluluğu ve çalışma koşulları farklıdır. Bu farklılıklar zaten mesleki ve ekonomik düzenlemelere yansımaktadır. Buna bir de yönetici baskısı ve sahada karşılığı olmayan talepler eklendiğinde, 2053 ve 2071 hedefleri olan güçlü Türkiye vizyonuna yakışmayan idareciler ile yollar ayrılmalıdır. Sağlık politikaları rakam ve hedeflerle değil, nitelik, insan gücü ve vatandaş odaklı anlayışla şekillendirilmelidir. Biz, sağlık çalışanlarının emeğine, mesleki onuruna ve kamu hizmetinin niteliğine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Benim sağlıkçım işportacı değil! Bundan sonra sorumluluğu olanlar kendi değerlendirmesini yapmalıdır. Biz ise gerçek hedefler, nitelikli sağlık hizmeti ve sağlık çalışanlarının hakları için her zaman üyelerimizle omuz omuza olmaya devam edeceğiz."

Eskişehir Şehir Hastanesi’nde Hemşire ve Ebe Krizi Haber

Eskişehir Şehir Hastanesi’nde Hemşire ve Ebe Krizi

Sağlık-Sen Eskişehir Şubesi tarafından Eskişehir ve bölge illere sağlık hizmeti sunan kritik kuruluşlardan biri olan Eskişehir Şehir Hastanesi'nde hemşire ve ebe personel eksikliği yeniden gündeme getirildi. Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Eskişehir Şehir Hastanesi, sahip olduğu yatak kapasitesi ve sunduğu sağlık hizmetleriyle yalnızca Eskişehir'e değil, çevre illerden gelen hastalara da hizmet veren önemli sağlık kuruluşlarımızdan biridir. Ancak hastanenin büyüklüğü ve hizmet yükü değerlendirildiğinde, hemşire ve ebe personelinin mevcut durumunun yalnızca toplam kadro sayısı üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmadığı görülmektedir. Eskişehir Sağlık-Sen Şubesi olarak yaptığımız çalışma kapsamında ortaya çıkan veriler, bu konuya daha dikkatli bakılması gerektiğini göstermektedir. Hastanede toplam 1.276 hemşire ve ebe kadrosu bulunurken, çalışmada 1.005 personelin nöbet hizmetinde değerlendirilebildiği görülmektedir. Çeşitli nedenlerle nöbet hizmetine dahil edilemeyen personel sayısı ise çalışmada 374 kişi olarak ortaya konulmuştur. Bu durum, nöbet hizmetinin fiilen görev yapan personel üzerinde daha yoğun şekilde yürütülmesine neden olabilmektedir. Burada özellikle belirtmek isteriz ki; nöbet hizmetine dahil olamayan personelin her birinin farklı ve kendi içinde haklı bir gerekçesi bulunmaktadır. Engelli raporu, doğum sonrası izinler, süt izni, yarı zamanlı çalışma, gündüzlü birimlerde görev, geçici görev ve benzeri durumlar çalışma hayatının doğal parçalarıdır. Bu çalışanlarımızın haklarının tartışma konusu yapılması doğru değildir. Asıl mesele, bu çalışma düzenlerinin ortaya çıkardığı personel ihtiyacının ayrıca planlanmasıdır. Çünkü bir personelin yasal hakkını kullanması, diğer sağlık çalışanlarının daha fazla iş yükü üstlenmesini gerektirmemelidir. PERSONEL AÇIĞI SAHADA DAHA FAZLA HİSSEDİLİYOR Çalışmada hastanenin farklı birimlerine ilişkin yapılan değerlendirmede, mevcut çalışan sayısı ile olması gereken personel sayısı arasında fark bulunduğu görülmektedir. Verilere göre 1.233 hemşire ve ebenin çalıştığı, hizmetin gerektirdiği personel sayısının ise 1.435 olması gerektiği değerlendirilmektedir. Bu iki rakam arasındaki fark 202 kişi olarak ortaya çıkmaktadır. Bu tabloya nöbet hizmetine dahil edilemeyen personel de eklendiğinde, hizmetin fiilen yürütülmesi açısından ortaya çıkan insan gücü ihtiyacının daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Eskişehir Şehir Hastanesinin 950 klinik ve 217 yoğun bakım olmak üzere toplam 1.167 yatak kapasitesine sahip olduğu düşünüldüğünde, personel planlamasının hastanenin gerçek hizmet yükü dikkate alınarak yapılması büyük önem taşımaktadır. Özellikle yataklı servisler, yoğun bakım üniteleri, acil servisler, ameliyathaneler ve diğer özellikli birimlerde görev yapan sağlık çalışanlarının iş yükü, personel planlaması yapılırken birlikte değerlendirilmelidir. SAĞLIK ÇALIŞANINDAN DAHA FAZLA FEDAKÂRLIK BEKLEMEK ÇÖZÜM DEĞİL Sağlık çalışanlarımız bugüne kadar olduğu gibi bugün de görevlerini büyük bir özveriyle yerine getiriyor. Ancak personel eksikliğinin sürekli olarak mevcut çalışanların daha fazla nöbet tutması, daha fazla mesai yapması veya iş yükünün artırılması yoluyla karşılanması uzun vadede sağlıklı bir yöntem değildir. Bu nedenle Eskişehir Sağlık-Sen olarak beklentimiz, personel ihtiyacının sahadaki gerçek durum dikkate alınarak değerlendirilmesi ve ihtiyaç bulunan birimlere gerekli insan gücünün kazandırılmasıdır." dedi. HASAN HÜSEYİN KÖKSAL: “SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZIN FEDAKÂRLIĞI SINIRSIZ DEĞİLDİR” Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Sağlık çalışanlarımızın fedakârlığını ve özverisini herkes biliyor. Ancak sağlık hizmetinin sürdürülebilmesi için her sorunun daha fazla nöbet, daha fazla mesai ve daha fazla iş yüküyle çözülmeye çalışılması doğru değildir. Çalışanlarımızın da bir çalışma kapasitesi ve sınırı vardır.” Köksal, personel planlamasının yalnızca kâğıt üzerindeki kadro sayısına göre yapılmaması gerektiğine dikkat çekerek şöyle devam etti: “1.276 hemşire ve ebe kadrosu var demek tek başına yeterli bir değerlendirme değildir. Önemli olan, bu personelin ne kadarının hangi birimlerde fiilen hizmet verdiği ve 24 saatlik sağlık hizmetinin kaç kişiyle sürdürüldüğüdür. Bizim söylemek istediğimiz tam olarak budur.” “Burada herhangi bir çalışanımızı hedef almıyoruz. Tam tersine, çalışanlarımızın sahip olduğu hakların korunmasını savunuyoruz. Ancak bir çalışanın hakkını kullanması nedeniyle oluşan personel ihtiyacının başka bir çalışanın üzerine yük olarak bırakılmasına da karşıyız.” Köksal son olarak, Eskişehir Şehir Hastanesinin bölge açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek: “Eskişehir Şehir Hastanesi çok büyük bir sağlık kuruluşu. Bu hastanenin sağlık hizmetini güçlü şekilde sürdürebilmesi için personel ihtiyacının bugünden görülmesi gerekiyor. Bizim talebimiz açık; çalışanlarımızın yükü azaltılsın, ihtiyaç duyulan alanlarda personel planlaması yapılsın ve sağlık hizmetinin sürdürülebilirliği güvence altına alınsın.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.