SON DAKİKA
Hava Durumu

#Sağlık Bakanı

Porsuk Haber Ajansı - Sağlık Bakanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Bakanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bireyleri Hastalıktan Korumak Yerine Hastane Açan Sağlık Bakanı İstemiyoruz Haber

Bireyleri Hastalıktan Korumak Yerine Hastane Açan Sağlık Bakanı İstemiyoruz

Eskişehir - Bilecik Tabip Odası tarafından Rahim Ağzı Kanseri aşısı ve Grip aşısı ile ilgili yaşanan sıkıntıları dile getirildi. EBTO Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nazan Aksaray düzenlediği basın toplantısında aşı tedarikleri ile ilgili olarak şu ifadelere yer verdi; "Değerli Basın Emekçileri, Değerli Kamuoyu, Her fırsatta dile getirmeye çalışıyoruz. Ülkemizde maalesef sağlık yönetilemiyor. Sağlık ortamı Sağlık Bakanlığı’nın eliyle sorunlar yumağına dönmüş durumdadır. Hastalarımız randevu bulamıyor, hekimlere “Hastalara 3-5 dakikada bakacaksın.” diye emredilen kabul edilemez sistemde gereken hizmeti alamıyor, ilaç bulamıyor, aşı bulamıyor, hastane yatağı bulamıyor, kısaca halkımız sağlığa erişemiyor. Sistem hastaları kamudan özel hastanelere yönlendiriyor ancak, açlıkla boğuşan milyonlarca insanımızın özel sektöre başvurmalarının olanaksız olduğu açık bir gerçektir. Değerli Basın Emekçileri, Bu ay “Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı”. Sağlık Bakanlığı bu nedenle bu ayın başlarında yaptığı paylaşımda rahim ağzı kanserinin erken tanısı için tarama yaptırmayı öneriyor. Elbette bu çok önemlidir. Ancak ondan daha önemlisi hiç hasta olmamanın sağlanması, yani kişilerin bu hastalığa neden olan virüse karşı aşılanmalarıdır. Rahim ağzı kanserinden korunmak için dünyada kabul görmüş ve 100’den fazla ülkede ücretsiz olarak uygulanan HPV aşısı maalesef ülkemizde rutin aşılama programında bulunmamaktadır. Bir kişi için aşılama maliyeti yaklaşık 14000 TL olan bu aşıyı yoksul halkın alabilmesi ise mümkün değildir. Bu haliyle de bu kötü sağlık sistemi yoksullara hastalığı hatta, ölümü reva görmektedir. Aşıyı ödemeyen Bakanlık, hastalık ortaya çıkınca, elbette hasta hekime ve tedaviye ulaşabilirse, tetkikleri, tedaviyi, ameliyatı, gerekirse yoğun bakım ücretini ödemeyi kabul etmektedir. Bakanlık halkı aşıyla hasta olmaktan korumak yerine tercihini, toplumun hastalanmasından yana yapmaktadır. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Sağlık Bakanlığı 2023 yılından bu yana toplumun baskısı ile adeta çocuk kandırır gibi, HPV aşısının aşılama programına alınacağını söylemektedir. Sayın Bakan’ın 2025 yılı sonuna dek bu aşının aşılama programına alınacağını söylediğini ayrıca kendilerine hatırlatmak isteriz. Değerli Basın Emekçileri, Yaşanan bir diğer önemli sorun grip aşılarına ilişkindir. Sizlerin de yakından takip ettiğiniz gibi grip olgularının sayısı ülkemizde ve şehrimizde giderek artıyor. Biz hekimler elbette herkesin gripten korunmasını istiyoruz. Ancak özellikle gripten korunması gereken, 65 yaşın üzerindeki bireylerin, kalp, akciğer hastalığı veya bağışıklık sisteminde herhangi bir nedenle bozukluğu olan hastalarımızın, gebeliğin ilk 3 ayından sonraki döneminde olan kadınların, devamlı aspirin kullanmak zorunda olan 6 ay-18 yaş arasındaki çocukların her yıl Eylül ayının ortalarından itibaren aşı olmalarını öneriyoruz. SGK grip aşılarını bu grup hastalara reçete edilmesi halinde 1 Şubat’a dek ödüyor-du. -du diyoruz çünkü bu yıl grip aşısı da yok maalesef. Grip aşısı Aralık ayının ortalarına dek eczanelere aralıklı olarak, az sayıda gelebildi ve geçtiğimiz yıllara göre ancak çok az sayıda hastamız aşı olabildi. Pek çok hastamız hala aşı olmak için bekliyor ve maalesef SGK’nın geri ödeme süresi 1 Şubat’ta sona eriyor. Biz hekimler korunabilir bir hastalık nedeniyle hastalarımızı yoğun bakımlara yatırmak zorunda kalıyoruz ve maalesef bazen tüm çabalarımıza karşın kaybediyoruz. Bu arada Sağlık Bakanı ne yapıyor? Hastane açıyor, hastane inşaatlarını ziyaret ediyor. Biz bir hastanın 12.2 kez sağlık kurumuna başvurması ile övünen, bireyleri hastalıktan korumak yerine hastaneler açan bir sağlık bakanı istemiyoruz, halkımızın hasta olmamasını, hastanelere de, yoğun bakımlara da ihtiyacın azalmasını istiyoruz. Değerli basın emekçileri, burada önemli bir sorunu da dile getirmek isteriz. Bakanlık, ilaç ve aşı tedarikinde, ilgili firmalar için sabit ve düşük kur politikası uygulamaktadır. Bu nedenle aralarında kanser ilaçlarının da olduğu pek çok ilaç gibi, grip aşıları da bulunamamaktadır. Mevcut hükümetin stratejik önemi olan ilaç ve aşı üretimine dair bir politikasının olmaması çok önemli bir sorundur. Oysa bu topraklarda 1700’lü yıllarda geleneksel yollarla, 1800’lerin son dönemlerinde ise bilimsel yöntemlerle aşı üretilmiş, genç Cumhuriyetin en önemli kurumlarından olan Refik Saydam Hıfzısıhha Enstitüsü 1928 yılında kurulmuş ve 1931 yılından itibaren üretimin durdurulduğu 2004 yılına dek ülkemizin ihtiyacı olan aşıları olanakları ölçüsünde üretmiştir. Cumhuriyet’in büyük yokluklarla kurduğu Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı maalesef 2011 yılında kapatılmıştır. Yurt dışına aşı ihraç eden bir ülke iken, bugün gelinen noktada, uygulanan yanlış ve kötü politikalarla maalesef aşısını üretemeyen, halkımızın uluslararası endüstriye ve aşısızlığa mecbur bırakıldığı bir ülke durumundayız. Aşı gibi stratejik bir üründe dışa bağımlılığı asla kabul etmemiz mümkün değildir. Sağlık Bakanına sesleniyoruz. Önceliğiniz koruyucu sağlık olmalıdır. Aşı olamadığı için yurttaşlarımızın hastalanmalarını, vefat etmelerini istemiyoruz. Ödeme politikanızı düzenleyin ve bir an önce aşıların tedarikini sağlayın. Grip aşısının SGK tarafınca karşılanma süresini uzatın. Aşı üretimini dışa bağımlılıktan bir an önce kurtarın. Tüm bu taleplerimiz bulunamayan ilaçlar için de geçerlidir. Ancak bizler, bu taleplerimizin, basit bir aşı tedarikini sağlayamayan mevcut sağlık yönetimi anlayışı ile mümkün olmayacağını gayet iyi biliyoruz. Bu nedenle Sağlık Bakanı’nı istifaya davet ediyoruz. Saygılarımızla."

CHP'li Arslan: "Nefes Almak Paraya Bağlandı" Haber

CHP'li Arslan: "Nefes Almak Paraya Bağlandı"

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, KOAH ve benzeri solunum yetmezliği hastalarının yaşamını doğrudan ilgilendiren oksijen cihazlarına erişimde yaşanan aylarca süren gecikmeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. CHP'li Arslan, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergeleriyle, kamuoyunun yanıt beklediği temel soruyu açıkça sordu: “Parası olmayan, borçlanamayan, kredi çekemeyen yurttaş ne yapacak?” “Bu cihazlar olmadan yaşamak mümkün değil” Oksijen cihazlarının bir tedavi aracı değil, yaşamın sürdürülebilmesi için vazgeçilmez bir gereklilik olduğunu vurgulayan Arslan, kamuoyuna yansıyan yoğun şikâyetlerde bu cihazlar için aylarca süren bekleme süreleri verildiğini, bunun hastaları doğrudan hayati risklerle karşı karşıya bıraktığını ifade etti. Arslan’ın TBMM’ye sunduğu soru önergelerinde; hayati öneme sahip oksijen cihazları için azami bir bekleme süresi bulunup bulunmadığı, bu cihazlara zamanında erişemeyen hastalara ilişkin ölüm, acil başvuru ve hastane yatışı verilerinin tutulup tutulmadığı, ayrıca elektrik kesintilerine karşı yedek tüplü oksijen sistemlerinin neden yaygın ve erişilebilir hâle getirilmediği soruları yer aldı. “Kredi çekebilen hayatta kalıyor, ya çekemeyen?” CHP’li Arslan, SGK tarafından karşılanması gereken oksijen cihazlarının piyasa bedellerinin 20 bin TL’yi aştığını, bu tutarların emekli, asgari ücretli ve işsiz yurttaşlar açısından fiilen ulaşılamaz olduğunu vurguladı. “Bugün bazı yurttaşlar nefes alabilmek için borçlanmak zorunda kalıyor” diyen Arslan, meselenin esasen bundan ibaret olmadığını belirterek şu soruyu gündeme getirdi: “Kredi çekemeyen, borçlanacak kimsesi olmayan, cebinde beş kuruşu olmayan yurttaş ne yapacak? Devlet bu insanlara ‘nefessiz kal’ mı diyor?” “Bu bir tercih değil, devletin asli sorumluluğudur” Arslan, hayati bir tıbbi cihaza erişimin yurttaşların gelirine, borçlanma kapasitesine ya da piyasa koşullarına bırakılmasının sosyal devlet ilkesinin açık bir inkârı olduğunu ifade etti. Oksijen cihazlarına erişimde yaşanan bu tablonun artık idari bir aksaklık olarak görülemeyeceğini vurgulayan Arslan, bunun doğrudan yaşam hakkını ilgilendiren yapısal bir sorun hâline geldiğini belirtti. CHP’li Arslan, oksijen cihazlarına erişimde yaşanan sorunların tekil uygulamaların ötesinde, devletin sağlık ve sosyal güvenlik politikalarının geldiği noktayı açıkça gösterdiğini ifade etti. Arslan, hayati bir tıbbi cihaza erişimin bir tercih ya da ayrıcalık değil, devletin yurttaşına karşı vazgeçilemez bir yükümlülüğü olduğunu vurguladı.

Devletimiz Tüm İmkanlarıyla Sahada, İçimiz Yanıyor! Haber

Devletimiz Tüm İmkanlarıyla Sahada, İçimiz Yanıyor!

AK Parti Eskişehir Milletvekili ve TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinden başlayarak Afyonkarahisar’a doğru yayılan orman yangınında yaralanan orman işçilerini, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ile birlikte Eskişehir Şehir Hastanesi’nde ziyaret etti. Ziyaretin ardından bir açıklama yapan Prof. Dr. Gürcan, yangının meydana getirdiği büyük acıya dikkat çekerek şunları söyledi: “Yangın sırasında alevlerin arasında kalarak yaralanan kahraman orman emekçimizi, Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ile birlikte ziyaret ettik. Tedavi süreci titizlikle takip ediliyor. Morali yerinde. Yaralı kardeşimizin yanında olmak, hem moral vermek hem de süreci yakından izlemek adına yanında olduk” Yangında yaralanan toplam 14 orman emekçisinin farklı hastanelerde tedavi gördüğünü belirten Gürcan, hafif yaralıların taburcu edildiğini, diğerlerinin tedavilerinin sürdüğünü ifade ederek, “Tüm yaralı kahramanlarımıza acil şifalar, ailelerine sabır ve güç diliyorum,” dedi. Aynı yangında hayatını kaybeden 10 orman görevlisini de rahmetle anan Prof. Dr. Gürcan, şu ifadeleri kullandı: “Bu elim afette hayatını kaybeden 10 orman kahramanımıza Yüce Allah’tan rahmet, ailelerine ve aziz milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum. İçimiz yanıyor. Görevlerini ifa ederken şehit düşen bu fedakâr emekçilerimizi rahmetle anıyoruz.” Gürcan, yangına karşı yürütülen çalışmalara da değinerek, devletin tüm gücüyle sahada olduğunu vurguladı: “Devletimiz tüm imkânlarıyla seferber olmuş durumda. Yangına müdahale, yaralıların tedavisi, hasar tespiti gibi tüm süreçler eşgüdüm içerisinde ilerliyor. Sahadaki özverili çalışmalar için emeği geçen tüm kurum ve personele teşekkür ediyorum. Millet olarak bu acının da üstesinden hep birlikte geleceğiz.”

SAHA Eğitimleri Başladı Haber

SAHA Eğitimleri Başladı

Sağlık Bakanlığı tarafından Türkiye genelinde eş zamanlı olarak başlatılan SAHA (Sağlıklı Hayat Akademisi) Eğitim Programı, Eskişehir’de de uygulamaya geçirildi. Programın temel amacının sağlık personelinin bilgi ve beceri düzeyini artırmak, kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek ve sahada sunulan sağlık hizmetlerinin niteliğini yükseltmek olduğu belirtildi. Program kapsamında Eskişehir’de, Tepebaşı, Odunpazarı ve  kırsal ilçeler dâhil olmak üzere çok sayıda sağlık tesisi ve birimde eğitim faaliyetleri aktif hale getirildi. Eğitimler; hem bireysel mesleki gelişimi hem de ekip temelli çalışma modelini destekleyecek şekilde planlandı. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, SAHA Eğitim Programı’nın açılış konuşmasında, Türkiye genelinde sahada görev yapan sağlık çalışanlarının bu eğitimlerle ortak bir bilgi ve yaklaşım doğrultusunda hareket edebileceğini vurguladı. Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Emin Demirkol da programın izleme-değerlendirme süreçlerine katkı sağladığını, ekip çalışması kültürünü güçlendirdiğini ve sahadaki hizmet kalitesini artırmaya yönelik olduğunu belirtti. Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici yaptığı açıklamada, “Eskişehir’de SAHA Eğitimleri başladı. Sayın Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun açılış konuşmalarıyla ülke genelinde başlatılan bu program doğrultusunda ilimizdeki eğitim süreci de etkin biçimde yürütülüyor” dedi. SAHA Eğitimleri, yıl boyunca belirli aralıklarla sürdürülecek ve sahaya yönelik uygulamalı çalışmalarla desteklenecek.

Ranta Dayalı Sağlık Sistemi İflas Etmiş Durumdadır Haber

Ranta Dayalı Sağlık Sistemi İflas Etmiş Durumdadır

Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nazan Aksaray Sağlık Bakanı Prof.Dr. Kemal Memişoğlu'nun Eskişehir ziyaretini değerlendirdi. EBTO Yönetim Kurulu adına Başkan Dr. Nazan Aksaray tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Değerli Basın Emekçileri, Değerli Kamuoyu, 31 Ocak 2025 Cuma günü Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu şehrimizi ziyaret etti. Ziyaretlerinden önce Eskişehir ve Bilecik’teki hekimlerin meslek odası olarak kendilerinden randevu talep ettik. Ancak maalesef yanıt alamadık. Kendilerinin Eskişehir Sanayi Odası’nın toplantı salonunda ilimizde bulunan kamu ve özel hastane başhekimleriyle bir toplantı yaptığını öğrenmiş bulunuyoruz. Bu tür toplantıların ülkemizin mevcut ortamında katılımcı ve demokratik bir zeminde gerçekleşmeyeceğini maalesef hepimiz gayet iyi biliyoruz. Öncelikle Sayın Bakan’a şu soruyu sormak isteriz: Toplantı neden Sanayi Odası’nın salonunda yapılmıştır? Eskişehir’de İl Sağlık Müdürlüğü’nün veya kamu hastanelerinin bu toplantının gerçekleştirileceği salonları yok mudur? Var olduğunu biliyoruz. Bizim açımızdan bu salon seçimi sağlığın bu kadar alınır satılır bir meta olarak görüldüğü bu dönemde açık bir tercihtir ve sembolik bir anlam içermektedir. Sayın Bakan, atandıktan sonra ilk defa şehrimize geldiniz, adeta dikensiz gül bahçesi ziyareti yapmak ister gibi, yarattığınız kaotik ortama hiç tanık olmadan, tek bir sağlık çalışanına veya hastamıza hatırını sormadan hızlıca şehrimizden ayrıldınız. Bu tutum bize açıkça, sorunlarla yüzleşmekten kaçındığınızı göstermektedir. Sayın Bakan, keşke açtığınız AMATEM’in hemen arkasında bulunan şehir hastanesinin acil servisine uğrayıp hiç olmazsa bir meslektaşımıza hatırını sorsaydınız? Duyacaklarınızdan korkmayın. Bunlar gerçekler. Size muhtemelen toplantıda her şeyin çok iyi olduğu anlatılmıştır. Belki de bunu duymak istiyorsunuz. Ama hizmeti biz veriyoruz ve sorunları hastalarımızla birlikte biz yaşıyoruz. Onun için bizi dinleyin. Sorunlar ancak bu şekilde çözülür. Öncelikle şehrimize ait iki acil sorunu dile getirelim: İlki yıkılan devlet hastanemizin yerine acilen tam teşekküllü bir devlet hastanesinin yapılması, şehir hastanesinin sözleşmesinin yasalar çerçevesinde sonlandırılmasıdır. Ulaşımının ve bina içinde hizmet almanın çok zor olduğu şehir hastanesinin, bir kısmının çevre mahallelere hizmet için poliklinik hizmetine devam ederken, büyük bölümünün palyatif bakım merkezi, yanık ünitesi, yara bakım merkezi, geriatri merkezi gibi hastaların uzun süre yatacağı kliniklere dönüştürülmesi uygun olacaktır. İkincisi, tıp fakültesi hastanesinin ana binasının acilen depreme karşı güçlendirilmesidir. 2025 yılı yatırım planında Eskişehir’e ayrılan ödenekte, binanın güçlendirilmesi için gereken 400 milyon TL’nin ancak %10’unun ayrıldığını görmek bizler için çok üzücüdür. Binlerce hastamızın hizmet aldığı, yüzlerce sağlık çalışanın görev yaptığı fakülte binasının bir an önce güçlendirilmesi, teknik ve tıbbi gereklilikler göz önünde bulundurularak, eğer gerekli görülürse yeni bir binanın inşa edilmesi için acele edilmelidir. 6 Şubat depremlerinde sağlık kurumlarında yaşanan acı olayların bir kez daha yaşanmasını kabul edemeyiz. Sayın Bakan, 21 yıldır uyguladığınız ranta dayalı sağlık sistemi iflas etmiş durumdadır. Bir an önce bu yanlıştan dönün. Her zaman dile getirdiğimiz gibi yanlıştan dönmek erdemliliktir. Gelinen noktada hastalarımız da sağlık çalışanları da mutsuzlar. Sağlık için zaten yeterli olmayan bütçe, maalesef etkin olarak kullanılmamakta, şirketlere aktarılmaktadır. Bir an önce koruyucu sağlık hizmetlerini önceleyin. Tıp fakültemizin akademik kadro sorunu, yardımcı personel sorunu ve ödenek sorunu vardır. Bunların acilen giderilmesi gerekmektedir. Tıp fakültesinde öğrenciler, gelecekte onları bekleyen kötü çalışma koşulları nedeniyle daha ilk günden ülkemizi terk edip, kendilerine kıymet verilen ülkelere gitmeyi planlıyorlar ve gidiyorlar. Bunun önüne ancak çağdaş, demokratik, katılımcı, çalışanın eğitimine, emeğine ve deneyimine saygı duyulan çalışma ortamları ile geçebilirsiniz. Oysa bizler yöneticilerin baskılarına ve mobbingine maruz kalıyoruz. 3-5 dakikada bir hasta bakmaya zorlanıyoruz. Bu şekilde çalışmayı reddediyoruz. Aile sağlığı merkezlerimizin kamu eliyle inşa edilmesini ve çalışanlarının kamu görevlisi olmasının istiyoruz. Kaosa neden olan aile hekimliği yönetmeliğini acilen geri çekmenizi istiyoruz. Acil servislerimizin kendileri acil hasta durumunda. Hekimler 1-2 dakikada bir hasta bakmaya zorlanıyor. Böyle acil hizmeti verilmeyeceğini mutlaka biliyor olmalısınız. Neden bunda ısrar ediyorsunuz? Gelinen noktada hastalarımız randevu bulamıyor, güçlükle bulurlarsa 3-5  dakikada yeterli sağlık hizmeti alamıyorlar. Mükerrer başvurular, çok ilaç, çok tetkik vb hem hastalarımızın sağlığı hem de milli servet kaybı açısından türlü olumsuzluklara neden oluyor. Sayın Bakan, tam 13 ay sonra 2023 yılına ait sağlık istatistik yıllığını 3 gün önce yayımladınız. Hastalarımızın sunduğunuz sağlık hizmetinden memnuniyeti dahil pek çok veride önceki yıllara göre oldukça geriye gidişin olduğunu görüyoruz. Sayın Bakan, eğer bu sorunları çözemiyorsanız hemen istifa edin. Çünkü bu kötü sağlık sistemine hastalarımızın da sağlık çalışanlarının da artık dayanacak gücü kalmadı.

Hiçbir Gencimizin Zehir Batağına Düşmesine Müsaade Etmeyeceğiz! Haber

Hiçbir Gencimizin Zehir Batağına Düşmesine Müsaade Etmeyeceğiz!

AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ile birlikte Erişkin Arındırma Merkezi (AMATEM) açılışına katıldı. Açılışta bir konuşma yapan Milletvekili Gürcan şu ifadelere yer verdi; ''Sayın Bakanım, Değerli Misafirler, Kıymetli Sağlık Çalışanlarımız ve Bağımlılıkla Mücadelede Emek Veren Tüm Gönüllüler, Sizleri en kalbi duygularımla selamlıyor, bu anlamlı toplantının bağımlılıkla mücadele konusunda farkındalık oluşturmasını temenni ediyorum. Bağımlılık, bireyin sadece kendi hayatını değil, ailesini, çevresini ve tüm toplumu etkileyen büyük bir sorundur. Ne yazık ki, madde bağımlılığı ve diğer zararlı alışkanlıklar, insanımızın sağlığını tehdit etmekle kalmıyor, aynı zamanda sosyal yapımızı da zayıflatıyor. Bu nedenle, bağımlılıkla mücadele, sadece bireysel bir sorun değil, hepimizin ortak mücadelesidir. Bu mücadelede başarılı olabilmek için etkin, kararlı ve sürekli bir çaba gerekmektedir. Bu noktada, bağımlılıkla mücadelede önemli bir yapı taşı olan Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri (AMATEM) büyük bir sorumluluk üstlenmektedir. AMATEM’ler, bağımlılığa karşı bilimsel yöntemlerle tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri sunarak, bireyleri yeniden sağlıklı bir hayata kazandırmak için kritik bir rol oynamaktadır. Burada verilen hizmetler, sadece bir tedavi sürecinden ibaret değildir; aynı zamanda bireyin topluma entegrasyonu, psikolojik destek ve bilinçlendirme faaliyetleri de bu sürecin önemli bir parçasıdır. Ancak, bağımlılıkla mücadele sadece tedavi merkezleriyle sınırlı kalamaz. Emniyet birimlerimiz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, Gençlik ve Spor Bakanlığımız, Milli Eğitim Bakanlığımız ve sivil toplum kuruluşlarımız da bu mücadelenin önemli aktörleridir. Çünkü bağımlılıkla mücadelenin başarısı, tüm bu kurumların koordinasyon içinde çalışmasına bağlıdır. Bizler, bağımlılığı sadece bireysel bir tercih veya bir hastalık olarak görmüyoruz. Bağımlılığı besleyen ortamları ve sebepleri ortadan kaldırmadıkça, gerçek bir çözüm üretmemiz mümkün değildir. İşte bu yüzden, mücadelemiz yalnızca “sivrisinekleri öldürmek” değil, bataklığı kurutmaktır! Yani sadece bağımlı bireyleri tedavi etmekle yetinmek yerine, gençlerimizi bu kötü alışkanlıklara iten tüm sosyal, ekonomik ve kültürel faktörleri de ortadan kaldırmak zorundayız. Bu anlamda, gençlerimize sağlıklı bir gelecek sunacak projeler geliştirmek, eğitimi güçlendirmek, aile yapımızı korumak ve spor kültür sanat gibi sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmek büyük önem taşımaktadır. Eskişehir’de uyuşturucu ile mücadele, bu şehrin vekili olarak en önemli önceliklerimden biri. Şehrimizde hiçbir gencimizin bu zehir batağına düşmesine müsaade etmeyeceğiz. Bu konuda kararlıyız ve tüm gücümüzle mücadele edeceğiz. Güvenlik birimlerimizle, sağlık çalışanlarımızla, eğitim camiamızla ve sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte, gençlerimizi korumak ve bağımlılıkla mücadelede etkin çözümler üretmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bu mücadelede bizlere düşen en büyük görev, toplum olarak bilinçlenmek, bağımlılığa karşı duyarlı olmak ve mücadeleyi topyekûn bir şekilde yürütmektir. Unutmayalım ki, bağımlılıkla mücadele bir tercih değil, bir zorunluluktur! Sağlık Bakanımız Sayın Kemal Memişoğlu’na Eskişehir’e verdiği özel önem ve desteklerinden dolayı şükranlarımızı sunuyorum. Kendisi, Eskişehir ile ilgili götürdüğümüz taleplerin hepsine anında karşılık vererek sürecin hızlı bir şekilde sonuçlanmasına adına samimi gayret sarf etmektedir. Aynı şekilde, gece gündüz demeden çalışan sağlık personelimize de fedakârlıkları ve özverili çalışmaları dolayısıyla teşekkür ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.''

Sağlık Bakanı Memişoğlu Eskişehir'de Temaslarda Bulundu Haber

Sağlık Bakanı Memişoğlu Eskişehir'de Temaslarda Bulundu

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu bir dizi ziyaretlerde bulunmak ve açılışlara katılmak üzere Eskişehir'e geldi. Çeşitli programlara katılmak üzere Eskişehir’e gelen Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ilk olarak Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy'u ziyaret etti. Ziyaret anısına Valilik Şeref Defterini imzalayan Bakan Memişoğlu, Eskişehir’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ziyaretten dolayı duyduğu memnuniyeti ileten Vali Hüseyin Aksoy ise, Bakan Memişoğlu'nu Eskişehir’de görmekten ve ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyduklarını söyledi. Sağlık Bakanı Memişoğlu Valilik ziyaretinin ardından Vali Hüseyin Aksoy ve İl Sağlık Müdürü Prof.Dr. Yaşar Bildirici ile birlikte Eskişehir Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" Eskişehir Sağlık Yöneticileri Toplantısı'nı gerçekleştirdi. Toplantıya Eskişehir'de ki kamu, özel ve üniversite hastanelerinin yöneticileri katıldı. Sağlık altyapısının güçlendirilmesi adına yapılacak projeler, aile sağlığı ve toplum sağlığı hizmetlerinin daha da geliştirilmesi, sağlıklı hayat merkezlerinin yaygınlaştırılması ve sağlıkta dijitalleşme süreçleri ve Eskişehir’de yürütülen sağlık hizmetleri, devam eden projeler ve sağlık yatırımları hakkında Bakan Memişoğlu'na kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. AK Parti İl Başkanlığını ziyaret eden Bakan Memişoğlu İl Başkanı Gürhan Albayrak, İlçe Başkanları, İl ve İlçe Yöneticileri ile bir araya geldi.  Ziyaretlerin ardından Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Eskişehir'in Odunpazarı ilçesinde inşa edilen Erişkin Arındırma Merkezi (AMATEM) açılışına katıldı. Açılışta bir konuşma yapan İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, AMATEM'in bağımlılıkla mücadelede önemli bir rol üstleneceğini vurguladı. İl Müdürü Bildirici, 19.192 metrekarelik alana kurulan modern tesisin, sosyal rehabilitasyon alanlarıyla bağımlı bireylere kapsamlı destek sunmayı hedeflediğini söyledi.  Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu yaptığı konuşmasında bağımlılıkla mücadelenin önemini yineleyerek, AMATEM'in tedavi ve bilinçlendirme açısından kritik bir rol üstleneceğini ifade etti. Bakan Memişoğlu, sağlıklı bir toplum için önleyici hizmetlerin güçlendirildiğini, sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durulması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin sağlık hizmetlerinde dünya çapında önemli bir konumda olduğunu belirten Memişoğlu, özel hastanelerle ilgili yapılan mevzuat değişikliklerinin sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmayı hedeflediğini söyledi. Bakan Memişoğlu, özel sektöre akreditasyon getirildiğini ve bunun sağlık hizmetlerinde belli bir standardı sağlayacağını belirterek, Türkiye’nin sağlık alanında daha ulaşılabilir ve kaliteli hizmet sunma hedefinde olduklarını ifade etti. Vali Aksoy yaptığı konuşmada; ''Bugün burada açılışı gerçekleştirilen AMATEM, mücadelemizde bize önemli katkı sunacak. Bir şekilde maddeye ulaşan insanlarımızın tedavileri konusunda Eskişehir'i daha iyi bir konuma taşımış olacak. Bu konuda toplumsal duyarlılığın üst noktaya taşınması konusunda bütün kişi ve kurumlara önemli görevler düşüyor ve Eskişehir olarak da bütün kurumlarımızla işbirliği içinde çakışmalarımızı daha ileri bir noktaya taşımak istiyoruz. AMATEM binamız bize bu çalışmalarımıza sunacağı katkıyla bu daha iyi bir boyuta taşınmış olacak. Ben, öncelikle Sayın Bakanımıza ve beraberindeki heyete ilimize gösterdikleri ilginiz için teşekkür ediyorum.'' dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.